Accounting systems
64 theses under this subject heading
Tahakkuk esaslı devlet muhasebe kayıt yöntemi uygulamasının etkinliği Bursa Büyükşehir Belediyesi örneği
Kamu mali yönetimi kapsamında ele alınan en önemli konulardan birisi devlet muhasebesidir. Bu kapsamda tahakkuk esaslı devlet muhasebe kayıt yöntemi uygulanmaya başlamıştır. Daha ayrıntılı ve şeffaf bir sistem olan bu muhasebe türünde özel kurumların olduğu kadar belediyelerin de gelir ve giderlerinin hesaplanmasında yararlanılmaktadır. Bu çalışmada Bursa Büyükşehir Belediyesi örneği üzerinden tahakkuk esaslı devlet muhasebe kayıt yöntemi uygulamasının etkinliği ele alınmıştır. Çalışmada kanunlardan, raporlardan, makale, kitap ve tezlerden yararlanılmıştır. Yapılan değerlendirmeler sonucunda sistemin oldukça faydalı olduğu söylenebilir.
Azerbaycan ve Türkiye muhasebe sistemlerinin karşılaştırmalı analizi
Muhasebe bir bilgi sistemidir ve bu sistemde önemli olan faaliyet sonuçlarının sağlıklı ve güvenilir bir şekilde muhasebeleştirilmesi, mali tablolardaki bilgilerin gerçek durumu yansıtması ve aynı zamanda bu tabloların karşılaştırabilme niteliği taşımasıdır.Azerbaycan Muhasebe sisteminin temeli eski Sovyetler Birliğinin sistemine dayanmaktadır. Fakat 1991 yılında bağımsızlığına kavuştuktan sonra Azerbaycan Cumhuriyeti'nde uygulanmakta olan muhasebe sistemi ?Muhasebe Sistemi Hakkında? Azerbaycan Cumhuriyetinin Kanununa dayanmaktadır. Bu nedenle küresel muhasebe sistemine uyumlaştırma işlemleri başlatılmıştır. Her alanda gelişmekte olan ülkenin muhasebe sisteminin de uluslararası standartlara cevap verecek hale getirilmesi zorunlu hale gelmiştir.Bu çalışmanın amacı, Azerbaycan'da uygulanmakta olan muhasebe sistemini Türkiye muhasebe sistemi ile karşılaştırarak analiz edip muhasebe sistemlerinin olumlu ve olumsuz yönlerini belirlemek olarak ifade edilebilir.Yapılan çalışmada, her iki ülkenin muhasebe sisteminin tarihçesi, hesap planı, finansal tabloları ve ülke muhasebe standartları incelenmiş, karşılaştırmalı olarak analiz edilmiş ve sonuçlar değerlendirilmiştir.Anahtar Kelimeler: Azerbaycan Muhasebe Sistemi, Türkiye Muhasebe Sistemi, Hesaplar Planı.
Spor kulüplerinde ekonomik işlemlerin muhasebeleştirilmesi ve finansal tablolar
ÖZET Spor kulüplerinin küçük bir dernek hüviyetinde kalması, ticari bir faaliyet gibi düşünülmemesi, spor kulüplerinin yardım kuruluşu gibi algılanması, bu işletmelerinin fınansal kaynaklarının ve varlıklarının sorumsuzca yada gelişigüzel kullanılmasını gerektirmez. Hatta bu finansman kaynakları ve varlıkların maksimum verimlilikte kullanılması bir zorunluluktur. Bunun içinde muhasebe bilgilerine büyük önemde ihtiyaç duyulmaktadır. Günümüzde, spor kulüpleri profesyonel spor faaliyetleriyle, hizmet sektörü içinde önemli pir paya sahip kuruluşlar haline gelmiştir. Bu yönü ile spor kulüplerinin şirketleşmesi ve halka açılması bir zorunluluk halini almıştır. Ülkemizde de bu konuda gelişmeler mevcuttur. Dolayısıyla bu işletmelerin varlıkları, kaynaklan ve faaliyet bilgilerine büyük ihtiyaç bulunmaktadır. Spor kulüpleri, kendi kaynaklarını yaratacak ve bunları etkili kullanacak yöneticilere ihtiyaçları olduğu gibi, işletme hakkında bilgi verecek, yol gösterecek, yönetimi değerlendirecek ayrıntılı bilgilere de ihtiyaç duyarlar. Bu çerçevede birinci bölümde; spor kulübü kavramı açıklanarak, kurulması, yönetim yapısı, gelir kaynakları, vergi kanunları karşısındaki durumu, şirketleşmesi ve halka açılmasıyla ilgili genel bilgiler verilmiştir. İkinci bölümde, Spor kulüplerinde meydana gelen ekonomik işlemler neler olduğu üzerinde çalışılmış ve muhasebe kavram ve ilkeleri doğrultusunda muhasebeleştirilmesi ve raporlanması üzerinde durulmuştur. Üçüncü bölümde; Spor kulüplerinde muhasebe sistemi ve işlevleri açıklanmış, muhasebe ilke, standart ve politikaları belirtilerek, temel fınansal tablolar, şekil ve içerik yönünden genel olarak açıklanmıştır. Dördüncü bölümde; Türkiye Birinci Profesyonel Futbol Liginde takımı bulunan bir spor kulübünde uygulama yapılmış sonuç ve bulgulara yer verilmiştir.
Belediyelerde finansal kontrol ve yönetim eksenli muhasebe sistemi ve Emet Belediyesi'nde uygulama
Son yüzyıl içinde sanayileşme ve toplumsal gelişmeyle birlikte kent sayısı hızla artmış ve buna paralel hızlı ve düzensiz bir nüfus artışı meydana gelmiştir. Bunun bir sonucu olarak belediye hizmetlerinde büyük bir gelişim ve çeşitlenme söz konusu olmuştur. Belediyelerin hizmet yelpazesindeki bu hızlı gelişmeye karşılık, gelir ve gider dengesi orantılı bir gelişme gösterememiştir. Belediyeler artan bu hizmet talepleri karşısında, kaynaklarını en verimli bir şekilde kullanmak zorundadırlar. Belediyelerde gelirlerin düzenli ve günün şartlarına uygun olarak toplanabilmesi, harcamaların ise en verimli bir şekilde yapılabilmesi, bütçe, muhasebe ve buna bağlı olarak finansal kontrol sisteminin sağlıklı çalışmasına bağlıdır. Belediyelerde uygulanan muhasebe sistemlerinde merkezi yönetimin istediği bilgiler dışında bilgi üretilmemektedir. Belediyelerde uygulanan muhasebe sistemi paranın kanunlar çerçevesinde kullanılıp kullanılmadığı hakkında bilgi sunmakta ve bunun dışında özelliklede yönetimin planlama, yürütme kontrol ve basan değerlemesinde kullanabileceği bilgiler muhasebe sisteminden elde edilebileceği halde yasal bir zorunluluk söz konusu olmadığı için üretilmemektedir. Muhasebe sisteminde, hizmetlere yönelik olarak kaynakların sadece nerelerde kullanıldığını değil, nasıl, ne için ve hangi çıktıların elde edilmesi için harcandığı da görülmelidir. Belediyelerde finansal kontrol ve yönetim amaçlı muhasebe sisteminin geliştirilmesi ve işler hale getirilmesi, belediye kaynaklarının daha verimli ve kontrollü kullanılmasını sağlayacaktır. Çalışmamızda belediye muhasebe sisteminden elde edilen bilgilerin finansal analiz teknikleri kullanılarak hukuki kontrolün dışında yönetimin planlama, karar alma, kontrol için gereksinim duyduğu bilgi ihtiyacının karşılanmasında nasıl kullanılabileceği araştırılmıştır. Bu amaçla gelir ve gider dengesine yönelik olarak rasyolar piramidi, trend analizi, dikey yüzdeler analizleri yapılmıştır. Konuya yönelik olarak Emet Belediyesi 'nde 1995 yıllı ile 2000 yıllan arasındaki altı yıllık muhasebe bilgilerinden yararlanılarak uygulamaya yönelik bir çalışma gerçekleştirilmiştir.
Türkiye`de orta öğretim kurumlarının finasmanı, orta öğretimde kamu reformu ekseninde muhasebe sistemine ilişkin tespitler ve öneriler
Bu çalışmama konusu, kamu reformu ekseninde Türkiye'de orta öğretim kurumlarının fînansal yapısının incelenerek kaynak sorununun vurgulanması ve bu sorunun çözüm yollarının belirlenmesidir. Bu konu kapsamında amaç, devlet orta öğretim kuramlarına ayrılan fînansal kaynaklan arttırmak ve arttırılan fînansal kaynaklama etkin yönetimini gerçekleştirecek önerileri kamu reformu ekseninde geliştirmektir. Çalışmada bir kamu hizmeti olarak eğitimin seçilmesinin nedeni, ülkenin insan kaynaklaman gelişiminde eğitim kurumlarından orta öğretim kurumlarının önemli olduğudur. Bu çalışmada, literatür incelemesiyle, Türkiye'de parasız eğitim adı altında devletin eğitim hizmetlerine yeterince fînansal kaynak ayırmadığı belirlenmiş ve kaynak yetersizliğinin neden olduğu sorunlara dikkat çekilmiştir. Görüşme yöntemi ile de, bir devlet ve bir özel orta öğretim kurumunun fînansal yapılan incelenmiştir. Uygulamada, devlete ait orta öğretim kurumuna ayrılan fînansal kaynakların yetersiz olduğu OECD ülkeleri, bazı gelişmiş ülkeler ve özel orta öğretim kurumlan ile karşılaştırılarak ortaya konulmuştur. Devlet orta öğretim kuranlarının fînansal kaynak yetersizliği sorununun çözümüne yönelik olarak, kamu mali ve idari reformu ekseninde orta öğretim kurumlarında öğrenci basma ayrılan fînansal kaynağın OECD ülkeleri ortalamasına çıkarılmasına değinilmiş ya da özel orta öğretim kurumlarındaki bir öğrenci maliyeti kadar kaynağın ayrılması gerektiği vurgulanmıştır. Kaynakların etkin kullanılamaması sorununun çözümüne yönelik olarak, devlet orta öğretim kuramlarına ayrılan fînansal kaynakların ölçülmesi, değerlendirilmesi ve geliştirilmesine yönelik bir muhasebe sisteminin kurulması gerektiği önerilmiştir. Önerilen muhasebe sistemi, her bir eğitim kurumunun kendisine tahsis edilen kaynakların etkin kullanılmasını sağlamada önemli bir araç olacaktır. Bu sistem, uzun vadede Türkiye'de orta öğretim kurumlarının finansman sorunlarının çözümüne büyük katkı sağlayacaktır.
Faaliyet esasına dayalı maliyetleme ve Batman Limpaş Üretim İşletmesinde bir uygulama
ÖZET 1960'lı yılların başlarında Peter Drucker, geleneksel muhasebe maliyetleme sistemlerinin ürünleri maliyetlemede gerçeği yansıtmadığını öne sürmüştür. Ona göre yöneticiler, mamul maliyetlemelerinde kullanılan yanlış bilgilere göre karar veriyorlardı. Son zamanlarda maliyet hesaplama araştırmacıları geleneksel yönetim muhasebe sistemlerinin mamul maliyet bilgilerini tam olarak sağlamadığını tespit ettiler. Bu araştırmacılara göre geleneksel muhasebe sistemleri uygulamada, yöneticilere, planlama ve karar verme süreçlerinde oldukça geç ve yanlış bilgiler sağlıyordu. Bununla birlikte varolan maliyetleme sistemleri yöneticilerin ihtiyaç duydukları detaylı ve niceliksel maliyet bilgisi ile iş süreç bilgisi konularında gerekli bilgiyi sağlayamıyordu. Bu bilgiler de olmadan yöneticiler artan maliyetler karşısında ne yapacaklarını veya neye odaklanacaklarını bilemiyorlardı. Yeni üretim ortamlarında, İşletmelerin üretim ve maliyet yapılan farklılaşmıştır. Bu farklılaşma, endirekt maliyetlerin artmasına ve bu gider kalemi üzerinde yoğunlaşılmasına yol açmıştır. Bunun sonucunda ise geleneksel maliyet yöntemlerinin, GÜG'lerini dağıtım sürecindeki yetersizlikleri ortaya çıkmıştır. Böylece mevcut maliyet hesaplama sisteminin reorganizasyonu gündeme gelmiş ve 'Faaliyet Esasına Dayalı Maliyetleme' yöntemi olarak adlandırılan yeni bir hesaplama yöntemi geliştirilmiştir. Bu yöntemin uygulanmasıyla genel üretim giderleri mamullere daha doğru yüklenecek, böylece işletme yöneticileri işletme Maliyetlerine ilişkin karar almada daha doğru maliyet bilgilerine ulaşabileceklerdir.
İşletmelerde muhasebe sisteminde hata ve hilelere karşı bir iç kontrol mekanizması olarak bilgi işlem teknolojilerinin kullanılması
ÖZET Bilgisayar donanımı ve yazılımındaki gelişmelere paralel olarak bilgi işlem ortamlarında da son yıllarda büyük gelişmeler görülmüş ve bilgisayar ağları, veri bankaları, çevrimiçi( on-line) uygulamalar giderek yaygınlaşmaya başlamıştır. 1980' li yıllardan itibaren dünyada görülen hileli fînansal raporlama uygulamaları ve iflaslar, işletmelerdeki iç denetim eylemlerinin etkinliğini arttırma çabalarının yoğunlaşmasına neden olmuştur. Bu çabalar işletmelerdeki iç kotrol. iç denetim ve dış denetim unsurlarının başarı şansını arttıran etkili bilgi işlem teknolojilerini ön plana çıkarmıştır. Bu çalışma hata ve hileleri önleme ve iç denetim etkinliği açısından, bilgi işlem teknolojileri, iç denetçi ve dış denetçi ilişkilerinin önemini açıklamaya çalışmaktadır. Tüm bu gelişmeler incelenip muhasebe sistemine getirebileceği etkiler ortaya konulmaya çalışılmıştır.
Tam zamanında üretim sistemi ve muhasebeye yansımaları: Bir uygulama
Günümüzde firmalar arasındaki rekabet, bilgisayar teknolojisinin, iletişim ağlarının ve teknolojinin gelişmesi ve yaygınlaşmasıyla yoğun bir şekilde artmıştır. Artan rekabet ortamında, üretimde verimliliğin, üretkenliğin ve kalitenin artırılması zorunluluğu işletmeleri üretim sistemlerinin planlanmasına ve kontrolüne yöneltmiştir. İşletmeler, maliyetlerini düşürmek için çeşitli yöntem ve üretim sistemleri geliştirmişlerdir. Geliştirilen bu sistemlerden biri de sıfır stok, sıfır hata politikasını izleyen tam zamanında üretim sistemidir. Tam zamanında üretim sistemi petrol krizinin ortaya çıkması ile beraber daha çok önem kazanmıştır. Bu sistemde, eldeki sınırlı kaynakların etkin şekilde yönetilmesi önem taşımaktadır. İşletmeler, tüketici istek ve ihtiyaçlarına uygun mal ve hizmetleri tam zamanında üretip, teslim etmek, stokları minimuma indirmek, maksimum kaliteye ulaşmak, üretimde esnekliği artırmak, verimliliği artırmak, israfı ortadan kaldırmak, maliyetleri düşürmek ve üretimde mükemmelliğe ulaşmak amacıyla Tam Zamanında Üretim Sistemini uygulamaktadırlar. Tam Zamanında Üretim Sistemi, israfı ortadan kaldırmayı ve kaliteye ilişkin problemlerin çözümünü amaçlamaktadır. Tam Zamanında Üretim Sistemi, yüksek kaliteli mamulün minimum maliyetle istenilen zamanda, istenilen miktarda, istenilen yerde tüketiciye sunulmasını hedefler. Anahtar Kelimeler: Tam Zamanında Üretim Sistemi, Yalın Muhasebe, Sıfır Stok,
Tek düzen muhasebe sistemine göre hazırlanan bilançoların BOBİ FRS geçiş hükümlerine göre yeniden düzenlenmesi: Bir uygulama
Son yıllarda küreselleşme olgusunun hızla gelişmesi finansal yatırımcılar açısından ortak bir finansal tablo dili oluşturulması bakımından önemli hale gelmiştir. Bu nedenle Türkiye'de halka açık işletmeler Uluslararası Finansal Raporlama Standartlarını (UFRS) uygulamaktadırlar. Ancak ticari faaliyet gösteren her işletmenin halka açık olmaması sebebiyle UFRS uygulamıyor oluşu ve mevcut muhasebe sisteminin (MSUGT) de uluslararası alanda anlaşılamaz kalması nedeniyle yeni bir standart doğması gerekli görülmüştür. Bu nedenle 2017 yılında KGK tarafından yayımlanan Büyük ve Orta Boy İşletmeler İçin Finansal Raporlama Standardı (BOBİ FRS) ile Türk muhasebe uygulamaları ve bunlara uygun hazırlanan finansal tablolar, uluslararası anlamda daha anlaşılabilir kılınmaya çalışılmıştır. Buna göre 2018 yılı dönem sonu itibariyle bağımsız denetime tabi olacak kadar büyük ölçekli ancak UFRS uygulamayan işletmeler için BOBİ FRS'ye göre finansal tablo hazırlanması hükmü getirilmiştir. Hem MSUGT'a hem de BOBİ FRS'ye göre finansal tablo hazırlamakla yükümlü işletmeler açısından; MSUGT'a uygun hazırlanan finansal tabloların, BOBİ FRS'ye uygun olarak dönüştürülmesi gündeme gelmiştir. İşletmelerin finansal tablolarını dönüştürürken standardın 27. Bölümünde yer alan geçiş hükümlerini rehber edinmeleri gerekmektedir. Bu çalışmada amaçlanan, iki standart arasındaki muhasebe uygulamalarının farklılıklarına dikkat çekerek, dönüşüm uygulayacak olan işletmelere yardımcı olmaktır. Buna göre çalışmanın birinci bölümünde, MSUGT ile BOBİ FRS, kavramsal çerçeve açısından kıyaslanarak açıklanmaya çalışılmıştır. İkinci bölümde ise bazı hesap kalemlerinin her iki standartta da muhasebeleştirilme işlemlerine ilişkin açıklamak yapılmıştır. Son bölümde ise örnek bir işletmenin MSUGT'a göre hazırladığı bilançosu BOBİ FRS'ye uygun hale dönüştürülmüştür. Çalışmada, ayrıntılı ve derinlemesine bilgiler verilmesi amaçlandığından örnek olay yöntemi esas alınmıştır. Sonuç olarak BOBİ FRS'ye uygun finansal tablo dönüştürme aşamasında kavramsal çerçeve, muhasebe politikaları, ölçüm esasları ve muhasebeleştirme kurallarının farklılık arz etmesi ve bu nedenlerle ortaya çıkan ertelenmiş vergi varlıkları ve ertelenmiş vergi yükümlülüklerinin önemli rol oynadığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelime: UFRS, MSUGT, BOBİ FRS, TDHP, Finansal Tabloların Dönüştürülmesi.
Konaklama işletmelerinde yönetim muhasebesi sistemleri ve uygulaması
Günümüz işletmelerinin içinde bulundukları küresel piyasa koşulları, yoğun kar baskısı altında yaşamlarını sürdürebilmeleri ve büyüyebilmeleri için kendilerine rekabet üstünlüğü sağlayacak yöntem ve araçları kullanmaları bir zorunluluk haline gelmiştir. Sürdürülebilir rekabet üstünlüğü sağlamak için firmanın öncelikle iç süreçlerinde etkinliği ve verimliliği yakalaması gerekmektedir. Yönetim muhasebesi sistemi, işletmenin ve de esas olarak yönetimin temel unsuru olan ?karar? mekanizmasının daima zamanlı, doğru ve rekabet üstünlüğü yaratmasını destekleyici olarak görev yapmaktadır. Yönetim muhasebesi sistemlerini kullanarak yöneticilerin aynı anda birden fazla değişkeni bir arada incelenmesi ve birbirleriyle ilişkilendirilmesi sonucu elde ettikleri raporlar ve bilgiler doğrultusunda karar alması özellikle karar alma sürecinin daha sağlıklı ve etkin sonuç vermesini sağlamaktadır.Konaklama işletmeleri küreselleşmenin etkilerini en fazla hisseden sektörlerden biri olarak yoğun bir rekabet ve büyüme baskısı altındadır. Özellikle sektörün yapısı gereği emek yoğun olarak çalışılması ve otomasyona sıklıkla başvurulamaması etkin bir yönetim ve sistem anlayışını zorunlu kılmaktadır. Bunun içindir ki; otel yönetimlerinin karar alırken ve bu kararların etkilerini ölçerken iyi bir sistemin kendilerini desteklemesi gerekmektedir.Çalışmamızda; Manisa merkezli olmak üzere Türkiye'nin dokuz ilinde on üç otel ile faaliyet göstermekte olan Anemon Otelleri'ndeki yönetim muhasebesi sisteminin yapısı ve sistem araçlarının kullanımı araştırılmış ve elde edilen bulguların ışığında şirketin mevcut durumu tespit edilerek öneriler geliştirilmeye çalışılmıştır.
Kuyumculuk ve sarraflık sektöründe safha maliyet sistemi ve kapalıçarşı uygulaması
Kuyumculuk ve saarraflık altınla yoğrulan,altını yoğrulan sektördür.Sarrafın önüne getirilen mallardaki ayırt edici hassasiyeti ve inceliği literatürümüzde teşbihlere konu olmuştur.İnsan sarrafı olmak tabiri buradan gelmektedir.Ayrıca ince işçiliklerde göze çarpacak noktadaki bir hadisede kuyumcu inceliği gibi olmuş yakıştırması kültürümüzde çok yaygındır.Bizde bu tezimizi kuyumcu inceliğinin ve sarraflık hassasiyetlerinin gösterdiği ışık doğrultusunda hazırlamaya çalıştık.Bu çalışmamızda altın objeli kuyumculuk ve sarraflık sektörünün özelliklerine yapısına ve Türkiye'de içinde bulunduğu konumunave sorunlarına değindik.Ayrıca altının yüzyıllardan beri gelen bir yatırım aracı olduğu altının nerelerde işlendiği ve hangi alanlarda kullanıldığı ilk bölümümüzün asıl konusu olmuştur.Diğer yandan altının dünya üzerindeki geçmişi ve akıbeti noktasında çeşitli veriler sunulmuştur.İkinci bölümde safha maliyet sistemi tüm ayrıntılarıyla işlenmiş,bu sistemin özellikleri anlatılmıştır.Son bölümdemüzde Kapalıçarşı'da altın üretimi yapan bir atölyenin üretim sırasındaki safha maliyetlerini tespit eden safha maliyet sistemi uyarlanmış ve sektör için bu maliyetlemenin ne düzeyde kullanılabilir olduğu tespit edilmiştir.Anahtar kelimeler:Altın,kuyumculuk ve saraflık,muhasebe sistemi,safha maliyet sistemi,kapalıçarşı
Finansal kiralama işlemlerinin tek düzen muhasebe sistemine ve Türk muhasebe standartlarına göre düzenlemelerinin uygulamalı karşılaştırılması
Bilindiği üzere finansal kiralama varlığın mülkiyetinin kiralayanda, kullanım hakkının ise kiracıda olduğu uzun vadeli bir yatırım aracı olarak tanımlanabilmektedir. İşte bu özelliğinden dolayı finansal kiralamanın muhasebeleştirilmesinde çeşitli sorunlar ortaya çıkmaktadır. Gerek vergi mevzuatında gerekse Türkiye muhasebe standartlarında yapılan yeni düzenlemelerle finansal kiralamanın muhasebeleştirilmesinde ortaya çıkan sorunlar giderilmeye çalışılmıştır. Fakat yapılan düzenlemeler sistemler arasında tam bir uyum sağlama noktasında eksik kalmıştır.İşte bu çalışmada finansal kiralama işlemlerinin muhasebeleştirilmesi Tek Düzen Muhasebe Sistemi, Türkiye Muhasebe Standartları, Vergi Mevzuatı çerçevesinde ele alınıp, yukarıda belirtilen sistemler bünyesinde eski ve yeni düzenlemeler arasında karşılaştırmalar yapılarak aralarındaki farklılıklar ortaya koyulacaktır.
Afganistan ve Türkiye muhasebe sistemlerinin karşılaştırması
Bu çalışma, Afganistan ile Türkiye'ye ait muhasebe sistemlerinin karşılaştırıldığı bir literatür çalışmasıdır. Bu çalışma, Afganistan ile Türkiye arasındaki ekonomik gelişmelere bağlı olarak, ekonominin önemli aktörleri olan işletmelerin karşılıklı ticari işlerinde kolaylığın ve etkinliğin sağlanması adına akademik katkı sağlamak için her iki ülkeye ait muhasebe sistemlerinin karşılaştırılmasını amaçlamaktadır. Bu amaç doğrultusunda öncelikle detaylı bir literatür taraması yapılmıştır. Bu aşamada muhasebe sistemleri ile ilgili yerli ve yabancı kitaplar, makaleler, tez çalışmaları, muhasebe standartları, mevzuatlar incelenmiş ve internet taraması yapılmıştır. Sonrasında ise Afganistan ve Türkiye'ye ait, muhasebe sistemleri tüm detayları ile ele alınmış ve kıyaslama tekniği ile her ülke arasında farklılıklar ve benzerlikler ortaya çıkarılmıştır. Bu çalışmada yapmış olduğumuz karşılaştırmalar neticesinde, Türkiye muhasebe sistemi açısından Afganistan'a nazaran daha gelişmiş durumda olduğu gözlemlenmiştir. Afganistan ile Türkiye arasında muhasebe sistemlerinin senkronizasyonu her ülkede karşılıklı ticari faaliyet gösteren işletmeler için önemli olup, Afganistan ve Türkiye Cumhuriyeti'nde bulunan akademik camialarca bilimsel çalışmaların yapılması Afganistan muhasebe sisteminin gelişimine katkıda bulunacaktır. Anahtar Kelimeler: Afganistan Muhasebe Sistemi, Türkiye Muhasebe Sistemi, Muhasebe Standartları T
The principles of accounting measurement and disclosure and its reflection on the financial statements: An evidence from Turkey
The motivation of this study is to show the implications of the accounting measurement and disclosure principles on the financial statements of entities. The study focuses on whether the change in accounting measurement and disclosure principles affects the financial statements. The importance of the study is that it shows the negative and the positive aspects of any measurement principles that will be adopted in the preparation of the financial statements either using the historical cost or the fair value principle. In addition, it reveals the extent to which relevancy, reliability, comprehension, comparability, credibility and transparency are affected by the used and approved methods of measurement. To achieve the purpose of this study, a sample of 106 doctoral and master's students and final year students from the Faculty of Management and Economics, Gaziantep University in Turkey was selected. This sample contributed by answering the questionnaire that was given directly by the researcher to the participants to clearly show the research problem. The independent variable is the accounting measurement and disclosure principle, while the financial statements the dependent variable. The main aim of this research is to answer many questions that concentrate on the core of the impact, relationship and implications between the used measurement methods and the data of the financial statements. Accordingly, a conceptual outline of the study was designed and many hypotheses were produced. In order to discover whether the hypotheses are agreeable or not, they are undergo to statistical tests. The results of the statistical tests showed that the correlations between the dependent variables and the independent variables are very strong. In addition, the measurement based on the fair value principle has a positive and clear effect on the financial statements , in contrast to the historical cost principle, which reflects many negative results due to the lack of relevancy, etc., and due to its negative impact on the financial statements data. The adoption of fair value principle instead of historical cost principle contributes in the creation a realistic vision of the financial position of the entity and the provision of the accurate and high-value information to entities. This information contributes positively in the process of decision making, which will, in turn, depend on the data of the financial statements prepared according to the fair value principle. Keyword: Accounting Measurement, Disclusure, Financial Statements, (Fv) Fair Value, (Hc) Historical Cost
Osmanlı Devleti muhasebe sistemi ile güncel muhasebe sisteminin karşılaştırılması
Osmanlı'da mali düzenin sağlanması için gelir ve giderlerin kayıt altına alınması gerekliliği ortaya çıkmıştır. Mali iş ve işlemlerin yerine getirilmesi için özel kişilere eğitim verilmiş ve donanımlı bir şekilde yetiştirilmişlerdir. Başbakanlık Osmanlı Arşivleri incelendiğinde devletin mali işlemlerini yürüten kişilere çoğunlukla kâtip ismi ile bahsedildiği ortaya çıkmıştır. Osmanlı Devleti'nin kâtipleri, Cumhuriyet döneminin muhasebecisi başta olmak üzere muhasebe meslek elemanlarının görevlerini yerine getiren kişilerdi. Tarih boyunca taş, kil, tablet, ağaç, tahta, papirüs, hayvan kabukları ve kâğıt gibi araçların üzerine çeşitli hesap kayıtlarının yapıldığı bilinmektedir. Bu kayıtlar Osmanlı Devlet'inde kâtipler tarafından merdiven kayıt yöntemi ile siyakat yazı ve rakamlarını kullanarak tertip ve düzen içerisinde tutulmuştur. Osmanlı'da birçok defter ve belgenin olduğu ve bunların arşivlerde titizlikle muhafaza edilerek, son zamanlara kadar geldiği bilinmektedir. Sayısı binleri aşan miktarda muhasebe defterlerinin güvenilir, tecrübeli ve bilgi sahibi kâtipler tarafından kayıtlandığı anlaşılmaktadır. Çünkü devlet içerisinde kâtiplik mesleğini ifa eden kişiler küçük yaşlardan itibaren muhasebe ocaklarında eğitim alarak, usta-şakird ilişkisi ile yetişmişlerdir. Osmanlı'da asırlar boyunca sürekli mesleki açıdan olgunlaşan kâtipler, muazzam bir muhasebe sisteminin ortaya çıkmasına ve yüzyıllar boyunca devletin güçlü bir mali yapısının olmasına neden olmuşlardır. Osmanlı Devleti muhasebe sistemi ile güncel muhasebe sisteminin karşılaştırılması çalışmanın esas amacını oluşturmaktadır. Ayrıca muhasebe alanında Osmanlı Devleti muhasebe sistemine ilişkin tespitler incelenerek, literatüre katkı sağlanması çalışmanın alt amacı olarak belirlenmiştir. Çalışma Osmanlı Devleti muhasebe sisteminin uygulanması ve Türkiye'de 1995 sonrasında faaliyete geçen tek düzen muhasebe sisteminin uygulanması ile sınırlandırılmıştır. Çalışma sonucunda Osmanlı Devleti'nde muhasebenin bir düzen dâhilinde olduğu, titiz ve açık şekilde kâtipler tarafından yapılan kayıtların, Türkiye'de ise SMMM'ler aracılığı ile gerçekleştirildiği, belge ve unvanların halihazırda da karşılıklarının benzerlik gösterdiği, Osmanlı Devleti'nde de hali hazırda kullanımda olan Türk muhasebe sisteminde de kayıtların tahakkuk esasına göre tutulduğu ve her iki dönemde de muhasebe mesleğini ifa edenlerin özel eğitimden geçtiği sonuçlarına ulaşılmıştır.
Varlıklarda değer düşüklüğü standardının vergi mevzuatı açısından incelenmesi ve İMKB'de bir uygulama
İşletmelerin mali tablolarında sunulan bilgilerin doğru, güvenilir, gerçeğe uygun ve anlaşılabilir olması mali tablo kullanıcıları açısından önemli bir husustur. Varlıklarda değer düşüklüğü standardı, ihtiyatlılık ilkesi gereği işletmelerin varlıklarını geri kazanılabilir tutarından daha yüksek bir değerle mali tablolarında izlememesini sağlamak için uygulanması gereken ilkeleri belirlemektedir. Standart ile ülkemiz uygulamalarında daha önceden olmayan yeni düzenlemeler gelmektedir. Standarda göre artık maddi ve maddi olmayan duran varlıklar ile şerefiye, gibi varlıklar içinde değer düşüklüğü karşılığı ayrılabilinecektir.Çalışmada işletmelerin bu standart çerçevesinde yapması gereken işlemler, muhasebe kayıtları ve bunların vergi matrahına etkileri ortaya konulmuş ve İMKB ulusal 30 endeksinde işlem gören şirketlerin uygulamalarına ilişkin örneklere yer verilmiştir.Varlıkların geri kazanılabilir tutarının tespiti için işletmelerin bazı teknik bilgileri kullanmaları gerektiğinden standardın uygulanmasında zorluklar bulunmaktadır. Bu nedenle standardın sorunsuz bir şekilde uygulanabilmesi için eğitimli personelin istihdam edilmesi gerekmektedir. Ayrıca değer düşüklüğü zararının standarda uygun şekilde muhasebeleştirilmesi için tekdüzen hesap planında değişiklik yapılması gerekmektedir.
Devlet muhasebe sisteminde maddi duran varlıkların muhasebeleştirilmesi ve TMS-16 maddi duran varlıklar standardı ile karşılaştırılması
Kamu harcamaları göz ardı edilemeyecek derecede ülke ekonomilerinde etkin rol oynamaktadırlar. Devlet kamu görevlerini ve hizmetlerini yerine getirmek için kanunlara uygun şekilde giderler yapmakta ve bu giderleri de karşılamak amacıyla kanunlarına dayanılarak gelirler toplamaktadır. Bu nedenle ticari işletmeler gibi devletin de mali nitelikteki tüm işlemlerinin kayıt altına alınması, raporlanması ve değerlendirilmesi gerekmektedir. İhtiyaçlara uygun, karşılaştırılabilir raporlar üretebilen, etkin bir muhasebe sistemi standartlara uygun olmalıdır.Ülkemizde devlet muhasebe sisteminde verimlilik ve etkinliği sağlamaya yönelik uygulamanın ilk adımları 5018 sayılı Kanun'la birlikte atılmıştır. Tahakkuk esasıyla birlikte maddi duran varlıklar kayıt altına alınmaya başlanmış böylece elde edilen raporlar uluslararası standartlara uygun, karşılaştırılabilir ve güvenilir hale gelmiştir. Devlet muhasebesi mevzuat çalışmaları standartlar göz önünde bulundurularak yapılmış ve uygulanabilirlik gözetilerek hazırlanmıştır.Çalışma üç bölümden oluşmaktadır.Birinci bölümde; devlet muhasebesi hakkında genel bilgiler verilerek Türkiye'de tahakkuk esaslı devlet muhasebesine yön veren düzenlemeler anlatılmış ve devlet muhasebesine yön veren uluslararası düzenlemeler hakkında genel bilgiler verilmiştir.İkinci bölümde; devlet muhasebe sisteminde maddi duran varlıklar ulusal düzenlemeler ve Türkiye Muhasebe Standartları çerçevesinde anlatılarak devlet muhasebesi üzerine oluşturulan ulusal ve uluslararası standartlara değinilmiştir.Üçüncü bölümde; devlet muhasebesinde maddi duran varlık hesaplarının muhasebeleştirilmesi anlatılarak TMS-16 Maddi Duran Varlıklar Standardı ile uyumu irdelenmiştirYapılan çalışmalar sonucunda devlet muhasebesinde maddi duran varlıkların ilgili düzenlemeler çerçevesinde muhasebeleştirilmesinde amaç farklılığı, kapsam farklılığı gibi nedenlerle TMS-16 Maddi Duran Varlıklar standardında yer alan gerçeğe uygun değer, yararlı ömür, aktifleştirme, amortisman uygulaması, değer düşüklüğü gibi hükümlerinin paralellik göstermediği saptanmıştır.Anahtar Sözcükler1.Devlet Muhasebesi2.Maddi Duran Varlıklar3.Muhasebe Standartları4.TMS-16
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Muhasebe Sisteminin Avrupa Merkez Bankası muhasebe Sistemine katılımı
Merkez Bankaları finansal tablolarının kendine has özellikleri nedeniyle ekonomi üzerinde büyük etkileri vardır. Özellikle merkez bankaları bilançolarının büyüklüğü ve bileşimi ekonomiye yön verirken bu büyüklük ve bileşim kendisi de ekonomideki gelişmelerden etkilenmektedir. Ancak merkez bankalarında kullanılan finansal tabloların özü aynı olmakla birlikte diğer ticari finansal tablolardan farklı biçimsel yapıda olması ve kullanıcılarının az sayıda olması nedeniyle pek inceleme konusu olmadığı görülmektedir.Bu çalışmadaki amaç Avrupa Birliği üyelik sürecinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın Avrupa Merkez Bankaları Sistemi'ne katılımı için gerekli yasal ve yapısal uyum çalışmaları hakkında bilgi vermek ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası ile Avrupa Merkez Bankası'nın mevcut muhasebe uygulamaları ve finansal tablolarını karşılaştırmaktır.Birinci bölümde Avrupa Birliği ve Türkiye'nin Avrupa Birliği tarihçesi, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın Avrupa Merkez Bankaları Sistemine katılımı için gerekli olan yasal ve yapısal uyum çalışmaları ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası ile Avrupa Merkez Bankası'nın muhasebe organizasyonundan bahsedilmiştir.İkinci bölümde TCMB ve AMB muhasebe uygulamalarında esas alınan muhasebenin temel kavramları, finansal tablolara ilişkin esaslar, muhasebeleştirme ve değerleme ilkeleri ele alınmıştır.Üçüncü bölümde temel olarak finansal tablolar incelenmiştir. TCMB ve AMB bilançoları ve gelir tabloları üzerinde ayrıntılı olarak durulmuş, diğer finansal tablolardan olan günlük, haftalık ve üç aylık vaziyetler kısaca incelenmiştir. Son olarak TCMB analitik bilançosunun oluşturulması hakkında kısa bilgiler verilmiştir.Dördüncü bölümde TCMB ve AMB muhasebe uygulamaları karşılaştırımış, muhasebeleştirme ve değerleme ilkeleri yönünden farklı ve benzer uygulamalar incelenmiştir.Son bölümde örnek uygulama olarak 31.12.2008 tarihli TCMB bilançosunun ve 2008 yılı TCMB gelir tablosunun Avrupa Merkez Bankası bilanço ve gelir tablosuna dönüştürülmesi ve uyarlanması işlemi yapılmıştır.
Kat karşılığı inşaat yapan işletmelerde muhasebe işlemleri
Konut ihtiyacı ülkemizin en önemli sorunlarından birisidir. Bu ihtiyaç kamu işletmeleri, kooperatifler, satın aldıkları arsa üzerine inşaat yapan inşaat işletmeleri ve kat karşılığı inşaat yapan işletmeler tarafından giderilmeye çalışılmaktadır.Diğer tarafta inşaat sektörü bir ülkenin ekonomisinde büyük bir öneme sahiptir. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde birçok alt ve üst iş kolunu etkilemekte ve geniş istihdam olanakları sağlamaktadır.Bir işletmenin genel amaçları kar etmek, topluma hizmet etmek ve yaşamını sürekli kılmaktır. Bu amaçlarını gerçekleştirebilmesi için kat karşılığı inşaat yapan işletmelerin muhasebe sistemi ve organizasyonunu çok iyi kurması, muhasebe kayıtlarını düzgün tutması ve muhasebesini iyi yönetmesi gerekir.Bu çalışmanın amacı kat karşılığı inşaat yapan işletmelerde muhasebe işlemlerinin tekdüzen muhasebe sistemi çerçevesinde kendine özgü hesapların, Vergi Kanunlarının, Yapı Denetim Kanunun ve asgari işçilik uygulamasının dikkate alınarak incelenmesi, muhasebe sistemlerini kurarken, muhasebe kayıtlarını tutarken ve muhasebeyle ilgili diğer işlerini yürütürken ve yönetirken dikkat edilmesi gereken hususların araştırılması, ve nasıl olması gerektiğinin ortaya konmasıdır.Bu araştırmamızda karşımıza çıkan en önemli sorun kat karşılığı inşaat yapan işletmelerle ilgili olarak Vergi kanunlarımızda özel bir düzenlememin olmayışıdır. kat karşılığı inşaat yapan işletmeler, muhasebe işlemlerini uygularken Vergi Kanunlarına uymak zorundadır. Vergi Kanunlarımızda kat karşılığı inşaat yapan işletmelerle ilgili özel bir düzenleme olmadığından, çıkan sorunlar genel hükümlerle çözülmeye çalışılmaktadır. Aynı konuda Maliye Bakanlığı ve Danıştay değişik kararlar vermektedirler. Hatta aynı konuda bile Danıştay'ın ve Maliye Bakanlığı'nın bile kendi içinde çelişkili kararları mevcuttur. Bu durumda uygulamada çeşitli ve ciddi sorunlara yol açmaktadır.Bu sorunun çözülebilmesi için Vergi Kanunlarında kat karşılığı inşaat yapan işletmeler için özel düzenlemelerin yapılması gerekmektedir.
Tahakkuk esaslı devlet muhasebesinin getirdiği yenilikler ve muhasebe uygulamalarına etkisi
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 2006 yılında tüm maddeleriyle yürürlüğe girmesiyle birlikte mali sistemin bir çok alanında değişim meydana gelmiştir. Bunun en önemli ayaklarından biri de nakit esaslı devlet muhasebesinden tahakkuk esaslı devlet muhasebe sistemine geçilmesidir. 1995 yılında ilk çalışmalarına başlanan ve 2006 yılında tüm idarelerde uygulanmaya başlanan tahakkuk esaslı devlet muhasebesi sisteminin mali sisteme ne gibi bir yarar sağladığı, ne gibi eksiklikleri olduğu ve uygulamada karşılaşılan sorunların tespiti amaçlanarak bu tez çalışması yapılmıştır. Bu amaçla devlet muhasebesinde uygulanan kayıt yöntemleri incelenerek Türkiye' de uygulanmış olan nakit esaslı devlet muhasebesinin yarattığı sorunlar ele alınmış ve tahakkuk esaslı devlet muhasebesine geçilmesiyle birlikte muhasebe sisteminde ortaya çıkan değişim ve yenilikler incelenmiştir. Tahakkuk esaslı devlet muhasebesinin uygulanmasında karşılaşılan sorunlar ayrıca ele alınarak incelenmiştir. Sonuç olarak devlet muhasebesinde köklü değişiklikler öngören ve uygulamaya yeni başlanan bir muhasebe sisteminde sorunlarla karşılaşılması kaçınılmazdır. Zaman içerisinde bu sorunların aşılacağı ve daha etkin bir mali yönetimin sağlanacağı kanaatindeyimAnahtar Sözcükler1.Devlet Muhasebesi2.Nakit Esası3.Tahakkuk Esası4.Mali Tablolar5.Mali Saydamlık
Döner sermayeli işletmelerde özellikli durumlar ve mali tablolara etkisi
119 ÖZET Devlet, üstlenmiş olduğu görevlerini yerine getirirken ekonomik faaliyetlerde de bulunmak zorundadır. Bu ekonomik faaliyetleri sırasında ortaya çıkan boş kapasiteyi değerlendirmek ve gelir elde etmek amacıyla döner sermayeli işletmeler kurulmuştur. Döner sermayeli işletmelerin bünyesindeki kurumlara ek gelir imkanı sağlaması, harcamalarında daha serbest davranabilmesi gibi nedenlerle sayıları hızla artmış ve ülke ekonomisinin önemli bir unsuru haline gelmiştir. Döner sermayeli işletmelerin Devletin genel ve katma bütçeli idarelerine bağlı olarak kurulması ve işletilmesi, muhasebe işlemlerinde bazı farklı ve özellikli durumların ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Böylece gelir, gider, kâr gibi kavramlar bu işletmelerde daha farklı anlamlar kazanmaktadır. Bu çalışmada, döner sermayeli işletmelerin yapısı, muhasebe sistemleri üzerinde durulduktan sonra özellikli durumlara açıklık getirilmiştir. Bu çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde; döner sermayeli işletmelerin niteliği, hukuki yapısı, kuruluş amacı, özellikleri, sınıflandırılması, ülke ekonomisine katkıları, denetimi, yönetim ve örgüt yapıları açıklanmıştır. İkinci bölümde; döner sermayeli işletmelerin muhasebe sistemi ve Tekdüzen hesap planı incelenmiş, Maliye Bakanlığı Tekdüzen Hesap Planı ile karşılaştırılmıştır. Üçüncü bölümde; döner sermayeli işletmelerde özellikli durumlar açıklanmış, bu özellikli durumların mali tablolar üzerindeki etkileri incelenmiştir.
Türkiye`deki devlet muhasebe sisteminin uluslararası standartlarla karşılaştırılması ve yeni devlet muhasebe sisteminin oluşturulması
Son dönemde devlet muhasebesinde tahakkuk esasının kullanılması gerekliliği giderek ön plana çıkmıştır. Ancak mevcut devlet muhasebe sistemimiz nakit esasını uygulamaktadır. Mevcut devlet muhasebe sistemi genel kabul görmüş muhasebe ilkeleri ve uluslararası devlet muhasebe ilkeleriyle uyumlu değildir. Bu konuda Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğü tarafından çalışmalar başlatılmış, henüz bir sonuca ulaşılamamıştır. Aynı zamanda 1973 yılında program bütçe sistemine geçilmiş ancak uygulamada program bütçe sistemi, bir "kodlama sistemi'nden ileri gidememiştir. Bu bütçe sisteminden performansa yönelik hiçbir bilgi elde edilmemesi ve kamu muhasebesinin kayıtlama dışında hiçbir işe yaramaması ve raporlama sisteminin olmaması kamu sektörünün yönetilebilirliği konusunda ciddi şüphelere neden olmaktadır. Bu çalışmamızın amacı; mevcut durumu bir kuramsal çerçeve içinde incelemek, nedenlerini ortaya koyarak, çözüm önerisi getirmektir. Bu alanda IFAC - PSC'nin devlet muhasebesiyle ilgili taslakları incelenmiş ve devlet muhasebe sisteminde nakit esasının yetersiz olduğu görülmüş ve tahakkuk esasının uygulanmasının gerekliliği konusunda görüş birliğine varılmıştır. Çalışma tahakkuk esasının devlet muhasebesinde nasıl uygulanacağının gerçekleştirilmesini ve hangi mali tabloların düzenlenmesi gerektiğini hedef almaktadır. Yine nakit esasının ve tahakkuk esasının genel özellikleri incelendikten sonra nakit esasına örnek teşkil ettiği için mevcut devlet muhasebe sistemimiz ve tahakkuk esasını uygulayan öncü ülkelerden biri olan Avustralya Devlet Muhasebe Sistemine yer verilmiştir.299 Son bölümde ise tahakkuk esasına uygun ve 1994'den bu yana özel kesimce uygulanan Tek Düzen Hesap Planı'na uyumlu bir devlet muhasebe sistemi önerilmiştir. önerilen devlet muhasebe sisteminde Tek Düzen Muhasebe Hesap Planı yanında bilanço ile devlet muhasebesi amacına yönelik olarak "Faaliyet Durum Tablosu" geliştirilmiş ayrıca ek mali tablo olarak da "Nakit Akım Tablosu'na yer verilmiştir.
Sendikalarda uygulanan muhasebe sisteminin tek düzen muhasebe sistemine uygulanması ve örnek uygulama
Sendikalar insan hayatının daha iyi bir şekilde idamesi için gerekli ekonomik ve sosyal imkanları sağlamaya dönük kollektif mücadele araçlarıdır. Sendikalar ticari ve sınai işletmeler gibi kâr amacı gütmezler. Ancak faaliyetlerini sürdürebilmek için gelir elde etmek durumundadır. Elde etmiş olduğu gelirleri kanunun öngördüğü şekilde tüzel kişiliğin amacı doğrultusunda harcamak, kalan kısmını da en iyi ve en güvenilir şekilde değerlendirmek durumundadır. Bu tezle önerilen hesap planı, sendikalarda kurulu bulunan muhasebe sisteminin tekdüzen hesap planına uygun tutulmasını sağlamak amacıyla düzenlenmiştir. Böylelikle aynı muhasebe dili kullanılacak, bu da gerek sendikalar arasında, gerekse sendika merkezi ile şubeleri arasında uygulama birliği sağlayacaktır. önerilen hesap planında daha önce uygulanan "işçi ve işveren sendika ve konfederasyonların devletçe denetlenmesine ilişkin tüzük" ile sendika ve konfederasyonların uymakla zorunlu oldukları hesap planı çerçevesine istinaden tekdüzen hesap planı tebliği 7/B seçeneği esas alınmıştır. Muhasebenin usul ve esasları içinde yer alan kavramlara göre, sendikalarda maliyet hesapları 6 'lı hesap gruplarında değil, 7/B seçeneği esas alınarak izlenmesi uygun olacağı, elde edilen gelirlerin dönemsellik ilkesi göz önüne alınarak tahakkuk esasına göre yapılması gerekliliği, maddi duran varlıklarla ilgili olarak amortisman uygulanmasının ve yeniden değerleme yapılması, karşılıkların ve reeskont uygulamalarının yapılması gerekmektedir. Bundan dolayıdır ki, ticari kuruluşlardan farklı olarak sendikalar, özel kanunları doğrultusunda bir muhasebe düzenine sahip olup, bu manada uymakla yükümlü oldukları tekdüzen muhasebe sisteminde bile farklı kayıtların yapıldığı, muhasebenin temel kavramlarına, genel kabul görmüş muhasebe ilkelerine aykırılıklar olduğu saptanmıştır Sendikaların mevcut muhasebe uygulamalarına göre dönem sonlarında düzenleyecekleri mali tabloların güvenilir, doğru ve gerçek bilgileri içermesi açısından muhasebe uygulamalarının tezimizde önerildiği gibi olması gerektiği kanısındayız.
Türkiye'de futbol kulüplerindeki mevcut muhasebe sisteminin incelenmesi: Örnek bir uygulama
Topu, kafa veya ayak vuruşları ile karşı kaleye sokma kuralına dayanan ve on birer kişilik iki takım arasında oynanan top oyunu anlamına gelen futbol, ortaya çıkışı itibariyle M.Ö. 2500'lü yıllara dayanan eski bir tarihe sahiptir. Günümüz futbolu ortaya çıkmadan önce insanların ilk olarak futbolu, topu ayakla tekmelemek suretiyle yere dikilmiş iki mızrak arasından geçirmeye çalışmak şeklinde oynadığı görülmüştür. İnsanların aldığı haz ile orantılı olarak futbola daha fazla önem vermesi, futbolu zamanla diğer spor dallarından ayırmış ve 1857 yılında İngiltere'de futbol federasyonun kurulması ile modern anlamda futbol ortaya çıkmıştır.Futbol dünyada değişik ülkelerde değişik zamanlarda yayılmakla beraber Türkiye'de futbola ilk olarak 1875 yılında Osmanlı topraklarında ve yine 1877 yılında İzmir'in Bornova çayırlarında futbol turnuvalarının düzenlenmesi ile rastlanmıştır. Futbol kulüpleri ilk olarak 5253 sayılı Dernekler Kanununun ?Gençlik ve Spor Kulüpleri? başlıklı 14. maddesinde düzenlemeye konu olmuştur. Bu kanunda; futbol kulüplerinin finansal yapılarına ilişkin çeşitli düzenlemeler ile birlikte, kulüplerin gelir ve gider unsurlarının neler olduğu, gelirlerin elde edilmesinde ve harcamaların yapılmasında hangi usullere göre hareket edilmesi gerektiği konularına yer verilmiştir. Bu konular kanunda düzenlenmekle beraber, futbolun gelişen ekonomik yapısı çerçevesinde söz konusu düzenlemelerin futbolun finansal yapısını şeffaf bir şekilde ortaya koymada yetersiz kaldığı görülmüştür.Futbolun bir spor dalından çok ekonomik bir sektöre dönüştüğü ve bununla birlikte büyük bütçeye sahip olduğu göz önüne alındığında futbol kulüplerinin muhasebe yapılarında mevcut olan bir takım eksikliklerin ortadan kaldırılması amacıyla futbol kulüplerine Tekdüzen Muhasebe Sistemindeki hesaplara uygun alt hesaplar kullanılmak suretiyle yeni bir muhasebe sistemi önerilmiştir. Böylelikle futbol kulüplerinin muhasebe sistemleri ve finansal yapıları daha şeffaf bir yapıya kavuşturularak finansal çıktıların bilgi kullanıcılarına sunulması amaçlanmıştır.Anahtar Kelimeler: Futbol, Futbol Kulüpleri, Futbolun Finansal Yapısı, Muhasebe Sistemi