Afet hazırlığı

53 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Ortaokul yedinci sınıf öğrencilerinin afet bilgi düzeyleri ve farkındalıkları: Sapanca örneği

Bu araştırma, ortaokul yedinci sınıf öğrencilerinin afetler konusundaki bilgi düzeyleri ve farkındalıklarının belirlenmesi amacıyla gerçekleştirildi. Bu tanımlayıcı ve kesitsel araştırma Sapanca'da 9 ortaokulda öğrenim gören 389 öğrenci ile gerçekleştirildi. Verilerin toplanmasında araştırmacılar tarafından hazırlanan Tanıtıcı Bilgi ve Afet Farkındalık Formu ile 'Çocuklarda Afet Bilgi Düzeyi testi' kullanıldı.Verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistiksel testler, Kolmogorov Smirnov testi, Anova, Student-t testi, Ki-Kare testi, Continuity (Yates) düzeltmeli ve Fisher Tam Ki-Kare testi ve Pearson Korelasyon testi kullanıldı. Öğrencilerin yaş ortalaması 12,17±0,73 olup, %50,4'ü erkekti. Öğrencilerin %48,6'sının okul başarı durumlarının iyi, %29'unun orta olduğu belirlendi. Öğrencilerin daha önce %82,5'inin deprem, %53,8'inin sel yaşadıkları tespit edildi. Öğrencilerin %76,1'inin afetler konusunda daha önceden eğitim aldığı ve %30,7'sinin AFAD, %67,2'sinin okuldan eğitim aldığı tespit edildi. Öğrencilerin afetler ile ilgili soruları %20,3 ile %67,6 arasında doğru cevaplandırdığı saptandı. Öğrencilerin afet bilgi düzeyi testi puan ortalaması 11,69±3,87'dir. Daha önce afet yaşayan ve afet eğitimi alan öğrencilerin afet bilgi düzeyi testi puan ortalamasının, diğer öğrencilere göre istatistiksel açıdan anlamlı derecede yüksek olduğu belirlendi (p<0,05). Anne eğitimi ve baba eğitimi ilkokul olan öğrencilerin afet bilgi düzeyi testi puan ortalamasının diğer öğrencilere göre istatistiksel açıdan anlamlı derecede düşük olduğu belirlendi (p<0,01). Okul başarı durumu kötü olan öğrencilerin Afet Bilgi Düzeyi Testi puan ortalamalarının, okul başarı durumu orta, iyi ve çok iyi olanlara göre istatistiksel açıdan anlamlı derecede düşük olduğu belirlendi (p<0,01). Kız öğrencilerin, ekonomik durumu ve okul başarı durumu orta, iyi ve çok iyi olan, daha önce afet eğitimi alan ve afetler hakkında eğitim almayı düşünen öğrencilerin deprem sırasında "Güvenli bir yerde ÇÖK-KAPAN-TUTUN pozisyonunu uygulamayı düşünme durumunun daha yüksek olduğu belirlendi (p<0,05). Daha önce afet yaşayan ve afet eğitimi alan öğrencilerin kimyasal madde sızıntısı durumunda bulunulan ortamda varsa nemli havlu ile burnunu kapatmayı düşünme durumunun, daha önce afet yaşamayan ve afet eğitimi almayanlara göre daha yüksek olduğu belirlendi (p<0,05). Annesi çalışan, ekonomik durumu orta, iyi ve çok iyi olan, daha önce afet eğitimi alan ve afetler hakkında eğitim almayı düşünen öğrencilerin şartlar uygunsa ve sel varsa yüksek bir alana çıkmayı düşünme durumunun, diğer öğrencilere göre yüksek olduğu belirlendi (p<0,05). Afet ile ilgili programları takip eden öğrencilerin, sel esnasında uyarılar için TV ve radyo dinlemeyi düşünme durumunun, takip etmeyenlere göre daha yüksek olduğu belirlendi (p<0,05). Daha önce afet yaşayan, afet ile ilgili eğitim alan ve afetler konusunda yeterli bilgiye sahip olduğunu düşünen öğrencilerin bulunulan yerdeki kapalı alanda kalıp fırtınanın dinmesini beklemeyi düşünme durumunun, diğer öğrencilere göre daha yüksek olduğu belirlendi (p<0,05). Baba eğitimi ilkokul olan, okul başarı durumu kötü olan ve daha önce afet yaşayan öğrencilerin heyelan sırasında uygun şekilde bulunulan yeri terk edip aşağıya inmeyi düşünme durumunun, diğer öğrencilere göre daha yüksek olduğu belirlendi (p<0,05). Kız öğrencilerin, daha önce afet yaşayanların ve afetler konusunda yeterli bilgiye sahip olduğunu düşünen öğrencilerin yangın sırasında uygun olan en hızlı şekilde bulunulan yeri terk etmeyi düşünme durumunun, diğer öğrencilere göre daha yüksek olduğu belirlendi (p<0,05). Öğrencilerin yaş ortalaması ile Afet Bilgi Düzeyi Testi arasında anlamlı çok zayıf negatif ilişki bulundu (p<0,05). Araştırma sonucunda, öğrencilerin afetler ile ilgili bilgi düzeylerinin orta düzeyde olduğu belirlendi. Daha önce afet yaşayan, afet eğitimi alan, okul başarısı yüksek olan, anne ve baba eğitimi yüksek olan öğrencilerinin afetler ile ilgili bilgi düzeylerinin daha yüksek olduğu saptandı.

Afet eğitimiAfet hazırlığıAfetler+3
Hava Taşkın
Bezmialem Vakıf University · Institute of Health Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

İstanbul ili kamu, özel ve üniversite hastaneleri çalışanlarına verilen Hastane Afet ve Acil Durum Planları (HAP) uygulayıcı eğitimlerinin değerlendirilmesi.

Bu çalışmanın amacı, İstanbul'da düzenlenen "Hastane Afet ve Acil Durum Planları (HAP) Uygulayıcı Eğitimleri"nin, kamu, özel ve üniversite hastaneleri çalışanlarının hastane afet ve acil durum planları konusunda bilgi düzeyine etkisini araştırmaktır. Araştırmanın çalışma grubu, İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü Acil Sağlık Hizmetleri Başkanlığı Afetlerde Sağlık Hizmetleri Ulusal Medikal Kurtarma Ekipleri Birimi tarafından düzenlenen, Hastane Afet ve Acil Durum Planları Uygulayıcı Eğitimlerine Ocak 2017 - Haziran 2019 tarihleri arasında katılan ve halen İstanbul'da çalışmaya devam eden kamu, özel ve üniversite hastaneleri çalışanlarıdır. Hastane Afet ve Acil Durum Planları Uygulayıcı Eğitimine katılmış, eğitim öncesinde ve sonrasında uygulanan ön test ve son test değerlendirmelerini tamamlamış 49 ayrı oturumda eğitime katılmış 1066 Kamu, Özel ve Üniversite Hastaneleri Çalışanlarının dosya ve arşiv kayıtları retrospektif olarak incelenmiş, personelin demografik değişkenleri açısından bilgi düzeyleri karşılaştırılmış ve Hastane Afet ve Acil Durum Planları Uygulayıcı Eğitimine ilişkin değerlendirmeleri saptanmıştır. Çalışmada sonuç olarak kadınlarda ve erkeklerde ön test puanı medyanı sırasıyla, 70(28-88) – 70(3-88) iken, eğitim verildikten sonra son test puanlarına bakıldığında kadınlar ortalamayı 80 puana çıkarırken, erkeklerin daha geride kaldığı görülmüştür. Evli kişilerin ön test puan medyanı 70(13-88), bekar kişilerin ön test puan medyanı 68(3-85), eğitim sonrasında ise; bekar kişilerde 78(75-98)'e, evli kişilerde ise80(70-100) olarak saptanmıştır. Çalışmaya alınan 1066 katılımcının yaş ortalaması 38.81±8.26 yıldı, kadın-erkek oranının eşit olduğu görüldü ve %71,8'i evliydi. Çalıştıkları kurum türüne bakıldığında; kamu ve özel kurumda çalışanların oranları birbirine yakındı ve sırasıyla %44-45 idi. Ayrıca üniversitede çalışanlar tüm katılımcıların %9,2'ini (N:98) oluşturuyordu.Çalışmaya katılan kişilerin 656 (%61,7)'sının komisyon üyesi olmadığı saptanmıştır. Meslekler arasında soruların geneline bakıldığında puan ortalamaları karşılaştırmasında anlamlı bir fark bulunmadı. Kadın katılımcıların erkek katılımcılara oranla bilgi düzeyinde anlamlı farklılık mevcuttur. (P <0.001). Medeni durum bakımından evli kişilerin bilgi düzeyi bekar katılımcılara göre artışı istatistiksel olarak anlamlıdır (P <0.001). Özel ve Üniversite hastaneleri katılımcılarının, kamu katılımcılarına oranla bilgi düzeyinde anlamlı farklılık mevcuttur. (P <0.001). Komisyon üyesi olanlarda, olmayanlara oranla bilgi düzeyinde anlamlı farklılık mevcuttur. (P <0.001). Hastane afet ve acil durumu planı hazırlığından sorumlu personelin HAP Uygulayıcı Eğitimi alması, hastane çalışanlarının tamamının ise HAP ve afet konusunda farkındalık ve hizmetiçi eğitimlerini alması önem arzetmektedir. Anahtar kelimeler:Hastane, afet, acil durum, plan

AFADAcil durum planlamasıAcil durum yönetimi+7
Hilal Canaslan
Bezmialem Vakıf University · Institute of Health Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Medikal kurtarma ekibi üyelerinin acil durum/afetlere yönelik bireysel hazırlıkları ve afet sonrası iş sürekliliği değerlendirmesi: İstanbul Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi örneği

Bu çalışmanın amacı; İstanbul UMKE çalışanlarının afete hazırlık planı öz yeterliliklerini tespit etmek, 'Afetlerde Sağlık Hizmetleri'nde iş sürekliliğine yönelik tutumlarını tespit etmek, demografik değişkenlerin ve UMKE katılım bilgilerinin, bilgi ve tutum düzeyine etkilerini anlamaktır. Araştırma İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü Acil Sağlık Hizmetleri Başkanlığı Afetlerde Sağlık Hizmetleri Birimi'nde 01.07.2019-01.06.2020 tarihleri arasında İstanbul UMKE'de görevli ve gönüllü personellerin katılımıyla yapıldı. Veriler personellerin demografik ve UMKE katılım bilgileri yanında afet kavramına genel bakış, acil durum ve afetlere bireysel hazırlık, katılımcıların bireysel ve ailesel hazırlıkta etkilendikleri kişiler ve yararlandıkları kaynaklar, afetlerde iş sürekliliği, afet öncesi bireysel hazırlık sürecinde ve afet sonrasında ihtiyaç duyabilecekleri teknik yeterlilikler konularında sorular içeren bir anket aracılığı ile elde edildi. Çalışmaya farklı eğitim düzeyleri ve farklı görevleri olan 351 katılımcı (191 kadın, 160 erkek) dahil edildi. Katılımcıların ortalama yaşı 32.5±7.8 yıl idi. Mesleklerinde geçirdikleri ve UMKE'de gönüllü olarak bulundukları ortalama süre sırasıyla 10.9±7.6 yıl ve 4.1±3.5 yıl olarak bulundu. Katılımcıların %78.1'inin çalıştıkları kurum ya da sivil toplum kuruluşunda afetlere bireysel hazırlık içerikli "afet bilinci eğitimi" aldığı öğrenildi. Katılımcıların %27.1'inin daha önce bir acil durum/afet yaşadığı, %32.8'inin herhangi bir acil durum/afette görev aldığı tespit edildi. Katılımcıların 248 (%70.65)'i yakın zamanda bir afet ile karşılaşma ihtimalinin yüksek olduğunu düşünmekte olup, 320 (%91.16) katılımcı kendilerinin de bu afetten etkilenebileceği görüşünde idi. Afet kavramına genel bakış bölümünde tam puan 30, hesaplanan ortalama puan 19.37 olup, başarı yüzdesi ortalama %64.58 saptanmıştır. Kadın katılımcılarda, daha önce afete maruz kalan kişilerde ortalama puan daha yüksek saptanmıştır. Afete bireysel ve ailesel hazırlık ile ilgili yöneltilen sorulara verilen cevapların analizi sonucunda 80 tam puan üzerinden hesaplanan ortalama puan 64.1, başarı yüzdesi %80.15'dir. Toplam puan en yüksek teknik personelde, en düşük ise tıbbi sekreterlerde saptanmıştır. Özel kurumlarda çalışan personelde, afet bilinci eğitimi alanlarda, daha önce herhangi bir afette görev yapanlarda, temel eğitim dışında geliştirme eğitimleri ve tatbikatlara katılmış olanlarda puan daha yüksek saptanmıştır. Katılımcılar afet ve acil durumlara bireysel ve ailesel hazırlıkta etkilenilen kaynakları azalan sıklık sırası ile fikrine önem verdiği kişiler, konu ile ilgili politikaların, aile bireyleri, arkadaşlar, kitap, gazete ve broşürler olarak belirtmiştir. Bu bölümde tam puan 30 olup hesaplanan ortalama puan 19.9'dur. Afet bilinci eğitimi alan katılımcıların puanının daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Acil durum ve afet durumlarında iş sürekliliği ile ilgili sorulara verilen yanıtların analizinde 60 tam puan üzerinden hesaplanan ortalama puan 44 ve ortalama başarı yüzdesi %73.26'dır. En yüksek puan teknik personelde, en düşük ise paramedik ve acil tıp teknisyenlerinde tespit edilmiştir. Afet bilinci eğitimi alanlarda, daha önce herhangi bir afette görev alanlarda, UMKE eğitimlerinin tümünü alan ve tatbikatlara katılanlarda puan daha yüksek saptanmıştır. Acil durum ve afetlerde müdahale için gerekli teknik yeterlilikler ile ilgili sorulara katılımcıların verdiği yanıtların analizinde 45 tam puan üzerinden hesaplanan ortalama puan 36.3 ve ortalama başarı yüzdesi %80.68'dir. Erkeklerde, özel kurumlarda çalışanlarda, anestezi teknikerlerinde, afet bilinci eğitimi alanlarda, daha önce afette görev alanlarda ve UMKE eğitiminin tümünü alıp tatbikatlara katılanlarda daha yüksek puan tespit edilmiştir. İş sürekliliği ile ilgili anket bölümünde alınan puan, UMKE gönüllülük süresi, bireysel hazırlık bölümünden alınan toplam puan, bireysel ve ailesel hazırlıkta etkilenilen kişi ve kaynaklar bölümünden alınan puan ile pozitif korele bulunmuştur. UMKE eğitimleri içerisinde afete genel bakış konusunda bilgilendirme ve yönlendirmeyi sağlayacak etmenlerin eklenmesi gerektiği, görev tecrübesinin kişinin afete hazırlık konusundaki bilincini arttırdığı, afete genel bakış konusunda bilinçlendirme arttırılırsa bireysel hazırlık düzeyinin de artacağı çıkarımı yapılmıştır. Bireysel hazırlık konusunda yeterli yanıt alınamayan bireylerde başlıca nedenler, katılımcıların afete hazırlık yapmaktan daha önemli sorumluluklarının olduğunu düşünmesi, yeterli bilgi, maddi kaynak ve zaman olmaması olarak tespit edilmiştir. Bu konuda aksiyon alınması bireysel hazırlık sürecini olumlu etkileyecektir. Görev tecrübesi arttıkça daha doğru kaynaklardan yararlanıldığı düşünülmüştür. Personelin eğitimini pekiştirmek ve bireysel hazırlıklarını teşvik etmek amaçlı olarak broşür ve görsellerin kullanılmasının yararlı olabileceği düşünülmüştür. UMKE personelinin afet sonrası kendi yakınlarının güvende olacağı bir ortam sağlanması iş sürekliliğini olumlu etkileyecektir ki bunun için de kendileriyle beraber hayatlarından endişe duyacakları insanlarında afete hazırlanmasının önemli olduğu düşünülmüştür. Sonuçlarımız UMKE personellerinin gönüllüğünü ortaya koyarak, ihtiyaç halinde UMKE ile iletişime geçip kısa sürede göreve hazır hale gelme eğilimde olduklarını göstermektedir. Ancak iş süreçleri ile ilgili bazı konularda belirsizlikler olduğu ve bu konuların standartlarının ortaya konması ile acil durum/afetler sonrası göreve katılım oranlarını arttıracağı gözlenmiştir. Katılımcıların mesleki donanım olarak kendilerini yeterli gördüğü ancak yaşam alanlarındaki insanlarla organizasyon konusunda eksiklikler olduğu anlaşılmaktadır. Teknik yeterlilik ne kadar iyi ise bireysel hazırlığın daha iyi yapılacağı, daha doğru kaynaklardan faydalanılacağı ve sonuç olarak da iş sürekliliğinin daha iyi olacağı çıkarımı yapılmıştır. Anahtar Kelimler: Afet, Medikal Kurtarma, Afete Bireysel Hazırlık, Afetlerde İş Sürekliliği

Acil durum yönetimiAcil durumlarAfet hazırlığı+5
Erkan Kaya
Bezmialem Vakıf University · Institute of Health Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Kriz ve afet yönetiminde bir STK örneği: Kızılay

Tarih boyunca bakıldığında, birey ve toplumların yaşamlarını etkileyen birçok kriz ve afet olayları meydana gelmiştir. Kriz, insan yerleşimlerinde mevcut düzeni bozan ve gerilim yaratan bir durumdur. Krizlerin meydana gelmesine neden olan birçok etmen bulunmaktadır. Bu etmenler arasında en çok afet olayları etkili olmaktadır. Ülkemiz bulunduğu jeopolitik konumu itibariyle deprem başta olmak üzere birçok doğal afete davetiye çıkarmaktadır. Deprem, sel, çığ gibi doğal afetler veya teknolojik ve insan kaynaklı afetler gibi farkli afet türleri meydana gelmektedir. Afetler, bireylerin mevcut durumlarını ve faaliyetlerini kısa veya uzun süreli kesintiye uğratmakta ve insanların ve diğer canlıların yaşamları üzerinde maddi ve manevi olarak çok büyük kayıplarla karşı karşıya kalmaktadır. Bu kayıpları en aza indirmek ve meydana gelebilecek ikinci tehdit oluşturacak doğal veya yapay afetleri önceden tespit edip gerekli önlemleri almak, doğacak hasarları olabildiğince önlemek, yaşanacak olası kayıpların önüne geçmek için sistemli, planlı ve etkin bir kriz ve afet yönetimi gerekmektedir. "Kriz ve Afet Yönetiminde Bir STK Örneği: Kızılay" adlı bu çalışma, ulusal ve uluslararası alanda meydana gelen kriz ve afet olayları nedeniyle yaşamlarını devam ettirmek için temel ihtiyaçlarını gideremeyen bireylerin ve toplumların üzerindeki olumsuz ve kötü etkilerini, can ve mal kayıplarını en az düzeye indirmek amacıyla yapılan çalışmaları inceleyen bir araştırma olmaktadır. Bu kapsamda, öncelikle kriz ve afet yönetimi kavramsal çerçevede ayrı ayrı ele alınmakta, kriz ve afet yönetim süreçleri, sınıflandırılması, doğrudan ve dolaylı yöndeki etkileri açıklanma ve kriz ve afet yönetim evrelerinin neler olduğu incelenmektedir. Kriz ve afet olaylarında mağdur olan, yoksul duruma düşen afetzedelerin ihtiyaçlarını gidermek ve onlara destek sağlamak amacıyla faaliyet gösteren gönüllü kuruluşlar olan STK'ların oluşumları, amaçları, faaliyetleri ve özellliklerinin neler olduğu açıklanmaktadır. Ülkemizde kriz ve afet yönetimi bağlamında faaliyet gösteren bazı STK'lar hakkında bilgiler verilmektedir. Bunlar arasında yer alan ve çalışma dahilinde ele alınan, ulusal ve uluslararası alanda faaliyet göstermekte olan Türk Kızılay'ı incelenmektedir. Çalışma kapsamında, literatür taraması, birçok döküman analizi ve Kızılay'ın resmi web sitesi incelenmiştir. Kızılay'ın ilkeleri, değerleri, görevleri ve diğer alanda yaptığı çalışmalara değinilmektedir. Kızılay, yurt içi ve yurt dışında meydana gelen afetlerden dolayı afetzedelere yardım faaliyetleri yürüten, afet müdahale kapsamında yerel, bölgesel ve uluslararası alanda ilgili örgütlerle koordineli çalışmalarda bulunan, arama-kurtarma ve iyileştirme çalışmalarına katkı sağlayan, afet hazırlık ve müdahalesine göre eğitim programları hazırlayan, yoksul, insani yardıma muhtaç ve afetzede vatandaşlar için ayni ve nakdi yardım bağışları için kampanyalar yürüterek önemli roller üstlenmektedir. Bu kapsamda Türk Kızılay'ı, kriz ve afet yönetiminde yürüttüğü bu çalışmaların oldukça önemli olduğu sonucuna ulaşılmaktadır. Anahtar Sözcükler: Kriz ve Kriz Yönetim, Afet, Afet Yönetimi, STK, Kızılay

Afet hazırlığıAfet yönetimiAfetler+4
Duygu Akyüz
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Öğretmen adaylarının doğal afet okuryazarlık düzeylerinin belirlenmesi

Araştırmanın amacı, sosyal bilgiler, fen bilgisi ve sınıf öğretmenliği bölümlerinin 4. sınıflarında öğrenim gören öğretmen adaylarının doğal afet okuryazarlık düzeylerini belirlemek, doğal afet okuryazarlığını oluşturan bileşenler (bilgi-duyuşsal eğilimdavranış) üzerinde çeşitli değişkenlerin etkisini ortaya koymaktır. Bu amaç doğrultusunda araştırma maksimum çeşitlilik örnekleme yöntemiyle seçilen Türkiye'nin 8 farklı üniversitesindeki 1218 öğretmen adayı ile gerçekleştirilmiştir. Tarama modelinin kullanıldığı araştırmada veriler kişisel bilgiler formu, davranış ölçeği, duyuşsal eğilimler ölçeği ve bilgi testini içinde barındıran 'Doğal Afet Okuryazarlığı Anketi' ile toplanmıştır. Veriler SPSS programı yardımıyla betimsel istatistik, bağımsız örneklem t testi, ANOVA, basit korelasyon yöntemleri ile analiz edilmiştir. Elde edilen bulgulara göre öğretmen adaylarının doğal afet bilgileri ve davranışları orta düzeyde, doğal afetlere karşı duyuşsal eğilimleri kısmen yüksek düzeyde bulunmuştur. Genel doğal afet okuryazarlıkları ise kısmen yüksek düzeydedir. Cinsiyet, yaşanılan yerleşim birimi, baba eğitim ve aile aylık gelir durumu öğretmen adaylarının doğal afet okuryazarlıkları üzerinde anlamlı bir farklılık oluşturmaz iken, eğitim görülen bölüm, üniversite, akademik ortalama ve anne eğitim durumu anlamlı bir farka neden olmaktadır. Doğal afet okuryazarlığını oluşturan bileşenler arasında ise bilgi puanları ile davranış ve duyuşsal eğilimler ölçeğine ait puanlar arasında zayıf, davranış ve duyuşsal eğilimler ölçeği puanları arasında orta düzeyde pozitif bir ilişki tespit edilmiştir. Ayrıca akademik başarısı yüksek olan, kendisi ya da yakınları doğal afet yaşayan, doğal afet faaliyetlerine katılan ve doğal afet dersi alan öğretmen adaylarının doğal afet okuryazarlığı daha yüksek çıkmıştır. Araştırma sonunda elde edilen bulgulara bağlı olarak program, müfredat, uygulayıcı ve araştırmacı odaklı bazı önerilerde bulunulmuştur.

Aday öğretmenlerAfet hazırlığıAfet yönetimi+6
Ufuk Sözcü
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

112 il ambulans başhekimliği servisinde çalışan personellerin afet ve acil durumlara hazırlık düzeylerinin belirlenmesi: Burdur ili örneği

Çalışmanın amacı Burdur ili 112 ambulans servisinde çalışan personellerin afet ve acil durumlara hazırlık seviyesinin belirlenmesidir. Çalışmamızda KARABIYIK tarafından 2010 yılında yapmış olduğu yüksek lisans tezinde geliştirdiği ölçek kullanılmıştır. Çalışmamız on bölümden oluşmaktadır. İlk iki bölümde afet ve acil durum kavramları üzerinde durulmuş ve aralarındaki farklılıklar örneklerle ele alınmıştır. Üçüncü bölümde ise afet yönetimi ve evreleri üzerinde durulmuştur. Dördüncü bölümde Türkiye ve dünya üzerinde bazı ülkelerin afet yönetim sistemleri incelenmiştir. Beşinci bölümde Türkiye afet yönetim sisteminde 112 ambulans servisinin yeri ve önemi incelenmiştir. Altıncı bölümde Burdur ilinin afetselliği ve 112 il ambulans başhekimliğinin özelikleri incelenmiştir. Yedinci bölümde araştırmamızın gereç ve yöntemi belirtilmiştir. Çalışmamızın evrenini 112 il ambulans servisinde çalışan 392 kişiden, çalışmamıza katılmayı kabul eden 260 kişi oluşmuştur. Uygulanan ölçekte istatistiksel anlamlılık düzeyi (p<0,005) olarak kabul edilmiştir. Çalışmamızın "Cronbach's Alpha" testi sonucu 0,984 bulunmuştur. Kullandığımız ölçek dokuz kısımdan oluşmaktadır. İlk sekiz kısım afet ve acil durumlara hazırlık kriteri olarak değerlendirilmiştir. Son kısımda çalışmamıza katılan personellerin sosyo – demografik özellikleri incelenmiştir. Çalışmamızın sekizinci kısmında bulgular verilmiştir. Dokuzuncu kısımda bulguların literatürde benzer kaynaklarla karşılaştırılması yapılmıştır. Onuncu kısım sonuç ve önerilerden oluşmaktadır.

112 Acil Çağrı MerkeziAcil durumlarAfet hazırlığı+6
Faruk Demirsoy
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Health Sciences
2020
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Dicle Üniversitesi Hastaneleri hastane afet planı ve acil yönetimi

Afetlerde yönetim; afetlerin önlenmesi ve zararlarının azaltılması amacıyla yapılması gereken tüm çalışmaların esaslarının ortaya konması, yönlendirilmesi, koordine edilmesi ve etkili bir biçimde uygulanabilmesi için toplumun tüm kurum ve kuruluşlarıyla, kaynaklarının yönetilmesini ve yönlendirilmesini gerektiren bir süreçtir. Afetlerde özellikle sağlık hizmetlerinin yönetimi öncelikli konu olmakta ve bu konuda önceden eğitim almış personelin görev yapması hizmetlerin etkililiğini artırmaktadır. Çalışmamız hastane afet yönetimini gözden geçirerek daha önce meydana gelen 3 olgunun afet yönetimini geriye dönük tartışarak gözden geçiren gözlemsel çalışmadır. Birinci olgu, 2014 yılında Diyarbakır-Lice karayolunda meydana gelen LPG-araç patlaması olayıdır. İkinci olgu, 2015 yılında Diyarbakır'da miting sırasında meydana gelen patlama olayıdır. Üçüncü olgu ise, 2017 yılında hastanemiz (Dicle Üniversitesi hastanesi) radyoloji bölümünde meydana gelen yangın olayıdır. Birinci olayda 69 ikinci olayda ise 102 hasta etkilenmiştir. Üçüncü olayda 2 ameliyathane personeli etkilenmiş olup yoğun bakımlar boşaltılmış ve devam eden ameliyatlara son verilmiştir. Sonuç olarak, Doğal afetler konusunda ülke çapında gerekli bilgilendirmeler ve düzenlemeler yapılmalı, gerekli eğitimler verilmelidir. Herhangi bir anda meydana gelen doğal afeti yönetebilecek kadar yeterli sağlık kuruluşu, sağlık çalışanı ve gerekli tıbbi ekipman ve malzeme hazır bulunmalıdır. Her ülke başına gelecek doğal afeti yönetebilecek kapasitede olmalıdır. Anahtar kelimeler: Hastane afet planı, doğal afetler, patlama, yangın, yanıklar.

Acil durumlarAfet hazırlığıAfetler+7
Abdulbasit Alcan
Dicle University
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'nin Afetlere Hazırlık Politikalarının Toplum Algısı Üzerinden Karşılaştırmalı Analizi: Van-Bitlis Örneği

Bu çalışmada, Türkiye'nin afetlere hazırlık politikalarının toplum algısı üzerinden karşılaştırmalı olarak incelenmesi amaçlanmıştır. Bu bağlamda, araştırma Van ve Bitlis illerinde gerçekleştirilmiştir. Bu illerin seçilme nedeni; yakın tarihte afetin yaşandığı (2011-Van) ve yaşanmadığı (Bitlis) iki ilde afetlere hazırlık politikalarının etkinliği ve bu politikalar çerçevesinde yapılan faaliyetlerin vatandaşlar tarafından ne düzeyde bilindiği ve iki il arasında farklılık olup olmadığının tespit edilmesidir. Araştırmanın ana kütlesini her iki ildeki üniversitenin personeli, örneklemi ise, bu iki üniversiteden araştırmaya basit tesadüfi yöntemle gönüllü katılım sağlayan personel oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında ilk olarak afet olgusu ele alınmış, daha sonra Türkiye'nin afet politikaları ve Van ve Bitlis illerinin afetselliğine yer verilmiş, son olarak araştırma kapsamında elde edilen veriler doğrultusunda analizler yapılmıştır. Elde edilen veriler, tanımlayıcı istatistiki analizlerin yanı sıra, faktör, korelasyon, T testi ve ANOVA analizlerine tabi tutulmuştur. Analizler sonucunda genel olarak ülkemizdeki afetlere hazırlık politikalarının araştırmanın örneklemi kapsamında etkin bir düzeyde olmadığı görülmüştür.

Afet hazırlığıAfet yönetimiAfetler+2
Ahmet Uğur
Bitlis Eren University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Bitlis ili devlet hastanelerinde çalışan hemşirelerin afet hazırlığı ve hazırlık algısının incelenmesi

Bu araştırma, hemşirelerin afetlere yönelik hazırlığı ve hazırlık algılarını incelemek üzere yapılmıştır. Çalışma, Bitlis İl Sağlık Müdürlüğüne bağlı sağlık tesislerinden Bitlis Devlet Hastanesi, Tatvan Devlet Hastanesi, Ahlat Devlet Hastanesi, Adilcevaz Onkoloji Hastanesi, Güroymak Devlet Hastanesi, Hizan Devlet Hastanesi ve Mutki İlçe Hastanesi'nde kesitsel olarak yapılmıştır. Çalışmanın evreni Bitlis İl Sağlık Müdürlüğüne bağlı devlet hastanelerinde görev yapan 424 hemşire oluşturmuştur. Herhangi bir örnekleme yapılmadan evrenin tamamı alınmıştır. Ancak çalışma 330 hemşire ile tamamlanmıştır. Araştırmacı tarafından verilerin toplanmasında "Bireysel Bilgi Formu" ve Özcan tarafından geliştirilen "Hemşirelerde Afete Hazırlık Algısı Ölçeği"nden yararlanılmıştır. Veriler 09.07.2018-23.08.2018 tarihleri arasında hafta içi günlerde hastanelere gidilerek yüz yüze görüşme tekniğiyle derlenmiştir. Verilerin analizinde aritmetik ortalama, sayı, yüzde, Kruskal-Wallis ve Mann-Whitney testi kullanılmıştır. HAHAÖ (Hemşirelerde Afete Hazırlık Algısı Ölçeği)'ya göre hastanelerde çalışan tüm hemşirelerin hazırlık algıları yüksek bulunmuştur. Mutki İlçe Hastanesi'nde çalışan hemşireler en yüksek hazırlık algısına sahip iken; Tatvan Devlet Hastanesi'nde çalışan hemşireler ise en düşük hazırlık algısına sahiptir. Çalışmada afetle ile ilgili eğitim alan hemşirelerin, afet eğitimi almayan hemşirelere göre hazırlık algıları daha yüksek olduğu görülmüştür. Araştırmada afet deneyimi yaşayan hemşirelerin afet deneyimi yaşamayan hemşirelere göre afet hazırlık algısı yüksek bulunmuştur. Sonuç olarak; hemşirelerin hazırlık algılarının yüksek, müdahale ve afet sonrası algıları ise orta düzeyde olduğu saptanmıştır. Ancak hemşirelerin bireysel özelliklerinde ise afete kısmen hazır olduğu görülmüştür.

Afet hazırlığıAfetlerBitlis+4
Emrah Yürekli
Bitlis Eren University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Afetlerde acil yardım planlaması

Dünyada ve ülkemizde bugüne kadar yaşanan afetler ve ortaya çıkan acil durumlardan edinilen tecrübeler, her sektörün kendi alanına dair tehlike ve riskleri belirleyerek, yaşanacak olumsuz durumlara hazırlıklı olunması gerektiğini göstermektedir. Afetler ani gelişen olaylar olduğu için sürekli hazırlıklı olmak gerekir. Bu yüzden afetler sonucunda can kaybının ve sakatlanmaların en az seviyeye indirilmesi ve afetlerden mümkün olduğunca az kayıpla çıkılabilmesi ve kısa sürede normal hayata dönülebilmesi için etkili bir acil yardım organizasyonuna ihtiyaç vardır. Bu çalışma kapsamında Japonya, Rusya, Şili, Yeni Zelanda ve Türkiye'nin "afetlerde acil yardım" alanında yaptığı çalışmalar incelenmiştir. Bu ülkeler ile Türkiye arasındaki farklar ortaya konulmaya çalışılmıştır. Daha sonra Türkiye'de yerel düzeydeki acil yardım planları ve çalışmalarının nasıl yürütüldüğü, Batman ili örneği üzerinden mevcut durum irdelemesi yapılarak, olası aksayan durumlar için öneriler getirilmeye çalışılmıştır. Türkiye'de modern afet acil yardım sistemi için, eksik kalmış noktalar için yaklaşımlar ortaya konulmuştur. Anahtar Kelimeler: Afet, Acil yardım, Planlama, Türkiye, Batman afet

Acil durumlarAfet hazırlığıAfet yönetimi+4
Dilber Baskak
Bitlis Eren University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Bitlis ili itfaiye çalışanlarının afet bilgi düzeyi ve afetlere hazırlık durumunun araştırılması

Bu araştırma, Bitlis ili itfaiye çalışanlarının afet bilgi düzeyi ve afetlere hazırlık durumunu kapsayan nicel verilere dayalı betimsel tarama modelinde bir araştırmadır. Araştırmanın kurgulanan kuramsal modeline göre ana problem ekseninde altı adet alt problem oluşturulmuştur. Araştırmanın çalışma evrenini Bitlis ili itfaiye çalışanları oluşturmaktadır. İtfaiye çalışanları evrenden basit tesadüfi örnekleme alma yöntemiyle seçilmiştir. Araştırmada daha önce geliştirilen bir ölçme aracı kullanılmıştır. Araştırmada ölçeğe ilişkin doğrulayıcı faktör analizi ve güvenirlik analizleri yapılmıştır. Araştırmada katılımcılardan bilgi toplamak amacıyla toplamda 40 soruluk anket formu hazırlanmıştır. Araştırma sonucunda katılımcıların görüşlerinden; Türkiye'ye özgü afet türünün sırasıyla deprem (%87,5) ve yangın (%25,0), Bitlis'e özgü en önemli afet türünün sırasıyla orman yangını (%35,3) ve yangın (%32,5) olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmaya katılanların tamamı erkeklerden ve %65,5'i ortaöğretim mezunlarından oluşmaktadır. Afet/acil durumlara hazırlık deneyimlerine ilişkin olup afet müdahale planı bünyesinde düzenlenen tatbikata itfaiye çalışanlarının %55'inin ve mesleki spor faaliyetlerine %67,5'inin katılmadığı saptanmıştır. Araştırmanın genelinde itfaiye çalışanlarının afet ve acil durum bilgi düzeyleri ile hazırlık ve müdahale için aldıkları eğitimlerin nitelikli olarak artırılması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar kelimeler: Bitlis İtfaiye Çalışanları, Afet Bilgi Düzeyi, Afete Hazırlık Durumu. ha sonra doldurulacaktır

Afet eğitimiAfet hazırlığıAfet yönetimi+5
Aysun Kurtkan
Bitlis Eren University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Tokat ili Niksar ilçesi belediye İtfaiye Müdürlüğünün afet ve acil durumlara hazırlığının değerlendirilmesi

Son yıllarda ülkemizde meydana gelen afet ve acil durumlardaki artış itfaiye teşkilatlarının afet ve acil durumlardaki görevlerinin, yeterliliğinin ve öneminin kamuoyunda gündeme gelmesine neden olmuştur. 24 Ocak 2020 Elazığ depremi, 30 Ekim 2020 Ege Denizi depremi, 22 Ağustos 2020 Giresun Dereli ilçesinde yaşanan sel ve su baskınları, 21 Temmuz 2021 Rize ve Artvin illerinde yaşanan sel ve su baskınları, 28 Temmuz 2021 Antalya'nın Manavgat ilçesinde başlayan ve birçok ilimizi etkileyen orman yangınları, 11 Ağustos 2021 Bartın, Kastamonu, Sinop illerini etkileyen sel ve su baskınları fiziksel, sosyal ve ekonomik kayıplara neden olmuştur. Yaşanan bu afetlerde TAMP kapsamında AFAD koordinasyonunda birçok ilin itfaiye teşkilatları müdahale çalışmalarında önemli görevler almıştır. Bu tez çalışmasının amacı itfaiye teşkilatlarının afet ve acil durumlara hazırlığının Tokat ili Niksar ilçesi İtfaiye Müdürlüğü özelinde değerlendirilmesidir. Çalışmada anket ve gözlem yöntemleri uygulanmıştır. Anket çalışması Niksar ilçesi Belediye İtfaiye Müdürlüğünde görevli 30 personelden 25'ine uygulanmıştır. Çalışma evrenin tamamına değil %83,33'üne uygulanmıştır. Gözlem yöntemiyle Niksar Belediye İtfaiye Müdürlüğünde çalışan personel sayısı, bulunan araç, malzeme, ekipmanlar incelenmiş ve Belediye İtfaiye Yönetmeliği'ne göre değerlendirilmiştir. Katılımcılara göre Tokat bölgesini tehdit eden en önemli afet türü %92 oranla depremdir. Temel afet bilgisi ve kurtarma faaliyetleri eğitimini almış katılımcı oranı ise % 84'tür. Fakat katılımcıların müdahalede görev aldığı afet ve acil durumların dağılımı incelendiğinde depreme müdahalede görev alan katılımcı bulunmadığı görülmektedir. Katılımcıların afet / acil durumlara müdahalede beden gücünü / fiziksel durumunu yeterli bulma oranı %64'tür. Afetlerde can ve mal kayıplarını en aza indirmek için itfaiye teşkilatları her türlü afet ve acil duruma müdahalede personel, araç, malzeme ve ekipman bakımından yeterli seviyeye getirilmelidir.

Acil durum yönetimiAcil durumlarAfet eğitimi+5
Gökhan El
Bitlis Eren University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de afetlerde sosyal hizmet uygulamaları: 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremleri örneği

Afetler ve afetlerle mücadele günümüzde üzerinde en çok çalışılan konular arasında yer almaktadır. Afetler içerisinde depremler ise insanların en fazla karşılaştıkları afet türlerinden bir tanesidir. Depremler aniden ve beklenmedik zamanlarda gerçekleşerek insan yaşamını birçok yönden etkilemektedir. Depremler toplumsal yaşamı kesintiye uğrattığı gibi farklı kurumların kolektif çalışmalarıyla depremlere müdahale edebilmek mümkündür. Bu çalışmanın amacı; Türkiye'de 6 Şubat 2023 tarihinde gerçekleşen Kahramanmaraş merkezli depremlere yönelik olarak sunulan sosyal hizmet uygulamalarını kategorik olarak belirlemektir. Bu bağlamda afet kavramı ve türleri tanımlanmakta, afet yönetimi ele alınmakta, sosyal hizmet kavramı ve uygulamaları açıklanmakta, afet öncesi, esnası ve sonrasında sunulan sosyal hizmet uygulamaları anlatılmaktadır. Çalışma teorik çerçevede hazırlanmış olup ulaşılan sonuçlara yönelik birtakım önerilerde bulunulmaktadır.

Afet hazırlığıAfet yönetimiAfetler
Aziz Baz
Bitlis Eren University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Sağlık personellerinin afet farkındalığı ve afetlere yönelik tutumlarının incelenmesi

Afetlerin olumsuz etkilerini azaltmak, başarılı bir afet yönetimi ve toplumların afetlere karşı farkındalığının artırılmasıyla mümkündür. Bu araştırma Diyarbakır ilinde görev yapan sağlık personellerinin afet farkındalığı ve afetlere yönelik tutumlarını değerlendirilmek amacıyla yapılmıştır. Kesitsel ve tanımlayıcı tipte olan araştırmanın evrenini Diyarbakır ilinde görev yapan sağlık personelleri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise rastgele örneklem seçimi yöntemiyle gönüllü olarak katılan 284 sağlık personeli oluşturmaktadır. Araştırma grubuna çevrim içi yöntem ile ölçek formları araştırmacı tarafından uygulanmıştır. Araştırmada veri toplama formu olarak bireylerin demografik özellikleri elde etmek amacıyla araştırmacı tarafından hazırlanan kişisel bilgi formunun (cinsiyet, yaş, medeni durum, afete maruz kalma, afet eğitimi alma, ilk yardım eğitimi alma, "Evinizde afet ve acil durum çantası var mı?", "Kişisel veya aile afet planınız var mı?", afet bilgi kaynağı) yanı sıra Türkan ve Kılıç (2017) tarafından geliştirilen 3 boyutlu Afet Tutum Ölçeği (ATÖ) kullanılmıştır. Verilerin istatistiksel analizinde," Independent Sample T-Testi" ve "Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA)" kullanılmıştır. "Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA)" yapılan testlerde ortaya çıkan anlamlı farklılık sonuçlarının hangi gruplar arasında olduğunu belirlemek için "Post- Hoc" testi uygulanmıştır. Verilerin homojen olmasından ve örneklem sayısının eşit olmamasından dolayı bu testlerden "Scheffe" uygulanmıştır. Bu araştırmada Diyarbakır ilinde görev yapan sağlık personelinin genel olarak afetlere yönelik tutumu orta düzeyin üzerinde olduğu tespit edilmiştir.

Afet bilinciAfet hazırlığıAfet yönetimi+1
Gizem Gölpınar
Bitlis Eren University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Afet yönetimi ve Bursa'da sağlık sektöründe afet yönetimi

Türkiye'de farklı sektörlerde olduğu gibi sağlık sektörü ve kurumlarında da afetlere hazırlık ve yönetim çalışmaları, 1999 Gölcük ve Düzce depremleri ile hızlanmıştır. Sadece deprem merkezli değil, diğer bütün afetleri de kapsayan bütünsel bir afet yönetimi anlayışı ile çalışmaların neler olması ve bu çalışmaların ortaya çıkarılması, böylece sorunların azaltılması bu anlayışın temelidir. Bu adımlara paralel olarak hazırlanılan çalışmada, ilk olarak afet ile ilgili kavramlara, 2009 yılındaki ilgili mevzuat ve acil eylem planlarının hazırlanması sırasındaki önceliklere ayrıca uluslararası platformda kabul görmüş afet yardımlarındaki asgari standartlara değinilmiştir. Çalışmanın amacı, sağlık sektöründe afetlere hazırlık aşamasında afet yönetimi merkezli anlayışla riskleri görme, mevcut kaynakların en uygun şekilde kullanılmasına dikkat çekmektir. Bununla beraber güncel bilgileri paylaşarak, hastanelerdeki tüm çalışanların yaşanacak afetler öncesinde bilinçli, hazırlıklı ve tedbir alabilmeleri için yol gösterici amacını taşımaktadır. Ayrıca afet öncesi ve sonrası tehlikelere karşı ne tür önlemler alınabileceği konuları hakkında da bilgiler verilmiştir.

Afet hazırlığıAfet yönetimiAfetler+5
Halil Ersin Törenci
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Afyon Kocatepe Üniversitesi Ahmet Necdet Sezer Uygulama Ve Araştırma Hastanesinde afet planı eğitim çalışması

Afetler son yıllarda sayıca artarak tüm insanlık üzerinde olumsuz etkiler bırakmaya devam etmiştir. Afete yanıt sistematize edilerek, afetin vereceği zararın en aza indirilmesi için tüm dünyada çalışmalar hızla devam etmektedir.HOYS belli kurallar çerçevesinde olan kolay, herkesce anlaşılabilen ve tüm hastanelere uyarlanabilen bir sistem olarak kabul görmüştür. HOYS dahilinde yapılan HAP da ülkemize uyarlanarak yapılmaya başlanmıştır. Ülkemizde afet riski açısından depremler, su baskınları, trafik kazaları ilk sıralardadır. Ülke genelinde planlama yapılırken özellikle bu tür afetlere geniş yer verilmelidir. Afyonkarahisar İli için yapılan risk analizinde sırasıyla trafik kazaları, su baskınları ve depremler en yüksek risklerdir. Kurumumuz için de yapılması gereken HAP bu konulara odaklanmalıdır.2006 yılında Ersel ve arkadaşlarının yaptığı çalışmada hastanelerin %20'sinin risk analizi yaptığı görülmüştür. Oysa ki HAP yapılırken risk analizine göre öncelikler belirlenmeli ve sistem en yüksek riskden düşük riske doğru hazırlanmalıdr.Yaptığımız tezde HAP oluşturulmasına yönelik eğitim çalışması yapılmış, eğitim öncesi ve sonrası anketlerle bilgi düzeyi değerlendirilmiştir. HAP eğitiminden bir buçuk yıl sonra tekrar aynı anket uygulanarak bilgilerin kalıcı olup olmadığı değerlendirilmiştir.Eğitim sonunda üniversite ve yüksekokul mezunlarının daha başarılı olduğu ancak tekrar edilmeyen bilgilerin unutulduğu saptanmıştır. Eğitim ve tatbikatların yapılıp, düzenli tekrarlanması, kurumun afet planını tam uygulayabilmesi için şarttır. Aynı zamanda göreve yeni başlayan hastane personeli için de tekrarlamak şarttır.Sonuç olarak HAP yapılması belli aralıklarla güncellenmesi ve tatbikatlarla personelin benimsemesini sağlanması gereklidir.

Afet hazırlığıAfet yönetimiAfet yönetmelikleri+3
L. Özlem Özaslantaş
Afyon Kocatepe University
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

Dağlık alanlarda yangın güvenliği ve toplumsal dirençlilik: 2021 yılı Manavgat yangını örneği

Dağlık alanlar ulaşılması zor bölgelerdir. Bu durum dağlık alanları, orman varlığının, yabani hayatın ve temiz su kaynaklarının korunması ve sürdürülebilirliğinin açısından korunaklı hale getirmektedir. Ancak bu avantajlı durum orman ve dağlık alanların iç içe veya sınır olması, dağlık alan yerleşiklerinin itfaiye ekiplerine olan mesafesi, eğim ve yol şartlarının zorluğu sebebiyle olası yangınlarda dirençsizliğe neden olmaktadır. Bu araştırma; dağlık alan yerleşiklerindeki yangın güvenliğinin ne durumda olduğunu ortaya koymak, yaşanan yangın anı ve sonrasındaki sorunları belirlemek ve bu yerleşikleri yaşanabilecek yangınlara karşı daha dirençli hale getirebilmek için çözüm önerileri sunmak amacıyla yapılmıştır. Bu kapsamda Antalya Manavgat'ta yaşanan ve Türkiye'nin en büyük yangın afeti olarak kabul edilen orman yangınında etkilenen dağlık alan mahalleleri ile 03.08.2021-09.08.2021 tarihleri arasında araştırma kapsamında yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılarak görüşmeler yapılmış, yapılan görüşmeler kayıt altına alınmış ve görüşme yapılan kişilerden yazılı ve sözlü izinleri alınmıştır. Elde edilen veriler MAXQDA20 paket programı ile nitel analiz yöntemleri kullanılarak çözümlenmiştir. Görüşme verilerinin yanı sıra araştırmacı yangınların aktif olduğu dönemde bölgede müdahale çalışmalarında yer almış, gözlemler gerçekleştirmiş ve olayı yaşayarak veri toplamıştır. Araştırma, bu şekilde hem bir fenomenoloji hem de durum çalışması olarak oldukça güçlenmektedir. Dağlık alan yerleşikleri yangınlara hazırlıklı değildir. Erken uyarı ve tahliye konusunda eksikliklerin olduğu, su sorunları sebebiyle müdahale edemedikleri tespit edilmiştir. Yerleşiklere yangın güvenliği eğitimi verilerek ve müdahale ekipmanı sağlanarak, "Gönüllü Kendi Kendine Yardım Organizasyonu" oluşturulmalıdır. Yangın yönetim süreçlerinde daha güçlü bir koordinasyon ve organizasyonun oluşturulması için, yerleşikler, kurumlar ve STK' lar arasında iletişim ve iş birliği güçlendirilmeli, bunun için "Yangın Güvenliği Yönetişimi" süreci oluşturularak sürdürülebilirliği sağlanmalıdır.

Afet direnciAfet hazırlığıAfet riski+7
Osman Furkan Ergün
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Stratejik bilgisizlik ve deprem tutumu: Davranışsal paradigmadan bir bakış

Depremler tarih boyunca yıkımlara ve can kayıplarına neden olmuştur. Son birkaç yüzyılda bilimsel ve teknik gelişmelere rağmen şehirlerin büyümesi, yüksek nüfus artışları ve depreme karşı yetersiz nitelikteki yapılar, depremin olası zararını daha da artırmıştır. Günümüzde depremlerin önceden bilinmesinin mümkün olmadığı, ancak öngörülerin istatistiksel modeller aracılığıyla elde edileceği kabul edilmiş; bu durum da depreme karşı genel hazırlığın önemini ön plana çıkarmıştır. Türkiye'nin hemen her bölgesi deprem riskine sahiptir. Deprem mühendisliği literatüründeki tahminler, 1999 Gölcük-Düzce depremi sonucunda Kuzey Marmara Fay Hattının Marmara Denizi'nden geçen bölümünde sıkışmanın arttığı ve böylelikle İstanbul'u etkileyecek en az 7 büyüklüğünde bir deprem olacağı yönündedir. 2019 yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesinin başkanlığında İstanbul Deprem Çalıştayı düzenlenmiş, beklenen deprem sonucunda İstanbul'da binlerce can kaybı olacağı tahmin edilmiştir. Bu doğrultuda depreme hazırlıklı olma ve güvenlik kültürü Türkiye'de elzem konumdadır. Tezin amacı bireylerin depreme hazırlıklı olma durumuna olası etkisi düşünülen psikolojik faktörleri incelemek, davranışsal paradigmadan yeni bir bakış getirmektir. Araştırma modeline risk tutumu, kadercilik tutumu ve stratejik bilgisizlik tutumu alınmış; bu değişkenlerin depreme hazırlığa doğrudan etkisini araştırmak üzere doğrusal regresyon analizi yapılmıştır. Analiz sonucunda depreme hazırlıkta kadercilik tutumunun etkisi bulunamamış, risk tutumu ve stratejik bilgisizlik tutumunun negatif yönde etkisi bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Depreme hazırlık, afet yönetimi, davranışsal karar alma, davranışsal paradigma, stratejik bilgisizlik, kadercilik, risk tutumu.

Afet hazırlığıAfet yönetimiAfetler+7
Fatih Boyar
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Afet eğitimi algılaması: İlköğretim öğrencilerine verilen afet eğitimlerinin algılamasını ölçmek üzere bir araştırma

Afet, kriz veya Acil Durum olarak ifade edilen ani gelişen olaylar, günlük yaşantıyı kesintiye uğratarak, insan topluluklarını olumsuz yönde etkilemektedir. Geçmişten günümüze yaşanan bu durumlara karşı, ne şekilde bir tedbir alınması gerektiği konusu çeşitli bakış açılarıyla değerlendirilmekte ve tartışılmaktadır. Tarihsel süreçte, olumsuz yaşanan herhangi bir olayın, yaratıcı tarafından insanlara bir ders olması için meydana getirildiği inancının hakim olduğu görülmektedir. Dünya üzerinde canlıların yaşayabileceği bölgeler, genel olarak bakıldığında, bir takım riskleri de beraberinde getirecek bölgelerdir. İklimsel değişiklikler, savaşlar, hastalıklar, insan topluluklarını, bazen göçe zorlamış, bazen de toplumların tamamen yok olmasına sebep olmuştur. Bu nedenle, insan toplulukları, yaşamlarını sürdürebilmek için, yaşamlarını riske sokacak durumların bilincinde olarak, gerekli tedbirleri almak zorundadır.Bu çalışmanın araştırma problemi, Türkiye'de ilköğretim öğrencilerine verilen afet eğitimlerinin ne şekilde algılandığı belirlemek olarak ifade edilebilir. Afet olgusu, bir toplumu, birey ayrımı olmadan tümüyle etkilemekte olup, halkın eğitilmesi birinci derece öneme sahiptir. Bu durum göz önüne alınarak, çalışmanın temel amacı şu şekilde ifade edilebilir:Toplumun farklı kesimlerine mensup bireylerin, afet eğitim çalışmalarına bakış açısını belirlemek, ilköğretimde verilen afet eğitimlerinin algılanmasını ölçmek ve bu eğitimlerin verilmesi için en uygun yöntemleri belirlemektir.Yapılan araştırmada, iki ayrı model kullanılarak veri toplanmıştır. Birinci modelde, genel bir anket yapılmıştır. Bu anket ile toplumun değişik kesimlerinden bireylere yöneltilen sorularla, afet eğitim çalışmalarına bakış açısı belirlenmiştir. İkinci modelde bir uygulama çalışması yapılmıştır. Toplumun farklı kesimlerinden bireylerinin Afet Eğitimine bakış açısı belirlendikten sonra, spesifik bir grup olarak ilköğretim öğrencileri seçilmiştir. İlköğretim öğrencilerinin seçilmesinin sebebi, afet bilincinin küçük yaşlardan itibaren kazandırılması gerekliliğinin, afet ile ilgili tüm otoriteler tarafından kabul edilmiş olması ve bu konuda daha önce yapılmış bir çalışma olmamasıdır. İlköğretim öğrencilerine yönelik uygulamada, bir eğitim programı içeriği, farklı eğitim metotlarıyla öğrencilere aktarılmıştır. Eğitim sonunda yapılan ölçüm çalışmasıyla algılanma derecesi ölçülerek, eğitimlerin verilmesi için en uygun yöntemler belirlenmiştir.Bu kapsamda yapılan çalışma sonucunda, yaş, cinsiyet, eğitim seviyesi ve gelir düzeyi gibi demografik faktörlerin Afet Eğitimine bakış açısını önemli ölçüde etkilediği belirlenmiştir. Bakış açısına etki eden faktörler arasında, bilgi teknolojilerine yatkınlık derecesi ve sayısal uçurum kavramı da bulunmaktadır. Uygulama çalışmasının sonucunda, görsel, işitsel cihazlar kullanılarak verilen eğitimlerin daha kalıcı olduğu görülmüştür. Bununla birlikte, tek bir eğitim metodu ile Afet Eğitimi verilmesinin uygun olmadığı belirlenmiştir. Her bir bireyin öğrenme biçimine göre değişkenlik gösterecek şekilde, afet eğitim programları çeşitlendirilmesi gerekliliği tespit edilmiştir.

Acil durumlarAfet hazırlığıAfet yönetimi+7
Şengül Coşkun
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

Afetler için sosyal ve ekonomik zarar görebilirlik endeksi geliştirilmesi: Türkiye'deki iller üzerinde bir uygulama

Dünyada afetlerin oluş sıklığında meydana gelen artış, nüfusun tehlikeli bölgelerde toplanması, yanlış yapılaşma ve şehirleşme, gelir dağılımındaki dengesizlikler, sosyal yapıdaki farklılıklar ve diğer başka unsurlarla birleşince, afetlerin neden olduğu kayıplar da artmaktadır. Ancak benzer afetlerin neden olduğu zararlar bölgeden bölgeye değişmektedir. Özellikle dikkat çeken, yaşanan kayıpların az gelişmiş ya da gelişmekte olan ülkelerde, gelişmiş ülkelere kıyasla daha fazla olduğudur. Hem kayıp potansiyelindeki artış, hem de afetlerin verdiği zararın ülkeden ülkeye hatta bazen şehirden şehre değişkenlik göstermesi, afetlerle ilgili çalışmalarda zarar ve zarar görebilirlik azaltma konularına daha detaylı odaklanılması ihtiyacını doğurmuştur. Yaşanan kayıpların kronikleşmiş doğasının incelenmesi, sadece fiziksel olarak zarar görebilirlik önlemlerinin alınması ile kayıp potansiyelinin istenen düzeyde giderilemeyeceğinin veya azaltılamayacağının anlaşılması, zarar görebilirliğin başka nedenlerinin de olabileceğinin dikkate alınması, özellikle sosyal ve ekonomik zarar görebilirliğin üzerinde hassasiyetle durulması gerekmektedir.Bu çalışmanın temel amacı; bilimsel çalışmalarda ve uygulamada daima ön planda olan depremler için, fiziki zarar görebilirlik dışında, başka zarar görebilirliklerin de olduğunu ve bunların da detaylı çalışılması gerektiğinin vurgulanması ve bunlardan özellikle sosyal ve ekonomik zarar görebilirliğin incelenmesidir. Bu amaçla bu çalışmada, zarar görebilirliğin iki önemli bileşeni olan sosyal ve ekonomik zarar görebilirliği iller bazında ölçmek için bir endeks geliştirilmiştir. Detaylı bir literatür taraması sonucu, sosyal ve ekonomik zarar görebilirliği etkileyen faktörler belirlenmiş, bunlardan Türkiye'nin yapısına uygun olanlar seçilmiş ve bu göstergeler için zarar görebilirlik alanındaki uzmanlardan değerlendirmeler, gösterge ağırlıkları olarak alınmıştır. Çalışmanın verileri başta TÜİK olmak üzere çeşitli kuruluş ve kurumlardan sağlanmış ve daha sonra bu veriler ve uzmanların belirledikleri ağırlıklar kullanılarak sosyal ve ekonomik zarar görebilirlik endeks değerleri, Türkiye'deki tüm iller için hesaplanmıştır.Çıkan sonuçlar incelendiğinde, sosyal ve ekonomik zarar görebilirliğin büyük oranda, gelişmemişlik ya da az gelişmişlik sorunu olduğu ve ekonomik ve sosyal alanlarda az gelişmiş bazı bölgelerin deprem yaşaması halinde, meydana gelebilecek kayıpların daha fazla olabileceği ortaya çıkmıştır. Bunun ötesinde, sahip olunan kısıtlı kaynakların, bu bölgelerde afetten sonra iyileşme sürecini de olumsuz etkilemesi ve normal hale dönüş sürecinin de uzaması ve toplumsal çöküntü yaşanması kaçınılmaz olacaktır. Bu çalışma bu konulara dikkat çekmektedir. Çalışmanın sonuçlarının karar vericilere alınması gereken tedbirler ve kıt kaynakların bölgeler ve iller arasında dağıtımı kararlarının daha bilimsel veri ve ilkelerle alınmasına yardımcı olması umulmaktadır.

Afet hazırlığıAfet yönetimiAfetler+1
Dilek Özceylan
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de afetlere etkin müdahalede deniz alternatifi önerisi: Afet gemileri

Üç tarafı denizlerle çevrili ve kendine ait bir iç denizi bulunan ülkemizin 8333 km kıyı kesim uzunluğu bulunmaktadır (Deniz Kuvvetleri Komutanligi, 2018). Ülkemizin mevcut kıyı kesimi uzunluğuyla doğru orantılı olarak kıyı kesimi nüfus yoğunluğu TUİK'in 2019 verilerine göre 45 milyonu geçmektedir. Bu illerden İstanbul, Kocaeli, Yalova, Düzce, Bursa, Balıkesir, Edirne, Tekirdağ, Çanakkale, İzmir, Muğla, Aydın, Antalya, Hatay AFAD'ın 2018 Türkiye Deprem Tehlike Haritası'na göre yüksek tehlikeyle karşı karşıyadır. Kıyı illerimizde meydana gelebilecek olası bir afette yardım ekiplerinin bölgeye en kısa sürede ulaşması için karayolu, demiryolu ve havayolu üzerinden yapılmış mevcut planlamalara, denizden de müdahale etme konusunda çalışmalar yapılması önemli bir gerekliliktir. Günümüzde afetlerin çeşitliliği ve sıklığında artış meydana geldiği görülmektedir. Ülkemizde afet denilince akıllara öncelikle deprem gelse de kıyı kesiminde tsunami, hortum, tropik fırtına, sel, gemi kazaları, uçak kazaları, göçmen hareketleri gibi farklı afet tipleri ve acil durumların da meydana gelebileceği unutulmamalıdır. Dünyada birçok gelişmiş ülkenin kendi sınırları içinde bulunan bölgelerde gerek yardım faaliyetleri yürütmek, gerekse askeri deniz gücü ile koordineli olarak hizmet veren hastane gemisi bulunmaktadır. Bu gemiler yardım çağrısı alındığında yabancı ülkelerdeki afet bölgelerinde sağlık bakım hizmeti vermek için görevlendirilmektedirler. Tarih boyunca da savaş, kıtlık, kuraklık, deprem vb. afetlerde birçok medeniyet tarafından yardım gemileri afet bölgelerine gönderilmiştir. Ancak görevin özelliği dikkate alındığında afet için görevlendirilen bu gemiler için hiçbir zaman afet gemisi tanımının yapılmadığı görülmektedir. Kıyı kesiminde meydana gelebilecek olası bir afete hızlı ve etkin müdahale edebilmek için mutlaka deniz yolunun da kullanılması, afet müdahale planlarına ve önceden hazırlanan afet senaryolarına dahil edilmesi gerekmektedir. Afetlere hazırlık için tasarlanacak gemide görev alacak bütün personel profesyonel ekiplerden oluşmalı ve yasal mevzuatla görev tanımı yapılmalıdır. Afet gemisinde, afetin çeşitliliğine özgü olarak yardım malzemeleri ve ekipmanlarıyla donatılmış deniz gücü, yalnız ülkemizde değil yabancı ülkelerde de meydana gelen afetlere müdahale edebilecek kapasitede olması için çalışma yapılmalıdır. Anahtar Kelimeler: Bütünleşik Afet Yönetimi, Afet Lojistiği, Afet Gemisi.

Afet hazırlığıAfet yönetimiAfetler+7
İbrahim Çatak
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Afete hazırlık tutumunu etkiyen bireysel değişkenler

Günümüzde afetler sonucunda ortaya çıkan kayıpların önlenebilmesi için birçok eğitim, tanıtım ve bilinçlendirme çalışması yapılsada, insanların afetlere olan hazırlık yaklaşımları tam anlamıyla geliştirilememektedir. Bu durum da insanların afetlere karşı sahip oldukları tutumla yakından ilgilidir. Tutumlar; düşünsel, duygusal ve davranışsal ögelere sahiptir. Bu üç öge üzerinde gerekli etki yapılamadığı sürece bireylerin afete hazırlık seviyeleri olumlu yönde değişiklik göstermemektedir. Bu çalışmanın amacı, afete hazırlık tutumunu etkileyen bireysel değişkenleri belirlemek ve ''afete hazırlık tutumu'' kavramını incelemektir. Bu kapsamda, öncelikli olarak araştırmada kullanılacak teorik ve kavramsal çerçeve belirlenmiştir. Konu ile ilgili literatür araştırmasının ardından veri toplama aracı olarak 58 sorudan oluşan soru formu sahada uygulanmıştır. Soru formunun birinci bölümünde katılımcıların demografik özellikleri, ikinci bölümünde genel afet bilinç ve hazırlık düzeyleri, üçüncü bölümünde ise afetlere hazırlık tutumları ile ilgili sorular yer almaktadır. Araştırmanın evreni Isparta il merkezinde ikamet eden 18-65 yaş arası okur-yazar kişilerdir. Elde edilen veriler SSPS 21 paket programında Ki-Kare, Mann Whitney U ve Kruskal Wallis testleri ile analiz edilmiştir. Sonuç olarak, bireysel değişkenlerin afete hazırlık tutumunu ve bu durumun da afete hazırlık seviyesini etkilediği belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Afet, Afet Yönetimi, Tutum, Afete Hazırlık Tutumu.

Acil durumlarAfet hazırlığıAfet yönetimi+5
Yusuf Uyan
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Malatya kent merkezindeki farklı iki lisede öğrencilerin afet bilinç düzeylerinin ölçülmesi

Amaç: Malatya İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı Battalgazi Fatih Anadolu Lisesi ve Yeşilyurt Atatürk Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde öğrenim gören öğrencilerin afet bilinci düzeylerini belirlemek ve elde edilen bulgulardan yola çıkarakeksiklik görülen durumlar için öneriler sunmaktır. Materyal ve Metot: Çalışmamız kesitsel tipte bir çalışma olup FAL ve AMTL'nde öğrenim gören 426 öğrenci üzerinde yapılmıştır. Kullandığımız anket formunda öğrencilerin sosyodemografik özellikleri, afet ile ilgili genel bilgi soruları ve Afete Hazırlık Ölçeği kullanılmıştır. İstatiksel analizlerde Student t, One Way ANOVA, Ki-Kare testleri kullanılmıştır ve anlamlılık değeri p<0.05 olarak kabul edilmiştir. Bulgular: Öğrencilerin toplam puan ortalaması 104.4±13.9 olup, en düşük puan 52, en yüksek değer 161'dir. Öğrencilerin 276'sının (%64.8) afetlere hazır olmadığı görülmüştür. Öz yeterlilik puanları yönünden iki grup arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı olup (p<0.05) Atatürk Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nin öğrencilerinin puanları yüksek bulunmuştur. FAL'de daha önce afet yaşama ile toplam puan arasındaki ilişki istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksektir.(p<0.05) Afet tatbikatına katılan öğrencilerin toplam puanı katılmayan öğrencilere göre anlamlı olarak daha yüksek saptanmıştır. (p<0.05) Sonuç: Öğrencilerin çoğunun afetlere karşı hazırlıklı olmadıkları ve herhangi bir afet eğitimi almadıkları görülmüştür. AMTL'nin öz yeterlilik toplam puan ortalaması FAL'ne göre yüksek çıkmıştır. Bu durumda ders müfredatları içerisinde afet eğitimine daha fazla ağırlık verilmeli, gerekirse seçmeli derslerle doğal afetler gibi konuların, çevredeki risklerin çocukların öğrenmesi sağlanmalıdır. Öğrencilerde afet bilinci kazandırabilmek için ailelerinde bu eğitim sürecine dâhil edilmesi gerekmektedir ve okullarda yapılan tatbikatların arttırılması ve düzenli olarak tekrarlanması sağlanmalı, eksiklikler görülerek önlemler alınmalıdır. Anahtar Kelimeler: Afet, Afet Bilinci, Afet Eğitimi, Afete Hazırlık

Afet bilinciAfet hazırlığıAfetler+3
Büşra Özen
İnönü University · Institute of Health Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Acil sağlık hizmetlerinde afetlere hazırlık: Kurumlar ve sağlık çalışanlarının değerlendirilmesi

Toplum sağlığının korunması ve afet durumlarında kesintisiz sağlık hizmeti sunabilmenin temel bir şartı, sağlık çalışanlarının afetlere karşı yeterli düzeyde hazırlıklı olmasıdır. Afetler sağlık hizmetlerinin sunumunu olumsuz etkileyebilir ve sağlık çalışanlarının afetlere hazırlıksız yakalanması, sağlık hizmetlerinin aksamaya uğramasına neden olabilir. Ayrıca; afetlerde sağlık çalışanları, yaralıların tedavisi, hastaların tahliyesi ve acil müdahaleler gibi birçok kritik görevi yerine getirirler. Bu çalışmanın amacı afet durumlarında acil sağlık hizmetleri sağlayan kurumların ve bu kurumlarda görev alan sağlık çalışanlarının hazırlık düzeylerini değerlendirmektir. Bu amaç doğrultusunda araştırma İstanbul ilinde; İ.B.B. Acil Yardım ve Can Kurtarma Müdürlüğü, İl Sağlık Müdürlüğü ve İstanbul'da bulunan Devlet Hastanesi ve Özel Hastanede görev yapan 280 sağlık çalışanı ile gönüllülük esasına göre yapılmıştır. Veri toplama aracı olarak anket tekniği kullanılmıştır. Araştırma tanımlayıcı türde yapılmıştır. Araştırmacıların sosyo-demografik özellikleri ve afetle ilgili bazı özellikleriyle ilgili bilgileri toplamak amacıyla hazırlanan sosyo-demografik bilgi formu ve Afete Hazırlık Düzeyleri Ölçeği kullanılmıştır. Anket ve ölçek yardımıyla toplanan veriler SPSS 25.0 istatistik analiz programı ile analiz edilmiştir. Araştırmada veriler, açımlayıcı faktör analizi, demografik özelliklere göre karşılaştırması bağımsız gruplar t testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve farklılık bulunan gruplarda farklılığın kaynağı Bonferroni testi ile analiz edilmiştir. Bu araştırma sonucuna göre, sağlık çalışanlarının %54,3'ünün bilgi düzeyleri yüksek, %33,6'sının bilgi düzeyleri orta ve %12,1'inin ise afet bilgi düzeylerinin düşük düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Demografik özelliklere göre Afet Bilgi Düzeyi ve boyutları karşılaştırıldığında cinsiyet ve yapılan göreve göre anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. Afetle ilgili eğitim alma durumuna göre Afet Bilgi Düzeyi boyutlarının karşılaştırmasında eğitim alan katılımcıların, eğitim almayan katılımcılara göre toplam puanı yüksek bulunmuştur. Afetlerle ilgili bir tatbikata katılma durumuna göre Afet Bilgi Düzeyi boyutlarının karşılaştırmasında tatbikata katılan katılımcıların ortalaması (3,71), tatbikata katılmayan katılımcıların ortalamasından (3,35) yüksek olduğu anlaşılmaktadır. Sağlık çalışanlarının afete hazırlık düzeylerini artırmak için, afetlere hazırlık eğitimleri verilebilir.

Afet hazırlığıAfet yönetimiSağlık personeli
Eren Ay
İstanbul Kent University · Institute of Graduate Studies
2024
00

Related subjects