Forgiveness

73 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Okul yöneticilerinin kayırmacı tutumları ile örgütsel affedicilik arasındaki ilişki

Bu çalışmada, kamu okullarında görev yapan öğretmenlerin algılarına göre okul yöneticilerinin ‎kayırmacı davranışları ve öğretmenlerin okullardaki kişisel ilişkilerinde sergiledikleri affedicilik ‎davranışları araştırılmıştır. 2019-2020 eğitim-öğretim yılında, Siirt ilinde ilkokul, ortaokul ve lise ‎kademelerinde görev yapan 540 öğretmenin katılımı ile yapılan araştırma, ilişkisel tarama modelinde ‎yürütülmüştür.‎ Araştırmanın verileri, Okul Yönetiminde Kayırmacılık Ölçeği ve Örgütsel Affedicilik Ölçeği ‎kullanılarak elde edilmiştir. Verilerin analizinde; tanımlayıcı istatistikler, t-testi ve tek yönlü varyans ‎analizi (ANOVA), tekniklerinden, korelasyon ve regresyon analizlerinden yararlanılmıştır. Tek yönlü ‎varyans analizi sonuçlarından elde edilen anlamlı farklılığın kaynağının tespit edilmesinde ise Tukey ‎testi kullanılmıştır. ‎Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre öğretmenlerin algılarının okul yöneticilerinin nadiren ‎kayırmacı davranışlar sergilediği yönündedir. Öğretmenlerin okullardaki kişisel ilişkilerinde ise bazen ‎affedici oldukları belirlenmiştir. ‎Ayrıca öğretmenlerin okul yöneticilerine yönelik kayırmacılık algıları ile okuldaki affedici ‎davranışları arasında anlamlı bir ilişki olmadığı ve öğretmenlerin kayırmacılık algılarının affedici ‎davranışları üzerinde yordayıcı olmadığı belirlenmiştir‎

BağışlamaKayırmaOkul yöneticileri+5
Sedat Sırrı Aydın
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Romantik ilişkilerde algılanan istismar: Şemalar, cinsiyet rolleri, affetme ve benliğin farklılaşması açısından bir değerlendirme

Bu çalışmanın amacı üniversite öğrencilerinin yakın ilişkilerinde algıladıkları istismar yaşantılarını erken dönem uyumsuz şemalar, toplumsal cinsiyet rollerine yönelik tutumlar, affetme ve benliğin farklılaşması açısından incelemektir. Analiz sonuçları demografik değişkenler açısından değerlendirildiğinde, romantik ilişkide algılanan istismar düzeyinin cinsiyet, baba eğitim düzeyi, yaşamın çoğunun geçirildiği yer ve alkol/madde kullanımı değişkenlerine bağlı olarak istatistiksel açıdan farklılaştığı tespit edilmiştir. Demografik değişkenler ve diğer bağımsız değişkenlerin romantik ilişkide algılanan istismarı ne şekilde yordadığını belirlemek amacıyla yapılan Hiyerarşik Regresyon Analizi sonuçlarına göre ilişki süresi, alkol/madde kullanımı, kopukluk şema alanı, diğeri yönelimlilik şema alanı ve olumluya odaklanma alt boyutu romantik ilişkide algılanan istismar düzeyini pozitif yönde yordarken; cinsiyet (kadın olma), durumu affetme alt boyutu ve erkek cinsiyet rolü alt boyutu negatif yönde yordamaktadır. Demografik değişkenler ve diğer tüm bağımsız değişkenlerin birlikte, romantik ilişkide algılanan istismar düzeyinin %24'ünü açıkladığı görülmektedir. Demografik değişkenler olmadan yalnızca bağımsız değişkenlerin romantik ilişkide algılanan istismar düzeyini ne şekilde yordadığını belirlemek amacıyla yapılan Yol Analizi sonuçlarına göre diğeri yönelimlilik şema alanı, kopukluk şema alanı, olumluya odaklanma alt boyutu ve kadın cinsiyet rolü alt boyutu romantik ilişkide algılanan istismar düzeyini pozitif yönde yordamaktadır. Tüm bağımsız değişkenlerin birlikte, romantik ilişkide algılanan istismar düzeyinin %21'ini açıkladığı görülmektedir.

BağışlamaBenlik farklılıklarıCinsiyet rolleri+7
Merih Ceylan
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Duyguların affetme, ağızdan ağıza iletişim ve yeniden müşteri olma niyeti üzerindeki etkisinde sosyal mesafenin düzenleyici rolü: Üçüncü taraf müşteriler için bir uygulama

Bu tez çalışmasında hizmet hatası telafi sürecinde üçüncü taraf müşterilerin hizmet hatası mağduru olan müşteriye sosyal olarak yakın/uzak olma durumlarına göre hissettiği olumlu ve olumsuz duyguların müşteri affediciliği aracılığıyla olumsuz ağızdan ağıza iletişim ve yeniden müşteri olma niyeti üzerindeki etkileri incelenmektedir. Araştırma hipotezleri 2 (üçüncü taraf müşteriye olan sosyal mesafe: yakın/uzak) x 2 (hizmet telafisi: var/yok) senaryo tabanlı deneysel tasarım kullanılarak test edilmiştir. Bu doğrultuda otelcilik sektörü için dört senaryo oluşturulmuş ve her bir senaryoda 144 olmak üzere toplam 576 katılımcı çalışmaya dahil edilmiştir. Toplanan veriler SPSS ve SmartPLS 4.0 programları ile analiz edilmiştir. Hipotezi test etmek için bağımsız örneklem t-testleri ve düzenleyici-aracılık analizleri yapılmıştır. Sonuçlar, hizmet hatası ve telafisi sürecinde üçüncü taraf müşterilerin hissettikleri olumlu ve olumsuz duyguların sosyal mesafeye göre farklılaştığını göstermektedir. Buna göre, sosyal olarak uzak üçüncü taraf müşterilerin telafi durumuna göre değişen olumlu ve olumsuz duygularının sosyal olarak yakın üçüncü taraf müşterilere kıyasla daha yüksek düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, olumlu duyguların müşteri affediciliğini pozitif olarak, olumsuz duyguların ise negatif olarak etkilediği sonucuna erişilmiştir. Diğer taraftan, sonuçlar olumlu duyguların müşteri affediciliği üzerindeki etkisinin üçüncü taraf müşterin sosyal mesafe düzeylerine göre farklılaştığını göstermektedir. Ayrıca olumlu duyguların yeniden müşteri olma niyeti üzerinde müşteri affediciliğinin aracılık etkisi vardır. Son olarak, yapılan düzenleyici-aracılık analizlerinde sonuçlar sadece olumlu duygular ile müşteri affediciliği arasındaki ilişkide sosyal mesafenin düzenleyici etkisi olduğunu göstermektedir. Bu tez çalışması önceki çalışmalardan farklı olarak hizmet hatası ve telafisi sürecinde üçüncü taraf müşterilerin hizmet hatası mağduru olan müşteriye sosyal olarak yakın ve sosyal olarak uzak olma durumlarına göre tepkilerindeki farklılıkları inceleyerek literatüre katkı sunmuştur.

Ağızdan ağıza iletişimBağışlamaDuygu+6
Süleyman Çelik
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Evlilik uyumunu yordamada narsistik kişilik özelliklerinin ve bağışlayıcılığın rolü

Bireylerin kişilik özelliklerinin evlilik uyumu ile yakından ilişkili olduğu bilinmektedir. Kişiler arası problemler ile karakterize olan narsistik kişilik özelliklerinin, evlilik uyumu üzerindeki etkisi literatürde göze çarpmaktadır. Sağlıklı bir iletişim için gerekli görülen bağışlayıcılık, evlilik uyumunu etkileyen bir diğer önemli kavramdır. Narsistik kişilik özellikleri, evlilik uyumu dışında, bağışlayıcılık ile de yakından ilişkilidir. Narsistik kişilik özellikleri, bağışlayıcılık ve evlilik uyumu değişkenlerini incelemek, bu değişkenler arası ilişkinin anlaşılmasına yardımcı olacaktır. Bu araştırmanın amacı evlilik uyumunu yordamada narsisistik kişilik özellikleri ve affediciliğinin rolünü ortaya koymaktır. Araştırmaya 345 evli birey (183 kadın, 162 erkek) katılmıştır. Katılımcılara Sosyo-demografik Veri ve Bilgi Formu, Narsistik Kişilik Envanteri (NKE-16), Evlilikte Bağışlama Ölçeği-Olay (EBÖ-O) ve Çift Uyum Ölçeği (ÇUÖ) ile oluşturulmuş anket bataryası online olarak sunulmuştur. Sosyo-demografik değişkenlerin değerlendirilmesi için betimleyici analizler, sosyo-demografik değişkenlerin bağımlı ve bağımsız değişken üzerindeki etkilerini incelemek için t-testi analizi, hipotezleri test etmek için ise korelasyon, basit doğrusal ve çoklu regresyon analizleri kullanılmıştır. Sonuçlara göre, narsistik kişilik özellikleri evlilik uyumu üzerinde yordayıcı bir role sahip olmamasına karşılık; Evlilikte Bağışlama Ölçeği'nin yardımseverlik alt boyutu pozitif, uzaklaşma alt boyutu ise negatif yönde anlamlı olarak evlilik uyumunu yordamaktadır. Ayrıca narsistik kişilik özellikleri, Evlilikte Bağışlama Ölçeği misilleme alt boyutunu pozitif yönde anlamlı olarak yordamaktadır.

BağışlamaEvlilikEvlilik uyumu+6
Zeynep İpek Yücebıyık
Feyziye Schools Foundation Işık University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Çocukluk çağı travmaları ve affetmenin evlilik uyumu ile ilişkisi

Amaç: Bu çalışmanın amacı, çocukluk çağı travmaları ile affetmenin, evlilik uyumu üzerindeki yordayıcı rolünün araştırılmasıdır. Yöntem: Bu amaç doğrultusunda çalışmanın örneklemini 22-69 yaş aralığındaki (41.07±11.04) 344 evli birey (175 kadın, 169 erkek) oluşturmaktadır. Çalışmada katılımcılar gönüllülük esasına dayalı olarak yer almışlardır. Veri toplamak amacıyla Sosyodemografik ve Diğer Bilgi Formu, Çocukluk Çağı Travmaları Ölçeği (ÇÇTÖ), Heartland Affetme Ölçeği (HAÖ) ve Çift Uyum Ölçeği (ÇUÖ) katılımcılara 'online' olarak sunulmuştur. Verilerin analiz sürecinde, betimleyici analizler, ölçeklerin psikometrik analizi, Pearson korelasyon analizi, bağımsız gruplar T-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), basit doğrusal regresyon ve çoklu regresyon analizleri SPSS programı ile yapılmıştır. Bulgular: Bulgulara göre, çocukluk çağı travmaları ile affetme evlilik uyumunu anlamlı olarak yordamaktadır. Erkeklerin, tanışarak/flört ederek evlenenlerin ve çocuğu olmayan katılımcıların evlilik uyumlarının anlamlı düzeyde yüksek olduğu saptanmıştır. Evlenme yaşı ve evlilik süresi arttıkça evlilik uyumunun da arttığı gözlenmiştir. Sonuç: Çalışmada, evli bireylerin çocukluk çağı travmalarının ve affetmenin evlilik uyumları üzerindeki etkisi incelenmiş ve anlamlı bulgular elde edilmiştir. Elde edilen bulgular ilgili alan yazın ışığında tartışılmıştır. Araştırma sonuçlarının, evlilik uyumunu etkilemesi olası problemleri anlayarak evlilik uyumunun arttırılmasına yönelik yararı olacağı düşünülmektedir. Klinik uygulamalar açısından ise çocuklukta maruz kalınan travma yaşantılarının ve affetmenin önemi konusunda yol gösterici olması beklenmektedir.

BağışlamaEvlilikEvlilik uyumu+3
Pelin Sevinç
Feyziye Schools Foundation Işık University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Psikostimulan bağımlısı bireylerde, affediciliğin ve öz-şefkatin öznel iyi oluş üzerine yordayıcı etkisi

Nörolojik ve komorbid rahatsızlıkların tedavisinde kullanılan psikostimulan ilaçlar, beyindeki kimyasal dengeleri değiştirerek bilişsel etkiler yaratabilirler. Ayrıca bu ilaçların bazı durumlarda yan etki gösterdiği ve bağımlılığa neden olduğu bilinmektedir. Psikostimülan maddelere ve ilaçlara bağımlılığı olan bireylerde, bu maddelerin etkisi nedeniyle zihinsel süreçlerde değişimler görülebilir. Bu değişimler, bireylerin ruh hallerinde, davranışlarında ve motor becerilerinde bozukluğa yol açabilir. Bu araştırmanın amacı psikostimülan bağımlılarındaki affedicilik ve öz şefkatin, öznel iyi oluş üzerindeki etkisini belirlemektir. Bu araştırma modeli kesitsel desendir, çalışmanın konusu ilişkisel tarama modelidir. Nicel verilere dayanmaktadır ve bir anket çalışmasıdır. Çalışma, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde bulunan, üç farklı psikoterapi merkezinde tedavi görmeye devam etmekte olan katılımcılarla Aralık 2022 tarihinde gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın örneklemi amaca yönelik örnekleme yöntemiyle belirlenmiş ve çalışmanın kapsamına uygun olarak psikostimülan bağımlılığı tanısı almış 18-22 yaş aralığındaki 159 bireyden oluşmuştur. Bu çalışmada katılımcılara sosyodemografik bilgi formu, Heartland Affetme Ölçeği, Öz-Şefkat Ölçeği ve Öznel İyi Oluş Ölçeği uygulanmıştır. Araştırmanın sonucunda öznel iyi oluş ile öz-şefkat arasında negatif yönde ve iyi düzeyde bir ilişki olduğu, öznel iyi oluş ile affetme ölçeğinin kendini affetme alt boyutu arasında negatif yönde; başkalarını affetme ve durumu affetme alt boyutlarıylaise arasında pozitif yönde bir ilişki olduğu bulunmuştur. Öz-şefkat ile başkalarını affetme alt boyutu arasında pozitif yönde; durumu affetme alt boyutu arasında ise negatif yönde ve orta düzeyde bir ilişki olduğu gözlemlenmiştir. Affetme ölçeği, öz-şefkat ölçeği ve öznel iyi oluş ölçeğinin anlamlı bir yordayıcı olup olmadığını tespit etmek amacıyla yapılan stepwise regresyon analizi sonucunda ise veri setinin çok değişkenli lineer regresyon analizi için uygun olmadığı saptanmıştır. Ayrıca psikostimülan bağımlılığı olan kişilerde, affedicilik ve öz-şefkatin öznel iyi oluş üzerine yordayıcı etkisinde; affetme ve öz-şefkate odaklanılarak, öznel iyi oluşu yükseltmenin, bağımlılığa yönelik tedavi yöntemleri açısından önemi vurgulanmıştır. Anahtar Kelimeler: Affedicilik, Öz-şefkat,Öznel İyi Oluş.

BağımlılıkBağışlamaPsikoterapi+5
Işıl Lisa Çelikel
Haliç University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin sosyotropi-otonomi kişilik özellikleri ile bağışlama eğilimleri ve iş doyumları arasındaki ilişkinin incelemesi

Bu araştırma, öğretmenlerin sosyotropi-otonomi kişilik özellikleri ve bağışlama eğilimi ile iş doyumu arasındaki etkisinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Bu araştırmanın evreninde İstanbul ilinde bulunan ( Avcılar, Bahçelievler, Beylikdüzü, Büyükçekmece, Esenyurt) ilçelerinde yaşayan 18-50 yaş arasında 230 kadın ve 170 erkek olarak araştırmaya toplam 400 öğretmen katılmıştır. Araştırma ilişkisel tarama modeline uygun olarak hazırlanmıştır. Katılımcıların kişisel bilgilerini toplamak amacıyla Kişisel Bilgi Formu, Sosyotropi-Otonomi Ölçeği, Heartland Bağışlama (affetme) Ölçeği, Minnesota İş Doyum Ölçeği kullanılmıştır. Bu çalışmada, tanımlayıcı analiz olarak Bağımsız örneklemler t-testi, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA), Pearson Korelasyon analizi kullanılmıştır. Bu araştırma sonucunda; Sosyotropik kişilik ölçeğinin toplam puanı ile heartland bağışlama ölçeğinin toplam puanı ve durumu affetme alt boyut toplam puanı arasında istatistiksel olarak anlamlı orta düzeyde pozitif yönde bir ilişki bulunmuştur. Sosyotropik kişilik ölçeğinin toplam puanı ile kendini affetme ve başkalarını affetme alt boyut puanı arasında istatistiksel olarak anlamlı zayıf düzeyde pozitif yönde bir ilişki bulunmuştur. Otonomik kişilik ölçeğin, heartland bağışlama ölçeğinin alt boyut toplam puanı ile kendini affetme, durumu affetme, başkalarını affetme alt boyut toplam puan arasında istatistiksel olarak pozitif yönde anlamlı bir ilişki bulunmamıştır. Sosyotropik-otonomik kişilik, heartland bağışlama ölçeği, kendini affetmek, başkalarını affetmek, durumu affetmek, minnesota iş doyum ölçeği, içsel doyum, dışsal doyum alt ölçeğinden elde edilen puanları cinsiyet, medeni durum, yaş, eğitim durumu ile kıyasladığımızda ortalamalar değişkenlerinin birbiri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunamamıştır.

BağışlamaSosyotropik özellikSosyotropik-otonom kişilik+2
Fuat Akın
İstanbul Gelişim University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Romantik ilişkilerde bağışlamanın aşk biçimlerine göre yordanması

Bu çalışmanın amacı, üniversite öğrencilerinin romantik ilişkilerindeki bağışlama davranışları ile aşk biçimleri arasındaki ilişkileri incelemektir. Bunun yanı sıra, bağışlama davranışlarının ve aşk biçimlerinin cinsiyete göre değişip değişmediğine de bakılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, Ankara'da bir devlet üniversitesinin çeşitli fakültelerinde öğrenimine devam eden 428 (305 kadın, 123 erkek) öğrenci oluşturmuştur. Araştırmada veri toplamak amacıyla Aşka İlişkin Tutumlar Ölçeği: Kısa Form, Suça İlişkin Kişilerarası Güdüler Ölçeği ve Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. Araştırmanın bağımsız değişkeni aşk biçimleri; bağımlı değişkeni ise romantik ilişkilerdeki bağışlama davranışlarıdır. Aşk biçimlerinin üniversite öğrencilerinin bağışlama davranışlarını yordama gücünü belirlemede çoklu doğrusal regresyon analizi yapılmıştır. Öğrencilerin aşk biçimlerinin ve bağışlama davranışlarının cinsiyete göre değişip değişmediğini belirlemede bağımsız örneklemler için t testinden yararlanılmıştır. Verilerin istatistiksel çözümlemelerinde SPSS 22.0 paket programı kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre, aşk biçimleri üniversite öğrencilerinin romantik ilişkilerdeki bağışlama davranışlarını anlamlı şekilde yordamaktadır. Tutkulu aşk, özgeci aşk, oyun gibi aşk ve sahiplenici aşk bağışlamayı anlamlı düzeyde açıklamaktadır. Aşk biçimlerinin Suça İlişkin Kişiler Arası Güdüler Ölçeği alt boyutlarını yordama gücü incelendiğinde elde edilen bulgular ise şu şekilde özetlenebilir: Tutkulu aşk intikam, kaçınma ve iyilikseverlik boyutlarını; sahiplenici aşk intikam ve kaçınma boyutlarını ve arkadaşça aşk ise kaçınma boyutunu anlamlı şekilde yordamaktadır. Özgeci aşk intikam ve iyilikseverlik boyutlarını; oyun gibi aşk intikam ve kaçınma boyutlarını anlamlı şekilde açıklamaktadır. Mantıklı aşk ise romantik ilişkilerdeki bağışlama davranışlarını istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yordamamaktadır. Ayrıca üniversite öğrencilerinin aşk biçimlerinin cinsiyete göre anlamlı olarak farklılaştığı belirlenmiştir. Üniversite öğrencilerinin romantik ilişkilerindeki bağışlama davranışlarının ise cinsiyete göre farklılık göstermediği saptanmıştır.

AşkBağışlamaDuygusal ilişki+3
Elifnur Eren
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinin ebeveyn kabul-red algısı, benlik saygısı ve duygu düzenleme güçlüklerinin affetme düzeylerini yordamadaki rolü

Bu araştırmanın amacı, üniversite öğrencilerinin ebeveyn kabul-red algısı, benlik saygısı ve duygu düzenleme güçlüklerinin affetme düzeylerindeki yordayıcı rolünü incelemektir. Araştırmanın örneklemini, 2018-2019 eğitim öğretim yılında Ege Üniversitesi'nin farklı fakülte ve bölümlerinde öğrenim görmekte olan 501 lisans öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında; Heartland Affetme Ölçeği, Ebeveyn Kabul-Red Ölçeği, İki Boyutlu Benlik Saygısı Ölçeği, Duygu Düzenleme Güçlükleri Ölçeği ve Kişisel Bilgi Formu veri toplama araçları kullanılmıştır. Verilerin analizi aşamasında bağımsız değişkenlerin bağımlı değişkeni yordama gücünü belirlemek amacıyla aşamalı çoklu regresyon analizi yapılmıştır. Aşamalı çoklu regresyon analizi bulguları incelendiğinde ise; üniversite öğrencilerinin duygu düzenleme güçlükleri düzeylerinin affetme düzeylerini negatif yönde anlamlı düzeyde yordadağı ve affetme düzeylerindeki değişimin %32'sini açıklayarak önemli bir yordayıcısı olduğu, benlik saygısı düzeylerinin affetme düzeylerini pozitif yönde anlamlı düzeyde yordadığı ve affetme düzeylerindeki değişimin %1'ini açıkladığı, ancak ebeveyn kabul-red algısı düzeylerinin affetme düzeylerini yordayıcı rolünün bulunmadığı sonuçlarına ulaşılmıştır. Araştırma kapsamında elde edilen bulgular, alanyazın çerçevesinde tartışılmış ve gelecekteki araştırmalara yönelik birtakım önerilerde bulunulmuştur.

BağışlamaBenlik saygısıDuygu düzenleme+4
Nurdan Derincegöz
Ege University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Affetme eğilimini geliştirmeye yönelik psikoeğitim programının lise öğrencilerinin affetme düzeylerine etkisi

Bu araştırmanın amacı ergenlik döneminde olan 9. 10. ve 11. Sınıf öğrencilerin affetmeyi geliştirmeye yönelik Worthington tarafından geliştirilen REACH Affetme Süreç modeli ışığında oluşturulan psikoeğitim programının etkililiğini test etmek amaçlanmıştır. 12-21 yaş aralığında olan öğrencilerin ergenlik dönemi gelişim özellikleri bağlamında akran ilişkilerinin önem kazanması ve akranlar arasında çatışmaların yoğun yaşandığı bu dönemde affetme eğiliminin az olduğu gözlenmiştir. Bu amaçla deney-kontrol ve plasebo gruplu, ön test-son test ve izleme testinin yer aldığı yarı deneysel model kullanılmıştır. Çalışmanın deney, kontrol ve plasebo grubundaki öğrencileri 2021-2022 eğitim öğretim yılında Şırnak'taki Fatih Sosyal Bilimler Lisesindeki öğrencilerinden 39 öğrenci oluşturmaktadır. Bu öğrencilerin 13'ü (10 kız 3 erkek) deney, 13'ü (10 kız 3 erkek) tanesi kontrol ve 13'ü (10 kız 3 erkek) plasebo grubunda yer almaktadır. Çalışmada affetme düzeylerini ölçmek için Asıcı ve Karaca (2018) tarafından geliştirilen Ergenler için Affetme Ölçeği (EAÖ) ve Kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Bu ölçme araçları araştırmacı tarafından uygulanmış ve veriler toplanmıştır. Deney grubuna araştırmacı tarafından Worthington tarafından geliştirilen REACH Affetme Süreç modeli ışığında oluşturulan affetmeyi geliştirmeye yönelik psikoeğitim programı uygulanmıştır. Kontrol grubuna herhangi bir işlem yapılmamıştır. Plasebo grubuna ise her hafta affetme ile ilişkisinin olmadığı düşünülen etkinliklere yer verilmiştir. Veri analizine geçilmeden önce deney, kontrol ve plasebo gruplarına uygulanan Ergenler için Affetme Ölçeği verilerinin parametrik varsayımları incelenmiştir. Normallik varsayımı için önce çarpıklık – basıklık değerleri incelenmiş, sonrasında ise araştırma grubunun 50'den az olması gerekçesiyle Shapiro-Wilk testi kullanılmıştır. Çarpıklık – basıklık değerleri ve normallik testi analizi sonucu elde edilen bulgular neticesinde ölçeklerden alınan puanların tüm gruplar için normal dağılım gösterdiği kabul edilmiştir. Bunun neticesinde tek yönlü Varyans Analizi, bağımlı gruplar için t testi ve bağımsız gruplar için t testi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda ise affetmeyi geliştirmeye yönelik uygulanan psikoeğitimin öğrencilerin affetme düzeylerindeki artmada önemli bir etkiye sahip olduğunu göstermiştir. Deney ve kontrol gruplarının son test puanları arasında anlamlı fark olduğu bulunmuştur. Sonuçlar literatüre uygun şekilde tartışılmış ve gelecekte yapılacak çalışmalarda önerilerde bulunulmuştur.

BağışlamaErgenlerErgenlik+3
Seren Tezcan Yanar
Mersin University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Flört şiddeti ve affetme eğiliminin psikolojik esneklik ile açıklanmasında ilişkide otantikliğin aracı rolü

Bu araştırmanın amacı, 17-57 yaş aralığındaki bireylerde flört şiddeti ve affetme eğiliminin psikolojik esneklik ile açıklanmasında ilişkide otantikliğin aracılık rolünün incelenmesidir. Araştırmanın çalışma grubu, seçkisiz olmayan örnekleme yöntemlerinden kolay ulaşılabilir örnekleme yönteminin bir çeşidi olan uygun örnekleme yöntemi ile seçilmiştir. Araştırmanın amacına uygun olarak 381 (230 kadın, 150 erkek) kişiye ulaşılmıştır. Araştırmanın verilerini toplamak için "Kişisel Bilgi Formu", "Flört Şiddeti Tutum Ölçeği", Heartland Affetme Ölçeği", "İlişkide Otantiklik Ölçeği" ve "Psikolojik Esneklik Ölçeği" kullanılmıştır. Veri analizinde, Pearson korelasyon, betimsel istatistikler ve araştırılan modelin anlamlılığının test edilmesi için Sıradan En Küçük Kareler Regresyona dayalı yaklaşım kullanılmıştır. Son olarak, Bootstrap yöntemi ise aracılık analizleri için kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre 17-57 yaş aralığındaki bireylerde flört şiddeti ile psikolojik esneklik arasındaki ilişkide, ilişkide otantikliğin tam aracılık rolü istatiksel açıdan anlamlı bulunmuştur. Affetme ile psikolojik esneklik arasındaki ilişkide, ilişkide otantikliğin ise bir aracılık üstlenmediği sonucuna ulaşılmıştır. Buna rağmen affetme ve psikolojik esneklik arasındaki ilişkinin istatiksel olarak anlamlı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Son olarak, elde edilen bulgular, araştırma dahilinde tartılışmış, değerlendirilmiştir. Ayrıca, gelecek araştırmalara ve uygulayıcılara yönelik önerilerde de bulunulmuştur.

BağışlamaFlörtKendini affetme+5
Berfe Nur Kalak
Mersin University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Yetişkinlerde affetme: Merhamet, duygu düzenleme ve psikolojik esneklik bağlamında karma bir araştırma

Bu araştırmanın temel amacı yetişkinlerde affetme, merhamet, duygu düzenleme ve psikolojik esneklik düzeyi arasındaki ilişkilerin yapısal eşitlik modeli ile belirlenmesi ve yetişkinlerde affediciliğin rolünün ve merhametin etkisini derinlemesine incelenmesidir. Araştırma, nicel ve nitel veri toplama tekniklerinin birleştirildiği karma yöntem yaklaşımlarından açıklayıcı sıralı desen üzerine yapılandırılmıştır. Araştırmanın ilk adımında, nicel araştırmada verilerin toplanması için Heartland Affedicilik Ölçeği, Merhamet Ölçeği, Duygu Düzenleme Becerileri Ölçeği, Psikolojik Esneklik Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu çeşitli şehirlerde yaşayan 529 yetişkin oluşturmuştur. Katılımcıların %56'sı kadın (297), %44'ü (232) erkektir. Yetişkinlerde affetme, merhamet, duygu düzenleme ve psikolojik esneklik düzeyi arasındaki ilişkileri belirlemek için yapısal eşitlik modellemesi analizi kullanılmıştır. Yapısal eşitlik modellemesi analizi AMOS 21 Programı ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre yetişkinlerin merhamet düzeyleri ve affedicilik düzeyleri; affedicilik düzeyleri ile duygu düzenleme düzeyleri; affedicilik düzeyleri ile psikolojik esneklikleri düzeyleri; merhamet düzeyleri ile duygu düzenleme düzeyleri; merhamet düzeyleri ile psikolojik esneklik düzeyleri; duygu düzenleme düzeyleri ile psikolojik esneklik düzeyleri arasında pozitif yönlü doğrusal bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmanın ikinci adımında yetişkinlerde affediciliğin rolünün ve merhametin etkisini derinlemesine incelenmek için nitel araştırma yürütülmüştür. Verilerin toplanmasında kolay durum örnekleme yöntemi kullanılmış ve araştırmanın ilk aşamasına katılan 16 yetişkin ile görüşmeler yapılmıştır. Yetişkinlerin yarı yapılandırılmış görüşme formuna verdiği cevaplar içerik analizi ve betimsel analiz yöntemi ile analiz edilmiştir. Analiz sonucunda affetme algısı, affetmenin hayattaki etkileri, affetmenin sosyal açıdan etkileri, merhamet algısı, affetme ve merhamet ilişkisi temaları ve bu temalar altında kategoriler ortaya çıkmıştır. Bütün bu sonuçlar affetmenin yetişkinlerin hayatını pek çok yönden etkilediğini, merhametle ilişkili olduğunu göstermiştir. Elde edilen veriler literatür eşliğinde tartışılmış ve öneriler sunulmuştur.

BağışlamaDuygu düzenlemeMerhamet+1
Betül Yavuz
Necmettin Erbakan University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Evli bireylerin öfke ifade tarzı ve affetme durumunun incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, evli bireylerin öfke ifade tarzlarını, affetme motivasyonlarını, affettikleri ve affedemedikleri durumları belirlemek ve sağlıklı evliliklere yön verebilecek sonuçlara ulaşmaktır. Çalışmada nitel araştırma türlerinden biri olan fenomenolojik araştırma deseni kullanılmıştır. Araştırmada belirli özelliklere sahip kişilerle çalışılacağı için çalışma grubu amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme tekniği ile belirlenmiştir. Katılımcılar evlilik süreleri en az 2 ile en çok 20 yıl olan ve yaşları 25 ile 45 arasında değişen evli bireyler arasından seçilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu Ankara'da yaşayan evli (9 erkek, 15 kadın) 24 birey oluşturmaktadır. Görüşmelerde araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Görüşmeler katılımcıların onayı alınarak ses kaydı altına alınmış ve veriler araştırmacı tarafından manuel olarak yazıya aktarılmıştır. Elde edilen verilerin çözümlenmesinde içerik analizi kullanılmıştır. Araştırmacı cevaplardan ulaştığı kodlara göre alt temaları ve alt temaları niteleyen ana temaları belirlemiştir. Verilerin analizi sonucunda kişiyi öfkelendiren konular, öfke ifade tarzı, öfkeyi azaltan durumlar, affedilen durumlar, affetme motivasyonu, affedilemeyen konular, kendini affetme süreci, evliliğin zaman içindeki değişimi ve evlilikle ilgili tavsiyeler olmak üzere 9 ana tema ortaya çıkmıştır. Elde edilen sonuçlar literatür kapsamında tartışılmış ve yorumlanmıştır.

BağışlamaEvli çiftlerEvlilik+1
Elif Betül Balta
Necmettin Erbakan University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessEN

Understanding the role of dispositional mindfulness on infidelity, and forgiveness tendencies in close relationships

The aim of this research is to understand the role of dispositional mindfulness on infidelity and forgiveness tendencies in close relationships, in terms of demographical variables such as age, gender, relationship duration, relationship status, and break-up experience in a current romantic relationship. A total of 303 volunteer adults, 224 women and 79 men, participated in the study. The research was conducted with the relational screening model. Demographic Information Form, Turkish versions of Infidelity Tendency Scale, Heartland Forgiveness Scale, and the Revised Cognitive Emotional Mindfulness Scale were used as data collection instruments. Multiple Regression Analysis and Multivariate Analysis of Variance (MANOVA) were used for data analysis. Results revealed that dispositional mindfulness positively predicted forgiveness tendency and negatively predicted infidelity tendency. The findings of the study was also showed that self forgiveness and situational forgiveness did not significantly differ across gender while the level of forgiveness of others was found higher in women compared to men. In addition, it was found that being married was related to lower levels of infidelity tendencies.

DeceptionInfidelity tendencyForgiveness+4
Esra Akyaz
Bahçeşehir University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Romantik ilişkilerde aldatma ve affetme eğilimlerinin aşka ilişkin tutumlar bağlamında incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, aşk tutumları ile (tutkulu, oyun gibi, arkadaşça, mantıklı, sahiplenici, özgeci aşk), aldatma ve affetme eğilimleri arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırmanın katılımcılarını, yaşları 19 ile 65 arasında değişen, 305'i (%61) kadın, 195'i (%39) erkek olmak üzere toplam 500 yetişkin birey oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama araçları olarak, Kişisel Bilgi Formu, Aşka İlişkin Tutumlar Ölçeği Kısa Formu, Aldatma Eğilimi Ölçeği ve Heartland Affetme Ölçeği kullanılmıştır. İlişkisel tarama modelinin kullanıldığı bu çalışmada katılımcılardan elde edilen veriler, çoklu doğrusal regresyon analizi ve Tek Yönlü MANOVA ile analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre aşk tutumlarından oyun gibi aşk ve tutkulu aşk aldatma eğilimini, sahiplenici aşk ve tutkulu aşk ise affetme eğilimini anlamlı bir biçimde yordamaktadır. Cinsiyet değişkenine göre, erkek katılımcılar kadın katılımcılara göre sahiplenici aşk, özgeci aşk ve oyun gibi aşk tutumlarını daha fazla benimsemektedirler. Son olarak romantik ilişki değişkenine göreyse, evli katılımcıların özgeci aşk tutumlarının diğer katılımcılara göre anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu bulunmuştur.

AldatmaAşkBağışlama+4
Berrin Geçim
Bahçeşehir University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessAR

جريمة الاغتصاب بين الفقه الإسلامي والقانون السوري

Islamic law is characterized by its comprehensiveness and flexibility for all times and places, and contains controls and rules that make it one of the most important pillars of security that maintains the stability of society. From this point of view, due to what is happening in Syria and the unprecedented proliferation of the crime of rape and the fact that adultery is no longer considered a crime, we had to investigate the source of the crime, the judgment of the perpetrator and the rights of the victim in both Islamic law and Syrian state law. In this research, we discussed the crime of rape, which is considered a crime in both Islamic law and Syrian law, which was amended in 2011 by Decree Law No. 1. We aimed to explain the differences between the Islamic jurisprudence's view of the crime and the Syrian law's view of the crime. The research introduced the concept of the crime of rape in Islamic law and compared it with the crime of adultery, and clarified the elements of the crime of rape, its conditions and evidence, and the punishment to be given to the rapist, and clarified the punishment of the rapist, after the differences in jurisprudential opinion, especially the nature of the crime and the extent to which it is linked to the penalization of adultery or muharabah, Because the old jurists discussed the elements of the crime within the provisions of the crime of adultery, because in this crime the rapist is considered to have committed adultery, and explained the issues of knowing the provision on attempted crime, the reasons for reducing. The punishment of the perpetrator and clarifying the rights of the victim. The research also clarified the concept of the crime of rape in Syrian law and differentiated it from the crime of intentional injury, addressed the elements of the crime, the conditions of the perpetrator and the victim, the conditions of sexual intercourse, and looked at the evidence that proves the crime in the law. And it was determined that Syrian law does not provide for specific methods of proof, but instead accepts any method that the judge can be convinced by. The punishment of the rapist and knowing the rule of the incomplete punishment or what is known in legal terms as the "punishment for attempting to commit the crime of rape" and finally the reasons for reducing the punishment of the perpetrator in Syria. At the end of each topic, we concluded by mentioning the differences between Islamic law and Syrian law with regard to the crime of rape. The seriousness of this crime and its bad and negative effects on the victim in the society, and the society's secrecy and lack of public discussion of such issues, as well as the lack of law libraries on such issues, are among the reasons that led us to conduct this research. We ask Allah to make us successful and guide us to the right path with His permission.

Şeyma Elias
Mardin Artuklu University
2023
00
Master'sOpen AccessEN

Terror management and pro-social values: Does mortality salience facilitate forgiving only in-group transgressors?

The main goal of the current research was to examine the existential motivations that underlie forgiveness and punishment in the intergroup context. The personal importance of self-transcendence and self-enhancement values and the Social Dominance Orientation (SDO) were also investigated for their potential contributions to the moral judgment process. The results of 2 (Condition: Mortality Salience, Control) x 2 (Group Affiliation of the Transgressor: Out-Group, In-Group) MANCOVA and follow-up two ANCOVAs demonstrated a main effect of group affiliation of the transgressor. Participants were less forgiving towards and harsher in sentencing the in-group offender (M.H., a Turkish citizen) than the out-group offender (M. H., with a Syrian origin). Contrary to the expectations, mortality salience did not result in the heightened tolerance for the wrongful in-grouper. Higher scores on the self-enhancement values predicted lower levels of forgiveness. Additionally, penalty toughness was negatively predicted by the self-transcendence value, and positively by the self-enhancement value. The findings were discussed for their contributions to the related literature.

ForgivenessTerror Management TheoryValues+6
Emine Yücel
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Yaşamın son dönemindeki hastaların yakınlarına uygulanan affetme psikoeğitiminin affetme, ölüm kaygısı ve bakım yüklerine etkisi

Amaç: Bu araştırma yaşamın son dönemindeki hastaların yakınlarına uygulanan affetme psikoeğitiminin, hasta yakınlarının affetme, ölüm kaygısı ve bakım yüklerine etkisini incelemek amacıyla yapılmıştır. Gereç ve Yöntem: Araştırmada ön test, son test, bir aylık ve üç aylık izlem randomize kontrollü deneysel yöntem kullanılmıştır. Araştırma İzmir İl Merkezi'ne bağlı Bergama Necla-Mithat Öztüre Devlet Hastanesi'nde, Haziran 2021-Haziran 2022 tarihleri arasında yatan yaşamın son dönemindeki hastaların yakınları ile yürütülmüştür. Araştırma örneklemine randomizasyon yöntemi ile belirlenen 56 (Deney:28 ve Kontrol:28) hasta yakını alınmıştır. Veriler, Kişisel Bilgi Formu, Heartland Affetme Ölçeği, Thorson Powell Ölüm Kaygısı Ölçeği ve Bakım Verme Yükü Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistiklerin yanı sıra Ki-Kare Testi, Fisher Ki-Kare Testi, bağımsız örneklem t testi ve tekrarlı ölçümlerde iki yönlü varyans analizi kullanılmıştır. Bulgular: Araştırmada deney grubu hasta yakınlarının son test, birinci ay ve üçüncü ay affetme puan ortalamaları, kontrol grubu hasta yakınlarına göre istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek olduğu bulunmuştur (p=0.000). Deney grubu hasta yakınlarının son test, birinci ay ve üçüncü ay ölüm kaygısı ve bakım verme yükü puan ortalamalarının, kontrol grubu hasta yakınlarına göre istatistiksel olarak anlamlı derecede düşük olduğu bulunmuştur (p=0.000). Sonuç: Bu çalışmada yaşamın son dönemindeki hastaların yakınlarına verilen affetme psikoeğitiminin, hasta yakınlarının affetme eğilimlerini artırdığı, ölüm kaygısı ve bakım yüklerini azalttığı sonuçlarına ulaşılmıştır. Yaşamın son dönemindeki hastaların yakınlarına, palyatif bakım birimlerinde belli aralıklarla grup ya da bireysel affetme psikoeğitimlerin planlanması önerilmiştir.

Bakım verenlerBakım verme yüküBağışlama+6
Merve Şahin
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Health Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Büyüklenmeci narsisistik kişilik özellikleri ile affetme ve intikam arasındaki ilişkide sosyal zekanın aracı rolü

Bu araştırmada büyüklenmeci narsisitik kişilik özelliklerinin affetmenin alt boyutlarından başkasını ve durumu affetme ve intikamın alt bouytları olan kaçınma ve intikam ile ilişkisinde sosyal zekanın aracı rolünün incelenmesi amaçlanmıştır. Ayrıca büyüklenmeci narsisizm, afferme, intikam ve sosyal zeka değişkenlerinin alt boyutlarının birbiriyle ilişkileri ve cinsiyete göre farklılaşıp farklılaşmadığı incelenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu 2017- 2018 eğitim öğretim yılında Uludağ Üniversitesi merkez yerleşkesinde yer alan fakültelere devam eden kız ve erkek öğrencilerden oluşmaktadır. Bu çerçevede, araştırmanın örneklemini Uludağ Üniversitesi'nin Eğitim, Mühendislik, Fen - Edebiyat ve İktisadi İdari Bilimler fakültelerine bağlı 13 farklı bölüme devam eden öğrenciler oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında 1100 gönüllü öğrenciye ulaşılmıştır. Bu öğrencilerin 564'ü kadın (%55,8) ve 446'sı (%44,2) erkektir. Öğrencilerin 321'i (%31,8) Eğitim, 228'i (%22,6) Mühendislik, 286'sı (%28,3) İktisadi İdari Bilimler ve 175'i (%17,3) Fen Edebiyat fakültesinde eğitim görmektedir. Araştırma verileri, Narsisistik Kişilik Envanteri, Heartland Affetme Ölçeği, Suça İlişkin Kişilerarası Motivasyonlar Ölçeği ve Tromso Sosyal Zeka Ölçeği ile toplanmıştır. Araştırmada değişkenler arası ilişkileri ortaya çıkarmak amacıyla Pearson korelasyon testi, değişkenlerin cinsiyete göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemek için de bağımsız gruplar t testi kullanılmıştır. Büyüklenmeci narsisistik kişilik özellikleri ile affetmenin ve intikamın alt boyutları arasındaki ilişkide sosyal zekanın aracı rolünü ortaya çıkarmak için de YEM analizi kullanılmıştır. Yapılan analizlerde büyüklenmeci narsisistik kişilik özellikleri ile affetmenin ve intikamın alt boyutları arasındaki ilişkide sosyal zekanın aracılık rolü oynadığı görülmüştür. Bununla beraber büyüklenmeci narsisizm, sosyal farkındalık, başkasını affetme, intikam ve kaçınma değişkenlerinin cinsiyete göre farklılaştığı görülmüştür. Ayrıca büyüklenmeci narsisizm ile kendini ve başkasını affetme, sosyal zeka, sosyal bilgi süreci, kaçınma ve intikam değişkenlerinin anlamlı ilişkiler içerisinde olduğu ortaya çıkarılmıştır. Elde edilen bulgular, ilgili alanyazın bağlamında tartışılmıştır.

BağışlamaKişilik özellikleriNarsisizm+4
Hayrunnisa Özgür
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Educational Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinin affetme, intikam, sosyal bağlılık ve öznel iyi oluşları: Farklı yapısal modellerin denenmesi üzerine bir araştırma

Bu çalışmada üniversite öğrencilerinin öznel iyi oluş, affetme, intikam ve sosyal bağlılıkları arasındaki ilişkiler incelenmiştir. Çalışma Anadolu Üniversitesinde öğrenim gören 779 [489'u(%62.8) kadın ve 290'ı(%37.2) erkek, Yaşranjı = 17-34, Yaşort = 20.67, Yaşss = 1.94] öğrencinin katılımı ile gerçekleştirilmiştir. Ölçme aracı olarak; Yaşam Doyumu Ölçeği, Pozitif Negatif Duygu Durum Ölçeği, Heartland Affetme Ölçeği, İntikam Ölçeği ve Sosyal Bağlılık Ölçeği kullanılmıştır. Çalışmanın verileri yapısal eşitlik modeliyle analiz edilmiştir. Ayrıca dolaylı etkinin anlamlığını test etmek için bootstrapping işlemi kullanılmıştır. Yapısal eşitlik modeli sonrasında, sosyal bağlılığın; üniversite öğrencilerinin affetmeleri ve öznel iyi oluşları arasında kısmi aracı, intikamları ve öznel iyi oluşları arasında ise tam aracı role sahip olduğunu belirten modelin en iyi yapısal model olduğu saptanmıştır. Alternatif modellerde ise üniversite öğrencilerinin sosyal bağlılıkları affetme ve intikamın aracılığıyla öznel iyi oluşu yordadığı modelin de kabul edilebilir uyum iyiliğine sahip olduğu belirlenmiştir. Bootstrapping işlemi sonrasında da dolaylı etkilerin anlamlı olduğu sonucu görülmüştür. Bulgular ilgili alanyazında tartışılmış ve gelecekte yapılacak olan araştırmalara önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Sözcükler: Öznel iyi oluş, Affetme, İntikam, Sosyal bağlılık, Pozitif psikoloji,Yapısal eşitlik modeli, Bootstrapping

BağışlamaBootstrap yöntemleriSosyal bağlılık+4
Seydi Ahmet Satıcı
Anadolu University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Şiddet içeren suç işleyen ve şiddet içermeyen suç işleyen bireylerde sosyal ipuçlarını algılama süreçlerinin yüz ifadelerinden duygu tanıma, çıkarsama yapma ve atfetme süreçlerinin incelenmesi

Yüz ifadelerinin sözel olmayan iletişimde rolü büyüktür. Kişiler o an içinde bulundukları durumu, kişisel beklentileri ve duygularını anlamak, iletişim sırasında anlık geri bildirim sağlamak ve uygun cevap üretmek için yüz ifadelerine başvururlar. Bu araştırma, şiddet içerikli suç işleyen bireylerde yüz ifadelerinden duygu tanıma, çıkarsama yapma ve atfetme süreçlerinin şiddet içerikli suç işlemeyen kişilerle karşılaştırmalı olarak incelenmesini amaçlamaktadır. Araştırma, Adli Tıp Kurumunda yatmakta olan 51 şiddet içerikli suç işleyen, 32 şiddet içerikli olmayan suç işleyen ve 28 suç işlemeyen kişi (N=111, yaş ortalaması: 31.94) ile yürütülmüştür. Kişilere Yüz İfadelerinden Duygu Tanıma testi, Yüz İfadelerinden Duygu Ayırt Etme testi, Gözlerden Zihin Okuma testi, Pozitif ve Negatif Duygu ölçeği ve 20 adet nötr yüz ifadesi içeren fotoğraf gösterilmiş ve kişilerden bu fotoğraflara altı temel duygudan birini (mutluluk, öfke, üzüntü, şaşkınlık, tiksinme, korku) atfetmeleri istenmiştir. Gruplar arası skorların farklılığının anlamlı olup olmadığını anlamak için tek yönlü ANOVA analizi kullanılmıştır. Buna göre, şiddet içerikli ve şiddet içerikli olmayan suç işleyen kişiler yüz ifadelerini tanıma, F(2,108) = 18.85, p < .001, ayırt etme, F(2,106) = 18.85, p < .001, ve çıkarsama yapmada, F(2,110) = 15.48, p < .001, kontrol grubuna göre daha düşük bir performans sergilemişlerdir. Şiddet içerikli suç işleyen bireyler nötr ifadelere daha sıklıkla 'öfke' duygusunu atfetmişler, F(2,108) = 7.73, p = .011; kontrol grubu ise nötr ifadelere diğer iki gruba kıyasla daha sıklıkla 'mutluluk' duygusunu atfetmişlerdir, F(2,106) = 8.70, p < .001. Yüz tanıma performansı kötü olan katılımcılar nötr yüz ifadelerine daha fazla korku duygusunu atfettikleri bulunmuştur, r = -.187, p < .05. Suç işleyen kişilerin, duygu okuma, atfetme ve çıkarsama yapma süreçlerinin normal katılımcılardan farklı olduğu, bu durumun suç işleyen kişilerin sosyal durumlarda doğru algılama ve uygun cevap üretme süreçlerinde bozucu bir etki oluşturabileceği değerlendirilmiştir. Elde edilen bulguların, suç işleyen kişilerin topluma yeniden kazandırılmaları ve rehabilite edilmeleri noktasında faydalı olabileceği öngörülmüştür.

BağışlamaDuygu tanımaSosyal ipuçları+3
Erva Kıray
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Lise öğrencilerinin sosyal medya bağımlılığının affetme ve mükemmeliyetçilik ile ilişkisi

Bu çalışmanın amacı, lise öğrencilerinin sosyal medya bağımlığının affetme ve mükemmeliyetçilik ile ilişkisini incelemektir. Diğer bir amaç ise sosyal medya bağımlılığının cinsiyet, yaş, sınıf düzeyi, okul türü, sosyal medya kullanım süresi ve aktif kullanılan sosyal medya uygulama sayısına göre farklılaşıp farklılaşmadığını araştırmaktır. Araştırma grubunu 2018-2019 eğitim öğretim yılında Bursa ili Gemlik ilçesinde 5 farklı lisede öğrenim gören 9, 10, 11 ve 12. sınıf 472 kız 396 erkek toplam 868 lise öğrencisi oluşturmaktadır. Bu araştırmada veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgi Formu Sosyal Medya Bozukluğu Ölçeği, Ergenlerde Affetme Ölçeği ve Çocuk ve Ergen Mükemmeiyetçilik Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmada verilerin analizi, Mann Whitney U Testi, Kruskal Wallis-H Testi, Spearman-Brown Sıra Farkları Korelasyon analizi teknikleri kullanılarak yapılmıştır. Araştırma sonucunda lise öğrencilerinin sosyal medya bağımlılık düzeyleri ile sosyal kaynaklı mükemmeliyetçilik arasında pozitif yönlü anlamlı bir ilişki bulunurken; kendine yönelik mükemmeliyetçilik ile anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Lise öğrencilerinin sosyal medya bağımlılık düzeyleri ile affetme düzeyleri arasında negatif yönde anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Öte yandan lise öğrencilerini sosyal medya bağımlılık düzeyleri ile affetmenin alt boyutlarından affetmenin bileşenleri ile negatif yönlü anlamlı bir ilişki; öfkeyi sürdürme ve intikam alma ile pozitif yönlü anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Lise öğrencilerinin sosyal medya bağımlılık düzeyleri ile affetmenin alt boyutlarından empati kurma arasındaki ilişkinin anlamlı olmadığı görülmüştür. Araştırma sonucunda lise öğrencilerinin sosyal medya bağımlılık düzeylerinin cinsiyet değişkenine göre anlamlı bir farklılık gösterdiği ve bu farkın kız öğrenciler lehine olduğu belirlenmiştir. Öte yandan sosyal medya bağımlılığının yaşa, sınıf düzeyine ve okul türüne göre anlamlı bir farklılık göstermediği fakat, sosyal medya kullanım süresi ve aktif sosyal medya hesap sayısına göre anlamlı bir şekilde farklılaştığı görülmüştür. Araştırma bulguları ilgili literatür çerçevesinde tartışılmış ve öneriler sunulmuştur.

BağımlılıkBağışlamaLise öğrencileri+5
Çağrı Bayrakcı
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmen adaylarında kişiler arası tarz, affetme ve evlilik tutumu arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu çalışmada, öğretmen adaylarında evlilik tutumu ile kişiler arası tarz ve affetme arasında anlamlı bir ilişki olup olmadığı incelenmiştir. Bununla beraber, katılımcıların affetme düzeyleri ve kişiler arası tarzları arasındaki ilişki de incelenmiştir. Ayrıca evlilik tutumunun bazı demografik ve ailevi değişkenlere göre farklılık gösterip göstermediğine de bakılmıştır. Çalışmada veri toplama aracı olarak İnönü Evlilik Tutum Ölçeği, Heartland Affetme Ölçeği ve Kişiler Arası Tarz Ölçeği ile Kişisel Bilgi Formu, 2017-2018 eğitim öğretim yılında bir devlet üniversitesinin eğitim fakültesinde öğrenim gören 611 (423 kadın ve 188 erkek) öğretmen adayına uygulanmıştır. Araştırmada verilerin istatistiki çözümlenmesi için SPSS 23.0 paket programından yararlanılmıştır. Çalışma sonuçlarına göre evlilik tutumu; affetme ile pozitif yönde, kişiler arası tarz puanları ile negatif yönde anlamlı bir ilişkiye sahiptir. Ayrıca affetme ve kişiler arası tarz puanları da negatif yönlü anlamlı bir ilişki içindedir. Evlilik tutum düzeyleri cinsiyete, ikamet yerine ve anne-babanın boşanmış veya hayatta olup olmamasına göre farklılık göstermiyorken; evli kardeşin varlığına ve bölümlere göre farklılık göstermektedir.

Aday öğretmenlerBağışlamaEvlilik+6
Saffet Arslan
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessEN

Determining the effects of forgiveness and perspective taking on negative stereotyping towrads Syrian refugees

The aim of the present thesis was to experimentally examine the effects of forgiveness and perspective taking on negative stereotyping towards Syrian refugees. Also, it was aimed to be revealed the roles of apology, dispositional forgiveness, religiousness, and quality of contact with Syrian refugees in the relation between independent variables and negative stereotyping. Sample of this thesis consisted of a total of 123 undergraduate students aged 18-25 years. The participants were randomly assigned to 2 (forgiveness, no-forgiveness) X 2 (perspective taking of self, perspective taking of other) between-subjects design. GSR (Galvanic Skin Response) levels were recorded in order to test the effectiveness of the manipulations. Then, the participants respectively completed the following scales: Negative stereotyping index, manipulation control and related questions, PANAS, HFS, perspective taking subscale of interpersonal reactivity index, contact quantity scale, contact quality scale, and demographic information form. First of all, the manipulations was found to be successful. So, results of this thesis demonstrated that forgiveness is an effective to reduce negative stereotyping towards Syrian refugees for individuals who adhere more strongly to their religions and have had more positive contact with Syrian refugees. But, perspective taking was found as non-effective way to determine negative stereotyping towards Syrian refugees. Regression model of the thesis revealed that usage of less negative stereotypes towards Syrian refugees was predicted with higher-levels of dispositional forgiveness, religiousness, and the quality of contact. Also, the relationship between dispositional forgiveness and negative stereotyping towards Syrian refugees was found to be mediated by quality of contact, and also, moderated by apology behavior. These findings were discussed in the context of the growing literature on negative stereotyping, and related variables. Limitations of the present thesis and suggestions for the future studies were offered. Keywords: Prejudice, Stereotypes, Syrians, Forgiveness, Perspective Taking

Perspective taking skillForgivenessMigrations+7
Özge Karabulut
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00

Related subjects