Amasya

70 theses under this subject heading

DoctorateOpen AccessTR

Amasya camilerinde ahşap bindirme tavan

Bu tez kapsamında Amasya merkez, ilçe ve köylerinde en erken tarihlisi 1426 yılına ait ahşap bindirme tavanlı otuz bir cami tespit edilmiş, yapıların tavan örtüleri kuruluş ve biçimlerine göre sınıflandırılarak incelenmiştir. Tavanların ikisi kirişlemeleri üstten kaplamalıyken; diğer tüm tavanlar kirişlemeleri alttan kaplamalıdır. XV-XX. yüzyılın son çeyreği arasında inşa edilen bu camiler içerisinde XVI. yüzyıla ait bindirme tavanlı herhangi bir örnek bulunmamaktadır. XVII. yüzyıla ait iki, XVIII. yüzyıla ait bir, XIX. yüzyıla ait altı camide ahşap bindirme tavan bulunmaktadır. Ağırlıklı olarak Cumhuriyet Dönemi'ne tarihlenen örneklerle karşılaşılması dikkat çekicidir. XX. yüzyıl ilk yarısına ait iki, ikinci yarısının ilk çeyreğine ait on beş, ikinci yarının son çeyreğine ait dört camide ahşap bindirme tavan bulunmaktadır. Ahşap tavan, Anadolu'da eski çağlardan bu yana daha çok kare ya da kareye yakın dikdörtgen, nadiren dairesel tabanlı mekân boşluklarının örtülmesinde kullanılagelen oldukça ekonomik bir örtü biçimidir. Ahşap kirişler yardımıyla genellikle mekânı bölen herhangi bir taşıyıcıya gerek duyulmaksızın çok değişik biçim ve tekniklerde mekân boşluğu kolayca geçilerek örtülebilmektedir. Alttan kaplamasız ahşap kırma tavan ve türevleri dışında genellikle düz ve bindirmeli olmak üzere başlıca iki teknikte yapılırlar. Hem ahşap hem kârgir malzemede uygulanabilen bindirme tekniği, özellikle tavan kuruluşlarında değişik biçimlerin elde edilmesine imkân vermekte ve kolay statik çözümlemeler sağlamaktadır. Bu nedenle çok eski tarihlerden bu yana mimaride mekân örtüsü olarak sevilerek kullanılmışlardır. Bindirme tekniğinin, taşıyıcı tavan kirişlerinin kuruluşuna göre her biri kendi içinde alt başlıklara ayrılabilen, biri paralel taşıyıcı kiriş, diğeri köşeli bindirilen kiriş esasına dayanan başlıca iki uygulama biçimi vardır. Amasya camilerinin ahşap bindirmeli tavanlarında her iki türün de örnekleri görülmektedir. Amasya Merzifon ilçesi II. Murad Camii, Amasya merkez Üçler Camii, Amasya merkez Kaleköy Camii ve Kızılkışlacık Köyü Camii'nde ana tavan kirişlemeleri birbirine paraleldir. Amasya Camilerinin kirişleri köşeli birleşen tavan örnekleri, döner eksenli bindirme ve iç içe bindirmeli tavan olmak üzere başlıca iki grupta toplanabilmektedir. Hanife Hatun Camii, İlyasköy Camii, Belmebük Köyü Camii, Aydınca Köyü Camii, Mahmatlar Köyü Camii, Sarılar Köyü Camii, Dadı Köyü Camii ve Mahmatlar Köyü Yol Kenarı Camii tavanı olmak üzere Amasya camilerinin sekizinin örtüsünde döner eksenli bindirme tekniği kullanılmıştır. Eyüp Çelebi Camii, Büyük Hacı Hasan Camii, Yukarı Baraklı Köyü Camii, Akyazı Köyü Camii, Şıhlar Köyü Camii, Ortaova Köyü Camii, Çavuş Köyü Camii, Kayabaşı Mahallesi Camii, Yıldız Köyü Camii, İpekköy Camii, Yeşilören Köyü Camii, Karasenir Mahallesi Camii, Serçoban Mahallesi Tamlar Camii, Karakise Köyü Camii, Köprübaşı Camii, Aktarla Köyü Camii, Kızılca Köyü İstasyon Camii, Sarıyar Köyü Aşağıova Camii'nden oluşan on sekiz cami yapısının tavan örtüsü ise iç içe bindirmelidir. Bu çalışmanın en önemli sonucu Asya'dan Anadolu'ya uzanan geniş bir coğrafi alanda, köklü bir tarihi geçmişi bulunan ahşap bindirmeli tavan tipinin, özellikle Cumhuriyet Dönemi'nde olmak üzere Amasya dahilinde de uygulandığının tespiti olmuştur. Anahtar Kelimeler: Amasya, bindirme, tavan, ahşap, kiriş.

Ahşap tavanAmasyaCamiler+1
Neslihan Korkmaz
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Amasya şehir merkezindeki dini ziyaret yerleri

Coğrafi konumu ve tarihi yönüyle Amasya; birçok kültürün, milletin yaşam alanı olarak seçtiği, Osmanlı Devleti zamanında da Osmanlı şehzadelerin yetiştirildiği önemli kültürel zenginliklere sahip bir yer olmuştur. Çalışmamız; giriş kısmı, dört bölüm ve sonuç kısmından oluşmaktadır. Giriş kısmında; araştırmanın konusu, amacı, önemi, yöntemi, kapsamı ve sınırlılıklarından bahsediliştir. Ve sonunda tanımlar kısmına yer verilmiştir. Birinci bölümde; kısaca Amasya tarihi ve coğrafi durumu/sosyo-kültürel yapısına yer verilmiştir. İkinci bölümde; dini ziyaret; sosyolojik bir anlama ve dini ziyaret yerleri ve ziyaret ediliş amaçları ele alınıştır. Üçüncü bölümde; Amasya şehir merkezindeki dini ziyaret yerlerine gidilerek yapılan incelemeler, mülakatlar ve bunun neticesindeki nesnel yorumlara yer verilmiştir. Dördüncü bölümde; Amasya şehir merkezindeki dini ziyaret yerleri sosyolojik bir yaklaşım ile değerlendirilmiştir. Sonuç kısmında ise elde edilen bilgilerin sonuç ve değerlendirilmesi yapılmıştır. İncelenen sahanın genişliği de dikkate alınarak, araştırmamız Amasya şehir merkezi ile sınırlı tutulmuştur. Çalışmamız kapsamında yapılan araştırmalar sonucunda birçok türbe, mezar, kuyu, ağaç, taş, toprak vb. dini ziyaret yeri tespit edilmiştir. Bu yerlerden bazıları yoğun bir şekilde ziyaret edilmekte olup çeşitli ritüellerin gerçekleştirildiği yerlerdir bazıları ise günümüzde unutulmaya yüz tutmuştur. Ziyaret yerlerinin bir kısmında zamanın meşhur Veli, Pir, Şeyh'lerinden olan zatlar metfun bulunmaktadır. Bir kısmında ise Şehzade, Paşa veya devlet büyüklerinden olan kişiler metfun bulunmaktadır. Ziyaret yerleri, tezimizin ana başlığı kapsamında ele alınıp araştırmalarımızda çıkarılan yorumlar objektif bir şekilde aktarılmaya çalışılmıştır.

AmasyaDini yapılarKutsal yerler+4
Ayşegül Şen
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İki Paşa Camiinin süsleme özelliklerinde üslup birliği (Amasya Merzifon Abide Hatun Camii ve Tokat Erbaa Silahtar Ömer Paşa Camii)

Tarih boyunca çeşitli medeniyetlere ev sahipliği yapan Anadolu zengin bir kültür mirasına sahiptir. Osmanlı Devleti'nin hakimiyeti altında bu topraklarda çok sayıda dini, sivil, askeri vb. amaçlarla mimari eserler inşa edilmiştir. Bu eserlerden çoğu devletin önemli görevlerinde yer alan paşaların inşa ettirdikleri yapılardır. Bunların arasında en yaygın olanı cami mimarisidir. Osmanlı Devleti zamanında önemli güzergahlardan olan ve Orta Karadeniz bölgesinde yer alan Amasya ve Tokat illeri, Anadolu kültür ve sanatının gelişim gösterdiği önemli merkezlerdendir. Birbirine 106 km uzaklıkta olan Erbaa/Silahtar Ömer Paşa Camii ve Merzifon/Abide hatun Camii Anadolu'daki 17.yy'a ait ahşap tavanlı ve ahşap destekli, ahşap üzeri kalem işi sanatının uygulandığı örneklerindendir. Meyilli arazi üzerinde inşa edilen dikdörtgen planlı camilerin beden duvarları dış taraftan almaşık duvar tekniğiyle yapılmış olup, iç taraftan sıvalıdır. Camileri örten tavan üst örtüsü dış taraftan kırma çatı, iç taraftan ahşaptır. Her iki yapıda da tavan kirişlerinin olduğu kısım yükseltilmiş, harime ferah bir görünüm kazandırmıştır. Kalem işleri yapılarda, tavan kirişlerinin yüzeylerinde, destek aralarında, ahşap direkler üzerinde ve kemer yüzeylerinde yer alır. Süslemelerde kırmızı, turuncu, mavi, yeşil, sarı, beyaz renkler kullanılmıştır. Camilerin kendi düzenlerinde görülen benzerlik ilgi çekici olup Anadolu'da ki yapıların desen özellikleri, inşa edildikleri dönem hakkında önemli birer görsel kaynaktır. 17.yy'ın ikinci yarısından itibaren inşa edilen örneklerdeki kalem işi süslemelerde erken ve klasik dönemde görülen hatayi, rumi düzenlemelerin yanısıra doğadan ilham alınarak yapılan lale, gül, karanfil ve sümbül gibi çiçeklerinde kullanılmaya başlandığı görülür. Bu çalışmada Merzifon ve Erbaa ilçelerinde bulunan Abide Hatun Camii (1680) ve Silahtar Ömer Paşa Camii (17.yy) kalem işi süslemelerindeki üslup birliği incelenmiştir. İncelemeler sonucunda tarih, bölge yakınlığı ve süsleme düzenlerindeki benzerlikler, Silahtar Ömer Paşa Camii ve Abide Hatun Camii'nin aynı üslup birliğine sahip olduğunu göstermiştir.

Abide Hatun CamiAmasyaAmasya-Merzifon+5
Tuğbanur İşeri
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Demografik faktörlerin tüketici davranışları üzerine etkisi: Amasya ili örneği

Günümüz dünyasında alışveriş fikri hızla yayılmaktadır. İnsanların çoğu ihtiyaçlarını karşılamak, yeni ürünler keşfetmek ve sosyalleşmek gibi birçok sebeple alışverişe yönelmekte ve tüketim tercihlerinde bulunmaktadırlar. Tüketim tercihlerinde istek ve ihtiyaçlarını karşılayacak ürüne sahip olmak için ise belli bir satın alma sürecinden geçmektedirler. Çalışmada tüketim, tüketici, tüketici tercihlerini etkileyen faktörler, tüketimin tarihsel gelişimi ve tüketicilerin satın alma davranışlarını açıklayan modellere yer verilmiştir. Tüketicileri rasyonellikten alıkoyan tuzaklardan bahsedilerek tartışılmıştır. Bu kapsamda yapılan bu çalışmanın amacı demografik değişkenlerin tüketici tercihlerine etkisini incelemektir. Çalışmanın sonucunda Amasya'daki 510 tüketici üzerinde yapılan anket sonuçlarına göre tüketicilerin demografik özellikleri, genel alışveriş alışkanlıkları ile satın alma tarzları arasında anlamlı ilişkiler tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Tüketici, Tüketici Davranışları, Demografik Özellikler

AmasyaDemografiDemografik özellikler+1
Meltem Şahin
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Amasya basınında Demokrat Parti (1950-1960)

Çok seslilik milletin istediği kişi ya da partiye oy verme hakkına sahip olması olarak nitelendirilebilir. Demokrasinin de temelini çok seslilik oluşturmaktadır. Bu doğrultuda devlet organları da, bunun gerçekleşmesi için çalışmalar yürütmeli ve halkın karşısına birçok siyasi partiyi sunmalıdır. 1938'den sonra; İsmet İnönü ?Milli Şef? sıfatı ile Türkiye'de tek parti döneminin yaşanmasında etkili bir unsur olmuştur. İsmet İnönü'nün de başkanlığını yaptığı Cumhuriyet Halk Partisi, 1950 yılına kadar ülkeyi tek siyasi parti olarak yönetmiştir. 1939'dan sonra II. Dünya Savaşı'nın etkisi altında kalmış ve Türkiye de bu süreçten etkilenmiştir. İsmet İnönü, devleti savaştan uzak tutmaya çalışsa da başarılı olamamış, ?denk bütçe- sağlam bütçe? uygulamaları da istenen sonucu vermemiştir.Tek partili siyasi hayatın süregelen gidişatı karşısında; Adnan Menderes ve Celal Bayar'ın da içinde bulunduğu Demokrat Parti kurulmuştur. Bu oluşum karşısında, İsmet İnönü Demokrat Parti'nin kurulmasına destek vermiş ve sonraki süreçte de demokrasinin güzelliklerinden biri olan muhalefetliğini de yapmıştır. Bu çalışmada; 1950- 1960 yılları arasında Türkiye'de iktidarda bulunan Demokrat Parti'nin, Amasya basınındaki yansımaları, 1950- 1960 yılları arasında çıkan gazete ve dergiler üzerinden ele alınmak istenmiştir. Bu doğrultuda; çalışmamızın ilk bölümünde, ?Amasya Basın Tarihi? periyodik olarak incelenmek istenmiştir. Daha sonraki bölümlerde ise, Milli Şef İsmet İnönü dönemi, Demokrat Parti'nin kuruluşu ve iktidar süreci incelenerek, Adnan Menderes'in şahsiyetine de değinilmeye çalışılmıştır.Anahtar Kelimeler: Adnan Menderes, Amasya, Amasya Basın Tarihi, Celal Bayar, Cumhuriyet Halk Partisi, Demokrat Parti, İsmet İnönü, Milli Şef, II. Dünya Savaşı.

AmasyaBasınCumhuriyet Halk Partisi+5
Feyza Işık
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
DoctorateOpen AccessTR

Amasya, Çorum, Samsun ve Sinop illerinin meyve sinekleri (Diptera: Tephritidae) faunası ve sistematiği üzerine araştırmalar

Bu doktora çalışması, Amasya, Çorum, Samsun ve Sinop illerin meyve sinekleri faunasını belirlemek amacıyla yapılmıştır. 2015 – 2018 yılları arasında araştırma bölgesinde arazi çalışmaları yapılmış ve ergin meyve sineği örnekleri toplanmıştır. Toplanan tüm örnekler Gaziantep Üniversitesi, Biyoloji Bölümü, Entomoloji Laboratuvarı'nda incelenmiş ve teşhis edilmiştir. Sonuç olarak meyve sinekleri familyasının 5 altfamilyası içerisinden 24 cinse ait 71 tür tespit edilmiştir. Bu taksonlardan Trypetinae altfamilyasına ait Acidia Robineau-Desvoidy, Anomoia Walker ve Philophylla Rondani cinsleri ile Acidia cognata (Wiedemann), Anomoia purmunda (Harris), Carpomya wiedemanni (Meigen) ve Philophylla caesio (Harris) türleri Türkiye meyve sinekleri faunası için ilk kez kaydedilmiştir. Tespit edilen tüm taksonların morfolojik tanımları yapılmış ve teşhis anahtarı hazırlanmıştır. Bunun yanı sıra, tüm türlere ait vücut, kanat ve aculeus fotoğrafları sunulmuştur. Bu tez çalışması, Türkiye meyve sinekleri faunası için kapsamlı bir kaynak olarak bilim dünyasına sunulmuştur.

AmasyaFaunaSamsun+5
Vedat Görmez
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Amasya yöresi geçiş dönemi, takvim ve bereket ritüelleri

Bu araştırmada, Amasya yöresindeki geçiş, takvim ve bereket ritüellerinin süreç ve anlam yapısı incelenmiştir. Çalışma, öncelikle toplumsal ve bireysel yaşamın her aşamasında önemli işlevlere sahip geçiş, takvim ve bereket ritüellerini, Amasya merkez ve altı ilçesini kapsayacak şekilde, sahadan derleme yöntemleriyle tespit etmeyi, ikinci aşama olarak verileri, ritüellerin ardışık zincirleme akışını takip ederek yapısal bir bütünlük oluşturmayı amaçlayan ritüel süreç yöntemiyle tasnif edip aktarmayı; son olarak da ritüellerin yapısını oluşturan kurucu unsurlarını ayrıştırmak suretiyle inceleyen "elemental analiz" yöntemiyle; ritüellerin, sembolik dilini, kodlarını ve derin anlam yapısını çözümlemeyi amaçlamıştır. Çalışma, beş ana bölümden oluşmaktadır. Birinci Bölüm'ün ilk basamağında ritüel kavramı ayrıntılı olarak ele alınmıştır. Bu kapsamda ritüel tanımlarına, ritüelin temel özelliklerine, ritüel ile ilişkili kavramlara, tasnif çalışmalarına yer verilmiştir. Bu bölümün ikinci basamağında, batı merkezli ritüel kuram ve teorik yaklaşımlar ele alınmış, aynı zamanda ritüel çalışmaları tarihi özetlenmiştir. "Ritüelin Yapısı ve Yapıyı Oluşturan Unsurlar" başlığını taşıyan Birinci Bölüm'ün üçüncü basamağında inceleme yöntemimiz olan elemental analiz yöntemi hakkında bilgi verilmiştir. Birinci Bölüm'ün son basamağında, çalışmanın örneklem sahası olan Amasya yöresi, tarihî ve coğrafî açılardan tanıtılmıştır. Çalışmanın İkinci Bölümü'nde; doğum, evlenme ve ölüm ritüellerinden oluşan geçiş dönemi uygulamaları ele alınmıştır. Ardışık bir dizilimle verilen ritüellerin aşamaları geçişlerin evrelerine göre yapılandırılmıştır. Buna göre, pre-liminal, liminal ve post-liminal şeklinde bir süreç izleği takip edilmiştir. Üçüncü Bölümde takvim ritüellerine yer verilmiştir. Takvim ritüelleri mevsimsel döngüye dayalı ve anma esasına dayanan ritüeller olmak üzere iki ana kategoriye ayrılmış, her bir kategoriye ait ritüel türleri alt başlıklar hâlinde incelenmiştir. Bu kategoride yer alan ritüeller de belirli bir süreç izleği takip edilmek suretiyle evrelere ayrılarak verilmiştir. Dördüncü Bölümü bereket ritüelleri oluşturmuştur. Bereket ritüelleri; birincisi tarımsal, ikincisi hayvansal bereket ritüelleri olmak üzere iki ana başlık altında incelenmiştir. Tarımsal bereket ritüeli olarak Yağmur Yağdırma ritüelleri; hayvansal berekete dayalı olarak da Koç Katımı, Saya Gezme ritüelleri ele alınmıştır. "Ritüellerin Yapısal Unsurları" adını taşıyan Beşinci Bölümü'nde zaman, mekân, ritüel kişileri ve rolleri, ritüel nesneleri gibi ritüel unsurları birer gösterge olarak ele alınarak ritüelin işleyişine ve genel olarak anlamın oluşumuna yaptıkları katkılar merkeze alınarak analiz edilmiştir. Sonuç olarak birinci adımda ritüellerin bir süreç izleğine, bir sisteme sahip olduğu ortaya konulmuştur. İkinci adımda ise ritüellerin çoklu anlam ve yoğunlaştırılmış mesajları incelediğimiz kurucu unsurları üzerinden aktardıkları görülmüştür.

AmasyaDini törenGelenekler+3
Rahime Deveci
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Nehir kıyısı kentsel mekan kullanımlarının değerlendirilmesi üzerine bir çalışma

Son yıllarda kıyı mekanları; yeniden canlandırma ve planlama çalışmaları sonucunda, insanların öncelikle yöneldiği alanlar olmuştur. Kıyı mekanları, toplumun kullanımına açık kentsel mekan niteliği gösterdiğinden, farklı kullanımları içeren, kültür ve rekreasyon işlevlerini karşılayan, kentsel bütünleşmenin sağlandığı çevresel değerler olarak ortaya çıkmaktadır. Doğal çevrenin bir elemanı olan nehirler, farklı düzenlemeleri ve kullanıcılarla kurduğu ilişkilerle önemli kentsel simgelerdir. Makedonya' da bir nehir kıyısı yerleşimi olan Üsküp kentinin Vardar Nehri ile ilişkisi; kıyı kullanım biçimleri, kentin kıyı plastiğinin oluşması ve kullanıcıların rekreaktif gereksinmelerinin belirlenmesi için bir kaynak oluşturması açısından önemlidir. Vardar Nehri kıyısında kullanıcıların su ile ilişkisi ve mevcut kıyı kullanım biçimleri, nehir kıyısı mekanlarının kente etkisini sergilemektedir. Vardar kıyısı, toplumun rekreaktif amaçlı gereksinmelerini karşılayacak mekanlarının azlığı ile kıyı düzenlemelerindeki ortak sorunları yaşamaktadır. Diğer nehir kıyısı yerleşimi olan Amasya; Yeşilırmak vadisi boyunca, kayalıkların sınırladığı alandaki yerleşimiyle, doğal çevrenin güçlü bir anlatımı olarak kentsel örnek oluşturmaktadır. Değişen toplum gereksinmeleri ve toplumsal-ortak kullanım mekanı özelliği gösteren mekanların nitelikleri, Yeşilırmak nehir kıyısının kullanıcılarla ilişkisini ortaya çıkarmaktadır. İki nehir kıyısı yerleşimi, farklı çevresel koşulları, farklı mekan düzenlemeleriyle geçtikleri kentlere önem kazandırmaktadır. Bu bağlamda; araştırmada kıyı mekanı kullanım biçimleri belirlenerek, örnek olarak seçilen ve nehir kıyısı mekanları olan Vardar ve Yeşilırmak nehirlerinde, kıyı mekanı düzenleme ilkeleri, kullanıcıların rekreaktif gereksinmeleri, toplumsal algılama biçimleri, toplumsal-ortak kullanım mekanlarının nitelikleri, bu mekanlarda kullanılan kent mobilyalarının yeterliliği ve kullanılabilirliği, kullanıcıların kıyı mekanına ilişkin düşünceleri ve istekleri belirlenmeye çalışılmıştır. Tüm bu çalışmaların gelecekteki planlama kararlarına bir veri tabanı oluşturması amaçlanmıştır. t Çalışma altı bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde; çalışmanın amacı, kapsamı ve yöntemi anlatılmıştır. İkinci bölümde; kıyı mekanı tanımlanarak, kıyı mekanında yer alan etkinlik türleri incelenmiştir. Üçüncü bölümde; kıyı mekanları düzenleme ilkeleri belirlenerek, kıyı mekanlarında yer alan kent mobilyaları çeşitli boyutları ile incelenmiştir. Kıyı mekanı düzenlemelerine, dünyadan ve ülkemizden örnekler verilmiştir.Dördüncü bölümde; Vardar nehri kıyı mekanının coğrafî konumu, tarihsel gelişimi, doğal çevre verileri, ulaşım sistemi ve demografik yapısı tanıtılmıştır. Kıyı mekanında daha önce yapılan düzenleme çalışmalarından örnekler verilerek, Vardar kıyı mekanında alan kullanımı ve kullanıcıların mekana ilişkin istekleri ayrıntıları ile incelenmiştir. Beşinci bölümde; Yeşilırmak nehri kıyı mekanının coğrafî konumu, tarihsel gelişimi, doğal çevre verileri, ulaşım sistemi ve demografik yapısı tanıtılmıştır. Kıyı mekanında daha önce yapılan düzenleme çalışmalarından örnekler verilerek, Yeşilırmak kıyı mekanında alan kullanımı ve kullanıcıların mekana ilişkin istekleri çeşitli boyutları ile incelenmiştir. Altıncı bölümde ise; sonuç ve öneriler yer almaktadır.

AmasyaKıyı alanlarıKızılırmak+2
Jülide Kazas Demiralp
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
1998
00
DoctorateOpen AccessTR

Şer'iyye sicillerine göre III. Selim ve II. Mahmut dönemleri Amasya'sında merkez-taşra münasebetleri

Bu çalışmada Osmanlı Devleti'nin radikal bir değişim sürecinden geçtiği 1789-1839 yılları arasında meydana gelen gelişmelerin taşraya olan etkisi Amasya örneğinde incelenmiştir. Bu süreçte devletin talimli orduya olan ihtiyacının neticesi olarak kurulan Nizam-ı Cedit ocağı, Kabakçı Mustafa İsyanı sonrasında kaldırılmıştır. Ancak 1826 yılında Yeniçeri Ocağının lağv edilmesi ile yenilik önündeki engeller ortadan kaldırılmış ve Asâkir-i Mansûre ordusu kurulmuştur. Bu ordunun beşeri ihtiyaçları büyük oranda taşradan sağlanmıştır. Ardı arkasına yaşanan savaşlar ve asker talepleri dönem içinde merkez-taşra münasebetlerinin en belirleyici unsuru olmuştur. Gerek yeni ordunun beşeri ihtiyaçları gerekse savaşlar sürecinde istenen askerlerin büyük oranda taşradan karşılanıyor olması taşra üzerinde bir takım sonuçları doğurmuştur. Bunun en bariz örneği aile başına düşen çocuk sayısının düşük olmasıdır. Asker talepleri veya zahire isteklerinin karşılanamadığı durumlarda bedel ödeme yoluna gidilmiş ve azımsanmayacak meblağlar tevzi edilmiştir. Bunların yanında Vaka-i Hayriye sonrası Bektaşi sürgünleri, taşradan İstanbul'a göçün engellenmesi konusunda alınan önlemler merkez-taşra münasebetlerinin önemli konularındandır. Ayrıca merkezi hâkimiyetin zayıflığı ahalinin yerel idarecilerden şikâyetlerini beraberinde getirmiş ve toplumda büyük bir huzursuzluğun yaşanmasına neden olmuştur. Nitekim bu durumun neticesi olarak 1817 yılında Amasya'da önemli bir hareketlilik yaşanmıştır.

AmasyaKent tarihiMahmud II+5
Sadık Çetin
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Amasya ili manda yetiştiriciliğinin durumu, sorunları ve çözüm önerileri

Bu araştırma Amasya ili manda yetiştiriciliğinin durumu, sorunları ve çözüm önerilerinin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Bu amaçla, Amasya ili Damızlık Manda Yetiştiricileri Birliği (DMYB)'ne üye ve Halk Elinde Anadolu Mandası Islahı projesi kapsamında yer alan 69 üretici ile yüz yüze yapılan anketlerden elde edilen veriler kullanılmıştır. Ankete katılan üreticilerin büyük çoğunluğunu erkek (%89.9), 41-50 (%40.6) ve 51-60 (%26.1) yaş aralığında, 1-2 (%46.4) ve 3-4 kişilik (%50.7) faaliyette bulunan bireyler oluşturmaktadır. Üreticiler çoğunlukla ilkokul (%59.4) mezunu olup 30 yıldan fazla (%79.7) manda yetiştiriciliği yapmaktadırlar. İşletmelerin %55.1'inde manda ve sığır bir arada yetiştirilmektedir. Üreticilerin önemli bir kısmı projenin başarılı olacağı (%97.1) ve sorunların çözümüne önemli katkı yapacağı (%100) kanaatindedirler. Kapalı ahır tipi (%92.8), beton taban (%95.7), bağlı duraklı (%95.7), çoğunlukla altlık bulunmamakta (%90.2), baca ve kapı/pencere havalandırma (%62.3), kiremit tipi çatı malzemesi (%87.0) ve beton yemlik (%85.5) barınakların en önemli yapısal özellikleridir. Ayrıca, ahırda ve merada yemleme sistemi (%100), otomatik suluklar ile su verme (%49.3), su kaynağı olarak şebeke suyu (%97.1), malakların ahır içinde ana ile birlikte kaldığı (%94.2) ve saman altlığın (%76.9) kullanılması en önemli barınak içi özellikleridir. Üreticiler mandalarına kaba yem olarak daha çok kuru ot, kuru yonca, saman ve silaj birlikte vermekte (%36.2), çoğunluğu kaba yemi kendisi üretmekte (%65.2), kesif yem olarak öncelikle fabrika yemi verilmekte (%68.1) ve kesif yemler çoğunlukla fabrikadan temin edilmektedir (%59.4). Üreticiler besleme konusunda kendi deneyimi ve anne/baba öğretisinden yararlanmakta (%81.2), hayvanlar çoğunlukla günde iki kez sağılmakta (%72.5) ve yemleme öncelikle sağımdan önce (%56.5) ve 5 kg'dan az kesif yemle beslenmekte (%68.1) ve yemler kapalı bir depoda muhafaza edilmektedir (%100). Üreticilerin %44.9'u silaj yaparken, %55.1 gibi önemli bir kısmı silaj yapmamaktadır. Mandalar çoğunlukla Nisan ayında meraya çıkarılmakta (%85.5) ve Kasım ayında (%71.0) meradan alınmaktadır. Malaklara büyük oranda göbek bakımı yapılmamakta (%71.1), doğar doğmaz malaklara ağız sütü (%100) annesini emerek (97.1) verilmekte olup, malaklar 4. ayından sonra sütten kesilmektedir (%94.2). Mandalar çoğunlukla elle (%88.4) ve günde iki kez sağılmaktadır (%68.1). Üretilen süt ortalama 7.17 TL'den satılmakta, sağılan süt plastik bidon ve güğümlerde depolanmakta (%56.5) ve çoğunlukla süt, yoğurt, tereyağı ve peynir olarak birlikte üretilmektedir (%55.1). Üreticilerin çoğunluğu hastalık durumunda özel veteriner hekim çağırmakta (%95.7), karşılaşılan başlıca sağlık sorunu yavru atma olup (%37.7), %39.1'inde sağlık problemi görülmemekte ve doğum şekli yardımsız olmaktadır (%100). İşletmelerin %84.1'inde mastitis kontrolü her gün ve elle sağılarak görünüme bakmak suretiyle yapılmaktadır (%100). İşletmelerde malak ölümleri bazen (%75.4) yada hiç görülmemekte (%23.2) olup, malaklarda görülen en önemli hastalıkların başında ishal gelmektedir (%56.5). Mandacılık ile ilgili en önemli problemler süt pazarlama problemi, desteklerin yetersizliği, süt fiyatlarının düşüklüğü, kaba yem sorunu, kaliteli yem sorunu, suni tohumlama ve döl tutma problemi, malak bakımı ve büyütme sorunu, yeni teknolojilerin kullanımı ile ilgili bilgi eksikliği, hayvanların süt verimlerinin düşük olması, kalifiye işgücü problemi, yem bitkilerinin teşvikinin az olması, genç nüfusun azalması, eğitim sorunu, mera sorunu, yem bitkileri üretim yetersizliği ve kaliteli damızlık sorunudur. Manda desteklerinin ve süt fiyatlarının artması ve yem fiyatlarının düşürülmesi projeden üreticilerin en önemli beklentilerin başında gelmektedir. Anahtar Kelimeler: Manda, Amasya, Yetiştiricilik, Sorunlar, Çözüm önerileri

AmasyaMandaYetiştiricilik+1
Ayla Sevim Satılmış
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Amasya yöresindeki Gürcü köylerinin konuşma örnekleri

Bu çalışmanın temel amacı Amasya'daki Gürcü köylerinde kullanılan Gürcü dilinin edebi Gürcü dilinden ne gibi kelime ve anlam değişikliklerine sahip olduğunu ve kültürel anlamda Amasya'daki Gürcü köylerinde hangi faaliyetlerin bitmiş veya devam etmekte olduğunu incelemek ve yazılı olarak ifade etmiş olmaktır. Amasya ili sınırları içerisinde 7 köyün Gürcü köyü olduğunu, içlerinden 2 köyün kısmen Gürcü nüfusa sahip olduğu tespit edilmiştir. Tezde anlatılan köylerin dışında kalan köylerle ilgili veriler ele alınmamıştır. Çalışmamıza köyde bulunan yaşlılarla röportajla başladık. Yapmış olduğumuz araştırmalar sonucunda edindiğimiz izlenime göre Gürcü dili birçok etken sebebiyle bazı kelime ve anlam değişikliklerine uğramıştır. Edebi Gürcü dili günümüzde çok sayıda kelimeyi dışardan almıştır. Amasya'da bulunan Gürcülerin konuştuğu Gürcücede, Türkçe, Arapça ve az sayıda Farsça kelime tespit edilmiştir. Ancak Amasyalı Gürcülerin konuşmalarından Türkçe kelimeler çıkartıldığında özgün bir Gürcüce ile karşılaşılmaktadır. Amasya Gürcülerinin günlük konuşmalarında ya da kelimelerde harf/ses değişiklikleri görülmüştür. Örnek verecek olursak 'modi'-gel kelimesi 'moy(moi)' olarak, 'Rogor khar?'- Nasılsın soru cümlesi 'Ravar khar?' olarak değişkenlik göstermiştir. Temel terimler aynı şekilde kalmıştır, ancak coğrafi etkenler veya ortam koşullarından dolayı bazı kelimeler kullanılmadıkları için gelecek nesillere aktarılamamıştır. Bu değişikliklerin yanı sıra şifreleme yöntemi için kullanılan bazı Gürcüce kelimelere rastlanmıştır. Resmi dilde bulunan ancak anlam olarak değişkenlik göstermiş ve kullanımı hâlâ bugün devam etmiş kelimeler bulunmaktadır. Bunlara örnek 'boloki'- turp ve 'tavtziteli' kızılbaş gibi kelimelerdir. Bu kelimelerin resmi dildeki anlamlarının dışında apayrı bir tabir ile hitap veya belirtme durumu gözlemlenmiştir. Göç ettikleri dönemden günümüze kadar ki kısımda dili sağlıklı bir şekilde bir iki köy ancak koruyabilmiştir. Korunmasının en büyük nedeni milli birlik ve beraberlik ortamını kaybetmemiş olmalarıdır. Bazı köylerin kısmen Türk kısmen Gürcü nüfusa sahip olmaları, dini hassasiyet ve beraberindeki asimile olma durumu, dil ve kültürün korunamamasının en başlıca sebeplerindendir. Kültür olarak bakıldığında Akyazı köyünün ilk dönemlerinde 'cibniguda(çiboni) yani tulum olsa da Gürcü halk oyunlarına hiçbir köyde rastlanmamış olup günümüzde Gürcü halk oyunları için kullanılan herhangi bir müzik aleti de hiçbir köyde bulunmamaktadır. Halk oyunları olarak yöresel oyunlar davul-zurna eşliğinde oynanmaktadır. Akrabalık bağları eskiye nazaran günümüzde daha çok dış evliliklerden dolayı kısmen zayıflamış olsa da bazı köylerde Gürcüler arası evlilik devam etmiştir. Bu durum da akrabalık bağlarını güçlü tutmaya ve kültürün korunmasına yardımcı olmuştur. Coğrafi isimler, bitki hayvan isimleri ve alet edevat isimleri resmi dildeki anlam ve kelime yapısıyla Amasya yöresindeki Gürcülerin kullandığı kelimelerin çoğu benzerlik göstermektedir. Ancak dilin saf yapısını muhafaza etmiş birkaç köyde eski dilde bilinen ama günümüzde nadir kullanılan kelimelere rastlanmıştır. Bir örnek verecek olursak 'koçikorvalai' – karabiber kelimesi resmi dilde 'şavipilpili' olarak kullanılmaktadır. Kelime yapıları, anlam değişiklikleri ve bir takım aktarılamayan kültürel faaliyetlerle beraber sanat alanında değişiklikler olmuş olsa da minyatür Açara'yı Amasya'daki Gürcü köylerinde çok net görebilmekteyiz. Hâlâ kaybolmayan anılar, milli duygularla bütünleşmiş milli birlik ve beraberliğin yanı sıra kültürel canlanmanın bugün Amasya topraklarındaki Gürcülerde devam ediyor olduğu gözlemlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Amasya, Gürcü köyleri, Coğrafi isimler, Kültürel faaliyetler, Açara.

AmasyaGürcüceGürcüler+4
Enes Yılmaz
Düzce University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Tarihi ve kültürel mimari yapılardaki motiflerin CNC ahşap işleme olanakları kullanılarak modern yapılarda uygulanması: Amasya Mehmet Paşa cami örneği

Artvin ilinde bulunan modern mimaride yapılan Şehitlik köyü camisine, tamamı mermer olan Amasya Mehmet Paşa minberi ve mimari motifleri örnek alınarak ahşap işlemeler uygulanmıştır. Ahşap süsleme tekniklerinin detaylı bir şekilde uygulandığı bu eserdeki işlemlerin çoğu CNC ile yapılmıştır. Yapıdaki tüm ahşap işlemelerde masif paneller ve kereste kullanılmıştır. Kabartmalar, grift hatlar ve bitkisel motifler yoğun kullanılmıştır. Tezin 2. ve 3. bölümlerinde daha çok tarihi ve kültürel mimari yapılardaki motifler, analizleri, çizimleri ayrıntılı biçimde incelenmiştir. Genel olarak Türk-islam kültüründen etkilenen cami anlayışı dönem dönem farklılıklar göstermiştir. Anadolu Selçuklu, erken-klasik-geç Osmanlı dönemi ve çağdaş dönem ile farklı çizgiler bulunmaktadır. Bilgisayar destekli üretimin önemli parçası olan CNC ile çalışmalar yapılmıştır. Modern mimaride yapılan bu esere, tarihi kültürel değere sahip erken dönem Osmanlı motiflerini barındıran işlemeler ve inşasının yanı sıra günümüz CNC teknolojisini kullanarak çalışmalar yapılmıştır. Bu tez çalışması kapsamında ağaç türlerine göre CNC parametreleri, en uygun ağaç türünü, yüzey pürüzlüğü ve ahşap malzemenin ıslanabilirlik dereceleri, parametrelere göre harcanan elektrik enerjisi ve işlem süresi belirlenmiştir. Ağaç türleri olarak iroko, sapelli, ceviz, dişbudak ve ladin kullanılmıştır. CNC parametreleri olarak 3 farklı bıçak çapı (3, 6 ve 9 mm), 3 farklı devir hızı (12000,15000 ve 18000 d/dk) ve 3 farklı kesme hızı (3000, 6000 ve 9000 mm/dk) belirlenmiştir. En düşük yüzey pürüzlülük değeri İroko örneklerinden elde edilmiştir. En düzgün yüzey 6 mm çaplı bıçakla elde edilirken, yine 15000 d/dk işlem gören örneklerden ve 3000 mm/dk kesme hızında daha kaliteli yüzeyler oluşmuştur. Islanabilirlik değerlerine bakıldığında ladin, dişbudak ve sapelli türleri, ceviz ve irokodan daha iyi sonuçlar vermiştir. Dişbudak ve Ceviz örneklerinin işlenirken diğer ağaç türlerine göre birim zamanda daha fazla elektrik tüketimine neden olduğu tespit edilmiştir.

AmasyaCNC frezelemeIslanabilirlik+3
Evren Osman Çakıroğlu
Düzce University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Amasya Müzesi'nde bulunan 3629 envanter numaralı sancak konservasyonu

Kültürümüzün en ender bulunan eser türünden bir olan tekstil eserler organik yapıları gereği bozulmaya daha elverişlidir. Bu nedenden dolayı tekstil eserlerin günümüzde örnekleri azdır. Çalışmanın konusu Amasya İli Kozlu Camiinde Bulunan Osmanlı Dönemi Sancak Restorasyonu ve Konservasyonu olarak ele alınmıştır. Amasya Müzesi'nde bulunan bir adet envanter numarası 3629 nolu eserin aktif koruma çalışmaları yapılmıştır. Eserin belgelemeleri, USB mikroskop ile görüntülemeleri, ph analizleri, kuru temizlik aşamaları yapılmıştır. Bu uygulamalar doğrultusunda eserin şu an ki durumunu stabil hale getirilmiştir. Eserin dönemi, kompozisyonu, yapım teknikleri, renkleri, ölçüleri hakkında bilgileri toplanmış ve tüm yapılan işlemlerin belgelendirilmesi yapılmıştır.

AmasyaBayraklarEl sanatları+5
Ayşegül Özkan
Ankara Hacı Bayram Veli University · Institute of Graduate Studies
2022
10
Master'sOpen AccessTR

Kadın girişimcilerin karşılaştıkları sorunlar ve çözüm önerileri: Amasya ili örneği

Küreselleşme ile artan rekabet ortamında varlığı sürdürebilmenin, ekonomide sürdürülebilir büyüme ve toplumsal gelişme sağlamanın, her geçen gün artış gösteren işsizlik sorunu için çözüm bulmanın en önemli araçlarından birisi "girişimcilik" olarak görülmektedir. Girişimciliğin çok yönlü olarak geliştirilmesi tüm ülkelerin öncelik verdikleri konular arasında bulunmaktadır. Yıllar içerisinde hem ekonomik hem de toplumsal açıdan önem kazanan bir diğer önemli konu da "kadın girişimciliği" alanında yaşanan gelişmelerdir. Meydana gelen siyasi ve ekonomik gerçekler sadece erkek nüfusunun çalışmasının yetersizliğini ortaya çıkarmış böylece kadınların da mevcut işgücüne katılmasını zorunlu kılmıştır. Kadın girişimciliğinin önünün açılması sayesinde sadece toplumsal ve ekonomik sorunlara çözüm bulunması sağlanmamış, aynı zamanda kendilerine ait özel işletmelere sahip olmaları nedeniyle ekonomik bağımsızlıklarını ve özgüvenlerini elde ederek toplumsal statülerinin daha da yükselmelerine imkân sağlanmıştır. Bu olumlu imkânların elde edilmesinde girişimcilik çok ciddi bir araç olarak kabul görmektedir. Tez çalışmasında Amasya il merkezi ve ilçelerinde resmi kayıtlı kadın girişimcilerin profilleri belirlenerek mevcut çalışma koşullarının incelenmesine gayret gösterilmiş; kadınları girişimciliğe iten nedenler ve özelliklerinin ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. Çalışmada tüm veri anket aracılığıyla elde edilmiş ve istatistiki bulgulara yer verilmiştir. Kadın girişimcilerin gerek kendi işletmelerini kurmada gerekse de faaliyetlerini sürdürme aşamasında karşılaştıkları sorunlar arasında en üst sıralarda "sermaye temini" ve "vergi yükü "nün geldiği tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Girişimcilik, Kadın Girişimciliği, Profil, Amasya.

AmasyaGirişimcilerGirişimcilik+3
Tuğba Şencan Kukuş
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

XVII. yüzyılın ikinci yarısında Amasya: Şer'iyye sicillerine göre

Bu çalışmada, Amasya kazasının sosyal, fizikî ve idarî yapısı incelenmiştir. Temel kaynak olarak 1648-1703 yılları arasını kapsayan Amasya Şer'iyye Sicillerinden yararlanılmıştır. Bu siciller, 7 numaralı sicilden 23 numaralı sicile kadar toplam 17 tanedir.Bu çalışmada, bir giriş ve sonunda sonuç ile birlikte dört bölümden meydana gelmiştir. Giriş bölümünde, tezin konusu, yöntemi, sorunsalı ele alınırken şer'iyye sicilleri dışında, Amasya tarihi ile ilgili araştırma ve inceleme eserlerden bahsedilmiştir. Çalışmada temel kaynak olarak kullanılan siciller tanıtılmıştır.Çalışmanın birinci bölümünde öncelikle Amasya'nın tarihî hakkında bilgi verildikten sonra, Amasya sancağının fiziki yapısı bağlamında, kalesi açıklanmış ve Amasya mahalleri hakkında bilgi verilmiştir. Bu mahallelerin avarızhane sayısına göre demografik durumu tespit edilmeye çalışılmıştır. Yine bu bölümde, Amasya'nın sancak-kaza ilişkisi anlatılmıştır. Bu bağlamda, Amasya'nın Osmanlı idarî teşkilatındaki yeri tespit edildikten sonra, Amasya sancak ve kaza arasındaki ilişki çerçevesinde değerlendirilmiştir. Sancağın kazaları ve nahiyeleri belirlenmiştir.Amasya sancağında görev yapan yöneticilerin anlatıldığı tezin ikinci bölümünde, sicillerin elverdiği ölçüde sancakta hem idarî hem de adlî yönetimde yer alan görevlilerin isimleri ve görev süreleri tespit edilmeye çalışılmıştır.Çalışmanın üçüncü bölümünde ise, Amasya mahkemesi ele alınmıştır. Mahkemenin yeri ve çalışma düzeni anlatıldıktan sonra, Amasya mahkemesindeki davaların konuları belirlenmeye çalışılmıştır. Ayrıca taraflar unvanlarına göre askerî-reaya, kadın-erkek, müslim-gayr-i müslim şeklinde incelenmiştir. Son olarak bu bölümde, Amasya'ya yakın-geniş ve uzak çevreden gelenler, mahkeme kayıtlarına göre değerlendirilmişlerdir.Tezin dördüncü ve son bölümünde Amasya'da sosyal hayat işlenmiştir. Bu bağlamda, kamusal ve özel alan ayrımı ışığında, Amasyalıların gündelik yaşamlarına değinilmiştir. Değerlendirilen dönemde Amasya'da yaşayan yöneticilerin, reayanın, kadın ve gayr-i müslimlerin kamusal alandaki yaşamlarıyla birlikte günlük yaşamları da ele alınmıştır. Yine kamusal alan kapsamında Amasya çarşılarından hanlarından bahsedilmiştir. Sosyal açıdan Amasya mahalleleri, evleri ve ailesi bu bölümde incelenmiştir.

17. yüzyılAmasyaOsmanlı Devleti+2
Sibel Kavaklı
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

Şer'iyye sicillerine göre: 19. yüzyılda Amasya, Kayseri, Tokat ve Trabzon şehirlerinde dokumacılık

19. yüzyılda Osmanlı imalatçılığının çöküş sürecine girdiği bilinmektedir. Bu sürecin sebeplerine dair görüşler ise birbirinden farklıdır. Yapılan çalışmada şer'iyye sicilleri incelenen Amasya, Kayseri, Tokat ve Trabzon şehirlerindeki örneklerden Osmanlı imalatçılığına bakılmıştır. Kumaşların menşesi belirlenmeye çalışılmıştır. Bu sayede şehirlerde dokunan kumaşlar, bunların oranları, imalatçıların durumu ve ithal girdilerin boyutu belirlenmiştir. Çalışmanın kapsamına belirtilen dört şehir alınmıştır. Bu şehirlere ait 19. yüzyıldaki şer'iyye sicilleri kaynak olarak temel alınmıştır. Şehirlere ait şer'iyye sicilleri ortalama onar yıllık dönemlerle incelenmiştir. Elde edilen veriler diğer kaynak ve arşiv belgeleri ile kıyaslanmıştır.Yapılan çalışmanın sonucunda 1000'i aşkın terekede 313 çeşit kumaş tespit edilmiştir. Bu kumaşların dörtte biri incelenen şehirlerin dışından getirilen çeşitlerdir. İthal Kumaş çeşitleri ve Kullanımının çok sınırlı düzeyde kaldığı anlaşılmıştır. Yüzyıl boyu en çok kullanılan kumaşlar çuha, çit ve basmadır. 19. yüzyılın son çeyreğinde kumaş çeşitliliğinin arttığı görülmüştür. Tokat şehri incelenen diğer üç şehre göre oldukça canlı bir imalat düzeyine sahiptir. Tokat diğer şehirler için belirleyici konumdadır. Araştırma kapsamına alınan dört şehir açısından bakıldığında 19. yüzyılın dokumacılar yönünden çok dalgalı bir seyrinin olduğu görülmüştür. İmalatçılar en çok Fiyat artışları karşısında sıkıntıya düşmüşlerdir. Ancak her şeye rağmen muazzam bir mücadele azmiyle imalat yöntemlerini değiştirerek yeni şartlara uyum sağlamaya çalışmışlardır. Devletin bilinen rolüne dair anlatılanların aksine imalatçıları desteklediği anlaşılmıştır. Bu dört şehirde yaşanan imalat ikliminin İstanbul ve Bursa gibi daha çok bilinen dokuma üreticisi şehirlerden farklı olduğu anlaşılmıştır.Anahtar Sözcükler1. Dokuma2. İmalat3. Zanaat4. Şer'iyye sicili5. Tekstil

19. yüzyılAmasyaDokuma endüstrisi+12
Hüsnü Yücekaya
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Amasya bölgesi Alevi ocaklarında inanç ve ritüeller: Ali Pir Civan Ocağı örneği

"Amasya Bölgesi Alevi Ocaklarında İnanç ve Ritüelller: Ali Pir Civan Ocağı Örneği" adını taşıyan bu tez çalışmasında, ocak kavramı üzerine durulmuştur. Ocak, ata ruhlarının ve dedenin bağlı olduğu soy olarak nitelendirilmektedir. İslamiyet öncesi dönemde de atalar kültü inancında karşımıza çıkmaktadır. Anadolu coğrafyasında yaşayan toplumların İslamiyet'e geçişleri ile birlikte ocak ve atalar kültü kavramı İslami çerçeveye uygun hale getirilmiştir. Ocak, heterodoks yapıda olan Anadolu Aleviliği içinde kendini göstermiştir. Anadolu'da ana ocaklar vasıtasıyla alt ocaklar meydana getirilerek büyük bir Alevi Ocakları yelpazesi oluşturulmuştur. Bu yelpazenin neticesinde Anadolu Aleviliği içinde çeşitli pratikler meydana gelmiştir. Bu ritüeller Alevi toplumunun bireysel hayatına ve dini hayatınıda etkilemiştir. Anadolu Aleviliği çevresinde inanç ve ritüeller Amasya ilinin Gümüşhacıköy ilçesine bağlı Sarayözü Köyünde bulunan Ali Pir Civan Ocağı örneği üzerinden ele alınmıştır. Ali Pir Civan Ocağı yörede talip sayısı fazla olan ikinci büyük ocaktır. Özellikle bu çalışmada ocakzâde ve talipler tarafından gerçekleştirilmeye devam ettirilen dini pratikler (cemler) konu edilmiştir. Gerçekleştirilen cem ayinlerinin toplumsal ve bireysel anlamları tespit edilmiştir. Cem ayinleri esnasında ve bireysel hayatta ayrı bir önem verilen kurban ritüelinin Ali Pir Civan Ocağı ve yöre geleneğindeki yeri belirlenmiştir. Alevi toplumu için kutsiyet barındıran kavramlar, cem ayininde okunan nefesler (deyişler) ve Ali Pir Civan'ın türbesi etrafında gerçekleştirilen ritüeller konu edilmiştir. Bunun yanı sıra ocağa ismini veren ve ocağın kurucusu olarak kabul edilen Ali Pir Civan'ın hayatı, yaşadığı dönem, şeceresi, hakkında anlatılan rivayetler aktarılmıştır. Ocak etrafında yaşamakta olan âşık ve Zâkir geleneği üzerine durulmuştur. Ali Pir Civan Ocağı'nda yetişen âşıklar tespit edilmiştir. Bu tez kapsamında ulaşılan sonuç ise ocak kavramının Amasya yöresindeki yansımasıdır. Bunun yanı sıra Amasya yöresi Alevi halkı tarafından birden fazla rivayet üzerinden aktarılan Ali Pir Civan'ın hayatı gün yüzüne çıkartılmıştır. Ali Pir Civan'ın babasının asıl kimliği, Keçeci Baba ve Hacı Bektaş-ı Veli ile olan kan bağı tespit edilmiştir. Yöre halkı tarafından ortak noktada birleştirilemeyen Ali Pir Civan'ın hangi dönemde, kim veya kimler tarafından şehit edildiği aydınlatılmıştır. Ali Pir Civan Ocağı'nın geçmiş dönemdeki taliplerin ritüel ve inanç yapısında meydana gelen değişmeler üzerinde durulmuştur. Ocağın yöre ocaklar ve diğer bölgedeki ocaklarla olan farklılıklar-benzerlikleri tespit edilmiştir. Amasya yöresinde âşık ve zakir kavramlarının ayrı ayrı yürütüldüğü tespit edilmiştir. Ancak aşığın ledün ilmini bildiğini zakir'in bu ilmi bilen aşığın kelamlarını cem ve muhabbet ortamlarında söylemekle yükümlü olduğu aktarılmıştır.

AlevilerAlevilikAli Pir Civan+5
İlayda Çal
Çağ University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
10
Master'sOpen AccessTR

Amasya Kapu Ağası Hüseyin Ağa Bedesteni restorasyon önerisi

Bu çalışma, Amasya'da 15. yy. Osmanlı yapılarından olan `Kapu Ağası Hüseyin Ağa Bedesteni'ni konu etmektedir. Yapının korunarak gelecek nesillere sağlıklı bir şekilde aktarılabilmesi için; bugünkü durumunun tespiti, restorasyon imkanları ve uygun işlev araştırması çalışmanın amacını oluşturmaktadır. Çalışma kapsamında Kapu Ağası Hüseyin Ağa Bedesteni'nin günümüzdeki durumu incelenmekte, tarihi araştırma ve karşılaştırılmalı çalışmalar yardımı ile özgün durumu araştırılmakta ve elde edilen bilgilerin değerlendirilmesi ile uygun bir işlev belirlenerek bir restorasyon projesi önerilmektedir.

AmasyaRestorasyon
Uğur Çelik
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
Master'sOpen AccessTR

XX.yüzyıl Amasya tarihi ve inanç coğrafyası

AmasyaDini yapılarTarihi coğrafya
İsmail Erdoğan
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1996
00
Master'sOpen AccessTR

61 Numaralı Amasya Şeriye Sicili

Şer'iyye Sicilleri, ihtiva ettikleri idarî, siyasî, askerî ve sosyal nitelikli belgelerden dolayı Osmanlı Tarihi'ne ışık tutan kaynaklardır. Biz de bu önemli kaynaklardan biri olan 61 numaralı Amasya şer'iyye sicilini çalışmamıza konu edindik. Hicrî 1198-1199, Miladî 1784-1786 yıllarım kapsayan sicili incelerken öncelikle, Osmanlı adalet sistemi, kadılık ve şer'iyye sicillerine değindik. Daha sonra içeriğindeki belgelerin özetleri ile transkripsiyon metinlerim verdik. Bu metinlerden yola çıkarak yaptığımız değerlendirmelerde de Sivas Eyâleti'ne bağlı, dört nahiyeden müteşekkil bir sancak olan Amasya'nın bu dö nemde idarî, siyasî, askerî, iktisadî ve sosyal yapılan üzerinde durduk. ANAHTAR KELİMELER: Amasya, Şer'iyye Sicilleri

18. yüzyılAmasyaOsmanlı Devleti+2
Seniha Saadet Bayer
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1999
00
Master'sOpen AccessTR

71 Numaralı Amasya Şer`iyye Sicili H. 1234 - 1236 / M. 1818 - 1821

Tezimiz 71 Numaralı Amasya Şer'iyye Sicilidir. Sicil, Hicrî 1234-1236 / Miladî 1818- 1821 yılları arasını kapsamaktadır. Bu dönemde Amasya, Sivas Eyaleti'ne bağlı Sancak merkezi idi. Bu çalışmada öncelikle, Osmanlı Devleti'nde mahkeme ve kadı hakkında bazı bilgiler verdik. Sonra sicil içindeki belgeleri tasnif ettik ve belgelerin özetleri ile transkripsiyonunu verdik. Son olarak da konuların kısa bir değerlendirmesini yaptık. Amasya Kazası, Amasya Sancağı'nın merkezi idi ve o dönemde 4 nahiye ile şehir merkezine bağlı 109 köyü vardı. Kadı kazadaki en yetkili devlet görevlisiydi. Aynı zamanda Yeniçeri Serdarı, Müftü ve A'yân gibi diğer görevlilerde bulunuyordu. Şehir merkezindeki halk genellikle ticaretle uğraşırlardı. Köylüler de geçimlerini çiftçilikle kazanırlardı. Amasya önemli yollar üzerindeydi ve şehirde canlı bir ticari yapı vardı. Bu etkenler sayesinde Amasya önemli bir şehir haline gelmiştir. O dönemde Amasya'da yaklaşık olarak 25.000 kişi olan nüfusun, 5.000 kadarı gayr-ı müslimdi. Halk, sosyal yaşantıda birbirine karşı hoşgörülüydü. İktisadî yapının gelir gider dengelerine göre vergilerin toplanması ve Sancak masraflarının kayıtları düzenli bir şekilde yapılmıştır. Anahtar KelimelenAmasya Şer'iyye Sicili, Kadı, Kaza, Eyalet, Sancak.

19. yüzyılAmasyaOsmanlı Devleti+2
Sıtkı Uluerler
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1999
00
Master'sOpen AccessTR

Amasyalı divan şairleri

255 AMASYALI DİVAN ŞAİRLERİ ÖZET Bu çalışmanın amacı, başlangıçtan 20. yüzyıla kadar Amasyalı Divan Şairlerini tespit etmek ve Amasya'nın geçmişte sahip olduğu kültürel birikimi ortaya koymaktır. Çalışma iki bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde sırasıyla "Şehzade Sancağı Olarak Amasya", "Şiir, Şehir ve Amasya", "Tarihi Seyir İçinde Amasya", "Kültür Tarihimizde Amasya" ve "Değerlendirmede Gözönüne Alınan Hususlar" başlıkları altında Amasya'nın tarihi ve kültürel kimliği üzerinde durulmuştur. İkinci Bölümde Amasyalı Divan Şairlerinin biyografileri ve şiirlerinden seçmeler yer almaktadır. Şairler yaşadıkları ve eser verdikleri dönem itibariyle kronolojik olarak sıralanmışlardır. Çalışmada 15. yüzyıl divan şairi olan Abdurrahim Rûmî'den 20. yüzyıl şairi olan Emrî'ye kadar toplam 55 şairin biyografilerine ve şiirlerinden örneklere yer verilmiştir.

AmasyaBiyografiDivan edebiyatı+2
Mehmet Nuri Yıldırar
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2002
10
Master'sOpen AccessTR

H. 1109 - 1110 (M. 1697 - 1699) tarihli ve 22 No'lu Amasya Şer'iye Sicilinin transkripsiyonu ve tahlili

"H. 1109-1110 (M. 1697-1699) tarihli ve 22 no'lu Amasya Şer'iye Sicili'nin transkripsiyonu ve tahlili" adlı tezimizin giriş bölümde Osmanlı Devleti'ndeki adalet teşkilatını, şer"i mahkemeleri, şer'iye sicillerinin önemini ve şer'iye sicillerindeki belge çeşitleri hakkında bilgiler verdik. I. bölümde adı geçen sicilin transkripsiyonunu yaptık. II. bölümde sicildeki belgelerin sicilin ve tezin hangi sayfasında olduğunu, belgelerin türünü ve tarihini kapsayan bir fihrist ile sicildeki belgelerden daha kolay yararlanabilmek için belgelerin konu başlıklarını belirterek birkaç kelime ile içeriğini ortaya koymaya çalıştık. III. bölümde elimizden geldiği ölçüde belgelerin tek tek içeriğini ortaya koyarak Amasya'nın idarî, askerî, iktisadî ve sosyal yapısını ortaya koymaya çalıştık.

17. yüzyılAmasyaOsmanlı Devleti+2
Yılmaz Özdemir
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2003
00
Master'sOpen AccessTR

Amasya bölgesi agrega rezervlerinin hazır beton agregası olarak kullanım imkanlarının araştırılması

Bu çalışma, doğal agrega rezervlerine sahip Amasya ili Yeşilırmak havzasındaki agrega ocaklarından elde edilen agregalann hazır beton tesislerinde kullanım imkanlarını belirlemek amacıyla yapılmıştır. İnşaat sektörünün hızla geliştiği son yıllarda hazır beton üretimi ve kullanımı büyük oranlarda artmış, küçük ve büyük kapasiteli bir çok firma hazır beton üretimine geçmiştir. Ancak yapılan araştırmalar sonucunda genelde bu sektörde üretilen betonların amaçlanan dayanım değerine ulaşılmasında problemler olduğu görülmüştür. Hazır beton kalitesinin yükseltilmesinde problem olan faktörler malzeme, işçilik ve teknik bilgi yetersizliği olarak görülmektedir. Bu çalışmada Amasya bölgesinde bulunan agregalann hazır beton imalinde kullanılması durmunda beton kalitesini nasıl etkilediği araştırılmıştır. Sonuç olarak; rezervlerden elde edilen agregalann yıkanarak kullanılması ve standart tane dağılımının sağlanması durumunda BS16 betonu imalinde kullanılabileceği görülmüştür.

AgregaAmasyaHazır beton
Güven Gürbüz
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
1998
00

Related subjects