Karşılaştırmalı dil bilgisi

Bu konu başlığı altında 50 tez

Yüksek LisansAçık ErişimTR

Gagavuz Türkçesindeki tasarlama kiplerinin semantik düzlemde incelenmesi

Bu çalışmada, Gagavuz Türkçesindeki tasarlama kipleri ve işlevleri, Gagavuz Edebiyatı'na ait sınırlı sayıdaki metinlerden yola çıkılarak tespit edilmiştir. Sınıflandırılan örnekler metin bağlamında ele alınıp semantik düzlemde incelenmiştir. Bağlam ve koşullar dikkate alınarak metinlerin anlam dağarcığı belirlenmiş ve yorumlanmıştır. Ayrıca bu işlevlerin metin bağlamındaki semantik analizi Türkiye Türkçesi ile karşılaştırmalı olarak değerlendirilmiştir. Bu çalışma, anlam ve işlev merkezli olup karşılaştırmalı bir incelemedir. Anlamın devamlı değişim ve gelişim potansiyeline sahip olması çokanlamlılık arz etmiştir. Bu durum ilk bakışta yalnızca istek olarak beliren bir kipin, cümlede çok farklı anlamlara gelebildiğini göstermiştir. Tespit edilen işlevler ile metinlerin anlam kapsamı kimi zaman cümle ve cümlelerüstü birimlerden oluşan paragrafı kimi zaman da metnin tamamını içine almıştır. Adlandırma ve yorumlama işlemi de buna bağlı olarak gerçekleştirilmiştir. Gagavuz Türkçesine ait metinlerden taranan tasarlama kiplerinin çeşitli faktörlerin etkisiyle çokanlamlılık kazandığı ve bu özelliğin anlam sınırlarını genişleterek yorum gücünü de arttırdığı ortaya konulmuştur.

Anlam bilimDil bilgisiGagavuzca+3
Leyla Dilek
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Nurettin Albayrak'ın Türkiye Türkçesinde Atasözleri Sözlüğü ile Manzûme-i Durûb-ı Emsâl, Durûb-ı Emsâl ve Atalar Sözü Risalelerindeki atasözlerinin karşılaştırılması (Değerlendirme ve dizin)

Atasözü, atalardan günümüze ulaşan, onların yüzyıllar süren gözlem ve deneyimlerine dayanan düşüncelerini öğüt ve yargı biçiminde nakleden anonim, kısa, özlü ve kalıplaşmış sözdür. Bulunan en eski yazılı Türkçe metinlerden itibaren hemen her eserde bulunan atasözleri üzerine pek çok derleme hazırlanmıştır. Bu çalışmada Hıfzî'nin 1728-30 yıllarında kaleme hazırladığı Manzûme-i Durûb- ı Emsâl, Ahmed Vacid'in 1858'de yayımlanan Durûb-ı Emsâl ve Haşim Veli'nin 1926'da basılan Atalar Sözü risaleleri ile Nurettin Albayrak'ın 2009'da yayımlanan Türkiye Türkçesinde Atasözleri sözlüğü ele alınmıştır. Adı geçen eserlerdeki atasözleri karşılaştırılmış, 18. yüzyıldan günümüze atasözü kayıtlarının ve atasözü derlemeciliğinin gelişimi izlenmeye çalışılmıştır. Çalışmanın Giriş bölümünde atasözünün tanımı ve özellikleri açıklanmış, atasözleri hakkında temel eserlere değinilmiş, Türkiye'de ve Türk cumhuriyetlerinde atasözü araştırmalarının tarihi üzerinde durulmuştur. Birinci bölümde çalışmada ele alınan eserler ve bu eserlerin yazarları tanıtılmıştır. İkinci bölümde Türkiye Türkçesinde Atasözleri esas olmak üzere atasözleri karşılaştırılmış söz ve söz dizimi farklılıkları belirtilmiştir. Sonuç, Dizin, Kaynaklar ve Ekler ile çalışma tamamlanmıştır.

Albayrak, NurettinAtalar Sözü mecmuasıAtasözleri+6
İbrahim Bilâl Durak
İstanbul 29 MayIs University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yeni Uygur Türkçesi ve Türkiye Türkçesindeki yalancı eş değerler

Bu tezde, Yeni Uygur Türkçesi ve Türkiye Türkçesi yalancı eş değer kelimeler bakımından eş zamanlı olarak karşılaştırılmıştır. Karşılaştırma yapılırken, Emir Necipoviç Necip'in hazırladığı, İklil Kurban'ın Rusçadan Türkçeye çevirisini yaptığı Yeni Uygur Türkçesi Sözlüğü ve www.tdk.gov.tr adresindeki Güncel Türkçe Sözlük esas alınmıştır. Tez, "Giriş", "İnceleme" ve "Sonuç" bölümlerinden oluşmaktadır. Tezin "Giriş" bölümünde çeviri ve aktarma terimleri açıklanmış; lehçeler arasındaki aktarma sorunlarına değinilmiş; eş değerlik, eş anlamlılık ve eş seslilik tanımları yapılmış; Yeni Uygur Türkçesinin ses özelliklerine yer verilmiş; yalancı eş değerlik ile ilgili literatür taraması yapılmış ve tezin amacı, kapsamı ve yöntemi belirlenmiştir. "İnceleme" bölümünde tespit edilen kelimeler "Tam Yalancı Eş Değerler" ve "Kısmi Yalancı Eş Değerler" olmak üzere iki ana başlık altında ele alınmıştır. Her iki bölüm altında da tespit edilen kelimeler köken, ses değeri ve tür olarak farklı alt başlıklar altında sınıflandırmaya tabi tutulmuşlardır. Tezin "Sonuç" bölümünde ise çeşitli tespitlere ve önerilere yer verilmiştir.

Dil bilgisiDil bilimKarşılaştırmalı dil bilgisi+5
Hakan Yöyen
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çağatay Türkçesi ve Özbek Türkçesindeki isim varlığı üzerine bir inceleme

Çağatay Türkçesi, 15. yüzyıl başlarından 20. yüzyıl başlarına kadar Orta Asya'da yaşayan Türkler tarafından kullanılan yazı dilinin adıdır. Bu yazı dili bugün Özbek Türkçesi ve Yeni Uygur Türkçesi olarak varlığını devam ettirmektedir. Bu çalışmada Çağatay Türkçesi ile onun devamı olarak görülen Özbek Türkçesinde kullanılan isim varlığı karşılaştırılmış ve bu isim varlığının hem ses bilgisi, hem şekil bilgisi hem de anlam bilgisi özellikleri tespit edilmeye çalışılmıştır. Tezde ayrıca 15. yüzyıldan 19. yüzyıla kadarki süreçte Türkçenin gelişmesine bağlı olarak Özbek Türkçesinde kullanımdan düşen isimler ile Çağatay Türkçesinde kullanılmadığı halde Özbek Türkçesinde kullanılmaya başlanan isimlerle ilgili tespitlere de yer verilmiştir. Bu tez için eserler üzerinden bir tarama yapılmamış, çalışma daha önce yayınlanmış sözlükler üzerinden yapılmıştır. Çağatay Türkçesi için Suat Ünlü tarafından 2013 yılında yayınlanan "Çağatay Türkçesi Sözlüğü"ile Özbek Türkçesi için Emek Üşenmez, Saidbek Boltabayev ve Gülşah Tuğlacı'nın 2016 yılında yayınlamış oldukları "Özbekçe-Türkçe Sözlük" adlı eserler kullanılmıştır. Anahtar Kelimeler: Çağatay Türkçesi, Özbek Türkçesi, İsimler, Anlam Değişmeleri

AdlarAnlam değişikliğiDil bilgisi+6
Fadime Nur Kocaağa
Uşak University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkçe gibi edatı ve Kazakçadaki işlevsel karşılıkları

Türkçe kaynaklarda son çekim edatları olarak bilinen sözcükler farklı dilbigisel işlevleri karşılarlar. Son çekim edatları, söz diziminde farklı işlevleri yerine getirirken, yeni sözlüksel anlamların ortaya çıkmasına da yararlar. Çok yaygın kullanımı olan edatlardan biri de bu tezin konusunu oluşturan gibidir. Bu tezin konusu gibi edatının işlevlerini derlemden hareketle belirlenerek, Kazakça eşdeğerleriyle karşılaştırmaktır. Bu amaçla bir taraftan gibi biçiminin Kazakçaya nasıl çevrildiği diğer taraftan da Kazakçada benzerlik yapılarının Türkçede nasıl karşılandığını ortaya koymaktır. Böylece iki kardeş dil arasında benzerlik ifade eden gibi ve eşdeğerleri karşılaştırmalı olarak incelenmiş olacaktır. Çalışmanın Türkçe gibi edatının Kazakçada nasıl karşılandığını görmek için Orhan Pamuk'un Beyaz Kale romanı ve Kazakça çevirisinden, Kazakça benzerlik ifade eden biçimlerden hangilerinin gibi ile karşılandığını belirlemek için de Muhtar Awezov'un Abay Yolu I adlı romanı ve Türkçe çevirisinden yararlanılacaktır. Kazakçada gibi edatı kullanılmaz. İncelediğimiz metinlerde Türkçe gibi'ye işlevsel olarak Kazakçada siyaḳtı, tärizdi, uḳsas, ekleşmiş olan -dAy edatı ve –şA eki karşılık gelmektedir. Anahtar Sözcükler: Gibi, tärizdi, siyaḳtı, uḳsas, -dAy, -şA, Abay Yolu I, Beyaz Kale, Türkçe, Kazakça, Edat, Karşılaştırmalı İnceleme,

Dil bilgisiDil bilgisi-edatlarKarşılaştırmalı dil bilgisi+3
Rozıpka Khashımova
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
DoktoraAçık ErişimTR

Türkiye Türkçesi ve Türkmen Türkçesinin karşılaştırmalı söz dizimi

Çalışmamız Türkiye Türkçesi ve Türkmen Türkçesinin söz dizimi açısından karşılaştırılmasına dayanmaktadır. Çağdaş Türkiye Türkçesi ve Çağdaş Türkmen Türkçesinin eş zamanlı karşılaştırıldığı bu çalışma dört ana bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde Türkmen kelimesinin kökeni, Türkmenistan'ın kısa tarihi, Türkmen Türkçesinin kısa dil bilgisi ve incelemede kullanılan yöntem üzerinde durulmaktadır. İnceleme bölümünde sırasıyla cümle ve unsurları, kelime grupları ve cümle türleri konuları üzerinde durulmuştur. Türkiye Türkçesi ve Türkmen Türkçesindeki cümle ve unsurları, kelime grupları ve cümle türleri incelenmiş, bunlar arasındaki benzerlikler ve farklılıklar "karşılaştırma" bölümleriyle ortaya konmuştur. Karşılaştırma yapılırken önce türün her iki lehçede tanımı yapılmış terim dağılımı ve genel eğilim ifade edilmiş, devamında varsa tartışmalar ve türün özellikleri her iki lehçedeki edebi eserlerden alınan örneklerle ifade edilmiştir. Her bir bölüm için Türkiye Türkçesi ve Türkmen Türkçesi arasındaki benzerlikler, yapısal farklılıklar ve yaklaşım farklılıkları değerlendirilmiştir. Sonuç bölümünde Türkiye Türkçesi ve Türkmen Türkçesi arasındaki karşılaştırmalardan elde edilen sonuçlar üzerinde durulmaktadır. Çalışmamızın son bölümünde Türkmen Türkçesi gramer terimleri dizini oluşturulmuş olup, çalışmada geçen Türkmen Türkçesi gramer terimleri ve Türkiye Türkçesi karşılıkları aktarılmıştır.

CümleCümle yapısıDil bilgisi+6
Asım Çağrı Şenol
Ege University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
DoktoraAçık ErişimTR

Türkiye Türkçesi ve Başkurt Türkçesinin karşılaştırmalı söz dizimi

Çalışmamızın birinci bölümü olan "giriş" bölümünde Başkurt kelimesinin tarihteki yeri, Başkurt tarihi ve kısa dil bilgisi verilmiştir. Başkurt Türkçesi ve Türkiye Türkçesi söz dizimi çalışmalarına yer verildikten sonra incelemede uygulanan yöntem açıklanmıştır. "İnceleme" bölümünde ise; Türkiye Türkçesinde ve Başkurt Türkçesinde kelime grubu, cümle ve ögeleri, cümlenin türleri olmak üzere üç ana başlık belirlenmiştir. Her iki lehçenin söz dizimi anlayışını ortaya koymak amacıyla her bölümde Türk ve Başkurt gramercilerin görüşlerine yer verilmiştir. Daha sonra çalışmalardaki genel terim eğilimi tespit edilmiştir. Çalışmamızda en fazla kullanılan terim tercih edilmiştir. Bu sayede, çalışmamızda sadece söz dizimi yapılarının değil aynı zamanda bu iki lehçenin söz dizimi anlayışlarının da çerçevelerini belirlemeye çalışılmıştır. Her iki lehçede de taradığımız edebi eserlerden örnekler belirlenmiş ve konunun genel özellikleri ortaya konulmuştur. Daha sonra konunun benzerlik ve farklılıkları karşılaştırmalı biçimde her konunun sonunda ortaya koymaya çalışılmıştır. Çalışmadan elde ettiğimiz genel değerlendirmeler "sonuç" bölümünde verildi.

BaşkurtcaKarşılaştırmalı dil bilgisiKarşılaştırmalı dil bilim+2
Fatma Ertürk
Ege University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kırgız Türkçesi ve Türkiye Türkçesindeki kalıp sözlerin karşılaştırmalı bir incelemesi

Kalıp sözler, Kırgız dilinin bambaşka bir zenginliğini yansıtan, kültürümüze, olaylar karşısındaki tutumumuza ışık tutan dil öğelerindendir. Her toplumun kendi kültürü içinde, belirli durumlarda söylenmesi âdet olmuş belli başlı sözleri vardır. Kalıp söz, deyimler, atasözleri vb. kalıp sözler, biriyle karşılaşıldığında, onu selamlarken, evlenme, doğum, ölüm gibi özel durumlarda, bir kimseden iyilik ya da yardım alındığında, rica edildiğinde ve hastalıkta duygularımızı açıklamak için söylenen birtakım sözlerdir. Bir yabancı dil öğrenirken yalnızca dilbilgisi ve kitaplarda, sözlüklerde geçen kullanım birimlerini öğrenmek yetersiz kalmaktadır. Söz konusu dili konuşan toplumun kültürünü, belli durumlarda söylenmesi gereken kalıplaşmış dil birimlerini, hitap yollarını ve davranışlarını da tanımak gerekmektedir. Bu yüzden dilin en canlı birimlerinden biri sayılan kalıp sözlerin öğrenimi de bu açıdan oldukça önemlidir. Bu çalışmada, Kırgız Türkçesindeki kalıp sözler çeşitli kaynaklardan derlenerek bir araya getirilmiş, edebî eserlerden, siyasi, ilmî, dönemsel vb. yayınlardan, konuşma dilinden verilen örnekler açıklanmış; oluşum, yapı, bağlam ve anlam açısından Türkiye Türkçesindeki karşılıkları verilerek incelenmeye çalışılmıştır. Bugüne kadar kalıp sözlerle ilgili yapılan çalışmalarda karşılıklı anlamları verilse de her iki lehçedeki kalıp sözler üzerine bu şekilde karşılıklı incelemeye dayalı çalışmaya rastlanmamıştır. Tezimizin amacı literatürdeki bu eksikliği karşılamak ve Kırgız Türkçesindeki kalıp sözlerin aktarımında karşılaşılan problemlere çözüm getirmeye katkıda bulunmaktır. Anahtar kelimeler: Kırgız Türkçesi, Türkiye Türkçesi, kalıp sözler.

Kalıp sözlerKarşılaştırmalı dil bilgisiKarşılaştırmalı dil bilim+4
Aıdaı Kubanychbekova
Muğla Sıtkı Kocman University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Nehcü'l-Ferâdîs'in Harezm Türkçesi ve eski Anadolu Türkçesi dönemlerine ait nüshalarında birleşik fiiller üzerine karşılaştırmalı bir inceleme

Söz diziminin bir parçası olan ve ayrıca sözlüksel düzeyde de incelenmesi gereken birleşik fiiller; yapı, işleyiş ve anlamsal yönleriyle dilin önemli unsularından biridir. Bu yapılar, bir eylemi karşılamak amacıyla birden fazla biçim bilgisi unsurunun bir araya getirildiği dil unsurlarıdır. Bu yönüyle dilin ifade gücüne ve kavram karşılama süreçlerine katkı sağlayan öbekleşmelerin başında gelmektedirler. Birleşik fiiller oluşum şekillerine göre genel olarak ana yardımcı fiillerle kurulan birleşik fiiller, deyimleşmiş/kalıplaşmış birleşik fiiller, tasvir fiilleri ve karmaşık fiiller gibi başlıklarda sınıflandırılmaktadır. Birleşik fiillerin, Türk dilinin tarihsel gelişimi içerisinde metinlerde kullanım sıklığı açısından diğer kelime gruplarına nazaran daha önde yer aldığı bilinmektedir. Bu nedenle birleşik fiilller üzerine yapılacak incelemeler hem söz varlığı özelliklerinin hem de söz dizimsel özelliklerin tespiti açısından önem taşımaktadır. Birleşik fiillerin tespiti kadar önemli olan diğer bir önemli konu da bu yapıların tarihsel süreçte kuruluş ve işlev açısından nasıl hareket ettikleridir. Bu konuda Türkçenin tarihi dönemlerinde verilen eserlere dayalı yapılacak karşılaştırmalı çalışmalar birleşik fiil öbekleşmelerinin yapı ve kuruluş açısından seyrinin görülebilmesini sağlayacak somut veriler sunacaktır. Bu çalışmada, Nehcü'l-Ferâdis'in Harezm Türkçesi ile Eski Anadolu Türkçesi nüshalarında yer alan birleşik fillerle ilgili karşılaştırmalı bir inceleme yapılmıştır. Yapılan karşılaştırmada birleşik fiiller kuruluş ve yapılarında yer alan unsurlar açısından incelenmiştir. Tespiti yapılan birleşik filler ana yardımcı fiillerle kurulanlar, deyimleşmiş/kalıplaşmış birleşik fiiller, tasvir fiilleri ve karmaşık fiiller başlıkları altında sınıflandırılıp değerlendirilmişlerdir. Ayrıca tamlayıcılarla genişletilmiş birleşik fiil yapıları da ele alınarak iki dönem arasında benzerlik ve farklılıklar ortaya konmaya çalışılmıştır. Değerlendirme ve tespitler, tablo ve grafiklerle desteklenerek mukayese edilmiştir. Elde edilen veriler, birleşik fiillerin yapısal niteliklerini ortaya koyduğu kadar Türkçenin kaybolmaya yüz tutmuş söz varlığının da gün yüzüne çıkarılmasına olanak sağlamaktadır.

Dil bilgisiDil bilgisi-eylemDil bilim+5
Ayşegül Yurdakul
Hitit University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Fatih-Harbiye ve Yaban romanlarında cümlelerin anlam merkezli incelenerek üslûp özelliklerinin karşılaştırılması ve eğitime katkısı

Bu çalışma, Türk edebiyatının önemli yazarlarından olan Peyami Safa'nın ?Fatih-Harbiye?, Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun ?Yaban? isimli romanının ilk elli sayfasında bulunan cümlelerin anlam merkezli incelenmesi; yazarların üslûp özelliklerinin belirlenerek karşılaştırılması ve üslûp karşılaştırmasının eğitime yansımalarının değerlendirilmesiyle oluşturulmuştur.Çalışmamızda öncelikle dil; düşünce, anlam ve üslûp ilişkisi açıklanmaya çalışılmış; anlam bakımından cümle çeşitleri hakkında bilgiler verilmiştir. Daha sonra bu bilgiler ışığında Peyami Safa'nın ?Fatih-Harbiye? ve Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun ?Yaban? isimli romanlarının ilk elli sayfasında bulunan cümleler anlamlarına göre analiz edilmiştir. Ortaya çıkan sonuçların yazarların üslûp özellikleri üzerindeki etkisi sayılara dayalı verilerle ve açıklamalı olarak verilmiş ve iki yazarın üslûp özelliklerinin karşılaştırılması yoluna gidilmiştir. Üslûp karşılaştırmalarının eğitim üzerindeki olumlu katkıları vurgulanmaya çalışılmıştır.Türkçenin ifade gücündeki zenginliğin roman cümleleri aracılığıyla tespit edilebilmesi, yazarların duyuş ve düşünüşlerinin üslûba, dolayısıyla cümlelere nasıl yansıdığının belirlenebilmesi, üslûp karşılaştırmalarının eğitim alanında sağlayacağı katkıların açıklanması çalışmamızda ulaşmak istediğimiz amaçlardır.Çalışmamıza konu olan eserlerin ilk elli sayfasında bulunan cümleler taranarak karşılaştırılmıştır. Yaptığımız bu cümle esaslı üslûp karşılaştırmasında dil bilgisi, kelime tercihleri, cümle kuruluşları, söz sanatları, roman kahramanlarının kişilik özellikleri, esere yansıyan sosyal hayat, kültürel değerler ve yazarın edebi kişiliğinin eserde öne çıkan yönleri sınıflandırmaya esas oluşturmuştur.Yaptığımız çalışmanın sonucunda Peyami

AnlamAnlam bilimCümle+11
Ayşe Özbek
Çanakkale Onsekiz Mart University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Dîvânu Lugâti't-Türk ile Azerbaycan Türkçesinin karşılaştırmalı söz varlığı üzerine bir araştırma

Bu tezde Karahanlı Türkçesi dönemine ait en önemli eserlerden birisi olan Dîvânu Lugâti't-Türk'te geçen kelimeler tespit edilmiş, Türkçenin tarihsel olarak gelişme eğilimlerine uygun ses ve anlam değişiklikleri, Azerbaycan Türkçesi özelinde incelenmiştir. Bu hususta, Dîvânu Lugâti't-Türk'teki sözcüklerin tespiti için Besim Atalay'ın üç ciltlik tercüme ve bir ciltlik dizinden oluşan eserinden faydalanılmıştır. Oğuz Türkçesinin mirasçılarından olan Azerbaycan Türkçesindeki sözcüklerin ses ve anlam değişmeleri, art zamanlı bir yaklaşımla, Eski Oğuzca ile ilgili geniş bilgilere yer veren, Türk dilinin bilinen ilk ve en önemli sözlüğü Dîvânu Lugâti't-Türk'ten hareketle tespit edilmiştir. Bu bağlamda, Azerbaycan Türkçesindeki gelişmeler Kâşgarlı'nın Oğuzca kayıtlı sözcükler altında vermiş olduğu Oğuzcayı ihtiva eden ses, şekil ve anlam ile ilgili aktardığı bilgilerin ışığında değerlendirilmiştir. Tez üç ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde Karahanlılar, Karahanlı Türkçesi, Dîvânu Lugâti't-Türk, Kâşgarlı Mahmut, Azerbaycan Türkçesi hakkında bilgiler verilmiştir. İkinci bölümde Dîvânu Lugâti't-Türk'ten Azerbaycan Türkçesine tespit edilen ses değişimleri, değişimlerin nedenleri ayrıntılı bir şekilde incelenmiş, söz başı, söz içi ve söz sonu konumlarına göre tasnif edilmiştir. Üçüncü bölümde ise anlam bakımından incelenen sözcükler, anlam daralması, anlam genişlemesi, anlam iyileşmesi, anlam kötüleşmesi, anlam kayması, anlam değişmesi, sesteş sözcüklerde anlam değişmesi gibi alt başlıklar altında değerlendirilmiştir.

AzericeDivanü Lugati't-TürkKarahanlı Türkçesi+4
Zabit Aytek
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
DoktoraAçık ErişimTR

Kelime ve cümle yapıları bakımından Arapça ve Farsçanın karşılaştırılması

Bu çalışma, Arapça ve Farsçada kelime ve cümle yapılarının benzer ve farklı yönlerini tespit ederek karşılaştırmalı dil öğrenimine katkı sağlamayı hedeflemektedir. Bu çalışmada karşıtsal dilbilim ve karşıtsal çözümleme yöntemlerinden yararlanılarak Hami-Sami dil ailesine mensup Arapça ile Hint-Avrupa dil ailesine mensup Farsça dilleri, kelime ve cümle yapıları bakımından karşılaştırılmaya çalışılmıştır. Giriş bölümü, birinci bölüm ve ikinci bölümden oluşan bu çalışmanın birinci bölümünde her iki dil, kelime yapıları bakımından, ikinci bölümünde ise cümle yapıları bakımından karşılaştırılmıştır. Bu çalışmanın her iki dili öğrenen öğrencilere, özellikle İlahiyat fakültesinde okuyup birinci yabancı dil olarak Arapçayı öğrenen ve Farsçayı seçmeli ders olarak alan öğrenciler ile Fars Dili ve Edebiyatı bölümünde okuyup birinci yabancı dil olarak Farsçayı öğrenen ve Arapçayı seçmeli ders olarak alan öğrencilere yararlı olacağı düşünülmektedir.

ArapçaCümle yapısıDil+6
Osman Aktaş
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
DoktoraAçık ErişimTR

İran Türk ağızlarında karşılaştırmalı söz varlığı (Azerbaycan Türkçesi, Kaşkay Türkçesi, Türkmen Türkçesi, Halaç Türkçesi)

Türk tarihinde önemli bir yer kapsayan İran, günümüzde birçok Türk kavminin yurdu konumundadır. İran'da yaşayan Türk halkı bu dilin farklı lehçelerini konuşmaktadırlar. Ne yazık ki bütün bu Türk dilleri yazı diline sahip olmayıp Farsçanın egemenliği altında kalmışlar. Bu anlamda yazı diline sahip olmayan dillerinin söz varlığının kayda geçirilmesi önem arz etmektedir. Bu çalışmada günümüz İran'da konuşulan Oğuz grubunun alt sınıfında yer alan Azerbaycan Türkçesi, Kaşkay Türkçesi, Türkmen Türkçesi ve Türk dili sınıflandırmalarında bağımsız bir kola yerleştirilen Halaç Türkçesinin söz varlığı karşılaştırılmıştır. Adı geçen lehçelerin birbirinden ne kadar uzaklaştığı veya İran'da konuşulan başka dillerden ne kadar etkilendiklerini tespit etmek amacıyla, bu dilleri konuşulmakta olan farklı illerde saha çalışması yapılmıştır. Derlenen malzemelerin incelenmesiyle bu lehçelerin söz varlığındaki isimler tematik olarak ortaya konulmuştur. Ayrıca, Kaşkay Türkçesi, İran Azerbaycan Türkçesi ve İran Türkmen Türkçesi sözlüklerinin taranmasıyla tezin kaynağını oluşturan isimler de tespit edilmiştir. Böylece, elde edilen malzemeler ve sözlüklerden derlenen isimler, karşılaştırmalı olarak incelenmiştir.

AzericeAğızlarHalaçça+7
Mına Dolatı Darabadı
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Arapça ve Türkçede bulunan lafızca müşterek, anlamca farklı kelimeler

Bu çalıĢma Türkçe ve Arapçada bulunan ancak her iki dilde farklı anlamda kulla-nılan kelimeleri ele almaktadır. ÇalıĢma genel anlamda Türkçe ve Arapça sözlüklere dayalı olarak kaleme alınmakla birlikte, günlük halk dilinde veya günlük görsel ve yazılı medyada yer alan kelimeler de çalıĢmada kullanılmıĢtır. Bu kelimelerin seçimi için öncelikli olarak Arapça ve Türkçe sözlükler taranmıĢ, bunun yanında çeĢitli kitaplar, gazeteler, dergiler ve televizyon kanalları takip edilerek kullanılan kelimeler tespit edilmiĢtir. Yine halkın günlük konuĢma dilinde kullandığı kelimelerden bu özellikte olanların tespiti için çeĢitli mülakatlar yapılmıĢtır. Buradan hareketle pek çok kelimenin geçmiĢten bu yana günlük hayatta varlığını sürdürdüğü, bazılarının ise artık kullanılmadığı, sadece sözlüklerde bulunduğu tespit edilmiĢtir. Anahtar Kelimeler: Arapça, Türkçe, Kelimeler, Divan-ı Lügati‟t-Türk, Lisanü‟l-Arap, Sözlükler.

ArapçaKarşılaştırmalı dil bilgisiKarşılaştırmalı dil bilim+3
Muhammed Abazaoğlu
Gaziantep University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
DoktoraAçık ErişimTR

Kırgız Türkçesindeki sıfat-fiil ekleri (şekil-anlam-işlev ve Türkiye Türkçesi ile karşılaştırma)

Bu çalışmamızda Kapçak grubu lehçeleri içerisinde önemli bir yere sahip olan Kırgız Türkçesindeki sıfat-fiiller; şekil, anlam ve işlev bakımından incelemeye alınmıştır. Çalışmamız, dilin anlatım ve ifade kabiliyetini ortaya koyma açısından çok önemli görevler üstlenen sıfat-fiillerle ilgili bilgilerin sunulmasıyla ve geçmiş araştırmalarda yer alan tanımlamaların gözden geçirilmesiyle başlamaktadır. Böylece ilk bölümde sıfat-fiil ekleriyle ilgili teorik bilgiler verilerek bilimsel kaynaklardaki farklı bakış açılan gösterilmeye çalışılmıştır. Çalışmamızın sonraki aşamalarında ise çağdaş Kırgız ve Türk edebiyatının önemli simalarından olan Tölögön Kasımbekov, Baydılda Sarnogoyev ve Memduh Şevket Esendal'ın eserlerinden derlenen örnekler kullanılarak sıfat-fiillerin; fiil, isim, sıfat Özellikleri, zarf-fiil ve edat oluşturma kabiliyetleri hakkında ayrıntılı bilgiler verilmeye çalışılmıştır. Bunun yanı sıra Kırgızcadaki sıfat-fiiller ile Türkiye Türkçesindeki sıfat- fiiller arasında önemli ölçüde bulunan şekil, anlam ve işlev benzerlikleri ve farklılıkları tespit edilmeye çalışılmıştır. Türkiye ve Kırgız Türkçesinde bulunan sıfat-fiil eklerinin; şekil, anlam ve işlev açısından ayrıntılı olarak karşılaştırılması, Çağdaş Türk Lehçelerinin karşılaştırmalı dil bilgisi çalışmalarına ve Türkçenin işlevsel dil bilgisinin hazırlanmasına önemli katkı sağlayacaktır. Anahtar Kelimeler: Sıfat-Fiil, Kırgız Türkçesi, Türkiye Türkçesi, Karşılaştırmalı Dil Bilgisi.

Dil bilgisiDil bilgisi-sıfat-eylemKarşılaştırmalı dil bilgisi+2
Caştegin Turgunbayev
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2002
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Fransızcanın ikinci yabancı dil olarak öğrenilmesinde birinci yabancı dil İngilizcenin ve karşılaştırmalı dilbilgisinin rolü

Bu çalışmada, birinci yabancı dil İngilizceden sonra ikinci yabancı dil olarak Fransızca öğrenen Türk öğrencilerin bu dili öğrenme süreçlerini olumlu yönde etkileyebilecek karşılaştırmalı dilbilgisi çalışmalarının ve bu iki dil arasındaki benzerliklerden faydalanarak yapılacak uygulamaların öğrenmedeki rolünü ortaya koymak amaçlandı.Üç bölümden oluşan çalışmamızın birinci bölümünde yabancı dil öğretiminin dilbilimsel temelleri, karşılaştırmalı dilbilgisi ve yabancı dil öğreniminde anadilin ve daha önce öğrenilmiş dillerin etkisi üzerine bugüne dek yapılan dilbilimsel çalışmalar incelendi.İkinci bölümde Fransızca ve İngilizce arasındaki dilbilgisel ve sözcüksel bazı benzerlikler saptanmaya çalışıldı.Üçüncü bölümde günümüzde Türkiye'deki üniversitelerde Fransızca eğitimi veren programların ve bu programlarda öğrenim görenlerin mevcut durumu ve dil öğretim sürecinde karşılaşılan sorunlar genel hatlarıyla ortaya konmaya çalışıldı.Sonuç olarak bu Yüksek Lisans Tezi üniversitelerimizin Fransızca programlarında karşılaştığımız, dilsel altyapı, dil öğrenim sürecine dair sorunlar ve gereksinimler yönünden öncekilerden farklı olarak ortaya çıkan yeni öğrenci profilinin içinde bulunduğu durumun saptanmasına ve bu süreci kolaylaştıracak çözümlerin arayışına bir katkı olarak değerlendirilmelidir.Anahtar sözcükler : Birinci yabancı dil, ikinci yabancı dil, çokdillilik, karşılaştırmalı dilbilgisi, dilsel aktarım.

Dil bilgisiDil transfer yöntemleriDil öğrenimi+7
Esmeray Ünal
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2009
00
DoktoraAçık ErişimEN

Pausing preceding and following adverbial clause conjunctions in English: A comparative study of Turkish and native speakers of English

The primary purpose of the research was to identify any possible difference between native English and non-native Turkish speakers of English in terms of their pausing durations preceding and following adverbial clause conjunctions in English. To do this, 15 native and 40 Turkish participants have been made to read a total of 40 sentences which contained five different adverbial clause conjunctions (namely when, because, whereas, although, and if). The recordings were transferred to the computer and the pausing durations were analyzed using a sound editor software. As a result of t-tests comparing the mean durations of pausing preceding and following the conjunctions, it was detected that there were statistically significant differences between the native and non-native groups concerning two of the five conjunctions. While native speakers of English paused significantly longer preceding all the conjunctions than following them, Turkish participants are found to do just the opposite for because. Besides, no statistically significant difference between pausing preceding and following whereas in the read speech of the Turkish participants was detected. In the causal analysis of the difference between native and non-native participants, we utilized two research methods. On the one hand, the analysis of pausing preceding and following çünkü and oysa, two Turkish discourse connectives corresponding to because and whereas respectively, pointed to the fact that the idiosyncracy concerning because and whereas did not depend on transfer from Turkish, at least for read speech. On the other hand, unstructured interviews done with 10 of the 40 non-native participants revealed that the difference between native and non-native pausing patterns may have stemmed from three types of transfer: (i) transfer from teacher and teaching practices, (ii) transfer of cognitive planning habits in spontaneous speech to read speech, and (iii) transfer from other learners. Since the study was of quasi-experimental nature, the non-native participants were divided into two equal groups: Experimental Group and Control Group. The EG was provided with awareness training for 10 hours about their idiosyncratic pausing patterns, whereas the CG was not exposed to any kind of training. The posttest analysis of the pausing durations preceding and following the conjunctions revealed that the treatment was effective in making the non-native participants in the EG aware of the correct pausing patterns. The findings showed that they started to use the native speaker pausing norms, while the CG remained idiosyncratic.

Mother tonqueConjunctionGrammar-adverbial clauses+5
Mehmet Kılıç
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2013
00
Yüksek LisansAçık ErişimDE

Kausation im Türkischen und im Deutschen. dargestellt am beispiel von Pınar Kürs erzählung „Yaz Gecelerinde Keman" und ihrer Deutschen übersetzung

Dilin en önemli kategrilerinden birisi, Almancada Diathese veya Genus verbi diye adlandırdığımız çatı kategorisidir. Bu anlamda eylemin kök ya da gövdesine yapım ekleri getirilerek edilgen, işteş, dönüşlü, oldurgan, ettirgen gibi yeni eylem çatıları oluşturulabilir. İşte çalışmamızın amacı, Türkçede neredeyse bütün eylemlerden oluşturulabilen ettirgen çatının niteliğini ve Almancadaki görünümlerini Pınar Kür'ün "Yaz Gecelerinde Keman" adlı öyküsü ve Almanca çevirisi "Die Violine in den Sommernächten" örneğinde incelemektir. Nicel değil, nitel bir değerlendirme hedeflemediğimiz için öyküdeki ettirgen eylem – ettirgen olmayan eylem oranlarına bakmadık, yalnızca kaç ettirgen eylem kullanıldığını saptadık. Bu çerçevede toplam 80 tümcede yapım ekiyle (benzetmek, yaptırmak, yatırmak, koparmak) ettirgenlik oluşturulduğunu görmüş olduk. "Kesmek-ölmek" gibi özü itibarıyla anlamsal ettirgenlik ifade eden, ancak ettirgenlik eki içermeyen örnekleri çalışmamızın dışında tuttuk. Ettirgenliği değişik gruplara ayıran görüşler vardır. Biz bu çalışmamızda a) morfolojik (biçimbirimsel) ettirgenlik, b) sözcüksel ettirgenlik ve c) edimsel ettirgenlik ayrımı yaptık. Sözcüksel ve edimsel ettirgenliğin belli bir dile özgü olmadığını ve bu anlamın her dilde faklı yollarla ifade edilebileceğini kabul edersek, konumuz olan biçimbirimsel ettirgenliğin – Almanca açısından önekler ne ise - Türkçe açısından son derece önemli ve üretken bir kategori olduğunu, ancak tam tersine Almanca ettirgenliğin hiç işlek olmadığını ve sadece sınırlı sayıdaki birkaç eylemde (sitzen – setzen, sinken – senken, fallen – fällen, fahren – führen…) varlığını sürdürdüğünü görmek şaşırtıcı olmuştur. Nitekim Türkçe tümcelerdeki ettirgen eylemlerin karşılıklarına baktığımızda ya yalın eylemler ya da önekli eylemlemler karşımıza çıkmaktadır. Almancanın bu bağlamda yararlandığı başka bir yapı türü de Funktionsverbgefüge diye adlandırılan yapıların ettirgenlik ifade eden türüdür (Einfluss ausüben, den/einen Versuch unternehmen, in Angst versetzen, die/eine Korrektur vornehmen, Kritik üben, Nachsicht üben, Rücksicht üben, Verrat üben, Zurückhaltung üben, die/eine Abmachung treffen, die/eine Anordnung treffen). Ettirgenlik ekleri, eklendikleri köklerde anlamsal değişimle birlikte genellikle dilbilgisel özelliklerin değişmesine de neden olurlar. Nitekim oldurgan diye nitelediğimiz eylemlerin tümü, ekleme sonucu geçişsizken geçişli olan eylemlerdir (uyumak – uyutmak, benzemek – benzetmek). Yani ettirgenlik, eylemlerin birleşim değerine (Valenz) doğruda etki edebilmektedir. Örneğin "Ülger arabayı sattı" tümcesinde "Ülger" eylemi yapan kişi iken, ""Ülger arabayı sattırdı" tümcesinde satma eylemini yapan başka bir kişi vardır, "Ülger" eyleme neden olan kişidir. Öyleyse eylemin birleşim değeri artmıştır. Ettirgenlik eylemin birleşim değerini yükseltirken, edilgenlik ve dönüşlülük çatıları tam tersine azaltır. Bu çalışmadan elde edilen verilerin özellikle yabancı dil olarak Türkçe öğrenen Almanlara yönelik hazırlanan öğretim materyalleri için yararlı olacağını düşünmekteyim. Çünkü saptadığımız örnekler Türkçe ve Almancada ettirgenliğin ne kadar farklı olduğunu, ancak Türkçe ettirgenliğin çok sistematik olması nedeniyle kolayca kavranabileceğini göstermektedir.

Ülger Panzer
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye Türkçesi ve Kazak Türkçesindeki bitki adlarının yapı ve anlam bakımından karşılaştırılması

Bozkır kültürünün kurucusu kabul edilen Türkler, doğayla her zaman iç içe olmuşlar ve doğadaki unsurlara kutsallık atfetmişlerdir. Doğanın bir parçası olan bitkiler de Türkler için önem arz etmektedir. Türk toplumlarının kıvrak zekâlarını, benzetme ve gözlem yeteneğini kullanarak bitkilere isim vermeleri bu önemin bir göstergesidir. Türkler için önemli olan bitkiler üzerine yaptığımız, "Türkiye Türkçesi ve Kazak Türkçesindeki Bitki Adlarının Yapı ve Anlam Bakımından Karşılaştırılması'' isimli bu çalışmamızda amacımız, Türkiye Türkçesi ve Kazak Türkçesindeki bitki adlarını yapı ve anlam bakımından karşılaştırarak ortak yönlerinin veya farklılıklarının olup olmadığını tespit etmektir. Bunun için öncelikle, çalışmamızda yer alan Kazak Türkçesine ait bitki adları basit, türemiş ve birleşik olarak üçe ayrılmıştır. Basit, türemiş ve birleşik olarak üçe ayrılan bu bitki adları hem yapı bakımından hem de anlam bakımından derinlemesine incelenmiş, yapı ve anlam bakımından çeşitli başlıklar oluşturulup bitki adları bu başlıklar altında sınıflandırılmıştır. Bunların yanı sıra tezimizde Kazak Türkçesinde bitki adlarıyla oluşturulmuş atasözlerine, bilmecelere ve bitki adları için oluşturulmuş dolaylamalara da yer verilmiştir. Daha sonra Türkiye Türkçesi ve Kazak Türkçesindeki bitki adları hem yapı bakımından hem de anlam bakımından karşılaştırılmıştır. Ayrıca çalışmada geçen bitki adlarının ve onları oluşturan kelimelerin sözlüğüne de tezimizde yer verilmiştir. Tüm bunlar yapılırken kaynak tarama, Kazak Türkçesindeki kaynakların çevirisi, tasnifi ve fişlenmesi, Türkiye Türkçesindeki kaynakların tasnifi ve fişlenmesi gibi yöntem ve tekniklere başvurulmuştur. Bu çalışmamızla yaşayan bu iki Türk lehçesine ve bunlarla ilgili yapılacak çalışmalara katkıda bulunulacağı düşünülmektedir. Ayrıca bu çalışmamızın, sadece dil bilgisel olarak değil kültürel olarak da bu iki Türk lehçesine katkılar sağlayacak nitelikte bir kaynak olacağına inanılmaktadır.

AnlamBitki adlarıKarşılaştırmalı dil bilgisi+6
Ayşegül Şahin
Gaziantep University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
DoktoraAçık ErişimTR

Kaşgar'da 1923-1940 arası basılan yayınların dili: Çağatayca ve Yeni Uygurca ile karşılaştırma

Bu çalışmada başta Doğu Türkistan'da bulunan Uygurlar tarafından kullanılan Uygurcanın 1923-1940 yılları arasındaki dil özellikleri Çağatayca ve Yeni Uygurca ile karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. 20. yüzyılın ilk çeyreğine kadar Orta Asya İslami Türk yazı dili olan Çağatayca, mahallî şivelerin yazı dili olması ile bu bölgede yerini Yeni Uygurcaya bırakmıştır. Yeni Uygurca genel bir kanı olarak 1955 sonrası resmiyet kazanmıştır. Kimi araştırmacılar ise Yeni Uygurcanın 1930'lu yıllarda kendini göstermeye başladığı fikrindedir. Bu fikirler doğrultusunda ulaşabildiğimiz eserlerden hareket ederek Yeni Uygurcanın 1923-1940 yılları arası durumu yani Çağataycadan Yeni Uygurcaya geçiş dönemi dil özellikleri bakımından incelenmiştir. Belirlenen özellikler Çağatayca ve Yeni Uygurca ile karşılaştırılmıştır. Çalışmanın malzemesini, Kaşgar'da 1923 yılında İsveçlilerin matbaasında basılan Hz. Davud'un Zebur'u ve 1933-1937 yılları arasında Kaşgar'da çıkarılan Şarkȋ Türkistan Hayatı, Erkin Türkistan ve Yeni Hayat adlı gazeteler oluşturmaktadır. Öncelikle metinlerin çeviri yazısı yapılmış, metinlerin gramatikal dizini çıkarılmış, ses ve şekil bilgisi özellikleri belirlenmiş ve bunlar Çağatayca ve Yeni Uygurca ile karşılaştırılmıştır. Sonuç bölümünde ise elde edilen bulgulardan hareket ederek metinlerin dilinin nasıl bir özellik gösterdiği, Çağatayca mı yoksa Yeni Uygurcaya mı daha yakın olduğu üzerinde durulmuştur. Anahtar Kelimeler: Çağatayca, Yeni Uygurca, Zebur, Şarki Türkistan Hayatı, Erkin Türkistan, Yeni Hayat

Dil özellikleriDoğu TürkistanGazeteler+5
Adem Yeloğlu
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimDE

Almanca ve Türkçede sıfatların başka sözcük türlerine kayması ve Almanca dersinde uygulanması

Bu çalışmanın amacı, Almancada sıfat olarak bilinen bir kelimenin aynı zamanda başka bir sözcük türü olarak (isim, zarf, fiil) olarak nasıl kullanıldığını ve anadildeki benzer ve farklı yapıların yabancı dil olarak Almanca öğrenmeye etkilerini göstermektir. Anadildeki dilbilgisi yapısı yabancı dildeki yapılarla farklılık göstermekle beraber benzerlikler de göstermektedir. Bu farklı ve benzer yapıların, yabancı dil olarak Almanca öğrenmede olumlu ve olumsuz etkileri göz ardı edilmemelidir.Aktarım olayını dil öğrenmede avantaj haline getirmek ise karşılaştırmalı dilbilim çalışmaları ile mümkündür. Bu çalışmada dilbilgisinin bir parçası olan sıfatlar ve sıfatların başka sözcük türü olarak kullanılması, Almanca ve Türkçedeki kullanımları karşılaştırılarak gösterilmiş ve yabancı dil olarak Almanca eğitiminde nasıl bir yol izlenmesi gerektiği irdelenmiştir.

Şifa Poyraz
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimDE

Almanca ve Türkçedeki adların birleşim değeri açısından karşılaştırmalı çözümlenmesi

Bu çalışma birleşimsel dilbilgisine dayanmaktadır. Birleşimsel dilbilgisi, eyleyenlerin sayısını ve türünü do konulaştırması açısından bağımsal dilbilgisinden ayrılır. Türkiye'de karşılaştırmalı dilbilgisine katkıda bulunan birçok dilbilimci vardır. Ancak Türkçe ve Almanca adların birleşim değeriyle ilgili karşılaştırmalı çalışma saptanamamıştır. Birleşimsel dilbilgisinde a) sözdizimsel, b) mantıksal-anlamsal, c) edimsel birleşim değerinden söz edilir. Bu çalışma sözdizimsel birleşim değerini esas almaktadır. Yapılan araştırma, adların da birleşim değerine sahip olduğu gerçeğine dayanmaktadır. Bir adın kavramsal içeriği, gerçeklikteki olguları yansıtan ilişkilere sahiptir; bu ilişkiler, adın çevresinde "eyleyen" (Aktant) denen boşluklar yaratır. Birleşim değerine sahip adlar nitelik adları (derinlik, uzunluk), ilişki adları (Freundschaft, dostluk), eylem adları (Teilnahme, Ablieferung, katılım, ilgi), oluş adları (olgunlaşma) ve durum adları (Lage, durum) şeklinde sınıflandırılabilir. Betimlenen Almanca adların çoğu „-ung" ile türetilen ve Türkçe karşılıkları „-Im/-Um", „-Iş/-Uş" veya „-mA" ile yapılan sözcüklerdir. Ancak „-e" ve „-heit/-keit" ile sıfatlardan yapılan ve Türkçede „-lIk/-lUk" yapım ekli türetmelerle karşılanan Almanca adların sayısı az değildir. Sık sık adların gerçekten doldurulması gereken boşluklara sahip olup olmadıkları sorusu sorulmaktadır. Bu soruyu hem "evet" hem "hayır"la yanıtlamak olanaklıdır. Çünkü bir adın çevresinde açtığı boşlukların doldurulması genellikle bağlamla ilgilidir ve çoğu zaman zorunlu değildir (fakultativ). Bu betimleme göstermektedir ki, „-ung" ile türetilen adların çoğu etken ve edilgen çatı anlamı taşımaktadır ve çokanlamlıdır (polysem). Dolayısıyla Türkçede edilgen çatılı bir adla da karşılanabilir: "Abänderung: die Abänderung des Statuts durch die Vollversammlung → değiştirme: genel kurulun yönetmeliği değiştirmesi oder değiştirilme: statünün genel kurul tarafından değiştirilmesi". Eylemden türetilen bir ad, geldiği eylemin birleşimsel özelliklerini büyük oranda korur. Örneğin "die Abänderung des Statuts durch die Vollversammlung" öbeği, eylemi iki eyleyenli "Die Vollversammlung ändert das Statut ab" tümcesine dayanır; eyleyenlerin sayısı aynı olmakla birlikte nitelikleri kısmen farklıdır. Eylem tümcesinin yalın adı ad öbeğinin ilgeçli adına, belirtme durumundaki ad ise tamlayan durumundaki ada dönüşür. Benzer bir Türkçe tümcenin yalın adıysa tamlayan durumundaki ada dönüşür, fakat belirtme durumundaki ad aynı kalır: „genel kurulun yönetmeliği değiştirmesi" ← „Genel kurul yönetmeliği değiştirdi". Almanca ve Türkçe adlar eyleyenlerin sayısından ziyade türleri açısından büyük farklılıklar gösterir. İncelenen tüm adların birinci eyleyeni belirtme durumunda bir addır. Eğer Almanca bir adın başka eyleyenleri varsa bunlar ilgeçli adlardır; nadiren yantümce, mastarlı tümce ya da sıfat tamlaması da olabilir. Yönelme, belirtme ya da yalın durumdaki Almanca adlar başka br adın eyleyeni olamaz. Buna karşılık her durumdaki ad Türkçe bir adın eyleyeni olabilir. Bu çalışmada toplam 600 Almanca ve 1.088 Türkçe adın birleşim değeri örneklerşe betimlenmiştir. Betimlenen Türkçe adların sayısının 600'den fazla oluşu, Almanca adların çokanlamlı oluşundan kaynaklanmaktadır. Bu çalışma sayesinde okuyucular Almanca ve Türkçe adların birleşim değerindeki farklılıkları ve benzerlikleri görebileceklerdir. Özellikle karşılaştırmalı çalışan dilbilimciler, öğrencilerine bir adın ve türediği eylemin birleşim değeri arasındaki farkı örneklerle göstermek isteyen yabancı dil olarak Almanca / Türkçe öğretmenleri ve nihayetinde bireysel çalışmayla birleşim değeri konusundaki bilgilerini derinleştirmek ve daha bilinçli bir bakış açısına sahip olmak isteyen öğrenciler bu çalışmadan önemli kazanımlar elde edebilir.

Nurcan İşbeceren
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Safiye Erol'un Ciğerdelen ve İsmail Şıhlı'nın Deli Kür romanlarının karşılaştırmalı söz dizimi incelenmesi

Çalışmamız Safiye Erol`un Ciğerdelen ve İsmail Şıhlı`nın Deli Kür romanlarından hareketle Türkiye Türkçesi ve Azerbaycan Türkçesinin söz dizimi açısından karşılaştırılmasına dayanmaktadır. Birinci bölüm olan "giriş" bölümünü çalışma süresince yapılanlar, çalışmanın konu, amaç, kapsam, yöntem, kısıtlıklar, Deki Kür ve Ciğerdelen eserlerinin özeti, Deli Kür ve Ciğerdelen romanları hakkında, Safiye Erol ile İsmail Şıhlı hakkında, sözdizimi hakkında bilgi kapsamıştır. Ardından Safiye Erol ve İsamail Şıhlı tanıtılıp; edebi kişilikleri ve eserleri hakkında bilgi verilip Ciğerdelen ve Deli Kür hakkında açıklamalar yapılmıştır. İnceleme bölümünü kelime grupları ve cümle çeşitleri oluşturmaktadır. Kelime grupları incelenmiş, eserlerden örnekler seçilmiş, sonra Azerbaycan Türkçesi ileTürkiye Türkçesi karşılaştırılmıştır. Öncelikle, cümle ögeleri başlığı altında, yüklem, özne, nesne, yer tamlayıcısı ve zarf açıklığa kavuşturulmuştur. Bu bölümde Ciğerdelen ve Deli Kür`de bulunan kelime grupları ve cümle çeşitleri eserlerden alıntılar yapılarak gösterilmiştir. Daha sonra, cümlenin çeşitleri, anlamlarına göre, yapılarına göre, yüklemin yerine göre, yüklemin türüne göre alt başlıklarında incelenmiş, eserden örnekler seçilerek açıklanmıştır. Azerbaycan Türkçesi ileTürkiye Türkçesi karşılaştırılmıştır. Sonuç bölümünde ise elde edilen bulgular verilmiştir. Eserlerdeki kelime grupları ve en çok hangi kelime gruplarının kullanıldığı, eserdeki cümle çeşitleri ve en çok hangi cümle çeşitlerinin kullanıldığı gösterilmiştir. Anahtar kelimeler: Ciğerdelen, Deli Kür, söz dizimi, cümle.

AzericeErol, SafiyeKarşılaştırmalı dil bilgisi+7
Gunel Gurbanalıyeva
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimDE

Türkçedeki ulaçlar ile Almancadaki yansımalarının karşılaştırmalı analizi

Türkiye Türkçesindeki ulaçların / zarf-fiillerinin çeşitli işlevlerine ve Almancadaki kullanımına ilişkin karşılaştırmalı analizi bu çalışmanın odak noktasıdır. Ulaçların / zarf-fiillerinin anlamsal ve sözdizimsel yönlerini ele alarak Almancadaki eşdeğerlerini göstermek de bu tezin amaçları arasındadır. Ayrıca, deneysel olarak elde edilen sonuçlar vasıtasıyla zarf-fiil yapısındaki yapıların Türkçeden Almancaya dönüştürülmesinin büyük bir sorun olduğunun yansıtılması da hedeflenmiştir. Test kişilerinin analizleri yardımıyla tespit edilen öğrenme problemleri detaylı bir şekilde incelenecek ve elde edilen teorik bilgiler bazında semantik ve söz dizimi bakımından hata türleri analiz edilerek açıklanmaya çalışılacaktır. Ortaya koyulan bilgiler doğrultusunda üniversitelerde yabancı dil öğretimi için daha etkili bir öğretim için didaktik hususlar belirlenmeye çalışacaktır.

Saskia Maria Bahner
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00

İlgili konular