Education services
67 theses under this subject heading
Eğitim sektörünün il ekonomisine etkisi: Siirt ili örneği
Eğitim, bireye sağladığı faydalar etkisiyle bireyi geliştirmekle birlikte gerek ülkelerin gelişmişlik düzeyi gerekse toplumların kalkınma sürecindeki rolüne etkisi büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle eğitime verilen önem de giderek artmakta, ülkelerin ekonomik rekabet edebilirliğinin sağlanması, nitelikli iş gücüne olan ihtiyacın artması ve teknolojik gelişmelere ayak uydurmaları için eğitimde farkındalığın oluşması gerekmektedir. Bu tez çalışmasında; eğitimin tanımı yapılarak eğitim hizmetinin kamusal yönü açıklanmıştır. Ardından kamu harcamalarının tanımı, niteliği ve sınıflandırılması açıklanmış daha sonrasında kamu harcamalarının etkileri, eğitim harcamaları ve eğitim harcamalarının ekonomik etkileri ele alınarak açıklanmıştır. Türkiye' de eğitim sisteminin tarihi ve genel yapısı ve finansman kaynakları genel olarak açıklandıktan sonra Siirt ili hakkında genel bilgiler verilerek Siirt' te eğitim sektörünün ekonomik görünümüne dair istatistiklere yer verilmiştir. Çalışmada son olarak Siirt ilinde eğitim sektöründeki sorunların ve çözüm önerilerinin tespitine yönelik bir alan araştırması yapılmıştır.
Üniversitelerin öğretim, bilimsel araştırma ve topluma hizmet işgörülerini gerçekleştirme bakımından eğitim durumlarının niteliği
Araştırmanın amacı, öğretim elemanlarının ve öğrencilerin yükseköğretimin öğretim, bilimsel araştırma ve topluma hizmet işgörüsünü gerçekleştirme bakımından eğitim durumlarının niteliğine ilişkin görüşlerini tespit etmektir. Araştırmada genel tarama modellerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırma 2021-2022 eğitim öğretim yılında URAP sıralaması temele alınarak alt, orta ve üst grupta yer alan üç devlet üniversitesindeki eğitim ve tıp fakültelerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmada nicel verilerin elde edilmesinde 278 öğretim elemanı ve 855 üniversite öğrencisinden, nitelde ise 31 öğretim elemanı ve 21 üniversite öğrencisinden görüş alınmıştır. Nicel veriler araştırmacı tarafından geliştirilen "Öğretim Elemanlarının Öğretim Hizmetinin Niteliğini Değerlendirme Ölçeği", "Yükseköğretimin Topluma Hizmet ve Bilimsel Araştırma Niteliğini Değerlendirme Ölçeği" ve "Üniversite Öğrencilerinin Öğretim Hizmetinin Niteliğini Değerlendirme Ölçeği" olmak üzere üç ölçek üzerinden toplanmıştır. Araştırmanın sonucunda üç üniversitenin öğretim elemanlarının yükseköğretimin eğitim durumlarının niteliğine ilişkin öğretim, bilimsel araştırma ve topluma hizmet işgörülerini gerçekleştirme grupleri ve görüşleri belirlenmiştir. Öğretim işgörüsünde üniversite ve fakülte temel etkisi istatistiksel olarak anlamlı fark oluştururken, üniversite ve fakülte ortak etkisinin ise anlamlı fark oluşturmadığı görülmüştür. Bilimsel araştırma ve topluma hizmet işgörülerinde ise fakültenin temel etkisi üç farktörde anlamlı fark göstermezken, üniversitenin temel etkisinin iki faktör için anlamlı fark gösterdiği, tek faktör için anlamlı fark göstermediği sonucuna ulaşılmıştır. Üniversite ve fakülte ortak etkisinin ise üç faktör içinde anlamlı fark oluşturmadığı görülmüştür. Üniversitelerdeki öğrencilerinin yükseköğretimin eğitim durumlarının niteliğine ilişkin öğretim işgörüsünü gerçekleştirme grupleri ve görüşleri de ortaya konulmuştur. Üniversite öğrencilerine göre öğretim işgörüsünde üniversitenin ve fakültenin temel etkisinin iki faktör için istatistiksel olarak anlamlı olduğu görülmüştür. Üniversite ve fakülte ortak etkisinin ise sadece rehberlik hizmeti ve öğrenci gelişim seviyesinin değerlendirilmesi faktöründe istatistiksel olarak anlamlı olduğu görülmüştür.
Eğitimin kamusal niteliğinin Bourdieu'nün Sermaye Kuramı çerçevesinde irdelenmesi
Bu çalışmanın amacı eğitimin kamusal niteliğini Pierre Bourdieu'nün sermaye kuramı çerçevesinde irdelemektir. Eğitim pek çok zaman toplumsal hareketliliği olanaklılaştıran bir hizmet olarak nitelenmektedir. Oysaki gündelik hayatta eğitim hizmetinin sunumundaki aksamaların sıklıkla sosyal kaynaşma önünde bir engel teşkil ettiği gözlemlenmektedir. Farklı ekonomik, sosyal ve kültürel sermaye stoklarına sahip üyelerden oluşan toplumlarda dayanışma pratiklerinin yaygınlaşması ve içtimai uyumun sağlanması için kamu kesiminin eğitimde fırsat eşitliğini sağlaması elzemdir. Tez araştırması kapsamında Bourdieu sosyolojisi perspektifinden yapılan irdelemeler çerçevesinde kamu kesiminin gerekli düzenlemeleri yapmaması durumunda eşitsizliklerin yeniden üretiminin kaçınılmaz olduğu değerlendirilmiştir.
Belediyelerin yaygın eğitim çalışmalarına bir örnek olarak Şişli Belediyesi
Toplumların gelişmişlik düzeyi eğitime verilen önem ve kalitesine bağlıdır. Eğitim ve öğretim, hızla gelişen teknoloji ve bilgi sistemleri ile sosyal ve ekonomik kalkınmanın temelini oluşturmaktadır. Yaygın eğitim ilgi, istek ve yetenekleri doğrultusunda ekonomik, toplumsal ve kültürel gelişmelerini sağlayıcı nitelikte, çeşitli süre ve düzeylerde hayat boyu yapılan eğitim öğretim, üretim, rehberlik ve uygulama etkinliklerinin tümünü kapsamaktadır. Küreselleşme sürecinin etkisiyle yaygın eğitim çalışmalarının nitelik değiştirmesi Türkiye'de eğitimin gün geçtikçe yerelleşmesini neden olmaktadır. Belediyeler yaygın eğitim faaliyetlerinde önemli gelişmeler elde etmişlerdir. Bu çalışmada Şişli Belediyesinin yaygın eğitim çalışmalarının özellikleri ve gerekçeleri açıklanmaya çalışılmıştır.
Yerel yönetimler ve eğitim hizmetleri ilişkisi
Dünyanın tüm ülkelerinde kamu yönetiminin önemli ve vazgeçilmez bir öğesi olan yerel yönetimler, anayasa ile düzenlenmiş, demokratik ve özgür örgütler olarak yönetim sistemleri içerisinde ağırlıklarını devamlı olarak arttırmaktadırlar. Değişen dünya koşulları ve merkezi yönetimin iş yükünün oldukça artması nedeniyle, görevlerini aksatmaları, yerel özellikli kamu hizmetlerinin halka en yakın olan yerel yönetim birimleri tarafından yerine getirilmesi anlayışının benimsenmesi, hizmet sunumunda halkın beklentilerinin bütünüyle karşılanmak istenmesi ve bu hizmetlerdeki verimlilik ve etkinliğin arttırılması gibi nedenler yerel yönetimlerin önemini gözler önüne sermektedir. Zira demokrasinin ana örgütlerinden biri olarak kabul edilen yerel yönetimlerin, halka yönelik en yakın yönetim unsurları olarak halk isteklerini daha iyi karşılayacağı ve bu hizmetleri en hızlı ve yeterli bir şekilde gerçekleştireceği düşünülmektedir. Küreselleşmenin tüm dünyada sınırları ortadan kaldırması ve bilginin hızlıyayılımı, farklı sistemlerin değişimini de zorunlu kılmıştır. Değişim ve gelişim eğitim alanında da kendini göstermektedir. İçinde yaşadığımız bilgi çağına uygun bireyler yetiştirme ve eğitme gerekliliği, eğitim politikalarının da odak noktasını oluşturmaya başlamıştır. Ülkemizde de son yıllarda yapılan düzenlemelerle yerel yönetimlerin eğitim alanındaki görev ve yetkileri arttırılmıştır. Yapılan bu tez çalışmasında da yerel yönetimlerin eğitim hizmetlerine katkıları ve bu alanda yapılan çalışmalar incelenecektir. Anahtar Kelimeler: Yerel yönetimler, eğitim, hizmet anlayışıIII
Eğitimde yerel yönetimlerin yeri ve katkısı
Türk eğitim sistemi merkez örgütü olarak Milli Eğitim Bakanlığı'nın yönetimi altındadır. Merkez, taşra ve yurt dışı teşkilatları kanunla Milli Eğitim Bakanlığına bağlıdır.Yerelleşme eğilimi, yetki genişliği ile merkezi yönetimin belli kararları alt düzeydeki yerinden yönetim kuruluşlarına aktarması şeklinde gerçekleşmektedir. Yerel yönetimler, karar verme sürecinin hızlanması, hizmette verimlilik ve demokrasi kültürünün yaygınlaşmasında önemli yönetim kurumlarıdır. Küresel düzeydeki gelişmeler ve yönetişim anlayışındaki değişimler, yerel yönetimlerin merkezi otoriteye karşı daha özerk olmasını sağlamıştır. Yapılan idari reformlarla, yerel yönetimlerin yetki genişliği artırılmış ve Türk eğitim sistemindeki katkıları derinleşmiştir.Dünyadaki eğitim sistemleri ile karşılaştırmalı olarak yerel yönetimlerin eğitimdeki yerinin incelendiği bu tez çalışmasında, eğitimde yerelleşme eğilimleri ile oluşan idari düzenlemelerin ve yerel yönetimlerin eğitim sistemine katkısını araştırmaktadır. Anahtar Sözcükler 1.Yerel Yönetimler 2.Türk Eğitim Sistemi 3.Eğitimde Yerelleşme 4.Belediyelerin Eğitime Katkısı 5.Eğitimde Dönüşüm
Dezavantajlı gurupların eğitim sürecine kazandırılmasında yerel yönetimlerin katkısı
Gelişen ve değişen dünyada eğitimin önemi her geçen gün artmaktadır. İnsana yapılan yatırımın uzun vade de kalıcı bir etkisi olduğu bilinmektedir. Bir ülkenin gelişmişlik düzeyi yetişmiş eğitimli bireylerin çokluğuna paralel olarak artmaktadır. Genellikle gelişen ve gelişmekte olan toplumlarda genele nispeten daha düşük eğitim seviyesine sahip gruplar dezavantajlılar olduğu görülmektedir. Bu bağlamda eğitimli birey sayısını artırmanın en önemli yollarından biri de dezavantajlı grupları eğitim ortamına kazandırmak olmalıdır. Bu sosyal devlet anlayışının gereğidir. Bu çalışmanın amacı, dezavantajlı grupların eğitim sürecine kazandırılmasında yerel yönetimlerin katkısını belirlemektir. Bu çalışmanın evrenini İstanbul İli Bahçelievler, Bağcılar ve Fatih ilçe belediyeleri, örneklemini ise bu belediyelerde görev yapan 150 çalışandır. Araştırma verileri "Yerel yönetimlerin dezavantajlı grupların eğitim faaliyetleri" ölçeği ve kişisel bilgi düzeyi anketi ile toplanmıştır. Veriler SPSS programında analiz edilmiştir. Ölçek verileri t-testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ile değerlendirilmiştir.Yapılan analizler sonucunda cinsiyet, medeni durum ve çalışanların yaş aralıklarına göre "dezavantajlı grupların eğitim sürecine kazandırılmasında yerel yönetimlerin katkısı" algısı arasında anlamlı fark bulunmamıştır. Öğrenim durumu ve mesleki kıdem ile "dezavantajlı grupların eğitim sürecine kazandırılmasında yerel yönetimlerin katkısı" algısı arasında anlamlı farklılık bulunmuştur. Ön lisans öğrenim düzeyinde olanların dezavantajlı grupların eğitime kazandırılmasında yerel yönetimlerin katkısı algısı en yüksek çıkmıştır. Ayrıca 11-15 yıl kıdem arasında bulunanların dezavantajlı grupların eğitime kazandırılmasında yerel yönetimlerin katkısı algısı en yüksek çıkmıştır. Anahtar Sözcükler: 1.Yerel yönetimler, 2.Dezavantajlı gruplar, 3.Eğitim, 4.Sosyal etkinlik, 5.Belediyeler.
Belediyelerde insan kaynakları yönetiminde hizmet içi eğitimin önemi: İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve İzmir Büyükşehir Belediyesi örnekleri
Belediyeler, halka en yakın kamu yönetimi birimi olarak karar organları halk tarafından seçilen özerk kurumlardır. Günümüzde yerinden yönetim ilkesine göre faaliyetlerini sürdüren belediyeler, yapısal ve fonksiyonel değişimlerle halkın ihtiyaçlarını karşılamaya çalışmaktadır. Yeni kamu yönetimi anlayışı kamu kurumlarının bürokratik, verimsiz ve hantal yapılarının değiştirilerek, kamu hizmetlerinin daha etkili ve verimli olarak yerine getirilebilmesi amacını taşıyan kamu işletmeciliği anlayışıdır. Yerel yönetimlerde İnsan Kaynakları Yönetimi (İKY), bu kurumların insan kaynağının etkin yönetilmesini amaçlayan çalışmalardır. Bu çalışmalar, personelin verimliliğini artırmak, bilgi ve becerilerinin gelişmesini sağlamak eğitim ve geliştirme planlamasını, eğitim programlarının hazırlanmasını ve eğitim alan personelin değerlendirilmesini de kapsamaktadır. Belediyelerde hizmet içi eğitim uygulamaları ise belediye personelinin verimlilik düzeylerini yükseltmeyi, gelecekteki görev ve sorumluluklarını daha iyi yerine getirebilmeleri için onların bilgi ve deneyimlerini artırmayı amaçlayan eğitimlerdir. Bu çalışmada, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve İzmir Büyükşehir Belediyesi hizmet içi eğitim uygulamaları karşılaştırmalı olarak incelenmiş ve yerel yönetimlerdeki hizmet içi eğitim çalışmalarının niteliği ve sonuçları araştırılmıştır.
Eğitim yönetiminde eğitimcilerin stratejik planlamaya yaklaşımları: Bahçelievler İlçesi örneği
Küreselleşme süreci, birçok alanda olduğu gibi kamu yönetimi alanında da değişimlere neden olmuştur. Bu perspektifte kamu yönetimi anlayışı değişerek, Yeni Kamu Yönetimi Anlayışı gündeme gelmiştir. Stratejik planlama, bu süreçte öne çıkan yönetsek tekniklerden biridir. Stratejik planlama, yönetim biliminde son yıllarda en çok önem kazanan kavramlardan biri olup ve özel sektörden sonra zamanla kamu sektöründe de uygulanmaya başlanmış ve birçok ülkede kamu sektörünün yeniden yapılanmasında kilit rol oynamıştır. Türk kamu yönetiminde de dünyadaki gelişmelere paralel olarak stratejik yönetim kavramı önem kazanmış ve kamu kurumları tarafından uygulanmaya başlanmıştır. Bu çalışmada, stratejik planlama ve yönetim yaklaşımı kamu eğitim hizmetleri yönünden ele alınmaktadır. Okullarda mevzuat gereği stratejik planlama yapılması zorunlu olduğundan okullardaki stratejik planlama algısı ve stratejik planlama uygulamalarının araştırılması önem arz etmektedir. Çalışmanın amacı, eğitim yönetiminde, Bahçelievler ilçesinde bulunan devlet okullarında stratejik planlama algısını ölçmektir. Araştırmada "Stratejik Planlama Algısı Anketi" uygulanmıştır. Anket çalışmasından elde edilen bulguların analizi sonucunda eğitimcilerin stratejik algı düzeylerinin düşük olduğu, demografik ve mesleki özelliklerine göre stratejik planlama algılarında faklılıklar olduğu tespit edilmiştir.
Yükseköğretimde EFQM mükemmellik modeli
İnsanların kendilerini ifade edebilme kabiliyetlerini arttıran ve çağdaş bir toplum düzeni sağlamada etkin bir rol üstlenen eğitim, geçmişten bugüne gerekli görülen her alanda uygulanan temel hizmet faaliyetleridir. Bu hizmet faaliyetleri kurumsal ve kurumsal olmayan yönetimlerin çabaları ve imkanları sayesinde insanlara sunulmaktadır. Sunulan bu eğitim faaliyetlerinin optimal fayda sağlayabilmesi için kaliteli bir eğitim hizmeti gerektirmektedir. Yapılan bu çalışma EFQM Mükemmellik Modeli uygulanarak Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi'nin sunduğu eğitim hizmetlerini değerlendirmek üzere gerçekleştirilmiştir. Çalışma 3 bölümden oluşturulmuştur. İlk bölümde kalite ve hizmet kalitesi alanında bilgiler sunulurken ikinci bölümde EFQM Mükemmellik Modeli hakkında genel geçer bilgiler sunulmuştur. Üçüncü bölümde ise üniversitenin eğitim hizmet kalitesini ölçmek üzere yapılan anket uygulamalarının analizleri yapılmış ve gerekli değerlendirmeler ve sonuçlar belirtilmiştir. Sunulan eğitim hizmetlerinin kalitesini ölçmek için modele ait dokuz kriter, eğitim hizmetlerinden faydalanan öğrencilerin ve eğitime katkı sunan fakülte yöneticilerinin değerlendirme yapabilecekleri şekilde bölümlere ayrılmıştır. Elde edilen anket verileri analiz edilerek uygun değerlendirmeler yapılmıştır.
Kültürel belediyecilik bağlamında belediyelerin eğitim ve kültür hizmetlerinin incelenmesi: Tuşba Belediyesi örneği
Bu çalışmanın amacı, belediyelerin eğitim ve kültür hizmetlerini inceleyerek bu hizmetlerin halkın beklentilerini karşılayıp karşılamadığını tespit etmektir. Araştırma, nitel araştırma özelliği taşımaktadır. Araştırmanın çalışma grubu belirlenirken maksimum çeşitlilik örnekleme kullanılmıştır. Bu kapsamda Tuşba Belediyesi'nin düzenlediği eğitim ve kültür faaliyetleri kapsamında Futbol Kursu, İngilizce Kursu, Diksiyon Kursu, işaret Dili Kursu, Halı ve Kilim Kursu ve Osmanlıca alanlarında kurs alan dokuz kişi ile çalışma gerçekleştirilerek kursiyerlere önceden belirlenmiş sorular yöneltilmiş ve verilen cevaplar kayıt altına alınmıştır. Araştırma sonuçlarına göre Tuşba'da eğitime destek bağlamında yapılan birçok faaliyet içinde özellikle üç yıldır geleneksel olarak devam eden "Tuşba‟da Fikirler Konuşuyor" isimli proje bulunmaktadır. Belediyenin sunduğu Resim ve Yağlı Boya Kursu, Ney Kursu, Bağlama Kursu, Kara Kalem Kursu, Gitar Kursu, Sanatsal Kurslar; Futbol, Hentbol, Basketbol, Voleybol, Masa Tenisi, Satranç, Yüzme etkinlikleri, sportif faaliyetler arasındadır. Kursiyerlerin faaliyetlere katılımlarındaki ana gerekçeleri kişisel gelişim ve topluma fayda sağlamaktır. Katılımcıların genel anlamda belediyenin sunduğu hizmetlerden memnun oldukları tespit edilmiştir. Mevcut hizmetlerin geliştirilerek halkın daha fazla istifade etmesi önerilmektedir.
İşitme engelli öğrencilerin eğitiminde karşılaşılan güçlüklere ilişkin öğretmen görüşleri: Van ili örneği
Bu araştırma, Van ilindeki işitme engelli öğrencilerin eğitiminde karşılaşılan güçlüklere ilişkin öğretmen görüşlerini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Araştırmada nitel araştırma yönteminden hareketle olgu bilim deseni tercih edilmiştir. Araştırmanın çalışma grubu Van illindeki işitme engelli okullarda görev yapan 30 özel eğitim öğretmeninden oluşmaktadır. Araştırma verileri yarı yapılandırılmış görüşme tekniği ile toplanmıştır. Araştırma verileri betimsel analiz tekniğinden hareketle analiz edilmiş ve sunulmuştur. Araştırmada öğretmenlerin işitme engelli öğrencilerle etkili iletişim kurmamalarından, eğitim materyallerinin sınırlı olmasından, sınıf ortamlarının işitme engelli öğrenciler için uygun olmamasından kaynaklı güçlükler yaşadıkları bulgulanmıştır. Araştırmada işitme engelli öğrencilerin eğitiminde karşılaşılan temel güçlükler işitme engelli öğrencilerle çalışan öğretmen yeterlilikleri, iletişimden kaynaklı güçlüklerin yaşanması, eğitim materyalleri ve aile katılımı yetersizliğinden kaynaklı güçlüklerin yaşandığı gibi sonuçlara ulaşılmıştır. Ayrıca araştırmada öğretmenlere yönelik işaret dili ve özel eğitim yöntemleri konusunda kapsamlı eğitimlerin verilmesi gerektiği, işitme engelli öğrencilerin eğitiminde özel materyallerin artırılması ve bu materyallere erişimin kolaylaştırılması gerektiği, sınıf ortamlarında daha fazla görsel ve dokunsal düzenlemelere yer verilmesi gerektiği gibi öneriler sunulmuştur.
Sivaslı ilçesinde eğitim ve çevre ilişkisi
Sivaslı ilçesi, Ege Bölgesi'nin İç Batı Anadolu Bölümü'nde yer alan Uşak ilinin idari sınırları içinde bulunmaktadır. İlçe ile ilgili eğitim faaliyetleri konusunda detaylı olarak bilimsel çalışmalar yeterince yapılmamıştır. Bu amaçla Sivaslı ilçesinde eğitim çevre ilişkisi konulu tez çalışması yapılmış, eğitimin çevre ile olan ilişkisi ortaya konmuştur.Çalışmada Sivaslı'nın genel özelliklerine, kent ve kır yerleşmelerine de yer verilmiştir. Saha araştırmaları sırasında literatür taraması yanı sıra ilçe hakkında yazılan kaynaklardan da yararlanılmıştır. Ayrıca yerinde yapılmış olan gözlemlerden yararlanılarak konu hazırlanmıştır.Yapılan araştırma sonucunda topoğrafik yapının ilçenin sosyal, ekonomik ve kültürel yapısını etkilemesinin yanında eğitim hizmetlerini de etkilediği tespit edilmiştir. Yerleşmelerin ilçe merkezine olan coğrafi konumları, ekonomik özellikleri ve gelir düzeylerinin eğitim hayatı ile ilişkili olduğu bulgusuna varılmıştır.
The impact of Istanbul Beykoz Municipality "culture, arts and education courses" on students' lives
This qualitative study intends to investigate the impact of İstanbul Beykoz Municipality "Culture, Arts and Education Courses" on students' lives and tries to find the answer to the research question "How do the top three remedial courses offered by the municipality contribute to students' lives?". These courses consist of school subjects, arts, music classes. This study is an initial attempt to analyze how remedial courses help students improve academically, psychologically, socially, and how these courses contribute to and change the lives and future of the students. Dershanes will have been closed down by September, 2015, so these remedial courses will be an alternative to dershanes and private tutoring. This study was conducted in two locations of Beykoz via semi-structured interviews. The subjects of this study were 12 students, 12 parents and 16 teachers and administrators; 40 people in total. Each interview was transcribed, translated into English and prepared for data analysis; emergent themes were found using the constant comparative method and the interviews were studied by using content analysis. On the basis of the findings of this study, these courses had academic, social, psychological, economic and career development impacts on students' lives. The students, parents, teachers and administrators had similar views, as students' the school success improved, students learned to spend their leisure time effectively in a secure environment, got socialized, increased their self-confidence and realized their potentials.
Özel eğitim öğretmenlerinin ağır ve çoklu yetersizliği olan öğrencilere sunulan eğitim hizmetlerine ilişkin görüşleri
Amaç: Bu araştırmanın genel amacı, ağır ve çoklu yetersizliği olan öğrencilere sunulan eğitim hizmetlerine ilişkin özel eğitim öğretmenlerinin görüşlerini belirlemektir. Yöntem: Bu araştırmada, nitel araştırma desenlerinden fenomenoloji deseni kullanılmıştır. Ağır ve çoklu yetersizliği olan öğrencilerle deneyim sahibi on özel eğitim öğretmeni araştırmanın çalışma grubunu oluşturmuştur. On bir ana sorudan oluşan yarı yapılandırılmış görüşme formu ile görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Elde edilen veriler içerik analizi ve betimsel analiz yöntemleriyle analiz edilerek yapılan kodlamalardan beş tema ve on dört alt temaya ulaşılmıştır. Bulgular: Ağır ve çoklu yetersizliği olan öğrencilere sunulan eğitim hizmetlerinin niteliğini olumlu anlamda etkileyen etmenlerin; özel eğitim öğretmenleri, özel eğitim anaokulları, Özel Eğitim Okulları'nda hemşirenin olması, müfredat içeriklerin ağır ve çoklu yetersizliği olan öğrencilere uygun hale getirme çalışmaları ve devletin özel eğitim alanını desteklemesi olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Ağır ve çoklu yetersizliği olan öğrencilere sunulan eğitim hizmetlerinin niteliğini olumsuz etkileyen noktalar genel olarak; ağır ve çoklu yetersizliği olan öğrencilerin ihtiyaç duyduğu alan uzmanlarının ve destek personellerinin eksikliği ve niteliğiyle ilgili sorunlar, eğitim ortamının öğrencilerin gereksinimlerine tam olarak hitap etmemesi, aile ile karşılaşılan sorunlar, materyal ve teknoloji eksikliği ve ağır ve çoklu yetersizlik ile ilgilenen akademisyen sayısının az olması bulgusuna ulaşılmıştır. Aynı zamanda katılımcılar, ağır ve çoklu yetersizliği olan öğrencilere sunulan eğitim hizmetlerinin niteliğini olumsuz etkilediğini söyledikleri noktalara önerilerde bulunmuşlardır. Ağır ve çoklu yetersizliği olan öğrencilere yönelik öğretimsel düzenlemeler ise; uyarlamalar, BEP ve teknoloji olarak gruplanmıştır. Ağır ve çoklu yetersizliği olan öğrencilerin eğitiminde gerekli olan uzman, personel ve kişilerin kimler olduğuna, bu paydaşlar arasındaki işbirliğine ait bulgulara ulaşılmıştır. Ayrıca özel eğitim öğretmenlerinin ağır ve çoklu yetersizliği olan öğrencilerle deneyimler temasından; çalışma isteğini etkileyen etmenler, bu öğrencilere eğitim verme ile ilgili kendilerine yönelik yeterlik algıları ve özel eğitim lisans programının yeterliliğine ilişin alt temalara ulaşılmıştır. Son olarak, ağır ve çoklu yetersizliği olan öğrenciler için kapsayıcı eğitim ortamı teması; bu öğrencilere eğitim verilen yerler ve bu öğrencilerin kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla eğitim uygulamalarından faydalanabilme durumu alt temaları ile incelenmiştir. Sonuç ve Öneriler: Ağır ve çoklu yetersizliği olan öğrencilere sunulan eğitim hizmetlerinin niteliğine ilişkin görüşlere bakıldığında; niteliği olumsuz olarak etkileyen etmenlerin olumlu olarak etkileyen niteliklerden fazla olduğu görülmüştür. Ağır ve çoklu yetersizliği olan öğrencilere hazırlanan Bireyselleştirilmiş Eğitim Programının kalitesini etkileyen etmenlerin var olduğu ortaya çıkmıştır. Bu öğrencilerin gereksinimlerini karşılanması için; alan uzmanlarına yer verilmesi ve işbirliğine dayalı ekip çalışmasının sağlanması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Özel eğitim öğretmenleri, ağır ve çoklu yetersizliği olan öğrencilere eğitim verme konusunda kendilerini yeterli hissetmektedir. Özel eğitim öğretmenleri ağır ve çoklu yetersizliği olan öğrencilerle çalışma isteğini etkileyen etmenleri ifade ederken hem olumlu hem olumsuz yöndeki söylemlere yer vermişlerdir. Özel eğitim lisans programında uygulamanın yeterli olmaması, ağır ve çoklu yetersizliği olan öğrencilere eğitim verme konusunda öğretmen adaylarının yeterliliğini olumsuz yönde etkilemektedir. Ağır ve çoklu yetersizliği olan öğrencilerin kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla eğitim almaları şu anki sistemde mümkün gözükmemektedir. Anahtar kelimeler: Ağır ve çoklu yetersizlik, Özel eğitim öğretmeni, Eğitim hizmeti, Fenomenoloji
Sağlık ve eğitim hizmetleri ile ekonomik büyüme ilişkisi: OECD ülkeleri uygulaması
Bu çalışma, Türkiye ve OECD ülkeleri (Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü) için 1995-2013 yıllık verilerini kullanarak, sağlık harcamaları, eğitim harcamaları ve ekonomik büyüme arasındaki ilişkileri panel veri analiziyle test etmeyi amaçlamaktadır. Çalışmada sağlık harcamaları, eğitim harcamaları ve ekonomik büyüme değişkenlerinin birbirleri ile ilişkisine yönelik üç model kurulmuş ve bu modeller dört aşamalı ekonometrik yöntemle araştırılmıştır. İlk aşamada değişkenlerin durağanlık analizi Levin Lin Chu, Hadri, Breitung, Im Pesaran Shin, Fisher ADF ve Fisher PP birim kök testleri ile yapılmıştır. Uygulanan altı birim kök testinden beşi, değişkenlerin düzey değerlerde birim kök içerdiğini, birinci farkları alındığında ise %1 önem seviyesinde durağan olduklarını göstermektedir. İkinci aşamada değişkenler arasındaki uzun dönemli ilişkilerin varlığı Pedroni panel koentegrasyon testi ve Kao panel koentegrasyon testiyle araştırılmıştır. Her iki koentegrasyon testi %5 önem düzeyinde, kurulan üç model için değişkenler arasında uzun dönemli koentegre ilişkinin olduğunu tespit edilmiştir. Üçüncü aşamada, değişkenler arasındaki nedensellik ilişkileri Dumitrescu-Hurlin panel nedensellik testiyle incelenmiştir. Nedensellik testi sonucuna göre sağlık harcamaları, eğitim harcamaları ve ekonomik büyüme değişkenleri arasında %5 önem seviyesinde çift yönlü nedensellik ilişkileri tespit edilmiştir. Dördüncü aşamada, hem panel bazında hem de ülkeler bazında, kurulan üç model için değişkenler arasındaki uzun dönemli katsayılar Tam Düzeltilmiş En Küçük Kareler (FMOLS) yöntemi ve Dinamik En Küçük Kareler (DOLS) yöntemiyle tahmin edilmiştir. FMOLS ve DOLS panel bazında değerlendirildiğinde sağlık harcamaları, eğitim harcamaları ve ekonomik büyüme birbirini pozitif yönde etkilemektedir. Anahtar Kelimeler: Ekonomik Büyüme, Sağlık Harcamaları, Eğitim Harcamaları,Tam Düzeltilmiş En Küçük Kareler Yöntemi (FMOLS).
Türkiye eğitim sisteminde bir alternatif hizmetiçi eğitim modeli olarak ÖRAV-öğretmenin sınırı yok projesi
Bu çalışmada, Türkiye'de öğretmenlik mesleğinde hizmet içi eğitimin tarihi, mevcut durumu sorunları ve geleceği tartışılmıştır. 2008 yılından beri Türkiye'nin birçok ilinde ilköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerin kişisel ve mesleki gelişimine katkı sunan Öğretmen Akademisi Vakfı mevcut hizmetiçi eğitim uygulamalarına ve modellerine alternatif olabilecek şekilde tasarlanmıştır. Tezin amacı Öğretmen Akademisi ve Öğretmenin Sınırı Yok Projesi'ni bu bağlamda ele almaktır.Tezin ilk bölümünde bu çalışmanın amaçları, sınırlılıkları ve varsayımları yer almaktadır. İkinci bölümde hizmetiçi eğitim ve Türkiye'deki hizmetiçi eğitimin tarihçesi kavramsal bir tartışma ile irdelenmektedir. Öğretmen Akademisi Vakfı'nın ve Öğretmenin Sınırı Yok Projesi'nin nasıl oluştuğu, vizyonu, hedefleri ve hizmetiçi eğitime yaklaşımı ise üçüncü bölümde ayrıntılı olarak ele alınmaktadır. Öğretmenin Sınırı Yok projesinin ölçme değerlendirme çalışmaları kapsamında oluşturulan eğitimin etki analizi ise dördüncü ve beşinci bölümlerde tartışılmıştır. Son bölümde ise sonuç, tartışma ve yorumlara yer verilmiştir.Ölçme değerlendirme çalışmaları ön test-son test deseni ile yapılan bu araştırma deseniyle tasarlanmıştır. Araştırmada yarı deneysel işlem kullanılmıştır.Projenin etki analizinde şu sorulara cevap aranmıştır:?Öğretmenlerin hizmet içi eğitimlere katılma durumları nasıldır?? Öğretmenin Sınırı Yok eğitimi sonrasında öğretmenlerin,? mesleki tatminlerinde bir farklılaşma,? mesleki kendine güvende bir farklılaşma,?mesleki saygı düzeylerinde bir farklılaşma,?olumlu sınıf ortamı oluşturmaya yönelik iletişim becerileri düzeylerinde bir farklılaşma,?olumlu sınıf ortamı oluşturmaya yönelik sınıf yönetimi düzeylerinde bir farklılaşma,? olumlu sınıf ortamı oluşturmaya yönelik ölçme değerlendirme düzeylerinde bir farklılaşma gerçekleşmiş midir?
Aydınlanma düşüncesi çerçevesinde Jean Jack Rousseau'nun aydınlanma ve eğitim ile ilgili görüşleri
Bu araştırmanın konusu çağımızı etkileyen en önemli eğitim filozoflarından biri olan Jean Jeac Rousseau' dur. Çalışmamızıda Rousseau' nun felsefe anlayışı, önemli kavramları üzerinden aktarılmış, eğitim üzerine düşünceleri felsefesiyle ilişkilendirilerek sunulmuştur. Felsefesinde iki ana aspekt ön plana çıkmaktadır. Bunlar doğa ve çocuktur. İkisi de onun eğitim felsefesinde büyük önem taşımaktaydı. Onun felsefesinin nedeninin kavranması için, onun geçmişinin ve yazdığı bağlamın anlaşılması gereklidir. Bu sebeple Giriş bölümündeki kısa hayat hikayesi, eserleri ve aydınlanma, hangi olay ve durumların Rousseau'yu bu şekilde düşünmeye ve yazmaya teşvik ettiğini anlamamızı sağlamaktadır. 1.Bölüm onun eğitim felsefesini ele alır. Herhangi bir kişiye ait eğitim felsefesini anlamadan önce, eğitimin felsefesi hakkında genel bir görüşe sahip olunmalıdır. 2. Bölüm, Rousseau'nun eğitim felsefesini ele almaktadır. 3. Bölüm, Rousseau' nun eğitim üzerine tüm görüşlerini kapsayan önemli eseri, Emile' i ele almaktadır. 4. Bölüm onun etkisini ele almaktadır. Son olarak, sonuç bölümünde onun genel bir analizine değinilmiştir. Anahtar Kelimeler: Eğitim, Çocuk Eğitimi, Doğa, Emile, Aydınlanma, Özgürlük
Avrupa Birliği ülkeleri (Almanya, Finlandiya, İngiltere ve Portekiz) ile Türkiye' de ilköğretim ve ortaöğretim finansmanının karşılanma durumunun incelenmesi
Bu araştırmanın ana amacı; Avrupa Birliği Ülkeleri (Almanya, Finlandiya, İngiltere, Portekiz) ile Türkiye' de ilköğretim ve ortaöğretim finansmanının karşılanma durumunun incelenmesidir. Bu ana amaca bağlı olarak şu alt amaçlara yanıt verilmiştir:Avrupa Birliği Ülkelerinden Almanya, Finlandiya, İngiltere, Portekiz eğitim sistemi ile Türk eğitim sisteminde ilköğretim ve ortaöğretimde eğitimin finansmanı ve dağılım oranları nedir? Avrupa Birliği Ülkelerinden Almanya, Finlandiya, İngiltere, Portekiz eğitim sistemi ve Türk Eğitim sisteminde ilköğretim ve ortaöğretimde öğrencilere yapılan harcamalar ve dağılım oranları nedir? Avrupa Birliği Ülkelerinden Almanya, Finlandiya, İngiltere, Portekiz eğitim sistemi ve Türk Eğitim sisteminde ilköğretim ve ortaöğretimde eğitim kurumlarına yapılan harcamalar ve dağılım oranları nedir? Avrupa Birliği Ülkelerinden Almanya, Finlandiya, İngiltere, Portekiz Eğitim Sistemi ve Türk Eğitim Sisteminde, ilköğretim ve ortaöğretimde sınıf başına düşen öğrenci sayısı ve öğretmen başına düşen öğrenci sayısı nedir? Avrupa Birliği Ülkelerinden Almanya, Finlandiya, İngiltere, Portekiz' de ve Türkiye' de ilköğretim ve ortaöğretimde öğretmen ücretleri nedir? Avrupa Birliği Ülkelerinden Almanya, Finlandiya, İngiltere, Portekiz' de ve Türkiye' de ilköğretim ve ortaöğretimde öğretmenlerin çalışma süresi nedir? Avrupa Birliği Ülkelerinden Almanya, Finlandiya, İngiltere, Portekiz' de ve Türkiye' de ilköğretim ve ortaöğretimde öğretmen sayısı nedir? Avrupa Birliği Ülkelerinden Almanya, Finlandiya, İngiltere, Portekiz eğitim sistemi ve Türk eğitim sisteminde mesleki ortaöğretimde eğitimin finansmanını sağlayıcıları kimlerdir ve eğitimin finansmanı nasıldır? Biçiminde ifade edilmiştir.Bu alt amaçların sonucunda ulaşılan bulgulara göre; Avrupa Birliği Ülkelerinden Almanya, Finlandiya, İngiltere, Portekiz' de ilköğretim ve ortaöğretimde eğitimin finansmanı merkezi, yerel ve bölgesel olmak üzere üç farklı şekilde örgütlenmiştir. Türkiye' de ise ilköğretim ve ortaöğretimde eğitimin finansmanı merkezi şekilde örgütlenmiştir.Avrupa Birliği Ülkelerinden Almanya, Finlandiya, İngiltere, Portekiz eğitim sisteminde ilköğretim ortaöğretimde ve mesleki ortaöğretimde öğrencilere ve eğitim kurumlarına yapılan harcamalar, öğretmen maaşları; Türk eğitim sistemindekine göre daha fazladır ve Türkiye' deki harcamalar AB ortalamasının altındadır. Avrupa Birliği Ülkelerinden Almanya, Finlandiya, İngiltere, Portekiz eğitim sisteminde ilköğretim ve ortaöğretimde sınıf başına düşen öğrenci sayısı ve öğretmen başına düşen öğrenci sayısı Türk eğitim sisteminde göre daha azdır ve Türkiye' de AB ortalamasının üstündedir.Anahtar Kelimeler: Eğitimin Finansmanı, Avrupa Birliği, Türkiye, İlköğretim ve Ortaöğretim
Türkiye'de COVID-19 pandemisi sürecinde eğitimde yaşanan dönüşümün analizi: Sorunlar, fırsatlar ve eşitsizlik
2019 yılında Çin'in Wuhan şehrinde ortaya çıkan ve tüm dünyayı etkisi altına alan Covid-19 pandemisi ile birlikte hayatın her alanında olduğu gibi eğitim alanında da hızlı bir şekilde tedbirler alınmaya başlamıştır. Salgın ortaya çıktıktan sonra eğitim-öğretime ara verilmiş ve ardından ara verilen eğitim-öğretim faaliyetlerine uzaktan eğitim yoluyla devam edileceği açıklanmıştır. Alınan önlemler çerçevesinde okulların kapatılması öğrencileri dijital ortamlarda eğitim görmek durumunda bırakmıştır. Yeni ve alışık olunmayan bu durum hem bazı fırsatları hem de sorun ve tartışmaları beraberinde getirmiştir. Bu çalışma kapsamında Covid-19 pandemi sürecinde uzaktan eğitim alan üniversite öğrencilerinin görüşleri ve uzaktan eğitim sistemine yönelik bakış açıları değerlendirilerek pandemi sürecinde eğitimde yaşanan dönüşümün analiz edilmesi amaçlanmaktadır. Bu amaç doğrultusunda, pandemi sürecinde uzaktan eğitim alan 300 üniversite öğrencisine iki bölümden oluşan anket uygulanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre öğrencilerin, uzaktan eğitim sürecinde başarılı oldukları, notlarının yüksek olduğu, ancak bu süreçte alınan derslerde kendilerini kısmen yetkin gördükleri tespit edilmiştir. Ayrıca öğrencilerin yaşanan bağlantı ve internet sorunlarında aldıkları teknik desteği de kısmen yeterli buldukları belirtilmiştir. Bununla birlikte pandemi sonrasında da uzaktan eğitimin tercih edilme oranının da az olduğu görülmektedir. Çalışmada uzaktan eğitime yönelik tutum, imkân ve memnuniyet, öğretim üyelerine yönelik tutum, online sınava yönelik tutum, iletişim ve erişime ilişkin tutum ile kıyaslamaya yönelik tutumlar incelenmiştir. Bulgular sonucunda her bir faktörün ise anlamlı derecede yüksek sonuçlar oluşturduğu belirlenmiştir.
Spor eğitimi veren fakülteler ve yüksekokullarda öğrenim gören öğrencilerin çeşitli değişkenlere göre eğitim hizmetlerine ilişkin doyum düzeylerinin belirlenmesi
Şahin, E. Spor Eğitimi Veren Fakülteler ve Yüksekokullarda Öğrenim Gören Öğrencilerin Çeşitli Değişkenlere Göre Eğitim Hizmetlerine İlişkin Doyum Düzeylerinin Belirlenmesi. Dumlupınar Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Beden Eğitimi ve Spor Anabilim Dalı, Yüksek Lisans Tezi, Kütahya, 2014. Bu çalışmanın amacı, spor eğitimi veren fakülteler ve yüksekokullarda öğrenim gören öğrencilerin, çeşitli değişkenlere göre eğitim hizmetlerine ilişkin doyum düzeylerinin belirlenmesidir. Aynı zamanda üniversiteler arası karşılaştırma yaparak, bu kurumlardaki öğrencilerin doyum düzeylerini çeşitli boyutlarıyla ortaya koymaktır. Araştırmaya 2013-2014 eğitim öğretim yılında, Ege bölgesinde Spor Eğitimi veren Fakülte ve Yüksekokullardan, Dumlupınar Üniversitesi, Pamukkale Üniversitesi, Celal Bayar Üniversitesi ve Muğla Üniversitesinden tesadüfî olarak seçilen ve çalışmada gönüllü olarak yer alan 861 öğrenci katılmıştır. Veri toplama aracı araştırmacı tarafından geliştirilen kişisel bilgi formu ile Baykal ve arkadaşları tarafından geliştirilen, 2011 yılında geçerliği ve güvenirliği yapılan "Öğrenci Doyum Ölçeği (Kısa Form)" kullanılmıştır. Verilerin normal dağılım gösterip göstermediklerini belirlemek için Kolmogorov-Smirnov testi yapıldı. Normallik testinden sonra α= 0.05 anlamlılık düzeyinde normal dağılıma sahip (parametrik) ikili karşılaştırmalarda, bağımsız iki grup için t-testi, normal olmayan dağılımlara eş değer olarak ta cinsiyetlerine göre Man Whitney U testi yapıldı. 3 ve üzeri gruplarda normal dağılım için Anova, normal dağılım göstermeyen (non-parametrik) veriler için üniversite ve bölümlerine göre Kruskal-Wallis testi yapıldı. Yapılan analizler sonucunda, katılımcı öğrencilerin üniversitelerine göre; öğretim elemanları, okul yönetimi, bilimsel, sosyal ve teknik olanaklar, kararlara katılım ve eğitim öğretim niteliği alt boyutlarındaki öğrenci doyum puanları arasında, anlamlı farklılıklar saptandı. Sonuç olarak katılımcı öğrencilerin, öğrenci doyum puanlarının üniversitelere göre değişiklik gösterdiği tespit edildi.
Türkiye'de özel eğitim kurumlarının nicelik olarak incelenmesi
Eğitim, bireylere özgü özelliklere göre planlanmalıdır. Devamlılık gerektiren bir dönem olan eğitim, bireylerin hal ve hareketlerinde gözle görülür gelişmeler sağlamasına yönelik yapılan çalışmayı tanımlayan süreçtir. Sosyal devlet ilkesiyle aynı paralellikte hareket eden devlet okullarında verilen eğitimin yetersiz olması ve gelişen teknoloji seviyesine ulaşılamaması gibi durumların ortaya çıkması sonucunda veliler çocuklarını özel eğitim kurumlarına gönderme kararı almıştır. Türkiye'deki özel eğitim kurumlarının nicelik olarak incelenmesiyle ilgili araştırmam üç bölümden oluşmaktadır. Yapılan araştırmanın ilk bölümünde Türk eğitim tarihiyle özel eğitimin tanımlaması, amacı, önemi ve temel ilkelerinde söz edilmiştir. Bununla beraber özel eğitime ihtiyaç duyan bireylerin sınıflandırılması ve özel eğitimde engelli bireylerin nüfusu konusu incelenmiştir. İkinci bölümde ise özel eğitim kurumlarının tarihçesiyle, fiziksel koşulları ve özel eğitim öğretmenleri ile özel eğitim öğretmeni yetiştirme politikaları araştırılmıştır. Üçüncü ve son bölümde ise özel eğitim kurumlarının etkinliğinin belirlenmesine yönelik araştırma yapılmıştır. Elde edilen veriler ışığında özel eğitim kurumlarının sayısının geçmişten günümüze arttığı görülmektedir. Özel eğitim kurumlarının sayısının artmasıyla özel eğitim kurumlarında çalışan eğitimci ve personel sayısının arttığı gözlemlenmektedir.
Kamu harcaması olarak eğitim harcamaları ve finansmanı: Türkiye OECD ülkeleri karşılaştırması
Ülke ekonomilerinde süregelen bir artış izleyen kamu harcamaları, ekonomide kamusal alan büyüklüğünü beraberinde getirmiştir. Kamu harcamalarının çok büyük bir payını oluşturan eğitim harcamaları ise arış eğilimini daha da tetiklemektedir. Eğitim, bir ülkenin olmazsa olmazıdır. Ekonomik gelişim ve ilerleme teknoloji ile sağlanmakta, teknolojik gelişim için ise eğitim şart olmaktadır. Eğitim ve teknoloji sarmalında, eğitim için gerçekleştirilmesi gereken harcamaların sonu gelmemektedir. Bu noktada gerçekleştirilen ve gerçekleştirilmesi gereken eğitim harcamalarının finansmanı gündeme gelmektedir. Bu tez çalışmasında; kamu harcamaları kavramı, eğitim hizmeti ve eğitim harcamaları kavramları, eğitim harcamalarının finansmanı OECD ülkeleri ve Türkiye açısından kıyaslamalı şekilde ele alınmaktadır. Anahtar Kelimeler: Kamu Harcamaları, Eğitim Hizmeti, Eğitim Harcamaları, Eğitim Harcamalarının Finansmanı, OECD Ülkelerine Eğitim Harcamaları, OECD Ülkelerinde Eğitim Harcamalarının Finansmanı
Osmanlı Devleti'nde Muhacirîn-i İslamiyenin iskânı; problemler ve çözüm çabaları (1850-1900)
19. yüzyılın ikinci yarısında, Osmanlı Devleti ile Rusya arasında meydana gelen Kırım Savaşı ile 93 Harbi olarak bilinen 1877-1878 tarihli Osmanlı-Rus Savaşı ve 1897 Osmanlı-Yunan Savaşı'nın meydana getirdiği en önemli sonuç nüfus hareketliliği olmuştur. Bu savaşlar sırasında pek çok insan hayatını kaybederken, çoğu da göçmen durumuna düşmüştür. Bahsedilen savaşların etki alanı olan Balkan, Kafkas, Kırım ve Girit gibi coğrafyalardan pek çok sayıda insan Osmanlı topraklarına göç etmeye başlamıştır. Süreç içerisinde göçmen sayısındaki artış nedeniyle devlet, gelen göçmenleri en iyi şartlarda sevk ve iskân etmek için resmi anlamda bir iskan politikası belirleyerek, çeşitli tedbirler alma yoluna gitmiştir. Öncelikli olarak göçmen meselesi ile ilgilenen muhacir komisyonlarının kurulması ve talimatnamelerle göçmenlerin iskânı sırasında ve sonrasında bunların sorunlarını çözmeye yönelik çalışmalar yapılırken, bir yandan da sosyal, kültürel ve ekonomik hizmetler verilmeye çalışılmıştır. Bu hizmetler bağlamında göçmenlerin sosyal, ekonomik, eğitim vb. alanlarla ilgili ihtiyaçları giderilmeye çalışılmış ve bunların Osmanlı toplumuna uyumu konusunda yaşanacak sorunlar en aza indirilmeye çalışılmıştır. Bu bağlamda 19. Yüzyılın ikinci yarısında Osmanlıya sığınmış olan bu göçmenlerin Osmanlı toplumuna uyumunu sağlamak amacıyla yapılmış olan eğitim ve öğretim, sağlık vb. alanlarda yapılan faaliyetlerde kurumsal işleyiş, işleyiş sırasında yaşanan mekansal, sosyal, idari vb. alanlarda yaşanan problemler, göçmenlerin bu faaliyetlere ne ölçüde katılabildikleri gibi konular ışığında göçmenlerin Osmanlı toplumuna ne ölçüde uyum sağladığı ortaya konmaya çalışılmıştır.