Eğitim hizmetleri

53 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de COVID-19 pandemisi sürecinde eğitimde yaşanan dönüşümün analizi: Sorunlar, fırsatlar ve eşitsizlik

2019 yılında Çin'in Wuhan şehrinde ortaya çıkan ve tüm dünyayı etkisi altına alan Covid-19 pandemisi ile birlikte hayatın her alanında olduğu gibi eğitim alanında da hızlı bir şekilde tedbirler alınmaya başlamıştır. Salgın ortaya çıktıktan sonra eğitim-öğretime ara verilmiş ve ardından ara verilen eğitim-öğretim faaliyetlerine uzaktan eğitim yoluyla devam edileceği açıklanmıştır. Alınan önlemler çerçevesinde okulların kapatılması öğrencileri dijital ortamlarda eğitim görmek durumunda bırakmıştır. Yeni ve alışık olunmayan bu durum hem bazı fırsatları hem de sorun ve tartışmaları beraberinde getirmiştir. Bu çalışma kapsamında Covid-19 pandemi sürecinde uzaktan eğitim alan üniversite öğrencilerinin görüşleri ve uzaktan eğitim sistemine yönelik bakış açıları değerlendirilerek pandemi sürecinde eğitimde yaşanan dönüşümün analiz edilmesi amaçlanmaktadır. Bu amaç doğrultusunda, pandemi sürecinde uzaktan eğitim alan 300 üniversite öğrencisine iki bölümden oluşan anket uygulanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre öğrencilerin, uzaktan eğitim sürecinde başarılı oldukları, notlarının yüksek olduğu, ancak bu süreçte alınan derslerde kendilerini kısmen yetkin gördükleri tespit edilmiştir. Ayrıca öğrencilerin yaşanan bağlantı ve internet sorunlarında aldıkları teknik desteği de kısmen yeterli buldukları belirtilmiştir. Bununla birlikte pandemi sonrasında da uzaktan eğitimin tercih edilme oranının da az olduğu görülmektedir. Çalışmada uzaktan eğitime yönelik tutum, imkân ve memnuniyet, öğretim üyelerine yönelik tutum, online sınava yönelik tutum, iletişim ve erişime ilişkin tutum ile kıyaslamaya yönelik tutumlar incelenmiştir. Bulgular sonucunda her bir faktörün ise anlamlı derecede yüksek sonuçlar oluşturduğu belirlenmiştir.

COVID 19DeğişimEğitim+6
Şimal Aşan
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Spor eğitimi veren fakülteler ve yüksekokullarda öğrenim gören öğrencilerin çeşitli değişkenlere göre eğitim hizmetlerine ilişkin doyum düzeylerinin belirlenmesi

Şahin, E. Spor Eğitimi Veren Fakülteler ve Yüksekokullarda Öğrenim Gören Öğrencilerin Çeşitli Değişkenlere Göre Eğitim Hizmetlerine İlişkin Doyum Düzeylerinin Belirlenmesi. Dumlupınar Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Beden Eğitimi ve Spor Anabilim Dalı, Yüksek Lisans Tezi, Kütahya, 2014. Bu çalışmanın amacı, spor eğitimi veren fakülteler ve yüksekokullarda öğrenim gören öğrencilerin, çeşitli değişkenlere göre eğitim hizmetlerine ilişkin doyum düzeylerinin belirlenmesidir. Aynı zamanda üniversiteler arası karşılaştırma yaparak, bu kurumlardaki öğrencilerin doyum düzeylerini çeşitli boyutlarıyla ortaya koymaktır. Araştırmaya 2013-2014 eğitim öğretim yılında, Ege bölgesinde Spor Eğitimi veren Fakülte ve Yüksekokullardan, Dumlupınar Üniversitesi, Pamukkale Üniversitesi, Celal Bayar Üniversitesi ve Muğla Üniversitesinden tesadüfî olarak seçilen ve çalışmada gönüllü olarak yer alan 861 öğrenci katılmıştır. Veri toplama aracı araştırmacı tarafından geliştirilen kişisel bilgi formu ile Baykal ve arkadaşları tarafından geliştirilen, 2011 yılında geçerliği ve güvenirliği yapılan "Öğrenci Doyum Ölçeği (Kısa Form)" kullanılmıştır. Verilerin normal dağılım gösterip göstermediklerini belirlemek için Kolmogorov-Smirnov testi yapıldı. Normallik testinden sonra α= 0.05 anlamlılık düzeyinde normal dağılıma sahip (parametrik) ikili karşılaştırmalarda, bağımsız iki grup için t-testi, normal olmayan dağılımlara eş değer olarak ta cinsiyetlerine göre Man Whitney U testi yapıldı. 3 ve üzeri gruplarda normal dağılım için Anova, normal dağılım göstermeyen (non-parametrik) veriler için üniversite ve bölümlerine göre Kruskal-Wallis testi yapıldı. Yapılan analizler sonucunda, katılımcı öğrencilerin üniversitelerine göre; öğretim elemanları, okul yönetimi, bilimsel, sosyal ve teknik olanaklar, kararlara katılım ve eğitim öğretim niteliği alt boyutlarındaki öğrenci doyum puanları arasında, anlamlı farklılıklar saptandı. Sonuç olarak katılımcı öğrencilerin, öğrenci doyum puanlarının üniversitelere göre değişiklik gösterdiği tespit edildi.

Doyum düzeyiEğitim hizmetleriSpor eğitimi+2
Emine Şahin
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Health Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de özel eğitim kurumlarının nicelik olarak incelenmesi

Eğitim, bireylere özgü özelliklere göre planlanmalıdır. Devamlılık gerektiren bir dönem olan eğitim, bireylerin hal ve hareketlerinde gözle görülür gelişmeler sağlamasına yönelik yapılan çalışmayı tanımlayan süreçtir. Sosyal devlet ilkesiyle aynı paralellikte hareket eden devlet okullarında verilen eğitimin yetersiz olması ve gelişen teknoloji seviyesine ulaşılamaması gibi durumların ortaya çıkması sonucunda veliler çocuklarını özel eğitim kurumlarına gönderme kararı almıştır. Türkiye'deki özel eğitim kurumlarının nicelik olarak incelenmesiyle ilgili araştırmam üç bölümden oluşmaktadır. Yapılan araştırmanın ilk bölümünde Türk eğitim tarihiyle özel eğitimin tanımlaması, amacı, önemi ve temel ilkelerinde söz edilmiştir. Bununla beraber özel eğitime ihtiyaç duyan bireylerin sınıflandırılması ve özel eğitimde engelli bireylerin nüfusu konusu incelenmiştir. İkinci bölümde ise özel eğitim kurumlarının tarihçesiyle, fiziksel koşulları ve özel eğitim öğretmenleri ile özel eğitim öğretmeni yetiştirme politikaları araştırılmıştır. Üçüncü ve son bölümde ise özel eğitim kurumlarının etkinliğinin belirlenmesine yönelik araştırma yapılmıştır. Elde edilen veriler ışığında özel eğitim kurumlarının sayısının geçmişten günümüze arttığı görülmektedir. Özel eğitim kurumlarının sayısının artmasıyla özel eğitim kurumlarında çalışan eğitimci ve personel sayısının arttığı gözlemlenmektedir.

EtkinlikEğitim hizmetleriEğitim kurumları+7
Derya Evyapan
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Kamu harcaması olarak eğitim harcamaları ve finansmanı: Türkiye OECD ülkeleri karşılaştırması

Ülke ekonomilerinde süregelen bir artış izleyen kamu harcamaları, ekonomide kamusal alan büyüklüğünü beraberinde getirmiştir. Kamu harcamalarının çok büyük bir payını oluşturan eğitim harcamaları ise arış eğilimini daha da tetiklemektedir. Eğitim, bir ülkenin olmazsa olmazıdır. Ekonomik gelişim ve ilerleme teknoloji ile sağlanmakta, teknolojik gelişim için ise eğitim şart olmaktadır. Eğitim ve teknoloji sarmalında, eğitim için gerçekleştirilmesi gereken harcamaların sonu gelmemektedir. Bu noktada gerçekleştirilen ve gerçekleştirilmesi gereken eğitim harcamalarının finansmanı gündeme gelmektedir. Bu tez çalışmasında; kamu harcamaları kavramı, eğitim hizmeti ve eğitim harcamaları kavramları, eğitim harcamalarının finansmanı OECD ülkeleri ve Türkiye açısından kıyaslamalı şekilde ele alınmaktadır. Anahtar Kelimeler: Kamu Harcamaları, Eğitim Hizmeti, Eğitim Harcamaları, Eğitim Harcamalarının Finansmanı, OECD Ülkelerine Eğitim Harcamaları, OECD Ülkelerinde Eğitim Harcamalarının Finansmanı

EğitimEğitim harcamalarıEğitim hizmetleri+2
Nurfidan Aykut
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Osmanlı Devleti'nde Muhacirîn-i İslamiyenin iskânı; problemler ve çözüm çabaları (1850-1900)

19. yüzyılın ikinci yarısında, Osmanlı Devleti ile Rusya arasında meydana gelen Kırım Savaşı ile 93 Harbi olarak bilinen 1877-1878 tarihli Osmanlı-Rus Savaşı ve 1897 Osmanlı-Yunan Savaşı'nın meydana getirdiği en önemli sonuç nüfus hareketliliği olmuştur. Bu savaşlar sırasında pek çok insan hayatını kaybederken, çoğu da göçmen durumuna düşmüştür. Bahsedilen savaşların etki alanı olan Balkan, Kafkas, Kırım ve Girit gibi coğrafyalardan pek çok sayıda insan Osmanlı topraklarına göç etmeye başlamıştır. Süreç içerisinde göçmen sayısındaki artış nedeniyle devlet, gelen göçmenleri en iyi şartlarda sevk ve iskân etmek için resmi anlamda bir iskan politikası belirleyerek, çeşitli tedbirler alma yoluna gitmiştir. Öncelikli olarak göçmen meselesi ile ilgilenen muhacir komisyonlarının kurulması ve talimatnamelerle göçmenlerin iskânı sırasında ve sonrasında bunların sorunlarını çözmeye yönelik çalışmalar yapılırken, bir yandan da sosyal, kültürel ve ekonomik hizmetler verilmeye çalışılmıştır. Bu hizmetler bağlamında göçmenlerin sosyal, ekonomik, eğitim vb. alanlarla ilgili ihtiyaçları giderilmeye çalışılmış ve bunların Osmanlı toplumuna uyumu konusunda yaşanacak sorunlar en aza indirilmeye çalışılmıştır. Bu bağlamda 19. Yüzyılın ikinci yarısında Osmanlıya sığınmış olan bu göçmenlerin Osmanlı toplumuna uyumunu sağlamak amacıyla yapılmış olan eğitim ve öğretim, sağlık vb. alanlarda yapılan faaliyetlerde kurumsal işleyiş, işleyiş sırasında yaşanan mekansal, sosyal, idari vb. alanlarda yaşanan problemler, göçmenlerin bu faaliyetlere ne ölçüde katılabildikleri gibi konular ışığında göçmenlerin Osmanlı toplumuna ne ölçüde uyum sağladığı ortaya konmaya çalışılmıştır.

Eğitim hizmetleriGöçlerGöçmenler+7
Kerim Tiryaki
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul eğitim hizmetlerinde fırsat eşitsizliğinin kamu ve özel kurumlar açısından incelenmesi: Kastamonu örneği

Eğitimde fırsat eşitsizliği kavramı; ekonomik, sosyal ve politik boyutları ile geniş bir çalışma alanıdır. Eğitimde fırsat eşitsizliği konusunda özellikle ailelerin gelir düzeyleri, bölgeler arası farklılıklar, kültürel seviye ve devletin sağlamış olduğu imkânlar büyük rol oynamaktadır. Bu çalışmada Türkiye'deki eğitim kavramı ve fırsat eşitliği/eşitsizliği ile ilgili kavramsal çerçeve verildikten sonra eğitimde fırsat eşitsizliğinin incelenmesi amaçlanmaktadır. Konunun büyük bir araştırma alanı olduğundan ve sınırlılıklarından dolayı Kastamonu ilinde seçilen ortaokul seviyesindeki öğrenciler üzerinde çalışılmıştır. Özel okullardaki öğrenci sayısının son dönemde giderek artması sonucu devlet ve özel okullardaki fırsat ve imkânları inceleme fırsatı doğmuştur. Öğrencilere ailevi/bireysel imkânlar ve okulun sunduğu imkânlar sorularak anket çalışması uygulanmış olup sonuçlar frekans ve korelasyon analizi ile yorumlanmıştır. Bulgulara göre bölgesel, ekonomik, farklılıklar, ailenin sağladığı imkânlar ile en önemlisi okulun sağladığı imkânların öğrenci başarılarında etkili olduğu görülmüştür. Bireysel imkânlar ve fırsatlardan çok, okulun sağladığı imkânların başarıyı etkilediği görülmüştür. Fırsat eşitsizliğinin etkenleri arasında derecelendirme yapılmak istenirse ebeveynlerin ekonomik ve kültürel özellikleri, okulların sunduğu imkânlar ve öğrencinin yaşam bölgesi sıralanabilir. Anahtar Kelimeler: Eğitim, Fırsat Eşitsizliği / Eşitsizliği, Kastamonu, Ortaokul, Devlet Okulu, Özel Oku

EğitimEğitim hizmetleriEşitsizlik+5
Selman Gökkaya
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ailelerin erken çocukluk eğitim hizmeti tercihleri ile eğitim harcamalarının değerlendirilmesi

Bu araştırmada, ailelerin Erken Çocukluk Eğitimi (EÇE) döneminde tercih ettikleri kurumlar ile yapmış oldukları eğitim harcamalarının incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmaya, 2020-2021 öğretim yılında Çankırı İl merkezinde çocuklarını kamu ve özel EÇE kurumlarına gönderen 206 aile katılım sağlamıştır. Tarama modelinde betimsel bir araştırma olan bu araştırmanın verileri anket yolu ile toplanmıştır. Verilerin çözümlemesinde betimsel istatistiklerden, nonparametrik testlerden Mann Whitney U testinden yararlanılmıştır. Değişkenler arasında anlamlı bir ilişki olup olmadığına bakmak için Tamhane T2 testine başvurulmuştur. Elde edilen bulgular iki unsur kapsamında incelenmiştir. Bunlardan ilki tercih ikincisi ise harcamadır. Aileler EÇE kurumlarını tercih ederken en çok öğretmenin mesleki yeterliliğini, okulun temizliğini ve güvenli ortam sunulup sunulmadığını dikkate almaktadırlar. Araştırmaya katılan ailelerin EÇE döneminde yapmış oldukları ortalama eğitim harcamaları 19163,07 TL'dir. Çocuklarını kamu EÇE kurumlarına gönderen aileler 1958,43 TL eğitim harcaması yaparken; özel EÇE gönderen aileler ise 17204,64 TL eğitim harcaması yapmışlardır. Ayrıca ailelerin EÇE harcamalarında çocuğun cinsiyeti, annenin yaşı, ailedeki çocuk sayısı, okulun mülkiyeti, eğitim zamanı, anne-baba eğitim düzeyi, anne-baba mesleği, anne – babanın çalışma durumu, ailenin gelir düzeyi, oturulan evin mülkiyeti, evin türü, kira bedeli, okula ulaşım türü, okul-ev arası mesafe, ailedeki kişi sayısı ve ailenin yardım alma durumu değişkenlerinin belirleyici olduğu ortaya çıkmıştır. Öte yandan, baba yaşıyla EÇE harcamalarının arasında anlamlı bir farklılık görülmemiştir.

Ebeveyn tercihleriErken çocuk eğitimiEğitim harcamaları+6
Bilge Uzunoğlu
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

İlköğretim okul müdürlerinin yeterlikleri ile eğitim-öğretim süreci arasındaki ilişki

Araştırmanın amacı, öğretmenlerin görüşlerine göre ilköğretim okulu müdürlerinin yeterlik düzeyleri ile eğitim-öğretim işlerinin gerçekleşme düzeyleri arasındaki ilişkiyi belirlemektir.Araştırma, mevcut durumu açıklamaya yönelik olarak tarama modelinde betimsel bir araştırmadır. Araştırmanın evreni, TÜİK'in belirlediği Düzey-1 İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflandırmasına göre Türkiye'nin 12 bölgesinde, 2011-2012 eğitim yılında, ilköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerdir. Araştırmanın örneklemini 12 bölgede, 34 ilde, 328 okulda, 1064 öğretmen oluşturmaktadır.Araştırmada veri toplamak amacıyla iki ölçek geliştirilmiştir. 1) Okul Müdürleri Yeterlikleri Ölçeği (OMYÖ), 2) Eğitim-Öğretim İşleri Ölçeği (EÖİÖ). Verilerin analizinde, değişkenlerin anlamlılığı konusunda ikili grupların karşılaştırılması için Mann Whitney U testi, çoklu gruplarda Kruskal Wallis testinden (parametrik olmayan çoklu gruplar için) yararlanılmıştır. Gruplarda farkın kaynağı için Man Whitney U testinden yararlanılmıştır. İlköğretim okul müdürlerinin yeterliklerinin (kavramsal, teknik, insancıl) okulun eğitim öğretim işlerini yordamasına ilişkin regresyon analizi, yeterlikler ile eğitim-öğretim işlerinin aralarındaki ilişkinin düzeyi Pearson Momentler Çarpımı Korelasyonu yapılarak belirlenmiştir.Araştırmacı tarafından geliştirilen ve araştırmada veri toplama aracı olarak kullanılan ölçeklerin belirlenen faktörler ile her bir faktöre ait maddeler arasındaki ilişkinin yeterli düzeyde olup olmadığını ve belirlenen faktörlerin orijinal yapıyı açıklamakta ne derece yeterli olduğunu belirlemek amacıyla yapılan doğrulayıcı faktör analizi sonucunda Okul Müdürlerinin Yeterlikleri Ölçeği (OMYÖ) ve Eğitim Öğretim İşleri Ölçeğinde (EÖİÖ) her faktör kendisini oluşturan ifadeleri doğru bir biçimde temsil etmektedir.Öğretmen görüşleri açısından ilköğretim okul müdürlerinin teknik yeterliklerinin diğer yeterliklere göre daha yüksek olduğu görülmektedir. Öğretmenlerin görüşleri arasında cinsiyet değişkeni açısından okul müdürlerinin yeterlikleri konusunda anlamlı fark görülmemektedir Kadın öğretmenler erkek öğretmenlere göre kavramsal ve teknik yeterlikler boyutunda daha olumlu düşünürlerken, insancıl yeterlikler boyutunda erkek öğretmenler kadın öğretmenlere göre daha olumlu düşünmektedirler.11-20 yıllık kıdeme sahip öğretmenler, okul müdürlerinin yeterliklerini ve okulda gerçekleştirilen eğitim-öğretim işlerini 1-10 yıllık ve 21 yıl ve üzeri kıdeme sahip öğretmenlere göre daha yüksek görmektedirler. Akdeniz bölgesi ve Orta Anadolu Bölgesi'ndeki öğretmenler, ilköğretim okul müdürlerinin yeterliklerini diğer bölgelerdeki öğretmenlere göre daha yüksek görmektedirler. Batı Karadeniz Bölgesi'nde bulunan öğretmenler ile Güney Doğu Anadolu Bölgesi'nde bulunan öğretmenler ise, ilköğretim okul müdürlerinin yeterliklerini ve okulda gerçekleştirilen eğitim-öğretim işlerini diğer bölgelerde bulunan öğretmenlere göre daha düşük görmektedirler.Öğretmen görüşleri açısından eğitim-öğretim işlerine ilişkin bulgular incelendiğinde; Eğitim-öğretim işlerine ilişkin öğretmen görüşlerinin ?çok katılıyorum? düzeyinde olduğu görülmektedir. Eğitim-öğretim işlerine genel bakıldığında erkek öğretmenler kadın öğretmenlere göre daha olumlu düşünmektedirler.Okul Müdürlerinin Yeterliklerinin okuldaki eğitim öğretim işlerini yordayıp yordamadığına ilişkin yapılan regresyon analizi sonuçları anlamlı ilişki vermektedir. Standardize edilmiş regresyon katsayısına göre (ß) yordayıcı değişkenlerin eğitim öğretim süreci üzerindeki göreli önem sırası; teknik yeterlik, kavramsal yeterlik ve insancıl yeterliktir. Öğretmenlerin okul yöneticilerini araştırma kapsamında değerlendirilen yeterlikler itibariyle yeterli görme düzeyleri yükseldikçe okullarındaki eğitim-öğretim sürecini etkin olarak algılama düzeyleri de yükselmektedir.Okul müdürlerinin yeterliklerinin birbirini tamamladığı sonucundan hareketle, yapılan veya yapılacak hizmet-içi yetiştirme programlarının içeriği okul müdürlerinin kavramsal, teknik, insancıl yeterlik alanları dikkate alınarak düzenlenebilir. Araştırmacı tarafından geliştirilen ve araştırmada kullanılan Okul Müdürlerinin Yeterlikleri Ölçeği (OMYÖ) ve Eğitim Öğretim İşleri Ölçeği (EÖİÖ) başka araştırmalarda kullanılabilir.

EğitimEğitim hizmetleriEğitim yönetimi+6
Şahin Aksoy
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

SERVQUAL modeli ile hizmet kalitesi ölçümü ve bir eğitim kurumunda uygulama

Bu çalışma, hizmet kalitesi ölçümünde yaygın olarak kullanılan SERVQUAL modelini bir eğitim kurumuna (Karadeniz Teknik Üniversitesi'ne) uygulayarak o kurumla ilgili öğrencilerin algıladıkları hizmet kalitesini ölçmek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Çalışmada ilk olarak, konuya arka plan sağlaması açısından, hizmet ve hizmet kalitesi konuları ele alınmıştır. Daha sonra, hizmet kalitesi ölçüm modelleri ve eğitim hizmetlerinde kalite konusu kapsamlı bir şekilde açıklanmıştır. Çalışmanın uygulama kısmında ise öğrencilerin algıladıkları hizmet kalitesi, (i) fiziksel varlıklar, (ii) güvenilirlik (iii) heveslilik, (iv) güven ve (v) empati olmak üzere beş boyuttan oluşan bir anket ile ölçülmüştür. Çalışma kapsamında, Karadeniz Teknik Üniversitesi'nin İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi (İİBF) ile Mühendislik Fakültesi öğrencilerine anket uygulanmıştır. Çalışmaya İİBF'den 249, Mühendislik Fakültesi'nden ise 234 öğrenci katılmıştır. Çalışmadan elde edilen veriler, SERVQUAL metodunun kendine özgü hesaplama yöntemiyle değerlendirilmiş ve bir takım istatistik yöntemlere göre analiz edilmiştir. Çalışmadan elde edilen bulgular, öğrencilerin algıladıkları hizmet kalitesi düzeyinin düşük olduğunu göstermiştir. Anahtar Sözcükler: Hizmet, Hizmet Kalitesi, Hizmet Kalitesi Modelleri,SERVQUAL Modeli, Eğitim Sektörü.

Eğitim hizmetleriEğitim kurumlarıEğitim sektörü+3
Mustafa Türkel
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Türk Eğitim Derneği tarihi

Araştırmada Türk Milli Eğitim Politikasının bir sonucu olarak Cumhuriyet'in ilk yıllarında kurulan Türk Eğitim Derneği'nin geçirdiği tarihsel sürecin, gerek yapısal gerekse işlevsel olarak değerlendirilmesi yapılmıştır.Bu araştırma, ülkenin içinde bulunduğu ekonomik, sosyal, siyasi ve kültürel şartlar göz önünde bulundurularak Türk Eğitim Derneği'nin hangi şartlarda ve ne amaçla kurulduğu, ilk kurulduğu yıllarda ne gibi çalışmalar yaptığı ve günümüze kadar nasıl bir gelişim gösterdiği ile TED Genel Merkez Yönetim Kurulları ve Genel Başkanları hakkındaki bilgileri içermektedir.İncelenen bu süreçte uygulanan Milli Eğitim politikaları ile eğitimde sürekli söz sahibi olmak isteyen azınlık ve yabancı okullarının faaliyetleri de göz önüne alınarak değerlendirme yapılmış, değerlendirmelere söz konusu dönemde yayınlanmış olan konu ile ilgili kanunlar, meclis konuşmaları, okul yıllıkları, Genel Kurul ve Yönetim Kurulu kararları ve Genel Kurul faaliyet raporları esas teşkil etmiştir. Veri analizi, tarihsel analiz modeline uygun olarak yapılmıştır.

Eğitim hizmetleriEğitim kurumlarıEğitim tarihi
Tolga Gök
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2009
00
DoctorateOpen AccessTR

Programlı ve etkili bir müze gezisi için geliştirilen müze eğitim paketinin etkililiğinin ölçülmesi (Ankara ili ilköğretim 1. kademe 3. sınıf sanat etkinlikleri dersi örneği)

Bu araştırmanın amacı, Sanat Etkinlikleri dersini, programlı bir müze ziyareti için geliştirilen, müze eğitim paketinin içerisindeki etkinliklerine göre uygulamanın, erişiye, kalıcılığa ve tutuma etkisi ile öğretmenlerin programlı bir müze ziyareti planlanmasının önemine ilişkin görüşlerini belirlemektir.Araştırma 2007-2008 eğitim-öğretim yılı bahar döneminde Ankara ili Şehit Ordonat Üstçavuş Mahmut Özdemir İlköğretim Okulu I. kademe 3. sınıf öğrencileri üzerinde gerçekleştirilmiştir. Random yoluyla oluşturulan örneklem gruplarından 3-E (n=37) deney grubu, 3-C (n=38) ise kontrol grubu olarak atanmıştır. Araştırmada hem nicel hem de nitel veri toplama yöntemlerinden yararlanılmış ve deneysel desen yöntemlerinden öntest-sontest kontrol gruplu desen kullanılmıştır. Araştırmada veriler başarı testi (öntest-sontest), tutum ölçeği ve görüşme formu ile elde edilmiştir. Araştırmaya katılan gruplara, başarı testi ve tutum ölçeği olarak deneysel işlem öncesi öntest ve işlem sonrası sontest ve 8 hafta sonra kalıcılık testi uygulanmıştır. Araştırma elde edilen verilerin çözümlenmesinde yüzde, frekans ortalama ve standart sapma gibi parametrelerin yanında ilişkisiz örneklemler t-testi, ilişkili örneklemler için tek faktörlü anova ve ilişkisiz örneklemler için iki faktörlü anova testleri uygulanmıştır. Nitel bulguların analizinde ?betimsel analiz?den yararlanılmıştır.Araştırma sonucunda, ilköğretim I. kademe 3. sınıf Sanat Etkinlikleri dersinde, programlı bir müze ziyareti gerçekleştirmek için öğretmen müze eğitim paketindeki etkinliklerin uygulandığı deney grubu öğrencileri ile geleneksel öğretimin uygulandığı kontrol grubu öğrencilerinin erişi, kalıcılık ve derse yönelik tutumları arasında, deney grubu lehine anlamlı bir fark vardır. Ayrıca ilköğretim I. kademede görev yapan öğretmenler, müzelerde eğitim paketlerinin önemli bir ihtiyaç olduğu, müzelerden eğitim amaçlı faydalanılmadığı, müze gezilerinden verim alamadıkları, yazılı ve görsel materyallerin yetersiz olduğu, seminerlerin müzelerde uygulamalı olarak verilmesi gerektiği görüşündedirler.Bu araştırmada elde edilen bulgulara göre, müze eğitim paketi içerisinde uygulanan müze rehberini kullanarak planlı ve etkili müze ziyaretleri gerçekleştirilmesine ve yapılacak yeni araştırmalara yönelik önerilerde bulunulmuştur.

Eğitici oyunlarEğitimEğitim araçları+6
Ayşe Güler
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2009
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye ve Arnavutluk'taki üniversiteyöneticilerinin öğretimsel rollerinin karşılaştırılması

Bu arastırma ile, Türkiye ve Arnavutluk`taki yüksek öğretim kurumlarında görevyapan yöneticilerin öğretimsel liderlik rolleri ve bu roller arasındaki anlamlı farklılıklarınölçülmesi amaçlanmıstır.Arastırmanın örneklemi olarak, Türkiye ve Arnavutluk`taki yüksek öğretimkurumlarinda görev yapan 613 öğretim üyesi alınmıstır ve 613 anketin istatistikseldeğerlendirilmesi yapılmıstır. Arastırmada bilgi toplama aracı olarak, iki bölümden olusananket kullanılmıstır. Birinci bölüm kisisel bilgilerden, ikinci bölüm ise yöneticilerin;üniversitenin misyonunu tanımlama, öğretim kaynağı olma ve öğretimi yönetme ve olumluüniversite iklimi olusturma rollerini ölçmeye yönelik sorulardan olusmaktadır.Anketin uygulanması sonrası, toplanan veriler SPSS 11.5 (Statistical Packet for SocialSciences) programına aktarılmıstır. Verilerin analizinde frekans, yüzde, aritmetik ortalama,standart sapma ve çift yönlü varyans analizi hesaplandı. Sonuçlar p<.01 düzeyinde test edildi.Arastırmanın sonucunda, Arnavut ve Türk öğretim üyelerinin, yöneticilerin öğretimliderliği rollerine iliskin algıları ayrı ayrı değerlendirildiğinde; üniversitenin misyonunutanımlama, öğretim kaynağı olma ve öğretimi yönetme ve olumlu üniversite iklimi olusturmaalgılama düzeylerinde anlamlı bir farklılık görülmemistir. Aynı zamanda, bu üç boyutunbağımsız değiskenlerine göre ülkeler ayrı ayrı incelendiğinde de anlamlı bir farklılıkbulunmamıstır. Arnavutluk ve Türkiye'deki öğretim üyelerinin algıları birliktekıyaslandığında ise, anlamlı farklılık görülmüstür. Türkiye'deki ve Arnavutluk'takiüniversiteler görev yapan öğretim elemanlarının ?misyon tanımlama? boyutu ile ilgiligörüsleri incelendiğinde ülke değiskeninin; üniversitedeki kıdem, eğitim durumu ve üniversitetürü ile birlikte ele alındığında anlamlı bir farklılık gösterdiği; mesleki kıdem, cinsiyet veunvan değiskenleri ile birlikte ele alındığında ise anlamlı bir farklılık göstermediğigörülmektedir; ülke değiskeninin ?öğretim kaynağı olma ve öğretimi yönetme? boyutuüzerinde anlamlı bir etkisi bulunmakta, ?olumlu üniversite iklimi olusturma? boyutu ile ilgiligörüsleri incelendiğinde ise ülke değiskeninin; mesleki kıdem, üniversitedeki kıdem ve eğitimdurumu ile birlikte ele alındığında anlamlı bir farklılık gösterdiği; cinsiyet, üniversite türü veunvan ile birlikte ele alındığında ise anlamlı bir farklılık göstermediği görülmektedir.

Eğitim hizmetleriLiderlerÜniversite yönetimi
Kseanela Sotirofski
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Türk ve Fransız eğitim sistemlerinin karşılaştırılması

Bu araştırmanın temel amacı Türk ve Fransız eğitim sistemlerini karşılıklı incelemektir. Bu genel amaç çerçevesinde; Türk ve Fransız eğitim sistemlerini etkileyen genel faktörler, her eğitim sisteminin dayandığı ilkeler, toplumun eğitim sistemlerine belirledikleri amaçlar ile sistemlerin bakanlık teşkilat yapısı incelenmiştir. En güncel sayısal verilere ulaşılmıştır. Eğitim sistemleri içerisinde yer alan eğitim, yönetim ve teftiş personelinin yetiştirilmesi, göreve alınması araştırılmıştır. Hizmetiçi eğitim durumu, eğitim personelinin ücretlendirilmesi, eğitim sisteminin planlaması ve finansman konuları incelenmiştir. Sayısal veriler konusunda, Türkiye ülkesinin sınırları içerisinde geçerli olan resmi sayısal verilere dayanılmıştır. Fransa için, imkanlar ölçüsünde Fransa anavatan ile ilgili resmi sayısal verilere ulaşılmaya çalışılmıştır. Anavatan ile ilgili sayısal verilere ulaşılamadığı durumlarda anavatanın, deniz ötesi illerin (DOM) ve bulunduğu taktirde deniz ötesi toprakların (TOM) resmi sayısal verileri işlenmiştir. Araştırma sonunda aşağıdaki sonuçlara varılmıştır: 1- Fransız eğitim sistemi, öğrencilerin bireysel özelliklerini açığa çıkaracak ilkelere dayandırılmıştır. Bu ilkelerin tamamını Türk eğitim sistemi benimsemiştir. Bunların yanı sıra Türkiye toplumsal yaşamı güçlendirecek eğitim ilkelerini de benimsemiştir. 2- Türk eğitim sisteminin amaçları demokratik, laik, sosyal ve hukuk devletinin gereksinim duyduğu amaçlardır. Ancak, bu amaçların tamamı gerçekleştirilememiştir. Fransız eğitim sistemi dünya toplumunu oluşturacak amaçları benimsemiştir. 3- Her iki eğitim bakanlığının teşkilatı katı hiyerarşik yapıya sahiptir ancak, Fransız teşkilatında birçok danışma ve araştırma meclislerine ve komisyonlarına yer verilmektedir. Fransız eğitim teşkilatında iletişim süreci Türk teşkilatına göre daha hızlı işlemektedir. iIV 4- Türkiye, zorunlu eğitim çağındaki çocukların tamamını okullaştıramamıştır. Fransa, okullaşmayı okul öncesinden ortaöğretime kadar yaymıştır. Fransa, modern eğitim teknolojilerinden azami ölçüde yararlanmaktadır. Türkiye halen temel araç ve donanıma sahip değildir. 5- Fransa'da öğretmen görevi meslekleşmiştir, Türkiye halen bir arayış içerisindedir. Fransa ihtiyaç duyduğu nitelikli personeli temin edebilmektedir. Türkiye, nicelik ve nitelik açısından personel sıkıntısı yaşamaktadır. Yönetim personeli Fransa'da üç farklı yoldan göreve alınabilmektedir. Türkiye'de ise sadece bir sınav yolu mevcuttur. Türkiye, teftiş alanında personel ve meslekleşme açısından Fransa'nın gerisinde kalmıştır. 6- Fransa'da hizmetiçi eğitim sistemi oluşturulmuştur. Türkiye'de benzer bir oluşum söz konusu değildir. 7- Eğitim personelini ücretlendirme sistemi benzerlik göstermesine rağmen, Fransa'nın tazminat sistemi Türkiye'de yoktur. 8- Fransa, birçok eğitim düzeyinde mesleki kalifikasyon kazandırmaktadır. Türk eğitim sistemi program çeşitliliği sunmamaktadır. 9- Türkiye'nin coğrafi ve stratejik konumu eğitim sisteminin Finansman kaynaklarını sınırlamaktadır. Fransız eğitim sistemi Türkiye'de olduğu gibi ağır finansman sıkıntısı çekmemektedir. k

Eğitim hizmetleriEğitim kurumlarıEğitim planlaması+7
Mehmet Kara
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2001
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'de eğitim hizmetlerinin yerinden yönetimi

Dünyada yaşanan hızlı, hızlı olduğu kadar da çok yönlü olan değişim ve dönüşüm faaliyetleri, özellikle yönetim anlayışındaki yapılanmayı yeniden sorgulamayı gündeme getirmiştir. Küreselleşme ve bilgi toplumuna geçiş sürecinde eğitime ayrılan kaynakları daha etkili ve verimli kullanarak eğitim hizmetlerinde kaliteyi arttırma ve bu hizmetlerden yararlananların memnuniyetini sağlama isteği de eğitim yönetiminde yeni yaklaşımların gündeme gelmesini zorunlu kılmıştır. Böyle bir zorunluluktan hareketle, globalleşme ve küreselleşme süreci de dikkate alınarak gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin bir çoğunda olduğu gibi, ülkemizde de, genel yönetim içerisinde kamunun rolünü yeniden tanımlama ihtiyacı doğmuştur. Yapılan tartışmalar neticesinde bazı kamu hizmetleri sivil toplum kuruluşlarına devredilirken, merkezi yapılar yerine yerinden yönetim anlayışı hakim hale gelmektedir. Merkezi yönetimden yerinden yönetime geçisin tartışıldığı bir ortamda, eğitim yönetiminde yönetim erkinin nerede ve nasıl kullanılması gerektiğinin sorgulanması kaçınılmaz bir sonuç olarak karşımıza çıkmaktadır. Belirtilen bu realite nedeniyle "Türkiye'de Eğitim Hizmetlerinin Yerinden Yönetiminin uygulanabilirliği konusunda araştırma yapılmaya ihtiyaç duyulmuştur. Bu araştırmanın amacı, Türkiye'de Eğitim Hizmetlerinin Yerinden Yönetiminin uygulanabilirliği konusunda MEB. Taşra Teşkilatı Yöneticilerinden İl Milli Eğitim Müdürleri, ilköğretim Müfettişleri Başkanları ve ilçe Milli Eğitim Müdürlerinin görüşlerini ortaya koymaktır. Araştırma için gerekli verileri toplamak amacıyla il Milli Eğitim Müdürleri, İlköğretim Müfettişleri Başkanları ve ilçe Milli Eğitim Müdürlerine yönelik iki bölümden oluşan bir anket hazırlanmıştır. Anketin birinci bölümünde kişisel bilgilere yer verilirken, ikinci bölümünde 'Türkiye'de Eğitim Hizmetlerinin Yerinden YönetimPnin uygulanabilirliği konusunda "Yetki Devri", "Eğitim Yönetiminin Yapısı", "insan Kaynaklarının Yönetimi", "Öğrenci işlerinin Yönetimi", "Mali İşlerin Yönetimi", "Eğitim Programlarının Yönetimi", "GenelİV Hizmetlerin (Beklentilerin) Yönetimi" faktörlerine ilişkin 7 öğeye dayalı olarak toplam 57 Önermeye yer verilmiştir. Anket, araştırma evreni olarak seçilen Türkiye genelinde il Milli Eğitim Müdürleri ve İlköğretim Müfettişleri Başkanlarının tamamına, İlçe Milli Eğitim Müdürlerinin ise örneklem alınan ilçelerde görev yapan 169'una uygulanmış olup; ankete ilköğretim müfettişleri başkanlarının ve ilçe milli eğitim müdürlerinin %100'ü katılarak görüşlerini belirtirken, il milli eğitim müdürlerinin % 92,30'u katılarak görüşlerini belirtmiştir. Ölçme araçları ile toplanan verilerin çözümlenmesinde; Pentium III işlemcili, IBM uyumlu bir bilgisayardan yararlanılarak araştırmanın genel amacı çerçevesinde cevapları aranan alt amaçlara yönelik toplanan veriler, önce veri kodlama formlarına işlenmiştir. Daha sonra bilgisayara aktarılan veriler üzerinde gerekli istatistiksel çözümlemeler için SPSS (The Statistical Packet for The Social Sciences) paket programından yararlanılmıştır. Anılan paket programdan yararlanarak; a) Yöneticilerin kişisel özelliklerinin ve görüşlerinin belirlenmesinde frekans (t), yüzde (%), aritmetik ortalama (x) ve standart sapma (ss) kullanılmıştır. b) Yöneticilerin bazı kişisel özelliklerine göre görüşleri arasında fark olup olmadığının belirlenmesinde, scheffe testi ve variyans analizi kullanılmıştır. Farklılıkların test edilmesi için 0.05 anlamlılık düzeyi alınmıştır. Yapılan istatistik analizlerine göre; 1) il milli eğitim müdürleri, ilçe milli eğitim müdürleri ve ilköğretim müfettişleri başkanları, eğitim hizmetlerinin yerinden yönetimi için merkezin tamamen yetkileri devretmesine karşı çıkmakla birlikte, "Yetk) Devri", "Eğitim Yönetiminin Yapısı", "İnsan Kaynaklarının Yönetimi", "Öğrenci İşlerinin Yönetimi", "Malı İşlerin Yönetimi", "Eğitim Programlarının Yönetimi", "Genel Hizmetlerin (Beklentilerin) Yönetimi" faktörlerine ilişkin 7 öğe boyutunda genel olarak yetkinin devredilmesinin gerekli olduğuna oldukça katılmaktadırlar.2) Yaptıkları görevler/görev yerleri açısından görüşleri karşılaştırıldığında, ilçe Milli Eğitim Müdürleri, İlköğretim Müfettişleri Başkanlarına oranla yetkilerin devredilmesi görüşüne daha olumlu yaklaşmaktadırlar. 3) İl milli eğitim müdürleri, ilçe milli eğitim müdürleri ve ilköğretim müfettişleri başkanları, eğitim hizmetlerinin yerinden yönetimi için eğitim yönetiminin yapısında değişikliğe gidilmesi gerekliliğine oldukça katılmaktadırlar. 4) İl milli eğitim müdürleri, ilçe milli eğitim müdürleri ve ilköğretim müfettişleri başkanlarının, eğitim hizmetlerinin yerinden yönetiminin "Yetki Devri", "Eğitim Yönetiminin Yapısı", "insan Kaynaklarının Yönetimi", "Öğrenci İşlerinin Yönetimi", "Mali İşlerin Yönetimi", "Eğitim Programlarının Yönetimi", "Genel Hizmetlerin (Beklentilerin) Yönetimi" öğelerine göre görüşleri karşılaştırıldığında da aralarında anlamlı bîr fark bulunmadığı görülmüştür. 5) İl milli eğitim müdürleri, ilçe milli eğitim müdürleri ve ilköğretim müfettişleri başkanları yetkinin devredileceği kişiler olduklarından, doğal olarak 7 öğe boyutunda da yetki almaya istekli görülmüşlerdir. Araştırma sonucunda elde edilen bulgular ışığında Türkiye'de Eğitim Hizmetlerinin Yerinden Yönetiminin Uygulanabilirliğinin sağlanmasına katkıda bulunmaya yönelik olarak bazı önerilerde de bulunulmuştur.

EğitimEğitim hizmetleriEğitim sistemi+7
Celal Gülşen
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2005
00
Master'sOpen AccessTR

Osmanlı yenileşme döneminde Siird Sancağı'nda eğitim

"Osmanlı Yenileşme Döneminde Siird Sancağı'nda Eğitim" konulu tez çalışmamızda, önemli bir eğitim merkezi olan Siird Sancağı'nın Tanzimat dönemi ve sonrasındaki eğitim durumu ile Osmanlı Devleti'nde eğitim faaliyetleri genel hatlarıyla ele alınmaya çalışılmıştır. Giriş bölümünde, Osmanlı Devleti'nin geleneksel eğitim kurumlarının Tanzimat dönemi öncesi durumu açıklanmaya çalışılmıştır. Birinci bölümde Osmanlı Devleti'nin Tanzimat dönemi sonrası eğitim kurumları ele alınmıştır. İkinci bölümde başlangıçtan yenileşme dönemine kadar Siird Sancağı'nda açılan klasik eğitim kurumları ile Tanzimat dönemi sonrası açılan modern okullar ele alınmıştır. Bu çerçevede Siird Sancağı'ndaki medreseler ve sıbyan mektepleri ile iptidai, rüşdiye, idadi, gayrimüslim ve yabancı devlet okulları hakkında detaylı bilgiler verilmiştir. Üçüncü bölümde yine Tanzimat dönemi ve sonrasında Siird Sancağı'ndaki kültürel faaliyetler ele alınmıştır. Sonuç bölümünde ise Tanzimat süreciyle birlikte Siird Sancağı'nda görülen eğitim faaliyetleri hakkında genel değerlendirme yapılmıştır. Bu çerçevede Osmanlı Devleti'nin ülke genelinde başlattığı modern eğitim kurumları açma politikalarının Siird Sancağı'na yansımaları değerlendirilmeye çalışılmıştır.

EğitimEğitim hizmetleriEğitim tarihi+6
Turhan Şen
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Yüksek öğretim hazırlık eğitiminde özel dershanecilik olgusunu besleyen etmenlere ilişkin öğretmen görüşlerinin değerlendirilmesi:Diyarbakır örneği

Araştırmanın genel amacı; yükseköğretime hazırlık eğitiminde özel dershanecilik olgusunu besleyen etmenlere ilişkin, öğretmen görüşlerinin Diyarbakır ili örneğinde değerlendirilmesidir. Araştırmanın birinci bölümünde yükseköğretime hazırlık eğitiminin doğası ve vizyonu, Türkiye 'de yükseköğretime hazırlık eğitiminde özel dershanecilik olgusunun özgeçmişi, Türkiye ve Diyarbakır güncelinde yükseköğretime hazırlık eğitimi ve özel dershanecilik olgusunu besleyen etmenler hakkında kuramsal çözümlemeye yer verilmiştir. Araştırmanın ikinci bölümünde ise Diyarbakır örneğinde tüm dershanelerde çalışan öğretmen görüşleri doğrultusunda yüksek öğretime hazırlık eğitiminde özel dershanecilik olgusunu besleyen etmenlere ilişkin eğitim bilinci ve eğitim teknolojisi odaklı görüşlerin cinsiyet-branş ve çalışma süresi değişkenlerine göre değerlendirildiği hipotez testi yorumlanarak halihazırdaki görünüm ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır.Araştırma, 2008-2009 eğitim-öğretim yılında Diyarbakır il merkezindeki yükseköğretime hazırlık eğitimi veren özel dershanelerdeki 373 öğretmeni kapsamaktadır. Araştırmada; sayın tez danışmanım Prof. Dr. Hasan AKGÜNDÜZ tarafından geliştirilen 14 maddelik veri aracı kullanılmıştır. Diyarbakır il merkezi olarak Sur, Bağlar, Yenişehir ve Kayapınar ilçelerindeki 41 özel dershanedeki öğretmene birebir ölçme aracı uygulanmış ve ölçme aracı ile elde edilen veriler SPSS paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Verileri analiz etmek için anlamlılık düzeyi 0,05 olarak alınmıştır.Hipotez testi sonucunda ulaşılan temel bulgulara göre; eğitim bilincine ait görüşlerin genel ortalaması 2.28 ile "kısmen katılıyorum" olarak, eğitim teknolojisine ait görüşlerin genel ortalaması ise 2.35 ile "katılıyorum" olarak hesaplanmıştır. Diğer değişkenler açısından önemli bir fark bulunmamıştır. Bu bulgulara göre yükseköğretime hazırlık eğitiminde özel dershanecilik olgusu, eğitim teknolojisi yönünden daha fazla olmakla birlikte eğitim bilinci yönleri ile birlikte beslenmekte ve büyümektedir denebilir. Özel dershaneler ile üniversite arasında kurulan bağ günümüz şartlarında sadece kitlesel koşullanma ile açıklanabilir. Eğitime dair hâlihazırda var olan sorunlar, onun koşullayıcı ve tek tip insan yetiştiren ikliminden çıkıp insanın varoluş bilincini uyandırabilme yetisinin işe koşulması ile doğru orantılı olarak aşılacaktır.Anahtar Kelimeler: Özel Dershanecilik, Yüksek Öğretime Hazırlık, Eğitim Bilinci, Eğitim Teknolojisi

Eğitim hizmetleri
Havva Durusu
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de özel güvenlik eğitimi ve verilen hizmetler içindeki rolü

Bu çalışmamızda 5188 sayılı Özel Güvenlik Yasasının çıkması ile özel güvenlik görevlilerinin eğitimi ile ilgili ne tür çalışmalar yapıldığı, hizmet içi eğitim mi, merkezi eğitim mi, sorularına cevap aranmaya çalışılmıştır. Birinci bölümde güvenliğin güvenlik kavaramın ve güvenlik ihtiyacı, ikinci bölümde Özel Güvenliğin tarihçesi, üçüncü bölümde Türkiye'de Özel Güvenlik Eğitimi, sonuç bölümünde ise Avrupa ile Türkiye karşılaştırması ve aradaki farklar incelenmeye çalışılmıştır. Bu çalışma neticesinde Özel Güvenlik eğitiminin Avrupa ülkelerine nazaran yeterli düzeyde olmadığı ve yine her çalışmadaki gibi verilen eğitimlerinde sadece kitabi eğitimler olduğu pratikle ilgili hiçbir çalışmanın yapılmadığı anlaşılmıştır. Sonuç olarak eğitim çalışmalarının Avrupa kriterlerine uyabilmesi için güvenlik sektörünün reklâmdan çıkıp `GÜVENLİK' olabilmesi ve ona göre eğitim verilmesi ile ilerleme sağlanacaktır. Anahtar Kelimeler: Özel Güvenlik, Güvenlik, Eğitim

EğitimEğitim hizmetleriPersonel eğitimi+3
Murat Yalabık
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2006
00
Master'sOpen AccessTR

1980 sonrası Türkiye'de özel sektör anlayışının gelişimi ve Türk Milli Eğitim sistemindeki yeri

Ekonomi politikalarının uygulanması açısından yatırım faaliyetlerini devlet sektörü ve özel sektör gerçekleştirebilmektedir. Tarihsel gelişimi açısından Türkiye Cumhuriyeti'nin ekonomik politikalarında, devletçi ve liberal uygulamalar görülmüştür. Bu yönüyle Türkiye?de özel sektör, devlet sektörünün yanında varlık göstermiştir. 1980 sonrası Türkiye ekonomisinde, neo-liberal politikaların uygulanmasıyla özel girişimcilik daha fazla gündeme gelmiş ve özel sektörün ekonomik etkinliği artmıştır. Türk Milli Eğitim sisteminde eğitim hizmeti, devlet ve özel öğretim kurumları aracılığı ile yerine getirilmektedir. Eğitim sistemini oluşturan okul öncesi, ilköğretim, ortaöğretim kademeleri ile özel kurs ve dershane alanlarında özel eğitim ve öğretim kurumları bulunmaktadır. Yükseköğretim düzeyinde, 1982 Anayasası'na göre; devlet üniversitelerinin yanında, vakıflar tarafından yükseköğretim kurumları açılabilmektedir. Özel öğretim kurumları ile ilgili olarak 1965 tarihli 625 sayılı kanun 2007 tarihine kadar yürürlükte kalmış, 2007 tarihinde ise 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu yürürlüğe girmiştir. Özel Öğretim Kurumları yönetmeliği ise çeşitli tarihlerde değişikliğe uğramakla birlikte 2012 tarihinde yeniden düzenlenmiştir. Yasal düzenlemeler; okul türleri, eğitim kurumlarının açılış ve işleyişi, personel istihdamı gibi konuları içermektedir. Tezin birinci bölümünde, iktisadi açıdan liberal, neo-liberal ve liberal karşıtı görüşler açıklanarak kavramsal çerçeve oluşturulmuştur. İkinci bölümde; gelişim süreci içinde Türkiye ekonomisindeki devletçi ve liberal politikalar ile 1980 sonrası ekonomik açıdan yaşanan neo-liberal dönüşüm anlatılmıştır. Üçüncü bölümde; Türkiye?de özel öğretim kurumlarının tarihsel gelişimine bakılarak başta Türkiye Cumhuriyeti Anayasaları olmak üzere yasal mevzuat, Hükümet programları, Kalkınma Planları, eğitim yatırımlarına yönelik teşvik ve Milli Eğitim Şura kararları incelenmiş, özel öğretim kurumları ile ilgili bilgiler değerlendirilmiştir. Dördüncü bölümde ise küreselleşme ve özelleştirme kavramları açısından eğitim faaliyetinin özellikleri tanımlanmıştır. Bireysel ve toplumsal ihtiyaçlar karşısında eğitimin kamusal, yarı kamusal ve özel hizmet açısından durumu açıklanarak özel öğretim kurumlarının Türk milli eğitim sistemindeki konumu tespit edilmiştir. Resmi ve özel öğretim kurumları, eğitimde etkililik ve kalite gibi konular etrafında yorumlanmış, eğitim ve öğretim faaliyetlerini gerçekleştiren kurum türlerinin sayısal durumuna yönelik istatistik verileri kullanılmıştır. Eğitim ve öğretim faaliyetlerinde özel kurumların Türk milli eğitim sistemindeki yeri değerlendirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Eğitim, Özel Öğretim, Kamusal Hizmet, Özel Sektör.

1980 sonrasıEğitim faaliyetleriEğitim hizmetleri+7
Selahattin Ergül
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de çocuk eğitimevleri / ceza infaz kurumlarında sunulan eğitim hizmetlerinin tutuklu ve hükümlü çocuklar ile kurum öğretmenleri açısından değerlendirilmesi

İnsanlık tarihi kadar eski olan suç olgusu, toplumun her kesiminde görülen, geneli kapsayan bir sorundur. Suç herhangi bir ülkeye veya topluma özgü değil; aksine tarihin her döneminde hemen hemen tüm toplumlarda görülen yaşamın ayrılmaz bir parçasıdır. Zaman içerisinde suçun yalnızca nitelik ve niceliği değişmektedir. Türkiye'de suç işleyen çocuk sayısının son yıllarda arttığına tanık olunmaktadır. Bu durum Türkiye açısından da çocuk suçluluğunun araştırılmasını zorunlu kılmaktadır. Çocuk suçluluğu hukuksal bir olgudan ziyade sosyal faktörleri de içinde barındırması sebebiyle sosyolojik bir olgudur. Tutuklu ve hükümlü çocukların çocuk eğitimevlerinde ve ceza infaz kurumlarında kaldıkları süreçte ortamları, birbirleriyle ve diğer ilgili kişilerle iletişim ve etkileşimleri, kurumlardaki yaşam deneyimleri ileri yaşlarda çocuğun hayatını tamamen etkileme ve hatta değiştirebilme potansiyeline sahiptir. Özellikle okul çağında iken söz konusu kurumlarda bulunan çocukların eğitim yaşantılarına dair aldıkları mesafenin ya da nasıl bir eğitim sürecinden geçtiklerinin, ne tür eğitsel kazanımlar elde ettiklerinin bilinmesi, gelecekte bu çocukların kendilerine ne yönde bir yol çizmeye çalıştıklarının da bir göstergesi olabilmektedir. Eğitim hakkının temel bir insan hakkı olduğu kabulünden hareketle, bu hakkın ceza infaz kurumlarında bulunan insanlar için de geçerliliği bulunmaktadır. Özellikle, bugün çocuk eğitimevlerinde/ceza infaz kurumlarında bulunan çocukların eğitim ihtiyaçlarını dile getirmek, bu ihtiyaçların karşılanmasının ve en iyi şekilde yerine getirilmesinin önemine dikkat çekmek, bu araştırmanın ortaya çıkış gerekçeleridir. Türkiye'de çocuk eğitimevlerinde/ceza infaz kurumlarında sunulan eğitim hizmetlerinin tutuklu ve hükümlü çocuklar ile kurum öğretmenleri açısından değerlendirilmesi bu araştırmanın inceleme alanını oluşturmaktadır. Suç ve eğitim sosyolojisinin sınırları içinde bu süreç anlaşılmaya çalışılmıştır. Bu bağlamda, Ankara ve İstanbul illerinde bulunan Çocuk ve Gençlik Kapalı Ceza İnfaz Kurumları ile Çocuk Eğitimevlerinde kalan tutuklu ve hükümlü çocuklar arasından seçilen 280 çocuk ile anket çalışması yapılmıştır. Yine bu kurumlarda görev yapan 8 kurum öğretmeni ile mülakat yapılmıştır. Mevcut birincil ve ikincil bilgi kaynaklarından toplanan veriler ve yapılan görüşmeler neticesinde Türkiye'de çocuk eğitimevlerinde/ceza infaz kurumlarında kalan çocukların genel görünümleri, sunulan eğitim hizmetlerinin mevcut durumu, uygulamaların aksayan ve eksik yönleri ortaya konmuş, araştırma sonucunda elde edilen bulgulardan hareketle önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Çocuk Ceza İnfaz Kurumu, Çocuk Eğitimevi, Suç, Çocuk Suçluluğu, Kurum Öğretmeni, Eğitim

Ceza infaz kurumlarıEğitimEğitim faaliyetleri+6
İremnur Güdek
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Yükseköğretim hizmetinin finansmanı ve devlet üniversitelerinin performansını ölçmeye yönelik bir analiz

Bu çalışmanın amacı; bireylerin öğrenim hayatlarının son aşaması olan yükseköğretim hizmetinin finansman kaynaklarını incelemek ve üniversitelerin uluslar arası yayınlamış oldukları yayın sayılarını baz alarak performansını ölçmektir. Bu amaçla tez üç bölümden oluşmaktadır.İlk bölümde, yükseköğretim hizmetinin yapısına, faydalarına, Bologna sürecine ve eğitim sistemi içerisindeki yeri ve öneminde değinilerek temel ve teorik bilgiler verilmiştir. İkinci bölümde, bazı ülkelerde yükseköğretim hizmetinin işleyişine ve finansmanına değinilmiştir. Üçüncü ve son bölümde ise, Türk yükseköğretim sistemi ve bu sistemin finansmanı ele alınmıştır. Üçüncü bölümde ayrıca, devlet tarafından devlet üniversitelerine ayrılan bütçe ödeneklerinin gerçekleşme rakamları, bu üniversitelerin faaliyet süreleri, yine bu üniversitelerdeki öğretim üyesi sayısı ve öğrenci sayıları bağımsız değişken, devlet üniversitelerinde yayınlanmış olan uluslar arası yayın sayısı ise bağımlı değişken kabul edilerek SPSS(Statistical Package for the Social Sciences ? Sosyal Bilimler için İstatistik Paketi) programıyla çoklu regresyon analizi uygulanmış, bağımlı ve bağımsız değişkenler arasındaki ilişki incelenmiştir.

Eğitim hizmetleriFinansmanPerformans+5
Selçuk Buyrukoğlu
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'deki Suriyeli mülteci çocukların eğitimi ve Avrupalılaşma

Bu çalışma, Suriyeli mülteci çocukların eğitim ihtiyaçlarını ve Türkiye'nin sunduğu eğitim hizmetlerini analiz ederek, literatürde önemli bir kavram olan Avrupalılaşma çerçevesinde eğitim hizmetlerinin yeterli düzeyde gerçekleşip gerçekleşmediğini tartışmaktadır. Çalışmanın ilk bölümünde Avrupalılaşma bağlamı ile tezin ana sorusu ve alt soruları aktarılacaktır. Tezin ikinci bölümünde Avrupalılaşma kavramının kuramsal çerçevesi ile birlikte, Avrupalılaşmanın AB kurumlarına ve politikalarına nasıl yansıdığı anlatılmıştır. Üçüncü bölüm; Avrupalılaşmanın kurumsal ve mali etkilerine odaklanmıştır. Türkiye'de kamu kurumlarında ve STK'larda AB kurumlarının ve AB fonlarının görünürlüğü incelenmiştir. Bu bölümde ayrıca Türkiye'de göç ve eğitim alanlarındaki Avrupalılaşma çalışmaları incelenmiştir. Dördüncü bölümde; Türkiye'deki Suriyeli mültecilerin sayısal verilerle genel durumu özetlenmiş ve Türkiye'deki Suriyeli mültecilere yönelik eğitimin Avrupalılaşması ile birlikte MEB ve ilgili kamu kurumları ve STK'larda Avrupalılaşmaya yönelik projeler incelenmiştir. Ayrıca Türkiye'nin mülteci çocuklara yönelik eğitim politikaları, Avrupa normlarıyla kıyaslanarak anlatılmıştır. Sonuç ve değerlendirme bölümünde ise; 2011-2019 yılları arasında Avrupa Komisyonu raporlarının bulguları incelenmiştir. Son olarak 'Türkiye'deki Suriyeli mülteci çocukların eğitiminde Avrupalılaşma var mıdır?' sorusuna cevap aranmış ve Türkiye'de mültecilere yönelik düzenlenen eğitim politikalarının Avrupalılaşma mantığıyla kurumsallaşma düzeyine çıkamadığı sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Avrupalılaşma, Türkiye'de Suriyeli Mültecilerin Eğitimi

AvrupalılaşmaEğitim hizmetleriEğitim ihtiyaçları+7
Ruhan Şen
Başkent University
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Eğitim hizmetlerinde yerelleşme ve hizmet kalitesi

Bu Yüksek Lisans Tezi'nin amacı, eğitim hizmetleri kalitesinin arttırılabilmesi için, eğitim hizmetlerindeki yerelleşme eğilimlerini incelemek, ülkelerin genel eğitim hizmetlerindeki yerelleşme ile hizmet kalitesi arasında bir ilişkinin olup olmadığını araştırmaktır. ?Belli koşullar altında, eğitim hizmetlerindeki yerelleşme, hizmet kalitesi üzerinde olumlu etkide bulunabilir? ifadesi, temel varsayımımızdır. Dört bölümden oluşan bu Tez'de, önce eğitim hizmetleri ve özellikleri genel olarak değerlendirilmiş, ardından eğitim hizmetlerinde kalite ve verimliliği arttıran faktörlerin neler olduğu, kalite ve verimliliğin nasıl ölçülebileceği, kalite ve verimliliği arttıran uygulamalar anlatılmıştır. Üçüncü bölümde ise, eğitimde yerelleşme olgusu, nedenleri, olası sakıncaları ve yerelleşmede dikkat edilmesi gereken noktalarla birlikte tartışılmış, dünyada yerelleşen belli başlı eğitim hizmetleri incelenmiş, eğitim hizmetlerinde kalitenin arttırılabilmesi, yerelleşmeyle birlikte hizmet kalitesinin düşmemesi için gerekli önkoşullar teorik olarak değerlendirilmiştir. Dördüncü ve son bölümde ise, eğitim hizmetlerinde yerelleşme ile hizmet kalitesi ilişkisi, bilimsel literatürden elde edilen teorik-ampirik kanıtlar yardımıyla, ayrıca bu tez'e özgü analiz yöntemiyle tespit edilmiştir. Konunun ilginçliği ve güncelliğinin yanı sıra, bu Tez'in önemli bir başka katkısı, analizde kullanılan yerelleşme katsayılarının, ilk defa Pisa okul anketi verilerinden uluslararası düzeyde türetilmiş olmasıdır. Bu sayede, eğitim hizmetlerinde yerelleşme ile hizmet kalitesi ilişkisi, tespit edilebildiği kadarıyla bilimsel literatürde ilk kez, dördüncü bölümde anlatılan yöntemle incelenebilmiştir. Tezin teorik altyapısında genel yerelleşme teorisi bulunmaktadır. Bu tez'de yerelleşme konusu, literatürde çok fazla karşımıza çıkmayan şekliyle, eğitim hizmetlerine özgü olarak incelenmiş, eğitim hizmetlerinde yerelleşmenin nasıl olması gerektiği konusu, teorik ve ampirik kanıtlarla desteklenerek açıklığa kavuşturulmaya çalışılmıştır. Sonuç olarak bu Yüksek Lisans Tezi'nin teorik kanıtları ile ampirik bulguları birbirini desteklemiş, başlangıçtaki temel varsayımımız doğrulanmıştır.

Eğitim ekonomisiEğitim hizmetleriEğitim kalitesi+4
Vildan Özgen
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Milli Eğitim Bakanlarının eğitim icraatları (1999-2011)

Adnan Menderes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İlköğretim Sınıf Öğretmenliği Ana Bilim Dalında Yüksek Lisans Tezi olarak hazırlanan bu çalışmanın konusu "Milli Eğitim Bakanları ve Eğitim İcraatları (1999-2011)"dir. İncelediğimiz dönemde 5 hükümet kurulmuş ve 5 Milli Eğitim Bakanı görev yapmıştır. Çalışma üç ana bölümden oluşmaktadır. I. Bölümde, araştırmanın amacı, önemi, sınırlılıkları ve yöntemi verilerek, konu ile ilgili kavramlar tanımlanmış ve açıklanmıştır. II. Bölümde, kurulan hükümetlerde eğitim, parti programlarında eğitim ile 1999-2011 yılları arasında görev yapan Milli Eğitim Bakanlarının eğitim konusunda yaptıkları çalışmalar sunulmuştur. III. Bölümde, değerlendirme, yorum, sonuç ve öneriler yer almıştır. ANAHTAR SÖZCÜKLER: Milli Eğitim, Milli Eğitim Bakanları, Hükümet Programları, İlköğretim, Ortaöğretim, Yükseköğretim.

Eğitim faaliyetleriEğitim hizmetleriEğitim politikaları+3
Mehmet Çetin
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Eğitim hizmetlerinin idari yerelleşme süreci: Türkiye'de merkezi idare ve belediye yöneticileri açısından bir değerlendirme

Eğitim sisteminde bireyler, eğitim kurumları ve idari yönetimler arasında sorunlar yaşanabilmektedir. Muhtemel sorunların çözümü için sunulan önerilerden birisi eğitim hizmetlerinde yerelleşmeye gidilmesidir. Eğitim hizmetlerinde yerelleşmenin nihai amacı vatandaşların daha etkin ve verimli eğitim hizmeti almasını sağlayarak ekonomik ve sosyal kalkınmayı desteklemektir. Ayrıca eğitimde yerelleşme fırsat eşitliğinin sağlanmasına katkıda bulunacaktır. Eğitimde fırsat eşitliği ile tüm bireylerin eşit eğitim kaynaklarına ulaşmasının sağlanması ve eğitim hizmetlerinden sağlanan faydanın da bireyler arasında eşitlenmesi hedeflenmektedir. Tüm öğrencilere eşit veya eşdeğer imkânlar sunmak burada önem arz etmektedir. Eğitimde fırsat eşitliğinin gözetilmesi açısından eğitim hizmetlerinin yerelleşme sürecinin dikkatli değerlendirilmesi gereklidir. Eğitim hizmetlerinde yerelleşmeye gidilmesi durumunda bazı sorunların ortaya çıkabileceğinin de dikkatlerden kaçmaması gereklidir. Buradan hareketle çalışmanın amacı eğitim hizmetlerinde yerelleşmeye gidilmesi durumunda ortaya çıkabilecek muhtemel sorunlar, çözüm önerileri ve sonuçların birlikte değerlendirilmesidir. Eğitim hizmetlerinde hangi düzeyde yerelleşmeye gidilmeli ve yerelleşmeye gidilmesi durumunda ne tür faydalar elde edilebilir sorusuna verilecek cevaplar ile yerelleşmeden beklenen hedefler de ortaya konabilecektir. Çalışmanın ampirik kısmında konunun paydaşları il milli eğitim müdürlüğü yöneticileri ve belediye yöneticileri ile anket gerçekleştirilmiştir. Anket 7 bölgeden 21 ilde uygulanmıştır. Eğitimde yerelleşmeye gidilmesi durumunda milli eğitim ve belediye yöneticilerinin bakış açılarında bir farklılık olup olmadığı incelenmiştir. Anketin analizinde sorunlar, çözümler ve sonuçlar ölçeği geliştirilmiştir. Sorunlar ölçeği düzey sorunları ve siyasi sorunlar olarak iki faktörle açıklanmıştır. Düzey sorunları içerisinde, meslek liselerinin yerelleşmesi en yüksek faktör yüküne sahip sorun olarak çıkmıştır. Siyasi sorunlar içerisinde, eğitim hizmetlerinde yerelleşme için siyasi kültürün gelişmemiş olması en yüksek faktör yüküne sahip sorun olarak çıkmıştır. Çözümler ölçeği tedrici çözümler ve yönetim yapısı çözümleri olarak iki faktörle açıklanmıştır. Tedrici çözümler içerisinde halk eğitim müdürlüklerinin yerelleştirilmesi en yüksek faktör yüküne sahip çözüm önerisi olarak çıkmıştır. Sonuçlar ölçeği, mali sonuçlar ve fiziki-beşeri sonuçlar olarak iki faktörle açıklanmıştır. Eğitim çalışanlarının ekonomik sorunlarının çözülmesiyle çalışanların performanslarının artacağı önerilmiştir. Eğitimde yerelleşme olması durumunda ekonomik olarak az gelişmiş bölgelerin eğitimdeki başarısının artacağı bulunmuştur. Fiziki-beşeri sonuçlar içerisinde yerelleşmenin idari personel istihdamındaki sorunları gidereceği bulunmuştur.

EğitimEğitim hizmetleriYerel yönetimler+1
Mustafa Küçükilhan
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00

Related subjects