Tasarım

Bu konu başlığı altında 1.014 tez

Yüksek LisansAçık ErişimTR

Temel tasarım eğitiminin mimarlık öğrencilerinin algılarına etkisi: 7.sanat üzerinden değerlendirme

Mimarlık, disiplinler arası bir meslek dalı olup, mühendislik, teknoloji ve bilişim gibi bilimsel alanların yanı sıra sanatla doğrudan ilişkilidir. Bu nedenle mimarlık eğitimi içinde teknik derslerin yanı sıra estetik ve tasarım birlikteliğini konu edinen temel tasarım dersleri yer almaktadır. Mimarlık öğrencilerinin sahip olması gereken görsel algı kuramı bilgilerinin en üst düzeye çıkarılması formel eğitim içinde temel tasarım ve Gestalt algı kuramı eğitimiyle gerçekleştirilebilmektedir. Öğrenciler temel tasarım eğitimi süresince edindikleri tasarım bilgilerini görsel düşünme yetileri ve deneyimleri üzerinden yeniden sorgulamakta ve bireysel tasarım dillerinde kullanacakları bilişsel şemaları yeniden yapılandırmaktadır. Bu çalışmada, Trakya Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü 2022-2023 akademik yılı bahar döneminde temel tasarım ı dersinde dönem ödevi olarak ders yürütücüleri tarafından belirlenen "Parazit" filmi üzerinden sinema ve mimarlık ilişkisi incelenmektedir. Beş bölümden oluşan tez çalışmasının birinci bölümü, çalışmanın amacı kapsamı ve yöntemini içermektedir. İkinci bölümde sinema ve mimarlık ilişkisi kullanılan ortak ve benzer teknikler üzerinden literatür çalışması yapılmıştır. Kaynak taramasında ulaşılan görüş, yorum ve bilgiler konu bütünlüğü bozulmadan kitap, makale, tez çalışmaları ve ilgili görseller analiz edilerek kullanılmıştır. Üçüncü bölümde mimarlık eğitimin tarihçesi ve mimarlık eğitiminde öğretilen temel tasarım öge,ilke ve Gestalt algı kuramına ilişkin bilgi verilmiştir. Dördüncü bölümde tez kapsamında seçilen parazit filmi anlatılmış ardından öğrencilerin parazit filminde gördükleri temel tasarım öge,ilke ve gestalt algı kuramı ilkeleri tablo olarak değerlendirilmiştir. Temel tasarım öge, ilke ve gestalt algı kuramı ilkelerinden hangilerinin daha çok kullanıldığının tespiti betimleyici analiz ile gerçekleştirilmiştir. Beşinci bölüm sonuç bölümü olup, temel tasarım eğitimine sinema mimarlık arakesitinde Temel Tasarım Öge, İlke ve Gestalt Algı Kuramının etkileri ve sonuçları tartışmaya sunulmuştur.

Gestalt yaklaşımıMimari tasarımMimarlık+3
Hatice Tuğçe Tekin
Trakya University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bauhaus ekolü ve günümüz Türkiye güzel sanatlar eğitimindeki rolü

Bauhaus, 1919-1933 yılları arasında Almanya'da faaliyet göstermiş olan bir sanat okuludur. Bauhaus, modern mimari, tasarım, sanat ve el sanatları alanlarını bir araya getirerek disiplinlerarası bir yaklaşım benimsemiştir. Ekol, işlevselliği ve endüstriyel üretimi vurgulayarak sanat ile yaşam arasında bir bağ kurmayı hedeflemiştir. Bauhaus'un güncel Türkiye Güzel Sanatlar Eğitiminde ki rolü, özellikle modern mimari ve tasarım alanlarında etkisini göstermektedir. Bauhaus'un felsefesi ve prensipleri, Türkiye'de ki güzel sanatlar eğitiminde ve uygulamasında da zamanla etkili olmuştur. Bauhaus'un vurguladığı işlevsellik, estetik ve endüstriyel üretim prensipleri, Türkiye'deki mimarlık ve tasarım eğitiminde ve temel sanat derslerinde önemli bir rol oynamıştır. Türkiye'de Bauhaus etkisi, özellikle Cumhuriyet Dönemi mimarlık ve tasarım eğitiminde kendini gösterir. Cumhuriyet Dönemi Türkiye'sinde modernleşme çabalarıyla birlikte mimarlık ve tasarım alanlarında yenilikçi yaklaşımların benimsenmesi hedeflenmiştir. Bu dönemde Türk mimarlık eğitimi, Bauhaus'un işlevsellik ve estetik anlayışından etkilenmiştir. Bauhaus'un minimalist, geometrik ve fonksiyonel yaklaşımı, Türkiye'de modern mimarlık anlayışının gelişmesine katkıda bulunmuştur. Günümüzde Türkiye'de Bauhaus'un etkisi, mimarlık ve tasarım eğitiminde ve uygulamasında hala hissedilmektedir. Birçok üniversitede Güzel Sanatlar Fakülteleri ve mimarlık bölümlerinde Bauhaus prensipleri ve tasarım ilkeleri öğretilmektedir. Bauhaus'un işlevsellik, estetik ve endüstriyel üretim odaklı yaklaşımı, Türkiye'de ki mimarlık ve tasarım projelerinde de sıklıkla görülmeye başlamıştır.

BauhausBauhaus EkolüTasarım
Buse Fulürya
Trakya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Pozitif tasarım ölçütlerinin aydınlatma ürünleri ve mekân ilişkisi bağlamında araştırılması

Kullanıcıların duygularına, ihtiyaçlarına ve beklentilerine önem verilmesi ve onları mutlu eden ürünlerin tasarlanması, son yıllarda tasarımın en önemli hedeflerinden biri haline gelmiştir. Buna bağlı olarak sürdürülen çalışmalarda, insanları hangi ürünlerin neden mutlu ettiği üzerine araştırmalar yapılmaktadır. Tasarım yazınında, mutluluk ve öznel iyi oluş kavramları üzerinden, insanların yaşamını daha kaliteli hale getirmek ve geliştirmek üzerine durulurken, aynı zamanda bu hedeflerin ürün tasarımıyla nasıl ilişkilendiğine de bakılmaktadır. Bu nedenle pozitif psikolojiden beslenen pozitif tasarım da, insanların öznel iyi oluşlarını arttırıp, onların yaşamlarını daha iyi hale getirmeyi beklemektedir. Pozitif tasarım boyutları izlenerek yapılan ürün tasarımında, ürün kullanıcı arasındaki ilişkileri gösteren belli ürünlerle yapılan çalışmalar bulunmaktadır. Buna rağmen, tasarım yazınında insan hayatında günlük ihtiyaçları da içerisinde bulunduran ürünler ile ilgili bazı eksiklikler bulunmaktadır. Bu kapsamda, bu araştırma ile insanların günlük hayatlarında hem bir ihtiyaç hem de farklılık yaratmak adına kullanmayı tercih ettikleri aydınlatma ürünleri üzerinden, pozitif tasarımın boyutları incelenecektir. Aynı zamanda ürünlerin deneyimleri ile birlikte, ürünlerin belirlenmiş olan mekânlarda kullanımın değerlendirilmesine de bakılacaktır. Toplamda 40 katılımcının, farklı özelliklere sahip 5 farklı aydınlatma ürününü, bir araştırma ortamında deneyimlemeleri sağlanmıştır. Ardından yarı yapılandırılmış mülakatlarla katılımcılara ürünler hakkındaki fikirleri sorulmuş ve katılımcıların deneyimleri ve fikirleri üzerinden pozitif tasarımın boyutları hem ürün bazında hem de ürün ve mekânın bir arada kullanılması üzerinden incelenmiştir. Ürünlerin bire bir deneyimlenmesi ile ortaya çıkan sonuçlar ve ürünlerin ortamlarda yerleştirilmiş halini gösteren ortam fotoğraflarıyla aydınlatma ürünleri özelinde pozitif tasarım boyutlarına göre değerlendirmeler yapılacaktır. Bu çalışmanın sonuç bölümünde ise, ürün tasarımı ve kullanıcı tercihlerinin hangi kriterlere göre şekillendiği, ürünlerin belirli mekânlar içerisinde kullanıcılar tarafından nasıl değerlendirildiği ve pozitif tasarımın boyutlarının kullanım deneyimine etkilerine bakılacaktır. Bu çalışmanın hem ürün tasarımı hem de iç mekân tasarımı yazınına, aydınlatma ürünleri özelinde pozitif tasarımın etkileri konusunda katkıda bulunması beklenmektedir. Anahtar Kelimeler: Öznel İyi Oluş, Pozitif Tasarım, Ürün Deneyimi, Ürün Tasarımı, Aydınlatma Ürünleri

AydınlatmaAydınlatma ekipmanlarıMekan tasarımı+4
Pelin Atav
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Oyun mekanları tasarım ölçütlerinin 'yapılandırılmış çevre' bağlamında değerlendirilmesi

Çocuklar gerçek deneyimleri; çevrelerini, nesneleri ve fikirlerin birbiriyle nasıl ilişkilendirildiğini keşfederek kazanırlar. Çocuk mekânları, çocukların bu deneyimleri kazanmalarında etkin bir yere sahiptir. Bu mekânların tasarım kurgusunda, çocukların ergonomik, duyusal, algısal ve zihinsel boyutları yer alır. Çocuk ne kadar fazla uyarıcı ile tanıştırılırsa, onun çeşitli alanlardaki gelişimi de o kadar desteklenir. Mekân içerisinde yaratılan çeşitlilik öğrenme ve oyun olanaklarını artıracağından çocukların bu doğrultuda gelişimine daha fazla katkısı olacak ve bu katkı da ilerideki yaşamı üzerinde etkin bir rol oynayacaktır. Çalışmanın konusu; günümüzde kapalı mekânlarda oldukça yaygınlaşan "çocuklar için tasarlanan oyun alanlarında mekân-donatı ilişkisini ışık, doku, renk, malzeme ve form açısından incelenmesi ve bu mekânların çocuk gelişimi ve algısı üzerindeki etkisi" nin değerlendirilmesidir. Araştırmada oyun kavramı ve kuramları, çocukların mekân algısı, çocuk oyun mekânları, yapılandırılmış çevre, mekânsal uyarıcı ve deneyimin çocukların oyun algısının mekânsal yansımaları olan ışık, renk, doku ve malzemenin oyun alanlarındaki kullanımları değerlendirilmektedir. Daha sonra hızla çoğalan oyun mekân çeşitleri incelenerek durum tespiti yapılmış olup, ardından mekân tasarımı ve çocuk gelişim uzmanı kişilere uygulanan araştırma anlatılmıştır. Bu çalışmada, çocuklar için tasarlanan oyun mekânlarında çocuk gelişimi, tasarım süreci ve tasarım kriterleri ele alınarak mevcut oyun mekânları değerlendirilmiştir. Bu değerlendirmede, çocuklar için tasarlanmış oyun mekânlarında göz ardı edilen gereksinimler, oyun mekânlarında kullanılması gereken renk, doku, ışık ve malzeme kriterleri incelenmiştir. Aynı zamanda çocuk oyun alanları tasarımında iki farklı disiplin olan mekân tasarımının ve çocuk gelişiminin oyun mekânlarının tasarım ölçütleri değerlendirilmektedir. Çocuk gelişimine yeterli ve doğru katkıyı sağlaması açısından mekân tasarımında pek çok nokta büyük öneme sahiptir. Çalışma; bu noktalar üzerine değerlendirmelerde bulunacaktır. Anahtar Kelimeler; Oyun mekânları, Yapılandırılmış Çevre, Işık, Renk, Doku, Malzeme.

Mekan tasarımıOyun alanlarıOyunlar+4
Tuğçe Kök
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Havaalanı bekleme salonlarındaki tasarım parametrelerinin yön bulma davranışı üzerine etkileri

Günümüzde hızla gelişen ulaşım teknolojileri ve yolculuk sıklıkları artmaktayken geçiş mekânları olarak görülen havaalanları çağımızın önemli ve stratejik sosyal iletişim mekânları haline gelmektedir. Bu çerçevede bu alanlardaki mekânsal ilişkiler, mekân kurguları ve yönlendirme sistemleri ve bunların kullanıcılar ile iletişimi bu çalışmada ele alınmıştır. İç mekân tasarımı kapsamında büyük ölçeğe sahip alanlardan havaalanlarının kullanıcıları uçuş alanlarına doğru yönlendirme, hızlı ve aktif mekânsal çözümleme önerileriyle, havaalanlarının sunduğu ortam ele alınmış olup, giriş ve geçiş kısmına aracılık eden bu mekânların kullanıcılar ile kurduğu ilişkiler incelenmiştir. Çalışmada Ankara Esenboğa Havaalanı bekleme salonlarındaki mekânsal kurgular yönlendirme sistemleri ve bu ilişkilerin kullanıcılar üzerindeki etkisinin analizi yapılmıştır. Araştırmada yön bulma kavramının yolcular üzerinde mekânsal uyarıcı ve deneyimleri, mekân algısı, iç mekânda bulunan donatılar, ışık, renk, doku ve malzemeler üzerinden değerlendirilmektedir. Bu kapsamda, bu araştırma ile Ankara Esenboğa Havaalanında uçuş saatlerinin gelmesini bekleyen yolcuların mekânı deneyimleme, mekân algısı ve algıda seçicilik kavramları ele alınmıştır. Kadın ve erkek sayısının eşit tutulduğu anket çalışmasında kullanıcı tercihlerinin hangi kriterlere göre şekillendiği, öncelik sıralamaları araştırılmıştır. Bu çalışmanın hem havaalanı iç mekânının deneyimlenmesi sırasındaki yaşamsal ve mekânsal süreçlerin özelliklerini anlamak hem de buna bağlı olarak yoğun sirkülasyona sahip olan bu alanlardaki mekânsal ilişkilerin ve yönlendirme sistemlerinin kullanıcılara katkıda bulunması beklenmektedir.

Bekleme birimleriHava alanlarıHava alanları yer hizmetleri+5
Ayşe Ecem Çelik
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sanat ve tasarım eğitiminde hibrit uygulamalar: Karıştırılmış gerçeklik (Mixed reality) uygulamalarının incelenmesi

Sanat ve tasarım eğitiminde geleneksel yöntemler ile gerçekleştirilen çizim ve objelerin yeniden üretilmesi, alternatifler oluşturulması ve çoğaltılması için zaman ve malzemenin etkin ve verimli kullanımı önemli unsurlardır. Hâlihazırda tasarım süreçlerinde kullanılan bilgisayar destekli tasarım uygulamaları bu süreçlerin zenginleştirilmesi yönünde her geçen gün dinamik gelişmeleri barındırmaktadır. Dijital ortam destekli tasarım uygulamaları özellikle ürün tasarımı, mimarlık, sanat ve tasarım alanının çeşitli dalları gibi çalışma alanlarının önemli bir gereci olması nedeniyle ihtiyaca göre teknolojik gelişmeler 2 boyutlu, 3 boyutlu modelleme ve görselleştirme araçlarının yanında sanal, arttırılmış ve karıştırılmış gerçeklik uygulamalarını da kullanıcılara sunmaktadır. Bu teknolojik gelişmeler arasında karşımıza karıştırılmış gerçeklik uygulamaları çıkmış ve bu teknoloji önceki uygulamalara yeni bir boyut daha ekleyerek çalışmaların etkinliğini artırmıştır. Gerçek dünyadaki mevcut fiziki objeler ve bilgisayarda üretilen sanal objelerin etkileşimine olanak sağlayarak tasarım sürecinde gerçeklik durumunu ve algısını mantıksal olarak daha da artırarak çalışma imkânı sağlayan bu teknolojinin mevcut önerisi ve geliştirilme potansiyelleri bu çalışmanın konusudur. Mevcut sanat ve tasarım ortamları fiziki, teknolojik ve yardımcı materyal desteğiyle yaratıcılığın artırılması, yeni fikir ve cesaretlendirici ortam ve projelerin geliştirilmesi konusunda kimi zaman çeşitlilik sunmakta sınırlı kalabilmektedir. Bu duruma karıştırılmış gerçeklik uygulamalarının potansiyeli perspektifinden bakıldığında hem dijital üretim hem de somut ürün ve mekân üretimlerine dair öğrencilerine yaratıcılıklarının destekleyebileceği yönünde olumlu bir düşünce sunulmaktadır. Bu teknolojiye dair deneysel çalışmalar yerini sistemli eğitim ortamlarına bırakmıştır. Bu çalışmada geleneksel ve yeni teknolojilerin bir araya gelerek sanat ve tasarım eğitimi ortamlarında karıştırılmış gerçeklik stüdyolarının da oluşturulabileceğine işaret edecektir. Geleneksel eğitim alışkanlıkları uzun ve geniş tabanlı birikim ve deneyim sonucu oluşmuş, çeşitli kültür, görgü ve ihtiyaçlara göre şekillenmiş önemli veriler içerir. Bu nedenle yeni bakış açıları ve yeni teknolojiler ile buluşmada çok önemlidir ve değişmezlerin tanımlanması anlamında göz ardı edilmemelidir. Yaratıcılığın söz konusu olduğu alanlarda kişilerin belli düzeylerde el becerisine ve buna dönük bilgi birikimine sahip olması önemli bir gerekliliktir. Bununla birlikte, sanat ve tasarım alanları içerisinde uyumlandırılacak teknolojik alt yapılar, var olan eğitim sürecine katkı sağlayabilir ve eksikleri gidermekte yardımcı olabilir. Karıştırılmış gerçeklik, bugüne kadar geliştirilmiş dijital tasarım uygulamaları arasında, insanın değişmez gerçeklik algısı ve temel reflekslerine uyumludur. Bu nedenle birbirinden farklı disiplinlerle çalışma, etkileşim sağlama ve iş birliği kurma projeleri bu teknolojinin sunduğu önemli bir olanaktır.

Bilgisayar destekli tasarımHibrit öğrenmeKarıştırılmış gerçeklik+4
Hande Yazıcı
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Hastane mekânlarında deneyim tasarımı bağlamında kullanılan çevresel grafik tasarım elemanlarının etkisi

Sağlık mekânlarında kullanıcıların sosyal ve psikolojik gereksinimlerini karşılayabilen tasarım anlayışına yönelik artan farkındalık mekân-hasta/çalışan psikolojisi ile ilgili araştırmaları ön plana çıkarmaktadır. Hastalara güven ve memnuniyet sağlayabilen, tedaviyi destekleyici yaklaşıma sahip hasta odaklı sağlık mekânı tasarımları çalışmanın çıkış noktasını oluştururken, tasarım disiplinlerinin kesiştiği alanlar içerisinde "Deneyim Tasarımı" ise fiziksel çevre içeriğinin etkilerini değerlendirmek, kullanıcıların mekân deneyimini anlamak açısından çalışmaya yön vermektedir. Bununla birlikte hastanelerin iç mekânlarında yer alan "çevresel grafik tasarım" elemanları, hastaların mekân deneyimi ile oluşan yönlendirme, bilgilendirme ve mekân algısı gibi kriterleri biçimlendiren unsurlar olarak karşımıza çıkmaktadır. Öte yandan, çevresel grafik tasarım, mekân ilişkisi ve deneyim tasarımı kesişiminde yapılan çalışmaların yetersiz olması nedeniyle hastane mekânlarında deneyim tasarımı ile çevresel grafik tasarımın kullanıcılar üzerindeki etkilerinin incelenmesi tezin odak noktasını oluşturmaktadır. Bu bağlamda, çalışmanın birinci bölümünde hastane mekanlarındaki deneyim tasarımı ve çevresel grafik tasarımı arasındaki ilişki ve teoriler incelenmiştir. İkinci bölümde, sağlık mekanlarında yer alan çevresel grafik tasarım elemanları; fotoğraf, illüstrasyon, tipografi ve piktogram olarak ayrı başlıklar altında ele alınmış, kullanıcıların mekân deneyimine olan etkileri araştırılmıştır. Ayrıca, hastane mekanlarındaki fotoğraf, tipografi, illüstrasyon ve piktogram alt başlıklarında ele alınan çevresel grafik tasarım elemanlarının sağlık mekanları ile olan ilişkisinde etkili olan tasarım ölçütleri belirlenmiştir. Üçüncü ve dördüncü bölümlerde, hastanelerde görülen güncel çevresel grafik tasarım uygulamaları incelenerek, çevresel grafik tasarım elemanlarının bu mekanlardaki işlevi tespit edilmiştir. Bu doğrultuda çalışmaya katkı sağlayabilecek yeterli görsel elemana sahip araştırma mekanları belirlenmiş ve bu hastanelerde anket çalışması öncesinde yapılan gözlemler beşinci bölümde anlatılmıştır. Son bölümde ise hasta, sağlık personeli ve doktor gibi kullanıcı gruplarına uygulanan anketler ile çevresel grafik tasarım elemanlarının; bilgilendirme, rahatlama, yönlendirme, kurumsal algı, estetik, mekân aidiyeti ve güvenlik ölçütlerinin kullanıcıların mekân deneyimi üzerinde yol açtığı etkilere dair veriler elde edilmiş ve değerlendirilmiştir. Bu çalışmada sağlık mekanlarında, çevresel grafik tasarım elemanlarının kullanıcı algısı üzerindeki etkileri araştırılmış ve aktif bir etkileşim alanı olan hastane mekânlarında karşımıza çıkan çevresel grafik tasarım elemanlarının belirlenmesinde rol oynayan tasarım ölçütlerinin, deneyim tasarımı üzerindeki etkileri belirlenmiştir. Çalışmanın sonucunda, iç mekân tasarımında çevresel grafik tasarım elemanlarının, kullanıcının mekân algısını ve mekân verimliliğini etkilediği gerçeğinden yola çıkarak, her iki alanı da kapsayan bir deneyim tasarımı vasıtasıyla ortaya konacak çözümlemelerin, sağlık mekânlarında çevresel grafik tasarım bağlamında katkı sağlaması hedeflenmiştir.

Deneyim tasarımıGrafik tasarımıHastaneler+2
Fatoş Çakıcıoğlu
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bir sosyal ve kültürel bellek oluşturma: Tasarım müzesi

Tasarım müzeleri dünyada yaygınlaşan ve merak edilen bir kültürel mekân haline gelmiştir. Tasarım müzesi bir tasarımcının kimliğini tanımlayacağı, tasarımın büyüsüne kapılacağı aynı zamanda tasarımı yeniden keşfedeceği, yepyeni fikirlere varacağı bir ortam olarak düşünülebilir. Tasarım müzesinin etkilediği topluluk sadece tasarımcılar değildir, tasarım müzesi toplumun birçok kesimini etkilemektedir çünkü bir anlamda toplumun tercihlerinin, kültürel birikiminin, tarihsel bilincinin yansıması ve kaydıdır. Tasarım müzesi ürünlerin niteliklerinin zamana yayılarak değerlendirilebileceği toplumdan etkilenen ve toplumu etkileyen, toplumu besleyen ve toplumsal olaylardan beslenen hem ekonomik hem sosyal hem kültürel hem politik hem apolitik hem demokratik bir oluşumdur. Bu çalışmada tasarım müzelerinin oluşum süreçleri, var olma hikâyeleri ve farklılık gösteren karakterleri incelenip analiz edilmeye ve bileşenlerine ayrılmaya çalışılacaktır. Tasarım müzesini var eden katmanlar ve bunların farklı bileşimlerle bir araya gelmesiyle oluşan her tasarım müzesini kendine özgü kılan formülleri, içerikleri ile değerlendirilecektir. Bu sayede tasarım müzesinin var oluş sebepleri daha iyi anlaşılıp daha sonraki tasarım müzeleri için bir ilişki haritası, yol haritası çizmek mümkün olabilecektir. Tasarım müzelerinin hiçbiri kendi sosyokültürel bağlamından uzak değerlendirilemez ve ondan kopuk var olamaz. Bu araştırmada tasarım yüksek lisansı disiplinler arası bakış açısıyla tasarım müzesi bu çerçeveden analiz edilmeye çabalanmış ve çalışmanın sonunda tasarım müzesi ve tasarım belleği oluşturma yolunda Türkiye'nin durumu bulgular üzerinden değerlendirilmiştir.

BellekMüzelerSergileme+3
Rabia Harmankaya
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Tasarımın firma performansına etkileri ve Türkiye analizi

Ürünlerin pazar payları ile tasarım ilişkisini inceleyen bilimsel çalışmaların sayısının artması, tasarımın ticari bir faaliyet olarak önemini artırdığını göstermektedir. Günümüzde firmalar tasarım stratejilerini ve yatırımlarını bu duruma ayak uyduracak şekilde güncellemektedir. Tasarımın değerini ve rekabetteki etkisini gösteren bu çalışmaların eksik bir yanı, finansal performansa dayalı ölçümlerin gerçekleştirilememesi veya gerçekleştirilmiş olsa da kapsamının sınırlı olması ve öznel bir bakış açısına sahip olmasıdır. Tasarımın tanımının birçok disiplin için farklılık göstermesi, Ar-Ge gibi ölçüm ölçütlerinin bulunmaması ve firmanın pazarlama, ürün geliştirme gibi başka iş alanları ile olan ortak etkileşimli süreçleri, tasarımın tek başına değerlendirilmesini engellemektedir. Bu engeller göz önüne alındığında, bu çalışmanın amacı, nicelleştirilebilir bir ölçüt olarak ve firmanın tasarıma yaptığı bir yatırım göstergesi olarak endüstriyel tasarım tescillerinin, firmaların faaliyet alanları üzerine ve finansal performansı üzerine etkisini ortaya koyan bir çerçeve çizmektir. Çalışmanın ilk bölümünde, belirtilen bu konular literatür taraması ile incelenirken, ikinci bölümünde ülkemizde gerçekleştirilen tasarımların firmaların performansı üzerindeki rolü analiz edilmektedir. Analizde kullanılan veri kümeleri, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının 2014 yılında uygulamaya koyduğu, 8 ayrı kamu kurumunun bilgilerini içeren ve kamu politikalarında da önemli ölçüde yer alan Girişimci Bilgi Sisteminden (GBS) elde edilmiştir. Haftada ortalama 1 tasarım gerçekleştiren firmalardan, 16 ayda 1 tasarım gerçekleştiren firmalara kadar geniş ölçekteki 6413 firmanın verisine ulaşılmış ve bu firmaların karlılıkları, menkul kıymetleri, satışları, ihracat değerleri, çalışan sayıları ve çalışan ücretleri farklı etkenler ele alınarak değerlendirilmiştir. Çalışma sonucunda ekonomik göstergelerin, yüksek tasarım tesciline sahip firmalarda yüksek olduğu; yalnızca çalışan ücretlerinin tasarım tescil miktarı ile orantılı seyretmediği görülmüştür. Tasarımın niceliksel olarak ölçümünün yanı sıra, özgün tasarımın etkilerinin ölçülmesi amacıyla prestijli yarışmalardan başarı elde eden firmaların performans göstergeleri ölçülmüş; bu ölçümde ise göstergelerin tamamının örneklemdeki 6413 firmanın ortalamasına göre yüksek olduğuna ulaşılmıştır.

Finansal performansFirma performansıPerformans+3
Gülsevi Esra Bal
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Gestalt kuramı bağlamında reklam tasarımında mekan kullanımı

Tüketim ve tasarım kavramlarını bir araya getiren reklam, ürün veya hizmet hakkında bilgi vererek ikna etme yolunu kullanırken, tasarım ve estetiği önceleyen anlayışa sahip bir iletişim aracıdır. Tüketici ile sağlanan bu iletişim toplumun içinde bulunduğu kültürü yansıtırken, aynı zamanda toplumu yönlendirici bir güce sahiptir. Bu güce sahip olan reklamın başarısı, tasarımın başarısı ile doğru orantılıdır. Bu araştırma kapsamında; günümüzde reklam anlayışını doğru tanımlamak amacıyla, öncelikle reklamın tarihçesi ele alınacak, reklamın verdiği mesajın tüketici tarafından anlamlandırma süreci olan algı ve görsel algı Gestalt algı kuramı bağlamında incelenecektir. Reklam tasarım ilişkisi analiz edilerek bileşenleri araştırılacak, reklam tasarımı, reklam mekanlarının tasarımı ve verdiği mesajın tüketici üzerindeki etkisi, disiplinler arası tasarım ve tüketici perspektifinden analiz edilecektir. Çalışmanın sonunda tez kapsamında hazırlancak reklam filmi izletilerek uygulanan anket ile izleyicilerin reklam mekanlarını ne kadar fark ettiği, reklamın vermek istediği mesajı mekanın ne kadar pekiştirdiğini, mekan tasarımının bütünlük sağlamadaki etkisini ölçme amacıyla, reklam tasarım ve mekan tasarım arasındaki ilişki elde edilen veriler ile değerlendirilecektir.

Gestalt KuramıGestalt yaklaşımıMekan+4
Zeynep Yanık
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Müze sergileme tasarımında bir bütüncül yöntem olarak hizmet tasarımı PTT Pul Müzesi ve Erimtan Arkeoloji ve Sanat Müzesi örneği

"Hizmet Tasarımı" son on yıldan itibaren iş hizmetleri, iletişim, inşaat ve mühendislik, dağıtım, eğitim, çevre, finans, sağlık, turizm, eğlence, ulaşım olmak üzere tüm alanlarda oldukça güncel ve gelişmekte olan multi-disipliner bir yaklaşımdır (Shanker, 2008). Bu çalışmanın amacı soyut ve somut yönleriyle kapsamlı bir kavram olan hizmet tasarımının tasarım boyutunu ele almaktadır. Müzelerde sergileme tasarımı incelendiğinde mekânın cephesinden iç mekanına, basılı tasarım öğeleri, sergileme tasarımı, web tasarımı, hareketli görsel tasarımı, yönlendirme ve bilgilendirme tasarımı gibi tasarım kimliğini oluşturan hizmet tasarımı ile olan ilişkisi görülmektedir. Müzelerde sergileme tasarımı kimliği ziyaretçi tarafından algılanması gerektiği için de tasarımın her boyutu ile iş birliği içinde olan sergileme tasarımı kavramı hizmet tasarımı bağlamında ele alınmıştır. Bu bağlamda, çalışmanın birinci bölümünde hizmet tasarımının farklı disiplinlerden çeşitli metot ve araçları bir araya getiren disiplinler arası bir yaklaşım olduğu anlatılmıştır. İkinci bölümde, hizmet tasarımı müze ilişkisi kurularak müze ve müzeciliğin zamanla gösterdiği değişimler ele alınmış ve müzelerin sergileme işlevlerinden sergileme tasarımının bütüncül ilişkisi konum, cephe, logo tasarımı, afiş, broşür, müze rehberi, katalog tasarımları, yönlendirme ve bilgilendirme tasarımı, mekânsal, fotografik, illüstratif, tipografik ve dijital uygulamalar olarak ayrı başlıklar altında ele alınmıştır. Bu araştırmada tasarım yüksek lisansı disiplinler arası bakış açısıyla hizmet tasarımının müzelerdeki segileme tasarımı kimliği bütüncül bir yaklaşım ile ele alınmıştır. Hizmet tasarımı bütüncül yaklaşımı Ankara PTT Pul Müzesi ve ERİMTAN Arkeoloji ve Sanat Müzesi örneklemleri hizmet tasarımı, müzelerin sergileme yaklaşımı, müze sergileme tasarımı kimliği bağlamları üzerinden hizmet tasarımının ve sergileme tasarımının fiziksel içeriği bağlamında alt bileşenleri karşılaştırmalı olarak irdelenecektir. Anahtar Kelimeler: Hizmet Tasarımı, Sergileme Tasarımı, Bütüncül Tasarım

Bütüncül tasarımGrafik tasarımıHizmet tasarımı+6
Burcu Melike Subaşı
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Tasarım odaklı düşünme yönteminin benlik saygısı ve yaratıcılık ile bilişsel ve duygusal bağlamda ilişkilendirilmesi: Bir etkinlik çalışması

1960'ların sonunda temellerinin atıldığı ilk andan itibaren gelişim sürecini ivmeli olarak devam ettiren Tasarım Odaklı Düşünme (Design Thinking) tasarlama, problem çözme, öğrenme gibi pek çok farklı nedenle uygulanan ve eğitim, iş dünyası gibi alanlarda katma değer yaratabilen bir yaklaşım ya da yöntem olmuştur. Tasarım düşüncesi sürece dâhil olan kişilerin duyarlılıklarını, sorun çözmedeki yaklaşımlarını ve yaratıcılıklarını etkilemektedir. Bu bağlamda gözlem, görselleştirme, hızlı öğrenme, birlikte çalışma, strateji geliştirme kabiliyetlerini arttıran insan odaklı ve yenilikçi bir süreci içinde barındırır. Yani belirli şartlar altında çözümleri analiz etmek için duygudaşlık (empati), yaratıcılık ve rasyonelliğin bir araya getirilebilmesidir. Tasarımcılar tarafından problem çözmede kullanılan yöntemlere benzeyen ve farklı disiplinlere ve araştırma ilkelerine sahip insanlar tarafından kullanılabilecek bilişsel ve duygusal süreçleri içeren bir yöntemdir. Eğitim, hayat boyu öğrenmenin desteklendiği değişken, dinamik ve temel bir olgudur. Eskiden eğitim, bilginin aktarılması ile sınırlıyken, teknoloji ile bilgiye erişimin hızlanması, içeriğin bütünden ufak alt başlıklara bölünerek üretilmesi, farklılığın, yeniliğin, yaratıcılığın ön plana gelmesi eğitimin değişmesi, ya da eğitimin veriliş biçiminin değişmesini gündeme getirmektedir. Alanyazında tasarım odaklı düşünme yönteminin isteklendirme (motivasyon), yaratıcı düşünme, eleştirel düşünme, öğrenme deneyimi, problem çözme becerisi, özyeterlik, ergonomi gibi birçok kavramla ilişkisi incelense de benlik saygısı (self-esteem), duygulanım ve yaratıcılıkla ilişkisini inceleyen bir çalışmaya rastlanmamıştır. Bu araştırmada TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Mimarlık ve Tasarım Fakültesi'nin dört farklı bölümünde eğitim görmeye devam eden 31 öğrencinin katıldığı bir Tasarım Odaklı Düşünme etkinliği yapılmış ve tek gruplu öntest-sontest uygulamasıyla Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği, Yaratıcı Düşünme Becerisi Ölçeği ve Pozitif-Negatif Duygu Ölçeği kullanılarak katılımcılardan veriler toplanmıştır. Bu ölçekleri kullanarak teste katılan öğrencilerin Tasarım Odaklı Düşünme eğitimi almadan önce ve aldıktan sonraki cevapları değerlendirilmiş ve bu yaklaşımın problem çözme becerisi, kendine güven ve bilişsel esneklik konularında etkileri incelenmiştir.

Benlik saygısıBilişsel esneklikEndüstriyel tasarım+5
Emre Şahin
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Engelli çocuklar için okul mekanlarında çevresel grafik ve yönlendirme tasarımının etkileri

Engellilik, gelişen dünyada hassasiyetin zaman içerisinde arttığı ve tasarım algısının yasal çizgilerine dâhil edildiği bir durumdur. Engelli bireyler, toplum içerisinde hem sosyal hem de fiziksel olarak kendilerine yer edinmede zorluk çekmektedirler. Bu durum bireylerin eğitim haklarını olumsuz etkilemektedir. Bu çalışmada, engelli okulları iç mekân ve çevre tasarım kriterlerinde çevresel grafik ve yönlendirme tasarımı etkileri araştırılmıştır. Milli Eğitim Bakanlığı Örgün Öğretim Kurumları ve Özel Eğitim Kurumları tip projelerinin iç ve dış mekânlarının engelli erişim açısından, antropometri, ergonomi, renk, algılama iletişim, yönlendirme ve bilgilendirme tasarımı açısından detaylı incelenmesi yapılmış olup, mekân tasarımının engelli birey üzerine olan sosyolojik ve fizyolojik etkileri değerlendirilmiştir. Son yıllarda engelli bireylerin toplumdaki yeri, sosyalleşmesi ve istihdamı için devlet kapsamında olan özel proje içerik ve mekân tasarım ölçütleri de ele alınmıştır. Herkes için tasarım ilkesinin mekânlarda uygulanmasının, engelli bireyin toplum içerisinde yer edinip mekânsal haklarına sahip olması hususunda etkisi büyüktür. Çalışma, örnek projeler üzerinden karşılaştırma ve değerlendirme olarak engelli çocukların okullara erişilebilirliğini çevresel ve yönlendirme tasarımı açısından inceleme kapsamlıdır. Anahtar Kelimeler: Engelli Eğitim Hakları, Engelli Okulları, Erişilebilirlik, Çevresel Grafik Tasarım, Yönlendirme Tasarımı, Renk.

Engelli çocuklarGrafik sanatlarOkul binaları+7
Nadide Mecit
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kişisel koruyucu donanım tasarımlarının kadınların iş hayatındaki yeri: Karşılaşılan sorunlar ve çözüm önerileri

Bu araştırma kişisel koruyucu donanım tasarımlarının kadınların iş hayatındaki yerini, önemini karşılaşılan sorunları ve çözüm önerilerini ortaya koymayı amaçlamıştır. Nitel araştırma yöntemleri temelinde ele alan bu araştırma durum çalışması modeli ile desenlenmiştir. Durum çalışması deseni olarak bütüncül çoklu durum deseni seçilmiştir. Araştırma kapsamında Covid-19 sebebi ile görüşmeler Google Form uygulamasından açık uçlu sorularla yapılmıştır. Araştırmada sadece kadın çalışanlarla görüşülmüştür. Kadın çalışanların meslek grupları; sağlık çalışanları, mühendis-tasarımcı-kalite uzmanı, mimarla ile sınırlanmıştır. Araştırmaya katılan kadın çalışanların yaş aralığı 24 - 61'dir. Toplam katılımcı sayısı 23'tür. Katılımlardan 4 kişi İtalya'da yaşamaktadır. Araştırmaya eklenen İtalyan katılımcılarım sebebi; Covid-19 sürecinde İtalya'nın yüksek kayıplar yaşaması, basına en çok İtalyan doktor ve hemşirelerin yansımadır. Araştırmaya katılan 23 kişide 22 katılımcının, cevaplarının çalışmanın araştırma soruları ve hipotezlerini yanıtlamaya yeterli veri sağlandığı görülmüştür. Araştırmaya boyunca "Kişisel koruyucu donanımla ilgili ulusal ve uluslararası yasa, yönetmelik ve ilkeler nelerdir?", "Kişisel koruyucu donanımların üretim ve kullanımında karşılaşılan tasarımsal ve ergonomik sorunlar nelerdir?", "Kadınlara yönelik kişisel koruyucu donanımlarda karşılaşılan tasarımsal ve ergonomik sorunlar ve çözüm önerileri nelerdir?" sorularına cevaplar aranmıştır. Anahtar Kelimeler: Kişisel koruyucu donanım, Kadın ergonomisi, Feminist düşünce, Tasarım, İş sağlığı ve güvenliği

ErgonomiFeminizmKişisel koruyucu donanım+6
Naz Öcal
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

El rehabilitasyonunda oyun kumandası özelliğine sahip egzersiz aracı tasarım ve geliştirilmesi

İnsan vücudunun kompleks ve çok yönlü bir parçasını oluşturan el, herhangi bir deformite sonucunda kişinin aktif iş hayatını ve günlük yaşam aktivitelerini etkilemektedir. Aktif iş hayatına dönmek için gerekli rehabilitasyon süreci uzun süreli ve düzenli katılım gerektirmekle birlikte, hastalar tarafından ilgi çekici bulunmamaktadır. Süreç içerisinde reçete edilen egzersiz programlarının klinik olarak kanıtlanmış terapötik faydalarına rağmen, hastaların çoğunluğu tarafından uygulanmamaktadır. Bu durum egzersiz programlarının iyileşmeye olan katkısını sınırlamaktadır. Hastaların egzersiz programlarına düzenli katılımlarını sağlamak için motivasyona ihtiyaçları vardır. Bu çalışmada terapötik egzersizlerin video oyun kumandası özelliği olan egzersiz aleti ile gerçekleştirilmesinin hastaların egzersiz programlarına katılımına etkisi araştırılmıştır. Bu amaçla çok sayıda 2 boyutlu (2B) oyunu kumanda edebilecek bir çift oyun kumandası geliştirilerek hastaların kullanımına sunulmuş ve deneyimleri hakkında görüşleri alınmıştır. Katılımcıların aktivite sırasındaki motivasyon değerleri ortalamanın üstünde çıkmış, katılımcılara reçete edilen egzersiz programlarını uyulmadığı tespit edilmiş ve beyan ettikleri egzersiz miktarı ile kayıt altına alınan egzersiz miktarlarının birbiri ile uyumlu olmadığı görülmüştür. Çalışmanın en büyük sınırlılığı, kullanıcı araştırmasının COVID-19 pandemi sürecinde tamamlanması sebebiyle katılımcı sayısının düşük kalmasıdır.

Davranış değişiklikleriEgzersiz araçlarıEl+4
Fikriye Büşra Kaboğlu
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Acil barınma ünitesi temininde parametrik tasarım ve katmanlı üretimin incelenmesi

Bu araştırmada acil durumlarda barınma ihtiyacını sağlayan ürünlerin, üretim, depolama, taşınabilirlik ve kullanım özelliklerinden kaynaklanan sorunlarının çözümünde; hammadde stoklama ve afet alanlarında üretime olanak sağlayan katmanlı üretim teknolojisi ve parametrik tasarım yöntemi kullanımının sağlayacağı avantajları araştırmak ve bu avantajların uygulanabilmesi için tasarım kriterlerini belirlemek amaçlanmıştır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden faydalanılmıştır. İlk olarak, alan yazın araştırması ile katmanlı üretim, 3 boyutlu yazıcı ile betonarme yapı üretimi, parametrik tasarım araçları, acil barınma ihtiyaçları konularında güncel bilimsel bilgiler derlenmiştir. Sonraki aşamada beton malzeme ile katmanlı üretim teknolojisi parametreleri belirlenmiş ve malzeme özellikleri bağımsız değişken olmak üzere yapı geometrisi alternatifleri çevresel koşullar, kullanım özellikleri, barınan kişi sayısı bağlı değişkenlerine göre parametrik tasarım alternatifi geliştirilmiştir. Uluslararası literatürde, katmanlı üretim teknolojisi ile üretilen yaşam alanları bulunmakla birlikte, ülkemizde gerçekleştirilmiş bir çalışma bulunmadığı görülmüştür. Alan yazın araştırması doğrultusunda belirlenen mevcut acil durum yapılarından kaynaklı problemler; iklim ve zemin koşullarına uygunsuzluk, alev alma, kurulum için deneyimli personel gerekliliği ve bu kişilerin sayısının azlığı nedeniyle kurulum süresinin uzaması, değiştirilebilir ve kişiselleştirilebilir olmayan yapılar ve acil barınma için stoklanan ürünlerin kullanım zamanı geldiğinde yıpranmış olmalarıdır. Acil durum sonrası barınma ünitesi tasarımlarında katmanlı üretim teknolojisi ile yerinde üretim ve parametrik tasarım araçlarının birlikte kullanımının, geleneksel yöntemler olan çadırlar ve barakalardan kaynaklı problemlerin çözümünde etkili ve verimli bir biçimde kullanılabileceği sonucuna varılmıştır.

Acil durumlarBarınmaKatmanlı üretim+3
Emel Baş
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çağdaş müze mekânlarının tasarımında kullanıcı deneyiminin bir bağlam yaratma aracı olarak kullanımı

20.yy.'ın ikinci yarısında Postmodern kültürün, 21.yy.'ın içinde bulunduğumuz ilk yarısında dijital teknolojilerin etkilediği düşünce ve davranışlar; bireylerin olayları, nesneleri ve kavramları farklı bir bağlamda tüketmeye başlamalarına neden olmuştur. Hemen her alanda izlenebilen bu değişim, mekân kavramının farklı bağlamlardaki varlığının ve niteliğinin yeniden araştırılmasının yolunu açmıştır. Yalnızca fiziksel ve algısal sınıflandırmalarla ele alınan bir kavram olmaktan çıkan mekân, günümüz ideolojilerinin sunduğu açılımlarla öteki/üçüncü mekân olarak, yeni boyutlar kazanmıştır. Topluma hizmet için çalışan bir sergi mekânı olarak müze mekânları da gelişen mekân algısı dahilinde hem gerçek ortamlarında hem de sanal ortamlarda anlatımı kuvvetlendirmek adına yeni bağlamlar, yeni alanlar ve bunlar üzerinden yeni deneyimler sunmaktadır. Dünkü algısına kıyasla 'ne' göstereceğinden çok 'nasıl' göstereceğine odaklanan mekânlar haline gelen çağdaş müzeler, ev sahipliği yaptıkları sergileri bir tür deneyim mekânı haline getirmiş; bu yaklaşım, sergilerin temsil türlerinin ve gösterim tekniklerinin çeşitlenmesini sağlamıştır. Bu çeşitlilik serginin var olduğu reel ve sanal platformlarda sergi deneyimi kavramının önemine vurgu yapmaktadır. Bu bağlamda çalışma genelden özele bir akışla, 'Mekân Kavramı', 'Bir Sergi Mekânı Olarak Müzeler' ve 'Bir Deneyim Mekânı olarak Sergiler' olmak üzere üç temel başlık üzerinde yapılandırılmıştır. Çalışmanın sonucunda literatür araştırmasına paralel bir şekilde sentezlenen analiz bölümü yer almaktadır.

BağlamDeneyimDeneyim tasarımı+6
Merve Özlek
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Peptitlerin altın (Au) {111}-yüzeyi ile etkileşimlerinin incelenmesi

Proteinler ve peptitler, doğada yaşam için gerekli olan, metabolik reaksiyonları katalize etme, DNA replikasyonu, moleküler taşınım, yumuşak ve sert doku (kemik, diş) oluşumu da dahil olmak üzere çok çeşitli hayati işlevler ve süreçlerde yer alırlar. Günümüzde, protein ve peptitler biyonanoteknolojide inorganik malzemeler (Ag, SiO2, TiO2, Pd, Pt, grafene, hidroksiapatit, vb.) ile bütünleşmiş bir şekilde, biyosentez, biyoalgılayıcılar, ilaç taşınımı ve hedeflenmesi gibi çeşitli alanlarda kullanılmaktadır. Burada, peptitlerin malzemelere spesifik olarak bağlanabilmeleri cihaz performanslarını etkilemektedir. Spesifik bağlanma peptitlerin amino asit sekanslarına ve dolayısı ile yapılarına bağlıdır. Günümüzde, inorganik malzemelere bağlanabilen peptitler doğadan esinlenerek ve/veya deneysel kombinatoryal seçim yöntemleri kullanılarak bulunmaktadır. Bu nedenlerle, inorganik malzemeler ile peptitler/proteinler arasındaki etkileşimlerin anlaşılması ve istenilen malzemeye özgü ve istenilen özelliklerde peptit/protein tasarımı teknolojik gelişim için çok önemlidir. Altın, iletken bir inorganiktir ve yüzey modifikasyonuna uygundur ve peptitlerle modifiye edildiğinde biyogörüntüleme, biyosensörler, kanser tedavisi ve ilaç taşınımı gibi pratik uygulamalarda kullanılabilir. Bu tez kapsamında, peptitlerin Au {111}-yüzeyi ile etkileşim mekanizmasını anlamak için atomistik modelleme yöntemleri (NAMD) kullanılmıştır. Yapılan çalışmalar ile altına bağlandığı bilinen peptitlerin bağlanma mekanizmaları ortaya çıkarılmış, buna ek olarak peptitlerin amino asit dizilimleri ve Au {111}-yüzeyleri ile bağlanma yapıları ve afiniteleri optimize edilerek peptit tasarlanmıştır.

KonformasyonMoleküler dinamikPeptidler+1
Didem Özkaya
TOBB Economics and Technology University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Seramik sanatçılarının ve endüstriyel seramik tasarımcılarının seramik eğitimine yönelik görüşleri

Bu araştırma ile seramik eğitimcilerinin, sanatçılarının ve endüstriyel seramik tasarımcılarının lisans düzeyinde seramik eğitimine ve bu eğitimin sanatsal ve endüstriyel uygulamalara katkılarına yönelik görüşlerinin değerlendirmesi amaçlanmıştır. Bu araştırma, 2021-2022 eğitim ve öğretim yılında uygulanan seramik eğitim programları konusunda görüşülen güzel sanatlar fakülteleri seramik bölümü öğretim elemanları, seramik alanında tasarımlarını gerçekleştiren tasarımcılar ve seramik sanatçıları ile sınırlı olmuştur. Araştırmada yöntem olarak nitel araştırma desenlerinden durum çalışması kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre seramik eğitim programına ilişkin olumlu ve olumsuz durumlar belirlenmiştir. Bu durumlar seramik eğitim programında yer alan dersler, bu derslerin sayıca ağırlıkta olduğu alanlar, fiziki yeterlilik ve programların imkânları ile ilgilidir. Ayrıca eğitimci kadrosunun niteliği, bütçe imkânlarının sınırlılığı, yetersiz ekipman ve donanım, mezun istihdamında yaşanan sorunlar ortaya konulmuştur. Araştırmanın katılımcılarının görüşlerine göre, eğitim programı açısından seramik eğitimine yönelik kimi öğretim elemanı olumlu görüş bildirirken kimi öğretim elemanı da seramik eğitiminin olumsuz taraflarını dile getirmiştir. Seramik eğitiminde sanat ve tasarım alan seçimine yönelik görüşler de farklılaşmıştır. Bu araştırma göstermiştir ki, çok yönlü olması beklenen seramik eğitim programlarına ilişkin gerekli yenilikler ve düzenlemelerin yapılması hem öğrencilerin mezuniyetlerine ve istihdamlarına hem de seramik sektörüne olumlu katkılar sağlayabilecektir.

Endüstriyel seramikEğitimSanatçılar+4
Azra Gürsoy İnceoğlu
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Tasarım yoluyla araştırma yöntemiyle özgün bir ergonomik bilgisayar faresi tasarlanması ve doğrulanması

Hızla gelişen bilgisayar ve iletişim teknolojileri insanların bilgisayar kullanarak geçirdiği süreyi arttırmıştır. Bu yüzden bilgisayar faresi kullanıcı sayısı ve kullanım süreleri artmıştır. Bu artış beraberinde elin kasılmasıyla oluşan rahatsızlıkları ve ağrıları getirmiştir. Pazarda elin masa üzerindeki pozisyonuna uygun tasarım bulunmamaktadır. Bu tezin amacı; eli nötr pozisyona en yakın şekilde tutabilecek formun geliştirilmesi ve kullanım esnasında minimum kas aktivasyonu yaratacak tasarım ve prototipin test edilmesidir. Tasarımın estetik, fonksiyonel ve ergonomik kriterlere uygun olması araştırma hedefleri arasındadır. Form ve ürün geliştirme çalışmalarının ardından bilgisayar faresi estetik açıdan katılımcılar tarafından incelenmiştir. Bilgisayar performans testine tabi tutularak fonksiyonel yeterlilik analiz edilmiştir. Tasarlanan bilgisayar faresi katılımcıların kollarındaki üç kas grubu aktivasyonları EMG cihazı ile ölçülerek ergonomik açıdan test edilmiştir. Piyasada ergonomik olarak öne çıkan Logitech Vertical model fare referans alınmış ve tasarlanan bilgisayar faresi ile karşılaştırılmıştır. Sonuç olarak tasarlanan bilgisayar faresinin diğer fareden daha estetik, fonksiyonel ve ergonomik olduğu testler sonucunda ortaya çıkarılmıştır.

Bilgisayar faresiBilgisayarlarEndüstriyel tasarım+4
Acar İpek
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Korku yaratmak: Korku oyunlarında kullanılan tasarım unsurları üzerine bir inceleme

Teknoloji, sorunları pratik şekilde çözmek, mevcut çözümleri iyileştirmek, yeni ürünler veya süreçler yaratmak için bilimsel bilgi, araç ve tekniklerin uygulanmasını ifade etmektedir. Elektronik, yazılım, biyoteknoloji, savunma ve hatta eğlence sektörü dahil olmak üzere çok alanı kapsamaktadır. Teknolojinin eğlence sektörüne en büyük katkılarından biri video oyunları olmuştur. Kökleri sinema sektörüne kadar ulaşan ve ondan beslenen video oyunları, dünya çapında her yaştan milyonlarca insan tarafından keyifle oynanmaktadır. Birçok video oyununun filmlere uyarlanması ve bunun tersinin gerçekleşmesiyle iki endüstri giderek iç içe geçmiş durumdadır. Zaman içerisinde, video oyunlarının etkileşimli deneyimi filmlerin sinematik hikâye anlatımıyla birleşmiş, bu durum yeni eğlence biçimlerinin yaratılmasına neden olmuştur. Video oyunları, bilgisayarda, konsollarda veya mobil cihazlarda oynanan ve oyuncunun etkileşim ve katılımını içeren elektronik oyunlardır. Video oyunları, en eski örneklerinin 1950'lerde piyasaya sürülmesinden bu yana önemli ölçüde gelişmiş ve kısa sürede son derece popüler bir eğlence biçimi haline gelmiştir. Aksiyon, macera, rol yapma, simülasyon, spor ve bulmaca oyunları dahil olmak üzere çeşitli türlerde video oyunu bulunmaktadır. Bu türlerin en popülerlerinden biri ise korku oyunlarıdır. Teknolojinin gelişmesiyle, oyunlarda yüksek grafikler, animasyonlar ve görsel efektler kullanılmaya başlanmış, genel anlamda görsel tasarıma katkı sağlamada çok önemli bir rol oynamıştır. Görsel tasarım ise oyunların vazgeçilmez bir parçası haline gelmiştir. Her ne kadar tüm oyun türlerinde etkili olsa da görsel tasarımın etkisinin ve katkısının en çok hissedildiği oyunlar korku oyunlarıdır. Karanlık, atmosferik ortamlar, tüyler ürpertici ve rahatsız edici görüntüler, aydınlatma ve gölgelerin etkili kullanımı, korku oyunlarında gergin ve öngörülemez bir atmosfer yaratmak için yaygın olarak kullanılır. Ürkütücü ses efektleri ve unutulmaz müzikler, korku ve gerilim duygusunu daha da artırabileceğinden, ses tasarımı da korku oyunlarında tasarımın önemli bir parçasıdır. Genel olarak, görsel tasarım, korku oyunlarında çok önemli bir unsurdur ve oyuncuların oynamayı bitirdikten sonra bile uzun süre hafızalarında kalabilecekleri tüyler ürpertici ve sürükleyici bir deneyim yaratmaya yardımcı olmaktadır. Video oyunlarında tasarım unsurlarının; yeri ve oyunlar için öneminin, istenilen etkiyi yaratmak için bu unsurlara güvenen korku oyunları üzerinde incelenerek kanıtlanması çalışmanın odak noktası olmuştur. Bu bağlamda çalışmanın birinci bölümünde oyun sektöründeki rekabet ve rekabete etkisi konusunda tasarım unsurlarının etkisi araştırılmıştır. Çalışmanın önemi vurgulanmış ve alt amaçlar belirlenmiştir. İkinci bölümde ise video oyunlarının temelini oluşturan sinema ve video teknolojisinin, ortaya çıkışından günümüze kadar süren tarihsel süreci hakkında literatür taraması yapılmış, bu üç sektör arasındaki ilişki incelenmiştir. Üçüncü bölümde, çıkan ilk basit video oyunlarından günümüzdeki hiper gerçekçi oyunlara kadarki gelişim süreci ve korku oyunlarının tarihi incelenmiş, oyuncuların bu oyunları oynama nedenleri araştırılmıştır. Dördüncü bölümde video oyunu geliştirme aşamaları ve tasarım unsurları araştırılmış, beşinci bölümde ise bu unsurlar korku oyunları açısından incelenmiştir. Altıncı bölümde çalışma boyunca bahsedilen tasarım unsurları seçilen iki korku oyunu üzerinde incelenmiş, oyunlara katkısı ve oyunlar için önemi ortaya konulmuştur. Oyuncuların düşünce ve görüşlerini almak için bir anket çalışması yapılmış, ankete 128 kişinin katılımı sağlanmıştır. Katılımcılara 21 soru yöneltilmiş, anket sonuçları ve değerlendirmesine yedinci bölümde yer verilmiştir. Son bölümde ise çalışma, elde edilen bilgilerden ve anket sonuçlarından çıkarımlar yapılarak sonlandırılmıştır. Çalışma, korku oyunlarında atmosfer (ses, ışık, mekân), karakter tasarımı, ara sahneler ve renk kullanımının; korku duygusunu yaratmadaki büyük etkisini ortaya koymaktadır. Bu çalışmayla birlikte oyun sektöründeki geliştiriciler ve tasarımcılara tasarım unsurlarının önemini kanıtlamak ve ileride çıkaracakları oyunlar için onlara katkı sağlamak amaçlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Tasarım Unsurları, Korku Oyunu, Karakter, Atmosfer, Ara Sahne

Ara sahneAtmosferBilgisayar oyunları+7
Selin Ersan
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye Radyo Televizyon Kurumu'nun (TRT) ve özel tv kanallarının kimlik jeneriklerinin görsel iletişim tasarımı bağlamında karşılaştırılmalı olarak incelenmesi

Günümüzde kimlik jenerikleri gelişen teknolojilerin sunduğu imkanlarla ve iletişim, pazarlama, hareketli grafik tasarım gibi farklı alanlarla işbirliği halinde TV kanalları açısından önemini gittikçe arttırmaktadır. Görsel iletişim tasarımı bağlamında TRT (TRT1, TRT2, TRT Spor, TRT Çocuk) ve özel TV kanallarının (TV8, Kanal D, Fox, Show TV, ATV, Star TV) kimlik jeneriklerinin karşılaştırmalı incelemesini sunan bu çalışmada jenerikler Roland Barthes'ın göstergebilimsel çözümleme yöntemi aracılığıyla incelenmiştir. Çalışmanın bulguları, görsel iletişim tasarımı açısından karşılaştırıldığında TRT kanalları ile özel kanalların kimlik jeneriklerinde tasarım ve kullanılan görsel dil açısından farklılıklar olduğunu göstermektedir. TRT kanalları ile özel kanalların kimlik jeneriği tasarımlarında renk paleti, görsel efektler, müzik, ses, tasarım üslubu açısından farklılıklar bulunmaktadır. TRT kanallarının kimlik jeneriklerinde müzik, destinasyon seçimi (Kapadokya, Göbeklitepe), önemli günlerin temsili (milli bayramlar), görseller (Türk bayrağı, sekiz köşeli yıldız) bağlamında milli unsurların ön plana çıktığı görülmektedir.

Görsel iletişim tasarımıJenerikKimlik+3
Burak Demirkaya
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İçmimarlık öğrencilerinin tasarım yaklaşımının sinematik iç mekân analizleri ile desteklenmesi: Sineiçmekân ders modeli örneği

Bu çalışma, içmimarlık öğrencilerinin sinema filmi iç mekânlarını analiz etmeyi öğrenerek iç mekânda atmosfer tasarımı anlayışlarının ne derece gelişebileceğini araştırmak üzere yapılmıştır. Bu kapsamda Sineİçmekân adı verilen bir ders modeli kurgulanarak içmimarlık öğrencileri üzerinde araştırma yapılmıştır. Nitel araştırma modellerinden eylem araştırması yapılarak gerçekleştirilen bu çalışmada veri toplama aracı olarak mevcut durum analiz formları, mekân analiz formu, jüri değerlendirme formu, görüşmeler ve gözlem tekniği kullanılmıştır. Bu tezde; (1) sinema ve mekân ilişkisi kapsamında yapılan çalışmalara, (2) sinema ve içmimarlık disiplinlerinin etkileşimine, (3) sinemada iç mekân temsili ve bu temsilin araştırma için belirlenen kriterler ışığında nasıl incelendiğine, (4) yapım tasarımı ödüllü filmler üzerinden yapılan mekân okumalarına, (5) hazırlanan ders modelinin genel yapısı, içeriği ve sürecine, (6) araştırmanın yöntemine, (7) araştırmadan elde edilen bulgulara ve (8) bulguların yorumlanması ile araştırmadan elde edilen sonuca yer verilmiştir. Çalışmada Sineİçmekân ders modelinin içmimarlık öğrencilerinin mekân atmosferi oluşturmasına olumlu katkılarının olduğu ve ders modelinin öğrenciler ile uzmanlardan alınan dönütler doğrultusunda geliştirilebileceği tespit edilmiştir. Bu bağlamda tezin sinema ve içmimarlık disiplinlerinin etkileşimini kurmakla birlikte içmimarlık eğitimine katkı sağlaması hedeflenmiştir.

Mekansal analizSinemaSinematek+5
Pınar Bostancı
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Tasarım stüdyolarında gün/güneş ışığının etkin kullanımı üzerine bir analiz

Hayatın her alanında enerji verimliliği gözetilirken, temiz enerji olarak adlandıran doğal ışık kaynaklarının iç mekân tasarımında kullanımı asgari düzeyde tutulmaktadır. Bu nedenle gün ve güneş ışığının aktif olduğu süre boyunca doğal aydınlatmayı etkin bir biçimde iç mekân tasarımına dahil etmek doğru bir yaklaşım olacaktır. İç mekânda çeşitli tasarım kararları ile gün/güneş ışığından üst düzeyde fayda sağlanırken, o mekânda yapay aydınlatma enerjisinin tüketimine yönelik maliyetlerde bir düşüş yaşanmasına olanak sağlanacaktır. Bu bağlamda tez kapsamında araştırma alanı olarak eğitim yapılarına odaklanılmıştır. Çalışma alanını daha özele indirgemek adına gün içerisinde kullanım yoğunluğu oldukça fazla olan tasarım stüdyoları özelinde bir analiz gerçekleştirilmiştir. Tasarım stüdyoları, üniversitelerin içmimarlık ve çevre tasarımı, mimarlık, görsel iletişim ve endüstri ürünleri tasarımı bölümleri tarafından haftanın her günü ve her saati yoğunlukla kullanılan mekânlar olarak tanımlanabilir. Üniversite içerisinde bulunan diğer dersliklere göre daha yoğun kullanım sürelerine sahiptir. Bu bağlamda yapılan literatür taraması sonrası ortaya konan tasarım kriterleri kapsamında çalışma alanı analiz edilmiş ve iç mekânların azami düzeyde doğal ışık alımının sağlanması yönünde tasarımın önemi ortaya konmuştur. Araştırma kapsamında birinci bölümde, konunun önemi, amacı – kapsamı, yöntemi ve kurgusu aktarılmıştır. İkinci bölümde, tezin temelini oluşturan doğal aydınlatma kapsamında gün ışığı, güneş ışığı ve yansıyan ışık tasarım kararları ve kriterleri detaylı bir literatür taraması ile ortaya konmuştur. Üçüncü bölümde ise araştırma alanının fiziksel ve fonksiyonel özelliklerini daha iyi anlamak adına tasarım stüdyoları tariflenmiştir. Dördüncü bölümde, araştırma alanı olarak seçilen TOBB ETÜ tasarım stüdyoları gün /güneş ışığı tasarım kriterleri kapsamında incelenerek simülasyon programları ile analiz edilmiştir. Beşinci ve son bölümde elde edilen verilerin sonuçları ve bu sonuçlara göre öneriler ortaya konmuştur.

Doğal aydınlatmaEnerji verimliliğiGün ışığı+3
Hamide Güler
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00

İlgili konular