Mathematics teaching

991 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

2019-2023 yılları arasındaki LGS matematik sorularının TIMSS bilişsel alanlarına, Matematik Öğretim Programına ve MATH taksonomisine göre incelenmesi

Bu çalışmanın amacı 2019-2023 yılları arasında Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamında yapılan merkezi sınavlarda sorulan 100 matematik sorusunu Matematik Öğretim Programı (MÖP) kazanımları, TIMSS bilişsel alanları, Matematik taksonomisi grupları ve kategorilerine göre analiz etmektir. Bu amaçla gerçekleştirilen çalışma nitel araştırma desenlerinden durum çalışmasına göre tasarlanmıştır. Araştırma verileri incelenirken ortaokul 5-8. sınıf matematik öğretim programı kazanımlarının yer aldığı bir tablo, TIMSS bilişsel alanlarına ve MATH taksonomisinin grup ve kategorilerine göre oluşturulan kodlama şemaları kullanılmıştır. Verileri karşılaştırmak için yüzde ve frekans değerlerine sahip bir inceleme matrisi kullanıldı. Araştırma verilerini oluşturan sorular matematik öğretim programı kazanımları, TIMSS bilişsel alanları ve MATH taksonomisine göre eğitim programları ve öğretim alanında uzman iki matematik öğretmeni tarafından kategorize edilerek analizi yapılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre Matematik Öğretim Programındaki beş öğrenme alanının her birinden her yıl soru sorulduğu, yalnızca 2020 LGS sınavında COVİD-19 pandemisi dolayısıyla, 2023 LGS sınavında ise Türkiye'de yaşanan Kahramanmaraş merkezli depremler nedeniyle geometri ve ölçme alanından soru sorulmadığı belirlenmiştir. Sınavlarda soruların en ağırlıklı olduğu öğrenme alanlarının sayılar ve işlemler öğrenme alanı ve cebir öğrenme alanı olduğu tespit edilmiştir. LGS sınavlarındaki matematik soruları TIMMS bilişsel alanlarından en fazla uygulama bilişsel alanından soru sorulmuştur. MATH taksonomisine göre LGS sınavlarında üst düzey düşünme becerilerini kullanmayı gerektiren B ve C gruplarına uygun sorulara daha fazla yer verildiği tespit edilmiştir. MATH taksonomisine göre LGS sınavlarında en fazla A3-rutin işlemler ve B2-yeni durumlara uygulama kategorilerinden sorular yer almaktadır.

Bilişsel alan taksonomisiMatematik öğretimi
Sevcan Meşe
Trakya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul 7. sınıf matematik dersinde kuantum öğrenme modelinin öğrencilerin biliş ötesi öğrenme stratejilerine ve problem çözme becerilerine etkisi

Bu tezin amacı ortaokul 7. sınıf matematik dersinde kuantum öğrenme modelinin öğrencilerin biliş ötesi öğrenme stratejilerine ve problem çözme becerilerine etkisini incelemektir. Araştırma, 2015 – 2016 eğitim - öğretim yılı ikinci döneminde Siirt İli Gazi Ortaokulu 7/A ve 7/B sınıflarında okuyan toplam 48 öğrenciyle gerçekleştirilmiştir. Karma yöntemin kullanıldığı araştırmanın nicel boyutunda yarı deneysel desenlerden ön test- son test eşleştirilmiş kontrol gruplu model uygulanmıştır. Araştırmanın nitel boyutunda ise deney grubundaki öğrencilere yarı yapılandırılmış görüşme formu uygulanmış ayrıca deneysel işlem sürecine ait öğrenci günlükleri ve etkinlik ürünlerinden yararlanılmıştır. Araştırma sürecinde dersler, deney grubunda kuantum öğrenme modeline, kontrol grubunda ise mevcut matematik öğretim programına göre işlenmiştir. Veri toplamak için Gürcan (2004) tarafından geliştirilen "Biliş Ötesi Öğrenme Stratejileri Ölçeği", araştırmacı tarafından geliştirilen ve 5 sorudan oluşan "Problem Çözme Beceri Testi", deneysel işlem sürecine ait öğrenci günlükleri ve etkinlik ürünleri kullanılmıştır. Araştırma sonunda kuantum öğrenme modelinin uygulandığı deney grubundaki öğrencilerin biliş ötesi öğrenme stratejileri ve problem çözme becerilerinin kontrol grubundaki öğrencilere göre anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu görülmüştür.

Bilişüstü stratejilerKuantum öğretim modeliMatematik+6
Bahar Bakır
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim 9. sınıf matematik dersi öğretim programının CIPP Modeli ile öğretmen ve öğrenci görüşlerine göre değerlendirilmesi

Bu araştırma, 2017-2018 yılında uygulanan ortaöğretim 9. sınıf matematik dersi öğretim programını ve programın uygulanışını öğretmen ve öğrencilere uygulanan anket doğrultusunda değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Araştırmanın katılımcılarını Siirt il merkezinde resmi ortaöğretim kurumlarında görev yapan 149 matematik öğretmeni ve bu okullarda okuyan 324 öğrenci oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak Fer ve Aközbek (2008) tarafından geliştirilen "Lise 1.sınıf Matematik Öğretim Programını Değerlendirme Anketi Öğretmen ve Öğrenci Formu" kullanılmıştır. Programın bağlam boyutuna yönelik öğretmenlerden elde edilen verilere göre; programdaki amaç ve kazanımların öğrencilerin gelişim özelliklerine uygun olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca ders içeriklerinin azaltıldığı ve içerisindeki kuramsal bilgilerin yeterli olduğu ancak kazanımlara ayrılan sürenin yetersiz olduğu sonuçlarına varılmıştır. Girdi boyutuna yönelik; kaynak ve materyallerin öğrenmeyi kolaylaştırdığı, ders kitabındaki kazanımların anlaşılır olmadığı, kitabın sıkıcı olduğu ve programın öğretmen odaklı olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır. Süreç boyutuna yönelik; programda bireysel etkinliklere yer verildiği ve bu etkinliklerin sıkıcı olmadığı sonuçlarına ulaşılmıştır. Ürün boyutunda ise programın öğrencilerin bireysel ihtiyaçlarına cevap vermediği, ancak matematiksel beceri gelişimine katkı sağladığı sonuçları elde edilmiştir.

Bağlam, girdi, süreç ve ürün modeliMatematik dersiMatematik eğitimi+6
Başak Tüz Önal
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Özel gereksinimli 10. sınıf öğrencisinin evde matematik eğitimi uygulama sürecinin incelenmesi

Araştırmamızın amacı, fiziksel güçlüğü nedeniyle eğitimine evde devam etmek zorunda kalan lise 10. sınıf öğrencisinin evde almış olduğu eğitimine yönelik görüşleri ve evde eğitim sürecinin nasıl devam ettiğinin incelenmesine yönelik bilgileri içermektedir. Nitel araştırma yöntemlerinden "Vaka Çalışması" şeklinde yürütülen bu çalışma 2020-2021 Eğitim Öğretim yılı Siirt İli Barış Mahallesinde evde eğitime devam eden öğrenci, öğrencinin ablası ve matematik öğretmeninin katılımları ile gerçekleştirilmiştir. Veriler, öğrenci ve öğrencinin ablası ile yarı yapılandırılmış görüşme formu ile ders öğretmenin görüşleri, ders gözlemleri ve ders kayıtlarının incelenmesi sonucu ortaya çıkmıştır. Öğrenci ve ablası ile yapılan görüşmelerden sonra elde edilmiş olan bütün veriler alt problemler çerçevesinde betimsel analiz ile ders gözlemleri ve ders kayıtları ise içerik analizi ile incelenmeye çalışılmıştır. Araştırmaya başlanmadan önce öğrenciye özel bir BEP hazırlanmış ve uygulama boyunca bu programa bağlı kalınmıştır. Araştırmanın bulgularında alt problemlere dayalı soruların cevaplarının bulunmasına çalışılmıştır. Araştırmanın sonucunda fiziksel güçlüğü olan öğrencinin evde eğitim uygulamasından memnun olduğu, akranlarıyla beraber derslere devam edemeyeceği ve fiziksel güçlüğü sebebiyle derslerde zorlandığı görülmüştür. Öğrencinin ablasının evde eğitimin yasal prosedürlerinden şikâyet ettiği, kardeşinin evde eğitim süresince bilişsel ve duyuşsal olarak geliştiğini ancak tek başına ders işlediği için sosyalleşemediğini ve öğrencinin akademik başarısının yükselmesi için ellerinden geleni yaptıklarını söylediği gözlemlenmiştir. Öğretmenin derslerde daha aktif olduğu, öğrencinin konuyu anlaması için çeşitlik yöntemler uyguladığı ve öğrencinin dinleyici olarak derslere iştirak ettiği gözlemlenmiştir. Evde eğitime katılan öğretmenlerin eğitime başlamadan önce hizmet içi eğitim almaları, bu işi gönüllülük esasına göre yapılmaları gerektiğine kanaat getirilmiştir. Evde eğitimin işbirliği ile gerçekleşen bir uygulama olduğundan öğretmenler ve ailenin iletişim halinde olmaları ve beraber bu işi yürütmeleri sonucuna varılmıştır.

Bireyselleştirilmiş öğretim yöntemiEvde eğitimLise öğrencileri+4
Cemil Beyhan
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul 8. sınıf öğrencilerinin matematik çalışma stratejileri, matematik tutumları ve başarıları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Öğrencilerin matematik çalışmayı ve öğrenmeyi bilmeleri ile birlikte bu konuda istekli olmaları matematik başarısına ulaşmalarında kritik öneme sahiptir. Bu kapsamda araştırmanın amacı ortaokul öğrencilerinin matematik çalışma stratejileri, matematik tutumları ve başarıları arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırma ilişkisel tarama yönteminde tasarlanmıştır. Araştırma Güneydoğu Anadolu Bölgesinde bulunan bir ilde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ortaokullarda öğrenim görmekte olan 6742 sekizinci sınıf öğrencileri arasından basit tesadüfi örnekleme yöntemiyle seçilen 630 (318 kız, 312 erkek) öğrenci üzerinde yürütülmüştür. Veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgi Formu, öğrencilerin matematik çalışma stratejilerini kullanma durumlarını belirlemek amacıyla Matematik Çalışma Stratejileri Ölçeği, matematik dersine yönelik tutumlarını ortaya koymak için Matematik Tutum Ölçeği kullanılmıştır. Verilerinin analizinde bağımsız örneklem t-testi, tek yönlü varyans analizi, Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon Katsayısı Analizi ve Basit-Çoklu Regresyon Analizi yöntemleri kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda öğrencilerin matematik çalışma stratejileri kullanımlarının yüksek ve matematik tutumlarının orta düzeyde olduğu bulunmuştur. Kız öğrencilerin matematik çalışma stratejileri kullanımları erkeklere göre daha yüksek düzeyde istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. Ek kaynak kitap kullanan ile haftalık matematik çalışma saati daha fazla olan öğrencilerin matematik çalışma stratejileri kullanımı, matematik tutumu ve başarısı anlamlı düzeyde yüksek çıkmıştır. Matematik çalışma stratejileri, matematik tutumları ve matematik başarıları arasında pozitif yönlü anlamlı bir ilişkinin olduğu belirlenmiştir. Matematik çalışma stratejileri kullanımlarının ve matematik tutumunun birlikte öğrencilerin matematik başarısını %10,9 düzeyinde yordadığı tespit edilmiştir. Bu kapsamda öğrencilerin matematik başarılarını arttırmak için matematik çalışma stratejileri kullanımları ve matematik tutumunun yükseltilmesi adına desteklenmesi önerilmektedir.

Matematik başarısıMatematik öğretimiÖğrenci tutumu+1
Adnan Aydın
Siirt University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

5E öğrenme modeline dayalı öğretimin 7. sınıf öğrencilerinin matematik başarısına ve matematiksel düşünme becerisine etkisi

Bu çalışmada 7. sınıf cebir öğrenme alanının 5E Öğrenme Modeli ile öğretiminin öğrencilerin matematik başarısına ve matematiksel düşünme becerisine etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma Diyarbakır ili Kayapınar ilçesindeki bir devlet okulunda 7. sınıfta öğrenim gören 40 deney ve 40 kontrol grubu olmak üzere toplam 80 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma ön test son test kontrol gruplu yarı deneysel desende tasarlanmıştır. Araştırmanın uygulama kısmı 6 hafta sürmüştür. Uygulama süreci boyunca dersler deney grubu ile 5E Öğrenme Modeline göre geliştirilen ders planlarıyla işlenirken, kontrol grubunda ise dersler mevcut öğretim yöntemlerine göre işlenmiştir. Araştırmanın verileri 'Cebirsel İfadeler Öğretimine Yönelik Matematik Başarı Testi' ve 'Matematiksel Düşünme Ölçeği' kullanılarak toplanmıştır. Elde edilen verilerin analizinde bağımsız örneklemler t-testi ve bağımlı örneklemler t-testi kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda 5E Öğrenme Modeli ile eğitimin, öğrencilerin cebirsel öğrenme alanındaki matematik başarılarını arttırdığı sonucuna ulaşılmıştır. Öğrencilerin matematiksel düşünme becerileri puan ortalamaları arasında anlamlı bir farkın olduğu; deney grubunda matematiksel düşünmenin etkilerinin kontrol grubundaki öğrencilere göre daha fazla olduğu tespit edilmiştir. 5E Öğrenme Modelinin öğrencilerin matematiksel düşünme becerilerinin gelişmesine daha olumlu bir katkı sağladığı söylenebilir. 5E Öğrenme Modelinin matematik eğitimi alanındaki örnekleri sınırlı olmakla beraber matematik eğitiminde yapılan uygulamaları başarılı sonuçlar vermektedir. Bundan dolayı bu modelin matematik eğitimi alanındaki diğer konularda da uygulamaları artırılabilir. Bu araştırma bulgularının 5E öğrenme yaklaşımlarına dayalı olarak gerçekleştirilecek çalışmalarda öğrencilerin profillerinin daha iyi ortaya konmasında önemli katkı sağlaması umulmaktadır. Anahtar Kelimeler: Matematik Başarısı, Matematiksel Düşünme, Mevcut Öğretim Yöntemi, Ortaokul Öğrencileri.

5E ModeliMatematik başarısıMatematik dersi+6
Mehmet Şirin Kurt
Siirt University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

8. sınıf öğrencilerinin matematik öz yeterlik algıları ile motivasyon ve kaygı düzeyleri arasındaki ilişkilerin incelenmesi

Bu araştırmada, 8. sınıf öğrencilerinin matematik öz yeterlik algıları ile motivasyon ve kaygı düzeyleri arasındaki ilişkilerin incelenmesi amaçlanmıştır. Ayrıca öğrencilerin matematik öz yeterlik, motivasyon ve kaygı düzeyleri cinsiyet, anne-baba eğitim düzeyi, aile gelir düzeyi, okuldaki matematik kursuna katılım durumu ve önceki dönem matematik karne notu değişkenlerine göre incelenmiştir. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini 2020-2021 eğitim-öğretim yılında Batman ilinde bulunan 64 devlet okulunun 8. sınıfında öğrenim gören 9811 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise 9811 öğrenci arasından random yöntemiyle seçilen 10 ortaokuldaki 550 öğrenci oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgi Formu, Matematik Öz Yeterlik Ölçeği, Matematik Dersine Yönelik Motivasyon Ölçeği ve Matematik Kaygı Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde ilişkisiz örneklemler t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), pearson momentler çarpımı korelasyon analizi kullanılmıştır. Matematik öz yeterlik algısı, matematik dersine yönelik motivasyon ve matematik kaygısı arasındaki ilişki path analizi ile hesaplanmıştır. Araştırma sonucunda öğrencilerin matematik öz yeterlik algıları ile matematik dersine yönelik motivasyonları arasında pozitif yönde ve orta düzeyde anlamlı ilişki bulunmuştur. Matematik öz yeterlik algıları ile matematik kaygıları arasında negatif yönde ve orta düzeyde anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Matematik dersine yönelik motivasyonları ve matematik kaygıları arasında negatif yönde ve orta düzeyde anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Ayrıca öğrencilerin matematik öz yeterlik algıları ve matematik kaygıları cinsiyet, okuldaki matematik kursuna katılım durumu ve bir önceki dönem matematik karne notu değişkenlerine göre anlamlı farklılık göstermiştir. Fakat öğrencilerin matematik öz yeterlik algıları ve matematik kaygıları anne-baba eğitim düzeyi ve aile gelir düzeyi değişkenlerine göre anlamlı farklılık göstermemiştir. Öğrencilerin matematik dersine yönelik motivasyonları anne eğitim düzeyi, okuldaki matematik kursuna katılım durumu ve bir önceki dönem matematik karne notu değişkenlerine göre anlamlı farklılık gösterirken cinsiyet, baba eğitim düzeyi ve aile gelir düzeyi değişkenlerine göre anlamlı farklılık göstermemiştir. Path analizi sonucuna göre, 8. sınıf öğrencilerinin matematik öz yeterlik algıları arttıkça öğrencilerin matematik dersine yönelik motivasyonu artmakta, matematik kaygı düzeyleri ise azalmaktadır. Anahtar Kelimeler: Matematik dersine yönelik motivasyon, Matematik öz yeterlik algısı, Matematik kaygısı, Ortaokul öğrencileri.

KaygıKaygı düzeyiMatematik dersi+7
Şeyma Nur Özdemir
Siirt University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul matematik öğretmenlerinin sınav soruları ile beceri temelli matematik sorularının Yenilenmiş Bloom Taksonomisi'ne göre analizi

Milli Eğitim Bakanlığı(MEB), yayımladığı 2023 Eğitim Vizyonu belgesiyle Türk eğitim sisteminin geleceğini hangi temeller üzerine inşa edeceğini açıklamıştır. Bu belgede geçen sınav sorularının uygulama, analiz, sentez boyutlarında ve 21. yüzyıl becerileri olarak yaygınlaşan "eleştirel düşünce, karmaşık problem çözme ve yaratıcılık" gibi becerilerin kullanılmasıyla çözülebilecek düzeyde olması amaçlanmaktadır. Bu araştırmanın amacı; ortaokul matematik öğretmenlerinin sınav soruları ile MEB tarafından yayımlanan beceri temelli matematik sorularının Yenilenmiş Bloom Taksonomisi (YBT)'ne göre hangi bilgi birikimi ve bilişsel süreç boyutlarında yer aldığını belirlemektir. Bu araştırmada nitel yöntemlerden doküman inceleme yöntemi kullanılmıştır. Bu kapsamda MEB tarafından yayımlanan 5., 6. ve 7. Sınıf beceri temelli testlerdeki matematik soruları ile ortaokul matematik öğretmenlerinin sınav soruları iki kodlayıcı tarafından YBT'ye göre analizi yapılarak sınıflandırılmıştır. Araştırma sonucunda MEB'in beceri temelli matematik soruları YBT'de bilgi boyutu bazında daha üst bilişsel seviyeleri ölçerken, matematik öğretmenlerinin soruları ise olgusal ve kavramsal seviyedeki daha düşük bilişsel seviyeyi ölçtüğü bulgusuna varılmıştır. Bilişsel süreç boyutuna göre araştırmanın sonucuna baktığımızda ise MEB'in beceri temelli matematik sorularının %90'ı ağırlıklı olarak anlama, uygulama ve çözümleme seviyesinde olup %10'u ise değerlendirme ve yaratma seviyesindedir. MEB'de hatırlama basamağında hiç soru yer almamıştır. Ortaokul matematik öğretmenlerinin hazırladıkları sorularda ise, soruların %99,9'u hatırlama, anlama ve uygulama basamağında olup sadece bir soru çözümleme basamağındadır. Bu sonuçlardan hareketle MEB'in beceri temelli matematik soruları, öğrencilerin daha üst becerilerini ölçen soru seviyesinde yer alırken ortaokul öğretmenlerinin soruları, öğrencileri bir üst sınıfa üstbilişsel becerilerle taşımayıp beceri temelli soruları da barındıran LGS 'ye yeterli ölçüde hazırlamamaktadır. Öğretmen sınav soruları ile MEB'in beceri temelli matematik soruları YBT'nin bilgi birikimi ve bilişsel süreç boyutu açısından dengeli ve uyumlu hale getirilirse, daha üst düzey becerileri ölçen uluslararası sınavlarda (PISA ve TIMSS gibi) ülke olarak daha başarılı sonuçlar elde edilmesi beklenilebilir. Anahtar Kelimeler: Beceri temelli matematik soruları, matematik eğitimi, sınav soruları, Yenilenmiş Bloom Taksonomisi

BeceriBloom taksonomisiMatematik dersi+7
İbrahim Ergün
Siirt University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul matematik öğretmenlerinin, öğrencilerin sembolleştirme becerisinin matematik öğrenme ve başarılarına etkisine ilişkin görüşleri

Bu araştırmanın amacı, ortaokul matematik öğretmenlerinin 6. sınıf cebirsel ifadeler konusunda öğrencilerin sembolleştirme becerilerinin matematik öğrenme ve başarılarına etkisine ilişkin görüşlerinin incelenmesidir. Ayrıca, 6. sınıf seviyesindeki sembolleştirme becerisinin 6. ve sonraki sınıf seviyelerindeki matematik öğrenme ve başarıya etkisinin anlaşılabilmesi amacıyla bu çalışmada 6., 7. ve 8. sınıf seviyelerindeki matematik derslerini okutan öğretmenlerle görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu, 2020-2021 eğitim öğretim yılı Siirt ili merkez ilçesindeki ilköğretim okullarında görev yapan 25 ortaokul matematik öğretmeni oluşturmaktadır. Nitel araştırma türlerinden fenomenolojik araştırma olarak yapılandırılan bu çalışmada öğretmenlerin, cebirsel ifadeler konusunda öğrencilerin sembolleştirme becerisinin matematik öğrenme ve başarılarına etkisine ilişkin görüşleri analiz edilmiştir. Pilot çalışma esnasında bazı öğretmenlerin sembolleştirme becerisi hakkında herhangi bir açıklamalarının olmadığı görülmüştür. Bu sebeple yarı yapılandırılmış görüşmelerde kullanılmak üzere hazırlanan görüşme sorularının iki form şeklinde hazırlanması gerektiğine karar verilmiştir. Verilerin toplanması için; "Birinci Grup Görüşme Formu" ve "İkinci Grup Görüşme Formu" olmak üzere iki görüşme formu hazırlanmıştır. Birinci grup görüşme formu, sembolleştirme algısına sahip öğretmenlere sorulacak soruları, ikinci grup görüşme formu ise bu algıya sahip olmayan öğretmenlere sorulacak soruları içermektedir. Hazırlanan görüşme formları alan uzmanlarının görüşlerine sunulmuştur. Uzmanların önerileri doğrultusunda görüşme formları düzenlenmiştir. Öğretmenlerle görüşmeler zoom programı üzerinden gerçekleştirilmiş ve görüşmeler kayıt altına alınmıştır. Elde edilen verilerin analizinde içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Analiz sonucunda öğretmenlerin cevaplarından, 6. sınıf cebirsel ifadeler konusunda sembolleştirme becerisi geliştirmenin sonraki sınıf seviyelerindeki matematik konularını öğrenmede etkili olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca ikinci grup öğretmenlerin sembolleştirmeye ilişkin bir algıları olmasına rağmen bilinçli bir seviyede bunu ifade edemedikleri görülmüştür. Sembolleştirme becerisinin; matematik konularını anlama ve öğrencinin kavrama düzeyi, matematik problemlerini anlama ve çözme, harf sembollerini anlama ve kullanma, öğrenmenin kalıcılığını sağlama üzerinde etkili olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır. Sembolleştirme becerisinin öğrencilerin; soyut düşünme becerisi, okuduğunu anlama becerisi, zihinsel gelişimleri ve hazırbulunuşluk düzeyleri ile olumlu yönde bir ilişkinin olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: cebir, harf sembolü, sembolleştirme becerisi.

CebirMatematik öğretimiOrtaokul öğrencileri+2
Emine Eren
Siirt University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul matematik öğretmenlerinin matematik öğretiminde karşılaştıkları sorunlara ilişkin bir araştırma

Bu çalışmanın amacı ortaokul matematik öğretmenlerinin matematik öğretimiyle ilgili yaşadıkları problemlere ilişkin görüşlerini betimlemektir. Bu amaç çerçevesinde matematik öğretmenlerinin cinsiyet, kıdem ve mezun oldukları okul türü gibi değişkenler doğrultusunda, matematik öğretimiyle ilgili karşılaştıkları sorunlar ortaya koyulmaya çalışılmıştır. Araştırmanın bu amacını gerçekleştirmek için karma yöntem tercih edilip çalışmayla ilgili ortaya atılan sorunlar için nicel ve nitel metotları eş zamanlı ve birbirini tamamlayacak biçimde beraber kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Batman il merkezinde görev yapan ortaokul matematik öğretmenleri oluşturmaktadır. Araştırmanın nicel boyutundaki örneklemi, basit seçkisiz örnekleme ile seçilen 263 ortaokul öğretmeni oluşturmaktadır. Nitel kısımda ise tabakalı amaçsal örnekleme yöntemine göre belirlenen 20 öğretmene ulaşılmıştır. Araştırmadan elde edilen veriler betimsel istatistik metodu ile analiz yapılmıştır. Verilerin analizinde; tanımlayıcı istatistikler; iki değişkenli gruplar için bağımsız örneklemler t testi, üç ve daha fazla değişken gruplar için ise tek yönlü varyans analizi (One Way Anova) ve Tukey testi kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda öğretmenlerin kıdem ve cinsiyet değişkenlerine göre matematik öğretimiyle ilgili yaşadıkları problemler arasında anlamlı bir değişkenin olduğu sonucuna varılmıştır. Bu farka mezun olunan okul değişkeninde rastlanmadığı yönündedir. Nitel sonuçların nicel sonuçları destekler nitelikte olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Eğitim sorunlarıMatematikMatematik dersi+4
Deniz Ezgin
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Probleme dayalı öğretim ile matematik öğretimi sürecinde 11. sınıf öğrencilerinin trigonometrik problem çözümlerinin eleştirel düşünme becerileri üzerindeki etkileri

Bu çalışma, matematik eğitiminde eleştirel düşünme becerilerinin probleme dayalı öğretim modelinde nasıl bir seyir izlediğini belirlemeye yönelik bir çalışmadır. Çalışma grubunu, 2021-2022 eğitim öğretim yılında, Siirt ilinin Şirvan ilçesindeki Şirvan Anadolu Lisesinde öğrenim görmekte olan 12 (on iki) 11. sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Çalışmanın öğretim süreci probleme dayalı öğretim yöntemi ile tasarlanılmıştır. Uygulama süreci 20.10.2021-28.12.2021 tarihleri arasındaki dokuz hafta içinde gerçekleştirilmiştir. Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından hazırlanan ve 3'ü pilot çalışma olarak uygulanan toplam 7 (yedi) problem senaryosu kullanılmıştır. Trigonometrik bağlantılara sahip olan bu senaryoların öğrencilerin gerçek yaşam durumlarından seçilmesine ve giderek daha az yapılandırılmış (iyi yapılandırılmamış) olmasına dikkat edilmiştir. Verilerin toplanması için görüşme ve gözlem yöntemleri kullanılmıştır. Uygulama sürecinde gerçekleşen görüşmelerde kullanılan sorular için Paul ve Eder (2002)'ın "Düşüncenin Evrensel Yapılarının Kastettiği Sorular" özellikle dikkate alınmıştır. Araştırma sonucunda toplanan veriler, Paul ve Elder (2002)'ın düşüncenin tüm evrelerinde mevcut olduğunu belirterek kategorileştirdiği sekiz temel yapı (Problem, Amaç, Bilgi, Varsayım, Çıkarım, Kavramlar, Etkileri ve Sonuçları, Bakış Açısı) altında, fenomenoloji tekniğine göre analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda, öğrencilerde eleştirel düşünmeyi uygun bazı davranış̧ değişiklikleri ve eleştirel düşünme becerilerinde gelişme görülmüştür. Çalışma sürecinde, senaryolar giderek iyi yapılandırılmamış olmasına rağmen etkinlik uygulama süreleri kısalmış, öğrencilerin geçersiz varsayımları ve akıl yürütmeleri yerini eleştirel düşünme becerilerine bırakmıştır. Sonuç olarak bu çalışmada, probleme dayalı öğretim yöntemine göre uygulanmış bir öğretim sürecinin öğrencilerin eleştirel düşünme becerilerini geliştirdiği görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Eleştirel düşünme, eleştirel düşünme becerileri, matematik eğitimi, probleme dayalı öğretim, yapılandırılmamış problem

Eleştirel düşünceLise öğrencileriMatematik eğitimi+6
Şems Teke
Siirt University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinin matematiksel üstbiliş farkındalıklarının rutin olmayan problem çözme becerilerine etkisi

Bu çalışmanın amacı ortaokul öğrencilerinin matematiksel üstbilişsel farkındalıklarının, rutin olmayan problem çözme becerisine etkisini incelemektir. Araştırmanın örneklemi Gaziantep/Şahinbey ilçesindeki bir ortaokulda öğrenim gören 1 tane deney ve 2 tane kontrol grubu olmak üzere 84 tane 7. sınıf öğrencisinden oluşmaktadır. Yarı deneysel çalışmalardan denkleştirilmemiş kontrol gruplu ön test-son test deseni kullanılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak matematiksel üstbiliş farkındalığını ölçmek için ''Matematiksel Üstbiliş Farkındalık Envanteri'', rutin olmayan problem çözme becerisini ölçmek için araştırmacı tarafından oluşturulan çoktan seçmeli ''Matematik Başarı Testi'' ve deney öğrencilerinin görüşlerini almak için oluşturulan ''görüşme soruları'' kullanılmıştır. Nicel analizde IBM SPSS22 yardımıyla Simple t testi, Anova testi ve nitel analiz için de nitel içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Matematiksel üstbiliş farkındalığı kazandırma çalışmaları yapılan deney grubunun matematik başarı testi ve matematiksel üstbiliş farkındalık envanterlerinin ön test son test puanları arasında anlamlı bir farklılık oluşmuş iken normal öğretim yapılan kontrol 1 ve kontrol 2 grubunun ilk test son test puanları arasında anlamlı bir farklılık bulunamamıştır. Deney grubu öğrencilerine sorulan görüşme sorularından alınan verilerin nitel analizinden deney grubu öğrencilerindeki en fazla gelişme problem çözme becerisinde olmuştur. Problem çözme süreçlerinde öncelikle problemi anlamaya yönelik bir gelişme görülmüş, bunun ilk zamanlarda problemi çözme süresinde bir yavaşlamaya yol açtığı ancak daha sonraki süreçlerde önemli ölçüde problem çözümünü kolaylaştırdığı görülmüştür. Problem çözme sürecinde iki tip stratejinin ağırlık kazandığı tespit edilmiştir. Öncelikle ilk strateji olarak daha önceden çözmüş oldukları problemlere benzetme, ikinci strateji olarak da eğer bu durum istenilen etkiyi yaratmıyorsa yeni strateji belirlemeye yöneldikleri görülmüştür.

Bilişüstü farkındalıkMatematik dersiMatematik eğitimi+5
Emrah Haliç
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Gerçekçi matematik eğitimi yaklaşımının 8. sınıf ortaokul öğrencilerinin görsel matematik okuryazarlıklarına, matematik öz-yeterlik algılarına ve akademik başarılarına etkisi

Bu çalışmanın amacı Gerçekçi Matematik Eğitimi yaklaşımının, Görsel Matematik Okuryazarlığına, Matematik Öz-Yeterlik Algısına ve akademik başarıya olan etkisini inceleyip bu yaklaşıma yönelik öğrenci görüşlerini almaktır. Diyarbakır ilinin Hani ilçesine bağlı bir devlet okulunda gerçekleştirilen bu araştırmada nicel ve nitel araştırma yöntemleri aynı anda kullanıldığından karma desenli bir araştırmadır. Araştırmanın nicel kısmında ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Ölçme aracı olarak Olasılık Başarı Testi, Görsel Matematik Okuryazarlığı Ölçeği ve Matematik Öz-Yeterlik Ölçeği kullanılmıştır. Söz konusu testlerden elde edilen veriler; normallik analizleri, ilişkili ve ilişkisiz örneklemler t-testi yapılarak analiz edilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunda 27'si deney grubunda, 25'i kontrol grubunda olmak üzere toplam 52 öğrenci yer almaktadır. Araştırma sonucunda; akademik başarı değişkenini açısından deney grubu lehine anlamlı bir fark bulunurken, Görsel Matematik Okuryazarlığı ve Matematik Öz-Yeterlik algısı değişkenleri açısından anlamlı bir fark bulunmamıştır. Çalışmanın nitel kısmında ise içerik analizi kullanılmış, yarı yapılandırılmış Öğrenci Görüşme Formu aracılığıyla öğrencilerin Gerçekçi Matematik Eğitimi yaklaşımına yönelik görüşleri alınmıştır. Elde edilen bulgulara göre öğrenciler Gerçekçi Matematik Eğitimi yaklaşımıyla ilgili: "Günlük hayatta kolaylık sağladığı", "Soyut durumların somut hale getirilmesine yardımcı olduğu", "Matematiği eğlenceli bir hale getirdiği" ve "Öğrenme kalıcılığını sağladığını" gibi ifadelerde bulunmuşlardır. Sayıları az da olsa bazı öğrenciler kendileri dışındaki grupların gürültü yaptıklarını bu nedenle bazen "Odaklanamama" sorunu yaşadıklarını belirtmişlerdir. Öğrencilerin çoğu, matematik dersinin kazanımlarında Gerçekçi Matematik Eğitimi yaklaşımının kullanılması gerektiğini, bazı öğrenciler ise her konunun öğretiminde bu yaklaşımın kullanılmaması gerektiğini ifade etmişlerdir. Öğrencilerin çoğunluğunun Gerçekçi Matematik Eğitimi yaklaşımına yönelik olumlu görüşlere sahip oldukları görülmüştür.

Akademik başarıGerçekçi matematik eğitimiGörsel okuryazarlık+7
Mehmet Emin Sefa Karakılçık
Siirt University
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Sekizinci sınıf öğrencilerinin matematik alanında gelişmiş ülkelerle ortak olan hedeflere ulaşma düzeyi

Bu araştırmanın amacı, matematik alanında gelişmiş ülkeler ve Türkiye'nin ortaokul matematik dersi öğretim programlarında ortak olan hedeflerine Türkiye'deki sekizinci sınıf öğrencilerinin ulaşma düzeyini belirlemektir. Betimsel araştırma yöntemi kullanılan bu araştırmanın örneklemini Ankara ili merkez ilçelerinde 1. hizmet bölgesi ve 1. hizmet alanında bulunan ortaokullardaki 538 sekizinci sınıf öğrencisi ve 15 matematik öğretmeni oluşturmuştur. Araştırmada ülkelerin ortaokul matematik dersi öğretim programlarında kazandırmak istedikleri özellikler doküman analizi yoluyla belirlenmiş ve ortak olan hedeflerine Türkiye'deki sekizinci sınıf öğrencilerinin ulaşma düzeyi matematik başarı testi ile saptanmıştır. Öğrencilerin bu ortak hedeflere ulaşma düzeylerini etkileyen faktörlere ilişkin de öğretmen görüşleri alınmıştır. Araştırmanın nicel verileri betimsel istatistikler, nitel verileri ise betimsel analiz yöntemiyle çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda karşılaştırılan öğretim programlarının hedefler bakımından büyük çoğunlukla benzer olduğu ancak kazandırılmak istenen sınıf düzeyleri bakımından farklılık gösterdiği gözlenmiştir. Ülkelerin ortak hedeflerine Türkiye'deki sekizinci sınıf öğrencilerinin ulaşma düzeyi %63 olarak belirlenmiş ve %75'in altında kalındığı için istenen düzeye ulaşılamadığı sonucuna varılmıştır. Öğretmen görüşleri ise öğrencilerin ortak hedeflere istenen düzeyde ulaşılamamasını destekler nitelikte bilgiler ortaya koymuştur.

MatematikMatematik başarısıMatematik dersi+7
Merve Bilgiç
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul matematik öğretim programlarının matematik okuryazarlığıaçısından karşılaştırılması: Singapur, İngiltere, Kanada, Türkiye örneği

Bu araştırmada, PISA ve TIMSS gibi uluslararası sınavlarda başarılı olan Singapur, İngiltere ve Kanada ülkeleri ile Türkiye ortaokul matematik dersi öğretim programları benzerlik ve farklılıklarını matematiksel okuryazarlık çerçevesinde ortaya çıkarmak amacıyla incelenmiştir. Karşılaştırmalı çalışmaların amacı ülkelerin; kendi eğitim politikalarına yön vermeleri için diğer ülkelerdeki öğretim programlarını sınıf içi uygulamalarda karşılaştırma ve sonuçlar çerçevesinde kendilerine uygulanabilir birtakım sonuçlar çıkartabilmektir. Bu çalışmada karşılaştırma yapılan ülkeler bulundukları kıtalarda PISA sonuçlarına göre yüksek puan alan ülkelerdir. Araştırmada, nitel araştırma desenlerinden biri olan doküman inceleme yöntemi benimsenmiştir. Ortaokul matematik dersi öğretim programları için kazanımlar ve programların genel yapısı, vizyonları hedefleri üzerinden incelemeler yapılmıştır. Ülkelerin öğretim programları PISA matematik okuryazarlığı değerlendirme çerçevesinin genel içerik alanları, matematiksel içerik alanları matematiksel süreçler ve matematiksel yetenekler bağlamında ele alınmıştır. Öğretim programlarını belli özellikler doğrultusunda sınıflandırabilmek için içerik analizi ve betimsel analiz kullanılmıştır. Türkiye, Singapur, İngiltere, Kanada(Ontario) matematik dersi öğretim programlarında dersin hedef kazanımları, öğrenme alanları ve konulara göre ayrılmış olarak öğretmenlere faydalı birtakım açıklamalarla birlikte yayınlanmıştır. İngiltere matematik dersi öğretim programı fazla ayrıntıya yer vermeyen çekirdek bir program olarak karşımıza çıkmaktadır. Türkiye ve Singapur matematik dersi öğretim programları her sınıf düzeyi için ayrı ve ayrıntılı olarak hazırlanmıştır. Ontario matematik dersi öğretim programı ise her sınıf düzeyi için ayrı hazırlanmış ve diğer üç ülkenin programına göre öğrenme alanları, kazanım sayıları, öğretmen açıklamaları bakımından oldukça kapsamlı olarak hazırlandığı görülmüştür. Çalışmadan elde edilen sonuçlara göre, farklı ülkelerin kullandıkları öğretim programları matematik okuryazarlığı bakımından değerlendirildiğinde matematik okuryazarlığı içerikli öğrenme hedeflerinin ve ders içi etkinliklerin ülkelerin öğretim programlarında daha fazla yer alması gerektiği önerilmiştir.

Karşılaştırmalı eğitimMatematik eğitimiMatematik okuryazarlığı+6
Yağmur Işıkoğlu
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim matematik öğretmen adaylarının geometrik kanıtlarının solo taksonomisine göre incelenmesi

Bu çalışmada, ortaöğretim matematik öğretmen adaylarının oluşturdukları geometrik kanıtların düzeyleri SOLO taksonomisine göre incelenmiştir. Çalışma nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması olarak tasarlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubu Ankara'daki bir devlet üniversitesinin matematik öğretmenliği bölümüne devam etmekte olan 7 öğretmen adayıdır. Öğretmen adayları, 2. sınıfta öğrenim görmektedir ve lisans programlarında yer alan Öklid Geometrisi dersini farklı başarı düzeylerinde tamamlamışlardır. Araştırmanın verileri, geometrik kanıt formu ve bireysel görüşmeler yoluyla toplanmıştır. Araştırmacı tarafından hazırlanan geometrik kanıt formu katılımcılara yazılı olarak uygulandıktan sonra bireysel görüşmeler yapılmış ve bu görüşmelerin ses kaydı alınmıştır. Verilerin analizinde betimsel analiz kullanılmış ve öğretmen adaylarının yanıtları SOLO taksonomisine göre incelenmiştir. Nitel verilerin analizinde güvenirliğin sağlanması için iki farklı uzman tarafından yapılan incelemeler arasında tutarlılığa bakılmıştır. Araştırma sonucunda kanıtlama sürecinde verilen bilgiler arasında daha fazla ilişki kuran, argümanlarını gerekçelendirebilen kişilerin oluşturdukları kanıtlar SOLO taksonomisine göre daha yüksek seviyede çıkmıştır. SOLO taksonomisine göre alt düzeyde yer alan yanıtlar veren öğretmen adaylarının, yazdıklarını destekleyici nitelikte veri sunamadıkları, doğru biçimde kanıtlayamadıkları, konuyla ilgili bilgi eksikliklerinin olduğu, özel durumlar için kanıt oluşturdukları görülmüştür. Her öğretmen adayının farklı teoremler için yanıtları, farklı SOLO taksonomisi düzeyinde çıkmıştır bu nedenle SOLO ortalama puanları alınarak Van Hiele düşünme düzeyleri ile karşılaştırılmıştır. Aynı Van Hiele geometrik düşünme düzeyine sahip olan öğretmen adaylarının SOLO ortalama düzeylerinin farklı olduğu görülmüştür. Dolayısıyla Van Hiele geometrik düşünme düzeyleri ile SOLO taksonomisi düzeylerinin birbiri ile paralel olmadığı tespit edilmiştir.

Aday öğretmenlerGeometriGeometrik kanıt+6
Selen Ertaş
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

11. sınıf öğrencilerinin dörtgenlerle ilgili kavrayışlarının geliştirilmesine yönelik öğretim deneyi

Bu çalışmanın amacı 11. sınıf öğrencilerinin dörtgenlere ilişkin hazır bulunuşluklarını belirlemek Geogebra, somut materyaller ve geometri şeritleri gibi araçların kullanımı ve grup tartışmalarıyla zenginleştirilmiş öğretim ortamında bu konuya dair kavrayışlarının gelişimini, süreçte karşılaştıkları güçlükleri ve sürece ilişkin görüşlerini incelemektir. Nitel olarak tasarlanan bu çalışmada öğretim deneyi yöntemi kullanılmıştır. Araştırma 2021-2022 eğitim öğretim yılının 2. döneminde Ankara ilinde özel bir Anadolu Lisesi'nde öğrenimine devam etmekte olan 6 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Çalışma ders saatleri dışında gerçekleştirildiğinden katılımcılar gönüllülük esasına göre öğretim deneyine katılmak üzere belirlenmiştir. Araştırma verilerini dörtgenlere ilişkin ölçme aracı, etkinlik kağıtları ve değerlendirme soruları, dörtgenlere ilişkin ölçme aracının bireysel uygulamaları ile öğretim deneyini oluşturan sınıf çalışmalarının ses ve video kayıtları oluşturmaktadır. Video kayıtlarının transkriptleri oluşturulmuş ve elde edilen veriler ele alınan kavramsal çerçeveye göre araştırmacı tarafından analiz edilerek yorumlanmıştır. Dörtgenlere ilişkin ölçme aracı çalışmanın başında ve sonunda öğrencilere bireysel görüşmeler yapılarak uygulanmış, sınıf çalışmalarını kapsayan öğretim deneyi süreci 5 hafta sürmüştür. Araştırma başında ve sonunda gerçekleştirilen bireysel görüşmeler ve sınıf çalışmaları boyunca katılımcılarda gözlenen durumlar Van Hiele geometrik düşünme düzeylerine göre incelenmiş ve yorumlanmıştır. Bu bağlamda Geogebra, somut materyaller ve geometri şeritleri gibi araçların kullanımı ve grup tartışmalarıyla zenginleştirilmiş öğretim ortamlarının öğrencilerin dörtgenlere ilişkin kavrayışlarına olumlu yönde etki ettiği söylenebilir. Öğrencilerin çalışma süresince gösterdikleri gelişme göz önüne alındığında, araştırmanın lise düzeyinde geometri derslerinin işlenişine katkıda bulunacağı, örnek ders planlarının ve öğretim tekniklerinin öğretim sürecine dahil edilerek aktif bir öğrenme ortamı yaratılabileceği ve yapılacak yeni çalışmalara yol gösterebilecek yararlı bir kaynak olacağı düşünülmektedir.

GeometriLise öğrencileriMatematik eğitimi+3
Buse Eser Demirden
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Matematik öğretmen adaylarının alan ölçmede birim kavramı anlayışlarının incelenmesi

Bu araştırmada, ortaokul matematik öğretmen adaylarının alan ölçmede birim kavramına ilişkin anlayışlarının incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla araştırmada tarama deseni kullanılmıştır. Araştırma 2022-2023 eğitim öğretim yılında beş üniversitede öğrenim gören 153 ortaokul matematik öğretmen adayı ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın verileri araştırmacı tarafından oluşturulan Alan Ölçmede Birim Testi ile toplanmıştır. Verilerin analizi için öğretmen adaylarının testteki açık uçlu sorulara verdikleri yanıtlar kodlanmış ve bu kodlarla ilgili sıklık ve yüzde değerleri hesaplanmıştır. Araştırma sonucunda öğretmen adaylarının alan ölçmeye, alan ölçmede birim kavramına, formülde birimin anlamına, standart olan/olmayan birimlerin anlamına ve ölçme birimi ile ölçme aracı arasındaki bağlantıya ilişkin anlayışları ortaya konulmuştur. Öğretmen adaylarının ölçülebilen özellikleri daha kolay ifade ederken ölçülemeyen özellikleri ifade etmekte zorlandıkları, standart ölçme birimlerinde hassasiyeti standart olmayan birimlere kıyasla daha rahat yorumlayabildikleri ve türetilmiş birim olan birim kareyi anlamlandırmada zorlandıkları gözlenmiştir. Az sayıda da olsa bazı öğretmen adaylarının ölçme sürecinde eş birim ve birim yineleme fikrinin farkında oldukları görülmüştür. Anahtar sözcükler: ölçme, alan, alan ölçme, birim, öğretmen adayı

Aday öğretmenlerAlan ölçüm teknikleriBirim+4
Sümeyye Bayat Uçar
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Kapsayıcı eğitim uygulamalarının ilkokul 4. sınıf öğrencilerinin matematik dersi başarısına etkisi

Bu araştırmanın amacı, İlkokul 4. Sınıf matematik dersi geometri öğrenme alanında kapsayıcı eğitim uygulamalarının öğrencilerin matematik dersi geometri başarılarına etkisini incelemek, öğretmenin ve velilerin kapsayıcı eğitime yönelik görüşlerini belirlemektir. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden yarı deneysel desen kullanılmıştır. Nicel verileri desteklemek amacıyla deney grubunun öğretmen ve velileri ile görüşme yapılmıştır. Araştırma örneklemini, 2021-2022 eğitim-öğretim yılının 2. döneminde Hatay İlindeki bir devlet ilkokulunun dördüncü sınıfındaki iki şubede bulunan 40 öğrenci oluşturmuştur. Araştırma, deney ve kontrol grubunda hazırlık çalışmaları (4 hafta) ve deneysel işlemler (5 hafta) olmak üzere toplam 9 hafta ve 25 ders saati olarak uygulanmıştır. Araştırmanın sonucuna göre deney grubu ile kontrol grubundaki öğrencilerin matematik dersi başarıları açısından deney grubu lehine anlamlı fark olduğu bulunmuştur. Deney grubu lehine oluşan anlamlı farkın, kapsayıcı eğitim etkinliklerinden kaynaklandığı tespit edilmiş olup veli ve öğretmen görüşleriyle de elde edilen sonuç desteklenmiştir.

Akademik başarıGeometriGeometri öğretimi+7
Ali Mazı
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi öğretmenlerinin matematik pedagojik alan bilgileri ile çocukların çalışma belleği arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmada okul öncesi öğretmenlerinin matematik pedagojik alan bilgileri ile okul öncesi dönem çocuklarının çalışma belleği becerileri arasındaki ilişkinin, öğretmenlerin çalışma belleği farkındalıklarının ve söyleme dayalı uygulamalarının incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada nicel ve nitel araştırma yöntemlerinin birlikte kullanıldığı karma yöntem kullanılmıştır. Nitel veri toplama yöntemi olarak görüşme; nicel veri toplama aracı olarak .71 Cronbach Alfa değerli "Okul Öncesi Matematiğinde Pedagojik Alan Bilgisi Ölçeği (OMPAB) ile Cronbach Alfa değeri .975 olan "Çalışma Belleği Derecelendirme Ölçeği" (ÇBDÖ) öğretmenlere ve çocuklara yönelik olmak üzere iki farklı ölçek kullanılmış olup öğretmenlerin matematik pedagojik alan bilgilerine yönelik verilere OMPAB ile çocukların çalışma belleğine ilişkin verilere ÇBDÖ ile ulaşılmıştır. 119 okul öncesi öğretmen ve 357 çocukla yürütülen çalışmada öğretmenlerin OMPAB'dan aldıkları puanlarının yaş ve mesleki deneyime göre istatistiksel olarak anlamlı bir fark göstermediği bulgusuna ulaşılmış olup lisans mezunu öğretmelerin pedagojik alan bilgi puanlarının lisansüstü eğitim düzeyine sahip öğretmenlere göre daha düşük olduğu tespit edilmiştir. Çalışmada öğretmenlerin pedagojik alan bilgileri arttıkça çocukların daha güçlü çalışma belleği özelliği gösterdiği sonucuna varılmıştır. Çocukların ÇBDÖ'den aldıkları puanlar karşılaştırıldığında kızlara kıyasla erkeklerin daha güçlü çalışma belleği özelliği gösterdikleri sonucuna ulaşılmış olup okul öncesi eğitim alma değişkeni yönünden 1 yıldan daha az okul öncesi eğitim alan çocuklara oranla 1 yıl ve üzeri süreyle okul öncesi eğitim alan çocukların lehine anlamlı farklılık göstermiştir.

MatematikMatematik eğitimiMatematik öğretimi+6
Gözde Sayan
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinin bilgi işlemsel düşünme becerilerinin matematiksel problem çözme süreciyle incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, ortaokul öğrencilerinin problem çözme süreci aracılığıyla bilgi işlemsel düşünme becerilerini incelemektir. Bu amacı gerçekleştirmek için bilgi işlemsel düşünme becerisini incelemeyi sağlayan bir ölçme aracı geliştirilmiştir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden eylem araştırması kullanılmıştır. Araştırmanın katılımcılarını İstanbul ilindeki bir devlet okulunda öğrenim görmekte olan 7.sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Katılımcıların belirlenmesinde kolay ulaşılabilir örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırma sürecinde, dört haftalık bir uygulama yapılmış ve uygulama boyunca öğrencilere her hafta bir tane matematiksel modelleme problemi verilerek çözmeleri istenmiştir. Uygulama sonunda öğrencilerle görüşme yapılarak yarı yapılandırılmış görüşme soruları sorulmuştur. Araştırmanın verileri matematiksel modelleme problemleri, yarı yapılandırılmış görüşme soruları ve gözlem notları aracılığıyla toplanmıştır. Verilerin analizinde içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda öğrencilerin problem çözme süreçleri incelenerek bilgi işlemsel düşünme becerisinin boyutlarıyla olan benzerliği ortaya konulmuştur. Bu benzerlikten yararlanarak problem çözme süreciyle bilgi işlemsel düşünme becerisinin değerlendirilmesini sağlayan ölçme aracı hazırlanmıştır. Çalışmanın sonuçlarına bağlı olarak bilgi işlemsel düşünmenin değerlendirilmesiyle ilgilenen araştırmacılara önerilerde bulunulmuştur.

Bilgi işlemsel düşünmeMatematik eğitimiMatematik öğretimi+5
Fatma Nur Poyraz
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Özel yetenek tanılı olan ve olmayan öğrencilerin basamak değerini kavrayışlarına yönelik zihinsel modellerinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı ilkokul dördüncü sınıfa devam eden özel yetenek tanılı ve tanılı olmayan öğrencilerin basamak değerinin sayma, tahmin, adlandırma, yeniden adlandırma, karşılaştırma, temsil etme ve hesaplama boyutlarına yönelik zihinsel modellerini ortaya koymak ve karşılaştırmaktır. Araştırmada, nitel araştırma desenlerinden durum çalışması deseni ve durum çalışması desenlerinden de bütüncül çoklu durum çalışması kullanılmıştır. Çalışma grubunun belirlenmesinde amaçlı örnekleme yöntemlerinden maksimum çeşitlilik örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Çalışma grubunu, Ankara'da Bilim Sanat Merkezlerine (BİLSEM) devam eden özel yetenek tanılı öğrenciler ve özel yetenek tanılı olmayan dördüncü sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Verilerin analizinde mikro analizin alt birimi olan Kare İzleme Metodu kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre en fazla zihinsel modele özel yetenek tanılı öğrenciler sahipken, en az zihinsel modele düşük başarı düzeyindeki öğrencilerin sahip olduğu görülmüştür. Öğrencilerin hatalı zihinsel modelleri incelendiğinde en çok hatalı zihinsel model düşük ve orta başarı seviyesindeki öğrencilerde mevcutken, en az hatalı zihinsel model özel yetenek tanılı öğrencilerde görülmüştür. Tüm düzeylerde şu zihinsel modellerin mevcut olduğunu söylenebilir: Sayma, model kullanma, çözümleme, gruplama, yeniden gruplama, sayıları okuma ve yazma, sıfırın yer tutuculuğunu kullanma, sayıları büyüklüklerine göre karşılaştırma, sayıları sayı doğrusu üzerinde karşılaştırma, sayıları alışılmış şekilde modelleme, algoritmaya dayalı işlem yapma, işlem sürecinde aritmetik gerçekleri kullanma, işlemlerin matematiksel ve günlük kullanımı, işlemlerin diğer işlemler ile ilişkisi.

Basamak değeriBilim ve sanat merkezleriMatematik dersi+6
Seyhan Paydar
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Matematik öğrenme güçlüğü ile ilgili yapılan çalışmaların dokuman analizi ile incelenmesi

Bu çalışmada, 2002-2022 yılları arasında matematik öğrenme güçlüğü ile ilgili Türkiye'de yapılmış çalışmaların incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi benimsenmiştir. Araştırmanın amacı doğrultusunda Yüksek Öğretim Kurulu Tez Merkezi, Ulakbim, ERIC ve Ebsco veri tabanlarında alan taraması yapılmıştır. Araştırmanın veri kaynaklarını 17 yüksek lisans tezi, 10 doktora tezi ve 22 araştırma makalesi olmak üzere toplamda 49 çalışma oluşturmaktadır. Veriler nitel veri analiz yöntemlerinden içerik ve betimsel analizi ile analiz edilmiştir. Araştırmanın sonunda, alandaki çalışmaların 2014 yılından sonra yoğunlaştığı özellikle son yıllara doğru arttığı, en çok çalışmanın 2019 yılında yayınlandığı, makale sayısının yüksek lisans ve doktora tezlerine oranla daha fazla olduğu ve birçok üniversiteden çalışmaların olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır. Çalışmalarda çoğunlukla nitel ve nicel araştırma yöntemi benimsenmiştir. Matematik dersi öğrenme alanı olarak çalışmalarda en çok sayılar öğrenme alanıyla ilkokul düzeyindeki öğrencilerle yapılmıştır. Çalışmalarda veri toplama aracı olarak en çok görüşme kullanılmıştır. Çalışmalar en çok 0-25 aralığında örnekleme sahip, ilkokul düzeyindeki öğrencilerle yapılmıştır. Çalışmaların veri analizinde daha çok içerik analizi yöntemiyle analiz yapılmıştır. Çalışmalar bulgu, sonuç ve öneriler bakımından da detaylı olarak sınıflandırılmıştır. Öğretmenlerin diskalkuli ile ilgili bilgi sahibi olmamalarına yönelik bulgular çoğunluktadır. Hizmet içi eğitim programlarının düzenlenmesine yönelik öneriler oldukça fazladır. Matematik öğrenme güçlüğü tanımının genellikle Kosc, APA, WHO, DSM-V, Butterworth, Büttner ve Hasselhorn ve Shalev 'ın teorik çerçevesi üzerinden yapıldığı belirlenmiştir. Matematik öğrenme güçlüğü ile ilgili öğretimsel uygulama çalışmaları ve öğrencilerin özellikleri temalı çalışmalar sayı olarak daha fazla olduğu ulaşılan bir diğer bulgudur.

Akademik çalışmalarDiskalkulikDoküman analizi+5
Hülya Saygı
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Matematik öğretmeni adaylarının artırılmış gerçeklik uygulamaları içeren ders planı hazırlama deneyimleri

Bu araştırmada, ortaöğretim matematik öğretmen adaylarının artırılmış gerçeklik uygulamaları içeren ders planlarının değerlendirilmesi ve artırılmış gerçeklik uygulamalarının kullanımına yönelik görüşlerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Ayrıca araştırmanın matematik öğretiminde artırılmış gerçeklik uygulamaları kullanımı ve ders planı hazırlama deneyimi konusunda öğretmen eğitiminde örnek oluşturması amaçlanmıştır. Araştırma, nitel bir yaklaşıma dayanarak durum çalışması deseni kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın katılımcılarını bir devlet üniversitesinde öğrenimine devam eden 10 matematik öğretmeni adayı oluşturmuştur. Araştırmanın verileri, öğretmen adayları tarafından hazırlanan ders planları ve görüşme formlarıyla elde edilmiştir. Verilerin analizi için rubrik ve içerik analizi yöntemleri kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, öğretmen adayları tarafından hazırlanan ders planlarının çoğunlukla "Uzay Geometri" öğrenme alanında 10. ve 11. sınıf düzeyine yönelik olduğu belirlenmiştir. Ayrıca, Geogebra 3D'nin tüm öğretmen adayları tarafından ders planlarında tercih edilen bir artırılmış gerçeklik uygulaması olduğu tespit edilmiştir. Öğretmen adaylarının artırılmış gerçeklik uygulamalarını en çok keşfetme ve açıklama aşamalarında kullandıkları görülmüştür. Öğretmen adaylarıyla yapılan görüşmeler sonucunda, artırılmış gerçeklik kullanımıyla yeni kazanımlar elde ettiklerini ve gelecekte bu teknolojiyi kullanmak istediklerini ifade etmişlerdir. Bu araştırma, matematik öğretiminde artırılmış gerçeklik teknolojisinin potansiyelini ortaya koymakta ve öğretmen adaylarının bu teknolojiyi etkili bir şekilde kullanmalarına yönelik öneriler sunmaktadır. Sonuç olarak, öğretmen adaylarının artırılmış gerçeklik uygulamalarını ders planlarına entegre etme düzeylerinin geliştirilmesi ve bu teknolojiyi etkili bir şekilde kullanabilme yeterliklerinin artırılması için öğretmen eğitim programlarında daha fazla vurgu yapılması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

Aday öğretmenlerArtırılmış gerçeklikDers planları+3
Reyhan Çelik
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00

Related subjects