Dil bilgisi

597 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Klâsik Türk şiirinde tîg redifli kasîdeler üzerine bir inceleme

Klâsik Türk şiir tarihi, geçmişe dayalı bir gelenektir ve bu geleneğe ait nazım şekilleri içinde kasidelerin rolü büyüktür. Şiirin tamamlayıcısı olan belge redifler kaside nazım şeklinin önemli unsurlarındandır. Bu çalışma, birbirine nazire olarak söylenilen tîg redifli kasideleri içermektedir. Kılıç anlamına gelen tîg kelimesi Osmanlı döneminde savaş kültürünü yansıtan önemli unsurlardandır. Klâsik Türk şiirinde seyf, şemşir, hüsam gibi kelimelerle de adlandırılan kılıç; adâlet ve kılıç, bilgi ve kılıç, cesaret ve kılıç, dil ve kılıç, dini inanç ve kılıç, dostluk ve kılıç, düşmanlık ve kılıç, güç ve kılıç, yiğitlik ve kılıç şeklinde metinlerde yer alır. Çalışmada öncelikle tîg tanım ve tavsif edilerek Osmanlı döneminde kılıç etrafında oluşan kültürün Klâsik Türk şiirindeki tezahürü üzerinden kasidelerde memduh-rig ilişkisi zihniyet bağlamında incelenmiştir. İncelemede esas alınan metin sayısı yedi olup bunlardan ilki, 15. yüzyıl şairi Necâtî Bey'e aittir ve zemin şiir olarak kabul edilir. Bu kasideyi takiben incelenen şiirler kronolojik olarak sıralandığında 16. yüzyılda Lâmi'î Çelebi, Hayâli, Mahremi, Üsküplü İshâk Çelebi, Emânî ve Üsküplü Atâ tarafından söylenildiği görülmektedir. Çalışmada nazire geleneği içinde söylenilen bu kasideler benimsenen yöntemsel model çerçevesinde birbiriyle mukayese edilerek ortak, benzer ve farklı özellikleri tablo ve grafiklerle ortaya konulmuştur. Yürütülen çalışmada, şairlerin kasidelerinde işlenen tabiat olaylarına, kozmik unsurlara, örf ve adetler ve İslâmî değerlere felsefi açıdan yaklaşılarak şiirin zihniyetini oluşturan unsurlar ortaya konuldu. Anahtar Kelimeler: Klâsik Türk şiiri, Kaside, Nazire, Redif, Tîg

Dil bilgisiDil bilimEski Türk edebiyatı+6
Halil Gündeş
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Nurmırat Sarıhanov'un Yagtılıga Çıkanlar Povesti (Dil incelemesi-transkripsiyonlu metin-aktarma-dizin)

Türkmen yazı dilinin gelişiminin bir bütün olarak ele alınabilmesi için Türkmenistan edebiyatının tarihi dönemlerine ait eserlerinin incelenmesi önem arz etmektedir. Türkmen edebiyatı dönemleri incelendiğinde İkinci Dünya Savaşı yıllarındaki Türkmen edebiyatının hem edebiyat açısından hem de bu eserlerin dili açısından ayrı bir önemi olduğu anlaşılmaktadır. Bu yıllar "durgunluk dönemi edebiyatı" olarak nitelendirilse de Türkmen edebiyatının parlak aydın, yazarlarının mücadelesinin ortaya konulduğu dil açısından Türkmen Türkçesinin halkın günlük söylemindeki canlı birçok ifadeyi barındıran eserler yayınlanmıştır. Bu eserlerden biri de Nurmırat Sarıhanov'a ait olan Yagtılıga Çıkanlar povestidir. Tez çalışmamız giriş, ses bilgisi, şekil bilgisi, metin transkripsiyonu, metnin Türkiye Türkçesine aktarımı, dizin ve sonuç olmak üzere altı bölümden oluşmaktadır. Çalışmamızın giriş bölümünde Türkmen edebiyatı ile ilgili açıklamalarda bulunarak yazarın hayatının geçtiği dönem ve yazar hakkında bilgiler verilmiştir. Ses bilgisi bölümünde ünlü ve ünsüzler, art süremli olarak ele alınarak ses olayları tespit edilmiştir. Şekil bilgisi bölümünde metinde geçen isimler, sıfatlar, zarflar, zamirler, edatlar ve fiiller sınıflandırılarak ele alınmıştır. Dizin bölümünde metnin gramatikal dizini verilmiştir. Kiril alfabesiyle yazılan povestin transkripsiyonu yapılarak Türkiye Türkçesine aktarılmıştır. Anahtar Kelimeler: Türkmen Türkçesi, Nurmırat Sanhanov, Yagtılıga Çıkanlar, ses bilgisi, şekil bilgisi.

BiçimbilimDil bilgisiDil bilim+6
Müge Çetin
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Abdulla Aliş: Seçme Eserler-Masallar (Türkiye Türkçesine çeviri ve dil incelemesi)

Masallar, geçmişten günümüze kadar gelen sözlü halk edebiyatı ürünlerinden biridir. Bu çalışmada Tatar çocuk edebiyatı üzerine çalışmalar yapmış olan Tatar yazar Abdulla Aliş'in "Seçme Eserler" kitabında yer alan masalları ele alınmıştır. Bu masallar çocuklar için eğlendirici ve aynı zamanda öğretici nitelik taşımaktadır. Saylanma Eserler kitabında yer alan Abdulla Aliş'in masalları üzerinde Tatar Kiril alfabesinden Latin alfabesine transkripsiyonu, Türkiye Türkçesine aktarması, dil incelemesi, söz dizimi, söz varlığı ve sözlük çalışması yapılmıştır. Dil incelemesi, söz dizimi ve söz varlığı çalışmalarında konu metinlerden verilen örneklerle açıklanmıştır. Söz varlığı çalışmasında ise kelimeler sınıflandırılıp örnekleri verilmiştir. Sonuç kısmında da bütün çalışmanın değerlendirilmesi yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Tatar Çocuk Edebiyatı, Abdulla Aliş, Tatar Edebiyatı, Tatar Türkçesi, Tatar Masalları

Aliş, AbdullaDil bilgisiDil bilim+7
Rukiye Daşbınar
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Uygur çocuk edebiyatından seçme oyunlar ve oyunların çocuklara kazanımları

Bu çalışmada, Çağdaş Uygur Edebiyatı yazarları arasında yer alan Muhammet Abliz Böreyar'ın yazmış olduğu "Uyġur Balilar Eġiz Edebiyati Kamusi" adlı eserinde bulunan çocuk oyunlarından 100 oyun seçilerek Latin alfabesine transkript edilmiş, Türkiye Türkçesi'ne çevrilmiş ve ardından oyunların çocukların üzerindeki kazanımları incelenmiştir. Muhammet Abliz Böreyar tarafından yazılmış olan ve düzenlemeleri yapılarak Kaşgar Uygur Neşriyatı tarafından yayımlanan bu ansiklopedik eser çalışmamızda birincil kaynak olarak kullanılmıştır. Çalışmamızın amacı, Uygur Çocuk Edebiyatı alanında çok kıymetli çalışmalara imza atmış ve eserleriyle dönemine damga vurmuş yazar Muhammet Abliz Böreyar'ın, çocuk folkloru temasına dahil olan ve daha önce dilimize çevirisi yapılmamış olan "Uygur Çocuk Folkloru Ansiklopedisi" adlı eserinde bulunan yüz adet çocuk oyununu, orijinal olarak yazıldığı Arap alfabesinden Latin alfabesine transkript etmek, bu oyunların Türkiye Türkçesi'ne çevirisini yapmak ve ardından çevirisi yapılan bu oyunları inceleyerek, çocuklara sağlamakta olduğu kazanımları tespit etmektir. Çalışmanın giriş bölümünde kısaca Uygurlar, Uygur Türklerinin Kültürü, Uygur dilinin yapısı ve alfabesi, Uygurlarda Çocuk Folkloru, Çağdaş Uygur Edebiyatı, Oyun ve kazanım kavramları ve son olarak da Türkiye Türkçesine aktarımını yaptığımız eserin yazarı Muhammet Abliz Böreyar ve Böreyar'a ait, çalışmamızın kaynağı olan "Uygur Çocuk Folkloru Ansiklopedisi" adlı eser hakkında genel bilgiler kendi içinde başlıklara ayrılarak verilmiştir. Bu çalışma toplam üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde Arap Alfabesi ile yazılmış olan eserdeki 100 çocuk oyununun Latin Alfabesine Transkripti yer almaktadır. İkinci bölümde Yeni Uygur Türkçesi ile yazılan Uygur Çocuk Folkloru Ansiklopedisi adlı eserden alıntılanan bu 100 adet çocuk oyununun Türkiye Türkçesine aktarımı yapılmış ve her bir oyun çevirisinin altında, oyunun çocuklara olan kazanımları ayrı ayrı incelenmiştir. Üçüncü bölümde ise çevirisi yapılan oyunlarda sıkça geçen Uygurca kelimelerin derlenerek bir araya getirildiği Yeni Uygurca- Türkçe Seçme Sözlüğünün olduğu bölüm yer almaktadır.

Böreyar, Muhammet AblizDil bilgisiDil bilim+7
Sevde Marasalı
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Nedîm Dîvânı üzerine dilbilimsel bir inceleme

Edebiyatın malzemesi dildir ve edebî eserlerdeki dil kullanımı günlük dildeki kullanımlardan farklı olup birtakım üslûp özelliklerine sahiptir. Edebî eserlerin veya sanatçıların üslûbunun tam ve sistematik biçimde belirlenebilmesi için dil özelliklerinin ortaya konulması gerekir. Bu bağlamda Klâsik Türk edebiyatı metinleri de bugüne kadar geleneksel ya da modern pek çok metodla ele alınmıştır, ancak Nedîm'in poetikasını ortaya koyan dilbilimsel inceleme yöntemiyle yapılmış bir çalışma bulunmamaktadır. XVIII. yüzyılda Nedîm, şiirlerinin hayranlık uyandıran sanat değeri ve işleyişteki kendine has Nedîmâne üslûbu ile Klâsik Türk şiirinde çığır açmıştır. O sadece bir şair değil, aynı zamanda yaşadığı zamanın orijinal özellikler arz eden bir dil teorisyenidir. Aradan geçen zamana rağmen Nedîm'in şiirlerini anlaşılır kılan ve canlılık katan bu özellikler, onun kullandığı Türkçe'de aranmalıdır. Nedîmâne üslûp olarak literatürde yer alan bu üslûbun değerinin ortaya konularak dile ait yapının anlaşılabilmesi için tarihî, kültürel, sosyal ve dilbilimsel açıklamaların yapılması gerekir. Bu tez çalışmasında Nedîm'in şiirlerinde ortaya koyduğu çağrışım zenginliği dilbilimsel yöntemlerle ele alınarak şiirlerdeki dil ve üslûp özellikleri tespit edilecektir. Dilbilimsel inceleme, metin ve dili bir bütün olarak ilişkilendirerek metnin estetik değerini ortaya koymayı amaçlar. Bunun için dilbilimin alt başlığı olan üslûpbilimin yöntemlerinden yararlanır. Bu bağlamda çalışmada tasvirî ve tekevvünî üslûp inceleme yöntemleri kullanılacaktır. Böylece Nedîm'in şiirlerinin klâsik şiirimiz içinde yeni ve özgün olan tarafları belirlenerek Nedîm'in sadece kendi döneminde değil yüzyıllar sonrasına da yansıyan şöhretinin haklılığı ortaya konulacaktır.

Dil bilgisiDil bilimDivanlar+3
Nilüfer Karadavut
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Toplumdilbilim açısından Antalya'da yaşayan Ahıska Türklerinin dil incelemesi

Ahıska, bugün Gürcistan sınırları içerisinde yer alan Türkiye'nin Ardahan iline komşu olan bir bölgedir. Ahıska'daki Türk varlığı yoğun olarak XI. yüzyıldan itibaren bölgeye yerleşen Kıpçaklarla birlikte kendisini göstermeye başlamıştır. Aynı dönemlerde Kıpçaklarla birlikte Başkurt, Peçenek, Karluk ve Oğuz boyları da Ahıska'ya yerleşen diğer Türk boyları arasında yer almıştır. Osmanlı Devleti Ahıska'yı XVI. yüzyılda hâkimiyeti altına almış ancak XIX. yüzyılda bölge Ruslar tarafından ele geçirilmiştir. Bunun üzerine Osmanlılar ile Ruslar arasında hâkimiyet mücadeleleri başlamış ve son olarak 1921 Moskova Anlaşması ile bölge resmî olarak Türk topraklarından çıkarılıp Gürcistan sınırları içerisinde bırakılmıştır. II. Dünya Savaşı döneminde 1944 yılının 14 Kasım gecesinde Ahıska'da yaşayan ve adlarını buradan alan Ahıska Türkleri, Sovyetler Birliği'nin kararı ile Orta Asya'nın çeşitli bölgelerine sürgün edildiler. Bu sürgün ile 100.000'in üzerinde Ahıska Türkü anavatanlarından koparılıp Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan ve Azerbaycan'a yerleştirildi. Bugün nüfusları 500.000'i aşan Ahıska Türkleri dünyanın dört bir yanında dağınık bir şekilde yaşamaktadırlar. Sovyetler Birliği'nin dağılmasıyla birlikte yoğun olarak Türkiye'ye göç etmeye başlamışlardır. Günümüzde Türkiye dışında Amerika Birleşik Devletleri, Rusya Federasyonu, Ukrayna, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Gürcistan ve Kafkasya'nın diğer bölgelerinde yaşamlarını sürdürmektedirler. Ahıska Türkleri her geçen sene Türkiye'ye yönelik göçlerini artırmaktadırlar. Bu göçlere bakıldığında Antalya'nın tercih edilen ilk il olduğu ortaya çıkmaktadır. Bunun başlıca sebebi ise önceden yaşadıkları Orta Asya bölgelerinde Rusçayı ikinci dil olarak edinmek durumunda kalmaları ve buna bağlı olarak turizm sektöründe iş bulma imkânına sahip olmalarıdır. Bu nedenle çalışmamızı Antalya ilinde yaşayan Ahıska Türkleri üzerine dayandırmayı gerekli gördük. Ahıska Türklerinin konuştukları dil Türkiye Türkçesinin bir ağzı olarak değerlendirilmektedir. Çalışmamız da Antalya'da yaşayan Ahıska Türklerinin ağız özelliklerinin toplumdilbilim (sosyolinguistik) çerçevesinden bakılarak yapılan bir dil incelemesidir. Bir dildeki değişkeleri ortaya koymaya çalışan ve dilbilimin bir alt dalı olan toplumdilbilim, XIX. yüzyılda bağımsız bir disiplin olarak değerlendirilmeye başlanmıştır. Toplumdilbilimin ne olduğu, neleri kapsadığı ve bu alanda yapılan çalışmalara tezimizin birinci kısmında yer verdik. İkinci kısımda Ahıska Türklerinin kim olduklarına ve tarihî süreçlerine değinip Antalya'da yaşayan kesimin sosyolojik görünümlerine yer verdik. Üçüncü bölümde Antalya ilinde yaşayan Ahıska Türklerinin dili ses ve şekil bilgisi yönünden incelenerek dillerindeki değişkeler yaşa, cinsiyete, ölçünlü dilin ve Rusçanın etkisine göre toplumdilbilim alanı içerisinde değerlendirildi. Dördüncü bölümde ise kaynak kişilerin konuşmalarından mülakat yoluyla edinilen ses kayıtları fonetik alfabe kullanılarak metin olarak aktarıldı. Temel olarak dört bölümden oluşan çalışmamız sonuç ve öneriler kısmı ile sonuçlandırılıp kaynakça ve ekler bölümüyle tamamlanmıştır. Anahtar kelimeler: Ahıska Türkleri, Toplumdilbilim, Dil İncelemesi

Ahıska TürkleriAntalyaAğızlar+4
Elif Aydın
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Türkçede ve Arapçada söylem bağlaçlarının karşılaştırmalı betimlemesi

Bu çalışmanın amacı, Arapçadan Türkçeye geçmiş olan söylem bağlaçlarının işlevlerini ve anlamsal yapısını betimlemektir. Bu amaçla öncelikli olarak Türkçeden Arapçaya ve Arapçadan Türkçeye çevrilmiş olan yazılı metinlerden bir veri tabanı oluşturulmuştur. Söylem bağlaçları, kiplik değer ve retorik işlevlerine göre sınıflandırdıktan sonra içinde bulundukları bağlam ve eş dizilim açısından betimlemeye çalışılmıştır. Çalışmanın sonuçları, söylem araştırmalarında yer alan söylem bağlaçlarının evrensel özelliklerinin olup olmadığı yönündeki tartışmalara ışık tutacaktır. Örnek olarak, sıklıkları farklı olmakla birlikte, her iki dilde de karşıtlık temel retorik ilişkisiyle ortaya çıktığı görülen 'ama' bağlacı, bugünkü Arapçada nadir olarak 'zıtlık' ilişkisiyle kullanılırken; bugünkü Türkçede anlamsal genişlemeye uğramış ve işlek olarak ödünleme için de kullanılmaya başlanmıştır. Bu sonuç, bir söylem bağlacının çekirdek anlamının yanında anlamsal genişlemeye de uğrayabileceğini göstermektedir. Çalışma, bu yönüyle de çeviribilim ve bilgisayarlı dilbilim araştırmalarında makine çevirisi çalışmalarına katkı sağlayabilecektir. Anahtar Sözcükler: Türkçe Bağlaçlar, Arapça Bağlaçlar, Söylem Bağlaçları.

ArapçaBağlaçDil bilgisi+5
Alaa Mohammed
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Vesîletü'n-Necât'ta ad işletimi

Süleyman Çelebî'nin Vesîletü'n-Necât (Mevlid) adlı eseri, Türk edebiyatının en beğenilen, en sevilen, en çok okunan ve en çok istinsah edilen eseridir. Eski Anadolu Türkçesi'nin karakteristik özelliklerini taşıyan Vesîletü'n-Necât, bu tezde ad işletimi (biçimbirimler ve İşlevler) yönünden incelenmiştir. Alan yazınında gelenekselleşmiş bilimsel yöntem ile Vesiletü'n-Necat adlı eser üzerinde bir ad işletimi incelemesini amaçlayan bu çalışma, söz konusu eser üzerine yapılacak ilk dilbilgisel çalışmalardan biri olacaktır. Elde edilen veriler Eski Anadolu Türkçesi dilbilgisi çalışmalarına önemli bir bilimsel katkı sağlayacaktır. Ad işletimi, ad kök ve gövdelerine gelen biçimbirimlerle gerçekleşir. Ad işletimi biçimbirimleri "sözcük türünü değiştirmeyen biçimbirimler", "sözcük türünü değiştiren biçimbirimler" ve "yüklem yapıcı ve yüklemde görevli biçimbirimler" olmak üzere genel olarak üç başlıkta tasnif edilebilir. Bu çalışmada Vesîletü'n-Necât'taki ad işletimi söz konusu yöntemle incelenmiş ve Eski Anadolu Türkçesi için önemli veriler elde edilmiştir.

Ad işletimiDil bilgisiEski Anadolu Türkçesi+3
Semih Yavuz
Eskişehir Osmangazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Nehcü'l-Ferâdîs'in Harezm Türkçesi ve eski Anadolu Türkçesi dönemlerine ait nüshalarında birleşik fiiller üzerine karşılaştırmalı bir inceleme

Söz diziminin bir parçası olan ve ayrıca sözlüksel düzeyde de incelenmesi gereken birleşik fiiller; yapı, işleyiş ve anlamsal yönleriyle dilin önemli unsularından biridir. Bu yapılar, bir eylemi karşılamak amacıyla birden fazla biçim bilgisi unsurunun bir araya getirildiği dil unsurlarıdır. Bu yönüyle dilin ifade gücüne ve kavram karşılama süreçlerine katkı sağlayan öbekleşmelerin başında gelmektedirler. Birleşik fiiller oluşum şekillerine göre genel olarak ana yardımcı fiillerle kurulan birleşik fiiller, deyimleşmiş/kalıplaşmış birleşik fiiller, tasvir fiilleri ve karmaşık fiiller gibi başlıklarda sınıflandırılmaktadır. Birleşik fiillerin, Türk dilinin tarihsel gelişimi içerisinde metinlerde kullanım sıklığı açısından diğer kelime gruplarına nazaran daha önde yer aldığı bilinmektedir. Bu nedenle birleşik fiilller üzerine yapılacak incelemeler hem söz varlığı özelliklerinin hem de söz dizimsel özelliklerin tespiti açısından önem taşımaktadır. Birleşik fiillerin tespiti kadar önemli olan diğer bir önemli konu da bu yapıların tarihsel süreçte kuruluş ve işlev açısından nasıl hareket ettikleridir. Bu konuda Türkçenin tarihi dönemlerinde verilen eserlere dayalı yapılacak karşılaştırmalı çalışmalar birleşik fiil öbekleşmelerinin yapı ve kuruluş açısından seyrinin görülebilmesini sağlayacak somut veriler sunacaktır. Bu çalışmada, Nehcü'l-Ferâdis'in Harezm Türkçesi ile Eski Anadolu Türkçesi nüshalarında yer alan birleşik fillerle ilgili karşılaştırmalı bir inceleme yapılmıştır. Yapılan karşılaştırmada birleşik fiiller kuruluş ve yapılarında yer alan unsurlar açısından incelenmiştir. Tespiti yapılan birleşik filler ana yardımcı fiillerle kurulanlar, deyimleşmiş/kalıplaşmış birleşik fiiller, tasvir fiilleri ve karmaşık fiiller başlıkları altında sınıflandırılıp değerlendirilmişlerdir. Ayrıca tamlayıcılarla genişletilmiş birleşik fiil yapıları da ele alınarak iki dönem arasında benzerlik ve farklılıklar ortaya konmaya çalışılmıştır. Değerlendirme ve tespitler, tablo ve grafiklerle desteklenerek mukayese edilmiştir. Elde edilen veriler, birleşik fiillerin yapısal niteliklerini ortaya koyduğu kadar Türkçenin kaybolmaya yüz tutmuş söz varlığının da gün yüzüne çıkarılmasına olanak sağlamaktadır.

Dil bilgisiDil bilgisi-eylemDil bilim+5
Ayşegül Yurdakul
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Lugat-ı Tarihiyye ve Cografiyye II. cilt (Transkripsiyon-inceleme-madde başı indeksi)

Bu çalışmamızda XIX. yüzyılın Osmanlı Sahası önemli lügatlerinden olan, Ahmed Rıfat'ın eseri "Lugat-ı Tarihiyye ve Cografiyye"nin ikinci cildinin transkripsiyonu yapılmıştır. XIX. yüzyılda Osmanlı Sahası Sözlük çalışmalarında önemli bir yeri olan bu sözlüğün ikinci cildi alfabetik düzenine göre "B-P-T-S̱" harflerini içermektedir. Bu sözlükte tarih ve coğrafya başta olmak üzere, matematik, kimya, fizik ve din bilimleri kavramları da açıklanmaktadır. Ansiklopedi niteliği taşıyan bu eser, Osmanlı Devleti'nin edebi ve kültürel yapısı alanında çalışacaklara da kaynaklık etmiş olacaktır. Ayrıca bu çalışmamızda, ''Şekil Bilgisi'' isim çekim ekleri ve isim yapım ekleri, Karahanlı Türkçesi, Harezm-Kıpçak Türkçesi, Çağatay Türkçesi, Eski Anadolu Türkçesi, Osmanlı Türkçesi ve Türkiye Türkçesi'ndeki kullanımları ile önce ayrı ayrı tablolarda gösterilip daha sonra karşılaştırmalı tabloda verilmiştir. Sonra değerlendirme yapılıp metinde geçen örnekler verilmiştir. Bu çalışmanın sonucunda, Eski Anadolu Türkçesi, Osmanlı Türkçesi ve Türkiye Türkçesi'ndeki isimlere gelen çekim ve yapım eklerindeki dönemsel gelişim ve değişim örneklerle takip edilerek ortaya konulmuştur. ANAHTAR SÖZCÜKLER: Tarih, Coğrafya, Ansiklopedi, Lugat, Ahmed Rıfat,ġekil Bilgisi

19. yüzyılAhmed Rifat EfendiAnsiklopediler+7
Nami Erdoğan
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Azerbaycan Türkçesi ve Türkiye Türkçesinde bitki adlarının karşılaştırılması

Yüksek lisans tezi dört bölümden oluşmaktadır. Tezin amacı, Azerbaycan Türkçesi ve Türkiye Türkçesindeki bitki adlarını yapı ve anlam bakımından karşılaştırarak benzerliklerinin veya farklılıklarının olup olmadığını tespit etmektir. Çalışmanın birinci bölümünde bitki adı bilimi, bitki adları ve onlarla ilgili adlandırmalar, çalışmalar, güçlükler hakkında genel bilgilere yer verilmiştir. İkinci bölümde Latince karşılıkları ile beraber iki dile ait olan sözlüklerden taranıp elde edilen verilerden bir tablo oluşturulmuştur. Ayrıca Azerbaycan Türkçesindeki bitki adları yapı bakımından sınıflandırılmıştır. Çalışmanın üçüncü bölümünde ise Azerbaycan Türkçesi ve Türkiye Türkçesinde fonetik, morfolojik ve semantik açıdan bitki adlarının değerlendirilmesi yer almıştır. Son bölümde Latince karşılığı ile birlikte bitki adları sözlüğü verilmiştir.

AdlarAzerbaycanAzerice+6
Ramila Takhirova
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Süleymān-nāme (39. cilt) (Giriş-metin-dil incelemesi-dizin-tıpkıbasım)

Türkçenin tarihî seyri içerisinde önemli bir yeri olan, Eski Anadolu Türkçesinden Osmanlı Türkçesine geçiş özellikleri gösteren XV. yüzyılın ikinci yarısı ile XVI. yüzyılın ilk yarısını sağlıklı bir şekilde değerlendirebilmek için çalışmaya değer bulduğumuz eser Firdevsî-i Rûmî'nin Süleymân-nâme'sinin 39. cildidir. Eser, Manisa İl Halk Kütüphanesi, Akhisar Zeynelzade Koleksiyonu, 45 Ak Ze 226 olarak kayıtlı olup içerisinde toplam altı cilt (37 - 42) vardır. Bunun yanı sıra eserin Topkapı Sarayı Müzesi, Hazine Kitaplığı 1529 numarada kayıtlı 37 - 42. ciltleri içeren bir nüshası daha mevcuttur. Metnin çeviriyazısını yaparken eski harfli metinler üzerine yapılan çalışmalardan ve sözlüklerden faydalanılmıştır. Arap harfli orijinal metinden Latin harflerine aktarılan metnin dizini Cibakaya programı yardımıyla oluşturulmuş, kelime ve kelime gruplarının öncelikli olarak bağlamdaki anlamları verilmiştir. Dizin oluşturulduktan sonra metin üzerinde dil incelemesi yapılmış; metnin imla, fonetik ve morfolojik özellikleri tablolar hâlinde gösterilmiştir. Giriş bölümünde Firdevsî'nin hayatı ve eserleri, özellikle Süleymân-nâme'nin diğer ciltleri ve 39. cilt üzerinde ayrıntılı bilgi verilip metinde anlatılan olayların geniş bir özeti yapılmıştır. Daha sonra çalışmanın tıpkıbasım bölümü hazırlanmıştır. Yapılan çalışma ile eserin dil hususiyetleri ve söz varlığı bakımından Eski Anadolu Türkçesinden Osmanlı Türkçesine geçiş özellikleri gösterdiği tespit edilmiştir.

16. yüzyılDil bilgisiDil bilim+5
Sinan Kazancı
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Muhibbî Dîvânı (3000-3500. gazeller) (Bağlamlı dizin ve işlevsel sözlük)

TEBDİZ ( Tarih ve Edebiyat Metinleri Bağlamlı Dizini ve İşlevsel Sözlüğü) projesi ile edebi metinlerdeki sözcüklerin anlamları bağlamdan hareketle sisteme kaydedilmektedir. Bu şekilde kelimelerin dönemsel kullanımlarına ışık tutularak dilin tarihsel gelişiminin takip edilmesi ve metinlerin daha kolay anlaşılıp yorumlanması hedeflenmektedir. Bu çalışmada Muhibbî'nin 501 gazeli (3000 – 3500. Gazeller), Kemal YAVUZ ve Orhan YAVUZ tarafından neşredilen "Muhibbî Dîvânı-Bütün Şiirleri" adlı eser kaynak alınarak TEBDİZ sistemine yüklenmiş ve kelimeler bağlam içerisinde değerlendirilmiştir. Oluşturulan bağlamlı dizin yardımıyla ilgili gazellerdeki unsurlar incelenmiş, beyitlerden örnekler verilerek bu unsurlar desteklenmiştir. Bu şekilde Muhibbî'nin iç dünyası, hayat görüşü ve sosyal hayata dair unsurlar incelenerek ortaya konulmuştur.

Dil bilgisiDil bilimEski Türk edebiyatı+4
Berna Süküt
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Tavşanlı Zeytinoğlu Halk Kütüphanesi'nde bulunan Arap dili ile ilgili yazma eserlerin tespiti ve tavsifi

Kütüphaneler bir milletin ilim, kültür, bilgi mirasını oluşturan ve onu ileriki nesillere aktarıp yaşatan en büyük etmenlerinden biridir. Bu bağlamda bir kütüphanenin ve içerisinde bulunan yazma eserlerin tanıtılması, tespit edilmesi hem o milletin kültür zenginliğine hem de farklı alanlarda çalışma yapmak isteyen araştırmacılara büyük katkı sağlayacaktır. Çünkü herhangi bir yazma nüshanın alanıyla ilgili kaynaklar arasında yer alması veya almaması pek çok çalışmanın sonucunu etkileyebilir. Bu bakımdan bu çalışmada bir ilçe kütüphanesi olarak Tavşanlı Zeytinoğlu Halk Kütüphanesi'nde bulunan Arap dili ile ilgili yazma eserler tanıtılmaya çalışılmıştır. Çalışmanın birinci bölümünde gramer kitapları ve sözlükler; ikinci kısmında belagat, arûz ve vaz' ilmine dair eserler; son olarak üçüncü bölümde ise kasideler ve şerhleri ele alınmakta; kütüphanedeki konumları hakkında bilgi verilmektedir. Ayrıca eserler ve müellifleri hakkında edinilebilen bilgilere de kısaca değinilmektedir. Böylece kütüphanedeki Arap dili ile ilgili yazmalara ait küçük bir katalog düzenlemesi de yapılmış olmaktadır. Anahtar Sözcükler: Arap Dili, Tavşanlı, Zeytinoğlu Kütüphanesi, Tavsif, Yazma Eser

ArapçaDil bilgisiDil bilim+6
Emine Deniz
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

İsmail Hakkî Bursevî Nakdü'l-Hâl (151a-225b) inceleme-metin

Bu çalışmada, 17-18. yüzyıllarda yaşamış, Rûhu'l-Beyân adlı tefsîriyle meşhur olmuş İsmail Hakkî Bursevî'ye ait Nakdü'l-Hâl isimli eserin 151a-225b numaralı varakları transkripsiyon alfabesiyle yeni harflere aktarılmış ve metin muhteva yönünden incelenmiştir. Bursevî çokça eser kaleme almış velûd bir yazardır; tefsîr, hadîs, fıkıh, kelam, tasavvuf vb. alanlarda eserleri bulunmaktadır. Nakdü'l-Hâl isimli eseri vâridât türünde kaleme alınmış Arapça-Türkçe tasavvufî bir eserdir. Bir tür olarak vâridât, kaleme alan kişinin kalbine doğan duygu, düşünce ve ilhamların (vârid) yer aldığı eserlerdir. Bu eserde Bursevî vâridâtını kaleme alıp ayet-i kerîme, hadîs-i şerîf ve manzumelerle zenginleştirmiştir. Bursevî bu eserini vefatından birkaç yıl önce, 1721-1722 yıllarında kaleme almıştır. Eserin müellif nüshası bulunmamaktadır. Beş adet müstensih nüshasına ulaşılmıştır. Çalışmamızda İstanbul Üniversitesi Nadir Eserler Kütüphanesi'nde No. TY. 2153'te bulunan Hâfız İbrahim el-Fehmî'ye ait müstensih nüshası esas alınarak transkripsiyonu yapılmış, aynı kütüphanede bulunan No. TY. 2161'de kayıtlı nüsha ile Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi'ne bağlı Atıf Efendi Yazma Eser Kütüphanesi No. 1515'te bulunan müstensih nüshalarıyla mukâbelesi yapılmıştır. Çalışmanın giriş bölümünde Bursevî'nin yaşadığı dönem Osmanlı Devleti'nin siyâsî, kültürel ve ilmî durumu incelenmiştir. Birinci bölümde Bursevî'nin hayatı işlenmiş ve eserleri tanıtılmıştır. İkinci bölümde mutasavvıflarca bilgi kaynaklarından sayılan keşf ve ilham ile rüya konusu işlenmiştir. Devamında vâridât türü ve Bursevî'nin vâridât türünde yazılmış eserleri hakkında bilgi verilmiştir. Üçüncü bölümde; Nakdü'l-Hâl işlenmiş ve nüsha tavsifi yapılmıştır. Devamında ise "Nakdü'l-Hâl'de Mânâ ve Mefhûm" başlığı altında Nakdü'l Hâl'in incelediğimiz varaklarında yer alan tasavvufî kavramlar hakkında Bursevî'nin yaptığı açıklamalara yer verilmiştir. Tez çalışmasının dördüncü bölümünde metnin transkripsiyonu yapılmış, orijinal sayfaları verilerek çalışma tamamlanmıştır.

Dil bilgisiDil bilimEski Türk edebiyatı+7
Beyzanur Tuna
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

İsmail Hakkî Bursevî - Nakdü'l-Hâl (225a-298a) inceleme - metin

İsmail Hakkî Bursevî, Osmanlı tarihinin en velûd müelliflerinden olup, birçok alanda eser telif etmiştir. Mutasavvıf bir şair olması yönüyle de vâridât türünde pek çok eser kaleme almıştır. Vârid kelimesinin çoğulu olan vâridât, kulun çabası ve kastı olmaksızın gaybdan kalbine gelen manalar anlamına gelmektedir. Hazırlanan bu çalışma, İsmail Hakkî Bursevî'nin 1133/1721 - 1134/1722 yıllarında vâridât türünde kaleme aldığı Nakdü'l-Hâl adlı eserinin 225a-298a varaklarının transkripsiyonlu metin çevirisidir. Eserin müellif nüshası bulunmamaktadır. Çalışmada esas alınan nüsha, İstanbul Üniversitesi Nadir Eserler Kütüphanesi Türkçe Yazmalar 2153 numarada kayıtlı olan nüshadır. Metne tam ve doğru olarak ulaşabilmek amacıyla İstanbul Üniversitesi Nadir Eserler Kütüphanesi Türkça Yazmalar 2161 numaralı nüsha ile Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi Âtıf Efendi Bölümü 1515 numaralı nüsha esas nüsha ile mukayese edilmiştir. Nakdü'l-Hâl eserinin transkripsiyonlu metnini edebiyat sahasına kazandırmak amacıyla hazırlanan bu çalışmada; genel hatlarıyla Bursevî'nin yaşadığı dönem ve hayatı hakkında bilgi verilmiş, akabinde metne dair mana ve mefhum bölümü oluşturulup eserdeki tasavvufî terimler hakkında bilgi verilmiştir. En son olarak eserin transkripsiyonlu metin çevirisi, ardından orijinal sayfalar verilerek çalışma sonlandırılmıştır.

Dil bilgisiDil bilimEski Türk edebiyatı+7
Hilal Bayalan
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

5E modelinin ortaokul öğrencilerinin dil bilgisi başarısına etkisi

Bu çalışmada, Türkçe dersi 7. sınıf öğretim programında bulunan dil bilgisi konularının yapılandırmacı yaklaşıma dayanan 5E öğrenme modeli ile öğretilmesinin öğrenenin öğrenmedeki etkisi araştırılmıştır. Araştırmada yapılandırmacı 5E öğrenme modeliyle ders işlenen deney grubunda yer alan öğrencilerle, mevcut öğretim yöntemiyle ders işlenen kontrol grubundaki öğrencilerin başarı düzeyleri arasındaki farkı ortaya çıkarmak amacıyla kontrol gruplu yarı deneysel model kullanılmıştır. Bu araştırmanın bağımsız değişkenini ortaokul 7. sınıf öğrencilerine uygulanacak yapılandırmacı 5E öğrenme modelinin uygulandığı dil bilgisi konularının işlenişi oluşturur. Bağımlı değişken ise öğrencilerin başarı düzeyleridir. Araştırmada öntest ve sontest geçerliği ve güvenirliği tespit edilmiş (Croanbach-alfa=0.85) 20 sorudan oluşan Dil Bilgisi Başarı testi (DBBT) kullanılmıştır. Testlerden elde edilen veriler SPSS 15.0 paket programıyla analiz edilmiştir. Çalışmanın örneklemini Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Kütahya ilinde bulunan bir devlet ortaokulunda bulunan sınıfların iki şubesindeki toplam 40 öğrenci oluşturmaktadır. 2018-2019 öğretim yılında Atatürk Ortaokulu'nda bulunan 6 tane 7. sınıfa uygulanan DBBT sonuçları dikkate alınarak birbirine denk iki sınıf seçilmiştir. Bu sınıflardan birisi yapılandırmacı 5E öğrenme modelinin kullanıldığı deney grubunu diğeri ise mevcut öğretim yöntemlerinin uygulandığı kontrol grubunu oluşturmaktadır. Araştırma dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde kuramsal çerçeve, ilgili alanyazın, tanımlar, problem durumu, araştırmanın amacı, araştırmanın önemi, problem cümlesi, alt problemler ve sınırlılıklara yer verilmiştir. İkinci bölümde araştırmanın yöntemi, araştırmanın modeli, araştırmanın evren ve örneklemi, veri toplama araç ve teknikleri, verilerin toplanması ve verilerin analizine yer verilmiştir. Üçüncü bölümde bulgulara yer verilmiştir. Dördüncü bölümde ise sonuç, tartışma ve önerilere yer verilmiştir. Araştırma sonucunda, yapılandırmacı 5E öğrenme modelinin uygulandığı deney grubu öğrencilerinin, mevcut yöntemin uygulandığı kontrol grubu öğrencilerine göre başarı ortalamalarının daha yüksek çıktığı ve aradaki farkın anlamlı olduğu tespit edilmiştir.

5E ModeliDil bilgisiOrtaokul öğrencileri+5
Engin Aykaç
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Educational Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Bir mizah kaynağı olarak Ebû Hayyân et-Tevhîdî'nin Besâirü'l-Hükemâ ve Zehâirü'l-Kudemâ (el-Besâir ve'z-Zehâir) adlı eseri

Klasik Arap edebiyatının özel bir bölümünü oluşturan mizah alanına dair oldukça erken bir dönemden itibaren eserler verilmeye başlanmış, mütevazı derlemelerin yanı sıra devasa külliyatlar da meydana getirilmiştir. Bunların bir bölümü mizahî figür ve temaları müstakil olarak ele alırken, diğer bir bölümü ise ilgili malzemeyi farklı bilgi pasajları arasında serpiştirmeyi tercih etmiştir. İnceleme konusu olarak seçilen Ebû Hayyân et-Tevhîdî'nin (ö. 414/1023) el-Besâir ve'z-zehâir adlı eseri de muhtevasında din, ahbâr, hâtırât, edebiyat, filoloji ve mizah gibi birbirinden farklı kategorilerde zengin bir materyal barındıran ansiklopedik mahiyette bir derlemedir. Çalışmamızda, Arap mizah tarihinin teşekkülünü hazırlayan eserlerin oluşturduğu gelenekten ilham alan; dil, üslûp ve muhteva zenginliği ile müteakip çağlar için önemli bir kaynak haline gelmiş bulunan el-Besâir ve'z-zehâir, mizahî figür ve tema çeşitliliği yönüyle incelenmiş, anekdot örnekleri eşliğinde tespit ve değerlendirmelerde bulunulmuştur.

Arap edebiyatıArapçaDil bilgisi+3
Tuncay Tan
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

GE5299 numaralı Bursa Cöngü (Giriş-dil incelemesi-metin-dizin)

Bu tez çalışması, Klasik Osmanlı Türkçesi döneminden Türkiye Türkçesine geçiş aşaması olan 19. yüzyıl dil özelliklerinin ve imla-telaffuz ilişkisinin belirlenmesi amacıyla hazırlanmıştır. Böyle bir çalışmayla 19. yüzyılın dil özellikleri ve buna bağlı olarak yapılan imla-telaffuz ilişkisi incelemeleri, telaffuz özelliklerinin imlaya büyük oranda yansıdığı cönk metni üzerinden takip edilmiştir. Bu çalışmanın malzemesini Bursa İnebey Yazma Eser Kütüphanesi'nde kayıtlı bulunan GE5299 numarasıyla kayıtlı Bursa cöngü oluşturmaktadır. Çalışmaya öncelikle bu metnin çeviri yazısı yapılarak başlanmıştır. Daha sonra söz varlığının ortaya konabilmesi için Dizin hazırlanmıştır. Bu dizinde alfabetik olarak dizilen kelimeler ve/veya ibareler biçimsel, anlamsal ve gramatikal özelliklerine göre verilmiştir. 19. yüzyılda imla-telaffuz ilişkisini belirlemek amacıyla da "Cönklerin Söz Varlığı ve İmla-Telaffuz İlişkisi Üzerine Değerlendirmeler" bölümünde incelenen cönk metninde yer alan ve özellikle özgün biçimlerinden veya genel yazım eğilimlerinden farklı yazılan kimi kelimeler ve eklerin imlası üzerinde durulmuştur. Sonuç bölümünde ise, elde edilen bulgulara yer verilmiş ve genel bazı değerlendirmeler yapılmıştır.

19. yüzyılBursaCönkler+5
Ebru Kuybu Durmaz
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Cezaevı̇ edebı̇yatı bağlamında Eymen el-Utûm'un "Yâ Sâhı̇bey'ı̇s-Sı̇cn" adlı romanının yapı ve ı̇çerı̇k bakımından ı̇ncelenmesı̇

Genel olarak, Okyanus'tan Körfez'e otoriter rejimlerin hâkim olduğu Arap ülkelerinde yaşanan siyasî despotizm sosyal, kültürel ve ekonomik birçok alanda etkisini göstermekle birlikte edebî alanı da etkilemiş ve böylece cezaevi edebiyatının ortaya çıkmasında bir etken olmuştur. 20. yy'ın ilk çeyreğinde liberal, solcu ve sağcı farklı siyasî eğilimdeki birçok yazar ve şair, otobiyografi, biyografi, anı, roman ve şiir gibi edebî türlerden eserler vererek cezaevi edebiyatının oluşumuna katkı sağlamışlardır. Böylece cezaevi edebiyatı günümüzde modern Arap edebiyatının önemli bir parçası haline gelmiştir. Buna rağmen akademik çalışma sahasında pek rağbet görmemiştir. Biz bu çalışmada cezaevi edebiyatına dair yapılan önceki tanımlamaları karşılaştırarak daha uygun bir tanım bulmaya ve bu tanım üzerinden cezaevi edebiyatına ait ortak özellikleri tespit etmeye çalıştık. Daha Ürdünlü yazar Eymen el-Utûm'un cezaevi romanına güzel bir örnek olarak değerlendirdiğimiz "Yâ Sâhibeyi's-Sicn" adlı eserini yapı ve içerik bakımından inceledik.

Arap edebiyatıCeza infaz kurumlarıDil bilgisi+4
Selma Aydın
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
10
Master'sOpen AccessTR

Abdülkadir el-Bağdâdî'nin Şehnâme Lügati (inceleme-metin)

Sözlükler, bir dilin geçmişini, söz varlığını, kazandığı yeni anlamları, deyimleri, incelikleri, mecaz, terim ve gerçek anlamlarını geleceğe kazandıran ve geçmiş ile gelecek arasında köprü kuran dil hazineleridir. Sadece tek bir dilin barındırdığı kelime ve kelime grupları toplamını değil aynı zamanda başka dillerdeki karşılığını da barındırırlar. Bu nedenle dillerin yaşayabilmesi ve büyüyerek gelişebilmesi için sözlüklere ihtiyaç duyulur. Bu çalışma XVII. yy. âlimi, dil bilgini, seyyahı ve edebiyatçısı olan Abdülkadir el-Bağdâdî'nin Şehnâme Lügati'ni ihtiva etmektedir. Firdevsî'nin meşhur eseri Şehnâme'deki güç anlaşılan Farsça kelimelerin Türkçe karşılıkları bu sözlükte verilmektedir. Bu nedenle bugün mevcut olan sözlüklerde bile bulunmayan veya sadece bir kısmında bulunan kelimelere de bu sözlükte rastlanabilmektedir. Bu da esere ayrı bir değer katmaktadır. Kelimelerin madde başı verildikten sonra Arap harfli orijinal hali parantez içinde verilmektedir. Daha sonra madde başı açıklamaları transkripsiyon alfabesine göre ve o dönemde konuşulan, yazılan Türkçe'ye bağlı kalınarak latinize edilmiştir. Bu şekilde XVII. yy'ın söz varlığına da katkı sağlanacaktır. Ayrıca inceleme kısmında şahıslar, şahitler, arkaik unsurlar, gelenek ve adetler gibi sözlüğün gerçek değerini ortaya koyan unsurlar da tespit edilip, açıklanmıştır. Anahtar Kelimeler: Abdülkadir, el-Bâğdadî, Şehnâme, Lügat, İnceleme, Metin.

17. yüzyılAbdulkadir el BağdadiArapça+5
Uğur Tokçesi
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Teysîru'n-Nahv bağlamında Saîd el-Efganî'nin el-Mûcez adlı eserinin incelenmesi

Bu çalışmanın genel çerçevesini, Nahvin kolaylaştırılması faaliyetlerinin önemi ve gerekliliği oluşturmaktadır. "Teysîru'n-Nahv" yaklaşımına ortam hazırlayan sebeplerin iyi bir şekilde anlaşılabilmesi için, çalışmanın giriş bölümünde Arap dilinin kısaca incelenmesi, Arap dili gramerinin (Sarf-Nahiv) oluşum süreci ve nahiv ekollerinin ortaya çıkışına ana hatlarıyla değinilmiştir. Daha sonra nahvin kolaylaştırılmasına duyulan ihtiyacın perde arkasındaki sebeplere değinilerek bu bağlamda yapılan faaliyetlere yer verilmiştir. Bu faaliyetlerden, muhtasar nahiv eserler, vâdıh türü eserler ve nahve giriş türü eserler hakkında özet bilgiler betimsel yöntemle sunulmuştur. Çalışmanın birinci bölümünde yazarın, hayatı ve eserleri hakkında bilgiler sunulmuştur. Çalışmanın ikinci bölümünde ise söz konusu eserin sarf ve nahiv konularının nasıl sunulduğu, hangi örneklerin verildiği ve istişhad edilen ayet, hadis ve şiirlerin incelenmesiyle değerlendirmeye tabi tutulup "Teysîru'n-Nahv" yaklaşımı çerçevesinde ele alınmıştır. Bu değerlendirme yapılırken klasik Arap grameri kaynaklarına başvurularak el-Efgânîye ait el-Mûcez adlı eserin farklı yaklaşımı tespit edilmeye çalışılmıştır. Bu kapsamda el-Mûcez'de bulunan konular değerlendirilmiş ve kendisine özgü hususlar ortaya konulmaya çalışılmıştır. Anahtar sözcükler: Teysîru'n-Nahv, el-Efgani, el-Mûcez, Nahiv, Sarf

ArapçaDil bilgisiEl-Mücez+3
Hasan Dal
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Siirt ili yer adları üzerine dil incelemesi

Bu çalışmada, Güneydoğu Anadolu Bölgesinin Dicle Havzası bölümünde yer alan Siirt ve ilçelerindeki yerleşim yerlerinin adları dilsel özellikleri yönüyle incelendi. Anadolu'da kadim bir geçmişi bulunan ve birçok uygarlığa ev sahipliği yapan Siirt'te, 1960'lı yılların başında köy ve mahalle adları çeşitli nedenlerden dolayı değiştirildi. Çalışmada özellikle bilimsel temellere daha uygun olan eski yer adları ve bunun yanında yeni kurulan yerleşim yerlerinin adları yapı, köken ve anlam bakımından incelenip bu adların veriliş nedenlerinin belirlenmesi amaçlandı. Siirt'in merkez ilçesine bağlı belde, mahalle, köy, cadde, sokak ile diğer ilçelerinde bulunan mahalle ve köy adlarını kapsayan bu çalışmada, tarama ve derleme yöntemi kullanıldı. Toplamda 426 yer adı içinde 382 yer adı incelenip bu adlar içinde Türkçe, Arapça, Farsça, Kürtçe, Ermenice, Süryanice kökenli yer adlarına rastlandı. Bu yer adlarının verilmesinde tabiî ve fizikî koşulların yanında insanlara ve topluluklara dayanan adların etken olduğu görüldü. Çalışmanın "Giriş" bölümünde araştırmanın konusu, problemi, amacı, önemi, yöntemi, sayıltısı, sınırlılıklarının yanında tanımlar ve konu ile ilgili çalışmalara yer verildi. "I. Bölüm"de Siirt ve ilçelerinin tarihi, coğrafi konumu hakkında bilgi verilip adlarının anlamları ve kökenleri üzerinde duruldu. Ayrıca ilde yaşamış önemli aşiretler hakkında bilgilendirme yapıldı. "II. Bölüm"de yer adı bilimi, yer adlarının tasnifi ve yer adlarının değiştirilmesi hakkında kapsamlı bilgiler verildi. "III. Bölüm"de 382 yer adı, yapı bakımından basit, türemiş, birleşik şeklinde incelendi. Kökenine ve anlamına ulaşılamayan 44 yer adı listelenip gösterildi. "Sonuç ve Öneriler" bölümünde yapılan araştırma neticesinde ulaşılan veriler üzerinde durulup olası çalışmalar için önerilerde bulunuldu. Son olarak araştırmada yararlanılan eserlerin ve kaynak kişilerin listeleri verilerek çalışma tamamlandı. Anahtar sözcükler: Siirt, Yer Adı Bilimi, Adı Değiştirilen Yer Adları, Etimoloji

AdbilimiDil bilgisiDil bilim+3
Ferhat Obuz
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Derleme sözlüğünde hayvan adlarının söz varlığı

"Derleme Sözlüğü'nde Hayvan Adlarının Söz Varlığı" adlı çalışmamızda Türkiye Türkçesinde ağızlarda yer alan hayvan adlarının nasıl oluşturulduğu ve bu adların şekil ve anlam olarak incelendiği görülmektedir. Derleme sözlüğünde geçen Hayvan adlarının morfolojik olarak incelendiği bu tezde ''Giriş, Hayvanlar ve Zooloji, Türk Dili ve Kültüründe Hayvanlar, Hayvan Adlarının Anlamsal Sınıflandırılması, Yapısına Göre Hayvan Adları, Hayvan Adlarının Sınıflandırılması ve Sonuç bölümleri yer almaktadır.''Yapısına Göre Hayvan Adları'' bölümünde Derleme Sözlüğü'nde bulunan 'basit, türemiş ve birleşik' yapılı hayvan adları morfolojik olarak incelenmiştir. Ek-kök ayrımı tam olarak yapılamayan bazı hayvan adları ' basit adlar' grubuna alınmıştır. Bu bölümde yer alan ikinci alt başlık olan türemiş hayvan adları yapı ve kavram olarak incelenmiştir. Yapı olarak birleşik grupta yer alan hayvan adları ise 'isim tamlaması, sıfat tamlaması, sıfat-fiil grubu, tekrar grubu ve isnat grubu şeklinde olanlar' olarak gösterilmiştir. Son kısımda ise hayvanların zooloji bilmene göre sınıflandırılması yapılmıştır. Bu sınıflandırma alfabetik sıralamaya göre olup hayvanların niteliklerine göre on alt başlıkta toplanmıştır. Anahtar Kelimeler:Hayvan adları, Derleme Sözlüğü, Adlandırma, Morfoloji

AdlandırmaAdlarDerleme+6
Merve Güleçoğlu
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00

Related subjects