Economic life

78 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

17. yüzyıl başına ait şer'iyye siciline göre Tekirdağ'da sosyal ve ekonomik hayat: Kaynak ve değerlendirme

Şer'iyye sicilleri Osmanlı Tarihinin en önemli arşiv kaynaklarından birisidir. Bunlar Osmanlı toplumunun iktisadi, sosyal ve hukuki hayatını, adet gelenek ve göreneklerini toplumsal hayatını en iyi şekilde bize aktaran kaynaklardır. Bu kayıtlar, halkın talepleri, devlet merkezi ile olan yazışmalar, fermanlar, beratlar vs. gibi konulara ait bilgilerin yanı sıra, bölgede yetişen ürünler, köle-cariyeler, vakfiyeler ve aile hayatı gibi konuları da içermektedir. Tezimiz, Rodosçuk'a ait 1531 numaralı Rodosçuk Şer'iyye Sicili'nin çeviri ve tahlilini içermektedir. Bunun yanısıra şer'iyye sicillerinin Osmanlı Tarihi'ndeki yeri ve Rodosçuk'a dair genel bir bilgi de çalışmanın başında verilmiştir. 56 varak 112 sayfadan oluşan bu tarihi kaynak, H. 995-998, 1033 (M. 1586-1589, 1623-1624) yılları arasındaki dönemi kapsamaktadır. Tezimizde, 1531 numaralı Rodosçuk Şer'iyye Sicili aracılığıyla Rodosçuk'un idari, sosyal, ekonomik ve kültürel durumunun aydınlatılmasına katkı sağlamaya çalışılmıştır. ANAHTAR KELİMELER: OSMANLI, RODOSÇUK, MAHKEME, GAYRİMÜSLİM, KADIN, KÖLE

17. yüzyılEkonomik hayatOsmanlı Devleti+4
Fatma Özaba
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Demokrat Siirt gazetesine göre Siirt (1953-1961)

Yerel gazeteler bir vilayette yaşanan önemli olayları konu alması nedeniyle o vilayet hakkında geniş çaplı bilgiye erişme imkanlarından birini oluşturmaktadır. Bu bağlamda vilayet gazeteleri şehirlerin ekonomik, sosyal ve kültürel yapısıyla ilgili önemli veri kaynakları olarak kabul edilmektedir. Bu çalışmanın amacı, Siirt'in ekonomik, sosyal ve kültürel yapısını Demokrat Siirt Gazetesi ışığında tespit etmektir. Çalışma 1953-1961 yılları arasını kapsamaktadır. Demokrat Siirt gazetesine ilişkin arşiv verileri Beyazıt Devlet Kütüphanesinden elde edilmiştir. Elde edilen verililer doküman analizi tekniğiyle incelenmiştir. Belirlenen amacına uygun olarak yürütülen çalışmada 1953-1961 yılları arasında Siirt'in yol, su ve elektrik problemlerinin ekonomik ve sosyal hayatı olumsuz etkilediği tespit edilmiştir. Bu dönemde yapılan çalışmalar ve yatırımlar neticesinde çözüme kavuşturulan bu sorunlarla ilgili gelişmeler Demokrat Siirt gazetesi çerçevesinde ele alınmıştır.

Demokrat Siirt gazetesiEkonomik hayatEkonomik yapı+6
Melek Uyrun
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Siirt Gazetesi'ne göre Siirt'te siyasi, sosyal ve iktisadi hayat (1937-1950)

Bu araştırma; Siirt İlinin 1937-50 yılları arasında siyasi, sosyal ve iktisadi hayatında yaşadığı olaylar üzerine odaklanmıştır. Bu bağlamda ağırlıklı olarak Siirt Gazetesi'nin 1937-1950 yılları arasındaki haberleri referans olarak alınmıştır. Bu haberler kendi içinde sınıflandırılarak Siirt'in siyasi, sosyal ve iktisadi hayatına dair gelişmeler ve değişimler özel başlıklar ile detaylandırılmıştır. Siirt Gazetesi'nin basım aşamasına gelinceye kadar, basının Ülkemizdeki evreleri ve yaşadığı süreçler de ele alınarak yerel basın hayatının temelleri irdelenmiştir. Bahsi geçen yıllar arasında ülke genelinde yaşanan seçimler ve Siirt'ten seçilen milletvekilleri ile bu vekillerin Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde Siirt adına yaptığı faaliyet ve konuşmalara da yer verilmiştir. Cumhuriyetin kurulması ile başlayan yeni yönetim anlayışının Siirt özelindeki yansımaları ve halkın yaşantısı haber başlıkları ve köşe yazıları eşliğinde incelenmiştir. Bu yıllar arasında Siirt'in bir resmi çekilmiştir. Bu bağlamda İlin siyasi kimliği ve vekilleri ile seçim sisteminin değişmesi ile siyasette yaşanan değişim tespit edilmiştir. İlin halkevleri faaliyetleri ve halkevlerinin bu süreçte üstlendiği misyon ortaya çıkarılmıştır. Bunların yanı sıra İlin Çocuk Esirgeme Kurumu faaliyetleri, İlde yaşanan deprem ve verilen tepkiler, elektrik, radyo ve sinemanın şehre gelişi ve gelişimi ile bu konularda yaşanan sıkıntılar, hayvancılık durumu, kaçakçılık ile mücadele faaliyetleri, şehir kadın faaliyetleri, ulaşım, yol ve kaldırım durumu, milli bayram kutlama programları, tarım ve bağcılık, un fabrikası, posta sıkıntısı, temizlik ile ilgili yaşananlar, il genelinde temininde güçlük çekilen mallar, tren meselesi, Siirt battaniyesi ve kuyuları başlıkları altında İl hakkında detaylı bilgi verilmiştir. Bu çalışmada, nitel araştırma yöntemlerinden biri olan tarihi doküman analizi tekniği kullanılmıştır. İncelenen konuya ilişkin birinci ve ikinci elden kaynaklar temin edilmiş ve bu dokümanlar analiz edilmiştir. Yapılan incelemeler sonucunda; Siirt İlinin yeni kurulan bir il olması hasebiyle çeşitli sorunlar yaşadığı ve bu sorunları bertaraf etmek üzere kamu-özel işbirliği ile çeşitli faaliyetlerin ve icraatların yapıldığı görülmüştür. Bu vesile ile günümüz Siirt İlinin siyasi, sosyal ve iktisadi manada geldiği noktayı yorumlamak için o günün şartlarının bilinmesi ve incelenmesi bakımından bu çalışma önem arz etmektedir. Anahtar Kelimeler: Siirt, Siirt Gazetesi, Basın.

BasınBasın tarihiEkonomik hayat+7
Muhammed Kazım Benek
Siirt University
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Mülteci hareketleri ve iş gücü piyasası ilişkisi: Van ili örneği

Göç, insan ve toplum bilincinde derin izler bırakan ve insanlık tarihi kadar eski olan bir olaydır. Birden fazla alana ve sosyal yaşam katmanlarına yayılmış ve küresel bir sorun haline gelen ulus ötesi göç hareketliliği, ülkeleri işbirlikleri geliştirmeye ve kapsamları ve boyutları ile örgütlenme temelinde buluşturmaya zorlamaktadır. Türkiye, küresel ve bölgesel krizlerde ve uluslararası göç hareketliliğinde kritik bir coğrafyadır. Türkiye'ye gelen mülteciler gittikleri yerlerdeki nüfusu ve coğrafi dağılımı; eğitim, sağlık, güvenlik, barınma ve ekonomi gibi çeşitli alanları etkileyerek hem toplumsal hem de ekonomik problemlere sebep olmaktadır. Dolayısıyla bu çalışma kapsamında mültecilerin Van'daki yerel işverenlere ve işgücü piyasasına bakışları araştırılmıştır. Farklı uyruklardan oluşan toplam 555 kişiye ilk kez bu çalışmada geliştirilen anketler uygulanmıştır. Elde edilen veriler ışığında, faktör analizi için Memnuniyet, Uyum, Sağlık ve Gelir olmak üzere dört faktör oluşturulmuş ve demografik değişkenler ile aralarındaki korelasyon incelenmiştir. Sonuçlara göre; yabancı işgücünün uyruğu, yaşı, medeni durumu, eğitimi ve cinsiyeti gibi demografik değişkenlerin ölçeğin alt faktörlerine göre istatistiki olarak farklılık gösterdiği bulgusuna ulaşılmıştır.

EkonomiEkonomik etkiEkonomik hayat+4
Asima İsaoğlu
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Gölmarmara'nın Cumhuriyetin ilk 70 yıllık dönemindeki gelişimi: Ekonomik, sosyal, kültürel ve ticari hayat

Tez çalışmasında Gölmarmara'nın Cumhuriyet'in ilanıyla birlikte ortaya çıkan yeni gelişmeler ışığında yaşadığı değişim, ekonomik, sosyal ve kültürel alanlarda incelenmeye çalışılmıştır. Bunu yaparken yerel tarih çalışması anlayışı içinde ilçenin kültürel ve folklorik değerleri araştırılmaya unutulmaya yüz tutan geleneklerin kayıt altına alınarak yok olmalarının engellenmesi de amaçlanmıştır.Tez çalışmasının ilk başında daha sonra ortaya çıkan gelişmelerinin daha iyi anlaşılabilmesi için Gölmarmara'nın kısa tarihi, coğrafyası ve iklimi ile ilgili bulgular belirtilmiştir. Daha sonra ise bu bulgular neticesinde Gölmarmara idari, iktisadi, beşeri yapısının temellerinin ne olduğu tespit edilmiş ve bundaki değişmeler ileriki bölümlerde ele alınmıştır.Tez çalışması daha sonra Gölmarmara'nın nüfus yapısı, eğitimi, tarım ve hayvancılığı, ticaret ve zanaatının zaman içinde geçirdiği değişim ve gelişimi inceleyerek devam etmiştir. Bundan sonra Gölmarmara'da ki en eski kurum olan Belediye'nin çalışma ve faaliyetleri anlatılmıştır. Ardından Gölmarmara'nın sosyal ve kültürel hayatı incelenerek bölüm tamamlanmıştır.Çalışmanın son bölümünde ise gelenek ve görenekler incelenmiş, geleneksel olarak 25?30 yıl öncesine kadar yörede geçerli olan nişan, düğün, doğum öncesi ve sonrası adetler, sünnet, ölüm ve ölüm sonrası adetler incelenmiş ve yörede geçerli mahalli inançlara değinilerek tez tamamlanmıştır.Anahtar Kelimeler: Gölmarmara, Cumhuriyet, Ekonomi, Sosyal Hayat, Kültür

EkonomiEkonomik hayatEğitim+5
Behset Dursun
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

XVI-XIX. yüzyıllarda Gediz'de toplumsal hayat

Gediz, Anadolu'nun en eski yerleşim yeri olarak pek çok medeniyete ev sahipliği yapan, günümüze kadar korumuş olduğu tarihi eserleri, doğal kaynakları ile adından söz ettiren bir yerleşim merkezidir.Çalışmamızda, 16-19.yy.'da Gediz'de toplumsal hayat incelenmeye çalışılmıştır. Bölgenin idari, ekonomik, demografik, askeri, sosyal ve kültürel yapısı ele alındı. Bu çalışmada Başbakanlık Devlet Arşivleri Osmanlı Arşivindeki kaynaklar kullanılmıştır. Söz konusu kaynaklar itina ile incelenerek bölgeye ilişkin verilerin değerlendirmesi yapılmıştır.Çalışmaya dayanak olarak temettuât defterlerinin analizi yapılmıştır. 1260-1261 (1844/1845) yılı temettuât defterlerinin değerlendirilmesi yapılmış, verileri ayrıntıları ile incelenerek tablo ve grafikler halinde sunulmuştur. Bu bilgilere göre isimler, meslekler , vergilendirme, tarımsal üretim yapısı, hayvan cinsleri, dönemin çeşitli faaliyet kolları vs., gelir dağılımlarına göre ayrıntılarıyla değerlendirilmiştir.Yapılan tüm bu değerlendirmeler ışığında Gediz'in sosyal ve ekonomik hayatına ilişkin yaşam tarzı hakkında bilgiler sunulmuştur.Anahtar kelimeler: Gediz, Osmanlı Arşivi, Temettuât Defterleri, Mahalle, Sosyal Hayat.

Askeri yapıDemografik yapıEkonomik hayat+8
Fatıma Rezzan Gürsoy
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de bulunan kaplıcalar ve Ilgın Kaplıcası'nın tarihi gelişimi

Su mimarisinin önemli yapılarından biri kaplıcalardır. Türklerin temizliğe verdiği önem, kaplıca mimarisi ve kaplıca tarihinin ortaya çıkmasına ve gelişmesine sebep olmuştur. Kaplıcalar işlevsel özellikleri, mimari kuruluşları ve ilkçağlardan günümüze kadar çeşitli medeniyetlere şifa kaynağı olması bakımından, Türk kültürü ve sosyal yaşamında vazgeçilmez bir yere sahiptir. Bu çalışmayla her dönemde örneklerine rastlanan Türkiye'deki kaplıcaları incelemeye çalıştık. Araştırma konumuzu oluşturan diğer bir konu olan, Konya iline bağlı Ilgın ilçesinde bulunan Selçuklu dönemi eserlerinden Karamanoğlu İbrahim Bey ve Selçuklu vezirlerinden Sahip Ata Fahrettin Ali'nin vakıflarından Ilgın Kaplıcası, gerek kültür ve medeniyet tarihimiz gerekse fert ve toplum sağlığı açısından önem taşımaktadır. Türklerin Anadolu'ya yerleşmelerinden sonra yaptıkları öncü yapılardan biri olan Ilgın Kaplıcası, günümüze kadar varlığını sürdürmüştür. Çalışmamızda, Selçuklular döneminden günümüze kadar ulaşmış bir yapının tarihini ve zaman içerisindeki değişimini ortaya koymaya çalıştık. Sahip olduğu ekonomik getirisi ile bölgedeki vakıf eserlerine önemli miktarda kaynak aktarılmasını sağlayan Ilgın Kaplıcası, şifalı suları sayesinde yüzlerce yıl insanlara sağlık hizmeti sunmuştur. Ilgın yöresine binlerce insanın gelmesini sağlayan kaplıca, sosyal hayatın vazgeçilmez bir parçası haline gelmiştir. Çalışmamızda, Başbakanlık Osmanlı Arşivi, Başbakanlık Cumhuriyet Arşivi, Vakıflar Genel Müdürlüğü Arşivi ve Ilgın'daki yerel kurum arşivleri, yerel ve ulusal basın ve konu ile ilgili olarak yayınlanmış kitap ve makalelerden yararlanılmıştır. Amacımız, Ilgın Kaplıcasının toplum sağlığı açısından önemini, binasının yapılışını, mimari özelliklerini, zaman içerisinde geçirdiği tamir ve tadilat faaliyetlerini, ekonomik ve toplumsal hayatta oynadığı rolü ortaya koymaktır. Ilgın Kaplıcası ile ilgili olarak yapılacak çalışmalar, bin yılı aşkın süredir Türk toprağı olan ve "Ab-ı Germ" şehri olarak bilinen Ilgın'ın tarihinin ortaya çıkmasına katkı sağlayacaktır. Anahtar Kelimeler: Ilgın, Kaplıca, Çifte Kaplıca, Ab-ı Germ, Ilgın Kaplıcası

Ekonomik hayatKaplıcalarKonya-Ilgın+3
Banu Erdönmez
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
DoctorateOpen AccessTR

19. yüzyılda İngilizce yazılmış seyahatnamelere göre Anadolu'da sosyal kültürel ve ekonomik hayat

Tez çalışmasında 19.yüzyılda çeşitli nedenlerle Anadolu coğrafyasını ziyaret eden seyyahların İngilizce yazılmış ya da farklı dillerden İngilizceye çevrilen seyahatnameleri incelenmiş ve onların gözünden Türkler ile gayrimüslim tebaanın sosyal, kültürel ve ekonomik özellikleri ile bu alanlarda gerçekleştirdikleri faaliyetler hakkında bilgi verilmiştir. Bilinmeyeni keşfetme arzusuyla yola çıkan kâşifler, inançlarını farklı kıtalarda yaymak isteyen misyonerler, mesleki çalışmalar yapmak için diyar diyar gezen bilim adamları ve savaş ortamında görevleri gereği yola koyulan askerler, 19.yüzyıl genelinde olmakla birlikte özellikle ikinci çeyreğinden itibaren Osmanlı coğrafyasına rağbet göstermişlerdir. İngiliz, Amerikan, Fransız, İtalyan ve farklı milletlerden birçok seyyah, ülkelerinin Türkiye ile olan ilişkileri ve dini inançlarını da göz önünde bulundurarak bazen objektif olamasalar da, bu çalışmada 115 seyyahın verdiği bilgiler dâhilinde çoğu konu üzerinde genellemeler yapmak mümkün olmuştur. Seyyah ve seyahatnameler üzerine notlar ile seyyahların biyografileri tezin birinci bölümünü oluştururken, seyyahların Anadolu'ya gelme süreci, deneyimleri ve halkın kendilerine karşı sergiledikleri tutumlara ikinci bölümde yer verilmiştir. Toplamda beş bölümden oluşan tezin diğer bölümlerinde ise sosyal kültürel ve ekonomik hayat başlıkları altında Anadolu'daki durum, seyyahların gözünden yansıtılmaya çalışılmıştır.

19. yüzyılAnadoluEkonomik hayat+5
Buğra İnal
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

İstanbul Kadı Sicillerine göre 17. yüzyılın ikinci yarısında Galata'da sosyal ve ekonomik yaşam

Galata, tarihi boyunca ve özellikle Bizans ve Osmanlı İmparatorluğu dönemlerinde oldukça önemli bir konumdaydı. Bu önemli konumunu barındırdığı birbirinden farklı etnik, dini, kültürel unsurları bir araya getiren yapısına borçludur. Bu kozmopolitlik bölgeye farklı bir statü kazandırmış, seyyah ve elçilerin uğrak yeri haline getirmiştir. Bölgenin ticari faaliyetlerin işlek olması da bu yapıyı güçlendirmiştir. Ticarete elverişli konumdaki limanı sayesinde tüccarlar da sıklıkla bölgede bulunmuş ve mozaiği tamamlayan bir parça haline gelmişlerdir. Bu çalışmada 17.yüzyılın ikinci yarısına ait Osmanlı Galata'sı incelenmeye çalışılmış, dönemin sosyokültürel hayatı hem idari bir merkez olan payitahtta hem de bu bölge özelinde incelenmeye çalışılmıştır. Çalışmanın merkez bölgesinin Galata olarak seçilmesi, gayrimüslim-Müslüman ilişkilerinin iç içe geçtiği bir özellikte olması sebebiyle birlikte ortak yaşamın sürdürülebilirliği ve karşılıklı sosyoekonomik ilişkilerin aydınlatılması konusunda örnek alınabilecek bir bölge olması ve devletin de gayrimüslimlere karşı olan duruşunun anlaşılmasında önemli bir konumda olmasıdır. Bu çeşitliliğin incelenebilir kılınmasını sağlayan ana kaynaklar ise Şer'iyye Sicilleridir. Şer'iyye sicilleri içerisinde barındırdığı bilgiler sayesinde oldukça önemli konumdadır. Dönemin sosyo ekonomik hayatının günümüze aktarılmasını sağlamışlardır.

17. yüzyılEkonomiEkonomik hayat+7
Tutku Korucu
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Aile ihtiyaçlarının incelenmesi

Bu araştırma aile ihtiyaçlarının incelenmesi ve bu ihtiyaçların cinsiyet, aile yaşam dönemleri, aylık gelir ile çocuk sayısı değişkenlerine göre farklılık gösterip göstermediğini belirlemek amacıyla planlanmış ve yürütülmüştür. Araştırmanın örneklemini Ankara ilinde bir kamu kurumunda çalışan 23-65 yaş aralığındaki toplam 450 evli birey oluşturmaktadır. Araştırma verilerinin toplanması amacıyla 2 bölümden oluşan anket formu hazırlanmıştır. Anket formunun birinci bölümünde katılımcılara ilişkin demografik bilgilerin yanı sıra ev ve otomobil sahibi olma durumları ile aile yaşam dönemlerini belirlemeye yönelik sorular yer almaktadır. İkinci bölümünde ise 9 ihtiyaç grubu ve bu grupları temsil eden alt maddelerden oluşan ifadeler yer almaktadır. Araştırmada ailenin ekonomik ihtiyaçlarının aile yaşam dönemlerine ve çocuk sayısına; fiziksel ihtiyaçların aile yaşam dönemlerine; duygusal/psikososyal ihtiyaçların cinsiyete ve aile yaşam dönemlerine; zaman ihtiyacının aile yaşam dönemlerine ve çocuk sayısına; sağlık, bakım ve destek hizmetleri ihtiyacının aile yaşam dönemlerine ve çocuk sayısına göre farklılık gösterdiği belirlenmiştir. Mesleki ihtiyaçların cinsiyete, yaşam dönemlerine ve çocuk sayısına; ulaşım ve iletişim kaynakları ihtiyacının aile yaşam dönemlerine; eğitim ve bilgi ihtiyacının aile yaşam dönemlerine, aylık gelire ve çocuk sayısına göre farklılık gösterdiği saptanmıştır. Diğer yandan eğlence ve kültürel ihtiyaçların hiçbir değişkene göre farklılık göstermediği bulunmuştur. Evli bireylerin ise aileleri için önemli gördüğü 1. önceliğin sağlık, bakım ve destek hizmetleri ihtiyacı olduğu belirlenmiştir.

Aile gereksinimleriAile hayatıEkonomik hayat+1
Işıl Eker
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessEN

Exploring generation Y via attitudes towards economy, education and marriage

This thesis analyzes Turkish Generation Y, which has been scrutinizing recently in terms of economy, education, and marriage, and also in comparison between its European and American counterparts. The research is based on the thought that political and social events affected and changed this generations' attitudes. In Turkey the Generation Y includes individuals born between 1980 and 1994. To explain the historical background of the term generation, Karl Mannheim and Jose Ortega y Gasset's generation theories were used. Twenty in-depth interviews were conducted with students and graduate students from Koç, Marmara, and İstanbul Universities. To understand the impact of economic background on ones' attitudes, one of the universities was selected among private universities. Instead of collecting statistical data, the main aim was to understand Turkish Generation Y. Also the four major generations from 1925 to 1994, namely, Silent, Baby Boomer, Generation X and Generation Y in Europe, America, and Turkey were explained in terms of economy, education, working life, family, technology and marriage. The study consists of Generation Y members who are living in İstanbul and graduate from university, therefore, instead of general conclusions, personal expressions were provided.

EconomyEconomic lifeMarriage+7
Zeynep Erdoğan
Boğaziçi University · Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü
2015
00
Master'sOpen AccessTR

1869-1878 yılları arasındaki tereke kayıtlarına göre Milâs'ta sosyo-ekonomik hayat

Tereke defterleri, Şer'iyye sicilleri içerisinde yer alır. Vefat eden kişilerin miraslarının kaydedildiği defterlerdir. Bu yönüyle Osmanlı sosyo-ekonomik tarihinin önemli kaynaklarından biridir. Bu çalışmada 139, 140 ve 141 numaralı defterler esas alınarak Milas'ın sosyo-ekonomik yapısı ele alınmıştır. Bu çerçevede tereke sahiplerinin medeni durumları, çocuk sayıları, kullandıkları lakaplar, ölüm yerleri, geriye bıraktıkları giyim-kuşamları, ev eşyaları, aksesuarları, kitapları, silahları gibi maddi kültür unsurları ortaya konulmaya çalışılmıştır. Ekonomik hayat başlığı altında ise Milas'ta yaşayanların ekonomik durumları, meslekleri, ev ve dükkânları, hayvanları, nakit para ve altınları, borçları ve alacakları gibi konular işlenmiştir. Çalışma bu yönüyle Milas'ta Tereke kayıtlarından hareketle aile ve sosyal hayatı ele alan ilk çalışma özelliğini taşımaktadır.

19. yüzyılAileEkonomik hayat+7
Fatma Aytamur Tekin
Muğla Sıtkı Kocman University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Trabzon İmparatorluğu'nun sosyal, ekonomik ve kültürel hayatı (1204-1461)

"Trabzon İmparatorluğu'nun Sosyal, Ekonomik ve Kültürel Hayatı (1204-1461)" adını verdiğimiz bu çalışmamız giriş, üç ana bölüm ve sonuçtan meydana gelmektedir. Giriş bölümünde konuya bütünlük kazandırmak amacıyla Trabzon İmparatorluğu'na adını veren Trabzon şehrinin adı, fizikî coğrafyası hakkında bilgi verilip, tezimizde kullanmış olduğumuz dönemin kaynakları tanıtılmıştır. Birinci bölümde, Trabzon İmparatorluğu'ndaki idari yapı ele alınmıştır. Birinci bölümün ikinci kısmında ise bölgedeki demografik yapı ve bu demografik yapıdaki değişim süreci incelenmiştir. Sosyo-ekonomik tarih araştırmalarının temelinde yatan nüfus olgusu özenle incelenmesi gereken bir unsur olduğu için Trabzon İmparatorluğu'nda yaşayan halkın nüfus miktarı ve nüfusun yapısında yaşanan değişimler dönemin kaynaklarının verdiği bilgiler dâhilinde ortaya konulmaya çalışılmıştır. Tezimizin ikinci bölümünde ise; Trabzon İmparatorluğu'nun ekonomisi ve bu ekonomiye etki eden faktörler ele alınmıştır. Buradan hareketle bölgenin ticari bakımdan önemi, Türklerin Karadeniz ticaretine dâhil olma süreçleri ve Trabzon İmparatorluğu ile ilişkileri incelenerek; Venedik ve Ceneviz'in Karadeniz ticaretindeki rolleri, Moğolların Karadeniz ticaretinde nasıl rol aldıkları, Trabzon'dan İran'a uzanan seyahat güzergâhı ve ticarî boyutları değerlendirilmiştir. Trabzon İmparatorluğu'nun özellikle XIII. yüzyılın ikinci yarısında demografik yapısında görülen değişim ve bu değişimle birlikte ortaya çıkan ekonomik faaliyetlerdeki canlanma incelenmiştir. Üçüncü bölümde; bölgede yaşanan yoğun ticari ilişkiler neticesinde kültürel alandaki etkileşimler değerlendirilerek, bölgedeki kültürel etkileşimin mimariye etkileri incelenmiştir. Sonuç olarak; XIII. ve XV. yüzyıllarda Doğu Karadeniz Bölgesi'nde hüküm süren Trabzon İmparatorluğu'nun sosyal, ekonomik ve kültürel faaliyetlerindeki gelişmeler imparatorluğun çevresindeki Türklerle ilişkileri ekseninde incelenmiş ve kaynakların imkân verdiği ölçüde detaylı bir şekilde ortaya konmaya çalışılmıştır.

Ekonomik hayatEkonomik yapıKaradeniz+6
Tebessüm Yıldız
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaçağ Avrupasındaki karanlık feodalizmin iktisatla aydınlanışı

Bu çalışmada Avrupa sosyal tarihinin en önemli siyasi kavramı olan feodalizmin; Ortaçağ döneminde oluşum nedenleri, dönemin konjonktürel yapısı içerisindeki rolü incelenmektedir. Bu konjonktür içerisinde, toplum belirli sınıflara ayrılmıştır. Toplumun üst katmanını oluşturan asiller ticaret gibi faaliyetlerle uğraşmış, toprak kazanılmasını sağlayan savaşçılar toplumda önemli mevkilere sahip olmuştur. Korunmasız olarak yaşayan halk, çevresi kalelerle çevrili kale-kentlere yerleşerek korunmacı bir sosyal hayata geçiş yapmıştır. Toplumun hizmetkarı olan köleler sefalete ve işkencelere maruz kalmış, toplumun dua edenleri olan ruhban sınıfı ise Kilise faktörü ile ekonomik ve sosyal hayatı yönlendiren unsur haline gelmiştir. Kilise, sorgulanamayan dogmatik inançlar ile toplumu belirli sınırların içine almıştır. Ekonomi artan oranlı bir eğilim ile üretim aşamasına geçmiştir. Üretilen mallar pazarlanmaya başlanarak panayırların ve han kültürlerinin ilk tohumları atılmıştır. Bu araştırmada, tarihçiler ve iktisatçılar tarafından karanlık olarak adledilen çağın iktisadi yöntemler ile aydınlanışı ve bir devrin kapanışı analiz edilmeye çalışılmıştır.

AvrupaEkonomiEkonomi tarihi+4
Gizem Yılmaz
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Turist rehberlerinin tükenmişlik ve ekonomik kaygı düzeylerinin mesleki bağlılık düzeyleri üzerindeki etkisi

Turist rehberi; yerli ve yabancı turistlere yol gösteren, tur programı kapsamında ziyaret edilen yerler hakkında uygun dilde doğru bilgiler aktaran, ülke ya da bölge hakkında turistlerin en doğru şekilde sosyal, ekonomik ve kültürel izlenimler edinmesini sağlayan kişidir. Turist rehberlerinin işlevlerini etkili biçimde yerine getirebilmesi mesleki bağlılık düzeylerinin yüksek, tükenmişlik ve ekonomik kaygı düzeylerinin düşük olmasına bağlıdır. Bu çalışmanın amacı, Türkiye'de faaliyet gösteren eylemli (çalışma kartı bulunan) turist rehberlerinin tükenmişlik ve ekonomik kaygı düzeylerinin mesleki bağlılık düzeyleri üzerindeki etkisinin ortaya konulmasıdır. Bu amaç doğrultusunda tabakalı örneklemede orantılı dağıtım yöntemi ile belirlenen 370 eylemli turist rehberine yüzyüze ve internet ortamında (email ve sosyal paylaşım siteleri aracılığıyla) anket uygulanmıştır. Araştırmanın betimsel istatistikleri ve değişkenler arası ilişkiler SPSS 22.00 programıyla analiz edilmiş; ölçeklerin doğrulayıcı faktör analizleri ve yapısal eşitlik modellemesi ile kurgulanan Yol Analizi AMOS 22.00 programıyla gerçekleştirilmiştir. Analiz sonucunda turist rehberlerinin mesleki bağlılık ve ekonomik kaygı düzeylerinin yüksek, tükenmişlik düzeylerinin ise düşük olduğu tespit edilmiştir. Turist rehberlerinin mesleki bağlılık ile tükenmişlik düzeyleri arasında negatif yönlü, tükenmişlik ile ekonomik kaygı düzeyleri arasında pozitif yönlü güçlü bir ilişkinin bulunduğu görülmüş, ekonomik kaygı düzeyinin mesleki bağlılık ve boyutlarından yalnızca devam bağlılığını düşük düzeyde pozitif yönde etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Turist rehberi, Mesleki bağlılık, Tükenmişlik, Ekonomik kaygı,Türkiye

BağlılıkEkonomik durumEkonomik hayat+6
Duygu Yetgin
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Kıbrıs Beylerbeyliği (1570-1670)

Askeri teşkilatEkonomik hayatHayvancılık+4
Recep Dündar
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1998
10
DoctorateOpen AccessTR

Cumhuriyet Döneminde Mardin (1923-1960)

Türkiye'de modern devletin ve modern toplumun yaratılmasına yönelik çalışmalar her ne kadar 1920'li yıllarda başlasa da asıl olarak 1930'ların başından itibaren yoğunlaşmaya başlamıştır. Cumhuriyet'in kuruluşundan 1930'lu yılların başına kadar Mardin'de kent yaşamının modernleşmesiyle ilgili büyük dönüşüm gerçekleşmemiştir. Modernleşme sürecinin yavaş ilerlemesine neden olan en önemli sorun bütçe yetersizliğiydi. Bu yıllarda öncelik verilen konuların başında sınırdaki kaçakçılık sorunu, bulaşıcı hastalıkların yaygınlığı ve susuzluk gelmekteydi. Mardin'e su tesisatlarının döşenmesi ancak 1950'lerin sonuna kadar aşamalı ve farklı tarihlerde mümkün olabilmişti. Mardin bölgesinde hayvan yetiştiriciliği ve üretimi çok fazla olması sebebiyle, bulaşıcı hastalıkların Türkiye'ye yayılması mümkündü. Hastalıklara anında müdahale edilmesi için 1926 yılında Mardin Serum Laboratuvarı kurulmuştu. Ayrıca Suriye ile yapılan anlaşmalara, bulaşıcı hastalıkların önlenmesi konusunda maddeler de eklenmişti. Böylece Türkiye geneline yayılması muhtemel olan salgınların önüne geçilmişti. Mardin kenti, sınır ve güvenlik merkezi olması sebebiyle, devlet otoritesinin ve kontrolünün yoğun biçimde uygulandığı bir alandı. Valilerinin bir bölümü aynı zamanda belediye başkanlığı görevini üstlenmişti. Valiler, sınır güvenliğinin sağlanması ve kaçakçılığın önlenmesi konularında bir araya gelen Türkiye-Suriye ve Türkiye-Irak Komisyonlarında görev alma yetkisine sahiptiler. Valiler ayrıca halkın okur-yazarlık seviyesinin yükseltilmesi amacıyla Millet Mektepleri, Türk Ocakları, Halkevleri ve Türk Dilini Yayma Cemiyetleri'nin çalışmalarına destek vermekteydiler. Mardin'in üretim ve ihracat kapasitesinde en fazla etkili olan sektörler, tarım ve hayvancılık idi. Ülke ekonomisine önemli katkısı olan bu üretimlere devlet desteği verilmekte ve burada yapılan faaliyetler Ankara tarafından denetlenmekteydi. Dokumacılık, kuyumculuk, telkâri (gümüş işlemeciliği), taş oymacılığı vb. alanlarda da üretim yapılmaktaydı. Mardin kentinde 1930'lu yıllarda başlayan modernleşme ve üretim hareketleri asıl olarak 1950'lerden itibaren etkili olabilmiştir. Anahtar Kelimeler: Türkiye Cumhuriyeti Tarihi, Kent Tarihi, Mardin, Modernleşme, Kentleşme.

Cumhuriyet DönemiEkonomik hayatKent tarihi+5
Aysel Fedai
Fırat University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Büyükşehirde yaşayan üniversite öğrencilerinde güncel ekonomik durumdan endişelenme, gelecek kaygısı, anksiyete ve depresyon ilişkisinin değerlendirilmesi

Bu tez çalışmasında büyükşehirde yaşayan üniversite öğrencilerinde güncel ekonomik durumdan endişelenme, gelecek kaygısı, anksiyete ve depresyon arasındaki ilişki değerlendirilmiştir. Araştırma 18-30 yaş arası üniversite öğrencilerinden oluşmaktadır. Katılımcı sayısı 390'dır. Kartopu yöntemiyle veriler toplanmıştır. Verilerin analizinde bağımsız örneklem t-testi, tek yönlü ANOVA ve korelasyon kullanılmıştır. Analiz sonuçlarına göre anksiyete, depresyon ve gelecek kaygısı arasında pozitif yönlü anlamlı bir ilişki vardır. En güçlü anlamlılık anksiyete ve depresyon puanları arasındadır. Katılımcıların anksiyete puanları ve depresyon puanları orta düzeydedir. Kadınlar erkeklere göre, devlet üniversitesinde okuyanlar özel üniversitede okuyanlara göre, lisans öğrencileri yüksek lisans öğrencilerine göre, bir işte çalışmayanlar çalışanlara göre, yurtta kalanlar evde yaşayanlara göre ve daha önce psikiyatrik ilaç kullananlar kullanmayanlara göre daha anksiyeteli, depresif ve gelecek kaygılı oldukları tespit edilmiştir. Katılımcılar çoğunlukla ekonomiden hiç memnun olmadığını, mevcut ekonomik durumdan çok endişelendiğini, ekonomik durumdan genellikle endişelendiğini ve mevcut ekonomik durumdan parasal ve/veya zihinsel açıdan çok etkilendiğini belirtmişlerdir. Çok endişelenen katılımcılar, daha az endişe bildiren katılımcılara göre daha anksiyeteli, depresif ve gelecek kaygılı oldukları tespit edilmiştir. Her zaman endişelenen katılımcılar genellikle endişelenenlerden daha anksiyeteli, depresif ve gelecek kaygılı oldukları bulunmuştur. Ekonomiden hiç memnun olmayan öğrenciler; memnun olmayan ve kararsız-memnun olanlara göre daha gelecek kaygılı ve depresiftir. Fakat ekonomik memnuniyet ile anksiyete skorlarında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Üniversite öğrencilerine ekonomik desteklerin artırılması önerilmiştir.

AnksiyeteBüyükşehirlerDepresyon+4
Haşim Berkay Uyanık
Antalya Bilim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Yerel basına göre Afyonkarahisar (1946-1960)

Bu araştırmanın amacı Afyonkarahisar yerel basını taranmak suretiyle Afyonkarahisar'ın siyasal, iktisadi, sosyal, kültürel yapısı hakkında bilgi elde etmektir. Araştırmada kullanılan materyal 1946-1960 yılları arasında çıkan Afyonkarahisar'ın yerel gazeteleri ve dergisidir. Yapılan basın taraması sonucunda elde edilen veriler ışığı altında şehrin siyasal, iktisadi, sosyal, kültürel yapısı değerlendirilmeye çalışılmıştır. 1946-1960 yılları arasında ülke siyasetinin Afyonkarahisar'a yansımaları üzerinde durulmaya çalışılmıştır. Cumhuriyet Halk Partisi'nden sonra Demokrat Parti'nin ülke yönetiminin Afyonkarahisar üzerindeki etkileri yansıtılmaya çalışılmıştır. Yerel Basına Göre Afyonkarahisar tezinde şehrin yapısındaki değişiklik ve değişen yapının basına yansımaları üzerinde durulmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Afyonkarahisar Basını, Afyonkarahisar, Demokrat Parti, Cumhuriyet Halk Partisi ra doldurulacaktır.

AfyonkarahisarEkonomik hayatGazeteler+7
Ünzile Sivri
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Batı ve Yakınçağ Osmanlı toplumunda servete bakış açısı

Servet konusu ilk ve ortaçağda bir anlam belirtmemesine rağmen Tanrı'nın vermiş olduğu bir iyilik olarak görülmektedir. Adam Smith tarafından ele alınan servet kavramı; kapsamlı olarak ele alınarak sonraki düşünürlere öncülük etmiştir. Bu düşünürler Smith'in servet anlayışını eleştirip yeni fikirler ortaya koymuşlardır. Batı toplumunda Adam Smith'ten farklı düşünce geliştirenler serveti, insana fayda sağlayan gerekli maddi değerler olarak görmüşlerdir. Bunun yanında kıt olup da değer içeren şeyler de servetten sayılmaktadır. Değer belirten örneğin, tablolar, heykeller, müzikle uğraşanların, doktorların ortaya koyduğu maddi-manevi değerler servet kabul edilmektedir. Genel olarak bakıldığında insana mutluluk veren, fayda sağlayan şeyler servet kabul edilmektedir ve servet iyi olarak değerlendirilmektedir. Fayda sağlamayan, mutluluk vermeyen servet ise kötü olarak değerlendirilmektedir. Osmanlı toplumu ele alınmadan İslam dünyasında servete bakış, insanlara saygınlık kazandıran, rütbe onur sahibi olarak belirtilmektedir. Yakınçağ Osmanlı toplumunda serveti, tasarruf yapılabilen, mübadele edilen, insanların ihtiyaçlarını karşılayan şeyleri servet saymışlardır. Denizi, toprağı, havayı servet kaynağı olarak görmüşlerdir. Cumhuriyet dönemindeki düşünürlerden Ülgener, servetin bir kere kullanıldığında tekrar yerine getirilmeyeceğini, mal ve serveti sadece hava atmaktan ibaret olduğunu belirtmiştir. Sabahattin Zaim ise, emek olmadan servet sahibi olunmayacağı görüşündedir. "Güzel insan" yetiştirerek verimlilik sağlanacağını, her insanın kendi alanında çalışarak o işe yoğunlaşması gerektiğini söyleyerek emeğe önem vermiştir ve serveti güzel insan yetiştirmeye bağlamıştır.

BatıBatı toplumuEkonomik hayat+7
Melek Yıldırım
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Hazreti Peygamber (sav) döneminde ekonomik hayat

Bu çalışmanın amacı câhiliye dönemi ekonomik yapısını göz önünde bulundurarak Hz. Peygamber (sav) dönemi ekonomik yapısını, ilk kaynakları temel alarak ve Hz. Peygamber'in (sav) ekonomik alanda ortaya koyduğu ilkeleri bir tarihçi nazarıyla incelemektir. Bu itibarla öncelikle câhiliye döneminde Hâşim tarafından ortaya konulan îlâf müessesi sayesinde önemli bir ticaret merkezi haline gelen Mekke, dinî bir görünüm arz etse de Mekkeli müşrikler için iktisadî bir kaynak olan Kâbe'nin de bulunmasıyla ekonomik açıdan bölgenin en güçlü şehirlerinden birisi olmuştur. Kureyş tarafından ortaya konulan ahmesîlik (hums) kurumuyla birlikte bölgenin ticaret merkezi olan panayırların burada ve civar yerlerde kurulmuş olması Mekke'yi daha da güçlü hale getirmiştir. 610 yılında Hz. Muhammed'e (sav) peygamberlik verilmesiyle İslâm'ın Mekke dönemi başlamıştır. İlk aşamada dayanışma ve yardımlaşmaya dayalı pasif bir ekonomik sistem oluşturan Hz. Peygamber (sav), Medine'ye hicretiyle birlikte İslâm'ın ekonomik yapısını ortaya koymuştur. Müslümanlara ait bir pazar yeri kurup buradan vergi alınmayacağı ve sabit mekanlar edinilmeyeceğini beyan ederek pazarı ticaret açısından cazip hale getirmiştir. Medine pazarından uygulattığı alışveriş ilkeleriyle cahiliye ve İslâmî dönemin ekonomik yapısının farkını ortaya çıkarmamızı sağlamıştır. Buna ilaveten tarım ve hayvancılık konusunda teşvikte bulunmuş, boş arazileri tarıma açmayı emretmiştir. Kişinin en hayırlı kazancının el emeği olduğunu söyleyip, Müslümanları zanaat işlerine yönlendirmiştir. Medine'ye hicretiyle birlikte ticaret konusunda mâhir v olan muhacirler ile tarım konusunda bölgenin en iyileri olan Ensar'ı birbiriyle kardeş ilan edip şehirde üretim-ihracat döngüsünün kurulmasını sağlamış, böylelikle siyasî açıdan güçlenen Medine İslâm devleti ekonomik olarak da güçlenmeye başlamıştır.

Cahiliye DönemiEkonomiEkonomik durum+5
İbrahim Halil Gümüştekin
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Köle ticaretinin XIX. yüzyılda Sudan'ın sosyal, siyasal ve iktisadi yaşantısına etkileri

Kölelik genelde Afrika kıtası, özelde ise Sudan'da önemli bir olgu olarak tarihi süreçte büyük bir rol oynamıştır. Zenci köle kaynağı olan kıtadaki köleliğin etkileri ağır olmuş, bu etkiler çeşitli şekillerde Sudan'ı şekillendirmiş, günümüzde de şekillendirmeye devam etmektedir. Sudan tarihinin en hızlı ve canlı dönemi XIX. yüzyıldır. Bu yüzyıl Sudan'da köle ticaretinin artmasına rağmen aynı zamanda kölelik ve köle ticaretinin yasaklanmaya çalışıldığı bir dönem olması sebebiyle ayrı bir önem kazanmıştır. Kölelik ve köle ticareti özellikle XIX. yüzyılda meydana gelen ve tarihi dönüm noktalarını oluşturan olayların sebebi, tetikleyicisi veya sonucudur. Bu çalışma, köle ticaretinin XIX. yüzyılda Sudan'ı sosyal, siyasal ve iktisadi olarak nasıl etkilediğini ortaya çıkarmayı hedeflemiştir. Bu amaçla I. Bölümde; öncelikle Sudan'ın yönetim hakkını elinde bulunduran Osmanlı Devleti'ndeki kölelik uygulamaları üzerinde durulmuştur. II. Bölümde; Sudan'daki köleliğin tarihi süreci aktarıldıktan sonra XIX. yüzyılda Sudan ve Darfur'daki kölelik hakkında bilgi verilmiştir. Ayrıca Mehmed Ali Paşa'nın Sudan'a gelişi, köle ticareti üzerinden değerlendirilmiş ve köle ticaretinin Sudan'da sultanlık (derebeyilik) yapılanmasına ne şekilde sebep olduğu açıklanmıştır. III. Bölümde; Köleliğin, Sudan ve bağlantılı bölgelerde köleliğin devamı veya kaldırılması için yapılan faaliyetler açıklanmıştır. Ayrıca XIX. yüzyıl son çeyreğinin önemli bir gelişmesi olan Mehdi isyanı ve kölelik ile ilişkisi üzerinde durulmuştur. IV.Bölümde; kölelik ve köle ticaretinin Sudan'a olan çeşitli alanlardaki etkileri incelenmiştir. Ayrıca kölelik ve köle ticaretinin etkilerinin Sudan'ı günümüzde nasıl etkilemeye devam ettiği üzerinde durulmuştur.

19. yüzyılEkonomik etkiEkonomik hayat+6
İlhan Zengin
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Din ve ekonomi; kuramsal bir yaklaşım

Dinin, bireylerin günlük ekonomik yaşantısı üzerindeki etkileri, din ve ekonomi arasındaki ilişkinin incelenmesinde önemli bir etken olmuştur. Hem din hem de ekonomi, toplumsal yaşamı oluşturan ve toplumda bireyin düşünce ve davranış kalıplarına yön veren dokular veya ortamlardır. Din; rekabetçi piyasada dini kurumlar ve din adamları tarafından üretilen, ona inanan cemaat üyeleri tarafından tüketilen farklılaşmış bir maldır. Din piyasası; dini grup ve cemaatlerin varlıklarını sürdürebilmesi için kaynak ve üye bulma mücadelesi verdikleri piyasalardır. Arz edenler, bunu gerçekleştirirken, dışsallık, bedavacılık gibi sorunlarla da başa çıkmak zorunda kalmaktadır. Dinin talep yönü; Beşeri Sermaye Teorisi, Rasyonel Seçim Teorisi ve Hane Halkı Üretim Modeli ile açıklanabilmektedir. Dini talep edenler, kulüp mallarını tüketmek ve üyeliklerini devam ettirmek için katı dinler ya da dini kulüpler tarafından uygulanan bazı maliyetleri, fedakarlık yaparak ve kendilerini bu uğurda kurban ederek ödemeye istekli olmak zorundadır. Bu gibi fedakarlık beklentileri, bedelsiz kullanıcıları azaltmada rol oynamaktadır. Çalışmanın amacı; din ve ekonomi arasındaki bu ilişkiyi, kuramsal bir yaklaşımla incelemektir. Çalışmanın ileri safhalarında Max Weber'in öncü olduğu araştırmalar ışığında, Batılı Hristiyan ülkelerin ekonomik açıdan ileri seviyelerde olması, çoğu Müslüman ülkelerin ise ekonomik gelişmelerde geri kalmasında ki dinin rolü incelenmiş, dini farklılığın bu sonuca ulaştıran tek etmen olmadığı kanısına varılmıştır.

DinDin-ekonomi ilişkisiEkonomi+1
Nagihan Gönül Akdoğan
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
DoctorateOpen AccessTR

Tanzimat'tan Birinci Dünya Harbi'ne Çankırı Sancağı (1839-1914)

Bu çalışmada, Tanzimat'tan I. Dünya Savaşı'na kadar olan yaklaşık 75 yıllık dönemde, Çankırı'nın idari, eğitim, ekonomi ve demografik yapısı ile bayındırlık ve doğal afetler konusunda yaşanan gelişmeler ele alınmıştır. Çalışmada, çeşitli arşiv kayıtları ve birincil elden kaynaklar doğrultusunda Çankırı merkez ve diğer bağlı kazâların idâri yapısında yaşanan değişiklikler ile idarecilerin tutum ve atama şekilleri tetkik edilerek, Osmanlı Devleti'nde bir sancağın nasıl idare edildiği ortaya konulmuştur. Çankırı'nın Müslüman ve gayrimüslim nüfus durumu ile bölgeye gelen çeşitli muhacir grupları ele alınıp, muhacirlerin mevcut nüfus ile entegre olmaları hususunda yaşanan bazı problemler tespit edilmiştir. Çankırı'daki klasik ve modern eğitim kurumları her yönüyle ele alınıp, öğretmen ve öğrenciler hakkında çeşitli bilgiler verilmiştir. Çankırı'da yapılan ekonomik ve ticari faaliyetlerin en önemlisi olan panayırlar konusu çalışılıp, bölgenin yer altı ve yer üstü gelir kaynakları araştırılarak, şehrin Osmanlı ekonomisine ne tür katkılarda bulunduğu tespit edilmiştir. Bayındırlık alanında yapılan çeşitli çalışmalar araştırılarak, Osmanlı'da yaşanan kurumsal modernleşmenin Çankırı'ya yansımalarının neler olduğu tespit edilmiştir. Son olarak, Çankırı'da meydana gelen çeşitli doğal afetler çalışılıp, halkın bu afetlerden ne derece etkilendiği ve bu konuda mahalli ve merkezi hükümetin aldığı tedbirlerin neler olduğu tespit edilmek suretiyle, merkezi hükümtin sosyal hizmetler görevini doğrudan üstlendiği anlaşılmıştır. Bu çalışmanın Osmanlı şehir tarihi çalışmaları ile Çankırı tarihine dair araştırma yapan ve yapacak olanlara katkı sağlaması ümit edilmektedir.

19. yüzyıl20. yüzyılDoğal afetler+7
Sıraç Aktürk
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00

Related subjects