Ergonomics

99 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Kişisel koruyucu donanım tasarımlarının kadınların iş hayatındaki yeri: Karşılaşılan sorunlar ve çözüm önerileri

Bu araştırma kişisel koruyucu donanım tasarımlarının kadınların iş hayatındaki yerini, önemini karşılaşılan sorunları ve çözüm önerilerini ortaya koymayı amaçlamıştır. Nitel araştırma yöntemleri temelinde ele alan bu araştırma durum çalışması modeli ile desenlenmiştir. Durum çalışması deseni olarak bütüncül çoklu durum deseni seçilmiştir. Araştırma kapsamında Covid-19 sebebi ile görüşmeler Google Form uygulamasından açık uçlu sorularla yapılmıştır. Araştırmada sadece kadın çalışanlarla görüşülmüştür. Kadın çalışanların meslek grupları; sağlık çalışanları, mühendis-tasarımcı-kalite uzmanı, mimarla ile sınırlanmıştır. Araştırmaya katılan kadın çalışanların yaş aralığı 24 - 61'dir. Toplam katılımcı sayısı 23'tür. Katılımlardan 4 kişi İtalya'da yaşamaktadır. Araştırmaya eklenen İtalyan katılımcılarım sebebi; Covid-19 sürecinde İtalya'nın yüksek kayıplar yaşaması, basına en çok İtalyan doktor ve hemşirelerin yansımadır. Araştırmaya katılan 23 kişide 22 katılımcının, cevaplarının çalışmanın araştırma soruları ve hipotezlerini yanıtlamaya yeterli veri sağlandığı görülmüştür. Araştırmaya boyunca "Kişisel koruyucu donanımla ilgili ulusal ve uluslararası yasa, yönetmelik ve ilkeler nelerdir?", "Kişisel koruyucu donanımların üretim ve kullanımında karşılaşılan tasarımsal ve ergonomik sorunlar nelerdir?", "Kadınlara yönelik kişisel koruyucu donanımlarda karşılaşılan tasarımsal ve ergonomik sorunlar ve çözüm önerileri nelerdir?" sorularına cevaplar aranmıştır. Anahtar Kelimeler: Kişisel koruyucu donanım, Kadın ergonomisi, Feminist düşünce, Tasarım, İş sağlığı ve güvenliği

ErgonomiFeminizmKişisel koruyucu donanım+6
Naz Öcal
TOBB Economics and Technology University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Tasarım yoluyla araştırma yöntemiyle özgün bir ergonomik bilgisayar faresi tasarlanması ve doğrulanması

Hızla gelişen bilgisayar ve iletişim teknolojileri insanların bilgisayar kullanarak geçirdiği süreyi arttırmıştır. Bu yüzden bilgisayar faresi kullanıcı sayısı ve kullanım süreleri artmıştır. Bu artış beraberinde elin kasılmasıyla oluşan rahatsızlıkları ve ağrıları getirmiştir. Pazarda elin masa üzerindeki pozisyonuna uygun tasarım bulunmamaktadır. Bu tezin amacı; eli nötr pozisyona en yakın şekilde tutabilecek formun geliştirilmesi ve kullanım esnasında minimum kas aktivasyonu yaratacak tasarım ve prototipin test edilmesidir. Tasarımın estetik, fonksiyonel ve ergonomik kriterlere uygun olması araştırma hedefleri arasındadır. Form ve ürün geliştirme çalışmalarının ardından bilgisayar faresi estetik açıdan katılımcılar tarafından incelenmiştir. Bilgisayar performans testine tabi tutularak fonksiyonel yeterlilik analiz edilmiştir. Tasarlanan bilgisayar faresi katılımcıların kollarındaki üç kas grubu aktivasyonları EMG cihazı ile ölçülerek ergonomik açıdan test edilmiştir. Piyasada ergonomik olarak öne çıkan Logitech Vertical model fare referans alınmış ve tasarlanan bilgisayar faresi ile karşılaştırılmıştır. Sonuç olarak tasarlanan bilgisayar faresinin diğer fareden daha estetik, fonksiyonel ve ergonomik olduğu testler sonucunda ortaya çıkarılmıştır.

Bilgisayar faresiBilgisayarlarEndüstriyel tasarım+4
Acar İpek
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

İnşaat sektörü çalışanlarında ergonomik risk faktörlerinin değerlendirilmesi

İnşaat sektörü, Türkiye'de bulunan üretim sahalarını doğrudan ilgilendiren, ülkenin gelişmesine ve ülke ekonomisine kayda değer bir katkı sunan sektörlerden biridir. İnşaat sektörü, özellikle 20'nci yüzyıl boyunca ilerlemiş teknolojik gelişmelerden sonra ciddi manada değişikliğe uğramıştır. 100-150 yıl kadar önce yapılması mümkün görünmeyen veya yapımı çok zaman alan yüksek yapılar, havalimanları, pistler, barajlar, endüstriyel fabrikalar, tesisler yapılır hale gelmiştir. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte üretilen makinaların ve inşaat araç gereç ve malzemelerinin inşaat sektöründe kullanımı sonucunda bu seviyeye ulaşılmıştır. Geçtiğimiz yüzyıl boyunca hayatın ve bilimin her yönünde yaşanan muazzam teknolojik gelişmeler, inşaat işkolunda ihtiyaç duyulan araç gereç ve malzemelerin farklılaşmasına ve gelişmesine, farklı şekillerde kullanılmasına neden olmuştur. Bu gelişmeler kendileri ile beraber meslek hastalıklarını da ortaya çıkartmıştır. Gerek kimyasal gerek biyolojik gerekse fiziksel tehlikelerden kaynaklı birçok hastalık baş göstermiş ve insan sağlığını etkilemeye başlamıştır. Gelişen teknoloji ile beraber ülkemizdeki inşaat sektörü de ortaya çıkan ihtiyaçları giderecek derecede gelişmiş ve işkolu olarak inşaat ön plana çıkmaya başlamıştır. Yurt içi ve yurt dışında çeşitli önemli projelere imza atılmasıyla beraber, inşaat sektörü, alt dallarıyla beraber ekonominin parlayan yıldızı haline gelmiştir. Bu gelişmeler doğrultusunda, inşaat sektöründe meslek hastalıkları, iş ve işçi sağlığı ile iş ve işçi güvenliği hususları daha da önemli hale gelmiştir. Türkiye'nin, sosyal ekonomik ve kültürel olarak bütünleşme gayreti bulunan Avrupa Birliği, inşaat sektöründe meslek hastalıkları ve güvenlik konularında önemli kriterlere sahiptir. Özellikle yurt dışı inşaat faaliyetlerinde Türk inşaat firmaları çok fazla yer almaya başladığı için Avrupa standartlarına uymak zorunda kalmışlardır. Bunun yanında Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne girme çabalarının doğal sonucu olan uyum çalışmaları kapsamında, inşaat sektörümüzdeki iş ve işçi güvenliği olumlu şekilde etkilenmektedir. Sektörde faaliyet gösteren birçok işçi ve çalışan, kimyasal, fiziksel ve biyolojik etkilerden dolayı meslek hastalığına yakalanmaktadır. Bunun yanında iş esnasında ortaya çıkan tehlikeli durumlar sonucunda oluşan kazalarda yaralanmalar veya ölümler meydana gelmektedir. Yetersiz mevzuat, yetersiz denetim ve kontrol ile eğitim eksikliği gibi sebeplerden dolayı işçi sağlığı, iş ve işçi güvenliği hususlarında tatmin edici seviyeye ulaşılamadığında, bu durumdan ülke ekonomileri de olumsuz etkilenmektedir. İş ve işçi kazaları ile meslek hastalıkları sonucu, yetişmiş ve kaliteli işgücü kaybı yaşanmasından dolayı, güvenli çalışma koşullarının oluşturulması bakımından toplumsal duyarlılık, farkındalık ve bilinç de önem arz etmektedir. Bu çalışmada, ülkemizde inşaat sektöründe görülen meslek hastalıkları, işkolunun kendine has çalışma şartları, meydana gelen kaza ve olaylar araştırılmış, eksik olan hususlar tespit edilmiş ve alınması gereken önlemler ortaya konmuştur. Ayrıca inşaat sektöründe; kalıp işçiliği, duvar işçiliği, demir işçiliği gibi farklı aşamalarda, işe özgü belirlenen 21 farklı çalışma şekli üzerinde gözlemler gerçekleştirilmiş, REBA ve QEC yöntemleri ile değerlendirmeleri yapılmıştır. Bu değerlendirmeler sonucunda, inşaat sektöründe bina inşaatında çalışılan her dal için risk düzeyi yüksek olarak saptanmıştır. Bu sonuçlara göre inşaat sektöründeki tüm alanlarda, çalışan işçilerin kas iskelet sistemine zarar verildiği, el, kol, bilek, omuz, boyun, diz, bel ve sırt bölgelerinde sağlık sorunları meydana geldiği, uzun süre çalışan işçilerin tedavi görmek zorunda kaldığı anlaşılmıştır. Bu nedenle çalışma koşullarında belli değişiklikler ve iyileştirmeler yapılması, kullanılan malzemelerin uygun hale getirilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

ErgonomiKaba inşaatKas-iskelet hastalıkları+7
Abdullah Oğuzhan Baştürk
Tarsus University · Institute of Graduate Studies
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Tekstil işletmesinde meydana gelen iş kazalarında ergonomik faktörlerin etkisi

Ülkemizde inşaat, tekstil, maden gibi sektörler başta olmak üzere çok sayıda çalışan, engellenmesi mümkün ve yasalar ile engellenmesi şart olan kazalar ve meslek hastalıkları yüzünden ölmekte veya bu iş kazasının etkilerini hayatı boyunca yaşamaktadır. Bu çalışmada Sosyal Güvenlik Kurumunun (SGK) 2016 yılındaki iş kazaları istatistikleri toplanarak tekstil sektöründeki kaza oranları incelenmiştir. Buna göre sektörün alt dalları olan tekstil ürünleri imalatı, giyim eşyaları imalatı, deri ve ilgili ürünler imalatı ile ilgili kaza dağılımları değerlendirilmiştir. Bulgular incelendiğinde ise tekstil sektörünün ürün imalatı yapılan işletmelerinde tekstilin diğer alt dallarına oranla iş kazalarının daha fazla olduğu görülmüştür. Bunun üzerine tekstil ürün imalatı yapılan bir tekstil firmasında 2015-2019 yılları arasında meydana gelen iş kazaları incelenmiştir. Çalışmada aylara göre meydana gelen iş kazası sayıları, vardiyalara göre meydana gelen iş kazası sayıları, bölümlere göre meydana gelen iş kazası sayıları, kazazedelerin yaş grupları ve kıdem yıllarına göre meydana gelen iş kazası sayıları bunların yanında bu kazaların nedenleri ve yaralanma türleri farklı kombinasyonlarla incelenerek ergonomik yönden etkilenme durumları değerlendirilmiştir. Ayrıca 2019 yılında yapılan iş hijyeni ölçümleriyle bölümlerdeki iş kazaları incelenerek ergonominin etkisi irdelenmiştir. Anahtar Kelimeler: İş Sağlığı ve Güvenliği, Termal Konfor, Tekstil Sektörü, İş Kazaları, Yaş, Kıdem

ErgonomiTekstil işletmeleriTekstil sektörü+3
Ayça Kılıç
Tarsus University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Yaylı çalgı icracılarında çalma postürüne etki eden parametrelerin video analiz yöntemi ile incelenmesi

Bu çalışmada, erişkin yaylı çalgı icra eden müzisyenlerin performans boyunca icra postürleri değerlendirilerek ergonomik risk düzeyine etki etmesi beklenen parametreler ile arasındaki ilişki incelendi. Dahil edilme kriterlerini sağlayan 18-53 yaş aralığındaki keman veya viyola icra eden 15 müzisyen çalışma grubuna alındı. Katılımcıların; performans boyunca video analizle ölçülen müzik icra postürü ergonomik risk düzeyleri ile kas-iskelet sistemi şikayetleri, müzik performans anksiyetesi seviyesi, fiziksel aktivite düzeyi, eklem hipermobilitesi ve dominant el tercihi değerlendirildi. Çalışmanın sonucunda, sağ üst ekstremite müzik icra postürü performans sonu ergonomik risk düzeyine sırt bölgesinde görülen kas iskelet sistemi rahatsızlıklarının (KİSR) (p=0,029), sol üst ekstremite müzik icra postürü ergonomik risk düzeyi zamana bağlı değişimine el/el bileğinde görülen KİSR'in (p=0,04), sol üst ekstremite icra postürü performans sonu ergonomik risk düzeyine gövde fleksiyonu hipermobilite düzeyinin (p=0,026) pozitif yönde istatistiksel olarak anlamlı etkisi olduğu sonucuna ulaşıldı. Müzik icrası performans başlangıcı (p=0,04) ve performans sonu (p=0.01) ergonomik risk düzeyleri, lisans ve doktora sonrası eğitim seviyesine sahip müzisyenlerde yüksekti, ancak risk seviyesi lisans üstü seviyedeki müzisyenlerde düşüktü. Çalışmada icra postürü ergonomik risk düzeyi ve zamana bağlı değişimine; fiziksel aktivite düzeyi, müzik performans anksiyetesi ve el tercihinin anlamlı düzeyde etkisi bulunmadı (p>0,05). Bu çalışma sonucunda keman ve viyola icra eden müzisyenlerde icra postürünün ergonomik olarak oldukça riskli olduğu ve icra postürlerine etki eden pek çok parametre bulunduğu görüldü. Çalışmamızda elde edilen verilerin, müzisyenlerin bütüncül bir şekilde ve ilgili semptomları referans alarak hedef bölgelerin daha sağlıklı değerlendirilmesinde multidisipliner bir bakış açısıyla koruyucu yaklaşımların oluşturulması için yol gösterici olacağını düşünmekteyiz.

Bilgisayar yazılımlarıDuruşErgonomi+7
Eda Açıkalın
Hacettepe University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Isparta'da okul öncesi eğitim kurumlarında mobilya tercihleri

Okul öncesi eğitim dönemi, çocukların tüm hayatlarını etkileyen zekâ gelişimlerinin yanı sıra fiziksel ve duygusal gelişimlerinin de hızla gerçekleştiği ve şekillendiği dönemdir. Çocuklar bilişsel düzeylerinin geliştiği bu dönemde çevrelerinde kullandıkları ve sürekli temas halinde oldukları tüm donatı elemanlarından etkilenmektedirler. Tez çalışmasında öncelikle kapsamlı bir literatür araştırması yapılmış, ardından Isparta ilinde bulunan kamuya dair okul öncesi eğitim kurumlarının mobilya tercihleri nitel araştırma yöntemlerinden gözlem tekniği kullanılarak incelenmiştir. Isparta Merkez ve civar ilçelerinde faaliyet gösteren ve çeşitli büyüklüklerde toplam 19 adet okul öncesi eğitim kurumunda gözlem ve fotoğraflama tekniği ile kullanılan mobilyalar, malzeme cinsi, antropometrik boyutlara uygunluk, mobilyaların yıpranması sonrası oluşabilecek riskler açısından değerlendirmeler yapılmıştır. Çalışma sonucunda, kamuya ait okul öncesi eğitim kurumlarında mobilya tercihlerinde MEB tarafından temin edilen mobilyaların kullanıldığı, ahşap esaslı ürünlerde çoğunlukla ahşap kompozit levhalardan mâmül mobilyaların kullanıldığı, sandalye tercihlerinde plastik esaslı ürünlerin daha fazla tercih edildiği belirlenmiştir. Mevcutta kullanılmakta olan mobilyaların boyutsal uygunluk açısından MEB tarafından rapor edilen ölçülerle paralellik gösterdiği, bununla beraber ahşap sandalye, masa ve depolama elemanlarının ise çeşitli yıpranmalar ve bunların gerekli tamir bakımlarının zamanında yapılmaması-takip edilmemesi sonucu kaza, yaralanma ve sağlık açısından riskler oluşturabileceği ifade edilerek öneriler geliştirilmiştir. Günün büyük bir bölümünü okul öncesi eğitim kurumlarında mobilya elemanları ile temas halinde geçiren 0-6 yaş grubu çocukların, bilişsel gelişimleri ve sağlıklı bir ortamda eğitim alabilmeleri açısından sürdürülebilir ve doğal bir malzeme olan ahşabın okul öncesi eğitim kurumlarında kullanımının yaygınlaştırılması önerilmiştir.

Ergonomi
Sevim Nurşen Yazıcıoğlu
Isparta University of Applied Sciences · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesine ergonomik yaklaşım

''Van Yüzüncü Yıl Üniversitesine Ergonomik Yaklaşım'', Tez çalışmasında, Üniversitenin ergonomik yapısı ele alınmıştır. Genel olarak binaların giriş merdivenleri, giriş kapıları, tekerlekli sandalye engellileri rampası, asansörler, görme engelliler için tasarımlar, Üniversitenin kaldırımları, kaldırım rampaları, duraklar, spor tesisleri ve otoparklar incelenmiş elde edilen değerler standart değerler ile karşılaştırılmıştır. Bu çalışmalar sonucunda; Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi engelli olmayan bireyler için genel olarak olumlu sonuçlar elde edilirken, bazı tasarımların ise yapılan değerlendirmede ergonomik olmadığı görülmüştür. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi'nde yapılan tasarımların görme ve tekerlekli sandalye engelliler açısından yetersiz olduğu ve çoğu tasarımın da ergonomik olmadığı saptanmıştır. Bu incelemeler insanın fiziksel özelliklerine göre yapılmış antropometrik değerler ile karşılaştırılarak değerlendirilmiştir. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi, 2011 Yılı Van Depreminden sonra yapılan tasarımların daha ergonomik olduğu tespit edilmiştir. Üniversitemizde ileriki yıllarda yapılacak olan yeni binalar, kaldırımlar ve diğer alanların ergonomik yapılmasının kampüs içi yaşamın kolaylaştırılması için önemli olduğunu düşünmekteyiz. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi'nde çalışmalar devam ettiği için yapılan bu çalışma Haziran 2017 ye kadar inşa edilmiş olan çalışmaların analizleri yer almaktadır. Yapılan bu çalışma hem Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi hem de diğer üniversiteler için tasarım ve yapımda önemli bir örnek olacaktır. Anahtar Kelimeler : Ergonomi, Antropometri, Tasarım, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Sayfa Sayısı : 329 Tez Danışmanı : Dr. Öğr. Üyesi Seda KARAÖZ ARIHAN

AntropometriAntropometrik parametrelerErgonomi+2
Aydın Göçeber
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Bina ergonomisi açısından kamu-özel lise karşılaştırması: Uşak ili örneği

Bu çalışma okullardaki gürültü düzeyi, aydınlatma düzeyi, termal konfor (sıcaklık, nem, hava akımı) değerlerini ve okul binası içinde bulunan birimlerin (sınıf, kat koridoru, ıslak hacim, merdiven) ergonomik özelliklerini belirlemek için yapılmıştır. Seçilen özel okul ve devlet okullarının kıyaslanması, yönetmelik ve standartlara uygunluklarına bakılarak yapılmıştır. Ergonomik yönden okul birimlerinin alan x hacim ölçümleri metre kullanılarak yapılmıştır. Islak hacimlerin, dersliklerin ve bina merdivenlerinin öğrenci sayısına göre kapasitelerinin ve kişi başına düşen alanın yeterli olup olmadığı Milli Eğitim Bakanlığı standartlarına ve yönetmeliğine uygunluğu yönünden incelenmiştir. Çalışma tanımlayıcı tipte olup, Uşak ili merkez sınırları içerisinde kalan iki özel lise ve iki devlet lise binası belirlenerek toplamda dört okuldan oluşan örneklem grubu oluşturulmuştur. Ölçüm için gürültü ölçüm cihazı Cesva SC310, aydınlık şiddeti ölçüm cihazı Extech SDL400, mikro klima analiz cihazı Delta ohm HD 32.3 kullanılmıştır. Ölçümlerden elde edilen bulgular neticesinde gürültü düzeyi ölçüm sonuçları, ders saatinde sınıf içi ve okul dış alan gürültü düzeyi dört okul içinde sınır değer aralığında kalmıştır. Sınıf içi teneffüs saati gürültü düzeyi ise üç lisede sınır değerlerin üzerinde kalmıştır. Özel ve devlet liselerinin aydınlatma ölçüm sonuçlarının da uygun değerlerde olmadığı görülmüştür. Çalışma sonucunda, okul binalarının yapılacağı konum başta olmak üzere bütün ergonomik özelliklerin tasarım aşamasında düşünülerek eksiksiz yapılması gerektiği görülmektedir. Okul türleri, toplam öğrenci mevcudu, okul bina konforları farklı olsa da eğitimde kalite ve konforun artmasını sağlayan önemli etkenin ergonomik koşulların bir arada sağlanabilmesi olduğu görülmektedir.

Devlet okullarıErgonomiErgonomik riskler+7
Meryem Yalçınkaya Demirtaş
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Meme kanserli hastalarda 6 minute pegboard and ring test desteksiz kol fonksiyonu egzersiz testinin geçerliği ve güvenirliğinin değerlendirilmesi

Meme kanseri kadınlar arasında en sık görülen kanser türüdür. Son yıllarda gelişen tedavi olanakları ile meme kanseri sonrası sağ kalım oranlarının artmasına rağmen yaşam kalitesini azaltan ve günlük yaşam aktivitelerini sınırlandıran pek çok yan etki görülmektedir. Meme kanseri olan hastalarda üst ekstremite fonksiyonel limitasyonları en sık görülen aktivite limitasyonlarından biridir. 6 dakika delikli pano ve halka testi (6PBRT) üst ekstremite fonksiyonel kapasitesini değerlendiren bir testtir. Bu çalışmanın amacı; meme kanseri olan hastalarda 6PBRT'nin geçerliği ve güvenirliğinin araştırılmasıydı. Çalışmaya 48 meme kanseri hastası (ortalama yaş=55,40 ±10,40 yıl) dahil edildi. Bireylerin demografik ve fiziksel özellikleri ve tıbbi hikayesi kaydedildi. Üst ekstremite antropometrik değerlendirilmesi uzunluk ölçümü ile yapıldı. Lenfödem değerlendirilmesi çevre ölçümü ile yapıldı. Üst ekstremite enduransı değerlendirmesi için Üst Ekstremite ve Boyun Fonksiyonel Değerlendirme Testi (FIT-HaNSA) ile yapıldı. El dinamometresi ile kavrama kuvveti ölçüldü. Ağrı eşiği algometre ile değerlendirildi. Üst ekstremite fonksiyonel kol egzersiz kapasitesi 6PBRT ile değerlendirildi. Maksimal kol egzersiz kapasitesi kol ergometresi testi ile değerlendirildi. Hastaların üst ekstremite fonksiyonelliği Kol, Omuz ve El Sorunları Hızlı Anketi (Quick Disabilities of the Arm, Shoulder and Hand Questionnare-Q-DASH-T) ile değerlendirildi. 6PBRT'nin güvenilirliği için bir 30 dakika arayla aynı koşullarda test tekrar edildi. 6PBRT'nin geçerliği için; kol ergometresi testi sırasında ulaşılan zirve iş yükü (W) ve oksijen tüketim düzeyi (VO2) ve Q-DASH-T skoru kriter yöntem olarak belirlendi. Test-tekrar test güvenirliğini belirlemek için Bland-Altman analizi, ICC ve % 95 güven aralıkları (Confidence Intervals-CI) analiz edildi. Çalışmanın sonucunda, birinci ve ikinci 6PBRT skorları arasında pozitif yönde istatistiksel olarak anlamlı çok kuvvetli düzeyde ilişki vardı (r=0,866, p<0,001). 6PBRT için ICC değeri 0,782 (% 95 CI=0,334-0,910) olarak bulundu. Ölçümün standart hatası (SEM) 17,39 ve tespit edilebilir minimal değişim (MDC) 48,06 olarak hesaplandı. Bland-Altman analizine göre; 6PBRT tekrarlanabilir alt ve üst sınırları sırasıyla -55,51 ve - 21,89 halka idi. 6PBRT skoru ile kol ergometresindeki zirve VO2 (r=0,649, p=<0,001) ve zirve iş yükü (W) (r=0,601, p=<0,001) ile pozitif yönde kuvvetli, istatistiksel olarak anlamlı düzeyde ilişki vardı. 6PBRT skoru ile Quick- DASH-T skoru arasında negatif yönde orta kuvvette, istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki (r=-0,466, p=0,003) vardı. Bu çalışma meme kanseri olan hastalarda 6PBRT'nin iyi bir test-tekrar test güvenirliğine sahip olduğunu ve geçerli bir test olduğunu göstermiştir. Bu sonuçlar meme kanseri olan hastalarda kol egzersiz kapasitesinin değerlendirilmesinde 6PBRT'nin pratik, kullanışlı, geçerli ve güvenilir bir değerlendirme aracı olduğunu desteklemektedir. Anahtar kelimeler: Kol ergometresi testi, egzersiz toleransı, meme kanseri, üst ekstremite, egzersiz testi, 6 dakika delikli pano ve halka testi.

ErgometreErgonomiLenfödem+5
Hacer Öncü
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Masa başı çalışanlarında postür egzersizlerinin ağrı ve yaşam kalitesine etkisi

Günümüzde, teknoloji alanındaki ilerlemeler sonucunda masa başından yürütülen iş sayısında artış görülmektedir. Bu tür işlerde istihdamdaki artışa paralel olarak eklem ve kas problemleri halk sağlığında önemli bir paya sahip olmuştur. Ara verilmeksizin uzun saatler boyu belirli bir pozisyonda çalışılması hareket etmeyi sağlayan unsurlar arasında dengesizlik meydana getirmektedir. Bu tür durumlar boyundan başlayıp ayaklara dek bütün bedenin farklı bölgelerinde sorunlara yol açmaktadır. Bu sorunlardan kaynaklanan ağrı ve şikâyetler kişilerin yaşam kalitesini olumsuz yönde etkilemektedir. Masa başı çalışanları sabit bir pozisyonda uzun süreli çalışma ve yinelenen hareketlerle işlerini yürütmektedir ancak bu durum ciddi düzeyde bir risk faktörü olup kas ve iskelet sistemi sorunlarına zemin hazırlar. Bu çalışmanın amacı, masa başı çalışanlarına uygulanan postür egzersizlerinin ağrı ve yaşam kalitesi üzerine etkisini araştırmaktır.Çalışmamıza 20-55 yaş aralığında olan 60 masa başı çalışanı dahil edilmiştir. Katılımcılara 6 hafta boyunca günde 3 kez 15 tekrar olmak şartıyla uygulayacakları egzersiz programı verilmiştir.Egzersiz programı öncesi ve sonrasında katılımcıların ağrı şiddetini belirmek için Vizüel Analog skalasıyla (VAS) yaşam kalitesini değerlendirmek için ise Yaşam Kalitesi Ölçeğinde Kısa Form-36(SF-36) ile değerlendirilmiştir.Yapılan değerlendirme sonuçlarından toplam 60 kişiden 12 kişinin egzersiz sonrası ağrı derecesinin değişmediği gözlenirken 48 kişinin ağrı derecesi azalmıştır. Egzersiz öncesi ve egzersiz sonrası arasında VAS değeri bakımından istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmuştur (p<0,05). Egzersizin ağrının azalmasına pozitif yönde etki ettiği belirlenmiştir. Yaşam kalitesi ölçeğinin alt parametreleri 8 başlıkta ele alınmıştır. Sonuçlara göre; Duygusal sorunlardan kaynaklanan rol sınırlamaları adlı parametre üzerinde istatistiksel olarak bir etkisi bulunmamıştır (p>0.05). Fiziksel işlev, Fiziksel sağlık nedeniyle rol sınırlamaları, Enerji / Yorgunluk, Duygusal Esenlik, Sosyal İşlevsellik, Ağrı ve Genel sağlık adlı parametreler üzerinde postür egzersizlerinin istatistiksel olarak anlamlı bir etkisi bulunmuştur. (p<0,05).Çalışmamızda,postür egzersizlerinin kişilerin yaşam kalitesi üzerine olumlu yönde etki ettiği belirlenmiştir. Anahtar kelimeler: Masa başı çalışanı, postür egzersizi, ağrı, yaşam kalitesi

AğrıDuruşEgzersiz+5
Elif Tuğçe Ersöz
İstanbul Gelişim University · Institute of Graduate Studies
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Omuz protraksiyonu olan masa başı çalışanlarda ofis egzersizlerine ek olarak verilen omuz stabilizasyon egzersizlerinin skapular diskinezi, kas kuvveti, postür ve proprioseptif duyu parametreleri üzerine etkilerinin karşılaştırılması

Bu çalışmada omuz protraksiyonu olan masa başı çalışanlarda ofis egzersizlerine (OE) ek olarak verilen omuz stabilizasyon egzersizlerinin (SE) skapular diskinezi, kas kuvveti, postür ve proprioseptif duyu parametreleri üzerine etkilerinin incelenmesi amaçlandı. Yaşları 25-35 yıl arasında değişen 60 birey tabakalı örnekleme ile iki gruba ayrıldı. Her iki gruba OE verilirken, çalışma grubuna ayrıca bireysel omuz SE uygulandı. Tüm bireyler başlangıçta, 8. hafta ve 12. hafta sonunda değerlendirildi. Çalışma alanı ve ergonomik risk analizi yanı sıra omuz protraksiyonu, pektoralis minör uzunluğu, toplam skapula mesafesi ve skapular diskinezi kaliper ile; pasif omuz mobilitesi elektronik gonyometre ile; aktif omuz mobilitesi mezura ile; omuz poterior gerginliği ve skapula yukarı rotasyonu elektronik inklinometre ile; postür analizi fotoğraflama yöntemi ile; kas kuvveti hand-held dinamometre ile; propriosepsiyon izokinetik dinamometre ile; vibrasyon duyusu vibrometre ile ve üst esktremite performansı Kapalı Kinetik Zincir Üst Ekstremite Stabilite Testi ile değerlendirildi. Çalışma grubunda incelenen tüm parameterlerde 8 ve 12. haftanın sonunda anlamlı gelişmeler bulunurken, kontrol grubunda ergonomik risk düzeyinde azalma, omuz mobilite ve esnekliğinde, dominant ekstremite üst trapez ve pektoral, dominant olmayan ekstremitede ön deltoid, serratus anterior ve infraspinatus kas kuvvetinde ve üst ekstremite fiziksel performansında gelişme olduğu saptandı (p<0.05). Gruplar arası karşılaştırmada özellikle postür, kas kuvveti, propriosepsiyon ve vibrasyon duyusunda çalışma grubu lehine anlamlı fark olduğu ve gelişmelerin takip döneminde devam ederek daha kalıcı bir etki meydana getirdiği bulundu (p<0,05). Postür ve vücut mekaniğindeki gelişmeler ile birlikte proprioseptif duyunun uzun dönemdeki yaralanmalardan koruyucu etkisi düşünüldüğünde, masa başı çalışanlarında OE'ne ek olarak verilecek SE'nin birbirini tamamlayan bir yaklaşım olarak özellikle birinci basamak sağlık hizmetlerinde kullanılmasının yararlı olacağı düşünüldü. Anahtar Kelimeler: Omuz, vibrasyon, propriosepsiyon, egzersiz, ergonomi.

DiskinezilerDuruşEgzersiz+7
Özde Depreli
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Gitar çalışmada sorun oluşturan fiziksel etkenler üzerine bir araştırma

Kas-iskelet sistemi rahatsızlıklarının görülmesindeki en önemli neden yanlış oturuş-tutuş ve duruştur. Gitar çalmak, ince, karmaşık parmak hareketlerinin duyu-motor programlanması ile hızlı ve tekrarlı kullanımını içermekle beraber; enstrümana özel vücut pozisyonlarının olması nedeniyle tüm kas-iskelet sistemini olumsuz yönde etkilemektedir ve müzisyenlerin performanslarını ciddi şekilde etkileyen kas-iskelet sistemi rahatsızlıkları yaşamalarına neden olmaktadır. Yapılan çalışmalara göre müzisyenler arasında, gitaristlerin yüksek risk altında olduğu görülmüştür. Bu araştırmada, Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuvarı Gitar Bölümü öğrencilerinin gitar çalmadan kaynaklanan kas-iskelet sistemi rahatsızlıkları üzerine araştırma yapılmıştır. Enstrüman çalmaktan kaynaklı postüral problemleri belirlemek amacı ile Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuvarı'ndan 18 gitar lisans öğrencisi (2 kadın, 16 erkek) dinamik duruş analizi için sınav müfredatlarında bulunan eserler üzerinden 5'er dakika aynı mesafe ve açılardan video ile kaydedilmiş, bu video kayıtları incelenmiştir. Ağrı, kas iskelet ağrısı, yoğunluğu ve müzisyenler için girişim anketi (MPIIQM) ile değerlendirilmiştir. Yapılan bu araştırma ve incelemeler ışığında, gitar öğrencilerinin müzik hayatlarında karşılaşabilecekleri kas-iskelet sistemi rahatsızlıklarını önleyebilecek bazı önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Sözcükler: Kas-iskelet sistemi rahatsızlıkları, klasik gitar, oturuş-tutuş, ergonomi, kas-tendon.

ErgonomiEğitim sorunlarıGitar+4
Fahrettin Onur Urganioğlu
Hacettepe University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kauçuk hamur üretim işçilerinde çalışma analizi ile ergonomik risk faktörlerinin incelenmesi

Bu çalışma kauçuk hamur üretim işçilerinin kas-iskelet sistemi bozukluklarını (KİSB), iş-aktivite risk analizlerini ve psikolojik durumlarını değerlendirmek amacıyla yapılmıştır. Çalışma kauçuk hamur üretim bölümünde 114 işçisi bulunan bir fabrikada, gönüllülük esasına göre seçilen 88 işçi ile gerçekleştirilmiştir. İşçilere bu çalışma için özel tasarlanan; içeriğinde demografik bilgileri, eğitim durumlarını, çalışma sürelerini, kronik hastalıkları ve ergonomik çalışma koşulları hakkındaki bilgilerini sorgulayan anket uygulanmıştır. Sonrasında işçilerin KİSB değerlendirmeleri Genişletilmiş Nordick Kas İskelet Sistemi Anketi (GNKİSA) ile; aktivite ve risk analizleri Hızlı Tüm Vücut Değerlendirmesi (REBA) ile; psikolojik durumları ise Beck Depresyon Ölçeği (BDÖ) ile değerlendirilmiştir. Sonuçlar değerlendirildiğinde kauçuk hamur üretim işçilerinin çoğunun (%87,4) vücudunun en az bir bölgesinde rahatsızlık tanımladığı, en sık boyun (%44,3), bel (%42,9) ve sırt (%26,2) rahatsızlıkları yaşadığı, en az ise kalça-uyluk (%3,7) rahatsızlıkları olduğu görülmüştür. İşçilerin çok az bir kısmının (%3,4) yüksek ve çok yüksek risk seviyesinde çalıştığı tespit edilmiştir. Psikolojik değerlendirmede ise çoğu işçide (%83) hiçbir psikolojik etkilenim olmadığı bulunmuştur. Sonuçlar ilişkisel olarak değerlendirildiğinde ise; REBA, BDÖ, GNKİSA, ergonomik çalışma koşullarını bildiğini ifade edenler arasında anlamlı bir ilişki bulunamamıştır (p>0,05). Eğitim düzeyi yüksek olan işçilerin ergonomik çalışma koşullarını bildiğini ifade ettiği (p<0,05) görülmüştür. BDÖ'ye göre depresyon bulguları olan işçilerin, depresyon bulgusu olmayan işçilere göre daha az rapor aldığı tespit edilmiştir (p<0,05). Sonuç olarak işçilerde KİSB'leri etkileyen problemlerin sadece iş yerlerine ya da iş yerlerindeki ergonomik uyuma bağlı olmadığı, teknolojik iş yerlerinde bile çalışanlarda KİSB'lerin görülebileceği kanısına varılmıştır. İşçilerin değerlendirildiği çalışmalarda, çalışma hayatındaki faktörlerin dışında diğer performans alanlarının da değerlendirilmeye katılmasının daha ileri çalışmalar için önemli olacağı düşünülmüştür. Anahtar kelimeler: Ergonomik risk faktörleri, işçilerde kas iskelet problemleri, kauçuk hamur

ErgonomiKas-iskelet hastalıklarıKas-iskelet sistemi+5
Yavuz Sultan Selim Kavrık
Hacettepe University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Diş hekimlerinin çalışma postürü, kas iskelet sistemi ağrıları ve vücut farkındalık düzeyleri arasındaki ilişki

Çalışmanın amacı; diş hekimlerinin çalışma postürünün gözlemlenmesi, vücut farkındalıklarının ve kas iskelet sistemi ağrılarının değerlendirilmesi ve aralarındaki ilişkiyi incelemekti. Çalışma grubuna Hacettepe Üniversitesinde görev yapmakta olan 8 uzmanlık branşından toplam 58 diş hekimi, kontrol grubuna Hacettepe Üniversitesi 3. sınıfta öğrenim görmekte olan 30 diş hekimliği öğrencisi dahil edildi. Çalışmaya dahil edilen bireylerin çalışma anındaki ergonomileri REBA (Tüm Vücut Değerlendirme Metodu) ile, Vücut farkındalıkları Vücut Farkındalığı Anketi (VFA) ile Kas iskelet sistemi ağrıları, Nordic Kas İskelet Sistemi Anketi (NMQ) ile değerlendirildi. Çalışmaya dahil edilen diş hekimi ve öğrencilerin REBA total puanları arasında anlamlı fark bulundu (p<0,001). Diş hekimi ve öğrencilerin kas iskelet sistemi bölgelerinde ağrı olma durumu karşılaştırıldığında boyun, omuz, el-el bileği ve bel bölgesinde diş hekimlerinin ağrılı olma durumu arasında anlamlı fark olduğu belirlendi (p<0,05). Diş hekimleri REBA'ya göre orta risk grubunda 7, yüksek risk grubunda 32 ve çok yüksek grubunda 19 birey olacak şekilde risk gruplarına dağılım gösterdi. Diş hekimlerinin REBA total puanları ve kas iskelet sistemi bölgelerindeki ağrıları arasında omuz dirsek ve sırt bölgelerinde anlamlı ilişki bulundu (p<0,05). Diş hekimlerin vücut farkındalığı ve kas iskelet sistemi ağrıları arasında anlamlı bir ilişki bulunamadı (p>0,05). Diş hekimlerin vücut farkındalığı ve REBA total puanları arasında anlamlı ilişki bulunmadı (r>0,05). Diş hekimi olarak çalışmaya başladıktan sonra çalışma postürünün eğitim hayatındakine göre daha riskli olduğu bulundu. Diş hekimlerinde çalışma postürünün kas iskelet sistemi ağrısı oluşumuna yol açtığı bulundu. Günümüzde diş hekimleri ağır şartlarda, uzun süreli ve stresli çalışma koşullarının bir sonucu olarak gün içinde postürlerine yeterince dikkat edememektedir. Ayrıca diş hekimlerinde mesleğin ileriki yıllarında kas iskelet sistemi problemleri ile karşılaşma riskinin yükselebileceğini ve Kas iskelet sistemine yönelik egzersizlerin yanında, vücut farkındalığı egzersizlerinin postüral farkındalığının artırılmasında önemli olduğunu düşünmekteyiz.

AğrıDiş hekimleriDiş hekimliği+4
Sema Coşkun
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessEN

Determining the anthropometric characteristics of adult male population of Turkey

Ergonomics briefly can be described as ?human-centered? design. Anthropometry, the science of human body measurements, plays a major role in ergonomic design. Thus, designers must be familiar with anthropometric data and their applications so that they can design work systems, machines, equipment, tool, proper sizing of buildings, clothing and consumer products to achieve safe and efficient operations and/or use. Anthropometric data may show variation among nationalities and races. Hence, an anthropometric database is a need for every nation. Although there are a number of studies on the anthropometry of population of Tukey, most of them lack in various aspects to establish a valid and usable anthropometry database for the population of Turkey. Therefore, the main objectives of this study are as folows: (i) to generate an up-to-date anthropometric database of adult male population of Turkey, (ii) to investigate the effects of age and occupation on body dimensions, (iii) to compare the results with past male anthropometric data of Turkey and with other nationalities, and (iv) to investigate the dimensional changes over time. For the purpose, 65 static and dynamic body dimensions were taken from 250 adult males ages from 18 to 70 yrs. Sampling is done in a stratified manner including subjects from seven regions of Turkey. Subjects were divided into two occupational and five age groups. As a result of this study, 65 body measures of adult male population of Turkey were statistically determined. Average stature and weight were found as 171.5 cm and 76.6 kg, respectively. Results also indicate that stature and other vertical body dimensions decreases with age significantly, proving the secular trend. Also, nonmanual group was found significantly heavier than the manual group. A comparison with 1980s male data indicates that, on average, stature increased 3 cm and weight increased 8 kg. The comparison results with other nationalities indicate that anthropometric data of the male population of Turkey, in general, is similar to the some Southern Europeans and Americans in the USA, greater than Southern Asians and lower than Northern Europeans.

AnthropometryBody measurementsIndustrial engineering+1
Elif Eren
Boğaziçi University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2012
00
DoctorateOpen AccessTR

Ergonomik risklerin değerlendirilmesi ve personel çizelgeleme: Tekstil sektöründe kadın çalışanlar için bir uygulama

Türkiye'nin en önemli, en gelişmiş sektörlerinden biri olan tekstil sektörü ihracat, imalat sanayi, sanayi üretimindeki pay, yatırım, istihdam, gayri safi yurt içi milli hâsıla, döviz girdisi açısından büyük ehemmiyete sahiptir. Türkiye ekonomisinde kilit rol oynayan bu sektör çalışanlarının büyük yoğunluğunu özelliklede dikim bölümünde çalışan kadınlar oluşturmaktadır. İnsana bağımlılığın sürdüğü, emek yoğun üretimin olduğu bu alanda ergonomik riskler iş sağlığı ve güvenliğini sağlamada ele alınması gerekli en önemli faktör olarak karşımıza çıkmaktadır. İş sağlığı güvenliği politikalarının bir parçası olan ergonomi yatırım olarak görülerek işte refah kalitesi artırılmalıdır. Bu tez çalışmasında Yozgat ili sınırları içerisindeki bir tekstil fabrikasındaki kadınların maruz kaldığı mesleki ergonomik risklerin belirlenerek çözüm önerilerinin sunulması hedeflenmiştir. Bu hedef kapsamında çalışmada üç uygulama yapılmıştır. Uygulamalardan birincisinde ergonomik risklerin yoğun olduğu tekstil fabrikalarında risklerin sıralaması karar verme problemi olarak ele alınmıştır. Risk sıralaması yapılırken altı ana kriter, 37 alt kriter ve altı alternatif belirlenmiştir. Ele alınan problemde çok kriterli karar verme problemlerinden olan ANP yöntemiyle kriter ağırlıkları belirlenerek PROMETHEE yöntemi ile alternatiflerin sıralaması gerçekleştirilmiştir. İkinci uygulamada fabrikanın en kritik üretim aşaması olan dikim bölümünde çalışan kadınların ergonomik risklerinin ANP yöntemi kullanılarak kriter ağırlıklarının sıralanması oluşturmuştur. Üçüncü uygulamada çalışanların her görevdeki ergonomik fiziksel zorlanmaları REBA metodu kullanılarak hesaplanıp çalışanların hangi işte kaç dakika çalışacakları hedef programlama ile matematiksel bir model oluşturularak belirlenmiştir. Bu çalışmayla ergonomi bilincinin yaygınlaşması iş sağlığı ve güvenliği problemlerinin azalmasını sağlayacağı gibi iş yeri maliyeti ve kayıplarının azalmasına katkıda bulunacaktır.

ErgonomiKadınlarPersonel+4
Güler Aksüt
Avrasya University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Yeraltı maden işletmelerinde mesleki kas iskelet sistemi hastalıklarının görülme sıklığı ve iş performansına etkisi

Mesleki Kas İskelet Sistemi Hastalıkları (MKİSH) madencilerde önemli bir sağlık sorunudur. Bu çalışma, Rize ilinde mekanize üretim yapan bir yeraltı bakır maden işletmesinde mavi yakalı operasyon bölümü işçilerinde MKİSH sıklığını saptamak üzere tanımlayıcı olarak başlamış; ergonomi eğitimi ve egzersiz uygulamalarının işçilerde biyopsikososyal açıdan etkisini araştırmak üzere deneysel olarak tamamlanmıştır. Araştırmanın ilk aşamasında 109 kişi üzerinde Kişisel Bilgi Formu, Genişletilmiş Nordic Kas İskelet Ölçeği (G-Nordic) kullanılarak tanımlayıcı bilgilere ulaşılmıştır. Araştırmanın ikinci aşamasında; son 12 ay içinde vücudunun herhangi bir bölgesinde kas iskelet sistemi şikayeti saptanan, katılım kriterlerini sağlayan işçiler ergonomi eğitimi ve egzersiz programına dahil edilmiştir (n=65). Ergonomi eğitimi ve egzersiz programı öncesi ve sonrası veriler G-Nordic, Minnesota İş Doyum Ölçeği, Hızlı Maruziyet Değerlendirme Ölçeği (HMD), VKİ, Otur Uzan Testi, Modifiye 'Biering Sorenson' Testi kullanılarak toplanmıştır. Araştırmanın bulgularına göre son 12 ay içinde kas iskelet sistemi şikayeti sıklığı %78 (n=109)'dir. Ergonomi eğitimi ve egzersiz programı öncesi-sonrası karşılaştırılmasında dokuz vücut bölgesinde kas iskelet sistemi şikayetlerinde azalma bulunmuştur (p<0.005). Seçilen tüm görevlerin HMD risk puanlarında ve Minnesota İş Doyum Ölçeği ile fiziksel uygunluk parametrelerinde anlamlı düzelme bulunmuştur (p<0.001). Ergonomi eğitimi ve egzersiz programı madencilerde MKİSH ile mücadelede etkilidir.

ErgonomiFiziksel uygunluk testiKas-iskelet hastalıkları+4
Melike Yağcı
Avrasya University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Ambulans çalışanlarının ergonomik risk analizine göre kas iskelet sistemi rahatsızlıklarının değerlendirilmesi

Bu çalışma 112 ASHİ (Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu) çalışanlarının sahada ve ambulans içinde maruz kaldıkları fiziksel zorlanmaların ve kas iskelet sistemi rahatsızlıklarının vücutta en fazla etkilediği bölgeyi saptamak amacıyla yapılmıştır. Personelin, sahada ve ambulans içinde en sık yapmış olduğu işlemler gözlemlenmiş ve fotoğraflanmıştır. Kas-iskelet rahatsızlıkları için Cornell anketi, risk düzeylerini belirlemek için de REBA yöntemi kullanılmıştır. Cornell anketi Trabzon ilinin doğu bölgesindeki 12 adet ASHİ (Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu)' de çalışan 80 personele uygulanmıştır. REBA uygulamasında ise, sahada çalışan iki sağlık personelinin yapmış olduğu işlemler fotoğraflanarak risk düzeyleri hesaplanmıştır.

AmbulanslarErgonomiKas-iskelet hastalıkları+4
Yasemin Dede
Avrasya University · Institute of Health Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Meslek öğretmenlerinde ergonomi eğitiminin kas iskelet sistemi rahatsızlıkları ile ilişkisi

Bu çalışmanın amacı, farklı branşlardaki meslek öğretmenlerinin kas iskelet sistemi rahatsızlıklarının belirlenmesi, bu sorunların ergonomi eğitimiyle ilişkisinin incelenmesi ve kas iskelet sistemi sorunları ile meslek öğretmenlerinin çalışma pozisyonları, çalışma şartları, demografik özellikleri, yaşam kalitesi ve depresyon durumu arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Araştırma ön test- son test kontrol gruplu, fiziksel ölçme ve değerlendirme ölçümlerinin yapılacağı eğitim müdahaleli bir araştırmadır. Araştırma, Rize ili merkeze bağlı Mesleki ve Teknik Anadolu Liseleri'nde bulunan toplam 101 kişi ile yapılmıştır. Çalışmada veriler Kişisel Veri Toplama Formu, Hızlı Tüm Vücut Değerlendirme (HTVD) formu, Genişletilmiş Nordic Kas İskelet Anketi, Beck Depresyon Anketi ve Yaşam Kalitesi Ölçeği (KF 36) ile elde edilmiştir. Katılımcıların vücut bölgelerine göre kas iskelet sistemi şikayetleri görülme oranı büyükten küçüğe doğru sırayla boyun, bel, sırt ve omuz şeklindedir. Ergonomi eğitimi sonucunda kas iskelet sistemi şikayetleri tehlike sınıfı gözetmeksizin azalma gösterirken, kontrol grubunda şikayetler değişmemiştir. Çalışmaya katılan tüm öğretmenlerin HTVD skor aralığına göre hem eğitim öncesinde hem de eğitim sonrasında orta derecede riskli (4-7 puan aralığı) grupta olduğu görülmüş ve HTVD skorları çalışmanın sonunda her iki grupta da eğitim öncesine göre düşük görülmüştür. Çalışmamıza katılan tüm bireylerin Beck depresyon skorlarına göre depresif belirtiler göstermediği görülmüştür.

ErgonomiKas-iskelet hastalıklarıKas-iskelet sistemi+1
Hüseyin Kürşat Mete
Avrasya University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Patara antik kentinin etnomimari açıdan incelenmesi

Arkeolojik yerleşimlerde insanın geçmişte ürettiği maddi kültürünün büyük bir parçasını oluşturan mimari yapılar, genellikle onu inşa eden ve kullanan toplumla ilişkilendirilmeden belgelenmektedir. İnsanın biyolojik ve kültürel evriminin tüm yönleriyle anlaşılmasında, insan ve insanın ürettiği maddi kültür verilerinin aynı bağlamda değerlendirilerek yapılacak disiplinler arası çalışmalara ve yeni yaklaşımlara duyulan ihtiyaç bu çalışmanın itici gücünü oluşturmuştur. Bu tez çalışmasında, Patara antik kentinin Roma Dönemi'ne tarihlendirilen mimari yapıları ve toplumuna ilişkin mimarlık, arkeoloji ve antropoloji disiplinlerinden elde edilen veriler etnomimari açıdan incelenmiştir. Bu çalışmanın amacı, mimari yapılar ile toplum arasındaki ilişkileri anlamak ve bu bağlamda yapılacak çalışmalar için metodolojik bir temel oluşturmaktır. Çalışmanın mimari materyalini, Patara'da Roma Dönemi anıtsal kamu yapılarından Tiyatro, Meclis Binası, Liman ve Nero hamamları; antropolojik materyalini, 2010-2011 Patara kazı sezonunda ele geçen 155 bireye ait insan iskeletinin paleoantropolojik analiziyle elde edilen demografik ve morfolojik veriler oluşturmuştur. Yapıların yaklaşık kapasiteleri hesaplanmış; ideal kent nüfusu ve dönemler arasındaki nüfus değişimleri değerlendirilmiştir. Devamında, yapıların ergonomik analizleri yapılmış ve yapılar ilgili dönemdeki Patara toplumunun antropometrik ölçüleriyle ilişkisi, fonksiyonellik, yönlendirme, ışık, manzara, iklimsel şartlardan korunma, üst örtünün varlığı ve akustik yönlerinden değerlendirilmiştir. Son olarak, yapıların kamusal yaşamdaki önemi irdelenmiş, toplumsal ve sosyal organizasyonlarına yönelik düzenlemeleri araştırılmıştır. Yapıların hesaplanan yaklaşık kapasiteleri doğrultusunda yapılan kent nüfus tahminleri, MS 2. yüzyıl için en güvenilir olmakla birlikte, ideal kent nüfusunun 10000 - 25000 arasında olabileceğine işaret etmiştir. Tiyatro ve Meclis Binası cavealarının, ilgili dönemdeki Patara toplumunun antropometrik ölçüleri ve standartlarla uyumlu olmadığı saptanmıştır. Bu yapılarda aynı zamanda; girişlerin ölçüleri, fonksiyonellik, yönlendirme, ışık, iklimsel şartlardan korunma ve akustik açılardan hem ergonomik hem de ergonomik olmayan düzenlemeler tespit edilmiştir. Cavea oturma sıralarının ve klimakeslerin antropometrik ölçülerle uyumsuz ve konforsuz yapılmasının nedeninin; optik, akustik ve maliyet gibi unsurlara bağlanabileceği değerlendirilmiştir. Tasarımda bu unsurların konforunun, bireyin antropometrik ölçüleriyle ilgili konforundan öne geçebildiği; Roma Dönemi'nin mimari ilkeleri doğrultusunda düzenlenen kamu yapılarında, toplumdaki bireylerin öneminin geri planda tutulabildiği değerlendirilmiştir. Liman ve Nero hamamlarının toplumun antropometrik ölçüleri ve standartlarla büyük ölçüde uyumlu olduğu; bu yapıların fonksiyonellik, yönlendirme, ışık ve ısınma açılarından birbirleri arasında farklar olmakla birlikte yine büyük ölçüde ergonomik olduğu saptanmıştır. Sosyal ve yönetsel önemlerinin yanı sıra toplum için kült değeri de olan Tiyatro ve Meclis Binası'ndaki bazı düzenlemelerin; Roma Dönemi'nde toplumda görülen sınıfsal farklılıkların yansıması olarak ayrıcalıklı kesimin konforu için yapılmış olabileceği değerlendirilmiştir. Temizlenme işlevinin yanı sıra sosyal buluşma ortamı da sağlayan hamamlarda ise, sosyal statüye ve cinsiyete ilişkin farklı düzenlemelere rastlanmamıştır.

Antik şehirlerAntropometriErgonomi+6
Petek Ceyhan Ergül
Ankara University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Yeşil bina sertifika ölçütlerinin yeşil ergonomi açısından değerlendirilmesi

Günümüzde yeşil ergonomi disiplinini içeren yeşil binaların sahip olması gereken özellikleri ortaya koyan bir sertifikasyon sistemi, başta ABD, İngiltere, Almanya, Avustralya ve Japonya gibi pek çok ülkede bulunmaktadır. Ülkemizde ise henüz yeşil bina ölçütlerine yönelik bir sertifikasyon çalışması tamamlanmamıştır. Bu tez çalışmasında, dünyada yaygın kullanılan BREEAM ve LEED sertifikasyon sistemleri ile tasarım aşamasını Çevre ve Şehircilik Bakanlığının yürüttüğü yeşil bina sertifikasyon sistemi ele alınarak bu sistemlerin ergonomi ile ilişkilendirilen ölçütlerinden yeşil binalar için bütünleşik ergonomik ölçütler elde edilmiştir. Bu ölçütler AHS yöntemi ile puanlandırılarak bir değerlendirme tablosu ortaya konmuştur. Bu değerlendirme tablosu ile bundan sonraki çalışmalara ışık tutmak amaçlanmıştır.

Bina tasarımıBina yapımıBinalar+3
Hatice Sena Uluer
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessEN

Determining the aerobic capacity (VO2max) of adult female population of Turkey

Aerobic capacity (AC) data of workforce are needed for ergonomic design of the physically demanding jobs in industry to establish safe and productive work designs. Workforce performance and production output depend on sustaining the effort over a period of time that depends on AC and type of tasks. In addition, excessive cardiovascular load may put the individuals in the risks of cardiovascular diseases such as coronary heart disease. AC data are also needed to form baselines for treatment of patients and also for sports to determine the fitness levels. There are a number of studies performed around the world related to the AC of the various populations. These studies shows that AC varies among some world populations and within the sub groups of a given population due to the differences in genetics, lifestyle, nutrition, geographical region, fitness level, gender and age. Therefore, it is a need to develop AC norms for the population of Turkey. Therefore, the objectives of the study are (i) estimating the aerobic capacity of healthy (normal) adult female population of Turkey, (ii) examining the effects of age, BMI and job-group on AC and (iii) comparing the AC data of the female population of Turkey with the AC data of female population of other countries. A sample of 256 healthy adult female volunteers aged between 18 and 54 with family roots from all seven regions of Turkey participated in the study. A modified submaximal cycle ergometer test, called Astrand - Myhre Bike Test, was used to collect AC data from the participants. Based on the statistical analysis results, mean and std of AC was found as 2 ± 0.2 l/min and 32.3 ± 7.8 ml/kg/min. The mean values of VO2maxare decreasing from 18-24 years group to 45-54 years group and from under-weight group to obese group. In contrary, regular exercise had significant positive effect on AC. The established norms can serve as baseline in industrial work design and also clinical and sports settings. The results were compared with other world populations.

ErgonomicsHuman physiology
Büşra Didem Boz Kaya
Boğaziçi University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Banka çalışanlarında en sık görülen mesleki hastalıkların istatistiksel ve ergonomik açıdan incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, banka çalışanlarında ensık görülen meslek hastalıklarının neler olduğunu tespit etmek, bu hastalıklara neden olan risk faktörlerini saptamak ve alınması gereken önlemleri ortaya koymaya çalışmaktır. Araştırmamızda çalışanların %67.6'sında boyun ağrısı, %62'sinde sırt - bel ağrısı, %57.6'sında baş ağrısı, %54'ünde gözde bozukluk, %48.8'inde kilo artışı, %34.8'inde el - el bileği - kol ağrısı, %23.6'sında bacak ? ayak ağrısı, %10.4'ünde göğüs ağrısı, %7.6'sında kalça haraket kısıtlılığı rahatsızlıklarının olduğu saptanmıştır. Ayrıca bu rahatsızlıkların ortaya çıkmasına neden olan risk faktörlerinin periyodik olarak muayene yaptırmama, çalışma ortamının yetersiz ısınma, ses, aydınlatma ve havalandırma koşullarında tasarlanmasının olduğu saptanmıştır. Sonuç olarak, çalışma ortamının ergonomik koşullarının çalışanların ihtiyaçları gözönüne alınarak yeniden düzenlenmesi ve ayrıca çalışanların kendi sağlıklarına daha fazla dikkat etmeleri ve bunun için düzenli çalışma araları vermeleri, periyodik olarak muayene yaptırmaları, düzenli olarak spor yapmaları gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Meslek Hastalıkları, Ergonomi, İstatsitik, Banka, İşçi

ErgonomiMeslek hastalıklarıİstatistik+1
Halit Güven
İnönü University · Institute of Health Sciences
2007
20
Master'sOpen AccessTR

Eskişehir kent merkezinde kullanılan dış mekan fitness spor aletlerinin antropometrik ölçülerinin değerlendirilmesi ve bir tasarım önerisi geliştirilmesi

Bu tez, Eskişehir kent merkezinde yaşayan insanların antropometrik ölçülerinin, yazılı kaynaklarca tanımlanmış bilimsel koşullar altında elde edilen veriler ışığında belirlenmesi ve bu verilerin dış mekan spor aletlerinin yeniden tasarımında etkin bir şekilde kullanılması üzerinedir. Antropometri bilimsel kaynaklarda ?insanların ölçülmesi? olarak tanımlanır. Fiziksel antropoloji, insana değişkenliğinin bir yönünü gösterir: değişik toplumlardan insanların, aynı zamanda, özellikle bireylerin hareket halindeki ölçümlerini de tanımlar: değişik vücut ölçüleri ve oranları. Antropometri ile insana yönelik tasarımın her aşamasında çok önemli bir yer tutan ergonomiye kaynak teşkil edecek veriler elde edilir. İnsanın çevresiyle olan ilişkilerini disiplinler arası bir anlayışla inceleyen ergonomi, insanın her türlü fiziksel ortamda (özellikle spor ve çalışma hayatına yönelik ortamlarda) kullandığı araçların insan vücudunun hareket ilkelerine uygunluğunu sağlar. Ergonomik olarak doğru tasarlanmış araçlar söz konusu işin verimini arttırabilir. Ayrıca, ergonomik araçlar yorgunluk ya da sakatlanma gibi istenmeyen durumların karşılaşılma riskini azaltabilmektedir. Ancak antropometrik ve ergonomik veriler toplumdan topluma ve bireyden bireye değişkenlik göstermektedir. Bu noktada tasarımın gücü devreye girmektedir. Tasarım çalışmaları ile bu değişkenliğe cevap verebilecek uygun tasarımlar üretilebilmektedir. Farklı özelliklere sahip bireyleri memnun edebilmenin tek yolu etkin bir tasarım sürecinin uygulanmasıdır.

AntropometriEndüstriyel tasarımEndüstriyel ürün+3
Nazife Aslı Kaya
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00

Related subjects