Anaerobic power

92 theses under this subject heading

DoctorateOpen AccessTR

Alt beden elektromyostimülasyon antrenmanı ve detraining'in performansa etkileri

Elektromyostimülasyon (EMS), kas ya da sinir bölgelerine dışsal olarak uygulanan elektriksel akımlarla kassal aktivasyon elde etme ve bu yolla istemli olarak aktive edilmesi zor olan hızlı motor ünitelerin yavaş motor ünitelerle beraber senkronize katılımıyla antrene edilerek sportif performansta fonksiyonel artışlar elde etme amaçlı kullanılan konvansiyonel olmayan bir antrenman metodudur. Bu çalışmanın amacı 6 haftalık alt beden EMS antrenmanının ve takip eden 4 haftalık detraning periyodunun performansa etkilerini araştırmaktır. Çalışmada yarışmacı sporcu olmayan fiziksel olarak aktif 38 gönüllü katılımcı (yaş: 21.5±2.5yıl, boy uzunluğu: 175±6.5cm, vücut ağırlığı: 67.7±7.7kg, beden kütle indeksi: 21.7±1.9kg/m2, vücut yağ yüzdesi: %14.4±5.3) EMS grubu (EG, n=16) ve istemli grup (İG, n=22) olmak üzere iki gruba ayrılmıştır. Antrenman öncesi, sonrası ve detraining sonrası antropometrik ve vücut yağ yüzdesi ölçümleri, skuat ve aktif sıçrama, 40m sprint, izokinetik kuvvet (60, 180 ve 300o.s-1 açısal hızlarda diz ekstansiyon-fleksiyonu), anaerobik güç ve kapasite testleri yapılmıştır. EG, 6 hafta boyunca haftanın 2 günü 110-120o diz eklem açı aralığında maksimal istemli izometrik kasılmalarla senkronize olacak şekilde baldır, uyluk ve kalça bölgesi majör kaslar üzerine yerleştirilen şerit elektrotlar aracılığıyla uygulanan EMS antrenmanına katılmıştır. İG ise EG grubuyla aynı uygulamayı EMS olmadan yapmıştır. Takip eden detraining süreci boyunca katılımcıların hiçbiri herhangi bir alt beden egzersizine katılmamıştır. Antrenman öncesi, sonrası ve detraining sonrası yapılan test ve ölçümler arasında fark olup olmadığı tekrarlı ölçümlerde iki yönlü varyans analiziyle incelenmiştir. Normal dağılım göstermeyen verilere logaritmik dönüşüm uygulanmıştır. ANOVA testi sonucunda anlamlı fark gösteren ortalamaların belirlenmesinde post-hoc testlerinden LSD (En küçük önemli fark) testi kullanılmıştır. Antrenman süreci ve bunu takip eden detraining sonrası skuat sıçramada gruplararası (p=0.043) ve grupiçi (p=0.034) anlamlı fark bulunmuştur. Antropometrik ve vücut yağ yüzdesi ölçümleri, aktif sıçrama, 40m sprint, 60, 180 ve 300o.s-1 açısal hızlarda sağ ve sol diz ekstansiyon ve fleksiyon izokinetik kuvveti, anaerobik güç ve kapasite değişkenlerinde ise gruplararasında istatistiksel anlamlı fark bulunmamıştır. Bu bulgular skuat sıçrama haricindeki diğer tüm değişkenler açısından 6 haftalık alt beden EMS antrenmanının ve 4 haftalık detrainingin performansa etkisi olmadığını göstermiştir. Sonuç olarak maksimal izometrik kasılmalar üzerine maksimal tolere edilebilen akım şiddetinde uygulanan alt beden EMS antrenmanının yarışmacı sporcu olmayan fiziksel olarak aktif bireylerde konvansiyonel antrenmanlardan daha etkili olmadığı ve farklı protokollerle daha ayrıntılı çalışmalara gereksinim olduğu belirlenmiştir.

Anaerobik güçAntrenmanEgzersiz+5
Celil Kaçoğlu
Anadolu University · Institute of Health Sciences
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Anaerobik gücün çabukluk ve çeviklik üzerine etkisi

Bu araştırmanın amacı anaerobik gücün çabukluk ve çeviklik üzerine etkisinin incelenmesidir. Araştırmaya, yaşları ortalaması 21.29±2.73 yıl, boyları ortalaması 1.67±0.059 m, vücut ağırlıkları ortalaması 59.64±8.509 kg ve spor yaşları ortalaması 10.29±3.32 yıl olan 14 kadın Milli Tekvandocu; yaşları ortalaması 21.81±3.23 yıl, boyları ortalaması 1.82±0.088 m, vücut ağırlıkları ortalaması 73.75±14.187 kg ve spor yaşları ortalaması 11.94±3.45 yıl olan 16 erkek Milli Tekvandocu olmak üzere toplam 30 milli sporcu gönüllü olarak katılmıştır. Sporcuların anaerobik güçlerini ölçmek için Wingate testi, çabukluk performanslarını ölçmek için 5 metre çabukluk testi ve çeviklik performansını değerlendirmek için ise T testi uygulandı. Kadın sporcuların çabukluk performansı ile anaerobik zirve güç (r= -0.547) ve anaerobik ortalama güç (r= -0.536) arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur (P<0.05). Aynı zamanda, anaerobik zirve güç ve anaerobik ortalama güç kadın sporcularda çabukluk performansını sırasıyla 30 %; 29 % açıklamakta olup, hem anaerobik zirve güçteki hem de anaerobik ortalama güçteki bir birimlik artış kadın sporcularda çabukluk performansını -0.001 oranında etkilemektedir (P<0.05). Erkek sporcularda da çabukluk performansı ile anaerobik zirve güç (r=0.503) ve anaerobik ortalama güç (r=0.506) arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur (P<0.05). Aynı zamanda, anaerobik zirve güç ve anaerobik ortalama güç çabukluk performansını sırasıyla 25 %; 26 % açıklamakta olup, hem anaerobik zirve güçteki hem de anaerobik ortalama güçteki bir birimlik artış çabukluk performansını sırasıyla (0.0004; 0.001) oranında etkilemektedir (P<0.05). Ayrıca, erkek sporcuların çeviklik performansı ile anaerobik zirve güç/kg (r= -0.507) ve anaerobik ortalama güç/kg (r= -0.508) arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur (P<0.05). Hem anaerobik zirve güç/kg hem de anaerobik ortalama güç/kg çeviklik performansını 26 % açıklamakta olup, anaerobik zirve güç/kg'daki bir birimlik artış ve anaerobik ortalama güç/kg'daki bir birimlik artış çeviklik performansını sırasıyla (-0.229; -0.344) oranında etkilemektedir (P<0.05). Sonuç olarak; kadın sporcularda, anaerobik güçteki artış çabukluk performansını arttırırken çeviklik performansında herhangi bir değişim ortaya koymamaktadır. Erkek sporcularda ise rölatif anaerobik güçteki artış çeviklik performansını olumlu yönde etkilemektedir.

Anaerobik güçBeden eğitimi ve spor yüksekokullarıHız+5
Mine Taşkın
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Health Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Kadın voleybolcularda süper slow motion kuvvet antrenmanlarının alt ekstremite kuvvetine ve anaerobik güce etkisinin incelenmesi

TURGUT, K., Kadın Voleybolcularda Süper Slow Motion Kuvvet Antrenmanların Alt Ekstremite Kuvvetine ve Anaerobik Güce Etkisinin İncelenmesi. Dumlupınar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Beden Eğitimi ve Spor Anabilim Dalı programı Yüksek Lisans Tezi, Kütahya. 2018. Bu çalışmada "Kadın voleybolcularda süper slow motion kuvvet antrenmanların alt ekstremite kuvvetine ve anaerobik güce etkisi" amaçlanmıştır. Yaş ortalamaları n=14 & deney grubu 20,35±2,11 yıl; n=14 & kontrol grubu 21,1±0,41 yıl olan sporculara sekiz hafta boyunca süper slow motion (SSM) kuvvet antrenmanı ve kontrol grubuna rutin antrenman uygulandı.Boy uzunluğu SSM n=14 & deney grubu; 171,286 ± 8,250 cm; n=14 & kontrol grubu 169,429 ± 7,325 cm, vücut ağırlığı SSM n=14 & deney grubu; 58.85±12,65 kg ; n=14 & kontrol grubu 61,44±8.54 kg toplamda 28 katılımcı yer aldı.Araştırmada sekiz haftalık süreçte ilk ve son haftalarda vücut ağırlığı, dikey sıçrama ve wattbike ergobisiklette 6 sn-30sn anaerobik güç değerleri tespit edilmiştir. Ayrıca dikey sıçrama, squat ve göğüs pres hareketlerinde güç değerleri MYO test aracılığı ile kayıt altına alındı. Katılımcıların ön kol, göğüs pres, önden omuz pres, lat çekişi, bacak pres, arka bacak bükme, bacak açma, parmak ucu yükselme hareketlerinde bir maksimum tekrarları (1 MT) kg cinsinden tespit edildi. Deney grubunda yer alan katılımcılar kaldırabildikleri 1 maksimum tekrarlı ( 1 MT) kg'ların % 50 değeri ile 2 sn konsantrik- 4 sn eksantrik olarak ilk hafta kuvvet antrenmanına katıldılar. Devamında 2.,3. ve 4. Haftalarda her hafta % 5 'lik yüklenme artışı uygulandı. 4. Hafta sonunda 1 maksimum tekrarları belirlendi. Kaldırabildikleri 1 maksimum tekrarlı ( 1 MT) kg'ların % 70'i ile 3 sn konsantrik- 6 sn eksantrik olarak programa 5. ve 6. Haftalarda devam edildi. Son iki hafta yüklenme yoğunluğu % 80 olarak arttırılarak antrenman periyodu sonlandırıldı. Çalışmalar 8 hafta boyunca, haftada 3 gün olacak şeklinde uygulanmıştır. Kontrol grubunda yer alan katılımcılar rutin antrenman programlarına devam etmişlerdir. Verilerin değerlendirilmesinde SPSS 17 paket programı kullanıldı. tekrarlı ölçümler varyans analizinde(Repeatedmeasures anova)zamanXgrup etkileşimi ve simple effect değerledirilmesi yapıldı. Uygun testin belirlenmesi için hipotezler test edilmeden önce verilerin normal dağılıma sahip olma durumlarına bakılmıştır. Anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak değerlendirilmiştir. Çalışma sonunda katılımcıların ölçümler arası göğüs pres'e ait absolut güç (watt), göğüs pres'e ait hızı (cm/sn), squat dikey sıçrama hzı (cm/sn), 6-30 sn wattbike anaerobik absolut güç ortalama (watt) ve 6-30 sn wattbike anaerobik relatif güç (watt/kg) değerlerinde deney grubu lehine anlamlı fark görülmüştür (p<0.05). Ancak squat dikey sıçrama yüksekliği (cm), ve squat absolut güç (watt) değerlerinde anlamlı farklılık tespit edilememiştir. Katılımcıların GrupXölçüm olarak değerlendirildiğinde göğüs pres'e ait absolut güç (watt), göğüs pres'e ait hızı (cm/sn) ve 30 sn wattbike anaerobik absolut güç ortalama (watt) değerlerinde deney grubu lehine anlamlı farklılık ortaya çıkmıştır. Fakatsquat dikey sıçrama yüksekliği (cm), squat absolut güç (watt),squat dikey sıçrama hzı (cm/sn), 6 sn wattbike anaerobik absolut güç ortalama (watt) ve 6-30 sn wattbike anaerobik relatif güç (watt/kg) değerlerinde anlamlı farklılık görülmemektedir. Sonuç olarak; Elde edilen bu verilere göre Süper slow motion kuvvet antrenmanın anaeobik güç ve dikey sıçrama hızına katkı sağlamaktadır. Antrenmanın etkisine GrupXÖlçüm olarak değerlendirildiğinde anaerobik absolut güç üzerine etkisinin daha belirgin olduğu görülmektedir. Voleybol branşında süper slow motion kuvvet antrenmanlarına yer verilmelidir. Fakat kuvvet uygulamalarında yüklenme şiddetinin sporcuda sakatlık oluşturmayacak düzeyde ve konsantrik-eksantrik kasılma sürelerinin uygulama sırasında etkinliği göz öününde bulundurulmalıdır. Anahtar Kelimeler: Voleybol, Süper slow motion, Anaerobik güç,dikey sıçrama

Alt ekstremiteAnaerobik güçAntrenman+7
Koray Turgut
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Health Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Hentbolculara uygulanan direnç lastiği egzersizlerinin anaerobik güç ve atış performansı üzerine etkisi

Direnç lastiği ile yapılan kuvvet antrenmanları son yıllarda çok fazla tercih edilmiştir. Birçok branşta direnç lastiği ile yapılan kuvvet antrenmanlarının performansa olan etkileri ortaya çıkmıştır. Buradan hareketle bu çalışmamızın amacı hentbolculara uygulanan direnç lastiği egzersizlerinin anaerobik güç ve atış performansına etkisini incelemektir. Araştırmada deneysel yöntem uygulanmıştır. Çalışma grubu 6 kontrol grubu 6 deney olmak üzere 12 sporcudan (21,67±0,52- 21,83±0,75 yıl) oluşmaktadır. Sporcuların haftada 3 günlük hentbol antrenmanlarından sonra 20 dakika direnç lastiği antrenmanı yapmaları sağlanmıştır. Sporcuların ön testi alınıp 8 haftalık direnç lastiği çalışmasından sonra son testleri alınmıştır. Ölçümler Wingate anaerobik güç testi ve özel olarak hentbol kalesinde hazırlanan atış testi ile alınmıştır. Çalışmadan elde edilen verilerin analizi için SPSS 20.0 paket programı kullanılmıştır. Verilerin normal dağılım gösterdiği Shapiro-Wilk testi ile tespit edildikten sonra deney ve kontrol gruplarının ön test ve son testlerinin karşılaştırılması için Paired Sample t testi kullanılmıştır. Grupların ön ve son test arasındaki farklarının gruplar arasındaki karşılaştırılması için ise Independent Sample t testi kullanılmıştır. Veriler ortalama, standart sapma ve standart hata olarak sunulup p<0.05 anlamlılık düzeyince incelenmiştir. Ön test son test sonuçları karşılaştırıldığında deney grubunda atış performansına anlamlı etkisi tespit edilmiştir (p<0.05). Kontrol gurubunda atış performansında herhangi bir anlamlı etki tespit edilmemiştir (p>0.05). Grupların ön test son test ortalamalarının birbirleri ile karşılaştırılması ile yapılan analizde ise anaerobik güç parametrelerinden min. power (w) değerinde ve atış performansında deney grubu lehine anlamlı farklılık tespit edilmiştir (p<0.05). Sonuç olarak, hentbolcularda direnç lastiği ile yapılan antrenmanının atış performansı ve anaerobik güce etkisinin olduğu söylenebilir. Performansın yükseltilmesi için direnç lastiği antrenmanlarının ve çeşidinin arttırılması önerilmektedir.

Anaerobik güçAntrenmanEgzersiz+6
Mehmet Yaşar Uçarer
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Voleybol oyuncularında core kuvvet antrenman programının anaerobik güç, sürat ve statik denge üzerine etkisi

Bu çalışmanın amacı, voleybolculara uygulanan core kuvvet antrenman programının anaerobik güç, sürat ve statik denge üzerine etkisini incelemektir. Çalışmamıza düzenli voleybol antrenmanı yapan 18-22 yaş arası 18 erkek voleybolcu gönüllü olarak katıldı. Denekler, deney grubu (n=9, yaş: 19.41 ± 2.48) ve kontrol grubu (n=9, yaş: 21.12 ± 2.32) olarak iki farklı gruba ayrıldı. Kontrol grubu normal voleybol antrenmanlarına devam etti. Deney grubuna ise voleybol antrenmanlarına ek olarak 6 hafta boyunca haftada 3 gün core kuvvet antrenman programı uygulandı. Deney grubuna Mountain Climbers, Bicycle Crunch, Leg Raises, Russian Twist, Side Plank, Bridge, Abdominal Crunch, Jack Knife, Superman, Plank Jack olarak bilinen core egzersizler yaptırıldı. Statik denge skorları Biodex Balance System denge testi cihazı ile ölçüldü. Sürat testi (30 m) uygulandı. Anaerobik güçleri dikey sıçrama testi ile ölçüldü. Deney ve kontrol grupları arasındaki istatistiksel değerlendirme için Independent Samples T Testi kullanıldı. Grup içi karşılaştırmalar için Paired Samples T Testi uygulandı. Deney grubuna uygulanan core antrenman programı sonrasında sürat, anaerobik güç ve statik denge skorlarında anlamlılık tespit edildi (p<0.05). Gruplar arasında deney grubu lehine sürat, anaerobik güç ve statik denge skorlarında anlamlı farklılık tespit edildi (p<0.05). Sonuç olarak, voleybol oyuncularına uygulanan core kuvvet antrenman programının sürat, anaerobik güç ve statik denge skorlarına olumlu etkisi olduğu söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Voleybol, Core antrenman, Sürat, Statik denge.

Anaerobik güçCore antrenmanDenge+7
Hanife Bora
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Bireysel ve takım sporları ile uğraşan sporcularda aktif ve pasif ısınmanın anaerobik güç üzerine etkisi

Bu çalışma, bireysel ve takım sporları ile uğraşan sporcularda aktif ve pasif ısınmanın anaerobik güç üzerine etkisini incelemek amacıyla yapılmıştır. Çalışmamıza, bireysel ve takım sporları ile uğraşan 24 erkek sporcu gönüllü olarak katılmıştır. Gönüllerin yaş, boy, kilo ve alt ve üst ekstremite anaerobik güç ölçümleri alınmıştır. Sporculara ısınmasız (kontrol), aktif ısınmalı ve masaj ile pasif ısınmalı 3 farklı protokol uygulanmıştır. Uygulamalar arasında 24 saat dinlenme verilmiştir. Her uygulanmanın ardından alt ve üst ekstremite için anaerobik güç testi Wingate protokolü ile uygulanmıştır. Alt ekstremite için Monark 894E, üst ekstremite için Monark 891E kefeli bisiklet ergometreleri kullanılmıştır. Isınma uygulamaları arasındaki farkın analizi için tekrarlı ölçümlerde tek yönlü varyans analizi ve farklılığın hangi grup uygulamasında olduğunun belirlenmesi için Post-Hoc LSD düzeltme testi kullanıldı. Elde ettiğimiz veriler doğrultusunda, sporcuların kontrol, pasif ve aktif ısınma uygulamalarında ölçülen alt ve üst ekstremite anaerobik güç testinde anaerobik güç, rölatif anaerobik güç, anaerobik kapasite ve relatif anaerobik kapasite değerlerinde aktif ısınma uygulaması ile kontrol uygulaması arasında aktif ısınma uygulaması lehine anlamlı farklılık saptanmıştır (p<0.05). Sonuç olarak üç farklı ısınma protokolünün alt ve üst ekstremite anaerobik güç parametrelerine etkisi incelendiğinde; hiç ısınma yapılmayan ve pasif ısınma yapılan uygulamalara göre aktif ısınmanın yer aldığı ısınma protokolünün anaerobik gücü olumlu yönde etkilediği söylenebilir.

Anaerobik güçBireysel sporlarIsınma+5
Mustafa Özcan
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Wingate anaerobik güç testinde farklı yüklerin sedanter erkeklerde solunum fonksiyonlarına akut etkileri

Bu çalışmanın amacı, farklı yükler ile uygulanan Wingate anaerobik güç testinde solunum fonksiyonlarının değişiminin incelenmesidir. Çalışmaya 18-24 yaşları arasında toplam 16 sedanter erkek denek (n: 16, yaş: 23.81 ± 1.22) gönüllü olarak katıldı. Deney dizaynı olarak randomize plasebo-kontrollü ve tek körlü çapraz deney tasarımı kullanıldı. Deneklere Wingate anaerobik güç testi prosedürü gereğince vücut ağırlıklarının %2.50, %5.00, %7.50 ve %10.00 olarak farklı yükler ile 4 akut egzersiz uygulaması yapıldı. Deneklerin farklı yüklerdeki egzersizlere, hangi yüke tabii olacağını bilmeden, randomize olarak katılmaları sağlandı. Akut egzersiz uygulamaları arasında 24 saatlik dinlenme verildi. Her akut egzersiz uygulaması öncesinde ve sonrasında solunum fonksiyon testleri yapıldı. Bu testler ile FVC, FEV1, FEV1/FVC, PEF, FEF%25, FEF%50, FEF%75, FEF%25-75, PIF, MVV, ERV, IRV, TV, VCIN ve VCEX özellikleri elde edildi. Her yükün öncesinde ve sonrasında ölçülen değerlerin karşılaştırılması için bağımlı T testi kullanıldı. Uygulamalarda elde edilen yüzdesel değişimlerin uygulamalar arasında karşılaştırılması için tekrarlı ölçümlerde tek yönlü varyans analizi ve LSD testi uygulandı. %2.50 yük uygulamasında solunum fonksiyonlarında anlamlı bir değişim görülmedi (p>0.05). Özellikle %10.00 yük uygulamasında tüm solunum fonksiyonlarında anlamlı farklılıklar gözlendi (p<0.05). Uygulamalar karşılaştırıldığında, %10.00 ve %7.50 yükler ile uygulanan Wingate anaerobik güç testlerinin solunum fonksiyonlarını %5.00 ve %2.50 yükleri kullanılan uygulamalardan daha fazla etkilediği belirlendi. Sonuç olarak, Wingate anaerobik güç testi ağır yükler ile uygulandığında solunum fonksiyonlarını önemli ölçüde etkilediği söylenebilir.

Anaerobik güçErkeklerSolunum+5
Muhammet Hakan Mayda
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

8 haftalık TRX ekipmanı ilen yapılan statik ve dinamik egzersizlerin denge ve anaerobik performans üzerine etkileri

ÖZET 8 HAFTALIK TRX EKİPMANI İLE YAPILAN STATİK VE DİNAMİK EGZERSİZLERİN DENGE VE ANAEROBİK PERFORMANS ÜZERİNE ETKİLERİ Süleyman ANBARCI Yüksek Lisans Tezi, Beden Eğitimi ve Spor Anabilim Dalı Tez Danışmanı: Doç. Dr. Mürsel BİÇER Haziran 2018, 73 sayfa Bu çalışmanın amacı, TRX ekipmanı ile yapılan statik ve dinamik egzersizlerin denge ve anaerobik performans üzerine etkilerini araştırmaktır. Çalışmaya Gaziantep Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu öğrencisi 35 gönüllü katıldı. TRX statik antrenman grubu (TRXS), TRX dinamik antrenman grubu (TRXD) ve Core Antrenman grubuna (CAG) 8 hafta ve haftada 3 gün kuvvet antrenmanları uygulandı. Kontrol grubuna (KG) ise herhangi bir antrenman programı uygulanmadı. Gruplara dinamik denge ve Wingate alt ekstremite ve üst ekstremite anaerobik performans testleri uygulandı. Grupların ön test-son testleri arasında; TRXS, TRXD ve CAG gruplarının genel denge, üst ekstremite anaerobik güç ve alt ekstremite anaerobik güç değerlerinin ortalamalarının son test lehine istatistiksel farklılık gösterdiği tespit edilmiştir (p<0.05). Ayrıca genel denge, üst ekstremite anaerobik güç ve alt ekstremite anaerobik güç değerlerinin gruplara göre istatistiksel fark göstermediği tespit edilmiştir (p>0.05). Üst ekstremite anaerobik güç grup*zaman etkileşimi istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p<0.05). Sonuç olarak TRX statik, TRX dinamik ve core antrenmanlarının anaerobik güç ve denge değerleri bakımından pozitif yönde etkileri olduğu söylenebilir. Anahtar Sözcükler: Anaerobik güç, Core, Denge, TRX.

Anaerobik güçAntrenmanDenge+3
Süleyman Anbarcı
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Sekiz haftalık tabata egzerizlerinin futbol kalecilerinde çeviklik,anaerobik güç ve reaksiyon zamanına olan etkisinin incelenmesi

Amaç: ÇalıĢmanın amacı futbol kalecilerine uygulanacak olan 8 haftalık tabata egzersizlerinin çeviklik, anaerobik güç ve reaksiyon zamanına olan etkisini incelemektir. Gereç ve Yöntem: ÇalıĢma Aydın ve Ġzmir ilinde bulunan, Bölgesel Amatör Lig takımlarındaki kalecilerden oluĢmuĢtur. Deney grubu (n=10) ve kontrol grubu (n=10) toplam (n=20) gönüllü kaleci katılmıĢtır. Her iki gruba da sekiz hafta arayla vücut ağırlık ve boy ölçümleri, vücut yağ yüzdesi, T testi, dikey sıçrama, Nelson reaksiyon testleri uygulanmıĢtır. Haftada iki gün 45 dakika boyunca kontrol grubu rutin futbol antrenmanlarına devam ederken, Tabata egzersiz grubu ise rutin futbol antrenmanlarına ek olarak Tabata egzersizleri uygulamıĢlardır. Elde edilen verilerin analizi SPSS 25.0 paket programı ile yapılmıĢtır. Ġstatistiksel açıdan, Deney ve kontrol grubunun ön test ve son test arasındaki ölçümlerde Independent Sample T Testi (Bağımsız Örneklem t testi), ön test ve son test arasında yapılan analizde ise Paired Sample T testi (Bağımlı Örneklem t testi) uygulanmıĢtır. Bulgular ve Sonuç: AraĢtırma bulgularına baktığımızda, deney grubunda dikey sıçrama, çeviklik, sol el reaksiyon kuvveti ve sağ el reaksiyon kuvveti testlerinde, kontrol grubununda ise Vücut Ağırlığı ölçümü, Vücut Yağ Oranı ölçümü ve Dikey Sıçrama test sonuçlarına göre yapılan bağımlı örneklem t testi sonucuna göre istatistiksel olarak anlamlı farklılık olduğu görülmektedir (p<0.05). Deney ve kontrol grubunun ön test sonuçlarına göre yapılan bağımsız örneklem t testi sonucunda yaĢ ve çeviklik değiĢkenlerinde, son test sonuçlarına göre yapılan bağımsız örneklem t testi sonucunda ise yaĢ, vücut yağ yüzdesi, çeviklik, sağ ve sol el pençe kuvveti hareketleri değiĢkenlerinde istatistiksel olarak anlamlı farklılık olduğu görülmektedir (p<0.05). Anahtar kelimeler: Çeviklik, Güç, Reaksiyon ,Tabata Egzersizi

Anaerobik güçEgzersizFutbol+5
Alper Yüksel Akçadağ
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Elit futbolcularda anaerobik güç, çeviklik ve hamstring kas gücü arasındaki ilişki

Bu çalışma; Elit Futbolcularda Anaerobik Güç, Çeviklik Ve Hamstring Kas Gücü Arasındaki İlişkiyi incelemektir. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya Manisa Spor Futbol Takımında bulunan on dokuz gönüllü futbolcu katılım sağlamıştır. Çalışmaya katılan futbolcuların boy ve kilo ölçümleri için antropometrik ölçüm aracı kullanılmıştır. Hamstring kuvvetini ölçmek için Nordbord, çeviklik ölümü için Pro-Agility çeviklik testinden faydalanılmıştır. Ayrıca, futbolcuların dikey sıçrama performansları ise elektronik smart speed lite sistemi ile ölçülmüştür. Futbolcuların sol ve sağ hamstring, bosco ve proagility puanları ile fiziksel verilerinin karşılaştırılmasında kategori sayıları dikkate alınmıştır. Buna göre sol ve sağ hamstring, bosco ve proagility puanlarının karşılaştırılmasında iki kategoriden oluşan değişkenler için bağımsız gruplar için t testi, üç veya daha fazla kategoriden oluşan değişkenler için ise tek yönlü varyans analizi (Oneway Analysis of Variance-ANOVA) kullanılmıştır. ANOVA sonucunda oluşan farklılığın hangi gruplar arasında kaynaklandığını belirlemek amacıyla çoklu karşılaştırma (Post Hoc.) testleri kullanılmıştır. Kullanılan çoklu karşılaştırma testinin belirlenmesinde Levene varyansların homojenliği testi dikkate alınmıştır. Bu test sonucunda grup varyansları homojen olduğu için ise Tukey çoklu karşılaştırma testi kullanılmıştır. Ayrıca sol ve sağ hamstring, bosco ve proagility puanları arasındaki ilişkiyi belirlemek için korelasyon analizi gerçekleştirilmiştir. Sonuç: Araştırma sonucunda sol ve sağ hamstring kuvvetinin mevki değişkenine göre anlamlı farklılık göstermediği tespit edilmiştir. Ancak yapılan bosco testinin mevki değişkeni üzerinde anlamlı etkiye sahip olduğu belirlenmiştir.

Anaerobik güçFutbolFutbolcular+4
Mehmet Ali Ekin
Manisa Celal Bayar University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Gelişim ligi futbolcularının mevkilerine göre anaerobik hız rezervlerinin karşılaştırılması

Amaç: Bu çalışmanın amacı gelişim ligi futbolcularında mevkiler arasında yoyo testinde kat edilen mesafe, maksimal oksijen tüketimi, maksimal aerobik hız, maksimal sprint hızı ve anaerobik hız rezervi parametrelerindeki farklılıkları araştırmaktır. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya üç farklı futbol kulübünün U-17 takımlarında yer alan 47 futbolcu dahil edilmiştir. Çalışmaya katılan futbolculara Yo-Yo Aralıklı Toparlanma Seviye 1 Testi ve 30 metre Sürat ve İvmelenme Testi uygulanmıştır. Ölçümlerden elde edilen verilerle maksimal oksijen tüketimi, maksimal aerobik hız ve anaerobik hız rezervi parametreleri hesaplanmıştır. Bulgular: İstatistiksel analiz sonuçlarında mevkiler arasında yoyo testinde kat edilen mesafe performansı, maksimal oksijen tüketimi, maksimal aerobik hız ve anaerobik hız rezervi parametrelerinde istatistiksel olarak anlamlı fark bulunurken (p<0,05), maksimal sprint hızı parametresinde istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmamıştır (p>0,05). Sonuçlar: Çalışmamızda gelişim ligi futbolcularında maksimal aerobik hız parametresinde en yüksek değerler kanat oyuncularında ve daha sonra merkez orta saha oyuncularında görülürken, anaerobik hız rezervi parametresinde en yüksek değerler forvet ve daha sonra kanat oyuncularında görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Anaerobik hız rezervi, maksimal aerobik hız, maksimal sprint hızı, futbol, mevkiler, gelişim ligi

Anaerobik güçFutbolFutbolcular+3
Cengiz Kılıç
Manisa Celal Bayar University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

9 - 18 yaş arası erkek futbolcularda aerobik ve anaerobik performansın yaş gruplarına göre incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, farklı kronolojik yaş ve olgunluk düzeyindeki futbolcu çocukların aerobik ve anaerobik performanslarının incelenmesidir. Araştırmaya her bir grupta en az 10 sporcu olmak üzere, U10, U11, U12, U13, U14, U15, U16, U17 ve U19 kategorilerinde futbol oynayan 134 erkek futbolcu katılmıştır. Futbolcuların aerobik dayanıklılıkları, YoYo Aralıklı Toparlanma Testi-1 ile belirlenmiş ve tahmini maksimal oksijen tüketimi (VO2max) değerleri hesaplanmıştır. Sürat performansının belirlenmesinde 30m sprint testi, çeviklik performansının belirlenmesinde İllinois Çeviklik Testi, sıçrama performansının belirlenmesinde durarak uzun atlama testi ve kuvvette devamlılık performansı için 1 dakika mekik ve şınav testleri uygulanmıştır. Olgunluk durumu somatik değişkenlerden elde edilen değerlerle olgunluk tahmin denklemi kullanılarak belirlenmiştir. Aerobik dayanıklılık, durarak uzun atlama, sprint, çeviklik, mekik ve şınav çekme performanslarının kronolojik yaş ve olgunlaşma ile yüksek düzeyde korelasyonlu olarak arttığı tespit edilmiştir (p<0.0001). Ölçülen tüm performans değişkenlerinin birbirleri arasında yüksek düzeyde korelasyon olduğu bulunmuştur (p<0.0001). Aerobik dayanıklılığın, kronolojik yaş ile birlikte 15 yaşına kadar giderek arttığı (p<0.05), pik uzama hızı sonrası dönemde olan 15, 16 ve 17 yaş gruplarında anlamlı olarak değişmediği görülmüştür (p>0.05). Sürat, çeviklik, kuvvette devamlılık ve atlama performanslarının, genel olarak kronolojik yaş ve olgunlaşma ile birlikte sürekli artış gösterdiği tespit edilmiştir (p<0.05). Bulgularımızdan araştırmaya katılan 9 ila 18 yaş arası futbolcuların aerobik ve anaerobik performanslarının hem birbirleri ile hem de kronolojik yaş ve olgunlaşma ile ilişkili olarak arttığı, aerobik performansın anaerobik performansa göre daha erken gelişimini tamamladığı sonucuna varılabilir.

Aerobik güçAnaerobik güçFutbol+6
Muhammed Emin Koç
Çukurova University · Institute of Health Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Anaerobik güç ve bacak hacminin yüzme egzersizi sonrası oluşan kas hasarına etkisinin incelenmesi

Amaç: Anaerobik güç ve bacak hacminin yüzme egzersizi sonrası oluşan kas hasarına etkisinin incelenmesidir. Gereç ve Yöntem: Araştırmaya Antalya İl'inde Yüzme branşı ile uğraşan lisanslı 15-17 yaş arası 12 erkek sporcu "Gönüllü Olur Formu" doldurarak çalışmaya katıldı. Sporcuların anaerobik performanslarını belirlemek amacıyla Wingate anaerobik güç testi (WAnT), bacak hacmini (BH) belirlemek için Frustum yöntemi uygulanmıştır. Bu yöntem belirlendikten sonra doğrusal regresyon formülü kullanılmıştır. Bu formülün tanımlayıcılık katsayısı R2= ,95 ve kestirim standart hatası ,056'dır. Araştırmada yüzme egzersizi öncesi, sonrası ve egzersizden 24, 48, 72 saat sonra olmak üzere 5 defa kan örnekleri alınmıştır. Yüzücülerde kas hasarını belirleyebilmek için TOTAL CK, CK-MB, TROPONİN ve MYOGLOBİN kan parametreleri SIEMENS ADVIA CENTAUR XP isimli biyokimya cihazı ile analiz edilmiştir. Verilerin analizi için SPSS 20,0 istatistik programı kullanıldı. Verilerin normal dağılımları için "Shapiro-Wilk Testi" yapıldı. İstatistiksel analizde minimum ve maksimum değer, aritmetik ortalama, standart sapma değerleri hesaplandı. Anaerobik güç ve bacak hacminin kas hasarı ile olan ilişkisinde normal dağılım gösteren verilere "Pearson", normal dağılım göstermeyenlere ise "Spearman" Korelasyon analizi kullanıldı. Kas hasarı ölçüm zamanlarının karşılaştırılması için tekrarlayan ölçümlerde çok yönlü varyans analizi uygulandı. Veriler "0,05" anlamlılık düzeyine göre değerlendirildi. Bulgular: Yüzücülerdeki sağ bacak hacmi (SABH) ile Anaerobik Güç (AG), sol bacak hacmi (SOBH) ile AG, toplam bacak hacmi (TOBH) ile AG değerlerine bakıldığında zirve güç (W/kg) (r=,713; p<0,05), ortalama güç (W/kg) (r=,682; p<0,05) arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Yüzücülerin yüklenme öncesi dinlenik TOTAL CK ve CK-MB değerlerinin yüklenmeden hemen sonra, yüklenmeden 24, 48 saat sonraki değerlerinden düşük olduğu gözlenmiştir (p<0,05). Yüklenmeden hemen sonra, yüklenmeden 24, 48 saat sonra dinlenik TOTAL CK değerlerine göre anlamlı bir şekilde artış göstermesi yüzücülerde kas hasarının meydana geldiğinin bir göstergesidir (p<0,05). Araştırmaya katılan deneklerin Troponin değerlerine bakıldığında YÖD, YHS, 24, 48 ve 72 SS değerlerin karşılaştırılması sonucunda anlamlı fark olmadığı tespit edilmiştir (p>0,05). Araştırmaya dâhil olan sporcuların Myoglobin değerleri de TOTAL CK ve CK-MB değerlerinde olduğu gibi yüklenmeden hemen sonra ve yüklenmeden 24 saat sonra anlamlı bir şekilde artış gösterdiği tespit edilmiştir (p<0,05). Fakat yüzücülerin myoglobin değerlerinin yüklenmeden 48 saat sonra ve yüklenmeden 72 saat sonra istirahat değerlerine döndüğü gözlenmiştir. Sporcuların TOTAL CK, CK-MB, MYOGLOBİN değerlerinin yüklenmeden 72 saat sonra normal seviyeye döndüğü tespit edilmiş ve istatistiksel açıdan anlamlı fark bulunmuştur (p<0,05). Yüzücülerin ZG ve Kas Hasarı değerlerine bakıldığında YÖD ile CKMB (r=,601; p<0,05), yüklenmeden 72 SS ile CKMB (r=,764; p<0,05), ZG(W/kg) ve Kas Hasarı değerlerine bakıldığında yüklenmeden 72 SS ile TOTAL CK (r=,580; p<0,05), OG ve Kas Hasarı değerlerine bakıldığında YÖD ile CKMB (r=,668; p<0,05), yüklenmeden 48 SS ile CKMB (r=,641; p<0,05), yüklenmeden 72 SS ile CKMB (r=,712; p<0,05) anlamlı bir ilişki bulunurken OG (W/kg) ve Kas Hasarı değerlerine bakıldığında istatistiksel açıdan anlamlı bir ilişkiye rastlanmamıştır (p>0,05). Yüzücülerin SABH ve Kas Hasarı değerlerine bakıldığında YÖD ile TOTAL CK (r=-,608; p<0,05), yüklenmeden 72 SS ile TOTAL CK (r=-,654; p<0,05), SOBH ve Kas Hasarı değerlerine bakıldığında YÖD ile TOTAL CK (r=-,611; p<0,05), yüklenmeden 72 SS ile TOTAL CK (r=-,656; p<0,05), TOBH ve Kas Hasarı değerlerine bakıldığında ise YÖD ile TOTAL CK (r=-,609; p<0,05), yüklenmeden 72 SS ile TOTAL CK (r=-,655; p<0,05) arasında istatistiksel açıdan negatif yönde anlamlı bir ilişkiye rastlanmıştır. Sonuç: Çalışmamızdaki bulgulara göre elit yüzücülerde bacak hacmi büyük olanların anaerobik gücünün yüksek olabileceği, uygulanan birim yüzme antrenmanı boyunca sporcularda önemli miktarda kas hasarının meydana gelebileceği ve bacak hacmi büyük olan yüzücülerin kas hasarına daha az maruz kalabileceği söylenebilir. Anahtar Sözcükler: Anaerobik Güç, Bacak Hacmi, Kas Hasarı

Anaerobik güçBacakEgzersiz+4
Kenan Işıldak
Manisa Celal Bayar University · Institute of Health Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Toplu ve topsuz aerobik ve anaerobik eşik antrenmanlarının futbola özgü fizyolojik parametreler ve maç performansı üzerine etkisi

Futbol oyununun diğer branşlardan farklı olarak kendine has özellikleri vardır. Futboldaki dayanıklılık ihtiyacı futbol oyununun gereksinimlerini yansıtmalıdır. Futbola özgü dayanıklılık, müsabaka içerisindeki koşu ve egzersizlerde düşük şiddetli aktivitelerden yüksek şiddetli aktivitelere ve sprinte kadar, sürekli 2-3 sn de bir hız ve yön değişikliklerini içeren bir yapıdadır. Ayrıca, futboldaki dayanıklılık yüksek şiddetli egzersizleri ve sprintleri performansta azalma olmadan yapabilme kabiliyetidir. Futbol maçında, futbolcuların fizyolojik cevapları futbol maçınının şiddetini açıklamaktadır. Bu cevaplar maç sırasındaki futbol oyuncularının kalp atımı ve kandaki laktat konsantrasyonu gibi değişkenlerdir. Maç sırasındaki laktat konsantrasyonu yaklaşık 4 mMol/l civarındadır (1,15,16,17,18,19,20,21). Futbol maçındaki fizyolojik cevaplara yakın egzersiz yüklerini örneğin 4 mMol/l civarında şiddeti kullanmak futbolcuların dayanıklılığını geliştirmek için daha futbola özgü olabilir. Ayrıca, futbol maçı sırasında futbol oyuncusu 90 dakika boyunca hız ve yön değiştirmeli uzun süreli koşuları toplu ve topsuz olarak yapmaktadır. Sadece koşu performansı değil, aynı zamanda topla beceri performansı da önemlidir. Buradan yola çıkarak, bu çalışmanın amacı, sınırlandırılmış alanda oyun ve topsuz aerobik-anaerobik eşik antrenmanlarının; futbola özgü dayanıklılık performansına, anaerobik eşik (AnEH) hızına, maç performansına etkileri araştırılarak, her iki yöntemin etkilerinin karşılaştırılmasıdır.Bu çalışmaya, Manisa 1. Amatör U-19 liginde futbol oynayan toplam 18 sporcu katılmıştır. Bu çalışmada, 8 hafta boyunca uygulanan iki farklı antrenman programlarının futbolcular üzerinde meydana getirdiği fizyolojik ve fiziksel değişiklikleri saptamak için hem laboratuar ortamında hem de futbol sahasında çeşitli ölçümler ve testler uygulanmıştır. Laboratuarda koşu bandında yapılan testler vasıtası ile futbolcuların kan laktat konsantrasyonları ve kalp atımları cevaplarından anaerobik eşik hızları ve nabızları saptanmıştır. Anaerobik eşik hızı; her iki antrenman yönteminin etkilerini saptamak için, anaerobik eşik kalp atımları AnE koşu ve sınırlı alanda oyun antrenmanlarında referans kalp atımı olarak kullanılmıştır. Ayrıca sporcuların müsabaka sırasındaki teknik analizi yapılarak, uygulanan antrenman metotlarının maç performansı üzerindeki etkileri de saptanmaya çalışılmıştır.Bu çalışma, topsuz AnE koşu ve AnE şiddetinde sınırlı alanda oyun antrenmanlarının anaerobik eşik hızını, Yo-Yo testi ile yapılan futbola özgü dayanıklılık performansını geliştirdiği, bu gelişimde her iki antrenman yöntemi arasında fark olmadığını açıklamaktadır. Fakat topsuz AnE koşu ve AnE şiddetinde sınırlı alanda oyun antrenman yöntemi teknik beceri, maç performansı üzerinde farklı etkiye sahip olduğu da bu çalışma sayesinde açıklanmaktadır.Bu araştırma sonuçlarından, oyun antrenmanları ile dayanıklılık özelliği geliştirilebileceği gibi, bunun yanında teknik ve taktik amaçlı gelişim de sağlanabileceği tavsiye olunmaktadır. Bu sayede, futbol antrenörlerinin antrenman programlarında hem dayanıklılık hem de teknik ve taktik amaçlı antrenmanları birlikte uygulayarak zaman tasarrufu sağlanacaktır. Ayrıca teknik ve taktik antrenmanların sayısı arttırılarak futbolcularının maç performansının geliştirilmesine katkıda bulunulacaktır.Anahtar Kelimeler : Futbol, Futbola Özgü Dayanıklılık, Laktat Eşiği, Maç Performansı, Aerobik Eşik, Anaerobik Eşik, Kalp Atımı.

Aerobik güçAnaerobik güçAntrenman+7
İlker Özcan
Manisa Celal Bayar University · Institute of Health Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Anaerobik kapasitenin belirlenmesinde kullanılan saha ve laboratuvar testlerinin karşılaştırılması

Bu araştırmanın amacı saha ve laboratuvar testlerinin futbol sporcularında anaerobik performans gelişimleri üzerine etkilerinin incelenmesi. Çalışmaya yaş ortalamaları 22,58±1,87 olan 12 erkek 12 kadın toplamda 24 amatör futbol sporcusu gönüllü olarak katıldı. Ölçümün 1. gününde sporculara antropometrik ölçümler ve ön alışma uygulaması yapılmıştır. Antropometrik ölçümler ve ön alışma uygulaması tamamlandıktan 72 saat ara ile sporcular testlere katıldı. Ölçümün 2. gününde sporculara Motorsuz koşu bandı testi uygulatıldı ve sporcuların anaerobik kapasiteleri belirlendi. Ölçümün 3. gününde sporculara Wingate anaerobik güç testi uygulatıldı ve anaerobik kapasiteleri belirlendi. Ölçümün 4. gününde sporculara Rast testi ve Pediatrik Rast testi uygulatıldı ve anaerobik kapasiteleri belirlendi. Uygulanan ölçümler sonrası elde edilen istatistiksel analizler SPSS 22.0 yazılım paket programı kullanılarak uygulanmıştır. Tüm değişkenler için ortalama ve standart sapma değerleri hesaplanmıştır. Katılımcıların tekrarlı ölçümlerdeki farkların belirlenmesi için tek yönlü varyans (ANOVA) analizi uygulanmıştır. Wingate, sonuçlarına göre diğer protokol sonuçlarının ne kadar ilişkisinin belirlenmesi için Pearson Korelasyon Analizi kullanılmıştır. Tüm istatistiksel işlemler için güven aralığı p< 0.5 düzeyinde kabul edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda katılımcıların her bir test için zirve güç, ortalama güç ve yorgunluk indeks değerleri belirlenmiştir. Araştırmaya katılan katılımcıların WAnT, RaST, P.RaST ve NMT'den elde edilen dinlenik kah, maksimum kah, zirve güç, ortalama güç ve yorgunluk indeks değerleri anlamlı ölçüde farklıdır (p < 0.00). WAnT zirve güç, ortalama güç ve yorgunluk indeks değerleri RaST, P.RaST ve NMT göre istatistiksel olarak anlamlı ölçüde yüksek bulunmuştur (sırasıyla; F=19,696; F=11,291; F=2129,880 p < 0.05). WAnT, RaST ve NMT arasında ortalama güç çıktısında istatistiksel olarak pozitif ilişki bulunmuştur (p < 0.00). WAnT ve P.RaST arasında zirve güç çıktısında ve ortalama güç çıktısında istatistiksel olarak pozitif ilişki bulunmuştur (p < 0.00). RaST ve P.RaST arasında yorgunluk indeksinde istatistiksel olarak pozitif ilişki bulunmuştur (p < 0.00). Bununla birlikte WAnT RaST ve P.RaST arasında ortalama güç çıktısında istatistiksel olarak pozitif ilişki bulunmuştur (p < 0.00). Bu araştırmanın en önemli sonucu; Motorsuz koşu bandı testinin diğer test metotlarına göre pozitif yönde etkili olduğunu söyleyebiliriz. Bu araştırmanın en çarpıtıcı sonucu ise; Motorsuz koşu bandı testinin diğer anaerobik test protokolleri kadar ortalama gücü test etmede etkili olduğunu söyleyebiliriz.

Anaerobik güçAntropometriFutbol+5
Mücahid Kabaca
Kastamonu University
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Futbolcuların fiziksel uygunluk düzeylerinin mevki ve yaş değişkenlerine göre incelenmesi

Çalışmaya A, A2 ve alt yapı takımlarında oynayan 14 - 20 yaş arasındaki 152 futbolcu katılmıştır. Futbolcuların yaş ortalamaları 17.48 ± 2.89 'dur. Sporcuların, boy, yaş, beden kitle indeksi, vücut yağ yüzdesi, esneklik, sürat, çeviklik, anaerobik güç, anaerobik kapasite, aerobik kapasite özellikleri mevkilerine göre kaleci, defans, orta saha ve forvet ve yaşlarına göre 16 yaş ve altı, 17 yaş ve üzeri olmak üzere gruplandırılarak analiz edilmiştir. Mevkiler arasındaki farklar tek yönlü varyans analizi (One Way Anova) ile test edilmiş, anlamlı farklara ait grup içi ikili karşılaştırmalar Bonferroni testi ile yapılmıştır. Yaş grupları bağımsız örneklem t-testi(Independent Samples T-Test) ile karşılaştırılmıştır. İstatistiksel anlamlılık düzeyi 0.05 olarak kabul edilmiş, analizler SPSS 19 paket programında yapılmıştır. Kalecilerin boyu ve ağırlığı ileri uç, vücut yağ yüzdesi tüm mevkilerden yüksektir, 17 yaş ve üzeri grupta kalecilerin 30m sprint süresi diğer mevkilerden yavaştır. Orta saha oyuncularının maksimal dakika oksijen tüketimleri forvetlerden daha fazladır. Esneklik, çeviklik, anaerobik güç, anaerobik kapasite(tekrarlı sprint ve yorgunluk indeksi), toparlanma değerlerinde mevkiler arasında farklılık bulunamamıştır. Boy, ağırlık, BKİ, VYY, esneklik, anaerobik güç, sürat, çeviklik, aerobik kapasite, anaerobik kapasite değerlerinin hepsinde 17 yaş ve üzeri grup 16 yaş ve altı gruptan daha yüksek ve performans yönünden daha iyi değerler vermiştir. Yaş ile birlikte performans değerleri ve fiziksel bulguların tümünde artış söz konusudur. Tüm veriler bütün olarak düşünüldüğünde, mevkiler arasında çok belirleyici performans farklılıkları yoktur. Ortaya çıkan farklılıkların genelde kalecilerden kaynaklandığı, bu yüzden kalecilerin değerlendirilmesinin diğer mevkilerden ayrı yapılmasının faydalı olacağı düşünülebilir. Benzer antrenman geçmişlerinin ve futbolda mevkilere özgü belirli oyuncu yapısının bulunmayışı farksızlığın nedeni olarak düşünülmektedir.

AerobikAnaerobikAnaerobik güç+7
Ozan Sever
Gazi University · Institute of Health Sciences
2013
00
DoctorateOpen AccessTR

7-14 yaş grubu ilköğretim öğrencilerin fiziksel uygunluklarının değerlendirilmesi

Bu araştırmanın amacı, 7-14 yaş grubu ilköğretim kız ve erkek Türk çocuklarının fiziksel uygunluk seviyelerinin belirlenmesi ve değerlendirilmesidir. Çalışmaya 1955 kız ve 2044 erkek toplam 3999 gönüllü öğrenci katılmıştır. Araştırmaya katılanların boy uzunluğu, vücut ağırlığı, büst uzunluğu, alt ekstremite uzunluğu, kol uzunluğu, istirahat nabzı, akciğer kapasite ve fonksiyonları ölçülerek, deneklere 20 m hız koşusu, dikey sıçrama, uzan eriş testi, 30 sn gövde mekik testi, 30 sn şınav testi ve 7-11 yaş grubuna 800 m, 12-14 yaş grubuna 1600 m yürü-koş testleri uygulanmıştır. Ayrıca dikey sıçrama test sonuçlarına göre anaerobik güçleri hesaplanmıştır.Deneklerden elde edilen veriler, öncelikle yaş grupları ve cinsiyetlere göre betimsel istatistikler ile çok düşük-çok iyi aralığında, yüzdelik (percentiles) değerleri hesaplanarak analiz edilmiştir. Ayrıca verilerin cinsiyet ve yaş gruplarını ayırdığını test etmek ve aynı yaş grubu farklı cinsiyet özelliklerini karşılaştırmak için iki yönlü varyans analizi (two-way ANOVA), aynı cinsiyette yaş grupları arasındaki farklılıkları ortaya koymak için tek yönlü varyans analizi (one-way ANOVA) uygulanmıştır. Fiziksel özellikleri ve solunum parametrelerinin, performans testleriyle ilişkileri Pearson korelasyon yöntemiyle test edilmiştir. İstatistiksel işlemlerin yorumlanmasında anlamlılık düzeyi 0.05 kabul edilmiştir.Sonuç olarak, kız çocuklarında hızlı artışlar boy uzunluğunda 9. ve 12., V.K.İ'de 10-12. ve 14., 20m süratte 9 ve10., sıçramada 11. ve 13., esneklikte 10. ve 12., mekikte 9. ve 12. yaşlarda görülmüştür. Erkek çocuklarda ise boy uzunluğunda 9-10. ve 12-14., V.K.İ'de 10. ve 12., 20m süratte 11 ve 14., sıçramada 10-14., mekikte 9. ve 11., şınavda 10. ve 13. yaşlarda hızlı artış görülürken, esneklikte 9. ve 13. yaşlarda düşme tespit edilmiştir. Çalışmada cinsiyet ayrıştırmasına bağlı olarak yapılan analizlerde erkek ve kız öğrencilerin yaş faktörüne bağlı olarak vücut ağırlığı, 800-1600 m yürü-koş, 20 m sürat, dikey sıçrama, 30 sn mekik, anaerobik güç değerleri arasında erkekler lehine anlamlı farklılıklar olduğu görülmektedir(p<0,001).Fiziksel özellikleri ve solunum parametrelerinin, performans testleriyle ilişkilerine yönelik korelasyon analizi sonuçlarına göre ise kız öğrencilerde yaş gelişimine bağlı olarak, boy uzunluğu, vücut ağırlığı, büst, kol uzunluğu, V.C. ve F.V.C. değerlerindeki artışların; sürat ve sıçrama performanslarını etkilediği gözlemlenmektedir (p<0.001). Erkeklerde ise yaş ilerlemesiyle birlikte, boy uzunluğu, büst, alt ekstremite, kol uzunluğu, V.C. ve F.V.C. değerlerindeki artışlar; sürat, sıçrama ve kassal dayanıklılık performanslarını etkilediği tespit edilmiştir (p<0.001).Araştırmanın tüm sonuçları değerlendirildiğinde, kızların performanslarında erkeklere göre daha erken yaşlarda hızlı artışlar görülmektedir. Erkeklerin ise dayanıklılık, sürat, dikey sıçrama, mekik ve anaerobik güç değerlerinin kızlara göre daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Fiziksel gelişime bağlı olarak; hem kızlarda hem de erkeklerde sürat ve sıçrama, ayrıca erkeklerde kassal dayanıklılıkta da artış gözlemlenmiştir.Anahtar Kelimeler: İlköğretim Öğrencisi, Fiziksel Uygunluk

Anaerobik güçFiziksel uygunlukSıçrama+2
Oğuzhan Yüksel
Gazi University · Institute of Health Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

9-13 yaş grubu yüzücülerde serbest yüzme tekniğinde, motorik özellikler, anaerobik güç ve yüzme performansı arasındaki ilişkiler

Araştırmanın amacı, 9-13 yaş grubu yüzücülerde serbest yüzme tekniğinde antropometrik, motorik özellikler ve anaerobik güç ile yüzme performansı arasındaki ilişkileri incelemektir. Araştırmaya Düzce Gençlik Hizmetleri Spor Kulübü sporcularından, 8 erkek ve 7 kız, toplamda 15 çocuk yüzücü katılmıştır. Araştırmada yer alan yüzücüler, bir yıl yüzme eğitimi alan ve haftada iki gün 2 saat düzenli antrenman yapan sporculardan oluşturulmuştur. Katılımcılara bazı antropometrik ölçümler (vücut ağırlığı, beden kütle indeksi, boy, el ve kulaç uzunluğu), motorik ölçümler (sürat, dayanıklılık, esneklik, çeviklik, kavrama kuvveti) ve yüzme performans ölçümleri (25 ve 50 metre serbest teknik) yapılmıştır. Ayrıca anaerobik güç değerleri hesaplanmıştır (Lewis formülü). Verilerin analizleri için SPSS 22 paket programında tanımlayıcı istatistik ve Pearson Korelasyon analizi ile değerlendirilmiştir. Analizlerde (p<0,05) güvenilirlik düzeyi kullanılmıştır. Sonuç olarak antropometrik özelliklerden; beden kütle indeksi ile 25 metre yüzme hızı arasında pozitif korelasyon, boy ve kulaç uzunluğu ile 50 metre yüzme hızı arasında negatif korelasyon, kulaç uzunluğu ile anaerobik güç arasında pozitif korelasyon tespit edilmiştir. Motorik özelliklerden; sürat ile 25 ve 50 metre yüzme hızı, ayrıca 50 metre serbest yüzmedeki kulaç sayısı arasında pozitif korelasyon bulunmuştur. Dayanıklılık ve kavrama kuvveti (sol) ile 50 metre yüzme hızı arasında negatif korelasyon bulunmuştur. Bunların yanı sıra kulaç sayısı ile 25 ve 50 metre yüzme hızı arasında pozitif korelasyon olduğu görülmüştür. Anahtar sözcükler: Anaerobik güç, motorik özellikler, performans, yüzme

Anaerobik güçMotor becerilerSpor+4
Selbi Pehlivan
Düzce University
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı formlarda uygulanan yüksek şiddetli interval antrenmanların dövüş sporlarında aerobik ve anaerobik performans üzerine etkilerinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı farklı formlarda uygulanan yüksek şiddetli interval antrenmanların dövüş sporcularında aerobik ve anaerobik performans gelişimi üzerine etkilerini incelemektir. Çalışmaya yaş ortalamaları 19,74± 1,12 olan 31 erkek amatör dövüş sporcusu (karate 6, tekvando 7, kickboks 7, judo 6, güreş 5) gönüllü olarak katıldı. Çalışmaya katılan sporcular rastgele yöntem ile Tabata YŞİA(n=11), Koşu YŞİA(n=10) ve Kontrol (n=10) grubu olmak üzere 3 gruba ayrıldı. Tüm gruplarda yer alan dövüş sporcuları 4 haftalık çalışma programı süresince haftada 3 gün olmak üzere antrenman programlarına katıldı. Tabata YŞİA grubunda yer alan sporcular, her birim antrenman için sırasıyla burpees, mountain climbers, jumping jacks ve squat hareketlerinden oluşan bir egzersiz serisini, 20 sn. yüklenme 10 sn. dinlenme prensibi ile 2 tekrar olarak uyguladı. Tabata YŞİA programı ilk hafta birim antrenmanı 4, ikinci hafta 5, üçüncü hafta 6, dördüncü hafta 7 set olarak belirlendi ve set aralarında 2 dakika dinlenme süresi verildi. Koşu YŞİA grubunda yer alan sporcular, yapabildiklerinin en iyisini yapması istenilen koşuları, 150 metrelik düz bir zeminde ve yön değiştirmeli şekilde 30 saniye boyunca uyguladı. Koşu YŞİA programında ilk hafta birim antrenmanı 4, ikinci hafta 6, üçüncü hafta 8 ve dördüncü hafta 10 koşu tekrarı yapıldı ve her bir koşu tekrarı arası 4 dakika dinlenme süresi verildi. Kontrol grubunda yer alan sporcular ise yalnızca kendi branş antrenmanlarına katıldı. Çalışma öncesi, 2. ve 4. hafta sonrası aerobik kapasitenin belirlenmesi için 20 metre mekik koşu testi, anaerobik kapasitenin belirlenmesi için Wingate anaerobik güç testi uygulandı. Tüm verilerin ortalama ve standart sapma hesaplanmasında tanımlayıcı istatistik yöntemi kullanıldı. Gruplar arası farklılıkları belirlemek için (Anova) post-hoc Tukey Testi kullanıldı. Çalışma öncesi, 2. ve 4. hafta sonrası test sonuçlarının grup içi karşılaştırılması için parametrik olmayan Wilcoxon Sıralı İşaret Testi kullanıldı. Gruplar arasındaki farklılıklar incelendiğinde, 2. Hafta ölçümlerine göre MaksVO² değerlerinde tabata ile kontrol grubu arasında tabata grubu lehine istatiksel olarak anlamlı fark bulundu. MaksVO² değerlerinde 4. hafta ölçümlerinde ise kontrol grubuna göre hem tabata YŞİA hem de koşu YŞİA grubu lehine istatiksel olarak anlamlı fark bulundu. Zirve güç ve ortalama güç değerlerinde, 2. ve 4. hafta sonrası ölçümlerine göre yalnızca tabata ile kontrol grubu arasında tabata grubu lehine istatiksel olarak anlamlı bir fark bulundu. Minimum güç değerlerinde, gruplar arası istatiksel olarak anlamlı farka rastlanmadı. Gruplar arası ve grup içi değerlendirmeler dikkate alındığında, tabata ve koşu temelli yüksek şiddetli interval antrenmanların dövüş sporlarında aerobik ve anaerobik performansın kısa sürede geliştirilmesinde etkili olabileceği söylenebilir.

Aerobik güçAnaerobik güçAntrenman+4
Barış Yılmaztürk
Kastamonu University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Badmintona özgü planlanan yüksek şiddetli interval antrenman modelinin genç badmintoncularda aerobik ve anaerobik performans üzerine etkisi

Bu araştırmanın amacı badminton sporcuları için hazırlanmış olan yüksek şiddetli interval adımlama antrenmanlarının badminton sporcularında aerobik ve anaerobik performans üzerine etkilerinin incelenmesidir. Araştırmaya, 20 erkek badminton sporcusu gönüllü olarak katılmıştır. Araştırmaya katılan bireylerin yaş ortalaması 20,5 ± 2,58 yıl, boy uzunluğu ortalamaları 174,75 ± 4,94 cm, vücut ağırlığı ortalamaları 68,01 ± 10,18 kg, olarak belirlenmiştir. Daha sonra gruplar 10 deney 10 kontrol olmak üzere rastgele iki gruba ayrılmışlardır. Kontrol ve deney grupları düzenli olarak badminton antrenmanlarına devam ederken, deney grubuna badminton antrenmanlarına ek olarak 4 hafta, haftada 3 gün yüksek şiddetli interval adımlama antrenmanları yaptırılmıştır. Kontrol ve Deney grupları için ön test ve son test ölçümleri olarak; vücut ağırlığı, vücut yağ yüzdesi, dikey sıçrama, 20 metre mekik koşusu, wingate anaerobik güç testi uygulanmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen verilerin normal dağılım gösterip göstermediği ShapiroWilk testi ile belirlenmiştir. Verilerin ön-son test farklılığını ortaya çıkarmak için paired samples T test uygulanmıştır. Gruplar arası ön test son test farkı ortaya çıkarmak için ındependent samples T test uygulanmıştır. Tüm istatistiksel analizler SPSS 22 paket programında ve p<0,05 güven aralığında işlenmiştir. Deney grubu ön test, son test farklılıkları incelendiğinde, Maks VO2, dikey sıçrama, çeviklik T testi, wingate zirve güç ve wingate ortalama güç değerlerinde istatiksel olarak anlamlı artış olduğu tespit edildi. Kontrol grubu ön test, son test farklılıkları incelendiğinde, Maks VO2, dikey sıçrama, çeviklik T testi, wingate zirve güç ve wingate ortalama güç değerlerinde istatiksel olarak anlamlı farka rastlanmadı. Gruplar arası son test fakları incelendiğinde çeviklik T test değerinde anlamlı fark olduğu tespit edildi. Gruplar arası ön test, son test farklılıkları incelendiğinde istatiksel olarak anlamlı farka rastlanmadı. Gruplar arası ve grup içi değerlendirmeler dikkate alındığında, yüksek şiddetli interval adımlama antrenman modelinin badminton sporcuları üzerinde aerobik, anaerobik performans, dikey sıçrama ve çeviklik parametrelerinin kısa sürede geliştirilmesinde etkili olabileceği söylenebilir.

Aerobik güçAnaerobik güçAntrenman+4
Şahan Güzel
Kastamonu University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Voleybolcularda iskemik önkoşullanmanın anaerobik performans üzerine etkisi

Yapılan bu çalışma voleybolcularda iskemik önkoşullanmanın anaerobik performans üzerine etkisi ortaya koynmak amacıyla yapılmıştır. Çalışma 12 erkek sporcu ile yapılmıştır.Çalışmaya katılan sporcuların demografik bilgilerine bakıldığında katılımcıların yaş ortalamaları 19±2,05, boy ortalamaları 1,84±6,19, vücut ağırlık ortalamaları 75,5±8,09 olarak tespit edilmiştir. Sporculardan 1.gün Rast Test ve Dikey Sıçrama testleri yapılarak kayıt altına alınmıştır. Ön test verileri alındıktan sonra 3.gün sporcular random sistemiyle İsö(n=6) ve Sham(n=6) olarak iki grubu ayrılmıştır. 3.gün İsö grubuna sistolik kan basınçlarına +50mmHg eklenerek her iki üst bacak bölgesine 3 set olacak şekilde 5 dakika iskemi 5 dakika reperfüzyon uygulanmıştır. Daha sonra sporcuların anaerobik performanslarını belirlemek için Rast Testi ve Dikey Sıçrama testi uygulanıp veriler kayıt altına alınmıştır. Sham grubuna ise iskemi oluşturmayacak şekilde 30mmHg basınç uygulanarak sonrasında Rast ve Dikey Sıçrama Testi uygulanmıştır. 5.gün ise İsö ve Sham grubu çaprazlama şekilde yer değiştirerek 3.gün belirtildiği gibi ölçümler uygulanmıştır. Uygulanan ölçümler sonrası elde edilen verilerin istatistiksel analizlerini yapabilmek için İki Yönlü Tekrarlı Varyans Analizi kullanılmıştır. Yapılan tüm istatistiksel işlemler için güven aralığı p<0.05 olarak belirlenmiştir. Analizler sonucunda dikey sıçrama, minimum güç, maksimum güç, yorgunluk indeksi parametrelerinde anlamlı bir farklılık tespit edilememiştir. Ortalama güç parametresinde ise anlamlılık tespit edilmiştir. Bu anlamlılığın ön test ve iskemi grubunda tespit ediliştir. Her 2 grup için etkisi olduğu için İsö'nün ortalama güç değerine etkisinin olmadığı ortaya konmuştur.

Anaerobik güçSporSporcular+3
Mert Alkaç
Kastamonu University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessEN

The investigation of the effects of plyometrics trainings done with different frequency on volleyball playing children in terms of strenght and agility

The purpose of this study is to investigate the effects of plyometrics trainings done with different frequency in terms of anaerobic strenght and progress of agility. With the attendance of 9 students who do plyometrics training three days in a week, 10 students who do plyometrics trainings once a week and 9 students in control group, in total 28 voluntary students took part in this study. The average of age, height and weight rates of the children taking part in this study are specified respectively 12,32±0,72; 152,55±8,06; 49,44±11,88. Plyometrics training groups, in addition to the volleyball trainings done for 6 weeks, D3 group joined plyometrics training three days a week while D1 group joined plyometrics training along with volleyball training once a week. However, control group only had technical volleyball training. As a consequence of training programme having been done for 6 weeks, results of body composition and motoric characteristics are compared as pre and post tests both in a group and among the groups, and SPSS22 packet programme were used in all statistical analysis. At the end of the research, that attained datas's not showing normal distribution were understood by Shapiro Wilk's . The pre and post test results of groups were measured by Wilcoxon test and comparisons among groups were measured by Kruskall Wallis H test. If the comparisons are significant, Post hoc analysis have been done, the degree of significance have been accepted as p<0,05. When pre-test results have been investigated, there have been significant difference in the values of vertical leap, horizontal leap,agility T test, Rast average strenght WanT peak,WanT average strenght, WanT tiredness. When it comes to control group, significant difference have been observed in the values of agility T test and WanT peak values. When the comparisons among groups were studied,in their last tests, there were significant difference on behalf of Experiment 3 Group in the values of vertical leap and horizontal leap, Rast tiredness index and WanT tiredness index. As a result of analysis having been done, it can be said that plyometrics trainings should be added to children's training programme and also, plyometrics trainings done for three days a week are more effective than the trainings done once a week.

Anaerobic powerTrainingPlyometric training+6
Harun Kütükcüoğlu
Kastamonu University · Institute of Health Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Fransız kontrast metodunun amatör futbolcuların anaerobik güç ve bazı performans değerlerine etkisi

Bu çalışmanın amacı, Fransız Kontrast Metodu ile yapılan antrenmanların amatör futbolcuların anaerobik güç ve kapasiteleri ile birlikte, bazı performans değerlerine etkisini araştırmaktır. Çalışmaya Elazığ ilinde Bölgesel Amatör Lig'de bulunan Yolspor Kulübü'nde oynayan 20 futbolcu gönüllü olarak katılmıştır. Katılımcılar rastgele yöntemle denek grubu (n:10, yaş ort. 21,3±3,1, spor yaşı ort. 7,7±2,9, boy ort. 177,3±1,6 cm, kilo ort. 66,9±1,9 kg ) ve kontrol grubu (n:10 yaş ort. 21,4±3,0, spor yaşı ort. 8±2,7, boy ort. 176±1,9 cm, kilo ort. 66,5±2,8 kg) olarak iki gruba ayrılmıştır. Denek grubu, hazırlık döneminin son üç haftasında haftada 2 gün, müsabaka dönemin ilk üç haftasında ise haftada 1 gün olmak üzere Fransız Kontrast Metodu antrenmanlarını yapmışlardır. Kontrol grubu, düzenli antrenmanlarına devam etmiş ayrıca her hangi bir çalışma yapmamıştır. Denek ve kontrol gruplarının çalışma öncesinde ve sonrasında boy, kilo, beden kitle indeksi, vücut yağ yüzdesi, bel ve kalça ölçümü, vücut postür analizi, bacak kuvveti, bel kuvveti, dikey sıçrama, durarak uzun atlama, anaerobik güç testi, aerobik kapasite testi ve sürat ölçümleri yapılmıştır. Elde edilen sonuçlar, SPSS 22.0 istatistik programı kullanılarak istatistiksel olarak değerlendirilmiş p<0,01 ve p<0,05 anlamlılık düzeyine göre yorumlanmıştır. Sonuçlar incelendiğinde, her iki grubun bmi ve vyy değerlerinde olumlu yönde anlamlı farklılık tespit edilmiştir (p<0,01). Bel kuvveti, bacak kuvveti, dikey sıçrama ve durarak uzun atlama değerlerinde denek grubunda olumlu yönde anlamlı farklılık tespit edilirken (p<0,01) kontrol grubunda anlamlı farklılık tespit edilmemiştir. Postür analizinde denek grubunda baş ve omuz değerlerinde olumlu farklılık bulunmuş (p<0,05) kontrol grubunda anlamlı farklılık bulunmamıştır. 10m ve 20m sürat testlerinde denek grubunda anlamlı farklılık tespit edilirken (p<0,01) kontrol grubunda anlamlı farklılık tespit edilmemiştir. Yo-yo testi ve maxVO2 ölçümlerinde her iki grupta da anlamlı farklılık bulunmamıştır (p<0,05). Anaerobik güç testi değerlerinde denek grubunda olumlu yönde anlamlı farklılık tespit edilirken (p<0,01), kontrol grubunda anlamlı farklılık tespit edilmemiştir. Sonuç olarak; Fransız Kontrast Metodu ile yapılan antrenmanların Amatör Futbolcuların anaerobik güç, sürat ve fiziksel performans değerlerine olumlu yönde etkisi tespit edilmiş, aerobik kapasite ve maxVO2 değerlerine ise olumlu etkisi tespit edilmemiştir. Anahtar Kelimeler: Futbol, Fransız Kontrast Metot, Anaerobik Güç.

Anaerobik güçSporSpor performansı+1
Gürkan Tokgöz
Fırat University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Büyük bayanlar dünya şampiyonasına katılacak judo a milli takımının hazırlık dönemi antrenmanlarının anaerobik güç ve bazı antropometrik parametrelerin üzerine etkisinin incelenmesi

Araştırmanın amacı; Büyük Bayanlar Dünya Şampiyonasına Katılacak Judo A Milli Takımının Hazırlık Dönemi Antrenmanlarının Anaerobik Güç ve Bazı Antropometrik Parametreleri Üzerine Etkisini ortaya koymaktır.Araştırmaya 19-21 yaş arası 16 A Milli Bayan sporcu uygulamaya katılmıştır. Deneklere yönelik bilgi formu hazırlanmıştır. Elde edilen veriler t testi ile değerlendirilmiştir. Sporcuların 80 günlük çalışma dönemi öncesinde ve sonrasında uygulanan ölçüm sonuçları karşılaştırıldığında; 80 günlük çalışma dönemi öncesinde ve sonrasında uygulanan antropometrik ölçüm sonuçları karşılaştırıldığında ANP (A.P) ve Power Drop (P.D) değerleri arasında anlamlı fark bulunmazken (p<0,05), Min Power (M.P) değerlerinde 2 ölçüm arasında anlamlı farklar bulunmuştur (*p<0,05). Antropometrik ölçüm sonuçları karşılaştırıldığında Subcapula, Biceps, Biceps, Biceps Kasılı Handgrip Sag değerlerinde 2 ölçüm arasında *p<0,05 düzeyinde anlamlı farklar bulunmuştur.Sonuç olarak kamp döneminde yapılan antrenmanların sporcuların anaerobik güç ve antropometrik ölçüm değerlerini olumlu yönde etkilediği söylenebilir.Anahtar kelimeler: anaerobik güç, fiziksel, judo, antropometrik, performans.

Anaerobik güçAntropometriJudo+2
Fatih Uysal
Gazi University · Institute of Health Sciences
2012
00

Related subjects