Hava yolu ulaşımı

Bu konu başlığı altında 65 tez

Yüksek LisansAçık ErişimTR

Havaalanları ve kentleşme ilişkisi, İstanbul örneği

havaalanlarının kentleşmeye etkisi, istanbul örneği adlı çalışmanın amacı ,havaalanlarının kentleşmeye etkilerini, istanbuldaki iki havaalanı ve yapılması planlanan üçüncü havaalanı üzerinden incelemektedir.birinci bölümde temel kavramlar olan kent,kentleşme,ulaşım ve ulaştırma kavramları açıklanmıştır.kentleşme modelleri ve türkiyedeki kentleşmenin temel bileşenleri belirtilmiştir.ikinci bölümde kentleşme ve havayolu ukaşımı arasındaki ilşkiler incelenmiştir.üçüncü bölümde istanbulda kentleşme ve ulaşım ilişkisi üzerinde durulmuştur.dördüncü bölümde istanbulda mevcut iki havaalanı,atatürk havalimanı ve sabiha gökçen havaalanının istanbulun kentleşmesine etkileri incelenmiştir.istanbulda yapılması planlanan ve ihalesi yapılan 3. havaalanının çevresel etkileri proje üzerinden değerlendirilmiştir.

Hava alanlarıHava yolu ulaşımıKentleşme+2
Berrin Papila
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Havayolları bagaj hizmet kalitesi iyileştirme çalışmalarının yolcuların genel memnuniyeti üzerindeki etkilerinin değerlendirilmesi: Thy uygulaması

Günümüzde gelişen havacılık sektörü ile birlikte yolcu ve yük taşımacılığı yapan havayolu sayısı artmış ve bu havayollarının performans göstergeleri arasında bagaj hizmetleri de yerini almıştır. Uçuş ağı ve yolcu sayılarının artması, yolcu açısından tercih edilecek havayolu sayısını çoğaltmış, bu gelişmelerle hizmet kalitesi iyileştirmelerinin, müşteri memnuniyeti ve yüksek hizmet kalitesinin sağlanmasında önemi artmıştır. Bu durum, yolcu bagajlarının eksiksiz, hasarsız, zamanında teslimi ve temel bagaj hizmetleri süreçlerinin yönetimi konularında bagaj hizmet kalitesi iyileştirme çalışmaları yapılmasını sağlamıştır. Yolcuların beklentilerini karşılamanın ilk ve en önemli basamağı hizmetin taahhüt edildiği şekilde sunulmasıdır. Uçuş yoğunluğu hat safhada olan, sürekli yolcu sayısı artan hava limanları ve dolayısı ile hizmet ölçeği genişleyen havayollarında bazı aksaklıkların olması muhtemeldir. Önemli olan bu aksaklıkların nasıl telafi edileceği konusunda gerekli imkânların sağlanmış olmasıdır. Bagaj hizmet sunumundaki aksaklıkların sonucu artan maliyet ve yolcu memnuniyetsizliği olduğundan, bagaj hizmetleri iyileştirmeleri, havayolu genel hizmet kalitesi algısını yükseltmede giderek artan öneme sahip olmaktadır. Havayolu hizmet kalitesinin sürekliliği için, bagaj hizmetlerinin müşteri memnuniyeti hedefiyle, iyileştirilmesi, kalite odaklı yönetilmesi gerekmektedir. Sık uçan yolcu sayısındaki artış, değişen ve yeni arayışlar içerisinde olan yolcuların, hizmet kalitesi beklentisini de arttırmıştır. Küreselleşmenin de etkisi ile havayolu ulaşımında önemli gelişmeler gerçekleşmekte ve havacılık sektöründe müşteri memnuniyetini etkileyen faktörlerin geliştirilmesi büyük önem kazanmıştır. Öte yandan yolcular açısından her hangi noktada karşılaşılan hizmet algısı, hava yolunun genel hizmet kalitesi algısını etkilemektedir. Havacılık sektöründe, yolcuların hizmet kalitesine yönelik değişen istekleri kaynaklı oluşan yeni pazar yapısı ve rekabet, müşteri memnuniyetini en iyi sağlayabilen firmaların sektörde kalıcı olabileceği gerçeğini ortaya çıkarmıştır. Teknolojinin hızla geliştiği havacılık sektöründe yeni yöntem ve fikirlere daima ihtiyaç duyulması sektörün gerçekliklerindendir. Ulaşım ile dünyanın birçok yerine taşınan kültür ve bilgi ile dünyanın birçok yerinden yeni teknoloji, yöntem ve fikirlerinde alınması kaçınılmazdır. Şöyle ki günümüzde havayolları küresel birer şirkete dönüşmüş yerelden genele birçok bölgede personel ve ofislere sahip olmuşlardır. Özellikle bagaj hizmetleri alanında her bir noktada farklı sistemler, teknolojiler kullanılabilmektedir. Yapılan araştırma ile THY'den hizmet alan yolcuların algıladıkları hizmet kalitesinin ortaya konulması, iyileştirme etkilerinin ölçülmesi, bagaj aksaklıklarını iyileştirmek için öneriler sunulması konuları incelenmiştir. Uygulama ile kalite iyileştirme faaliyetlerinde önceliklerin belirlenmesi için belirli aralıklarla memnuniyet ölçümlerinin yapılarak, meydana gelen değişikliklerin nedenlerinin izlenmesi ve bagaj hizmet kalitesinin yükseltilmesi gerekliliği sonucuna varılmıştır.

BagajHava yollarıHava yolu taşımacılığı+3
Sündüs Dilek Demir
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'de sivil havacılık sektöründe müşteri ilişkileri yönetimi: Turkish Ground Services A.Ş. örneği

İşletmelerin varlıklarının sebepleri olan müşteriler, satın alma faaliyetlerine devam ettikleri sürece işletmeler rekabet avantajı sağlayacaklardır. Küreselleşme ve pazarların serbestleşmesi ile birlikte müşteriler için oldukça farklı alternatifler mevcuttur. Müşteri, bu alternatifler arasından tercih yaparken seçici davranacaktır. İşletmeler de bu seçim sürecinde, müşteri memnuniyetini sağlamanın ve bağlılıklarının oluşturulması konusunda çeşitli alternatif yaklaşımlar sergileyeceklerdir. Günümüz rekabet koşulları altında işletmelerin ayakta durabilmelerinin şartı da budur. Bu temel ihtiyaçtan yola çıkarak hazırlanan tez iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, müşteri kavramı, müşteri ilişkileri ve müşteri ilişkilerinin ölçümlenmesi yöntemleri detaylı olarak açıklanmıştır. İkinci bölümünde ise sivil hava ulaştırma sektörü tanıtılmış olup, sektöre yer hizmetlerini sağlayan TGS Yer Hizmetleri A.Ş.'nin müşteri anlayışı çerçevesinde oluşturulan müşteri memnuniyeti politikaları açıklanmaya çalışılmış ve bu kapsamda öneriler geliştirilmiştir.

Hava yollarıHava yolu işletmeleriHava yolu ulaşımı+4
Ali Emre Yıldırım
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

How customer satisfaction can be achieved through customer services: The case of Turkish Airlines corporation

The aim of our research was to find out how quality of service affected customer satisfaction in the Airline Industry. Our case study was Turkish Airlines. This was to aid us know what determinant factors influenced customer satisfaction in this Airline. Is it online, airport or onboard services that are important to them and which of them met their expectations? This was to enable us determine if the quality of service offered by Turkish Airlines equaled customer satisfaction, if it was above expectation or below expectation and propose recommendations on how to ameliorate the quality of service offered to yield customer satisfaction. This will make customers stick to the airline and not switch to other airlines given today the Airline Industry has become a very competitive sector and any airline that wants to gain loyalty of their customers has as obligation to offer outstanding services. This will make their customers satisfied who will intern encourage others by word of mouth to use the services of this Airline. In order to obtain the results we sought, we decided to use the quantitative method where questionnaires were formulated and distributed to passengers at the Turkish Airlines to fill.200 of the questionnaires were filled by the respondents. The data was collected, its reliability tested and the results were analyzed and interpreted using statistical analysis.

Airline companiesAir transportationService quality+5
Faıson Nkimbe Sıben
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Havayolu şirketlerinin kriz döneminde uygulaması beklenen stratejileri

Taşımacılık sektörü günümüzün en gözde meslek ve sektörlerinden biri olmakla birlikte gelecekte de en büyük sektörlerden biri olacağı açıktır. Gerek istihdamı gerekse bu alanda çok büyük bir açıklığın olması firmaları ciddi derecede cezbediyor. Sektörün bu derece popüler olmasının temel nedeni ise çağımızın yaşadığı küreselleşme. Fakat küreselleşme her ne kadar özellikle taşımacılık alanında hiç beklenmeyen bir çığır açsa da firmaların korkulu rüyası rekabeti de artırmıştır. Taşımacılık sektörü karada her ne kadar artmış ve faaliyet alanını genişletmiş olsa da hava lojistiği günümüzün en büyük trendi olmuştur. Gelişen teknoloji ve küreselleşme ile firmalar birbirlerini takip etme ve geçme de en uç noktaları zorlamaktadır. Havacılık, çok fazla rekabetin olduğu ve hızlı değişiklerin yoğun bir şekilde yaşandığı sektörlerden biri haline gelmiştir. Bu durum havayolu şirketlerini müşterilerinin ihtiyaçlarını ve isteklerini daha iyi anlamaya yönlendirmektedir. Günümüz işletmeleri iş hayatlarında bazen iniş-çıkışlar yaşarlar. İşletmelerin hem çalışanlarına hem müşterilerine hem de topluma karşı toplumsal sorumlulukları vardır. Bu nedenle firmalar kendi ve markalarının kimliğini ve geliştireceği pazarlama stratejilerini iyi planlamalı ve ona göre hareket etmelidir. Birçok işletmenin, kurumsal itibar ve kurum imajlarını yükseltmek için çeşitli çalışmalarda bulundukları ve para harcadıkları bilinen bir gerçektir. Kriz anında etkin bir iletişim kurmak ve krizi en az hasarla atlatmak hatta krizi bir fırsat olarak görüp değerlendirmek ve bütün bunlar için bir ilk adım olarak etraflı ve etkili bir kriz yönetimi planına sahip olmak açısından çok önemlidir. Başka bir deyişle, işletmeler kriz öncesinde stratejik planlar yapmalı, muhtelif zamanlarda bunu test etmeli ve aksaklıkları bulmaya ve çözmeye çalışmalıdır.

Hava yolu işletmeleriHava yolu taşımacılığıHava yolu ulaşımı+4
Seray İnceoğlu
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Havayolu işletmelerinde içsel pazarlama uygulamaları ve işletme rekabetçi avantajı üzerine etkisi

Havayolu işletmeciliği çok sıkı rekabetin yaşandığı bir sektör olarak öne çıkmaktadır. Sıkı rekabet içerisinde, müşteri memnuniyetinin sağlanması ve insan kaynağının elde tutulması işletmelerin başarısı ve rekabet üstünlüğü sağlaması açısından çok önemlidir. Bu yüzden çalışanlara yönelik içsel pazarlama stratejilerinin önem kazandığı görülmektedir. Bu çalışmanın amacı, içsel pazarlama uygulamaları ile işletme rekabetçi avantajı ilişkisinin incelenmesi ve çalışanların içsel pazarlama algılarının demografik özelliklerine göre farklılık gösterip göstermediğinin belirlenmesidir. Bu amaç doğrultusunda Türkiye'de faaliyet gösteren ve Türk tescilli uçaklarla ticari hava taşımacılığı yapan havayolu şirketlerinin çalışanları ile bir uygulama gerçekleştirilmiş ve çalışmaya 414 birey iştirak etmiştir. Araştırma verileri anket aracılığı ile toplanan çalışmada veriler SPSS 24.0 paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonucuna göre, içsel pazarlama uygulamalarının (sosyal imkânlar, hizmet içi eğitim, ödüllendirme, iletişim ve yönetim desteği) havayolu işletmelerinde rekabetçi avantajı üzerinde olumlu etkiye sahiptir. Çalışanların içsel pazarlama algıları arasında yaş, eğitim durumu ve çalışma süresine göre istatiksel olarak anlamlı farklılık bulunmamaktadır. İçsel pazarlama algısı erkek çalışanlarda kadınlardan, evli çalışanlarda da bekârlardan daha fazladır.

Hava yollarıHava yolu işletmeleriHava yolu ulaşımı+4
Onat Of
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Rusya'da havayolu seyahati talebini belirleyen etkenler: Moskova-İstanbul uçuşları örneği

This study examines the factors affecting air travel demand for Moscow – Istanbul market and presents a comprehensive econometric demand model in which the most significant parameters for air travel demand have been identified. The analysis is build on time series data from January 2014 to December 2018. DOLS and FMOLS regression models are applied to find the cointegration relationship and compare the effect of these variables. The aim is to find out the most critical factors and how they affect the air travel demand and to provide robust air travel demand elasticity estimates. Besides using the standart demand factors like income per capita and price, frequency, crude oil price and PMI index are included in the model. The scholarly contribution of the thesis lies in taking into account the effect of currency crisis and international economic sanctions in Russian Federation between 2014-2018 in estimating the model. Empirical results indicate that ticket price of Turkish Airlines, ticket price of Aeroflot Russian Airlines (a rival company) and per capita income of Russian travellers are the most significant determinants of travel demand. The coefficients of all three determinants are estimated to be elastic, indicating that the Russian travelers are quite sensitive to the changes in prices and income. Moreover, travel demand is affected negatively by seasonal changes. Flight frequency is found to be statistically insignificant in the model.

AirlinesAirline transportAir transportation+6
Bulat Sabıtov
Ibn Haldun University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Determinant factors of passengers' choice of airlines: A case study of international postgraduate students in Turkey

Globally the number of students seeking higher education in oversea countries has increased. As the number of students continues to grow, they benefit universities, the host country, and the travel industry. However, there are very few studies on what interest this group of consumers and whether they can represent a different segment for airlines. Airlines play a vital role in the movement of international students. A country like Turkey that has experienced an increased number of international also receives its international students by air transport. There are over 150000 international students in Turkey, and 95 percent of them are university students. The aim of this study is to investigate what factors influence international students' selection of airline, whether international students are loyal customers, and which point of sale do student purchase their tickets when flying to their home. The study used a quantitative survey with a sample of 240 international students pursuing a Master's and Ph.D. in Turkey. Students were given an online survey asking how important or influential are some factors such as price, airline safety, service quality, and airport of origin when choosing an airline. Also, in the survey, students were asked whether they are loyal to a specific airline. The results were analyzed using descriptive statistics and factor analysis. The study found that international students are influenced by the price of tickets and the safety of the airline. Other factors such as on-time arrival and departure, meal services, in-flight entertainment, baggage allowance were also important to international students. The study also found that 30 percent of the students were somehow loyal and had a preferred airline. The other finding of the study was that most of the students purchase their tickets from online platforms such as a third-party website or airline's website. Very few students purchase tickets from travel agencies. Finally, the study found that most of the students preferred Istanbul airport compared to Sabiha Gokcen when flying to their home countries.

AirportsAirlinesAir transportation+4
Daud Ahmed Muhumed
Ibn Haldun University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Jeopolitik konumun operasyonel maliyet ve filo yönetimine etkisi

The airline industry is one of the industries where there is most impact of costs on profitability. Fleet management and location selection are important in terms of operational costs in the airline industry, which is affected by economic and competitive conditions due to its nature. Airline companies that make a successful fleet management and location selection can reduce their operational costs and use their fleet in the most optimum way. In this study, the effect of location selection on airline fleet management and operational costs was examined. In this context, flight scenarios were prepared from 8 centers, 10 different hubs and 5 different aircraft. These scenarios prepared were evaluated with TOPSIS, one of the multi-criteria decision making methods. In the multi-criteria decision-making method, the alternatives are evaluated according to the criteria determined. In the study, alternatives are flights, and the criteria are operational cost items. Weighting was made according to the average costs in the industry. In addition, in order to fully measure the impact of location on operational cost, the location index was developed with the average of GDP, HDI and SDI values of the countries where the hubs are located, and it was enabled to affect the decision-making by 30%. According to the results of the research, it has been observed that the operational costs of the airports to be established in locations such as Istanbul, London and Delhi are lower and the fleet management is more optimum. The most important reason for this is that flights from these regions to many centers in Europe are easy and less costly. Findings obtained from the research provide information for sector managers and researchers.

Fleet managementAirline companiesAirline transport+7
Serhan Zeybel
Ibn Haldun University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Analysis of human factors in aircraft accidents: The case of the USA

Since the advent of commercial aviation, there have been numerous aircraft crashes. Lessons derived from each accident and the data obtained from these aircraft accidents have played a major role in the development of the aviation industry. To achieve this development, it is vital to analyse the factors underlying aircraft accidents properly. Different methods and models to analyse the factors that led to aircraft accidents have been introduced over time. One of the closest and most comprehensive models to today is the Human Factors Analysis and Classification System (HFACS). This model examines and classifies the latent or explicit human factors at all levels. Content analysis which is a qualitative research method was used in this study. 245 reports of commercial aircraft that took place between 2000 and 2018 in the USA are downloaded from the database of the National Transportation Safety Board (NTSB) and the causes of those accidents were analysed and classified according to the HFACS model. For classification, the most up-to-date versions of HFACS, HFACS 7.0, and HFACS-ADF models were taken as a basis and the accidents were coded within this framework. As a result of the research, causes of commercial aircraft accidents and their relationship with each other were tried to be revealed.Unlike the classical HFACS applications, the causes of accidents were not only examined at the operational and organizational level, but also non- organizational factors were included in the research.

United States of AmericaHFACSAirline transport+7
Nurcan Kızıltepe
Ibn Haldun University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Cabin crew perception of air rage and unruly passengers

Air Rage is the unruly acts of distraught passengers that leads to loss of control and the disturbance of order during air travel. The importance and the scope of air transportation is increasing with each passing day. Meanwhile, increasing air traffic and air passengers along with increases in aviation employees, has increased modern day stresses associated with the industry. Recent Air Rage cases are nettlesome specifically to Cabin Crew. In order to maintain flight safety and to provide safe and comfortable travel to passengers to their destinations, unruly passengers should be identified and the case should be prevented before it takes place. There is a necessity for and yet a lack of such studies in Turkey, this study aims to analyse the phenomenon of unruly passenger, the factors causing Air Rage and its impacts on Cabin Crew. It is intended to create an awareness on the issue and to minimize the increasing Air Rage cases. The research is based on a quantitative result, a 4-chapter survey was created and was distributed to Cabin Crews via Google Forms. The responses of 216 Cabin Crew were received in the same way and the data was analysed with IBM SPSS program and research methods. As a consequence, factors causing Air Rage have been identified, the higher level of Air Rage related to the level of education has been observed and the impacts of Air Rage on Burnout and Organizational Commitment has been noticed.

AirlinesAirline transportAir transportation+2
Aslı Pınarbaşı
Ibn Haldun University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Passengers' preferences and their association with perception on COVID-19 measures in airline market

People are continuously buying items whether these are luxury goods or basic items according to their needs. While making any purchase, consumers are going through a process of purchasing that consists of various approaches. The objective of studies of consumer behaviour is to learn the behaviour of the consumers before, during, and after such purchases. Today, the COVID-19 factor and the perception of the impact of the pandemic plays a crucial role in the choice of which airline to fly. Since COVID-19 spread all over the world, many entities, and especially airline companies, have developed a set of preventive measures against COVID-19 outbreaks. In this work, consumer purchasing behaviour in airline market and its association with COVID-19 measures have been studied. The relationship of the COVID-19 perception and several characteristics of airline services and effective choice factors are investigated from a practical point of view. To this aim, a survey has been designed to evaluate the perception of the passengers on airline services and COVID-19 measures.

COVID 19AirlinesAirline companies+6
Yusuf Kurt
Ibn Haldun University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Etkinlik modellemesinde stokastik sınır analizi ve kategorik veri zarflama analizi: Havayolu şirketleri uygulaması

Bu çalışmada ticari hava taşımacılığı alanında faaliyetlerini sürdüren uluslararası havayollarının karşılaştırmalı olarak etkinlik analizi yapılması amaçlanmıştır. Etkinlik analizi hesaplanmasında parametrik olan Stokastik Sınır Analizi ve parametrik olmayan Veri Zarflama Analizi yöntemleri kullanılmıştır. Çalışmanın veri seti 62 uluslararası havayolunun 2016 yılına ait verilerle oluşturulmuştur. Veriler Bloomberg veri tabanı, şirketlere ait yıllık raporlar ve sektör verilerinin bulunduğu çeşitli raporlar kullanılarak elde edilmiştir. Elde edilen veriler finansal, havayolu özel (operasyonel) ve pazarlama performans göstergeleri ve değişkenler olarak sınıflandırılmıştır. Öncelikli olarak Stokastik Sınır Analizi, Kategorik Veri Zarflama Analizi ve Süper Etkinlik Ölçümü yöntemleriyle şirketlerin etkinlik skorları hesaplanmıştır. Sonraki aşamada şirketlerin farklı açılardan etkinliklerini değerlendirmek amacıyla her boyut için elde edilen modeller yardımıyla yöntemler içinde karşılaştırma yapılmıştır. Daha sonra ise şirket etkinliklerinin yöntemlerde nasıl değiştiğini incelemek amacıyla aynı boyutlar altında farklı yöntemlerle oluşturulan modellerle karşılaştırma yapılmıştır. Sonuç olarak Amerikan menşeli havayolu taşıyıcılarının finansal açıdan etkin olan şirketler olduğu, pazarlama ve operasyonel boyutlarda ise Avrupa ve Uzakdoğu menşeli şirketlerin etkin şirketler olduğu çalışmanın sonunda elde edilmiştir.

EtkinlikHava yolu işletmeleriHava yolu ulaşımı+4
Umut Aydın
İstanbul Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Optimal aircraft trajectory planning based on high-resolution actual weather data

The aim of the graduation thesis Optimal Aircraft Trajectory Planning based on High-resolution Actual Weather Data is to enhance the aircraft flight plans in terms of wind-optimal speed and altitude scheduling with the utilization of the spatial and temporal high-resolution wind and temperature data. It is tried to utilize the weather information and the optimization process from the viewpoint of ground-based aircraft trajectory prediction. To achieve the objectives of this thesis firstly, a bunch of the aircraft flight plans is precisely simulated using the BADA4-based high fidelity trajectory predictor and compared with the actual flown data retrieved from the respective QAR source to observe how closely the planned trajectories were followed in actual flights. Secondly, with use of the wind forecast in the flight plan, aircraft trajectories are optimized respectively and the potential fuel and/or time-saving are observed. Thirdly, With the investigation of the impact of the wind uncertainty, the aircraft trajectories are optimized utilizing the actual HRES wind data from QAR and the change in fuel consumption and elapsed time are observed. Next, utilizing the cost index adjustment algorithm as a Fine tuning process for the wind-optimal trajectories, a novel process is performed as a re-optimization process to define the wind-optimal CI optimized according to the wind data. The proposed dynamic wind-optimal CIs are cumulatively equal to the CI defined by the airlines. Finally, a detailed analysis over a set of 400 long-haul flights is done to show the impact of the wind uncertainty over the trip time and trip fuel. Also, the cumulative potential fuel and/or time savings for multiple case studies are illustrated in details along with the aggregate results. It is also emphasized that wind speed gradient with altitude should be considered as well. In result, it is seen that cruise Mach number and cruise altitude together are key parameters for fuel consumption under the wind effect. Hence, the uncertainty in the wind may cause flying at non-optimal conditions. Recovering this uncertainty and planning the best trajectory in strategical level could be advantageous for airline operations. Applying the novel idea of wind-optimal CI to the flown planned flights using high fidelity trajectory predictor, a fuel-saving purely related to the DCI method is being achieved. At this stage of the work, a short duration flight with a low number of waypoints is considered, which resulted in a fuel saving with maintaining the time of arrival. The analysis is done according to the operational flight plan and actual flight data. It is aimed to apply this method to different flights with various conditions to generalize and verify the proposed tool. The fuel savings achieved by the methodology described in this paper complies with the expected outlook by SESAR (300 - 500 kg on average). The wind uncertainty affects the strategic planning of flights. This study showed the differences between forecast and actual wind information leads to having different fuel consumptions. Considering how the actual wind deviates from the planned ones, fuel savings can be achieved by the methodology described in this paper. Therefore, having access to the accurate wind information, the approach in this work can be utilized to revise the strategic fight planning. The results show that this work is more suitable for applying to the long-haul flights. This graduation thesis is composed of six chapters, each of them dealing with different aspect of satisfying the objective of the thesis. Chapter one is introductory and describes the purpose of the thesis, the relevant works that have been done before and clearly defines the contribution of this work. The literature review is divided into three subsections; wind forecast and data assimilation, trajectory optimization and dynamic cost index to give detailed information about each part of this thesis. Chapter two is dedicated to the background information needed for this work and consists of three parts. part one analyzes the impact of the wind uncertainty over the aircraft trajectory and the along-track difference is defined as the metric for this analysis. part two focuses on the fundamental background information about the cruise phase of the flight and describes in details the cruise flight formulation, which is of the interest of this work. Part three is dedicated to the fuel-efficient trajectory optimization, divided into speed and altitude optimization. The speed optimization, which is the main part of this thesis is described in details with three different methods as Maximum Range Cruise (MRC), Long Range Cruise (LRC) and Economy/Cost Index (CI). In the end, the process of the optimal altitude generation is described in details. Chapter three deals with the data resources and data parsing process for this work. The acquired flight plans from Turkish Airlines are explained in details, then the actual flight data from the aircraft Quick Access Recorder (QAR) is described. In the end, the weather forecast, NOAA GFS data, are visualized and described. Chapter four focuses on the aircraft trajectory prediction tool and defines the process step by step. Firstly, it is described why the Eurocontrol BADA 4 is chosen as the core aircraft model of this work by comparing the Eurocontrol BADA 3 and BADA 4 functions such as aerodynamics, Engine thrust and fuel consumption model. Then, the aircraft motion modeling is defined as explaining the governing equations in details followed by modeling the aircraft dynamics as a point-mass model as in BADA 4. Chapter five is concerned with the methodology used in this work. Firstly, a detailed description of the proposed work and method is defined showing the workflow of this thesis, the inputs, processes, and the desired output. Then, the first core block, which is cost index adjustment is formulated and described in details. Speed optimization is also described in details defining the aircraft performance limits and how the solution of the optimization formula for the speed scheduling the optimal solution. Afterward, nine actual flight plans are simulated with proposed methods to show the performance of the developed trajectory predictor, which is desired and acceptable. Conclusions are drawn in chapter six along with the simulation results. Firstly, it is tried to show the exact impact of the wind uncertainty, the difference between the actual wind and the forecast wind, over the trip time and trip fuel over 400 long-haul flights. Then the simulation results of utilizing HRES wind data against low-resolution one is shown and discussed followed by the description of the generation of the artificial flight plans and analysis of speed schedule. Also, the simulation results of the CI adjustment is illustrated and discussed.

Air traffic managementAir transportation
Alı Alızadeh
İstanbul Technical University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye hava alanlarının meteorolojik karakteristiklerinin çıkarılması

Hava taşımacılığı bir ülkedeki tüm sektörler ve özellikle ülke ekonomisi için itici güç niteliğindedir. Özellikle turizm sektörünün bel kemiği olan hava taşımacılığı, dünya genelinde turist sayısının % 60' ından fazlasının hava yolu ile taşınmasından dolayı büyük önem arz etmektedir. Dünyada hava yolu taşımacılığındaki büyüme trendi hızla devam etmektedir. 2006 yılından günümüze kadar yolcu trafiği hız kesmeden artmıştır. Hava koşullarına ilişkin riskler uçak emniyeti üzerinde ciddi bir olumsuz etkiye sahiptir. Son araştırmalara göre dünya çapındaki hava kazalarının % 20 ila % 30' undan hava koşulları sorumludur. Avrupa'da hava trafiği gecikmelerinin % 22' si olumsuz hava koşullarından kaynaklanmaktadır. Havacılık için tehlikeli olan çok sayıda meteorolojik risk bulunmaktadır. Bu bağlamda bu çalışmada öncelikle havacılık sektöründe risk teşkil ederek yolcuları mağdur eden ve sektördeki şirketleri zarara uğratan buzlanma, rüzgar, oraj, yağış, bulut tavanı ve görüş mesafesi gibi meteorolojik faktörler uçaklar üzerindeki etkileri, teşhis edilme şekilleri ve tahmin ile azaltma yöntemleri ile beraber ele alınmış, sonrasında MGM'den sağlanan 2010-2014 yılları arasındaki 5 yıllık dönemi kapsayan METAR, SPECI ve TAF verileri ile Türk sivil havacılığındaki özel bir havayolu şirketi tarafından sağlanan 2010-2014 yılları arasında meteorolojik sebeplerden divert eden ve iptal olan sefer verileri incelenerek Türkiye için meteorolojik faktörlerin bölgesel bazda ve havalimanı bazında nasıl bir dağılım gösterdiği ortaya konmaya çalışılmıştır. Bu çalışmada 2010-2014 yılları arasının özellikle seçilmesinin sebebi 2010 yılına girerken 50 milyon dolayında olan iç hat yolcu trafiğinin 2015 yılına girerken 100 milyona ulaşarak 2 katına ulaşması ile sektördeki çarpıcı artışa meteorolojik faktörlerin olumsuz anlamda ne şekilde etki ettiğinin ortaya konmak istenmesidir. Türkiye'de 2010 ila 2014 yılları arasında aktif durumda olan 46 havalimanı çalışma kapsamında incelenmiştir. Özel havayolu şirketinden alınan 01/01/2010-01/01/2015 arasındaki 5 yıllık meteorolojik nedenlerle iptal edilen veya divert eden sefer verileri sırasıyla incelenirken iptal edilen seferler için seferin kalkış meydanı ile varış meydanını kapsayan ve seferin kalkışından en az 3 saat öncesinin TAF tahminleri ile seferin kalkış saatine yakın METAR ve SPECI verileri ile yenilenmiş TAF tahminleri; divert eden seferler için ise seferin kalkışından en az 3 saat öncesinin TAF tahminleri ile seferin beklenen uçuş süreci boyunca mevcut olan METAR ve SPECI rasatları ile yenilenmiş olan TAF tahminleri verilerde mevcut olan yer rüzgarı, yer görüş mesafesi, halihazır hava durumu, bulut bilgileri ile hava sıcaklığı ve işba sıcaklığı grupları gibi meteorolojik kriterler ve özel havayolu şirketinin iç hat havalimanları için yararlandığı meydan yaklaşma usülleri ve yaklaşma minimum değerleri ışığında birlikte ele alınmıştır. METAR, SPECI ve TAF verileriyle eşleştirilen özel havayolu şirketi sefer verilerinin Türkiye için 5 yıllık veri setinde divert eden ve iptal olan seferlerde etkili olan 97 adet meteorolojik parametre, aylık olarak havalimanında meteorolojik parametreden kaynaklanan iptal veya divert eden sefer sayısının o ayki tüm meteorolojik parametrelerden kaynaklanan iptal veya divert eden sefer sayısına oranının alınmasıyla standartlaştırılarak havalimanlarına göre dağılımları belirlenmek üzere Küme Analizi (Cluster Analysis) yöntemi kullanılmıştır. 97 adet meteorolojik parametreye bağlı olarak havalimanları arasındaki benzerlik ilişkilerinin kurulabilmesi amacıyla IBM tarafından sağlanan SPSS Statistics 20 paket programı vasıtasıyla sırasıyla Centroid, Ward, Single Linkage (Nearest Neighbor), Complete Linkage (Furthest Neighbor), Average Linkage (Between-Groups Linkage) ve Average Linkage (Within-Groups Linkage) hiyerarşik kümeleme analiz yöntemleri uygulanmıştır. Dendogram grafikleri, Yığınsal katsayılar (Agglomerative coefficients) ve Havalimanı-Cluster sayısı noktasal diyagramları bir arada incelenmiştir. Yığınsal (agglomerative) algoritmada her bir adımda birbirine en çok benzeyen iki küme yeni bir yığın kümesi oluşturmak üzere bir araya gelip bütün nesneler tek bir kümede toplanana dek tekrarlandığından ve aşama sayısı arttıkça benzerlik azaldığından optimum küme sayıları sırasıyla Ward Metodu' nda 6 ve 8, Average Linkage yönteminde 6 ve 9 ve Complete Linkage yönteminde 6 ve 8 olarak alınmıştır. Yöntemin uygunluğu belirlenirken son olarak da Tek Yönlü ANOVA istatistiği uygulanmış ve % 95 güven aralığı içerisinde hangi yöntemde kaç kümede kaç adet anlamlı parametre dikkate alınarak kümeleme yapıldığı ortaya konmuştur. Her bir yöntemin sırayla incelenmesi sonucunda Ward's Method, Average Linkage (Within-Groups Linkage) ve Complete Linkage (Furthest Neighbor) yöntemlerinin diğerlerine göre daha kullanışlı olduğu tespit edilmiştir. Anlamlılık analizlerine göre de Complete Linkage (Furthest Neighbor) yöntemi ile Ward Metodu' nun daha çok hadiseyi ele almasının bu iki metodu öne çıkardığı söylenebilir. Benzer şekilde elde edilen Dendogramlar ve kümeleme diyagramları da bir arada düşünüldüğünde Ward Metodu ve Complete Linkage (Furthest Neighbor) yönteminin havalimanlarını coğrafi bölgelerdekine benzer şekilde kümelemesi ile daha gerçekçi sonuçlar verdiği görülmüştür. Türkiye'nin 7 coğrafi bölgesi için 01/01/2010-01/01/2015 aralığı için yapılan analizlerde 7 bölgenin Marmara bölgesi haricindeki 6 tanesinde (Ege, Akdeniz, İç Anadolu, Karadeniz, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu) sefer iptallerine ve seferlerin divert etmesine sebebiyet veren ana meteorolojik faktörün sis olduğu ortaya konmuş, sisten sonra gelen bir diğer önemli meteorolojik risk parametresinin 7 bölgenin 5 tanesinde (Marmara, İç Anadolu, Karadeniz, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu) önemli ağırlığı olan kar yağışı hadisesi olduğu görülmüştür. En dikkat çekici meteorolojik risk faktörü olan sis hadisesinin iller bazında özellikle Şanlıurfa, Hatay, Konya, Gaziantep, Batman, Diyarbakır ve Erzurum havalimanlarında daha etkili olduğu tespit edilmiştir. Yapılan bu çalışmada bölgeler bazında en ciddi meteorolojik risk faktörü durumundaki sis ve diğer önemli meteorolojik parametrelerle ilgili risklerin ortadan kaldırılabilmesi için bir takım projelerin geliştirilmesi gerekir. Özellikle sis hadiselerinin çok sık yaşandığı Hatay, Konya, Gaziantep, Batman, Diyarbakır gibi havalimanlarında İstanbul Atatürk Havalimanı ve Ankara Esenboğa Havalimanı'nda mevcut olan ILS CAT3 gibi çok düşük görüş değerlerine kadar meydana iniş yapılabilmesini sağlayan CAT3 aletli iniş sistemlerinin kurulması gibi havalimanları etrafındaki gölet gibi bataklık gibi nem kaynağı oluşturulabilecek alanların kurutulması gibi projeler çok ciddi katkı sağlayacaktır. Benzer şekilde meydana yaklaşma minimum değerinin nispeten daha yüksek olduğu Kahramanmaraş gibi Van gibi Erzincan gibi havalimanlarında seferleri ciddi anlamda etkileyen pus vb. hadiselerin önüne geçebilmek için meydan yaklaşma usüllerinin iyileştirilmesine ve geliştirilmesine yönelik projeler veya yatırımlarda bulunulması risk faktörlerini minimum düzeye indirecektir.

Hava alanlarıHava yollarıHava yolu taşımacılığı+6
Mert Uluyazı
İstanbul Technical University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sivil pilotlarda gürültü maruziyetine bağlı hiperakuzinin değerlendirilmesi

Hiperakuzi, normalde zararsız olduğu düşünülen seslerin dayanılmaz hale geldiği bir ses yüksekliği algısı bozukluğudur. Çoğunluğa kıyasla daha düşük seviyelerde seslere olumsuz tepkilerle karakterize edilmektedir. Ses kaynaklarından kaçınmak ve tıbbi yardım istemek yaygın davranışlardır. Bu durum; sosyal, mesleki ve diğer günlük aktivitelerde önemli sıkıntılara ve bozulmaya neden olabilmektedir. Hiperakuzi semptomları; rahatsız uyku, yorgunluk, olumsuz duygusal iyilik hali, anksiyete ve konsantrasyon güçlüklerini içerir. Hiperakuzinin en yaygın nedeni yüksek gürültü maruziyetidir. Mesleki ve rekreasyonel gürültüye maruz kalma ve gürültüye bağlı işitme kaybı, genellikle başlıca risk faktörleri olarak gösterilmektedir. Gürültü, "istenmeyen ses" olarak tanımlanmaktadır. Gürültüyle birlikte kontrol eksikliği, iyi bilinen iki stres etkenidir. Çevresel gürültü sağlıklı yetişkinler arasında bile dikkat dağıtıcıdır, zihinsel iş yükünü arttırır ve mevcut bilişsel kaynakları ele geçirerek görev performansını düşürür. Bu nedenle, hiperakuzili kişilerin yüksek stres yaşaması muhtemeldir. Havacılıkta çalışma ortamı oldukça gürültülüdür. Özellikle pilotlar, bu gürültüye en çok maruz kalan gruplar içindedir. İşitme bütünlüğü, birçok profesyonel faaliyetin performansı için kritiktir ve havacılık faaliyetleri için daha da önemlidir çünkü algılama hataları havacılık kazalarına neden olabilir. Bu sebeple pilotlarda işitme eşikleri normal sınırlarda olsa bile, işitme sağlığını farklı başlıklar altında araştırmak oldukça önemlidir. Bu çalışmada, sivil havacılıkta pervaneli uçak ve ticari jet uçakları ile uçan, 18-69 yaş arasındaki öğrenci pilotlara, yardımcı pilotlara ve kaptan pilotlara Khalfa Hiperakuzi Ölçeği uygulanarak; cinsiyet, yaş, toplam uçuş saati ve varsa önceki meslek gibi faktörler göz önüne alınarak, sivil pilotlarda hiperakuzi şikayetleri değerlendirilmiştir. Çalışmaya farklı havayolu şirketlerinde görev yapan 174 (9 kadın, 165 erkek) sivil pilot katılmıştır. Çalışmaya katılan pilotlara, Khalfa Hiperakuzi Ölçeği bir çevrimiçi anket platformundan ulaştırılmış ve yanıtlar aynı kanaldan toplanmıştır. Sonuçlar değerlendirildiğinde, pilotlarda uçuş ve görev saati arttıkça hiperakuzi şikayetlerinin arttığı görülmüştür (p<0,05). Ayrıca, geçmişte askeri uçuş deneyimi olan pilotların, anlamlı bir farklılık ile daha yüksek ölçek skorlarına sahip olduğu bulunmuştur (p<0,05). Geçmişteki işitme sorunları ile ölçek skorları arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır. Sonuç olarak; pilotlarda uçuş süresi arttıkça hiperakuzi şikayetlerinin arttığı ortaya konulmuştur.

Endüstriyel gürültüGürültü-meslekiHava yolları+7
Bilge Nasiboğlu
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Havacılıkta emniyet yönetim sistemi

Hava ulaştırma sistemleri içerisinde değişmeyen en önemli kural emniyettir. Havacılıkta emniyet anlayışında yaşanan zorunlu değişimler sonucunda emniyetin bir sistem olarak yönetilmeye başlanması ve organizasyonda her alanı kapsayan bir emniyet anlayışına sahip olunması gerekmektedir. Her geçen gün havayolu taşımacılığının emniyet performansını istenilen seviyede artırmak ve emniyetin mutlak suretle kabul edilebilir seviyelerde muhafaza edilmesini sağlamak açısından tüm paydaşlar tarafından uygulanmasının zorunluluğu olarak ifade edilmektedir. Yapılan bu tez çalışmasında, emniyet ve emniyet yönetimi kavramları belirtilerek emniyetin sağlanması için kurulacak bir emniyet yönetim sisteminin ayrıntıları açıklanmıştır. Bu çalışmada yer alan her bir emniyet yönetim sistemi bileşeni, emniyet performansa dayalı veriler kullanarak arttırmaya ve emniyetin devamlılığının sağlanması açısından oldukça önemlidir. Operasyonel personelin son emniyet bariyeri olduğu hava taşımacılık sisteminde özellikle proaktif emniyet yaklaşımın benimsenmesi ve görevlerin icra edilmesinde bu yaklaşımı etkin bir şeklide kullanmaları gerekliliği üzerinde durulmuştur. Proaktif emniyet yaklaşımı dünya havacılık otoriteleri tarafından uygulanması istenilen bir gerekliliktir. Geçmişten günümüze kadar geçen sürede öncelikle yetersiz teknik altyapı ile üretilmiş olan hava araçaları, sonrasında eğitim anlamında oldukça eksik olan kokpit ekibi ve son olarakta organizasyon kaynaklı kazaların hava ulaştırma sistemini ve bu taşıma türünün güvenirliliğinin sorgulanmasına sebep olmuşlardır. Diğer taşımacılık türlerine göre halen en yüksek emniyet seviyesine sahip olan hava taşımacılığı sistemi etkin bir emniyet yönetim sistemi uygulayarak ancak istenilen seviyede uçuşları mümkün kılabilecektir. Hava ulaştırma sistemi içerisindeki operasyonel personellerden olan pilotların hava araçlarını kullanırken yazılı kurallara riayet etmeleri ve proaktif bir emniyet yaklaşımıyla görevlerini icra etmeleri oldukça önemlidir.

EmniyetEmniyetli yönetimHava aracı+5
Hakan Uçar
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

COVID-19 pandemisinin hava kargo taşımacılığına etkilerinin analizi ve değerlendirmesi

Bu çalışmada COVID-19 pandemisinin hava kargo pazarı üzerindeki etkisi incelenmekte ve söz konusu etkinin hava kargo piyasasını ve hava kargo işletmelerini nasıl etkilediği ele alınmaktadır. Bu kapsamda COVID-19 pandemisinin etkisini gösterdiği Mart 2020 itibarıyla hava kargo pazarının ve işletmelerinin COVID-19'dan nasıl etkilendiği, dünya genelinde yük ton kilometre (FTK), kargo ton kilometre (CTK), mevcut kargo ton kilometre (ACTK) ve yük faktörü (LF) verileri üzerinden analiz edilmektedir. Türkiye genelindeki etkisi ise Türk Hava Yolları (THY) ve Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) verileri üzerinden incelenmiştir. Çalışma dünyada ve Türkiye'de COVID-19'un hava kargo piyasası üzerindeki olumsuz ve olumlu etkileri ele alınmış, COVID-19 sonrası piyasanın ne tür bir gelişim seyredeceği tartışılmıştır.

COVID 19Hava yollarıHava yolu taşımacılığı+4
Yasin Ata
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Havacılıkta insan faktörünün uçak kazalarına etkisinin incelenmesi: Tenerife uçak kazası örneği

İnsanın doğası gereği birtakım sınırlara sahiptir. Performans ve limitleri belirleyen bu sınırlar, aynı zamanda insanları hata yapmaya açık hale getirmektedir. Geçmişten günümüze kadar yapılan birçok akademik çalışmanın sonucuna göre, hava aracı kazaları insan hatalarından kaynaklanmaktadır. İnsan hatalarının en aza indirilmesi, insanların bu limitlerini kontrol edebilecek bilincin saptanması özellikle havacılık sektörü için önem taşımaktadır. Çünkü insan, emniyet ve güvenliği sağlamanın ön planda olduğu havacılık sektörünün olmazsa olmazıdır. Havacılıkta İnsan Faktörleri konusu havacılık sektörünün ortak bir paydası haline gelmiştir. Merkezinde insanı barındıran havacılık sektörü için insanlar tarafından yapılan hatalar da engellenemez bir boyut kazanmıştır. Havacılık sektöründe son derece etkin bir role sahip olan insan faktörünün beraberinde getirdiği hatalar birçok hava aracı kazasına sebep olmuştur. Bu çalışmada, uçak kazalarının sebeplerinin saptanabilmesi için havacılıkta insan faktörü konusu araştırılmıştır. Havacılıkta insan faktörünün gelişimi ve öneminin açıklandığı birinci bölümün ardından, insan faktörlerinin temel kavramları detaylı bir biçimde açıklanmıştır. İnsanları hata yapmaya açık hale getiren ve performansı düşüren on iki faktör şunlardır; iletişim eksikliği, kendine güvenme, bilgi eksikliği, zihin dağılması, ekip çalışmasında eksiklik, yorgunluk, kaynak eksikliği, baskı, özgüven eksikliği, stres, farkındalık eksikliği, normlar. Bu faktörler çerçevesinde İsviçre Peyniri Modeli üzerinden Tenerife Uçak Kazası analizi yapılmıştır. Araştırma için verilerin toplanması ve analiz edilmesi sürecinde nitel araştırma deseni tercih edilmiştir. Verilerin toplanması için, görüşme ve yazılı doküman ve belgelerin analizi yöntemleri kullanılmıştır. Analiz sonuçlarına istinaden yorumlara yer verilerek çalışma tamamlanmıştır.

Ekip kaynak yönetimiHava aracıHava yolu taşımacılığı+7
Şebnem Tamer
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Pilotların ekip kaynak yönetimi becerilerinin ticari uçak kazalarına etkileri

Teknolojik gelişmeler, sivil havacılık alanında yeni tip uçaklar, yeni donanımlar ve yeni navigasyon türleri gibi farklı şekillerde kendini göstermektedir. Bu gelişmelerin ışığında giderek mükemmelleşen teknoloji karşısında insan-makine etkileşiminin artmasıyla birlikte insan hataları daha çok farkedilmeye başlanmıştır. Bu hatalara sebep olan insan psikolojisini ve limitlerini anlamak; mümkün olduğunca bu hataları azaltabilmek için insan faktörleri ve psikoloji bilimleri birçok araştırma yaparak sivil havacılıkta ekip kaynak yönetimi sisteminin kullanılmasının gerekliliğini ortaya çıkartmış ve günümüze kadar sürekli olarak geliştirmiştir. Ekip kaynak yönetimi, ortak bir amaç için bir araya gelmiş bireylerin sosyal, bilişsel ve fizyolojik yetilerini yönetmesini sağlayarak yüksek performanslı ekip çalışmasını sağlayan bir sistemdir. Bu sistem uçuşun başında yapılan brifing aşamasından uçuşun sonundaki debrfinge e kadar kabin, kokpit, yer personeli, ve hava trafik kontrolorü gibi birçok farklı birimin emniyetli bir uçuş ortamı oluşturmak için birlikte uyum içinde çalışmalarını hedeflemektedir. Bu tezde, uygulanan anket aracılığıyla toplanan verilerle, pilotların ekip kaynak yönetimi eğitimlerine bakış açıları ölçülürken; yapılan kaza incelemeriyle de pilotların ekip kaynak yönetimi becerilerinin uçuş emniyetine etkilerinin değerlendirilmesiyle karma bir yöntem kullanılmıştır. Bu kapsamda, birinci bölümde ekip kaynak yönetiminin tanımı yapılmış, tarihsel gelişimi ve havacılıkta ekip işleyişi incelenmiştir. İkinci bölümde ekip kaynak yönetiminin bileşenleri detaylı bir şekilde açıklanmıştır. Üçüncü bölüm, ekip kaynak yönetimi eğitimleri ve pilotların ekip kaynak yönetimi becerileri üzerinden değerlendirme sistemlerine odaklanılmıştır. Dördüncü bölümde ekip kaynak yönetimi ve ticari uçak kazaları arasındaki ilişkilere değinilmiş, yıllara göre gerçekleşen kazaların oranları belirtilmiştir. Yine bu bölümde ekip kaynak yönetiminin ticari uçak kazalarına etkilerini araştırmak için iki farklı kaza; aynı zamanda ekip kaynak yönetiminin bireysel bir unsuru olan tehdit ve hata yönetimi modeli üzerinden derinlemesine incelenmiştir. Ayrıca beşinci bölüm, pilotların ekip kaynak yönetimi eğitimlerine bakış açısını ölçmek için anket yöntemiyle toplanan verilerin analizini içermektedir.

Ekip kaynak yönetimiHava yolu taşımacılığıHava yolu ulaşımı+5
Pelin Kaçar
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Uçuş adetleri ve kişi başına milli gelir arasında nedensellik ilişkisi sınaması: G7 ülkeleri örneği

Bu çalışmanın amacı, hava taşımacılığının G7 ülkelerinin makroekonomisi üzerindeki etkisini araştırmaktır. Uzak mesafelere seyahat edebilmek için genellikle havayolu tercih edilmektedir. Uzak mesafeler için havayolu tercih edilme sebepleri arasında öncelikle seyahat süresinin kısa sürmesidir. Diğer sebep ise varış noktasına en hızlı şekilde ulaşım sağlandığı için zamandan tasarruf edilmesidir. Aynı zamanda kara ve deniz yolu seyahatlerine göre daha konforludur. Güvenlik açısından ise kaza oranlarına bakıldığında havayolu seyahatlerinin karayolu seyahatlerinden daha güvenli olduğu bilinmektedir. İçinde bulunduğumuz rekabet ortamında havayolları rakiplere karşı üstünlük sağlamak için bu faktörlere yeni, çekici faktörler eklemeleri beklenmektedir. Havacılık sektörü, hizmet sektörünün önemli kollarından biridir. Buna göre hem ulusal hem de uluslararası düzeyde öneminden söz edilebilir. Hava yolculuğu bir zamanlar lüks bir ürün olarak görülmekteydi ve yüksek maliyeti nedeniyle nispeten daha az insan tarafından tercih edilmekteydi. Son yıllarda uçak bileti fiyatlarının düşmesiyle birlikte hava taşımacılığına olan talep ciddi bir artış göstermiştir. Hava taşımacılığına ilişkin yeni düzenlemelerle, hizmet veren firma sayısı da artmıştır. Uçuş Adetleri ve Kişi Başına Milli Gelir Arasında Nedensellik İlişkisi Sınaması; G7 Ülkeleri Örneği konulu bu tezde 1970-2020 döneminde seçilen G7 ülkelerinde hava taşımacılığının makroekonomik etkisi incelenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre bu ülkelerin dünya ekonomisinde önemli bir payı olduğu tespit edilmiştir.

G-7 ülkeleriGayri safi milli hasılaGayri safi yurtiçi hasıla+6
Deniz İnci
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'de hava sahasının esnek yönetilmesi ve ekonomik,kapasite, çevresel kazanımları

Bu çalışma, Türkiye'de gerçekleştirilen uçuşların ihtiyaçlarına karşılık verebilmek için gereksiz zaman kayıplarının önüne geçen bir uygulama ile kullanıcılarının yakıt ve maliyet tasarrufuna, çevresel zararların azaltılmasına ve verimsiz hava sahası kullanımının önüne geçilmesine yönelik düşünceden yola çıkarak gerçekleştirilmiştir.

Ekonomik katma değerEkonomik performansEsnek yönetim+7
Ali Altınok
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Havayolu şirketlerine ait yolcu yorumlarının incelenmesi: Dünyadan ve Türkiye'den örnekler

Havacılık, hizmetin birinci planda olduğu ve taşımacılık anlamında teknolojiyle iç içe olan sektörlerden biridir. Verilen hizmetlerin kalitesi yolcuların izlenimlerine etki etmektedir. Bu aşamada yolcuların havayolu şirketlerine ait yorumlarının incelenmesi, havayolu şirketlerinin yolculara sundukları seyahat deneyimlerini iyileştirmeleri için fırsat niteliğindedir. Seyahat platformları üzerinden yolcuların deneyimlerini halka açık bir şekilde yorumlaması, havayolu şirketleri ve havayolunun diğer yolcularına tesir etmektedir. Yolcuların memnuniyet düzeylerinin ölçülmesi, nelerden memnun olup olmadıklarının veya neleri isteyip istemediklerinin anlaşılması, yolculara çok daha tatmin edici bir uçuş deneyimi yaşatmayı mümkün hale getirebilecektir. Bu çalışmada için üç farklı bölge merkezli, üç farklı havayolu şirketine ait yolcu yorumları, popüler seyahat platformlarından biri olarak nitelendirilebilecek Tripadvisor seyahat platformu üzerinden hem içerik analizi hem de istatistik analiz yöntemleriyle incelenerek literatüre katkıda bulunulmuştur. İncelenecek havayolu şirketlerinin belirlenmesi amacıyla Brand Finance Global 500 2021 ve Brand Finance Turkey 100 2021 listelerinden yararlanılmıştır. Çalışmada, Tripadvisor seyahat platformu kullanılarak Delta Hava Yolları, Emirates Hava Yolları ve Türk Hava Yolları şirketlerine ait yolcu yorumlarının belirli kategoriler açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Elde edilen sonuçlara göre Emirates havayollarının incelenen tüm kategorilerde yolcu yorumları açısından çalışma kapsamındaki diğer havayolu şirketlerine nazaran daha başarılı bir şirket olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca yolcuların puan verdiği kategorilerin kendi aralarında pozitif ve anlamlı ilişkiler olduğu görülmüştür.

Dijital platformlarHava yollarıHava yolu işletmeleri+6
Nurbanu Kaya
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Uygulanan ambargoların İran havacılık kazalarıyla ilişkisi

1980 yılında İran'a yönelik başlatılan yaptırımlar, zaman içerisinde sivil havacılık sektörünü de önemli ölçüde etkilemeye başlamıştır. Yaptırımlar, %10'dan fazla Amerikan teknolojisine sahip uçakların satın alınmasını engellemek için konulmuştur. Yaptırımlar, bu türden uçakların ticaretinin yapılmasını ABD Hazine Bakanlığı'nın iznine bağlamıştır. Bu kurala uymayan aracı şirketler de ABD yaptırımlarına tabi olma riskiyle karşı karşıya kalmaktadır. Bu çalışma, İran'a uygulanan ambargoların kazalara etkisini araştırmak üzere tasarlanmıştır. Çalışmada Uluslararası Sivil Havacılık Örgütünün (ICAO) son yedi yıllık verileri kullanılarak İran, benzeri sayıda uçuş sayısına sahip 3 bölge ülkesi (Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri, Mısır) ve uzak doğudan bir ülke (Tayland) ile kıyaslanmış ve aralarındaki farkın istatistiki olarak ne derece anlamlı olduğu test edilmiştir. Sonuçlar göstermektedir ki İran'daki kaza oranları, karşılaştırılan dört ülkeden de fazladır ve bu fark istatistiksel olarak anlamlıdır. Diğer ülkeler de karşılıklı olarak birbirleriyle karşılaştırılmış ve bu karşılaştırma sonucunda farkın istatistiksel düzeyde anlamlı olmadığı, sadece İran ile aralarındaki farkın anlamlı olduğu tespit edilmiştir. Bu durum da İran'da meydana gelen hava araçlarının karıştığı kazalarla uygulanan ambargoların birbiriyle ilişkili olabileceğini göstermektedir. Bu durum sadece İran ve İran vatandaşlarını değil, tüm dünyayı ilgilendirmektedir. Elde edilen veriler bakımından böyle bir çalışmanın ilk olması, alan adına önemli olduğu düşünülmektedir.

AmbargoHava yolu taşımacılığıHava yolu ulaşımı+7
Maryam Shahamat
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00

İlgili konular