Religious teaching

65 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Türkiye'deki Hıristiyan misyonerliğinde Cyrus Hamlin'in yeri

Günümüzde yaklaşık 2 milyar mensubuyla Hıristiyanlık, küresel erişimini başlangıcından itibaren yürüttüğü kapsamlı misyonerlik faaliyetlerine borçludur. Hem Mesihçi Hıristiyanlık anlayışının hem de erken dönem misyonerlik çalışmalarının mimarı olarak kabul edilen Pavlus, ilk yayılışı şekillendiren kilit seyahatler gerçekleştirmiştir. Pavlus dönemini takiben, Roma İmparatorluğu Hıristiyanlığı benimseyerek onu salt bir dinden güç ve kontrol aracı hâline getirmiştir. Bu değişim, Hıristiyanlık içindeki iktidar mücadeleleri ve İslam'ın ortaya çıkışının ardından İslam uluslarına karşı yürütülen çatışmalarla birleşince, misyonların doğasını daha da değiştirmiştir. Nihayetinde, misyonerlik faaliyetleri dini yayma amacının ötesine geçerek sömürgecilik faaliyetlerini kolaylaştıran bir araca dönüşmüş, bu gelişme özellikle Haçlı Seferleri sonrası dönemde belirginleşmiştir. 19. yüzyıl, Hıristiyan misyonerlik çabaları için bir zirve noktası olmuş; bu dönemde Osmanlı Devleti, hem dini hem de jeopolitik önemi nedeniyle "Asya'nın anahtarı" olarak görülmüş ve yoğun misyonerlik faaliyetlerinin başlıca hedefi hâline gelmiştir. Cyrus Hamlin, söz konusu dönemde Amerikalı bir misyoner olarak İstanbul'a gelmiştir. Hamlin'in yaşam öyküsü ve girişimleri, Hıristiyanlığın tarihsel etkisinin ardındaki itici güçlere dair önemli bilgiler sunmaktadır. Bir eğitimci misyoner olarak çalışan Hamlin, çabalarıyla Amerikan Board'un eğitim misyonlarına yaklaşımını önemli ölçüde değiştirmiş ve geç dönem Osmanlı Devleti ile yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti'ni etkileyen önemli eğitim kurumlarının temelini atmıştır. Anahtar Kelimeler: Misyonerlik, Pavlus, Ermeniler, Cyrus Hamlin, Robert Kolej.

DinDin görevlileriDin öğretimi+4
Merve Şahbaz
Süleyman Demirel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim öğrencilerinin din kültürü ve ahlak bilgisi dersine yönelik tutumları (Muğla ili örneği)

ÖZET Bu araştırmanın temel amacı, ilköğretim öğrencilerinin Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersine yönelik tutumlarını Muğla ili örneklemi üzerinden incelemektir. Bu amaç kapsamında cinsiyet, sınıf düzeyi, annenin DKAB dersinin gerekliliğine inanma durumu, babanın DKAB dersinin gerekliliğine inanma durumu, anne eğitim durumu, baba eğitim durumu, yaşanılan ilçe ve bu ilçenin sahil ilçe-iç bölge ilçesi olma durumu kapsamında öğrenci tutumları mukayese edilmiştir. Bu doğrultuda, araştırmanın tarama modelinde yürütülmesine karar verilmiştir. Araştırma verilerinin toplanmasında araştırmacının geliştirdiği Kişisel Bilgi Formu ile Özdemir ve Çelik (2017)'in geliştirdiği DKAB Dersi Tutum Ölçeği kullanılmıştır. Bu süreçte elde edilen verilerin analizinde bağımsız gruplar t testi ve ANOVA analizleri kullanılmıştır. Araştırma sonunda, ilköğretim öğrencilerinin DKAB dersine yönelik tutum düzeylerinde cinsiyet, baba eğitim durumu ve öğrenim görülen ilçenin sahil ilçe-iç bölge ilçesi olma durumuna göre anlamlı sonuçlar elde edilememiştir. Ancak sınıf düzeyine göre 5. sınıf öğrencilerinin puanı 7 ve 8. sınıf öğrencilerinden anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur. Ayrıca, annesi DKAB dersinin gerekliliğine inanan öğrencilerinin puanı annesi inanmayan ve kararsız olan öğrencilerinden anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur. Ek olarak, babası DKAB dersinin gerekliliğine inanan öğrencilerinin puanı babası inanmayan ve kararsız olan öğrencilerinden anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur. Buna ilaveten, toplam puan ile ilgi ve güven boyutlarında annesi ilkokul ve ortaokul mezunu öğrencilerinin puanı annesi okuma yazma bilmeyen öğrencilerinden anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur. Son olarak, Kavaklıdere'de öğrenim gören öğrencilerinin puanı Yatağan'da öğrenim gören öğrencilerinden anlamlı düzeyde yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Din eğitimiDin kültürüDin kültürü ve ahlak bilgisi dersi+3
Kamil Göksal
Süleyman Demirel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Dini ve ahlaki gelişim açısından Diyanet 4-6 yaş Kur'ân kursları Osmaniye il merkezi örneği

Çocukların gelişiminde ilk altı yıl kritik bir dönemdir. Araştırmalar, 3-6 yaş aralığında çocukların fiziksel, bilişsel, dil, sosyal, duygusal ve ahlâkî gelişimlerinin büyük bölümünü tamamladığını göstermektedir. Bu dönemde aile, çevre ve öğretmenler çocuk için rol model niteliğindedir. Çocuğun enerjisini oyuna yönlendirmesi, öğrenme sürecini destekleyen en etkili yoldur. Ayrıca soyut kavramların somut örneklerle öğretilmesi, öğrenmenin kalıcılığını artırır. Dolayısıyla, okul öncesi eğitim kurumları yalnızca bilişsel ve sosyal becerilerin değil, aynı zamanda dinî ve ahlâkî değerlerin kazandırılması açısından da önemli bir öğrenme ortamı sunmaktadır. 2012 yılında yapılan yasal düzenlemeyle çocukların Kur'ân öğrenmelerinin önündeki engeller kaldırılmış, 2013 itibarıyla Diyanet İşleri Başkanlığı 4-6 yaş Kur'ân kurslarını hayata geçirmiştir. Bu kursların temel amacı, çocuklara oyun ve etkinlik temelli bir yaklaşımla dinî kavram, değer ve davranışları tanıtmak ve farkındalık oluşturmaktır. Programda değerler eğitimi ağırlıklı olmakla birlikte, çocukların yaş gelişimlerine uygun materyaller ve yöntemler kullanılmaktadır. Araştırmanın yapıldığı Osmaniye ili, farklı bölgelerden aldığı göçlerle kültürel bir mozaik oluşturmakta; İl Müftülüğü tarafından 4-6 yaş Kur'ân kurslarının şehrin çeşitli bölgelerinde erişilebilir kılınması sağlanmaktadır. Bu bağlamda araştırma, söz konusu kursların çocukların dinî ve ahlaki gelişimlerine katkısını, öğretici ve veli görüşleri doğrultusunda değerlendirmeyi amaçlamaktadır.

Din eğitimiDin eğitimi kurumlarıDin görevlileri+7
Aslıhan Yalman
Süleyman Demirel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

İbrahim Arvas'ın din eğitimine katkıları

Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren eğitim politikalarında din eğitimi giderek sınırlandırılmıştır. Dünyadaki gelişmelere paralel olarak ülkemizde de İkinci Dünya Savaşı sonrasında yaşanan demokratik gelişmeler, din ve vicdan hürriyeti ile birlikte din eğitiminin de yaygınlaştırılmasına yönelik çabaları artırmıştır. Uzun yıllar bürokraside önemli görevler üstlenmiş ve yedi dönem milletvekilliği yapmış İbrahim Arvas, din eğitiminin yeniden yaygınlaştırılması ve kurumsallaştırılmasını sağlamaya dönük çabaları ile müstesna bir siyasetçi, münevver ve aksiyon insanı olarak tarihte yerini almıştır. CHP milletvekili olarak Arvas'ın gerek partisinde, gerekse TBMM'de etkili bir mücadele verdiği bilinmektedir. Diyanet İşleri Başkanlığınca imam, hatip ve vaiz okullarının açılması ve üniversitelerde İlahiyat Fakültesi kurulmasıyla ilgili mecliste ilk teklifi veren ve bu teklifi kanunlaşan Arvas'ın din eğitimi ve öğretimi alanındaki gelişmelerde büyük payı olmuştur. Milletvekilliğinin sona erdiği 1950 sonrasında çeşitli dergi ve gazetelerde yazdığı yazılar, yayımladığı hatıratı ve diğer faaliyetleri ile de din eğitiminin gündemde kalması ve sürekli geliştirilmesine önemli katkılar sağlamıştır. Arvas'ın din eğitiminin gelişmesi ve kurumsallaşmasına katkılarını inceleyerek, bu amaçla yürüttüğü faaliyetleri, mücadeleleri ve sonuçlarını ortaya koymayı amaçlayan bu araştırmada, dokümantasyon yöntemi uygulanarak literatür ve birincil kaynak taraması kullanılmıştır. Ayrıca konuyla alakalı arşiv vesikaları, gazeteler, dergiler ve ilgili literatür çalışmalarından yararlanılmıştır. Türk eğitim sisteminin önemli bir parçası olan din eğitiminin Cumhuriyet'in ilk dönemlerinden itibaren geçirdiği değişimi de ele alan bu çalışma, bu alandaki tarihsel gelişmenin günümüze ve geleceğe dair yansımalarına da ışık tutmaktadır. Anahtar Kelimeler: Din Eğitimi, İbrahim Arvas, İmam Hatip Okulları, Din Öğretimi, Cumhuriyet Dönemi

Arvas, İbrahimCumhuriyet DönemiDin eğitimi+3
Yasemin Yaşa
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Din öğretiminde ters yüz sınıf modelinin uygulanması (Kur'ân-ı Kerim dersi örneği)

Bu araştırmanın amacı, Kur'an-ı Kerim dersinde Ters Yüz Sınıf Modelinin öğrencilerin akademik başarıları üzerindeki etkisini incelemek ve modelin uygulama süreci ile ilgili veli görüşleri ile öğrenci görüşlerini belirlemektir. Araştırma 2021-2022 eğitim öğretim yılında Batman ilinde bulunan bir proje okulu olan TP Fatıma Zehra Kız Anadolu İmam Hatip Lisesinde 5. sınıfta öğrenim gören 59 ortaokul öğrencisi ile yapılmıştır. Araştırmada bağımsız değişken; Ters Yüz Sınıf Modeli, bağımlı değişkenler ise; akademik başarı, öğrenci görüşleri ve veli görüşleridir. Rastgele seçilen sınıflardan deney grubunda (30 öğrenci) Ters Yüz Sınıf Modeli ile dersler yürütülürken, kontrol grubunda (29 öğrenci) ise geleneksel model kullanılmıştır. Araştırmanın uygulaması 2 hafta pilot uygulama 7 hafta asıl uygulama olmak üzere toplam 9 hafta sürmüştür. Çalışmada ön test ve son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Uygulamanın sonunda deney grubundaki öğrenciler ile uygulama sürecine yönelik iki ayrı odak grup görüşmesi yapılmıştır. Veliler ile uygulama süreci ile ilgili bireysel görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Araştırma sürecinde nitel ve nicel veri toplama yöntemleri bir arada kullanılmıştır. Nicel veriler SPSS 25.0 paket programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Verilerin istatistiksel analizi için bağımlı ve bağımsız grup t-testi ile ANCOVA kullanılmıştır. Ters Yüz Sınıf Modelinin uygulanması ile ilgili velilerin ve öğrencilerin uygulamaya ilişkin görüşleri alınarak içerik analizi yapılmıştır. Araştırmanın sonucunda elde edilen nicel verilere göre; Ters Yüz Sınıf Modeli ile öğrenim gören öğrencilerin akademik başarısı, geleneksel modele göre öğrenim gören öğrencilere göre anlamlı düzeyde artmıştır. Nitel veriler için yapılan içerik analizi sonucunda öğrencilerin ve velilerin genel olarak Ters Yüz Sınıf Modeli uygulamasına yönelik olumlu görüş belirttikleri görülmüştür.

Akademik başarıDinDin eğitimi+4
Hicran Güler
Şırnak University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Din derslerinin beliren yetişkinlik dönemindeki rolü: Batman ili örneği

Beliren yetişkinlik dönemi, bireylerin kimlik gelişimi, inanç ve değerlerin şekillenmesi açısından kritik bir evre olarak kabul edilmektedir. Bu nedenle, bu dönemde verilecek eğitim faaliyetleri, bireylerin dini ve manevi gelişimlerini desteklemek açısından büyük önem taşımaktadır. Bu çalışma, beliren yetişkinlik dönemindeki bireylerin örgün eğitimden aldıkları din eğitimi faaliyetlerinin değerlendirilmesini amaçlamaktadır. Çalışma, din derslerinin beliren yetişkinlerin din algısı, ahlaki gelişim, kişisel inançlar ve diğer dinlere saygı gibi çeşitli boyutlar üzerindeki etkilerini incelemiştir. Nitel araştırma yöntemi kullanılan bu çalışmada, Batman ilinde eğitim görmüş ve din dersleri almış, 18-29 yaş aralığındaki 15 kadın ve 15 erkek olmak üzere toplam 30 beliren yetişkin ile yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Elde edilen veriler, MAXQDA yazılımı kullanılarak betimsel içerik analizi yöntemiyle analiz edilmiştir. Araştırma bulguları, beliren yetişkinlerin din algılarının şekillenmesinde aile, okul, çevre, ibadethaneler ve kişisel araştırmalarının önemli rol oynadığını göstermektedir. Din eğitiminin, ahlaki gelişim, kişisel inançların güçlenmesi, empati ve hoşgörü gibi sosyal ve duygusal yetenekler üzerinde olumlu etkileri olduğu tespit edilmiştir. Ancak, müfredatın yetersizliği ve ezbere dayalı eğitimin olumsuz etkileri de eleştirilmiştir. Bazı katılımcılar, daha kapsamlı bir din eğitimi talep etmektedirler. Söz konusu bulgular, din eğitiminin içeriğinin ve yöntemlerinin gözden geçirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Araştırma sonuçları, beliren yetişkinlik döneminin karakteristik özellikleriyle uyum göstermektedir. Kimlik arayışı, kendine odaklanma, istikrarsızlık, sonsuz olanaklar ve arada kalmışlık hissi gibi bu döneme özgü özellikler, katılımcıların din eğitimi deneyimlerinde belirgin bir şekilde gözlemlenmiştir. Mevcut çalışma, beliren yetişkinlik dönemindeki din ve inanç dinamiklerine odaklanarak, eğitim politikaları, gençlik programları ve dini rehberlik hizmetlerinin geliştirilmesine yönelik önemli çıkarımlar sunmaktadır. Çalışma, mevcut din eğitimi programlarının bireylerin ihtiyaçlarını ne derece karşıladığını değerlendirmekte ve bu programların geliştirilmesi için öneriler sunmaktadır. Bu tez, beliren yetişkinlik dönemindeki bireylerin din eğitimi deneyimlerini çözümlemeye yönelik önemli bir adım olarak alandaki literatüre ve toplumsal anlayışa katkı sunmayı amaçlamaktadır.

Din eğitimiDin kültürü ve ahlak bilgisi dersiDin öğretimi
Büşra Muratoğlu
Şırnak University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Din öğretiminde ana dilinden yararlanma örneği: Satıraltı Kur'an tercümesi (389b-430a)

Türklerin İslamiyet'i kabul edilmesiyle birlikte Kur'an-ı Kerim yüzyıllar boyunca insanlara yol gösterici, ışık tutan ilahi bir kitap olmuştur. Uzun yıllar boyunca da bu kitabı anlamak, yorumlamak ve uygulamak üzere tercümeler yapılmıştır. Karahanlı döneminde başlayan ilk Türkçe tercümeler Doğu ve Batı Türkçelerinde de devam etmiştir. İlk tercümeler satır-altı olarak yani kelimesi kelimesine aktarılarak yapılmıştır. Çalışmamıza konu olan bu eser de Eski Anadolu Türkçesi ile satır-altı olarak kaleme alınmıştır. Eser Koyunoğlu Şehir Müzesi ve Kütüphanesi Yazmalar Koleksiyonu 11681 arşiv numarasına kayıtlı olan Kur'an'ı Kerim Tercümesidir. Eserin 389A-430B aralığındaki varakların çeviri yazısı yapılmıştır. Kehf Suresi 93. ayet ile başlamış, Meryem, Taha, Enbiya, Hac, Muminun, Nur, Furkan, Şuara suresi 173. ayet ile son bulmuştur. Daha sonra metin üzerinde "Günümüzde Kullanılmayan Dinî Terimler" üzerine incelemesi gerçekleştirilmiştir. Çalışmamıza konu olan eserin çeviri yazısı gerçekleştirilirken her satır görsellerle desteklenmiştir. Arapça, Türkçe ve satır-altı tercüme olmak üzere üç şekilde gösterimi sağlanmıştır. Metin yer yer harekeli bir metindir. Metin üzerinde gerçekleştirilen dinî terimler incelemesinde ise her terimin Türkçe karşılığı verilmiş ve metin içerisinden örneklerle desteklenmiştir. Çalışmamız 5 bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde Kur'an Tercümeleri ve Kur'an tercümelerinin tarihçesi hakkında genel hatlarıyla bilgi verilmiştir. Alt başlıklar halinde araştırmanın amacı, önemi ve sınırlılıklarından bahsedilmiştir. İkinci bölümde konu ile alakalı araştırmaların yer aldığı "İlgili Araştırmalar" bölümü yer almaktır. Üçüncü bölümde araştırmamızı gerçekleştirirken uyguladığımız yöntemlerden detaylı bir şekilde bahsedilmiş; dördüncü bölüm olan "Bulgular" kısmında ise çalışma boyunca elde ettiğimiz verilere yer verilmiştir. Son olarak çalışmadan elde ettiğimiz verilerin değerlenmesinin yer aldığı "Tartışma,Sonuç ve Öneriler" bölümü ile çalışmamızı sonlandırdık.

Din eğitimiDin öğretimiEski Anadolu Türkçesi+3
Özgül Üçler
Necmettin Erbakan University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Eski Anadolu Türkçesinde çeviri yöntemi ile din dili öğretimi: Satır altı Kur'an tercümesi örneği (100b-150a)

Kur'an'ın başka dillere çevrilmesi İslâmiyet'in ilk yıllarında başlamıştır. Türklerin 10. yüzyılda İslâm dinini toplu bir hâlde kabul etmeleri sebebiyle bu yeni dinin kurallarını kendi dilleriyle öğrenme ihtiyacı Kur'an çevirilerini karşımıza çıkarır. Kur'an, farklı dönemlerde ve farklı sahalarda birçok kez Türkçeye çevrilmiştir. Özellikle Anadolu coğrafyasında yapılmış tercümelere sıkça rastlanır. Tercümeler birbirine benzer görünse de imlâ, ses, şekil ve sözcük dağarcığı gibi yönlerden farklılıklar göstermektedir. Bu sebeple ulaşılabilen her Kur'an tercümesi üzerinde akademik çalışmalar yapmak Türk diline kaynak oluşturması açısından gereklidir. Çalışmamızda Eski Anadolu Türkçesi dönemine ait Konya Koyunoğlu Şehir Müzesi ve Kütüphanesi Yazmalar Koleksiyonu 11681 arşiv numarasına kayıtlı olan Kur'an-ı Kerim Tercümesinin 100b -150a varaklarını içeren metin incelenmiştir. Metne söz konusu olan sayfalarda Tevbe sûresinin 16. ayetinin başı, Yûnus sûresi, Hûd sûresi, Yûsuf sûresi, Ra'd sûresi, İbrâhim sûresi, Hicr sûresi, Nahl sûresi, İsrâ sûresinin 27. âyetinin ortası yer almaktadır. Çalışmada metin aktarma yöntemi kullanılırken satırın önce Arapça okunuşu eklenmiş, ardından Diyanet İşleri Başkanlığının Türkçe Kur'an meali yazılmış ve Latin harflerine transkripsiyonu yapılmıştır. Çalışmanın temel noktası döneminde kullanılan fakat günümüzde kullanılmayan dini kavram ve terimlerden Türkçe olanların tespitidir. İnceleme bölümünde yapılan tespitler dizin hâlinde verilmiştir. Tespit edilen kelimeler Türkçe söz varlığı açısından önem teşkil etmektedir.

Din diliDin öğretimiEski Anadolu Türkçesi+3
Sertaç Kıvrak
Necmettin Erbakan University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Anadolu'da Kur'an öğretim yöntemleri: Satır altı Kur'an tercümesi örneği (50b-100a)

Din, toplum hayatının gelişiminde ve değişimde önemli bir rol oynarken aynı zamanda dil gelişimine de büyük ölçüde etki eden faktörlerden birisidir. İslamiyet'in X. yüzyıldan itibaren Türkler arasında hızla yayılması Türk edebiyatı tarihinde de köklü değişimler meydana gelmesine sebebiyet vermiştir. Yeni bir din anlayışı ile karşılaşan Türkler, dinî görevlerini yerine getirebilmek, bilinçli ibadet edebilmek amacıyla Kur'an tercümesine ihtiyaç duymuşlardır. Bu durum neticesinde dili Arapça olan Kur'an'ın çevirisi zorunluluk hâlini almıştır. İlk örnekleri Karahanlı- Harezm Türkçesi ile yapılan tercümelere, XVI. yüzyıldan itibaren Anadolu sahasında Eski Anadolu Türkçesi ile yazılan tercümeler eklenmiştir. Türk dili tarihi içerisinde Kur'an tercümeleri önemli bir yer tutar. 8. yüzyıldan itibaren İslamiyet ile tanışan Türkler, İslam dinini kaynağından öğrenmek için Kur'an tercümelerine ihtiyaç duymuşlardır. Kur'an'ın ilk tercümeleri Karahanlılar döneminde satır altı diye tabir edilen yöntemle yapılmıştır. Çalışmamızın kaynağı da Eski Anadolu Türkçesi dönemine ait Konya Koyunoğlu Şehir Müzesi ve Kütüphanesi Yazmalar Koleksiyonu 11681 arşiv numarasına kayıtlı olan Kur'an-ı Kerim Tercümesinin 50b-100a varaklarını içeren anonim bir satır altı Kur'an çevirisidir. Kelime kelime bire bir yapılan satır altı Kur'an tercümelerinde Arapça sözlere karşılık kullanılan Türkçe sözcüklerin Türk dili çalışmalarına katkıda bulunacağından öncelikle Diyanet İşleri Başkanlığının "Kur'an Meali"ne göre satırın önce Arapça okunuşu, ardından meali verilmiş ve metnin çevirisi yapılmıştır. Çevirinin ardından da döneminde kullanılan fakat şu an kullanılmayan Türkçe dini kavram ve terimlerin anlamları verilerek örnekler üzerinde incelemesi yapılmıştır.

Din öğretimiEski Anadolu TürkçesiKur'an-ı Kerim+3
Tuğba Kars Kıvrak
Necmettin Erbakan University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Mali'de Kur'an-ı Kerim çalışmaları

Kuzey ve Batı Afrika İslamiyet'in ilk yayıldığı yerlerden biridir. Batı Afrika'da bulunan günümüz Mali Cumhuriyeti'nin bulunduğu yerde Gana İmparatorluğu bulunmaktaydı. Gana miladi VII. yüzyılda tüccarlar vasıtasıyla İslam'la tanışmıştır. Gana İmparatorluğu yıkıldıktan sonra yerine kurulan Mali İmparatorluğunda İslam daha yaygın bir hale gelerek hâkim kültür olmuştur. XIII. yüzyılda Mali İmparatoru Mansa Musa (1312-1337) bir hac yapmış ve hacdan ilim ve bilim adamlarıyla beraber dönmüştür. Beraberinde getirdiği bu âlimler sayesinde Mali'de eğitim faaliyetleri, sanat, mimarlık vb. çalışmaları ivme kazanmıştır. Songay Devleti bu gelişmeleri devam ettirmiştir. Diğer taraftan da XIX. yüzyıl sonlarında Mali, sömürgeye direniş mücadelesini kaybederek Fransa'nın sömürgesi altında yaklaşık 70 sene kalmış 1960 yılında Mali cumhuriyet olarak tekrar bağımsızlığını kazanmış ve sonrasında üç kere yönetim biçimi değiştirmiştir. Bu çalışmanın amacı, bu tarihi gelişmeler göz önünde bulundurularak Mali'deki Kur'ân eğitim-öğretim, tefsir ve anlayışına, bunun toplumdaki karşılığının nasıl olduğuna ve yerel dilde yazılmış meal çalışmalarına ışık tutmaktır. Çalışmada Mali'de Kur'ân çalışmalarının tarihsel gelişimi, kurumları ve âlimler hakkında yazılmış kaynaklardan elde edilen bilgiler çerçevesinde ilmi-akademi tasvir yapılmıştır. Tarih boyunca yaşanan değişimler (imparatorluk, kısa ömürlü ve küçük devletler, sömürgecilik hareketleri, rejim değişmeleri vb.) Mali'de Kur'ân eğitim-öğretimine ilişkin fazla farklıklık etmemişken uygulama ve anlayışı konusunda farklıklık etmiştir. Eskiden Mali, Songay İmparatorlukları ve Masina gibi devletlerde Kur'ân-ı Kerîm, siyasî, hukukî gibi alanlarda aktif rol alırken şimdi ise bu tür konularda pasif olmakla birlikte Kur'ân-ı Kerîm, toplumda kutsallığını ve saygınlığını korumaktadır.

Din eğitimiDin öğretimiKur'an-ı Kerim+3
Mahamoudou Konta
Necmettin Erbakan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessEN

The effect of out-of-school learning environments in religious education on the realization level of gains (oratory lesson example)

This study is a doctoral thesis that aims to investigate the effect of out-of-school learning environments on the level of achievement of achievements in religious education, using the example of Rhetoric Course. In order to examine the researched topic in more detail, a mixed research method was used in which quantitative and qualitative data were evaluated together. The design of the research is a parallel design that converges from mixed methods research. In the study, quantitative data were obtained from pre-test, post-test and retention tests applied to one experimental and one control group. Qualitative data was obtained from student diaries, student interview forms and observation records made throughout the experiment. Quantitative and qualitative data were collected in parallel, analyzed separately, and then the findings were combined and evaluated together. The study group of the research consisted of 44 male students studying in the 11th grade at Malatya AIHL, 22 of whom were in the experimental group and 22 of whom were in the control group. For out-of-school learning activities in the research, a trip was made to Eyüp Sultan Mosque in Battalgazi district of Malatya province for the Sermon and Homily unit in the Rhetoric course, to Kernek Karagözlüler Mosque for the Mosque Music unit, and to Malatya BB City Cemetery for the Funeral Etiquette unit. The quantitative and qualitative data obtained in the study were combined and evaluated under three headings: the effect of out-of-school learning on academic success, the quality of out-of-school learning and the psychological effect of out-of-school learning. According to the evaluations, out-of-school learning increases academic success; It provides qualitatively more permanent, meaningful and effective learning; It provides an enjoyable, fun, hands-on learning environment and the opportunity to focus more on lessons; It has been concluded that it has positive effects psychologically, such as endearing, motivating and exciting, encouraging practice and instilling self-confidence. Key words: Religious education, out-of-school learning, Rhetoric and Professional Practice Course.

Religious teachingOut-of-school learning
Ahmet Yaman
İnönü University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
20
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim 1., 2. ve 3. sınıflarda din eğitimi ihtiyacı

Türkiye'deki uygulamaya göre, ilköğretim 1., 2. ve 3. sınıflarda Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi yoktur. Bu ders ilköğretim 4. sınıftan itibaren başlamaktadır.Çalışmanın amacı bu uygulamayı hukukî ve ilmî boyutları ile ele almaktır.Bu çalışmada din eğitim tarihi, din psikolojisi, gelişim psikolojisi, eğitim psikolojisi alanlarından faydalanılmış ve sınıf öğretmenlerinin görüşlerine başvurulmuştur.

Ahlak bilgisiDin eğitimiDin psikolojisi+4
Sevda Yılmaz Karakaş
Çanakkale Onsekiz Mart University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

Din öğretiminde sosyal bilim yaklaşımı: James Michael Lee örneği

Din öğretimi, din ve öğretim olmak üzere iki temel içerikten oluşmaktadır. Din öğretiminin özsel içeriğini oluşturan din, kapsam itibariyle ilahiyat bilimlerinin, yapısal içeriğini oluşturan öğretim ise sosyal bilimlerin çalışma alanına girmektedir. Din öğretiminin bu çok içerikli boyutu, hangi disiplinler kategorisinde yer alması gerektiği konusunda tartışmalara neden olmaktadır. Bu tartışmalar neticesinde Batı'da çeşitli yaklaşımlar ortaya çıkmıştır. James Michael Lee'ye göre genel olarak bu yaklaşımları; teolojik yaklaşım ve sosyal bilim yaklaşımı olmak üzere ikiye ayırmak mümkündür. Söz konusu yaklaşımlardan sosyal bilim yaklaşımının teorik çerçevesini Lee perspektifinden ortaya koymayı hedefleyen bu araştırmada, Lee'nin din eğitim alanına katkılarının neler olduğu, din öğretiminde sosyal bilim yaklaşımında özellikle "din"in ve "öğretim"in mahiyetinin ne olduğu, sosyal bilimsel din öğretimi ile teolojik din eğitiminin hangi noktalarda birbirinden ayrıldığı, Lee'nin teolojik yaklaşıma ve teolojik din eğitim teorilerine yönelik eleştirilerinin neler olduğu, Lee'nin yaklaşımının hangi yönlerinin teolojik yaklaşım savunucuları tarafından eleştirildiği sorularına cevaplar aranmıştır. Literatür taraması, betimsel analiz ve analitik metodolojiye dayanan bu çalışmada, Lee'nin din öğretiminde sosyal bilim yaklaşımı incelenmiş ve karşıt teoriler perspektifinden eleştirisi yapılmıştır. Araştırma neticesinde, yaklaşımını teolojik bilim eleştirisi üzerine inşa eden Lee'nin, sosyal bilimin öğretim etkinliğine yatkınlığı yanında öğretimin spekülatif bir bilim olan teolojinin işi olmadığını dolayısıyla din öğretimi için yeterli ve geçerli makro teoriyi teolojinin değil, sosyal bilimin oluşturduğunu, bu yüzden din öğretiminin normlarını öğretim sürecinin ampirik analizinden ve uygulamasından çıkarması gerektiğini ve kilit noktasının dinî davranışların öğrencilerde nasıl daha etkin bir şekilde kolaylaştırılacağını incelemek ve bu inceleme sonuçlarına göre uygulamada bulunmak olduğunu iddia ettiği tespit edilmiştir.

Din eğitimiDin öğretimiLee, James Michael+2
Gurbet Kızıltan
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

İmam hatip liselerinde Kur'an-ı Kerim öğretiminde yeni yöntemler ve materyal kullanımı

Yükseköğrenime ve mesleğe öğrenci hazırlayan AİHL'lerden mezun bireylerin imamlık, hatiplik ve Kur'an Kursu öğreticiliği gibi görevleri etkin bir şekilde yürütebilmeleri ve İlâhiyat Fakültelerinden mezun olanların da öğretmenlik, müftülük, vaizlik gibi din eğitimi ve hizmetlerinde başarılı olabilmeleri için öncelikli olarak Kur'an'ı doğru ve düzgün okuma becerisi kazanmaları gerekmektedir. Bu bağlamda AİHL'lerde ve İlâhiyat Fakültelerinde verilen Kur'an eğitiminin niteliği önem teşkil etmektedir. AİHL'lerde Kur'an dersinin niteliğini artırmak için öncelikle öğretmenlerin meslekî yeterliliklerinin iyi olması, kârî ve mukrî özelliklerini taşıması, sonra da dersin özel öğretim yöntem ve tekniklerini bilmesi ve uygulaması beklenmektedir. Araştırmada, İmam Hatip Okullarında 1924'ten itibaren okutulan Kur'an-ı Kerim dersi öğretim programlarındaki öğretim yöntem ve teknikleri incelenmiştir. Akabinde "ilişkisel tarama modeli karşılaştırma türü" tercih edilerek hâlihazırda Kur'an dersinin öğretiminde belirlenen yöntemlerin uygulanma düzeyine ilişkin öğrenci ve öğretmenlerin görüşleri tespit edilmiştir. Araştırma örneklemini 26 ildeki AİHL'lerde görev yapan 1.730 öğretmen ve 13.638 öğrenci oluşturmuştur. Araştırmada "Elif-bâ öğretimi, yüzünden okuma, tecvid öğretimi, ezber, anlam öğretimi, öğretim materyalleri, ölçme ve değerlendirme ile dersin verimliliğini arttırma alanı" olmak üzere sekiz boyutlu ölçek geliştirilmiş ve bu ölçekle veriler toplanmıştır. Elde edilen veriler doğrultusunda öğrenci ve öğretmen görüşleri, cinsiyet, mezuniyet, meslekî kıdem, hafızlık durumu gibi değişkenler açısından incelenmiştir. Ayrıca Türkiye'de ve bazı İslam ülkelerinde Kur'an öğretimi ile ilgili literatürden, İlâhiyat Fakültesi öğretim üyeleri ile Kur'an kıraatinin öğretiminde uzmanlığı olan eğitimcilerle yapılan görüşmelerden yararlanılarak dersin öğretiminde yeni yöntemler, teknikler ve öğretim materyallerine yer verilmiştir. Araştırma sonucunda, Kur'an eğitiminde geleneksel yöntemlerin daha yaygın ve etkin olarak uygulanması; yeni yöntem ve tekniklere ağırlık verilmesi; öğretmenlerin Kur'an tilâveti ve özel öğretim yöntemleri alanında meslekî yeterliliklerinin geliştirilmesi; anlam öğretimi, ölçme-değerlendirme ve materyal kullanımında farkındalıklarının arttırılması gerektiği tespit edilmiştir. Araştırmanın, Kur'an öğretim yöntemleriyle ilgili çalışmalar arasında önemli bir boşluğu dolduracağı, getirilen öneriler uygulandığı takdirde AİHL'lerdeki Kur'an eğitiminin niteliğine önemli katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

Din eğitimiDin öğretimiEl-Kurani+6
Nazif Yılmaz
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

DİB 4-6 yaş Kur'an kursu öğretim programının uygulanmasında eğitici görüşlerinin dini gelişim kuramları bağlamında değerlendirilmesi (Gaziantep örneği)

Erken çocukluk dönemi din eğitim ve öğretimi ülkemizde birçok açıdan araştırılan ve geliştirilmeye çalışılan güncel bir konudur. Bir çocuğun bilişsel, duyuşsal, sosyal ve motor gelişiminin yanında, dini gelişim süreci de ele alınması gereken önemli konulardan biridir. Bireyin içinde bulunduğu toplumun kültürü ve öğretileriyle şekil alan, tüm yaşamı boyunca bir kimlik olarak taşıyacağı inanç sistemi gelişimi, çalışmamızın konusu olan 4- 6 yaş dini gelişim sürecini de kapsayan kritik bir dönemde oluşmaktadır. Her çocuk bu kritik dönemde kendi iç dünyasını keşfetmekte, duygularını, inançlarını şekillendirmekte ve bir benlik algısı oluşturmaktadır. Olumlu benlik algısına sahip ve ruhsal bütünlüğünü tamamlamış sağlıklı bireyler yetiştirmek en temelde ailenin sorumluluğundadır. Okul öncesi dönemde bulunan bir çocuk, ailesi ve sosyal çevresinden alacağı ilk izlenimlerini bilincine yerleştirecek, daha sonra bu yaşantılarını tutum ve davranışa dönüştürecektir. Bu açıdan çocuğun diğer gelişim süreçleri kadar, dini gelişim sürecinin de yakından takip edilmesi ve doğru yöntemler eşliğinde çocuğa rehberlik edilmesi büyük önem taşımaktadır. Bu durumun bir sonucu olarak ebeveynlerin ve eğitimcilerin fayda göreceği, inanç gelişimine destek olacak ve mevcut ihtiyacı karşılayacak bilimsel çalışmalar yapılması elzem görülmüştür. Din eğitiminin ve öğretiminin toplumda uygulanan eğitim politikalarına göre şekil aldığı bilinen bir gerçektir. Ülkemizde Diyanet İşleri Başkanlığı'nın bu konuda birçok çalışmayı hassasiyetle yürüttüğünü ve yapılan çalışmaları takip ettiğini görmekteyiz. Bu alanda yapılan akademik çalışmaların din eğitimi araştırmalarına ve eğitim politikalarına bilimsel açıdan katkı sağlayacağını düşünmekteyiz. Biz tez çalışmamızda Gaziantep'te görev yapan 4-6 yaş din eğitimi veren personelin, öğretim sırasında kullandıkları yöntem ve teknikler, bu süreçte çocukların hedeflenen kazanımlara nasıl ve ne kadar ulaştıkları, deneyimlenen avantaj ve dezavantajlı durumlar, ortaya çıkan sonuçlar, eğiticilerin öğretim sırasında karşılaştıkları sorunlar literatür tarama ve mülakat tekniği kullanılarak tespit edilmeye çalışılmıştır. Çalışmamız 4-6 yaş çocuklara verilecek din eğitimi ve öğretiminde, çocukların gelişim özellikleri, dini gelişim teorileri, dini gelişim aşamaları ve uygun öğretim yöntemlerinin bir bütün olarak verilmesinin önemini Gaziantep örneğiyle ortaya çıkarmayı amaçlamaktadır.

Din eğitimiDin öğretimiDini gelişim+7
Esra Kılıç
Gaziantep University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

İmam hatip liselerini tercih eden öğrenci ve velilerin beklentileri ve bu beklentilerin karşılanma düzeyi (İstanbul/Pendik örneği)

İmam Hatip Liselerini Tercih Eden Öğrenci ve Velilerin Beklentileri ve Bu Beklentilerin Karşılanma Düzeyi (İstanbul/Pendik Örneği) Hz. Peygamber döneminde mescidin din eğitiminin merkezi olması vasfı daha sonraki dönemde İslam coğrafyasının genişlemesi, farklı kültürlerle temas, yaşanan siyasi ve sosyal olaylardan sonra genel olarak medreselere geçmiştir. Asırlarca eğitim faaliyetlerinin sürdürüldüğü merkezler olan medreselerin Batıda değişen ve hızla ilerleyen gelişmelere ayak uyduramamaları, XIX. yüzyılda yanı başlarında Batı tarzı yeni eğitim müesseselerin açılmasına sebep olmuştur. Fen ve teknik ilimlerinin okutulduğu bu yeni okullarla beraber bir asra yakın varlıklarını devam ettiren medreseler, cumhuriyetin ilanıyla beraber ilga edilmiştir. Ancak 1920'li yılların hemen başında toplumun din eğitimi ihtiyacını giderme maksadıyla İmam Hatipler açılmıştır. Kurulduğu günden itibaren kısır ideolojik ve siyasi tartışmaların merkezine oturtulan bu okullar zaman zaman bazı olumsuzluklar yaşasalar da sayılarını arttırarak günümüze kadar varlıklarını devam ettirmişlerdir. Toplum tarafından benimsenen ve din eğitimi açısından bir ihtiyaç olarak görülen bu kurumları sığ tartışmalardan kurtarmak, eğitim-öğretim açısından geliştirmek, çağın ihtiyaçlarına cevap verebilecek müesseseler haline getirmek için gayret sarf etmek gerekmektedir. Biz bu çalışmamızda, İmam Hatip Liselerinin her yönüyle gelişmesi ve muhatapları olan öğrenci ve velilerin beklentilerine, ihtiyaçlarına cevap verebilmesi, eğitim kalitesinin arttırılması, bu okulları tercih eden öğrenci ve velilerinin beklentilerinin tespit edilmesi ve bu beklentilerin hangi düzeyde karşılanıp muhatapların ne ölçüde memnun edildiklerinin belirlenmesi maksadıyla betimsel tarama yöntemini kullanarak konuyu ele almaya çalıştık. Çalışmada, okulun genel yapısı, idare ve öğretmenlerin öğrencilere yaklaşımları, öğrenme ortamları ve okulun fiziki yapısıyla ilgili 48 maddede beklentileri, 23 madde ile de bu beklentilerin karşılanma düzeylerini tespitine yönelik likert tipli anket uygulaması yapılmıştır. Öğrenci ve velilerin görüşleri SPSS programında çeşitli değişkenlerle ele alınarak tablolarla betimlenmiştir. Okulların genel yapısı, idare ve öğretmenlerin yaklaşımları, öğrenme ortamı ve okulun fiziki yapısı ile ilgili iyileştirmeler yapılmasına ilişkin yüksek düzeyde beklentide olan öğrenciler, bu beklentilerin karşılanma düzeyi açısından orta düzeyde bir memnuniyet algısına sahiptirler. Buna karşın velilerin beklentilerinin karşılanma düzeyi yüksek çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: Beklenti, Eğitim, İmam Hatip Lisesi, Öğrenci, Veli, Memnuniyet Düzeyi

DinDin öğretimiOkul seçimi+6
Mustafa Sarı
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul Din, Ahlak ve Değerler Alanı seçmeli dersleri ile DKAB dersinin kazanım ve içerik açısından karşılaştırmalı incelemesi

Araştırmamız DKAB dersinin ortaokul 5,6,7 ve 8. sınıflarda programa alınırken bunun yanında seçmeli dersler olan Peygamberimizin Hayatı, TDB (1- 2) ile Kur'ânı Kerim dersinin sarmal program yapısının yanında kazanımlarının, içeriklerinin yatay yönlü olarak incelemesini oluşturmaktadır. Çalışmamız literatür tarama modeli kullanılarak hazırlanmış olup zorunlu DKAB dersi ile seçmeli derslerin öğretim programlarının içerik ve kazanımlarını karşılaştırmak; okul yönetimlerine, branş öğretmenlerine, velilere ve öğrencilere tercih sürecini kolaylaştıran yol haritası sunabilmek amaçlanmıştır. Araştırmamızda DKAB dersinin zorunlu olduğuna atıf yapılmış, süreğinde 2012 yılında Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren seçmeli dersler belirtildikten sonra 2021 yılında DYS ile okullara gönderilen seçmeli derslerin uygulama yönergesi açıklanmıştır. DKAB, Kur'ân-ı Kerim, Peygamberimizin Hayatı, TDB (1- 2) programlarına genel bir bakış yapılarak değerlendirmelerde bulunulmuştur. Daha sonra sınıf seviyesi temel alınarak hem kazanımlar hem içerikler için aynı seviyede bulunan bir öğrencinin seçebileceği dersler açısından tablolar oluşturulmuştur. Bununla beraber, tablolara bağlı kalınarak karşılaştırmalı değerlendirmeler yapılmıştır. Bu doğrultuda bazı çıkarımlara ulaşılmış süreçte görülen olumlu ve eksik yönler ortaya konulmuştur. Devamında yapılan tespitlere bağlı kalınarak kazanımlara ve içeriklere ve seçmeli ders seçim sürecine atıflarda bulunulmuştur. Çalışmamızda, Seçmeli derslerin DKAB dersini içerik ve kazanım açısından sıkça tekrarladığını; DKAB ders programının yoğun işlendiği sınıf seviyesinde seçmeli derslerle desteklenmediği tespit edilmiştir. Anahtar sözcükler: Kazanım, öğretim programı, seçmeli ders

Ders programlarıDeğerler eğitimiDin+6
Soner Üzmez
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Kırâat eğitim-öğretim geleneği ve günümüzdeki uygulamalar (Türkiye-Suudi Arabistan-Mısır örneği)

Hz. Peygamber döneminde vahyin "ahrufü's-seb'a"ya göre okunması izninin verilmesiyle ortaya çıkan kırâat farklılıkları, o dönemden günümüze sözlü/şifahî ve yazılı/kitabî aktarım metotlarıyla nakledilmiştir. Bu tezimizde kırâat ilminde vahyin okunması, aktarılması ve süreç içerisindeki derleme, tasnif çalışmalarına ilk bölümde değinilmiştir. Ülkemizdeki günümüz kırâat tedrisatının temelini oluşturması yönüyle, bu ilmin İbnü'l-Cezerî (ö. 833/1429) aracılığıyla Osmanlı'ya intikali ve sonrasında ortaya çıkan tarîk ve mesleklerin oluşumuna da burada yer verilmiştir. Türkiye'deki kırâat eğitiminin tarihi süreciyle ele alındığı ikinci bölümde; günümüzde bu eğitimin verildiği yerler, programlar, kaynak eserler, öğrenci/kursiyer seçimi, eğitimde takip edilen yöntem vb. konular geniş bir çerçevede ele alınmıştır. Ülkemizdeki kırâat eğitim-öğretiminin usûl kısmında takip edilen ve birçoğunun birkaç sayfadan oluştuğu kavâid defterlerinin kifâyetsizliği göz önünde bulundurularak, bu ilmin tedrisatına katkı sunmak amacıyla bu kısım, ayrıntılı bir şekilde temel kaynaklar eşliğinde teori ve pratiğiyle ortaya konulmaya çalışılmıştır. Bu yönüyle Türkiye'de halen uygulanan hem aşere hem de takrîb eğitimini ele alması, diğer taraftan uygulamadaki meslek tasarruflarının karşılaştırmalı olarak bir arada bulunması yönüyle de tez çalışmamız, ülkemizdeki akademik çalışmalara katkıda bulunmayı amaçlamıştır. Tez çalışmamızın üçüncü bölümünde, Suudi Arabistan ve Mısır'daki kırâat eğitim-öğretimi mahiyet, yöntem ve kurumlar açısından incelenmiş; Türkiye ile söz konusu ülkelerin olumlu ve eksik yönlerinin karşılaştırılması yapılmıştır. Akabinde ise farklılıklar ve benzerlikler sentez edilerek yeni bir yöntem denemesi ile kırâat eğitim-öğretiminde yeni bir model önerisi ortaya konulmaya çalışılmıştır. Türkiye'de genel olarak kırâat ilmi tarihi, ihticâc, kırâat-Arap dilbilimi ilişkisi ile kırâat ilmi pratiğinin yer aldığı -bazı imam ve râvîleri ihtiva eden- kişi bazlı çalışmalar ya da tefsir-kırâat ilişkisi tarzında tezler ve makaleler yazılmıştır. Ancak Türkiye ve diğer İslam ülkelerindeki günümüz kırâat eğitim-öğretimi henüz karşılaştırmalı olarak çalışılmamıştır. Yeni bir bakış açısıyla müfredat ve metotlar ihtiva eden bu çalışmamızla, Türkiye'deki kırâat eğitim-öğretiminin teori ve pratiği değerlendirilmesi sonucu tespit edilen eksikliklerin giderilmesi hedeflenmiştir.

Din eğitimiDin öğretimiKur'an-ı Kerim+5
Abdulhekim Ağırbaş
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Yahudilikte haftalık Peraşa okuma geleneği (Haftalık Tevrat okumaları)

Bâbil sürgünü dönüşü Ezra liderliğinde dinî ve kültürel alanda yapılan reformlarla bugünkü Yahudiliğin temelleri atılmıştır. Kohen Ezra'nın yaptığı uygulamalar sonucu bu dönemde, Mâbed merkezli ritüelin aksine Tevrat'a dayalı ritüel teşekkül etmiştir. Ezra, Tevrat öğretilerini herkesin dinlemesi için haftalık Tevrat okuma geleneğini başlatmış ve Tevrat'ı bir takvim yılında tamamlanabilecek şekilde 54 peraşaya (bölüm/sure) ayırmıştır. II. Mâbed Dönemi'nden itibaren sinagog ibâdetinin merkezinde yer alan "Haftalık Tevrat Peraşası" okuma geleneği, Tevrat'ın tahkiki ve tâlimini gerekli kılmış; dolayısıyla tefsir geleneğinin de gelişmesine neden olmuştur. Yahudi kimliğini koruma açısından haftalık peraşaların eğitici yönünü göstermeyi amaçlayan bu çalışma, özel gün ve bayramlar ile Şabat'ta okunan peraşaların muhtevasına yer vermektedir. Üç bölümden oluşan bu tezin ilk bölümünde, bu geleneğin oluşmasına yön veren tarihi süreç ve günümüze kadar yapılan belirli Tevrat çalışmaları; ikinci bölümde, Şabat'ta Tevrat okuma ritüeli ve sene boyunca okunan peraşa çeşitleri; son bölümde ise Türkiye Yahudileri tarafından yapılan Tevrat okuma çalışmaları, Şalom Gazetesi'nden "Bu Hafta Peraşa" örneği, ele alınmaktadır.

Din öğretimiTevrat
Tuba Yetim
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmenlerinin derslerde araç-gereç kullanma bilgi ve alışkanlıkları (Adana örneği)

Bu çalışmada Adana ili merkez ilçelerinde (Seyhan-Yüreğir) bulunan Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmenlerinin derslerde araç-gereç kullanma bilgi ve alışkanlıkları konu edilmiştir.Çalışmamız bir giriş, iki bölüm ve sonuç ve öneriler kısmından oluşmaktadır. Giriş kısmında amacın belirlenmesi, konunun sınırlandırılması ve araştırma metotlarına değinilmiştir. Birinci bölümde ise din kültürü ve ahlak bilgisi dersinde kullanılan araç-gereçler ile öğretimde araç-gereç kullanmanın yararları ve din öğretiminde araç-gereç kullanımı işlenmiştir. İkinci bölümde ise din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmenlerine uygulanan anket verileri değerlendirilmiştir. Çalışmamızın sonuç ve öneriler bölümünde ise değerlendirilen veriler etrafında mevcut durum tespit edilmiş ve bazı öneriler sunulmuştur.Anahtar Kelimeler: Eğitim, Öğretim, Araç-Gereç, Din öğretimi.

Din eğitimiDin öğretimiEğitim araçları
Rıdvan Demir
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
DoctorateOpen AccessTR

Din anlayışı açısından 1982 sonrası yayımlanan din öğretimi ders kitapları

Eğitim tarihinin başlangıç noktasının aynı zamanda din eğitimi tarihinin de başlangıcını oluşturduğu söylenebilir. Ne var ki binlerce yıldır bilimsel anlamda dönüşüp gelişerek gelen eğitim tarihi sürecine karşılık din eğitimi bu süreçleri aynı ivmede gerçekleştirememiştir. Bunun temel nedenlerinin başında din eğitiminin içinde bulunduğu ülkenin tarihsel, kültürel, siyasal ve ekonomik gelişim süreçlerinden doğrudan etkilenmesidir. Ülkemizde de 1982 yılından sonra zorunlu olarak ilk ve ortaöğretim düzeyinde okutulmaya başlayan Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi derslerinin içinde bulunduğu dönemin siyasal ve kültürel atmosferden etkilenip etkilenmediği sorusu akıllara gelmektedir. Dolayısıyla bu etkinin açık ve anlaşılır şekilde ortaya konulabilmesi için, birebir öğrencinin de muhatap olduğu ders kitaplarındaki din anlayışlarının tespit edilmesi gerekmektedir. Çalışmamızda da bu bağlamda öncelikle 1982'den günümüze kadar yayımlanmış ve okullarda okutulan DKAB ders kitaplarından bir örneklem oluşturulmuş, bu kitaplardaki din anlayışları üzerinden dönemsel dönüşümün ortaya konması hedeflenmiştir. Çalışma, amaç, önem, literatür, yöntem ve din anlayışlarıyla ilgili tasnifleri içeren bir giriş ve ilkokul, ortaokul ile lise ders kitaplarının din anlayışı açısından incelenmesini içeren iki ana bölümden oluşmaktadır. Din anlayışları ve dönemsel ayrımlar bağlamında yapılan bu çalışmada, belirli dönemlerde belirli din anlayışlarının nispeten daha ön planda tutulduğu sonucuna varılmış, dönemin siyasal, kültürel ve bilimsel altyapısının ders kitaplarına doğrudan yön verdiği tespit edilmiştir.

Ders kitaplarıDin anlayışıDin eğitimi+1
Ahmet Düzenli
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Proje imam hatip liselerinin öğrenci, öğretmen ve idareci görüşlerine göre değerlendirilmesi

Kuruluşu itibariyle neredeyse cumhuriyetimiz ile aynı tarihe denk düşen İmam Hatip Okulları dönemsel olarak kapatıldığı zamanlar olsa da varlığını günümüze kadar devam ettirmiştir. Bu okulların nitelik bakımından daha iyi eğitim vermesi amacıyla 1 Eylül 2016 tarihinde Resmi Gazete'de yayınlanan yönetmelik ile ulusal veya uluslararası proje yürüten okul ve kurumlar ile belirli eğitim reformu ve programları uygulayan okulların proje okulu olarak belirlenmesi kararlaştırılmıştır. Bu bağlamda Proje İmam Hatip Liseleri ( Fen ve Sosyal Bilimler Programı Uygulayan) açılmıştır. Bu çalışmada ise açılan bu okulların öğrenci, öğretmen ve idareci görüşlerine göre değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Proje Anadolu İmam Hatip Liseleri yeni açılan eğitim kurumları olduğu için araştırılmaya ve yeni bulgular bulmaya ihtiyacı olan bir alandır. Araştırmanın çalışma grubu Elazığ Şehit Eyüp Oğuz Fen ve Sosyal Bilimler Proje İmam Hatip Lisesi 2019 - 2020 eğitim öğretim yılında öğrenim gören öğrencilerden, bu okuldaki öğretmenlerden ve idarecilerden oluşmaktadır. Araştırmada amaçlı örnekleme yöntemlerinden maksimum çeşitlilik örneklemesi yöntemi kullanılmıştır. Çalışmamızda nitel araştırma yöntemlerinden olan durum çalışması kullanılmıştır. Verilerin analizinde, nitel araştırma modeline uygun olarak içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Toplanan veriler kelime işlemciye aktarılmış ve sonrasında kodlanarak, temalar oluşturulmuş ve yorumlanmıştır. Bu kod ve temalar tablolar yoluyla da görsel olarak sunulmuştur. Çalışmanın sonunda ise elde edilen bulgular yorumlanmış ve öneriler sunulmuştur

Din eğitimiDin öğretimiOkul yöneticileri+4
Hümeyra Tarhan
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmenlerinin teknolojik pedagojik alan bilgisi yeterliklerinin incelenmesi

Bu araştırmanın temel amacı, din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmenlerinin teknolojik pedagojik alan bilgisi (TPAB) yeterliliklerini belirlemek ve bu yeterliliklerinin çeşitli değişkenler açısından (cinsiyet, kıdem vb.) değişip değişmediğini tespit etmektir. Nicel araştırmalar kapsamında genel tarama (survey) modelinin kullanıldığı bu araştırmanın katılımcılarını, Kastamonu ili ve ilçelerinde bulunan ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan 212 Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni oluşturmuştur. Araştırmada ölçme aracı olarak geçerlik ve güvenirlik çalışmaları yapılmış Teknolojik Pedagojik Alan Bilgisi Yeterlikleri (TPAB) Ölçeği kullanılmıştır. TPAB ölçeği 37 madde ve teknolojik bilgi (TB), pedagojik bilgi (PB), alan bilgisinin (AB), teknolojik pedagojik bilgi (TPB), teknolojik alan bilgisi (TAB), pedagojik alan bilgisi (PAB) ve teknolojik pedagojik alan bilgisi (TPAB) şeklinde 7 alt boyuttan oluşmuştur. Araştırma verilerinin analizi için SPSS 24.0 paket programı kullanılmıştır. Verilerin analizi yapılırken pearson korelasyon, aritmetik ortalama, frekans, yüzde hesaplamalarından yararlanılmıştır. Ayrıca Kolmogorov-Smirnov (K-S), Mann-Whitney U ve Kruskal-Wallis H testleri uygulanmıştır. Elde edilen bulgulara göre Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenlerinin Teknolojik Pedagojik Alan Bilgisi (TPAB) yeterliklerinin genel anlamda yüksek olduğu belirlenmiştir. Ayrıca TPAB yeterliklerine ve alt boyutlarına (TB, PB, AB, TPB, TAB, PAB ve TPAB) bakıldığında Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenlerinin cinsiyet, hizmet yılı ve lisans mezuniyet durumu değişkenleri bakımından anlamlı bir farklılaşma olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bunun yanında hizmet süresi değişkeni bakımından 6-10 yıl hizmet süresi olan öğretmenler; eğitim düzeyi değişkeni bakımından yüksek lisans ve doktora yapan öğretmenler; hizmet içinde teknoloji eğitimi alıp almaması durumuna göre eğitim alan öğretmenler; çalıştığı okul türü değişkeni bakımından imam hatip ortaokulunda görev yapan öğretmenler lehine pozitif yönde anlamlı bir şekilde farklılaşma olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Din eğitimiDin kültürüDin kültürü ve ahlak bilgisi dersi+7
Halil Gündoğdu
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim II. kademe din kültürü ve ahlâk bilgisi ders kitaplarında ahlâk öğrenme alanında kullanılan hadislerin din öğretimi açısından incelenmesi

İnsanlar çocukluk dönemlerinde fiziksel, bilişsel, dil, sosyal, dinî, ahlâkî ve benzeri birçok yönlerden hızlı bir gelişim içindedirler. Bu doğrultuda ilköğretim ikinci kademe öğrencilerinin bulunduğu dönem, bireyin ahlaki kişiliğinin şekillendiği önemli bir devredir. Ülkemizde bu dönemdeki çocuk ve gençlerin ahlak gelişimlerini dinin istekleri doğrultusunda gerçekleştirmeleri, -yaygın eğitimi gözardı etmeksizin- daha ziyade örgün eğitim kurumlarında eğitim-öğretim faaliyetlerine aktif katılmaları ile mümkün olabilmektedir. Ülkemizde ahlâk öğretimi Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi dersleriyle gerçekleştirilmektedir. Ahlâk öğretiminin din dersleri ile birlikte verilmesi, bu dönem çocuklarının ahlâkî kural ve kaideleri içselleştirip bunları alışkanlık halinde pratiğe dönüştürmelerini gerçekleştirmek için dinin bu konuda desteğinden faydalanma yoluna gidildiğini gösterir. ?İlköğretim II. Kademe Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi Ders Kitaplarında Ahlâk Öğrenme Alanında Kullanılan Hadislerin Din Öğretimi Açısından İncelenmesi? başlıklı araştırmamızda, ilköğretim kurumlarının 6., 7. ve 8. sınıflarında ahlak öğrenme alanında kullanılan hadislerin din öğretimi açısından uygunluğu tespit edilmeye çalışılmıştır. Bu bağlamda araştırmamızın problemleri: Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi ders kitaplarında ahlak öğrenme alanında kullanılan hadisler, öğrencilerin dil ve bilişsel gelişim düzeylerine uygun mudur? Kullanılan hadisler öğrencilerin dini ve ahlaki gelişim düzeylerini desteklemekte midir? Hadisler kullanıldıkları konu, kazanım, beceri ve değerleri desteklemekte midir? Hadislerin verilişi didaktik açıdan uygun mudur? Hadislerin kullanılışı yeni programa (yapılandırmacı yaklaşım) uygun mudur? soruları üzerine tasarlanmıştır. Araştırmamızda bu problemler, öğrencilerin gelişim özellikleri çerçevesinde oluşturulmuştur. İlköğretim II. Kademe Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi ders kitaplarında yer alan hadisler, eleştirel bakış açısıyla metin analizi yapılarak tespitlerde bulunulmuştur. Metin analizi sonrasında tespit edilen eksiklikler doğrultusunda da bazı önerilere yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: İlköğretim Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi Dersi, Ahlâk, Öğrenme Alanı, Hadis, Din Eğitimi, Din Öğretimi

Ahlak bilgisiDers kitaplarıDin eğitimi+5
Kenan Şahin
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2013
00

Related subjects