Information technology

Bu konu başlığı altında 346 tez

DoktoraAçık ErişimTR

Öğretmenlerin dijital veri güvenliği farkındalığı

Yaşamın her alanında sıklıkla kullanılan bilgi iletişim teknolojileri sayesinde, geçmişte basılı materyallerle çalışan öğretmenler, günümüzde bilgiyi dijital ortamlarda üretmekte ve yine dijital ortamlarda saklamaktadır. Eğitim öğretim faaliyetlerinde teknolojiyi sıkça kullanan öğretmenlerin sahip oldukları dijital verilerin güvenliği son derece önemlidir. Veri güvenliğinin öneminden yola çıkan bu araştırmanın amacı, Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı okullarda görev yapan öğretmenlerin dijital veri güvenliği farkındalıklarını belirlemeye yönelik bir ölçek geliştirmek ve ilgili ölçeği kullanarak var olan durumu ortaya koymaktır. Ölçek geliştirme sürecinde alanyazın taraması ve kritik paydaşlarla yapılan odak grup görüşmeleri sonucunda 93 maddeden oluşan madde havuzu ortaya konmuştur. 12 alan uzmanının görüşü alındıktan sonra taslak ölçek formunun ön deneme uygulaması ilkokul, ortaokul ve lise düzeyinde birer okuldan 79 öğretmen ile gerçekleştirilmiştir. Uygulama sonunda katılımcılar tarafından anlaşılamayan maddeler çıkarılmıştır. Ölçeğin yapı geçerliği için 529 öğretmenden toplanan veriler ile açımlayıcı faktör analizi (AFA) yapılmıştır. AFA'dan önce 56 maddeden oluşan taslak ölçek, analiz sonrasında öğretmenlerin dijital veri güvenliği farkındalığını belirlemeye yönelik tek faktörlü 32 maddelik yapıya kavuşmuştur. Beşli Likert tipindeki ölçeğin Cronbach Alfa (α) iç tutarlık katsayısı .945'tir ve toplam açıklanan varyans % 36.053 olarak hesaplanmıştır. AFA sonucunda ortaya konan faktör yapısını doğrulamak için 335 farklı katılımcı ile doğrulayıcı faktör analizi (DFA) gerçekleştirilmiştir. Modifikasyon indeksleri yardımı ile ideal değerlere ulaşan tek faktörlü yapı, dijital veri güvenliği farkındalık ölçeğinin (DVGFÖ) geçerli ve güvenilir olduğunu, ileride yapılacak araştırmalarda kullanılabileceğini göstermiştir. Balıkesir ilindeki öğretmenlerin dijital veri güvenliği farkındalıklarını belirlemek için 29 farklı okulda görevli 1446 öğretmenden DVGFÖ kullanılarak veri toplanmıştır. Bulgular, öğretmenlerin dijital veri güvenliği farkındalıklarının 4.16 ortalama ile oldukça yüksek olduğunu göstermiştir. Öğretmenler; parola oluştururken harf, sayı ve özel karakter kullanmanın önemi, e-posta ile gelen kimlik bilgilerini doğrulama mesajlarına (parola, kredi kartı vb.) itibar edilmemesi ve parola hatırlatmak için kullanılan güvenlik sorularına başkalarının tahmin edemeyeceği yanıtlar verilmesi konularında daha yüksek farkındalığa sahiptir. Güvenlik duvarı yazılımları, İnternet sitelerinde kullanılan güvenlik sertifikaları ve verilerin çeşitli uygulamalar (Dropbox, Google Drive vb.) kullanılarak İnternet ortamında saklanabileceği konularındaki farkındalıkları ise daha düşüktür. Bu araştırmada, bazı demografik değişkenlere ilişkin tanımlayıcı istatistiklerin yanında bu değişkenler ile dijital veri güvenliği farkındalığı arasındaki ilişkiler de incelenmiş ve sonuçlar yorumlanmıştır. Buna göre; cinsiyet, günlük bilgisayar kullanım süresi, günlük İnternet kullanım süresi, kişisel bilgisayar, tablet bilgisayar ve akıllı telefon sahibi olma durumlarına göre öğretmenlerin dijital veri güvenliği farkındalıklarının değiştiği sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmada, MEB tarafından hayata geçirilen projelerde dijital veri güvenliğinin yeterince yer bulmaması ve öğretmenlerin eğitim öğretim etkinliklerinde bilişim teknolojilerini kullanırken dijital veri kaybı yaşamamaları için yapılması gerekenler vurgulanmıştır. Bu araştırmadan elde edilen sonuçların; öğretmenlerde dijital veri güvenliği farkındalığı oluşturulmasına katkı sağlayacağı, MEB'in gerçekleştireceği hizmet içi eğitim faaliyetlerinin planlanmasında içerik belirleme çalışmalarına yön vereceği ve ileriki araştırmalara ışık tutacağı düşünülmektedir. Anahtar Sözcükler: Öğretmen, Dijital Veri, Veri Güvenliği, Veri Güvenliği Farkındalığı, Ölçek GeliĢtirme, Açımlayıcı Faktör Analizi, Doğrulayıcı Faktör Analizi

Bilgi güvenliğiBilgi teknolojisiBilişsel farkındalık+7
Eray Yılmaz
Anadolu University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2015
00
DoktoraAçık ErişimTR

Scratch ile programlama öğretiminin bilişim teknolojileri öğretmen adaylarının motivasyon ve başarılarına etkisi

Bu araştırmanın amacı Scratch ile programlama öğretiminin öğrencilerin motivasyon ve programlama başarısına etkisini incelemektir. Araştırmanın çalışma grubunu Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri bölümünde eğitim gören 52 ikinci sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Katılımcılar 26 öğrenci deney ve 26 öğrenci kontrol grubunda olacak şekilde yansız atama yapılarak iki farklı gruba ayrılmışlardır. Uygulamanın ilk yedi haftalık bölümünde programlama mantığının kazandırılması ve temel programlama yapılarının öğretilmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla deney grubundaki katılımcılar Scratch ile oyun tasarımı etkinlikleri, kontrol grubunda yer alan katılımcılar ise mevcut ders programındaki haliyle akış diyagramları ile problem çözme etkinlikleri yapmışlardır. Uygulamanın ikinci yedi haftalık bölümde ise hem kontrol hem de deney grubunda aynı yöntem kullanılarak C# programlama dili öğretimi gerçekleştirilmiştir. Araştırmada veri toplama araçları olarak Başarı Testi, Güdülenme ve Öğrenme Stratejileri Ölçeği ve Odak Grup Görüşme Formu kullanılmıştır. Araştırmada 3 (ölçme zamanı)*2 (grup) faktöriyel desen kullanılmıştır. Hem deney grubunda hem de kontrol grubunda Başarı Testi ile Güdülenme ve Öğrenme Stratejileri ölçeği, öntest, sontest ve sontest 2 olmak üzere üç defa uygulanmıştır. Ayrıca hem deney hem de kontrol grubundaki katılımcılar ile ilk yedi haftalık uygulamanın sonunda ve C# programlama öğretiminin yapıldığı ikinci yedi haftalık uygulama sonunda odak grup görüşmeleri yapılmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin analizinde çok değişkenli varyans analizi (MANOVA), tek değişkenli varyans analizi (ANOVA) , bağımsız örneklem t-testi, bağımlı örneklem t-testi ve içerik analizi kullanılmıştır.Araştırmada elde edilen bulgulara göre; katılımcıların hem motivasyon hem de başarı puanları; ölçüm zamanına göre, grup değişkenine göre (öğretim yönteminin türüne göre), ölçüm zamanı ve grup değişkeninin etkileşimine göre anlamlı farklılık göstermiştir. Buna göre yapılan basit etki analizi sonucunda katılımcıların motivasyon puanlarının öntestte her iki grupta benzer olduğu, sontest ve sontest 2'de ise deney grubu lehine anlamlı bir farklılık ortaya çıkmıştır. Ayrıca ölçüm zamanı bağlamında kontrol grubunda katılımcıların motivasyon puanlarının tüm uygulama sonunda azaldığı, deney grubunda ise arttığı görülmüştür. Katılımcıların programlama başarı puanları ele alındığında öntestte her iki grupta da benzer olduğu, sontest ve sontest 2' de ise deney grubu lehine anlamlı bir farklılık olduğu ortaya çıkmıştır. Ölçüm zamanı bağlamında ise hem kontrol hem de deney grubundaki katılımcıların programlama başarı puanlarının tüm uygulama sonunda arttığı görülmüştür. Ayrıca grup değişkeni bağlamında artışın deney grubu lehine anlamlı olarak farklı olduğu görülmüştür. Araştırmanın nitel verileri incelendiğinde deney grubunda yer alan katılımcılar Scratch ile oyun tasarımı etkinliklerinin eğlenceli ve kolay olduğunu, ders süresince yapılan etkinliklerin programlama mantığını kazandırmada ve motivasyonu artırmada etkili olduğunu, ancak bazı temel yapılar için yetersiz olduğunu dile getirmişlerdir. Kontrol grubunda yer alan katılımcılar ise akış diyagramları ile problem çözme sürecinin zor ve sıkıcı olduğunu, ders süresince yapılan etkinliklerde ise aktif olamama ve uygulamanın olmaması gibi sınırlılıkların motivasyonlarını düşürdüğünü belirtmişlerdir. Ayrıca deney grubunda yer alan katılımcılar Scratch ile oyun tasarımı sürecinde edindikleri deneyimin C# programlama öğrenme sürecinde programlama başarılarına katkısının olduğunu belirtmişlerdir. Araştırmanın sonunda uygulamaya ve araştırmalara yönelik önerilerde bulunuluştur Anahtar Sözcükler: Programlama, oyun tasarımı, Scratch, akıĢ diyagramları,motivasyon

Aday öğretmenlerBilgi teknolojisiBilgisayar destekli öğretim+7
Osman Erol
Anadolu University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bilişim alanındaki gelişmeler karşısında vergi mahremiyeti

Çağımızdaki teknolojik gelişmelerin bir sonucu olan bilişim alanı karşısında devletler, elektronik altyapıya geçerek iş ve işlemlerini gerçekleştirmektedir. Bu amaçla, Türkiye'de vergilendirmeye ilişkin elektronik altyapı için Vergi Daireleri Otomasyon Projesi yürütülmektedir. Bu proje kapsamında, hangi sistemlerin uygulamaya konduğu ve vergi mahremiyetinin nasıl korunduğunu incelemek çalışmamızın amaçlarından biridir. Vergi idaresinin iç işlemlerine ve yazışmalarına yönelik uygulamalara ve mükellef ya da muhasebe işlerini yürüten meslek mensuplarına yönelik geliştirilen ve bazılarına zorunlu kılınan uygulamalara çalışmamızda yer verilmiştir. Bu durumda vergi mahremiyetinin nasıl korunduğu da çalışmamızın bir diğer amacıdır. Vergi mahremiyetinin idare tarafından korunması, EİK kapsamında nitelikli elektronik sertifikanın temini, güvenli e-imza ve mali mühür kullanımıyla gerçekleştirilmektedir. Yargısal koruma ise, kural olarak, vergi mahremiyetinin ihlali suçuna ilişkin Vergi Usul Kanunu'nun 362. maddesinden ve 6183 sayılı Kanun'un 107. maddesinden Türk Ceza Kanunu'nun 239. Maddesine yapılan yollamalarla sağlanmaktadır. Çalışmamızda son olarak, bilişim alanında gerçekleşen vergi mahremiyetinin ihlali hem bu hükümlere göre hem de bunların uygulanamadığı haller bakımından, cezai yaptırımlarıyla birlikte ele alınmıştır.

Bilgi teknolojisiBilişimElektronik devlet+6
Deniz Aktaş
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Öğretmen adaylarının bilişim teknolojileri kabul düzeyleri ile bireysel yenilikçilik düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu çalışmanın temel amacı öğretmen adaylarının bilişim teknolojileri kabul düzeyleri ile bireysel yenilikçilik düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Bu amaç doğrultusunda öğretmen adaylarının bilişim teknolojileri kabul düzeyleri, bireysel yenilikçilik düzeyleri ve bireysel yenilikçilik kategorileri ortaya çıkarılmıştır. Ayrıca bilişim teknolojileri kabul düzeyleri ve bireysel yenilikçilik düzeyleri cinsiyet, bölüm, sınıf düzeyi ve yenilikçilik kategorileri değişkenleri açısından karşılaştırılmıştır. Bununla birlikte öğretmen adaylarının bilişim teknolojileri kabul düzeyleri ve alt boyutları ile bireysel yenilikçilik düzeyleri arasındaki ilişkiler ortaya çıkarılmıştır. Çalışmanın katılımcılarını 2015-2016 eğitim-öğretim bahar döneminde Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesinde eğitim görmekte olan 1819 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Araştırma sorularının yanıtlanması için kişisel bilgi formu, Bilişim Teknolojileri Kabul Ölçeği (Baydaş, 2015) ve Bireysel Yenilikçilik Ölçeği (Kılıçer ve Odabaşı, 2010) kullanılmıştır. Bilişim teknolojileri kabul düzeyi ve bireysel yenilikçilik düzeyini ölçen veri toplama araçları, güvenilirlik katsayılarının belirlenmesi amacıyla analiz edilmiştir. Verilerin analizi sürecinde nicel yaklaşım çerçevesinde toplam puan, ortalama puan, iç tutarlılık katsayısı hesaplama, t-testi, ANOVA ve Pearson korelasyon analizleri gerçekleştirilmiştir. Araştırma bulgularına göre öğretmen adaylarının bilişim teknolojileri kabul düzeyi yüksek çıkmıştır. Bunun yanı sıra öğretmen adayları bilişim teknolojileri kabul düzeyi ölçeğinin beş olumlu alt boyutunda (Kolaylaştırıcı şartlar, Algılanan Yarar, Kullanım Kolaylığı ve Yeterlik, Sosyal Etki, Niyet) yüksek düzeyde, olumsuz alt boyutunda (Kaygı) ise düşük düzeyde çıkmışlardır. Diğer taraftan öğretmen adaylarının bireysel yenilikçilik düzeyleri orta düzeyde, yenilikçilik açısından iyi/ortalamanın üzerinde olarak kabul edilen kategorilerde ve en çok "Sorgulayıcı" kategorisinde yer aldığı tespit edilmiştir. Öğretmen adaylarının bilişim teknoloji kabul düzeyleri ve bireysel yenilikçilik düzeyleri cinsiyet, sınıf düzeyi, anabilim dalı ve bireysel yenilikçilik kategorilerine göre farkları incelenmiştir. Elde edilen bulgulara göre öğretmen adaylarının bilişim teknolojileri kabul puanlarının sınıf, bölüm ve yenilikçilik kategorileri değişkenlerine göre anlamlı düzeyde farklılaştığı, bireysel yenilikçilik puanlarının ise sınıf ve bölüm değişkenlerine göre anlamlı düzeyde farklılaştığı belirlenmiştir. Ancak cinsiyet değişkeni bağlamında her iki bağımlı değişken açısından da herhangi bir farklılaşma tespit edilmemiştir. Bunun yanı sıra öğretmen adaylarının bilişim teknolojileri kabul düzeyleri ile bireysel yenilikçilik düzeyleri arasında pozitif orta düzeyde anlamlı ilişki olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Bilişim teknolojileri kabul ölçeğinin alt boyutlarında ise, olumlu alt boyutların tamamının bireysel yenilikçilik ile pozitif yönde anlamlı ilişkiye, olumsuz alt boyutun ise negatif yönde anlamlı ilişkiye sahip olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Bilişim teknolojileri, Bireysel yenilikçilik, Öğretmen adayları.

Aday öğretmenlerBilişim teknolojisiBireysel yenilikçilik+1
Ferhan Şahin
Anadolu University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Otel işletmelerinde getiri yönetimi ile online kanal yönetimi ve teknolojilerinin etkileşimi

İnternetin günlük hayatın her alanına girmesiyle gelişen online seyahat rezervasyonları otel işletmelerini önemli boyutta etkilemiştir. Online seyahat acentaları başta olmak üzere, Global Dağıtım Kanalları, otel web sitesi, sosyal medya ve mobil uygulamaları içine alan online dağıtım kanallarının yönetimi ve bu kanalların etkin yönetilebilmesi için kullanılan bilgi teknolojileri son zamanlarda otel işletmeleri için önemli bir konu olmuştur. Bu araştırmayla otel işletmelerinde getiri yönetimi bakış açısıyla online dağıtım kanallarının nasıl yönetildiğini ortaya çıkarmak ve online dağıtım kanallarının otel işletmelerini hangi konularda etkilediğini tespit etmek amaçlanmıştır. Araştırma kapsamında, İstanbul'da "Turizm İşletmesi Belgeli Tesisler" den 5 yıldızlı ulusal ve uluslararası zincir otel işletmelerinde çalışan 10 getiri yöneticisiyle yüz yüze derinlemesine görüşmeler yapılmıştır. Görüşmelerden elde edilen veriler MAXQDA 12 nitel veri analiz programı kullanılarak içerik analiziyle kodlanmış ve yorumlanmıştır. Buna göre iki tema ve bu temaların altında 10 kategori ortaya çıkmıştır. Elde edilen veriler ışığında, online dağıtım kanallarının toplam satışlar içerisindeki oranının ve toplam getiriye olan katkısının günden güne arttığı görülmektedir. Sonuç olarak, getiri yönetimi ve online dağıtım kanallarının etkileşimli çalıştığı tespit edilmiştir. Getiri yönetimi ve online kanalların bilgi teknolojileri olmaksızın doğru bir şekilde yönetilemeyeceği, eğer bilgi teknolojileri doğru bir şekilde kullanılırsa otel işletmelerine birçok avantaj sağladığı ve online dağıtım kanallarının her birinin kendine özgü avantajlarının olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır.

Bilgi teknolojisiDağıtım kanallarıElektronik ticaret+7
Barış Çıvak
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
DoktoraAçık ErişimTR

Bilgi iletişim teknolojileri kullanımı ve firma performansı

Bilgi iletişim teknolojileri (BİT), ilk bilgisayarın 1950'lerin başında kullanılmaya başlanmasından bu yana, oldukça gelişmiştir. BİT'nin kullanımının yaygınlaşması hem bilgi toplama maliyetlerini hem de asimetrik bilgi sorununun önemini azaltmıştır. Bu gelişmeler tüm sektörlerde, verimliliği artırarak ekonomik büyüme için yeni yollar açmış ve BİT'nin firmaların performansı üzerindeki etkisi araştırmacıların dikkatini çekmiştir. Diğer ekonomilerde hem imalat sanayi hem de hizmet sektörlerindeki firmalar için BİT'nin firma performans göstergesi olan verimliliğe etkisini inceleyen çalışmalar bulunmaktadır. Ancak BİT ve verimlilik arasındaki bağlantıyı inceleyen çalışmalarda, BİT değişkeni olarak genellikle BİT sermayesi kullanılmaktadır. Ayrıca, Türkiye'de, BİT kullanımının firma verimliliğine etkisini inceleyen bir çalışmanın yapılmaması bu çalışmanın çıkış noktası olmuştur. Bu nedenle bu çalışmanın amacı; Türkiye'de firma düzeyinde imalat sanayi ve hizmet sektöründe BİT kullanımının, verimlilik olarak ölçülen firma performansı üzerindeki etkisini araştırmak ve bu etkinin imalat sanayi ve hizmet sektörlerinde faaliyet gösteren firmalar arasında farklı olup olmadığını ortaya koymaktır. Bu amaçla, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)'nun Yıllık Sanayi ve Hizmet İstatistikleri ve Girişimlerde Bilgi Teknolojileri Kullanımı İstatistikleri kullanılarak 2009-2013 yılları arasını kapsayan panel veri seti oluşturulmuştur. BİT kullanımının işgücü verimliliğine etkisi, Rassal Etkiler modeli kullanılarak, katma değere etkisi ise, Olley-Pakes metodu kullanılarak analiz edilmiştir. Analiz sonuçları hem imalat sanayinde hem de hizmet sektöründeki firmalarda BİT kullanımının işgücü verimliliğini ve katma değeri olumlu yönde etkilediğini göstermektedir. Anahtar Sözcükler: Bilgi İletişim Teknolojileri, BİT, Verimlilik, İmalat Sanayi,Hizmet Sektörü, Türkiye

Bilgi teknolojisiFirma performansıPerformans+2
Gül Güney
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
DoktoraAçık ErişimTR

Bilgi teknolojileri dış kaynak kullanımında biçimsel ve ilişkisel yönetişimin yeri: Havacılık sektöründe bir araştırma

Örgütlerin bilgi teknolojileri konularında dış kaynak kullanımı örgütlere BT ürün/hizmetlerine sahip olma maliyetlerinin düşürülmesi, modern teknolojilere hızlı bir şekilde ulaşılması, personel artışına gitmeden teknik problemlerin çözülmesi, işletmenin ana işine odaklanılması gibi birçok fayda sağlamakla birlikte tedarikçiye olan bağımlılığın artması, iş yapma bilgisinin kaybedilmesi, gizli sahip olma maliyetlerinin oluşması, tedarikçinin fırsatçı davranış göstermesi gibi birçok riski de içinde barındırmaktadır. Bu nedenle bilgi teknolojileri dış kaynak kullanımında uygun yönetişimin seçilmesi önem taşımaktadır. Örgütler arası ilişkilerin yönetilmesinde esas olarak biçimsel (sözleşme) ve ilişkisel (ilişki normları) olmak üzere iki tür yönetişim mekanizması bulunmaktadır. Biçimsel yönetişim bir ilişkide beklenen sonuçları ve davranışları yazılı olarak belirttiği için yasal bir koruma mekanizması olurken, ilişkisel yönetişim ise özellikle ilişkide öngörülemeyen durumlar oluştuğunda daha esnek tepki verilmesini sağlamaktadır. Bilgi teknolojilerinin yoğun olarak kullanıldığı havacılık sektöründe yapılan bu araştırmanın; havacılık sektöründe faaliyet gösteren işletmeler tarafından BT tedarikçileriyle olan ilişkilerinin nasıl yönetildiğini açıklamak ve BT dış kaynak kullanımı başarısının açıklanmasında yönetişim mekanizmalarının etkisini açıklamak üzere iki temel amacı bulunmaktadır. Karma desen araştırması olarak tasarlanan bu araştırmada birinci araştırma sorusunu cevaplandırmak için nitel, ikinci araştırma sorusunu cevaplandırmak için ise nicel yöntemlerden faydalanılmıştır. Nitel araştırmanın sonuçlarına göre yöneticiler tarafından bir ilişkinin yönetilmesinde sözleşmeler kadar ilişki normlarının da önemine vurgu yapılmıştır. Nicel araştırmanın sonuçlarına göre ise BT dış kaynak kullanımı başarısını sözleşmeler ve ilişki normları ayrı ayrı istatistiksel olarak anlamlı açıklamaktadır. Bunun yanı sıra iki yönetişim mekanizmasının birbirine ikame değil tamamlayıcı mekanizmalar olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Sözcükler: BT dış kaynak kullanımı, Biçimsel yönetişim, İlişkisel yönetişim, İşlem maliyeti teorisi, İlişkisel mübadele teorisi, Havacılık sektörü

Bilgi teknolojisiBiçimsel iletişimDış kaynaklardan yararlanma+4
Dilek Erdoğan
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
DoktoraAçık ErişimTR

Öğretmen adaylarının dijital bilgeliğe ilişkin yeterlik algılarının incelenmesi

Dijital yerli-göçmen kavramlarından bağımsız olarak pedagojik bir çerçevede kazanılan dijital bilgelik özelliklerinin hem günümüz öğrencileri hem de öğretmenleri için aranan nitelikler olduğu ifade edilmektedir. Bu çalışmanın amacı, öğretmenlik mesleği açısından dijital bilgeliğe ilişkin yeterlikleri ve göstergeleri belirlemek ve Türkiye genelindeki öğretmen adaylarının dijital bilgeliğe ilişkin yeterlik algı profillerini ortaya koymaktır. Keşfedici sıralı karma desenin kullanıldığı araştırmanın nitel aşamasında, farklı alanlardan uzmanların katılımlarıyla gerçekleştirilen yapılandırılmamış görüşmeler ve Delphi turları sonrasında Düşünme ve Karar Verme, Toplumsallık ve Duygusallık olmak üzere dijital bilgeliğe ilişkin 3 farklı yeterlik alanının bulunduğu bir yapı oluşturulmuştur. Üç Delphi turu sonunda uzlaşma sağlanan bu yapıya ilişkin gösterge maddeleri kullanılarak "Dijital Bilgelik Yeterlik Algısı Ölçeği" geliştirilmiştir. Düşünme ve Karar Verme, Sosyal Duyarlılık ve Paylaşımcılık faktörlerinin bulunduğu bu ölçek kullanılarak gerçekleştirilen nicel aşamada ise, 2017 yılı içerisinde 1474 öğretmen adayından veri toplanmıştır. Elde edilen bulgulara göre öğretmen adaylarının kendilerini dijital bilgelik konusunda genel olarak yüksek düzeyde yeterli görmektedir. Ayrıca öğretmen adaylarının dijital bilgelik yeterlik algıları, yaş ve bölüm değişkenlerine göre anlamlı farklılık gösterirken cinsiyet açısından farklılık göstermemektedir. Öğretmen adaylarının dijital bilgelik yeterlik algıları ve teknoloji kullanma yeterlikleri arasında pozitif ve orta düzeyde ilişki bulunurken genel olarak akademik başarı ortalaması ve günlük internet kullanım süresi arasında herhangi bir ilişki bulunmamaktadır. Bununla birlikte öğretmen adaylarının dijital bilgelik yeterlik algılarıyla dijital yerlilik özellikleri arasında pozitif ve orta düzeyde bir ilişki olduğu gözlenmiştir.

Aday öğretmenlerBilgisayar destekli eğitimBilişim teknolojisi+7
Mesut Türk
Anadolu University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2017
00
DoktoraAçık ErişimTR

İlköğretim programlarında yer alan "çevre duyarlılığı" ve "bilişim teknolojilerine" ilişkin kazanımların gerçekleşme düzeylerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, ilköğretim programlarında yer alan hem "çevre duyarlılığı" hem de "bilişim teknolojileri"ne yönelik kazanımların gerçekleşme düzeylerini tespit etmektir. Ayrıca araştırmada çeşitli değişkenler açısından öğrencilerin çevre duyarlılık düzeylerini ve bilişim teknolojilerine yönelik tutum ve bilişim teknolojileri okuryazarlık düzeylerini belirlemek amaçlanmıştır. Öğrencilerin çevre duyarlılığını ölçmek amacıyla "çevre duyarlılığı ölçeği", bilişim teknolojilerine yönelik tutumlarını ölçmek amacıyla "bilişim teknolojilerine yönelik tutum ölçeği" ve bilişim teknolojilerine yönelik okuryazarlıklarını belirlemek amacıyla da "bilişim teknolojileri okuryazarlığına yönelik başarı testi" geliştirilmiştir. Araştırmanın bulgularına göre, öğrencilerin çevre duyarsızlıklarının düşük, çevre duyarlılıklarının da nispeten yüksek düzeyde olduğu söylenebilir. Öğrencilerin bilişim teknolojilerine yönelik ilgisizlik ve kaygıları düşük ve olumsuz iken, bağımlılık ve ilgileri orta düzeyde ve olumludur. İlköğretim 8. sınıf öğrencilerin bilişim teknolojileri okuryazarlıkları orta düzeydedir. İlköğretim sekizinci sınıf öğrencilerinin bilişim teknolojilerine yönelik tutumlarında ilgisizlik, bağımlılık, kaygı ve ilgi değişkenleri birlikte, öğrencilerin çevre duyarsızlık ve çevre duyarlılık puanlarıyla orta düzeyde ve anlamlı bir ilişki göstermektedir. İlköğretim sekizinci sınıf öğrencilerin bilişim teknolojileri okuryazarlık puanlarıyla çevre duyarsızlık puanları düşük düzeyde ve anlamlı bir ilişki göstermektedir. İlköğretim sekizinci sınıf öğrencilerinin bilişim teknolojilerine yönelik tutumlarında ilgisizlik, bağımlılık, kaygı ve ilgi değişkenleri birlikte, öğrencilerin bilişim teknolojilerine yönelik okuryazarlık puanlarıyla orta düzeyde ve anlamlı bir ilişki göstermektedir. Anahtar Sözcükler: İlköğretim (1-8. Sınıflar) Programları, Çevre Duyarlılığı, Bilişim Teknolojileri, Çevre Duyarlılığı Ölçeği, Bilişim Teknolojilerine Yönelik Tutum Ölçeği, Bilişim Teknolojileri Okuryazarlığına Yönelik Başarı Testi

Bilgi teknolojisiDers programlarıTeknoloji okuryazarlığı+6
Dilek Aydoğan
İnönü University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2013
00
DoktoraAçık ErişimTR

Bilişim destekli hareket eğitiminin temel motor beceri gelişimi ile tutum ve motivasyona etkisi

Bu araştırmanın amacı; 8 yaş ilkokul öğrencilerinde bilişim destekli hareket eğitim programının, öğretmen destekli programa göre temel motor beceri gelişimi ve öğrencilerin uygulamaya yönelik tutum ve motivasyon düzeylerindeki değişime etkisinin incelenmesidir. Araştırmada nicel ve nitel araştırma modellerinin bir arada kullanıldığı karma model kullanılmıştır. Nicel bölümde deneysel modellerden deney-kontrol gruplu öntest-sontest deseni kullanılmıştır. Araştırmada 8 haftalık Bilişim Destekli Hareket Eğitim (BDHE) Programının 8 yaş ilkokul öğrencileri temel hareket beceri düzeylerindeki değişime olan etkisini belirlemeye yönelik olarak Ulrich (2000) tarafından geliştirilen (Test of Gross Motor Development, TGMD-2) ve Türkçe uyarlaması Boz (2011) tarafından yapılan Büyük Kas Motor Gelişim Testi-2 (BKMGT-2) kullanılmıştır. Araştırmada öğrencilerin uygulamaya yönelik tutum ve motivasyonlarını belirlemeye yönelik nitel araştırma yöntemlerinden olgubilim deseni kullanılmıştır. Araştırmaya kolayda örneklem yöntemi ile 96'sı kız, 87'si erkek olmak üzere toplam 183 öğrenci dâhil edilmiştir. Çalışma grubu kontrol grubu (KG=57), Bilişim Destekli Hareket Eğitimi Grubu (BDHE=66) ve Öğretmen Destekli Hareket Eğitim Grubu (ÖDHE=60) olmak üzere 3 gruba ayrılmıştır. Araştırmanın verileri SPSS 22.0 programı ile analiz edilmiş olup, anlamlılık düzeyi p˂0,05 olarak belirlenmiştir. Verilerin dağılımına Shapiro-Wilk testi ile analiz edilmiştir. Grupların öntest-sontest puan ortalamalarının karşılaştırılmasında Bağımlı Örneklemler T-Testi, Bağımsız Örneklemler T-Testi ve Tek Yönlü Varyans Analizi kullanılmıştır. Nitel verilerin analizinde, NVIVO 9.0 programı, veri çözümlemesi için kelime sıklık hesaplaması kullanılmıştır. Araştırma sonucunda 8 haftalık BDHE programının 8 yaş ilkokul öğrencileri temel hareket becerileri gelişimi üzerinde olumlu etkisi olduğu, öğrencilerin BDHE programına ilişkin olumlu tutuma sahip oldukları ve programın derse ilişkin motivasyonlarını yükselttiği görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Beden eğitimi ve spor, Bilişim destekli hareket eğitimi, Hareket eğitimi.

Beden eğitimiBilgisayar destekli eğitimBilişim teknolojisi+5
Kurtuluş Özlü
Hitit University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bilgi teknolojilerinin insan kaynakları yönetimi performansına etkisinin işgören tutumları üzerinden değerlendirilmesi: Hitit Üniversitesi örneği

Günümüzde örgütlerin sahip oldukları en önemli ve en kıymetli varlığı konumundaki insan kaynağının yönetimi büyük önem arz etmektedir. İnsan kaynağının etkin ve verimli bir şekilde kullanılması adına kamu ve özel sektördeki örgütler tarafından kullanılan insan kaynakları yönetimi uygulamalarında artık bilgi teknolojilerinden de faydalanıldığı görülmektedir. İKY uygulamaları açısından faydalanılan bilgi teknolojilerinin örgütlerin yapısına uygunluğu ve işgörenleri tarafından benimsenmesi bu teknolojilerin uygulanabilirliği açısından son derece önemlidir. Bu kapsamda çalışma, günümüz bilgi teknolojilerinin kamudaki insan kaynakları yönetimi uygulamaları üzerindeki etkilerini işgören tutumları üzerinden değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Bu amaçla çalışma, bir kamu kurumu olan Hitit Üniversitesi'nde görev yapan akademik, idari ve 4D personel statüsündeki işgörenlerin bilgi teknolojilerinin insan kaynakları yönetimi uygulamalarına etkisine yönelik tutumları üzerinden değerlendirilmesini ortaya koymaktadır. Bu çalışma sonucunda elde edilen işgören tutumları değerlendirmeleri neticesinde; bilgi teknolojilerinin, kamudaki insan kaynakları yönetimi uygulamalarına olumlu anlamda etki ettiği görülmektedir.

Bilgi teknolojisiBilgisayar teknolojisiHitit Üniversitesi+5
Atilla Yenişan
Hitit University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
DoktoraAçık ErişimTR

Kurumsal imaj ve farkındalık oluşturmada bilgi teknolojilerine stratejik yaklaşım

Kurum ve kuruluşlar için kurumsal imaj ve farkındalık oluşturma, rekabet güçlerini ve pazar paylarını artırma, tüketici davranış ve kararlarını etkileme, nitelikli çalışanları kuruluşa çekme gibi birçok açıdan önemlidir. Fakat birçok kurum ve kuruluş bunun önemini kavrayamamıştır. Özellikle Bilgi Teknolojilerinin (BT) ve İnternetin dünyayı sarmalayarak küreselleştirdiği, rekabetçiliği artırdığı günümüzde, kurumsal imaj ve farkındalık oluşturmada BT'lerinin kullanımına stratejik bir yaklaşım ile bakarak etkili kullanımı gerekmektedir. Bu yaklaşım tüketiciler nezdinde farkındalık oluşturan kuruluşlar ile müşterileri birbirine yakınlaştıracak, pazar paylarını, tercih edilebilirliklerini artıracaktır. Ülkemizde sürekli artan devlet ve özel üniversite sayılarıyla birlikte üniversiteler arası rekabet artmış, üniversiteler de tercih edilebilen bir üniversite olabilme çabası içine girmiş bulunmaktadırlar. Bu rekabette kurumsal imaj ve farkındalık oluşturmaları onlar için bir avantaj olacaktır. Üniversitelerin tercih edilmesinde eğitim kalitesi, akademik çalışma ve başarıları, akademisyenlerin tanınırlığı ve etkisi vb. faktörler kurumsal imaj açısından en etkili faktörlerdir. Bunların yanı sıra fiziki imkânları, sosyo-kültürel, eğitim imkânları da elbette diğer etkili faktörlerdendir. Bunlar doğru şeylerdir. Fakat bu doğru şeylerin, doğru mesajlarla, doğru iletişim, etkileşim kanalları kullanılarak, hedef kitlelere ulaştırılması üniversitenin çok geniş bir alana yaygın olan potansiyel hedef kitlesine pazarlanması gerekir. Bu pazarlamada ise en etkili stratejik araç ise Bilgi Teknolojileridir. Üniversite içinde eğitim kalitesi, akademik faaliyetler, akademik başarılar, sunduğu fiziksel, sosyal, kültürel, sportif, barınma imkânları, tarihi, kültürel, doğal değer ve dokular ne kadar doğru, sürekli ve yoğun biçimde hedef kitlelere yansıtılıp farkındalık oluşturulabilir, güven sağlanırsa tercih edilme oranı da artacaktır. BT'lerine stratejik bir yaklaşım, kurumsal imaj ve farkındalık oluşturmaya büyük katkılar sağlayacaktır. Bu araştırmanın bulguları ile YÖK'ün yaptığı araştırma içerisindeki bulgulardan da anlaşıldığı gibi tercihlerde en etkili farkındalık oluşturan araçların BT'lerine dayalı araçları olan sosyal medya, üniversitelerin web siteleri, arama motorlarında ve video paylaşım ağlarındaki haber, bilgi ve görseller olmaktadır. Anahtar Kelimeler: Kurumsal imaj, farkındalık, Bilgi Teknolojileri, Kurumsal Kimlik, Kurum Kültürü, Üniversite.

Bilgi teknolojisiFarkındalıkKurum imajı+3
Salih Aytemur
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Beden Eğitimi ve Spor öğretmenlerinin bilgi teknolojisi kullanımına yönelik öz-yeterlik düzeylerinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin teknoloji kullanımına yönelik öz-yeterlik düzeylerinin incelenmesidir. Araştırmanın örneklemini Antalya ilinde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okullarda görev yapan 442 beden eğitimi ve spor öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmaya katılan bireyler tesadüfi yöntem ile seçilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak Deniz ve Algan (2013) tarafından oluşturulan "Eğitimde Bilgi Teknolojileri Kullanımı Öz-Yeterlik Öğretmen Değerlendirme Formu" ve demografik özellikleri sorgulayan "Kişisel Bilgi Formu" kullanılmıştır. Elde edilen verilerin değerlendirilmesinde SPSS 21 IBM istatistik paket program kullanılmıştır. Verilerin hesaplanması için her alt boyutun ortalaması ve ölçek toplam puanı alınmıştır. Tüm karşılaştırmalı istatistikler bu puanlar üzerinden yapılmıştır. Verilerin normal dağılım gösterip göstermediği Shapiro-Wilk testi ile analiz edilmiştir. Sistem Bilgisi Öz-yeterliği alt boyut ortalaması, Temel Beceriler Öz-yeterliği alt boyut ortalaması, Hesap Tablosuna Dayalı Sınıf Yönetimi alt boyut ortalaması, Teknoloji Tabanlı Eğitsel Etkinlikler Düzenleme alt boyut ortalaması ve Ölçek Toplam puanının normal dağılım değerleri taşımadığı anlaşılmıştır (p<0,05). Ancak bu alt boyutların basıklık ve çarpıklık katsayıları incelendiğinde basıklık ve çarpıklık katsayılarının +1 ile -1 değerleri arasında olduğu görülmektedir. Jondeau ve Rockinger'e (2008) göre alt boyutların çarpıklık ve basıklık katsayılarının +3 ile -3 arasında değiştiğinde bu alt boyutlarında normal dağılım parametrelerine uygun şartlar taşıdığını belirtmiş ve çizilen histogram grafiklerinde de belirgin bir sapma gözlenmediğinden bu alt boyuttaki verilerin normal dağılım gösterdikleri düşünülmüştür. Bu kapsamda verilerin analizinde parametrik testlerden Independent samples T-Testi ve One Way Anova testleri tercih edilmiştir. Bulguların anlamlılık düzeyi için p<0,05 değeri temel alınmıştır. Araştırmanın bulgularına göre cinsiyet değişkenine göre elde edilen bulgular sonucu erkek beden eğitimi öğretmenlerinin lehine tüm alt boyutlarda, kadın beden eğitimi öğretmenlerine göre anlamlı olarak farklılık olduğu belirlenmiştir. Yaş değişkenine bakıldığında beden eğitimi öğretmenlerinin yaş grubu arttıkça öz-yeterlik düzeylerinde düşüş meydana geldiği gözlemlenmiştir. Tüm alt boyutlarda 20-30 yaş grubu diğer tüm gruplara göre anlamlı olarak yüksek öz-yeterliğe sahiptir. Mesleki yıl değişkenine göre öğretmenlerin öz-yeterlikleri incelendiğinde yine mesleki yıl arttıkça öz-yeterlik düzeylerinin azaldığı görülmektedir. Mezun olunan bölüm veya fakülte değişkenine bakıldığında tüm boyutlarda BESYO ya da spor fakültesi mezunu olanların alan değişikliği yaparak diğer bölümlerden mezun olup sonradan beden eğitimi öğretmeni olan öğretmenlerden anlamlı olarak daha yüksek öz-yeterlik düzeyine sahip olduğu gözlenmiştir. Son olarak beden eğitimi öğretmenlerinin interneti bulunan bir bilgisayara sahip olup olmadıkları değişkenine göre analiz yapıldığında ise interneti olan bilgisayara sahip öğretmenlerin lehine anlamlı bir farklılık ortaya çıktığı tespit edilmiştir. Yapılan araştırma sonucunda eksikliklerin giderilmesi amacıyla cinsiyet, yaş gibi farklılıkları azaltmak üzere içeriğine ve hedef kitlesine uygun hizmet içi eğitimler planlanabilir. Bu araştırma ve başka birçok araştırmanın sonucuna dayanarak yaşı daha yüksek olan öğretmenlerden başlayarak ihtiyaç olan hizmet içi eğitimlerin içeriği öğretmenlerin öz-yeterlik inanışları göz önünde bulundurularak planlanması önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Beden Eğitimi ve Spor Öğretmeni, Bilgi Teknolojisi, Öz-yeterlik

Beden eğitimi ve spor dersiBilgi teknolojisiÖğretim teknolojileri
Güler Gülcan Korkmaz
Kütahya Dumlupınar University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

E-Devlet uygulamaları kapsamında Vedop Projesi, Eğirdir Vergi Dairesinde E-Vdo uygulamasının incelenmesi

Sanayi devriminden sonra ortaya çıkan, ekonomik ve sosyal yapıyı değiştiren dönüşüm sürecinin merkezinde gelişmiş enformasyon ve iletişim teknolojilerinin olduğu görülmektedir. Günümüzde yaşanan politik, ekonomik, sosyal ve teknolojik gelişmeler, küreselleşme süreci ile birlikte piyasalarda rekabetin şiddetlenmesi, kamu ve özel sektörün kurumsal açıdan yeniden yapılandırılmasını kaçınılmaz hale getirmiştir.Bilişim teknolojileri adı verilen telekomünikasyon, bilgisayar ve iletişim teknolojilerinde yaşanan gelişmeler bilginin, emek ve sermaye gibi yeni bir üretim faktörü olmasına neden olmuştur. Bu radikal değişimler ve bilginin önlenemez yükselişi zamanla devletlerin yönetim şeklini de değiştirmeye başlamıştır.İnternet kullanımının hızla yaygınlaşması ve kamu yönetiminin yeniden yapılanması, beraberinde devlet ve internet kavramlarının bir arada kullanılmasına yol açmıştır. Böylece yeni bir sürece girilmiş ve E-Devlet kavramı kendiliğinden ortaya çıkmıştır. Bu gelişmelerle birlikte Dünya'da olduğu gibi Türkiye'de de E-Devlet projeleri hayata geçirilmeye başlanmıştır.Çalışmanın birinci bölümünde elektronik devlet kavramsal bir çerçeve olarak bütün yönleriyle ele alınmış, E-Devlet modeli ve E-Devletin etkinliğini belirleyen faktörlere değinilmiştir.İkinci bölümde Türkiye'deki E-Devlet uygulamalarından birisi olan Vedop Projesinin kapsamı, altyapısı, E-Kuruma yönelik bileşenleri, gelişimi, E-Devlete entegrasyon süreci, yararları ve projeye yöneltilen eleştiriler üzerinde durulmuştur.Çalışmanın son bölümünde ise Vedop Projesi çerçevesinde E-Vdo (Elektronik Vergi Dairesi Otomasyonu) uygulaması örnek bir vergi dairesi seçilerek (Eğirdir Vergi Dairesi ) konuya yönelik incelenmiştir.

Bilgi güvenliğiBilgi teknolojisiBilgi toplumu+7
Nurhan Akdemir
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2008
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Balanced scorecard aracılığıyla performans analizi ve Kütahya Gediz Devlet Hastanesinde bir model denemesi

Finansal muhasebe ölçümlerine dayanan performans ölçüm yöntemlerinin artık eskimesi, geçerliliğini yitirmesi ve Balanced Scorecard'ın ortaya çıkışı performans ölçme ve strateji belirleme üzerine yeni bir çığır açmıştır. Bir kurumun faaliyetlerinin hedeflenen sonuçlara ulaşılıp ulaşılmadığı, hizmetlerin verimli, etkin ve karlı bir düzeyde gerçekleşip gerçekleşmediği konuları Balanced Scorecard ile daha iyi ölçülmüş ve planlanmıştır.Bu çalışmanın yapılma nedeni Balanced Scorecard'ın sağlık işletmelerinde ve yönetiminde kullanılarak performans, verimlik ve hizmet kalitesinin arttırılması, örgütsel değişime ayak uydurulması, kurum içi işleyişin iyileştirilmesi, öngörülen misyon ve vizyonun fiziksel ölçüler haline dönüştürülerek bu kalıplara göre sürekli gelişim ve değişimi sağlayarak stratejik hedeflere ulaşılması, hasta ve hasta yakınlarının beklentilerinin saptanarak onlara en iyi sağlık hizmetinin verilmesi, hastane personelinin eğitimi ve gereksinimlerinin karşılanarak hizmet kalitesi ve personel memnuniyetinin ve performansının arttırılması ve sıraladığımız bu boyutlar arasında dengeyi sağlayarak stratejik planlama ve yönetim üzerindeki etkilerinin nasıl gerçekleştirildiğine dair bilgi toplamaktır.Kütahya Gediz Devlet Hastanesi'nde uygulanan model neticesinde kurumun ilk önce vizyon ve misyonu doğrultusunda Balanced Scorecard'ın dört boyutunu da kapsayan stratejik amaçları belirlenmiştir. Kurumun çalışma prensibi, sahip olduğu tıbbi ve fiziki yapısı, kurumdan hizmet alan hasta ve hasta yakınları ve kurum çalışanları (kurumun; finansal, ?müşteri?, iç işlemler ve öğrenme, gelişme boyutları) belirlenen stratejik amaçlar kapsamında değerlendirilip başarı ve performansı ölçülmeye çalışılmıştır. Ölçümleme ve değerlendirmeler neticesinde kurumun başarılı ve başarısız, güçlü ve zayıf yönleri tespit edilerek öneri ve eleştirilerde bulunulmuş, stratejik yönetim açısından önemli bulgulara ulaşılmıştır.

AnalizBilgi teknolojisiBütçe+7
Bekir Keskin
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2009
00
DoktoraAçık ErişimTR

İlişkisel pazarlamada bilgi teknolojilerinin kullanılması ve bağlamsal pazarlama stratejisi

Değişim ve gelişimin her alanda yaşandığı günümüzde, işletmeler gelişmelere ayak uydurabilmek için, pazarlama faaliyetlerinin sürdürülmesinde geleneksel pazarlamadan müşteri odaklı bir yaklaşım olan ilişkisel pazarlamaya doğru yönelmişlerdir. İlişkisel pazarlamanın bilinen potansiyel yararlarının iyileştirilmesinde, uygulamaların artışında ve maliyetlerin azaltılmasında bilgi teknolojilerinin kullanılması önemli bir anahtar olarak görülmüş ve yeni stratejilerin gelişmesinde de etkili olmuştur. Bu stratejilerden birisi de bağlamsal pazarlama stratejisidir. Bağlamsal pazarlama stratejisi; ilişkisel pazarlamanın uygulama boyutunu oluşturan pazarlama stratejilerinden birisidir.Bu araştırmanın temel amacı; bağlamsal pazarlama stratejisinin, müşteriyle uzun dönemli ilişkileri geliştirmede ve müşterilerin elde tutulmasındaki olumlu etkisinin olup olmadığının analiz edilmesinden oluşmaktadır. Araştırmanın temel amacı bağlamında oluşturulan alt amaçları ise; müşteri ile etkileşim sağlama, iletişim kurma ve değer yaratma sürecinde bağlamsal pazarlama stratejisi temelinde oluşturulan Formdakal Web sitesinin etkisi ve bu sitenin işletmenin Form ürünlerinin satışlarını arttırmaya yönelik etkisinin olup olmadığının araştırılmasından oluşmaktadır.Araştırmada bağlamsal pazarlama stratejisi uygulayan işletmenin Formdakal Web sitesini kullanan ve üye olan müşterilerine yönelik olarak Web tabanlı anket oluşturulmuştur. Bu anket yoluyla araştırmada gerekli olan veriler elde edilmiştir. Elde edilen veriler gerekli istatistiksel analiz teknikleri ile analiz edilmiştir.Bu analizler sonucunda araştırma, bağlamsal pazarlama stratejisi ile müşteriyi elde tutma ve uzun dönemli ilişkileri geliştirme, müşterilere değer yaratma, etkileşim kurma ve iletişim sağlama arasında olumlu etkilerinin olduğunu ortaya çıkarmıştır.Anahtar Kelimeler: İlişkisel Pazarlama, Bağlamsal Pazarlama, Bilgi Teknolojileri, Internet

Bilgi teknolojisiPazarlamaPazarlama yöntemleri+4
Hicran Özgüner Kılıç
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Örgütlerde amaç dışı bilgi teknolojileri kullanımının çalışanların motivasyonu ile ilişkisi

Küreselleşmenin var olduğu günümüzde tüm dünyada değişim ve gelişim kaçınılmazdır. Örgütler ayakta kalabilmenin ötesinde diğer örgütlerin önüne geçmek, çevredeki tehditleri algılayarak bunlara uygun önlemler almak, daha başarılı olmaya çalışmak zorundadırlar.Artık bilgiyi sadece kullanmak yeterli olmamakta her alanda bilgiyi üretmek, geliştirmek, paylaşmak önemli olmaktadır. Bilginin edinilmesinde ve paylaşılmasında internet günümüzde vazgeçilmez bir araç olarak karşımıza çıkmaktadır. Ancak internet ve yaygın kullanılan diğer bilgi teknolojileri işyerlerinde izin verildiğinde iş amacı dışında kullanılmakta, çeşitli olumsuzluklara yol açmaktadır.Bu çalışmanın amacı, örgütlerde kullanılan bilgi teknolojilerini kişilerin olması gerektiği gibi kullanıp kullanmadıklarının sorgulanması, amaç dışı kullanımın olması durumunu çalışanların nasıl gördüğünün ortaya konması, bu durumun çalışanların motivasyonlarını nasıl ve ne kadar etkilediğinin ortaya konmasıdır. Buradan hareketle araştırmada çalışanların hangi bilgi teknolojilerini ne tür amaçlarla kullandıkları ve bunun motivasyonlarıyla ilişkisi üzerinde durulacaktır.Anahtar Kelimeler: Bilgi Teknolojileri, Bilgisayar, İnternet, Motivasyon.

Amaç dışı kullanımBilgi teknolojisiBilgisayarlar+5
Elif Akgül
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bilgi teknolojileri kullanımının örgütsel başarı üzerine etkisinin analizi ve bir uygulama

Bilgi teknolojileri, örgütler açısından da çok büyük öneme sahiptir. Günümüzde, örgütlerin bilgi teknolojileri yapılanmaları incelendiğinde teknoloji yatırımlarına her geçen gün daha fazla önem verildiği ve buna bağlı olarak örgütlerde gün geçtikçe bilgi teknolojileri kullanımının arttığı gözlenmektedir. Bilgi teknolojileri desteğinden uzak örgütlerin, endüstriyel pazarlarda faaliyet göstermeleri, özellikle rekabet açısından yetersiz kalmalarıyla sonuçlanmaktadır.Bu çalışma dört bölümden oluşmaktadır. Öncelikle örgüt ve örgütsel etkinlik kavramları incelenmiş olup, örgütsel etkinlik kriterleri belirtilerek, örgütlerde kullanılan bilgi teknolojilerinin etkileri üzerinde durulmuştur. Araştırmanın son bölümünde ETİ Gıda Merkezi'nin bilgi teknolojileri kullanımı üzerine bir inceleme yapılmıştır. Araştırmada nitel araştırma desenlerinden biri olan durum örnek olay (case study) çalışması yöntemi uygulanmıştır. İnceleme sonucunda elde edilen bulgulardan ETİ Gıda Merkezi; bilgi teknolojileri teminini kavramış ve sürekli gelişim için örgüt odaklı gereksinimler doğrultusunda bölümünü kurmuş ve ileri teknolojiler kapsamında öncü olduğu ortaya konulmuştur. Bu sonuç doğrultusunda şirketlerin etkinlik kriterlerini arttırma bağlamında dikkate alabilecekleri öneriler verilmiştir.Anahtar Kelimeler: Örgüt, Örgütsel Etkinlik, Bilgi Teknolojileri, Prodüktivite, Nitel Araştırma.

BaşarıBilgi teknolojisiGıda sektörü+3
Fulya Aydoğdu
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2011
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sivil toplum kuruluşlarının finansal kaynaklara ulaşmasında bilişim teknolojilerinin etkisi:Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı'nın analizi

Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne giriş çalışmalarında gerçekleşen faaliyetlerin bir sonucu olarak insan hakları, temel hak ve hürriyetler konuları da giderek önem kazanan olgular olmuştur. Uyum yasalarıyla birlikte devletin etkinliğini azaltan bunun yanı sıra özgürlükleri arttıran ve Sivil Toplum Kuruluşlarının (STK) işlevselliğini ön plana çıkaran düzenlemeler ile birlikte STK'ların da görev ve sorumlulukları üst düzeye çıkmıştır.STK'ların öneminin giderek artması, onların sürekliliği ve amaçlarına ulaşacak faaliyetlerini gerçekleştirebileceği platformların yaratılması konusunda nasıl destekleneceklerinin belirlenmesi gereği tartışılmaya başlayan bir başka unsur olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu çalışmada STK'ların bilişim unsurlarının da incelenerek finansal kaynaklara ulaşmada bilişimin nasıl bir fayda sağladığı analiz edilerek örnek bir çalışma içerisinde bu durum tespit edilmeye çalışılacaktır.Birinci bölümde; sivil toplum ile ilgili yaklaşımlar, tanımlar ve kuramlara yer verilerek, STK'lara geçiş süreci incelenecektir. Daha sonra STK'ların gelişim süreci incelenerek STK'lar ile ilgili farklı tanımlar ortaya konulmaya çalışılacaktır. Türkiye'de sivil toplum kavramının gelişim süreci Cumhuriyet öncesi ve Cumhuriyet sonrası olarak ele alınacak ve bu dönemlerdeki sivil toplum ile ilgili kısa bilgiler verilecektir. Sivil toplumdan STK'ya geçiş süreci içersinde STK'larla ilgili tanımlar ve gelişmelerle ilgili bilgiler verilerek, kuruluş şekilleri, özellikleri, paydaşları ve finansal kaynaklarının hangi unsurlardan oluştuğu ile ilgili bilgiler verilmeye çalışılacaktır.İkinci bölümde; bilişim ve temel kavramları incelenerek, STK'ların kaynaklara ulaşmada kullandıkları bilişim teknolojileri ile ilgili olarak bilgiler verilecektir. Bu bilgiler ışığında Türkiye'de mevcut STK'ların bu yolla elde ettikleri kaynakların örneklendirilmesi ile de bilişimin kaynaklara etkisi ortaya konulmaya çalışılacaktır.Üçüncü bölümde; örnek STK olarak Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV) incelenecek ve bilişimin etkisi TEGV üzerinde analiz edilmeye çalışılacaktır.Çalışma sonucunda elde edilen bilgiler ile bilişim ve unsurlarının STK'lara finansal kaynaklara ulaşmada etkisi değerlendirilerek tüm STK'ların bu konuya dikkati çekilmeye çalışılacaktır.Anahtar Kelimeler: Sivil Toplum, Sivil Toplum Kuruluşları, STK, Bilişim

Bilgi teknolojisiFinansal kaynaklarFinansman+6
İsmail Funda
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2011
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yönetim bilgi sistemlerinin, yönetimin etkinliği ve verimliliğine etkisi: E-okul örneği

Yönetim bilgi sistemleri, örgütlerde yönetimin, doğru ve zamanında bilgiye ulaşmalarında çok önemli bir yere sahiptir. Eğitim kurumlarında yönetim bilgi sistemlerinin kullanılması konusu ülkemizde çok önemsenmeye başlanan bir konudur.21.yüzyılda da bilgi sistemleri ve teknolojilerinde yaşanan ve dijital devrim adıyla da anılan hızlı değişmeler, kendini her alanda hissettirmiştir. Bilgi teknolojileri alanında yaşanan bu gelişmeler bir taraftan önemli kolaylıklar sağlarken, diğer taraftan her alanda yeni düzenlemeleri ve değişimleri de beraberinde getirmektedir.Bilgi teknolojilerinde meydana gelen değişmelerin ortaya çıkardığı en önemli etkilerden bir tanesi de elbette ki organizasyonlara ilişkin olanıdır. Bu araştırma genel olarak, yöneticilerin etkinlik ve verimliliğinin teknolojiye paralel olarak gelişmekte olan yönetim bilgi sistemlerinin kullanımından nasıl etkilendiğini ortaya koymaktadır. Bu anlamda, çalışmada öncelikli olarak yönetim bilgi sistemi kavramı, gelişimi ve kullanılma nedenleri üzerinde durularak, yönetim bilgi sistemlerinin eğitim kurumları yönetimin etkinlik ve verimlilik üzerine etkileri üzerinde durulacaktır.Anahtar Kelimeler: Yönetim bilgi sistemleri, Yönetim, Etkinlik, Verimlilik, E-Okul

Bilgi teknolojisiElektronik okulEtkinlik+6
Murat Gülenç
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2011
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bilişim teknolojilerinin işletme rekabetinin sürdürülebilirliğine katkıları ve LBS örneği

ÖZET Günümüzde toplumsal, siyasi ve ekonomik etkileri açısından sanayi devrimi ile eş tutulan bilişim çağında mikroelektronik, bilgisayar ve telekominikasyon teknolojileriyle bunların bileşimi olan bilişim teknolojilerindeki olağanüstü gelişmeler, üretim sistemlerinin ve iş süreçlerinin dayandığı teknoloji tabanındaki köklü değişmelerde belirleyici bir rol oynamaktadır. Teknolojiye ve çağımızın teknolojisinin kaynağı olan bilime egemen olan ülkeler, sanayi başta olmak üzere, bütün ekonomik etkinlik alanlarında mutlak bir üstünlük elde etme yolundadırlar. Teknoloji ulusların rekabet üstünlüğünün tek anahtarı haline gelmiştir. Dolayısıyla da dünya nimetlerinin yeniden paylaşılmasında ve toplumsal refahın yükseltilmesinde bilim ve teknoloji alanındaki üstünlük belirleyici olmaktadır. Gün gittikçe iş dünyası karmaşıklaşmaktadır. Bunun dışında gelişmiş ülkelerdeki büyük işletmelerin ucuz iş gücü arama girişimleri farklı ülkelerde yatırım yapmaları ve sonucunda dünya şirketi olmaları da iş dünyasındaki kuralları değiştirmiş ve rekabeti arttırmıştır. Rekabetin artması işletmeleri daha az maliyetle daha kaliteli üretmeye yöneltmiş, bu da daha iyi yönetim için işletmelerin ve modern yönetim biliminin arayışlarına neden olmuştur. Bu arayışlar, yukarıda sözü edilen esnek üretimden otomasyona, toplam kalite yönetiminden iş süreçlerinde yeniden tasarıma kadar değişim yaklaşımların geliştirilmesi ile sonuçlanmıştır. Ancak tüm bu yaklaşımların başarılı uygulanabilmesi için ise kurumsal bilişim sisteminin sunacağı bilişim yönetim ortamından yararlanılması gerekmektedir.

Bilgi teknolojisiLogo Yazılım Sanayi ve Ticaret LTD A.ŞRekabet+3
Metin Uluköy
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2002
00
DoktoraAçık ErişimTR

Organizasyonlarda WEB tabanlı değişim yönetimi: Bilgisayar teknolojilerinin örgütsel değişime ilişkin algılamalar üzerine etkileri

Değişim, günümüzde yoğun olarak hissedilen bir olgu halini almıştır. Değişimin ivmelenmesinin nedenlerine gelince, içinde bulunulan iletişim ortamı, bilgi teknolojilerinin sağladığı geometrik bilgi artışları, küreselleşen dünya düzeninde yaşanan yoğun rekabet gibi temel nedenleri sıralayabiliriz. Hızlı değişim ortamının gereği olarak, organizasyonlar esnek yönetim yaklaşımlarını benimsemekte, organizasyonun esnekliğini ve etkinliğini artıracak bilgi ve iletişim teknolojilerini yoğun olarak kullanmaktadır. Organizasyonlar için günümüzde en büyük esnekliği ise, internet ortamının sunduğu iletişim imkanları sunmaktadır. Bunun bilincinde olarak organizasyonlar işi bu yapı üzerinden (e-uygulamalar) yapacak şekilde yeniden teşkilatlanmakta, yeni yapıları ile değişimlere daha çabuk ve hızlı tepki gösterebilmeyi arzulamaktadır. İş süreçleri yeni uygulamalarla uyumlu hale getirilmekte, ancak değişimlere tepki gösterebilmek, izleyebilmek, proaktif davranışlar geliştirmek tesadüflere kalabilmektedir. Bu çalışma kapsamında, internet tabanlı yapılar içerisinde değişimi sorunsuz yaşatacak, e- uygulamaların ruhuna uygun bir değişim modeli(WTDYS) geliştirilmeye çalışılmıştır. Modeli ortaya koymadan önce, değişim ve yönetimi, bilgi teknolojileri ve yeni iş modelleri üzerinde mümkün olduğunca kapsamlı araştırma yapılmaya çalışılmıştır. Modeli test etmek mümkün olmamakla birlikte, bir kamu kurumunda yapılan bir araştırma ile, WTDYS modelinin, üstleneceği görev ve sorumluluklar, sergileyeceği yaklaşım ve içereceği kadrolar açısından doğru kurgulanıp kurgulanmadığı test edilmiş, bu konuda yararlı ip uçlarına ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Web Tabanlı Yönetim, E-uygulamalar, Değişim Yönetimi, Web Tabanlı Değişim Yönetimi

Bilgi teknolojisiBilgisayar teknolojisiDeğişim+3
Köksal Hazır
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2004
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İşletmelerde muhasebe sisteminde hata ve hilelere karşı bir iç kontrol mekanizması olarak bilgi işlem teknolojilerinin kullanılması

ÖZET Bilgisayar donanımı ve yazılımındaki gelişmelere paralel olarak bilgi işlem ortamlarında da son yıllarda büyük gelişmeler görülmüş ve bilgisayar ağları, veri bankaları, çevrimiçi( on-line) uygulamalar giderek yaygınlaşmaya başlamıştır. 1980' li yıllardan itibaren dünyada görülen hileli fînansal raporlama uygulamaları ve iflaslar, işletmelerdeki iç denetim eylemlerinin etkinliğini arttırma çabalarının yoğunlaşmasına neden olmuştur. Bu çabalar işletmelerdeki iç kotrol. iç denetim ve dış denetim unsurlarının başarı şansını arttıran etkili bilgi işlem teknolojilerini ön plana çıkarmıştır. Bu çalışma hata ve hileleri önleme ve iç denetim etkinliği açısından, bilgi işlem teknolojileri, iç denetçi ve dış denetçi ilişkilerinin önemini açıklamaya çalışmaktadır. Tüm bu gelişmeler incelenip muhasebe sistemine getirebileceği etkiler ortaya konulmaya çalışılmıştır.

Bilgi teknolojisiBilgisayar teknolojisiDenetçiler+7
Saim Şentürk
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2004
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bilgi teknolojilerindeki gelişmelerde organizasyonel öğrenme, etkin karar alma ve yeniliğe etkisi

Bu çalışmanın en temel amacı işletmelerde bilgi teknolojilerinin kullanımının örgütsel yenilik üzerindeki etkilerinin araştırılmasıdır. Ancak bu çalışmada bilgi teknolojilerinin kullanımının öncelikle organizasyonel öğrenme ve etkin karar alma konuları üzerindeki etkileri ortaya konulmuştur. Yenilik yaratma çabaları ise bu konular temel alınarak incelenmiştir. Çalışmanın verileri bir anket yolu ile ülkemizde özel sektörde üretim alanında faaliyet gösteren ve en çok tanınan 51 işletmeden toplanmıştır. Çalışmanın hipotezlerini analiz etmek için korelasyon, /-testi ve çoklu regresyon testleri kullanılmıştır. Bu çalışmanın bulguları, bilgi teknolojilerinin etkin kullanımının üretim sektöründeki işletmelerde öncelikle organizasyonel öğrenme ve etkin karar almayı olumlu yönde etkilediğini göstermektedir. Buna bağlı olarak bilgi tabanlı organizasyonel öğrenme ve etkin karar almanın ise yenilik yaratma çabalan ve örgütsel performans ile anlamlı bir ilişki içinde olduğunu ortaya koymaktadır. Sadece sesli posta ve e-ticaret uygulamalarının organizasyonel öğrenme ve etkin karar almayı olumu olarak desteklemediğini ancak yenilik çabalarını kısmi olarak desteklediği çalışmanın başka bir bulgusudur. Bu bulgular ışığında, salt teknoloji transferinin bir işletme için tek başına hiç bir şey ifade etmediği görülmektedir. Ancak, bilgi teknolojilerinin sağladığı imkanlardan faydalanarak örgüt içinde organizasyonel öğrenme ortamı yaratan ve yine bilgi temelli bir ortamdan yararlanarak etkin ve hızlı karar alabilen işletmeler bu teknoloji transferini yeniliğe dönüştürebilecektir.VI ABSTRACT The principal aim of this study is to research the effects of the use of information technology on organizational innovation. However, in this study, the effects of the use of information technology on organizational learning and decision making are mainly put forth for consideration. Efforts to achieve in innovations are studied by taking these issues into consideration. Data for the study has been picked up from the most known 5 1 businesses to have activity in private sector and production. To analyse the hypoteses of the study; correlation, t-test and poly regression tests have been used. The findings of this study indicate that the active use of information technologies has a beneficial influence mainly on organizational learning and effective decision making in the businesses being active in production. In relation to this, it is brought up that information based organizational learning and decision making are meaningly in touch with the efforts to supply innovations and organizational performance. Another finding of the study is that by only itself, vocalic mail and e- business applications can not support organizational learning and decision making,but can partially support the efforts to supply innovations. In the light of these findings, it can easily be seen that only technology transfer itself isn't worth for the business, but, by utilizing the benefits obtained from opportunities provided by information techologies, the businesses that may be able to create organizational learning atmosphere in the organization and, by utilizing an environment of information based, those that may be able to make decisions effectively and rapidly will be succeed in transforming the technology transfer into innovation.

Bilgi teknolojisiEtkinlikKarar verme+7
Abdullah Erdoğan
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2004
00

İlgili konular