Delivery

352 theses under this subject heading

Medical SpecialtyOpen AccessTR

Sezaryen sırasında tüp ligasyonu ve bilateral salpenjektominin over fonksiyonları üzerine etkisinin karşılaştırılması

Amaç: Bu çalışmada, sezaryen sırasında tüp ligasyonu ve bilateral salpenjektominin over fonksiyonları ve rezervi üzerine etkisini ultrasonografik ve biyokimyasal olarak değerlendirmeyi amaçladık. Yöntem: Bu çalışmaya, sezaryen uygulanan 90 hasta prospektif olarak dahil edildi. Hastalar; bilateral tüp ligasyonu (pomeroy yöntemi), bilateral salpenjektomi ve kontrol grubu olmak üzere üç eşit gruba ayrıldı. Hastaların dermografik özellikleri, gebelik haftaları kaydedildi. Cerrahi işlemden önce ve 10-12 hafta sonra ultrasonografik muayene ile over volümleri ve antral folikül sayıları (AFS) kaydedildi, venöz kan numuneleri alınarak anti müllerian hormon (AMH) ve inhibin B düzeyleri bakıldı. Bulgular: Grup 1'in yaş ortalaması 31±4.202, Grup 2'nin 35.47±3.481, Grup 3'ün 26.3±3.861 olup gruplar arası farklar istatistiksel olarak anlamlıydı. Tüm parametreler, preoperatif ve postoperatif dönemlerdeki değişimlerine göre değerlendirildi. AMH ortalama değerlerinde Grup 1'de 0.138±0.119 artma, Grup 2'de 0.230±0.094 artma, Grup 3'te 0.025±1.9830 azalma izlenmiş olup gruplar arası farklar istatiksel olarak anlamlıydı. İnhibin B ortalama değerlerinde Grup 1'de 2.241±4.538 azalma, Grup 2'de 0.545±3.981 azalma, Grup 3'te 5.907±6.00 azalma izlenmiş olup gruplar arası farklar istatiksel olarak anlamlıydı. Over volümü ortalama değerlerinde Grup 1'de 0.032±0.292 azalma, Grup 2'de 0.310±0.417 azalma, Grup 3'te 0.327±0.488 azalma izlenmiş olup gruplar arası farklar istatiksel olarak anlamlıydı. Sonuç: Çalışmamız sonucunda araştırdığımız parametrelerdeki değişimlerin, gebelik ve laktasyon dönemindeki hormonal durum nedeniyle mi yoksa tubal sterilizasyondan mı kaynaklandığı net değildir. Yine de sezaryen sırasında tubal sterilizasyon, pratik ve güvenli bir yöntem olarak kabul edilebilir. Anahtar kelimeler: Sezaryen, tüp ligasyonu, salpenjektomi, antimüllerian hormon, inhibin b.

Antimüllerian hormonDoğumLigasyon+2
Yağmur Öztoprak
Hatay Mustafa Kemal University
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Prematüre / düşük doğum ağırlığı olan çocuğa sahip anneler ile normal gelişim gösteren çocuğa sahip annelerin çocuklarıyla olan etkileşimlerinin karşılaştırılmalı olarak incelenmesi

Bu araştırmanın amacı gelişimsel gerilik riski altındaki prematüre / düşük doğum ağırlığı (DDA) olan çocuklar ve annelerinin normal gelişim gösteren çocuklar ve anneleri arasındaki (1) etkileşim davranışlarını betimlemek, (2) anne etkileşim davranışlarının kendi içindeki ilişkilerini ve çocukların etkileşim davranışlarını anlamlı bir şekilde etkileyen anne davranışlarının neler olduğunu, (3) prematüre / düşük doğum ağırlığı ile doğan çocuk-anne çiftlerinin etkileşimsel davranışlarının normal gelişim gösteren çocuk-anne çiftlerininkinden farklılık gösterip göstermediğini ortaya çıkartmaktır. Araştırma Tekirdağ ili sınırları içindeki yaşları 10-29 ay arasındaki 10 prematüre / DDA ile doğan anne-çocuk çifti ve 10 normal gelişim gösteren anne-çocuk çifti ile gerçekleştirilmiştir. Ailelerden randevu alındıktan sonra evlerine gidilmiş ve veri toplama amacıyla demografik bilgi formu kullanılarak annelerden çocuk ve anne hakkında bilgi toplanmış ve anne-çocuk çiftlerinin serbest oyun etkileşimi video kaydına alınmıştır. Ziyaret edilen her evde çocukların gelişim ve ilgilerine uygun olabilecek oyuncak ve materyaller standart olarak kayıt öncesinde hazırlanmıştır. Araştırmacı 20 dakika boyunca müdahale etmeksizin yapmış olduğu kaydın ilk 5 ve son 5 dakikasını değerlendirmeye almamış, arada kalan 10 dakika Ebeveyn Davranışlarını Değerlendirme Ölçeği- Türkçe Versiyonu (EDDÖ-TV) ve Çocuk Davranışlarını Değerlendirme Ölçeği- Türkçe Versiyonu (ÇDDÖ-TV) ölçekleri kullanılarak araştırmacı ve ikinci bir kodlayıcı tarafından çözümlenmiştir. Kodlayıcılar arasındaki güvenirlik oranı % 90 olarak bulunmuştur. Elde edilen veriler SPSS paket programı 21. versiyonundan yararlanılarak analiz edilmiştir. Anne etkileşim davranışlarının kendi içindeki ilişkilerini ve çocukların etkileşim davranışlarını etkileyen anne davranışlarının neler olduğunu ortaya koymak için parametrik olmayan korelasyon analizi seçeneklerinden Kendall's tauTesti kullanılmıştır. Her iki gruptaki çocuk-anne çiftlerinin etkileşimsel davranışlarının farklılık gösterip göstermediğini bulmak için Bağımsız Örneklemler Mann Whitney U Testi'nden yararlanılmıştır. Bunun yanı sıra, anne- çocuk etkileşim davranışlarını betimlemek için de frekans, yüzde, aritmetik ortalama ve standart sapma hesapları yapılmıştır. Bu araştırmadan elde edilen istatistiksel analizler sonucunda anne-çocuk çiftlerinin etkileşimsel davranışları betimlenmiş; annelerin kendi içindeki etkileşim davranışları ve çocuk davranışları üzerinde anlamlı ilişkileri olan anne etkileşim davranışları açıklanmış; prematüre/düşük doğum ağırlığı ile doğmuş olan çocuk ve anne çiftleri ile normal gelişim gösteren çocuk-anne çiftlerinin etkileşim davranışlarında farklılık olmadığı sonucuna varılmıştır. Anahtar Sözcükler: Anne - çocuk etkileşimi, düşük doğum ağırlığı ile doğan çocuklar, prematüre

Ana-çocuk etkileşimiAnnelerAnneler+7
Meral Öztürk
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2015
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Doğum sonrası tıbbi atık olarak nitelendirilen göbek kordonu, amniyon sıvısı, amniyon zarı ve plasentanın klinik kullanımı ve fetal kök hücre üretilmesi amacıyla toplanması

Kök hücre teknolojisi, hücre ölümü veya işlevsel kayıp sonucunda ortaya çıkan ve henüz belirlenmiş bir tedavisi olmayan birçok hastalığa yönelik yenilikçi tedavi metodolojileri sunmaktadır. Bu tezde, göbek kordonu, amniyon sıvısı, amniyon zarı ve plasentayı içeren doğum sonrası tıbbi atıkların stratejik bir değer olarak kullanılıp, fetal kök hücre üretiminde kullanılabileceğinin gösterilmesi amaçlandı. Bu amaçla, materyallerin toplanması, transferi, İyi Üretim Uygulamaları (Good manufacturing Practices - GMP) laboratuvar standartlarına uygunlukları ve optimal materyalin belirlenmesi araştırıldı. Ayrıca, maliyet-etkinlik analizi ve süreçlerde karşılaşılan zorluklar belirlenmiştir. Bu çalışmada, sağlıklı ve gönüllü 32 gebeden vajinal ve sezaryen doğum sonrası tıbbi atık olarak tanımlanan ve amniyon sıvısı, amniyotik membran, göbek kordonu, bütün plasenta ve plasenta parçasını içeren beş farklı perinatal ekstra-embriyonik dokudan toplamda 160 örnek toplandı. Materyaller steril kaplarda ve solüsyonlarda ESTEM Kök Hücre Laboratuvarına taşındı ve bakteriyel bulaş analizi için numune alındı. Mezenkimal kök hücre izolasyonu yapıldı ve karakterizasyon analizleri gerçekleştirildi. Eritrosit bulaşan numunelerden eritrositler lizis edilerek uzaklaştırıldı. Sonuç olarak; vajinal doğumla alınan materyallerin hepsinde bakteri bulaşı saptanması nedeniyle GMP laboratuvarları için uygun olmadığını saptandı. Vajinal doğumlar hariç tutulduğunda, amniyon sıvısından türetilmiş mezenkimal kök hücreler, alım, taşıma, saklama ve izolasyon kolaylığı, sınırlı kan bulaşı, belirgin bakteriyel bulaş riski taşımaması, enzimatik işleme ihtiyaç duymaması ve maliyet etkinliği nedeniyle fetal kök hücre üretimi ve bankaları için en uygun ürün olarak belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Fetal Kök Hücre, İyi Üretim Uygulamaları, Perinatal Doku, Tıbbi Atık, Amniyon Sıvısı

AmnionAmniotik sıvıDoğum+4
Mehmet Çopuroğlu
Eskişehir Osmangazi University
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Travayda eş masajının ağrı, kaygı ve doğum sürecine etkisi

Amaç: Araştırmada, travayda eş masajının ağrı, kaygı ve doğum sürecine etkisinin değerlendirilmesi amaçlanmaktadır. Yöntem: Araştırma, randomize kontrollü deneysel bir çalışmadır. Konya ilinde Necmettin Erbakan Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde 01.08.2022-01.08.2023 tarihleri arasında gerçekleştirildi. Araştırmanın verileri eş masajı grubu, ebe masajı grubu, kontrol grubu olmak üzere üç gruptan farklı üç zaman diliminde (uygulama öncesi servikal dilatasyon 4 cm, uygulaması sonrası servikal dilatasyon 5-6 cm ve 8-9 cm iken) toplandı. Her grup için 45 gebe olmak üzere toplamda 135 kadın ile çalışma verileri tamamlandı. Kontrol grubu dışında uygulama gruplarındaki gebelere dilatasyon 5-6 cm ve 8-9 cm iken sırt ve sakral masaj uygulaması gerçekleştirildi. Araştırmanın verileri Gebe Tanıtım Formu, Doğum Eylemi İzlem Formu, Partograf, Görsel Kıyaslama Ölçeği, Durumluk Kaygı Ölçeği, Masaj Uygulamasından Memnuniyeti Değerlendirme Skalası ve Formu, Travay Sürecinden Memnuniyeti Değerlendirme Skalası ve Formu kullanılarak toplandı. Araştırmanın istatistiksel analizleri SPSS 25 kullanılarak yapıldı. Betimsel istatistikler, ANOVA ve eta kare testleri gerçekleştirildi. Bulgular: Katılımcıların sosyodemografik bilgileri acısından gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmadı (p>0,05). Üç grubun istatistiksel olarak birbirinden farklı (F=201,31; p<0,001) ağrı puan ortalamalarının olduğu, en yüksek ağrı puanının kontrol grubunda ve en düşük ağrı skorun ise eş masaj grubunda olduğu tespit edildi. Üç grubunda istatistiksel olarak birbirinden farklı durumluk kaygı puanlarının olduğu (F=706,70, p<,001), en yüksek durumluk kaygı puanının kontrol grubunda ve en düşük skorun ise eş masaj grubunda olduğu belirlendi. Kontrol grubundaki katılımcıların aktif faz süresinin eş masaj grubuna göre anlamlı şekilde daha yüksek olduğu saptandı. Sonuç: Doğum eylemi sürecinde eş tarafından anne adayına uygulanan masaj ağrı ve kaygı düzeyini azaltmada etkilidir.

DoğumDoğum ağrıları
Ayşe Nur Ataş
Eskişehir Osmangazi University · Institute of Health Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Konişmentonun teslimdeki rolü ve konişmentosuz teslimde taşıyanın sorumluluğu

Konişmento; taşıyan veya onu temsilen kaptan ya da yetkili bir acente tarafından tek taraflı olarak düzenlenen, eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı ikrarıyla birlikte taşıma sonunda varma limanında senedin yasal yani şeklen hak sahibi görünen hamiline senedin iadesi karşılığında aynı şekilde teslim edileceği taahhüdünü içeren kıymetli evraktır. Taşıyanın konişmento ile taahhüt ettiği eşyanın teslim edilmesi ile kastedilen husus taşımanın tamamlanmasından sonra taşıyan ile gönderilenin (veya yasal konişmento hamilinin) ortak iradesi sonucunda eşyanın zilyetliğinin varma yerinde gönderilene yahut sözleşmede veya konişmentoda hak sahibi olarak belirlenen kimseye sağlanmasıdır. Teslim konişmento gereğince yükü tesellüme salahiyetli kimseye yapılmış olmalıdır..Taşıyanın konişmentodan doğan borçlarını ihlal etmesi onun konişmentodan doğacak sorumluluğuna neden olmaktadır ve konişmentodan doğan yükümlülük, kabz ve tesellümden doğan sorumluluğu kapsamaktadır. Yükün konişmentodan önce varma limanına ulaştığı, konişmentonun çalındığı ya da kaybolduğu hallerde, gönderilen konişmentoyu ibraz edemediğinden yükü teslim alamamakta, (yükü konişmentonun ibrazı karşılığı senedin hak sahibi görünen hamiline teslim ile yükümlü olan) taşıyan da yükü teslim edememektedir. Bu durumda taşıyan, ya yükü konişmentosuz teslimden kaçınıp depolamayı tercih etmekte ya da uygulamada sıkça karşılaşıldığı gibi alacağı garanti mektubu veya banka garantisi karşılığında yükün konişmentosuz teslimini kabul etmektedir.Yükü teslim alamayan yasal konişmento hamili, konişmento doğruluğuna güvenmiş olması sebebiyle uğradığı bütün zararların tazminini taşıyandan talep edebilir. Taşıyanın konişmento ibraz edilmeksizin yaptığı teslimden dolayı sonucu meydana gelen zarardan tüm malvarlığı ile sorumludur. Taşıyan aynı zamanda donatan (veya gemi işletme müteahhidi) olup da, konişmento kaptan tarafından imza edilmiş ise bu halde de taşıyan bütün mal varlığı ile sınırsız olarak sorumludur.

KonşimentoTeslimat
Özlem Bulut
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Solunum teknikleri eğitiminin travay süresi ve anksiyete düzeyi üzerine etkisi

Araştırma, gebelere verilen solunum teknikleri eğitiminin gebelerin anksiyete düzeyi ve travay süresi üzerine etkisini belirlemek amacıyla randomize kontrollü deneysel olarak yapılmıştır. Araştırmanın verileri 19.03.2016-29.11.2016 tarihleri arasında, Dumlupınar Üniversitesi Kütahya Evliya Çelebi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Doğumhane servisinde toplanmıştır. Araştırmaya deney grubuna 35, kontrol grubuna 35 olmak üzere toplam 70 nullipar gebe alınmıştır. Araştırmada veri toplamak amacıyla Kişisel Bilgi Formu, travay süresini belirlemek için Doğum Eylemi İzlem Formu, gebelerin anksiyete düzeylerini ölçmek için ise Spielberger ve diğerleri tarafından geliştirilmiş olan Durumluk Anksiyete Ölçeği kullanılmıştır. Deney grubunda bulunan gebelere doğum eyleminin latent fazında solunum teknikleri eğitimi verilmiş ve her fazda uygun solunum teknikleri uygulanmıştır. Kontrol grubunda yer alan gebelere ise rutin hastane uygulamaları dışında hiçbir müdahalede bulunulmamıştır. Deney ve kontrol grubunda bulunan gebelerin anksiyete düzeyleri latent fazın başında, latent fazın sonunda ve aktif fazın sonunda olmak üzere toplam üç kez değerlendirilmiştir. Doğum eyleminin evrelerinin süresi ise Doğum Eylemi İzlem Formuna kaydedilmiştir. Araştırmanın verileri SPSS (Statistical Package for Social Sciences) 20.0 veri analizi paket programı kullanılarak bir uzman yardımıyla değerlendirilmiştir. Araştırmanın sonucunda deney ve kontrol grubundaki gebelerin kontrol değişkenleri arasında fark olmadığı ve her iki grubun benzer olduğu saptanmıştır. Solunum teknikleri eğitimi verildikten sonra latent fazın sonunda deney grubunda bulunan gebelerin durumluk anksiyete ölçeği puan ortalamaları, kontrol grubunda bulunan gebelerden daha düşük olmasına rağmen, aradaki farkın anlamsız olduğu görülmüştür (p>0.05). Aktif fazın sonunda ölçülen durumluk anksiyete ölçeği puan ortalaması, deney grubunda bulunan gebelerde, anlamlı derecede daha düşük olduğu görülmüştür (p<0.001). Doğumun birinci evresinin ortalama süresi bakımından gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmış ve deney grubunun birinci evresinin süresinin, kontrol grubuna göre daha kısa olduğu bulunmuştur (p<0.001). Doğum eyleminin birinci evresinin süre ortalamaları fazlara göre karşılaştırıldığında; deney grubunda bulunan gebelerde, doğumun latent ve aktif faz süre ortalamasının anlamlı derecede daha kısa olduğu saptanmıştır (p<0.05). Geçiş fazının süresi bakımından ise gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmamıştır (p>0.05). Doğum eyleminin 2. evresi süre ortalaması bakımından da gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmamıştır (p>0.05). Sonuç olarak, solunum teknikleri doğru bir şekilde uygulandığında gebelerin anksiyete düzeylerini azaltmada ve travay süresini kısaltmada etkili olduğu görülmüştür. Araştırmadan elde edilen sonuçlar doğrultusunda doğumhanede çalışan ebe/hemşirelerin doğum eyleminin olumlu bir şekilde sonuçlanması için gebelere solunum tekniklerini öğretme ve uygulamaları konusunda destek olması önerilmiştir.

AnksiyeteAnksiyeteDoğum+5
Sevil Çiçek
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Health Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Güç ve normal doğum yapan düve ve ineklerden elde edilen buzağıların kan kalsiyum ve glukoz seviyelerinin karşılaştırılması

Bu araştırmada güç ve normal doğum yapan düve ve ineklerden elde edilen yavrularının kan total ve iyonize kalsiyum ile glukoz seviyeleri birlikte karşılaştırıldı. Çalışmanın materyalini Almanya Giessen Justus Liebig Üniversitesi Veteriner Fakültesi Doğum, Jinekoloji ve Androloji Kliniği'ne doğumun takibi ya da güç doğuma müdahale için getirilen gebe hayvanlara ait buzağıların verileri oluşturdu. Bu hayvanlar içerisinden seçilen 30 düve ve 30 inek olmak üzere toplam 60 adet anneden elde edilen 60 buzağıya ait veriler bu çalışmada kullanıldı. Değerlendirmeye alınan buzağılar normal ve güç doğumdan elde edilen yavrular olarak iki gruba, her grup da kendi içerisinde düve ve ineklerden elde edilen buzağılar olmak üzere iki alt gruba ayrıldı. Buzağılardan doğum anından (PP0) başlayarak postpartum (PP) 2, 4, 6, 8, 12, 16, 24, 36, 48 ve 72'nci saatlerde alınmış kan örneklerinden ölçülmüş glukoz, total ve iyonize kalsiyum düzeyleri grup içerisinde ve gruplar arasında değerlendirildi. Buzağıların glukoz seviyelerine ölçüm zamanının etkisi anlamlı olup, glukoz seviyesi örnekleme zamanı içerisinde linear, kuadratik ve kübik değişimler göstermiştir (p<0,001). PP2 ve PP48 arasında, buzağıların kan glukoz seviyesi bakımından istatistiksel açıdan önemli doğum sayısı x doğum şekli interaksiyonları gözlenmekte olup (p>0,05), bu dönemlerde, güç doğum yapan düvelere ait buzağılarda kan glukoz düzeyinin diğer gruplardaki buzağılardan göre daha düşük ortalama değere sahip olduğu görülmektedir. İyonize ve total kalsiyum değerlerinin PP0' da tüm gruplarda yüksek olduğu PP2'den itibaren referans değerler arasına yerleştiği ve gruplar arasında bir fark bulunmadığı belirlenmiştir (p>0,05). Buzağıların kan glukoz ve kalsiyum değerlerinin doğumdan kısa süre sonra bağımsız olduğu ancak hem glukoz hem de kalsiyum değerlerinin intrauterin yaşamda anneden etkilenerek regüle edildiği, PP0 değerlerine yansıması ile anlaşılmaktadır.

BuzağılarDoğumDüveler+4
Taner Kulay
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Doğum şeklinin anne ve bebek bağlanmasına olan etkisinin belirlenmesi

Araştırma, annelerin doğum şeklinin bağlanmaya etkisini belirlemek amacıyla kesitsel ve tanımlayıcı olarak yapılmıştır. Araştırmanın örneklemini Gaziantep Şehitkamil Devlet Hastanesi doğum ve kadın hastalıkları servisinde yatan yeni doğum yapmış anneler arasından basit rastgele örnekleme yöntemiyle seçilmiş 250 vajinal doğum ve 250 sezaryen doğum yapmış toplam 500 anne oluşturmuştur. Veri toplama aracı olarak, anket formu ile "Doğum Sonrası Bağlanma Ölçeği (DSBÖ)" (Cronbach Alfa Güvenirlik Katsayısı 0.75) kullanılmıştır. Anket formunda annelerin sosyo-demografik özellikleri ile anne ve bebek bağlanmasını etkileyeceği düşünülen özelliklere yönelik sorular yer almaktadır. Anket formu ve DSBÖ 15 Mayıs-15 Temmuz 2022 tarihleri arasında uygulanmıştır. Araştırmadan elde edilen veriler SPSS (ver:23.0) bilgisayar programında; güvenirlik analizi, tanımlayıcı istatistikler, Ki-Kare Analizi, Bağımsız gruplarda t testi ve ANOVA Varyans analizi testi kullanılarak değerlendirilmiştir. DSBÖ puan ortalamaları ile annelerin yaşı, gelir durumu, çocuk sayısı, gebeliği öğrendiğinde yaşadığı duygu durumu, çevresinden gebelikte ilgi duyma durumu, gebeliği sonlandırma düşüncesi, gebelikte profesyonel destek alma durumu, bebek ile doğum sonrası ten tene temas yaşama durumları arasındaki farkın istatistiksel açıdan önemli olduğu belirlenmiştir (p < 0.05). Yapılan t testi analizi sonucuna göre; doğum şekline göre doğum sonrası bağlanma düzeyleri arasında anlamlı bir fark olduğu, vajinal doğum yapan kadınların doğum sonrası anne-bebek bağlanma düzeyinin daha yüksek olduğu bulunmuştur (p < 0.05). Sonuç olarak, vajinal doğum yapan annelerin bebeklerine bağlanma düzeylerinin, sezaryen yapan annelere göre daha yüksek olduğu ve vajinal doğum yapan annelerin doğum sonrası bağlanma sorunu olmadığı saptanmıştır. Sezaryenle doğum yapan annelerin doğum sonrası bağlanma sürecinin sağlıklı başlaması için annenin fonksiyonel durumunu güçlendirmek, destekleyici eğitimler vermek ve bireye özgü danışmanlık yapılması önerilmektedir.

Ana-babaya bağlanmaAnne-bebek etkileşimiAnneler+3
Mirac Özturan
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Multipar gebe kadınların doğum beklentilerinin ve deneyimlerinin belirlenmesi

Araştırma, multipar gebe kadınların doğum beklentilerinin ve doğum deneyimlerinin belirlenmesi amacıyla kesitsel tanımlayıcı olarak yapılmıştır. Araştırmanın evrenini Gaziantep ili Cengiz Gökçek Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi'nin Doğum salonuna normal vajinal doğum yapmak için başvuran 4831 multipar gebe kadın, örneklemi 320 gebe kadın oluşturdu. Veri toplama aracı olarak, anket formu ile "Doğum Beklentileri ve Deneyimleri Ölçeği/ DBDÖ-1- DBDÖ-2" (Cronbach Alfa Güvenirlik Katsayısı 0.89) kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen veriler SPSS for Windows 23 bilgisayar programında; tanımlayıcı istatistikler kullanılarak ortalama, standart sapma, minimum ve maksimum değerler belirlenmiştir. Multipar gebe kadınların beklentilerinin %61.6'sının karşılandığı, %38.4'ünün karşılanmadığı belirlenmiştir. Multipar gebe kadınların olmasını beklemediği beklentilerinin %71.3'ünün karşılandığı, %29.7'sinin beklemediği beklentilerinin karşılanmadığı belirlenmiştir. Multipar gebe kadınların DBDÖ-2'ne göre doğum memnuniyet puan ortalamasının 2.97±0.74 olduğu belirlenmiştir. Multipar gebe kadınların doğum memnuniyet düzeyinin orta seviyede olduğu tespit edilmiştir. Multipar kadınların DBDÖ-2' de yer alan ifadelerin çoğunluğuna "orta derecede memnunum" şeklinde yanıt verdikleri ve genel olarak doğumdan orta derecede memnun oldukları belirlenmiştir. Sonuç olarak, multipar gebe kadınların çoğunluğunun beklentilerinin karşılandığı ve doğum deneyiminden memnuniyetlerinin orta düzeyde olduğu belirlenmiştir.

BeklentilerDeneyimDoğum+2
Zeynep Akar
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2023
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Doğum sırasında uygulanan fundal basının anal sfinktere olan etkisinin 3D transperineal ultrason ile değerlendirilmesi

Amaç: Doğumun ikinci evresinde uygulanan fundal basının (Kristeller manevrası) anal sfinkter üzerindeki etkisini araştırmak. Gereç ve Yöntemler: Bezmialem Vakıf Üniversitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği'nde Nisan 2019 ve Nisan 2020 tarihleri arasında 37 gebelik haftası üstünde ilk vajinal doğumunu yapan 73 gebe çalışmaya dahil edildi. Fundal bası (kristeller manevrası) uygulanan kadınlar vaka olarak alındı. Perineal yırtıkların oluşumunu etkileyebilecek obstetrik ve fetal parametreler incelendi. Tüm kadınlara doğumdan 24-48 saat sonra transperineal 3/4D ultrason yapıldı. Transperineal ultrason sonuçları vakalar ve kontroller arasında karşılaştırıldı. Obstetrik anal sfinkter yaralanmasında (OASY) bağımsız risk faktörlerini tanımlamak için çok değişkenli lojistik regresyon analizi yapıldı. Bulgular: Çalışmaya toplam 73 kadın dahil edildi. 37 kadına fundal bası uygulandı. Hastaların vücut kitle indeksleri benzerdi. Fetus demografik özellikleri incelendiğinde istatiksel olarak anlamlı fark mevcut değildi. Fundal bası uygulanan grubun ortalama ikinci evre süresi 57,3 ± 19,2 dk , kontrol grubunun 37,3 ± 8,6 dk idi (p<0,0001). Hiçbir hastada klinik muayenede 3./4. derece perineal laserasyon izlenmedi. Fakat trasnperineal ultrason sonrası, her iki grupta birer "yarım ay" işareti bulgusu (half moon sign) gözlendi. Mediolateral epizyotomi belirgin olarak kristeller grubunda yüksekti (p <0,0001). Sonuç: Fundal basınç grubunda anlamlı anal sfinkter hasarı gözlenmedi. Mediolateral epizyotomi ve doğumun ikinci evresi belirgin olarak kristeller grubunda yüksekti. 3 boyutlu transperineal ultrasonografi, hastalar için rahatsızlık vermeden hemen doğum sonrası anal sfinkter hasarının belirlenmesinde ve vajinal doğum sırasında fark edilmeyen erken sfinkter yaralanmalarının saptanmasında yardımcı olur. Anahtar Kelimeler: fundal bası, kristeller manevrası, obstetrik anal sfinkter hasarı, transperineal ultrason

Anal kanalDoğumFundal bası+3
Hande Nur Öncü
Bezmialem Vakıf University
2020
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Sezaryen sonrası normal doğum planlanan gebelerde sonografik uterin alt segment kalınlık ölçümünün prediktif değeri

Amaç: Dünyada sezaryen oranları her geçen gün artmaktadır. Önceden sezaryen doğum yapmış birçok kadın için sezaryen sonrası vajinal doğum (SSVD) uygulanabilir bir prosedürdür. Çalışmamızda SSVD başarısında sonografik uterin alt segment ölçümlerinin prediktif değerini incelemeyi amaçladık. Yöntem: Bezmialem Vakıf Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği'nde 2019 ve 2021 yılları arasında SSVD amacıyla takibe alınan gebelerin verileri retrospektif olarak incelendi. Çalışmaya 18-45 yaş arası, daha önce 32.hafta ve üzerinde alt segment transvers insizyonu ile sezaryen doğum yapmış, verteks prezentasyon, tahmini fetal ağırlığı 4250 gr altında olan, antenatal takiplerde herhangi bir fetal anomali saptanmayan gebeler dahil edildi. Tüm hastalara 36-39. gestasyonel haftada transvajinal ultrasonografi ile alt segment total kalınlık, rezidüel myometriyal kalınlık ve servikal kanal uzunluğu ölçümleri yapıldı. Hastaların temel demografik, obstetrik, klinik ve sonografik verileri, maternal ve neonatal sonuçları kaydedildi. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 65 hastadan 45'inde (%69,2) SSVD denemesi başarılı oldu, 20 hasta (%30,8) sezaryen doğum gerçekleştirdi. İki grup temel demografik veriler açısından benzerdi (p>0.05). Başarılı SSVD grubunda 10 (%22,2), başarısız grupta ise 17 (%85) hastaya doğum indüksiyonu uygulanmış ve istatistiksel olarak anlamlı fark tespit edilmiştir (p<0,001). Hospitalizasyon sırasındaki BISHOP skorları değerlendirildiğinde başarılı SSVD grubunda anlamlı olarak yüksek görülmüştür [5(1-11) vs 2(1-11) p<0.001]. Servikal uzunluk, başarılı SSVD grubunda anlamlı olarak daha kısayken total alt segment kalınlığı (TASK) ve rezidüel myometriyal kalınlıkta (RMK) iki grup arasında fark izlenmemiştir [sırasıyla (37.48±9.08 vs 41. 4±6, p=0.047), (4.49±1.33 vs 4.72±1.97,p>0.05), (2.04±0.8 vs 2.07±0.92, p>0.05)]. Çalışmamızda sadece 1 olguda SSVD esnasında uterus ve mesane rüptürü gelişmiştir; olgunun alt segment kalınlığı 2,3mm, rezidüel myometrial kalınlığı 1,1mm olarak kaydedilmiştir. Lojistik regresyon analizinde doğum indüksiyonun, SSVD başarısını anlamlı derecede azaltan tek faktör olduğu ortaya konmuştur (p=0.036). Sonuç: Alt segment ölçümlerinin SSVD başarısını öngörmede değeri yoktur. SSVD başarısını öngören en önemli faktör doğumun spontan başlamasıdır. Anahtar Kelimeler: Sezaryen Sonrası Vaginal Doğum, Sezaryen, Total Alt Segment Kalınlığı, Ultrasonografi, Uterin Rüptür

DoğumGebelikRüptür+4
Irana Gorchıyeva
Bezmialem Vakıf University
2021
00
Master'sOpen AccessEN

Evaluation of the knowledge level of nurses about postpartum hemorrhage

Postpartum hemorrhage is considered one of the leading causes of treatable and preventable maternal deaths. The study aims to evaluate the knowledge and skill levels of nurses about postpartum hemorrhage and find out the relationship between nurse knowledge and demographic data. A descriptive study was conducted in Misan, Iraq, for 300 nurses working in Misan Children's and Maternity Hospital. Introductory information forms, 'Assessment of Nurse's Practical Skills Regarding Avoidance of Postpartum Hemorrhage, were used to collect the data. Frequency, percentage, and arithmetic mean were used in the statistical analysis, and the study reveals that more than half of the nurses have the correct answer about postpartum hemorrhage with an arithmetic mean of 0.54. And with an arithmetic mean of 0.59, nurses have correct nursing skills about postpartum hemorrhage. In this study, it is seen that the nurses should be encouraged to participate in training courses in postpartum hemorrhage to increase their knowledge and skills to prevent, detect, and manage women with postpartum hemorrhage.

KnowledgeLevel of knowledgeDelivery+5
Dhuha Naser Salman Alaswa
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Vajinal doğumda erken ten temasının emzirme başarısı ve emzirme öz yeterliliği üzerine etkisi

Araştırma vajinal doğumda erken ten temasının emzirme başarısı ve emzirme öz yeterlilik üzerine etkisini incelemek amacıyla randomize kontrollü yarı deneysel nitelikte yapılmıştır. Araştırmanın evrenini Çankırı Devlet Hastanesi'nde vajinal doğum yapan (N:139), örneklemini araştırma katılım şartlarına uyan 32'si deney 32'si kontrol grubu olmak üzere toplam 64 anne oluşturmuştur (n:64). Deney grubundaki annelere doğum sonu erken ten teması uygulanmış, kontrol grubunda ki annelere hastane rutinleri uygulanmıştır. Araştırma verileri; Genel Bilgiler Formu, LATCH Emzirme Tanılama ve Değerlendirme Ölçeği ve Emzirme Öz Yeterlilik Ölçeği Kısa Şekli formları ile toplanmıştır. Araştırmada erken ten teması uygulanan annelerin emzirme başarısı ve emzirme öz yeterlilik düzeyinin kontrol grubuna göre anlamlı düzeyde yüksek olduğu belirlenmiştir (p<0,05). Annenin, yaşının, yaşayan çocuk sayısının, emzirme tecrübesinin, gebeliğinin planlı olma durumunun ve bebeğin emme süresi ve ilk emzirilme zamanının, emzirme başarısını ve emzirme öz yeterlilik düzeyini etkileği belirlenmiştir. Erken ten temasını konusunda annelerin ve sağlık çalıaşanlarının farkındalıklarının artırılması ve hastanelerin rutin uygulamalarına erken ten teması uygulamasının dahil edilmesi önerilmektedir.

Bebek beslenmesiBebek-yenidoğmuşBebekler+5
Aysel Keskin
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Yeni doğum yapan primipar kadınlara verilen bebek bakımına ilişkin eğitimin kadınların bebek bakımı özgüveni ve uyku kalitesi üzerine etkisi

Araştırma, yeni doğum yapan primipar kadınlara verilen bebek bakımına ilişkin eğitimin kadınların bebek bakımı özgüveni ve uyku kalitesi üzerine etkisini belirlemek amacıyla yapılan yarı deneysel randomize kontrol çalışmasıdır. Araştırmanın örneklemine, sosyal medya kullanımı olan (instagram), 92 müdahale, 91 kontrol grubu olmak üzere 183 primipar kadın alınmıştır. Araştırma 01 Mayıs- 31 Aralık 2021 tarihleri arasında araştırmanın seçim kriterlerine uyan araştırmaya katılmayı gönüllü olarak kabul eden primipar kadınlarla yürütülmüştür. Veriler, her iki grup için Kişisel Bilgi Formu, Pharis Özgüven Ölçeği (PÖÖ) ve Postpartum Uyku Kalitesi Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Müdahale grubundaki primipar kadınlara doğum sonrasında bebek bakımına ilişkin 1.-7.günler ve 7-14. günler arasında haftada 2 saat olacak şekilde eğitimler verilmiştir ve sonraki aşamada deney grubundaki kadınlarla zoom üzerinden bağlantı sağlayarak görüntülü olarak bebek bakımına ilişkin eğitim sağlanmıştır. Ayrıca müdahale grubundaki kadınlara eğitim içeriği eğitim öncesinde kitapçık olarak gönderilmiştir. Kontrol grubundaki kadınlara, sosyal medya (instagram) üzerinden iletişim sağlanmış ve bu gruba sonrasında herhangi bir eğitim ve danışmanlık hizmeti sağlanmamıştır. Verilerin analizinde Ki-Kare testi, Independent Sample t Testi, tek ve iki faktörlü varyans analizi (ANOVA) ve gruplar arası farklılıkları belirlemek için de post hoc testlerinden Least Significant Difference (LSD) testi kullanılmıştır. Araştırmada deney grubundaki kadınların toplam PÖÖ puan ortalaması 57,41±5,65 iken, kontrol grubundaki kadınların 51,48±10,66 bulunmuştur. Deney grubundaki primipar kadınların meslek, aile gelir durumu, aile yapısı, bebeğin cinsiyeti ve doğum şekli değişkenlerine göre bebek bakımı özgüven düzeyleri arasında anlamlı fark bulunurken (p<0,05), kontrol grubundaki kadınlarda yaş, doğum şekli, daha önce bebek bakma durumları değişkenlere göre bebek bakımı özgüven düzeyleri arasında anlamlı fark bulunmuştur (p<0,05). Araştırmada deney grubundaki kadınların toplam Postpartum Uyku Kalitesi Ölçeği puan ortalaması 26,50±7,87 iken, kontrol grubundaki kadınların 28,93±7,63 bulunmuştur. Deney grubundaki primipar kadınların tüm değişkenlere göre postpartum uyku kalitesi düzeyleri arasında anlamlı fark bulunmazken (p>0,05), kontrol grubundaki kadınlarda, daha önce bebek bakma durumları değişkenine göre postpartum uyku kalitesi düzeyleri arasında anlamlı fark bulunmuştur (p<0,05). Sonuç olarak, deney grubundaki kadınların bebek bakımı özgüven ve postpartum uyku kalitesi düzeyleri kontrol grubundakilere göre yüksek bulunmuştur. Buna göre yeni doğum yapan kadınlara postpartum erken dönemde verilen bebek bakımına ilişkin eğitimin kadınların bebek bakımı özgüveni ve uyku kalitesi üzerine etkili olduğu bulunmuştur. Postpartum süreçte primipar kadınlara yönelik bebek bakımına ilişkin eğitimler konusunda çalışmaların yaygınlaştırılmasının, kadınların bebek bakımına ilişkin bilgi eksikliklerinin, özgüveninin ve uyku kalitesinin artırılmasında katkı sağlayacağını düşündürmektedir. Anahtar Kelimeler: Bebek Bakımı Eğitimi, Özgüven, Postpartum, Primipar Kadın, Uyku Kalitesi.

Bebek bakımıBebeklerDoğum+4
Ebru Bayar
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Health Sciences
2022
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Doğum indüksiyonu için 40 ML ve 80 ML servikal balonun etkinliklerinin karşılaştırılması

Amaç: Obstetrik denge gözetilerek farklı endikasyonlar nedeniyle gebelik sonlandırılmasının endike olduğu ve düşük servikal Bishop skoruna sahip olan hastalarda 40 ml ve 80 ml servikal olgunlaştırıcı çift balonlu kateter kullanarak hacim farkının servikal olgunlaşma üzerine etkilerini incelemeyi amaçladık. Materyal-Metot: Bozok Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı'na başvuran tek fetüs gebeliği olan, verteks presentasyon, bishop skoru ≤ 5 puan olan 40 gebe çalışmaya dahil edilmiştir. 40 gebe randomize edilerek, 20 gebede çift balonlu servikal olgunlaştırıcı kateter 40 ml diğer 20 gebede 80 ml izotonik ile şişirilerek servikal olgunlaştırma ve dilatasyon işlemi uygulanmıştır. Servikal olgunlaştırıcı çift balon kateter attıktan hemen sonra oksitosin ile indüksiyon başlanmıştır. Her iki grupta da hacim farkının doğum süreleri bakımından etkileri değerlendirilmiştir. İstatistiksel analiz için IBM SPSS statistics 18.0 programında uygun analiz yöntemleri kullanılmıştır. Sonuçlar: Başlangıçta çalışmaya aldığımız ancak değişik nedenlerle sezeryan doğum endikasyonu alan hasta oranı % 28 oldu. Balon konduktan sonra doğuma kadar geçen süre 40 ml grubunda 15,98 ± 5,26 saat, 80 ml grubunda 19,18 ± 9,81 saat oldu (p=0,301). 40 ml de balon kalış süresi ortalama 7,73 ± 3,14 saat iken 80 ml grubunda 11,20 ± 6,09 saat oldu (p=0,063). Balon konduktan sonra amniyon geliş süreleri 40 ml'de 11,14 ± 3,92 saat; 80 ml'de 15,32 ± 8,01 saat oldu ve balon attıktan sonra spontan amniyon geliş süreleri 40 ml'de 3,94 ± 3,12 saat iken 80 ml'de 4.21 ± 3,26 saat oldu. Balon attıktan hemen sonra başlanan indüksiyon süreleri 40 ml de 7,87 ± 5,21 saat, 80 ml grubunda 7,65 ± 5,36 saat oldu ve aralarında istatistiksel olarak anlamlı fark olmadığını gördük (p=0,916). Bishop skor artışı 40 ml grubunda 3,75 ± 1,52; 80 ml grubunda 5,10 ± 1,29 oldu ve istatistiksel olarak anlamlı olduğu görüldü (p=0,009). 80 ml grubunda servikal uzunluk arttıkça balon kalış süresi uzadığı ve istatistiksel olarak anlamlı olduğu ancak 40 ml grubunda anlamsız olduğu görüldü. Ancak buna rağmen servikal uzunluk gruplar arasında indüksiyon süresini etkilemedi. Tartışma: Servikal olgunlaştırıcı yöntemlerden biri olan çift balon kateter güvenli ve etkin bir yöntem gibi durmaktadır. Detaylı muayenelerle uygun hastalarda uygulanması halinde sonuçları olumlu olabilmektedir. Doğum süresi istatistiksel olarak anlamsız olsa da 40 ml grubunda daha kısa olarak bulundu. Bishop skorlarındaki artış her iki grupta da anlamlı olmasına rağmen 80 ml grubu lehine daha yüksek çıktı. Olgunlaştırıcı çift balon kateterin mekanik etkisine ilaveten servikse yapmış olduğu çift yönlü basınç ve yabancı cisim reaksiyonu nedeniyle oluşturduğu enflamasyon, bu cihazın şimdilik bildiğimiz etki mekanizmalarını oluşturmaktadır. 40 ml balonun istatistiksel olarak anlamsız olsa da daha kısa süre kalması, amniyonun daha kısa sürede gelmesi, balon konduktan sonra doğuma kadar geçen sürenin daha kısa olması ayrıca Bishop skorları arasındaki farkın her iki grupta da anlamlı olması, indüksiyon süreleri arasında farkın olmaması 40 ml'nin doğumda daha etkin olduğunu düşünmemize neden oldu. Bishop skorlarının 80 ml'de daha fazla artması ancak doğum hızının 40 ml'de daha olumlu olması belki de daha düşük hacimle başlanıp belli aralıklarla balon hacminin artırılmasının daha etkili olabileceği izlemini uyandırmaktadır. Anahtar sözcükler: Servikal olgunlaştırıcı çift balon kateter, Servikal olgunlaşma, Doğum indüksiyonu

BalonDoğumDoğum indüksiyonu+1
Hakan Yakut
Yozgat Bozok University
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Konya ili Kulu ilçesi halk kültürü araştırması

Bu çalışmada Konya'nın Kulu ilçesindeki geçiş dönemleri olan doğum, evlenme, ölüm âdetleri ve bunlara bağlı inanışlar, bayram tören ve kutlamalar, halk inanışları, halk mutfağı, halk hekimliği ve anonim halk edebiyatı ürünleri üzerinde durulmuştur.Halk kültürü ile ilgili olan birinci bölümde ele alınan konularda yazılı kaynaklardan elde edilen bilgilerin verilmesinin ardından sözlü kaynaklardan edinilen âdet ve inanmalar aktarılmıştır. Sözlü kaynaklardan elde edilen bilgilere dayalı âdet ve inanışların eski Türk kültürü ile olan ilişkileri tespit edilmeye çalışılmıştır.Anonim halk edebiyatı ile ilgili olan ikinci bölümde; manzum, manzum-mensur, mensur anonim halk edebiyatı ürünlerine yer verilmiştir. Her bölümün sonunda biçim ve içerik yönlerinden değerlendirmeler yapılmıştır. Çalışmanın son bölümünde metinler içerisinde geçen yerel kelimeleri kapsayan bir de sözlük hazırlanmıştır.Bu araştırmanın sonucunda Kulu halk kültüründe, hem Orta Asya'nın hem de Anadolu'nun inanç ve kültür yapısının izlerinin bulunduğu görülmüştür. Bütün bu izler İslâmiyet'in kabulünü izleyen süreçte yeni dinin rengini alarak bugünkü Kulu halk kültürünü oluşturmuştur.Anahtar Kelimeler: Kulu, Halk Kültürü, Geçiş Dönemleri, İnanışlar, Anonim Halk Edebiyatı.

DoğumDoğum öncesiEvlilik+7
Yavuz Çoban
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Kahramanmaraş ili Göksun ilçesi halk kültürü araştırması

Bu çalışmada Kahramanmaraş'ın Göksun ilçesindeki geçiş dönemleri olan doğum, evlenme, ölüm âdetleri ve buna bağlı inanışlar, bayram, tören ve kutlamalar, halk inanışları, halk mutfağı, halk bilgisi, anonim halk edebiyatı ürünleri ve âşık edebiyatı ürünleri üzerinde durulmuşturBirinci bölümde, araştırma alanı ile ilgili bilgiler verilmiştir. Göksun yöresini araştırmadaki amaç, araştırma alanının kapsam ve sınırları, tarihi, nüfusu, sosyo-ekonomik yapısı ile ilgili bilgiler verilmiştir.Göksun halk kültürü ile ilgili olan ikinci bölümde ele alınan konularda, yazılı kaynaklardan elde edilen bilgilerin verilmesinin ardından, sözlü kaynaklardan elde edilen bilgilerin verilmesi, ardından sözlü kaynaklardan edinilen bilgilere dayalı âdet ve inanışların eski Türk kültürü ile ilişkileri, değerlendirme bölümlerinde tespit edilmeye çalışılmıştır.Anonim halk edebiyatı ile ilgili olan üçüncü bölümde; manzum, manzum-mensur, mensur anonim halk edebiyatı ürünlerine yer verilmiştir. Her bölümün sonunda biçim ve içerik yönlerinden değerlendirmeler yapılmıştır.Âşık edebiyatı ile ilgili olan dördüncü bölümde; günümüz Göksun yöresinde âşıklık geleneği hakkında bilgi, geçmişte yaşamış âşıklar ve şiirleri ve günümüzde yaşayan âşıklar ve şiirlerinden örnekler verilmiştir.Bu araştırmanın sonucunda, Göksun halk kültüründe, hem orta Asya'nın hem de Anadolu'nun inanç ve kültür yapısının izlerinin bulunduğu görülmüştür. Bulduğumuz bu inanç ve pratikler, bölüm değerlendirmelerinde anlatılmıştır.Anahtar Kelimeler: Göksun, Halk Kültürü, Geçiş Dönemleri, İnanışlar, Pratikler, Anonim Halk Edebiyatı, Âşık Edebiyatı.

Aşık edebiyatıBayramlarDoğum+11
Duygu Arslan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Doğum analjezisi için hasta kontrollü analjezide bolus ve devamlı remifentanil infüzyonlarının karşılaştırılması

Amaç: Travay sırasındaki doğum ağrısını önlemek için kullanılan intramuskuler meperidin'in (1 mg/kg) neden olduğu analjezik etkinliğin ve yan etkilerin iki farklı protokolde (bolus ve bolus+infüzyon) uygulanan hasta kontrollü remifentanil uygulaması ile karşılaştırmak.Gereç ve Yöntem: Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Etik Kurulu'nun izni alınarak, vajinal doğum planlanan 90 gebe, 3 ana gruba ayrıldı. 15 primipar ve 15 multipar olgudan oluşan Grup M'e 1 mgr/kg i.m. meperidin verildi. 15 primipar ve 15 multipar olgudan oluşan Grup B'ye bir HKA cihazı yardımıyla 0,25 mikrogram/kg i.v. remifentanil 2 dk kilitli kalma süresi içerisinde bolus dozda verilirken, 15 primipar ve 15 multipar olgudan oluşan Grup İ'e 0,025 mikrogram/kg/dk i.v. remifentanil infüzyonuna ek olarak 0,25 mikrogram/ kg i.v. remifentanil 2 dk kilitli kalma süresi içerisinde bolus dozda verildi. HKA, yenidoğanın çıkımını takiben sonlandırıldı. Travay süresince sistolik-diastolik arter basınçları, anne kalp atım hızları, ağrı VRS, hasta konfor ve sedasyon skorları değerlendirildi. Doğumu takiben 1. ve 5. dk APGAR skorları kaydedildi.Bulgular: Tüm gruplarda, travay boyunca ve doğum anında ortalama ağrı VRS skorunda, başlangıç ağrı VRS skoruna göre istatistiksel olarak anlamlı bir düşüş belirlendi (p<0,05). Travay süresince ortalama ağrı VRS skoru Grup B ve Grup İ'de, Grup M'den düşük bulundu (p<0,05). Travay süresince ortalama ağrı VRS skoru Grup İ'de, Grup B'den düşük bulundu (p<0,05). Doğum anında ortalama ağrı VRS skoru Grup B ve Grup İ'de benzerdi (p>0,05). Tüm gruplarda travay süresince ve doğum anında ortalama sedasyon skorları benzerdi (p>0,05). Travay süresince ortalama hasta konfor skoru Grup B ve Grup İ'de, Grup M'den düşük bulundu (p<0,05). Travay süresince ortalama hasta konfor skoru Grup İ'de, Grup B'den düşük bulundu (p<0,05). Doğum anında ortalama hasta konfor skoru Grup B ve Grup İ'de benzerdi (p>0,05). Hiçbir olguda hipotansiyon ve bradikardi gözlenmedi. Hiçbir olguda oksijen saturasyon değerleri % 96'nın altına düşmedi. Tüm gruplarda 1 ve 5. dk APGAR skorları normal sınırlardaydı.Sonuç: Rejyonel analjeziyi kabul etmeyen ya da kontrendike olduğu bilinen olgularda doğum analjezisi için i.v. hasta kontrollü remifentanilin, i.m. meperidine göre daha fazla yan etkilere neden olmadan daha etkin ve konforlu analjezi sağlaması nedeniyle doğum analjezisinde tercih edilebileceği kanısına varıldı.Anahtar kelimeler: Ağrısız doğum, remifentanil, hasta kontrollü analjezi

AnaljeziAnaljeziklerDoğum+2
Süleyman Güneş
Çukurova University
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Malatya ili Doğanşehir ilçesi halk kültürü araştırması

Bu çalışmada Malatya İli Doğanşehir İlçesi doğum, evlenme ve ölüm evrelerinikapsayan geçiş dönemi adetleri ve bunlara bağlı inanışlar, bayram, tören ve kutlamalar,halk mutfağı ve buna bağlı unsurlar, halk bilgisi, oyunlar ve anonim halk edebiyatıürünleri üzerinde durulmuştur.Çalışmanın birinci bölümünde araştırma; konu, amaç, kapsam ve sınırlar ileçalışmada kullanılan yöntemler dâhilinde ortaya konmuştur. Bunun yanı sıra araştırmaalanının tarihi, coğrafi, demografik ve ekonomik yapısı ile sosyo-kültürel durumlarıhakkında da bilgiler verilmiştir.Doğanşehir yöresi halk kültürü ile ilgili olan ikinci bölümde geçiş dönemiadetleri ve bunlara bağlı inanışlar, yazılı kaynaklardan yararlanarak Türk Dünyası veAnadolu Türkleri arasındaki inanç ve pratiklerden bahsedildikten sonra sözlü kaynaklarvasıtasıyla edinilen bilgiler doğrultusunda araştırma alanındaki adet ve uygulamalarayer verilmiştir. Aynı şekilde bayramlar, törenler, kutlamalar, halk inanışları, halkmutfağı ve halk bilgisi de hem yazılı hem sözlü kaynaklar ışığında gözler önüneserilmiştir. Bütün bunların sonucunda âdet ve inanışların eski Türk kültürü ile ilişkilerideğerlendirme bölümlerinde tespit edilmeye çalışılmıştır.Üçüncü bölümde anonim halk edebiyatı ürünlerine yer verilmiştir. Halkedebiyatı ürünleri biçim ve içerik yönünden de incelemeye tabi tutularak manzum,manzum-mensur ve mensur ürünler olarak sınıflandırılmış, ayrıca seyirlik oyunlara dadeğinilmiştir.Bu çalışmanın sonucunda Doğanşehir halk kültürünün hem Orta Asya hem deAnadolu inanç ve kültür yapısının izlerini taşıdığı görülmüştür. Bütün bu yansımalariiİslamiyet'in kabulünü izleyen süreçte şekillenerek Doğanşehir halk kültürünüoluşturmuştur.

BayramlarDoğumEvlilik+7
Begüm Kurt
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Adana ili pozantı ilçesi halk kültürü araştırması

Bu çalışmada Adana'nın Pozantı ilçesindeki geçiş dönemleri olan doğum, evlenme, ölüm âdetleri ve buna bağlı inanışlar, bayram, tören ve kutlamalar, halk inanışları, halk mutfağı, halk bilgisi ve anonim halk edebiyatı ürünleri üzerinde durulmuşturBirinci bölümde, araştırma alanı ile ilgili bilgiler verilmiştir. Pozantı yöresini araştırmadaki amaç, araştırma alanının kapsam ve sınırları, tarihi, nüfusu, sosyo¬ekonomik yapısı ile ilgili bilgiler verilmiştir.Pozantı halk kültürü ile ilgili olan ikinci bölümde ele alınan konularda, yazılı kaynaklardan elde edilen bilgilerin verilmesinin ardından, sözlü kaynaklardan elde edilen bilgilere dayalı âdet ve inanışlar aktarılmıştır. Ayrıca bu adet ve inanışların eski Türk kültürü ile ilişkileri, değerlendirme bölümlerinde tespit edilmeye çalışılmıştır.Anonim halk edebiyatı ile ilgili olan üçüncü bölümde; manzum, manzum-mensur, mensur anonim halk edebiyatı ürünlerine yer verilmiştir. Her bölümün sonunda biçim ve içerik yönlerinden değerlendirmeler yapılmıştır. Ayrıca yöreye ait yerel kelimeleri kapsayan bir sözlük de hazırlanmıştır.Bu araştırmanın sonucunda, Pozantı halk kültüründe, hem Orta Asya'nın hem de Anadolu'nun inanç ve kültür yapısının izlerinin bulunduğu görülmüştür. Bütün bu izler İslamiyet'in etkisiyle şekillenerek varlığını devam ettirmiştir. Bulduğumuz bu inanç ve pratikler, bölüm değerlendirmelerinde anlatılmıştır.

Adana-PozantıBayramlarDoğum+7
Hilal Gülben Gerek
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

İlk doğumunu yapan gebelerde müzik dinletisinin algılanan doğum ağrısı ve anksiyete üzerine etkisi

Bu araştırma, ilk doğumunu yapan gebelerde doğumun aktif fazında müzik dinlemenin algılanan doğum ağrısı ve anksiyete üzerine etkisini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Yarı-deneysel araştırma olarak gerçekleştirilmiştir. Araştırma verileri Hitit Üniversitesi Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin gebe okulu ve doğum salonunda 15.05.2019-26.04.2021 tarihleri arasında toplanmıştır. Araştırmaya müdahale grubuna 26, kontrol grubuna 27 olmak üzere toplam 53 primipar gebe alınmıştır. Araştırmada gebelerin tanımlayıcı özelliklerini belirlemek için Veri Toplama Formu, doğum salonu ve doğuma ilişkin bilgi durumlarını belirlemek için Doğum Salonu Gebe İzlem Formu, ağrı düzeylerini ölçmek için Visuel Analog Skalası (VAS), anksiyete düzeylerini ölçmek için Spielberger'in Sürekli/Durumluk Anksiyete ölçeği kullanılmıştır. Müdahale grubundaki gebelere doğumun aktif fazına girdiğinde servikal açıklığı 5 ve 7 cm civarında iken 20 dakikadan az olmamak şartı ile müzik dinletisi uygulanmıştır. Kontrol grubundaki gebelere rutin işlemler dışında hiçbir müdahalede bulunulmamıştır. Araştırmacı iki grup içinde gebelerin doğum salonuna yatışlarından doğumun sonuna kadar yanlarında bulunulmuştur. Tüm gebelerin ağrı düzeyleri aktif faza girdiklerinde servikal açıklığı 5 ve 7 cm civarında iken toplamda iki kez değerlendirilmiştir. Müdahale ve kontrol grubunda bulunan gebelerin anksiyete düzeyleri ilk olarak gebe okulunda süreklilik ansiyetesi, doğum salonunda aktif faza girdiklerinde servikal açıklığı 5 ve 7 cm civarında iken durumluk anksiyetesi olmak üzere üç kez değerlendirilmiştir. Araştırmada elde edilen veriler Statistical Package for Social Sciences (SPSS) 21 paket programı aracılığı ile analiz edilmiştir. Araştırmanın sonunda müdahale ve kontrol grubundaki gebelerin sosyo-demografik ve obstetrik özellikleri ile sürekli kaygı düzeyleri arasında istatiksel anlamda bir farklılık olmayıp gruplar benzerdir (p> 0.05). Müzik dinletisinin gebelerin doğum ağrısı ve anksiyetesini azalttığı bulunmuştur (p< 0.005). Sonuç olarak, müziğin doğum sırasında gebelerin ağrı ve anksiyetesini azaltmada etkili olduğu gözlenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, doğum eylemi esnasında kadınların kendi istedikleri müziği istedikleri sürece dinlemeleri için cesaretlendirilmeleri önerilmektedir.

AnksiyeteAğrıDoğum+3
Mine Şinik
Yozgat Bozok University · Institute of Health Sciences
2021
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Oğuzeli Merkez Aile Sağlığı Merkezine kayıtlı 2014 yılında canlı doğum yapmış annelerin doğum öncesi bakım hizmeti alma durumlarının değerlendirilmesi

Bu çalışmada Oğuzeli ilçe merkezinde ikamet etmekte olan ve 2014 yılında canlı doğum yapmış annelerin; sosyoekonomik özelliklerini, doğum öncesi bakım alıp almadıklarını, aldılarsa aldıkları doğum öncesi bakımın kalitesini ve aldıkları doğum öncesi bakım hizmetinden memnun kalıp kalmadıklarını ortaya koyabilmek ve bunları etkileyen faktörleri belirleyebilmek amaçlandı. Araştırma, Oğuzeli Merkez ASM'ye kayıtlı ve 2014 yılında canlı doğum yapmış olan 260 kadın üzerinde gerçekleştirilmiştir. Hazırlanan soru kağıdı aracılığıyla toplanan verilerin analizinde ki kare testi ve evren oranı önemlilik testi kullanılmış, p<0,05 anlamlı kabul edilmiştir. Araştırmaya katılan 260 annenin hepsi en az bir kez DÖB hizmeti almıştır. 4 ve üstü DÖB hizmeti alan anne sayısı 256 (%98,4)'tür. En çok DÖB hizmeti alınan sağlık kuruluşu 242 (%93,0) ile ASM'dir, bunu 193 (%74,2) ile Özel Hastane takip etmektedir (n=260). Ortalama alınan DÖB hizmeti sayısı 9,04±0,194'tür. Araştırmaya katılan 260 annenin 239'u (%91.9'u) son gebelikleri sırasında en az bir kez Aile Sağlığı Merkezi dışında bir sağlık kurumuna sağlık kontrolü amacıyla başvurduğunu belirtmiştir. En çok belirtilen tercih sebebi "Uzman doktora muayene olma isteği" iken (%52,3) ikinci sırada "Daha iyi ilgilenilmesi" (%26,7) ve üçüncü sırada "Her kontrolde USG yapılması" (%26,3) bulunmaktadır (n=239). Araştırmaya katılan 260 anne arasında DÖB hizmeti alımı sırasında, sırasıyla özel ve kamu kuruluşlarında, kilosu ölçülmeyenlerin oranı %22,3 ve %4,9; tansiyonu ölçülmeyenlerin oranı %15,7 ve %2,4; tam kan sayımı yapılmayanların oranı %17,3 ve %5,3 ve idrar tahlili yapılmayanların oranı %16,2 ve %7,3'tür. Araştırmamızda verilen DÖB hizmetinin sayıca yeterli olmasına rağmen, nitelik açısından eksiklerinin olduğu saptanmıştır. Anahtar Sözcükler: Doğum Öncesi Bakım, Aile Sağlığı Merkezi, Üreme Sağlığı

AnnelerDoğumPrenatal bakım+6
Mithat Temizer
Gaziantep University
2015
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Postdate gebelik nedeni ile doğum indüksiyonu uygulanan düşük servikal bishop skoru olan gebelerde indüksiyonun başarisini etkileyen faktörler

Amaç: Son adet tarihine göre 41. gebelik haftası ve daha uzun gebelik süresi olan, düşük servikal bishop skoru gösteren gebeliklerde, uygulanan doğum indüksiyonun başarısını etkileyen faktörleri bulmayı amaçladık. Materyal ve Metod: Hastanemize Haziran 2012- Nisan 2013 tarihleri arasında gün aşımı gebelik tanısıyla yatırılan düşük servikal bishop skorlu 77 gebe prospektif olarak incelendi. Hastaların, gestasyonel haftası, gravida, parite, abortus, vücut kitle indeksleri, eğitim durumları, sigara kullanımı, hemoglobin düzeyleri, başlangıç bishop skorları, oksitosin desteği ihtiyacı olup olmaması, taşisistolü varlığı, doğum şeklinin nasıl gerçekleştiği, yenidoğanın 1.ve 5. dakika Apgar skoru, yenidoğanın doğum ağırlığı ve yenidoğanın yoğun bakım ihtiyacı olup olmadığı kaydedildi. İndüksiyona yanıt verip vajinal doğum yapanlar ile yanıt vermeyip sezaryen olan grup kaşılaştırıldı. Sonuçlar arasında istatistiksel önem düzeyi için p değeri <0,05 olarak alındı. Bulgular: 51?inin gebeliği vajinal doğumla, 26?sının gebeliği sezeryanla gerçekleşti. Sezaryen ile doğum yapan kadınların BMI ortalaması 28,0±3,3 iken, normal doğum yapan kadınların BMI ortalaması 30,1±4,4 bulundu (p<0,039). Normal doğum yapan kadınların doğum sayılarının ortalaması 1,2±1,4 iken, sezaryen ile doğum yapan kadınların doğum sayılarının ortalaması 0,27±0,87 bulundu (p<0,001). Vajinal doğum yapanlarda indüksiyonun başlangıcından doğuma kadar geçen süre ortalaması 13,4 ± 7,4 saat iken sezaryen ile doğum yapanlarda ortalama 19,3 ± 9,7 saat olarak bulundu (p<0,006). Taşisistoli izlenen kadınların 5?i de (% 100) sezaryen ile doğum yaparken, normal doğum yapan kadınların hiçbirinde taşisistoli izlenmedi(p<0,003) Vajinal yoldan doğum yapan kadınların bebeklerinin birinci ve beşinci dakika Apgar skorları daha yüksek bulundu. Her iki grup arasında hem birinci hem de beşinci dakika Apgar skorları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptandı (p<0,005). Vajinal yoldan doğan doğan bebeklerin 4?ünün (% 7,8), sezaryen ile doğan bebeklerin 7?sinin (% 26,9) doğum sonrası, yenidoğan yoğun bakım ihtiyacı oldu (p=0,037). Sonuç: Doğum şeklini etkileyen faktörler olarak parite, BMI, indüksiyonun başlangıcından doğuma kadar geçen süre ve taşisistoli bulunmuştur. Parite ve taşisistolinin doğum şeklini tespit eden faktörler arasında önemli bir yere sahip olduğu saptanmıştır.

DoğumGebelikGebelik-uzayan+2
Kibar Gelegen
Çukurova University
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Cinsiyet rollerinin doğum ağrısı üzerine etkisi

Bu araştırmanın amacı normal doğum yapan kadınların cinsiyet rollerinin doğum ağrısına etkisini incelemektir. Bu araştırma tanımlayıcı, kesitsel ve ilişkisel olarak yapılmıştır. Araştırma İç Anadolu Bölgesinde yer alan bir ilin şehir hastanesinin doğumhanesine Eylül 2019- Eylül 2020 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir. Araştırma örneklemini normal doğum yapmak için başvuran 231 primipar gebe oluşturmaktadır. Araştırma verileri "Kadınları Tanıtıcı Bilgi Formu", "Doğum İzlem Formu", "Visuel Analog Skala (VAS) Ağrı Formu" ve "BEM Cinsiyet Rolleri Envanteri (BCRE)" kullanılarak toplanmıştır. Cinsiyet rollerinin kadınsılık ve erkeksilik rolü alt boyutları ile doğumun evrelerine göre doğum ağrısı puan ortalamaları arasındaki ilişki pearson korelasyon analizi ile incelenmiştir. Cinsiyet rollerinin doğumun evrelerine göre doğum ağrısına etkisini belirlemek için basit doğrusal regresyon analizi yapılmıştır. Araştırmanın sonucunda doğumun geçiş fazında kadının eğitim durumuna göre doğum ağrısı puan ortalamaları arasında istatiksel olarak anlamlı bir fark bulunmuştur. Regresyon analizi sonucuna göre kadınsılık cinsiyet rolü puan ortalaması yükseldikçe kadınların doğum ağrısı puan ortalamasının yükseldiği bulunmuştur. Sonuç olarak, cinsiyet rollerinin kadınların doğum ağrısı üzerinde etkili olduğu belirlenmiştir. Doğum ağrısına yönelik bakım veren hemşire ve ebelerin cinsiyet rollerini kadınların doğum ağrısını etkileyen bir faktör olarak değerlendirmelidirler.

AğrıAğrı algısıCinsiyet+5
Yasemin Karatepe
Yozgat Bozok University · Institute of Health Sciences
2022
00

Related subjects