Internet use

412 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Elektronik sadakat: Türkiye'de elektronik sadakati etkileyen faktörler

Seçeneklerin ve seçeneklere erişimin kolaylaştığı günümüzde, çevrim içi çevrede müşteri sadakatinin (e-sadakat) oluşturulması süreci birbirine bağlı birçok faktörü barındırmaktadır. E-işletmelerin müşterilerin memnuniyetini sürekli olarak sağlamaları ve sürdürülebilir ilişkiler kurmaları için bu faktörlerin anlaşılması gerekmektedir. Bu araştırmada Türkiye'de çevrim içi alışveriş yapan müşterilere göre e-sadakate etki eden faktörlerin neler olduğu araştırılmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen veriler, Türkiye'de çevrim içi alışveriş yapan tüketiciler hakkında örnek oluşturmaktadır.Bu çalışma kapsamında, müşteri deneyimi, internet sitesinde sunulan hizmet ve müşteri ilişkileri, internet sitesinin tasarımı ve içeriği, güvenliği ve sosyal bağ ile elektronik sadakat arasındaki ilişkiler işletmeden müşteriye (B2C) pazarı dahilinde incelenmiştir. Sonuçlar sosyal bağ ve müşteri deneyiminin e-sadakati pozitif yönde etkilediğini göstemektedir. İnternetten alışveriş yapmak söz konusu olduğunda, internet sitesi tasarımı, içeriği, güvenlik ve müşteri hizmetleri müşteri tarafından bir bütün olarak algılanmaktadır. Çevrim içi alışverişte kişiselleştirilmiş uygulamaların artışının müşteriler tarafından olumlu karşılandığı, sosyal bağı kuvvetlendirdiği sonucuna varmak mümkündür. Müşterinin internetten alışveriş yaparken zorlanmaması, internetten alışveriş yapmanın zaman kazandırıcı bir etken olduğunu düşünmesi, daha ucuz seçeneklere ulaşabiliyor olması ve haz duygusu ise olumlu müşteri deneyimini oluşturmaktadır. Güven oluşturulması ise halen çok önem taşımaktadır.Anahtar Kelimeler: Elektronik Sadakat, Çevrim İçi Alışveriş, Çevrim İçi Müşteri Deneyimi, Sosyal Bağ, İnternet Sitesi Özellikleri

AlışverişElektronik pazarlamaElektronik ticaret+6
Işıl Övgü Okan
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2010
00
Master'sOpen AccessTR

İnternet bankacılığı hizmet kalitesinin müşteri bağlılığına etkisi: T.C. Ziraat Bankası A.Ş. uygulaması Bitlis ili örneği

Teknolojik gelişmeleri takip eden ve hızlı bir şekilde uygulamaya alan hizmet sektörlerinin başında bankacılık sektörü gelmektedir. Sektörde hizmet veren birçok bankanın olması ve bu bankalarda benzer ürünlerin bulunması rekabeti artırmaktadır. Rekabetin yoğun olduğu bu sektörde müşteri memnuniyetini sağlayan bankalar birçok avantaj kazanmaktadır. Bankalar veri tabalarında oluşan bilgilere dayanarak müşterileri segmentlere ayırmakta ve müşteriye uygun ürün belirleyerek satışlarını gerçekleştirmektedir. Müşteri ile satış süresi boyunca iletişimde olan müşteri ilişkileri personelleri; müşterinin taleplerini, şikayetlerini dikkate alarak en kısa süre içerisinde geri dönüş sağlamakta ve böylece müşteri memnuniyetini artırmış olmaktadırlar. Bankalar şubede verdikleri hizmet dışında şube dışında da alternatif dağıtım kanalları(internet bankacılığı, pos, atm, mobil bankacılık vb.) ile hizmet sunmaktadırlar. Alternatif dağıtım kanalları ile müşterilere yer ve zaman sınırı olmaksızın şubede sunulan işlemlerin büyük bir bölümü sağlanmaktadır. Müşterilerin bu hizmetlerden teknolojik araçları kullanarak yararlanması, kendilerine maliyet avantajı kazandırdığı gibi işlemlerinin güvenilirliğinin sağlanması açısından da işletmeye olan güveni artırmaktadır. Müşterinin işlemlerini düşük maliyet ve güvenle yapması, bankalara olan memnuniyeti de sağlamaktadır. Bu tezde, alternatif sunum kanallarından yoğunlukla kullanılan internet bankacılığı uygulaması üzerinde çalışılmıştır. Bu kapsamda özel olarak T.C.Ziraat Bankası A.Ş.'nin internet bankacılığının hizmet kalitesinin müşteri memnuniyeti ve müşteri bağlılığına etkisi incelenmiştir. Araştırma sonucunda hizmet kalitesi ile müşteri memnuniyeti arasında pozitif yönde bir bağlılık bulunduğu tespit edilmiştir. Bankalar hizmet kalitelerini artırarak müşteri memnuniyetini ve müşteri bağlılığın oluşmasını sağlayabilirler. Anahtar Kelimeler: İnternet Bankacılığı, Müşteri Bağlılığı, Müşteri Memnuniyeti, Hizmet Kalitesi

BankacılıkBankacılık sektörüBitlis+6
Hilal Üzgen
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Mesleki ve teknik eğitim kurumları öğrencilerinin internet kullanım alışkanlıkları ile algıladıkları sosyal destek arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, mesleki ve teknik ortaöğretim kurumları öğrencilerinin demografik değişkenlere ve internetle tanışma zamanı, internette ve sosyal ağlarda geçirilen süre gibi bazı unsurlara göre internet kullanım alışkanlıklarını ve algıladıkları sosyal destek derecesini belirlemektir. Çalışmada ayrıca internet kullanım alışkanlıkları ile algılanan sosyal destek arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmaya İstanbul ili Anadolu yakasındaki meslek liselerinde okuyan 456 öğrenci katılmıştır. Çalışmada, araştırma grubunun kişisel özellikleri ile ilgili bilgi sahibi olmak amacıyla araştırmacı tarafından hazırlanan "Kişisel Bilgi Formu", internet kullanım alışkanlıklarını tespit etmek amacıyla "İnternet Kullanım Ölçeği" (Ekinci, 2014) ve algılanan sosyal desteği ölçmek amacıyla da "Çok Boyutlu Algılanan Sosyal Destek Ölçeği" (Eker, Arkar ve Yaldız, 2001) uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS paket programında istatistiksel olarak analiz edilmiştir. Elde edilen bulgulara göre öğrencilerin internet kullanım alışkanlıkları; cinsiyet, sınıf düzeyi, anne eğitim düzeyi, internette geçirilen günlük süre, sosyal ağlarla tanışma zamanı, sosyal ağlarda geçirilen günlük süre, sosyal ağları güvenli bulma derecesi, internet tabanlı oyunlarla tanışma zamanı ve internet tabanlı oyunlarda geçirilen günlük süreye göre anlamlı şekilde farklılaşmaktadır. Öğrencilerin algıladığı toplam sosyal destek ise; ailenin ekonomik düzeyi, anne eğitim düzeyi, baba eğitim düzeyi, akademik başarı, bilgisayar sahipliği, internet sahipliği, internetle tanışma zamanı, internette geçirilen günlük süre, sosyal ağlarda geçirilen günlük süre, sosyal ağları güvenli bulma derecesi ve internet tabanlı oyunlarda geçirilen günlük süreye göre anlamlı şekilde farklılaşmaktadır. Öğrencilerin internet kullanım alışkanlıkları ile algıladıkları sosyal destek arasında anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. Algılanan sosyal desteğin alt boyutları açısından ise; internet kullanım alışkanlıkları ile aileden algılanan sosyal destek arasında anlamlı düzeyde negatif yönde ilişki olduğu bulunurken; arkadaştan ve özel kişiden algılanan sosyal destek ile internet kullanım alışkanlıkları arasında anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. Anahtar Kelimeler: Internet kullanım alışkanlıkları, algılanan sosyal destek, mesleki ve teknik ortaöğretim kurumu

Algılanan sosyal destekLise öğrencileriMeslek liseleri+6
Hakan Ak
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim kurumlarında okuyan öğrencilerin interneti oyun ve sosyal ağ amaçlı kullanmaları ile akademik başarılarının arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu çalışmanın temel amacı ortaöğretim kurumuna devam eden öğrencilerinin internet kullanım eğilimleri ile akademik başarılarının arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Çalışmanın amacı doğrultusunda anket uygulaması yapılmıştır. Çalışmanın evrenini, 2013-2014 Eğitim Öğretim yılı içinde; İstanbul İstanbul Anadolu yakasında bulunan devlet ve özel liselerine (Anadolu, İmam Hatip, Anadolu İmam Hatip, Meslek, Sağlık Meslek, vb.) devam eden tesadüfü yöntemle seçilecek 283 öğrenci oluşturmaktadır. Çalışmada uygulamalar başlamadan önce katılımcı öğrencilere çalışma ve uygulanacak ölçekler hakkında genel bilgiler verilmiştir. Araştırmada elde edilecek veriler SPSS-16 Bilgisayar-İstatistik paket programında analiz edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre akademik başarı ile sosyal ağ ve internet oyunları arasındaki ilişkide, akademik başarıyı yansıtan öğrencilerin karne notları ile sosyal ağ ve internet oyunları arasında anlamlı ilişki tespit edilmiştir. Öğrencilerin internet kullanım eğilimleri artış gösterdikçe akademik başarıları düşüş göstermektedir.

Akademik başarıAkademik başarıLise öğrencileri+7
Birsen Kar
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Ergenlerin problemli internet kullanım davranışları ile yaşam doyumları arasındaki ilişkinin belirlenmesi

Çağımızda gelişen teknoloji insanların ilgisini çekmeyi başarmıştır. Bilgisayar, cep telefonu ve internet sosyal etkileşimde dünya çapında bir çığır açmıştır. İnsanların ihtiyaçlarını giderirken, bilinçsiz kullanımlar neticesinde olumsuzluklara yol açabilmektedir. Genç yaşta problemli internet kullanımı insanların gelişimini olumsuz etkilemektedir. Aşırı ve kontrolsüz kullanımlar sonucu bireyin kendi ve çevresi ile alakalı yaşadığı sorunlar yaşam doyumunu da etkilemektedir. Bu araştırmada, ergenlerdeki problemli internet kullanımı davranışları ile yaşam doyumları arasındaki ilişki incelenmiştir. Temel olarak araştırma nicel yöntemle gerçekleştirilmiştir. Nicel veri toplama aracı olarak Ceyhan, E., Ceyhan, A.A. & Gürcan, A.'nın , (2007) geliştirdiği ''PİKO-E (Problemli İnternet Kullanımı Ölçeği) ve Diener, Emmans, Lorsen ve Giffin'in (1985) Yaşa Doyum Ölçeği'' kullanılmıştır. Araştırma örneklemi, 2014–2015 eğitim-öğretim yılı içerisinde Güngören ilçesinde ortaöğretimde okuyan 294 öğrencidir. İzzet Ünver Lisesi ve Sultan Alpaslan Anadolu İmam Hatip Lisesi ortaöğretim okullarına devam eden birinci(9), ikinci (10), üçüncü (11) ve dördüncü (12) sınıfta okuyan öğrencilerle, Kişisel Bilgi Formu, PİKO-E (Problemli İnternet Kullanımı Ölçeği) ve Yaşa Doyum Ölçeği aracılığla veriler elde edilmiştir. Araştırmada, veriler Spss 17 istatistik programı kullanılarak korelasyon, t-testi, F-testi, ANOVA ve TUKEY testi ile analiz edilmiştir. Araştırma sonucuna göre, internet kullanım süresi ve okuduğu sınıf arttıkça problemli internet kullanımının arttığı, sosyo-ekonomik düzeyleri yüksek öğrencilerin, evde internet kullanan öğrencilerin ve kardeş sayısı az olan öğrencilerin yaşam doyumlarının diğerlerine göre daha yüksek olduğu anlaşılmıştır. Problemli internet kullanımı ve yaşam doyumu ile ilgili okullarda öğrencilerin benlik saygılarını olumlu ya da olumsuz etkileyen deneysel araştırmalar yapılması sağlanmalıdır. Okul rehber öğretmeni öğrencilerin kişilik özelliklerinin, ana baba tutumlarının, sosyal çevrelerinin yaşam doyumlarını etkilemesi nedeniyle belirli periyodlarla çalışmalar yaparak öğrencilerin yaşamlarıyla ilgili riski en az düzeye düşürmede fayda sağlamaları önerilebilir. Yaşam doyumunun yapıcı ve destekleyici yaklaşımla, rehberlik etkinlik ve oturumlarının düzenlenmesi fayda sağlayabilir. NAHTAR SÖZCÜKLER: Problemli internet kullanımı, Ergen, Yaşam doyumu, İnternet Kullanımı.

BilinçdışıErgenlerErgenler+6
Muhammet Çınar
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin sosyal ağları kullanım durumları

Teknolojinin hızla gelişimi eğitim ortamlarının da farklılaşmasına ve birçok yeni araç ve yöntemin ortaya çıkmasına imkân sağlamaktadır. Web 1.0 ortamlarından Web 2.0 ortamlarına geçilmesiyle birlikte sosyal ağlar ortaya çıkmış ve sosyal ağların eğitim ortamlarında kullanılması bir seçenek olarak ortaya çıkmıştır. Bu araştırma, öğretmenlerin eğitsel sosyal ağ kullanma durumlarını iletişim, işbirliği ve kaynak/materyal kullanımı açılarından incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırma modeli olarak tarama metodu kullanılmıştır. Çalışma grubunu 2014-2015 eğitim öğretim yılında İstanbul Eyüp ilçesinde görev yapan ve rastgele seçilen okulların öğretmenleri oluşturmaktadır. Öğretmenlerin eğitimde sosyal ağ sitelerini kullanımı ile ilgili veriler "Sosyal ağ siteleri kullanım anketi" ve Mazman (2009) tarafından geliştirilen "Facebook eğitsel kullanım ölçeği" ile elde edilmiştir. 257 öğretmen araştırmaya katılmış, sosyal ağ kullanan 213 öğretmenin verileri analiz edilmiştir. Verilerin normalliğini sınamak için Kolmogorov Smirnov-Z Testi uygulanmıştır. Veriler; frekans dağılımları, Bağımsız Örneklem t-Testi, Mann Whitney U, One-Way Anova (Tek Yönlü Varyans Analizi) ve Kruskal Wallis testi ile SPSS 21 paket programında değerlendirilmiştir. Sonuç olarak; öğretmenlerin cinsiyetlerine, branşlarına, öğrenim durumlarına, çalışılan kurum türüne sosyal ağların eğitsel kullanımı açısından anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Öğretmenlerin yaşlarına göre Facebook' un eğitsel kullanımına ilişkin alt faktörlerden "işbirliğinde" anlamlı farklılık bulunmuştur. Kurumlarına ait sosyal ağlarda grupları olan, sosyal ağların eğitimde etkin kullanılacağını ve kaliteyi arttıracağını düşünen öğretmenlerin sosyal ağları eğitsel anlamda kullanım konusunda görüşleri daha olumludur. Öğretmenlerin sosyal ağlara giriş sıklığı ve sosyal ağlarda kalınan süre arttığında sosyal ağları eğitsel anlamda kullanımı ve iletişim konusunda görüşlerinin daha olumlu olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca Facebook' un eğitsel kullanımına ilişkin ve alt faktörler olan "iletişim", "işbirliği" ve "kaynak/materyal paylaşımı" açısından öğretmen görüşlerinin de olumlu olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Sosyal ağ, Eğitsel Sosyal Ağ, Facebook

FacebookSosyal ağlarÖğretmenler+1
Ahmet Çetintaş
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Tüketicilerin internet üzerinden satın alma davranışının incelenmesi: Azerbaycan örnekleri

Çalışma esas olarak son dönemde yıldızı parlayan internetten alışveriş olgusunun tüketici satın alma davranışlarını oldukça farklı bir yapıya büründürmüş olduğu öngörüsüyle yapılmıştır. Esas amaç, tüketicilerin internetten alışveriş davranışlarının incelenmesidir. Bu amaç doğrultusunda öncelikle birinci bölümde elektronik ticaret konusu ele alınmış elektronik ticaretin başlangıcından itibaren gelişim süreci değerlendirilmiş, elektronik pazarlama konusuna ilişkin bilgilendirmede bulunulmuş, internetten alışveriş ve özel alışveriş siteleri konuları hakkında bilgiler sunulmuştur.

AzerbaycanElektronik ticaretSanal alışveriş+5
Gunay Farhadı
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Tüketicilerin değişen alışveriş alışkanlıkları (Online alışveriş)

Teknoloji ve internetin kullanımının hızla yayıldığı günümüzde kişiler ve kurumlar arasındaki iletişim de büyük oranda sanal medyaya kaymıştır. Sanal ortamın bilgisayar ekranlarından mobil ekranlara kayması markalara aynı anda farklı kanallardan ve ekranlardan aynı kullanıcıya ulaşma fırsatı vermiş ve kısıtlamaları azaltmıştır. Aynı şekilde tüketici alışkanlıkları, marka kullanımları hakkında çok büyük oranda bilgi ile donatmıştır. Bu bilgi, kullanıcıların alışveriş deneyimini de kökünden değiştirmeye başlamıştır. Bu araştırmada; internet üzerinden satış yapan sitelerde tüketicilerin alışveriş yapma nedenlerinin araştırılması amaçlanmıştır. Bu araştırmada anket yöntemi kullanılmıştır. Araştırma sonunda elde edilen sonuçların ortaya konulmasıyla internet müşterisinin alışveriş davranışlarına etki eden faktörlerin neler olduğu belirlenmesi amaçlanmaktadır.

AlışverişAlışveriş davranışlarıElektronik ticaret+5
Esra Ersoy
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessEN

The role and impact of e-commerce in the insurance industry

Nowadays the conditions of business are quickly changing. From a commercial point of view the Internet and information technology have a significant effect on different industries .The growing importance of e-commerce increases demand of using it in the industries and in most insurance industries as well. Electronic Insurance is a result of development in information technology and communication. In the other words, insurance operations can be done by the Internet easily. The widespread use of the Internet and increasing demand for Internet access in order to get information and goods and services has changed lifestyle in society. Therefore, insurance companies cannot ignore these requests. Insurance companies can provide their customer with better services by using new information and communications technology. In addition, electronic insurance reduce real-time of business and management costs. In this research the role and impact of e-commerce on insurance companies has been addressed in terms of that to what extent using of e-commerce reduce company's costs and boost company's competitiveness and organizational performance. Moreover to achieve this goal in this research, a framework of reference is considered based on academic journals and textbooks. This research has carried out based on quantitative data and research type is an applied research and research strategy is survey. Questionnaire was used as a tool to collect data. For this purpose, a survey of 150 people has been carried out and convenience sample selection method was used to obtain and select respondents in any departments in insurance companies in Iran. The general conclusions made by this study identify that the Iranian insurance companies have a positive attitude towards e-commerce and they found that e-commerce would be an opportunity to boost the quality and efficiency of their business. Research finding confirm that the Iranian insurance companies would benefit from using of e-commerce in terms of cost reduction, brand and image promotion and extended corporation with partners and enhance organizational performance and competitiveness.

Electronic commerceInsuranceInsurance industry+4
Yalda Bıjanıpour
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Turizm pazarlamasında sosyal medya uygulamasının satın alma kararına etkisi: İstanbul ilinde bir araştırma

.

PazarlamaSatın alma davranışıSatın alma kararı+6
Heydar Yusıflı
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

İnternet bağımlılığının yordayıcıları olarak duygusal zeka ve kişilerarası problem çözme

Bu araştırmanın amacı, üniversite öğrencilerinin internet bağımlılığı düzeylerinin duygusal zeka ve kişilerarası problem çözme beceriler açısından yordanıp yordanmadığını belirlemektir. Araştırmaya; İstanbul, Ankara ve Kocaeli ilinde öğrenim gören 182'si kadın ve 149'u erkek olmak üzere toplam 331 üniversite öğrencisi katılmıştır. Çalışmada veri toplama aracı olarak; İnternet Bağımlılığı Ölçeği (İBÖ), Duygusal Zeka Özelliği Ölçeği- Kısa Form, Kişilerarası Problem Çözme Envanteri ve Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. Ayrıca öğrencilerin demografik özellikleri (cinsiyet, yaş, anne-baba eğitim durumu, ekonomik durum, algılanan akademik başarı, romantik ilişki ve algılanan ebeveyn tutumu) değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgulara göre, üniversite öğrencilerinin internet bağımlılığı puanları ile kişilerarası problem çözme alt boyutlarından probleme olumsuz yaklaşma, kendine güvensizlik ve sorumluluk almama arasında pozitif bir ilişki bulunmuştur. Diğer taraftan, internet bağımlılığı ile yapıcı problem çözme becerisi arasında negatif yönde bir ilişki bulunmuştur. Israrcı-sebatkâr yaklaşım ile internet bağımlılığı arasında anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. Üniversite öğrencilerinin internet bağımlılığı düzeyleri ile duygusal zeka düzeyleri arasında negatif yönde anlamlı ilişki saptanmıştır. Cinsiyet, yaş ve babanın eğitim durumu ile internet bağımlılığı düzeyleri arasında anlamlı farklılık saptanmazken; annenin eğitim düzeyi, ekonomik durum, algılanan akademik başarı, romantik ilişki ve algılanan ebeveyn tutumu ile internet bağımlılığı arasında anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Araştırmanın sonucunda, probleme olumsuz yaklaşma ve kendine güvensizlik alt ölçekleri üniversite öğrencilerinin internet bağımlılığı düzeylerini pozitif yönde anlamlı düzeyde yordarken; üniversite öğrencilerinin internet bağımlılığı düzeyleri duygusal zeka tarafından negatif yönde anlamlı biçimde yordandığı tespit edilmiştir. Anahtar kelimeler: internet bağımlılığı, duygusal zeka, kişilerarası problem çözme

BağımlılıkDuygusal zekaKişiler arası ilişkiler+4
Bedriye Ceren Terzioğlu
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Ergenlerde anne baba algısı uyum düzeyi ve problemli internet kullanım ilişkisinin incelenmesi

Teknolojinin hızla ilerlemesi ile birlikte internetin kullanımı da hayatın vazgeçilmez gerekliliklerinden biri olmuştur. Özellikle risk grubu olarak ergenlerde internet kullanım sıklığı ve buna bağlı olarak problemli internet kullanımı her geçen gün artmaktadır. Bu çalışmada problemli internet kullanımı ile ergenlerin anne baba algısı ve uyum düzeyi arasında anlamlı bir farklılık olup olmadığını araştırmak amaçlanmıştır. Araştırmanın örneklemini 2016- 2017 eğitim ve öğretim yılında İstanbul ili Avcılar ilçesinde liselerde eğitim gören 9. 10. 11. ve 12. sınıf 400 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırma da Kişisel Bilgi Formu, Robbins Anne Baba Algı Ölçeği, Reynolds Ergen Uyum Envanteri, Problemli İnternet Kullanım Ölçeği kullanılmıştır. Problemli İnternet Kullanımı artarken Anne Baba Algısı azalmaktadır. Problemli İnternet Kullanımı ile Anne Baba Algısı arasında zayıf ve ters ilişki bulunmuştur.

Ana-baba algısıErgenlerProblem davranış+4
Kıymet Yaman
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Müşterilerin online satış mecralarından algıladıkları risk ve bekledikleri fayda

İnternet ve teknolojinin hemen her alanda hayatımıza girmesine bağlı olarak alışverişin online platformlarının kurulması ve neredeyse tamamen internet üzerinden gerçekleştirilmesi ile yakın gelecekte geleneksel pazar, sanal pazar ayrımının anlamsız olacağı görülmektedir. İşletmeler açısından ise bu alışveriş modelinin uygulanması tercih olmaktan çıkarak zorunluluk halini almıştır. Bu iş modelinin işletmelere getirdiği avantajların (kar, maliyet daha çok müşteriye ulaşma vb.) yanında dezavantajları da bulunmaktadır. Dezavantajlardan en önemlileri; risk faktörü ve beklenen faydadır. Bu dezavantajlar hem işletmeler açısından hem de tüketiciler açısından önem arz etmektedir. Risk faktörünün ve beklenen faydanın, müşterilerin satın alma kararlarına ne ölçüde yansıdığının belirlenmesi ile işletmelere fayda sağlanması, bununla birlikte bilgiye daha kolay ulaşan ve daha donanımlı müşterilerin sürekli değişen alışveriş alışkanlıklarına rağmen literatürde konu ile ilgili güncel bilgi eksikliğinin olması ve günümüzde kazanç sağlamak isteyen bireylerin ilgi odağı olan bu platforma girmeyi düşünen hemen her kesimden girişimciye fikir ve ön bilgi sağlanması da tez konusunun araştırma için önemini belirlemeye öncülük sağlamıştır. Müşterilerin risk ve fayda düzeylerinin demografik özellikleri ile ilişkisini tespit etmek için 32 sorudan oluşan ölçek kullanılarak online anket yöntemi aracılığıyla 300 katılımcıdan oluşan anket çalışması gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmadan alınan verilerin analizinde, Sosyal Bilimciler İçin İstatistik Programı (SPSS)'ndan faydalanılarak, nicel analiz yöntemlerine başvurulmuştur. Elde edilen sonuçlar incelendiğinde online alışverişin ve tüketici yapısı gereği müşterilerin alışveriş esnasında bilgi paylaşma zorunluluğu, online alışveriş mecralarına duyulan şüphe ve ek ödeme yapma zorunlulukları risk algısını arttırırken, kolay, hızlı, evrensel ve rahat ulaşılabilir olması ise fayda algısını arttırdığı tespit edilmiştir. Bununla birlikte tüketicilerin demografik özelliklerinin online alışveriş algılarını çok fazla etkilemediği sonucuna varılmıştır. Araştırma da elde edilen sonuçların işletmelerin müşteri risk ve fayda algılarına yaklaşımını kolaylaştırarak, müşteriler açısından yapılması beklenen değişiklikleri ve önem derecelerini belirlemelerine yardımcı olunması asıl amaçlardandır. Anahtar Kelimeler: Müşteri, Online Alışveriş, Risk Algısı, Beklenen Fayda,

Algılanan faydaElektronik ticaretMüşteriler+6
Sakine Çetin
İstanbul Arel University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Ergenlerde internet bağımlılığı yordayıcıları olarak ana baba tutumları, iletişim becerisi ve yalnızlık algısı

Bu araştırmada ergenlerde internet bağımlılığı yordayıcıları olarak ana baba tutumları, iletişim becerisi ve yalnızlık algısı incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmada internet bağımlılığını yordayan değişkenler olarak ana baba tutumları, iletişim becerisi ve yalnızlık algısının yanında bazı demografik özellikler ve internet kullanımına ilişkin veriler de seçilmiştir. Bu araştırma ilişkisel tarama modelli bir yordama çalışması niteliğindedir. Araştırmaya 2013-2014 eğitim öğretim yılından İstanbul ili Bağcılar ilçesinde bulunan bir ortaöğretim kurumundaki 9. sınıfta öğrenim gören 62'si kız, 60' ı erkek 122 öğrenci katılmıştır. Bu araştırmada ergenlerde internet bağımlılığını değerlendirmek için "İnternet Kullanım Özellikleri "; ana baba tutumlarını ölçmek için "Ana Baba Tutumları Ölçeği", iletişim becerilerini ölçmek için "İletişim Becerileri Değerlendirme Ölçeği", yalnızlık düzeylerini belirlemek için "UCLA Yalnızlık Ölçeği" kullanılmıştır. Ergenlerin demografik özelliklerine ve internet kullanımına ilişkin verilerin elde edilmesinde "Kişisel Bilgi Formu" kullanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS 17.0 paket programından yararlanılarak tanımlayıcı istatistiksel metotları (Sayı, Yüzde, Ortalama, Standart sapma), Mann Whitney U testi, Kruskal Wallis H-testi, Post-hoc analizi, Scheffe testi, Pearson korelasyon, Regresyon analizi kullanılmıştır. Bu araştırmanın sonucunda günlük internet kullanım süresi, cinsiyet ve cep telefonunun olması, aylık gelir değişkenlerinin ergenlerde internet bağımlılığını yordadığı bulunmuştur. İnternet kullanım düzeyinin belirleyicisi olarak anne baba tutumları, iletişim becerisi, yalnızlık değişkenleri ile internet kullanım düzeyi ile ilişkisinin (açıklayıcılık gücünün) zayıf olduğu görülmüştür. Demokratik, koruyucu istekçi, otoriter anne baba tutumu ve yalnızlık ile internet bağımlılığı arasındaki ilişki anlamlı bulunmuştur. Anahtar Sözcükler: İnternet bağımlılığı, ergenler, ana baba tutumları, iletişim becerisi, yalnızlık algısı

Ana-baba tutumuBağımlılıkErgenler+7
Nergiz Önay
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
Master'sOpen AccessTR

13 - 18 yaş aralığındaki ergenlerde, problemli internet kullanımı, öz anlayış ve iletişim becerileri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Problemli ve patolojik internet kullanımının yetişkinlerin işlevselliğini engellediğine, ergen ve çocukların ise psiko-sosyal gelişiminde, akademik başarılarında ve ilişkilerinde sıkıntılar oluşturabileceğine işaret eden araştırmalar artmaktadır. Problemli internet kullanımının sebeplerinden biri, iletişimdeki verimsizliğin, ilişki kurma ve şekillendirme ihtiyacındaki gençleri, internet gibi kolay ulaşılabilir alternatif araçlara fazla yönlendirmesi olabilir. Bu ihtimalin boyutlarını işaret etmek için, problemli internet kullanımıyla öz anlayış ve iletişim becerileri arasındaki ilişki incelenmiştir. Araştırma, 62 (% 38.8) kız ve 98 (%61.2) erkek, 160 kişilik bir örneklem grubunda gerçekleştirilmiştir. Problemli internet kullanımı ve iletişim becerileri değeri arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır (t158=-1,305; p>,05). Öz anlayış ve problemli bilgisayar kullanımı arasındaki ilişki ise anlamlı bulunmuştur (t158=3,205; p<,01). Öz anlayış ile normal bilgisayar kullanımı pozitif ve problemli bilgisayar kullanımı negatif korelasyondadır.

Akademik başarıErgenlerProblem davranış+7
Zehra Yiğit
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

İnternet bağımlılığı ile dikkat süreçleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmada internet kullanan kişilerin, kullanım sürelerinin ve bağımlılık düzeylerinin dikkat süreçleri üzerindeki etkileri araştırılmıştır. Çalışmaya İstanbul'da çeşitli üniversitelerde öğrenim gören 59'u kadın, 47'si erkek olmak üzere toplam 106 öğrenci katılmıştır. Araştırmada yer alan katılımcıların internet kullanım tutumlarını ve internet bağımlılık düzeylerini belirlemek amacıyla İnternet Bağımlılığı Ölçeği uygulanmıştır. Dikkat süreçleri, Stroop Testi ve Sayı Menzili Testi ile değerlendirilmiştir. Veriler IBM SPSS Statistics 21 paket programında analiz edilmiş ve bağımsız örneklem t-testi ve Pearson korelasyon analizinden faydalanılmıştır. Cinsiyet değişkeni açısından sonuçlarda, erkek katılımcıların kadın katılımcılara oranla sosyal izolasyon düzeylerinin daha yüksek olduğu; erkek katılımcılarda sosyal izolasyon düzeyi yükseldikçe sürdürülen dikkat becerisinde düşüş olduğu gözlenmiştir. Eğitim değişkenine göre çıkan sonuçlarda, ortaöğretim (0-12yıl) mezunlarında işlevsellikte bozulma düzeyi yükseldikçe, stroop testinde daha fazla hata yaptıkları ve sürdürülen dikkat beceresinde düşüş yaşadıkları görülmüştür. Tüm katılımcılar ele alınarak sonuçlara bakıldığında ise katılımcılardan işlevsellikte bozulma düzeyi yüksek olanların, ileri sayı menzili testinde yaptıkları hataların arttığı görülmüştür ve işitsel dikkat, konsantrasyon ve kısa süreli bellek becerilerinde düşüş yaşadıkları gözlenmiştir. Bununla birlikte internet bağımlılığı düzeyi yüksek olan katılımcıların dikkatlerini sürdürebilme becerilerinde ve dikkat süreçlerinde bozulma yaşadıkları tespit edilmiştir. Bir diğer önemli sonuç ise, katılımcıların internet kullanım süreleri arttıkça internet bağımlılık oranlarının da artış gösterdiğidir. Anahtar Kelimeler: İnternet, İnternet Kullanımı, İnternet Bağımlılığı, Dikkat, Dikkat Süreçleri.

BağımlılıkBellek gelişimiBellek sistemleri+7
Burak Tetik
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Ergenlerde internet bağımlılığının, okul öncesi dönem internet kullanımı, anne baba tutumları ve kişilik özellikleri açısından incelenmesi

Bu araştırma ergenlerde internet bağımlılığının; okul öncesi dönem internet kullanımı, anne baba tutumları ve kişilik özellikleri açısından incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Çalışmada ilk önce araştırmanın amacına uygun olarak belirlenen; çocuğun kullandığı ilk teknolojik aracın türü, interneti ilk kullanma yaşı, interneti ilk kullandığı yaştaki interneti kullanım süresi, okulöncesi eğitim alma durumu, hafta içi ve hafta sonu günlerinde interneti kullanma süresi değişkenleri üzerinden bulguların farklılaşıp farklılaşmadığına bakılmıştır. Daha sonra, anne baba tutumları değişkeni ile internet bağımlılığı değişkeni arasındaki ilişkide kişilik değişkeninin aracılık rolünü belirlemek amacıyla bir model ortaya konmuş ve bu model Yapısal Eşitlik Modeli (YEM) ile test edilmiş ve test edilen model veri tarafından desteklenmiştir. Bu araştırmada; İstanbul'da lise düzeyinde eğitimlerine devam eden 14-18 yaş aralığındaki 333 genç ve ebeveynleri örneklemi oluşturmuşlardır. Bunun için ergenlere; "Öğrenci Bilgi Formu", "İnternet Bağımlılık Ölçeği", "Beş Faktör Kişilik Ölçeği (BFKÖ)" ve "Leuven Algılanan Ana Babalık Ölçeği (LAABÖ) Ergen Sürümü", ebeveynlerine de, "Aile Bilgi Formu" ve "LAABÖ Anne Baba Sürümü" uygulanmıştır. Araştırmanın sonucunda; çocuğun kullanabildiği ilk teknolojik aracın türü, interneti ilk kullanma yaşındaki interneti kullanma süresi ve okulöncesi eğitim alma durumu değişkenlerine göre; anne babalık tutumları, kişilik özellikleri ve internet bağımlılığı puanları arasında, tüm gruplar arasındaki farkın anlamlı olmadığı ortaya çıkmıştır. Çocuğun interneti ilk kullanabilme yaşı değişkenine göre, LAABÖ ana baba sürümünde ve ergenler için baba sürümünde gruplar arasındaki farkın anlamlı olmadığı, ergenler için anne sürümünde ise gruplar arasındaki farkın anlamlı olduğu, interneti ilk 3-6 yaş aralığında kullananların ortalamaları, 11-14 yaş aralığında olanların ortalamalarına göre anlamlı derecede yüksek, 7-10 yaş aralığında olan çocukların ortalamaları ile diğer grupların ortalamaları arasında ise anlamlı bir farklılık bulunmadığı görülmüştür. Çocuğun interneti ilk kullanabilme yaşına göre beş faktör kişilik ölçeği ve internet bağımlılığı ölçeğinde de gruplar arasındaki farkın anlamlı olmadığı bulunmuştur. Çocuğun hafta içi ile hafta sonu ve tatillerde interneti kullanma süresi değişkenine göre LAABÖ ergenler için anne sürümü, ergenler için baba sürümü ve anne baba sürümünde ve kişilik ölçeğinde gruplar arasındaki farkın anlamlı olmadığı bulunmuştur. Hafta içi interneti kullanma süresine göre internet bağımlılık ölçeğinde ise gruplar arasındaki farkın anlamlı olduğu, 0-2 saat ve 2-4 saat kullananların ortalamaları, 6 ve üzeri saat kullananların ortalamalarına göre anlamlı derecede düşük, hiç kullanmayanların ve 4-6 saat kullananların ortalamaları ile diğer grupların ortalamaları arasında da anlamlı farklılık olmadığı bulunmuştur. Hafta sonu ve tatillerde interneti kullanma süresine göre internet bağımlılık ölçeğinde gruplar arasındaki farkın anlamlı olduğu ve farklılığın; hiç kullanmayanların ortalamalarının, 6 ve üzeri saat kullananların ortalamalarına göre anlamlı derecede düşük, 0-2 saat kullananların ortalamalarının, 4-6 saat ile 6 ve üzeri saat kullananların ortalamalarına göre ve 2-4 saat kullananların ortalamalarının, 6 ve üzeri saat kullananların ortalamalarına göre anlamlı derecede düşük olduğu ortaya çıkmıştır. Anne babalık tutumlarının, internet bağımlılığı üzerindeki etkisinin, kişilik özellikleri değişkeni tarafından sağlanıp sağlanmadığını ölçmek amacıyla kurulan modelde de kişilik özellikleri değişkeninin tam aracı olduğu bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Bağımlılık, Bilgisayar Bağımlılığı, İnternet Bağımlılığı, Anne Baba Tutumları, Kişilik

Ana-baba tutumuBağımlılıkErgenlik+7
Özlem Özden Tunca
İstanbul Arel University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal medya bağımlılığı ve yaşam doyumu ilişkisinde karakter güçlerinin aracılık rolünün incelenmesi

Sosyal medya bağımlılığı, son yıllarda yaygınlaşan bir bağımlılık türüdür ve bireylerin üzerinde olumsuz etkiler bırakabilmektedir. Bu araştırmanın amacı, karakter güçlerinin sosyal medya bağımlılığı ve yaşam doyumu ilişkisindeki aracılık rollerini tespit etmektir. Araştırma kapsamında, kartopu örnekleme yöntemi ile internet üzerinden 248 kişiye ulaşılmıştır. Katılımcılara, Sosyal Medya Bağımlılığı Ölçeği (SMBÖ), Yaşam Doyumu Ölçeği (YDÖ) ve VIA Karakter Güçleri Ölçeği (VIA-120) uygulanmıştır. Korelasyon analizleri sonucunda, sosyal medya bağımlılığı arttıkça yaşam doyumu düzeylerinin azalığı bulunmuştur. Ayrıca, bireylerin merak, yaşam coşkusu, sevgi, şükran, umut, yaratıcılık, muhakeme, öğrenme aşkı, bakış açısı, cesaret, dürüstlük, azim, nezaket, sosyal zeka, liderlik, tedbirlilik, öz yönetim, güzelliğin değerini bilme ve maneviyat karakter güçleri düzeyleri arttıkça yaşam doyumu düzeylerinin de arttığı görülmüştür. Katılımcıların adalet, takım çalışması, affetmek, alçakgönüllülük ve mizah karakter güçlerinin ise yaşam doyumu düzeyleri ile ilişkili olmadığı tespit edilmiştir. Bireylerin cesaret, dürüstlük, azim ve yaşam coşkusu karakter güçleri düzeyleri azaldıkça sosyal medya bağımlılığı düzeylerinin arttığı tespit edilmiştir. Yapılan regresyon analizleri sonucunda, bireylerin ekonomik durumlarının yüksek olmasının, evli olmasının, psikiyatrik tanı geçmişine sahip olmamasının, Instagram hesabı sahibi olmamasının, sevgi ve umut karakter güçlerinin kuvvetli olmasının yaşam doyumu düzeylerini yordadığı bulunmuştur. Aracılık analizleri sonucunda ise muhakeme, bakış açısı, cesaret, dürüstlük, azim, yaşam coşkusu, sevgi, tedbirlilik, öz yönetim ve umut karakter güçlerinin sosyal medya bağımlılığı ve yaşam doyumu arasındaki ilişkiye aracılık ettiği tespit edilmiştir. Sosyal medya bağımlığı ve yaşam doyumu ilişkisine aracılık eden karakter güçlerini tespit etmenin, sosyal medya bağımlılığına yönelik karakter güçleri temelli müdahale programları geliştirmenin ilk adımı olduğu düşünülmektedir.

BağımlılıkKarakterKarakter güçleri+5
Hanife Merve Çatan
Ibn Haldun University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Ergenlerde algılanan sosyal destek ve stres düzeyinin internet bağımlılığı ile ilişkisi

İnternet kullanımı arttıkça, faydalı internet kullanımı ve problemli internet kullanımı da artmaktadır. Ergenlik dönemi internet bağımlılığının gelişimi için riskli bir dönemdir. Bu araştırmanın amacı ergenlerde internet bağımlılığının sıklığını araştırmak, çeşitli sosyo-demografik değişkenlerin internet bağımlılığını yordayıcılığını tespit etmek ve algılanan sosyal destek ve stres düzeyinin internet bağımlılığı ile ilişkisini incelemektir. Araştırmanın örneklemini, Özel Biltek Lisesi ve Özel Asfa Lisesinde okuyan ergenler oluşturmaktadır. Araştırmaya 14-18 yaş aralığında 281 ergen katılmıştır. Katılımcılara İnternet Bağımlılığı Ölçeği (İBÖ), Algılanan Sosyal Destek Ölçeği (ASDÖ-R), Algılanan Stres Ölçeği (ASÖ) ve internet kullanımı ile ilgili soruları da içeren sosyo-demografik bilgi formu uygulanmıştır. Araştırmanın sonucuna göre, ergenlerde internet bağımlılığının sıklığı %0.7 bulunmuştur. Ergenlerin yaşları, cinsiyetleri ve gelir düzeylerinin internet bağımlılığıyla bir ilişkisi tespit edilmemiştir. Korelasyon analizlerinin sonucunda; ergenlerin algılanan sosyal destek ve algılanan stres düzeyleri ile negatif yönlü anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Algılanan sosyal destek düzeyleri ve internet bağımlılığı arasında negatif yönlü bir ilişki bulunmuştur. Ergenlerin algıladıkları sosyal destek düzeyinin yüksek olması internet bağımlılığı geliştirme riski için koruyucu bir faktör olarak bulunmuştur. Algılanan stres ve internet bağımlılığı arasında ise pozitif yönlü anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Stres bağımlılık geliştirmek için bir risk faktörü olarak belirlenmiştir. Hiyerarşik regresyon analizinin sonuçlarına göre, yaş, cinsiyet ve gelir düzeyinin internet bağımlılığı ile herhangi bir ilişkisi bulunmamıştır. İnternet kullanım süresi ve algılanan sosyal destek düzeyi anlamlı bir şekilde modeli değiştirmiştir. Algılanan stres modeli anlamlı bir şekilde değiştirmiş olup, algılanan stres modele eklendikten sonra algılanan sosyal destek düzeyi anlamlılığını yitirmiştir. Hiyerarşik regresyon analizinin sonrasında yapılan aracılık analizinde algılanan sosyal destek düzeyi ve internet bağımlılığının ilişkisinde algılanan stres tam aracılık rolü olduğu belirlenmiştir. Ayrıca algılanan stres ve internet bağımlılığı ilişkisinde ise internet kullanım süresi ve eğlence amaçlı kullanımın kısmi aracılık rolü olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Algılanan sosyal destekBağımlılıkErgenler+7
Merve Sancaktar
Ibn Haldun University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Problemli ı̇nternet kullanımı, psı̇kolojı̇k esneklı̇k süreçlerı̇ ve yaşam doyumu ı̇lı̇şkı̇sı̇

Problemli internet kullanımı; çevrimiçi faaliyetlerde kontrolün yitirilmesi ve internetin hedeflenenden daha uzun süre ve net bir amaç olmaksızın kullanılmasını ifade eder. Bu araştırmanın amacı, üniversite öğrencilerinde problemli internet kullanımı, psikolojik esneklik süreçleri ve yaşam doyumu ilişkisini incelemektir. Araştırmanın örneklemi, 18-35 yaşları arasında 218 üniversite öğrencisinden oluşmaktadır. Katılımcılara, Demografik Bilgi Formu, Problemli İnternet Kullanımı Ölçeği (PİKÖ), Kabul ve Eylem Formu-II (KEF-II), Bağlamsal Benlik Ölçeği (BBÖ), Değer Odaklı Yaşam Ölçeği (DOYÖ) ve Yetişkin Yaşam Doyumu Ölçeği (YYDÖ) uygulanmıştır. Veriler Spearman korelasyon analizi, Mann Whitney U testi, Kruskal Wallis-H testi ve bootstrap tekniğini temel alan regresyon analizi aracılığıyla analiz edilmiştir. Analizden elde edilen bulgular, kadın katılımcılarda problemli internet kullanımının ve yaşantısal kaçınma düzeyinin anlamlı derecede fazla olduğunu göstermektedir. Korelasyon analizi bulgularına göre, problemli internet kullanımı ile kabul, bağlamsal benlik ve yaşam doyumu arasında negatif yönde anlamlı ilişkiler bulunmaktadır. Ayrıca, yaşam doyumu ile kabul, bağlamsal benlik, değerlerle temas ve değer odaklı eylemler arasında pozitif yönde anlamlı ilişkiler mevcuttur. Aracı değişken analizi bulguları, problemli internet kullanımı ve yaşam doyumu ilişkisinde kabul ve bağlamsal benliğin aracı etkisinin bulunduğunu göstermektedir. Elde edilen bulgular, literatürde yer alan çalışmalar ışığında tartışılmıştır.

Problem davranışPsikolojik esneklikYaşam doyumu+5
Esra Çiçek
Ibn Haldun University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

İnternet bağımlılığının yordayıcıları olarak sosyotropi-otonomi kişilik özellikleri ve duygu düzenleme güçlüğü

Problemin tanımı: Bu çalışmanın amacı internet bağımlılığının sosyotropi-otonomi kişilik özellikleri, duygu düzenleme güçlüğü ve yaşam doyumu ile ilişkilerinin incelenmesidir.Yöntem: Araştırmanın örneklemi basit tesadüfi örnekleme yöntemiyle belirlenen 185'i kadın, 337'si erkek olmak üzere 522 erişkin internet kullanıcısından oluşmaktadır. Veri toplama aşamasında Sosyo-Demografik Veri Formu, Sosyotropi-Otonomi Ölçeği, Duygu Düzenleme Güçlüğü Ölçeği, İnternet Bağımlılığı Ölçeği ve Yaşam Doyumu Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde frekans dağılımları oluşturulmuş, Bağımsız Örneklem T- Test, One Way ANOVA, Mann Whitney-U, Kruskal Wallis ve Spearman's rho analizleri kullanılmıştır. Bulgular: Bulgularımıza göre internet bağımlılığı düzeyinin kadınlara oranla erkeklerde anlamlı düzeyde yüksek olduğu ve tüm katılımcılar arasında yaşın artması ile anlamlı düzeyde azaldığı görülmektedir. Sosyotropi kişilik özelliklerinin erkeklerde anlamlı düzeyde yüksek olduğu görülmektedir. Otonomi kişilik özelliklerinin ise evli olmayan ve lisansüstü eğitim düzeyine sahip bireylerde anlamlı düzeyde yüksek olduğu gözlenmiştir. Duygu düzenleme güçlüğü ile yaş arasında ise negatif yönde anlamlı bir ilişki olduğu görülmektedir. Yapılan korelasyon analizi sonuçlarına göre internet bağımlılığı ile sosyotropi-otonomi kişilik özellikleri ve duygu düzenleme güçlüğü arasında pozitif yönde anlamlı ilişki olduğu gözlenmiştir. Yaşam doyumu ile internet bağımlılığı arasında ise negatif yönde anlamlı bir ilişki ortaya çıkmıştır. Duygu düzenleme güçlüğünün sosyotropi kişilik özellikleri ile arasında pozitif, yaşam doyumu ile arasında negatif yönde anlamlı bir ilişki olduğu bulgularına ulaşılmıştır. Sonuç: Bu bulgular doğrultusunda bireylerin duygu düzenleme alanında yaşadığı güçlüklerin artmasının ve yaşam doyumlarının azalmasının internet bağımlılık düzeylerinin yordayıcısı olduğu söylenebilmektedir. Bunun yanında sosyotropik kişilik özelliklerine sahip bireylerin duygu düzenleme alanında güçlükler yaşadıkları ve yüksek sosyotropi-otonomi kişilik özelliklerine sahip bireylerin internet bağımlılıklarının daha fazla olduğu ileri sürülebilir. Bu araştırma bulgularına göre ortaya çıkan sonuçlar ile internet bağımlılığında sosyotropi-otonomi kişilik özelliklerinin ve duygu düzenleme güçlüğünün klinik yaklaşımdaki önemi vurgulanabilmektedir. Anahtar Kelimeler: Sosyotropi-otonomi kişilik özellikleri, internet bağımlılığı, duyguları düzenleme güçlüğü, yaşam doyumu.

BağımlılıkBilgisayar kullanımıDuygu düzenleme güçlüğü+6
Ceren Feyza Budak
Feyziye Schools Foundation Işık University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Bir grup lise öğrencisinin internet kullanımlarının beden algıları ve yeme tutumları ile ilişkisi

Problemin Tanımı: Kullanım oranı sürekli artan ve yaygınlaşan internet; insanların işlevselliklerini olumsuz yönde etkilemekte ve sağlıksız kullanımlara yol açmaktadır. Özellikle ergenlik dönemindeki gençler, problemli internet kullanımı için risk grubundadır. Beden algısı kavramı; kişilerin kendi bedenlerine dair duygu ve düşüncelerini tanımlamaktadır. Bedensel gelişim ve değişimin büyük oranlarda gerçekleştiği ergenlik döneminde kişilerin beden algıları oldukça önemlidir. Yeme bozuklukları son yıllarda yükseliş göstermektedir; özellikle genç kızlarda görülmektedir. Bu araştırmanın amacı; lisede öğren görmeye devam eden ergenlerin internet kullanım sıklığını, problemli internet kullanımı davranışlarını araştırmak, sosyodemografik değişkenleri yanı sıra; beden algıları ve yeme tutumlarıyla ilişkili olup olmadığını belirlemektir. Yöntem: Araştırmaya İstanbul'da yaşayan, yaşları 14-18 arasında değişen 274 (%40,5 erkek - % 59,5 kız) gönüllü lise öğrencisi katılmıştır. Kullanılan veri toplama araçları; Sosyodemografik Bilgi ve Veri Formu, Problemli İnternet Kullanımı Ölçeği-Ergen Formu, Vücut Algısı Ölçeği ve Yeme Tutumu Testi'dir. Verilerin analizi için; SPSS (Statistical Package Program for Social Science) for Windows 24.0 programından yararlanılmıştır. Sosyodemografik Bilgi ve Veri Formu'ndaki değişkenlerin dağılımları Frekans Analizi ile tespit edilmiş; uygulanan ölçekler ile ilişkisini saptamak için Bağımsız T-Testi Analizi ve Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) kullanılmıştır. Ölçekler arasındaki ilişkiyi tespit etmek için Pearson Korelasyonu, yordayıcı etkiyi saptamak amacıyla ise Regresyon Analizi kullanılmıştır. Bulgular: Cinsiyet değişkeni Problemli İnternet Kullanımı Ölçeği için istatistiksel olarak anlamlı düzeyde farklılık göstermezken; Vücut Algısı Ölçeği ve Yeme Tutumu Testi için anlamlı düzeyde farklılık göstermektedir. Kız öğrencilerin Vücut Algısı Ölçeği puanları, erkek öğrencilerden anlamlı derecede yüksek çıkmıştır. Ayrıca; kız öğrencilerin Yeme Tutumu Testi puanlarının da erkek öğrencilerden anlamlı derecede yüksek olduğu tespit edilmiştir. Sonuç: Problemli internet kullanımı ile yeme tutumu arasında pozitif yönde ve istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olduğu saptanmıştır. Ayrıca; beden algısı ile yeme tutumu arasında da pozitif yönde ve istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Öte yandan; problemli internet kullanımı ile beden algısı arasında istatistiksel olarak anlamlı düzeyde bir ilişki tespit edilememiştir. Anahtar Kelimeler: Ergenlik Dönemi, Problemli İnternet Kullanımı, Beden Algısı, Yeme Tutumu, Yeme Bozuklukları

AlgıBeden imajıLise öğrencileri+6
Buse Yılmaz
Feyziye Schools Foundation Işık University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Bir grup üniversite öğrencisinde internet kullanım düzeyi, anksiyete ve uyku kalitesi arasındaki ilişkinin incelenmesi

Amaç: Üniversite öğrencilerinde internet kullanımı, anksiyete ve uyku kalitesi arasındaki ilişkinin incelenmesi. İnternet kullanımının ve anksiyetenin uyku kalitesini yordayıcı etkisini araştırmak. Yöntem: Araştırmamıza, İstanbul ilinde yaşayan, özel ve devlet üniversitelerinde eğitim gören 18-29 yaş aralığında bulunan 132'si kadın ve 97'si erkek olmak üzere toplamda 229 kişi katılmıştır. Bütün katılımcılara Sosyodemografik Veri Formu, Young İnternet Bağımlılığı Ölçeği, Sürekli Kaygı Ölçeği ve Pittsburgh Uyku Kalitesi İndeksi uygulanmıştır. Bulgular: 229 kişi ile yapılan çalışmada 219 (%95.6) kişinin internet bağımlılık semptomu göstermediği, 10 (%4.4) kişinin ise sınırlı semptom gösteren grupta olduğu bulunmuştur. İnternet bağımlılığı gösteren hiç bir katılımcı saptanmamıştır. Katılımcıların 89 (%38.9)'inin iyi uyku kalitesine, 140 (%61.1) tanesinin kötü uyku kalitesine sahip oldukları bulunmuştur. Yapılan Pearson korelasyon analizi sonucunda, Young İnternet Bağımlılığı Ölçeği, Sürekli Kaygı Ölçeği ve Pittsburgh Uyku Kalitesi İndeksi'nin birbirleriyle pozitif yönde anlamlı ilişkili olduğu bulunmuştur. Çoklu regresyon analizi sonucunda internet bağımlılığının uyku kalitesini anlamlı bir şekilde yordadığı saptanmıştır. Çoklu regresyon analizi sonucunda anksiyete seviyesinin uyku kalitesini anlamlı bir biçimde yordamadığı saptanmıştır. Sosyodemografik değişkenlerden, sosyoekonomik düzeye ve internetin kullanım amacına göre internet bağımlılığı skorlarının anlamlı olarak fark gösterdiği bulunmuştur. Günlük internet kullanma saati ile internet bağımlılığı arasında pozitif yönlü anlamlı bir ilişki saptanmıştır. Sosyodemografik değişkenler ile anksiyete ve uyku kalitesi arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır. Sonuç: Bulgularımız sonucunda uyku kalitesinin, internet bağımlılığı tarafından yordandığını ancak, anksiyete seviyesinin uyku kalitesini anlamlı bir şekilde yordamadığı saptanmıştır. Çalışmanın literatüre katkıları, çalışmanın sınırlılıkları ve gelecek çalışmalar için öneriler bulgular sonucunda tartışılmıştır.

AnksiyeteTeknoloji kullanımıUyku+4
Ege Polater
Feyziye Schools Foundation Işık University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İnternet ve mobil bankacılıkta hizmet kalite algısının değerlendirilmesi: Özel bir banka örneği

Teknolojide yaşanan gelişmeler neticesinde, en çok etkilenen sektörlerden birisi şüphesiz bankacılık sektörü olmuştur. Son yıllarda yaşanan teknolojideki gelişmelerin getirmiş olduğu kullanıcı gereksinimleri kapsamında, bankalar değişmeye ve yenilenmeye başlamıştır. Bu süreçte, bankalar gelişen teknolojiyle beraber bir rekabet içerisine girmiştir. Bankaların bu rekabetini arttıran etken ise, internet ve mobil bankacılık hizmetidir. Bankalar arasında oluşan rekabet ve artan müşteri istekleri bankaları, müşterilerine daha iyi hizmet vermeye itmektedir. Bu araştırmada, bankacılık sektöründe en önemli hizmet konumunda bulunan internet ve mobil bankacılık uygulamalarının hizmet kalite algısının müşteriler tarafından değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Bu araştırmanın örneklemini, İstanbul'da bulunan özel bir banka'da Beykent ve Esenyurt Şubelerinin müşterileri ve banka personelleri arasından, internet ve mobil bankacılık kullanan müşteriler oluşturmaktadır. Bu araştırmada güvenilirliğin artması için kolayda örnekleme yöntemi seçilmiş ve 183 müşteriye hizmet kalitesinin ölçülebilmesi için anket uygulanmıştır. Anket formunda müşterilere internet ve mobil bankacılık kullanımına ilişkin sorular, demografik özellikli sorular ve internet ve mobil bankacılık hizmet kalitesinin ölçümünün yapılabilmesi için 5'li Likert ölçeği kullanılmıştır. Araştırma verilerinin analizi için SPSS 22.0 programı kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda, katılımcıların bankanın internet ve mobil bankacılığı yeterlilik, müşteri hizmetleri, yerine getirme, gizlilik ve güvenlik, erişilebilirlik, dizayn ve tasarım, e-güven, e- tatmin ve e-sadakat hizmet kalitesi algısının yüksek olduğu belirlenmiştir.

Bankacılık sektörüBankalarHizmet kalitesi+4
Melike Özlem Demirdağ
Feyziye Schools Foundation Işık University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00

Related subjects