İş kazaları

Bu konu başlığı altında 218 tez

Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'de iş sağlığı ve güvenliğinin inşaat sektöründeki önemi: Bir örnek olay incelemesi

Tarihsel süreçlerde ve günümüz dünyasında insanların çoğu zamanlarının büyük kısmını çalışarak geçirmektedirler. Çalışma hayatındaki hızlı gelişmeye bağlı olarak artan iş kazaları sebebiyle her yıl binlerce kişi sakat kalmakta veya yaşamını yitirmektedir. İşçinin ve işin olduğu her yerde tehlike ve riskler bulunmakta ve bu hususlardan kaynaklı iş sağlığı ve güvenliği çok önemli bir konu haline gelmiştir. İnsanlık açısından büyük önem taşıyan bu konunun sosyal hayatı olumsuz etkilemesinin yanı sıra, iş kazalarının ve meslek hastalıklarının neden olduğu maddi zararlar hem bireyin ve hane halkının refahının hem de ülke ekonomisini olumsuz şekilde etkilemektedir. Bu sorunları ve olumsuzlukları en aza indirmek veya azaltmak için mevcut yönetmelik ve prosedürler yenilenmekte ve geliştirilmektedir. Türkiye'de inşaat sektörü, Sosyal Güvenlik Kurumunun verilerine göre ülkemizde gerçekleşen iş kazası sayıları açısından maden ve metal sektörleri ile birlikte ilk sıralarda yer almaktadır. Gerçekleşen ölümlerde ise inşaat sektörünün toplam ölümlerin genel olarak üçte birini oluşturduğu ve sektörün bu istatistik ile ilk sırada yer aldığı görülmektedir. Bu çalışmanın temel amacı, Türkiye'de inşaat sektöründe çalışan işçilerin çalışma koşullarını incelemek ve inşaatta karşılaştıkları iş kazaları ile meslek hastalıklarını belirlemek ayrıca inşaat sektöründe meydana gelen ve iş kazalarına neden olan faktörlerin detaylı olarak bulunması, iş güvenliği açısından inşaat sektörünün değerlendirilmesi ve inşaat sektöründe çalışan işçilerin iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarının sağlıklı yapılıp yapılmadığının ve uygulamalar sonrasında işçinin gidişatın ne yönde olduğunu ortaya koymaktadır. Anahtar Kelimeler: İş Sağlığı, İş Güvenliği, İş Kazaları, Meslek Hastalığı, İnşaat Sektörü

Meslek hastalıklarıİnşaat işletmeleriİnşaat sektörü+3
Tuba Erzincan
Muğla Sıtkı Kocman University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ramak kala olayları ve çimento sektöründe uygulaması

Ülkemizde 2012 yılında 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği kanununun yürürlüğe girmiş olmasının üzerinden yaklaşık 10 yıl geçmiş olsa da, hala iş yerlerinde kaza ve meslek hastalığı konusunda anlayış gelişmiş ülkelere kıyasla çok yavaş ilerlemektedir. Maalesef ülkemizde bulunan iş yerlerinin büyük ölçekli olanlarının küçük ve orta büyüklükteki işletmelere (KOBİ) kıyasla çok düşük sayıda (%5'i kadar) olmasından kaynaklı olarak OHSAS 18001 belge sahibi işyerlerinin sayısının da az olmasından dolayı İSG algısının çoğalmasına ve gelişmesine engel olmaktadır. Ülkemizde bulunan yaklaşık 73 civarında çimento fabrikasının çoğunun yabancılara ait olmasından dolayı en çok OHSAS 18001 belgeye sahip olan sektördür. Dolayısıyla, çimento sektörünün OHSAS 18001 belge sahibi olması, en yüksek İSG algısına sahip olmasına da vesile olmaktadır. Bu tezin konusu; iş kazaları ile ramak kala olayları arasında ki ilişkiyi incelemek ve çalışanlarının kaza ve meslek hastalıklarına uğrama riski en yüksek olan çimento sektöründe ki duruma ışık tutmaktır. İlk olarak, çimento sektörü üretim aşamalarında meydana gelen iş kazaları ve meslek hastalıkları hakkında bilgi verilmeye çalışılmıştır. Kazaları azaltmak amacıyla kaza öncüllerinden olan ramak kala olayının anlam ve önemi anlatılarak literatür taramasından örnekler verilmiştir. İkinci aşamada, Ege ve İç Anadolu Bölgesinde bulunan ve isminin açıklanmasını istemeyen iki çimento firmasında, biri İSG Algı Seviyesi Yüksek diğeri Algı Seviyesi Orta olarak adlandırılan firmaların kendi bünyelerinde veri tabanına kaydetmiş oldukları 1 yıllık kaza ve ramak kala olay verileri incelenmiştir. Yapılmış olan incelemede firmaların kayıtlarındaki kaza/ramak kala olaylarının; olay tanımları, nedenleri ve alınması gereken tedbirler tesis ve ocak için ayrı ayrı tasnif edilerek, tehlikeli davranış ve tehlikeli durum açısından değerlendirilmiştir. kaza/ramak kala olayı ilişkisi ortaya konulmaya çalışılmıştır. Üçüncü aşamada, Algı Seviyesi Yüksek ve Orta Firma çalışanlarından 145 örneklem grubuna ramak kala/kaza olayı konusu ile ilgili anket çalışması yapılmıştır. Anket çalışması ile firma çalışanlarının ramak kala/kaza olayı algısını ölçerek bu konuda eksik olan bilgiyi bilim dünyasına, çimento sektörüne ve diğer taraflara sunmaktır. Bu tez çalışmasının sonucunda, ramak kala ve kaza olayları arasında doğrudan bir ilgi olduğu ve ramak kala olaylarına ne kadar önem verir ve ne kadar çok ramak kala olayı kaydı tutarsak o kadar az kaza olayının meydana geleceği ortaya çıkmıştır. Ayrıca, iş yeri yöneticilerinin ramak kala olayı konusuna ne kadar önem verir ve çalışanlara da ramak kala olayının önemini başta eğitim olmak üzere ödüllendirme/ceza uygulamaları ile iyi anlatılır ise iş yerinde kaza sayısı da o kadar az olacağı tespit edilmiştir.

Kaza analiziKazalarÇimento endüstrisi+7
Hacer Yıldırım
Hitit University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Doğal gaz basınç düşürme ve ölçüm istasyonlarında patlayıcı ortam riskinin iş sağlığı ve güvenliği yönünden incelenmesi

Dünyada ve ülkemizde gerek iş kazalarında gerekse istihdamda başı çeken lokomotif sektörden olan maden, sanayi, petrol, doğal gaz gibi sektörlerde kullanılan malzeme veya kimyasallar nedeni ile patlayıcı ortam oluşmaktadır. Yanıcı madde ve oksijenin patlama oranlarında bir araya gelmesiyle beraber ısı ile buluşması sonucunda, yanıcı maddenin yanmasıyla bir şok dalgası oluşturan kimyasal tepkime olarak tanımlanan patlama ile yangında kimyasal tepkime aynıdır, fakat patlama olayında tepkimenin yanıcı madde kütlesindeki ilerlemesi yangına göre daha fazla olduğundan bir şok dalgası oluşmaktadır. Patlamanın gerçekleşebilmesi için ortamdaki yakıt miktarının, belli bir oran aralığında olmasını gerekir. Bu oran aralığının alt limitine "Alt Patlama Limiti", üst limitine ise "Üst Patlama Limiti" olarak adlandırılmaktadır. Bu değerler, kimyasalın karakteristik özelliklerinden gelir (Mevlevioğlu, Kadırgan, Çiftçioğlu, 2019). (Brauer, Varma, 1981). (Kaya, Kılıç, Öztürk, 2021). (Tommasini, 2013) Bu çalışmanın kaynağını oluşturan doğal gaz, özellikle başta sanayi ve enerji sektörü olmak üzere birçok sektörde kullanılan kimyasalların hammaddesidir. Doğal gaz enerji tüketiminde dünyanın ihtiyacını karşılamada yüksek bir paya sahiptir. Doğal gaz, fosil yakıtlar içinde 2040 yılında oranının yükselmesi beklenen tek yakıttır (Gazbir, 2020). (Kaya, Kılıç, Öztürk, 2021). Bu çalışmada Doğal Gaz Basınç Düşürme ve Ölçüm(RMS) istasyonlarında ortaya çıkan patlayıcı ortamların bulunduğu bölgeler hesaplanarak patlama riskinin iş sağlığı ve güvenliği yönünden incelenmesi sonucu iyileştirmeye açık alanların analiz edilerek patlamadan korunma önlemlerinin alınması için yapılması gerekenler ele alınmıştır. Çalışmada, patlayıcı ortam hesaplamaları yapılırken TS EN 60079-10-1,2015 ve CEI 31-35 İtalyan standartları birlikte kullanılmıştır. Patlayıcı ortam riskinin oluşma ihtimalinin olduğu birçok sektörde konunun değerlendirildiği tezler hazırlanmıştır. Fakat RMS istasyonlarında patlayıcı ortam riskinin iş güvenliği acısından değerlendirilmesi herhangi bir teze konu olmamıştır (Geng, Murè, Demichela, Baldissone, 2020). Bu bakımdan bu çalışma RMS istasyonlarında patlayıcı ortam riskinin analiz edilerek iş sağlığı ve güvenliği yönünden incelenmesi acısından alanında ilk çalışma olması bakımından elde edilen analiz, bulgular ve öneriler bundan sonraki çalışmalara katkı sağlaması yönünden yararlı olacağı umulmaktadır.

Basınç ölçümleriDoğal gazKazalar+4
Önder Özdemir
Hitit University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Metal sektöründe çalışan işçilerin iş kazası risk değerlerinin hesaplanması ve bu değerleri etkileyen faktörler

Metal sektörü en çok iş kazası yaşanan sektörlerden biridir. Bu nedenle literatürde metal sektöründeki iş kazası sayıları ve iş kazası sayılarını etkileyen faktörler üzerine birçok çalışma bulunmaktadır. Bununla birlikte, literatürde iş kazası risk değerlerini ortaya koyan bir çalışma yoktur. Literatürdeki risk analizleri ve risk yönetimi çalışmalarının tamamı iş yeri ortamı üzerinden risk hesaplamasına dayalıdır. Yeni bir yaklaşım olarak ilk kez metal sektöründe çalışan işçilerin iş kazası risk değerleri, iş kazası sayıları ve iş gücü kayıplarına dayalı olarak hesaplanmış, çalışanların iş kazası risk değerlerini etkileyen faktörlerin neler olduğu araştırılmıştır. Elde edilen bulgulara göre eğitim düzeyi, gelir düzeyi, fazla mesai yapma, sigara veya alkol kullanımı, stres, uykusuzluk gibi çalışanların demografik özelliklerine, iş ile ilgili özelliklerine, sağlıkları ile ilgili özelliklerine ve iş memnuniyeti ile ilgili özelliklerine dayalı birçok faktörün iş kazası risk değerlerini artırdığı belirlenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre iş kazası risk değerlerini azaltmaya yönelik önlemler ayrıntılı olarak tartışılmıştır.

Metal sektörüRisk değerlendirmesiÇalışanlar+2
Orhan Polat
Hitit University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İş kazalarının sosyal güvenlik mevzuatına göre incelenmesi: Çorum örneği

İş kazaları; sigortalı, işveren, hak sahibi, üçüncü kişiler ve devleti etkileyen, birçok olumsuz sonuçlar doğuran olaylardır. Gerçekleşen kazalar sonucunda devlet tarafından finanse edilen masraflar, günümüzde sosyal güvenlik kapsamının gelişmesinden kaynaklı olarak göz ardı edilemeyecek boyutlara ulaşmıştır. Ülkemizde bu masraflar Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından finanse edilmektedir. Masrafların bir hayli fazla olması ve uygulanan mevzuat Sosyal Güvelik Kurumu'na bu masrafları rücu etme hakkı da vermektedir Rücu işlemlerinin hukuka ve hakkaniyete uygun olarak yapılabilmesi, iş kazalarındaki kusurların belirlenmesi ve kusur oranlarının tespiti sağlanabilir. Bu kusur oranlarının tespiti günümüzde Sosyal Güvenlik Kurumu Müfettiş ve Denetmenleri marifetiyle yapılmaktadır. Geçekleşen iş kazaları akabinde bu denetim birimlerince incelemeler yapılmakta ve denetim raporu tanzim edilmektedir. Tanzim edilen raporlara istinaden rücu işlemleri yapılıp, mevzuatta yer alan müeyyideler uygulanmakta, ayrıca kaza sonrası açılan birçok davada bu raporlar hâkim kararlarına esas teşkil etmektedir. Bu çalışmada, Çorum ilinde 2017-2021 yılları arasında gerçekleşen iş kazaları akabinde Sosyal Güvenlik Kurumu Müfettiş ve Denetmenleri tarafından tanzim edilen iş kazası raporları incelenmiş, elde edilen veriler analiz edilerek ve somut olaylara yer verilerek iş kazalarının önlenmesi ve azaltılması ile iş kazalarındaki denetim mekanizmasının geliştirilmesi yönünde çözüm önerilerine yer verilmiştir.

Denetim raporlarıSosyal güvenlik hukukuİş denetimi+3
Yusuf Erhan Akdeniz
Hitit University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Disiplinlerarası lisansüstü programları öğrencilerinde iş sağlığı ve güvenliği kültürü ve farkındalığının ölçülmesi: Hitit Üniversitesi örneği

Gelişen ve değişen dünyada çalışma hayatında da hızla değişim olmaktadır. Çalışma koşullarının her sektörde farklılık göstermesi farklı tehlike ve riskleri ortaya çıkarmaktadır. Mevcut tehlike ve risklere bağlı olarak iş kazası ve meslek hastalıkları görülebilmektedir. Alınan önlemler ile meslek hastalıkları tamamen iş kazaları ise yüksek oranda önlenebilmektedir. Çalışanlarda farkındalık oluşturulmadan alınan önlemlerin etki düzeyleri de düşük kalabilmektedir. Farkındalık oluşturmada en önemli etken eğitimdir. Bireylere verilen eğitimlerin verildiği dönem, tekrar sıklığı, içeriğin uygunluğu ve eğitim süreleri göz ardı edilebilmektedir. İş sağlığı ve güvenliği eğitimlerine yeterince önem verilmemesi bugünün çalışanlarında ve iş hayatına hazırlanmakta olan öğrencilerde iş sağlığı ve güvenliği kültürü ve farkındalığının oluşmasını da engellemektedir. Bu sebeplerden dolayı eğitim-öğretim kurumlarının iş sağlığı ve güvenliği eğitimi ile ilgili eğitim süreleri, içerikleri ve tekrar verilmesi gibi konuları dikkate alması gerekmektedir. Bu araştırmada disiplinlerarası lisansüstü programları öğrencilerinde iş sağlığı ve güvenliği kültürü ve farkındalığının ölçülmesi, öğrencilerin kültür ve farkındalıklarını etkileyen etmenlerin tespit edilmesi amaçlanmaktadır. Çalışma kapsamında Hitit Üniversitesi disiplinlerarası lisansüstü programlarında eğitim gören 180 öğrenciye anket uygulanmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen veriler "IBM SPSS Statistics 25.0" de analiz edilmiştir. Araştırmada 8 hipotez ortaya konulmuştur. Hipotezleri test etmek için parametrik analiz ve non-parametrik analizler yapılmıştır. Araştırmada elde edilen sonuçlarda, disiplinlerarası lisansüstü öğrencilerinin cinsiyet, lisans eğitiminde İSG dersi alma, çalışma durumu ve İSG eğitimine başlanılması düşünülen eğitim dönemleri arasında anlamlı ilişkiler bulunmazken yaş, medeni durum, mezun olunan fakülte ve eğitim alınan lisansüstü anabilim dalları arasında anlamlı ilişkiler bulunmuştur.

FarkındalıkLisansüstü programlarLisansüstü öğrenciler+5
Ahmet Düzgün
Hitit University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bina inşaatı işçilerinde iş sağlığı ve güvenliği kültürünü etkileyen faktörlerin belirlenmesi: Çorum örneği

İnşaat sektöründe meydana gelebilecek iş kazalarını azaltmak, meslek hastalıklarını önlemek ve daha sağlıklı ve güvenli iş ortamlarının sağlanması için işçilerin iş sağlığı ve güvenliği kültürünün iyileştirilmesi önemlidir. Bu nedenle bu çalışmada, Olcay (2021) tarafından geliştirilen İş Sağlığı ve Güvenliği Kültürü (İSGK) ölçeği kullanılarak, bina inşaatı işçilerinin İSGK ölçeği toplam puanını ve İSGK'nın alt boyutları olan Genel İş Güvenliği Farkındalığı (GİGF), İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitim-İletişim (İSGEİ) ve Risk Algısı (RA) puanlarını olumsuz yönde etkileyen risk faktörlerinin neler olduğunun belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla öncelikle bağımsız değişkenleri içeren demografik, iş ile ilgili ve iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili özelliklerin frekans dağılımları ve İş Sağlığı ve Kültürü Tanımlayıcı istatistikleri ayrıntılı bir şekilde yorumlanmıştır. Daha sonra işçilerin iş sağlığı ve güvenliği kültürünü azaltan risk faktörleri yapılan istatistiksel analizler ile ortaya konulmuştur. Elde edilen sonuçlara göre; GİGF, İSGEİ, RA ve İSGK değişkenlerinden en az birini olumsuz yönde etkileyen, işçinin boşanmış olması, okuma yazma bilmemesi, iş ortamında herkesle arasının iyi olmaması, çalışma ortamında sık sık strese girmesi, kişisel koruyucu ekipman kullanmaması ve çalıştığı firmada iş güvenliği uzmanı olmaması gibi onlarca risk faktörü olduğu saptanmıştır. İşçilerin iş sağlığı ve güvenlik kültürünü azaltan etkiye sahip bu risk faktörleri dikkate alınarak, iş sağlığı ve güvenliğinin iyileştirilmesine yönelik olarak neler yapılması gerektiği ayrıntılı bir şekilde tartışılarak değerlendirilmiştir.

Güvenlik kültürüİş güvenliğiİş kazaları+2
Alican Erdinç Ersoy
Hitit University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çeltik üretiminde kullanılan geleneksel ve modern yöntemlerin risk değerlendirme yöntemi ile değerlendirilmesi

Yaklaşık 5000 yıldır temel besin maddelerinden biri olan çeltiğin nüfus artış hızıda dikkate alındığında önemini artıracağı düşünülmektedir. Çeltik üretimi geleneksel yöntemlerle insan gücüne dayanan çalışılması zor bir sektördür. Artan nüfus ve çalışma zorlukları göz önüne alındığında birim alanda verimi artıracak ve insan emeğini azaltacak teknolojik gelişmeleri çeltik üretiminde kullanmak önemli hale gelmiştir. Bu araştırmada, çalışma bölgemiz olan Kargı ve Osmancık ilçelerinde çeltik üretiminde modern yöntemleri kullanan üreticiler olduğu kadar hala geleneksel yöntemlerle üretim yapan üreticilerin olduğu da gözlemlenmiştir. Bu yöntemler arasında üretim kalitesi, verimlilik gibi konularda farklılık olabileceği gibi sektördeki çiftçilerin yaşayabileceği meslek hastalığı ve iş kazaları konularında da farklılıklar olabileceği düşünülmüş ve bu farklıklar risk değerlendirme yöntemi yardımıyla tespit edilip çiftçilere hangi yöntemin İş Sağlığı ve Güvenliği açısından daha iyi bir çalışma ortamı sağladığı belirlenmeye çalışılmıştır. Bu çalışma yapılırken çiftçilerin üretim aşamaları yerinde gözlemlenmiştir. Konuyla alakalı farklı tarım alanlarında yapılan İş Sağlığı ve Güvenliği konularındaki ve çeltik üretim süreciyle alakalı konularda yapılmış çalışmalar incelenmiştir. Bu konularda yapılan literatür çalışmalarına araştırma içerinde yer verilmiştir. Yapılan çalışma gerek bölgesel olarak çeltiğin önemi ve çiftçilere sağlayabileceği yararlar gerekse özgün bir çalışma olması açısından önemlidir.

Risk analiziRisk değerlendirmesiÇeltik+4
Ahmet Doğan Çakır
Hitit University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Servis hata türü etkileri analizi ve bir işletmede örnek uygulama

İşletmeler uygulamada pek çok problemle karşı karşıya gelebilirler ve bu problemleri aynı anda çözerek sıfır hataya sahip olmak isterler. Ancak doğru olan yaklaşım bu problemleri önceliklendirerek en önemli olandan başlayarak çözüm yoluna gitmektir.Analitik Hiyerarşi Süreci (AHP), çok ölçütlü karmaşık problemlerin çözümünde kullanılan bir karar verme yöntemi, Hata Türü ve Etkileri Analizi (HTEA) ise toplam kalite yönetimi sisteminin kullandığı yüksek hata önleme yöntemlerinden biridir.Bu çalışma 1996-2007 yılları kaza istatistik değerleri ele alınarak incelenen Tunçbilek Garp Linyitleri Kömür İşletmeleri'nde gerçekleştirilmiştir. İlk olarak Servis HTEA çalışması yapılması için meydana gelen kazalara neden olan hataların hangi serviste daha öncelikli olarak değerlendirileceğine karar vermede, HTEA takımıyla kriterler ve karar seçenekleri belirlenerek AHP uygulanmıştır. Belirlenen serviste gerçekleştirilen Servis HTEA risk öncelik sayıları (RÖS) ?önlem alınması zorunlu?, ?önlem alınabilir? ve ?önlem alınması gerekmeyen? şeklinde gruplandırma yapılarak önlenebilirliği değerlendirilmiş ve iyileştirilmesine yönelik uygulama ortaya konmuştur.Servis HTEA ile gerçekleştirilen risk değerlendirme analizi, işletmenin daha önce yapmış olduğu risk değerlendirme yöntemine üstünlük sağlamıştır.Anahtar Kelimeler: Analitik Hiyerarşi Süreci, Hata Türü ve Etkileri Analizi, İş Kazaları.

Analitik hiyerarşi süreciİş kazaları
Yıldız Manisalı
Kütahya Dumlupınar University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2009
00
DoktoraAçık ErişimEN

A critical analysis of work accidents in Turkey

Although work accidents are a serious problem almost everywhere in the world, it is seen that there are proportionally more accidents and deaths in Turkey. This study, which tries to understand why work accidents and related deaths are much more serious in Turkey than in other countries and why they could not be prevented, aims to reveal not only the factors behind work accidents but also the naturalization process that develops afterwards and has an effective role in the increase of work accidents. Since the naturalization of work accidents is the most critical issue in this context, revealing how this process works stands out as the primary goal. For this purpose, CDA developed for the analysis of newspaper news by van Dijk has been determined as the primary analysis method of the study. This primary analysis was supported and enhanced by corpus and thematic analyses and the manipulation model, which is also developed by van Dijk. Analysis of the relevant literature reveals that four important factors, namely the political context, neoliberal policies specific to Turkey, legal problems and trade union issues, play an active role behind work accidents. The following significant findings have been reached as a result of the analyses carried out with the national newspaper news of the 15 most fatal work accidents that took place in Turkey between 01.01.2000 and 31.12.2019. First, the data not only supported the effectiveness of these factors but also revealed that the naturalization of the issue by the dominant power is effective in the functioning of these factors. Naturalization also makes it difficult for work accidents to elicit an effective societal reaction. Secondly, a five-phase naturalization process was discovered, and it was revealed that the fundamental motivation behind this process was the performance-oriented economic mentality. Moreover, it has been observed that legitimacy and ceremonial adoptions and practices (decoupling) play significant roles in this context. At the same time, important findings have been revealed in terms of the anti-performativity and de-naturalization principles of CMS. Finally, it has been understood that the news media in Turkey is divided into two poles: those who reduce work accidents to an isolated incident and those who oppose this reductionist approach. However, with the increasing power of the dominant power, it has been understood that while the approach that reduces the issue to an isolated incident with a reductionist approach and naturalizes the issue becomes more dominant, the opposing view gradually has lost its effectiveness. Although the printed news newspapers are the most appropriate unit of analysis due to the period in which the study focuses, the discourses of the newspapers, which have been used extensively since the mid-2010s, in the social media organs and the reactions of their readers to them are also considered important in terms of understanding how the society and the reader have responded to the issue. Therefore, it is recommended that future studies should consider these organs as well.

DissociationDenaturationNaturalization+7
Umut Çil
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İş kazasına sebep olan riskler bağlamında sektörlerin bulanık çok kriterli karar verme yaklaşımları ile değerlendirilmesi

Sanayi devrimi ile başlayan ve bugüne kadar devam eden üretim ve hizmet süreçlerinde karşılaşılan iş kazaları ne yazık ki günümüzde de tamamen önlenememektedir. İş kazalarının nedenlerine bakıldığı zaman çevresel koşullardan ve çalışandan kaynaklı nedenlerin toplam iş kazaları içerisinde anlamlı bir yer tuttuğu görülmektedir. Bu da göstermektedir ki aslında alınabilecek basit önlemler veya uyulacak kurallarla mevcutta karşı karşıya kalınan birçok iş kazası elimine edilebilir ya da en azından etkisi en az seviyeye indirilebilir niteliktedir. Ancak son yıllarda yaşanan ve birçok insanın hayatını kaybetmesine neden olan iş kazalarına bakıldığı zaman sektörden sektöre söz konusu iş kazalarının farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Bu nedenle bazı sektörlerde ciddi ölüm veya yaralanma ile sonuçlanabilecek çıktılara sebep olan iş kazası risklerinin başka bir sektörde aynı düzeyde tehlike oluşturup oluşturmadığı sorusu bu çalışmanın ana çıkış noktalarından birini oluşturmaktadır. Hazırlanan bu tez çalışması kapsamında öncelikle iş kazası kavramı ve iş kazasının nedenleri ele alınmış, daha sonra ise iş kazalarına neden olarak risk faktörleri kapsamlı literatür taraması ve uzman görüşleri doğrultusunda ortaya konmuştur. Bu risk faktörlerinin tanımlanmasının ardından Türkiye'de meydana gelen iş kazalarının sektörlere göre dağılımı incelenerek hangi sektörlere odaklanılması gerektiğine karar verilmiştir. Belirlenen iş kazası risklerinin sektörler bazında etkileri ve sonuçlarının değerlendirilmesi amaçlanan son kısımda ise birden fazla risk faktörünün etkisini analiz etmeye imkan veren Bulanık Çok Kriterli Karar Verme yöntemlerinden faydalanılarak değerlendirme yapılmıştır. Elde edilen çıktılara bakıldığı zaman seçilen sektörler bağlamında İş kazasına sebep olan risklerden en çok etkilenen sektörün inşaat sektörü olduğu bunu sırasıyla metal / imalat ve madencilik sektörlerinin takip ettiği tespit edilmiştir.

Analitik hiyerarşi süreciBulanık TOPSISBulanık analitik hiyerarşi süreci+7
Esra Yıldızbaşı
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sağlık çalışanlarının iş sağlığı ve güvenliği algılarının araştırılması: Çankırı ili örneği

Sağlık sektörü, çok tehlikeli sınıfta yer alan bir çalışma alanı olduğu için, bu sahada hizmet sunanlar, bir çok mesleki risk ve tehlike ile karşı karşıya bulunmaktadırlar. Sağlık çalışanlarının İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) algılarının seviyesi ve bunun ne derece mesleki davranış biçimi halinde gösterdiklerinin bilinmesi, kurumlarında sağlık ve güvenlik faaliyetleri açısından faydalı olacaktır. Bu alanda çalışanların İSG algı seviyelerini değerlendirilerek, oluşabilecek mesleki problemlerin giderilmesi bu araştırmanın ana hedeflerindendir. Bu çalışmada, iş kazaları ve meslek hastalıklarının zararını azaltarak sağlık sektörünün daha etkin ve verimli çalışabilmesi ve dolayısıyla vatandaşlara yüksek kalitede hizmet sunabilmesini sağlamak amacıyla İSG algılarını belirlemek amaçlanmıştır. Araştırmada, Çankırı ili sağlık sektöründe istihdam olan 450 kişiye (konuyla ilgili sorulardan oluşan) anket yapılmış olup (kullanılabilir nitelikte olan) 270'i değerlendirmeye alınmıştır. Ankette bulunan cinsiyet, yaş, medeni durum, eğitim düzeyi, unvan, çalışma türü, mesleki deneyim süresi, gelir düzeyi, İSG eğitimi almaları, meslek hastalığı geçirme, iş kazası geçirme, İSG memnuniyet düzeyleri, kurum yönetimince alınmış tedbirler, çalışma ortamı ergonomisi vb. değişkenlerin etkilerine ait veriler istatistiksel olarak analiz edilmiştir. Araştırmada sağlık çalışanlarının İSG memnuniyeti ve ergonomi ölçeklerinin Cronbach Alpha değeri = 0,929; meslek hastalıkları ve İSG tedbirleri ölçeklerinin Cronbach Alpha değeri = 0,963; iş kazaları ölçeğinin Cronbach Alpha değeri= 0,977 olarak hesaplanmış olup, güvenirliğine ilişkin her ölçek için istenilen düzeyde yüksek olduğu anlaşılmıştır. Çalışmada yapısal olarak geçerlilik analizlerinin yapılması ve elde edilen veriler ışığında tanımlayıcı istatistikler yorumlanarak, bağımlı ve bağımsız değişkenlerin demografik özellikler üzerindeki dağılımını tespit etmek için t-testi, ANOVA, değişkenler arasındaki farklılığın tespitine yönelik Tukey Testi yapılmıştır. Çalışma sonucunda sağlık çalışanların İSG algılarına ilişkin değerlendirmelerinin yaş, eğitim düzeyi, mesleki deneyim süresi, gelir düzeyi, İSG eğitimi alma durumu, meslek hastalığı geçirme durumu, iş kazası ya da yaralanma geçirme durumuna göre anlamlı farklılık gösterdiği anlaşılmıştır. Yine demografik verilerden cinsiyet durumu, medeni durum, unvan durumu ve çalışma türü durumu açısından anlamlı olarak farklılık göstermediği anlaşılmıştır. Kurumdaki İSG çalışmalarına yönelik memnuniyet düzeyi ile unvanları arasında anlamlı farklılık olduğu görülmüştür. Kurum yönetimince alınmış İSG tedbirleri ile eğitim durumları arasında ve kurumdaki çalışma ortamı ergonomisi ile çalışma süresi arasında anlamlı farklılık olduğu anlaşılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre sağlık kurum yönetimlerince iş doyumu ve motivasyon artırıcı uygulamaların yanı sıra alınması önerilen tedbirler çalışmanın sonunda özetlenmiştir. Anahtar Kelimeler: İş sağlığı ve güvenliği, Sağlık çalışanları, İSG algısı, İSG kültürü.

Meslek hastalıklarıRiskSağlık personeli+6
Hakan Önder
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Milli Eğitim Bakanlığı ortaöğretim kurumlarında iş sağlığı ve güvenliği çalışmaları: Çankırı örneği

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) Kanunu sadece işyerleri ile ilgili değil, okullara yönelik kararları da içerir. Okullarda müdür, işveren görevindedir.İSG konusunda işverenlere büyük sorumluluk düşmektedir. Çalışma, Çankırı il merkezine bağlı Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) kurumlarında İSG çalışmalarını incelemek için yapıldı. Tanımlayıcı tipte olan çalışmada konu ile ilgili anket soruları hazırlandı. Ankette sosyodemografik özellikler ve İSG'ye yönelik sorular soruldu. Çalışmada 180 eğitim kurumunda görev yapan 159 okul idarecisi örnekleme alındı. Verilerin analizinde SPSS 25 sürümü, tanımlayıcı istatistik, normallik testleri kullanıldı. Okul idarecilerinin çoğunluğu okullarında İSG kurulu,İSG temsilcisi, risk değerlendirme ekibi, acil çıkış için uyarı levhaları, alarm ikaz sistemi, yangın ve havalandırma sistemi,laboratuvarda güvenlik uyarıları,ergonomik masa sandalye, ıslak zemin uyarı levhaları, kişisel koruyucu donanımları, merdivenlerde kaydırmaz bant, korkuluk,merdivenler arasında emniyet ağı,paratoner, ilk yardım dolabı, sabitlenmiş dolaplar olduğu,acil çıkış kapısı, periyodik kontroller, risk değerlendirme kontrolü, acil durum eylem planı,yangın tüpü bakım ve dolumu yapıldığını, acil çıkış kapısının kilitli olmadığını;kazan dairesi güvenliği sağlandığını, elektrik sigorta kutularının kilitli olduğunu, güvenlik görevlisinin olmadığını,İSG ve ilk yardım eğitimi verildiğini; idarecilerin yarıya yakını pencerelerde çocuk kilidi olmadığını; tamamına yakın genel olarak düzenli temizlik yapıldığını, tuvaletlerin günlük temizlendiğini belirtmiştir.İdarecilerin mesleki çalışma yılı ile okullarında İSG kurulu olması, İSG risk değerlendirme ekibi olması, İSG risk değerlendirmesi yapılması durumu, İSG çalışan temsilcisi olması sıklığı arasında fark olduğu(p<0,05)ANOVA testi ile belirlendi.Çalışmada okul idarecilerinin çoğunun okullarında İSG çalışmalarının yüksek düzeyde olduğu sonucuna varılmıştır. Çalışma Çankırı iliyle sınırlıdır;geniş kapsamlı çalışma yapılması önerilmektedir.

Meslek hastalıklarıOkul güvenliğiOrtaöğretim kurumları+7
Hasan Kaya
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Hastane öncesi acil sağlık hizmetleri personelinin iş sağlığı ve güvenliği hakkındaki bilgi düzeyinin iş kazaları ile ilişkisi: Ankara ili örneği

Sağlık sektörü içerisinde en göz önünde bulunan kuruluş 112 acil sağlık hizmetleridir. Ani ve beklenmedik bir durumla karşılaşıldığında ilk olarak aranan ve olay yerine ilk gelen 112 çalışanlarıdır. Acil bir durumun ilk başlangıcından hastaneye teslim edilme noktasına kadar görev alan bu çalışanlar hem hizmet verirken çalışma şartlarından dolayı hem de hizmet verdikleri ortamlardan kaynaklı birçok iş kazası yaşamaktadırlar. Bu iş kazaları önlenmezse ya da aynı iş kazalarına uzun süre maruz kalınırsa kişilerde kalıcı meslek hastalıklarına dönüşmekte ve kişinin iş sağlığını olumsuz yönde etkilemektedir. Bu nedenle 112 acil sağlık hizmetlerinde iş sağlığı ve güvenliği konusu daha fazla önem verilmesi gereken bir konu haline gelmiştir. Bu çalışmada, sahada birçok tehlike ile karşı karşıya olan 112 acil sağlık hizmetleri çalışanlarının iş sağlığı ve güvenliği bilgi düzeyini ölçmek, yaşadıkları iş kazalarının türlerini ve sıklıklarını belirleyerek iş sağlığı ve güvenliği bilgi düzeyleri ile iş kazaları arasında ilişki olup olmadığını tespit edip çıkan sonuçlar ışığında 112 çalışanlarının iş kazalarını azaltıcı, iş sağlığı ve güvenliğini arttırıcı öneriler sunmak amaçlanmıştır. Bu çalışma Ankara ili 112 çalışanlarından tabakalı örnekleme yöntemi ile belirlenmiş oranlarda toplamda 318 personel olacak şekilde yüz yüze görüşme yöntemi ile anket çalışması gerçekleştirilmiştir. Elde edilen veriler SPSS 25.0 programında analiz edilmiş, değişkenlerin frekans ve yüzde değerleri verilerek yorumlanmış ve raporlanmıştır. İstatistiksel analizlerde anlamlılık düzeyi olarak 0,05 kullanılmıştır. Çalışmadan elde edilen en önemli sonuç çalışanların iş sağlığı ve güvenliği konusunda yeterli bilgi düzeyinin olmasına rağmen yaşadıkları iş kazalarının ilk nedeninin ergonomik olmayan teçhizat kullanımı olmasıdır. İstasyon şartlarının ise halen yetersiz olması personellerin en önemli sıkıntılarından biridir.

112 Acil Çağrı MerkeziAcil tıpAmbulanslar+7
Enes Uztutan
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bilgi merkezlerinde iş sağlığı ve güvenliği: Çankırı Karatekin Üniversitesi Kütüphanesi ve Cibuti Üniversitesi Kütüphanesi örneği

İş sağlığı ve güvenliği, her ne kadar son yüzyılda insan hayatının öncelenmesinin bir göstergesi olarak önem kazanmış ve ön plana çıkmış bir disiplin gibi görülse de aslında geçmişi çok daha eskilere dayanan bir uygulamadır. Özellikle sanayileşmiş toplumlar bu konuda da başı çekerken, sanayileşememiş toplumlar iş sağlığı ve güvenliği konusunun önem ve gerekliliğini geç fark etmişlerdir. İş sağlığı ve güvenliği önceleri yoğun üretim yapan iş yerleri için bir gereklilik gibi algılansa da zamanla hizmet ya da mal üreten ayrımı yapılmaksızın bütün işyerleri için geçerli hale gelmiştir. Bu kapsam genişlemesinden, bilgi merkezleri de nasibini almış ve iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarının bilgi merkezleri için de bir gereklilik olduğu anlaşılmıştır. Bu çalışmada iş sağlığı ve güvenliği disiplinine ilişkin genel bir çerçeve çizilerek, bilgi merkezleri bağlamında konunun önemine ve gerekliliğine dikkat çekmek amaçlanmıştır. Bilgi merkezi çalışanlarının iş sağlığı ve güvenliği konusundaki farkındalık düzeyleri ne kadar yüksek olursa konunun bütün paydaşlar yani yöneticiler, bilgi profesyonelleri, kullanıcılar ve yasa koyucular tarafından o derece önemseneceği ve gerekli adımların atılmasında etkili olacağı düşünülmektedir. Bu düşünceden hareketle çalışmada Çankırı Karatekin Üniversitesi Kütüphanesi ve Cibuti Üniversitesi Kütüphanesi çalışanlarının iş güvenliği ve sağlığı farkındalık düzeyleri ölçülmeye çalışılmıştır. Her iki kütüphane çalışanlarından 8'er kişi olmak üzere 16 kişiye uygulanan mülakat sonunda bu çalışanların iş sağlığı ve güvenliği algı düzeylerinin yüksek olmadığı saptanmıştır.

Bilgi merkezleriKarşılaştırmalı analizKütüphaneler+5
Mohamed Omar Osman Mohamed Omar Osman
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Tıpta UzmanlıkAçık ErişimTR

İş kazası nedeniyle acil servise başvuran olguların adli tıp açısından değerlendirilmesi

Bu çalışmada Gaziantep Üniversitesi Hastanesi Acil Servisi'ne 2013 ve 2014 yılları boyunca iş kazaları nedeniyle başvuran 567 olgunun tamamı incelendi. Verilerin analizinde frekans, yüzde ve ki-kare testleri kullanıldı. Olguların 553'ü (%97,5) erkek, 14'ü (%2,5) kadındır. Kazaların sıklıkla 25-34 yaş grubunda olduğu belirlendi (%36,2). Acil servise başvuruların % 61,9'u 08:00–15:59 saatleri arasında gerçekleştiği saptandı. Kazaların cuma günü (%18,9) ve pazartesi günü (%15,9) sıklığının arttığı tespit edildi. Olguların %62,6'sına geçici adli rapor düzenlendiği saptandı. Vakaların hayati tehlike içeriğine bakıldığında, vakaların %6,3'ünün hayati tehlike içerdiği, %57,5'inin ise basit tıbbi müdahale ile giderilemez olduğu görüldü. En yaygın görülen yaralanma mekanizması kesici-delici cisimle yaralanmadır (%25) ve bunu yüksekten ya da aynı seviyeden düşme (%20) takip etmektedir. Olguların %36'sında kemik kırığı %13,4'ünde amputasyon mevcuttur. En fazla yaralanan bölgenin tekil üst ekstremiteler (%48,2) olduğu belirlendi. Olguların 393'ünün (%68,1 ) acil serviste tedavilerinin ardından taburcu olduğu saptandı. İş kazası sonucu hayatını kaybedenlerin oranı %1,2'dir. Ölen vakaların büyük çoğunluğunu (%71,4) yüksekten düşme nedeniyle gelen olguların oluşturduğu tespit edildi. Çalışmamızdaki bulguların detaylı incelenmesiyle iş kazalarının gerçek sebeplerinin tespit edilmesi ve önlenmesinin mümkün olabileceği düşünüldü.

Acil servis-hastaneAcil tedaviAdli tıp+2
Mustafa Kenan Asıldağ
Gaziantep University
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Üretim fabrikasında iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin ve riskli yerlerde çalışanlar için aşılamanın işçilerde farkındalık durumlarının değerlendirilmesi

İSG Kanunu madde 4‟te işverenin sağlaması gereken eğitim yükümlülüğü açıkça düzenlenmiş olup işverene her türlü tedbiri alma, organizasyonu sağlama zorunluluğu getirilmiştir. Bu çalışmada, üretim fabrikasında işçilerin aldıkları İSG eğitimlerinin farkındalıklarının ve riskli yerlerde çalışanlar için iş kazası durumunda yasal haklarını bilip bilmeme ve bağışıklama durumlarının değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Yozgat Yerköy Organize Sanayi bölgesinde yer alan bir çorap üretim fabrikasında gerçekleştirilen çalışma için 21.09.2022 tarihinde 36/23 sayılı karar ile Yozgat Bozok Üniversitesi Etik Komisyonu onayı alınmıştır. Fabrikanın farklı birimlerinde çalışan 18-64 yaş aralığındaki 123 kişiye yüz yüze görüşme tekniği ile 15 sorudan oluşan bir anket uygulanmıştır. Değerlendirmede SPSS 25 programı kullanılarak Kruskal Wallis testi, Ki-kare İlişki Testi ve Cremers V Testinden yararlanılmıştır. Sonuçlar p<0.05 düzeyinde anlamlı kabul edilmiştir. Araştırmanın hipotezleri sırası ile istatistiksel olarak değerlendirilmiştir. İSG eğitimleri yeterliliğinin orta ve yüksek düzeyde olduğu gözlenmiştir. İSG eğitimlerinin kaliteyi artırma ile yaşları arasında anlamlı fark tespit edilmiştir. Öğrenim durumları ile İSG eğitiminin yeterliliği ve İSG eğitimlerine katılım ile eğitimlerin kaliteyi artırması arasındaki ilişki anlamlı bulunmuştur. İş kazası durumunda masrafların işverene ait olduğu bilgisi ile İSG eğitimlerinin kaliteyi artırması, eğitim verilme sıklığı ile eğitimlerin iş hayatına etkisi ve eğitimlerin yeterliliği ile işyerinde yaşanan kaza türü arasındaki ilişki anlamlı bulunmuştur. Tetanos aşısı yaptırma durumu ile iş kazası durumunda masrafların işverene ait olduğu bilgisi arasındaki ilişki yine anlamlı idi. Sonuç olarak fabrikadaki işçilerde İSG eğitimlerinin farkındalığı artırdığı görülmektedir. Bu nedenle bağışıklama konusunda da farkındalığı arttırmak için riskli alanlarda çalışanlara bu konunun eğitim planına alınması, düzenli hale getirilmesi ve kayıtlarının tutulması gerektiği düşünülmektedir. 2023, xii + 41 Sayfa Anahtar Kelimeler: İş sağlığı ve güvenliği, iş sağlığı ve güvenliği eğitimleri, Aşılama, Bağışıklama, Tetanos

AşılamaTetanozTetanoz toksoidi+5
Dilşat Yıldırım Bingül
Yozgat Bozok University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İş kazası nedenlerinin kök sebep analizi ile incelenmesi

Bu çalışmada meydana gelen iş kazalarının Kök Sebep Analizi Metodu ile incelenerek, delillerin toplanması, ilgili kişilerle görüşülmesi ve bilgilerin analizinin yapılarak sistematik hataların tespiti konusu incelenmiştir. Kök Sebep Analizi Metodu'nun, Bakü Tiflis Ceyhan Boru Hattı Türkiye kısmı işletmecisi olan Botaş International Limited şirketinin Erzurum'da bulunan pompa istasyonunda meydana gelen bir proses kazasına uygulanması sonucu bulunan kök sebepler irdelenmiş ve aynı veya benzer kazaların meydana gelmesini engellemek amacı ile şirket yönetimince alınması gereken aksiyonlara ışık tutmak amacı ile tavsiyeler hazırlanmıştır. Ülkemizde pek bilinmeyen ve doğal olarak kullanılmayan Kök Sebep Analizi metodu ile yapılan inceleme sonucunda, kazanın neden kritik faktör olarak UPS kart sisteminin devre dışı kalarak ve haberleşme sisteminde arıza oluşması olarak belirlenmiştir. Görünür sebep olarak sistemin yedekli olmadığı, yapılan HAZOP çalışmasında bu arızanın öngörülmediği ve ayrıca HAZOP çalışması hakkında işletme ekibinin bilgilendirilmediği sonucuna varılmıştır. Bu gibi tesislerin planlama, inşaat ve işletme faaliyetlerinin bir bütün olarak görülmesi gerekliliği vurgulanmış, her bir birim arasında veri akışının sağlanması gerekliliği belirtilmiştir. Kök Sebep Analizi tekniği, iş güvenliği alanında görev almak isteyen kişilerin eğitiminde kullanılarak, kazaların sebeplerinin tespitinde farklı bir bakış açısı ve teknik sağlanması amacı ile daha önce ülkemizde yapılmayan bu çalışma planlanmış ve yapılmıştır.

İş kazaları
Özcan Özçatalbaş
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2014
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Fabrika işçilerinin ergonomiye bakışının benlik saygısı ile etkileşimi

Araştırma Gaziantep ilindeki çeşitli fabrikalarda çalışan işçilerin benlik saygısını etkileyen bazı sosyo-demografik faktörleri belirlemek, ergonomik şartları ortaya koyarak benlik saygısı ile etkileşimi açısından değerlendirilerek iş başarısını yükseltmek amaçlanmaktadır. Tanımlayıcı nitelikteki araştırmanın evrenini Gaziantep ilindeki Gürteks fabrikalarında çalışan toplam 1475 işçi oluşturmuştur Küme örneklem yöntemiyle yapılan araştırmanın örneklemini Haziran-Eylül 2014'te araştırmaya katılmayı kabul eden 755 işçi oluşturmuştur. Analizde SPSS 16.0 istatistik paket programı kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından oluşturulan işçilerin sosyodemografik ve ergonomik çalışma özelliklerini belirten anket ve Rosenberg benlik saygısı ölçeği kullanılmıştır. Araştırmaya katılan işçilerin %38.3'ünün 26-30 yaş aralığında, %97.2'sinin erkek, %82.8'inin evli, %70.7'sinin çocuklu, %75.2'sinin lise mezunu olduğu saptanmıştır. İşçilerin %82.3'ünün gelirinin giderinden az olduğu, %86'sının vardiyalı çalışmakta olduğu, %65.3'ünün fazla mesai yapmakta olduğu, %84.1'inin yaptığı işin değeri kadar ücret almadığı, %17.9'unun çalışma saatleri dışında ek iş yapmakta olduğu saptanmıştır. İşçilerin %40.4'ünün işyerinde sorun yaşadığı, %73.2'sinin çalışma saatleri içinde psikolojik tükenmişlik hissettiği, %30.9'unun işyerinde kas iskelet sistemi sorunları yaşadığı saptanmıştır. İşçilerin %62.3'ü iş kazalarına karşı işyerinde önlem alınmadığını, %26.6'sı iş kazasına maruz kaldığını belirtmiştir. İşçilerin %75.4'ünün ergonomik çalışma ortamının olmadığı, %43'ünün aydınlanma, %78.5'inin ısınma, %87.4'ünün gürültü ile ilgili ergonomik sorunlar yaşadığı saptanmıştır. İşçilerin %52.5'inin benlik saygısı orta seviye olduğu bulunmuştur. İşçilerin büyük bir çoğunluğu işyerinin ergonomik çalışma standartlarına uygun olmadığını, yarısından fazlası kullanılan araç ve gereçlerin ergonomik olmadığını, yarısından fazlasının benlik saygısının orta düzeyde olduğu saptanmıştır. İşçilerde ergonomi gibi benlik saygısını olumsuz etkileyen unsurların tespit edilip bu yönde gerekli olan önlemlerin alınması, çalışanların sosyal açıdan ve ergonomik açıdan desteklenerek kendine olan çalışma güveni ve benlik saygıları arttırılmalıdır. Anahtar kelimeler: İş sağlığı ve Güvenliği, Ergonomi, Benlik saygısı, İş kazası

Benlik saygısıErgonomiKazalar+5
Burak Yeşilyurt
Gaziantep University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sağlık çalışanının güvenliği ve kaygı düzeylerine etkisi

İş kazaları ve meslek hastalıkları dünyadaki tüm çalışanların sağlığını tehdit etmektedir. İş sağlığı ve güvenliği bakımından önemli riskler taşıyan çalışma alanlarından biri de sağlık hizmetleridir. Sağlık hizmetlerinin birçok alanında özellikle de hastanelerde çalışanlar, sağlıklarını olumsuz yönde etkileyen biyolojik, kimyasal, fiziksel, ve psikososyal risklerle karşı karşıya kalmaktadırlar. Ülkemizde sağlık çalışanlarının maruz kaldığı iş kazaları ve meslek hastalıkları nedeniyle meydana gelen ekonomik ve sosyal kayıplar çalışanı, ailesini ve devleti olumsuz yönde etkilemektedir. Sağlık çalışanlarının en fazla maruz kaldığı iş kazaları çarpma, düşme, kesici alet yaralanmaları ve şiddete maruz kalmadır. Hastane koşullarında enfeksiyonlara, kimyasal maddelere, radyasyona, biyolojik etmenlere, cilt problemlerine, strese bağlı olarak meslek hastalığı riskleri ile karşı karşıya kalmaktadırlar. Bu çalışmada sağlık çalışanlarının güvenliği, çalışma ortamı kaynaklı risk ve tehlikeler ile bunların çalışanlar üzerindeki kaygı düzeylerine etkilerinin neler oluşturacağı incelemektedir. Kesitsel ve tanımlayıcı tipte olan bu çalışmanın evrenini Haziran- Temmuz 2016 tarihleri arasında Mardin ili Kızıltepe ilçesi devlet hastanesinde çalışmakta 200 sağlık çalışanı oluşturmaktadır. Evrenin tümü araştırma kapsamına alınmış fakat 175 kişiye ulaşılmıştır. Bunlardan alınan doğru veriler 154 adettir. Araştırmanın verileri katılımcıların sosyo-demografik özellikleri, çalışma ortamı kaynaklı risk ve tehlikeler ölçeği, sağlık çalışanı güvenliği ölçeği ve beck anksiyete ölçeği sorulardan oluşan anketin katılımcılara uygulanmasıyla elde edilmiştir.

GüvenlikHastanelerKaygı+7
Selda Ektiren
Gaziantep University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Atıksu arıtma tesislerinde risk değerlendirmesi

Bu çalışmanın amacı evsel nitelikli atıksu arıtma tesislerindeki oluşabilecek iş kazalarını ve meslek hastalıklarını belirlemek ve oluşabilecek iş kazası ve meslek hastalıklarını ortadan kaldırabilmektir. Çalışma sırasında Mersin ilinin Anamur, Bozyazı ve Mut ilçelerinde bulunan farklı teknoloji ve proseslerden oluşan arıtma tesislerinden yararlanılmıştır. Aktif olarak görev aldığım 3 tesiste 9 aylık izleme sonucu gözlemlenen ve ortadan kaldırılan risk faktörleri incelenmiştir. Bu incelemeler sonucunda 3 tesiste de belirlenen bölümlerde 3T yöntemi kullanılarak risk değerlendirmesi yapılmıştır. Değerlendirme öncesi ve sonrasında elektriksel ve biyolojik risklerin daha az olduğu görülmüştür. Tesislerde incelenen bölüm ve ekipmanlar da büyük risklerin sırasıyla geri devir ünitesi, çamur susuzlaştırma ünitesi, giriş terfi ünitesi, havalandırma havuzları, çökeltme havuzları, laboratuvarlar, atölyeler, blower binası, kum ve yağ tutucu ünitesi, kaba ızgara, ince ızgara ve idari binalardır. Sonuç olarak incelemeler dahilinde riskler belirlenerek ve önlemler alınarak iş kazaları ve ölümler ortadan kaldırılmaya çalışılmıştır.

Arıtma tesisleriAtık suMeslek hastalıkları+5
Serkan Gök
Gaziantep University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'deki iş kazaları istatistiklerinin bazı Avrupa ülkeleri ile karşılaştırılması

İş sağlığı ve güvenliği kültürünün temelini insan hayatına verilen önem oluşturmaktadır. İş kazalarının %98'inin önlenebileceği bilinmektedir. Ülkeler, yasal düzenlemelerle iş sağlığı ve güvenliği konusunda gerekli mevzuatı oluşturmaktadır. Özellikle 2012'de çıkarılan İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile Türkiye'deki en kapsamlı ilerleme kaydedilmiştir. Dolayısıyla daha tutarlı kayıtlar oluşturulmuştur. Bu çalışmada Türkiye'de son yıllarda gerçekleşen iş kazaları ile Avrupa ülkelerindeki iş kazaları karşılaştırılmıştır. Ölümlü iş kazaları sayıları kullanılarak değişim katsayıları bulunmuş ve yorumlanmıştır. Kümeleme ve çok boyutlu ölçekleme analizi ile incelenen ülkelerin 3 gruba ayrılabileceği belirlenmiştir. Ayrıca, Türkiye'de 2013-2016 yıllarında gerçekleşen iş kazası kaynaklı ölümlerin özellikle sektörlere ve yaş aralıklarına bağlı olarak değişimi istatistiksel olarak araştırılmıştır. Ölümlü iş kazalarının olasılıkları Pareto 2 (Lomax) dağılımı ile modellenmiştir. Sonuçların, Türkiye'deki iş sağlığı ve güvenliği kültürünün gelişimine ışık tutacağı düşünülmektedir.

Resmi istatistiklerİş güvenliği uzmanıİş kazaları
Emine Demirel
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Tıpta UzmanlıkAçık ErişimTR

Adana'da bir inşaat firmasında çalışanların iş kazaları, yaşam kalitesi, iş tatmini ve iş stresi ilişkilerinin araştırılması

Adana'da Bir İnşaat Firmasında Çalışanların İş Kazaları, Yaşam Kalitesi, İş Tatmini ve İş Stresi İlişkilerinin Araştırılması Giriş ve Amaç: Çalışma ortamından kaynaklı olumsuz koşullar iş kazası, iş stresi, iş doyumsuzluğu yaşanmasına neden olmakta, aynı zamanda yaşam kalitesini de etkilemektedir. Bu çalışmanın amacı, Adana'da bir inşaat firmasında iş kazaları, iş doyumu, iş stresi ve yaşam kalitesi düzeylerinin belirlenmesi ve etkileyen faktörlerin araştırılmasıdır. Gereç ve Yöntem: Kesitsel tipteki bu araştırma 2017 yılı Haziran-Aralık tarihleri arasında 326 kişiye uygulandı. Veriler 57 soruluk bir anket formu, Minneseto İş Doyum, İsveç İş Yükü-Kontrolü, Yaşam Kalitesi ölçekleri kullanılarak toplandı. Veri analizinde t testi, One-way ANOVA testi, Mann-Whitney U testi, Kruskall-Wallis testi, Pearson Korelasyon analizleri kullanıldı. p<0,05 değeri anlamlı kabul edildi. Bulgular: Çalışma grubunu yaş ortalaması 32,5±9,9 idi. Katılımcıların %5,2'si bu işyerinde, %16,9'u çalışma hayatı boyunca iş kazası geçirmişti. Kazalar en sık yüksekten düşme, hafta başı ve sonunda, yaz ve kış mevsimlerinde ve ilk iki saatte olmuştur. Çalışanların geliri arttıkça iş doyumu artmaktadır. İşini monoton bulanlarda iş doyumu düşüktü. İş stresi üniversite mezunlarında ilköğretime göre yüksek, beyaz yakalılarda düşüktü. Yaşam kalitesi kadınlarda ve üniversite mezunu olanlarda daha yüksek bulundu. İşinden ve çalışma saatinden memnun olanlarda iş doyumu ve yaşam kalitesi yüksek, iş stresi düşüktü. İşini isteyerek seçenlerde iş doyumu ve yaşam kalitesi yüksek, iş stresi düşük; işini stresli bulanlarda iş doyumu ve yaşam kalitesi düşüktü. Bu işyerinde iş kazası geçirme durumu ile hem sigara içme durumu hem de çalışma saatleri memnuniyeti arasında anlamlı bir fark vardı. Sonuç: Çalışanların iş doyumu, iş stresi ve yaşam kalitesini çalışma koşullarının etkilediği tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: İnşaat, İş Kazası, İş Doyumu, İş Stresi, Yaşam Kalitesi

AdanaYaşam kalitesiİnşaat işçileri+5
Emine Ateş
Çukurova University
2018
00
Tıpta UzmanlıkAçık ErişimTR

Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Tıp Kliniğine başvuran iş kazası vakalarının analizi

Amaç: İş kazaları bir iş yerinde çalışırken ya da o iş yerine servisle ulaşım esnasında beklenmedik bir kaza ya da yaralanma sonucu oluşan ve çalışan kişinin zararlanmasına yol açan yaralanmalardır. İş kazaları ülkemizde ve dünyada önemli bir mortalite ve morbidite nedenidir. Ayrıca bu kazaların tedavi giderleri ve iş gücü kayıpları nedeni ile iş kazalarının ekonomik boyutu da önemlidir. Bu çalışmada Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Eğitim ve Araştırma hastanesine başvuran iş kazası geçirmiş hastaların demografik bilgileri, yaralanma özellikleri, yaralanma türleri, yaralanma tipi, yaralanma şiddeti ve tedavi gereksinimlerinin araştırılması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Bu çalışmanın verileri, Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Servisine iş kazası olarak getirilen ve iş kazası tutanağı tutulan 1868 hastanın dosyası retrospektif olarak incelenerek elde edilmiş olup, hastaların demografik özellikleri ve yaralanma ile ilgili bilgileri istatistiksel olarak değerlendirilmiştir. Bulgular: Çalışmamızda acil servise iş kazası sebebiyle başvuran toplam 1868 hasta değerlendirilmiştir. Hastaların %91,9'u erkek hastalar olup %8,1'i bayanlardan oluşmaktadır. Hastalar ay olarak en fazla ağustos ayında (p<0,05), gün olarak en fazla pazartesi günü (%17 ve p<0,05) ve saat olarak da en sık sabah saat 10.00-12.00 arasında başvurmuşlardır (p<0,05). Acil servise iş kazası sebebi ile başvuran hastaların çoğunluğunu organize sanayi bölgesinde çalışan işçiler oluşturmaktaydı (p<0,05). Yaralanma tipi olarak en fazla penetran yaralanmalar gözlenmiş olup (p<0,05), en sık olarak da el ve yüz bölgelerinde lokalize penetran yaralanmalar şeklinde meydana gelmiştir (p<0,05). Bu hastaların değerlendirmesinde görüntüleme yöntemi olarak en fazla (%54,76) x-ray kullanılmıştır ve bu hastaların %27.19´u primer onarım ile tedavi görmüşlerdir (p<0,05). Hastaların %87.5 (n=1634)inin tedavisi için konsültasyon ihtiyacı olmamıştır (p<0,05). Hastaların %96,8´inin tedavisi acil serviste tamamlanıp ayaktan taburcu edilmiştir (p<0,05). Hastaların %44,2´sinin kati raporu acil serviste düzenlenmiş olup bunu %31,4 ile ortopedi kliniği takip etmiştir (p<0,05). Sonuç: İş kazaları ülkemizde ve dünyada önemli bir halk sağlığı sorunudur. Bu yapılan çalışmada İş kazalarının en fazla yaz aylarında gözlendiği ay olarak da en fazla ağustos ayında gözlendiği, günlerden ise en fazla pazartesi günü ve sabah saatlerinde meydana geldiği tesbit edilmiştir. Bu çalışmada iş kazaları en fazla lokalize penetran yaralanmalar olarak gözlenmiş olup anatomik olarak da en fazla el ve yüz bölgesinde gözlenmiştir. Bu çalışmaya göre iş kazalarına bağlı ölüm oranı düşük çıkmasına rağmen ülke genelinde iş kazalarına bağlı ölüm maalesef yüksek oranda gözlenmektedir. İş kazaları konusunda alınacak önlemler ve yapılacak eğitimlerin bu ölümleri ve yaralanmaları azaltacağı kanaatindeyiz. Anahtar sözcükler: iş kazası, acil servis, yaralanma, ölüm, iş sağlığı güvenliği.

Acil servis-hastaneAcil tıpKazalar+4
Muhammed Şahin
Kırşehir Ahi Evran University
2023
00

İlgili konular