State hospitals

241 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Hemşirelerin afete hazır olma durumları ile afete hazırlık algıları ve psikolojik sağlamlılık düzeyleri

Giriş ve Amaç: Afetlere hazırlık ve müdahalenin, tüm hemşirelerin bilgi ve becerilerinin bir parçası olarak kabul edilmesi, Uluslararası Hemşirelik Konseyi tarafından önemle vurgulanmıştır. Bu araştırmada hemşirelerin afetlere hazırlık algılarını ve psikolojik sağlamlılık düzeyleri belirlemek amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntemler: Çalışma, Edirne Sultan 1. Murat Devlet Hastanesi ve Trakya Üniversitesi Sağlık Araştırma ve Uygulama Merkezi'nde çalışan 400 hemşire ile yürütülmüştür. Yüz yüze yapılan çalışmada veri toplama aracı olarak; demografik özelliklerinin sorgulandığı anket formu, Hemşirelerde Afete Hazırlık Algısı Ölçeği (HAHAÖ) ve Connor ve Davidson Psikolojik Sağlamlık Ölçeği (CD-PSÖ) kullanılmıştır. Çalışmaya başlamadan önce kurum izinleri ve etik kurul onayı alınmıştır. Elde edilen veriler SPSS for Windows 20,0 programı ile değerlendirilmiştir. Bulgular: Çalışmaya katılan hemşirelerin yaş ortalaması 32,29±7,12 olup %73'ünün lisans mezunu, %69'unun mesleğini severek yaptığı, %67,5'inin bir afet durumuyla karşılaştıkları belirlenmiştir. Hemşirelerin %85'i afet ile ilgili bir eğitim aldığını ve %72'si afete kısmen hazır olduğunu belirtmiştir. Katılımcıların HAHAÖ toplam puan ortalaması 78,64±9,47 olup lisansüstü eğitime sahip, afet eğitimi alan ve mesleğini severek yapan hemşirelerin ölçek puan ortalamaları anlamlı olarak daha yüksek bulunmuştur. Bununla birlikte hemşirelerin ölçeğin müdahale alt boyutundan daha düşük puan aldıkları belirlenmiştir. Hemşirelerin CD-PSÖ puan ortalaması 62,84±16,43 olarak bulunmuş olup mesleğini severek yapan, hemşire olarak kendini afetlere hazır hisseden, herhangi bir afette kayıp yaşayan ve kronik hastalığı olan hemşirelerin puan ortalaması anlamlı olarak yüksektir. HAHAÖ Ölçeği ile CD-PSÖ toplam puan ortalamaları arasında orta düzeyde pozitif yönde anlamlı bir korelasyon saptanmıştır (r= 0,464, p<0,001). Sonuç: Hemşirelerin afete hazırlık algısının iyi, psikolojik sağlamlılıklarının orta düzeyde olduğu belirlenmiştir. Hemşirelerin afete hazırlık algıları arttıkça psikolojik sağlamlılıkları da artmaktadır. Anahtar kelimeler: Afet, afet yönetimi, afete hazırlık, hemşire, psikolojik sağlamlılık

Devlet hastaneleriDoğal afetlerHastane hemşireleri+3
Şeyda Batı
Trakya University · Institute of Health Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessEN

Measuring the technical efficiency of inpatient care services in Turkish public hospitals using stochastic frontier analysis

In this study, we measure the technical efficiency of inpatient care services of Turkish public hospitals using Stochastic Frontier Analysis (SFA). In the analysis, cross-sectional data on 495 general hospitals in 2016 are used. According to the parameters estimated with SFA, a hospital with high role group and in a region with a low development index has higher efficiency than those of other hospitals. The contribution of this thesis to the previous studies on hospital efficiency in Turkey is to use case-mix index reflecting the clinical level of all cases in a hospital. We adjust output of inpatient service with case mix index and remove the heterogeneity between cases in order to get better estimates by SFA. After using CMI, it has been observed that the inefficiency parameters of role group of hospital and development index are approach to zero whereas parameter of health index loose its significance.

State hospitalsEfficiencyHospitals+7
Alper Mortaş
TOBB Economics and Technology University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Namık Kemal Üniversitesi Sağlık Bilimleri öğrencilerinde algılanan sağlık hizmeti kalitesi ve sağlık hizmeti kullanımı

Bu çalışma, Namık Kemal Üniversitesi (NKÜ)'nde eğitim gören sağlık bilimleri öğrencilerinin sağlık hizmeti kullanımları ve bu hizmeti nerelerden karşıladıkları, algıladıkları sağlık hizmeti kalitesi düzeyleri ile bu kavramların demografik faktörler ile ilişkisini belirlemek amaçlanmıştır. Kesitsel tipte yapılan bu çalışmada iki adet veri toplama formu kullanılmıştır. İlki araştırmacılar tarafından literatür doğrultusunda yapılandırılmış olan, katılımcıların demografik özelliklerinin (yaş, cinsiyet, öğrenim gördüğü birim, bölüm ve sınıf) ve sağlık hizmeti kullanımlarının belirlenmesi için toplam 35 sorudan oluşan soru formu ikincisi ise sağlık hizmetlerine uyarlanmış geçerlilik ve güvenilirliği Babakus ve Mongold (1992) tarafından yapılmış ve Devebakan (2001) tarafından Türkçe'ye geçerliliği tamamlanmış 30 sorudan oluşan SERVQUAL: Algılanan Sağlık Hizmeti Kalitesi ölçeği kullanılmıştır. Gerçekleştirilen anket çalışması sonuçlarında; öncelikle tanımlayıcı istatistikler kullanılmıştır. Karşılaştırmalı analizlerde parametrik varsayımların yerine geldiği durumlarda Student t, tek yönlü varyans analizi, kategorik değişkenlerin karşılaştırılmasında Ki-kare analizi uygulanmıştır. Veriler %95 güven aralığında değerlendirilmiştir.

Algılanan kaliteDevlet hastaneleriHastane araç-gereç ve donanımları+7
Ali Mesut Temizer
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Edirne il merkezindeki bir kamu hastanesinde hemşirelerin COVID-19'dan korunma bilgileri ile izolasyon önlemlerine uyum ölçeği değerlerini etkileyen kimi faktörlerin belirlenmesi

COVID-19 hastalığı kısa süre içerisinde pandemi durumunu almış ve hasta kişilerin bakımında etkin rol oynayan hemşirelerin iş yükü ve hastalığa yakalanma riskleri artmıştır. Bu nedenle çalışmamızın amacı Edirne il merkezindeki kamu hastanesinde çalışan hemşirelerin izolasyon önlemlerine uyumunun ölçülmesi, COVID-19 hastalığından korunma bilgilerinin saptanması ve bunları etkileyen kimi faktörlerin belirlenmesidir. Araştırmamız kesitsel nitelikte bir çalışma olup çalışmamıza pandemi yoğun bakım servisi, pandemi servisi, acil servis ve diğer servislerden 220 hemşire katılmıştır. Yüz yüze görüşme tekniği kullandığımız çalışma 01 Mart ile 01 Kasım 2021 tarihleri arasında yapılmıştır. Katılımcılardan verilerin toplanması için demografik bilgi formu, COVID-19 hastalığı ve izolasyon uyum maddeleri, T.C. Sağlık Bakanlığı COVID-19 rehberi kaynak alınarak oluşturulan COVID-19 hastalığından korunma bilgi düzeyi değerlendirme maddeleri ve İzolasyon Önlemlerine Uyum Ölçeğinden yararlanılmıştır. Katılımcıların 174'ü (%79,1) kadın, 46'sı (%20,9) erkek idi. Katılımcıların yaş ortalaması 33,20 ± 8,43 olarak tespit edilmiştir. Katılımcıların %86,4'ü COVID-19 hastalığından korunma önlemlerine ilişkin eğitim aldıklarını ifade etmiştir. Katılımcılar COVID-19 hastalığında alınması gereken izolasyon önlemlerini % 99,1'i oranında, aerosol oluşturacak işlemler sırasında uygun kişisel koruyucu ekipman seçilmesini %93,6 oranında ve kişisel koruyucu ekipman giyme sırasını %92,3 oranında doğru bilmiştir. Katılımcıların İzolasyon Önlemlerine Uyum Ölçeğinden aldıkları ortalama puan 78,91 ± 8,02 olarak tespit edilmiştir. Acil serviste çalışan hemşirelerin diğer üç serviste çalışan hemşirelere göre izolasyon önlemleri uyum ölçeği (İÖUÖ) alt boyutlarından anlamlı olarak düşük puan aldığı saptanmıştır. Toplanan verilere göre eğitim almış hemşirelerin İÖUÖ puanı eğitim almayan hemşirelere göre anlamlı olarak yüksek bulunmuştur. Hastanede görev yapan hemşirelerin COVID-19 izolasyon önlemleri ile ilgili eğitim alması gerektiğini düşünmekteyiz.

Bilgi düzeyiCOVID 19Devlet hastaneleri+6
Aylin Şirin Köken Berberoğlu
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Bir devlet hastanesinde çalışan sağlık personellerinin probiyotikler hakkında bilgi düzeyi ve tüketim alışkanlıklarının saptanması

Amaç: Bu çalışma Sağlık Bakanlığı'na bağlı bir devlet hastanesinde çalışmakta olan sağlık personellerinin probiyotikler hakkındaki bilgi düzeylerinin ve probiyotik tüketim durumlarının saptanması amacıyla gerçekleştirilmiştir. Çalışmada Burdur merkezinde bulunan Burdur Devlet Hastanesi'nde çalışan hekim hemşire ve diğer sağlık çalışanlarının probiyotik bilgilerinin saptanması ve probiyotik tüketim sıklığının belirlenmesi amacıyla 302 sağlık personeline yüz yüze anket uygulanmıştır. Gereç ve Yöntem: Katılımcılara üç bölümden oluşan bir anket uygulanmıştır. İlk iki bölümde katılımcıların demografik özellikleri ve beslenme alışkanlıkları araştırılırken, üçüncü bölümde ise probiyotik ürünler ile ilgili alışkanlık ve bilgileri araştırılmıştır. Çalışma sonucunda elde edilen veriler branş bazında ve yaş bazında pearson ki-kare testi yardımıyla istatistiksel olarak anlamlı olup olmadıkları araştırılmıştır. Bulgular: Çalışmamızda kullanılan anketimize toplam 302 kişi katılmıştır. Ankete 20-30 yaş aralığında 58 kişi (%19,20), 31-40 yaş aralığında 128 kişi (%42,40), 41-50 yaş aralığında 116 kişi (%38,40) katılmıştır. Katılımcılar branş bazında incelendiğinde 41 hekim (%13,60), 161 hemşire (%53,30), 100 diğer sağlık personeli (%33,10) katılmıştır. Katılımcıların yaş ve branş bazında üçüncü bölümdeki sorulara verdikleri cevaplardan bir kısmı yapılan testlere istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. Sonuç: Çalışma sonucunda elde edilen sonuçlar farklı testlerle istatistiksel olarak anlamlılık yönünden değerlendirilmiştir. Bununla birlikte çalışmanın literatüre fayda sağlayacağı düşünülmektedir.

Devlet hastaneleriProbiyotiklerSağlık personeli
Hasibe Kılcı
Süleyman Demirel University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Kamu hastanelerinde zaman etkenli faaliyet tabanlı maliyetleme

Kaynakların etkin kullanımına yönelik hem kamuda hem de özel sektörde çeşitli çalışmalar yapılmaktadır. Bu çalışmalar son dönemde özellikle doğru maliyet bilgilerinin elde edilmesi ve bu elde edilen bilgilerden hareketle maliyetlerin yönetilmesine yöneliktir. 1980'li yıllardan itibaren yoğun olarak kullanılmaya başlanan ve günümüzde çeşitli uygulama zorlukları nedeniyle terk edilen faaliyet tabanlı maliyetlemenin eksikliklerini ortadan kaldırmak üzere geliştirilen zaman etkenli faaliyet tabanlı maliyetleme, doğru maliyet bilgilerinin elde edilmesinin yanı sıra kurumların kaynaklarının ekin kullanılmasına da yönelik çalışmalardan biridir. Zaman etkenli faaliyet tabanlı maliyetlemeye ilişkin hem akademik alanda hem de uygulamada oldukça fazla çalışmaya rastlanmaktadır. Çalışmamızda, kaynakların etkin kullanımında özellikle pratik kapasiteyi hesaplamaya dahil eden zaman etkenli faaliyet tabanlı maliyetlemenin bir kamu hastanesinde uygulanabilirliğini belirlenmeye çalışılacak ve elde edilen sonuçlar geleneksel hacim tabanlı maliyetlemeden elde edilen sonuçlarla kıyaslanacaktır.

Aktiviteye dayalı muhasebeDevlet hastaneleriEtkinlik+4
Abdulvahap Çetiner
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Toplam kalite yönetimi ile çalışan memnuniyeti ve örgütsel bağlılık arasındaki ilişkinin belirlenmesi: Devlet ve özel hastane örneği

Yapılan çalışmada bir devlet hastanesi ve bir özel hastanedeki TKY uygulamaları ile bu hastanelerde görev yapan sağlık çalışanlarının memnuniyet düzeyleri ve örgütsel bağlılıkları arasındaki ilişkinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda özel hastanede çalışan 152 sağlık çalışanı ve devlet hastanesinde çalışan 151 sağlık çalışanı olmak üzere toplam 303 kişiye yüz yüze anket uygulanmıştır. Çalışmada katılımcılardan veri toplamak amacıyla Kişisel Bilgi Formu, Toplam Kalite Yönetim Tutum Ölçeği, Çalışan Memnuniyeti Ölçeği ve Örgütsel Bağlılık Ölçeği kullanılmıştır. SPSS 22.0 paket programı kullanılarak gerçekleştirilen analizlerde yüzde ve frekans dağılımları, bağımsız örneklem t-testi, Tek Yönlü ANOVA testi, Pearson korelasyon ve Kolmogorov-Smirnov testlerinden yararlanılmıştır. Çalışma bulgularına göre hastanelerde uygulanan toplam kalite yönetimi uygulamaları ile sağlık çalışanlarının memnuniyet ve örgütsel bağlılık düzeyleri arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişkinin olduğu görülmektedir (p<0.01). Ayrıca özel hastanede ve devlet hastanesinde çalışan sağlık personelinin toplam kalite yönetimi uygulamaları ile çalışan memnuniyeti ve örgütsel bağlılıkları arasında anlamlı farklılıklar bulunmuştur (p<0.05). Özel hastanedeki sağlık çalışanlarının devlet hastanesinde çalışanlara göre toplam kalite yönetimi uygulamalarına daha olumlu baktığı ve memnuniyetlerinin daha fazla olduğu belirlenirken, devlet hastanesinde çalışan sağlık çalışanların devam bağlılıklarının daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Çalışmanın diğer bulguları incelendiğinde, cinsiyet değişkeni ile toplam kalite yönetimi ve çalışan memnuniyeti arasında anlamlı ilişki olduğu ve bu ilişkinin kadınlar lehine olduğu belirlenmiştir (p<0.05). Öğrenim durumu değişkeni ile devam bağlılığı arasında anlamlı bir ilişki bulunmuş ve bu ilişkinin lise mezunları lehine olduğu tespit edilmiştir (p<0.05). Medeni durum ile devam bağlılığı arasında anlamlı bir ilişki bulunmuş ve bu ilişkinin evli çalışanlar lehine olduğu saptanmıştır (p<0.05). Meslek değişkeni ile örgütsel bağlılık arasında anlamlı bir ilişki bulunmuş ve bu ilişkinin idari personel lehine olduğu belirlenmiştir (p<0.05). Kurum deneyimi değişkeni ile örgütsel bağlılık arasında anlamlı bir ilişki bulunmuş ve bu ilişkinin kurumda 11-15 yıl arası süreyle çalışanlar lehine olduğu belirlenmiştir (p<0.05). Son olarak mesleki deneyim değişkeni ile devam bağlılığı arasında anlamlı bir ilişki bulunmuş ve bu ilişkinin 6-10 yıl, 11-15 yıl ve 16 yıl ve üzerinde görev yapan çalışanlar lehine olduğu belirlenmiştir (p<0.05).

Devlet hastaneleriHastanelerSağlık personeli+4
Nesrin Dolapoğlu
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

SWOT ve BSC Uygulamasının hastane yönetiminde önemi ve bir araştırma

Bu tez çalışmasında, SWOT (Güçlü, Zayıf, Fırsat ve Tehdit) ile BSC (Dengeli Kurumsal Karne) uygulamaları ile hastane yönetimi konuları araştırılmıştır.Tez çalışmasının birinci bölümünde, yönetim ve özel olarak hastane yönetimine yer verilmiştir. Bu kapsamda literatür araştırması yapılmıştır. Tezin ikinci bölümünde, SWOT değişkenleri açıklandı. Tezin üçüncü bölümünde BSC uygulaması açıklandı. Tezin dördüncü bölümünde ise hastane çalışanlarının görüşlerini toplamak amacıyla bir anket araştırması yapılmıştır.Sonuç, araştırma bulgularından yola çıkarak, hastane çalışanlarının bulunduğu hastanenin yönetimine ne ölçüde SWOT ve BSC uygulamaları ile ilişkili olduğu ortaya konmuştur. Anahtar Kelimeler: SWOT, BSC, Hastane Yönetimi, SPSS Uygulaması

Dengeli ölçüm kartıDevlet hastaneleriHastaneler+4
Reyhan Aslan Kılıç
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Hastane binalarında kullanıcı ve mekân ilişkisinin algılanan hizmet kalitesi üzerindeki etkisi

Hizmet kalitesi kavramı son yıllarda akademik çalışmalarda sıklıkla işlenen konular arasına girmiştir. Buna neden olarak hizmet sektörünün ekonomilerdeki artan önemi gösterilmektedir. İşletmeler ise artan rekabet koşulları karşısında küçülen pazar paylarını artırabilmek için yeniliklere başvurma çabasındadırlar. Bu yenilikler ağırlıklı olarak müşteri beklenti ve isteklerine göre planlanmaktadır. Hizmet işletmelerinin tamamını ilgilendiren bu konu sağlık işletmeleri için de son derece önemli hale gelmiştir. Bu çalışmada sağlık işletmelerinde yapılan fiziksel düzenlemelerin kullanıcı mekân ilişkisi çerçevesinde algılanan hizmet kalitesine etkisi incelenmiştir. Sağlık işletmelerinde yapılmış veya yapılacak olan fiziki düzenlemelerin hastaların ihtiyaç ve gereksinmelerine cevap verecek şekilde tasarlanmasının gerekliliği ortaya konmuştur. Hasta insanların iyileşme süreçlerinde, moral ve desteğe en az tedavi kadar ihtiyaçları olduğu yapılan çalışmalar sonucunda kanıtlanmıştır. Günümüzde faaliyet gösteren hastanelerde, yapılan araştırmalar sonucunda ilk çağlarda bile önem verilen bu konuların bugün ihmal edildiği gözlenmektedir. Hastanelerin genel kullanım alanları hastalar için hem işlevsel olmalı hem de hastanın tedavisini ve psikolojisini destekler biçimde rahatlatıcı ve ferah olarak tasarlanmalıdır. Bu nedenlerden dolayı sağlık profesyonelleri ve mimarlar hastanelerde iç mekân organizasyonu üzerine çalışmalar ve araştırmalar yapmaları gerekmektedir. Anahtar Kelimeler: Algılanan Hizmet Kalitesi, Kullanıcı Mekân İlişkisi

Algılanan kaliteDevlet hastaneleriHastane binaları+3
Emre Özkan
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

İletişim kaynaklı çatışma nedenleri ve çözümlerine yönelik bir model önerisi: Kamu hastanelerinde bir araştırma

Tüm kurumlarda olduğu gibi sağlık kurumlarında da iletişim çok önemlidir. Sağlık sisteminin pek çok çıktısı sağlık çalışanları ile hasta iletişimi niteliğinden yakından etkilenmektedir. Hekim ve hemşire tatmini; hasta memnuniyeti, kalite ve sağlık sektörünün gelişmesi açısından önemlidir. Sağlık kurumlarında hasta ile sağlık personeli arasında gelişen iletişim sürecinde ortaya çıkan birçok sorun mevcuttur. Sorunların başında hasta ile sağlık personeli arasında iletişim yetersizliği probleminin olduğu görülmektedir. Bu problemler ister hasta veya yakınları tarafından olsun, ister sağlık çalışanlarından kaynaklansın, çözümlenmediğinde daha ileri boyutta (şiddet, kavga vb.) problemlere yol açabilmektedir. İletişimsizlik ya da kötü iletişim sağlık alanında geri dönüşü olmayan zararlara neden olmaktadır. Ayrıca, bu durum sağlık çalışanından kaynaklı ise, toplumda sağlık çalışanlarına ve hastaneye karşı olumsuz yargılar oluşması yanında güvensizliğe de neden olabilmektedir. Olumsuz iletişim her iki tarafı psikolojik yönde etkilemektedir: Hizmet sunumunda ve alımında eksikliklerin oluşmasına neden olmakta aynı zamanda hizmet kalitesini de olumsuz yönde etkilemektedir. Bu çalışmanın amacı sağlık kurumlarında iletişim kaynaklı çatışma nedenleri ve çözümlerine yönelik hususları ortaya koymak ve iletişim kaynaklı çatışma çözümüne yönelik bir model önerisi sunmaktır. Bu amaçla araştırma, Balıklı Göl Devlet Hastanesi, Siverek Devlet Hastanesi, Viranşehir Devlet Hastanesi, Ceylanpınar Devlet Hastanesi, Harran Devlet Hastanesi ile Akçakale Devlet Hastanesi'nde yürütülmüş ve bu çerçevede 500 hasta ve/veya hasta yakınlarına kolay örnekleme yöntemiyle anket uygulanmıştır. Verilerin analizi SPSS 26.0 ve AMOS 23.0 istatistik paket ile analiz edilmiş ve tablolar halinde sonuçları açıklanmıştır.

Devlet hastaneleriHasta yakınlarıHastaneler+5
Hasan Gül
İstanbul Arel University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Sağlık tesisleri giderlerinin tesis parametreleri açısından analizi

Teknolojideki ilerlemeler her alanda olduğu gibi ülkemizde sağlık sektöründe de ilerlemeler kaydedilmesine ve sağlık hizmetlerinin kalitesinin artmasına imkan sağlamıştır. Sağlık sektöründe yaşanan bu önemli gelişmeler, öncelikle uluslararası standartların sağlanmasına daha sonra ülkemiz genelinde tanı, tedavi ve bakım alanlarında ileri bir seviyeye ulaşmamızı sağlamıştır. Sağlık sektöründe yaşanan bu ilerlemeler, beraberinde sağlık sektöründe rekabetin yoğunlaşmasına ve maliyet odaklı yönetim anlayışının etkili olması sağlamıştır. Hızla gelişen tıbbi cihazlar bu alanda uzmanlık gerektirmektedir. Tıbbi ve teknik cihazların kontrol ve sorumluğu sağlık tesisi bünyesinde çalışan klinik mühendislerine aittir. Tıbbi cihazlar sağlık tesisi işleyişinin vazgeçilmez unsurlarıdır. Klinik Mühendislik Hizmetleri, Tıbbi cihazların doğru ve verimli kullanılması/yönetilmesi için gerekli bir birimdir. Bu birimin temel hedeflerinden biri sağlık tesisi bünyesinde bulunan tıbbi cihaz ve ekipmanlarının maliyet kontrolü sağlayarak sağlık tesisi hizmet kalitesine maksimum katkıda bulunmasını sağlamasıdır. Bu çalışmada, Hatay ilinde bulunan Sağlık Bakanlığı'na bağlı on farklı Hastane ve dört farklı Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi'nde bulunan tıbbi cihazlar için yedek parça, bakım-onarım hizmeti giderlerinin maliyet analizi çalışması yapılmıştır. Maliyet analizi yöntemi kullanılarak yapılan incelemede, sağlık tesislerinin tıbbi cihaz harcamaları detaylı olarak kontrol edilmiştir. Yapılan analizler sonucu elde edilen veriler ile çalışmaya konu olan sağlık tesisi parametreleri arasındaki ilişkiler değerlendirilmiştir. Bu tezin temel amacı, sağlık tesislerinde kullanılan tıbbi cihazlar için yapılacak harcamalarda tıbbi cihaz harcama yönetimi karar destek sistemi oluşturulmasıdır. Ayrıca sağlık tesisi parametreleri ile tıbbi cihaz harcamaları ile ilişkinin tespiti yapılmasıdır. Araştırma evrenini Hatay ilinde bulunan Sağlık Bakanlığı'na bağlı on farklı Hastane ve dört farklı Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak Sağlık Bakanlığı tek düzen muhasebe yönetim sistemi, malzeme kaynakları yönetim sistemi ve temel sağlık istatistikleri modülü kullanılmıştır. Sağlık Bakanlığı muhasebe sisteminde 2500 civarı muhasebe kodu bulunmaktadır. Sistemden tıbbi cihazlarla ilgili olan/olabilecek 12 adet kod üzerinden tıbbi cihaz bakımı için yapılan harcamalar tespit edilmiştir. Malzeme kaynakları yönetim sisteminden envanterde bulunan tıbbi cihazların tespiti yapılmıştır. Temel sağlık istatistikleri modülünden ise sağlık tesisleriyle ilgili bilgiler tespit edilmiştir. Çalışmadan elde edilen veriler sonucunda Hatay iline ciddi bedellere tıbbi cihazlar alındığı ve dolayısıyla envanterde bulunan tıbbi cihazlara yapılan bakım ve onarımların yükseldiği görülmektedir. Bu harcamaların kontrol altına alınması kısıtlı bütçe kaynaklarının daha iyi değerlendirilmesini sağlayacaktır. Harcamaların kontrol altına alınabilmesi için hangi biyomedikal türe hangi oranda harcama yapıldığının bilinmesi gereklidir. Harcaması yüksek olan biyomedikal türler tespit edilebilirse gelecek yıllarda yapılacak bakım sözleşmeleri ile, kullanımdan kaynaklı hatalar oluşuyor ise eğitim verilerek, tıbbi cihaz tedarikçilerinden kaynaklı problemler oluşuyor ise tedarikçileri değiştirerek ve benzeri uygulamalar ile yüksek harcamaların önüne geçilebilir. Bu çalışma geliştirildiği taktirde veya örneklem sayısı arttırıldığında Türkiye'de bulunan sağlık tesisleri kendi hizmet rolünde olan diğer sağlık tesisleriyle yatak başı maliyetlerini karşılaştırma imkanı oluşacaktır. Sağlık tesisleri tıbbi cihazlar için oluşan harcamalarının yüksek olup olmadığını tespit edebileceklerdir. Aynı şekilde sağlık tesisi yatırımcıları veya yöneticileri sağlık tesisinin hizmete açılma yılını ve dolayısıyla sağlık tesisinin fiziki şartlarının değişiminde tıbbi cihaz teknolojisi kullanımında maliyete neden olup olmadığını tespit edebilecek, hangi süreden sonra sağlık tesisinin yenilenmesi gerektiğine dair karar alabilecektir. Sağlık tesisi yatırımcıları veya yöneticileri sağlık tesisinin hizmet rolünün değişmesinde yatak başına düşen tıbbi cihaz harcamalarının artacağına veya azalacağına dair göstergeleri takip edebilecektir. Sağlık tesisinin ortalama tıbbi cihaz yaşının hangi aralıklarında daha çok bakım, onarım ve yedek parça giderleri oluştuğunu tespit edebilecektir. Bu çalışma özetle sağlık tesislerinin tıbbi cihaz harcamalarını değerlendirilmesi, tıbbi cihaz harcamalarını diğer tesislerle karşılaştırması, maliyetlerinin effektif olup olmadığını tespit edilebilmesi, yeni yatırımlara karar verebilmesi gibi konularda yol gösterici olacaktır.

Biyomedikal mühendisliğiBiyomedikal uygulamalarDevlet hastaneleri+7
Cem Özkaya
İstanbul Technical University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

İç girişimcilik ve örgütsel faktörlerin hizmet inovasyon performansına etkisi: Kamu hastanesinde bir uygulama

Hizmet ve ürünlerde gerçekleşen inovasyonlar, bir yandan işletmeye ve ekonomiye yeni katma değerler sağlarken diğer yandan da sektörlerin gelişimini desteklemektedir. Özellikle hizmet sektöründe gerçekleştirilen hizmet inovasyon performansı birçok işletmenin ayrılma noktasıdır. İnovasyonun tetikleyicisi olan örgütsel faktörler ve iç girişimcilik, hizmet inovasyon performansını arttırmada etkili bir araç olabilir. Bu araştırmanın amacı; iç girişimcilik ve örgütsel faktörlerin hizmet inovasyon performansına etkisini yapısal eşitlik modellemesi ile test etmektir. Yapılan analizler sonucu model uyumunun olduğu görülmüştür. Analiz sonuçlarına göre iç girişimcilikteki bir birimlik artış hizmet inovasyon performansında 0,83 birimlik artış meydan getirmektedir. Örgütsel faktörlerin hizmet inovasyon performansı üzerinde doğrudan etkisi 0,25 puan olarak ölçülmekteyken devreye iç girişimciliğin girmesi ile 0,64 düzeyinde dolaylı etkinin olduğu tespit edilmiştir. Buna göre örgütsel faktörler düzeyinde bir birimlik artış iç girişimcilik aracılığı ile hizmet inovasyon performans düzeyinde 0,89 birimlik artış (toplam etki) sağlamaktadır. Çalışmada ayrıca hastane çalışanlarının mesleki ve demografik özelliklere göre iç girişimcilik ve hizmet inovasyon performansı puanlarının fark gösterip göstermediği de araştırılmıştır. Sonuç olarak, çalışanların örgütsel olarak desteklendiği bir yapıda iç girişimcilik eğilimi yüksek olan işletmelerinde hizmet inovasyon performans düzeyi yüksek olacaktır. Mesleki ve kişisel özelliklerden dolayı ortaya çıkan farklılıklarda dikkate alınarak, iç girişimcilik ve hizmet inovasyon performansını arttırmaya yönelik yapılacak çalışmalar ile kaynakların daha etkin ve verimli kullanılması sağlanacaktır.

Devlet hastaneleriGirişimcilerGirişimcilik+6
Erhan Ekingen
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessEN

Evaluating the use of comprehensive quality standards in government hospitals

The study's main aim is to assess how well Bagouba University Hospital in Diala, Iraq, uses comprehensive quality standards. A two-part structured questionnaire is developed for the goal of this study. The first part of this thesis concentrated on the MEDQUAL assessment scales, whereas the second half examined the socio-demographic features of the individuals. The study will conduct almost all of the doctors in the sectors under consideration. The number of nurses and patients will be defined by the number of rooms in the department as well as the size of the unit. A convenience and quota sample will be used to create the sample. As per the findings of this study, patients evaluated the level of services delivered more than medical staff on all MEDQUAL scale criteria and the total MEDQUAL scale. From doctors, nurses, and patients, the dimension of Department Organization had a significantly higher weighted mean of about (3.50). Finally, in the study of patient satisfaction and healthcare quality, there was no statistical variance in any dimension based on the kind of patient (i.e. inpatient or outpatient). Because no statistically significant difference was found were discovered, it was decided that the same standards should be used for all types of patients.

State hospitalsHospitalsIraq+2
Abdullah Basım Hasan Luhaıb
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Paf modeli ile bir devlet hastanesinde kalite maliyetlerinin incelenmesi

Hastanelerde kalite kapsamında yürütülen faaliyetlerin maliyetlerinin tespiti, ölçümü, takibi ve raporlandırılması hastane yönetimine belirlenen kalite hedeflerine yönelik yürütülen çalışmaların etkinliğinin değerlendirmesi ve gerekli düzenlemelerin yapılması açısından yol gösterici olmaktadır. Bu araştırmanın amacı; bir devlet hastanesinde kalite maliyetlerinin PAF modeline göre önleme, ölçme – değerlendirme, iç ve dış başarısızlık grupları bazında ortaya çıkarılarak her bir kalite maliyet kaleminin bağlı bulunduğu ilgili ana kalite maliyet grubuna oranı, toplam kalite maliyetine oranı ve toplam maliyete oranını belirlemektir. Veriler araştırmanın yürütüldüğü hastaneye ait tıbbi, idari, mali ve teknik kayıtların incelenmesi ve ilgili birim çalışanları, kalite birimi ve hastane yönetimi ile görüşmeler yapılarak elde edilmiştir. Araştırma Sakarya' da bir devlet hastanesinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmada öncelikle genel bilgiler başlığı altında temel kavramlar hakkında bilgi verilmiş, araştırmanın gereç ve yöntem kısmı açıklanmış ve sonrasında bulgular ve tartışma kısmında hastanenin kalite maliyetleri PAF (Prevention-Appraisal-Failure) modeline göre önleme, ölçme – değerlendirme, iç başarısızlık ve dış başarısızlık maliyetleri olarak gruplandırılmıştır. Elde edilen maliyet değerleri, yüzdesel olarak grafik ve tablolar yardımı ile değerlendirilmiştir. Önleyici, ölçme-değerlendirme ve başarısızlık ile ilgili kalite maliyet kalemleri; toplam maliyete, toplam kalite maliyetlerine ve bağlı olduğu ana kalite maliyet toplamına göre oranlanarak değerlendirilmiştir. Verilerin analizinde oran analizi ve pareto analizinden faydalanılmıştır. Toplam maliyet içerisinde toplam kalite maliyetinin %20,69 orana sahip olduğu tespit edilmiştir. Toplam kalite maliyetleri içerisinde önleyici maliyetlerin en fazla paya (%95,59) sahip olduğu saptanmıştır. Önleyici maliyetleri ölçme – değerlendirme (%2,99), dış başarısızlık (%1,20) ve iç başarısızlık (%0,23) maliyetleri takip etmektedir. Araştırmanın son kısımında ise hastanelerde kalite maliyetlerinin takip edilmesinin önemi, belirlenen maliyet kalemlerinin içeriğinin geliştirilmesi ve hangi bölümlere yönelik çalışmaların yoğunlaştırılması gerektiği hakkında önerilerde bulunulmuştur.

Devlet hastaneleriHastanelerKalite maliyeti+3
Buket Oğuz Alramazanoğlu
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Kamu hastanelerinde iş tatmini ve örgütsel bağlılığın, iç hizmet kalitesi ve iş gören performansına etkisi, Niğde ili uygulaması

İş tatmini ve örgütsel bağlılık kavramları birbirleriyle iç içe geçmiş ve ayrı düşünülemez kavramlardır. Örgütlerde, hizmet kalitesini ve performansını yakından ilgilendiren bu kavramlar, son yıllarda araştırmacılar için özel bir çalışma alanı haline gelmiştir. Bunun nedeni, bu kavramların, rekabet ortamının giderek hızlandığı günümüz ortamında, her tür örgütün devamlılığını ve bu rekabet ortamına uyumunu sağlayacak belirleyicilerin başında geldiğinin anlaşılmasıdır. Günümüzde, çalışanların iş tatmininin ve örgütsel bağlılığının, hizmet kalitesine ve performansına etkilerinin önemi, hemen hemen tüm sektörler tarafından ciddiye alınan bir konu haline gelmiştir. İnsan yaşamının en kritik çalışma sahası olarak kabul edilen sağlık sektörü de bu sektörlerden biridir. Hastanelerde çalışanların iş tatmin ve örgütsel bağlılık düzeylerini yükseltmek, idarecilerin öncelikli hedeflerinden biri durumuna gelmiştir. Bu çalışma, kamu hastanelerinde iş tatmini ve örgütsel bağlılığın, iç hizmet kalitesi ve iş gören performansı üzerine etkisini incelemek amacıyla yapılmıştır. Bu amaca ulaşmak için kavramsal bir model geliştirilmiş ve araştırma hipotezleri test edilmiştir. Çalışma Niğde ilindeki kamu hastanelerini kapsamaktadır. Çalışmanın kuramsal çerçevesi için gerekli olan literatür çalışması yapılarak konuyla ilgili yapılmış araştırmalar incelenmiştir. Çalışmanın uygulama kısmını, Niğde ilinde bulunan kamu hastanelerindeki 404 iş gören üzerinde çalışma yapılarak kavramsal modelin geçerliliği korelasyon ve regrasyon analiz yapılarak test edilmiştir. Test sonuçlarımızda örgütsel bağlılık boyutları ile iç hizmet kalitesinin birçok boyutu arasında pozitif ilişki olduğu tespit edilmiş olup, çalışmanın kamu ve sağlık hizmeti sunan kuruluşlarda yapılması sonucunda duygusal bağlılığın iç hizmet kalitesinin artmasında etkisi görülmemiştir. Örgütsel bağlılık boyutlarıyla iş gören performansı arasındaki ilişki incelendiğinde devam bağlılığı ile iş gören performansı arasında ilişki pozitif olarak bulunmuştur. Diğer bir değişkenimiz olan iş tatmininin iç hizmet kalitesi üzerindeki etkisi incelendiğinde iş tatmininin artmasının iç hizmet kalitesini bütün boyutlarında pozitif yönde etkilediği görülmüştür. İş memnuniyetinin iş gören performansını artırdığı sonuçlarına ulaşılmıştır. Buradaki en önemli bulgulardan bir diğeride kamu kurumlarındaki hangi boyutta örgütsel bağlılık gerçekleştiğinin görülmesi olmuştur.

Devlet hastaneleriHastanelerHizmet kalitesi+7
Barış Kara
Niğde Ömer Halisdemir Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessEN

Assessing the disabled, making 'The state'

This thesis aims to analyze the contemporary framework and practices of disability classification and assessment in Turkey from a political anthropological perspective. The practices of assessment and classification are considered as governmental interfaces; that is, as determining the modes in which citizens encounter the state, and in which ?the state? makes its population legible and governable. Disability as it is being re-defined, becomes an interface of encounters, which mutually construct new forms of statecraft and new forms of citizenship. The thesis maps out the forms of discourses and practices that emerge with this new classification framework in a three-fold perspective; first, from the perspective of governors, as the policy-makers who introduced this new framework; then from that of doctors and officers in a provincial state hospital, who take on the duty of assessors, day-to-day appliers of this new framework within the institutional conditions of state hospitals, which are undergoing a large-scale transformation; lastly, the thesis moves to the perspective of citizens, who apply for being assessed as disabled, to the everyday experiences of procedures of assessment and the mode of sharing these experiences online, through a which novel forms of disabled communities arise. Throughout this three-fold perspective, this thesis aims to map out a relational epistemology of state-making and cultural practices of experiencing the modern state. It is argued through this mapping, that the re-definition of disability within this new framework and the re-structuring of the state-citizen relations in contemporary Turkey are co-constitutive, and the one cannot be understood without the other. Consequently, disability can no longer be understood only as a medical or social phenomena; it involves a complex interaction of bodies, cultures, politics and socialities.

Human capitalState hospitalsState theory+7
Can Evren
Boğaziçi University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Sağlık çalışanlarının sağlık teknolojisi algılarının değerlendirilmesi

Amaç:Bu çalışma bir devlet hastanesinde görevli sağlık çalışanlarının sağlık teknolojisi algılarının değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Materyal ve Metot:Bu çalışma sağlık çalışanlarının sağlık teknolojisi algılarının değerlendirilmesi amacıyla tanımlayıcı olarak yapılmıştır. Araştırmanın örneklemini bir devlet hastanesinde araştırma döneminde aktif görevde olan, araştırmaya katılmaya gönüllü olan ve anket sorularını eksiksiz cevaplayan sağlık çalışanları oluşturmuştur.Araştırma için gerekli kurumlardan izin alınmış ve toplam 462 sağlık çalışanına ulaşılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak sosyo-demografik bilgi formu ve Sağlık Personeli Sağlık Teknolojileri Değerlendirme Tutum Ölçeği (SPSTDTÖ) kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizleri SPSS programı üzerindenyapılmıştır. Bulgular:Araştırmaya katılan sağlık çalışanlarının %62,46'sı kadın, %65,1'i evli, %20,3'ü doktor, %48,9'u hemşirelerden oluşmaktadır. Sağlık çalışanlarının medeni durumları ile Sağlık Personeli Sağlık Teknolojileri Değerlendirme Tutum Ölçeğin (SPSTDTÖ) Farkındalık alt boyutu arasında, eğitim durumları ve meslekleri ile Sağlık Personeli Sağlık Teknolojileri Değerlendirme Tutum Ölçeği (SPSTDTÖ)ve ölçeğin alt boyutları arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık tespit edilmiştir (p<0,05). Araştırmaya katılan sağlık çalışanlarının bulundukları kurumdaki çalışma süreleri ile Sağlık Personeli Sağlık Teknolojileri Değerlendirme Tutum Ölçeği (SPSTDTÖ)ve ölçeğin fayda ve farkındalık alt boyutları arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık tespit edilmiştir (p<0,05). Bu kapsamda lisansüstü eğitim düzeyine sahip bekar sağık çalışanlarının hekimlerin sağlık teknolojileri değerlendirme algılarınıanlamlı derecede daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Sonuç ve Öneriler:Bu sonuçlar doğrultusunda sağık çalışanlarının sağlık teknolojisi değerlendirmesindeki algılarının yükseltilmesine yönelik kurum içi eğitimlerin düzenlenmesi, değerlendirme süreçlerinin daha verimli ve etkili sonuçlar doğuracağı düşünülmektedir. Anahtar Sözcükler: Sağlık Teknolojileri, Sağlık Teknoloji Değerlendirmesi, Sağlık Çalışanları, Teknoloji Algısı

AlgıDevlet hastaneleriHastaneler+5
Ümit Çoban
Nevşehir Hacı Bektaş Veli University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Artvin kamu hastanelerinde çalışan yöneticilerin ileri maliyet yönetimi yaklaşımları konusundaki algılarının belirlenmesi

Hastanelerde dâhil olmak üzere tüm işletmelerin faaliyet kolları ne olursa olsun var oldukları sektörde devamlılıklarını sürdürme, kaliteli ve zamanında hizmet verebilme, düşük stok bulundurma, israfı önleme, mali disiplini sağlama, işletme verimliliğini takip ve kontrol edebilmeleri için maliyetlerini doğru belirlemeleri gerekmektedir. Bu çalışmanın temel amacı Artvin Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliğine bağlı hastanelerde görev yapan mali yönetimle ilgili yöneticilerin maliyetlere bakış açıları, ileri maliyet yönetimi yaklaşımları konusunda bilgi düzeyleri ve bu yaklaşımlarının hastanelerde uygulanabilmesi üzerine algılarının belirlenmesidir. Bu amaçla sözkonusu hastanelerin mali işlerden sorumlu yöneticilerin tamamına yüzyüze anket uygulanmıştır. Çalışmada; katılımcıların tamamına yakınının ileri maliyet yönetimi yaklaşımlarını daha önceden duydukları, yüksek oranda ileri maliyet yönetimi yaklaşımları hakkında bilgiye sahip oldukları ve ileri maliyet yönetimi yaklaşımlarının hastanelerinde uygulanabileceğini düşündükleri anlaşılmıştır. Ayrıca katılımcıların hastanelerde etkin maliyet ve performans sisteminin kurulmamasının hastane karlılığını ve maliyetleri olumsuz yönde etkilediği görüşünde oldukları ortaya çıkmıştır. Ancak söz konusu olumsuzluklara idari ve ilgili mevzuatlarda düzenlemeler yapmak suretiyle ileri maliyet yönetimi yaklaşımların çözüm üretilebileceği saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Hastane, Hastane Yöneticileri, Maliyet, İleri Maliyet Yönetimi Yaklaşımları

Devlet hastaneleriHastane yönetimiHastaneler+3
Emel Karakullukçu
Avrasya University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Kamu hastanelerinde motivasyonun örgütsel bağlılığa etkisi: Mengücek Gazi Eğitim ve Araştırma Hastanesi uygulaması

Günümüzün çalışma hayatında çok hızlı bir şekilde farklılaşma ve ilerleme için motivasyonun ve örgütsel bağlılığın gerekli olduğu ortaya çıkmıştır. Sağlık hizmet sunumlarında motivasyon ve örgütsel bağlılığa gereksinim zaman ilerledikçe daha çok artış göstermekte olup, motivasyonun ve örgütsel bağlılığın yardımı bulunmadan fonksiyonel bir sağlık hizmet sunumunun yapılması olanaklı değildir. Sağlık hizmet sunumlarında yeri olan ve sağlık sektöründe gelişim için gerekli olduğu kabul edilen olguların en önlerinde motivasyon ve örgütsel bağlılık bulunmaktadır. Amacı; Erzincan Mengücek Gazi Eğitim ve Araştırma Hastanesi hemşirelerinde motivasyonun, örgütsel bağlılığa etkisini belirlemeye yönelik olan bu çalışma, kesitsel ve tanımlayıcı araştırma modelinde yapılmak üzere planlandı. Çalışmanın verileri, literatür taraması yapıldıktan sonra araştırmacı tarafından oluşturulan soru seti aracılığı ile toplanmıştır. Soru seti toplam 218 katılımcıya uygulama yapılmıştır. Elde edilen veriler SPSS 23.0 paket programına aktarılarak tüm değişkenlerin katılımcılar tarafından aynı düzeyde algılanıp algılanmadığını belirmek için bağımsız örneklem T- testi ve ANOVA, değişkenlerin arasındaki ilişkilerin belirlenmesi için korelasyon, motivasyonun örgütsel bağlılığa etkisini ölçmek için regresyon analizleri kullanılmıştır. Sonuçlar ortalama, standart sapma, min-max, sıklık ve yüzde olarak ifade edilerek p< 0.0 değeri istatistiksel olarak anlamlı olarak kabul edilmiştir. Sonuç olarak, hemşirelerin örgütsel bağlılık ve motivasyon düzeyleri arasında pozitif ve anlamlı bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bir başka anlatımla hemşirelerin, motivasyon düzeylerinin örgütsel bağlılıklarını yordamaktadır. Anahtar Kelimeler: Bağlılık, Motivasyon, Örgütsel Bağlılık

Devlet hastaneleriHastanelerHemşireler+3
Emre Sert
Avrasya University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Bir kamu hastanesinde çalışan ebe ve hemşirelerin kadına yönelik şiddetin belirtilerini tanılama düzeyleri

Araştırma, ebe ve hemşirelerin kadına yönelik şiddet belirtilerini tanılama düzeylerinin belirlenmesi amacıyla tanımlayıcı ve karşılaştırmalı tipte yapılmıştır. Çalışma, 15.01.2023-31.08.2023 tarihleri arasında Balıkesir Atatürk Şehir Hastanesinde yapılmıştır. Araştırma örneklemini, Balıkesir Atatürk Şehir Hastanesi'nde görev yapan olasılıksız örnekleme yöntemi ile araştırmaya katılmayı kabul eden ve alınma kriterlerini taşıyan 399 hemşire ve ebe oluşturmuştur. Araştırma verileri; "tanıtıcı bilgi formu", "Hemşire ve Ebelerin Kadına Yönelik Şiddet Belirtilerini Tanımalarına İlişkin Ölçek-'HEKYŞBTÖ' ile toplanmıştır. Verilerin istatiksel değerlendirilmesinde student's t testi, ANOVA (post hoc: Bonferroni) testi, ki-kare testi, korelasyon analizi ve lineer regresyon analizi testleri kullanılmıştır. Hemşirelerin "Hemşire ve Ebelerin Kadına Yönelik Şiddet Belirtilerini Tanımalarına İlişkin Ölçek-'HEKYŞBTÖ' puan ortalaması 20.70±6.53 iken ebelerin ölçek puan ortalaması ise 14.90±3.17 bulunmuştur. Verilen verilere göre hemşireler kadına yönelik şiddet belirtilerini tanılama konusunda kısmen yeterli bilgiye sahipken ebeler yetersiz bilgiye sahip olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmamızda, ebelerin 22-35 yaş arasında olanların, yoğun bakımda çalışanların ve 6-10 arasında çalışma yılı olanların; hemşirelerin ise lisansüstü mezunu olanların ve yine ebelerde olduğu gibi 6-10 arasında çalışma yılı olanların hemşire ve ebelerin kadına yönelik şiddetin belirtilerini tanımalarına yönelik toplam ölçek puan ortalamalarının diğer katılımcılara göre anlamlı derecede daha yüksek olduğu saptanmıştır (p<0.05). Hemşire ve ebelere kadına yönelik şiddet risk faktör ve şiddet belirtilerini tanımalarına ilişkin hizmet içi eğitim programları düzenlenerek farkındalığın arttırılması önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Ebe, hemşire, kadına yönelik şiddet.

Devlet hastaneleriEbe hemşirelerHastane hemşireleri+1
Furkan Kaynak
Balıkesir University · Institute of Health Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Bir kamu hastanesinde çalışan ebe ve hemşirelerin cinsel sağlık okuryazarlığı ile afet durumlarında cinsel ve üreme sağlığı bilgi düzeylerinin belirlenmesi

Araştırma, ebe ve hemşirelerin cinsel sağlık okuryazarlığı ile afet durumlarında cinsel ve üreme sağlığı bilgi düzeylerinin belirlenmesi amacıyla tanımlayıcı ve kesitsel tipte yapılmıştır. Çalışma, 01.03.2024-31.06.2024 tarihleri arasında Balıkesir Atatürk Şehir Hastanesinde yapılmıştır. Araştırma örneklemini, Balıkesir Atatürk Şehir Hastanesi'nde görev yapan olasılıksız örnekleme yöntemi ile araştırmaya katılmayı kabul eden ve alınma kriterlerini taşıyan 360 hemşire ve ebe oluşturmuştur. Araştırma verileri; Tanıtıcı Bilgi Formu, Olağanüstü Durumlarda Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı Bilgi Ölçeği ve Cinsel Sağlık Okuryazarlık Ölçeği ile toplanmıştır. Verilerin istatistiksel değerlendirilmesinde Student's t testi, ANOVA (post hoc: Bonferroni) testi, Kruskal-Wallis testi, Ki-kare testi, korelasyon analizi ve lineer regresyon analizi kullanılmıştır. Katılımcıların, Olağanüstü Durumlarda Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı Bilgi Ölçeği puan ortalaması 94.57±12.17, Cinsel Sağlık Okuryazarlık Ölçeği ise 53.7±8.59 bulunmuştur. Verilen verilere göre hemşire ve ebelerin cinsel sağlık okuryazarlığı bilgi düzeyi orta düzeydedir (%59.7). Olağanüstü durumlarda cinsel sağlık ve üreme sağlığı bilgi düzeyi ise %46.1 düşük düzey, %45 yüksek düzey olduğu bulunmuştur. Araştırmamızda, ebelerin 36-45 yaş grubunda yer alanların, lisans mezunu olanların ve dahili kliniklerde çalışanların; hemşirelerin ise 22-35 yaş grubunda yer alanların, lisans düzeyinde eğitim almış olanların ve yoğun bakım biriminde çalışanların, olağanüstü durumlarda cinsel sağlık ve üreme sağlığına ilişkin bilgi düzeylerine yönelik toplam ölçek puan ortalamalarının diğer katılımcılara göre anlamlı derecede daha yüksek olduğu saptanmıştır (p<0.05). Hemşire ve ebelerin cinsel sağlık okuryazarlığı ile afet durumlarında durumlarda cinsel sağlık ve üreme sağlığı bilgi düzeylerini artırmak için eğitim programları düzenlenmesi ve bu yolla farkındalıklarının artırılması önerilmektedir.

Cinsel sağlıkDevlet hastaneleriDoğal afetler+4
Merve Gizem Bağcı
Balıkesir University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'deki kamu hastaneleri için etkinlik ölçümü: Dinamik network yaklaşımı uygulaması

Sağlık işletmeciliği literatüründe hastanelerin performans, etkinlik ölçümüne yönelik teorik ve ampirik pek çok çalışma yapılmıştır. Çalışmalarda yaygın olarak etkinliği araştırılan sağlık kuruluşunun içsel dinamiklerinin ihmal edildiği görülmektedir. Bir sistemin etkinliğini araştırmak istediğimizde alt birimlerinin faaliyet sürecine de bakmalıyız. Bu tezin amacı bir çok alt faaliyetin yürütülmesinden sorumlu hastane işletmelerinin etkinliklerini alt faaliyetlerinin performansını da ayrı ayrı inceleyerek ölçümlemektir. Bu kapsamda Türkiye Eğitim Araştırma Hastaneleri'nin 2016-2017 yılları verisi kullanılmıştır. Dinamik Network Veri Zarflama Analizi (DN-VZA) modeli ile hastanelerin toplam etkinlik ve alt birimlerinin etkinlikleri arasında farklılık olup olmadığı araştırılmıştır. Ayrıca bu çalışma Türkiye sağlık işletmeleri etkinlik ölçümü için DN-VZA modelin uygulandığı ilk çalışma olmaktadır. Çalışmada karar birimleri olan hastanelerin iki temel faaliyeti alt karar birimleri olarak değerlendirilmiştir. Bu alt birimler, yönetim faaliyetlerinden sorumlu yönetim alt karar birimi ve tıbbi hizmetlerin yürütüldüğü tıbbi bakım alt karar birimidir. Hastane etkinlik ölçümünden elde edilen sonuçlara göre hastanelerin alt faaliyetleri olan yönetim hizmetleri ve tıbbi bakım hizmetleri etkinliklerinin birbirinden çok farklı olduğu ortaya konulmuştur. Karar birimi olan hastaneler ve alt karar birimlerinin performanslarını belirleyen girdi kaynakları, çıktı unsurlar, bağlantı değişkenleri ve devir değişkenleri incelenerek hastane etkinliklerine etki eden faktörler belirlenmeye çalışılmıştır. İncelenen içsel faktörlerin/ kaynakların hepsinin ise hastanelerin etkinliği üzerinde belirli seviyelerde etkili olduğu görülmektedir. Ayrıca DN-VZA modelin hastane etkinliği ölçümünde anlamlı sonuçlar üretebildiği sonucuna varılmıştır.

Devlet hastaneleriDinamik ağlarEtkinlik+3
Eda Koçak
Ankara University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Bir kamu hastanesinde çalışan hemşirelerin kas- iskelet sistemi sorunları ile yaşam kalite düzeylerinin karşılaştırılması

Araştırma Kartal Koşuyolu Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde çalışan hemşirelerin kas- iskelet sistemi sorunlarının yaşam kalitesiyle karşılaştırılması amacıyla kesitsel olarak planlanmıştır. Araştırma Mart – Nisan 2022 tarihleri arasında yapılmıştır. Araştırmanın örneklemini ise çalışmayı kabul eden Kartal Koşuyolu Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde çalışan 215 hemşire oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri ''Sosyodemografik Soru Formu", ''Nottingham Sağlık Profili Anketi'', ''Cornell Kas İskelet Sistemi Rahatsızlığı Taraması Anketi'' sorularını içeren anketler ile toplanmıştır. Araştırmaya katılan hemşirelerin, %80'inin kadın, %58,60'ının bekâr, %53'ünün 25-34 yaş grubunda, %92,60'ının lisans ve üzeri mezunu olduğu, %40,90'ının yoğun bakım ünitelerinde çalıştığı, %40,90'ının meslekte toplam çalışma süresinin 10 yıl ve üzeri olduğu, bulunduğu birimde görev yapma süresinin %38,10'unun 4-9 yıl arası olduğu, %60,90'ının günde 9 saat ve daha az sürede çalıştığı, %51,20'sinin gündüz mesai ve nöbet şeklinde çalıştığı, nöbet sayılarının %70,80'inin 1-11 arası olduğu, %96,30'unun gün içinde dinlenme sayılarının 1-3 kez arasında olduğu, %57,20'sinin dinlenme sürelerinin 30 dakikadan fazla olduğu, %2,30'una uygun çalışma ayakkabısı verildiği, %4,20'sinin düzenli egzersiz yaptığı, %17,20'sinin kronik bir rahatsızlığının olduğu, %20,50'sine ise kas iskelet sistemi rahatsızlığı teşhisi konulduğu saptandı. Hemşireler sosyodemografik, mesleki ve çalışma yaşamına ait özelliklerine göre değerlendirildiğinde; kurumda 35-44 yaş aralığında olanlarda, erkeklerde, evlilerde, çocuk sahibi olanlarda, çoğunlukla tanı birimlerinde çalışanlarda, gün içerisinde 9 ve daha az saatte çalışanlarda, gündüz mesaisi şeklinde çalışanlarda, dinlenme sayısı fazla olanlarda, meslekte çalışma süresi 10 yıl ve üzerinde olanlarda, kronik rahatsızlığı ve kas iskelet sistemi rahatsızlığı olmayanlarda, düzenli egzersiz yapanlarda yaşam kalitesi düzeyinin yüksek olduğu görülmüştür. Bununla beraber kadınlarda, evlilerde, çocuk sayısı fazla olanlarda, lise ve ön lisans mezunlarında, gündüz mesaisinde çalışanlarda, 9 saatten fazla çalışanlarda, acil serviste çalışanlarda, kurumdaki çalışma süresi 10 yıl ve üzerinde olanlarda, kronik rahatsızlığı ve kas iskelet sistemi rahatsızlığı olanlarda kas iskelet sistemi şikayetleri daha fazla görülmüştür.

Devlet hastaneleriHastanelerHemşireler+3
Hatice Kılıç
Maltepe University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessEN

The clustering of public hospitals for the productivity scorecard application

Identifying and Grouping the Roles of Hospitals on an Institutional Basis is one of the study of Ministry of Health. One of the consequences of the restructuring was the publication of Decree Law No. 663. In this context hospitals which are affiliated to Turkey Public Hospital Institution required to be evaluated in 6-month or annual period with this Legislative Decree. As required to this article for evaluation "The Productivity Scorecard Application" has started based on "The Balanced Institutive Scorecard Model". For each indicator, which is involved in "The Productivity Scorecard Application", acceptable values have been determined using different methods. In some indicator cards, acceptable value has been regarded as the average of the similar hospitals service classes. In the study presented in this thesis; it is focused on the study of k-Means clustering algorithm of data mining techniques and hospitals which are affiliated to Turkey Public Hospital Institution and clustering of hospitals whose productivity scorecard will be estimated. Hospitals have been clustered in terms of their financial status, equipment capacity, staff capacity and produced medical services' volume and variety. As a result of clustering work carried out within the scope of this study; 597 hospitals to be assessed by The Productivity Scorecard Application were divided into 16 clusters. 149 attributes have been determined for the hospital data used as input in the clustering algorithm and data has been collected from the data of year 2016. The validity of the clustering results was tested by taking expert opinions and also evaluated according to the distribution ratios of the hospital roles formed in the clusters. After these evaluations, it can be clearly stated that the clustering study has been found to be successful to substantially, taking into account the systematic gathering of data from the application resources and the detection of right outliers. Keywords: Hospital clustering, k-means clustering algorithm, bisecting k-means, productivity scorecard application.

State hospitalsHierarchical clusteringData mining
Ayşe Keleş
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2017
00

Related subjects