Katılım bankacılığı

Bu konu başlığı altında 236 tez

Yüksek LisansAçık ErişimTR

Örgütsel sinizmin Y kuşağı çalışanlarına etkileri: Katılım bankaları örneği

Küreselleşme ve teknolojinin hızlı gelişmesiyle birlikte artan rekabet örgütlerde insan faktörünü çok daha önemli hale getirmektedir. İnsanın örgütle alakalı davranışlarını bilimsel yöntemler kullanarak incelemek hızla değişen dünyada örgütlere önemli avantajlar sağlamaktadır. Örgütsel sinizm çalışanların çalıştığı örgüte yönelik olumsuz davranış ve tutumları olarak tanımlanmaktadır. Y kuşağı ise doğum aralıkları arasında net bir anlaşma olmamasına rağmen 1981-2000 yılları arasında doğmuş kişiler olarak ifade edilmektedir. İş hayatının en genç ve sayıca egemen nesli olan Y kuşağı tüm dünyada ağırlıklarını hissettirerek birçok işletmenin çalışma yöntemlerini yeniden gözden geçirmelerine neden olmaktadır. Bu araştırmanın amacı, örgütsel sinizmin Y kuşağı çalışanlarına etkilerini ortaya koymaktır. Araştırma ile ilgili anketlere, Türkiye'de faaliyet gösteren katılım bankalarında çalışan 202 Y kuşağı çalışanı katılmıştır. Anketlerde genel (kişilik) sinizm ve örgütsel sinizmle alakalı sorular bulunmaktadır. İşgörenlerin genel (kişilik) sinizmlerinin ölçülmesine yönelik Wrightsman'ın (1992) geliştirmiş olduğu ve 2007 yılında Türkçeye Erdost vd. tarafından çevrilen hayata bakış açılarının ölçülebilmesi için 10 soruyu kapsayan genel (kişilik) sinizm ölçeğinden faydalanılmıştır. İşgörenlerin örgütsel sinizmlerinin ölçülebilmesi amacıyla Brandes'in (1997) geliştirmiş olduğu ve 2007 yılında Erdost vd. tarafından Türkçeye çevrilen 14 soruyu kapsayan ölçekten faydalanılmıştır. Örgütsel sinizme ait ölçekte bilişsel, duyuşsal ve davranışsal boyutlar yer almaktadır. İstatistiksel analizler, SPSS istatistik programına girilen veriler ile ulaşılan sonuçlar vasıtasıyla yapılmıştır. Araştırmanın sonucunda, örgütsel sinizmin Y kuşağı çalışanlarına etkileri ortaya konmuştur.

BankalarKatılımKatılım bankacılığı+4
Haydar Arslan
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İslami iktisat perspektifinde Türkiye'deki faizsiz bankaların gelişim süreci ve bankacılık sisteminde yeri

İslamî iktisat alanında ortaya çıkan faizsiz bankacılık sistemi, mevduat bankalarından farklı bir yapıda faaliyetlerini yürütmeye çalışmaktadır. İslam dininde faizin yasak olmasından dolayı kurulan faizsiz bankalar, Türk bankacılık sistemine bir alternatif olmaktan ziyade eksik kalan bir parçayı tamamlama görevini üstlenmiştir. Faizsiz olarak faaliyetlerini yürütmekte olan katılım bankacılığın birden çok hedefi vardır. Bunların içerisinde sağlam bir finansal sistem oluşturmak, ekonomik ve toplumsal hedeflere ulaşılmasına yardımcı olmak, bankacılık sektörü içerisindeki payını artırmak, toplumsal yapıya uygun yeni hizmetler geliştirmek, toplumsal dayanışmayı daha da iyileştirmektir. Bu çalışmanın amacı Türk bankacılık sektöründe faaliyet gösteren mevduat ve katılım bankalarının çalışmalarındaki farklılıkları göstermek, özellikle Orta doğu ülkeleri ile ekonomik ilişkilere yönelik fayda sağlamak, katılım bankacılığının hangi süreçlerden geçtiğine dair bilgi akışını sağlamak, günümüze kadar yaşanan bu gelişimi ve mali sistemimizin içerisinde var olan etkilerini gün yüzüne çıkarmaya çalışmaktır. Türkiye'de meydana gelen ya da yaşanan krizlerle birlikte farklı dönemlerde maruz kalınan finansal krizlerin etkileri incelendiğinde bunun negatif etkileri açıkça görülmektedir. Yaşanan bu etkileri minimum düzeyde atlatmayı başaran faizsiz bankalar, kendi iç dinamikleriyle devlete hiçbir maliyet yüklemeden çıkmayı başarmışlardır. Bu olumlu sonuçlar da dikkate alınmak suretiyle, ülkemizde bankacılık faaliyetlerini devam ettiren katılım bankalarının finansal sisteme yaptığı katkılar, bu çalışmada ortaya konulmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Faizsiz Bankacılık, Ekonomik İstikrar, İslâmî iktisat, Finansal krizler, Katılım Endeksi

Bankacılık sistemiFaizsiz bankacılıkFinansal kriz+6
Cemile Çimen
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Katılım bankalarının reel sektöre verdikleri kredilerin büyümeye etkisi: 2005-2017 dönemi Türkiye örneği

Bu araştırma üç bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde bankacılık sektörüne genel bir bakış yapılmıştır. İkinci bölümde Türkiye'de bulunan Katılım Bankaları ve Türkiye ekonomisine etkileri teorik olarak araştırılmıştır. Son bölüm de ise Türkiye'de faaliyet gösteren Katılım Bankaları'nın reel sektöre verdikleri kredilerin ekonomik büyüme üzerindeki etkisini; 2005 yılı ilk çeyreğinden 2017 yılı ilk çeyreğine kadar olan dönemi kapsayacak şekilde, üçer aylık (çeyreklik) veriler kullanılarak ekonometrik analizler ve testler yapılmıştır. Bu çalışmada ADF ve PP birim kök testleri ile durağanlık sınaması yapılmıştır. Johansen eşbütünleşme ve Granger nedensellik analizleri gerçekleştirilmiştir. Son olarak Granger nedensellik testi ile Katılım Bankaları kredilerinden GSYİH'a doğru tek yönlü ve pozitif bir nedensellik bulunmuştur. Kalkınma ve Yatırım Bankaları ile GSYİH'a doğru tek yönlü ve pozitif nedensellikten söz edilirken, Mevduat Bankalarından GSYİH'a doğru çift yönlü ve pozitif bir nedensellik söz konusu olduğu görülmüştür.

Banka kredileriBüyümeEkonomik büyüme+4
Numan Kökay
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Katılım bankalarının Türkiye ekonomisi üzerine etkileri

Ekonomik büyüme ülkeler için önemli bir kavramdır. Ekonomik büyümenin seneler içerisinde istatistiki olarak artmasından ziyade bu durumun istikrarı daha çok önem arz etmektedir. Ülkeler ekonomileri için karar vericilerin almış ve uygulamış olduğu politikalarda son yıllarda finansal piyasalara daha da ağırlık vermeye başlamışlardır. Finansal piyasaların vazgeçilmez unsurları olan bankaların da burada doğrudan etkileri bulunmaktadır. Son yıllarda yaşanan makro ve mikro çaplı krizlerin temel sebepleri arasında finansal piyasaların etken olması buradaki ağırlığın artmasında etkili olmaktadır. Finansal piyasalar içerisinde ise Katılım Bankaları son 20-25 yıl içerisinde Müslümanların ağırlıkta olduğu yerlerde etkin olmakla birlikte ve azınlıkta olduğu yerlerde dahi faal olmaktadırlar. Ülke ekonomileri için kaynakların etkin bir şekilde kullanılması ve atıl olarak kalan fonların ekonomiye aktarılması önem arz etmektedir. Araştırmada Türkiye örneği üzerinde 2010 ve 2020 yılları çeyreklik veriler baz alınarak Johansen Eş Bütünleşme testi ve Granger Nedensellik testleri uygulanmıştır. Katılım Bankalarında kullandırılan finansmanlar, vadeli ve vadesiz mevduatlar, toplam varlıklar ülke ekonomisinde temel gösterge olarak alınan Gayri Safi Yurtiçi Hâsıla (GSYİH) ile karşılaştırılmıştır. Uygulanan testler sonucunda değişkenler arasında uzun dönemli eş bütünleşme ilişkisi tespit edilmiştir. Nedensellik testleri sonucunda da kredilerden GSYİH'ya doğru tek yönlü nedensellik, GSYİH ve kredilerden mevduatlara yönlü de tek yönlü nedensellik tespit edilmiştir.

BankalarEkonomiEkonomik büyüme+3
Ahmet Körüklü
Tarsus University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'de faaliyet gösteren katılım bankalarının finansal performanslarının karşılaştırılmasına yönelik bir araştırma

Faizsiz finans anlayışı çerçevesinde faaliyet gösteren katılım bankacılığı sistemi, Türkiye'de alternatif bir bankacılık modeli olarak gelişimini sürdürmektedir. İslami finans ilkeleri doğrultusunda çalışan bu bankalar, faiz yerine kâr-zarar ortaklığı, murabaha gibi yöntemlerle fon kullandırmakta, reel ekonomiyle uyumlu, etik temelli bir yaklaşımı benimsemektedir. Bu çalışmanın temel amacı, Türkiye'de faaliyet gösteren katılım bankalarının finansal performanslarını karşılaştırmalı olarak analiz etmek ve aralarındaki performans farklılıklarını ortaya koymaktır. Bu amaç doğrultusunda, çok kriterli karar verme tekniklerinden biri olan TOPSIS yöntemi kullanılarak 2021–2023 yılları arasındaki üç yıllık döneme ait finansal veriler değerlendirilmiştir. Analiz sürecinde, bankaların kamuya açık finansal tablolarından elde edilen temel performans göstergeleri esas alınmıştır. Çalışma bulgularına göre, Kuveyt Türk Katılım Bankası (KT) tüm dönemlerde en yüksek performansa sahip banka olarak öne çıkarken, Vakıf Katılım Bankası (VK) her yıl ikinci sırada yer almıştır. Kuveyt Türk'ün üst üste üç yıl boyunca zirvede kalması, bankanın sürdürülebilir ve dengeli bir performans sergilediğine işaret etmektedir. Elde edilen bulgular doğrultusunda, sektör paydaşlarına yönelik stratejik öneriler sunulmuştur.

Katılım bankacılığı
Mehmet Sayit Harmankaya
Selçuk University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Risk sermayesi oluşumunda katılım bankacılığının rolü ve etkisi

Faizin olmadığı bir sistemde girişimcinin finanse edilmesi konusu ilgi çekicidir. Günümüzde üzerinde durulan bir konu, KOBİ?lere risk sermayesi sağlanmasıdır. Mudaraba ve muşaraka küçük ölçekli işletmeleri ve uzun vadeli projeleri finanse etmek amacıyla tasarlanmış uzun vadeli finansal araçlardır. Özellikle Risk Sermayesi finansmanının mudarabanın modern bir örneği olduğunu söylebiliriz. Risk sermayesinin, Katılım bankacılığının finansman modeli olan Mudaraba ile önemli benzerlikleri bulunduğu ve bu model bir yandan küçük sermayelerin bir araya getirilerek büyük teşebbüslerin kurulmasını, desteklenmesini sağlayacak ve diğer yandan sosyo ekonomik ahengi temin edecek temel bir mekanizma olarak karşımıza çıkmaktadır. Mudaraba finansmanının işlerliği sayesinde; Katılım bankacılığı teoride esas çalışma alanlarını oluşturan yatırım bankacılığı fonksiyonunu yerine getirmiş olacaktır. Diğer yandan, faizsiz finansal kurumlarla risk sermayesi şirketlerinin aynı ilkeler doğrultusunda faaliyet gösterdiği ve faizsiz finansal kurumların mudaraba yöntemini uyguladıkları ölçüde risk sermayesi şirketlerine benzemekte olduğu görülmektedir.Son yıllarda ülkemizde mali piyasalardaki gelişmelerin sonucu olarak dünya ekonomilerinde yoğun bir şekilde uygulanmakta olan risk sermayesi sistemi, yatırımlar için faizsiz ve uzun vadeli fon sağlayabilme kolaylığı nedeniyle yeni bir finansman yöntemi olarak ülkemiz gündemindedir. Ülkemizde kurulmuş olan Katılım Bankaları Felsefeleri gereği risk sermayesi yatırımlarına yönlendirilebilecek kuruluşlardır. Bu bankaların mudaraba ve muşaraka ortaklıkları çerçevesinde risk sermayesi fonları oluşturmalarını özendirici düzenlemeler yapılabilir.

FinansmanKOBİKatılım bankacılığı+1
Aydoğan Okumuş
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2013
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Katılım bankacılığı (Faizsiz Bankacılık) sistemi Türk bankacılık sistemine kazandırdığı ürünler Türk bankacılık sektöründeki yeri ve gelişimi

Katılım bankacılığı, faizsiz çalışma ilkesi ile faaliyet gösteren, bu ilkeye uygun olan her türlü bankacılık faaliyetlerini gerçekleştiren, mevduat toplama ve fon kullandırma faaliyetlerinde kar ve zarara ortak etme esasına göre çalışan bir bankacılık modelidir. Ülkemizdeki adı ile katılım bankalarının isimlerindeki "katılım" sözcüğü bu bankalara kaynak sağlayan mevduat sahiplerinin kar ve zarara katılmalarını ifade etmekte olup bu modelin ticari faaliyetlerinde kar veya zarara ortak olma prensibine dayalı bir bankacılık sistemi veya modeli olduğunu vurgulamak için kullanılan bir terimdir. Katılım bankacılığı, uygulamada ülkemizde Türk Bankacılık Sistemine alternatif bir model değil, aksine sistemin tamamlayıcısı bir banka modeli olmuştur. Bu bankalar bankacılık sistemi içerisinde yer alan 'Klasik Mevduat Bankaları' ile 'Kalkınma -Yatırım Bankaları' çeşitlerine ek üçüncü çeşit bir bankacılık modelidir. Katılım bankaları işlevsel açıdan daha çok mevduat bankalarına benzemekle birlikte fonları toplama ve kullandırma yöntemlerinin işleyişindeki farklılar ile diğer bankalardan ayrışmaktadırlar. Ülkemizde kurulmasının farklı gerekçeleri mevcut olmakla birlikte bu gerekçelerden ilki halkın bir kesiminin faiz ve faiz türü kazançlardan uzak durma tercihi ve bu tercihle faizlik bankalara gitmeyen fonların atıl kalması ve ekonomiye kazandırılamamasıdır. Sistemin tanınması ,bilinmesi ve gelişmesi son yıllarda faize hassasiyeti olan birey ve firmaların iktisadi olarak güçlenmesi ve iktisadi faaliyetlerin içinde daha aktif rol oynamaya istekli olmaları ile hız kazanmıştır. Dünyada 75 in üzerinde ülkede faaliyette olan ve yabancı ülkelerde genel itibari ile İslamic Bank olarak isimlendirilen bu kuruluşlar ülkemizde ilk olarak 1984 yılında faaliyete geçmişlerdir. Anahtar Sözcükler 1. Katılım Bankacılığı 2. Bankacılık Sistemi 3. Kar ve Zarara Katılma Prensibi 4. Katılım 5. Mevduat Bankacılığı

BankacılıkBankacılık sektörüBankacılık sistemi+5
Hasan Tat
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Comparison of conventional and Islamic banking in the context of crisis and its perspectives in morocco

The financial crisis of 2007-2008, which we faced, represented one of the worst crises that the world has known since 1929. Triggered in 2008 by what we all know as the subprime crisis, the latter has spread to the whole world thanks to a domino effect reinforced by the globalization of finance and the opening up of financial markets. Nevertheless, despite the relentless efforts of states to cope with this crisis and save the world from a collapse, the situation has not been saved to date, which has put the spotlight on one of the most the effectiveness of the capitalist system. Indeed, this situation that we experienced has highlighted the failure of the financial system and its foundations, forcing many researchers to ask questions about what could make the situation and save an economy from collapse. As a solution to this crisis, several analysts have seen in Islamic finance a solution to this crisis, by its different principles that do not advocate the current practices of modern finance namely speculation and the application of interest. Thanks to this, its growth is estimated to be twice as fast as that of conventional finance. To this end, and in order to understand to what extent Islamic finance can be a solution to this crisis, we will first try to present the fundamentals of Islamic finance and then try to see if this system can be an alternative solution to the current system and a solution to crisis. Finally we conclude this research with an empirical study including Moroccans who contracted a loan of not, to analyze measure the perception of Moroccans related to this system concerning the offer of alternative products in Morocco.

Economical crisis 2008Interest-free bankingMorocco+4
Yasser Errabtı
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Comparison of financial performance of participation and conventional banks using multicriteria methods: Case study in Turkey

The participation Bank is the one dealing with Islamic banking system, while the conventional bank deals with the interest in its loan which falls under the rule of usury that is a sin in Islam. Nowadays Islamic banking system is considered as the alternative to the conventional banking system, that's why, it's important to compare the financial performances of conventional and participation banks. This study aims to compare the performance of participation banks represented by 3 Islamic banks with the performance of conventional banks represented by 6 conventional banks in Turkey through ranking each bank alone using multi criteria data analysis using MAUT and TOPSIS methods, which depend on some financial ratios were collected from the annual financial reports, for the period of 5 years during 2011 to 2015; To rank the years from best year to worst year of each bank according to their performance; first the most common five financial ratios are calculated for each banks during 5 years, then applying the MAUT and TOPSIS methods to those indicators. In other words, regarding each bank's five ratios, years were ranked from best to worst using TOPSIS and MAUT methods taking account of equally weighted. In this research, the calculation of each method has been done with two approaches; the first approach is by calculating with each bank alone, while the second approach is by calculating with all banks together. The result of using MAUT method equally distributed weights with considering each bank alone approach shows that the best performance for Islamic banks is 2011, while the years of best performance for conventional banks are 2011 and 2012. According to the results of using MAUT method with considering all banks together approach shows that the best year for Islamic banks is 2013, while the best years for Conventional banks are 2011 and 2012. On the other hand, the result of using TOPSIS method equally distributed weights with considering each bank alone approach shows that the best performance for Islamic banks is 2011, while the years of best performance for conventional banks are 2011 and 2014. According to the results of using TOPSIS method with considering all banks together approach shows that the best year for Islamic banks is 2011, while the best years for Conventional banks are 2011 and 2012. In the MAUT and TOPSIS methods with two approaches, the result of best year of Islamic bank is 2011 but only in MAUT method with all banks together approach, the best year is 2013. However, the Conventional banks have the same best years which are 2011 and 2012 but only in TOPSIS method with each bank alone approach, instead of 2012 the best year is 2014. The final findings of this research use MAUT and TOPSIS methods with each bank approach and all banks together approach. The result showed the best performance of all selected Turkish banks occurred in 2011 for Islamic banks, 2011 and 2012 for Conventional banks, and it is not highly affected by the method is used; it might have different findings using a higher number of banks, a different period, or applying other methods. For future work, it can be considered more number of banks, different country, a wide period of time, or using another method. Keywords: Participation banks, Conventional banks, Financial Ratios, Turkish banks, Multi criteria decision, MAUT method, TOPSIS method.

BanksFinancial performanceParticipation banking+7
Tareq Imad Abdulsattar Al-numan
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bankacılık sektöründe hizmet kalite algısı ve ürün memnuniyet düzeyindeki sosyodemografik farklılıklar: Kuveyttürk Katılım Bankası örneği

Bankacılık sisteminde müşteri memnuniyetinin önemi gün geçtikçe artmaktadır. Verilen ürün ve hizmet kalitesinde, müşterilerin istek ve ihtiyaçlarına yönelik hizmetler verilmesi gerekmektedir. Bunda başarılı olabilmeleri için bankanın müşterilerini iyi tanıması çok önemlidir. Geleneksel pazarlamadan modern pazarlamaya geçişte oluşan değişimin en önemli göstergelerinden biri olan hizmet, ürün kalitesi ve müşteri memnuniyeti çağın vazgeçilmez stratejilerinden biri konumuna gelmiştir. Özellikle bankacılık sektöründe küreselleşmeden dolayı teknolojinin yönlendirdiği değişim, bu sektörde farklılaşma ve rekabetinde temelini oluşturmuştur. Bu çalışmada Kuveyt Türk Katılım Bankası üzerinden bankacılık sektöründe müşterilerin aldıkları hizmetlerden algıladıkları kalite düzeyleri ile algıladıkları ürün memnuniyet düzeylerinin müşterilerin sosyo-demografik özelliklerine göre farklılık gösterip göstermediğinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada; hizmet ve ürün kalite memnuniyeti konusunda banka müşterilerine yönelik olarak hazırlanan bir anket, 160 kullanıcıya uygulanmıştır. Elde edilen veri, farklılık analizlerine tabi tutulmuştur. Çalışma sonucunda, demografik özelliklere göre algılanan hizmet kalitesinde çok fazla farklılıklar elde edilmemişken; yaş, eğitim, iş ve aylık gelir değişkenine göre banka müşterilerinin memnuniyet düzeylerinde farklılıklar görüldüğü anlaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Banka, Ürün, Hizmet, Kalite, Müşteri Memnuniyeti.

Bankacılık sektörüHizmet kalitesiKalite+6
Tuncay Şahna
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

The relationship between selected determinants of market risk and the financial performance of participation banks in Turkey: A comparative study with conventional banks

The main purpose of this study is to investigate the relationship between the selected determinants of market risk with the financial performance of participation banks in Turkey and compare it with conventional banks. The market risk determinants are interest rate (INT), the exchange rate (FX), inflation (INFL), and GDP per capita. The financial performance determinants for both participation and conventional banks are, return on assets (ROA) and return on equity (ROE). There are secondary data used for 3 participation banks and 5 conventional banks performing in Turkey. The time period of this study is from the year 2010 to 2019. The tests applied in the study are panel data tests like the Augmented Dickey-Fuller Unit Root test, Johansen co-integration test, and Granger Causality test by using the E-views program. The study results conclude that interest rate, exchange rate, inflation rate, and GDP per capita have a highly significant positive long-run relationship with return on assets and return on equity of participation banks in Turkey. However, the variables are not significantly related to each other in the short run in the interval time of lag 2. There is less significant positive effect shown for conventional banks compared to participation banks in the long run. It is recommended for future studies to increase the sample size and include more determinant factors to determine the financial performance of participation and conventional banks in Turkey

Banking sectorFinancial performanceReturn+4
Qazıje Shehı
Ibn Haldun University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Katılım bankları tarafından uygulanan kar zarar ortaklığı projelerinin muhasebe standartları yönünden incelenmesi

Günümüzde katılım bankalarının hem ulusal hem de uluslararası düzeyde faaliyetleri ve bankalar arasındaki piyasa payı giderek artmaktadır. Katılım bankaları kendine has fon toplama ve kullandırma yöntemleriyle klasik bankalardan ayrışmaktadırlar. Ayrıştığı yöntemlerden biri de fon kullandırma yöntemi olan kâr zarar ortaklığı projeleridir. Kâr zarar ortaklığı projelerinin muhasebeleştirilmesinde katılım bankalarının farklı muhasebe standartları kullanmalarından dolayı belirli zorluklar yaşanmaktadır. Bu çalışmada katılım bankaları tarafından uygulanan kâr zarar ortaklığı projelerinin muhasebeleştirilmesinin muhasebe standartları açısından incelenmesi ve AAOFI standartlarının uygulanmasından beklenen yararları incelenmiştir.

BankalarFaizsiz bankacılıkGelir ortaklığı+6
İsa Delice
Feyziye Schools Foundation Işık University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'de konvansiyonel ve katılım bankacılığı karlılıklarını etkileyen faktörler

Finansal sektör ülke ekonomilerinin performansını arttırmak veya potansiyelini ortaya çıkarabilmek adına önemli yapı taşlarından birisidir. Özellikle Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerin fon ihtiyacını sağlama konusunda önemli görevleri bulunmaktadır. Bankacılık finansal sektörün en büyük oyuncusu olarak farklı türlere sahiptir. Bunlardan birisi katılım bankacılığıdır. Katılım bankaları diğer türlere göre çok yeni olsa da müslümanlar için önemli bir açığı kapaması nedeniyle önemlidir ve hızlı büyümektedir. Türkiye için de özellikle 2000'li yıllardan itibaren benzer durumdan bahsetmek mümkündür. İslami bankacılık başta bankacılık sektörünün en önemli enstrümanı sayılacak faizi ve diğer bazı unsurları yasaklamıştır. Bu sebeple iki banka türü arasında yapısal farklılıklar olması normaldir. Bu çalışmada bu farkların karlılık anlamında da farklara yol açıp açmadığı tespit edilmeye çalışılmıştır. Literatürde yapılan çalışmalar incelendiğinde karlılık göstergeleri olarak ROA, ROE ve NIM kullanılmaktadır. Bunların belirleyicileri olarak geniş yelpazede değişken bulunsa da bu çalışmada geçmiş dönemin verileri, sermaye, operasyonel maliyetler, takipteki krediler, net komisyon gelirleri, mevduat faizi oran farkı, market konsantrasyonu, likit aktifler, finansal derinleşme ve faiz kullanılmıştır. Her bir karlılık değişkeni için etkileri ayrı ayrı hesaplanmıştır. Genel olarak geçmiş dönem değişkenler, sermaye, net ücret komisyon, market konsatrasyonu ve finansal derinleşme genel olarak pozitif etki oluştururken operasyonel maliyetler, takipteki krediler, düşük faiz vermek karlılığı negatif etkilemektedir. İki banka türü arasında başta bu değişkenler özelinde anlamlı farklar bulunmaktadır. Özellikle faizin yasak olması nedeniyle katılım bankalara hem bazı ürünler ulaşamamakta hem de bazı ürünleri müşterilerine sunamamaktadır. Hatta bazı komisyon gelirlerini bile uygun görülmediği için alamamaktadır. Ancak faiz hassasiyeti bulunan müşteriler potansiyel müşteri olup başka tarafa gidemedikleri için bankaya önemli bir avantaj sağlayabilmektedir. İlgili çalışma Türkiye özelinde yapılmış olup bankaların çeyreklik verileri kullanılarak 2007-2017 yılları arasını kapsayacak şekilde yapılmıştır. Karlılık tespiti için ekonometrik model kullanılmış olup ilgili çalışma ve testler stata ile yapılmıştır

Faizsiz bankacılıkKarlılıkKatılım bankacılığı+2
Mehmet Kemal Kadıoğlu
İstanbul Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bireysel müşterilerin fon kullanımında katılım bankalarını tercih etme nedenleri üzerine Şanlıurfa ilinde bir araştırma

Ülkemizde hizmet sektörünün en önemli kollarından bir tanesi bankacılık sektörü olup, bu grubun üyelerinden biri de katılım bankalarıdır. Bu bankaların işleyiş prensibi ve hizmet anlayışı birçok müşterinin katılım bankalarını tercih etmesinde rol oynamıştır. Bu çalışmanın amacı, bireylerin katılım bankalarını tercih etme nedenleri ile cinsiyet, yaş, medeni durum, meslek, gelir ve eğitim durumu gibi demografik faktörler arasında anlamlı bir farklılık olup olmadığını ortaya koymaktır. Araştırmanın amacı doğrultusunda, Şanlıurfa ilinde faaliyet gösteren katılım bankalarından hizmet alan 410 bireyden veri toplanmıştır. Araştırmada ihtiyaç duyulan veriler online ve yüz yüze anket yöntemi ile elde edilmiştir. Verilerin normal dağılıp dağılmadığını belirlemek amacıyla faktörlerin basıklık çarpıklık değerleri kontrol edilmiştir. Ulaşılan değer -2 ile +2 arasında yer aldığından verilerin normal dağılım gösterdiği kabul edilmiştir. Bu doğrultuda araştırmada analizler, parametrik testler (t testi ve Anova) kullanılarak yapılmıştır. Müşterilerin katılım bankalarını tercih etme nedenlerinin alt faktörlerinden olan hizmet ve ürün politikası, faizsizlik prensibi ve tanıtımı ve alternatif dağıtım ve tutundurma kanalları ile cinsiyet arasında anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Medeni durum açısından ise alternatif dağıtım ve tutundurma kanalları ve tahsis politikası ile medeni durum arasında anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir. Yaş ile bireylerin katılım bankalarını tercih etme nedenlerinin alt faktörlerinin tamamı arasında anlamlı bir farklılık tespit edilirken, meslek açısından ise kart politikası alt faktörü hariç diğer tüm alt faktörler ile yaş arasında anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir. Gelir durumu açısından ise hizmet ve ürün politikası, alternatif dağıtım ve tutundurma kanalları ve tahsis politikası ile gelir arasında anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Ve son olarak ise eğitim ile bireylerin katılım bankalarını tercih etme nedenlerinin tüm alt faktörleri arasında anlamlı bir farklılık bulunamamıştır.

Fon kullanımıFonlarKatılım bankacılığı+2
Kübra Ayata
Harran University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Hizmet kalitesinin müşteri sadakatine etkisinde müşteri tatmininin aracılık rolü: Katılım bankaları örneği

Hizmet kalitesi kuruluşların çoğunda ve özellikle bankacılık alanında önemli faktör sayılmaktadır. Çünkü müşteri tatmini ve sadakatini kazanmak için önemli rol oynamaktadır. Bu çalışmanın amacı Türkiye'de katılım bankalarının müşterilerini kaybetmemeleri ve yeni müşterileri kazanmalarında hizmet kalitesinin rolünü açıklamaktır. Ayrıca müşteri tatmini ve sadakatini kazanabilmek için kullanılabilen hizmet kalitesi kavramını ve buna bağlı boyutları belirlemek, bu boyutların iyileştirme yöntemleri açıklamaktır. Katılım bankacılık hizmetlerinin kalitesi bu çalışmanın odak noktasıdır. Katılım bankalarının hizmet kalitesini pazarın algıladığı, ardından müşteri memnuniyeti ve sadakati ile ölçmek, nihai olarak pazar payını ve potansiyel müşterilerdeki artışı, Türkiye'de verimliliği artırmak, Türkiye'de katılım bankacılık sektöründe kârlılığı artırmak. Hizmet kalitesinin ölçülmesi ve etkin bir katılım bankacılık hizmet kalitesinin geliştirilmesinde tavsiyeler sunmak. Bu nedenle, katılım bankalarının hizmet kalitesini artırmak için yapılan her türlü araştırma çabası, katılım bankacılık kurumuna önemli ölçüde katkıda bulunmak ve desteklemek için önemli bir girişim olarak değerlendirilmelidir. Katılım banklarını ziyaret ederek o bankalarda mevcut olan müşterilere anketler dağıtarak 250 anket doldurulmuş ve bu anketlerin analizi yapılmıştır. Hipotez kurarak (SPSS) programıyla bu istatistiksel analizler yapılmış olup hizmet kalitesi, müşteri tatmini ve sadakati arasındaki bağ incelenmiştir. Bankacılık alanında Türkiye'deki katılım bankalarının daha çok müşteri kazanabilmeleri için hizmet kalitesini iyileştirmesinde gerekli öneriler sunulmuştur. Araştırma sonucunda hizmet kalitesinin müşteri sadakatini artırmada önemli bir etkisinin olduğu tespit edilmiştir.

BankalarHizmet kalitesiKatılım bankacılığı+3
Bashar Sheıkh Debes
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Faizsiz bankacılık sisteminin bankacılık sistemi içindeki yeri:Türkiye'de karşılaştırmalı genel durum analizi

Bu çalışma Türkiye'deki katılım bankacılığı hakkında bilgi verilmek amacıyla hazırlanmıştır. Katılım bankacılığı ve mevduat Bankacılığı genel işleyiş, yapı ve faaliyet bakımından birbirlerinin alanına girdiğinden ilk olarak mevduat bankacılığının genel yapısı, tarihçesi ve sektörel yapısı hakkında bilgi verilmiştir. Sonra faizsiz bankacılığının fikri alt yapısına gelişimine, ilgili kurum ve kuruluşlarına, işleyiş yapısına ve Türkiye'de faaliyette bulunan ve 2005 yılından sonra adı katılım bankacılığı olarak değiştirilen özel finans kuruluşları hakkında bilgi verilmiştir. Son olarak da katılım bankacılığı ve mevduat bankacılığının 2005-2010 yılları arasındaki personel yapısı, aktif büyüklükleri, fon toplama ve kullandırma oranları bakımından karşılaştırma yapılmıştır.Anahtar kelimeler: Katılım Bankacılığı, Faizsiz Bankacılık, Mevduat Bankacılığı

Bankacılık sistemiEkonomi politikalarıFaizsiz bankacılık+2
Ahmet Tayfur Akcan
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'de katılım bankacılığının multi-moora yöntemi ile finansal performans analizi

1970'li yıllarda Dünya'da petrole olan ihtiyacın artması sonucu Orta-Doğu ülkelerinde önemli miktarda sermayenin birikmesi ile bu sermayenin İslam'a uygun bir şekilde değerlendirilmesi amacıyla bu ülkelerde faaliyetlerine başlayan İslami bankacılık, daha sonra tüm Dünya'da faizsiz bankacılık adı altında batı ülkelerinde de hızlıca gelişmiştir. Türkiye'de İslami bankacılık 1983 senesinde ÖFK ismi ile başlamış, 2005 senesinde yeni bir bankacılık türü olarak kabul edilmiş ve gerçekleştirilen yasal düzenlemeler ile katılım bankaları, mevduat bankaları ile eşit haklara ve yükümlülüklere sahip olmuşlardır. Bundan sonra diğer bankalarla aynı şartlarda rekabet eder duruma gelen katılım bankalarının performanslarının analiz edilmesi önemli hale gelmiştir. Bu amaçla ilk olarak Türkiye'de katılım bankalarının bankacılık sektöründeki yeri, toplanan ve kullandırılan fonların, aktiflerin, öz kaynakların, şube sayılarının ve personel sayılarının gelişimi açılarından değerlendirilmiş daha sonra Türkiye'de uygulanan finansal yeniliklere yer verilmiştir. Son olarak Türkiye'de faaliyet gösteren 4 katılım bankasının 2006-2014 yılları arasındaki performansları Multi-MOORA yöntemiyle ölçülmüş ve performanslar değerlendirilmiştir. Uygulama sonucunda 2008 Dünya Ekonomik Krizi'nin katılım bankalarının performanslarını etkilediği görülmüştür. 2014 yılı için önem katsayısı ile elde edilen sonuçlar değerlendirildiğinde, finansal oranlar negatif değerler içerdiğinde Multi-MOORA yönteminin hatalı sonuçlar verdiği görülmüş ve yöntemin geliştirilmesi önerilmiştir. Multi-MOORA yöntemi ile performans ölçümü yapılırken, kullanılan finansal oranların ve bu oranları oluşturan bilanço verilerinin yıllar içindeki eğilimlerinin dikkatlice analiz edilmesi gerektiği ve elde edilen sıralamaların bu eğilimlerle karşılaştırılması tavsiye edilmiştir. Ananhtar Kelimeler: Katılım Bankacılığı, Multi-MOORA Yöntemi,Performans Analizi

Finansal performansKatılım bankacılığıMulti-MOORA Yöntemi+1
Ömer Dinçer
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Finansmana erişimde katılım bankacılığının kullanımı: Diyarbakır ili üzerine bir araştırma

İslami Bankacılık İslam'ın emirlerine uyan yasaklarından sakınan, Kur'an ve hadislerle çelişmeyen kâr-zarar ortaklığına dayanan finansal sistemdir. Faiz nedeniyle meydana gelen aşırı borçlanma dünyada büyük ekonomik krizlere zemin hazırlamaktadır. İslami finansal sistemlerin temelinde üretim ve ticaret olduğu için faizden kaynaklı ekonomik krizlerde bir nebze de olsa sistemi koruyabilmektedir. Bu nedenle İslami Bankacılık dünyada kendi içinde çok hızlı bir gelişme göstermiştir. Bu gelişme ışığında İslami bankacılık faaliyetleri hem artmakta hem de çeşitlenmektedir. Çalışmada ülkemizde Katılım Bankaları olarak faaliyet gösteren bu kuruluşların, üretim odaklı faaliyet gösteren firmalarla finansal ilişkileri ve Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesinde faaliyet gösteren firmaların finansmana erişimde Katılım Bankacılığının rolü araştırılmıştır. Çalışmada veriler, yüz yüze yapılan anket yöntemi ile firmaların Katılım Bankalarının hangi finansman yöntemlerini kullandığı, karşılaştıkları finansal sorunların neler olduğu, firmaların Katılım Bankası algısı ve Katılım Bankalarının tercih nedenleri araştırılmıştır. Elde edilen veriler SPSS 26.0programı ile analiz edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Katılım Bankacılığı, İslami Finans, Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi, Finansal Katılım Araçları, Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler

DiyarbakırFinansal kaynaklarFinansman+4
Cihan Akkaya
Şırnak University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Mevduat ve katılım bankalarının finansal performansını etkileyen mikro faktörler

Çalışmada 2016Q1- 2020Q4 döneminde mevduat ve katılım bankalarının finansal performansını belirleyen banka içi faktörlerin panel veri analizi ile ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. Bu doğrultuda bankacılık sektöründe işleyişi, mevzuatı ve hitap ettiği müşteri yapısı farklı olan iki farklı banka grubunda finansal performansı etkileyen faktörler karşılaştırılabilecektir. Çalışmada bağımlı değişken olan finansal performans aktif karlılık ve özsermaye karlılığı ile ölçülmüştür. Bağımsız değişkenler ise aktif büyüklüğü, banka yaşı, kredi kalitesi, sermaye yeterliliği ve operasyonel etkinlik olarak belirlenmiştir. Gerçekleştirilen analizler sonucunda, mevduat bankalarında banka yaşı ve kredi kalitesi değişkenleri ile aktif karlılık arasında istatistiksel olarak anlamlı ve negatif yönlü, aktif büyüklüğü, likidite ve sermaye yeterliliği değişkenleri ile aktif karlılık arasında istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif yönlü bir ilişki tespit edilmiştir. Ek olarak, banka yaşı ile özsermaye karlılığı arasında istatistiksel olarak anlamlı ve negatif yönlü aktif büyüklüğü, likidite ve sermaye yeterliliği değişkenleri ile özsermaye karlılığı arasında istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif yönlü bir ilişki tespit edilmiştir. Katılım bankalarına ilişkin gerçekleştirilen analizler sonucunda ise kredi kalitesi değişkeni ile aktif karlılık arasında istatistiksel olarak anlamlı ve negatif yönlü, aktif büyüklüğü, sermaye yeterliliği ve operasyonel etkinlik değişkenleri ile aktif karlılık arasında istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif yönlü bir ilişki tespit edilmiştir. Ayrıca aktif büyüklüğü, likidite ve operasyonel etkinlik değişkenleri ile özsermaye karlılığı arasında istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif yönlü bir ilişki tespit edilmiştir. Bulgular bir bütün olarak değerlendirildiğinde, mevduat bankalarının finansal performanslarını etkileyen banka içi faktörler ile katılım bankalarının finansal performanslarını etkileyen banka içi faktörlerin büyük oranda benzerlik gösterdiği söylenebilir.

Bankacılık sektörüBankalarFinansal performans+4
Cüneyt Bilge
Şırnak University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'deki bireysel emeklilik fonlarının performans analizi, faizsiz fonlar ile faizli fonların karşılaştırılması

Bireysel emeklilik ile kişiler, emeklilik öncesi dönemde yaptıkları tasarrufları uzun vadeli yatırımlara yönlendirmekte ve böylece emeklilik dönemlerinde ek gelir elde etmektedirler. Ülkemizde bireysel emeklilik gönüllülük esasına dayanmaktadır. Kişilerin birikimleri, emeklilik şirketleri tarafından yönetilen emeklilik fonlarında değerlendirilmektedir. Ülkemizde, bireysel emeklilik faaliyetlerine sosyal güvenlik sisteminin yükünü azaltmak amacıyla 2003 yılında başlanmıştır. Söz konusu faaliyetler, sisteme alternatif olarak değil sistemi tamamlamak üzere kurgulanmıştır. Bireysel emeklilik faaliyetlerinin daha geniş kitlelere yayılabilmesi için faiz hassasiyeti bulunan kişilerin sisteme dâhil edilmesi amaçlanmış ve bu doğrultuda 2008 yılında mevzuat değişiklikleri yapılmıştır. Bahse konu değişiklikler neticesinde katılım emeklilik sistemi ülkemizde faaliyet göstermeye başlamış, faiz hassasiyeti nedeniyle yastık altında duran fonlar sisteme aktarılmış ve daha çok kişinin bireysel emeklilik sisteminden yararlanabilmesine olanak sağlanmıştır. Bu çalışmanın amacı, 2017 Ocak - 2021 Haziran (4,5 yıllık) döneminde kesintisiz faaliyet gösteren "Gönüllü Emeklilik Fonlar" dâhilindeki, faizli ve faizsiz fonların, fon grupları bazında, performanslarını çeşitli ölçüm tekniklerinden yararlanarak ölçmek ve karşılaştırmalı analizlerini yapmaktır. Çalışma sonucunda, katılım emeklilik fonlarının ülkemizde hızlı bir büyüme gösterdiği ancak faizli emeklilik fonlarına kıyasla katılımcılarına daha az portföy çeşitliliği sunduğu tespit edilmiştir. Fon sayılarına ve büyüklüklerine bakıldığında faizli fonların faizsizlere kıyasla daha fazla olduğu görülmüştür. Çalışmada incelenen fonların getirileri, yıllık ve kümülatif 4,5 yıllık dönemde 6 ayrı fon grubu için incelenmiştir. 4,5 yıllık dönemde, altın fonları dışında tüm gruplarda faizsiz fonların ortalama getirilerinin faizlilere göre daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Çalışma kapsamında, fonlar ayrıca üç risk seviyesine göre ayrılarak da incelenmiştir. İncelenen dönem aralığında, tüm risk gruplarında, faizsiz fonların faizlilere göre ortalamada daha iyi getiri sağladığı gözlemlenmiştir. En yüksek getiriyi yüksek riskli grupların sağladığı, ortalama en düşük getirinin ise orta düzeyde risk alan faizli fonlara ait olduğu tespit edilmiştir. Mevzuat gereği, katılımcıların fon dağılım değişikliği ve emeklilik şirketi değiştirme hakları bulunmaktadır. Katılımcılar, fon seçiminde piyasa koşullarına göre pozisyon alabilmektedirler. Fonları, yalnızca geçmiş getiri performanslarına göre değerlendirmek yetersiz kalmaktadır. Fonların performansını ölçmek için literatürde çeşitli yöntemler bulunmaktadır. Çalışma kapsamında, fonların "Sharpe Ölçütü", "Treynor Ölçütü" ve "Jensens (Alfa) Ölçütü" kullanılarak detaylı performans analizleri yapılmıştır. Çalışmanın son kısmında, emeklilik şirketleri, risk grupları bazında; "Getiri", "Sharpe", "Treynor" ve "Jensens (Alfa)" ölçümlerine göre puanlanmıştır. Fonların yıllık puanları, hacimleri ile ağırlıklandırılmış ve şirketlerin nihai puanları oluşturulmuştur.

Bireysel emeklilikEmeklilik fonlarıFaizsiz bankacılık+1
Gülin Begüm Batur
Hacettepe University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2022
00
DoktoraAçık ErişimTR

Bireysel banka müşterilerinin kişilik özellikleri, kredi kartına yönelik tutumları, kredi kartı tercihini etkileyen faktörler ve aylık kredi kartı kullanım sıklıkları arasındaki ilişkilerin incelenmesi: Ankara ilindeki katılım banka şubelerine yönelik bir çalışma

Bu çalışmada, katılım şubelerindeki bireysel banka müşterilerinin kişilik özellikleri, kredi kartına yönelik tutumları, kredi kartı tercihlerini etkileyen faktörler ve aylık kredi kartı kullanım sıklıkları arasındaki ilişki incelenmiştir. Bu amaçla, Ankara ilindeki katılım banka şubelerinde araştırma kapsamında gerekli çalışmalar yapılmıştır. Ayrıca araştırmanın amacına uygun olarak 2020 yılındaki birinci ve ikinci dönemde ilk altı ayda kredi kartı kullanan bireysel banka müşterileri ile anket çalışması yapılmış ve kredi kartı kullanan bireysel banka müşterilerinin verdikleri cevaplar doğrultusunda değerlendirme yapılmıştır. Bankacılık sektörü müşterilerinin kredi kartı tutumları ve tercihlerini etkileyen faktörler arasında önemli bir yere sahip olan "kişilik özellikleri", bu çalışma kapsamında değerlendirilmiştir. Özellikle rekabetin yoğun olduğu bir dönemde banka müşterilerinin günümüzdeki tercihlerinde doğru tespitler yapabilmesine yol göstermesi açısından, yapılan çalışma önemlidir. Bu çalışma, korelasyonel araştırma modeli niteliğini taşımaktadır. Korelasyonel araştırma yöntemi, değişkenler arasındaki ilişkilerin ortaya çıkması ayrıca çıkan sonuçların da doğru tahmin edilmesinde oldukça önem teşkil etmektedir. Değişkenler arasındaki ilişkiyi tespit etmek ve ilişkinin etki düzeylerini ortaya çıkarmak için değişkenler arasındaki ilişkiye ait yapısal eşitlik modellerinin doğrulanıp doğrulanmadığı araştırılmıştır. Kurulan yapısal eşitlik modelleri doğrulanmadan önce modellerde kullanılan ölçeklerin ölçme modellerinin doğrulandığı görülmektedir. Kurulan yapısal eşitlik modellerinin de doğrulandığı görülmektedir. Müşterilerin kişilik özelliklerinin kredi kartı tercihini etkileyen faktörler aracı değişken olarak kullanıldığında aylık kredi kartı kullanım sıklıkları üzerinde yüksek düzeyde negatif yönde bir etkiye sahip olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Müşterilerin kişilik özellikleri, kredi kartı tutumları aracı değişken olarak kullanıldığında aylık kredi kartı kullanım sıklıkları üzerinde yüksek düzeyde negatif yönde bir etkiye sahip olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Müşterilerin cinsiyeti, medeni durumu, ödeme aracı olarak öncelikleri, yaş, eğitim düzeyi, meslek, aylık hane geliri, kredi kartı ile yapılan aylık harcama miktarları, kredi kartı sayısı, haftalık kredi kartı kullanım sıklık algısı ve günlük kredi kartı kullanım sıklık algısı değişkenlerine göre kullanılan ölçeklerden elde edilen puanlar arasında anlamlı farklılıkların olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

AnkaraFaizsiz bankacılıkKatılım bankacılığı+7
Zekeriya Gül
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
DoktoraAçık ErişimEN

Constructing fragility indices for islamic banks: Definition impact on the predictive power of an early warning system

This study examines the Early Warning Systems (EWSs) based on banking sector fragility indices (BSFIs) for Islamic banks. To this aim, we construct various BSFIs for Islamic banks and detect EWS models which will produce substantial predictive power results for Islamic banking crises utilizing data from 81 banks in 12 countries over a recent time period 2008-2018. We provide solid BSFI definitions for Islamic banks by discovering the significant risk factors and their proxies to improve the predictive performance of the EWS models. We examine the impact of BSFI definitions on the predictive power of EWS models through constructing various indices. The definitions of BSFIs differ both in terms the risk factors that Islamic banks are exposed to and, the proxies to measure those risk factors. Our results suggest that different BSFI definitions identify different indicators of Islamic banking crises. The predictive power of an Early Warning System (EWS) for Islamic banks is highly sensitive to the definition of BSFIs.

Banking sectorEarly warning systemsFinancial crisis+4
Ayşegül Aytaç Emin
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Afganistan ve Türkiye'de İslami finans sektörünün karşılaştırılması

Bu çalışmada temel amaç, Afganistan'da İslami bankacılık alanında tam teşekküllü tek banka olan Afganistan İslam Bankası ile Türkiye'de Katılım Bankacılığı sektörünün karşılaştırmalı olarak incelenmesidir. Bu amaçla Afganistan İslam Bankası ve Türkiye'de Katılım Bankacılığı Sektörünün 2018Q3- 2020Q4 dönemleri için finansal oran analizi yöntemiyle karşılaştırma yapılmıştır. Afganistan İslam Bankasına ait veriler, IBA(Islamic Bank of Afghanistan)'nın web sitesinden, Türkiye'de Katılım Bankacılığı sektörüne ilişkin veriler ise Türkiye Katılım Bankaları Birliği (TKBB) internet sitesinden derlenerek oluşturulmuştur. Çalışmanın önemini Afganistan İslam bankası ile Türkiye'deki İslami finans sektörünün finansal rasyolarının karşılaştırılarak finansal performanslarında önemli farklılıklar olup olmadığının ortaya konulması oluşturmaktadır. Çalışmanın sonuçları Afganistan IBA(İslamic Bank of Afghanistan) İslami Bankasının cari oranının Türkiye'de katılım bankacılığı sektörüne göre daha yüksek olduğunu, Türkiye'deki katılım bankacılığı sektörünün ideal cari orana yakın olduğunu göstermektedir. Borç/özkaynak ve borç/varlık oranının Türkiye'deki katılım bankacılığı sektöründen daha iyi olması IBA'nın borçtan çok öz sermayeyi finanse ettiğini göstermektedir. Aktif karlığı ve özkaynak karlılığı açısından değerlendirildiğinde Türkiye Katılım Bankacılığı sektörünün IBA'dan varlıklarını yönetmede ve mevcut varlıklardan etkin gelir elde etmede daha iyi olduğu sonucuna ulaşılmaktadır.

AfganistanKarşılaştırma yöntemiKarşılaştırmalı analiz+6
Mohammad Saber Frotan
Niğde Ömer Halisdemir Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Katılım bankalarının ekonomiye katıkıları: Türkiye ve seçili ülkeler karşılaştırılması

Dünya hızla yaygınlaşan katılım bankacılığı, son yıllarda kamu bankalarının da faizsiz finans sektörüne girişi ile birlikte Türkiye‟de de gelişimini büyük bir hızla sürdürmektedir. Faizden uzak faaliyet gösteren katılım bankaları, İslami çerçevede finans sektöründe yer almakta ve diğer tüm bankalara bir alternatif niteliğinde bulunmaktadırlar. Ülke ekonomilerine ciddi katkıları olan bu kurumlar, insan yaşamından faizin olumsuz etkilerini ortadan kaldırmak ve faiz nedeniyle finans dünyasına katılmayan âtıl fonları sistem içerisine çekmeyi amaç edinmişlerdir. Bu tez çalışması, Türkiye ile seçilmiş ülkeler arasında karşılaştırmalı bir analize odaklanarak, katılım bankalarının ekonomik büyüme ve istikrarın sağlanmasında oynadığı önemli rolü incelemektedir. Ön bulgular, katılım bankalarının faize dayalı olmayan finansal modelinin, özellikle küresel finansal kriz dönemlerinde ekonomik istikrara önemli ölçüde katkı sağladığını ortaya koymaktadır. Bu bankalar, finansal kapsayıcılığı artırmada, sürdürülebilir kalkınmayı desteklemede ve ekonomik oynaklık karşısında dayanıklılığı artırmada çok önemli bir rol oynamaktadır. Ancak performans ve etki, farklı düzenleyici ortamlar, ekonomik gelişme düzeyleri ve kültürel faktörler nedeniyle ülkeler arasında farklılık gösterir. Bu çalışma, katılım bankacılığının ekonomik katkılarının kapsamlı bir şekilde incelenmesini sağlayarak mevcut bilgi birikimine katkıda bulunmakta ve böylece Türkiye ile diğer ülkeler arasındaki karşılaştırmalı çalışmalardaki boşluğu doldurmaktadır. Ayrıca, katılım bankalarının ekonomik büyümeyi ve istikrarı canlandırma potansiyelinin optimize edilmesine yönelik politika önerileri sunmaktadır. Anahtar Kelimeler: Katılım bankacılığı, finans sistemi, faiz, İslam

Ekonomik büyümeEkonomik etkiFaiz+4
Mohamed Moalim Mohamed
Niğde Ömer Halisdemir Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00

İlgili konular