Kazakh language
64 theses under this subject heading
Harezm Türkçesinden Kazakçaya hayvanlarla ilgili söz varlığı
Bu çalışmada, Harezm Türkçesi metinlerinde hayvanlara ilişkin söz varlığı derlenmiş ve elde edilen veriler Kazakçanın yazı dili sözlüklerinde aranmıştır. Çalışmanın amacı, hayvan kavramından yola çıkarak Harezm Türkçesi ve Kazakçanın bu kavrama ilişkin söz varlığını ortaya çıkarmak; böylelikle hem tarihî hem de çağdaş Türk dillerinin söz varlığının aydınlatılmasına katkıda bulunmaktır.Giriş bölümünde tezin amacı, kapsamı, yöntemi, dönem ve eser tanıtımı ile söz varlığı, kavram ve kavram alanına ilişkin teorik bilgiler yer almaktadır.Çalışmanın ana kısmını oluşturan bölümler, Harezm Türkçesi metinlerinde geçen hayvan adlarını, hayvan kavramıyla ilgili sözcükleri, bu sözcüklerin tarihî ve etimolojik sözlüklerle Kazakçaya yansımalarını, Kazakçanın yazı dili sözlüklerindeki karşılıklarını ve konuyla ilgili çeşitli kaynaklardan elde edilen bilgilerin değerlendirmesini kapsamaktadır.Değerlendirme ve sonuç bölümünde, Harezm Türkçesinden elde edilen veriler ile bunların Kazakçadaki korunum düzeyleri ele alınmış, bu alandaki sayısal veriler değerlendirilmiştir. Çalışmada incelenen sözcüklerin birbirleriyle olan kavramsal ilişkileri üzerinde durulmuş, çıkarımlar tablolarla gösterilmiş ve yorumlanmıştır.Anahtar Sözcükler: Harezm Türkçesi, Kazakça, hayvan adları, söz varlığı, kavram, kavram alanı.
Türkiye Türkçesi ve Kazak Türkçesindeki bitki adlarının yapı ve anlam bakımından karşılaştırılması
Bozkır kültürünün kurucusu kabul edilen Türkler, doğayla her zaman iç içe olmuşlar ve doğadaki unsurlara kutsallık atfetmişlerdir. Doğanın bir parçası olan bitkiler de Türkler için önem arz etmektedir. Türk toplumlarının kıvrak zekâlarını, benzetme ve gözlem yeteneğini kullanarak bitkilere isim vermeleri bu önemin bir göstergesidir. Türkler için önemli olan bitkiler üzerine yaptığımız, "Türkiye Türkçesi ve Kazak Türkçesindeki Bitki Adlarının Yapı ve Anlam Bakımından Karşılaştırılması'' isimli bu çalışmamızda amacımız, Türkiye Türkçesi ve Kazak Türkçesindeki bitki adlarını yapı ve anlam bakımından karşılaştırarak ortak yönlerinin veya farklılıklarının olup olmadığını tespit etmektir. Bunun için öncelikle, çalışmamızda yer alan Kazak Türkçesine ait bitki adları basit, türemiş ve birleşik olarak üçe ayrılmıştır. Basit, türemiş ve birleşik olarak üçe ayrılan bu bitki adları hem yapı bakımından hem de anlam bakımından derinlemesine incelenmiş, yapı ve anlam bakımından çeşitli başlıklar oluşturulup bitki adları bu başlıklar altında sınıflandırılmıştır. Bunların yanı sıra tezimizde Kazak Türkçesinde bitki adlarıyla oluşturulmuş atasözlerine, bilmecelere ve bitki adları için oluşturulmuş dolaylamalara da yer verilmiştir. Daha sonra Türkiye Türkçesi ve Kazak Türkçesindeki bitki adları hem yapı bakımından hem de anlam bakımından karşılaştırılmıştır. Ayrıca çalışmada geçen bitki adlarının ve onları oluşturan kelimelerin sözlüğüne de tezimizde yer verilmiştir. Tüm bunlar yapılırken kaynak tarama, Kazak Türkçesindeki kaynakların çevirisi, tasnifi ve fişlenmesi, Türkiye Türkçesindeki kaynakların tasnifi ve fişlenmesi gibi yöntem ve tekniklere başvurulmuştur. Bu çalışmamızla yaşayan bu iki Türk lehçesine ve bunlarla ilgili yapılacak çalışmalara katkıda bulunulacağı düşünülmektedir. Ayrıca bu çalışmamızın, sadece dil bilgisel olarak değil kültürel olarak da bu iki Türk lehçesine katkılar sağlayacak nitelikte bir kaynak olacağına inanılmaktadır.
Kazak Türkçesinde Kiplik: Morfo-sentaktik semantik bir analiz
Kiplik ilk olarak felsefe ve mantık bilimlerinde ortaya çıkmıştır. Temelinin bilgiye dayandığı bu disiplinler için bilgi olası ve zorunlu olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Bilginin doğruluk veya yanlışlık değeri vardır. Doğruluk/yanlışlık değeri taşıyan bilgilerin oluşturduğu anlamlı cümlelere önerme adı verilir. Kiplik kavramı da önermelerdeki olası ve zorunlu bilgiyi kodlayan araçlardır. Araştırmacılar olası ve zorunlu bilginin yanı sıra kiplikle doğrudan ilişkili gerçeklik ve gerçek-dışılık kavramlarını da esas alan çalışmalar yapmış ve böylece 19. yüzyıl dil bilimi çalışmalarının da temelini oluşturmuşlardır. Kiplik tanımlanması ve sınıflandırılması güç kategorilerden biridir. Farklı yaklaşımlarla tanımlanmasının ve farklı ölçütlerle sınıflandırılmasının neticesinde pek çok kiplik kuramı ortaya çıkmıştır. Çalışmamızda Palmer (2001)'ın tipolojik kiplik sınıflandırması temel alınarak Kazak Türkçesinde kiplik kategorisi incelenecektir. İki ana bölümden oluşacak bu çalışmanın birinci bölümünde kipliğin kuramsal bilgileri ve kipliğin kip, zaman ve görünüş ile ilişkileri ele alınacaktır. Söz konusu bölümde ayrıca kiplik işaretleyicilerine yer verildikten sonra Palmer (2001)'ın kiplik sınıflandırmasındaki alt türler ayrıntılı olarak açıklanacaktır. Çalışmanın ikinci bölümünde Palmer (2001)'ın sınıflandırmasından hareketle Kazak Türkçesinde kiplik kategorisi ortaya konulacaktır. Palmer (2001) sınıflandırmasındaki her alt kiplik türünü kodlayan morfolojik, morfo-sentaktik, sözlüksel, söz dizimsel ve morfo-sentaktik semantik işaretleyicilerden başlıklar oluşturulacak, örnekler verilecek ve yeri geldiğinde bağlam odaklı açıklanacaktır. Böylece Kazak Türkçesiyle ilgili anlamsal ve edimsel tabanlı çalışmalara bir nevi katkı sunulacaktır. Anahtar Kelimeler: kiplik, Kazak Türkçesi, Kazak dili, önerme kipliği, eylem kipliği, kip, kiplik işaretleyicileri
Azerbaycan, Özbek ve Kazak Türkçelerinde çatı
Bu yüksek lisans tez çalışmasında, dilin gramer konularından biri olan fiilde çatı konusunu Türkiye Türkçesi de dâhil olmak üzere Çağdaş Türk lehçelerindeki görünümüyle birlikte işledik. Fiilde çatı konusu, genel olarak Türkiye Türkçesinde ve ayrı ayrı lehçelerin gramer kitaplarında da işlenmiştir. Fakat bu konu şimdiye kadar Türk lehçeleri temelinde karşılaştırmalı olarak işlenmemiştir. Fiilde çatı konusundaki bu eksiklikten dolayı böyle bir çalışma yaptık. Gerçi çatı konusunda Mevlüt Erdem'in 2000 yılında University of Manchester'da İngilizce olarak yazmış olduğu Historical Development of Reflexive, Reciprocal, Causative and Passives in Turkish adlı yayınlanmamış doktora tezini de göz ardı etmemek gerekir.Çalışmamız üç ana bölümden oluşmaktadır. Birincisi; fiil çatısını anlamak ve açıklamak için oluşturulan, ?Türkiye Türkçesinde Çatı Kavramı ve İzahı? bölümü, ikincisi; fiil çatısının Türk dili tarihi içerisindeki gelişimini görebilmek için oluşturulan, ?Fiilde Çatının Tarihi Gelişimi? ve üçüncüsü aynı zamanda tezin asıl bölümünü oluşturan; ?Çağdaş Türk Lehçelerinde Çatı? bölümüyle çatı konusunu incelemeye çalıştık.Türk lehçelerinde çatıyı; yalın (etken), edilgen, dönüşlü, ettirgen ve işteş olmak üzere beş ana gruba ayırdık. Bunları ayrı ayrı, eklerini ve örneklerini göstererek işledik. Bunun yanı sıra lehçelerde çatı ekleri dışında değişik yollarla da çatı kurulduğunu gösterdik.Çalışmamızın sonucunda, fiil çatılarının tüm Türk lehçelerinde var olan bir gramer konusu olduğunu gösterdik. Sadece eklerde bazı değişikler söz konusudur. Bunun dışında hemen hemen her lehçe temelde ortak bir dile dayandığı için çok fazla değişiklik yoktur. Çalışmamızın bundan sonra fiil çatısının lehçelerde nasıl göründüğünü araştırmak isteyenlere bir kaynak olabileceği düşüncesindeyiz.
Kazak, Azeri ve Özbek Türkçelerinde ikilemeler
Çalışmamızda Türk lehçeleri içerisinde Kuzey-Batı (Kıpçak) grubunda yer alan Kazak Türkçesi, Güney-Doğu (Karluk) grubunda yer alan Özbek Türkçesi ve Güney-Batı (Oğuz) grubunda yer alan Azerbaycan Türkçesindeki ikilemelere yer verdik. Bu lehçelerde yazılmış sözlüklerden tespit ettiğimiz ikilemeleri farklı açılardan karşılaştırmalı olarak inceledik. Çalışmanın giriş bölümünde araştırmacıların ikileme ile ilgili yapmış oldukları çalışmaları ve tercih ettikleri terimleri açıkladık. Bu bölümde ikilemelerin genel özelliklerini açıklayarak, dilbilgisi kitaplarında hangi başlık altında ele alındığına dikkat çektik. İnceleme bölümünde üç lehçeye ait ikilemeleri ses, yapı, anlam ve köken bakımından ele aldık. Ses bakımından ikilemeleri ilk seslerine göre incelerken Osman Nedim Tuna'nın "Türkçenin Sayıca Eş Heceli İkilemelerinde Sıralama Kuralları ve Tabii Bir Ünsüz Dizisi" makalesinden yararlandık. Yapı bakımından ikilemeleri incelerken ikilemeyi oluşturan kelimelerin ek alıp almamalarını göz önüne alarak, eğer ek almışlarsa hangi ek veya ekleri aldıklarına değindik. İkilemeleri anlam bakımından incelerken her iki kelimesi tek başına sözlükte yer alan ikilemelere yer vererek aralarındaki anlam ilişkisini belirledik. Köken kısmında da Kazak, Azerbaycan ve Özbek Türkçelerinde ortak olarak kullanılan ikilemeleri Türkçe+Türkçe, Farsça+Farsça ve Arapça+Arapça kökenli olmalarına göre tasnif ettik. Çalışmanın sonuç bölümünde ise çalışmamızı ana hatlarıyla değerlendirdik, önemli gördüğümüz yerlerin altını çizdik. Ayrıca tezin sonunda üç lehçeden oluşan ikileme sözlüğünü verdik. Anahtar Kelimeler: İkileme, Kazak Türkçesi, Azerbaycan Türkçesi, Özbek Türkçesi
Kazak yazı dilinin kuruluşu (1870-1926)
Kazaklar on beşinci yüzyılın ikinci yarısında Altın Orda Hanlığının yıkılmasıyla beraber Cengiz Han'ın oğlu Cüci Han'ın ulusuna bağlı olarak tarih sahnesine çıkmıştır. Hanlığın ilk kurulduğu dönemde müstakil bir yazı dili olan Kazakçadan söz etmek mümkün değildir. Kazaklar yirminci yüzyılın başlarına değin o dönemin müşterek yazı dili olan Çağatayca ile resmi yazışmalarını ve yazılı edebiyat faaliyetlerini sürdürmüşlerdir. Yirminci yüzyılın başlarından itibaren Orta Asya Türk halkları yerel lehçelerin yazı dili olarak kullanmaya başlamıştır. Kazak yazı dili de bu dönemde ortaya çıkmış yazı dillerinden biridir. Bu çalışmanın amacı Çağatay yazı dilinden ayrılarak kullanılmaya başlanan Kazak yazı dilinin ilk dönem metinlerinin gramer özelliklerinin belirlenmesidir. Ortaya çıkan bulguların 1870-1926 yılları arasında ortak bir yazı diline işaret edip etmediğinin saptanmasıdır. Metinler incelenirken öncelikle çeviri yazıları yapılmıştır. Sonrasında metinlerin gramatikal dizini çıkarılmış, ses ve şekil bilgisi özellikleri incelenmiştir. Gramer özellikleri Çağatayca ve modern Kazakça ile karşılaştırılmıştır. Sonuç kısmında ise elde edilen bulgulardan bahsedilmiştir. Bu bulgulardan hareket ederek metinlerin dilinin ortak bir yazı diline işaret edip etmediği, Çağatay yazı dili ile günümüz Kazak yazı dili arasında geçiş döneminin olup olmadığı tartışılmıştır. Çalışmanın malzemesi 1870-1926 yılları arasındaki metinleri kapsamaktadır. Eserler olabildiğince farklı konularda seçilmiştir. İncelenen metinlerin ilki Wilhelm Radloff'un hazırladığı Proben (1870) adlı eserden alınan parçadır. Kiril harfleriyle yazılmıştır. Kırgızkiy Tekst Beket Batır (1897), Ebyāt-ı Qazaqįye (1908), Ayqap (1912-1913), Tarih-i Kırgıziya (1913), Çolpan (1913) ve Caŋa Mektep (1925-1926) adlı eserlerden alınan parçalar ise Arap harfleriyle yazılmıştır. Anahtar Kelimeler: Çağatayca, Kazakça, Kazak Yazı Dilinin kuruluşu, Arap Harfli Kazakça Metinler.
Türk lehçelerinde birleşik fiillerin karşılaştırmalı bir incelemesi (Türkiye Türkçesi, Kazak Türkçesi, Özbek Türkçesi)
Bu çalışmada Türk lehçelerinde birleşik fiiller yapı, işlev ve anlam gibi farklı açılardan incelenmiştir. Bunun için karşılaştırmalı bir yöntem seçilmiştir. Türk dilinin üç farklı kolundan (Oğuz, Kıpçak, Karluk) lehçeler seçilmiş ve karşılaştırılmıştır. Bu lehçeler Türkiye Türkçesi, Kazak Türkçesi ve Özbek Türkçesi'dir.Çalışmada önce birleşim kavramı, eylem ve eylem öbekleri konularına değinilmiş ve sonra da genel olarak bu lehçeler hakkında bazı bilgiler verilmiştir. Bunun yanında, birleşik fiiller konusundaki görüşlere ve üç lehçede birleşik fiillerin yapısı hakkında yapılan çalışmalara yer verilmiştir. Araştırmalardaki görüşlere ek olarak, bu lehçelerin bazı yazılı materyalleri taranarak, yapı ve işlevlerine göre sınıflandırması yapılmıştır.Çalışmanın sonunda Kazak ve Özbek Türkçeleri arasında Türkiye Türkçesi'nden daha fazla benzerlikler bulunmuştur. Bununla birlikte, üç lehçe arasında da bazı benzerlikler bulunmaktadır. Diğer bir önemli özellik de Türkiye Türkçesi'ndeki birleşik fiil sayısıdır. Türkiye Türkçesi'ndeki birleşik fiil sayısı diğer iki lehçedekinden daha azdır. Bunun nedeni, Türkçede dilbilgiselleşmenin ileri derecede olmasıdır. Türkçede ?yorı-? gibi bazı müstakil fiiller dilbilgiselleşme sonucunda ek haline dönmüştür. Bu müstakil fiil, Türkçede ek olarak ?-yor? haline dönerken, Kazak Türkçesi'nde ?jür-?, Özbek Türkçesi'nde ise ?yür-? olarak kullanılmaya devam etmektedir.Bu çalışmanın diğer Türk lehçelerindeki birleşik fiiller ve incelenecek diğer konular için yararlı olacağını umarım.
Kazak Türkçesinde fiilin istemi: Valenz
Bu çalışmada Kazak Türkçesindeki bazı fiiller istem açısından değerlendirilmiştir. Öncelikle tamlayıcılar ve istemle ilgili yabancı ve yerli kaynaklı bilgiler verilmiş, sonra bu bilgiler ışığında inceleme kısmına geçilmiştir.Çalışmamızda kullanılan fiiller Äbdijemil Nurpeyizov'un ?Imırt? isimli romanından ve Kazak Türkçesi-Türkiye Türkçesi Sözlüğündeki örneklerden yaptığımız fişlemelerde karşımıza çıkan fiillerdir.İnceleme kısmında bizden önceki çalışmalardan farklı bir yol izlenmiştir. Bizden önceki çalışmalarda tespit edilen fiiller ya alfabetik sırayla verilmiştir ya da fiilin aldığı istem sayısına göre sıralanmıştır. Biz bunlardan farklı olarak; tespit ettiğimiz fiilleri yorumlama yoluna gittik.Öncelikle fiillerimizi Oluş, Kılış ve Durum fiilleri olarak sınıflandırdık. Daha sonra bu sınıflardaki fiillerin yakın anlamlı olanlarını bir araya getirdik. Bu yakın anlamlı gruplara anlam yakınlığına göre tek bir anlam verdik ve bu ortak anlama dayanarak yorumlamalara gittik. Bu yorumlamalar içinde Kazak Türkçesi ile Türkiye Türkçesinin karşılaştırmaları da mevcuttur. Karşılaştırmalar istem boşluklarının belirlenmesi şeklinde olmuştur. Eğer doldurulmamış istem boşlukları varsa bunlar Kazak Türkçesinden başka örneklerle doldurulmuştur. Kazak Türkçesinde örnek bulunamadıysa Türkiye Türkçesi mantığıyla doldurulmaya çalışılmıştır.Sonuç olarak bir fiil tablosu hazırlanıp fiillerin örneklerde aldığı ve Kazak Türkçesinde muhtemelen alabileceği hal ekleri gösterilmiştir. Buradaki muhtemel ekler sadece Kazak Türkçesinde örneği bulunabilmiş eklerdir.
Kıpçak Türkçesinden Kazak Türkçesine anlam değişmeleri
Doğadaki her şey gibi dil de kendini yenilemektedir. İnsanlar arasında temel iletişim aracı olan dilin bünyesindeki bu değişiklikler, başlangıçtan günümüze kadar araştırmacıların dikkatini çekmiştir. Bu çalışmada, Eski Kıpçak Türkçesinden Kazak Türkçesine anlam değişmeleri ele alınmıştır. Çalışmada, öncelikle Kıpçak Türkçe-sinde kullanılmış, Kazak Türkçesinin bugünkü yazı dilinde kullanılmayan kelimeler tespit edilmiştir. Daha sonra, Kıpçak Türkçesi – Kazak Türkçesi ortak kelimeleri tespit edilerek bu kelimelerin Kazak Türkçesinde kullanılan anlamları, anlam bilimi (anlam daralması, anlam genişlemesi, başka anlama geçiş, anlam iyileşmesi ve anlam kötüleşmesi) açısından Kıpçak Türkçesi ile karşılaştırılarak incelenmiştir. Çalışmada, Kıp-çak Türkçesi için Recep Toparlı'nın "Kıpçak Türkçesi Sözlüğü"'nde yer alan kelimeler, Kenan Koç'un "Kazakşa Türikşe Sözdik ve Türikşe Kazakşa Sözdik" adlı eserleriyle karşılaştırılmıştır. Ortak olan kelimeler tespit edilip anlam değişikliği bakımından Kıpçak Türkçesi – Kazak Türkçesi şeklinde karşılıklı verilmiştir. Ayrıca ortak kelime-ler, gerek duyulduğunda "қазақ тілінің түсіндірме сөздігі (Ḳazaḳ Tiliniñ Tüsin-dirme Sözdigi)" ile anlam kapsamı açısından da karşılaştırılmıştır. Kıpçak Türkçesi – Kazak Türkçesi ortak kelimeler tespit edilirken dilin canlı bir varlık olduğu göz önünde bulundurularak tarama yapılmıştır. Elde edilen ortak kelimeler sadece anlam değişmeleri bakımından incelenmiş, kelimelerin köken bilgisine değinilmemiştir.
Kambar Batır Destanı metin-dizin
15. yüzyılın ikinci yarısında Altınordu Hanlığı'nın parçalanmasından sonra teşekkül etmiş bir Türk boyu olan Kazaklar, Türkistan bozkırlarını yurt edinmişler ve 20. yüzyıl başlarına kadar konar-göçer olarak yaşamışlardır. Türk lehçelerinin kuzey-batı grubuna dahil olan Kazak Türkçesi, ses özellikleri bakımından yazı dili olmuş diğer Türk lehçeleri içinde ayrı bir yere sahiptir. Bu çalışmada bir destan metni olan Kambar Batır translite edilmiş, metnin dizini oluşturulmuş, ses ve şekil özellikleriyle ilgili önemli noktalar tespit edilmiştir. Yaptığımız çalışma sonucunda, incelediğimiz Kambar Batır varyantındaki söz varlığının büyük oranda Türkçe olduğu tespit edilmiştir.Anahtar Kelimeler: Kazak Türkçesi, Destan, Söz Varlığı
Koşke Kemengerulı Şığarmaları (1.tom) adlı eserdeki piyes, hikâye ve makalelerin Türkiye Türkçesine aktarılması ve incelenmesi
Koşke (Koşmuhamed) Kemengerulı Stalin zamanında katliama uğramış bir Kazak aydınıdır. 1876 yılında dünyaya gelen Kemengerulı, 1937 yılında kurşuna dizilmiştir. Koşke Kemengerulı yaşadığı döneme göre kendini geliştirebilmiş ve iyi yetişmiş bir entelektüeldir. Kemengerulı'nın yazdıkları o dönem için oldukça aydınlatıcı şekildedir. Dönemin adaletsizliklerini, sağlık, eğitim ve sosyal hayatını piyeslerinde, hikâyelerinde ve makalelerinde kaleme almıştır. Piyeslerinde Kazak geleneklerine çokça rastlanılır, yer yer eski gelenek ve görenekler eleştirilir. Makaleler başlığı altında kısa yazılar da mevcuttur. Çalışmada Kazak kadınlarının çektiği zorluklar ve Kazak halkının sıkıntıları görülebilir. Yazarın eserlerinde kullandığı betimlemeler ve benzetmeler metinlere hareketlilik kazandırmış ve metinleri canlandırmıştır.
Türkiye Türkçesindeki edatlar ile Kazak Türkçesindeki edatların karşılaştırılması
Türk Dili'nin araştırılması, ayrıca Çağdaş Türk Lehçeleri ile Türkiye Türkçesinin karşılaştırmalı olarak ele alınıp incelenmesi birçok çalışmaları da beraberinde getirmiştir. Bu bağlamda bu çalışma da Türk Dili'ndeki edatların Kazak Türkçesindeki edatlar ile ortak ve farklı yönlerden karşılaştırılması sebebiyle ana çerçeveyi oluşturmaktadır. Türkiye Türkçesi ile Kazak Türkçesinin edatlar bakımından tanıklarıyla araştırılması, incelenip yorumlanması bu çalışmanın amacı olmuştur. Kazak Türkçesindeki edatlar ile Türkiye Türkçesindeki edatların karşılaştırılmasına dayanan bu çalışmada Kazak roman, hikâye ve masallar ile Türk romanları taranarak benzerlikler ve farklılıklar örneklerle gösterilmeye çalışıldı. Ayrıca edatın her iki dildeki tanımlarına ve sınıflandırılmalarına yer verildi. Sonuç olarak tarama yöntemiyle her iki dildeki edatlara ulaşıldı ve edatlar karşılaştırma yöntemiyle değerlendirildi. Bu lehçelerin akrabalık ilişkileri de göz önüne alınarak ulaşılan edatların kullanımında ve sınıflandırılmasında çok fazla benzerlikler olduğu tespit edildi. Gözlemlenen farklılıklar da gösterilmeye çalışıldı. Ayrıca elde edilen materyal örnekleme, tümdengelim ve tümevarım yöntem ve teknikleri ışığında analiz edildi. Bu çalışma, Türk Dili'nin yorumlanmasına katkıda bulunacak, üniversitelerin Türk Dili ve Edebiyatı, Çağdaş Türk Lehçeleri gibi bölümlerinde okutulan dil ile ilgili derslere materyal ve kaynak teşkil edebilecektir. Ayrıca ortaöğretimde Türkçenin öğretilmesine ve yabancılara Türkçe öğretimine katkı sağlayacaktır. Anahtar sözcükler: Türkiye Türkçesi, Kazak Türkçesi, edat.
Ulugbek Esdevlet'in şiirlerinde milli kimlik
Ulugbek Esdevlet, Çağdaş Kazak Edebiyatı'nın önemli şair ve yazarlarından birisidir. Eserleri farklı dillere aktarılmış, özellikle şiirleriyle edebiyat dünyasında varlığını göstermiştir. Şair 1991 sonrası bağımsızlık döneminin yetiştirdiği aydınlar arasındadır. Onun edebi yönü, toplumun içinden geçtiği dalgalı olaylarla şekillenmiştir. Dalgaların içinden geçerek akacağı deryayı keşfetmiştir. İçinde bulunduğu toplum onun eserlerinin iskeletini oluşturmuştur. O, eserlerinde yaşadığı coğrafyaya ve mensubu olduğu milletine bir ayna tutmuştur. Şair birçok konuda eser kaleme almıştır. Lakin içinde bulunduğu "yeniden dirilen bağımsızlık dönemi" onun eserlerinde ayrı bir yer tutmuş ve dikkat çekmiştir. Söz konusu tez çalışması da bu dikkat çekici eserlere ışık tutmaya çalışmıştır. Tez için seçilen şiirler Kazak Türkçesinden Türkiye Türkçesine aktarılıp, çözümlenmiştir. Şair Ulugbek'in şiirlerinin kelime dünyasına girilmiştir. Kelimeleriyle hangi duyguları uyandıracağı, hangi şuuru harekete geçireceği, hangi konularda milletine sesleneceği ve hangi mazi değerleri ati değerlere aktaracağı "milli kimlik" çerçevesinde ele alınan başlıklarla irdelenmiştir.
Aykap dergisinde yayımlanan dil yazıları
Kazak Türklerinin milli uyanışında önemli rol oynayan Aykap dergisinin ,günümüz Kazak imlasının oluşumunda ne kadar etkili olduğunu ortaya koymak amacıyla yapılmıştır.Dergideki metinler Arap harfli olduğu için önce Latin harflerine aktarılmıştır.Bu aktarma sırasında eserin ses özellikleri aynen muhafaza edilmiştir.Bu sebeple Türkiye Türkçesi alfabesinde karşılığı bulunmayan sesler için transkripsiyon işaretleri kullanılmış ; kelimelerin bugünkü Kazak yazı dilindeki şekillerinden farklı olan yazılışları değiştirilmemiştir.Dergideki makaleler Türkiye Türkçesine aktarılmıştır.Aktarmada kelime kelime aktarma esas alınmıştır.Mecbur kalınan yerlerde kelime kelime aktarma yolundan ayrılıp anlatılmak istenen manayı aktarma yoluna gidilmiştir. Aykap dergisi , 1911-1915 yılları arasında Troisk'te Muhametcan SERALİN tarafından yayımlanmış olup derginin 1000-1200 baskısı yapılmıştır.
Kuzey grubu Türk lehçelerinde edatlar
ÖZET FIRAT ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI ANABİLİM DALI DOKTORA TEZİ KUZEY GRUBU TÜRK LEHÇELERİNDE EDATLAR Ercan ALKAYA Elazığ 2002, Sayfa: VII+665 Türkçenin üç tarihî lehçesinden biri olan Kıpçak Türkçesi, bugün çağdaş lehçelerinden Tatar, Kazak, Kırgız, Başkurt, Karakalpak, Kumuk, Nogay, Karaçay- Balkar, Kırım Tatar ve Karay Türkçeleriyle varlığını devam ettirmektedir. "Kuzey Grubu Türk Lehçelerinde Edatlar" başlığını taşıyan bu çalışmada yukarıda adı geçen bugünkü Kuzey grubu Türk lehçelerindeki edatlar incelenmiştir. Adı geçen lehçelerin metinlerinden tarama yoluyla şekillenen bu çalışmada, edatlar yapı/köken, kullanılış ve fonksiyonlarına göre incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Türk, Türkçe, Tatar, Kazak, Kırgız, Başkurt, Karakalpak, Kumuk, Nogay, Karaçay-Balkar, Kırım Tatar, Karay, edat.
Türkiye Türkçesi ile Kazak Türkçesi'nin söz dizimi bakımından karşılaştırılması
414 ÖZET Söz dizimi, dilin kelime grupları, cümle türleri ve cümledeki kelime münasebetleri ile ilgili bölümdür. Dilin, canlı bir varlık olduğu göz önünde bulundurulursa, onun zamanla gelişme kaydetmesi ve değişime uğraması tabiîdir. Ancak dilin diğer alanlarına göre daha sabit olan söz diziminde bu süreç daha yavaş seyreder. Dilin tabiî yapısını oluşturan söz diziminin gelişmesinde dilin kendi imkânları kadar, dilin yazı dili olması ve farklı yapıya sahip dillerle temas etmesi de büyük önem arz eder. Bu çalışmada aynı yapıya sahip olan Türkiye Türkçesi ile Kazak Türkçesi'nin söz dizimi karşılaştırılmış, ortak, benzer ve farklı yönleri belirtilmiştir. Ayrıca çok büyük boyutlara ulaşmamakla beraber, temasta bulundukları dillerin söz dizimi etkisiyle meydana gelen değişikliklerin tespitine çalışılmıştır.
Kazak Türkçesi ile Türkiye Türkçesi arasındaki ortak kelimeler
214 ÖZET Ortak bir tarihe, dile ve kültüre sahip olan Kazak Türkleri ile Türkiye Türklerinin lehçelerinde birçok ortak kelimenin bulunması tabiîdir. Kazak Türkçesi ile Türkiye Türkçesi aynı dilin farklı lehçeleridir. Bu iki lehçe arasında bazı ses, kelime ve yapı farklılıkları olmakla birlikte birçok kelime ortaktır. Yaptığımız bu çalışmayla Kazak Türkçesi ile Türkiye Türkçesi arasındaki ortak kelimelerin ne kadar olduğunu bulmaya çalıştık. Zengin bir kelime hazinesine sahip olmaları, sağlam dil kurallarına bağlı olmaları ve geniş bir alanda kullanılmaları bakımından Türk dünyasında önemli bir yere sahip olan bu iki Türk lehçesinin ortak kelimelerinin tespit edilmesi oldukça önemlidir. iki lehçe arasındaki ortak kelime hazinesini tespit etmekteki asıl amacımız, Türkçenin bu iki lehçesi arasındaki yakınlığı tespit ederek iki Türk topluluğunun kolayca anlaşabileceğini ortaya koymaktır. Her İki Türk lehçesi arasında, bu lehçelerin kendine mahsus ses ve yapı özelliklerinden kaynaklanan bazı farklılıkların olması tabiîdir. Bu farklılıkları göz önünde bulundurarak çalışmamızın başında, öncelikle Kazak Türkçesi ile Türkiye Türkçesini ses bakımından karşılaştırdık. Çünkü iki lehçe arasındaki ses denkliğini bilmeden bir kelimenin ortak olup olmadığını tespit etmek kolay olmayacaktı. Türemiş kelimelerin ortak olup olmadığını anlayabilmek için de Kazak Türkçesindeki yapım ekleriyle Türkiye Türkçesindeki yapım eklerini karşılaştırma gereği duyduk. Bu iki lehçe arasında yapım ekleri genellikle aynı olmakla birlikte Kazak Türkçesindeki kuvvetli ünsüz uyumundan kaynaklanan bazı farklılıklar bulunmaktadır. Bunun dışında birkaç farklı yapım ekini de tespit ederek karşılaştırdığımız kelimelerin ortak olup olmadığına karar verdik. İki ülkede de yaygın şekilde kullanılan ve ilmî geçerliliği olan komisyonlar tarafından hazırlanmış iki sözlüğü tarayarak ortak kelimeleri tespit ettik. Tespit ettiğimiz kelimeleri Kazak Türkçesi alfabesine göre215 sıraladık. Çalışmamızda iki lehçe arasında dört bine yakın ortak kelimenin aynı anlamda kullanıldığını gördük. Tespit ettiğimiz ortak kelimeleri rakamlarla ortaya koyduk. Bazı ses farklılıklarını öğrenen Türkiye Türkünün Kazak Türküyle, Kazak Türkünün Türkiye Türküyle kısa zamanda anlaşabileceğini ortaya koymaya çalıştık. Bu iki Türk boyunun ortak alfabe kullandıkları takdirde rahatlıkla anlaşabileceği sonucuna vardık.
Kazak Türkçesinde isim cümleleri (Abiş Kekilbayev'in Dala Balladaları adlı eseri temelinde)
Türkiye Türkçesi gramer anlayışında cümleler yüklemin türü itibarıyla isim ve fiil cümlesi olarak iki gruba ayrılırken günümüz Kıpçak grubu Türk lehçelerinden biri olan Kazak Türkçesi gramer anlayışında ise cümleler farklı görüşler de olmakla beraber ekseriyetle yüklemin türüne göre gruplandırılmaz. Kazak Türkçesinde "bayandavış" yani yüklem unsuru, isim ve fiil olmasına göre esim bayandavış (isim yüklem) ve etistik bayandavış (fiil yüklem) şeklinde iki kategoriye ayrılır. Kazak Türkçesinde isim yüklem unsurlarının incelendiği bu çalışmada isim yüklemlerin yapılarının ve kullanılma biçimlerinin tespit edilmesi amaçlanmıştır. Bu doğrultuda Kazakistan'ın değerli yazar ve düşünürü Abiş Kekilbayev'in Dala Balladaları (Bozkır Hikâyeleri) adlı eserinde yer alan Bäseke, Hanşa Dariya Hikayası, Şıñırav ve Bäygetorı adlı uzun hikâyeler taranmış, hikâyelerde geçen isim yüklem unsurları belirlenerek zamansal ve yapısal açıdan bir sınıflandırmaya tabi tutulmuştur. Çalışmada ayrıca ek fiil (isim fiili, cevher fiil), Kazak Türkçesinde isim yüklem unsuru ve Türkiye Türkçesinde isim cümlesi üzerine yapılan çalışmalara dair literatür taraması yapılarak bahsi geçen konularda dil bilimcilerin görüşlerine de yer verilmiştir. Eserde yer alan hikâyeler önce Kiril esaslı Kazak alfabesinden Latin alfabesine transkribe edilip ardından Türkiye Türkçesine aktarılmış, çalışmanın inceleme bölümünde ise yöntem olarak önce Kazak Türkçesindeki cümlelerin Latin harfli transkripsiyonu ile cümlelerin alıntılandığı eserin adı ve sayfa numarası verilmiş, ardından bu cümlelerin Türkiye Türkçesine aktarımı tırnak içerisinde gösterilmiştir. Çalışma "Birinci Bölüm (Dil İncelemesi)", "İkinci Bölüm (Metin)" ve "Sonuç" olmak üzere toplam üç bölümden meydana gelmektedir. Çalışmanın sonunda "Kaynakça" bölümüne yer verilmiştir.
1985-2009 yılları arasında Kazakistan'da Kazak Türkçesi ile yapılmış dilbilim çalışmaları üzerine bir bibliyografya denemesi
Kazak Türkçesi'nin Kazakistan'da yapılan dilbilim çalışmalar, bilimsel araştırmalar ve yayınlar üzerindedir. Tezinde çalışmalar bu başlıklar altında sıralanmıştır: Genel Dil Bilim Üzerine, Ses Bilgisi Üzerine, Morfoloji Üzerine, Sentaks Üzerine, Alfabe ve Yazım Meselesi Üzerine, Diyalektoloji Meselesi Üzerine, Leksikoloji ve Leksikolojik Meseleleri Üzerine, Onomastik Meselesi Üzerine, Dil ve Edebiyat Meselesi Üzerine, Dil Tarihi Üzerine, Dil İstatistiği Üzerine, Sözlük Üzerine, Tercüme Üzerine, Ders Kitrapları ve Programlar Üzerine, Yöntem Meselesi Üzerine, Eleştiri ve Bibliyografya Üzerinedir.
Abılay Han ve Kabanbay Batır destanları üzerine karşılaştırma ve inceleme
Bu çalışmada, Abılay Han ile ilgili on, Kabanbay Batır ile ilgili dokuz, toplamda on dokuz tarihî destan metni Kazak Türkçesinden Türkiye Türkçesine aktarılmıştır. Abılay Han ile ilgili destanlar, yüz ciltlik Babalar Sözü Serisi'nin, Kazakistan'da 2010 yılında yayımlanan 57. cildinden; Kabanbay Batır ile ilgili destanlar ise aynı serinin aynı yıl yayımlanan 58. cildinden alınmıştır. Tezin birinci bölümünü "Giriş" başlığı oluşturur. İkinci bölümde, Kazak destanları üzerine yapılan sınıflandırmalarda Kazak tarihî destanlarının yeri ortaya konulmuştur. Üçüncü bölümde ele alınan destanlar, tarihle ilişkileri bakımından incelenmek suretiyle destanlarda tarihle örtüşen ve örtüşmeyen hususlar değerlendirilmiştir. Dördüncü bölümde incelenen destanların çoğu benzer metin özelliği gösterdiği için birbirleri arasında epizotları bakımından karşılaştırılmaları yapılmıştır. Beşinci bölümde destan metinlerinin Kazak Kiril Alfabesinden Türk Latin Alfabesine transkripsiyonları ile birlikte Türkiye Türkçesine aktarmaları verilmiştir. Tezde kullanılan destan-tarih ilişkisi metodu ile benzer metin karşılaştırma metodu Türkiye'de doktora tezi düzeyinde başka bir çalışmada kullanılmamış, ilk kez bu çalışma için geliştirilmiştir. Sonuç bölümünde tespitler ve değerlendirmeler yer almaktadır.
Kazak Türkçesinde +lI ve +sIz isimden isim yapma ekleri ile türetilmiş sözcüklerdeki dil boşluklarının incelenmesi
Dil boşlukları, bir dilde bulunması gereken kavram veya sözcüğün kaynak dilin sözlüksel biriminde bulunmamasından kaynaklanan boşluklardır. Dil boşlukları iki dilin karşılaştırılması ve dil içi incelemelerde karşımıza çıkmaktadır. Kaynak dilde bir kavramı karşılayacak sözcüğün sözlükselleşmemesinden kaynaklanan boşluklara sözlüksel boşluklar denir. Sözlüksel boşlukların tamamının tespit edilmesi mümkün değildir. Bu nedenle çalışmaya bir sınırlama getirilerek Kazak Türkçesindeki +{lI} ve +{sIz} isimden isim yapma ekleri ile türetilmiş sözcüklerdeki dil boşlukları incelenmiştir. İncelemeler sırasında ortaya çıkan verilerin anlamca kontrolleri Türkçe Sözlük (2005) dikkate alınarak yapılmıştır. Ortaya çıkan sözlüksel boşluklar, kültürel boşluklar ve anlamsal farklılıklardan doğan boşluklar ve yapısal olarak sözlükselleşmemiş boşluklar olarak değerlendirilmiştir. Tez çalışmasında Kazak Türkçesi (2019) ve Türkiye Türkçesi (2005) sözlükleri karşılaştırılarak sözlüksel boşlukların tespiti yapılmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Türkiye Türkçesi, Kazak Türkçesi, Dil boşlukları, Sözlüksel Boşluklar.
Oralhan Bökey'in "Jetim Bota" adlı hikayesindeki birleşik fiiller: Art ve eş zamanlı bir inceleme
Birleşik fiil, bir ya da daha çok ad veya eylemin bir araya gelerek kendi anlamlarından soyutlanıp beraber yeni bir anlam ortaya çıkardıkları söz öbekleridir. Yazı ve konuşma dilinde sıklıkla kullanılan bir dilbilgisi kategorisi olduğundan mütevellit, aktarılanı tam mânâsıyla anlayabilmek ve ayrıntılı olarak tasvir edebilmek için kullanılan bu fiil türü önemini korumaktadır. Bu nedenle birleşik fiil öbekleri kapsamında inceleme yapılmıştır. Kazak yazar Oralhan Bökey'in Jetim Bota adlı hikâyesi transkribe edilerek Türkiye Türkçesine aktarımı yapılmıştır. Bu hikâyedeki birleşik fiil öbekleri ve işlevleri tespit edilmiştir. Tespit edilen birleşik fiillerle sınırlı olan bu çalışmada, bu fiillerin art zamanlı biçimleri incelenmiştir. Çalışma, eş zamanlı, yani dildeki bir kelimenin durağan bir hâlde olduğu durumu Kazak Türkçesi ile sınırlandırılarak yapılmıştır. Art zamanlı yani, bir kelimenin gelişme ve değişme hâlinin zaman içerisindeki tespitle belirlenebilecek olan incelemeler, Türk dilinin tarihî dönemlerindeki biçimlerinden tümceler şeklinde tespit edilmiştir. Ayrıca, bu çalışmada Kazakistanlı yazar Oralhan Bökey'in kullandığı ve Kazak Türkçesi dilbilgisi kategorisinde yer almayan, kendi dönemine, yaşadığı yere ve üslubuna özgü denilebilecek bir birleşik fiil öbeği içerisinde yer alan biçimbirimler de tespit edilmiştir.
Kazakistan'da 7. sınıf ders kitabı üzerinden ana dili öğretimi üzerine bir inceleme
Bu çalışma, Kazakistan Cumhuriyetinde 7. sınıf ders kitabı üzerinden ana dili öğretiminin incelenmesi için hazırlanmıştır. Kazakistan Cumhuriyetinde, Rus okullarında ve Kazak okullarında olmak üzere iki farklı şekilde ana dili eğitim-öğretimi yapılmaktadır. Kazak dili ve Kazak edebiyatının ayrı birer ders olarak okutulduğu Kazakistan'da; ders kitapları, ders saatleri ve ders konuları farklılık göstermektedir. Çalışmanın daha verimli olabilmesi için edebiyat kısmı araştırmaya dâhil edilmeyip sadece Kazak okullarında okutulan 7. sınıf Kazak dili dersinin eğitim-öğretimi incelenmiştir. Çalışma dört bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın ilk bölümünde ana dili ve öğretimi hakkında genel bilgiler verilmiştir. İkinci bölümde Kazakistan'daki genel eğitim sistemi ele alınıp Kazak dilinin bu eğitim sistemindeki yeri değerlendirilmiştir. Sovyetlerden günümüze Kazak dilindeki eğitim politikaları, eğitim sisteminin temelini oluşturan şahsiyetler ve bu şahsiyetlerin eğitim alanında yapmış olduğu çalışmalar da bu bölümde belirtilmiştir. Üçüncü bölümde Kazakistan'da 7. sınıf ders kitabı üzerinden ana dili öğretiminin nasıl yapıldığı yer almaktadır. Bu bölümde Kazak dili dersinde kullanılan kitapların tanıtımları yapılmış ve kitaplar biçim ve içerik yönlerinden incelenmiştir. Ayrıca ders kitabı eğitim-öğretim metotları açısından incelenerek kazanımlardan yıllık plana, kitap içerisindeki tablo ve şemalardan ders planı örneğine ve fiil zamanlarından fiil kiplerine kadar pek çok konu bu kısımda değerlendirilmiştir. Dördüncü bölümde, ders kitabı ayrıntılı olarak incelenmiş ve kitapta yer alan konular, alıştırmalar ve ödevler örnekleriyle açıklanmıştır. Daha sonra kitap içerisindeki kazanım, konu, alıştırma, ödev ve sınav ödevlerinin tasnifi yapılarak istatistiksel veriler ortaya konulmuştur. Sonuç ve Öneriler kısmında ise Kazakistan'da 7. sınıf ana dili öğretiminin nasıl yapıldığına dair tespitler ortaya konulmuştur. Anahtar Kelimeler: Kazak Türkçesi, Ders Kitabı, Ana Dili Öğretimi
Kazak kişi adlarının yapısal analizi
Bu çalışmada söz konusu "Kazak Türklerinde Kişi Adları: / (Ḳazaḳ esimderi) / T.J. Januzaḳov – K. S. Esbayeva; Türkiye Türkçesine aktaran Nurettin Aksu. — Ankara: Türk Dil Kurumu, 2003." adlı eserden incelediğimiz 3.256 adet erkek adı, 1204 adet de kadın adı olmak üzere toplam 4460 adet kişi adı bulunmaktadır. Eserde kişi adları, baba adları ve soyadlarının Kazakça doğru yazılışı, imla kuralları temelinde sunulmaktadır. Bu adların yapısı oldukça çeşitlilik arz etmektedir. Çalışmamızda da yapısal olarak çeşitlilik arz eden kişi adlarının anlamlarına, kökenlerine ve yapısal özelliklerine yer verilip bu konular değerlendirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Adbilim, Kişi Adları, Ad verme, Türk, Kazakistan.