Öğrenme güçlüğü

Bu konu başlığı altında 60 tez

Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlköğretim birinci kademede matematikte öğrenme güçlüklerinin taranması amacıyla matematik başarı test bataryasının geliştirilmesi

Bu çalışmanın amacı ilkokul birinci kademede öğrenim gören matematik alanında öğrenme güçlüğü gösteren öğrencilerin taranması için geçerli ve güvenilir bir başarı testi geliştirmektir. Geliştirilen Matematik Başarı Testi için Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından hazırlanan ilkokul matematik müfredatı incelenmiştir. Matematik Başarı Testi için seçilen kazanımlar müfredatta yer alan dört öğrenme alanını olan sayılar, geometri, ölçme ve veri alanlarını kapsamaktadır. Testte yer alacak kritik kazanımların belirlenmesi için uzman görüşü alınmıştır. Uzman görüşleri ışığında test formunu oluşturan 117 madde yazılmıştır. Testin uygulaması Eskişehir Tepebaşı ilçesindeki dört genel ilköğretim okulunda öğrenim gören 787 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Uygulama sonunda elde edilen bulguların analizi sürecinde iç tutarlık analizi, faklı test sonuçlarıyla korelasyon ve hipotez testi analizleri yapılmıştır. Testin ölçüt bağımlı geçerliğini belirlemek içinse Temel Kabiliyetler 7-11 (TKT 7-11) testiyle korelasyonu incelenmiştir. Testlerin güvenirlik değerleri KR-20 güvenirlik katsayısıyla belirlenmiştir. Test maddelerine son halini vermek için maddelere ait madde güçlük ve ayırıcılık indeksleri hesaplanmıştır. Bulgular, geliştirilen başarı testlerinin 1-4 sınıf düzeylerinde TKT 7-11 testiyle korelasyon katsayıları .76, .79, .71, .71 olarak belirlenmiştir. Testin KR-20 güvenirlik katsayıları 1-4. sınıf testleri için sırasıyla .76, .79, .85, .83 olarak belirlenmiştir. Test maddelerinin hesaplanan ortalama güçlük değerleri 1-4. sınıf testleri için sırasıyla 0.75, 0.76, 0.75, 0.60 olarak bulunmuştur. Matematik Başarı Testi son formunda 1-4. sınıflar düzeyinde sırasıyla 24, 25, 33, 35 madde yer almaktadır. Sonuç olarak araştırma bulguları 1-4. sınıf düzeyinde geliştirilen Matematik Başarı Testinin güvenirlik ve geçerlik özelliklerine sahip olduğunu göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Öğrenme Güçlüğü, Matematik Eğitimi, Test Geliştirme, Başarı Testi

Başarı testleriMatematikMatematik başarısı+6
Veli Emre Kurtça
Anadolu University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Rehberlik ve araştırma merkezi personelinin öğrenme güçlüğü olan bireylerin değerlendirilme süreçlerine ilişkin görüşleri

Bu çalışmanın amacı, öğrenme güçlüğü olan bireylerin fark edilme ve eğitsel tanılama süreçlerine ilişkin rehberlik ve araştırma merkezi (RAM) personellerinin görüş ve önerilerinin belirlenmesidir. Araştırma, öğrenme güçlüğü olan bireylerin fark edilme ve tanılama süreçleri ve bu süreçlere yönelik var olan durumun ayrıntılı olarak incelenmesi amacıyla nitel araştırma yöntemlerinden fenomenoloji deseni ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma kapsamında Eskişehir ilinde bulunan Odunpazarı İbrahim Kurşungöz RAM ve Tepebaşı RAM'da toplam 12 katılımcı ile yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Araştırma bulgularına göre öğrenme güçlüğü şüphesiyle RAM'a başvurular gün geçtikte artmaktadır. Sayıdaki artışla birlikte öğrenme güçlüğü olan bireylerin tanılanması sürecinde aksaklıklar yaşandığı görülmektedir. Yaşanan bu aksaklıklar genel olarak tıbbi tanılar ile eğitsel tanılar arasında tutarsızlıkların olması, fark edilme sürecinde ailelerin ve sınıf öğretmenlerinin farkındalığının az olması, RAM personelinin eğitim gereksinimi, değerlendirme formlarının yetersiz ve öğrenme güçlüğü olan bireyleri ayırt ediciliğinin düşük olması, kullanılan materyallerin standart olmaması, değerlendirme ortamlarının uygun olmaması, MEB'in öğrenme güçlüğü konusunda hizmet içi eğitimlerinin yetersiz olması ve paydaşlar arasındaki iletişimin az olması noktalarında yoğunlaşmıştır. Bu bağlamda sürecin daha sağlıklı hale getirilmesi için öneriler ortaya konulmuştur. Anahtar Sözcükler: Rehberlik ve Araştırma Merkezleri (RAM), Öğrenme güçlüğü,Öğrenme güçlüğü olan bireylerin tanılanması, Fark edilme süreçleri.

DeğerlendirmeEğitsel değerlendirmeRehberlik+6
Zülal Çakmak
Anadolu University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Meslek lisesi öğretmenlerinin öğrenme güçlüğü hakkındaki bilgi düzeylerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi

Bu araştırmada, Mesleki ve Teknik Anadolu Liselerinde görev yapmakta olan öğretmenlerin öğrenme güçlüğü hakkındaki bilgi düzeyleri çeşitli değişkenler açısından incelenmiştir. 334 öğretmenin katıldığı araştırma Eskişehir İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı Odunpazarı ve Tepebaşı ilçelerindeki Mesleki ve Teknik Anadolu Liselerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmada veri toplama amacıyla "Öğrenme Güçlüğü Bilgi Formu" öğretmenlere araştırmacı tarafından bizzat ulaştırılmıştır. Öğretmenlerin öğrenme güçlüğüne dair bilgi düzeylerini ve bu bilgi düzeyine etki eden değişkenleri ortaya koymak amacıyla nedensel-karşılaştırma araştırması gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen veriler SPSS 23 paket programı ile analiz edilmiştir. Betimsel analizlerle birlikte T testi ve ANOVA gerçekleştirilmiştir. Gerçekleştirilen analizler sonucunda öğretmenlerin branşlarının, kaynaştırma eğitimi kapsamında sınıflarında herhangi bir yetersizlik alanına sahip öğrencinin eğitim görmüş olmasının ve daha önce özel eğitimle ilgili bir hizmet içi eğitime katılmış olma değişkenlerinin öğretmenlerin öğrenme güçlüğüne dair bilgi düzeylerinde anlamlı bir etkiye sahip olduklarına ulaşılmıştır. Araştırma sonucunda öğretmenlerin öğrenme güçlüğüne dair bilgi eksikliklerinin giderilmesi için lisans eğitimleri sırasında öğrenme güçlüğünün özel eğitim dersi haricinde bir ders olarak okutulması gerektiğine ve mezun olmuş öğretmenler için hizmet içi eğitime ihtiyaç duyulduğuna ilişkin verilere ulaşılmıştır.

Bilgi düzeyiHizmet içi eğitimMeslek liseleri+7
Erçin Kaçar
Anadolu University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Fen bilimleri dersinde öğrencilerin öğrenmekte güçlük çektiği bir konunun öğretmen görüşlerine göre belirlenmesi ve yeniden düzenlenmesi

Çalışmada, 2018 fen bilimleri dersi öğretim programında öğrencilerin öğrenmekte güçlük çektiği bir konuyu çevrimiçi görüşmeler aracılığıyla öğretmenlerin görüşlerine göre belirleyip, güncel öğretim yöntemleri temelinde düzenleyerek bir öğretim tasarımı hazırlamak ve bununla birlikte geliştirilen öğretim tasarımının öğretmen görüşlerine dayalı olarak etkililiğini belirlemek amaçlanmıştır. Araştırmanın nitel boyutunda durum analizinden, nicel boyutta ise tarama yönteminden yararlanılmıştır. Araştırmanın nitel bölümündeki katılımcılarını 8 fen bilimleri öğretmeni, çalışmanın nicel bölümdeki çalışma grubunu ise 112 fen bilimleri öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada sırasıyla yarı yapılandırılmış 1. ve yarı yapılandırılmış 2. bireysel görüşmelerin analizinde içerik analizi, odak grup görüşmeden elde edilen verilerin çözümlenmesinde ise içerik analizi ile birlikte anahtar kelime analizinden yararlanılmıştır. Süreç içerisinde ilk bireysel görüşmeler ve bu görüşmelerden elde edilen veriler yardımıyla oluşturulan görüş formu aracılığıyla öğretim tasarımı gerçekleştirilecek konu, 6. sınıf düzeyinde sabit süratli hareket olarak belirlenmiştir. İlgili konunun öğretim tasarımı ve ders planları güncel öğretim yöntemlerinin desteği ile tamamlandıktan sonra dokümanların etkililiğinin belirlenmesi amacı ile 1 konu alanı uzmanı, 2 fen bilimleri öğretmeni ve odak grup görüşmeye katılım sağlayan 5 fen bilimleri öğretmeni ile paylaşılmıştır. Çalışmanın son aşaması olan öğretim tasarımlarının öğretmen görüşlerine dayalı olarak etkililiğini belirlemek amacını gerçekleştirmede, araştırmacının hazırlamış olduğu çalışmalar ilk olarak 2 fen bilimleri öğretmeni ve 1 alan uzmanına iletilmiş ve çalışmaların genel anlamda etkili ve süreç içerisinde kullanılabilir oldukları dönütleri alınmıştır. Elde edilen bu dönütlerden sonra 5 fen bilimleri öğretmeni ile odak grup görüşmesi tamamlanmıştır. Fen bilimleri öğretmenlerinin odak grup görüşmede yer alan "tasarım eksiklikleri ve önerilen değişiklikler" alt başlığında çalışmada gördükleri eksiklikleri dile getirmelerinin üzerine "düzeye uygunluk" ta öğretmenlerin ifade ettikleri bu öneriler yardımı ile ilerlemenin faydalı olabileceği görüşleri elde edilmiştir. Odak grup görüşme sonucunda fen bilimleri öğretmenlerimizin tasarımların içeriğe uygun olarak geliştirildiği, öğretim tasarımlarının biçimsel özellikleri ile ilgili herhangi bir problemli durum olmadığı ve çalışmanın kullanılabilir olduğu konusunda hemfikir oldukları sonucuna ulaşılmıştır.

Ders programlarıFen bilgisi dersiFen bilgisi eğitimi+5
Yaren Akdemir
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Öğrenme güçlüğü olan çocuklarda eğitsel oyunların denge ve koordinasyona olan etkisinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı; zeka düzeylerinde herhangi bir problem olmamasına rağmen akademik ve sosyal alanlarda yaşıtlarına göre geride kalan ve temel akademik becerileri öğrenmede problemleri yaşayan, öğrenme güçlüğü tanısı almış çocuklara eğitsel oyunlar oynatarak bu çocukların denge ve koordinasyon becerilerine katkıda bulunmaktır. Öğrenme güçlüğü yaşayan çocuklar akranlarına oranla denge ve koordinasyon gibi motor becerilerde daha geridedirler. Bu durum aynı zamanda çocukların sosyal iletişim becerilerini de olumsuz yönde etkilemektedir. Tüm bu olumsuz durumlar göz önüne alındığında eğitsel oyunların bu çocuklar için hem fiziksel hem de psikolojik olarak fayda sağlayabileceği ön görülmektedir. Bu çalışmaya Kırşehir ilinde ikamet eden, öğrenme güçlüğü tanısı almış ve kaynaştırma eğitime devam eden 4 kız, 2 erkek olmak üzere toplamda 6 öğrenci katılmıştır. Bu öğrencilere 12'si denge, 12'si koordinasyon becerisine yönelik olarak çeşitli kaynaklardan derlenen toplamda 24 adet eğitsel oyun uygulanmıştır. Bu araştırmada tek grup ön test-son test deneysel model kullanılmıştır. Eğitsel oyun uygulamalarında her bir seans 40 dakika olarak planlanmış ve demostrasyon tekniği kullanılarak deneklerin eğitsel oyunları doğru ve amacına uygun olarak oynaması sağlanmıştır. Denge ve koordinasyon becerileri ile ilgili verileri toplamak için ise Lincoln Oseretsky Motor Gelişim Testi ve Motor Koordinasyon Alan Testi kullanılmıştır. Çalışmada veriler ön test ve son test uygulaması ile toplanmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen veriler, SPSS 22.00 paket programı ile çözümlenmiş ve ''Wilcoxon İşaretli Sıralar'' testi ile analiz edilmiştir. Araştırmanın sonucunda ise uygulanan eğitsel oyunlar öğrenme güçlüğü tanılı deneklerimizin denge ve genel vücut koordinasyon becerilerine olumlu yönde katkı sağlarken, el-göz koordinasyonuna bir katkısının olmadığı ortaya çıkmıştır. Yapılan bu tez çalışması deneklerin az olması ve tek bir ilde yapılması nedeniyle lokal bir sonuç vermektedir. Bu çalışma alanda öncü olarak kullanılarak daha çok denekli ve eğitsel oyunlar çeşitlendirilerek de çalışmalar yapılabilir.

DengeEğitsel oyunlarKoordinasyon+4
Burcu Vahapoğlu
Yozgat Bozok University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sınıf öğretmeni adaylarının özel öğrenme güçlüğüne ilişkin bilgi düzeylerinin ve yeterlilikleri hakkındaki düşüncelerinin incelenmesi

Sınıf öğretmeni adaylarının özel öğrenme güçlüğüne ilişkin bilgi düzeyleri, özel öğrenme güçlüğüne yönelik yeterlilikleri hakkındaki düşünceleri ve özel öğrenme güçlüğü (ÖÖG) hakkında bilgi edinmeye yönelik istekliliklerinin incelenmesi amacıyla yürütülen bu araştırmada tarama modeli kullanılmıştır. 2016-2017 eğitim öğretim yılı bahar dönemi ve 2017-2018 eğitim öğretim yılı güz döneminde 4 farklı üniversitenin sınıf öğretmenliği programının son sınıfında öğrenim görmekte olan 213 öğretmen adayı araştırmanın katılımcılarını oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Yiğiter (2005) tarafından geliştirilen "Özel Öğrenme Güçlüğüne İlişkin Soru Listesi" ve araştırmacı tarafından geliştirilen 7 açık uçlu soru kullanılmıştır. Soru listesinin analizinde her bir öğretmen adayı verdiği doğru cevap sayısına göre gruplandırılmış ve sınıf öğretmeni adaylarının soru listesinden aldıkları ortalama puan hesaplanmıştır. Öğretmen adaylarının açık uçlu sorulara vermiş oldukları yanıtların analizinde ise içerik analizinden yararlanılmıştır. Araştırmanın sonucunda sınıf öğretmeni adaylarının ÖÖG'ye ilişkin orta düzeyde bilgi sahibi oldukları, bununla birlikte çoğunun ÖÖG ile ilgili yeterince bilgi sahibi olmadıklarını düşündükleri tespit edilmiştir. Araştırmada ayrıca sınıf öğretmeni adaylarının ÖÖG hakkında daha çok bilgiye sahip olmak istedikleri, kendilerini en çok çocukların özellikleri ve belirtileri konularında, en az ise öğretimde uygulanacak yöntem ve teknikler konusunda yeterli gördükleri belirlenmiştir. Diğer yandan, bilgi edinmek için en çok internetten yararlandıkları, bununla birlikte en az güvenilir buldukları kaynağın da internet olduğu görülmüştür. Araştırmanın sonuçlarından hareketle sınıf öğretmeni adaylarına lisans eğitimleri sürecinde verilen ders sayısı ve niteliğinin artırılarak ÖÖG'ye yönelik konulara ilişkin uygulama yapabilme fırsatı sunulması önerilmiştir. Anahtar kelimeler: Sınıf öğretmeni adayları, özel öğrenme güçlüğü, bilgi düzeyi

Aday öğretmenlerBilgi düzeyiSınıf öğretmenliği+4
Ömer Arabacı
Gaziantep University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Geliştirilen matematik ağırlıklı STEM modülünün uygulama sürecinin yedinci sınıf öğrencilerinin orantısal akıl yürütme becerilerinin gelişimine etkisi

Araştırmada geliştirilen matematik ağırlıklı STEM modülünün (MA–STEM–M) uygulama sürecinin yedinci sınıf öğrencilerinin orantısal akıl yürütme becerilerinin gelişimine etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. MA–STEM–M, 2021–2022 Eğitim–Öğretim yılı ikinci döneminde oran–orantı konusunun öğretimi sürecinde uygulanmıştır. MA–STEM–M, on bir dersten oluşmaktadır ve her bir dersin uygulanma süresi 80 dk. ile 240 dk. arasında değişmektedir. Araştırmanın çalışma grubu, İç Anadolu Bölgesinde bulunan bir devlet okulunda yedinci sınıf düzeyinde iki ayrı şubede öğrenim gören 39 öğrenciden oluşmaktadır. Bu şubelerden birisi deney diğeri kontrol grubu olacak şekilde rastgele seçilmiştir. Araştırma haftada 5 ders saati (1 ders saati: 40 dk.) olmak üzere toplam 6 haftalık bir süreçte uygulanmıştır. Araştırmada nicel ve nitel araç ve yöntemler uygulanmıştır. Bu nedenle bu araştırmada karma araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutunda kontrol ve deney gruplarına "orantısal akıl yürütme testi" ön–test ve son–test olarak uygulanmıştır. Kontrol ve deney grubunun ön–test başarı puanları arasındaki farklılaşma "bağımsız gruplar t–test" ile analiz edilmiştir ve aralarında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır (p > ,05). Geleneksel öğretim uygulanan kontrol grubunun ön–test ve son–test arasındaki başarı puanları arasındaki farklılaşma "bağımlı gruplar t–test" ile analiz edilmiştir ve analiz sonucunda aralarında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır (p > ,05). MA–STEM–M'nin uygulandığı deney grubunun ön–test ve son–test başarı puanları arasındaki farklılaşma "bağımlı gruplar t–test" ile analiz edilmiştir ve analiz sonucunda aralarında son test lehine anlamlı bir farklılık bulunmuştur (p < ,05). Kontrol ve deney grubunun son–test başarı puanları arasındaki farklılaşma ANCOVA ile analiz edilmiştir ve analiz sonucunda deney grubu öğrencilerinin lehine anlamlı bir fark bulunmuştur (p < ,05). Araştırmanın nitel boyutunda MA–STEM–M uygulama süreci, video ve ses kayıt cihazları ile kayıt altına alınmıştır. Ayrıca ders sürecinde öğrencilerin gelişimi mühendislik not defteri (MND) ile kayıt altına alınmıştır. Elde edilen veriler içerik analizine tabi tutulmuştur. Araştırmada deney grubu öğrencilerinde orantısal akıl yürütme becerilerinin gelişiminin hazırbulunuşluk düzeyinden etkilendiği gözlemlenmiştir. Bununla birlikte, MA–STEM–M uygulama sürecinde deney grubu öğrencilerinin öğrenme güçlüklerinin azaldığı, orantısal problemlerin çözümünde çeşitli stratejiler geliştirip kullandıkları ve çapraz çarpım stratejisi gibi ezbere dayalı yöntemlerden kaçındıkları görülmüştür.

MatematikMatematik eğitimiOran+4
Yunus Emre Sivri
Kırşehir Ahi Evran University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çarpım tablosuna yönelik öğrenmede güçlük yaşayan öğrencilerin bu becerilerinin geliştirilmesi: Bir uygulama örneği

Bu araştırmada, beşinci sınıf öğrencilerinin çarpma işlemini yapabilmelerinin ön koşulu olan çarpım tablosunun öğretimine yönelik VOFT tekniğine dayalı öğrenme ortamı oluşturularak, bu süreç incelenmiştir. Araştırma, 2018-2019 eğitim öğretim yılı içerisinde, Adana ili Yüreğir ilçesinde bulunan Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı resmi bir ortaokulda gerçekleştirilmiştir. Araştırma bir durum çalışması olarak tasarlanmış ve karma yöntemlerle veriler toplanmıştır. Araştırma bu ortaokulda eğitim görmekte olan beşinci sınıf öğrencileri arasından seçilen 14 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya katılan öğrenciler gönüllülük esasına dayalı olarak belirlenmiştir. Araştırmada veri toplama araçları olarak kişisel bilgiler formu, çarpım tablosu başarı testi, matematik dersine yönelik motivasyon ölçeği, matematiğe yönelik tutum ölçeği, çalışma kağıtları, araştırmacı günlüğü ve görüşme formu kullanılmıştır. Kişisel bilgiler formu öğrencilerin demografik özelliklerini belirlemeye yönelik maddelerden oluşmaktadır. Çarpım tablosu başarı testi ile öğrencilerin çarpım tablosu hakkında bilgilerinin ölçmek amaçlanmış, ikiden dokuza kadar olan sayıların çarpımlarını içermekte ve 100 maddeden oluşmaktadır. Matematik dersine yönelik motivasyon ölçeği ile öğrencilerin matematik dersine yönelik motivasyonlarını ölçmek amaçlanmış ve 26 maddeden oluşmaktadır. Matematiğe yönelik tutum ölçeği ile öğrencilerin matematik dersine ilişkin tutumlarını ölçmek amaçlanmış ve 22 maddeden oluşmaktadır. Görüşme formu ile öğrencilere VOFT tekniğinin etkililiği hakkındaki görüşlerini belirleyebilmek amaçlanmış ve yedi sorudan oluşmaktadır. Elde edilen veriler araştırmacı ve alan uzmanı ile ders planındaki öğrenci gelişimlerine uygun olarak analiz edilmiştir. Öğrencilerle yapılan görüşmelerden elde edilen ses kayıtlarının dökümü oluşturularak nitel analiz yöntemlerinden içerik analizi yoluyla çözümlenmiştir. Veri toplama araçlarından elde edilen bulgulara göre, öğrencilerin çarpım tablosu başarı testinden aldıkları puanlarda olumlu yönde değişim sağladığı görülmüştür. Öğrencilerin matematik dersine yönelik motivasyon puanları olumlu yönde değişim sağladığı görülmüştür. Öğrencilerin matematiğe yönelik tutum puanlarında olumlu yönde değişim gözlemlenmemiştir. Öğrencilerle yapılan görüşmelerden VOFT tekniğini sevdikleri, işlem yaparken parmaklarını kullanmayı bıraktıklarını, daha hızlı işlem yaptıklarını, matematik dersinde daha özgüvenli hissettiklerini, ağ tabanlı oyunlardan hoşlandıklarını ifade etmişlerdir. Anahtar kelimeler: Matematik öğretimi, dört işlem becerileri, çarpım tablosu, çarpma işlemi.

MatematikMatematik eğitimiÇarpma+6
Enes Alıncak
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Öğrenme güçlüğü olan ve olmayan öğrencilerin pragmatik dil becerisi ile okuduğunu anlama arasındaki ilişki

Bu çalışmanın temel amacı, öğrenme güçlüğü olan ve olmayan öğrencilerin pragmatik dil becerileri ve okuduğunu anlama becerileri ile bu beceriler arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Çalışma grubunu 5. ve 6.sınıf öğrencilerinden oluşan 31 öğrenme güçlüğü olan ve 31 normal gelişim gösteren toplam 62 öğrenci oluşturmuştur. Araştırma nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modelinde yürütülmüştür. Veriler, Pragmatik Dil Beceri Envanteri ve Formel Olmayan Okuma Envanteri araç setleri kullanılarak toplanmıştır. Analizler sonucunda, pragmatik dil becerileri ve okuduğunu anlama becerilerinde öğrenme güçlüğü olan öğrencilerin normal gelişim gösteren öğrencilerden daha düşük puanlar aldıkları görülmüştür. Öğrencilerin pragmatik dil becerileri ve okuduğunu anlama becerileri arasındaki ilişki incelendiğinde ise öğrenme güçlüğü olan öğrencilerin Pragmatik Dil Beceri İndeksi ile okunan öykü içeren metin sorularına cevap verme becerileri arasında orta düzeyde ilişki, Pragmatik Dil Beceri Envanteri alt başlıklarından Sınıf İçi Etkileşim becerileri ile okunan öykü içerikli metni anlatma ve sorularına cevap verme becerileri arasında da orta düzeyde ilişki olduğu görülmüştür. Normal gelişim gösteren öğrencilerin PDB İndeksi ile okunan öykü içerikli metni anlatma ve bilgi içerikli metin sorularına cevap verme becerisi arasında orta düzeyde ilişki, Pragmatik Dil Beceri Envanteri alt başlıklarından Sınıf İçi Etkileşim ve Kişisel Etkileşim becerileri ile okunan öykü içerikli metni anlatma ve sorularına cevap verme, okunan bilgi içerikli metni anlatma ve sorularına cevap verme becerileri arasında orta düzeyde ilişki olduğu görülmüştür.

Dil becerileriOkuma-anlamaOkuma-anlama becerisi+4
Erdoğan Etlan
Hasan Kalyoncu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Özel öğrenme güçlüğü olan çocuklarda duyu bütünleme eğitiminin praksis becerileri ve yaşam kalitesine etkisi

Bu çalışma, duyu bütünleme eğitiminin Özel Öğrenme Güçlüğü (ÖÖG) olan çocuklarda, praksis becerileri ve yaşam kalitesine etkilerini belirlemek amacıyla yapıldı. Çalışmaya Özel Eğitim Merkezlerinde ÖÖG destek eğitim programına devam eden Diagnostik and Statistical Manuel of Mental Disorders (Mental Bozuklukların Tanısal ve Sayımsal El Kitabı/DSM-IV) tanı kriterlerine göre öğrenme güçlüğü tanısı alan 27 çocuk dahil edildi. Yaşları 7-11 arasında olan çocuklardan, 13 birey tedavi grubu, 14 birey kontrol grubu olarak belirlendi. Kontrol grubu, 8 hafta boyunca Milli Eğitim Bakanlığı ÖÖG destek eğitim programına devam ederken, tedavi grubuna buna ilave olarak 8 hafta boyunca fizyoterapist eşliğinde haftada 3 gün, günde 45 dakika olmak üzere duyu bütünleme eğitimi verildi. Değerlendirmeler, duyu bütünleme eğitimi öncesinde ve sonrasında her iki gruba da yapıldı. Çalışmaya katılan çocukların praksis becerilerinin değerlendirilmesinde Nöromotor Performans Klinik Gözlemi ve Ayres Güney Kaliforniya Duyu Bütünleme Testi (SCSIT)'nin somatoduyusal algı alt testlerinden Dokunma Uyarısının Lokalizasyon Testi ve Çift Dokunma Uyarısının Lokalizasyon Testi kullanıldı. Yaşam kalitesi, Pediatrik Sağlıkla İlgili Yaşam Kalitesi İndeksi (PEDSQL) ile değerlendirildi. Yapılan istatistiksel analiz sonucunda tedavi grubunda praksis ve yaşam kalitesinin kontrol grubuna oranla anlamlı düzeyde arttığı tespit edildi (p<0,05). Dokunma Uyarısının Lokalizasyon Testi'nde tedavi grubu lehine anlamlı fark görüldü (p<0,05). Çift Dokunma Uyarısının Lokalizasyon Testi'nde ise her iki grubun benzer olduğu gözlendi (p>0,05). Sonuç olarak, fizyoterapistler eşliğinde verilen duyu bütünleme eğitiminin özel öğrenme güçlüğü olan çocukların günlük yaşam kalitesini ve praksis becerilerini arttırdığı tespit edildi.

Fizik tedaviFizik tedavi yöntemleriPraksis+5
Azize Cengil
Hasan Kalyoncu University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Topolojik kavramlara ilişkin karşılaşılan öğrenci zorlukları

Bu araştırma; temel topolojik kavramlar arasında yer alan "iç, dış, sınır, kapanış ve yığılma noktaları, açık ve kapalı kümeler ile komşuluk ve komşuluk ailesi" kavramlarına ilişkin öğrencilerin yaşadıkları zorlukları, kolay anladıkları kavramları, konuyu kolay anlamalarının sebeplerini ve derste anlatılan topolojik kavramlara yönelik anlaşılmayı kolaylaştıracak önerilerini tespit etmek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2017-2018 öğretim yılında bir üniversitenin İlköğretim Matematik Öğretmenliği Ana Bilim Dalı'nın ikinci sınıfında öğrenim gören ve topoloji dersini alan 88 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Araştırma 88 öğretmen adayı arasından amaçlı örnekleme yöntemi ile seçilen 15 öğretmen adayı ile yürütülmüştür. Çalışma kapsamında öğretmen adaylarına, ardışık 7 hafta (vize haftası hariç), toplam 14 saat süren topoloji eğitimi verilmiştir. Araştırma verileri doküman incelemesi yoluyla toplanmıştır. Çalışma kapsamında öğrencilerden derste öğrendikleri kavramlara ilişkin yaşadıkları zorluklar ve bu zorlukların nedenleri, kolay anlaşılan kavramlar, konunun kolay anlaşılmasının sebepleri ve öğrenmenin daha kalıcı ve anlaşılır olmasına yarayacak öneriler kapsamında günlük yazmaları istenmiştir. Bu amaçla öğrencilerin her ders sonunda yukarıdaki sorulara cevap verecek şekilde yazdıkları günlükler e-mail yolu ile toplanmış, içerik ve betimsel analize tabi tutulmuştur. Yapılan analizler sonucunda, öğrencilerin yedi haftalık dersler süresince öğrendikleri kavramlara ilişkin yazdıkları günlükler detaylı olarak incelenmiş, kategoriler oluşturulmuş ve bunların frekansları verilmiştir. Araştırma sonucunda öğrencilerin topoloji ile ilgili yaşadıkları zorlukların, dersin soyut ve karmaşık olmasından, sembolizmadan ve öğrencilerin ispat becerilerinin eksikliğinden kaynaklandığı görülmüştür. Topoloji dersinde öğrenciler tarafından en kolay anlaşılan konunun açıklar aksiyomu olduğu görülmüştür. Öğrencilerin konuyu kolay anlamasının sebeplerinin başında ise öğretmenin konuyla ilgili çok örnek çözmesi gelmektedir. Dolayısıyla öğrenciler konunun örnek çözme ile pekiştirilmesi gerektiği ve konuların şekil veya model üzerinde ifade edilmesi gerektiği şeklinde önerilerde bulunmuşlardır.

Eğitim sorunlarıMatematikMatematik dersi+7
Seray Doğan
Gaziantep University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlköğretim 8. sınıf matematik dersinde yaşanan öğrenme güçlükleri

Bu çalışmanın temel amacı, "İlköğretim 8. Sınıf matematik dersinde yaşanan öğrenme güçlükleri, bu güçlüklerin sebepleri ve güçlüklerin giderilme yollarının neler" olduğunu belirlemektir. Araştırmada nitel analiz türlerinden durum çalışması deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, İstanbul ilinin Küçükçekmece ilçesinde ortaokullarda görev yapan 13 matematik öğretmeni ve 35 8. sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmada 2 farklı veri toplama aracı kullanılmıştır. İlk veri toplama aracı 8. sınıf matematik öğretmenleri ve öğrencileri ile yapılan yarı yapılandırılmış görüşmelerdir. İkinci veri toplama aracı olarak MEB'in 2009-2012 yılları arası yaptığı SBS sonuçları ve Türkiye geneli 8. sınıf matematik deneme sınavları sonuçlarıdır. Öğretmen görüşmeleri 2012-13 eğitim öğretim yılı Nisan ayı içinde ve öğrenci görüşmeleri de, öğrencilerin tüm konuları görmesi için Mayıs ayı sonunda yapılmıştır. Çalışmaya Mayıs aylarında yapılan deneme sınavları dahil edilmiştir. Öğretmen ve öğrenci görüşmeleri içerik analizi ile analiz edilmiştir. Sınav verileri de incelenirken öğrencilerin soruyu doğru yapma yüzdelerine bakılmıştır. Araştırmada öğretmen, öğrenci görüşmeleri ve sınav verilerinden elde edilen sonuçlara göre en çok öğrenme güçlüğü yaşanan öğrenme alanları; sayılar, cebir, ölçme ile istatistik ve olasılıktır. En çok öğrenme güçlüğü yaşanan konular; geometrik cisimler, üslü sayılar, benzerlik, özdeşlikler, eşitsizlikler, çarpanlara ayırma, kareköklü sayılar ve denklemlerdir. Öğretmen ve öğrenci görüşleri analiz edildiğinde 8. Sınıf matematik dersinde yaşanan öğrenme güçlüklerinin sebepleri; Öğrenciden Kaynaklanan Sebepler, Öğrenme Ortamından Kaynaklanan Sebepler, Öğretim Programından Kaynaklanan Sebepler ve Öğretmenden Kaynaklanan Sebepler olmak üzere 4 ana kategoride toplanmıştır. Bu ana kategorilerden Öğrenciden Kaynaklanan Sebepler ana kategorisi de 'Bilişsel Strateji Eksikliği, Öğrencilerin Davranışsal Performans Eksikliği ve Motivasyon' olmak üzere 3 kategoriye ayrılmıştır. Çevreden Kaynaklanan Sebepler ana kategorisi; Okuldan ve Aileden Kaynaklanan Sebepler olmak üzere 2 kategoriye ayrılmıştır. Öğretim Programından Kaynaklanan Sebepler ve Öğretmenden Kaynaklanan Sebepler ana kategorileri, kategorilerine ayrılmamıştır. Öğretmenler ve öğrencilerin görüşme analizlerinin sonucunda öğrenme güçlüğü sebeplerinin aynı ana kategori ve kategorilere ayrıldığı görülmüştür. Ancak bu kategorilerdeki alt kategoriler öğretmen ve öğrencilerde farklılık gösterebilmektedir. Bu alt kategoriler, tezin bulgu ve sonuçlar kısımlarında ayrıntılı şekilde açıklanmıştır. Anahtar kelimeler: Öğrenme Güçlüğü, Matematik Öğretimi, 8. Sınıf Matematik Programı, Öğretim Programı

Matematik dersiMatematik eğitimiMatematik öğretimi+3
Yasin Kuru
Düzce University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sosyal becerilerin öğretimine ve sosyal becerilerin öğretiminde karşılaşılan güçlüklere yönelik öğretmen görüşleri

Betimsel nitelikte olan bu araştırma ile ilkokul 1., 2. ve 3. sınıf öğretmenlerinin kendi görüş ve tecrübelerine dayalı olarak sosyal beceri tanımını ele almak, ilkokul öğrencilerine kazandırılması gereken sosyal becerileri saptamak, beceri öğretim sürecinde kullandıkları yöntem ve teknikler ile yaşadıkları güçlükleri belirlemek amaçlanmıştır. Araştırmanın örneklemini 2018 – 2019 eğitim öğretim yılı güz döneminde Elazığ il merkezinde bulunan ilkokullar arasından tesadüfi örnekleme yöntemi ile seçilen 11 kurumda görevli, 1. 2. ve 3. sınıfları okutan 50 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak katılımcılar hakkında bazı bilgileri edinebilmek için araştırmacı tarafından hazırlanan Genel Bilgi Formu ile sosyal becerilere dönük öğretmen görüşlerinin belirlendiği Yapılandırılmış Görüşme Formu kullanılmıştır. Araştırmanın verileri içerik analizi tekniği ile çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda sosyal beceri kavramının en çok, kişilerarası iletişim kurma ve topluma uyum sağlama açısından tanımlandığı; kendini ifade etme, iletişim kurma, problem çözme, toplumsal sorumluluk ve yardımlaşma gibi becerilerin öğretmenlerce en çok vurgulanan ve kazandırılması hedeflenen beceriler olduğu; beceri öğretim sürecinde sözlü anlatım, drama, model olma, yaparak yaşayarak öğrenme, soru cevap ve gösterip yaptırma gibi yöntemlerin daha çok kullanıldığı ve yine bu süreçte aile ve çevreden, öğretmenden, öğrenciden, okulun fiziki yapısından, zamandan ve okulun fiziki yapısından kaynaklı sorunlar yaşandığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: İlkokul, sosyal beceri, yöntem, teknik.

Sosyal beceriSosyal beceri eğitimiÖğrenme güçlüğü+3
Hasret Noz
Fırat University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Güzel sanatlar lisesi keman kitaplarında yer alan eserlerin içerdiği kazanımlar ve teknik güçlükler bakımından incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, güzel sanatlar lisesi keman kitaplarında yer alan eserleri, içerdiği kazanımlar ve teknik güçlükler bakımından analiz ederek, güçlüklere yönelik çözüm önerilerini belirlemek ve buna bağlı teknik çalışmalar yazmayı amaçlamaktadır. Araştırmada betimsel araştırma modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, İzmir, Aydın, Ankara, Eskişehir, Bursa, Denizli, Isparta ve Burdur olmak üzere, 8 ildeki Güzel Sanatlar Liselerinde görev yapan 23 keman öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri, nitel araştırma tekniklerinden görüşme tekniği kullanılarak toplanmıştır. Görüşme, yarı yapılandırılmış görüşme formuna göre yapılmıştır. Veriler içerik analizi yapılarak çözümlenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, kitap içinde yer alan eserlerin kapsadığı kazanımların, öğretim programındaki kazanımlar ile tamamen örtüşmediği tespit edilmiştir. Toplanan veriler doğrultusunda, ders saatlerinin yetersiz oluşu nedeniyle, kitaptaki eserlere yeterince yer verilemediği ve kitap içeriğinin tam anlamıyla tamamlanamadığı, bu sonuçlar bağlamında istenilen hedeflere ulaşılamadığı, eser çeşitliliğinin az oluşundan ve öğrenci düzeyine göre ağır olmasından ötürü, öğretmenlerin kitap dışında eser seçme yoluna gittikleri tespit edilmiştir. Elde edilen veriler doğrultusunda, en çok yaşanan teknik güçlüklerin sağ elde yay tutuşu, düz yay çekebilme, başparmak ve serçe parmak duruşu ve gerginliği, yay kullanımı, yay dağılımı, kaliteli ton üretimi ve yay tekniklerini içeren güçlükler olduğu ve buna bağlı acelite çalımında güçlük yaşandığı, sol elde ise entonasyon, pozisyon geçişi, artikülasyon, acelite, çift ses çalımı ve vibrato tekniklerini uygulamada güçlük yaşadıkları tespit edilmiştir. Buna yönelik, eserlerde karşılaşılan güçlükleri gidermeye yönelik 113 teknik çalışma yazılmıştır.

Ders kitaplarıGüzel sanatlar liseleriKeman+5
Ezgi Demir
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2020
00
DoktoraAçık ErişimTR

İlkokul öğrencilerinin yazma güçlüklerinin belirlenerek yazma becerilerinin geliştirilmesi

Bu araştırmanın amacı, İlkokul 4. sınıf öğrencilerinin yazma güçlüklerini belirlemek, yazma güçlüğü olan öğrencilere yönelik eylem planları hazırlamak ve eylem planlarının öğrencilerin yazma güçlüklerini giderip gidermediğini belirlemektir. Eylem araştırması olarak tasarlanan bu araştırmada araştırmacı, uygulayıcı ve aynı zamanda araştırmayı yürütendir. Çalışma grubu; 2020-2021 eğitim öğretim yılında Balıkesir ilinin Ayvalık ilçesine bağlı ilkokullardan birinde öğrenim gören 4. sınıf öğrencileri içerisinde yazma güçlüğü sorunu yaşayan 1'i kız ve 2'si erkek olmak üzere 3 öğrenciden oluşmaktadır. Bu öğrencilerin özelliklerine göre üç ayrı eylem planı hazırlanmış olup; eylem planlarının uygulanması 10 hafta sürmüştür. Her öğrencinin gelişimi kendi içinde değerlendirilirmiştir. Araştırmada veriler; Çok Boyutlu Okunaklık Ölçeği, Yazım Hataları Formu, araştırmacı ve öğrenci günlükleri, kopyalama, dikte ve serbest yazı metinleri, çalışma kâğıtları, veli ve öğrenci görüşmesi, ses kayıtları ve öğrenci dosyaları ile elde edilmiştir. Araştırmada, dördüncü sınıfta öğrenim gören üç öğrencinin yazma becerilerinin geliştirilmesine yönelik Bireyselleştirilmiş Eğitim Programı (BEP) ve bu programlara bağlı Bireyselleştirilmiş Öğretim Planları (BÖP) hazırlanmıştır. Her öğrenciye ait haftada bir olacak şekilde on ayrı ders planı hazırlanmıştır. Her bir plan iki oturumdan oluşmakla birlikte haftalık olarak ortalama 4 saati kapsayan bir sürede gerçekleştirilmiştir. Araştırma süresince kullanılan her araç ve yapılan her etkinlik, öğrencilerin ve öğretilecek harfin durumuna göre yeniden uyarlanmıştır. Programlar hazırlanmadan önce öğrencilerin tüm yönleri ele alınmaya çalışılmıştır. Bu kapsamda öğrenciler için hazırlanmış BEP dosyalarından faydalanılmıştır. Bu dosyaların içinde öğrencilerin var olan performans düzeyleri, uzun ve kısa dönemli hedefler ve bunlara bağlı olarak hazırlanmış Bireyselleştirilmiş Öğretim Planları ve BÖP Değerlendirme Takip Formları'na yer verilmiştir. Ayrıca bu süreçte öğretmen, veli ve öğrenci görüşlerinden, öğrenci defterlerinden, yazı değerlendirme araçlarından, araştırmacı gözlemlerinden faydalanılmıştır. Daha sonra öğrenciler için hazırlanan her programda öncelikle güçlük çekilen harflerin tespiti, harf öğretimi etkinlikleri ve devamında hece, kelime ve cümle öğretimlerine yönelik etkinlikler ve stratejilere yer verilmiştir. Programlarda yer alan etkinlikler ve stratejiler uzman görüşüne ve detaylı bir literatür incelemesiyle belirlenmiştir. Araştırmada süreç değerlendirmesi yapılmış ve oluşacak her soruna ilişkin oluşturulmuş etkinliklerden faydalanılmıştır. Bu çalışma her öğrenci için yaklaşık 40 saat sürmüş olup; yaklaşık 2,5 ayda tamamlanmıştır. Uygulanan programların etkili olup olmadığını incelemek amacıyla, üç öğrencinin de uygulama sonrası yazıları değerlendiricilere göre Çok Boyutlu Okunaklık Ölçeği'ne ve Yazım Hataları Formu'na göre değerlendirilmiştir. Ayrıca ilk ve son hafta öğrenci günlüklerinin değerlendirmesine yer verilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre; her üç öğrenci için de uygulama sonrası Çok Boyutlu Okunaklık Ölçeği'nden, elde ettikleri puanlar karşılaştırıldığında, gelişim olduğu görülmektedir. Ayrıca Yazım Hataları Formu'na ve öğrenci günlüklerine göre uygulama öncesi ve sonrası değerlendirildiğinde her üç öğrencinin hem yazım hataları hem de anlam bakımından geliştiği görülmüştür. Sonuç olarak, araştırma süreci boyunca hazırlanan programlar, uygulanan yöntem, teknik ve stratejiler öğrencilerin yazma güçlüklerinin giderilmesinde olumlu katkı sağlamışlardır. Eylem araştırmasının kullanıldığı bu çalışmada, sonuçları genellenmediğinden yazma güçlüğüne yönelik farklı yöntemler uygulanarak, sonuçları araştırılabilir. Ayrıca yazma güçlüğü gösteren öğrencilerin yazma becerilerini geliştirmek için uygulamaya dönük araştırmalar arttırılabilir. Anahtar Kelimeler: Dördüncü Sınıf, Yazma Güçlüğü, Yazma Stratejileri, Yazı Öğretimi

Bireyselleştirilmiş öğretim materyaliTürkçeTürkçe eğitimi+5
Diren Çelik
Burdur Mehmet Akif Ersoy University
2022
00
DoktoraAçık ErişimTR

Sanal gerçeklik uygulamalarının öğrenme güçlüğü yaşayan öğrencilerin matematik başarılarına etkisi

Bu çalışmanın amacı sanal gerçeklik uygulamalarının öğrenme güçlüğü gösteren öğrencilerin matematik başarılarına etkisini incelemektir. Bu amaç doğrultusunda çalışmada araştırma yöntemi olarak ön test- son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Çalışmada ilk olarak ilkokul 3. sınıf matematik dersi kesirler ünitesine ilişkin sanal gerçeklik uygulaması geliştirilmiş ve bu uygulamanın öğrenme güçlüğü gösteren öğrencilerin matematik becerileri üzerindeki etkisi değerlendirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu temel eğitim ilkokul 3.ve 4. sınıf (9-10 yaş) seviyesinde olan toplamda on öğrenci (beş deney grubu, beş kontrol grubu) oluşturmaktadır. Çalışmada veri toplama aracı olarak matematik dersi kesirler ünitesine ilişkin geliştirilmiş başarı testi, kazanım testleri, öğrenciler için yansıtıcı günlük, kontrol listesi ve ebeveynler için sosyal geçerlik çerçevesinde yarı yapılandırılmış görüşme formları kullanılmıştır. Deney grubuna yönelik toplamda altı haftalık bir uygulama süreci planlanmış ve beş öğrenci kesirler ünitesine ilişkin araştırmacı tarafından geliştirilen senaryo ile birlikte sanal gerçeklik uygulamasını deneyimlemiş ve kesirler ünitesine ilişkin kazanımlara erişmiştir. Uygulama sonunda deney grubu ile kontrol grubu öğrencileri arasındaki fark analiz edilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre deney grubu öğrencileri kontrol grubu öğrencilerine kıyasla kesirler konusunu öğrenmede önemli düzeyde bir artış göstermiştir. Aynı zamanda deney grubu öğrencilerinin sanal gerçeklik uygulamasına ilişkin olumlu duygular beslediği ve gözlem sonuçları doğrultusunda öğrenme motivasyonlarının arttığı tespit edilmiştir. Öğrencilerin yanı sıra ebeveynlerin de sanal gerçeklik uygulaması sonucu çocuklarında anlamlı değişiklikler gördüğü ve onların öğrenme hevesinin arttığı yönünde görüş bildirdikleri tespit edilmiştir. Sonuç olarak bilgisayar tabanlı olarak geliştirilen ve öğrenciye etkileşim olanağı sunan sanal gerçeklik uygulamasının öğrenme güçlüğü gösteren öğrencilerin kesirler konusu çerçevesinde matematik becerilerine önemli katkılar sağladığı görülmüştür. Bu bağlamda sanal gerçeklik teknolojisinin okullarda farklı bağlamlarda özel eğitime ihtiyacı olan bireylere yönelik yaygın bir şekilde kullanılmasına ilişkin önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Kesirler, Matematik, Öğrenme Güçlüğü, Sanal Gerçeklik.

BaşarıMatematikMatematik başarısı+5
Adile Değirmenci Kurt
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

An investigation on the problems EFL students experience in language learning process

Unlike the world changing and developing, the problems experienced about foreign language teaching and learning, attitudes and perceptions toward this process have not shown a progress. In this sense, the scope of this study was to find out the main problems of Learning-Teaching English as a Foreign Language in both English teachers' and learners' point of view. Also, it aimed to find out the practices and methods being performed in English lessons. To attain these objectives, both qualitative and quantitative methods were used. The qualitative part of this study was included in 2 different questionnaires; a questionnaire including 36 questions for students and a questionnaire including 47 questions for English teachers while the quantitative part was included in a follow-up structured 6 open-ended interview questions. This study was conducted with 150 5th grade students and 5 English teachers at Alparslan Secondary School, in Malazgirt, Muş, Turkey. The findings reveal that there are many problems based on different subjects in terms of learning English and basic language skills for both teachers and students. In addition, the findings showed that there is no statistically significant difference for students' age and gender while learning basic language skills.

Language skillsStudy of languagesEducation problems+6
Murat Deniz
Çağ University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Özel öğrenme güçlüğü olan öğrencilere kesirlerin öğretiminde somut-yarı somut-soyut öğretim stratejisinin etkililiği

Bu araştırmanın amacı özel öğrenme güçlüğü olan öğrencilere kesirlerin öğretiminde doğrudan öğretim yöntemi ile sunulan somut-yarı somut-soyut öğretim stratejisinin etkililiğini incelemektir. Ayrıca öğrenilen bu becerinin, farklı ortam ve araç-gereçlere genelleme etkisi, öğretim tamamlandıktan bir ve üç hafta sonraki izleme etkisi ve somut-yarı somut-soyut öğretim stratejisi hakkında annelerin görüşlerini belirlemeye yönelik sosyal geçerliliği incelenmiştir. Araştırmada tek denekli araştırma modellerinden yoklama evreli davranışlar arası çoklu yoklama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın bağımlı değişkeni, araştırmaya katılan öğrencilerin kesirlerde bütün, yarım ve çeyreği gösterme düzeyleri iken; bağımsız değişkeni ise doğrudan öğretim yöntemi ile uygulanan somut-yarı somut-soyut öğretim stratejisidir. Araştırma, İzmir ilinde yaşayan, özel öğrenme güçlüğü tanısı almış, ilkokula devam eden üç erkek öğrenci ile yürütülmüştür. Araştırmanın sonucunda; özel öğrenme güçlüğü olan öğrencilere kesirlerde bütün, yarım ve çeyreğin öğretiminde, somut-yarı somut-soyut öğretim stratejisinin etkili olduğu, öğrencilerin öğrendiği bu kavramların kalıcılığının öğretim bittikten bir ve üç hafta sonra da korunabildiği, öğrencilerin tamamının bu beceriyi farklı ortam ve araç-gereçlere genelleyebildikleri ve annelerin somut-yarı somut-soyut öğretim stratejisi hakkındaki görüşlerinin olumlu olduğu görülmüştür.

KesirlerMatematik eğitimiMatematik öğretimi+6
Hasan Hüseyin Yıldırım
Bolu Abant İzzet Baysal University
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Anla ve cevapla stratejisi'nin öğrenme güçlüğü olan öğrencilerin okuduğunu anlama becerisindeki etkisinin belirlenmesi

Bu araştırmanın amacı, Anla ve Cevapla Stratejisi'nin öğrenme güçlüğü olan öğrencilerin okuduğunu anlama becerilerindeki etkisini belirlemektir. Araştırma Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ortaokul eğitimine devam eden öğrenme güçlüğü tanısı almış öğrenciler üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya yaşları 12 ile 13 aralığında, ikisi kız biri erkek olmak üzere üç öğrenci katılmıştır. Araştırmada tek denekli desenlerden "denekler arası çoklu yoklama deseni" kullanılmıştır. Araştırmanın bağımlı değişkeni, öyküleyici metinlere ilişkin okuduğunu anlama sorularına verilen doğru cevap sayılarıdır. Araştırmanın bağımsız değişkeniyse Anla ve Cevapla Stratejisi öğretim paketidir. Deney süreci; başlama düzeyinin belirlenmesi, Anla ve Cevapla Stratejisi'nin öğretim paketinin uygulanması, öğretim sonu değerlendirme, izleme ve genelleme aşamalarından oluşmaktadır. Anla ve Cevapla Stratejisi öğretimi; ön bilgileri harekete geçirme, stratejiyi tartışma, model olma, rehberli uygulamalar ve bağımsız uygulamalar aşamalarından oluşturulmuştur. Araştırmanın sonunda sosyal geçerlilik verisi olarak öğrencilerin ve ailelerinin görüşleri incelenmiştir. Tüm değerlendirme koşullarında öğrencinin öyküleyici metni okuması ve sonrasında kendisine yöneltilen sekiz okuduğunu anlama sorusunu cevaplaması istenmiştir. Verilerin puanlanmasını öğrencilerin sorulara verdikleri doğru cevaplar belirlemiştir. Araştırma bulguları, Anla ve Cevapla Strateji'sinin öğrenme güçlüğü olan öğrencilerin okuduğunu anlama becerilerinde etkili olduğunu göstermiştir. Ayrıca bu stratejiyi öğrenen öğrencilerin, uygulama sona erdikten 1, 3 ve 5 hafta sonrasında okuduğunu anlama sorularına doğru cevap verdiklerini ve farklı katılımcılarla stratejiyi öğrenen öğrencilerin okuduğunu anlama performanslarını genellediği görülmüştür. Sosyal geçelilik bulgularına göre öğrenciler ve aileleri Anla ve Cevapla Stratejisine ilişkin olumlu görüş bildirmişlerdir.

Anla ve cevapla stratejisiAnlamaBilişsel strateji öğretimi+7
Fatih Öztürk
Bolu Abant İzzet Baysal University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
DoktoraAçık ErişimTR

Özel öğrenme güçlüğü olan öğrencilere sözel problem çözme becerilerinin öğretiminde Uyarlanmış Kavramsal Model Temelli Öğretimin etkililiği

Bu araştırmanın temel amacı, özel öğrenme güçlüğü olan öğrencilere sözel problem çözme becerilerinin öğretiminde Uyarlanmış Kavramsal Model Temelli Öğretim paketinin etkililiğini incelemektir. Mevcut çalışma, tek denekli araştırma yöntemlerinden denekler arası yoklama denemeli çoklu yoklama modeline göre desenlenmiştir. Araştırmaya, öğrenme güçlüğü tanısı olan, dördüncü ve beşinci sınıfa devam eden 10-11 yaşlarında üç öğrenci katılmıştır. Araştırmanın sonuçları, Uyarlanmış Kavramsal Model Temelli Öğretim paketinin öğrenme güçlüğü olan öğrencilerin bir aşamalı toplama ya da çıkarma işlemi gerektiren karşılaştırma türündeki sözel problemlere yönelik performanslarını artırmada etkili olduğunu ve öğrencilerin performanslarını uygulamanın tamamlanmasından iki, dört ve altı hafta sonra sürdürdüklerini göstermiştir. Ayrıca, öğrencilerin bir aşamalı toplama ya da çıkarma işlemi gerektiren karşılaştırma türündeki sözel problemlerdeki performanslarını ve kullandıkları stratejileri gerçek sınıf ortamına genelleyebildikleri belirlenmiştir. Bununla birlikte öğrencilerin öğrendikleri stratejiyi, bir aşamalı toplama ya da çıkarma işlemi gerektiren parça-bütün, ayırma ve birleştirme türündeki sözel problemlere genelleyebildikleri bulgulanmıştır. Bunlara ek olarak, sesli düşünme protokolleri ile elde edilen veriler, her bir öğrencinin, öğretim öncesi kullandığı bilişsel ve üstbilişsel stratejilerin, öğretim sonrasında tüm problem tipleri için önemli ölçüde arttığını ve çeşitlendiğini göstermiştir. Çalışmadan elde edilen sosyal geçerlik verileri ise öğrencilerin, öğretmenlerin ve ebeveynlerin çalışma hakkında olumlu görüşler sunduklarını göstermiştir. Çalışmanın bulguları ilgili alanyazın ışığında tartışılmış, gelecekteki araştırmalar ve uygulamalar için öneriler paylaşılmıştır.

Bilişsel strateji öğretimiBilişüstü stratejilerEğitim stratejileri+7
Özge Özlü Ünlü
Bolu Abant İzzet Baysal University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Uzaktan eğitim sürecinde öğrenme güçlüğü olan öğrencilerle çevrimiçi çalışan öğretmenlerin görüşlerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı COVİD-19 Pandemi sürecinde öğrenme güçlüğü olan öğrencilerle uzaktan eğitim yapan öğretmenlerin sürece ilişkin görüşlerinin incelenmesidir. Çalışma nitel araştırma desenlerinden olgubilim (fenomenoloji) ile gerçekleştirilmiştir. Kocaeli ilinde Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı ortaokullarda, öğrenme güçlüğü olan öğrencilerle uzaktan eğitim sürecini yürüten 10 öğretmen araştırmaya katılmıştır. Araştırma kapsamında toplanan verilerin analizi sonrası dört ana tema 12 alt temaya ulaşılmıştır. Bu ana temalar uzaktan eğitim planlama süreçleri, uzaktan eğitimde kullanılan öğretim stratejileri ve materyaller, uzaktan eğitim sürecinde öğrenme güçlüğü olan öğrencilerle yaşanan sorunlar ve uzaktan eğitimin geleceği olarak sıralanmaktadır. Araştırma sonucunda uzaktan eğitim sürecinden öğrenme güçlüğü olan çocukların etkin şekilde yararlanmasının önünde birçok engelin olduğu anlaşılmıştır. Bu engeller arasında en sık ifade edilenler teknolojik altyapı yetersizliği, öğrenme güçlüğü olan çocukların eğitim süreçlerinin planlanması, derslerinde kullanabilecek yöntem ve yaklaşımlara ilişkin yeterli bilgiye sahip olunmaması ve öğrencilerin devamsızlık sorunlarıdır. Uzaktan eğitim sürecinin avantajları arasında ise çevrimiçi derslerde anlık şekilde video kullanımı, görsel paylaşma, eğitim materyalini ihtiyaca göre basitleştirme veya değiştirmenin yer aldığı görülmüştür.

COVID 19PandemilerUzaktan eğitim+7
Yusuf Yılmaz
Bolu Abant İzzet Baysal University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Fen bilimleri öğretmenlerinin öğrenme güçlüğü tanılı kaynaştırma öğrencileri ile yürüttükleri öğretim sürecinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı; fen bilimleri öğretmenlerinin öğrenme güçlüğü tanılı kaynaştırma öğrencileri ile yürüttükleri öğretim sürecinin incelenmesidir. Bu çalışma betimsel bir araştırma niteliğindedir. Çalışma 2015-2016 eğitim öğretim yılında Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı okullarda görev yapan 121 fen bilimleri öğretmeni ile yürütülmüştür. Veri toplama aracı olarak; anket ve mülakat kullanılmıştır. Araştırmacı tarafından geliştirilen anket 121 fen bilimleri öğretmenine uygulanmıştır. Anketlerden elde edilen bulgular doğrultusunda daha derinlemesine bilgi elde edebilmek amacıyla 18 fen bilimleri öğretmeni ile yarı yapılandırılmış mülakatlar yürütülmüştür. Çalışmadan elde edilen nitel verilerin analizinde içerik ve betimsel analizden yararlanılmıştır. Yapılan çalışma sonunda, araştırmaya katılan fen bilimleri öğretmenlerinin büyük çoğunluğunun kaynaştırma öğrencileri ve uygulamaları ile ilgili hizmet içi eğitim almadıkları belirlenmiştir. Fen bilimleri öğretmenlerinin yeterli ve uygulanabilir ''Bireyselleştirilmiş Eğitim Programı'' hazırlamadıkları sonucuna varılmıştır. Ayrıca, fen bilimleri öğretmenlerinin ''Bireyselleştirilmiş Eğitim Programı'' hazırladıkları halde uygulamada sıkıntı yaşadıkları belirlenmiştir. Fen bilimleri öğretmenlerinin ''Bireyselleştirilmiş Eğitim Programı'nı'' uygulama sürecinde öğrenme güçlüğü tanılı kaynaştırma öğrencileri ile çeşitli sebeplerden ötürü (kalabalık sınıflar ve okulun fiziki yetersizliği gibi) yeterince ilgilenme fırsatı bulamadıkları sonucuna varılmıştır. Öğretmenlere kaynaştırma eğitimi sürecindeki eksikliklerini gidermeleri amacıyla hizmet içi eğitim kursları düzenlenebilir. Materyal ve kaynak desteğinin olması kaynaştırma uygulamalarının başarıya ulaşmasında etkili olabileceğinden öğretmenlere kendi branşlarına yönelik materyal ve kaynak desteği sağlanabilir. Anahtar Kelimeler: Fen Bilimleri Öğretmeni, Kaynaştırma Eğitimi, Bireyselleştirilmiş Eğitim Programı, Öğrenme Güçlüğü.

Bireyselleştirilmiş öğretim yöntemiFen bilgisiFen bilgisi eğitimi+6
Yasemin Dilber
Karadeniz Technical University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2017
00
DoktoraAçık ErişimTR

Bireysel destek eğitiminin kaynaştırma öğrencilerinin matematik başarıları ve özyeterlilik algıları üzerindeki etkililiği

Bu araştırmanın amacı bireysel destek eğitiminin kaynaştırma öğrencilerinin matematik başarıları ve öz yeterlilik algıları üzerindeki etkililiğini ortaya koymaktır. Araştırmada, denenceleri test etmek için kontrol gruplu ön test-son test deseni kullanılmıştır. Araştırma, İzmir ilinde bir ilköğretim okulunda 2010-2011 eğitim-öğretim yılı bahar döneminde kaynaştırma öğrencileriyle yürütülmüştür. Deney grubunda 8, kontrol grubunda 9 öğrenci araştırma sürecine katılmıştır.Deney ve kontrol grubuna ön test-son test ve izleme testi olarak araştırmacı tarafından geliştirilen ?Temel Çarpma İşlemleri Ölçme Aracı? ve ?Matematiğe Yönelik Özyeterlilik Algısı Ölçeği? uygulanmıştır. Araştırmada velilerin destek eğitime yönelik görüşleri ile destek eğitim alan öğrencilerin matematik başarıları ve özyeterlilik algılarıyla ilgili öğretmen görüşlerine de yer verilmiştir.?Temel Çarpma İşlemleri Ölçme Aracı? ve ?Matematiğe Yönelik Özyeterlilik Algısı Ölçeği? ne ilişkin verilerin çözümlenmesinde tekrarlı ölçümlerde tek yönlü varyans analizi kullanılmıştır. Başarı testine ilişkin verilerin çözümlenmesinden elde edilen sonuçlarda; deney ve kontrol gruplarının başarı testi puanları arasında; son test ile ön test arasında (p=0,00) ve ön test ile izleme testi arasında (p=0,00) anlamlı düzeyde farklılık bulunurken, son test ile izleme testleri arasındaki fark anlamlı bulunmamıştır. Buna göre; kaynaştırma öğrencilerine destek eğitim odasında verilen matematik eğitiminin genel eğitim sınıfına göre öğrencilerin matematik başarılarını anlamlı ölçüde arttırdığı bulunmuştur.Özyeterlilik ölçeğine ilişkin verilerin çözümlenmesinden elde edilen sonuçlarda; deney ve kontrol gruplarının özyeterlilik ölçeği puanları arasında, ön test ile izleme testi arasında (p=0,00) ve son test ile ön test arasında (p=0,01) anlamlı farklılaşma görülürken, son test ile izleme testi arasında anlamlı farklılaşma görülmemiştir. Özyeterlilik açısından incelendiğinde elde edilen veriler destek eğitim odasında eğitim alan öğrencilerin uygulama sürecinde özyeterliliklerinin genel eğitim sınıfında eğitimlerine devam eden öğrencilere göre düştüğünü göstermiştir.Velilerin destek eğitime yönelik görüşlerini belirlemek amacıyla yapılan görüşmelerde veliler çocuğunun bazı derslerde destek eğitim odasında eğitim almasını istediklerini belirtmişlerdir. Öğretmenlerin destek eğitim alan öğrencilerinin matematik başarılarına ve özyeterliliklerine yönelik görüşlerini belirlemek amacıyla yapılan görüşmeler sonucunda destek eğitim odasında kaynaştırma öğrencilerine verilen eğitimin öğrencilerinin matematik başarısına ve özyeterliliğine olumlu yönde etkisi olduğu bulunmuştur.

Bireysel destekleyici eğitimBireysel eğitimKaynaştırma eğitimi+7
Ebru Ünay
Dokuz Eylül University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bazı matematiksel kavramlarla ilgili epistemolojik engeller

Bu araştırma, irrasyonel sayılar, negatif sayılar, sıfır ve sonsuzluk gibi bazı matematiksel kavramlarla ilgili epistemolojik engelleri belirlemek amacıyla yürütülmüştür. Tarihte matematikçilerin irrasyonel sayılar, negatif sayılar, sıfır ve sonsuzluk kavramlarının ortaya çıkışı sürecinde yaşadıkları bocalamaların ve bunalımların, öğrenciler tarafından da benzer şekilde yaşanıp yaşanmadığının belirlenmeye yönelik yürütülen araştırma ile öğrenciler tarafından yanlış algılanan ya da anlaşılmadan sadece ezberlenen bazı matematiksel kavramlar da gün ışığına çıkacak ve bu duruma karşı tedbirler alınması yönünde önerilerde bulunulacaktır. Ülkemizde yapılan araştırmalar incelendiğinde epistemolojik engeller kavramı ile ilgili çalışmalar yok denecek kadar az olduğu görülmektedir. Bu bağlamda ele alındığında; araştırmanın epistemolojik engeller konusunda da literatüre katkıda bulunacağı öngörülmektedir. Yapılan çalışmanın örneklemini, Doğu Anadolu'da orta ölçekli bir ilde bulunan 2008-2009 Eğitim-Öğretim yılında, öğrenim görmekte olan yirmi katılımcı oluşturmaktadır. Araştırmada durum çalışması (case study design) araştırma modeli kullanılmış olup, veriler yarı yapılandırılmış mülakatlar ile elde edilmiştir. Toplanan verilerin değerlendirilmesi sonucunda öğrencilerin genel olarak; irrasyonel sayılar, negatif sayılar, sıfır ve sonsuzluk kavramlarının tanımlanması ve bu kavramlarla yapılan işlemlerle ilgili epistemolojik engellerle karşılaştıkları tespit edilmiştir. Son olarak bu kavramların öğretiminde dikkatli olunması gereken noktalar ve bu zorlukların matematik tarihi yardımıyla aşılacağına doğrultusunda önerilerde bulunulmuştur.

Kavram yanılgısıÖğrenme güçlüğü
Oben Kanbolat
Karadeniz Technical University
2010
00

İlgili konular