Moda tasarımı
56 theses under this subject heading
Türkiye' deki hazır giyim firmalarının moda tahmin yöntemlerinin araştırılması
Moda tahmini, günümüz hazır giyim sektöründe, firmalara rekabet gücü sağlayan önemli bir etken olması yanında, firmalarda çalışan tasarımcılar için de bir tasarım kaynağı ve yol gösterici olma özelliğindedir. Türkiye'deki hazır giyim firmalarının, moda tahminine yaklaşımları, kullandıkları yöntemler ve moda tahminin tasarım sürecine etkisi bu araştırmanın konusunu oluşturmaktadır. Araştırma Türkiye'deki hazır giyim firmalarında çalışmakta olan tasarımcılarla yürütülmüştür. Araştırma evrenine dâhil olan hazır giyim firmalarında çalışan on iki tasarımcıyla, moda tahmini ile ilgili yüz yüze görüşmeler yapılmış, bu görüşmelerden elde edilen veriler, nitel araştırma modelinde incelenmiştir. Araştırma sonucunda, Türkiye'deki hazır giyim firmalarının uluslararası, güncel moda tahmin verilerine, eğilim takip firmaları, fuarlar, dergiler v.b. aracılığı ile ulaştıkları ortaya çıkmıştır. Türkiye'deki hazır giyim firmaları, elde ettikleri bu verileri, firmaların müşteri kitlesi, pazar verileri, sürekli ürettikleri temel ürünler gibi etkenlerin verileri aracılığı ile yorumlamakta ve Türkiye pazarı için, daha kısa vadeli, ürün hedefli, ikinci bir moda tahmini yapılmaktadır. Bu süreçte tasarımcının tecrübesi ve konuyla ilgili sezgileri önemli olmaktadır.
Kadın moda dergilerinde sayfa tasarımı öğeleri: Cosmopolitan ve Süper dergilerinin içerik analizi
Günümüzde tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de farklı okuyucu kitlelerine seslenen aylık veya haftalık olarak basılan dergiler yayınlanmaktadır. Yeterince ilgi görmemesinin sebebi, Türkiye'de okuma oranının düşük olmasıdır. Dergiler zengin görsel dili, yeni baskı süresinin genellikle aylık periyotlarda olması ve ilgi çekici konularıyla satışa sunulmasının yanı sıra hedef kitlelerini tam olarak tanımayan dergi yayıncıları dolayısıyla dergi satışları beklenenin altında olmaktadır.Dergi yayıncılığındaki hızlı ve çarpıcı gelişmelere bağlı olarak, sayfa tasarımında son yıllarda önemli gelişmeler olmuştur. Özellikle geniş ve farklı demografik özelliklere sahip hedef kitlelere hitap eden dergi yayıncılığı tasarım ve teknolojik gelişmelerle daha da hız kazanmıştır. Farklı segmantlarda bile olsa dergi tasarımcıları için tasarımda rekabet bir zorunluluk haline gelmiştir. Bu değişimlere bağlı olarak ister aynı segmantta ister farklı segmantta olsun sayfa tasarımlarında estetik tasarımların oluşturduğu çeşitlilik bir tasarım şablonu meydana getirmektedir. Tasarımlarıyla öne çıkan ve kendi sektöründeki dergilere öncülük eden kadın moda dergileri estetik açıdan etkili bir sayfa tasarımına sahip olması hedef kitlenin tercihlerini de değiştirebilmektedir.Bu çalışmada; kadın moda dergilerinde sayfa tasarımının içerik analizi belirlenmek üzere aynı segmantta faaliyet gösteren en çok satan ve en az satan dergiler belirlenerek tasarım öğeleri grafik tasarım ve sayfa tasarımının ilke ve elemanlarına göre incelenerek değerlendirilmiştir. Bu kapsamda çalışmanın ilk iki bölümünde sayfa tasarımı, sayfa tasarımın tarihsel gelişimi, sayfa tasarımının görsel, tipografik, genel ilkeleri ile ilgili kavramlar geniş bir şekilde açıklanmış, literatüre uygun olarak bir alt yapı kurulmuştur. Daha sonra Türkiye' de kadın moda dergileri sektöründe en çok satan ve en az satan dergiler olan ? Cosmopolitan? ve ?Süper? dergileri elde edilen veriler çerçevesinde sayfa tasarımının tasarım kriterleri doğrultusunda analiz yapılarak yorumlanmıştır.Anahtar Kelimeler: Sayfa Tasarımı, Kadın Moda Dergileri, Masaüstü Yayıncılık, Modernleşme ve Kadın, Taslaklama.
Makine halıcılığında inovatif tasarım yöntemleri: Örnek bir uygulama
Halı, ilkel dokumacılıktan günümüze kadar yaşamsal faaliyetlerimiz içinde yer almış, geleneksel ve kültürel varlık olarak tanımlanmıştır. Üretildiği zamanlarda psikolojik, dini inanç ve yeni uygulamalar ile zamanla yapısal değişime uğramıştır. 20. yüzyılda etkili olan sanat akımları, tasarım alanında renk, biçim ve form aşamasında değişikliklere sebep olmuştur. Halı tasarımında akımların ön plana çıkmasıyla moda ve sanat olguları vurgulanmıştır. Kompozisyonlar özgün yapılarından uzaklaşmış, akımlarda belirtilen biçim ve form özellikleri ön plana çıkmıştır. Sanayi devrimi ile jakarlı tezgahların icadı, makine halıcılığı dönemini başlatmış, halı tasarımının piksel tabanlı programlarda oluşturulmasına olanak sağlamıştır. Görsellik olarak sanat akımlarının etkisinde görüntü oluşturma yöntemiyle farklı tarzların ön plana çıkmasına yardımcı olmuştur. Bu durum inovatif tasarımların ortaya çıkmasını sağlamıştır. İkinci Dünya Savaşı ile hammadde yetersizliğinden kaynaklanan üretim sorunları, savaş sonrası sentetik liflerin üretimini beraberinde getirmiştir. Dolayısıyla halı tasarımı hammadde sıkıntısı nedeniyle özgün ve kültürel yapısını kaybetmeye başlamıştır. Günümüzde halı tasarımına yönelik birçok tasarım yöntemi ve malzeme kullanılmaktadır. Farklı renk paletleri, yüzey efektleri, dokular Photoshop ve benzer tabanlı programlarla düzenlenerek, pixel tabanlı programlara aktarılma yöntemiyle oluşturulmaktadır. Bilimsel araştırmaların yetersizliği, ticari kaygılar ile uygulanan yöntemler tasarım kapsamında, estetik görsellik vurgusu arka plan da kalarak, bu alanda gelişmeyi engellemiştir. Bu çalışmada makine halıcılığında geliştirilen tasarım yöntemlerine yönelik temel, fiziksel, estetik yöntemler araştırılmıştır. Uygulanan tasarım yöntemleri, tasarım ilke ve elemanları göz önünde bulundurularak, sanat-tekstil-teknoloji çerçevesinde Photoshop ve Texcelle programlarıyla yeni tasarımlar geliştirilmiştir. Tasarım alanında özgün, geleneksel ve modern yeni tasarım yöntemleri uygulanarak sanat akımları çerçevesinde, Sürrealist Ressamların tablolarından esinlenilmiş, Sürrealizm akımı etkisinde örnek üç farklı koleksiyon oluşturulmuştur. Koleksiyonların her biri Sürrealizm akımındaki bilinçaltı kodlamalarıyla insanlığın yaş dönemlerindeki bilinç evreleri baz alınmıştır. Son zamanlarda yenilikçi tasarımlara uygun hammadde olarak viskon ipliğiyle oluşturulan koleksiyonlardan biri temel alınarak 8 farklı halı numunesi dokunmuştur. Anahtar Kelimeler: Halı Tasarımı, Halı Tasarım Yöntemleri, Makine Halısı, Sürdürülebilirlik, Moda.
Teogonik mitlerin çağdaş moda tasarımında yorumlanma biçimleri
Yunan dilinde "söz", "öykü" anlamında kullanılan "mit" güçlü bir dinsel hikâye olarak anılır. Tanrıların, kahramanların yaşadıkları olağanüstü maceraları, yaratılışı, evrenin izah edilemeyen düzenini anlamlandırmak için var olmuştur. Mitoloji ise bunların hepsini kapsayarak inceleyen bir disiplindir. Mitoloji sanat aracılığıyla fazlaca disiplin alanında esin kaynağı olmuştur. Moda olgusu içinde de sıklıkla başvurulan mitoloji, pek çok tasarımında kendine yer bularak bilinçli bir tavırla yeniden canlanmış ve kimi zaman örtük göndermelere karşılık bulan görünümlerle tasarımların görsel karakterini oluşturmuş, mitolojinin moda tasarımındaki esin alanları ve mitoloji çerçevesinde anlatım biçimi olarak ortaya çıkan biçimsel ifadeler, geçmiş ve günümüz moda tasarımcılarının koleksiyon örneklemiyle ortaya konulmuştur. Bu bağlamda çalışma yedi bölümden oluşmuştur. Çalışmanın birinci bölümü giriş bölümüdür. Çalışmanın ikinci bölümde mit ve mitoloji kavramları ele alınmıştır. Mitlerin kökenleri, sınıflandırılması ve işlevlerine yer verilmiştir. Çalışmanın üçüncü bölümünde mitolojinin farklı sanat disiplinleriyle ilişkileri irdelenmiştir. Bu bilgilerin sonucunda dördüncü bölümde çalışmanın ana konusu mitoloji ve moda tasarımı ilişkisi farklı moda tasarımcılarından örnekler verilerek açıklanmaya çalışılmıştır. Beşinci bölümde çalışmanın yöntemi açıklanmış, altıncı bölümde Antik Yunan ve Roma mitolojisinde yer alan kadın tanrıçalarından esinlenerek oluşturulan giysi tasarımlarının betimlemeleri yapılmıştır. Çalışmanın son bölümündeyse sonuç ve öneriler bulunmaktadır.
Employing smart technology in theatrical costume design
This thesis is about smart technologies and innovative fabrics represented in theatrical costume design in the modern era. After giving information on costume design and smart textiles as a theoretical framework, the applied part of the study is presented as the author's own models for costume design using smart technology. Thus, in the thesis, certain questions were tried to be answered by considering these issues. Throughout the study, the author realized the difficulty of obtaining smart textiles, both because of the very high prices and trying to find the places where they are sold. So, the author designed and produced the textiles and costumes on her own by way of the necessary electronic equipment, namely the microcontroller, a set of LEDs and inflatable clothes, which are used in two different performances. It is understood, as a result, that smart theatrical costumes could help to form an entertaining show with a captivating and almost magical atmosphere, where, for example, the colors are used to express the psychological state of the theatrical performer, and the inflatable costumes enable the actors to reach impossible shapes and sizes. Costume design using modern technologies opens the doors for new theatrical performances that could not be held in the past. Keywords: theatrical costume design, smart technology, theater, fashion design
Sanatlararası bağlamda moda tasarımına müziğin yansıması
İlişkilendirilecek sınırsız disiplin içerisinde "moda ve müzik" etkileşimleri, konu bağlamında temeli teşkil eden bir sınırlılıkla çalışmanın temel niteliğini oluşturmaktadır. Bu bağlamda ortak yaratım pratiğiyle moda müzikten beslenirken yeni tasarımlara nasıl aktarıldığı; biçim, içerik, malzeme olarak nasıl dönüştürüldüğü, kavramsal bilgilerle desteklenerek ele alınmıştır. Aynı zamanda müziğin, kişinin üzerinde oluşturduğu ruhsal bağlantıyla şekillenen duygulara yönelik somut ve soyut kavramların, çeşitli materyaller aracılığıyla diğer sanat dallarına ve giysi tasarımlarına aktarımı örneklendirilerek açıklanmıştır. Müzik ve giysi tasarımının melezleşmesi sonucunda ortaya çıkarılan bu eserler, daha da özele indirgenerek L. V. Beethoven ve 9. Senfoni'nin giyilebilir sanata dönüştürülebilen uygulama çalışmalarıyla ortaya konulmuştur. Bu bağlamda çalışma altı ana bölümden oluşmuştur. Çalışmanın birinci bölümünde disiplinlerarasılık anlayışıyla özdeş ya da benzeşik bakış açılarına sahip kavramların, anlam karmaşası yaratmaması adına açıklaması yapılmış; sanatta sözü geçen disiplinlerarasılık terimlerinden kısaca söz edilmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde müziğin disiplinlerarasılık bağlamında diğer sanatlarla olan ilişkisi irdelenmiştir. Bu bilgilerin ardından çalışmanın ana konusu olan müzik ve moda tasarım ilişkisi, belirli kategoriler ve örnekler eşliğinde açıklanmaya çalışılmıştır. Burada, müzik ve moda tasarımının etkileşimine dair ilk akla gelen altkültür gruplarından ziyade (kısa bir örnekle açıklanmıştır), eserlerin sanatsal yaratım ile var edilmesi noktasındaki sorgulamalara rastlanılacaktır. Bir sonraki bölümde çalışmanın yöntemi açıklanmış ve sıradaki bölümde ise L. V. Beethoven ve 9. Senfonisi'nden esinlenilerek yeni malzeme ve formlarla farklı fikirlerin doğmasına olanak sağlayacağı ve sanatlararası anlayıştan var olan eserlerin diğer sanatçılarda temel bir esin kaynağı oluşturacağı temennisi ile oluşturulmuş beş adet tekstil yüzey ve giysi tasarımlarıyla çalışmanın sonuç bölümüne varılmıştır.
Gelenekselden beslenme anlayışına bir örnek Dr. Gönül Paksoy
Tasarımlarda geleneksel öğelerin kullanılması gelenekten geleceğe aktarılması bakımından önem taşımaktadır. Bu tasarımları en güzel şekilde icra edenlerden olan Dr. Gönül Paksoy, moda trendleri arasında, dar sınırlar içinde olmayan, toplumda statü sahibi kişilere ürün ve hizmetler sunar. Bu ürünler, giyilebilir, özgün kıyafet tasarımları ve atıksız mutfak gibi gelenekten beslenerek oluşturulur. Onun tasarımları simgesel ve işlevsel, tasarım değeri açısından son derece önemli ve iletişim dili oluşturmaya çalışan tasarımcılara kıymetli örnekler sunar. Ayrıca geleneksel öğelerin yaratıcılık ve giysi tasarımına kattığı değeri göstermek gelenekselden beslenmeye dikkat çekmek açısından önemlidir. Örtünme, insanoğlunun iklim şartlarından korunma ihtiyacı ile doğmuştur. İnsanoğlu bunun için önce yaprakları kullanmaya başlamışlardır. İnsanların zamanla kendilerini geliştirmesi, ihtiyaçları ve örtünme için kullandıkları eşyalarla paralel olarak değişim ve gelişim gösteren bir faaliyetler bütünü olmuştur. Örtünme önceleri zorunlu bir ihtiyaçken zamanla giyinme gibi bir zevke dönüşmüştür. Giyimin gelişimi, toplumları ve kültürleri kendi içinde, alt ve üst tabakalar olarak birbirinden ayırmaya yardımcı olurken tasarım kavramını da meydana getirmiştir. Böylece giyinme, zamana, yere ve kültüre göre değişkenlik gösteren komplike bir yapıya dönüşmüştür. Kıyafetin giyinmeye dönüşmesiyle de bu kavramın içine duygu, zevk ve anlayış girmiştir. Böylece sanat değeri taşıyan tasarımların önü açılmıştır. Bu çalışmada giyim kuşamın gelişim seyri, sürdürülebilirliği, eski ve yeninin birleşiminden oluşan yeni tasarımlar ele alınmış; bu tasarımlara hayat veren önemli isimlerden Dr. Gönül Paksoy'un hayatı, tasarımlarında kullandığı malzemeler ve onların kullanım şekilleri, kitapları, sergileri, aldığı ödüller incelenmiştir.
Jeanne Lanvin örneği üzerinden bayan ve çocuk giyim koleksiyon önerileri
Tarih öncesi çağlardan günümüze kadar geçen zaman diliminde giysi; insanları soğuktan koruyan, sert ve zorlu iklim koşullarına bağlı olarak insanın dayanma gücünü arttıran bir örtünme, korunma unsuru iken zamanla kültürel değişimler, teknoloji alanındaki gelişmeler, değişen ekonomik koşullar doğrultusunda insanoğlunun birey olarak kendisini ifade edebilmesinde önemli bir unsur olarak gelişme göstermiştir. Günümüzde giyim olgusu insanlar için sadece örtünme veya dış etkenlerden korunma şeklinde düşünülen bir olgu olsaydı kişiye ait sadece birkaç parça giyim eşyası olacaktı. Ancak insanlar karakter, zevk, kendilerini dış dünyaya karşı ifade etme biçimi, sosyal ve ekonomik statü açısından birbirlerinden ayrılmak amacı ile giysiyi kullanmışlardır. Tarihsel devinim boyunca gerçekleşen ilerleme içerisinde giyim olgusu öncelikli olarak bireyin belli bir gruba, sınıfa ait olduğunu göstermesi ve vurgulaması için materyal, renk, doku, kumaş, aksesuar, desen açısından çeşitlendirilmiş ve tasarlanmıştır. Giyim tarihi incelendiği zaman, insanoğlunun içerisinde yaşadığı toplumun, ait olduğu kültürün, ayak bastığı coğrafyanın örtünme ile giyinme eylemi arasında bulunan ilişkiyi yakından etkilediği fark edilebilmektedir. Moda olgusunun oluşum ve gelişimi; modanın giyim sektörü içerisinde yer bulması toplumlardaki estetik bir duyarlılığın ilerlemesi ile orantılıdır. Toplum içerisinde ortaya çıkan ticari, siyasi, kültürel anlamdaki eylemler, sanatsal düşünce yapıları, çevresel faktörler, teknoloji alanında ortaya çıkan yenilikler ve gelişmeler, bireylerin kendi içlerinde ve ilişkilerindeki etkenler modaya yön vermekte ve böylece moda toplumsal bir olgu haline gelmektedir. Moda hızlı bir devinim halindedir. Çünkü moda, toplumda meydana gelen, herhangi bir alanda ortaya çıkan değişimler, insanlar arasında oluşan düşünce farklılıkları, o andaki olay ve durumlara karşı etki- tepki gibi sebeplerden etkilenmeye ve şekil değiştirmeye uygun bir kavram ve oluşumdur. Moda tarihinin anlamı, günümüz dünyasında 'tasarım' kavramının nasıl ortaya çıktığı ve hangi aşamalardan geçtiği ile ilişkilidir. Çünkü 20. Yüzyıldan itibaren moda dünyasında 'tasarımcı' tek yönlü açıdan bakılarak sadece giysileri hayal eden ve diken bir birey değil; içerisinde yaşadığımız dünyanın kavramlarını inşa eden bir üretici konumunda bulunmaktadır. Giysilerimizi hayal eden ve terziliğini yapan kişilerin bir terzi olmaktan çok nasıl dünyanın en büyük sektörlerinden birinin yüzü haline geldikleri sorusunun cevabına ulaşabilmek için ise yapılan araştırmalar ve tespitler doğrultusunda Avrupa' da tanınmış ve gelişme göstermiş tasarımcı- terzi- modacı niteliğini taşıyan Jeanne Lanvin dikkat çekmektedir. Kurulduğu ilk günden günümüze kadar en uzun süreli ve aralıksız bir şekilde aktif olarak varlığını sürdüren moda evlerinden biri olan Lanvin markasının kurucusu Jeanne Lanvin, moda ve giyim sektöründe yenilikler ve tasarımlar ortaya koymuş; moda tasarım dünyasına giysi tasarımı, aksesuar tasarımı ve tekstil tasarımı açısından farklı ve dikkat çekici bir boyut getirerek haute couture dünyasına da katkıda bulunmuştur. Lanvin kızından ilham alarak 'Anne- Kız' elbiseleri tasarlamıştır ve bunlara ek olarak kıyafetleri aksesuarla zenginleştirmiştir. Bu giysi tasarım biçimini markasına uyarlayarak özgün olmak adına dikkat çekmiştir. Yaşadığı dönemde bu tasarım fikri ve uygulama yöntemleri ile giysi moda sektöründe özgün bir konuma sahip olmuştur. Tasarımlarını oluştururken geleneksel olandan kopmamış; ürünlerini güncel olan gelişmeler ile birleştirerek tasarlamış ve kullanıcıya sunmuştur. Bu çalışma moda ve tekstil tasarımı öğrencileri için özgünlük ve tasarımda farklılık ortaya koymak, yaratıcılığın geçmiş, şuan ve gelecekle birlikte harmanlanması, farklı fikirlerden beslenmek bakımından olumlu katkılar sağlayacağı düşünülmektedir. Bu çalışmada amaç; literatür taramasının sonucunda elde edinilen bilgi ve analizler ışığında tekstil ve moda eğilimlerinde geleceğe yönelik tasarım ve uyarlamaların doğru ve net tespitini yapabilmek olarak düşünülmektedir. İncelenen konu ile ilgili yeterli Türkçe kaynak ve veri bulunmamasından dolayı yabancı dildeki kaynaklardan Jeanne Lanvin örneği üzerinden gidilerek incelemeler ve bu incelemeler doğrultusunda uygulamalar yapılmıştır. Ayrıca araştırmada ilgili branşlardaki tasarım eğitimi programları ve öğrenciler için Türkçe kaynak oluşturulması planlanmıştır.
Popüler kültür olgusu kitsch ve tekstil ve moda tasarımı öğrencileri üzerine etkileri
Sanayi Devriminin bir sonucu olan kitlesel üretimin de etkisiyle, sanattaki yavaş üretim ve biriciklik fikri yavaş yavaş gücünü yitirmiş ve popüler olanın metalaşması bunların yerini almaya başlamıştır. Kitsch nesnenin çıkışı bu metalaşma süreciyle paralellik göstermektedir. Kökenini Almanca'dan alan 'kitsch' kavramının, sanatsal bir bağlamda ilk kez 1870'li yıllarda Münih'teki bazı ressam ve sanat tacirlerinin siparişlerini tanımlamada kullanıldığı gözlenmiştir. Popüler kültürün sanat olgularından birisi olan Kitsch, melez bir tasarım anlayışına sahiptir denebilir. Çoğu zaman çok renkli ve süslü, bazı durumlarda baştan savma ve rastgele üretilmiş hissi uyandıran ama hemen ilk bakışta dikkat çeken, dini sembolleri bazen esprili, bazen ciddiyetsiz bir üslupla tasarıma dahil eden, estetik açıdan eleştirilir olsa dahi ilgi ve merak uyandıran, herkes tarafından sanat olarak kabul görmeyen ama sanattan beslenen bir olgudur. Sanatın hemen hemen tüm kollarında, özetle başta plastik sanatlar olmak üzere heykel, seramik, resim, grafik tasarım, fotoğraf, mimari, dekorasyon ve moda tasarımı gibi alanlarda kitsch ile karşılaşmak mümkündür. Bu olgunun, günümüz moda anlayışında ve hatta ileri gelen lüks moda markalarının haute couture tasarımlardaki yansımaları bile mevcuttur. Bu çalışma, tekstil ve moda tasarımı lisans öğrencileri arasında, başta moda tasarımı alanında olmak üzere, genel bağlamda diğer sanat kollarında kitsch etkilerinin varlığına dair bir farkındalığın olup olmadığını ve bunun boyutunu ortaya koymaya çalışmaktadır. Bu tür olgusal bir farkındalığın, ilgili bireylerin tasarım anlayışlarındaki eğilim ve etkileri saptamalarına yardımcı olacağı ve böylece daha bilinçli ve kontrollü analiz ve üretimlere katkıda bulunacağı düşünülmektedir. Ayrıca araştırmada, başta tekstil ve moda tasarımı bölümleri olmak üzere, Güzel Sanatlar Fakülteleri bünyelerindeki tasarım eğitimi programları ve öğrencileri için Türkçe kaynak oluşturulması da planlanmıştır. Çalışmada, literatür taramasının sonucunda elde edinilen bilgi ve analizler ışığında, Güzel Sanatlar Fakültesi Tekstil ve Moda Tasarımı bölümlerinde eğitim gören öğrencilere, betimsel tarama tekniği olan online bir anket uygulanmıştır. Anket verilerine dayanarak, kitsch olgusunun günümüz sanat ve moda tasarımındaki etkileri hakkındaki farkındalıkların varlık ve boyutu genel olarak tahlil edilmiştir. Değişen estetik anlayışla birlikte kitsch tanımı yeni anlamlar kazanırken, araştırmamızda sanatsal bir ifade olarak ele alınan kitsch kavramının farkındalığına dair bu çalışmanın, eserlere yüklenen bu tür değerleri tanıma hususunda, ulaştığı bulgular ve uyguladığı yöntem bağlamında da katkı sağlayabileceği düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Sanat, Kitsch (kiç), Tekstil, Moda Tasarımı, Popüler Sanat
Sosyo ekonomik ve kültürel yaşantıların moda tasarımı öğrencilerinin koleksiyonlarına ve tasarım değerlerine yansıması
Farklı aile ve sosyal çevrelere sahip öğrencilerin, estetik, yaratıcılık, yenilik kavramlarını içinde barındıran tasarım olgusuna bakış açıları çeşitli değişkenlerden etkilenebilmektedir. Bu bağlamda, araştırmada moda tasarımı eğitimi alan öğrencilerin sosyo-ekonomik ve kültürel yaşantılarının, hazırladıkları koleksiyonlarının sembolik ve fonksiyonel tasarım değerleri üzerindeki etkilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. 2010-2011 eğitim öğretim yılı Gazi Üniversitesi Mesleki Eğitim Fakültesi Giyim Endüstrisi ve Moda Tasarımı Eğitimi Bölümü, Moda Tasarımı Eğitimi Anabilim Dalı 4. sınıf koleksiyon hazırlama dersinde, aynı tema üzerinde tasarım yapan toplam 49 öğrenci araştırmanın örneklemini oluşturmaktadır. Araştırmanın verilerinin toplanmasında, araştırmacı tarafından hazırlanan anket formu ve tasarım değerlendirme formu olmak üzere iki ayrı ölçme aracı kullanılmıştır. Öğrencilerin belirlenen tema doğrultusunda hazırladıkları koleksiyonları, Gazi Üniversitesi, Mesleki Eğitim Fakültesi, Moda Tasarımı Eğitimi Ana Bilim Dalı öğretim üyelerinden ve araştırmacıdan oluşan 3 kişilik bir komisyon tarafından, tasarım değerlendirme ölçeğindeki kriterler doğrultusunda değerlendirilmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen verilerin analizi istatistiksel paket programı `SPSS 11.5? kullanılarak analiz edilmiştir. Değişkenlerin farklılık oluşturup oluşturmadığını belirlemek için tek yönlü varyans analizi (ANOVA) kullanılmıştır. Farklılığın olduğu durumlarda farklılığın kaynağını belirlemek üzere ANOVA sonrası çoklu grup karşılaştırılmalarında LSD testi uygulanmıştır. Ölçeklere ilişkin karşılaştırmalara geçmeden önce veri setinin normal dağılıma uygun olup olmadığı Kolmogorov-Smirnov testi ile belirlenmiştir. Giysi Tasarım Değeri Belirleme ölçeğindeki kriterlere göre öğrencilerin tasarımların değerlendirmesini yapan iki öğretim üyesi ve bir araştırmacıdan oluşan komisyonun verdikleri puanların karşılaştırılmasında `Kruskal Wallis H? testi kullanılmıştır. Son aşamada ise, öğrencilerin koleksiyonlarının tasarım değerlerine etki eden değişkenlerin yönü ve değişkenlerin etkileşimlerin nasıl olduğunu belirlemek için korelasyon analizi yapılmış elde edilen değerler yorumlanmıştır. Araştırma sonucunda; öğrencilerin büyük bir çoğunluğun estetik değer ve beğenilerinin oluşmasında yakın çevrelerinden etkilendikleri ve babaları farklı mesleklere sahip öğrencilerin, fonksiyonel değerler ve tasarım değerlendirme toplam puanları arasında istatistiksel anlamlı bir farklılık olduğu belirlenmiştir. Öğrencilerin çevrelerindeki kişilerin giyim tarzları ile giysi tasarım değeri belirleme ölçeği ortalamaları karşılaştırıldığında, sembolik değerler ve tasarım değerlendirme toplam puanları arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir farklılık olduğu gözlenmiştir. Alanlarıyla ilgili tutum ve davranış puanları yüksek olan öğrencilerin, sembolik tasarım değeri puanlarının diğer öğrencilerden yüksek olması, öğrencilerin sosyo-ekonomik ve kültürel yaşantılarının, koleksiyonlarının sembolik ve fonksiyonel tasarım değerleri üzerindeki etkilerini gösteren önemli bir sonuç olarak görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Moda Tasarımı, Giysi Tasarımı, Tasarım süreci, Tasarım değeri, Koleksiyon, Yaratıcılık
Moda tasarımı eğitimi alan öğrencilerin popüler kültür ürünü olan çizgi roman ve kahramanlarının günümüz modası ve yaratıcılıklarına etkilerine dair görüşleri
Bu çalışmanın amacı; lisans düzeyinde moda tasarımı öğrencilerinin, günümüzde popülerliğini koruyan çizgi roman türü ve kahramanlarının moda tasarım uygulamaları hakkındaki düşüncelerini ve kendi tasarımları üzerindeki etkilerini belirlemek, özel ve devlet üniversitelerindeki moda tasarımı eğitimi alan öğrencilerin bu konuyla ilgili görüşleri ve ne ölçüde etkilendikleri konusunda aralarında fark olup olmadığını incelemektir. Bu araştırmada tarama yöntemi kullanılmıştır. Yönteme ilişkin veriler, literatür taraması ve bilgi toplama formu ile elde edilmiştir. Bu araştırmanın çalışma grubunu; Ankara ilinde bulunan Yüksek Öğretim Kurumlarında 2011-2012 eğitim-öğretim bahar döneminde Atılım Üniversitesi Güzel Sanatlar Tasarım Mimarlık Fakültesi Moda Tasarımı Bölümü ve Gazi Üniversitesi Mesleki Eğitim Fakültesi Moda Tasarımı Bölümünde, moda tasarımı eğitimi alan toplam 120 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmanın verilerinin toplanmasında araştırmacı tarafından geliştirilen beşli dereceleme ölçekli anket formu kullanılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde, görüşlerin dağılımını yansıtmak için %, f ve aritmetik ortalamaya bakılmıştır. Üç başlık altındaki görüşlerin üniversiteler arasında anlamlı bir farkın olup olmadığının saptanması için t testinden yararlanılmıştır. Araştırma verilerine bakıldığında; öğrencilerin popüler kültür konusunda bilgi sahibi oldukları, tür ve kahramanları hakkında ilgili oldukları gözlenmiştir. Öğrencilerin; çizgi romanı sürekli olarak okumasalar da tv, film, animasyon gibi farklı alanlara yansımalarını takip ettikleri, moda tasarım alanında etkilerini gözlemledikleri, kendi tasarımlarında da kısmen kullandıkları ve yaratıcılıklarına iyi yönde etkisi olduğunu düşündükleri bulgulanmıştır. Özel ve devlet üniversitelerindeki öğrencilerden toplanan verilerden yapılan istatistiksel çalışmalara göre, Atılım üniversitesi öğrencileri çizgi roman ve kahramanlarından tasarımlarında daha çok etkilendiği gözlemlenmiştir. Bu bulgular ışığında; popüler kültür ürünü olan çizgi roman ve kahramanlarının, moda tasarım eğitimi alanında kullanılmasına ve ileride yapılabilecek bilimsel araştırmalara dair öneriler sunulmuştur.
Moda tasarımında animasyona dayalı figür varyasyonları çalışma materyali oluşturma
Hazır giyim sektöründe tasarımın, üç boyutlu bir ürüne dönüştürülme sürecinin ilk basamağını, resimleme işlemi (moda illüstrasyonu) oluşturur. Moda illüstrasyonunun teknik, estetik ve görsellik açısından albenisi olmalıdır. Bu nedenle, moda tasarımcısının eğitiminin büyük kısmı moda illüstrasyonu hazırlama ve çizim teknikleri üzerinedir. Tasarım eğitimi almadıkları halde sektörde modelist olarak çalışan veya moda tasarımı alanı ile ilgilenmek isteyen bir çok kişinin fikirlerini ifade etmesine yardımcı olacak, işlem sürecini kısaltarak kolaylaştıracak bir çalışma materyalinin geliştirilmesinin önemli olduğu düşünülmektedir. Çalışmanın amacı, Giyim ve Moda Sektöründe, moda illüstrasyonu ve moda figürü hazırlama tekniklerinin irdelenmesi ve moda tasarımında kullanılacak üç boyutlu görüntülerden moda figürü ve varyasyonları oluşturarak bu alanda çalışmakta olan veya çalışmak isteyenlere bireysel öğrenmeyi destekleyen yardımcı bir araç sunmaktır. Problem, amaç, alt amaçlar, moda tasarımında kullanılan teknik terimlerin ve kavramların anlamları açıklanmıştır. Devamında kavramsal çerçeve ile ilgili araştırmalara yer verilmiştir. Moda illüstrasyonunun tanımı, tarihçesi (yıllara göre gelişim/değişim süreci), moda illüstrasyonunda kullanılan araç/gereçler, çizim ve boyama teknikleri, insan figürü çizim teknikleri, moda figürü hazırlama teknikleri ele alınıp örnek görsellerle konular desteklenmiştir. Moda figüründe kullanılan pozlar (duruşlar) irdelenmiş, kulanılan pozların kullanım tercihleri ve nedenlerine yer verilmiştir. Doğal insan figürü çizimleri ile moda figürü çizimleri karşılaştırılmış ve aralarındaki farklar vurgulanmıştır. Kullanılan yöntem, evren ve örneklemlere yer verilmiştir. Örnekleme alınan 3D programı için 10 kişiden oluşan uzman bir grubun görüşleri alınarak, modelin hangi program aracılığı ile gerçekleştirileceğine karar verilmiştir. 3Ds Max programı aracılığı ile çalışmada kullanılmak üzere, istenilen ölçü ve niteliklerde hedeflenen moda figürü (kadın) geliştirilmiştir. Geliştirilen moda figürüne istenilen niteliklerde farklı pozlar verdirilmiş ve modelin kendi etrafında 360 derecelik dönüşleri film olarak kaydedilmiştir. DVD?ye aktarılan animasyonlar çalışma materyali olarak adlandırılmıştır. Bulgular ve yorumlar kısmında, geliştirilen çalışma materyalinin etkinliğini test etmek amacı ile bir grup gönüllüye materyal kullandırılarak moda figürü giydirme etkinliği gerçekleştirilmiş ve çıkan sonuçlar gözlemlenerek değerlendirilmiştir. Araştırmanın son bölümünde ise sonuç ve önerilere yer verilmiştir. Elde edilen veriler ve örneklem grubunun görüşleri değerlendirilmiş, sonrasında yapılması planlanan çalışmalara ışık olması açısından bir takım önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Moda İllüstrasyonu, Moda Figürü, 3D Figür
20. yüzyıl kadın modasında elbise formlarının değişimi üzerine kronolojik bir araştırma
Modanın önemli gelişmelerin olduğu 20. yüzyılda kadın elbise formlarının değişim sürecinin kronolojik olarak incelenmesinin amaçlandığı çalışmada; Araştırma kapsamında, yerli ve yabancı, basılı ve online kaynaklar taranmış, Vogue dergisinin resmî web sitesinden 1900 – 2000 yılları arasındaki yüzyıllık döneme ait kadın giysi fotoğraflarına ulaşılmıştır. 1978 yılına kadar ağırlıklı olarak Vogue dergisinin Mart ve Ağustos sayılarından birer elbise görseli seçilmiş fakat zamanla derginin aylık baskı sayısı azaldığı için 1978-2000 yılları arasındaki görsel örnekleri bire düşürülmüştür. Böylece 1978 yılına kadar 10 yıllık periyot 20 giysi görseli ile temsil edilecek şekilde sınıflandırılırken son 22 yıl için bir adet giysi görseli ile sınıflandırma tamamlanmış ve 178 adet elbise görseli araştırmanın materyalini oluşturmuştur. Söz konusu periyotlardaki kadın giysi görsellerinin dönemlere özgü siluet, yaka ve kol formlarının biçimsel çizimleri yapılmış, dönemin sanatsal, kültürel ve ekonomik yapısıyla ilişkilendirilerek tasarım özellikleri ve değişim süreci baskın olan özellikleriyle birlikte açıklanmaya çalışılmıştır. Bu araştırmada kadın giysilerinden seçilerek formları incelenmek üzere ele alınan elbisenin, geleneksel olarak kadınlar tarafından giyilen ve gövdeyi örterken bacakların üzerine sarkan bir giysi türü olmakla birlikte herhangi bir uzunlukta etek içeren, bazen tek bazen ise iki parçadan oluşan, resmi veya gündelik olarak tercih edilen ve farklı dikiş teknikleriyle şekillendirilebilen bir giyim ürünü olduğu söylenebilmektedir. Giysilerin kronolojik değerlendirilmesinde, çok çeşitli siluet formları arasından araştırmada kullanılacak 8 siluet formu belirlenmiş, alan literatüründe yer alan temel kol ve yaka formları ile uzun, kısa ve truvakar kol boyu dikkate alınmıştır. 20. Yüzyılda elbise formları on yıllık periyotlarla karşılaştırılmış; H siluetin yüz yıllık dönemde baskın bir biçimde kullanıldığı sonucuna ulaşılmıştır. 1940 ve 1950'li yıllarda daha zarif ve kadınsı görüntüsüyle Kum Saati siluet görülürken, S ve X siluet ise daha spesifik bir formu temsil ettiği için sadece kendi dönemlerini yansıtarak 1900'lü ve 1950'li yıllarda baskın olarak kendisini göstermiştir. A ve V siluetlerin ise hazırlanmış olan tablolarda zaman dilimlerinin içerisine karışarak biraz daha geri planda kalan formlar olmuşlardır. Yüzyıl içinde çoğunlukla beden üzerinden şekillenen oyuntulu yaka kullanılırken en çok tercih edilen kol formunun ise uzun takma kol olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Dönemsel siyasi olaylardan, sanayinin ve teknolojinin ilerlemesi ile endüstrileşmeden ve bunların doğurduğu rekabet ortamlarından dengelerin değişmesi ile modanın çok fazla etkilendiği ve yaşanan savaşlar sırasında tarafların giyim öğelerinin moda trendlerinde ani bir hızla yer aldığı, kimi zaman mikro, kimi zaman ise makro trendlerle modanın elbise formlarını siluet, yaka, kol ve süsleme detaylarıyla şekillendirildiği ve zaman zaman kendini yenileyerek tekrarladığı görülmüştür.
Moda ve sanat
Bu çalışmada sanat ve modanın geçmişten bugüne uzanan, dünya genelindeki algılanış biçimi araştırılarak sunulmuştur. Bu çalışmada iki disiplin, iki ayrı konu olarak; önce moda sonra sanat başlığı işlenmiş, daha sonra sanat ve modanın birbiri ile olan ilişkisi ve benzer yanları derlenmiştir. Bu kapsamda öncelikle konu ile ilgili kavramlar açıklanmış, moda endüstrisinden bahsetmeden önce endüstri ve moda kavramları işlenmiş tarihsel gelişimlerine değinilmiştir. Bir endüstri malzemesi olarak modanın toplumda algılanış biçimi, toplumsal ilişkilerdeki yeri sunulmuştur. Araştırmalar neticesinde modanın kültürel konumundan söz edilmiş, bu konu açıklanırken kültür kavramına değinilmiş, modanın oluşturduğu sınıfsal tartışmalar derlenmiş, toplumsal sınıfların oluşumu ile ilgili bilgiler verilmiş, modanın sosyolojik olguları araştırılmıştır. Modanın küreselleşme kavramı çerçevesinde hızlı yayılımı ile ilgili bilgiler ışığında küreselleşme kavramına değinilmiş kitle iletişim araçlarının modanın yayılımı üzerindeki etkilerden bahsedilmiştir. Modanın küreselleşme olgusu ile yayılımını destekleyen popüler kültür kavramı işlenmiş, modanın popülerleşmesine etki sağlayan unsurlar belirtilmiştir. Sanatın kültürel sınıfsallığı üzerine araştırmalar yapılarak, avangart ve kiç kavramları işlenmiştir. Sanatın yüksek kültür ve halk kültürü kapsamında nasıl vuku bulduğu ile ilgili derlenmiş bilgilere de yer verilmiştir. Popülersanat kavramı dâhilinde sanatın hızla kitlelere yayılımı araştırmalar neticesinde çalışmanın ilgili bölümünde sunulmuştur. 1980 sonrası sanatın oluşum sürecinde tarihsel unsurların neler olduğu ile ilgili bilgilere yer verilmiştir. Sonrasında postmodernizmin sanatta ve modada gözlemlenen etkilerine ortak bir başlıkta değinilmiştir. Sanatın modasal tarafları modanın da sanatsal tarafları incelenmiş ve sunulmuştur. Son bölümde tez kapsamında gerçekleştirilen sanatsal uygulamalara yer verilmiştir.
Günümüz bazı modacıların 15. yy ve 16. yy. Osmanlı saray kumaşlarının desen, renk ve kompozisyon özelliklerinden esinlenerek yaptıkları yeni koleksiyonlar
Bu araştırmanın amacı 15.yy. ve 16.yy. Osmanlı Saray kumaşlarının desen, renk ve kompozisyon özellikleri araştırıp, bunların günümüz moda tasarımında kimler tarafından nasıl değerlendirildiğini incelemektir.Bu araştırmanın evrenini 15.yy. ve 16.yy. Osmanlı Saray Kumaşlarını kullanan bütün modacılar oluşturmaktadır. Araştırmanın örnekleminde ise 15.yy ve 16.yy. Osmanlı Saray Kumaşlarını kreasyonlarında kullanan ve talep edilen görüşmeyi kabul eden iki modacı; Cemil İpekçi ve Faruk Saraç seçilmiştir. Araştırma verilerinin toplanmasında, örneklemdeki tüm katılımcılara araştırmacı tarafından görüşme formu uygulanmıştır.Cemil İpekçi ve Faruk Saraç'a araştırmacı tarafından geliştirilen 10 soruluk görüşme formu uygulanmıştır. Elde edilen görüşme formu ile bilgi formunda ele alınan 2 modacıya ait 5'erden toplam 10 kıyafetin desen ayrıntıları çizilmiş, kumaş özellikleri, hazırlık çalışmaları, aksesuar temini, kreasyon hazırlığı soru cevap şeklinde yanıtlanarak not tutulmuş ve kayıt altına alınmıştır.Araştırmada 16.yy.a ait kumaşlar çoğunluktadır. Saray kumaşlarında; bitkisel motifler, doğadan stilize edilen motifler, hayvansal motifler ve geometrik motifler kullanılmıştır. Desenlerin büyüklükleri dikkat çekmektedir. Kumaşlarda en fazla şaşırtmalı kompozisyon düzeni görülmektedir. Kumaşların zemininde en fazla siyah, krem, desenlerinde ise beyaz ve tarçıni renk kullanılmıştır.Anahtar Kelimeler; 15.yy ve 16.yy. Osmanlı Saray Kumaşları, Moda Tasarımı, Renk Desen ve Kompozisyon Özellikleri.
Popüler kültür öğelerinin yansıtıldığı televizyon dizilerinin lisans düzeyinde moda tasarımı eğitimi alan öğrencilerin yaratıcılığına etkisi
Bu araştırmanın amacı, popüler kültür öğelerinin yansıtıldığı televizyon dizilerinin lisans düzeyinde moda tasarımı eğitimi alan öğrencilerin yaratıcılığına etkisini belirlemek, özel ve devlet üniversitelerindeki moda tasarımı eğitimi alan öğrencilerin bu konuyla ilgili görüşleri ve ne ölçüde etkilendikleri konusunda aralarında fark olup olmadığını incelemektir.Bu araştırmada tarama yöntemi kullanılmıştır. Yönteme ilişkin veriler, literatür taraması ve bilgi toplama formu ile elde edilmiştir. Bu araştırmanın çalışma grubunu, Ankara ilinde bulunan Yüksek Öğretim Kurumlarında 2010-2011 eğitim-öğretim güz döneminde Atılım Üniversitesi Güzel Sanatlar Tasarım Mimarlık Fakültesi Moda Tasarımı Bölümü ve Gazi Üniversitesi Mesleki Eğitim Fakültesi Moda Tasarımı Bölümünde moda tasarımı eğitimi alan toplam 120 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmanın verilerinin toplanmasında araştırmacı tarafından geliştirilen beşli dereceleme ölçekli bilgi toplama formu kullanılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde, görüşlerin dağılımını yansıtmak için %, f ve aritmetik ortalamaya bakılmıştır. Dört başlık altındaki görüşlerin üniversiteler arasında anlamlı bir farkın olup olmadığının saptanması için t testinden yararlanılmıştır.Araştırma bulgularına bakıldığında öğrencilerin popüler kültür konusunda bilgi sahibi olmalarına karşın popüler kültürün etkisinden de kaçamayarak, popüler kültürü yayma konusunda en etkin araçlardan biri olan televizyon dizilerinden etkilenerek tasarım yapmayı tercih ettikleri ve bu şekilde de yaratıcı olunabileceği görüşünde oldukları saptanmıştır. Ayrıca özel ve devlet üniversitelerindeki öğrencilerin televizyon dizilerine ilişkin ve moda tasarımında yaratıcılık deneyimlerine ilişkin görüşleri arasında yapılan istatistiksel verilere göre Gazi Üniversitesi öğrencileri aleyhine anlamlı bir fark olduğu görülmesine rağmen her iki üniversite öğrencilerinin de çoğunlukla tasarım yapma aşamasında televizyon dizilerinden etkilendikleri saptanmıştır. Bu bulgular ışığında popüler kültür öğesinin yansıtıldığı televizyon dizilerinin lisans düzeyinde moda tasarımı eğitimi alan öğrencilerin yaratıcılıklarına etkisini azaltmaya yönelik ve ileride yapılabilecek bilimsel araştırmalara dair öneriler sunulmuştur.
Popüler kültürün moda tasarımı öğrencileri ve öğretim elemanları üzerindeki etkilerinin belirlenmesi
Bu araştırmanın amacı, popüler kültürün moda tasarımı öğrencileri ve öğretim elemanları üzerindeki etkilerini belirleyerek fark ve benzerlikleri ortaya koymaktır.Araştırmanın evrenini Gazi Üniversitesi Mesleki Eğitim Fakültesi, örneklemini Moda Tasarımı Öğretmenliği Bölümü öğrencileri ile öğretim elemanları oluşturmaktadır. Araştırmanın problemine cevap aramak amacıyla yapılan çalışma, pilot ve asıl olmak üzere iki aşamada gerçekleştirilmiştir. Pilot uygulama için hazırlanan anket formu, örneklemi oluşturan Gazi Üniversitesi Mesleki Eğitim Fakültesi, Moda Tasarımı Öğretmenliği Bölümü öğrencilerinin %16'sına uygulanmış, elde edilen sonuçlar doğrultusunda gerekli düzenlemeler yapılarak anket formunun son şeklini alması sağlanmıştır. Örneklem grubunu Gazi Üniversitesi Mesleki Eğitim Fakültesi, Moda Tasarımı Öğretmenliği Bölümü öğrencilerinin %74'ü ve öğretim elemanlarının tamamı oluşturmuştur. Elde edilen bu sayının evreni temsil eder nitelikte olduğuna karar verilmiştir.Araştırma bulgularından elde edilen verilerden öğretim elemanları ve öğrencilerin genel olarak popüler kültürün moda tasarımı öğretmenliği eğitiminde etkili olduğu saptanmıştır. Popüler kültür kısa sürede değişen ve çoğunluk tarafından kabul edilen yenilikler anlamına geldiği için araştırmaya katılan öğretim elemanlarının bu bilinçle hareket etmeleri, konularını sürekli güncel izlerle ve yeniliklerle öğrencileri yönlendirmek istemeleri bu konuya önem verdiklerini göstermektedir.Anahtar kelimeler: Popüler kültür, moda tasarımı, günlük yaşam alışkanlıkları, giyim alışkanlıkları
Sütyen kullanımında karşılaşılan sorunların belirlenmesine ilişkin bir araştırma
Sütyen oldukça komplike bir ürün olduğu için tasarımdan dikime kadar tüm aşamalarında üzerinde titizlikle durulması gerekmektedir. Üreticilerin sütyeni hangi tarzdaki kadına ne amaçla tasarladığını iyi bilmesiyle birlikte tüketicilerde beden ölçülerinden emin olmalıdır.Araştırmanın temel amacı, büyük göğüslü kadınların sütyen kullanımından kaynaklı sıkıntılarını belirlemektir. Araştırma, İzmir' de 95 ve üstü göğüs ölçülerine sahip, üst-sosyo ekonomik düzeyde 176 kadın üzerinde yapılmıştır. Araştırmada anket tekniği kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen verilerin frekans ve yüzde dağılımları ile ANOVA testi kullanılarak SPSS 15.0 programı yardımı ile değerlendirilmiştir. Anlamlılık düzeyi, 0,05 olarak kabul edilmiş ve buna göre yorumlanmıştır.Araştırmada büyük göğüslü kadınların, sütyen alırken dikkat ettikleri özellikler sütyenlerinde deformasyon olan yerler ve sütyen kullanımındaki sorunları ile ilgili bulgulara yer verilmiştir. Analizler sonucunda, büyük göğüslü kadınların yaşlarına göre sütyen alırken en çok kumaşına, kullanım alanına, modeline ve markasına, öğrenim durumlarına göre sütyen alırken ise kullanım alanına, modeline, süsleme ve markasına göre, gelir durumlarına göre sütyen alırken ise kumaşına dikkat ettikleri, doğru göğüs ölçüsünün nasıl belirlendiğini ve büyük göğüslü kadınların hangi fonksiyonel özelliklere sahip sütyenleri kullanmaları gerektiğini tam olarak bilmedikleri, yaşlarına göre sütyende deformasyonun en çok sütyen askılarında ve balenlerin sütyeni delmesi şeklinde görüldüğü, yaşlarına göre sütyen kullanımında sırt/boyun ağrısı, sütyen askılarının omuzları kesmesi ve sütyenin kaşıntı yapması sorunlarını yaşadıkları sonucuna varılmıştır. Kadınların doğru göğüs ölçülerini bilmeleri için bilgilendirilmeleri gerekmektedir. Bunun sağlanması için satış personellerine bu konuda eğitim verilmelidir. Bununla birlikte, balenlerin sütyene monte edilmesinde farklı teknikler kullanılmasının gerektiği sonucuna varılmıştır.Anahtar Kelimeler: Büyük beden, sütyen, büyük beden sütyen, sütyen deformasyonu, sütyen kullanımındaki sorunlar.
Azerbaycan Devlet Ressamlık Akademisi'nde 2004-2010 yılları arasında geleneksel Azerbaycan giysilerinden etkilenerek hazırlanan tasarımların incelenmesi
Bu araştırma, Azerbaycan Devlet Ressamlık Akademisinde 2004-2010 yılları arasında Geleneksel Azerbaycan giysilerinden etkilenerek hazırlanan tasarımları incelemek ve bu alana katkı sağlamak amacıyla yapılmıştır.Araştırmada yer alan nitel veriler daha çok kaynak toplama yoluyla elde edilmiştir. Betimsel istatistiki yöntem kullanılarak yapılan çözümlemeler sonucunda ulaşılan bulgular, araştırmanın amacına göre incelenmiş; ayrıca tablolar ve grafikler yardımıyla yorumlanarak açıklanmıştır.Araştırmanın sonucunda 2004-2010 yılları arasında mezun olan öğrencilerin tasarımlarında, renk bakımından yeşil ve kırmızı rengin tercih edildiği; kesim bakımından zor avangart ve sade geleneksel kesim kullanıldığıı; kumaş bakımından ise saten ve şifon kumaşın daha çok kullanıldığı görülmüştür. Öğrencilerin tasarımlarına bakıldığında en çok Yeni Dönem Geleneksel giysilerinin etkileri görülmektedir. Bunun nedeni bu yeni dönem geleneksel giysilerinin Azerbaycanın geleneklerini ve göreneklerini yansıtmasıdır.Anahtar Kelimeler: Azerbaycan Devlet Ressamlık Akademisi, Geleneksel Azerbaycan Giysileri, Moda Tasarımı.
Moda tasarımı eğitiminde tasarımların değerlendirilmesine yönelik bir ölçme aracı geliştirme
Moda tasarımı alanında yükseköğretim kurumları, lisans programları ile moda giyim sektörünün ihtiyaç duyduğu, moda tasarımcılarını yetiştirmeyi hedeflemektedir.Eğitimde, mevcut uygulamaların hedeflere ulaşmada etkililiğinin, öğrencilerde istendik davranışların gerçekleşip gerçekleşmediğinin, gerçekleşti ise ne derecede gerçekleştiğinin belirlenmesi, varsa sorunların belirlenerek çözümlenmesi, başarıların ise güdülenmesi ve geliştirilerek sürdürülmesi, etkili bir ölçme ve değerlendirmeyi gerektirmektedir.Tasarımın ve dolayısı ile tasarım eğitiminin, anlaşılması en güç kavramlardan birisi olan yaratıcılık üzerine temellenmesi; tasarım problemlerinin fikir, çizim ya da ürün olarak sonsuz sayıda doğru cevabının oluşu; bu doğru cevapları üretmede çok boyutlu becerilerin bir arada kullanılması gereği, ölçme ve değerlendirmeyi güçleştirmektedir. Çok boyutlu, karmaşık becerilere dayanan tasarım performansının, kağıt kalem testleri olarak adlandırılan ölçme yaklaşımları ile ölçülmesi olanaksızdır. Bu durum, tasarım eğitiminde ölçmeyi, alternatif ölçme yöntemi olan performans ölçmenin konusu haline getirmektedir. Performans ölçmede en çok kullanılan ölçme araçları ise rubric/dereceleme ölçekleri, puan kartı ya da kontrol listesidir.Tasarım eğitiminde stüdyo dersleri, tasarım problemlerini çözmede öğrencilerin, tasarım ile ilgili öğrendikleri tüm bilgi ve becerileri bir arada kullanmaları gereken, tasarım programlarının sentez dersleridir. Son sınıf stüdyo dersleri ise öğrenim düzeyinin en yüksek olduğu, dolayısı ile tasarım problemlerini çözmede, öğrencilerin performanslarını en yüksek düzeyde göstermelerinin beklendiği derslerdir. Bu derslerin final sınavları (dönem sonu sınavları), tasarım sürecinin tamamlandığı ve öğrencilerin tasarıma yönelik performanslarının bir bütün olarak ölçüldüğü sınavlardır. Final sınavlarında, en önemli performans boyutları ise iki ve üç boyutlu ürünlerdir. Bu doğrultuda, bu araştırmanın temel amacını, moda tasarımı eğitimi veren yükseköğretim kurumlarında, performans ölçme araçları, ölçütler ve ölçme yaklaşımlarının belirlenmesi; moda tasarımı eğitiminin, son sınıf stüdyo derslerinde, öğrenci performansının önemli boyutlardan bir tanesi olan tasarımları, ölçme ve değerlendirmede bir ölçme aracının geliştirilmesi oluşturmuştur.Bu araştırma, amaca ulaşmada izlenen yol ve yeni bir ölçme aracı önermesi ile bir Eylem Araştırmasıdır. Araştırma örneklemini, Türkiye'de bulunan ve ölçüt örneklem yöntemi ile belirlenen, altı üniversitede görev yapan 22 öğretim elemanı ve ölçme aracı niteliklerini belirleme çalışmalarına katılan son sınıf stüdyo dersi öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırma verilerinin elde edilmesinde, nicel ve nitel veri toplama teknikleri bir arada kullanılmıştır. Araştırmanın nicel verilerinin çözümlenmesinde istatistiksel analiz yöntemleri, nitel verilerin çözümlenmesinde ise içerik analizi yöntemi uygulanmıştır.Moda tasarımı eğitiminin stüdyo derslerinde, ölçme yaklaşımı olarak daha çok jürili yaklaşımın benimsendiği; final sınavının en önemli performans boyutunu iki ve üç boyutlu ürünlerin oluşturduğu; üç boyutlu ürünlere yönelik performans ölçütlerinin, yaratıcılık temel ölçütü altında, özgünlük, yenilik-farklılık, temaya uygunluk, hedef kitleye uygunluk, estetik, fonksiyonellik, üretim kalitesi, koleksiyon mantığına uygunluk, endüstri üretimine uygunluk olduğu, araştırma bulguları doğrultusunda ulaşılan sonuçlardan bazılarıdır. Ayrıca, geliştirilen ölçme aracı uygulanarak, güvenirlik, geçerlik ve kullanışlılık nitelikleri test edilmiştir. Bu testler sonucunda aracın, kabul edilebilir niteliklere sahip olduğu belirlenmiştir.
Moda tasarımı öğrencilerinin tasarım biliş türlerinin belirlenmesi
Bilim insanları yıllardır merak edilen yaratıcılık ve düşüncenin kaynağını tasarım araştırmalarıyla keşfetmeye çalışmaktadır. Araştırmalar, tasarımın zihinsel düşünce süreçleri ile gerçekleştiğini göstermektedir. Bu süreçlere ayrılan zaman ve öncelik sıralaması tasarım biliş türlerini ortaya çıkarmaktadır. Tasarımcının tasarım biliş türünü ölçek uygulamasıyla belirlemek mümkündür Halen yurtdışı kaynaklı akademisyenler tarafından yürütülen tasarım biliş türü analizlerinin yurtiçinde de yapılmasına öncülük edecek ve moda tasarımı alanının bu açıdan ele alınmasında bir adım olabilecek bu çalışmanın, Türkiye'de tasarım araştırmaları açısından büyük bir öneme sahip olduğu düşünülmektedir. Bu araştırmanın temel amacı, moda tasarımı öğrencilerinin tasarım süreçlerini şekillendiren tasarım biliş türlerinin, örneklemde yer alan üniversitelere ve öğrenim düzeyine göre incelenmesidir. Araştırmada, betimsel tarama yöntemi ile nicel veri toplama aracından yararlanılmıştır. İlgili literatür taranmış ve öğrencilerin tasarım sürecinde neye odaklanarak tasarımlarını oluşturduklarının belirlenmesi amacıyla, 5'li likert tipinde 20 maddelik bir anket uygulaması yapılmıştır. Örneklemdeki öğrencilerin, üniversitelere ve öğrenim düzeylerine göre tasarım biliş türü tercihlerine yönelik bulgular değerlendirilmiş ve tasarım süreçlerinde genel olarak sorun odaklı tasarım biliş türüne odaklandıkları sonucuna ulaşılmıştır. Örneklemin öğrenim düzeylerine göre tasarım biliş türü tercihleri de sorun odaklı tasarım biliş türüne yöneliktir. Üniversitelere ve üniversitelerin öğrenim düzeylerine göre ise farklı tasarım biliş türü tercihlerinin olduğu görülmektedir.
20. yüzyıl Mardin yöresi geleneksel kadın elbiselerinin incelenmesi
Maddi kültürün önemli unsurlarından biri olan geleneksel giysiler, geçmişi ve bugünü birbirine bağlayan önemli kaynaklardan biridir. Kültürel anlamda bir toplumun estetik belleğini oluşturan giysiler zamana hem fiziksel hem de estetik anlamda direnirken doğası gereği korunma altına alınmadığı içinde kaybolmaya yüz tutmaktadır. Mardin yöresi geleneksel kadın elbiselerinin de korunması konusunda gerekli önlemler alınmadığından zaman içerisinde kaybolmaya başlamıştır. Yöresel elbiselerinin geçmiş ve gelecek ile olan bağını kurabilmek adına elbiseler desen, form, renk gibi teknik ve estetik özellikleri tespit edilerek dokuz başlık altında incelenmiştir. Tez çalışmasında giyim tanımı ve tarihsel gelişimi hakkında kısa bilgiden sonra, birinci bölümde; giriş kısmı, ikinci bölümde; kuramsal çerçeve, üçüncü bölümde; yöntem, dördüncü bölümde; Mardin'de giyilen kadın elbiseleri iki başlık altında toplanmıştır. Beşinci bölümde; Mardin kadın elbiseleri renk, malzeme ve süsleme özellikleri açısından incelenmiştir. Altıncı bölümde ise; Mardin'de giyilen geleneksel kadın elbiseleri teorik bilginin yanı sıra elde edilen gözlem fişleri ile konu aydınlatılmaya çalışılmıştır. Bu araştırmada Mardin ilinde bulunan geleneksel kadın elbiselerine ait 27 fistan, 2 gelin elbisesi, 1 nişan elbisesi, 1 sabahlık elbise, 2 zıbun olmak üzere toplam 33 adet elbise incelenmiştir.
Sürdürülebilir ürün tasarım ve geliştirme süreçlerinin ev tekstilleri kapsamında değerlendirilmesi
Üretim ve tüketimin artması ile zaman içerisinde büyük boyutlara ulaşan çevresel ve toplumsal sıkıntılar 'sürdürülebilirlik' kavramını ön plana çıkarmıştır. Bünyesinde farklı alanları barındıran, ekonomik açıdan yüksek gelir getiren yoğun üretim ve tüketimin olduğu moda ve tekstil endüstrisi tüm çıktıların parçasıdır. Bu sebeple moda ve tekstil endüstrisi içerisindeki işletmelerin ve tasarımcıların sürdürülebilir bir yaklaşım benimsemesi önemlidir. Ürün geliştirme süreçlerinin en kritik kararlarının verildiği ürün tasarımı aşamasına sürdürülebilirliğin dahili, ürünün yaşam döngüsü boyunca ortaya çıkaracağı negatif etkileri ve ürünün toplam maliyetini etkilemektedir. Ancak ürün geliştirme ve tasarım süreçleri birçok değişkene sahip olması sebebiyle sistemli ve multidisipliner bir çalışma gerektirmektedir. Bu sebeple ürün geliştirme ve tasarım süreçlerini kavramak, sürdürülebilirlik için gerekliliktir. Sürdürülebilirliğin dahil edilmesi ile tasarımcılar için karmaşık bir hal alan ürün tasarım süreçlerinde, yardımcı araçlara gereksinim duyulmaktadır. Sürdürülebilir araç niteliğinde olan TED (Tekstil, Çevre, Tasarım)'in stratejileri, ürün geliştirme ve tasarım sürecini iyi yönetebilmeleri için tasarımcılara yönelik oluşturulmuştur. Bu çalışmada, sürdürülebilirliğin ve TED'in stratejilerinin ilgili süreçlerdeki uygulanabilirliğini gözlemlemek amacıyla ev tekstilinde faaliyet gösteren bir işletmenin ürün tasarım süreci incelenmektedir. Tez çalışmasında, elde edilecek verilerin çeşitliliğini ve güvenilirliğini arttırmak için karma araştırma yöntemi kullanılmakta ve eylem araştırması yürütülmektedir. Nitel veriler yapılandırılmış görüşme formu ile; nicel veriler, anket formu ile elde edilmektedir. Toplanan nitel veriler, içerik analiz yöntemi ile; nicel veriler, istatiksel analiz yöntemi ile analiz edilmektedir. Tez çalışmasında, ev tekstilinde faaliyet gösteren işletmenin ürün tasarım süreçlerine sürdürülebilirliği ve TED'in uygulama hali ve potansiyeli belirlenmiştir. Sürdürülebilirliğin ve TED'in stratejilerinin ilgili süreçlere dahil edilebildiği noktalar ve dahili sırasındaki eksikliklere yönelik elde edilen veriler ve öneriler paylaşılmaktadır.
Mesleki eğitim fakültesi giyim endüstrisi ve moda tasarımı eğitimi bölümü koleksiyon hazrılama dersi için örnek bir ders program modeli hazırlama
ÖZET Bu araştırma, Gazi Üniversitesi Mesleki Eğitim Fakültesi Giyim Endüstrisi ve Moda Tasarımı Eğitimi Bölümü Koleksiyon Hazırlama dersine örnek bir program modeli hazırlamayı amaçlamaktadır. Araştırmanın evreni, Ankara, Bursa ve İstanbul illerinde ki sanayi odalarına kayıtlı büyük ölçekli yaklaşık yüz civarında olduğu tespit edilen hazır giyim işletmelerindeki koleksiyon hazırlama çalışmalarından sorumlu personeldir. Örneklemi; evrenden seçilen ve evreni temsil ettiğine inanılan, hazır giyim işletmelerinden ulaşılabilen 35 işletmenin tasarım bölümü sorumluları oluşturmaktadır. Koleksiyon hazırlama aşamalarını belirlemek için gerekli verilerin toplanması amacı ile bir anket formu geliştirilmiştir. Anket formu, 35 işletmenin tasarım bölümü sorumlularının oluşturduğu örneklem grubuna uygulanmıştır. Cevaplan geçerli kabul edilen 32 işletmeden toplanan veriler, SPSS paket programından yararlanılarak bilgisayar ortamına aktarılmıştır. Frekans, yüzde, aritmetik ortalama ve standart sapmaları hesaplanarak tablolaştınlmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgu ve yorumlara göre, işletmelerin koleksiyon hazırlama aşamalarının sınıflandırılmasına ilişkin olarak; Koleksiyonu planlama aşamalarını; hedef tüketici grubunun belirlenmesi, ürün/ ürün çeşidi-ürün özelliklerinin belirlenmesi, üretim ve satış politikalarının düzenlenmesi, ürüne göre işletme şartlarının düzenlenmesi şeklinde, Koleksiyonu tasarlama aşamaların; moda eğilimlerinin araştırılması, genel temaların belirlenmesi, grup temalarının belirlenmesi, kumaş, malzeme, renk, desen ve aksesuarların belirlenmesi, modellerin çizilmesi, kalıpların hazırlanması, örnek giysilerin hazırlanması ve ürüne karar verilmesi şeklinde, Koleksiyonun üretimini planlama aşamaların; model tanımlama föyü hazırlama, üretim kalıbı hazırlama ve serileştirme, maliyet hesabı çıkarma, koleksiyonu sunma ve ön üretime teslim şeklinde sıraladıkları tespit edilmiştir. İşletmelerin, koleksiyon hazırlama aşamalarının önem derecelerine ilişkin olarak; koleksiyonun planlanma, tasarlama, üretimi planlama aşamalarının tümünü önemli ile çok önemli arasında değişen değerlerde önemli buldukları belirlenmiştir. İşletmelerin, koleksiyon hazırlama sürecinde başarıyı doğrudan etkileyen unsurlara ilişkin olarak; personelden en çok modelist ve stilisti, personelin eğitiminde11 en çok sektör deneyimini, koleksiyona başlama süresinde en çok 1 sezon önce (6 ay) başlanmasını, hedef tüketici grubu özelliklerinden en çok sosyo-ekonomik durumlarını, moda eğilimlerini öğrenmede kullandıkları kaynaklardan en çok moda fuarlarını, koleksiyon hazırlama aşamalarında bilgisayar teknolojilerinin kullanılmasını en çok kalıp hazırlama ve serileştirme aşamalarında, koleksiyona girecek modellerin seçiminde etkili kişi kararlarından en çok stilistin kararlarını, koleksiyondaki modelleri geliştirmede yararlandıkları fikir alma seçeneklerinden en çok genel tüketici eğilimlerini önemli buldukları tespit edilmiştir. Araştırmanın sonuç bölümünde, bulgular ve yorumlardan elde edilen veriler ışığında koleksiyon hazırlama dersine örnek bir öğretim envanteri geliştirilmiş, seçilen bir ünitenin amaç, içerik, öğretim durumları, belirtge tablosu ve değerlendirme ölçekleri hazırlanmıştır.