Kodlama
56 theses under this subject heading
Mantık ve kodlama eğitimi alan öğrencilerin başarılarının belirlenmesi
Bilimsel ve teknolojik gelişmeler toplumsal ihtiyaçların değişmesine ve yeni mesleklerin ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Gelişme ve değişimler eğitim sürecini de etkilemekte eğitimi gelişmeye ve değişmeye zorlamaktadır. Bilgisayar ve internet teknolojilerindeki gelişmeler ile birlikte eğitim kurumlarında kodlama derslerine yer verilmeye başlanmış olup, eğitim kurumlarının rekabet gücünü artıran bir unsur olarak karşımıza çıkmaktadır. Kodlama eğitiminin temelini oluşturan mantık olmakla birlikte, sadece ortaöğretim 9.sınıf matematik dersi öğretim programında yer verilmektedir. Bu araştırmanın amacı, mantık ve kodlama eğitimi alan öğrencilerin başarılarının belirlenmesidir. Bu kapsamda Matematik öğretim programında yer alan kazanımlara uygun Mantık Başarı Testi geliştirilmiştir. Araştırma tarama modelinde tasarlanmış ve örneklemi amaçlı örnekleme desenine göre seçilmiştir. Araştırma sonucunda, kodlama eğitimi alan 9. Sınıf öğrencilerinin Mantık Başarı testinden daha yüksek puan aldıkları belirlenmiştir. Anahtar kelimeler: Mantık, Kodlama, Bilimsel kodlama, Robotik kodlama
Robotik ve kodlama eğitiminin meta-tematik analizi
Son yıllardaki teknolojik gelişmelerle birlikte, robotik ve programlama eğitimi konusunda yoğun uygulamaların yapıldığı görülmektedir. Bu bağlamda, bu eğitimlerin içeriği ve kullandıkları temaların dağılımı merak konusudur. Bu amaçla, robotik ve kodlama eğitimi alanında yapılan ulusal ve uluslararası çalışmaların meta-tematik analizi yapılması gerekmektedir. Araştırma kapsamında, Google Scholar, Dergipark, YökTez, ProQuest, ERIC, Science Direct ve Web of Science veritabanları incelenmiş ve 2012-2022 yılları arasında Türkçe ve İngilizce olarak yayınlanan 1203 çalışmaya ulaşılmıştır. Bu çalışmada, Prisma Akış Diyagramı kullanılarak etki algısı üzerine çalışılmış, davranışsal ölçüt doğrultusunda seçim yapılmış ve meta-analiz için 58 çalışma kullanılmıştır. Araştırmaya göre, robotik ve kodlama eğitiminin meta-tematik analiz sonuçları değerlendirildiğinde robotik ve kodlama eğitiminin bilişsel boyutta bireyin bilgiyi anlamasını ve öğrenmesini kolaylaştırdığı, zihinsel becerilerini güçlendirdiği ve problem çözme becerilerini geliştirdiği gibi katkıları olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Duyuşsal boyutta eğitimin eğlence ve deneyimlerle memnuniyet gibi etkileşimli bileşenlerin olduğu, sosyal amaçlar için sürekli işbirlikçi öğrenmenin sürdürüldüğü ve bireysel seçeneklerin uygun şekilde korunduğu ortaya çıkmıştır. Öte yandan, robotik ve kodlama eğitiminin olumlu katkılarının yanı sıra, altyapı yapısı, malzeme eksikliği ve öğretmen yeterliliğinin aşılması gibi bazı sorunlarla karşılaşıldığı ortaya çıkmıştır. Sonuç olarak, robotik ve kodlama eğitimi için öğrenme ortamlarının uygun hale getirilmesi ve bu alanda eğitimli eğitmen eksikliğinin azaltılması gerektiği belirtilmektedir. Anahtar sözcükler: Robot, Robotik, Robotik Kodlama, meta-tematik analiz, doküman incelemesİ
EBA kodlama modülü kullanımının ortaokul öğrencilerinin programlamaya ilişkin öz yeterlik inançlarına etkisi ve modüle ilişkin öğrenci görüşleri
Bu çalışmanın amacı kodlama eğitiminde kullanılmak üzere oluşturulan EBA Kodlama modülünün ortaokul 5.sınıf öğrencilerinin programlamaya ilişkin öz yeterliklerine etkisini ve öğrencilerin ortama ve ortamın kullanılabilirliğine ilişkin görüşlerini incelemektir. Çalışma 2017-2018 eğitim-öğretim yılı II. döneminde Hatay Anayazı Ortaokulu 5.sınıfta öğrenim gören öğrenciler içerisinden Bilişim Teknolojileri ve Yazılım Dersi Destekleme ve Yetiştirme Kursu'na katılan deney grubunda 15, kontrol grubunda 15 olmak üzere toplam 30 öğrenci ile karma yöntemde yürütülmüştür. Çalışma süresince deney grubuna EBA Kodlama modülü kullanılarak, kontrol grubuna ise gösterip yaptırma yöntemi kullanılarak eğitim verilmiştir. Çalışma sonunda EBA Kodlama modülü kullanılarak yapılan eğitimin gösterip yaptırma yöntemiyle yapılan eğitime göre öğrencilerin programlamaya ilişkin öz yeterliklerini artırmada daha etkili olduğu, ayrıca öğrencilerin EBA Kodlama modülünü yararlı ve bilgi verici olarak gördükleri, programlama eğitimde kullanılabilir bir ortam olarak niteledikleri sonuçlarına ulaşılmıştır.
Robotik kodlama eğitiminde blok tabanlı kodlama yönteminin ortaokul öğrencilerinin akademik başarısına etkisi
Bu araştırmanın amacı, ortaokul öğrencilerinin Bilişim Teknolojileri ve Yazılım dersinde robotik kodlama eğitiminin blok tabanlı kodlama yöntemi ile verilmesinin akademik başarıya etkisini incelemektir. Araştırmada ön test-son test yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırma 2018-2019 Eğitim-Öğretim yılının birinci döneminde bir devlet okulunun 5. sınıfa devam eden öğrenciler ile gerçekleştirilmiştir. Robotik kodlama eğitimi 10 haftalık bir sürede uygulanmıştır. Çalışma grubu 66'sı deney, 64'ü kontrol grubu olmak üzere toplam 130 öğrenciden oluşmuştur. Deney grubu robotik kodlama eğitimini blok tabanlı (mBlock) kodlama yöntemi ile alırken, kontrol grubu metin tabanlı (Arduino) kodlama yöntemi ile eğitim almıştır. Öğrencilerin ön ve son testteki akademik başarılarının seviyesini belirlemek için araştırma kapsamında Akademik Başarı Testi kullanılmıştır. Araştırma süresince toplanan veriler IBM SPSS Statistics 20.0 yazılımı ile analiz edilmiştir. Toplanan veriler normal dağılım göstermediği için analizler parametrik olmayan (Mann Whitney U ve Wilcoxon İşaretli Sıralar) testleri ile yapılmıştır. Çalışmanın sonunda, elde edilen bulgulara göre blok tabanlı (mBlock) kodlama yöntemi ile öğrenim gören deney grubunun akademik başarısı, metin tabanlı (Arduino) kodlama ile öğrenim gören kontrol grubuna göre daha yüksek çıkmış ve gruplar arasındaki fark deney grubu lehine anlamlı bulunmuştur.
Fen bilgisi öğretmen adaylarının STEM uygulamalarındaki gelişim süreçlerinin incelenmesi
Bu çalışmada araştırmaya katılan fen bilgisi öğretmen adaylarına STEM uygulamalarına dair bilişsel, duyuşsal ve psikomotor beceriler kazandırmak ve öğretmen adaylarının bu süreçteki gelişimlerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu çalışma bir devlet üniversitesinin eğitim fakültesi matematik ve fen bilimleri eğitimi bölümü fen bilgisi eğitimi anabilim dalında üçüncü sınıfta öğrenim görmekte olan öğretmen adaylarıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın örneklemi seçkisiz olmayan örneklem türlerinden ve amaçsal örneklemlerden biri olan ölçüt (kriter) temelli örnekleme ile belirlenmiştir. Bu çalışmanın örneklem kriterleri; seçilen üniversitenin fen bilgisi eğitimi anabilim dalı üçüncü sınıf düzeyinde öğrenim görüyor olmak, Bilgisayar-I ve Bilgisayar-II derslerini başarı ile tamamlamış olmak ve gönüllülük esası çerçevesinde çalışmaya katılım göstermek şeklinde belirlenmiştir. Bu kriterleri taşıyan 41'i kadın, 9'u erkek olmak üzere toplam 50 fen bilgisi öğretmen adayının katılımı ile araştırma süreci yürütülmüştür. Araştırmada karma yöntem desenlerinden biri olan, araştırma sürecinde ise nicel ve nitel aşamaların eş zamanlı olarak uygulanmasıyla oluşan yakınsayan paralel desen kullanılmıştır. Araştırmanın nicel aşamasında betimsel araştırma yöntemi olan tarama modeli, nitel aşamasında ise durum araştırması modeli kullanılmıştır. Nicel verilerin toplanması aşamasında Çevik (2017) tarafından geliştirilen 15 maddelik "FeTeMM Eğitimi ile İlgili Öğretmen Görüşleri Ölçeği" kullanılmıştır. Bununla birlikte, nitel verilerin toplanması sürecinde araştırmacı tarafından geliştirilen yedi soruluk yarı-yapılandırılmış görüşme formu ve STEM disiplinlerinde öğretmen adayı rollerini belirlemeye yönelik tasarlanan beş adet senaryo kullanılmıştır. Altı hafta süren uygulama süreci kapsamında Scratch ve Arduino programı tanıtılarak kodlama çalışmaları yapılmış ve "Temel STEM Maker Tasarlama" etkinlikleri düzenlenmiştir. Elde edilen veriler nicel ve nitel analiz yöntemleri ile ayrı ayrı analiz edilmiş ve yakınsayan paralel desen çalışması olduğu için son aşamada ise elde edilen nicel ve nitel sonuçlar ilişkilendirilmiştir. Araştırmanın nicel analiz kısmında betimsel analiz "Nonparametrik Testler" kategorisindeki fark testlerinden Man Whitney-U Testi ve Kruskall Wallis H Testi kullanılmıştır. Nitel verilerin analizi ise içerik analizi ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın sonuçlarına göre, çalışmaya katılan öğretmen adaylarının çoğu daha önce kendi olanakları ile kodlama kursu aldıklarını belirtmişlerdir. Katılımcıların bir kısmı ise daha önce kodlama deneyimi yaşamamış olduklarını ve ilk kez kodlama deneyimini bu çalışma sürecine dâhil olduklarında edindiklerini ifade etmişlerdir. Bu çalışmaya katılan öğretmen adaylarından kadın öğretmen adaylarının çoğu kodlama deneyimine sahipken erkek öğretmen adaylarının çoğunluğunun kodlama deneyimine sahip olmadığı tespit edilmiştir. Çalışmaya katılan öğretmen adaylarından üçte birinden fazlası (%38) sadece bireysel çalışmayı tercih ettiklerini bildirmişlerdir. Bununla birlikte, fen bilgisi öğretmenliği mesleğine yönelik ilgilerini erken yaşta keşfeden aday sayısının hayli düşük olduğu görülmüştür. Araştırma sonuçlarına göre öğretmen adayları işbirliğine dayalı etkinliklerin artırılması gerektiğini, STEM uygulamalarında öğretmenin aktif rol alması gerektiğini ve öğretmenlerin gerek ders içi gerekse ders dışındaki etkinlerde STEM eğitimini kolaylıkla planlayabileceklerini ifade etmişlerdir. Öğretmen adayları STEM eğitiminin derste sınıf hâkimiyetini olumsuz etkilemediğini ve derste zaman kaybına sebep olmadığını, STEM eğitiminin öğretmenin derste teknoloji kullanmasını gerekli kıldığını, STEM etkinliklerinin öğretim programlarında yer alması ve STEM eğitiminin günlük hayata yansıtılmasında üst düzey materyale ihtiyaç duyulması konularına ilişkin karasız bir yargının söz konusu olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır. Fen bilgisi öğretmen adayları sadece tasarım temelli STEM çalışmalarında değil, derslerinde tasarlayacakları her türlü deney ve öğretim materyali için de mühendislik yeteneklerini geliştirmeye ihtiyaçlarının olduğunu bildirmişlerdir. Öğretmen adaylarının Scratch, Arduino ve Temel STEM Maker Tasarımları (TSMT) uygulamalarına dair görüşleri incelendiğinde, STEM eğitiminin müfredata dâhil edilmesi ve derslerin teorikten ziyade uygulamalı gerçekleştirilmesinin verimli olacağı yönünde sonuçlara ulaşılmıştır. Ayrıca, tüm öğretmen adayları STEM eğitiminin kaliteli ve dayanıklı malzemelerle ve eğitim hayatında mutlaka yer verilmesi gerektiğini bildirmişlerdir. Öğretmen adayları Temel STEM Maker Tasarımları (TSMT) sürecinin eğlenceli, heyecan verici, mutluluk verici, keyifli, merak uyandırıcı ve üretkenliği teşvik edici olduğunu belirtmişlerdir. Ayrıca STEM eğitiminin kolaylık sağladığı, tecrübe artırdığı, problem çözmeyi ve yeni fikirler üretmeyi sağladığı görüşlerine de ulaşmışlardır. Öğretmen adaylarının 21. yüzyıl becerilerine ilişkin sonuçları incelendiğinde ise STEM'in eleştirel düşünme, yaratıcılık, problem çözme, iletişim, iş birliği, merak, girişimcilik ve sabır konularında gelişimlerine katkı sağladığını ifade ettikleri görülmüştür. Kısmen memnun olmadığını ifade eden öğretmen adayları ise malzeme gibi etkenlere ilişkin görüşlerini bildirmişlerdir. Ayrıca, adayların mühendisliğe olan ilgilerini de küçük yaşlarda değil, geç yaşlarda fark ettiklerini belirtmeleri oldukça dikkat çekicidir. Bu çalışmanın elde edilen sonuçları ışığında, STEM uygulamalarını sürece yayılan uzun soluklu ve hem kodlama hem tasarım içeren araştırmalar şeklinde planlanması, öğretmen adaylarının robotik kodlama ve STEM uygulamaları konusunda ilk elden deneyim elde etmelerine olanak tanınması önerilmektedir.
Ortaokullarda kodlama eğitiminin öğrencilerin yaratıcı problem çözme ve bilişüstü farkındalıklarına etkisi
Teknolojik gelişmeler, büyük bir hızla yeni alanlarla karşımıza çıkmaktadır. Bununla birlikte teknolojik gelişmelere bağlı olarak eğitim kalitesinin arttırılması gerekliliği ve önemi her alanda kendini göstermektedir. Sözü edilen önem gereği, her alanda karışık problemleri çözebilen belirli düzeyde mühendislik becerilerine sahip bireylere ihtiyaç artmıştır. Farklı becerileri birlikte kullanabilen bireyler STEM (Fen (Science), Teknoloji (Technology), Mühendislik (Engineering) ve Matematik (Mathematics)) ile mümkün olmaktadır. Günümüzde ilgi gören STEM (Science, Technology, Engineering and Math) eğitimi kapsamında yer alan "kodlama eğitimi" ise bu sürecin alt yapısını oluşturmaktadır. Kodlama, öğretim teknolojileri alanındaki yeniliklerle hayatımıza giren birçok kavramdan biridir. Kodlama eğitimi, Türkiye'nin farklı illerinde olduğu gibi Aydın `da da birçok okulda "Kodama Dersi" adı altında yürütülmektedir. Sözü edilen dersin, öğrencilerin yaratıcı problem çözme ve bilişüstü farkındalıkları üzerinde olumlu bir etkisinin olup olmadığı bu araştırma ile anlaşılmaya çalışılmıştır. Bu amaçla araştırmada, Aydın'da bulunan ve Milli Eğitim Bakanlığı Öğretim Programı kapsamında kodlama eğitimi verilen ve kodlama eğitimi verilmeyen ortaokullarda, öğrenim görmekte olan 730 beşinci ve altıncı sınıf öğrencisine "Yaratıcı Problem Çözme Envanteri" ve "Bilişüstü Farkındalık Envanteri" uygulanmıştır. Araştırma kapsamında, ölçüt örnekleme tekniği ile kodlama eğitimi veren ve vermeyen ortaokullar tespit edilmiştir. Araştırmada hatalı sonuçlar çıkarılınca kodlama eğitim alan 488 öğrenci ve kodlama eğitimi almayan 242 öğrenci örnekleme dahil edilmiştir. Bu araştırmada, nicel betimsel yöntem kullanılarak araştırmanın katılımcıları arasında farklılık olup olmadığı anlaşılmaya çalışılmıştır. Elde edilen veriler normal dağılım göstermediği için verilerin analizinde, Kruskal-Wallis ve Man-Whitney U parametrik olayan test analizleri kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler sonucunda, kodlama eğitiminin uygulandığı okullarda öğrenim görmekte olan öğrencilerin, hem genel hem de alt boyutlar bazında yaratıcı problem çözme becerileri ve bilişüstü farkındalık puanları, kodlama eğitimi uygulanmayan okullardaki öğrencilere göre daha yüksek düzeyde olduğu anlaşılmıştır. Böylece kodlama eğitiminin, öğrencilerin bilişüstü farkındalıklarını ve yaratıcı problem çözme becerisini geliştirdiği anlaşılmaktadır. Bağımlı değişken olan bilişüstü farkındalığın, yaratıcı problem çözme davranışını ne ölçüde açıkladığını anlamak amacıyla yapılan kanonik korelasyon analizinden, söz konusu değişkenin, yaratıcı problem çözme becerisini yordadığı anlaşılmıştır. Araştırmada, kodlama eğitiminin öğrencilerin bilişüstü farkındalık ve yaratıcı problem çözme becerilerini geliştirdiği gözlemlenmiştir. Gelişen teknoloji ve birçok işlemin sanal olarak gerçekleştirilmesi nedeniyle kodlama eğitiminin, dünyadaki öğretim programlarında daha çok yer alacağı beklenilmektedir. ANAHTAR SÖZCÜKLER: Kodlama Eğitimi, Bilişüstü Farkındalık, Yaratıcı Problem Çözme, Nicel Yöntem, Ortaokul
Tasarım temelli bilgi işlemsel düşünme eğitim modelinin okul öncesi çocukların yürütücü işlev ve öz düzenleme becerilerine etkisi
Bu çalışma TÜBİTAK 1001 "Okul öncesinde tasarım yoluyla anlama yaklaşımı temelli bilgi işlemsel düşünme (BİD) ve kodlama beceri eğitim modelinin (TATBİK) geliştirilmesi" projesinin bir çıktısını sunmaktadır. Araştırma, proje kapsamında geliştirilen TATBİK Modeli'nin, okul öncesi dönem çocuklarının yürütücü işlev ve öz düzenleme becerileri üzerindeki etkisini incelemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Çalışmada, tasarım temelli düşünmeye dayalı BİD ve kodlama temelli bir öğretim modelinin geliştirilmesi, uygulanması ve etkililiğinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Bu kapsamda, kuramsal temellerle uygulama sürecini bütünleştirmeye olanak tanıyan, öğretim modelinin tasarlanması, uygulama sürecinde iyileştirilmesi ve işlevsel hâle getirilmesini sağlayan döngüsel ve esnek yapısıyla Tasarım Tabanlı Araştırma (TTA) yöntemi araştırmada temel yaklaşım olarak benimsenmiştir. Tasarlama-geliştirme-değerlendirme döngüsel süreçlerini içeren TTA yaklaşımına göre modelin geliştirme süreci dört aşamada gerçekleştirilmiştir. İlk aşamada mevcut durum analiz edilerek modelin kavramsal ve kuramsal temelleri ortaya konmuştur. İkinci aşamada, araştırmacı, öğretmen, ebeveyn ve çocukların iş birliğiyle robot ile uygulanan 18 etkinlik, robotsuz uygulanan 18 etkinlik olmak üzere toplam 36 etkinlik geliştirilmiştir. Bu etkinlikler uygulayıcı öğretmenlerce uygulanarak döngüsel biçimde revize edilmiştir. Üçüncü aşamada, geliştirilen TATBİK Modeli proje kapsamında mühendislik tasarım, kodlama ve BİD becerileri üzerinde etkisi test edilirken, bu çalışma kapsamında yürütücü işlev ve öz düzenleme becerilerine etkisi test edilmiştir. Bu araştırmada veri toplama aracı olarak, "Kişisel Bilgi Formu", "EF Touch Yürütücü İşlev Bataryası" ve "Okul Öncesi Öz Düzenleme Ölçeği" kullanılmıştır. Çalışma grubunu; Gaziantep ili merkezindeki Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı anaokuluna devam eden 5-6 yaş Deney 1 grubunda 26, Deney 2 grubunda 25 ve kontrol grubunda 25 çocuk olmak üzere toplamda 76 çocuk oluşturmuştur. Deney 1 grubuna araştırmacı tarafından "Robot ile Uygulanan Etkinlikler" etkinlikler, Deney 2 grubuna ise sınıf öğretmeni tarafından "Robotsuz Uygulanan Etkinlikler" 6 hafta, haftada 3 gün ve ortalama 40-60 dakika uygulanmıştır. Araştırmanın verileri SPSS.26 paket programı aracılığıyla parametrik testlerden karışık ölçümler 3x3 ANOVA kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma bulguları, uygulanan modelin yürütücü işlev ve öz düzenleme becerileri alt boyutlarında, Deney 1 ve Deney 2 gruplarında, kontrol grubuna kıyasla anlamlı düzeyde gelişim olduğunu ortaya koymuştur. Deney gruplarının öntest, sontest ve kalıcılık testi puanları karşılaştırıldığında her iki grupta da anlamlı fark saptanmıştır. Ayrıca, robot ile uygulanan etkinliklerin robotsuz uygulanan etkinliklere göre yürütücü işlev ve öz düzenleme becerilerinin tüm alt boyutlarında daha yüksek düzeyde gelişim sağladığı belirlenmiştir. Bu sonuçlar, uygulanan TATBİK Modeli'nin yürütücü işlev ve öz düzenleme becerilerine katkı sağladığı ortaya konmuştur.
KodlaManisa Projesinin fen bilimleri dersi öğretim programı, proje danışmanları ve öğrenci görüşleri açısından değerlendirilmesi: Manisa ili örneği
İçinde bulunduğumuz çağda bilgisayar ve bilişim teknolojilerinin önemi giderek artmaktadır. Bu nedenle kodlama eğitimi günümüzde tüm öğretim kademelerine entegre edilmeye çalışılan bir eğitim olarak öne çıkmaktadır. Özellikle robotik kodlama eğitiminin küçük yaşlardan itibaren çocuklara farklı disiplinler ile bağdaştırılarak çeşitli özel kurs ve programlar ile verildiği gözlenmektedir. Bu bağlamda Manisa ili kapsamında faaliyet gösteren KodlaManisa projesi ülkemizde robotik kodlama etkinlikleri arasında öne çıkmaktadır. Bu çalışmada robotik kodlama eğitimin öğretmen ve öğrencilerin bakış açısı ile değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Çalışmaya Manisa ilinde çeşitli devlet ilköğretim okullarında görev yapan, robotik ve kodlama konusunda eğitim veren ve KodlaManisa festivalinde görev yapan Bilişim Teknolojileri öğretmenleri ile Manisa ilindeki çeşitli devlet ilköğretim okullarında öğrenim gören, robotik ve kodlama konusunda eğitim gören ve KodlaManisa festivaline katılan öğrenciler katılım sağlamıştır. Bu kapsamda 34 Bilişim Teknolojileri öğretmeni ve 177 öğrenciye anket ve görüşme formu uygulanmıştır. Araştırmada, elde edilen verilerin nicel ve nitel olarak analiz edildiği karma desen kullanılmıştır. Çalışma sonucunda hem öğrenci hem de öğretmenlerin KodlaManisa festivali organizasyonuna yönelik görüşlerinin son derece olumlu olduğu tespit edilmiştir. Öğrencilerin robotik kodlama eğitiminin özellikle Matematik, Fen Bilgisi, İngilizce ve Sosyal Bilgiler derslerine katkısı olduğunu ifade ettikleri, öğrencilerin robotik ve kodlama eğitimlerinde en büyük yardımcıları olarak öğretmenlerini gördükleri, öğretmen ve öğrenciler tarafından kaynak, donanım ve altyapı yetersizliğinin en büyük problem olarak görüldüğü saptanmıştır.
Okul öncesi dönemdeki çocukların matematiksel akıl yürütme becerilerine kodlama eğitiminin etkisi
Bu araştırma, okul öncesi dönemdeki çocukların matematiksel akıl yürütme becerilerine kodlama eğitiminin etkisini incelemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu, 2020 – 2021 eğitim öğretim yılında Adana il merkezine bağlı Çukurova ilçesinde yer alan bir ilkokulun anasınıflarına devam etmekte olan 29 çocuk oluşturmaktadır. Araştırmada, ön test - son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmanın deney grubunda 17 çocuk, kontrol grubunda ise 12 çocuk yer almaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından hazırlanan "Kişisel Bilgi Formu" ile Ergül (2014) tarafından geliştirilen "Erken Matematiksel Akıl Yürütme Becerileri Değerlendirme Aracı" kullanılmıştır. Müdahale öncesinde değerlendirme aracı her iki gruba da ön test olarak uygulanmıştır. Ardından deney grubuna "Kodlama Eğitim Programı" uygulanırken kontrol grubundaki çocuklar normal eğitim müfredatlarına devam etmişlerdir. Müdahale sonunda ise değerlendirme aracı her iki gruba son test olarak uygulanmıştır. Elde edilen veriler, betimsel istatistiksel ve normallik testi sonuçları dikkate alınarak analiz edilmiştir. Araştırma sonunda, kodlama eğitiminin çocukların matematiksel akıl yürütme becerileri üzerinde istatistiksel olarak anlamlı bir etkiye sahip olduğu belirlenmiştir. Deney ve kontrol gruplarının ön test puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmazken, deney grubuna uygulanan müdahale programı sonrasında deney grubundaki çocukların matematiksel akıl yürütme becerileri son test puanlarının kontrol grubundaki çocukların son test puanlarından istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: okul öncesi eğitim, matematiksel akıl yürütme, kodlama eğitimi, kodlama
Erken çocukluk döneminde kodlama becerilerinin değerlendirilmesi-test geliştirme
Bu araştırmanın amacı; erken çocukluk dönemindeki çocukların kodlama beceri düzeylerini belirlemeye yönelik geçerli ve güvenilir bir test geliştirmektir. Araştırma, erken çocukluk dönemindeki 5-7 yaş çocuklarının kodlama becerilerinin belirlenmesinde kullanılabilecek bir test geliştirmeyi amaçlayan tarama modelinde bir çalışmadır. Araştırmanın örneklemini 2020-2021 eğitim öğretim yılında Ağrı il merkezindeki Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı 6 bağımsız anaokulu, 8 ilkokul bünyesindeki anasınıfları, 1. Sınıflar ve 2. sınıflarda öğrenim gören 143 çocuk; Gaziantep il merkezindeki Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı 7 bağımsız anaokulu, 7 ilkokul bünyesindeki anasınıfları, 1. sınıf ve 2. sınıflarda öğrenim gören 165 çocuk her iki ilde de toplamda 308 çocuk oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak; çocuklar ve ebeveynlerine ilişkin kişisel bilgilerin yer aldığı ''Kişisel Bilgi Formu'' ve 5-7 yaş çocuklarının kodlama beceri düzeylerini değerlendirmek amacıyla araştırmacı tarafından geliştirilen geçerlilik ve güvenirlik çalışması yapılan kodlama beceri düzeylerini değerlendiren ''Erken Çocukluk Döneminde Kodlama Becerileri Testi'' A Formu ile robotik kodlama beceri düzeylerini değerlendiren ''Erken Çocukluk Döneminde Kodlama Becerileri Testi'' B Formu kullanılmıştır. Verilerin analizinde testin geçerlilik ve güvenilirliğini belirlemek için geçerlilik analizinde; kapsam-yapı geçerliliği, ölçüte dayalı geçerlik analizleri; güvenirlik analizinde; KR-20 güvenirlik analizi, madde güçlük ve madde ayırt edicilik indeksi analizleri kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgular sonucunda; geliştirilen ''Erken Çocukluk Dönemindeki Kodlama Becerileri Testi''nin geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğu ortaya konulmuştur. Sonuç olarak, ''Erken Çocukluk Döneminde Kodlama Becerileri Testi''nin 5-7 yaş çocukların kodlama beceri düzeylerini belirlemede kullanılabilecek bir ölçme aracı olduğu belirlenmiştir.
Okul öncesi dönem çocuklarının ölçme becerilerine öğrenme rotaları temelli kodlama eğitiminin etkisi
Bu araştırma, öğrenme rotaları temelli etkinliklerin ve öğrenme rotaları temelli kodlama etkinliklerinin okul öncesi dönem çocuklarının uzunluk, alan, hacim ve açı ölçme becerilerine etkisini incelemek amacıyla yapılmıştır. Nicel bir yaklaşımla yürütülen çalışmada, yarı deneysel araştırma deseni kullanılmıştır. Katılımcılar, Adıyaman il merkezinde MEB'e bağlı bağlı bir anaokulundan seçilen üç sınıftaki 55-71 aylık 47 çocuktan oluşmaktadır. Yansız atama yoluyla, söz konusu sınıflardan ikisi deney (deney 1 [n=15] ve deney 2 [n=17]) ve bir tanesi de kontrol (n=15) grubu olarak seçilmiştir. Kontrol grubuna mevcut okul öncesi eğitim programı uygulanırken, deney 1 grubunda öğrenme rotalarını temel alarak hazırlanan kodlama etkinlikleri, deney 2 grubunda ise öğrenme rotaları temelli eğitim etkinlikleri uygulanmıştır. Deney 1 ve deney 2 grubundaki uygulamalar, haftada üç gün olmak üzere her bir deney grubu için toplam 16 oturumdan oluşmaktadır. Veri toplama aracı olarak, araştırmacı tarafından geliştirilen Erken Ölçme Testi (EÖT) kullanılmıştır. Araştırma kapsamında çocukların ölçme becerileri uygulama öncesinde, uygulama sonunda ve son uygulamadan dört hafta sonra EÖT ile ölçülmüştür. Veriler, hiyerarşik linear modelleme (HLM) ile analiz edilmiştir. Araştırma bulguları, deney 1 ve deney 2 grubunda yer alan çocuklara uygulanan etkinliklerin çocukların uzunluk, alan, hacim ve açı ölçme becerilerini geliştirmede kontrol grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde ve kalıcı bir etkiye sahip olduğunu göstermiştir. Bu etki deney grupları arasında istatistiksel olarak anlamlı düzeyde farklılaşmamaktadır. Sonuç olarak, öğrenme rotaları etkinliklerin ve öğrenme rotaları temelli kodlama etkinliklerinin çocukların ölçme becerisini geliştirmede etkili olduğu görülmüştür.
Robotik kodlama eğitiminin zihin imaj netliği ve robot algısına etkisi
Bu çalışmanın temel amacı, robotik kodlama eğitiminin 4.sınıf düzeyindeki öğrencilerin zihin imaj netliğine ve robotiğe yönelik zihinsel imajlarına etkisini incelemektir. Uygulama sürecinin eğitim aşaması 10 hafta ve haftada 2 saat olacak şekilde planlanmıştır. Nicel ve nitel araştırma yaklaşımlarının birlikte kullanıldığı bu araştırmada eşzamanlı karma yöntem modeli benimsenmiştir. Araştırmanın nicel boyutu ön test son test kontrol gruplu yarı deneysel modelde desenlenmiştir. Nitel boyut ise fenomenoloji araştırması olarak planlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubu 2021-2022 eğitim öğretim yılında Düzce ilinde bir ilkokulda 4.sınıfta öğrenim görmekte olan 26'sı deney, 24'ü kontrol grubu olan 50 öğrenciden oluşmaktadır. Öğrencilerin zihin imaj netliğine ilişkin veriler, "Sheveland Zihinsel İmaj Netliği Ölçeği" ile toplanmıştır. Öğrencilerin robotiğe yönelik zihinsel imajlarına ilişkin veriler ise Kelime İlişkilendirme Testi kullanılarak elde edilmiştir. Araştırma kapsamında yürütülen 10 haftalık robotik eğitim kapsamında, öğrencilere İdea yazılımı ve O-bot robot kiti kullanılarak robotik kodlama eğitimi verilmiştir. Nicel verilerin analizinde IBM SPSS 20 programı aracılığıyla t testi ve tekrarlanmış ölçümler için ANOVA testi kullanılmıştır. Nitel verilerin analizinde ise içerik analizi uygulanmış; Kelime İlişkilendirme Testi 'ne verilen cevaplara yönelik kategori ve kodlar oluşturulmuştur. Araştırma bulguları, robotik kodlama eğitiminin öğrencilerin zihin imaj netliği ve robotiğe yönelik zihinsel imajlarında olumlu yönde etki ettiğini göstermektedir. Deney ve kontrol gruplarının zihin imaj netliğindeki değişimin istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde, deney grubu lehine olduğu tespit edilmiştir. Bunun yanında nitel veriler de robotik eğitimin robotiğe yönelik zihinsel imajlarında olumlu yönde etkilediğini göstermektedir. Elde edilen verilere göre verilen robotik eğitim sonrası öğrenciler, robotun çalışabilmesi için algoritma oluşturulması gerektiği ve robotu kodlanan bir teknolojik alet olarak gördüğü sonucuna varılmıştır. Programlama basamağına başlangıç yaptıkları gözlemlenmiştir. Robotik kodlama eğitimi öğrenme süreçlerine etki edecek becerileri desteklediği ve robota ilişkin zihinsel imajlarını şekillendirdiği için ilkokullarda yaygın olarak verilmesi önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Robotik kodlama, Zihin İmaj netliği, İDea yazılım, 21.yüzyıl Becerileri
Artırılmış gerçekliğe dayalı öğretim materyali kullanımının öğrencilerin akademik başarısına ve görüşlerine etkisi
Bu araştırmanın amacı; kodlamaya ilişkin konuların öğretiminde artırılmış gerçeklik teknolojisi ile geliştirilmiş ders materyalinin öğrencilerin akademik başarılarına, öğrenmedeki kalıcılık düzeylerine etkisini ve öğrencilerin sürece ilişkin görüşlerini belirlemektir. Bu araştırmanın çalışma grubunu, 2019-2020 eğitim öğretim yılında Fırat üniversitesinde Programlama Temelleri dersini alan Bilgisayar Programcılığı 1. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. 1. sınıf öğrencileri deney ve kontrol grubu olarak ikiye ayrılmıştır. Deney grubunda 34, kontrol grubunda 30 öğrenci yer almaktadır. Uygulamalar Programlama Temelleri dersinde "Bilgisayarın çalışma sistemi", "Algoritmaya giriş", "Akış diyagramları" ve "Döngü yapıları" alt öğrenme alanlarında gerçekleştirilmiştir. Çalışmada nicel ve nitel araştırma desenlerinin birlikte kullanıldığı karma yöntemden faydalanılmıştır. Araştırmanın nicel verileri ön test, son test ve kalıcılık testi olarak kullanılan başarı testi ile nitel verileri ise yarı yapılandırılmış görüşme formları ile elde edilmiştir. Araştırmanın nicel boyutunda ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Nitel boyutta ise uygulama bittikten sonra deney grubunda bulunan farklı başarı seviyelerindeki öğrenciler ile görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Araştırmacı tarafından geliştirilmiş olan başarı testi 30 sorudan meydana gelmiştir. Başarı testinin ortalama güçlüğü .55, KR-20 güvenirlik katsayısı ise .77 olarak belirlenmiştir. Temel kodlama eğitimi başarı testi deney ve kontrol gruplarına ön test, son test ve kalıcılık testi şeklinde uygulanmıştır. Araştırmanın nicel verilerinin analizinde SPSS 22 paket programı kullanılmıştır. Nicel verilerin analizinde aritmetik ortalama, standart sapma, yüzde, frekans, shapiro-wilk testi, bağımlı gruplar t testi, bağımsız gruplar t testi kullanılmıştır. Nitel verilerin çözümlenmesinde ise içerik analizi yönteminden faydalanılmıştır. Araştırmanın nicel verilerinin çözümlenmesi sonucunda kodlama eğitimine ilişkin konuların öğretiminde artırılmış gerçeklik ders materyalinin kullanıldığı deney grubunda bulunan öğrencilerin akademik başarılarının kontrol grubunda bulunan öğrencilere kıyasla daha yüksek olduğu görülmüştür. Benzer şekilde deney grubunda bulunan öğrencilerin öğrenmedeki kalıcılık düzeyi kontrol grubunda bulunan öğrencilere kıyasla daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Araştırmanın nitel boyutunda ise öğrencilerin; artırılmış gerçeklik ders materyaline, artırılmış gerçeklik ders materyalinin kodlama eğitimine katkılarına, artırılmış gerçeklik teknolojisi kullanırken yaşadıkları zorluklara, bu teknolojinin kullanımının sağladığı kolaylıklara, eğitim amacıyla ve eğitim dışında kullanım alanları ve şekillerine, yönelik görüşleri alınmıştır. Elde edilen sonuçlara göre artırılmış gerçeklik teknolojisinin öğrenme üzerinde verimlilik, kalıcılık, anlaşılırlık ve kolaylık gibi birçok avantaj sağladığı, başka derslerde ve alanlarda yaygınlaştırılması gerektiği önerilmiştir. Anahtar Kelimeler: Artırılmış Gerçeklik, Kodlama Eğitimi, Sanal Gerçeklik, Başarı, Kalıcı Öğrenme
Kodlama ile zenginleştirilmiş 5E modelinin 4.sınıf matematik başarısına, kalıcılığına ve tutumuna etkisi
Bu çalışmanın amacı 4.sınıf matematik dersinde Kodlama ile Zenginleştirilmiş 5E modelinin, üçgen, kare ve dikdörtgen konusunda yer alan kazanımlara ilişkin öğrenci başarısını, öğrenmenin kalıcılığını ve öğrencinin derse karşı tutumuna etkisini araştırmaktır. Çalışma 2018-2019 eğitim öğretim yılında Isparta il merkezinde yer alan Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı bir devlet ilkokulunda dokuz haftalık süreçte gerçekleştirilmiştir. Araştırma, hazırlık aşaması ve uygulama aşaması olmak üzere iki temel aşamada gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın hazırlık aşamasında zayıf deneysel desenlerden tek grup ön test son test araştırma deseni kullanılmış olup, iki farklı şubeden 60 öğrenci çalışma grubunu oluşturmuştur. İkinci aşama olan uygulama aşamasında ise ön test son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Bu aşamada hazırlık aşamasında çalışmaya katılan iki şubede öğrenim gören 60 öğrenci deney grubunu, diğer iki şubedeki 59 öğrenci ise kontrol grubunu oluşturmuştur. Tüm araştırma boyunca veri toplama aracı olarak Matematik Başarı Testi, Matematik Tutum Ölçeği, Scratch Başarı Testi ve Scratch Öz yeterlik ölçeği kullanılmıştır. Hazırlık aşamasında deney grubu öğrencilerinin ve öğretmenlerinin Scratch ve kodlama konusundaki akademik yeterliklerinin geliştirilmesi amacıyla üç haftalık süreçte Scratch ve Kodlama Eğitimi verilmiştir. Öğrencilere eğitimin başında ve sonunda Scratch Başarı Testi ve Scratch Öz yeterlik Ölçeği ön test ve son test olarak uygulanmış ve eğitimin etkisi incelenmiştir. Elde edilen veriler bağımlı gruplar t testleri ile çözümlenmiş olup, sonuçlar sunulan eğitimin deney grubu öğrencilerinin gerek Scratch konusu akademik başarısı gerekse Scratch öz yeterlikleri üzerinde anlamlı farklılıklar oluşturduğunu göstermiştir. Uygulama aşamasında ise Matematik Başarı Testi ve Matematik Tutum Ölçeği tüm gruplara ön test olarak uygulanmıştır. Sonrasında deney gruplarında Kodlama ile Zenginleştirilmiş 5E Modeli, kontrol gruplarında ise Milli Eğitim Bakanlığı Talim Terbiye Kurulu Başkanlığı tarafından hazırlanan programla uyumlu Mevcut Öğretim Yöntemi kullanılarak matematik dersinin üçgen, kare ve dikdörtgen konularına ait öğretim faaliyetleri gerçekleştirilmiştir. Uygulama altı haftalık bir süreçte tamamlanmış ve hemen sonrasında tüm gruplara Matematik Başarı Testi ve Matematik Tutum Ölçeği son test olarak eş zamanlı bir şekilde tekrar uygulanmıştır. Uygulama boyunca araştırmacı deney ve kontrol gruplarına gözlemci olarak katılmıştır. Son test uygulamasından bir ay sonra matematik başarısındaki kalıcılığı izlemek için Matematik Başarı Testi tekrar tüm gruplara Matematik Kalıcılık Testi olarak uygulanmıştır. Elde edilen veriler MsExcel ve istatistik programlarına girilerek sonuçlar analiz edilmiştir. Hipotezleri test etmek için sırasıyla MANCOVA, ANCOVA ve t testi analizleri gerçekleştirilmiştir. MANCOVA sonuçları Kodlama ile Zenginleştirilmiş 5E Modelinin kolektif matematik son test ve matematik kalıcılık test puanları üzerinde anlamlı bir etkisinin bulunduğunu göstermiştir. Cinsiyet ve Yöntem*Cinsiyet etkileşiminin kolektif matematik son test ve matematik kalıcılık test puanları üzerinde herhangi anlamlı bir etkisi görülmemiştir. ANCOVA sonuçları ise Kodlama ile Zenginleştirilmiş 5E modelinin öğrencilerin matematik son test puanlarında deney grubu lehine anlamlı bir farklılık oluştururken matematik kalıcılık testi puanlarında anlamlı bir farklılık oluşturmadığını göstermiştir. Araştırma kapsamında kullanılan yöntemlerin öğrencilerin matematik dersine yönelik tutumlarına etkileri t testleri ile incelenmiştir. Sonuçlar, uygulama aşamasının başlangıcında tutum ön test puanları arasında anlamlı bir farklılık yok iken, uygulama sonucunda deney grubu öğrencilerinin tutum son test puanlarının deney grubu lehine anlamlı bir şekilde farklılaştığını göstermiştir. Anahtar Kelimeler: İlkokulda Matematik Öğretimi, Kodlama, Scratch STEM, Tutum, Öz Yeterlik Yapılandırmacı Yaklaşım, 5E Modeli, 21.Yüzyıl Becerileri
Kodlama ve dijital oyun tasarımı destekli 5e modelinin üstün yetenekli öğrencilerin akademik başarı ve problem çözme becerilerine etkisi
Bu araştırmanın amacı kodlama ve dijital oyun tasarımı destekli 5E modelinin, 3. sınıf üstün yetenekli öğrencilerin fen bilimleri dersi kuvvet ve hareket konularındaki akademik başarılarına ve problem çözme becerilerine etkisini ortaya koymaktır. Araştırma 2021-2022 eğitim-öğretim yılında Antalya ilinde bulunan Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı bir Bilim ve Sanat Merkezinde yedi haftada gerçekleştirilmiştir. Çalışma iki aşamada tamamlanmıştır. İlk aşama olan hazırlık aşamasında zayıf deneysel desenlerden tek grup ön test son test modeli kullanılmıştır. Bu aşamanın çalışma grubunu 40 öğrenci oluşturmuştur. Diğer aşama olan uygulama aşamasında ise yarı deneysel desenlerden ön test son test kontrol gruplu desen uygulanmıştır. Bu aşamada katılımcılar; hazırlık aşamasında yer alan 40 öğrenci deney grubunda ve diğer 40 öğrenci de kontrol grubunda olmak üzere toplam 80 üstün yetenekli öğrenciden oluşmaktadır. Araştırmada kullanılan veri toplama araçları Fen Başarı Testi, Problem Çözme Becerileri Ölçeği, Scratch Başarı Testi ve Scratch Öz Yeterlik Ölçeğidir. Araştırmanın hazırlık aşamasında öğrencilere Scratch programını öğretmek amacıyla kodlama eğitimi verilmiştir. Yapılan eğitimin öncesinde ve sonrasında Scratch Başarı Testi ve Scratch Öz Yeterlik Ölçeği ön test ve son test olarak kullanılmıştır. Kodlama eğitiminin etkisi bağımlı gruplar t testi ile analiz edilmiştir. Analiz sonucuna göre verilen eğitim deney gruplarındaki öğrencilerin Scratch programına ilişkin hem akademik başarılarını hem de öz yeterliklerini anlamlı şekilde olumlu etkilemiştir. Scratch eğitiminden sonra kuvvet ve hareket konularının öğretiminin yapılacağı uygulama aşamasına geçilmiştir. Beş hafta süren uygulamada deney gruplarında kodlama ve dijital oyun tasarımı destekli 5E modeli ile öğretim yapılırken kontrol gruplarında mevcut program çerçevesinde süreç yürütülmüştür. Uygulama aşamasının öncesinde ve sonrasında Fen Başarı Testi ve Problem Çözme Becerileri Ölçeği ön test ve son test olarak uygulanmıştır. Çalışmanın hipotezlerini test etmek amacıyla MANCOVA ve devamında ANCOVA analizleri gerçekleştirilmiştir. MANCOVA sonucuna göre kodlama ve dijital oyun tasarımı destekli 5E modelinin kolektif fen başarı son test ve problem çözme becerileri son test puanlarına istatistiksel olarak anlamlı etkisi bulunmuştur. ANCOVA sonuçlarına göre ise kodlama ve dijital oyun tasarımı destekli 5E modelinin kullanıldığı deney gruplarının fen başarı son test ve problem çözme becerileri son test puanları kontrol gruplarına kıyasla anlamlı şekilde artış göstermiştir.
The Definition of codes used in the communication systems and computers analysis
Removal of the errors caused by the noise in transmission channel in digital communication systems is an important problem. There are two basic systems to remove problem. These are Automatic Repeat Systems and Forward Error Correction Systems. The purpose in these two systems is to correct the errors by finding them. In this thesis it is dealt with how to form a complex coding, decoding algorithm for high bit error probability values from the transmission channel and how to detect and correct the errors to come. It is also deals with the introduction of coding systems to succeed this algorithm and analysis with the help of a programmer in the language of C. Linear codes used in data transmission, BCH codes and Reed-Solomon codes have been analyzed for this aim. With the help of the computer simulation the processes of coding, decoding and error correction are done according to the entered parameters. By using to these processes codes are compared and emphasis is given to how more reliable coding and decoding systems should be. Science Code : Electrical and Electronics Engineering Key words : Communications, Codes, Information Number of Pages : 98 The Director is Thesis : Yrd. Doç. Dr. Cem NAKÎBO?LU
Belirteç seçiminin Huffman kodlaması üzerine etkisi
Bu çalışmada, belirteç seçiminin istatistiksel veri sıkıştırma yöntemlerinden biri olan Huffman sıkıştırma algoritması üzerine etkisi ve verimliliği araştırılmıştır. Bu amaçla Huffman ağacı üretebilmek için düzgün deyimler kullanılarak tanımlanan farklı türdeki belirteçlerin sıkıştırmada sağladığı kazanç hesaplanmış ve sıkıştırma performansları karşılaştırılmıştır. Çalışma beş ana bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde, veri sıkıştırma tanımından ve veri sıkıştırma yöntemlerinin sınıflandırılmasından bahsedilmiştir. İkinci bölümde veri sıkıştırma yöntemlerinden olan istatistiksel veri sıkıştırma incelenmiş ve bilgi teorisi kavramları açıklanmıştır. Çalışmanın üçüncü bölümünde, kullanılan belirteç türlerini açıklama adına n-gram, Türkçe heceleme algoritması ve düzgün deyim kavramlarından söz edilmiştir. Dördüncü bölümde ise n-gram, hece ve düzgün deyimlerin yanı sıra bunların birlikte kullanımları ile yaratılan belirteçler ile Huffman ağaçları oluşturulmuş ve sıkıştırma işlemleri gerçekleştirilmiştir. Sıkıştırma işlemi yedi farklı doküman üzerinde test edilmiştir ve her bir dokümanın kullanılan tüm belirteç türlerine ait sonuçları elde edilmiştir. Çalışmanın son bölümünde elde edilen sonuçlar tartışılmıştır.
SOLO taksonomiye göre hazırlanan kodlama öğretim programı tasarısının çevrimiçi uygulanması ve öğrenme ürünleri üzerinde etkisinin incelenmesi
Günümüzde öğrenciler hangi mesleği seçerlerse seçsinler teknolojiye ilişkin yeterliklere sahip olmaları beklenmektedir. Bugünün dünyasında da kodlama, matematik ve okuma-yazma ile birlikte temel bir gereksinim haline dönüşmüştür. Öğrencilerin kullanıcı olmakta yetinmeyip ürün ve içerik üretebilen bireyler olabilmeleri için kodlama eğitimlerinin erken yaşta başlaması önerilmektedir. Kodlama Öğretim Programı bilgi işlemsel düşünme becerisinin boyutları esas alınarak hazırlanmıştır. Program parçalarına ayırma, soyutlama, algoritmik düşünme, değerlendirme ve hata ayıklama ile genelleme olmak üzere beş modülden oluşmaktadır. Öğretim programının tasarısında SOLO Taksonomiden yararlanılmıştır. SOLO Taksonominin ölçme değerlendirme sürecine ilişkin sunduğu avantajlar, öğretimin planlanması süreci ve bir dersin hedeflerinin bilişsel düzeylere ayrılması sürecinde sağladığı katkılar bu taksonominin tercih edilmesinde göz önünde bulundurulmuştur. Araştırma karma yöntem program değerlendirme desenine göre planlanmıştır. İhtiyaç analizi bölümünde durum çalışması, ölçme aracı geliştirme aşamasında keşfedici ardışık karma desen, programın uygulanması ve değerlendirilmesi aşamasında gömülü deneysel karma desen tercih edilmiştir. Çevrimiçi ortamda yapılan uygulamada pilot uygulama ve çalışma grubu olarak iki grup bulunmaktadır. Program tasarısının uygulanması sürecinde çalışma grubu Afyonkarahisar ilinde bir ortaokuldan 9 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırmada kullanılan veri toplama araçları "Kodlamaya Yönelik Tutum Ölçeği", "Başarı Testi", "Bilgi İşlemsel Düşünme Becerisine Yönelik Özyeterlik Algısı Ölçeği", SOLO Taksonomiye göre hazırlanmış olan dereceli puanlama anahtarı, modül sonu değerlendirme etkinlikleri, araştırmacı günlükleri ve öğrenci günlüklerinden oluşmaktadır. Yedinci sınıf düzeyinde hazırlanan Kodlama Öğretim Programı beşer haftalık süreler ile pilot uygulama ve çalışma gruplarında uygulanmıştır. Araştırma sonucunda kodlama eğitiminin kodlamaya yönelik tutuma, bilgi işlemsel düşünme becerisine yönelik öz yeterlik algısına ve kodlama başarısına olumlu etkisinin olduğu gözlemlenmiştir.
İlkokul 4. sınıf öğrencilerinin kodlama eğitimine yönelik tutumları
Çağımızın gereksinimleri ele alındığında, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de kodlama ve robotik eğitimi büyük önem kazanmıştır. Bu önem ile birlikte kodlamayla ilgili eğitimin çocuklara uygun içeriklerin hazırlanmasını bir ihtiyaç haline getirmiştir. Bu çalışmanın amacı, kodlama eğitimi alan ilkokul öğrencilerinin kodlama eğitimine yönelik tutumlarını çeşitli değişkenler açısından incelemektir. Bu çalışmanın önemi, çalışmadan elde edilen bulgular neticesinde öğrenci tutumları temel alınarak hazırlanan eğitim içeriklerinin hem öğretmenlerin hem de öğrencilerin kodlama eğitimine yönelik etkililiğini artırabileceğinin düşünülmesidir. Çalışmada Nicel Araştırma Yöntemine dayalı "Tarama Modeli" yöntemi uygulanmıştır. Çalışma, Ağrı ilinde 2020-2021 eğitim ve öğretim yılında ilkokul 4.sınıfta eğitim gören 834 öğrenci ile yapılmıştır. Bu çalışmada 41 maddeden oluşan kodlama eğitimine yönelik tutum ölçeği ve araştırmacı tarafından geliştirilmiş olan kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Verilerin analizinde ise istatistik paket programı kullanılarak öğrencilerin demografik özelliklerine yönelik frekans analizleri, ölçeğin güvenirlik ve merkezi dağılım ölçütlerinin analizleri, Mann Whitney U analizleri ve Kruskal Wallis analizleri uygulanmıştır. Analiz sonuçlarına göre öğrencilerin; cinsiyetleri, bilgisayar sahibi olma durumları, ailelerinin ekonomik durumları, kodlama eğitiminin kolay olup olmadığı düşünceleri, kodlamanın ileride iş bulmayı kolaylaştıracağı düşünceleri, kodlamayı günlük hayatta kullanılabileceğine yönelik düşünceleri ve kodlama dersinde öğrendiklerini başka derslerde kullanma düşüncelerine göre kodlama eğitimine yönelik tutumlarında anlamlı bir farklılık saptanmış olup diğer değişkenler bakımından anlamlı bir farklılık saptanmamıştır. Anahtar Kelimeler: KODLAĞRI, Kodlama, İlkokul, Kodlama Eğitimi, Sınıf Eğitimi
Ortaokul öğrencilerine yönelik geliştirilen yapay zekâ eğitim içeriğinin yapay zekâ okuryazarlığına etkisi
Bu araştırmada ortaokul öğrencilerine yönelik geliştirilen yapay zekâ eğitimi içeriğinin yapay zekâ okuryazarlığına etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Uygulama sürecine yönelik yapay zekâ okuryazarlığı başarı testi ile nicel olarak analizin sağlanmasının yanında nitel olarak hem eğitimi alan öğrencilerin hem de alan uzmanlarının görüşleri alınarak detaylı inceleme yapılması sağlanmıştır. Araştırma hem nicel hem nitel çalışmayı barındırdığından çalışma karma yöntem modelinde gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmada karma yöntem modellerinden biri olan Sıralı Açıklayıcı karma yöntem kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutunda zayıf deneysel desenlerden tek grup ön test- son test deseni kullanılmıştır. Araştırmanın nitel kısmında, araştırmanın uygulama sürecine yönelik uzman görüşü ve öğrenci görüşleri almak için yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Nitel verilerin analizi için betimsel analiz yöntemi kullanılmıştır. Nitel araştırma desenlerinden durum çalışması deseni kullanılmıştır. Durum çalışması desenine göre veriler toplanmıştır. Veriler, görüşme sorularına göre temalara ve kodlara ayrılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu İstanbul'daki bir ilçe belediyesinin yaygın eğitim kurumundaki 6.sınıf öğrencilerinden toplam 18 kişi ve nitel çalışma için uzman görüşleri alınan 3 kişiden oluşturmaktadır. Bu çalışma grubu uygun örneklem yöntemiyle seçilmiştir. Yapay zekâ okuryazarlığı eğitimi programı kapsamında Taba modeli temel alınarak Vygotsky'nin modül yaklaşımı baz alınarak 14 modüllü bir eğitim içeriği geliştirilmiştir. Öğrencilerin genel başarı durumu; 14 modülün uygulanmaya başlanma aşamasıyla yapılan ön test ve uygulama sonunda yapılan son testten aldıkları puanlar ile oluşturulmuştur. Yapay zekâ okuryazarlığı başarı testinin güvenirlik çalışması 171 öğrenciye uygulanmıştır. Testin güvenirliliği kapsamında KR-21 analizide yapılmıştır. Çalışma grubuna uygulanan ön test ve son test arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla parametrik istatistik tekniklerinden Bağımlı Örneklem t Testi yapılmıştır. Yapılan analiz sonucu eğitime katılan öğrencilerin ön test ve son test puanları arasında son test lehine bir farkın ortaya çıktığı ve bu farkın istatistiksel olarak anlamlı olduğu sonucu ortaya çıkmıştır. Eğitime katılan öğrencilerinin başarı testi değerlendirildiğinde ön test puan ortalamalarının X̄=25 ve standart sapmanın S=13,79 son test puan ortalamalarının X̄=61,86 ve standart sapmasının S=15,52 olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Yapılan analiz sonucu eğitime katılan öğrencilerin ön test ve son test puanları arasında son test lehine bir farkın ortaya çıktığı ve bu farkın istatistiksel olarak anlamlı olduğu sonucu ortaya çıkmıştır [t (17) =-8,872 p<.05].Bu sonuçlara göre, çocuklara yönelik geliştirilen yapay zekâ eğitim içeriğiyle çocukların yapay zekâ okuryazarlıklarını geliştirme noktasında önemli bir etkisinin olduğu söylenebilir. Eğitime katılan öğrencilerden elde edilen nitel verilerde eğitim sürecine yönelik platform kullanımı ve eğitim kazanımları temalarına yönelikte olumlu bildirimler belirtmişlerdir. Uzmanlardan alınan görüşlerden ortaya çıkan sonuçlara göre yapay zekâ okuryazarlığının önemi vurgulanmış ve mevcut çalışmaların arttırılması gerektiğini belirtmişlerdir.
Bilgisayar programcılığı öğretiminde öğrencilerin yazılım öğretimi ile ilgili karşılaştıkları sorunlar ve çözüm önerileri
Yazılım sektörü ülkelerin teknolojik ve ekonomik gelişmesine etkisi açısından son derece önemlidir. Yazılım sektöründeki önem gün geçtikçe artmaktadır. Yazılım sektörünün öneminin artması yazılım öğretiminin önemini de arttırmaktadır. Bu araştırmada bilgisayar programcılığı eğitiminde öğrencilerin yazılım öğretimi ile ilgili karşılaştıkları sorunları ve çözüm önerilerini ortaya koymak amaçlanmıştır. Araştırma çalışma grubu Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesine bağlı meslek yüksekokullarındaki bilgisayar programcılığı eğitimi alan 45 öğrenci ve eğitim veren 8 öğretim elemanıdır. Ayrıca öğrencilerin staj gördükleri ve çalıştıkları 9 sektör temsilcisi de çalışmaya katılmıştır. Bu süreçte tüm katılımcılar bilgisayar programcılığında verilmekte olan yazılım öğretimini değerlendirmiştir. Araştırma bilgisayar programcılığı öğrencilerinin daha verimli bir eğitim almasını, öğretim elemanlarının daha verimli eğitim vermesini ve sektörün ihtiyaç duyduğu elemanların yetişmesini sağlayacak verileri elde etmeyi amaçlamaktadır. Katılımcılardan toplanan veriler nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması deseni kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda öğrencilerin yazılım öğretimi esnasında bireysel ilgi ve motivasyonlarında, bilgi seviyelerinde farklılıklar görülmüştür. Fiziki şartlar yeterli değildir. Yazılım derslerinin işlendiği sınıflar donanımsal olarak yetersizdir. Ders müfredatlarının yeterli değildir. Teorik derslerin uygulaması yetersizdir. Öğretim elemanı kadroları sayıca ihtiyacı karşılamamaktadır. Sektör açısından mezun olan öğrencilerin bilgi ve birikimleri yetersiz düzeydedir. Mezun öğrenciler sektörün ihtiyaçlarına tam olarak cevap vermemektedir. Bilgisayar programcılığından mezun olan öğrenciler daha güncel müfredatlar ile çağın yeniliklerine adapte olabilecek bir şekilde öğrenim görmeleri gerekmektedir.
Web tasarım projelerinin çocukların temel kodlama eğitimine etkileri üzerine bir çalışma
Araştırmada web tasarım projelerinin çocukların temel kodlama eğitimine etkileri üzerine bir çalışma incelenmiştir. 2021 – 2022 eğitim öğretim yılında Adana ili Çukurova ilçesinde bir devlet okulunda ilkokul 5.sınıfta öğrenim görmekte olan 30 öğrenciye rastgele seçilen 15'i deney gurubu diğer 15'i ise kontrol gurubu olarak 3 hafta süren bir eğitim uygulanmıştır. Eğitim sürecinde kontrol gurubuna temel kodlama eğitimi ders içeriği anlatılırken deney gurubuna temel kodlama eğitimi ders içeriğinin yanında örnek web sitesi uygulanmıştır. Çalışmada 3 haftalık eğitim öncesinde her iki guruba beceri testi ön test uygulanmış olup, eğitim sonunda ise her iki guruba beceri testi son test uygulanmıştır. Ayrıca eğitim sonunda öğrencilere Kodlama Eğitimine Yönelik Tutum Ölçeği uygulanmıştır. Ön test sonuçları analiz edildiğinde deney grubu öğrencilerinin ortalaması X = 4,33 kontrol grubu öğrencilerinin ortalaması ise X = 4,47 olarak bulunmuştur. Bağımsız örneklem t – Testinde p=0,723 olup, bulunan bu p değeri 0,05 değerinden büyük olduğundan her iki gurup arasında anlamlı bir farklılığın olmadığı görülmüştür. Son test sonuçları analiz edildiğinde ise deney grubu öğrencilerinin ortalaması X = 4,13 kontrol grubu öğrencilerinin ortalaması ise X = 0,13 olarak bulunmuştur. Bağımsız örneklem t-Testi sonucunda p=0,000 olup, bulunan bu p değeri 0,05 değerinden küçük olduğundan iki grup arasında istatiksel olarak anlamlı bir farklılık olduğu ve bu farkın deney gurubu öğrencileri lehine olduğu gözlemlenmiştir.
Blok tabanlı programlama etkinliklerinin ilkokul 2. sınıf öğrencilerinin bilgi işlemsel düşünme becerisi ve etkinlik algısı üzerine etkisi
Bu araştırmanın amacı ilkokul ikinci sınıfta öğrenim gören öğrencilerin blok tabanlı kodlama etkinliklerine katılmalarının bilgi işlemsel düşünme becerilerine ve etkinlik algılarına etkisini belirlemektir. Bu amaç doğrultusunda Sakarya ili, merkez ilçelerinden birisinde yer alan ilkokulda 2. sınıflardan 2 şubeden 20'şer öğrenci seçilerek deney ve kontrol grubuna seçilmiştir. Şubelerde seçkisiz atama yapılırken şubelerde öğrenim gören öğrenciler doğrudan gruba dahil edilmiştir. Bu yönüyle araştırmada öntest sontest kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırma sürecinde deney grubunda 9 kız 11 erkek bulunurken kontrol grubunda ise 11 kız 9 erkek öğrenci yer almıştır ve yöntem olarak yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmada deney grubunda code.org sitesinden seviyeye uygun kodlama etkinliklerini gerçekleştirme söz konusu iken kontrol grubunda öğrencilere herhangi bir kodlama eğitimi etkinliği yapılmamıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak bilgi işlemsel düşünme testi ve etkinlik algısı ölçeği kullanılmıştır. Veriler araştırmacı elden dağıtılarak toplanmış ve istatistik paket programına girilmiştir. Deney ve kontrol grubunun öntest ve sontest bilgi işlemsel düşünme puanları arasında fark olup olmadığına tekrarlı ölçümler için iki faktörlü ANOVA ile bakılmıştır. Ayrıca deney grubunun etkinlik algısı ölçeğinden elde edilen puanların ortalama puanları ve ilişkili ölçümler için ANOVA ile analiz edilmiştir. Elde edilen verilerin analizi SPSS 21 paket programı kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırma öncesinde deney ve kontrol grubuna bilgi işlemsel düşünme becerilerini ölçmeye yönelik uygulanan öntestler arasında puan ortalamalarının birbirine yakın olduğu görülmüştür. Fakat araştırma sonucunda yapılan sontestlerde ise deney grubu yönünde anlamlı derecede fark olduğu ortaya çıkmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen verilerle ilkokul düzeyinde code.org gibi uygulama ağırlıklı blok tabanlı kodlama derslerin işlenmesinin bilgi işlemsel düşünme becerisinin artmasına etki ettiğini göstermektedir ve ilkokul düzeyinde blok tabanlı kodlama etkinliklerine yer verilmesi önerilebilir. Deney grubunun etkinlik algısı ölçeğinden elde edilen puanları analiz edilmiştir. Analiz sonuçlarına göre öğrenciler, code.org sitesi üzerinden yaptıkları etkinlikler sırasında son derece eğlenceli bulduklarını, kişisel gelişimlerine de olumlu anlamda katkı yaptığını ifade etmişlerdir. Araştırma sonucunda elde edilen etkinlik algısı ölçeği verilerine göre programlama öğretiminin ilkokul düzeyinde görsel tabanlı öğretim araçlarıyla yapılması önerilmiştir. Anahtar Kelimeler: Kodlama, blok tabanlı programlama, code.org, bilgi işlemsel düşünme, etkinlik algısı ölçeği, blok tabanlı programlama araçları.
Çevrimiçi ve yüz yüze kodlama eğitiminde oyunlaştırma öğeleri kullanımının akademik başarı, motivasyon ve tutuma etkisi
Bu araştırma, çevrimiçi ve yüz yüze kodlama eğitiminde oyunlaştırma öğeleri kullanımının akademik başarı, motivasyon ve tutum üzerindeki etkilerini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Bu amaç doğrultusunda nicel araştırma desenlerinden 4x3 karışık (split plot) desen kullanılmıştır. İki faktörden oluşan desenin birinci faktörünü deney ve kontrol olmak üzere 4 grup oluşturmaktadır. Deney gruplarında kodlama eğitimi; oyunlaştırılmış çevrimiçi öğrenme ortamı (OÇÖO), oyunlaştırılmış yüz yüze öğrenme ortamı (OYYÖO) ve oyunlaştırma öğelerinin kullanılmadığı çevrimiçi öğrenme ortamında (ÇÖO) verilmişken, kontrol grubunda ise yüz yüze öğrenme ortamında (YYÖO) kodlama eğitimi verilmiştir. Araştırmanın ikinci faktörünü ise tekrarlı ölçümler (ön test, son test, izleme testi) oluşturmaktadır. Araştırmanın çalışma grubunu, 2017-2018 eğitim öğretim yılında Adıyaman ili Gölbaşı ilçesinde bir Anadolu Lisesinde okuyan ve Seçmeli Bilgisayar Bilimi dersini alan 9. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Deney ve kontrol grupları 9. sınıf seviyesinde bulunan 5 şube arasından kura ile seçilmiştir. Araştırma, OÇÖO grubunda 33, OYYÖO grubunda 33, ÇÖO grubunda 33 ve YYÖO grubunda 33 olmak üzere 132 öğrenci ile yürütülmüştür. Veri toplama aracı olarak; Akademik Başarı Testi, Motivasyon Ölçeği ve Programlama Dillerine Yönelik Tutum Ölçeği kullanılmış, elde edilen veriler karışık ölçümler için iki faktörlü ANOVA kullanılarak analiz edilmiştir. Elde edilen bulgulara göre tüm grupların akademik başarılarının deneysel işlem süreci sonunda yükseldiği ve izleme ölçümlerinde devam ettiği görülmüştür. Deney gruplarında kullanılan OÇÖO, OYYÖO ve ÇÖO'nun akademik başarıyı arttırmada, kontrol grubunda kullanılan YYÖO'dan daha etkili olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Akademik başarının en fazla yükseldiği grup ise OYYÖO kullanıldığı grup olmuştur. Ayrıca OÇÖO ve ÇÖO kullanıldığı gruplarda akademik başarı puanları arasında ise anlamlı bir farklılık görülmemiştir. İzleme testinden elde edilen bulgulara göre, kalıcılığı sağlamada öğrenme ortamı olarak OÇÖO ve OYYÖO'nun daha etkili olduğu tespit edilmiştir. Motivasyon ile ilgili elde edilen bulgulara göre; OÇÖO ve OYYÖO'nun kullanıldığı gruplarının motivasyon puanlarının yükseldiği görülmüştür. ÇÖO ve YYÖO'nun kullanıldığı gruplarda ise motivasyon puanlarında anlamlı bir değişim gözlemlenmemiştir. OÇÖO ve OYYÖO'nun motivasyonu arttırmada benzer etkiye sahip olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. İzleme testi sonuçları incelendiğinde, kalıcılığı sağlama OÇÖO ve OYYÖO'nun benzer etkiye sahip olduğu ve ÇÖO ve YYÖO'dan daha etkili oldukları gözlemlenmiştir. Kodlamaya karşı tutum puanlarına ilişkin bulgular incelendiğinde; tüm gruplarda tutum puanlarının yükseldiği ve izleme ölçümlerinde de devam ettiği görülmüştür. Ayrıca deney gruplarının kodlamaya karşı tutum puanlarının, kontrol grubu tutum puanından yüksek olduğu gözlemlenmiştir. Kodlamaya karşı tutumu arttırmada en etkili öğrenme ortamları benzer etkiye sahip olan OÇÖO ve OYYÖO olmuştur. Ayrıca izleme testinden elde edilen bulgulara göre, deney gruplarında uygulanan deneysel işlemlerin kalıcılığı sağlamada daha etkili olduğu belirlenmiştir. Kalıcılığı sağlamada en etkili öğrenme ortamların ise benzer etkiye sahip olan OÇÖO ve OYYÖO olduğu tespit edilmiştir.