Multiculturalism

147 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Küreselleşme, kültür ve ulus devletin geleceği

Günümüz modern toplumu yaşadığı dönemi anlamlandırma adına bir kavram içine sokmaya çalışmaktadır. Miladi takvimin başlangıcından bu yana ilk çağ, orta çağ, yeni çağ gibi önemli tarihi olaylara göre bölümlere ayrılan dünya tarihi, günümüzde ise küresel çağını yaşamaktadır. Bilgi ve iletişim teknolojilerindeki ilerlemenin sonucu olarak görebileceğimiz küreselleşmenin; kavramı, gelişimi, ekonomi, kültürel, toplumsal dinamikleri ve daha fazlası birçok boyuttan ele alınarak incelenmektedir. Bu doğrultuda küreselleşme denen olgunun siyasal boyuta yansımasının karşılığı ise ulus devlet üzerinden olmaktadır. Ulus devlet ve küreselleşme olgularına genellikle ekonomi yönlü bakılması bu olguların ortaya çıkışına, gelişimine ve geçirdiği değişimlere bir boyut odaklı bakılmasına neden olmaktadır. Bu anlamda her ne kadar göreceli bir kavram da olsa kültür; geçmişe dayanan kökleri ve dinamik yapısı ile hız ve ulaşılabilirliğin arttığı günümüz dünyasını anlamlandırma adına daha sağlam veriler sunmaktadır. Küreselleşmenin kültürel boyutunun önemi tam bu noktada mevcut olmakla birlikte ulus devlet yapılanmalarının geleceği açısından önem arz etmektedir. Çünkü küreselleşme, ulus üstü homojen bir kültür oluşturma amacı ile bütün farklı kimlikleri tek bir potada eritmeye çalışmaktadır. Öte yandan ise ulus devlet yapılanmalarındaki ulus kimliği yerine alt kimliklerin canlanmasına olanak sağlayarak çokkültürlü bir toplum yaratma çabası içinde görülmektedir. Bu doğrultuda bu çalışma küreselleşmenin kültürel boyutunun ulus devlet yapılanması açısından nasıl sonuçlar doğurduğu ve küreselleşmenin beslediği varsayılan kozmopolit ya da çokkültürlü bir topluma gebe olmanın ulusal devletler açısından nasıl bir etkiye sahip olduğu ortaya konmak için yapılmıştır. Çalışma, kapsamlı bir literatür taraması yapılarak ve birincil kaynaklara ulaşılmaya çalışılarak yapılmıştır.

HomojenlikKültürKüreselleşme+3
Rabia İrem Bozkır
Hatay Mustafa Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'de azınlık ve devlet liselerinde çokkültürlü eğitim anlayışının araştırılması: Çoklu durum çalışması

Günümüzde ulusal programlara bakıldığında, gittikçe daha fazla evrensel değerler içerdiği görülmektedir. Bu çerçevede, çokkültürlülük, çoğulculuk, farklılık (çeşitlilik) gibi konular, eğitim kurumlarını ve programlarını daha demokratik hale getirmek için önemli rol oynayabilir. Dünyada çokkültürlü eğitime ilişkin yüzlerce tez ve makale yayımlanmıştır. Son 10 yılda Türkiye'de akademisyenlerin, öğretmenlerin ve öğrencilerin çokkültürlü eğitime ilişkin görüşlerini ve tutumlarını inceleyen araştırmaların arttığı görülmektedir. Araştırmanın amacı: İstanbul'da bulunan azınlık ve devlet liselerindeki farklı katılımcıların (okul müdürleri, okul müdür yardımcıları, öğretmenler ve öğrenciler) çokkültürlü eğitime ilişkin bakış açılarını derinlemesine incelemektir. Araştırmanın yöntemi: Bu araştırmada, nitel çoklu durum çalışması yürütülmüştür. Amaca yönelik örneklem ile çokkültürlü eğitim ve azınlık eğitimi alanlarında, zengin ve farklı bağlamlara sahip olan okullar seçilerek maksimum çeşitlilik örneklemi kullanılmıştır. Araştırmanın verilerinin toplanmasında, "yöntemsel çeşitleme, veri kaynağı (katılımcı) çeşitlemesi ve araştırmacı çeşitlemesi" olmak üzere farklı çeşitleme türleri kullanılmıştır. Bire bir görüşmeler, katılımcı gözlemler, doküman analizi ve alan notları kullanılarak "yöntemsel çeşitleme"ye; farklı katılımcılardan (okul müdürleri, okul müdür yardımcıları, öğretmenler ve öğrenciler) veri elde edilerek "veri kaynağı (katılımcı) çeşitlemesi"ne; birden fazla araştırmacının katılmasıyla "araştırmacı çeşitlemesi"ne gidilmiştir. Araştırmacı tarafından geliştirilen ve üç uzman görüşü alınan yarı-yapılandırılmış görüşme formu ile 44 katılımcıyla görüşme yapılmıştır. Araştırma, 2014-2015 akademik yılında gerçekleştirilmiştir. Verilerin analizi: Görüşmeler, yazıya dökülmüştür ve toplanan tüm verilere içerik analizi yapılmıştır. Araştırmanın süreç ve işlemleri detaylı olarak yazılmıştır. Temaların ortaya çıkarılmasında, üç araştırmacı tüm verileri incelemiş ve kod defteri oluşturularak ortak temalara ve alt-temalara karar verilmiştir. Araştırmanın bulguları: Elde edilen temalar, "Eğitimde Fırsat Eşitliği ve Herkes İçin Eğitim, Metaforik Tanımlar, Kültürel Farkındalık / Farkındalık Bilinci Kazandırma (Alt-Temalar: Kültürleşme, Kendini Geliştirme, Dünya Vatandaşlığı), Eşitlik (Alt-Temalar: Birlikte Yaşama ve Çoğulculuk, Hoşgörü), Çokkültürlü Eğitim / Program/ı Eksikliği, Anadili Eğitimi ve Eğitim Öğretim Birliği / Tevhidi Tedrisat, Çokkültürlü Eğitimin Dezavantajları, Katkılar Yaklaşımı ve Etnik İlaveler Yaklaşımı, Önyargılar, Farklı Kültürlerden İnsanlarla Etkileşimdeki Sorunlar, Çokkültürlü Eğitim Programı Eksikliği ve Ders Kitaplarının Yazılması"dır. Araştırmanın Sonuçları ve Öneriler: Öğretmenlerin çokkültürlü eğitim alanında eğitim alması gerektiği görülmektedir. Katılımcıların ifade ettiği gibi, öğretmenler konu alanlarında ya da disiplinlerinde çeşitli kavramlar, prensipler, genellemeler ve teoriler göstermek için çok çeşitli kültürlerden ve gruplardan örnekler kullanmalıdırlar. Öğretmenler kültürel değerlere uyumlu öğretim yapmalıdırlar. Eğitimde fırsat eşitliği sağlanmalı ve farklı sosyo-kültürel gruplardan gelen öğrencilerin akademik başarılarının sağlanması için öğretimde farklı yöntem ve teknikler kullanılmalıdır. Okul kültürü, öğrencilerin eğitimde fırsat eşitliği ve güçlendirme yaşamaları için tasarlanmalıdır. Anahtar Sözcükler: Çokkültürlü Eğitim, Nitel Araştırma, Nitel Çoklu Durum Çalışması, Eğitim Programları ve Öğretim.

Azınlık okullarıDevlet okullarıEğitim programları+4
Aylin Akınlar
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Sokak modası ve iki farklı metropolde (Milano ve İstanbul) karşılaştırmalı olarak incelenmesi

Sokak modası podyumdaki modaya alternatif olarak günlük hayatımızda önemli bir yere sahiptir. Sokaklar modanın, tasarımcıların ve markaların vitrinlerinden çıkıp görünür olmaya başladığı ilk yer olarak kabul edilmektedir. Bu tez çalışmasında, öncelikle giyim ve toplumsal değişim elbisenin kullanımı çerçevesinde açıklanmış, sonrasında moda kavramı-gelişimi ve moda olgusu psikolojik ve sosyolojik açılardan ele alınmıştır. Çalışmanın sonraki bölümlerinde sokak modası kavramı detaylandırılmış, sokak modasına yön veren şehirler arasında yer alan Milano ile ülkemiz modasının en önemli merkezi kabul edilen İstanbul şehirleri, sokak stilleri açısından ayrıntılı bir şekilde incelenmiş ve pek çok kaynak incelenerek belirlenen görseller temelinde her iki şehirde görülen sokak stilleri gruplandırılarak karşılaştırılmıştır. Çalışmanın sonunda genel bir değerlendirme yapılarak her iki şehrin sokak stilleri arasındaki farklılık ve benzerlikler çeşitli açılardan değerlendirilmiştir.

Hazır giyim ürünleriHızlı modaKentsel kültür+5
Merve Taşkın
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Science
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Psikolojik danışmanların kültürel duyarlılık algılarının demografik ve mesleki değişkenler açısından incelenmesi

Bu çalışmanın üç ana amacı bulunmaktadır. İlki, psikolojik danışmanların kültüre duyarlı psikolojik danışma sürecindeki kültürel duyarlılık algılarını değerlendirmek için geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı geliştirmektir. RESPECFUL Model unsurları ve APA çokkültürlülük tanımı ölçek maddelerinin yazımında kullanılmıştır. Bu çalışmanın ikinci amacı, psikolojik danışmanların kültürel duyarlılık algılarını cinsiyet, mezuniyet düzeyi, mesleki kıdem, bulundukları bölgedeki çalışma süresi açısından araştırmaktır. Çalışmanın son amacı, psikolojik danışmanların kültüre duyarlı psikolojik danışma kavramı ile ilgili eğitim yaşantıları, psikolojik danışma süreçleri ve danışan profillerini incelemektir. Ayrıca, RESPECTFUL Model ve APA ışığında İçerik Analizi yoluyla farklı kültürel özellikteki danışanlarıyla çalışırken karşılaştıkları mevcut zorluklar ve karşılaşacaklarını öngördükleri olası zorlukları incelemek amaçlanmıştır. Birinci, ikinci ve üçüncü amaçla ilgili çalışmalar ve bu çalışmaların sonuçları, Çalışma I, Çalışma II ve Çalışma II adlı üç ana bölümde sunulmuştur. Çalışma I kapsamında, Kültürel Duyarlılık Algıları Ölçeği (KPYAÖ) adlı beşli Likert tipi bir ölçek geliştirilmiştir. Ölçek geliştirme süreci, Türkiye'nin farklı bölgelerinden 322 gönüllü psikolojik danışmanın katılımıyla 2014 yılı Ocak ve Aralık ayları arasında gerçekleştirilmiştir. Açımlayıcı Faktör Analizi sonucuna göre, iki faktörlü ve 26 maddeden oluşan bir ölçek ortaya çıkmıştır. Madde içerikleri ve alanyazın ışığında, ölçeğin faktörleri kültürel farklılıklara açıklığı işaret eden Faktör 1 ve danışanla kültürel benzerlik aramayı işaret eden Faktör 2 olarak adlandırılmıştır. Faktör analizi sonuçları, maddelerin toplamının toplam varyansın % 67.7'sini açıkladığın göstermektedir. Ölçeğin Cronbach Alpha güvenirlik katsayıları ilk faktör için .98, ikinci faktör için .79 ve tüm ölçek için .95 olarak hesaplanmıştır. KDAÖden alınan yüksek puan, yüksek kültürel duyarlılık algısını işaret etmektedir. Elde edilen istatistiksel değerler, KDAÖnün psikolojik danışmanların kültüre duyarlı psikolojik danışma sürecinde kültürel duyarlılık algılarını ölçmede geçerli ve güvenilir olduğunu göstermektedir. Çalışma II'de, psikolojik danışmanların kültürel duyarlılık algıları cinsiyet, mezuniyet düzeyi, mesleki kıdem ve bulundukları bölgedeki çalışma süresine göre incelenmiştir. Lisansüstü derecesine sahip psikolojik danışmanların kültürel duyarlılık algıları lisans mezunu psikolojik danışmanların kültürel duyarlılık algılarından anlamlı olarak yüksek bulunmuştur. Ayrıca, Çalışma II'deki diğer demografik özelliklerin anlamlı olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Çoklu Doğrusal Regresyon Analizi sonuçlarına göre, mezuniyet düzeyi kültürel duyarlılık algılarının yordayıcısıdır. Öte yandan, cinsiyet, mezuniyet düzeyi, mesleki kıdem ve bulundukları bölgede çalışma süresinin psikolojik danışmanların kültürel duyarlılık algılarının yordayıcısı olmadıkları bulunmuştur. Çalışma III kapsamında, psikolojik danışmanlardan veri toplamak için Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. Psikolojik danışmanların kültüre duyarlı psikolojik danışma kavramı ile ilgili eğitim yaşantıları, psikolojik danışma süreçleri ve danışan profilleri çalışmanın bu kısmında incelenmiştir. Ayrıca, çalışmanın bu kısmında kültürel özellikleri farklı danışanlarıyla çalışırken karşılaştıkları mevcut zorluklar ile karşılaşacaklarını öngördükleri olası zorluklar İçerik Analizi yoluyla incelenmiştir. İçerik Analizinde RESPECTFUL Model unsurları ve APA çokkültürlülük tanımı kullanılmıştır. Mevcut zorluklar, aile, cinsiyet, cinsel kimlik, dil, din, etnik köken, farklı değer yargıları, sosyoekonomik düzey ve toplumsal cinsiyet olarak sınıflandırılmıştır. Aile, cinsiyet, cinsel kimlik, dil, din, etnik köken/ ırk, farklı değer yargıları ve toplumsal cinsiyet de olası zorluk unsurlarıdır. Anahtar Sözcükler: Algı, Kültüre duyarlı psikolojik danışma, Kültürel duyarlılık, Ölçek, RESPECTFUL model.

KültürKültürel duyarlılıkKültürlerarası duyarlılık+3
Neslihan Güçlücan
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Erken çocukluk dönemi öğretmen adaylarının cinsiyetçilik ve çokkültürlü eğitime yönelik tutumları arasındaki ilişki

Bu araştırmanın amacı erken çocukluk döneminde görev yapacak okul öncesi ve sınıf öğretmeni adaylarının cinsiyetçiliğe ve çokkültürlü eğitime yönelik tutumlarını çeşitli demografik değişkenler açısından betimlemek ve bu iki tutum arasında bir ilişki olup olmadığını açıklamaktır. Araştırma nicel yöntemlerden ilişkisel tarama modelini kullanarak planlanmıştır. Araştırmanın örneklemi kolay ulaşılabilir örneklemdir. İç Anadolu Bölgesi'nde bir devlet üniversitesinde 2015-2016 eğitim öğretim yılında okul öncesi ve sınıf öğretmenliğinde okuyan 550 öğretmen adayı çalışmaya katılmıştır. Araştırma kapsamında cinsiyetçilik ve çokkültürlü eğitime yönelik tutumları ölçmeye yönelik uyarlanan ve geliştirilen ölçekler kullanılmıştır. Cinsiyetçilik tutumlarını ölçmek için "Çelişik Duygulu Cinsiyetçilik Ölçeği" kullanılmıştır. Çokkültürlü eğitime yönelik tutumları ölçmek için "Öğretmen Adaylarına Yönelik Çokkültürlü Tutum Ölçeği" kullanılmıştır. Bu iki ölçeğe ek olarak 22 soruluk genel bilgi formu ile öğretmen adaylarından demografik bilgiler elde edilmiştir. Veri toplama araçları için geçerlik, güvenirlik çalışmaları, normallik testleri yapılarak aynı zamanda doğrulayıcı faktör analizi ile alt boyutları doğrulanmıştır. Toplanan veriler ile ANOVA, t-testi, Kruskall Wallis, Mann Whitney U, Pearson ve Spearman Korelasyon analizleri yapılmıştır. Araştırma sonucunda düşmanca cinsiyetçilik tutumları öğretmen adaylarının cinsiyetine göre, yerleşim türüne göre, anne eğitim durumuna göre, ekonomik gelir düzeyine göre ve doğdukları yerde hâkim olan siyasi görüşe göre anlamlı farklılıklar göstermiştir. Korumacı cinsiyetçilik tutumları öğretmen adaylarının, cinsiyetlerine göre, sınıflarına göre, ebeveynlerinin medeni durumuna göre, bağımlı değişkenler bağlamında çalışmalara katılma durumlarına göre anlamlı farklılıklar göstermiştir. Aynı zamanda korumacı cinsiyetçilik ile öğretmen adaylarının yaşları arasında pozitif yönlü bir ilişki tespit edilmiştir. Çokkültürlü eğitime yönelik tutumlar ise öğretmen adaylarının, cinsiyetine göre, annelerinin eğitim durumuna göre, bağımlı değişkenler bağlamında çalışmalara katılım durumlarına göre, farklı kültürel deneyimlere sahip olma durumlarına göre ve herhangi bir farklılıklarından dolayı ayrımcılığa maruz kalma durumlarına göre anlamlı farklar göstermişlerdir. Aynı zamanda öğretmen adaylarının aktivite yapma sıklıkları ve farklı gruplardan arkadaşlara sahip olma durumları çokkültürlü eğitime yönelik tutumları ile pozitif yönlü bir ilişki göstermiştir. Son olarak öğretmen adaylarının cinsiyetçilik tutumları ve çokkültürlü eğitime yönelik tutumları arasında negatif yönlü bir ilişki saptanmıştır. Bu ilişki kadın öğretmen adaylarında anlamlılık gösterirken erkek öğretmen adayları için aynı durum söz konusu değildir.

Aday öğretmenlerCinsiyetçilikErken çocuk eğitimi+4
İlayda Kimzan
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Çorum Alaca'da Afgan çobanlar: Kültürel farklılık ve uyum

Göç, yıllar boyu savaş ve çatışmanın hâkim olduğu Afganistan için süreklilik arz eden bir olgudur. Tarih boyunca çeşitli ülkelere göç eden Afgan halkının göç ettiği ülkelerin içerisinde Türkiye'de yer almaktadır. Özellikle son dönemde Afgan göçmenlerin Türkiye'yi ilk sırada tercih ettiği görülmektedir. Bu çalışma Afganistan'dan Türkiye'ye yasa dışı yollarla giriş yapmış ve Çorum'un Alaca ilçesine yerleşmiş Afgan çobanların, gelinen bölgedeki yerli halk ile kültürel farklılık ve uyumlarını ortaya koymaktadır. Çalışma, Alaca merkez ve köylerde bulunan 15 Afgan çoban ve 23 Türk katılımcı ile derinlemesine görüşme tekniği kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Çalışmada Afgan çobanların göç güzergahları ve bu süreçte yaşanılan zorluklar, göç öncesi ve sonrası göçmen dayanışma ağlarının rolü, gelinen yere uyum sağlamada yerli halkın Afgan çobanlara tutumu, Afgan çobanların yapmış olduğu çobanlık mesleğinin uyum sürecine etkisi, kaçak olmalarından dolayı Alaca'da karşılaştıkları zorluklar, dil bilmenin avantajları ve dil sorununa yönelik çözümler, Afgan çobanların Alaca kültürüne bakışı ve yerli halkın Afgan çobanların kültürel değerlerine tutumu analiz edilmiştir. Afgan çobanların birçoğunun gelinen yere kolay uyum sağladıkları ancak kaçak olmalarından kaynaklı sağlık, ulaşım, barınma alanında birtakım sorunlarla karşı karşıya kaldıkları görülmüştür. Karşılaşılan bu sorunların, Alaca'nın küçük bir yerleşim yeri olması ve yanında çalıştıkları kişilerin nüfuz gücü ile aşılmaya çalışıldığı tespitler arasındadır. Tespitler arasında Türk kültürü ve Afgan kültürünün benzer olmasından kaynaklı Afgan çobanların birçoğunun kendisini Türk kültürüne daha yakın gördüğü ve Türk kültürel değerlerine önem verdikleri ortaya çıkmıştır. Yanı sıra Afgan çobanlar kendi kültürlerini gelinen bölgede yaşatmaya çalışmaktadır. Alaca halkının kültürel farklılıklara olumlu yaklaşımı Afgan çobanlarla kültürel çatışmaların önüne geçmektedir. Bu durum Alaca'nın çok kültürlü yapısından kaynaklanmaktadır. Ayrıca çok kültürlü yapı Afgan çobanların yerel halk ile iletişimini ve kültürleşme süreçlerini kolaylaştırmaktadır.

AfganlılarGöçlerKültür+6
Tansu Aktaş
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin çokkültürlülük kapsamında barışa yönelik tutumları ve kültürlerarası duyarlılıkları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Çokkültürlülük farklı kültürlere sahip bireylerin bir arada bulunmasına atfedilen bir olgudur. Farklı kültürlere sahip bireylerin etkileşimleri ise kültürlerarası yeterlilikleri gerektirmektedir. Bu araştırmanın amacı öğretmenlerin çokkültürlülük kapsamında barışa yönelik tutumları ve kültürlerarası duyarlılıkları arasındaki ilişkileri belirlemektedir. İlişkisel tarama modeline uygun olarak gerçekleştirilen araştırmanın örneklemini 2021-2022 eğitim ve öğretim yılında Bursa ilinde ilköğretim ve ortaöğretim kurumlarında görev yapmakta olan 467 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın verilerinin toplanmasında Urlu (2019) tarafından geliştirilen "Barış Tutum Ölçeği", Chen ve Starosta (2000) tarafından geliştirilen, Rengi ve Polat (2014) tarafından Türkçe'ye uyarlanan "Kültürlerarası Duyarlılık Ölçeği" ve kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Araştırma verilerinin çözümlenmesi için SPSS 28.0 paket programında aritmetik ortalama, Mann-Whitney U testi, Kruskal-Wallis H testi ve Spearman Korelasyon analizleri yapılmıştır. Araştırma bulgularına göre öğretmenlerin barışa yönelik tutumlarının çok yüksek düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Öğretmenlerin barış tutum düzeylerinde cinsiyet değişkenine göre anlamlı farklılıklar saptanmıştır. eTwinning/Erasmus proje deneyimi değişkenine göre toplumsal barış, kişisel ve kişilerarası barış boyutunda; yurt dışı deneyimi ve yabancı ülkeden arkadaşa sahip olma değişkenlerine göre farklılıklara açık olma boyutunda; branş değişkenine göre kişisel ve kişilerarası barış ve farklılıklara açık olma boyutunda; kıdem değişkenine göre kişisel ve kişilerarası barış boyutunda anlamlı farklılıklar olduğu görülmüştür. Sınıflarında bulunan yabancı uyruklu öğrenci sayısı ve yabancı dil sayısı değişkenlerine göre öğretmenlerin barış tutum düzeylerinde anlamlı bir farklılık saptanmamıştır. Araştırmada elde edilen verilere göre öğretmenlerin kültürlerarası duyarlılıklarının çok yüksek düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Öğretmenlerin kültürlerarası duyarlılık düzeylerinde cinsiyet, yabancı ülkeden arkadaşa sahip olma, yurt dışı deneyimi, eTwinning/Erasmus proje deneyimi, branş ve yabancı dil sayısı değişkenlerine göre anlamlı farklılıklar olduğu görülmüştür. Öğretmenlerin kıdem ve sınıflarında bulunan yabancı uyruklu öğrenci sayısı değişkenlerine göre kültürlerarası duyarlılık düzeylerinde anlamlı bir farklılık saptanmamıştır. Araştırmada öğretmenlerin barışa yönelik tutumları ve kültürlerarası duyarlılıkları arasında pozitif yönde ve orta düzeyde bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Barış eğitimiKültürlerarası duyarlılıkÇok kültürlülük+1
Elif Gençtürk Erdem
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmeni adaylarında çokkültürlü kişiliğin farklılıklara saygı üzerindeki etkisinin incelenmesi

Türkiye çok kültürlü yapıya sahip bir ülkedir, toplumdaki çeşitlilik her geçen gün daha da artarak devam etmektedir. Temel değerlerin kazanılmaya başlandığı ilkokul döneminde; bu çeşitliliğe karşı hoşgörülü olma ve saygı duyma konusunda, çocuklar için rol model olan sınıf öğretmenlerinin nasıl bir tutum sergilediği önem taşımaktadır. Bu kapsamda çalışmanın temel amacı; sınıf öğretmeni adaylarının çokkültürlü kişilik özelliklerinin, farklılıklara saygı üzerindeki etkilerini incelemektir. Bu temel amacı sağlamaya yönelik; çokkültürlü eğitimin, ilkokul dönemi için önemini ve gerekliliğini vurgulamak çalışmanın alt amaçlarını oluşturmaktadır.

Aday öğretmenlerFarklılıklara saygıKişilik özellikleri+3
Melek Kacar
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Educational Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal bilgiler öğretmen adaylarının çokkültürlü yeterliklerinin incelenmesi

Çokkültürlülük etnik köken, sosyal sınıf, eğitim, cinsiyet, yaş ve diğer kültürel farklılıklar temelinde birlik idealine dayanan bir kavramdır. Genel olarak bir toplumdaki farklılıkları önyargısız biçimde kabul etmeyi ve tüm kültür ve farklılıkların uyum ve huzur içinde yaşamasını içermektedir. Çokkültürlülük fikrinin toplumdaki tüm bireyler tarafından kabulünde eğitim en önemli araçlardan biridir. Çokkültürlülük eğitimi kültürel farklılıklara bakılmaksızın bütün öğrencilere eşit fırsatlar verilmesi olarak ifade edilebilir. Bilindiği üzere ülkemiz geçmişten günümüze belirli bölgelerde süregelen çokkültürlü bir kimliğe sahiptir. Ayrıca Türkiye'nin jeopolitik konumu, Orta Doğu ülkelerindeki gelişmeler ve Orta Asya Türk Cumhuriyetleri'nden gelen göçmenler ülkemizdeki çok kültürlü yapının genişlemesini sağlamıştır. Bu nedenle ülkemizde eğitim programlarının uygulayıcısı olan öğretmenlerin çokkültürlü yeterliklere sahip olması gerekmektedir. Bu araştırmada da gelecekte olası çokkültürlü sınıflarda görev yapacak olan sosyal bilgiler öğretmen adaylarının çokkültürlü yeterliklerini incelemek amaçlanmıştır. Bu kapsamda nicel araştırma yöntemlerinden tarama modeli işe koşulmuştur. Katılımcılar çok aşamalı küme örnekleme stratejisi ile belirlenmiş 591 öğretmen adayından oluşmaktadır. Veriler Guyton ve Wesche (2005) tarafından geliştirilen ve Akcaoğlu ve Arsal (2018) tarafından Türkçe'ye uyarlanan "Çokkültürlü Yeterlik Ölçeği" ile elde edilmiştir. Verilerin analizinde frekans, yüzde, aritmetik ortalama ve standart sapma, Mann Whitney-U testi, Kruskal Wallis testi ve Sperman Brown Sıra Farkları Korelasyonu kullanılmıştır. Elde edilen bulgulara göre öğretmen adaylarının çokkültürlü deneyimleri ile çokkültürlü eğitime yönelik özyeterliklerinin 'orta düzeyde', çokkültürlü eğitime yönelik tutumlarının ise 'yüksek düzeyde' olduğu belirlenmiştir. Ayrıca öğretmen adaylarının çokkültürlü deneyimlerinin cinsiyet, yaş, kardeş sayısı ve aile ile birlikte yaşanılan yerin niteliği değişkenlerine göre; çokkültürlü eğitime yönelik tutumlarının cinsiyet, yaş ve aile ile birlikte yaşanan coğrafi bölge değişkenlerine göre; çokkültürlü eğitime yönelik özyeterliklerinin ise kardeş sayısı ve aile ile birlikte yaşanan coğrafi bölge değişkenlerine göre anlamlı bir şekilde değiştiği belirlenmiştir. Son olarak öğretmen adaylarının çokkültürlü deneyimleri ile çokkültürlü eğitime yönelik tutum ve özyeterlikleri arasında pozitif yönde anlamlı ilişki bulunmuştur.

Aday öğretmenlerMesleki yeterlilikSosyal bilgiler+6
Yıldıray Karadağ
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Educational Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Çok kültürlü ortamda sosyal bütünleşmeyi sağlamada din kültürü ve ahlak bilgisi derslerinin rolü (Iğdır ili örneği)

Fenomenolojik desende nitel araştırma yöntemi kullanılarak gerçekleştirilen bu çalışmayla, 2018 DKAB öğretim programları ve ders kitaplarının sosyal bütünleşmeyle uyumluluk durumlarını tespit etmek ve Iğdır ili örnek alınarak çok kültürlü bir ortamda sosyal bütünleşmeyi sağlamada DKAB derslerinin etkililiği/yeterliliğini DKAB öğretim programlarının uygulayıcı aktörleri olan öğretmenlerin görüşlerinden hareketle ortaya koyup bu konuda öneriler geliştirmek, program çalışmalarına bu noktada katkılar sunmak amaçlanmıştır. Araştırma, 2020-2021 eğitim öğretim yılında Iğdır'da farklı sosyo-kültürel çevrelerden gelen öğrencilerin eğitim gördüğü bazı okullarda görev yapan 13'ü erkek, 12'si kadın olmak üzere toplamda 25 DKAB öğretmeninden veri toplanarak yürütülmüştür. Örneklem belirlemede amaçlı örnekleme yöntemi seçilmiş ve yaklaşım olarak da kartopu veya zincir örnekleme yaklaşımı tercih edilmiştir. Araştırmada nitel veri toplama yöntemlerinden görüşme (mülakat) ve gözlem yöntemleri kullanılmış ve görüşmelerde ise birebir görüşme yaklaşımı benimsenmiştir. Veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. DKAB derslerinin sosyal bütünleşmedeki etkilik/yeterlilik durumunun saptanmasını konu edinen bu çalışma, alanında mevcut çalışmaların az olması ve çok kültürlü ortamlarda görev yapan DKAB öğretmenlerine bir kılavuz olma düşüncesi açısından literatür için önemli bulunmuştur. Araştırma sonucunda, DKAB öğretim programları ve ders kitaplarında doğrudan ya da dolaylı olarak sosyal bütünleşmeyle ilgili bir takım anlam ve ifadelerin yer aldığı bu yönüyle sosyal bütünleşmeyle uyumluluk gösterdiğini söylemek mümkündür. Öte yandan DKAB dersleri içerik olarak dini ve milli değerler üzerinden bütünleştirici temalara yer verme, bu değerler üzerinden sosyal bütünleşmeyi sağlama hususunda yeterli olduğu, ancak bunların çok kültürlü bir yapı gösteren ortamlarda muhatap alınan kitle üzerinde etkili olabilmesinde DKAB öğretmenlerinin dersi anlatış tarzları, tutum ve davranışları başta olmak üzere bazı faktörlerin etkin rol oynadığı sonucuna varılmıştır.

Din eğitimiDin kültürü ve ahlak bilgisi dersiEğitim+3
Çetin Doğru
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Türklük ve Kürtlük bağlamında birlikte yaşama ve iç içe geçişler: Başakşehir örneği

Toplumlarda yaşanan hızlı değişimler sonucunda, hayatın her alanında olduğu gibi sosyal alanda da soru ve sorunlar ortaya çıkmaktadır. Toplumsal alandaki en önemli sorunlardan biri de çokkültürlülük ve etnisitedir. Bu alanda meydana gelen toplumsal sorunlar genellikle birlikte nasıl yaşanabileceği sorusunu gündeme getirir. Oluşan bu sorunlar genellikle ayrışma yaratan sorunlardır. Toplumda yaşanan ani dönüşümler, ani kırılmalar bilim adamlarını yeni kavramlar üretmeye zorlamaktadır. Bu çalışma böyle bir birikimin birlikte yaşama kültürüne katkı sağlaması bakımından önemlidir. Etnikliğin Türk toplum yaşamındaki uygulaması ile Batı tecrübesi ve yaşantısındaki örnekleri birbirinden farklıdır. Türkiye'deki etnik gruplar Anadolu'nun yerel halklarıdır; Batı'nınkiler ise sonradan göç etmiş etnik gruplardır. Türkler tarih boyunca farklılıkları bir arada yaşatmayı bilmiş, Batı ise ötekileştirerek, asimile ederek kendi amaçlarına uygun davranmaya zorlamıştır. Eğer etniklik eksenindeki bu sosyolojik derinlik dikkate alınmazsa herhangi bir sonuca ulaşamayız. Etnisite hakkında Türkiye'de ve tüm dünyada inceleme konusu yapılabilecek birçok topluluk vardır. Bu çalışmanın konusunu etniklik bakımından Türklük- Kürtlük bağlamında birlikte yaşama ve iç içe geçişler oluşturmaktadır. Bu iç içe geçişler toplumsal bütünleşmeyi sağlamak için çok önemlidir. Böylece toplumdaki farklı etnik grupların birbirlerine olan önyargılarının, korkularının ve kuşkuların giderildiği bir güven ortamı oluşturulabilecektir. Anahtar Kelimeler: Etnisite, Kültür, Çokkültürlük ve Politikaları, Ulusçuluk, Kimlik, Kürt Kimliği, İç İçe Geçişler.

Birlikte yaşamaEtnisiteKürt sorunu+6
Güven Dağ
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi öğretmen ve öğretmen adaylarında çokkültürlü kişiliğin çokkültürlü eğitim tutumları üzerindeki etkisinin incelenmesi

Son 5 yılda, özellikle Ortadoğu ülkelerinden Türkiye'ye yapılan göçler toplumdaki çeşitliliği arttırmaya başlamıştır. Temel değerlerin kazanılmaya başlandığı okul öncesi dönemde; bu çeşitliliğe karşı hoşgörülü olma ve saygı duyma konusunda, çocuklar için model teşkil eden okul öncesi öğretmenlerinin nasıl bir tutum sergilediği önem taşımaktadır. Bu kapsamda çalışmanın temel amacı; okul öncesi öğretmen ve öğretmen adaylarının çokkültürlü kişilik özelliklerinin, çokkültürlü eğitim tutumları üzerindeki etkilerini incelemektir. Bu temel amacı sağlamaya yönelik; çokkültürlü eğitimin, okul öncesi dönemi için önemini ve gerekliliğini vurgulamak çalışmanın alt amaçlarını oluşturmaktadır. Bu amaçlar doğrultusunda okul öncesi öğretmen ve öğretmen adaylarının çokkültürlü kişiliklerinin çokkültürlü eğitim tutumları üzerindeki etkisini incelemek için, nicel metot kapsamında betimsel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama yöntemi kullanılmıştır. 174 okul öncesi öğretmeni ve 350 öğretmen adayından elde edilen verilerin analizinde, çokkültürlü kişilik ile çokkültürlü eğitim tutumları arasındaki ilişkinin düzeyini ve yönünü belirlemek için Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon Analizi ve Çoklu Regresyon Analizi kullanılmıştır ve ilişkinin doğrusal pozitif korelasyon olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Veri analizi sonucu elde edilen bulgular ışığında; çokkültürlü kişilik ile çokkültürlü eğitim tutumları arasında orta düzeyde ilişki olduğu ve çokkültürlü kişiliğin alt boyutlarının çokkültürlü eğitim tutumlarının % 39'unu yordadığı sonucuna ulaşılmıştır. Ek olarak; okul öncesi öğretmenlerinin çokkültürlü kişilik özelliklerinin ve çokkültürlü eğitim tutumlarının, okul öncesi öğretmen adaylarınınkinden daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Anahtar kelimeler: Çokkültürlülük, okul öncesi öğretmenleri, öğretmen tutumu

Aday öğretmenlerEğitimKişilik özellikleri+6
Merve Bulut
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Educational Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Kültürlerarası iletişim ve mekan: Bir gündelik deneyim alanı olarak sürsürü mahallesi

Bu tez, gündelik hayat ve mekan arasındaki ilişkiyi kültürlerarası kültürlerarası iletişim bağlamında ele almaktadır. Çalışmanın temel sorusu, kültürün nasıl inşa edildiği ve aralarındaki ilişkilerin nasıl kurulduğuyla ilgilidir. Bu soruya yanıt verebilmek için, görgül bir kültürlerarası iletişim neticesinde, gündelik kültür söyleminde kimliğe dair simgesel sınırların nasıl belirlendiği ve bu belirlenen sınırlar ile kültürel anlamlar üzerinde bulunan söylemsel durumlar araştırılmıştır. Bunun sonucunda, farklı etnisitelerin bir arada yaşam sürdüğü çokkültürlü bir mahalle olan Sürsürü mahallesinde etnografik bir alan araştırması yapılmış, kültürel topluluklarla ilgili iletişim etnografileri ve kültür söylemleri hakkında niteliksel bir veri oluşturulmaya çalışılmıştır. Alan araştırmasında 30 kişiyle derinlemesine mülakat yapılmıştır. Ayrıca gözleme dayalı çalışmalar da gerçekleştirilmiştir. Tezin bulgu ve sonuçlarına göre oluşan kültürel ayrımlar, hem kültürlerarası sınırı belirlemekte hem de kültürel kimliği, benimsenen ve dışarıda bırakılan kültürel özellikler vasıtasıyla oluşturmaktadır. Kültürlerarası ilişkiler, kimlik bilincinin oluşmasıyla ilgili önemli bir rol üstlenmektedir. Kültürel kimliğin sabit bir özü yoktur, kültürlerarası ilişkiye bağlı olarak gelişen bir unsurdur. Kimlik, hem kültürel farklılıkların yoğun bir şekilde oluşmasından diğer yandan bu farklılıkların kurduğu ayrımlar bakımından yumuşatılmasından ve kaldırılmasından kaynaklanmaktadır.

Elazığ-SürsürüEtnisiteGünlük yaşam+5
Ömer Tolga Güçlü
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıfında Suriyeli öğrenci bulunan sınıf öğretmenlerinin çokkültürlü eğitime ilişkin görüşlerinin ve tutumlarının incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, sınıfında Suriyeli öğrenci bulunan sınıf öğretmenlerinin çokkültürlü eğitime ilişkin görüşlerinin ve tutumlarının incelenmesidir. Araştırma, karma yöntem desenlerinden biri olan yakınsayan paralel desen kullanılarak hazırlanmıştır. Araştırmanın evrenini, 2021-2022 yılında Gaziantep ili merkez ilçelerinin resmi ilkokullarında görev yapan ve sınıfında Suriyeli öğrenci bulunan sınıf öğretmenleri oluşturmuştur. Araştırmanın nicel bölümünün örneklemini 501 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Nicel veriler, "Öğretmenlerin Çokkültürlü Eğitim Tutum Ölçeği (ÖÇTÖ)" ile toplanmıştır. Araştırmanın nitel bölümünde ise veriler, ölçüt örnekleme yöntemine göre belirlenmiş ve sınıfında Suriyeli öğrenci bulunan 16 sınıf öğretmeni ile yapılan görüşmeler ile toplanmıştır. Araştırma sonucunda, sınıf öğretmenlerinin çokkültürlü eğitime ilişkin tutumlarının kısmen yüksek düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Sınıfında Suriyeli öğrenci bulunan sınıf öğretmenlerinin çokkültürlü eğitime ilişkin tutumları; yaş, medeni durum, eğitim düzeyi, mesleki kıdem, ailede farklı etnik kökenden birey bulunma ve herhangi bir yabancı dil konuşabilme değişkenleri açısından anlamlı farklılık göstermiştir. Bununla birlikte öğretmenlerin farklı kültürel unsurları bir zenginlik olarak görüp onlarla empati kurması, farklı kültürleri tanıması veya anlamaya çalışması, farklı kültürlere saygı ve hoşgörü ile yaklaşması çokkültürlü eğitime karşı tutumlarını olumlu yönde etkilemektedir. Öğretmenlerin farklı kültürlerden gelen öğrencilerle ve velileriyle iletişim problemleri yaşaması, verdikleri eğitimin karşılığını yeterince alamamaları, farklı kültürlere sahip öğrenciler arasında çatışmalar ve sorunlar yaşanması ise öğretmenlerin çokkültürlü eğitime ilişkin tutumlarını olumsuz biçimde etkilemektedir. Elde edilen sonuçlar doğrultusunda, öğretmenlerin çokkültürlü eğitime ilişkin araştırmalar yapmaları ve çokkültürlü eğitimin kendilerine ve öğrencilerine neler katabileceği hakkında bilgi edinmeleri bu konudaki tutumlarını pozitif yönde geliştirmeleri açısından önerilebilir. Aynı zamanda öğretmenlerin bu konuda lisansüstü eğitime yönlendirilmeleri konuya ilişkin teorik ve pratik bilgi edinmelerini sağlayabilir.

EğitimGöçmenlerKarma yöntemler+7
Tuğba Yıldırım
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'deki akademisyenlerin çokkültürlü eğitime ilişkin tutumları

Bu araştırmanın amacı, Türkiye?deki eğitim fakültelerinde görev yapan akademisyenlerin çokkültürlü eğitime ilişkin tutumlarını incelemektir. Bu amaçla elektronik ortamda oluşturulan ölçek ve açık uçlu sorular, Türkiye?de eğitim fakültesi bulunan 83 üniversitenin akademisyenlerine e-posta olarak gönderilmiştir. Karma araştırma yöntemi ile yürütülen bu araştırmaya, toplam 745 kişi katılım göstermiştir. Araştırmanın katılımcılarından 520?si Çokkültürlü Eğitim Tutum Ölçeği?ni tamamlamıştır. Bu 520 kişinin ölçeğe verdikleri cevaplar puanlandırılmış ve bu puanlar kullanılarak çeşitli analizler elde edilmiştir. Ölçeğe verilen yanıtlar ışığında Cronbach Alpha güvenirlik analizi yapılmış ve ölçeğin güvenirlik katsayısı .92 olarak ölçülmüştür. Analizler sonucunda akademisyenlerin aldıkları puanların aritmetik ortalamasından, çokkültürlü eğitime ilişkin tutumlarının yüksek düzeyde olduğu ortaya çıkmıştır. Ayrıca akademisyenlerin demografik bilgileri bağımsız değişken olarak kullanılmış ve Regresyon Analizi yapılmıştır. Yapılan Regresyon analizinde katılımcıların demografik bilgilerine bakılarak, çokkültürlü eğitime ilişkin tutumları hakkında yorum yapılamayacağı anlaşılmıştır. Akademisyenlere sorulan açık uçlu sorular içerik analizi yöntemi ile derinlemesine analiz edilmiş, yorumlanmış ve değerlendirilmiştir. Bu değerlendirmeler sonucunda akademisyenlerin (%92) çokkültürlü eğitimi Türkiye için avantajlı bir eğitim türü olarak gördükleri; çokkültürlü eğitimin dezavantajlarının, bu eğitimin uzmanlar tarafından verilmemesinden kaynaklı olabileceğini ve çokkültürlü eğitimi verecek olan öğretmenlerin yetiştirilmesi için lisans derslerine çokkültürlülük olgusunun bütünleştirilmesi gerektiğini düşündükleri anlaşılmıştır. Anahtar kelimeler: Çokkültürlülük, Çokkültürlü Eğitim, Akademisyenlerin Tutumları

Akademik personelAkademisyenlerEğitim+3
Fadime Damgacı
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Eğitim fakültesi lisans öğrencilerinin çokkültürlülüğe ve çokkültürlü eğitime dair görüşleri

Bu çalışma, çokkültürlülük ve çokkültürlü eğitim kavramlarından yola çıkarak hazırlanmıştır. Çokkültürlülük, çeşitliliği kabul etmek ve kültürleri tek bir kültür altında toplamak yerine, eşit bir şekilde yaşamalarını sağlamaktır. Çokkültürlü eğitim ise öğrencilerin farklılıklarını yadsımadan onları önemsemesi ve eşit bir ortamda eğitimin devam etmesini sağlayan bir süreçtir. Çokkültürlü eğitim, bir süreç içerisinde eğitimsel bir reform hareketidir. Çokkültürlü eğitimde öğrencinin ırk, etnik kimlik, sosyal sınıf gibi farklılıklarından dolayı herhangi bir fırsat eşitsizliği yaşamaması savunulur. Bu doğrultuda ilgili alanyazın taranmış ve literatür oluşturulmuştur. Çalışmanın amacı İstanbul'daki eğitim fakültesi lisans öğrencilerinin çokkültürlülüğe ve çokkültürlü eğitime dair görüşlerini belirlemektir. Bu kapsamda eğitim fakültesi lisans öğrencilerinin cinsiyet, etnik kimlik, üniversite türü (özel/devlet), bölüm ve sınıf düzeyi değişkenlerine göre görüşleri arasında anlamlı farkların olup olmadığı incelenmiştir. Çalışmada nicel araştırma yöntemi kullanılmış olup, Mann Whitney U Test ve Kruskal Wallis Test analizlerine başvurulmuştur. Çalışmada verileri toplayabilmek için bir anket geliştirilmiştir. Anketin geçerlik ve güvenirlik analizleri için pilot uygulamalar yapılmıştır. Alana kazandırılan bu anketin uygulanması sonucunda, 967 katılımcı ankete cevap vermiştir. Anketin sonuçlarına göre eğitim fakültesi lisans öğrencilerinin çokkültürlülüğe ve çokkültürlü eğitime dair görüşleri olumlu çıkmıştır. Anketin üçüncü bölümünde yer alan ve ölçek özelliği gösteren kısım 3 ayrı faktöre ayrılmıştır. Bunlar; çokkültürlü eğitimin sonuçları, üniversite eğitiminin çokkültürlü eğitime etkisi ile eğitim ve adalet şeklindedir.

EğitimEğitim fakülteleriÇok kültürlülük+2
Hamdi Alanay
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'deki Suriyeli göçmenlerin toplumsal yaşam alanındaki pratiklerini çokkültürlülük bağlamında sorunsallaştırmak: Bolu ili örneği

Eskimeyen bir olgu olarak göç olgusu, şimdilerde yurtlarından edilen milyonlarca insanın sığınacak bir liman arayışını konu edinmektedir. Bu bağlamda Suriye'deki iç çatışmalar yüzünden kendisine sığınan Suriyeli göçmenlere ev sahipliği yapan Türkiye, 3.588.054 Suriyeli göçmen için hem güvenli bir liman olurken hem de kaldıkları süre içinde sıkıntı yaşamamaları için çeşitli alanlarda hizmetler sunmaktadır. Bu tez çalışması Suriyeli göçmenlerin toplumsal alandaki pratiklerini çokkültürlülük bağlamında sorunsallaştırmaya yöneliktir. Bu doğrultuda 2019 yılında Bolu'da yaşayan 20 katılımcıya yarı yapılandırılmış görüşme formu uygulanarak veriler elde edilmiştir. Elde edilen veriler göçmenlik ve çokkültürlülük kuramsal yaklaşımları etrafında sorunsallaştırılmaya çalışılmıştır. Özellikle Suriyeli göçmenlerin sorun yaşayabileceği kültürel perspektif içerisinde çalışma hayatı, barınma, eğitim, dil, iletişim, kültürel uyum, sağlık gibi alanlardaki deneyimlerinin Türkiye'deki yansımaları örneklem çerçevesinde çokkültürlülük kuramı bağlamında değerlendirilmeye çalışılmıştır. Araştırma sonucunda Suriyeli göçmenlerin bu alanlarda sorunlar yaşadığı ve ev sahibi ülkenin vatandaşları ile uyum sağlama durumlarının istenilen düzeyde olmadığı ve kendi geleceklerine yönelik kaygılar taşıdıkları araştırma bulgularına yansımıştır. Anahtar Kelimeler: Çokkültürlülük, Göç, Suriyeli Göçmen, Uyum

BoluGöçlerGöçmenler+7
Ebru İleri
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessFR

Le role et l'importance de l'enseignement/ l'aprentissage precoce des langues etrangeres dans l'enseignement des langues etrangeres en Turquie

With the rapid growth of the economic, financial and technological globalization, it is necessary to learn two or even three languages in the world time. In this context, many studies strongly emphasize the importance of early teaching/learning of foreign languages, titled as "ELF", in order to prevent loss of time during the student's apprenticeship in adulthood. In the same way, "one of obvious approaches to ensure this development is to reduce the age of beginnings of teaching / learning. That is why it starts now learning a language in 7 years old in the vast majority of countries" (Porcher & Groux, 2003, p.3). In this sense, the early teaching/learning of foreign languages is seen essential in today's world dominated by multilingualism and multiculturalism. In parallel with all these developments, Turkey did not remain indifferent to the innovations and has made school reforms in the education system. It is on this point that it is very important that Turkey, engaged in the field of foreign languages for many years and signed significant reforms in quantity, has the necessary initiatives on such issues as, with special focus on practice and teacher education for early teaching / learning of foreign languages. Given the variety and quantity of research on ELF, we will try to show in this study the role and importance of ELF in the teaching / learning of foreign languages in Turkey - being in constant evolution by new reforms carried out in the education system- with special focus on the teaching / learning of early French Foreign Language (FFL) for public school age between 6 and 12 years. Keywords: Early foreign language teaching / learning, multilingualism, multiculturalism, teacher education, qualitative and quantitative reform.

Çiğdem Kurt
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Toplumsal cinsiyet perspektifinden çokkültürcülük

Bu çalışmanın amacı çokkültürcülüğün (multiculturalism) toplumsal cinsiyet (gender) perspektifinden değerlendirilmesi, yeniden okunmasıdır. Bu durum öncelikle çokkültürcülük tanımlarının ve pratiklerinin irdelenmesini gerektirir. Bu bağlamda çokkültürcülük ve toplumsal cinsiyet ilişkileri arasındaki gerilim ortaya koyulacak ve bu gerilimi gidermeye çalışan yaklaşımlar karşılaştırmalı bir biçimde ele alınacaktır. Çokkültürcülük ve toplumsal cinsiyet arasındaki ilişkide liberal, komünitarist (cemaatçi) ve feminist çokkültürcülük anlayışlarına odaklanılacaktır. Çokeşlilik, başörtüsü, kadın sünneti gibi olgular/olaylar özellikle kadınlar açısından deneyimlenmektedir. Asıl tartışma, bu deneyimlerin, özgür seçimler mi yoksa kültür ve geleneğin devamını sağlayan korumacı dayatmalar mı olduğudur. Bu deneyimler liberal çokkültürcülük yaklaşımında nötr veya evrensel politikalarla bütünleşmenin sağlanması bağlamında değerlendirilirken komünitarist çokkültürcülükte, kültürün ve grup çıkarının devamını sağlamak amacıyla tali olarak değerlendirilir. Buna karşılık feminist çokkültürcülük, liberal teorinin altında yatan "yükümsüz ben" ile komünitaristlerin "konumlanmış ben" düşüncesi arasındaki gerilimi ve bunu gidermek için yapılabilecekleri ortaya koymaktadır. Bu çalışmanın odağında Susan Moller Okin ve onun argümanlarına ilişkin eleştiriler yer almaktadır. Feminist siyaset kuramcı Okin kültürün sadece "var" olduğu için değerli olmadığını, bir kültürün değerinin bireysel otonomiye verdiği değerle ölçülmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Kadınların cinsiyetlerinden dolayı dezavantajlı olmaması, özgürce seçilmiş yaşamlara sahip olmaları gerektiği iddiasındadır. Toplumsal cinsiyet bağlamında çokkültürcülük kuramına liberal ve cemaatçi yaklaşımlar yeterli ve tatmin edici bir açıklama getirememektedir. Kuşkusuz genel geçer bir öneri/model de bulunamayabilir. Ancak insani var oluşa taraf olmamızı sağlayan ve kadını içeren üçüncü bir yol mutlaka vardır. Bu bağlamda dönüştürücü ve yeniden düzenleyici bir yaklaşım geliştirmek gerekmektedir.

CemaatçilikCinsel kimlikFeminizm+2
Cihan Ardili
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Çokkültürlü eğitime dayalı olarak geliştirilen disiplinlerarası öğretim programı aracılığıyla öğrencilerde hoşgörü değerinin ve eleştirel düşünme becerisinin geliştirilme sürecinin incelenmesi: Bir durum çalışması

Bu araştırmanın genel amacı, çokkültürlü eğitime dayalı olarak geliştirilen disiplinlerarası öğretim programı aracılığıyla öğrencilerde hoşgörü değerinin ve eleştirel düşünme becerisinin geliştirilme sürecini incelemektir. Araştırmada nitel araştırma desenlerinden biri olan durum çalışması kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, 2015-2016 eğitim-öğretim yılında Elazığ ili Karakoçan ilçesinde bulunan bir ilkokulun dördüncü sınıfında öğrenim görmekte olan 30 öğrenci ile 10 veli oluşturmaktadır. Araştırmada, amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme ve maksimum çeşitlilik örnekleme yöntemleri kullanılmıştır. Öğrenciler belirlenirken ölçüt örnekleme yöntemi, veliler belirlenirken maksimum çeşitlilik örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada çokkültürlü eğitime dayalı olarak geliştirilen disiplinlerarası öğretim programı uygulanarak öğrencilerin hoşgörü değeri ve eleştirel düşünme becerileri geliştirilmeye çalışılmıştır. Araştırma kapsamında veri toplama araçları olarak; kişisel bilgiler formu, görüşme formu, gözlem formu, öğrenci günlüğü, araştırmacı günlüğü, hoşgörü tutum ölçeği, hikâye testleri, eleştirel düşünme becerisi ve hoşgörü değeri dereceli puanlama anahtarları kullanılmıştır. Araştırma, 2015-2016 eğitim-öğretim yılının güz döneminde 05/Ekim/2015-08/Ocak/2016 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir. Araştırmada, nicel ve nitel verilerin analizi olmak üzere iki şekilde veriler çözümlenmiştir. Nitel verilerin analizinde betimsel ve içerik analizleri, nicel verilerin analizinde betimsel istatistik ile bağımlı örneklemler t testi kullanılmıştır. Araştırmada geçerlik ve güvenirliğin sağlanması için inandırıcılık, aktarılabilirlik, tutarlılık ve teyit edilebilirlik yöntemleri kullanılmıştır. Araştırma sonucunda öğrencilerin cinsiyetlerine, etnik kimliklerine ve inançlarına göre hoşgörüyü daha çok yardımsever olma olarak algıladıkları görülmüştür. Kadın velilerin çoğu tarafından hoşgörü, karşısındaki kişiyi olduğu gibi kabullenme olarak; erkek velilerin çoğu tarafından ise hoşgörü insanlarla iyi geçinme olarak algılanmaktadır. İnançlarına göre veliler hoşgörüyü anlayışlı olma olarak algılamaktadırlar. İlkokul ve lise mezunu veliler tarafından hoşgörü anlayışlı olma olarak algılanmaktadır. Çalışma grubuna ait eleştirel düşünme becerisi ve hoşgörü dereceli puanlama anahtarı ile hoşgörü tutum ölçeği öntest-sontest puan ortalamaları arasında sontest lehine anlamlı bir fark saptanmıştır. Araştırmacı günlüğü incelendiğinde disiplin, sınıf ortamı, veli, öğretmen, okul yönetimi, etkinlik ve araç-gereç; öğrenci günlükleri incelendiğinde etkinlikler, disiplin sorunu, zaman, değerler, araç gereç ve sorun yok; video kayıtları incelendiğinde sınıf, öğrenci, etkinlik, disiplin sorunu, değerler, araç-gereç ve zaman yetersizliği temalarında sorunlarla karşılaşıldığı görülmüştür. Uygulama sonrasında kadın öğrenciler hoşgörüyü daha çok anlayışlı olma olarak; erkek öğrenciler ise hoşgörüyü daha çok iyilik yapma olarak algılamaktadırlar. Öğrencilerin çoğu uygulanan etkinlikler sayesinde yeni bilgiler öğrendiklerini, uygulanan etkinliklerde en çok hoşgörü değerini kazandıklarını, uygulanan etkinlikler sayesinde günlük hayatlarında engelli bireylere yardım etmeye başladıklarını, kadına şiddet ile ilgili dramayı severek yaptıklarını, grup çalışması yaparken zorlandıklarını, uygulanan etkinlikler sonrasında günlük hayatlarında farklı kültürel özellikteki bireylere saygı duyacaklarını ve çevrelerindeki engelli bireylere yardım edeceklerini, farklı kültürel özelliklere sahip bireylere karşı hoşgörülü olacaklarını ve uygulanan etkinlikler sonrasında öğrendiklerini sosyal bilgiler dersinde kullanabileceklerini belirtmişlerdir. Velilerin çoğu uygulanan etkinliklerin öğrencilerin farkındalıklarını arttırdığını, öğrencilerin hoşgörü değerini kazandıklarını, hoşgörü değerlerine katkı sağladığı, günlük hayatlarında daha çok kardeşleriyle iyi geçinmelerini sağladığını ve farklı kültürel özelliklere sahip bireylere karşı yardımcı olduklarını belirtmişlerdir.

Değerler eğitimiDisiplinlerarasıDisiplinlerarası analoji tabanlı öğretim+6
Serkan Aslan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Çokkültürlü eğitim çerçevesinde hazırlanan etkinliklerle farklılıklara saygı değeri ve araştırma becerisi geliştirmeye yönelik bir eylem araştırması

Bu çalışmada çokkültürlü eğitim çerçevesinde etkinlikler hazırlanarak ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin farklılıklara saygı değeri ve araştırma becerisi geliştirme durumu incelenmiştir. Bu amaçla ilk olarak öğrencilerin farklılıklara saygı değerine yönelik mevcut durumlarını belirlemek için, çokkültürlü eğitimin alt boyutları olan; kültür, ırk/köken, inanç, dil, engelli olma durumu ve cinsiyet başlıklarında senaryolar hazırlanarak öğrencilere uygulanmış, dereceli puanlama anahtarı ile değerlendirilmiştir. Araştırma becerisine yönelik mevcut durum belirlemek için öğretmen ve öğrencilerle yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Mevcut durum belirlemeye yönelik yapılan çalışmalar sonucunda öğrencilerin farklılıklara saygı değeri ve araştırma becerisi yönünden eksikliklerinin olduğu tespit edilmiştir. Bu eksikliği gidermek adına çokkültürlü eğitim çerçevesinde etkinlikler hazırlanarak eylem araştırması süreci uygulanmıştır. Altı döngü olarak planlanan eylem araştırması süreci, on haftada yirmi iki ders saatinde tamamlanmıştır. Eylem süreci 2014-2015 eğitim öğretim yılı bahar döneminde bir devlet okulunda gerçekleştirilmiştir. İlkokul dördüncü sınıf Sosyal Bilgiler programında yer alan, "Küresel Bağlantılarım" öğrenme alanında bulunan "Uzaktaki Arkadaşlarım" ünitesi çokkültürlü eğitim ve farklılıklara saygı değeri ile ilgili etkinliklerin uygulanması açısından en uygun ünite olduğu için, uygulama bu ünitede gerçekleştirilmiştir. Araştırma verileri, senaryolar, dereceli puanlama anahtarı, yarı yapılandırılmış görüşme,odak grup görüşmesi, yapılandırılmamış gözlem (kamera kayıtları), araştırmacı ve öğrenci günlükleri ve öğrenci ürünleri aracılığı ile toplanmıştır. Uygulama sürecinde farklılıklara saygı değerine yönelik çokkültürlü eğitim çerçevesinde kültür, ırk/köken, inanç, dil, engel durumu ve cinsiyet alt boyutlarına yönelik etkinlik planları hazırlanmış, döngüler halinde düzenlenerek eylem araştırması süreci gerçekleştirilmiştir. Her döngü sonunda ilgili alt boyuta yönelik oluşturulan senaryolar uygulanarak, dereceli puanlama anahtarı ile değerlendirilmiştir. Öğrencilerin senaryolara verdikleri yanıtlar içerik analizi doğrultusunda çözümlenmiş ve kodlar-temalar oluşturulmuştur. Ayrıca uygulama süreci kamera ile kayıt altına alınarak araştırmacı tarafından incelenmiştir. Araştırma becerisine yönelik araştırma görevleri hazırlanarak belirli aralıklarla öğrencilere sunulmuş ve öğrenci çalışmaları değerlendirilmiştir. Her döngü sonunda öğrenci günlüğü formu dağıtılarak süreci değerlendirmeye yönelik öğrenci görüşleri alınmıştır. Araştırmada toplanan nitel veriler içerik analizi yapılarak çözümlenmiştir. Güvenirliği sağlamak için veriler ikinci kodlayıcı tarafından kodlanmıştır. Uygulama sürecinde her döngü kendi içerisinde, uygulama süreci sonunda ise elde edilen tüm veriler bir bütün olarak değerlendirilerek çözümlenmiştir. Eylem araştırması sürecinde uygulanan etkinlikler aracılığı ile öğrencilerin farklı kültürlere yönelik yemek, giyim, örf, adet, gelenek, görenek, yaşam şekli, toplumsal hayatları, geçim kaynakları gibi alt başlıklar dâhilinde farkındalık oluşturdukları; farklı ırk/kökene yönelik önyargılı olma durumuna olumsuz bir bakış açısı geliştirdikleri; farklı inançlara yönelik tespit edilen kavram yanılgılarının ve olumsuz düşüncelerin değiştiği; farklı dillerde konuşmanın ve anadilin farklı olmasının getirdiği zorluklara yönelik farkındalığın arttığı; engelli bireylerin toplumda yaşadıkları sıkıntılara ve zorluklara farkındalık geliştirdikleri; çevre ve toplumun etkisinde karşı cinsiyetin yaşadığı zorluklara ve kadın-erkek ilişkisinde yaşanılan olumsuz durumlara yönelik farkındalık geliştirdikleri sonucuna ulaşılmıştır. Eylem araştırması süreci sonunda öğrencilerin farklılıklara saygı değeri ve araştırma becerisine yönelik olumlu yönde gelişme gösterdikleri gözlenmiştir. Anahtar kelimeler: Çokkültürlü eğitim, farklılıklara saygı, değer eğitimi, araştırma becerisi, eylem araştırması

Araştırma-geliştirmeBeceri kazandırmaDeğerler eğitimi+6
Fikriye Kanatlı Öztürk
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

İzmir'de kültürler arası evlilikler ve kimlik sorunu

Çok kültürlü bir yapıya sahip olan ülkemiz, farklı etnik köken ve farklı mezheplere mensup kişilerin, kentleşme ve modernleşme süreci ile birlikte bir araya gelmeleri bazı belirgin özellikleri göstermektedir. Bu bağlamda kültürlerin hoşgörü içerisinde yaşamaları gibi olumlu özelliği olması ile birlikte çatışma ve ötekileştirme gibi durumlar da ortaya çıkabilmektedir. Bu çalışma, farklı etnik ve dinsel kültür geleneklerinden gelen bireylerin, evlilik süreçleri ve gruplar arası temasları üzerindeki etkileri ele almaktadır. Kültür, gelenek ve mezhep farklılıklarının bu bireylerin aile ve sosyal yaşamları üzerindeki etkileri incelenmektedir. Bu araştırmada, İzmir'de ikamet eden, farklı kültürlerden gelen bireylerin evlilik yaşamları içerisinde çeşitli demografik özelliklerden etkilenerek, kendi kültürlerini ne kadar yerine getirdiği ve farklılıktan dolayı çiftlerde veya çocuklarda kimliğin bir sorun olup olmadığı incelemek amaçlanmaktadır. İzmir'de yaşayan, kültürler arası evlilik yapmış olan 60 katılımcı ile derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Görüşmeler sonunda, İzmir'de yaşayan çiftlerin kültürlerarası evlilikler yaklaşımlarında belirgin birtakım farklılıklar saptanmıştır. Çalışma ile birlikte ailelerin ve yakın çevrelerin tepkisi, aile içinde dini ritüellerin yerine getirilmesi, geleneklerin yerine getirilmesi, çocukların dini eğitimi, çocukların ileride farklı mezhepten biri ile evlenmesi ve aileler ile görüşme sıklığı gibi sorun alanları saptanmıştır. Aile içinde bireylerin kültürel farklılıklarının değerlendirilmesi ile birlikte yeni bir kimliğin inşası ya da baskın kimliğin diğer aile bireyleri üzerindeki yeniden inşası üzerine sosyolojik olarak bir inceleme gerçekleştirilmiştir. Gruplar arası temas ile birlikte karma evlilik yapan bireylerde, ön yargıların azaldığı ve olumlu temasların da ortaya çıktığı görülmektedir.

EvlilikGruplararası temasKimlik+4
Sevinç Kalender
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Çok kültürlü ortamda kültürel zekânın kültürlerarası duyarlılık üzerine etkisi: Portekiz örneği

Bireyler yabancı oldukları toplumlar içerisinde bulunduklarında veya farklı toplumlardan bireyler ile etkileşim halinde olduklarında farklı davranış biçimleri gösterebilirler. Bu bağlamda, iletişim sorunlarının önüne geçilebilmesi için farklı kültürleri tanıma ve o kültürün normlarına saygı duyma konusunda bir farkındalık oluşturulması gerekmektedir ki, bu farkındalık literatürde kültürler arası duyarlılık kavramı ile ifade edilmektedir. Kültürel etkileşimin gelişmesinde etkili olan kültürler arası duyarlılığın kişilerin belli yetkinliklerine bağlı olduğu bilinmektedir. Bu yetkinliklerden birisinin de kültürel zekâ olduğu değerlendirilmiştir. Bu bağlamda, tez çalışmasının amacı kültürel zekânın kültürler arası duyarlılık üzerindeki etkisinin araştırılması olarak belirlenmiştir. Araştırma kapsamında kültürel zekâ ve kültürler arası duyarlılık ölçekleri kullanılarak oluşturan anket Bahar 2019 döneminde Portekiz'de lisans veya lisansüstü eğitimine devam etmekte olan 182'si Erasmus deneyimine sahip, 217'si ise Erasmus tecrübesi yaşamamış olan toplam 399 öğrenciye uygulanmıştır. Toplanan veriler IBM SPSS Statistics 22 Programı kullanılarak analiz edilmiştir. Analiz sonucunda kültürel zekanın kültürler arası duyarlılık üzerinde istatistiksel açıdan anlamlı bir etkisi olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Kültürel zekanın alt boyutlarının kültürler arası duyarlılık üzerindeki etkisi analiz edilmiş olup, kültürel zekanın yalnızca biliş alt boyutunun anlamlı etkisi olduğu sonucuna ulaşılmıştır. İlave olarak, araştırmaya katılan öğrencilerin kültürler arası duyarlılığım kabul etme ve uyum alt boyutlarının, kültürel zekanın ise biliş ve motivasyon alt boyutlarının Erasmus yapma durumuna göre farklılaştığı sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma sonuçlarının, öğrencilerin kültürler arası duyarlılık seviyelerinin artırılması yönelik uygulamalar konusunda gerek öğrenciler gerek üniversite yönetimleri ve gerekse aileler için faydalı bilgiler sunacağı değerlendirilmektedir. Anahtar Kelimeler: Kültürel Zekâ, Kültürlerarası Duyarlılık, ERASMUS

KültürKültürel zekaKültürlerarası duyarlılık+2
Gökhan Tutuş
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Bir lisedeki Türk ve Suriyeli öğrencilerin bütünleştirme kapsamında akran etkileşimlerinin iyileştirilmesi

Araştırmanın genel amacı; Suriyeli ve Türk ailelerin ve gençlerin tercih ettiği bir imam hatip lisesinde sınıflarda yaşanılan sosyal uyum sorunlarının betimlenmesi, sınıf ikliminin ve akranlar arasındaki ilişkilerin iyileştirilmesidir. Araştırma 2019-2020 eğitim-öğretim döneminde çok kültürlü eğitim ortamına sahip Gaziantep Şahinbey, Ömer Özmimar Erkek Anadolu İmam Hatip Lisesinde gerçekleştirilmiştir. Okulun %45' inden fazlası Suriye ve farklı uyruktaki öğrencilerden oluşmaktadır. Nitel araştırma yöntemlerinden eylem araştırması ile yürütülen çalışma, katılımcı öğretmenler ve öğrenciler ile işbirliği içinde döngüsel ilerlemiştir. Çalışmaya gözlem, araştırmacı günlüğü, envanter, odak grup görüşmesi, çevrimiçi anket, çevrimiçi görüşme teknikleri dâhil edilerek veri çeşitliliği sağlanmıştır. Verilerde çok kültürlü okulda bulunan öğrencilerin öncelikli problemlerinden birinin, akran etkileşimlerinde yaşadıkları güçlükler olduğu anlaşılmıştır. Katılımcı öğretmenler ile birlikte akran etkileşimlerini iyileştirmeye yönelik etkinlik uygulama kitapçığı oluşturulmuştur. Öğretmen görüşleri doğrultusunda okul içinde akran etkileşimi konusunda güçlük yaşanan, bir kaynaştırma öğrencisi olan, 14 Suriyeli ve 12 Türk öğrencinin bulunduğu 10-H sınıfında eylem, araştırmacı tarafından yürütülmüştür. Eylem sonrası katılımcı öğretmen ve öğrencilerin görüşleri çevrimiçi araçlar ile elde edilmiştir. Çalışmanın sınıf ve okul iklimine yansımaları doğrultusunda, ülkemizde mevcut bulunan çok kültürlü okul ortamlarına katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Çok Kültürlü Okul, Akran Etkileşimi, Sosyal Uyum, Eylem Araştırması

Akran etkileşimiBütünleşik eğitim programıBütünleştirme+7
İnci Merve Güvenç
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00

Related subjects