Teaching curriculums
969 theses under this subject heading
Fen Bilimleri Öğretmenlerinin Ay, Ay'ın Hareketleri ve Evreleri Konularına Dair Zihinsel Modellerinin Belirlenmesi
Bu araştırmada fen bilimleri öğretmenlerinin fen bilimleri öğretim programında yer alan Ay, Ay'ın hareketleri ve evreleri konularına yönelik zihinsel modellerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma temel nitel araştırma yöntemi ile yürütülmüştür. Araştırmanın çalışma grubunu 2023-2024 eğitim-öğretim yılında Isparta ilinin Merkez ilçesinde, devlet ortaokullarında görev yapan 20 fen bilimleri öğretmeni oluşturmaktadır. Çalışmanın verileri araştırmacı tarafından geliştirilen Ay, Ay'ın hareketleri ve evreleri konularına yönelik öğretmen zihinsel model belirleme formu ile toplanmıştır. Geliştirilen form maddeleri için dört fen bilimleri öğretmeni ve üç fen eğitimcisi olmak üzere toplam yedi uzmandan görüş alınmış, önerilen düzeltmeler yapılmış ve forma son hali verilmiştir. Formda yer alan maddelerde öğretmenlerin sorulara yönelik betimleme, çizim yapma ve oyun hamurları ile temsillerini detaylandırmaları istenmektedir. Öğretmenlerin formda yer alan maddelere yönelik yanıtlarının analizinde içerik analizi kullanılmıştır. Öğretmenlerin görüşme formuna verdikleri yanıtlardan kodlar oluşturulmuş, benzer olanlar aynı temalar altında toplanmıştır. Öğretmenlerin çizimleri, betimlemeleri ve oyun hamuru ile yaptıkları gösterimlerinden elde edilen veriler literatürde yer alan naif, eklektik ve gelişmiş zihinsel model olmak üzere üç farklı kategoride sınıflandırılmış ve zihinsel modelleri belirlenmiştir. Elde edilen bulgulara göre Ay'ın şekli, Ay'ın yapısı ve özellikleri, dönme ve dolanma hareketleri ile bunların sonuçları olmak üzere üç farklı tema ortaya çıkmıştır. Bu temalardan Ay'ın şekli, dönme, dolanma hareketleri ve bunların sonuçları ile ilgili zihinsel modeller belirlenmiştir. Ay'ın şekli ile ilgili öğretmenlerin tamamının gelişmiş zihinsel modele sahip olduğu görülmüştür. Ay'ın yapısı, Ay'ın aynı yüzünün görülmesi ve Ay'ın dönme ve dolanma süreleri ile ilgili açıklamalarının ders kaynaklarındaki bilgiler ile uyumlu ve doğru açıklamalar içerdiği ortaya çıkmıştır. Ay'ın eksenel ve yörüngesel hareketi ile ilgili 15 gelişmiş ve beş eklektik zihinsel model olduğu, Ay'ın evreleri ile ilgili dört gelişmiş, sekiz eklektik ve sekiz naif zihinsel model belirlenmiştir. Öğretmenlerin en fazla problem yaşadıkları konunun Ay'ın evreleri olduğu sonucu ortaya çıkmıştır. Bu nedenle fen bilgisi öğretmenlerine astronomi konularına yönelik hizmet içi eğitim verilmesi ve düşündürmeye yönelik gözlem etkinlikleri düzenlenmesi önerilebilir.
Süreyya Berfe'nin "Ufkun Dışında" adlı eserinin Türkçe öğretim programı'ndaki "duygular" ana teması açısından incelenmesi
Bu çalışmada, 1960 Dönemi Türk Edebiyatının önemli şair ve yazarlarından olan Süreyya Berfe'nin toplu şiirlerini içeren "Ufkun Dışında" adlı eser Türkçe Öğretim Programı'ndaki "Duygular" ana teması açısından incelendi. Çalışma dört bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde şairin hayatı, edebî kişiliğine ve eserlerine yer verilmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde Türkçe Öğretim Programı hakkında genel bir değerlendirme yapılarak mevcut tema ve alt temalar açıklanmıştır. Çalışmanın asıl bölümü olan üçüncü bölümde ise yazarın üzerinde durduğu temalar ele alınmıştır. Özlem, üzüntü, veda, umut, yalnızlık ve sitem temaları tespit edilmiş ve incelenmiştir. Elde edilen bulgulardan yola çıkılarak Süreyya Berfe'nin şiirlerine yönelik çıkarımların yapıldığı "sonuç" bölümünde, Berfe'nin eserlerinin İlköğretim ikinci kademe öğrenci seviyeleri için uygun olamayacağı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Süreyya BERFE, Ufkun Dışında, duygular, tema.
Basamaklı öğretim programının 9. sınıf İngilizce dersinde öğrencilerin öğrenme stillerine ve akademik başarılarına etkisi
Bu araştırmada, basamaklı öğretim programının 9.sınıf İngilizce dersinde öğrencilerin öğrenme stillerine ve akademik başarılarına etkisi incelenmiştir. Bu araştırma, nicel ve nitel yöntemlerin beraber kullanıldığı karma yöntem kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Nicel boyutta yarı deneysel desenlerden ön test-son test eşleştirilmiş kontrol gruplu desen kullanılmıştır. Araştırmanın nitel boyutunda nicel verileri desteklemek amacıyla durum çalışması deseninden yararlanılmıştır. Araştırma 2016-2017 öğretim yılında Siirt ilinde bulunan Atatürk Anadolu Lisesinde yürütülmüştür. Araştırmaya 9/C ve 9/D sınıflarında okuyan toplam 67 öğrenci katılmıştır. Araştırmada 9/C deney ve 9/D kontrol grubu olarak belirlenmiştir. Basamaklı öğretim programı doğrultusunda yapılacak uygulamalar Seven Wonders (Dünyanın 7 Harikası) ünitesi kapsamında hazırlanmıştır. Araştırmada nicel verilerin toplanmasında Kolb Öğrenme Stilleri Envanteri ve araştırmacı tarafından geliştirilen İngilizce Dersi Akademik Başarı Testi kullanılmıştır. Nitel veri toplama aracı olarak ise sözlü savunmalar, yarı-yapılandırılmış görüşme formları ve öğrenci etkinliklerinden yararlanılmıştır. Kolb Öğrenme Stilleri Envanteri ve İngilizce Dersi Akademik Başarı Testinin analizinde SPSS 21.0 paket programı kullanılmıştır. Analizlerde Mann Whitney U testi, Wilcoxon İşaretli Sıralar testi ve Ki-Kare uygulanmıştır. Nitel verilerin analizinde ise betimsel analiz ve içerik analizi yöntemleri kullanılmıştır. Araştırma sonucunda deney ve kontrol gruplarının öntest ve son test İngilizce dersi akademik başarı testi puanları arasında anlamlı bir farklılık ortaya çıkmıştır. Basamaklı öğretim programının öğrencilerin akademik başarılarını artırdığı tespit edilmiştir. Deney ve kontrol gruplarının ön test ve son test öğrenme stilleri arasında anlamlı bir farklılık olmamasına rağmen yapılan uygulamalar sonucunda öğrencilerin öğrenme stillerinde değişiklikler olduğu görülmüştür. Araştırmanın nitel boyutundan elde edilen veriler ışığında aşağıdaki sonuçlara ulaşılmıştır: • Öğrenciler basamaklı öğretim programının sunduğu etkinliklerin eğlenceli, güdüleyici olduğunu ifade etmişlerdir. Kendi öğrenmelerinin sorumluluğunu aldıkları için öğrenme ortamında aktif olmuşlardır. • Basamaklı öğretim programının araştırma, sunum yapma gibi temel becerilerin yanında okuma, yazma, dinleme ve konuşma gibi dil becerilerinin gelişmesinde de etkili olduğu tespit edilmiştir. • Öğrenciler etkinlikleri yerine getirirken araştırma, görsellerden yararlanma, okuma vb. öğrenme stillerini kullandıklarını belirtmişlerdir. • Basamaklı öğretim programının öğrencilerin akademik başarılarına da katkısı olduğu görülmüştür. Öğrenciler, basamaklı öğretim programının yazılı ve uygulama sınavlarında başarılarını artırdığını ifade etmişlerdir.
Teknoloji destekli eğitimin özel eğitim öğrencilerinin okuduğunu anlama becerilerine etkisi
Yapılan bu araştırma teknoloji destekli eğitimin özel eğitim öğrencilerinin okuduğunu anlama becerilerine etkisini tespit etmek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Bu amaçla hafif zihinsel engelli 6. sınıf öğrencilerinden meydana gelen çalışma grubunun okuduğunu anlama düzeyine teknoloji desteğinin etkisi sınanmaya çalışılmıştır. Karma desende tasarlanan bu araştırma hafif düzeyde zihinsel engele sahip 20 ortaokul öğrencisinden elde edilen nicel ve nitel verilerle gerçekleştirilmiştir. Deney ve kontrol grupları için 2018 Türkçe Dersi Öğretim Programı'nda yer alan bilgilendirici, hikâye edici ve şiir metin türlerin alt türleri olan 9 türe ait metinler haftalık periyotlarla hem deney grubuna hem kontrol grubuna sunulmuştur. Birbirine denk olan bu gruplardan, kontrol grubu öğrencilerine ilgili metinler geleneksel öğretim yöntemleri ile sunulmuş olup deney grubundaki öğrencilere ise etkileşimli tahta aracılığıyla bu metinler sunulmuştur. Metinler işlendikten sonra öğrencilere, her metin için ayrı ayrı hazırlanan 5 soruluk metin değerlendirme ölçeği uygulanmıştır. Testler, her bir soru 20 puan olarak hesaplanmak için toplam 100 puan üzerinden değerlendirilmiştir. Son testin ardından 2 hafta sonra yapılan Kalıcılık Testi yardımı ile öğrencilerin okudukları metinleri anlamlandırma düzeyleri analiz yöntemiyle tespit edilmeye çalışılmıştır. Araştırma bulguları incelendiği zaman, deney grubuyla kontrol grubundaki öğrencilerin ön test puanları arasında önemli bir fark bulunamamıştır. Fakat öğrencilere son test olarak uygulanan Kalıcılık Testi puanları karşılaştırıldığında deney grubuyla kontrol grubunda bulunan öğrencilerin puanlarının arasında istatistiki bakımdan ciddi bir farkın bulunduğu anlaşılmıştır. Araştırma neticesinde deney grubunda bulunan öğrencilerin son test puanlarının kontrol grubunda bulunan öğrencilerin puanlarından daha fazla olduğu tespit edilmiştir. Kalıcılık Testinin ardından deney grubu öğrencilerinin teknoloji destekli eğitime yönelik görüşlerini almak amacıyla hazırlanan 5 soruluk Uygulama Değerlendirme Formu öğrencilere sunulmuş ve bu sorulara verilen cevaplar içerik analizi yöntemi ile incelenmiştir. Araştırma bulguları ışığında yapılan uygulamaya ve araştırmacılara yönelik önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Okuduğunu Anlama, Türkçe Öğretimi, Özel Eğitim, Teknoloji, Dil Becerileri, Materyal Geliştirme, Öğretim Programı
Ortaöğretim 9. sınıf matematik dersi öğretim programının CIPP Modeli ile öğretmen ve öğrenci görüşlerine göre değerlendirilmesi
Bu araştırma, 2017-2018 yılında uygulanan ortaöğretim 9. sınıf matematik dersi öğretim programını ve programın uygulanışını öğretmen ve öğrencilere uygulanan anket doğrultusunda değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Araştırmanın katılımcılarını Siirt il merkezinde resmi ortaöğretim kurumlarında görev yapan 149 matematik öğretmeni ve bu okullarda okuyan 324 öğrenci oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak Fer ve Aközbek (2008) tarafından geliştirilen "Lise 1.sınıf Matematik Öğretim Programını Değerlendirme Anketi Öğretmen ve Öğrenci Formu" kullanılmıştır. Programın bağlam boyutuna yönelik öğretmenlerden elde edilen verilere göre; programdaki amaç ve kazanımların öğrencilerin gelişim özelliklerine uygun olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca ders içeriklerinin azaltıldığı ve içerisindeki kuramsal bilgilerin yeterli olduğu ancak kazanımlara ayrılan sürenin yetersiz olduğu sonuçlarına varılmıştır. Girdi boyutuna yönelik; kaynak ve materyallerin öğrenmeyi kolaylaştırdığı, ders kitabındaki kazanımların anlaşılır olmadığı, kitabın sıkıcı olduğu ve programın öğretmen odaklı olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır. Süreç boyutuna yönelik; programda bireysel etkinliklere yer verildiği ve bu etkinliklerin sıkıcı olmadığı sonuçlarına ulaşılmıştır. Ürün boyutunda ise programın öğrencilerin bireysel ihtiyaçlarına cevap vermediği, ancak matematiksel beceri gelişimine katkı sağladığı sonuçları elde edilmiştir.
Sekizinci sınıf Türkçe ders kitaplarındaki metinlerin öğrencilerin seviyelerine uygunluğu açısından öğretmen görüşlerine göre değerlendirilmesi
Bu araştırmada, Türkçe Dersi Öğretim Programı (2019) kapsamında hazırlanan 8. sınıf Türkçe ders kitaplarında yer alan metinlerin öğrenci seviyesine uygunluğunun öğretmen görüşleri doğrultusunda incelenmesi amaçlanmıştır. Bu kapsamda, alanında uzman kişilerden görüş alınmış ve araştırmanın amacına uygun 5'li likert tipinde, 35 maddeden oluşan bir ölçek (anket) geliştirilmiştir. Geliştirilen ölçeğin KMO Faktör analizi (.943), güvenirlik katsayısı (cronbach-alpha) .97 bulunmuş bu nedenle ölçeğin geçerli ve güvenli bir ölçme aracı olduğuna karar verilmiştir. Araştırmada Türkçe öğretmenlerinin 8. sınıf Türkçe ders kitabında yer alan metinler hakkındaki görüşleri anket tekniği kullanarak elde edilmiştir. Bu kapsamda Siirt merkez ilçe, ilçe ve köylerinde görev yapan 158 Türkçe öğretmenine 35 maddeden oluşan anket uygulanmıştır. Anket uygulanması sonrası elde edilen veriler istatiksel analiz programıyla analiz edilmiştir. Araştırmada öğretmenlerin cinsiyet, mezuniyet ve sosyoekonomik değişkenleri baz alındığında ders kitaplarına yönelik görüşlerinde anlamlı bir farklılık olmadığı tespit edilmiştir. Ancak katılımcıların hizmet süresi esas alındığında; katılımcılar arasında metinlerin öğrenciye katkısı ve metinlerin öğrenci seviyesine uygunluğu açısından anlamlı bir farklılık olduğu tespit edilmiştir. 8. sınıf Türkçe ders kitabında yer alan metinlerin; öğrenci seviyesine uygun, öğrenci ilgi alanlarını yansıtan, güncel konuları ve öğrencinin dil becerilerini geliştirici biçimde hazırlandıkları sonucuna varılmıştır.
Öğretmenlerin öğretim programlarına ilişkin farkındalıklarının incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, öğretmenlerin öğretim programı farkındalıklarının bilişsel, duyuşsal ve psikomotor alt boyutları bakımından belirlenmesidir. Nicel araştırma yöntemlerinden tarama modeli ile desenlenen bu araştırmanın örneklemi, Siirt ili merkez ve ilçelerinde görev yapmakta olan 417 okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve lise öğretmenlerinden oluşmaktadır. Araştırmanın verileri araştırmacı tarafından bu araştırma kapsamında geliştirilen, geçerlilik ve güvenilir kanıtları ortaya konan Öğretim Programı Farkındalık Ölçeği (ÖPFÖ) ile çevrim içi platformlar aracılığıyla toplanmıştır. Verilerin analizinde parametrik testlerden bağımsız örneklemler t Testi ve Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA); nonparametrik testlerden Mann Whitney U Testi ve Kruskal Wallis H Testi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda öğretmenlerin öğretim programına ilişkin bilişsel, duyuşsal ve psikomotor farkındalıklarının cinsiyetlerine, branşlarına, eğitim durumlarına, çalıştığı eğitim kademesine ve unvanlarına göre istatistiksel olarak anlamlı bir farklılaşma göstermediği saptanmıştır. Buna karşın, öğretmenlerin öğretim programı bilişsel ve duyuşsal farkındalıklarının kıdem sürelerine göre istatistiksel olarak farklılaşma gösterdiği, kıdem süresi arttıkça bilişsel ve duyuşsal farkındalık düzeylerinin de artış gösterdiği bulunmuştur. Ayrıca, öğretmenlerin öğretim programına yönelik bilişsel, duyuşsal ve psikomotor farkındalıkları ile mezun oldukları fakülte türü ve çalıştıkları okul türü arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre, eğitim fakültesinden mezun olan öğretmenlerin diğer fakültelerden mezun olanlara kıyasla, özel okullarda çalışan öğretmenlerin ise devlet okullarında çalışan öğretmenlere kıyasla öğretim programına yönelik bilişsel, duyuşsal ve psikomotor farkındalıklarının daha yüksek olduğu görülmüştür. Araştırmaya katılan öğretmenlerin öğretim programına yönelik farkındalıklarının genel durumuna bakıldığında ise öğretmenlerin hem genel hem de alt boyutlardaki (bilişsel, duyuşsal ve psikomotor) farkındalıklarının yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Türkçe dersi öğretim programındaki on kök değerin öğretimine yönelik metin derleme çalışması
Bu araştırmanın amacı Türkçe Dersi Öğretim Programı'ndaki "Kök Değerlerin" öğrencilere daha kolay ulaşmasını sağlamaktır. Bunun için de on kök değer ayrı ayrı ele alınmış; her bir değere ait hikâye, masal ve şiir derlemesi elde edilmiştir. Araştırma, nitel araştırma yönteminin doküman analizi tekniği kullanılarak yürütülmüştür. Değerlerin tespit edilmesinde ölçüt olarak MEB tarafından öğretim programlarında belirlenen on kök değer kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma materyalini hikâye, masal ve şiir türlerinden oluşan 21 kitap, öğrenci şiirleri ve internet verileri oluşturmaktadır. Doküman inceleme yöntemiyle elde edilen veriler içerik analizi ile incelenmiştir. Çalışmadaki on kök değerin tekrarlanma sıralaması şöyledir: sevgi (111 kez), dostluk (52 kez), yardımseverlik (50 kez), öz denetim (44 kez), saygı (43 kez), sabır (36 kez), vatanseverlik (34 kez), sorumluluk (31 kez), dürüstlük (28 kez), adalet (26 kez). Toplamda ise 456 değer analizi gerçekleşmiştir. Genel anlamda incelenen tüm masal, şiir ve hikâye türlerinde on kök değerden en çok veri sevgi değerinden en az veri adalet değerinden elde edilmiştir. Sonuç olarak on kök değer derlemesiyle ilgili birçok şiir, hikâye ve masal derlemesi gerçekleştirilmiştir. Bu amaçla metin analizleri yapılmış çocuklara, velilere ve öğretmenlere önerilerde bulunulmuştur. Derlemesi gerçekleştirilen bu on kök değer özellikle ortaokul öğrencilerine faydalı bir kaynak olmuştur.
Beden eğitimi ve spor öğretim programında yer alan sosyal beceriler üzerine nitel bir araştırma: Uygulama, engeller ve öneriler
Bu araştırmanın amacı 2006-2007 eğitim-öğretim yılından itibaren uygulanan beden eğitimi ve spor öğretim programı özel amaçlarından 8. maddeye yönelik öğretmen görüşlerini incelemektir. Beden eğitimi ve spor öğretim programı 8. madde; iletişim, iş birliği, adil oyun (fair play), sosyal sorumluluk, liderlik, doğaya duyarlılık ve farklılıklara saygı becerilerine yöneliktir. Araştırma nitel araştırma yöntemlerinden olgubilim(fenomolojik) modeliyle desenlenmiştir. Araştırmaya Diyarbakır ili kamu ortaokullarında görev yapan toplamda 20 öğretmen katılmıştır. Bu araştırma grubunun oluşturulmasında amaçlı örneklem yöntemlerinden ölçüt örneklemi türünden yararlanılmıştır.. Araştırmadaki verilere görüşme tekniğiyle ulaşılmıştır. Bu verileri elde etmek için yarı yapılandırılmış görüşme formları araştırmacı tarafından geliştirilmiştir. Elde edilen veriler içerik analiziyle çözümlenmiştir. Araştırmada beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin araştırmaya konu olan becerilere yönelik yaptığı uygulamalar ve bu uygulamalar sırasında yaşadığı problemler, bu becerileri geliştirmek adına sunduğu öneriler tespit edilmeye çalışılmıştır. Araştırmaya katılan öğretmenlerin konu olan becerilere yönelik uygulama, problem ve öneri bakımından görüşleri incelendiğinde bu görüşlerin oldukça çeşitlilik gösterdiği saptanmış ancak bu çeşitliliğin uygulama ve problem bölümlerine oranla öneri bölümlerinde daha fazla olduğunu sonucuna varılmıştır.
Matematik dersinde değerler eğitimine yönelik ortaokul matematik öğretmenlerinin görüşlerinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, matematik dersinde değerler eğitimine yönelik ortaokul matematik öğretmenlerinin görüşlerinin incelenmesidir. Bu doğrultuda ortaokul matematik öğretmenlerinin değerler eğitimi bağlamında; Matematik Dersi Öğretim Programı (MDÖP), ortaokul matematik ders kitabı ve gerçekleştirilen öğretim hakkındaki görüşlerinin incelenmesi amaçlanmaktadır. Bu araştırmada, nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu basit seçkisiz örnekleme yöntemi ile 2020-2021 eğitim öğretim yılında Batman ili merkez ilçesindeki resmi ortaokullarda görev yapan 20 matematik öğretmeninden oluşmaktadır. Bu araştırmada veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış görüşme metodu uygulanmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin analizinde içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda MDÖP'de değerler eğitimine az yer verilmesi öğretmenlerin matematik dersinde değerler eğitimine yer verme düzeyini olumsuz etkilediği tespit edilmiştir. Öğretmenlerin, MDÖP'de değerler eğitimi konusuna daha geniş yer verilmesini ve öğrencilerin akademik başarılarının yanında öğrencilerde genel eğitimsel değerlerin de oluşmasını sağlayacak şekilde kendilerine rehberlik edilmesini bekledikleri sonucuna ulaşılmıştır. Matematik ders kitaplarında matematiksel kazanımlarla ilgili problemlere yer verildiği, değer içeren etkinlik ve problemlere yeteri kadar yer verilmediği tespit edilmiştir. Matematik ders kitaplarında değer içerikli etkinlik ve problemlerin olmasını, günlük hayat ile ilgili etkinlik ve problemlerin sayısının artırılması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Genel eğitimsel değerleri benimsemiş bireylerin yetiştirilmesinde matematik dersinin değerler ile ilişkilendirilmesinin gerekliliği tespit edilmiştir. Öğretmenlerin matematik dersinde değerler eğitimi ile ilgili kök değerleri en çok günlük hayat problemleri ile ilgili içeriklerde kullandıkları belirlenmiştir. MDÖP ve matematik ders kitaplarının değer eğitimi açısından yetersizliği, öğrenci velileri ve okul idaresinin öğrencilerin akademik başarılarına odaklanması, MDÖP'nin değer eğitimine zaman ayıramayacak kadar geniş olması ve değerler eğitimi ile ilgili hizmet öncesi ve hizmet içi eğitim almamış olmaları öğretmenlerin matematiği değerler ile ilişkilendirmede yaşadıkları zorluklar olarak belirlenmiştir.
8.sınıf Türkçe ders kitabı etkinliklerinin yaratıcılığa katkısına ilişkin öğretmen ve öğrenci görüşlerinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı 8. Sınıf Türkçe ders kitabı etkinliklerinin yaratıcılığa katkısına ilişkin öğretmen ve öğrenci görüşlerinin belirlenmesidir. Bu amaç doğrultusunda öğretmen ve öğrencilerle görüşmeler yapılmış ve öğretim süreci gözlemlenmiştir. Nitel araştırma yöntemi ve olgu bilim deseni kullanılan araştırmanın çalışma grubu Ardahan il merkezi ve merkez ilçeye bağlı köylerdeki ortaokullarda çalışan on yedi Türkçe öğretmeni ve bu okullarda öğrenim gören yirmi üç öğrenci olarak belirlenmiştir. Öğretmen ve öğrencilerle yapılan görüşmeler yarı yapılandırılmış görüşme formları ile sağlanmış ve on yedi okulda araştırmacıyla birlikte bir Türkçe öğretmeni de öğretim sürecini gözlemlemiştir. Görüşme verileri içerik analizi tekniğiyle, ders gözlem formu verileri ise betimsel analiz tekniğiyle analiz edilmiştir. Ayrıca ders gözlem formunda gözlemcilerin elde ettiği veriler arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla korelasyon analizi yapılmıştır. Öğretmen ve öğrenci görüşlerine göre yazma becerisine yönelik etkinlikler yaratıcılığı desteklerken, diğer Türkçe ders kitabı etkinlikleri sürekli kendini tekrar ettiği ve çoğunlukla bilgi ölçtüğü için yaratıcılığa yeterli düzeyde katkı sunamadığı söylenebilir. Öğretmen ve öğrencilerin TDÖP ile ders kitabı etkinliklerine yönelik önerileri ise etkinliklerde dramatizasyon gibi aktif katılım gerektiren uygulamalara yer verilmesi, ders ortamlarının zenginleştirilmesi, kendini tekrar eden aynı tür soru kalıpları yerine etkinliklerde çeşitlilik sağlanması ve iş birliğinin ön plana çıkarılması şeklinde sıralanabilir.
Sekizinci sınıf öğrencilerinin matematik alanında gelişmiş ülkelerle ortak olan hedeflere ulaşma düzeyi
Bu araştırmanın amacı, matematik alanında gelişmiş ülkeler ve Türkiye'nin ortaokul matematik dersi öğretim programlarında ortak olan hedeflerine Türkiye'deki sekizinci sınıf öğrencilerinin ulaşma düzeyini belirlemektir. Betimsel araştırma yöntemi kullanılan bu araştırmanın örneklemini Ankara ili merkez ilçelerinde 1. hizmet bölgesi ve 1. hizmet alanında bulunan ortaokullardaki 538 sekizinci sınıf öğrencisi ve 15 matematik öğretmeni oluşturmuştur. Araştırmada ülkelerin ortaokul matematik dersi öğretim programlarında kazandırmak istedikleri özellikler doküman analizi yoluyla belirlenmiş ve ortak olan hedeflerine Türkiye'deki sekizinci sınıf öğrencilerinin ulaşma düzeyi matematik başarı testi ile saptanmıştır. Öğrencilerin bu ortak hedeflere ulaşma düzeylerini etkileyen faktörlere ilişkin de öğretmen görüşleri alınmıştır. Araştırmanın nicel verileri betimsel istatistikler, nitel verileri ise betimsel analiz yöntemiyle çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda karşılaştırılan öğretim programlarının hedefler bakımından büyük çoğunlukla benzer olduğu ancak kazandırılmak istenen sınıf düzeyleri bakımından farklılık gösterdiği gözlenmiştir. Ülkelerin ortak hedeflerine Türkiye'deki sekizinci sınıf öğrencilerinin ulaşma düzeyi %63 olarak belirlenmiş ve %75'in altında kalındığı için istenen düzeye ulaşılamadığı sonucuna varılmıştır. Öğretmen görüşleri ise öğrencilerin ortak hedeflere istenen düzeyde ulaşılamamasını destekler nitelikte bilgiler ortaya koymuştur.
Farklı sınıf seviyesindeki ortaokul öğrencilerinin Ay'ın evreleri ile ilgili bilgi düzeylerinin belirlenmesi
Fen bilimleri konuları genellikle soyut konular olduğundan öğrencilerin bu konuları anlayıp anlamadıklarını ortaya çıkarmak eğitim ve öğretimde önemlidir. Bu çalışmanın amacı ortaokul düzeyinde öğrenim gören 5, 6, 7 ve 8. sınıf öğrencilerinin, ortaokul fen bilimleri müfredatında 5. sınıfta yer alan "Ay'ın Evreleri" konusundaki Bloom Taksonomi düzeylerini belirlemektir. Araştırma karma araştırma yöntemi ile gerçekleştirilmiştir. İlk olarak nicel boyutu için tarama deseni ile veri toplanmıştır. Nitel boyutu için yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Çalışma grubu basit amaçlı örneklem ile belirlenen Ankara ilindeki bir devlet okulundan seçilmiş 5, 6, 7 ve 8. sınıf öğrencileridir. Öğrencilere uygulanması için Ay'ın evreleri ile ilgili açık uçlu ve çoktan seçmeli sorulardan oluşan 15 soruluk bir ölçek hazırlanmıştır. Ölçekteki kapsam geçerliliği konusunda uzman görüşleri alınmıştır. Testin güvenirliğini değerlendirmek için Cronbach's Alpha güvenilirlik testi yapılmış ve değeri .89 bulunmuştur. Ölçekteki her bir soru Bloom taksonomisine göre düzeyler halindedir ve 116 öğrenciye uygulanmıştır. Ölçek sonucuna göre belirlenen her sınıf düzeyinden üç öğrenci ile yarı yapılandırılmış görüşme yapılmıştır. Veri analizi, uygulanan ölçek sonuçları SPSS ile analiz edilmiş, yarı yapılandırılmış görüşmeler sırasında kayıt cihazıyla toplanan veriler transkript edilmiştir. Çalışmanın sonuçlarına göre; beşinci ve altıncı sınıf öğrencilerinin Bloom taksonomi düzeyleri bilgi ve kavrama boyutlarında kalırken yedinci ve sekizinci sınıf öğrencilerinin Bloom taksonomi düzeyleri uygulama ve analiz boyutlarına kadar çıkmıştır.
Ortaokul matematik öğretim programlarının matematik okuryazarlığıaçısından karşılaştırılması: Singapur, İngiltere, Kanada, Türkiye örneği
Bu araştırmada, PISA ve TIMSS gibi uluslararası sınavlarda başarılı olan Singapur, İngiltere ve Kanada ülkeleri ile Türkiye ortaokul matematik dersi öğretim programları benzerlik ve farklılıklarını matematiksel okuryazarlık çerçevesinde ortaya çıkarmak amacıyla incelenmiştir. Karşılaştırmalı çalışmaların amacı ülkelerin; kendi eğitim politikalarına yön vermeleri için diğer ülkelerdeki öğretim programlarını sınıf içi uygulamalarda karşılaştırma ve sonuçlar çerçevesinde kendilerine uygulanabilir birtakım sonuçlar çıkartabilmektir. Bu çalışmada karşılaştırma yapılan ülkeler bulundukları kıtalarda PISA sonuçlarına göre yüksek puan alan ülkelerdir. Araştırmada, nitel araştırma desenlerinden biri olan doküman inceleme yöntemi benimsenmiştir. Ortaokul matematik dersi öğretim programları için kazanımlar ve programların genel yapısı, vizyonları hedefleri üzerinden incelemeler yapılmıştır. Ülkelerin öğretim programları PISA matematik okuryazarlığı değerlendirme çerçevesinin genel içerik alanları, matematiksel içerik alanları matematiksel süreçler ve matematiksel yetenekler bağlamında ele alınmıştır. Öğretim programlarını belli özellikler doğrultusunda sınıflandırabilmek için içerik analizi ve betimsel analiz kullanılmıştır. Türkiye, Singapur, İngiltere, Kanada(Ontario) matematik dersi öğretim programlarında dersin hedef kazanımları, öğrenme alanları ve konulara göre ayrılmış olarak öğretmenlere faydalı birtakım açıklamalarla birlikte yayınlanmıştır. İngiltere matematik dersi öğretim programı fazla ayrıntıya yer vermeyen çekirdek bir program olarak karşımıza çıkmaktadır. Türkiye ve Singapur matematik dersi öğretim programları her sınıf düzeyi için ayrı ve ayrıntılı olarak hazırlanmıştır. Ontario matematik dersi öğretim programı ise her sınıf düzeyi için ayrı hazırlanmış ve diğer üç ülkenin programına göre öğrenme alanları, kazanım sayıları, öğretmen açıklamaları bakımından oldukça kapsamlı olarak hazırlandığı görülmüştür. Çalışmadan elde edilen sonuçlara göre, farklı ülkelerin kullandıkları öğretim programları matematik okuryazarlığı bakımından değerlendirildiğinde matematik okuryazarlığı içerikli öğrenme hedeflerinin ve ders içi etkinliklerin ülkelerin öğretim programlarında daha fazla yer alması gerektiği önerilmiştir.
Türkiye'de fen bilimleri dersi öğretim programlarının tarihçesi, gelişimi ve eğilimler (1923-2023)
Bu çalışmanın amacı Türkiye'deki 1923-2023 yılları arasında uygulamaya koyulan ilkokul Fen Bilimleri dersi öğretim programlarının tarihçesini, gelişimini, değişimini ve eğilimlerini; programın bileşenleri açısından incelemektir. Çalışmanın yöntemi nitel araştırma yöntemi, deseni doküman analizi desenidir. Çalışmanın verilerini Cumhuriyetin kuruluşundan günümüze kadar olan süreçte uygulanan ve uygulanmakta olan ilkokul fen bilimleri dersi öğretim programlarının yazılı metinleri oluşturmuştur. İlgili dokümanlardan elde edilen nitel veriler betimsel analiz tekniği ile incelenmiştir. Alan yazında öğretim programlarının bileşenleri temele alınarak programda ilgili bileşenlerle bağlantılı olan kategoriler oluşturulmuştur. Program bileşenleri açısından; (1) dersin adı, (2) program geliştirme sıklığı, (3) program geliştirme ilkeleri, (4) program geliştirmeyi gerekli kılan nedenler, (5) program geliştirme ekibi, (6) temel eğitim felsefeleri, (7) program tasarımı yaklaşımları, (8) program geliştirme modelleri, (9) hedef yazma yaklaşımları, (10) içerik düzenleme yaklaşımları, (11) öğrenme-öğretme yaklaşımları, (12) ölçme-değerlendirme yaklaşımları olmak üzere 12 kategori belirlenmiş ve belirlenen kategorilere göre analiz yapılmıştır. Programlarda ders isimlerinin yıllara göre değişiklik gösterdiği, programların geliştirilmesi ve güncellenmesinde belirli bir sistem izlenmediği, program geliştirme ilkelerinin çoğunlukla gözetilmediği ancak en fazla 1926 Programında program geliştirme ilkelerine yer verildiği, programlarda program geliştirme ekibinde görev alan kişilere 2004 Programı dışında yer verilmediği, program geliştirme modellerinin bu programlarda uygulanmadığı ancak Millî Eğitim Bakanlığı'nın geliştirdiği program geliştirme modelinin uygulandığı sonuçlarına ulaşılmıştır. Anahtar sözcükler: program geliştirme, eğitim programları, program tarihçesi, fen bilimleri dersi öğretim programı
Kimya ders kitaplarındaki soruların yenilenmiş Bloom Taksonomisi'ne göre değerlendirilmesi ve kazanımlarla ilişkisinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Talim Terbiye Kurulu Başkanlığı (TTKB) tarafından 2018 yılında geliştirilen ve uygulanmaya başlanan Ortaöğretim Kimya Dersi Öğretim Programının kazanımlarına uygun olarak hazırlanmış olan kimya ders kitaplarındaki ünite sonu değerlendirme sorularının Yenilenmiş Bloom Taksonomisi'ne (YBT) göre analiz edilmesi ve programda yer alan öğrenme kazanımlarıyla ünite sonu değerlendirme sorularının uyumuna bakılarak kapsam geçerliğinin belirlenmesidir. Çalışmada, nitel araştırma yöntemlerinden biri olan doküman incelemesi kullanılarak içerik çözümlemesi yapılmıştır. Verilerin toplanması ve çözümlenmesi için MEB TTKB'nin 28.05.2018 gün ve 78 sayılı kararıyla kabul edilen 9, 10, 11 ve 12. sınıf kimya ders kitapları ve 2018 ortaöğretim Kimya Dersi Öğretim Programı kazanımları kullanılmıştır. Çalışma sonucunda tüm sınıf seviyelerinde, ünite değerlendirme sorularının alt düzey bilişsel basamaklarda yoğunlaştığı, üst düzey bilişsel basamaklardaki soru sayısının oransal olarak çok düşük olduğu görülmüştür. Tüm sınıf seviyelerinde, üst bilişsel bilgi basamağında soruya rastlanmamıştır. 12.sınıf ünite değerlendirme sorularından bir tanesinin, başka bir sınıfın kazanımıyla ilgili olduğu, bir kazanımla ilgili soru bulunmadığı, 9.sınıf kazanımlarından 3 tanesiyle ilgili soru bulunmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca tüm sınıf seviyelerinde bazı kazanımlarla ilgili az sayıda soru bulunduğu gözlenmiştir.
Türkçe eğitiminde değerlendirme becerilerinin öğretimi
Bu araştırma Türkçe Dersi Öğretim Programı (2019) ve Türkçe ders kitaplarını, değerlendirme becerisi kapsamında incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırmanın ana problemi Türkçe Dersi Öğretim Programı'ndaki (2019) değerlendirme becerisi kazanımlarının durumunu ortaya koymak ve Türkçe ders kitaplarındaki değerlendirme becerisine yönelik etkinliklerin, öğrenme sürecinin nasıl yapılandırıldığını saptamaktır. Bu doğrultuda program ve ders kitabına ek olarak öğretmen görüşlerine de başvurulmuştur. Türkçe Dersi Öğretim Programı (2019) ve MEB tarafından hazırlanan 5-8. sınıf düzeyleri arasında hâlihazırda öğretim materyali olarak kullanılan Türkçe ders kitapları araştırmanın inceleme nesnelerini oluşturmuştur. Türkçe Dersi Öğretim Programı (2019) ve Türkçe ders kitaplarındaki veriler doküman analiziyle elde edilmiştir. Kitaplardaki değerlendirme etkinliklerinin incelenmesinde araştırmacı tarafından oluşturulan "Değerlendirmeye Yönelik Bilişsel İşlemler Kontrol Listesi" kullanılmıştır. Çalışma, nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışmasının iç içe geçmiş çoklu durum deseni ile yapılandırılmış, verilerin çözümlenmesi içerik ve betimsel analiz tekniği ile yapılmıştır. Araştırmada, Türkçe Dersi Öğretim Programı'nda (2019) değerlendirme becerisine ilişkin kazanımların öğrenme alanlarına göre eşit dağılım göstermediği, MEB tarafından hazırlanan Türkçe ders kitaplarındaki etkinliklerin değerlendirme becerisi ile ilgili öğrenme süreci oluşturma konusunda yetersiz kaldığı, öğretmenlerin değerlendirme becerilerine yönelik bilgilerinin yanlış ve yetersiz olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır.
Paydaş görüşlerine göre ilkokul dördüncü sınıf çocuklar için felsefe dersi öğretim programının özellikleri
Çocuklar için felsefe bir çocuk kitabı, resim, şiir ya da bir başka uyarıcıdan yola çıkarak bir uygulayıcı eşliğinde gerçekleşir. Bir yöntem, yaklaşım hatta bir ders olarak ele alınabilir. Bu araştırmada ise çocuklar için felsefe, bir ders olarak incelenmektedir. Araştırmada ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerine yönelik hazırlanacak olan bir çocuklar için felsefe dersi öğretim programının özelliklerini ortaya koymak amaçlanmıştır. Bu doğrultuda nitel araştırma yöntemi benimsenmiş olup araştırma durum çalışması deseni ile yürütülmüştür. Veri toplama aracı olarak gözlem ve görüşme kullanılmıştır. Bu doğrultuda çocuklar için felsefe eğitmeni eğiticileri, felsefe alanı uzmanları, öğretmenler ve öğrenciler ile görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Ayrıca çocuklar için felsefe etkinliklerinin yürütüldüğü bir dördüncü sınıfta gözlem yapılmıştır. Elde edilen veriler içerik analizi tekniği ile analiz edilmiştir. Araştırmanın bulgularına göre çocuklar için felsefe dersi öğretim programının amaçları beceri, değer ve felsefi tutum başlıkları altında toplanabilir. Dersin içeriğinde ise felsefeye, felsefenin araştırma alanları ve ilişkili disiplinlerine yönelik konuların yer alabileceği; bu konuların seçiminde ve sıralanmasında bazı noktalara dikkat edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Öğrenme-öğretme sürecinde çeşitli uyarıcıların, etkinlik ve tekniklerin kullanılabileceği; uygulayıcının ise bu süreçte önemli rollere sahip olduğu görülmüştür. Son olarak ölçme ve değerlendirme sürecinde öğrencilerin değerlendirilmesi, öğrencilerin kendini değerlendirmesi ve öğrencilerin dersi değerlendirmesi olmak üzere üç tema ortaya çıkmıştır. Ayrıca süreç değerlendirmenin esas alınması gerektiği, sürecin çeşitli ölçme araçları ile desteklenebileceği sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlar doğrultusunda çocuklar için felsefe dersi öğretim programı geliştirmek için eğitim alanındaki pek çok paydaşın ve alanyazının da dâhil olduğu bir ihtiyaç analizi çalışması yapılabilir.
Finansal okuryazarlık açısından ortaöğretim matematik dersi öğretim programı ve ders kitaplarının incelenmesi
Bu çalışmanın amacı 2018-2019 eğitim-öğretim yılında Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı tarafından onaylanarak uygulamaya konulan ortaöğretim matematik dersi öğretim programı ve ortaöğretim matematik ders kitaplarının finansal okuryazarlık becerileri açısından incelenmesidir. Doküman incelemesi ile yürütülen bu çalışmanın veri kaynaklarını, 2018 Ortaöğretim Matematik Dersi Öğretim Programı ile 2021 yılı 2770 nolu Tebliğler Dergisi'nde yayımlanan ders kitabı listesinde fen liseleri haricindeki diğer tüm resmi ve özel ortaöğretim kurumlarında okutulan TTKB onaylı altı ortaöğretim matematik ders kitabı (9-12. sınıflar ve temel düzey 11-12. sınıflar) oluşturmaktadır. Veriler, 2012 Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (Programme for International Student Assessment, [PISA]) finansal okuryazarlık kapsamında İçerik, Süreç ve Bağlam olmak üzere üç temel finansal okuryazarlık boyutu ve alanyazın taraması sonucu finansal okuryazarlığın üç temel bileşeni olarak belirlenen finansal bilgi, finansal tutum ve finansal davranış bileşenleri doğrultusunda araştırmacılar tarafından geliştirilen Finansal Okuryazarlık Doküman İnceleme Formu aracılığıyla toplanarak içerik analizi ile çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda finansal okuryazarlık kavram, boyut ve bileşenlerine öğretim programında sınırlı kapsamda yer verildiği; sınıf düzeylerine göre dağılımının sistematik olmadığı; ders kitaplarında ise yer verildiği fakat sınıf düzeylerine göre dağılımının düzensiz olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca ders kitaplarının öğretim programına göre finansal okuryazarlık açısından daha zengin bir içeriğe sahip olduğu görülmüştür. Yürütülen bu çalışmanın son yıllarda birçok ülkenin eğitim programlarında temel yeterliliklerden biri olarak kabul gören finansal okuryazarlık becerisinin eğitim-öğretim sürecindeki öneminin anlaşılmasına, ortaöğretim matematik dersi öğretim programı ve ders kitaplarındaki durumunun belirlenerek, gelecekte yapılacak program geliştirme veya güncelleme çalışmalarına katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
Developing intercultural communicative competence (ICC) based curriculum for tourism guidance departments
Intercultural communicative competence refers to the ability to interact with people from different cultures using a common language, in this case English. Culture has been incorporated in EFL courses to develop intercultural competence among L2 speakers of English. However, in ESP courses the integration of intercultural communicative competence is neglected due to various reasons. Among these reasons, the lack of a course curriculum specifically developed for the related profession, instructors' lack of knowledge and skills in subject area or language teaching pedagogy and lack of instructional materials that incorporate ICC could be listed. On the other hand, professions such as tourist guiding requires ICC more than other fields because tourist guides are constantly are subject to intercultural encounters. But, it is one of the fields where ICC is not emphasized sufficiently. Therefore, the main purpose of this study is to develop an ICC-based ESP course curriculum for tourist guiding bachelor's degree program students at Sinop University in Türkiye. To achieve this goal, a mixed-method approach was adopted as a research approach. Data were collected through ICC questionnaire, semi structured interviews with students and instructors, and a document analysis during the needs assessment stage. The findings obtained from piloting phase yielded the conclusion that the suggested course curriculum is appropriate for the target learners and it can benefit the development of ICC in ESP courses.
1923–2018 yılları arasında uygulanan Türk dili ve edebiyatı dersi öğretim programlarının analizi
Bu çalışmada, 1923-2018 yılları arasında uygulanan Türk dili ve edebiyatı dersi öğretim programları analiz edilmiştir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden doküman analizi deseninden yararlanılmıştır. Araştırmanın birincil veri kaynağı 1923-2023 yılları arasında uygulamaya konulan ortaöğretim Türk dili ve edebiyatı dersi öğretim programlarıdır. İkincil veri kaynakları ise Türk dili ve edebiyatı dersi öğretim programlarına yönelik hazırlanan tezler, raporlar, araştırma makalelerinden oluşmaktadır. Araştırmanın nitel verileri betimsel analiz yoluyla analiz edilmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgularda, Türk dili ve edebiyatı dersi öğretim programlarının 1960 yılına kadar sık sık değiştirildiği sonrasında uzun bir dönem değiştirilmediği ve 2005 sonrasında da sıklıkla değişeme uğradığı görülmüştür. 2005 yılına kadar hazırlanan programların eğitim programlarında yer alması gereken tüm öğelere sahip olmadığı görülmüştür. 2005 yılından itibaren programlar, olması gereken tüm program öğelerini barındırmıştır. Bununla birlikte, 1929, 1957 ve 2005 programları incelenen programlar içerisinde, öğeleri ve perspektifleri açısından olumlu anlamda öne çıkmıştır. 1976 programı ise özellikle hedef ve içerik boyutunda olumsuz özellikleriyle öne çıkmıştır. Son yıllarda hazırlanan programlar, tüm öğeleri içerse de detaylıca incelendiğinde, bu öğelerin olması gerektiği gibi yapılandırılmadığı görülmüştür. Yapılan bu çalışmanın, ortaöğretim Türk dili ve edebiyatı dersi öğretim programlarının gelişimine ışık tutacağı ve bundan sonra yapılacak program geliştirme çalışmalarına fayda sağlayacağı düşünülmektedir
A critical evaluation of pronunciation teaching in an ELT department in Turkey
Growing evidence has confirmed that pronunciation is essential for effective communication despite its various degrees of importance across teaching contexts. In Turkey, English teacher trainees usually receive little or no pronunciation instruction in primary/secondary education and take the Listening and Pronunciation I course in tertiary education. Given the particular significance of pronunciation for effective communication, this study evaluated the state of pronunciation teaching at the English Language Teacher Education Program of a state and research university within the scope of the course. The study adopted a mixed-methods case study and collected qualitative and quantitative data (e.g., diagnostic tests, focus group and semi-structured interviews, course evaluation survey, and instructional/institutional documents) from the undergraduate and graduate students, the course instructor, and non-native expert lecturers during emergency online education. Descriptive, inferential, and thematic analyses revealed varying degrees of pronunciation knowledge (moderate), perception (minor), and production (large) of the teacher trainees. However, specific knowledge gaps and problems with segmentals and suprasegmentals persisted. The undergraduates and graduates suggested convergent and divergent remarks about the course evaluation components. The study also reported congruent and contrasting findings with the remedial and expert judgment approaches. The teacher trainees found the evaluated course adequate or inadequate, depending on their diverse expectations. Ultimately, pedagogical and methodological suggestions were made.
İngilizce öğretiminde teknoloji destekli materyal kullanımına ilişkin öğretmen ve öğrenci görüşleri
Teknolojinin etkileri eğitim alanına yansımakta ve özellikle son yıllarda öğretim programlarında teknoloji destekli materyallere yer verilmektedir. Bu çalışmanın amacı ortaöğretim İngilizce öğretim programında teknoloji destekli materyallere ne sıklıkla yer verildiği, en çok hangi teknoloji destekli materyallerin kullanıldığı ve bu materyallerin kullanımının sınıf içindeki yansımalarına ilişkin öğretmen ve öğrenci görüşlerini belirlemektir. Araştırmanın çalışma grubu 2022-2023 eğitim-öğretim yılında Ankara ili Keçiören ilçesinde Millî Eğitim Bakanlığı'na bağlı Anadolu liselerinde yer alan 9., 10., 11. ve 12. Sınıf İngilizce öğretmenleri ve 9., 10. ve 11. sınıf öğrencilerinden oluşmaktadır. Araştırmada öğretmen ve öğrenci görüşlerine etkili bir şekilde ulaşabilmek amacıyla nicel ve nitel verilerin toplandığı karma yöntem kullanılmıştır. Nicel veriler araştırmacı tarafından hazırlanan anket, nitel veriler ise yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak toplanmıştır. Anketten elde edilen veriler SPSS programı kullanılarak, yarı yapılandırılmış görüşme formundan elde edilen veriler ise içerik analizi yöntemiyle analiz edilmiştir. Elde edilen bulgular analiz edildiğinde hem öğretmen hem de öğrenci görüşleri arasında paralellik gözlemlenmiştir. Öğretmenler ve öğrenciler teknoloji destekli materyal kullanımı sayesinde İngilizce öğretim sürecinin kolaylaştığını, kalıcı öğrenmeler meydana geldiğini ve motivasyonu arttırdığı yönünde görüşler bildirmişlerdir. Ayrıca teknoloji destekli materyallerin derslerin farklı aşamalarında kullanıldığı, öğretmenlerin ve öğrencilerin en çok kullandığı teknoloji destekli öğretim materyalinin akıllı tahta olduğu sonucuna varılmıştır. Araştırma sonunda elde edilen verilerin, MEB program geliştirme uzmanlarına, alan uzmanlarına ve öğretmenlere, ortaöğretim İngilizce öğretim programında teknoloji destekli materyallerin kullanımına ilişkin önemli katkılar getirmesi beklenmektedir.
Çıraklıktan ustalığa: Eğitim Programları ve Öğretim doktora programlarına yönelik mezun görüşleri
Doktora eğitiminin "çırak" öğrenciyi, "usta" bilim insanına dönüştürme rolü geleneksel ve yaygın bir kanaattir. Olgubilim deseninde tasarlanan bu nitel çalışmanın amacı, Eğitim Programları ve Öğretim doktora programlarından (EPÖ) mezun olmuş öğrencilerin, kendilerini bilim insanı, akademisyen ve araştırmacı gibi hissettiren veya hissettirmeyen deneyimlerini betimlemek, EPÖ (Eğitim Programları ve Öğretim) alanının geleceğin bilim insanı, akademisyen ve araştırmacılarını nasıl hazırladığını, bu deneyimler aracılığıyla keşfetmektir. Bu çalışmada, Ankara'da bulunan dört büyük devlet ve araştırma üniversitesinin EPÖ doktora programlarından yirmi iki mezun ile yarı yapılandırılmış bir form ve doktora deneyimlerindeki iniş-çıkışları gözlemleyen görsel bir araç eşliğinde görüşülmüştür. Yürütülen içerik analizine göre bulgular, katılımcıların önemli bir kısmının EPÖ doktora eğitiminden beklentilerinin akademik kariyer olduğunu ve mezunların akademi dışındaki topluluklarla etkileşimlerinin sınırlı olduğunu göstermektedir. Katılımcılar araştırma ve öğretim becerilerinin EPÖ doktora eğitimi ile geliştiğini, uygulamaya dönük araştırma derslerinin ve kendilerini aktif kılacak uygulamaların bilim insanı, akademisyen ve araştırmacı gibi hissetmelerinde etkili olduğunu ifade etmiştir. Araştırmanın sonuçları, EPÖ doktora eğitiminde iş birliğine dönük bilimsel faaliyetlerin ve danışman desteğinin etkisine ilişkin önemli kanıtlar sunmaktadır. Çalışmanın sonuçlarına dayalı olarak, EPÖ doktora öğrencilerinin araştırma faaliyetlerine katılımlarının desteklenmesi, kariyer seçenekleri konusunda daha iyi bilgilendirilmeleri, özellikle EPÖ doktora mezunu öğretmenlerin akademik becerilerini sınıf ortamında kullanmalarını teşvik edecek politikaların üretilmesi önerilmiştir. Çalışmanın sonuç ve önerilerinin, EPÖ doktora programlarının niteliğini, kariyer yollarının doktora eğitimi ile kesişen ilişkisini ve doktora eğitiminin değişen bağlamını yeniden düşünmek için Yükseköğretim Kurulu, üniversiteler, program geliştirme uzmanları, öğrenciler, danışmanlar ve diğer paydaşlara çeşitli çıkarımlar sunması hedeflenmektedir.