Biyografi

Bu konu başlığı altında 915 tez

Yüksek LisansAçık ErişimTR

Winston Churchill'in askeri geçmişi ve II. Dünya Savaşı öncesi Batı Avrupa analizi

Bu yüksek lisans tezi, Sir Winston Churchill'in askerî ve siyasi kariyerini, II. Dünya Savaşı öncesi Avrupa ülkelerinin askerî hazırlıkları ve stratejik planları üzerindeki etkisi bağlamında kapsamlı bir biçimde incelemektedir. Tezin birinci bölümü, Churchill'in stratejik düşünce yapısı ve liderlik yeteneklerinin kökenlerini anlamak amacıyla 1874–1940 dönemini detaylı şekilde ele almaktadır. Bu bölümde, aristokratik kökenlerinden Sandhurst'teki eğitimine; Hindistan, Sudan ve Güney Afrika'daki ilk çatışma deneyimlerinden parlamentodaki siyasi mücadelelerine kadar geniş bir yelpaze sunulmaktadır. I. Dünya Savaşı'ndaki Çanakkale Harekâtı ve Batı Cephesi deneyimleri, onun askerî karar alma süreçlerine yaklaşımını belirleyen temel faktörler olarak analiz edilmektedir. Bu bölüm, Churchill'in 1940'ta başbakanlığa yükselişiyle sona ermekte ve liderlik karakterinin temel dinamiklerini ortaya koymaktadır. Tezin ikinci bölümü ise, savaş öncesi Avrupa'nın stratejik ve askerî durumunu anlamak amacıyla Fransa, Hollanda, Belçika ve İngiltere'nin hazırlıklarını karşılaştırmalı bir perspektifle değerlendirmektedir. Analiz, özellikle Fransa'nın Maginot Hattı'na dayalı statik savunma doktrini, Hollanda ve Belçika'nın tarafsızlık politikalarının yarattığı kırılganlıklar ile İngiltere'nin koloniyel ve stratejik askerî yerleşimlerine odaklanmaktadır. Ayrıca, Churchill'in liderliği ve stratejik önerilerinin söz konusu ülkelerin hazırlıklarına ve Müttefik stratejilerine olan etkisi, tarihsel kanıtlar ışığında titizlikle incelenmektedir.

Askeri Tarih BülteniAvrupaBatı Avrupa+5
Celal Canbirdi
Süleyman Demirel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ebulfez Elçibey'in hayatı ve petrol politikaları

Ele aldığımız yüksek lisans tez çalışmamızın amacı Kuzey Azerbaycan'ın bağımsızlık lideri Ebulfez Elçibey'in (ƏbülfəzQədirqulu oğlu Əliyev-EbülfezKadirkulu oğlu Aliyev)Cumhurbaşkanlığı öncesi ve dönemi boyunca uyguladığı petrol politikalarını anlatmaktır. Konuya genel olarak bakıldığında Azerbaycan'ın bağımsızlığını ve bütünlüğünü (Kuzey ve Güney olmak üzere Bütöv-Tek Azerbaycan) ilke edinen Ebulfez Elçibey portresi karşımıza çıkacaktır. Çalışmamız iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde çocukluğu-gençliği, eğitim-ilmi, siyasi faaliyetleri, ülkesi için yaptığı bağımsızlık mücadelesini, cumhurbaşkanlığı sürecini, Birinci Karabağ Savaşını, Azerbaycan'ın Türkiye, Rusya, İran ile olan ilişkilerini ve Elçibey tarihçiliğini değerlendirdik. İkinci bölümde Ebulfez Elçibey'in petrol politikası konu başlığı altında enerji kavramını, petrolün tarihçesini, Avrupa'da petrol krizini, dünyada ve Azerbaycan'da bulunan petrol bölgelerini, Azerbaycan ekonomisinde petrolün önemini, Elçibey dönemi ve öncesi ülkenin petrol politikalarını, petrol stratejisini, Azerbaycan devlet petrol şirketini, petrol anlaşmalarını, Bakü-Tiflis-Ceyhan petrol boru hattına karşı yapılan engellemeleri, bu doğrultuda Ermeni/Diaspora faktörünüve basına yansımalarını değerlendirdik.

Bakü-Tiflis-Ceyhan Petrol Boru HattıBiyografiElçibey, Ebulfeyz+4
Burcu Sarı
Siirt University
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Halil Hamdi Bey'in Canik mutasarrıflığı (1895-1905)

Trabzon eyaletinin batı sınırını oluşturan Canik Sancağı'nın merkezi olan Samsun, özellikle 19. yüzyılın ortalarından itibaren gelişim sürecine girmiştir. Orta Karadeniz Bölgesi'nin en önemli şehri ve limanı haline gelmiştir. Bu gelişim sürecinde şehir, bölgenin tarımsal zenginliğinin verdiği güçle hem ticari hem de demografik bir yükseliş göstermiş ve yüzyılın sonlarına doğru Karadeniz'in en önemli limanı haline gelmiştir. Hem bu iktisadi gelişme hem de eyalet merkezine olan uzaklık nedeniyle zaman zaman sancağın, Trabzon vilayetinden ayrı, müstakil bir sancak olarak yönetilmesi yönünde talepler ortaya çıkmıştır. Sancak idaresinde 1846 yılı bir dönüm noktası olmuş ve bu dönemden sonra Canik, merkezden gönderilen mutasarrıflar tarafından yönetilmiştir. Ancak bu da idari manada uzun süren bir istikrarsız dönem ortaya koymuştur. Bu bağlamda seleflerine göre oldukça uzun bir mutasarrıflık yapan Halil Hamdi Bey'in idaresi gerek sancak gerekse de Samsun şehri için önemli bir döneme denk gelmektedir. Bu çalışmanın konusu şimdiye kadar herhangi bir akademik çalışmaya konu olmayan Halil Hamdi Bey'in Canik mutasarrıflığını arşiv belgeleri üzerinden değerlendirmektir. Halil Hamdi Bey'in Samsun'da görev yaptığı 1895-1905 yılları arası birkaç açıdan oldukça önemlidir. İlk olarak Canik Sancağı idaresinin daha önce görmediği bir şekilde on yıla yakın bir idare söz konusudur. Bu idare dönemi Halil Hamdi Bey'in yönetiminden kaynaklı olarak sancak için bir istikrar devri olarak kabul edilebilir. Zira bu dönemde pek çok bayındırlık hamlesi yapıldığı gibi, özellikle imparatorluğun pek çok yerinde Ermeni olaylarından kaynaklı krizler yaşanırken Samsun'da mutasarrıfın ortaya koyduğu etkili yönetim sayesinde herhangi bir çatışma yaşanmamış ve Samsun, Ermeni olayları ile anılan bir şehir olmamıştır. Mutasarrıfın bu etkili yönetimi Samsun'un bazı Müslüman sakinlerini rahatsız etse de özellikle yabancılar tarafından takdir edilmiş. Mutasarrıf Fransa ve Rusya gibi devletler tarafından taltif edilmiştir. Bu çalışma giriş ve üç bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın ilk bölümü Halil Hamdi Bey'in hayatı ve memuriyeti hakkındadır. Burada Halil Hamdi Bey'in ailesi, eğitimi, memuriyetleri ve aldığı nişanlar hakkında bilgiler verilmiştir. Bunun yanında Samsun'daki idaresi hakkında arşiv belgelerinden hareketle kendisi ve muavinleri hakkındaki iddialar ele alınmıştır. Çalışmanın ikinci bölümünde Halil Hamdi Bey'in mutasarrıflığı döneminde Samsun'daki bayındırlık çalışmaları ele alınmış ve bu dönemin şehirleşmeye olan etkisi incelenmiştir. Halil Hamdi Bey'in mutasarrıflığı döneminde eğitime olan ilgisi nedeniyle bu bölümde, Samsun'daki eğitim kurumları ve altyapısı da ortaya konulmuştur. Çalışmanın üçüncü bölümünde ise Halil Hamdi Bey'in mutasarrıflığı döneminde Samsun'un sosyal durumu ele alınmış bu dönemde Samsun'da dikkat çeken at yarışları, yangınlar, sosyal ilişkiler, halk sağlığı ve Ermeni olaylarının yansımaları hakkında bilgiler verilmiştir.

BiyografiCanik SancağıHalil Hamdi Bey+6
Emin Günaydın
Samsun Üniversity · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kıbrıs Türk tiyatrosunun toplumcu sesi: Bekir Kara

Bu çalışmada Bekir Kara'nın yayımlanmış ve yayımlanmamış tiyatro eserlerinin yapısalcı incelemesine yer verilmiştir. Kara'nın tiyatro eserlerini geniş bir perspektifte değerlendirebilmek için Kıbrıs Türk tarihine, tiyatro anlayışına ve oyunlarının tanıtımına açıklık getirilmiştir. Kara'nın bu doğrultuda otuz iki oyunu incelenerek içerisinde bulunduğu siyasi ve sosyal ortamın karşılığını tiyatrolarına yansıttığı tespit edilmiştir. Kıbrıs'ta 1963 yılında gerçekleşen Kanlı Noel olayı, Kıbrıs'ın İngiltere işgali altında kalması, EOKA teşkilatının eylemleri, Kıbrıs Türklerinin zorunlu göçlere mecbur edilmesi, 1974 yılında yaşanan Kıbrıs Türk Barış Harekâtı gibi durumlar Kara'nın tiyatro eserlerinde konu olarak yer almış ve milliyetçi kişileri ortaya çıkarmıştır. Kara, toplumun ona sundukları doğrultusunda Kıbrıs'ın toplumcu sesi olarak önemli bir konumda bulunmuştur. Kara, bilinenin aksine aynı zamanda bireysel muhtevalı oyunlar da kaleme almıştır. Özellikle 2000'li yıllardan sonra Kıbrıs'ın savaş ortamından çıkarak refah bir düzeye yükselmesiyle birlikte Kara'nın oyunlarında ekonomik sorunlar, ailelerinden ayrı büyüyen çocuklar, aile içi dinamikler, yozlaşan bürokrasi anlayışı ve gençleri eğitime teşvik eden konular yer bulmuştur. Bekir Kara, tiyatro türüyle yoğun bir şekilde ilgilenmiştir. Hem tiyatro eseri yazmış hem de yönetmenlik yapmıştır. Böylelikle Güzelyurt bölgesinde tiyatro faaliyetleri içerisinde bulunmasıyla sanat ortamının gelişmesini ve tiyatro alanında pek çok insanı yetiştirerek Kıbrıs Türk tiyatrosunun sürekliliğini sağlamıştır.

BiyografiKara, BekirKuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti+3
Nurgül Karakoca
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bursalı Mehmed Tâhir ve biyografik çalışmaları

Bu çalışmada biyografi ve bibliyografi âlimi olarak tanınan Bursalı Mehmed Tâhir'in hayatı, eylemleri ve günümüzde edebiyat, tarih, siyaset, ilahiyat gibi alanlarda onun sıklıkla kullanılan biyografi eserleri incelenmiştir. Çalışmanın Giriş bölümünde biyografi terimi açıklanmış ve Batı, Doğu ve Türk biyografi geleneği tanıtılmıştır. Daha sonra Birinci bölümde Bursalı Mehmed Tâhir'in hayatı, ailesi, eğitimi, mesleği ve son yılları incelenmiş ve kapsamlı bir monografisi hazırlanmıştır. Çalışmanın İkinci bölümünde onun farklı yönlerine odaklanılarak Türk Derneği, Türk Bilgi Derneği gibi derneklerdeki eylemleri açıklanmış ve onun biyograflığını ve bibliyograflığını besleyen noktalar aydınlatılmıştır. Ayrıca bu bölümde süreli yayınlarda çıkan yazıları dâhil yirmi beş eserinin genel incelemesi yapılmıştır. Üçüncü bölümde Bursalı Mehmed Tâhir'in biyografi türüne giren eserleri şekil, özne ve kaynak açılarından incelenerek biyograf tarafı sergilenmiştir. Bu sayede onun biyografi eserlerinin yapısal özellikleriyle beraber kapsayıcılıkları da ortaya çıkarılmıştır. Ayrıca Bursalı Mehmed Tâhir'in biyografi eserlerini oluştururken öznelere dair doğru bilgi aktarmak için kullandığı kaynaklar açıklanmıştır. Böylece onun araştırmacı kimliği ortaya konulmuştur. Ek olarak Bursalı Mehmed Tâhir'in Latin harflerine aktarılmayan iki eserinin aktarımı gerçekleştirilmiş ve ona dair çeşitli görsellere yer verilmiştir.

BiyografiBursalı Mehmed Tahir
Tevfik Ergun
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Antonio Vivaldi'nin yaşamı ve seçilmiş keman konçertolarının incelenmesi

Barok döneminin en önemli bestecilerinden biri olan Antonio Vivaldi'nin, keman icracılık sanatına büyük etkisi olmuştur. Barok, XVI. ve XVIII. Yüzyılları arasında Avrupa'da mimarlık, müzik, resim ve heykel sanatlarında yaygınlaşan bir stildir. Barok kelimesi Portekizce Barocco sözcüğünden gelmektedir ve düzensiz şekilli inci anlamındadır. Antonio Vivaldi'nin XVII. yüzyıl İtalyan müziği tarihinde keman, çello, obua, mandolin için solo konçerto formlarında ve programlı müzik türünün yaratıcısı olarak özel bir yeri vardır. A. Vivaldi'nin konçerto çalışmaları enstrümantal müzikte Barok tarzının en parlak örneklerindendir. Bu konçertolarda Vivaldi solistlik kavramını öne çıkarmıştır. Konçerto türü herhangi bir enstrümanda solist olarak çalan icracıya orkestranın eşlik etmesiyle oluşan bir müzik formudur. A.Vivaldi'nin müzik tarzı melodi açısından zengin ve neşelidir ayrıca virtüözlük gerektirir. Bunun ilk önemli örneklerinden biri de Op.3 No.6 La Minör Solo Keman ve Orkestra için olan konçertosudur. Bu konçerto genellikle her kemancı için Vivaldi'nin müzik sanatı ile tanışabileceği ilk eser olmaktadır. Aynı zamanda, kemancının teknik gelişimi, legato, marcato, martellato, IV-V pozisyonlarına ulaşma, yayın üzerinde hakimiyet ve ifade üzerinde çalışma konularında bu konçerto önemli bir yer almaktadır. A. Vivaldi'nin 1723 yılında solo keman ve orkestra için yazdığı "Le Quattro Stagione", "Dört Mevsim" dört keman konçertosundan oluşan bir yapıttır. "Dört Mevsim" adlı Keman Konçertoları - İlkbahar, Yaz, Sonbahar, Kış olarak dört ayrı mevsimi temsil ederler. Her konçertoda parlak bir virtüözlük ve büyüleyici cantilena (şarkı söylercesine) şaşırtıcı bir şekilde birleştirilmiştir. "Dört Mevsim" programlı müziğin ilk örneği olarak kabul edilir. Her konçertodan önce, batı edebiyatında kullanılan bir şiir türü olan, bir sone gelir. Bu araştırmada, A. Vivaldi'nin Op.3 No.6 La Minör ve Op.8 "Dört Mevsim" konçertolarından sonuncusu olan "Kış" Keman Konçertosu müzik sanatına önemi ve etkileri açısından incelenmiştir.

BiyografiKemanKonçerto+1
Aylin Möhsünoğlu
Hacettepe University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ataol Behramoğlu hayatı ve şiiri

1960'tan itibaren şiirlerini yayınlamaya başlayan A. Behramoğlu, son dönem edebiyat hayatımızın önde gelen şairlerindendir. İlk şiir kitabı 1965 yılında basılan Bir Ermeni General'dir. Son şiir kitabı ise ellinci sanat yılı adına yayınladığı Yarım Yüzyıldan Şiirler'dir. Bu çalışmada Ataol Behramoğlu'nun, şiirini merkez alarak hayatını inceledik. Bu yapılırken, hayat ile birlikte şiirinin de gelişme evrelerini göstermeye çalıştık. Açıklayıcı ve tamamlayıcı özelliği varsa şiir dışındaki eserlerine de temas ettik. Eseri Giriş'ten sonra altı bölüm üzerine kurduk. Önsöz'de ne yapmak istediğimizi, sonuç bölümünde de yaptıklarımızı anlattık. Eserin amacı Ataol Behramoğlu 'nun mümkün olduğunca tam bir biyografisini ortaya koymak olmuştur. Anahtar Kelimeler: Ataol Behramoğlu, Avrupa, Şiir, Fikir, Eylem

Behramoğlu, AtaolBiyografiTürk şiiri+2
Figen Yılmaz
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Cemal Süreya' nın şiirlerinde kelime grupları

İnsanlar dil aracılığı ile yazılı veya sözlü olarak sağlıklı bir iletişim kurabilmektedir. Bu sağlıklı iletişimin oluşmasında ise kelimelerin büyük bir önemi vardır. Bazen tek bir kelimeyle anlatamadığımız durumları birden çok kelimeyle anlatmak isteriz ve böyle durumlarda da kelime gruplarına başvururuz. Bu çalışmamızda Cemal Süreya'nın "Sevda Sözleri" adlı şiir kitabındaki kelime grupları incelenmiştir. Çalışmamız dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde Cemal Süreya'nın Hayatı, Edebi Kişiliği ve Eserleri hakkında bilgi verilmiştir. İkinci bölümde "Kelime Grupları" hakkında araştırmacıların görüşleri açıklanmış ve görüş farklılıkları ortaya konmuştur. Üçüncü bölümde şiirlerdeki kelime grupları sınıflandırılmış ve çözümlemeleri yapılmıştır. Dördüncü bölümde ise Sevda Sözleri kitabındaki şiirler dizeleriyle beraber numaralandırılmış bir şekilde yer almıştır. Örneğin; on ikinci şiirin üçüncü dizesi "12.3." şeklinde gösterilerek her şiirin her dizesinin rahatça tespit edilmesi amaçlanmıştır. Bu çalışmanın "Kelime Grupları" ile ilgili incelemelere katkıda bulunması amaçlanmıştır.

BiyografiKelime gruplarıKelimeler+3
Laçin Özğül
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Resimli Hafta Dergisi inceleme, tahlili fihrist, seçme yazılar

4 Eylül 1924 yılında yayımlanmaya başlanan Resimli Hafta dergisinin incelemesi yapılarak tahlili fihristi çıkarılmıştır. Dergide ele alınan konular ve biyografisine ulaşılan yazarlar hakkında bilgi verilmiştir. Ayrıca dergide bulunan hikayelerden seçme yazılar aktarılarak dergiden örnek sayfalar eklenmiştir.

BiyografiDergilerEdebi metinler+6
Lokman Akgün
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yücal Balku: Hayatı ve eserleri

Yeni Türk Edebiyatı alanında yapılan inceleme çalışmalarının sayı olarak nispeten yeterli görünmesine karşın, bu çalışmalardaki konu çeşitliliğinde tekdüzelikler göze çarpmaktadır. Söz gelimi, edebiyat tarihindeki ağırlıkları dolayısıyla popülerlik yönünden daha şanslı görünen sanatçılar üzerine kimi zaman onlarca çalışma yapılmasına rağmen, iyi ürünler verdiği halde hayatı ve metinleri üzerine herhangi bir çalışma yapılmayan kıymetli sanatçılarımız, bir köşede "anlaşılmayı" ve "anlatılmayı" beklemektedir. Biz, bu eksikliği bir nebze olsun giderebilmek amacıyla, hayatını yazıya adayan fakat kendisi hakkında herhangi bir akademik çalışma yapılmayan Yücel Balku'nun hayatını ve eserlerini, toplu bir şekilde değerlendirdik. Üç bölüm halinde tasarladığımız çalışmamızı; "hayatı, eserleri" kavramları etrafında alt başlıklara ayırmayarak ortaya bir inceleme çalışmasından çok, bir "sanatçı biyografisi" çıkartmayı amaçladık; böylece yaratıcı yazarın beslendiği kaynakların ne olduğu; ilham aldığı kişi, nesne ve anlatıların metne nasıl yansıdığı; kurmaca ve gerçeğin birbiri içine nasıl sızdığı, konularını da gün yüzüne çıkartmayı amaçladık. Bu doğrultuda Yücel Balku'nun metinlerini, günlüklerini, mektuplarını v.s. inceleyerek edindiğimiz bilgileri; onunla birebir temas kurmuş aile bireyleri ve dostlarından edindiğimiz bilgilerle destekleyerek çalışmamızın içeriğini zenginleştirdik. Anahtar Kelimeler: Yücel Balku, biyografi, öykü, Hayalet Gemi, yaratıcı yazar...

Balku, YücelBiyografiHikaye+1
Tekin Budakoğlu
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Mütercim Âsım Efendi hayatı (1755 - 1819) ve Târîh-i Âsım'da Fransa meselesi

Bu çalışma vakanüvis Mütercim Ahmed Âsım Efendi'nin (ö. 1819) hayatını ve Târîh-i Âsım eserinde Fransa'ya olan bakışını ele almayı amaçlamıştır. Çalışma iki ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde Âsım Efendi'nin hayatı ve tarih düşüncesi incelenmiştir. Bu bölümde, Âsım Efendi'nin doğup büyüdüğü yerler incelenmiş olmakla beraber, yetişmiş olduğu çevrenin, kişiliğine olan etkisine de değinilmiştir. İkinci bölümde Âsım Efendi'nin Fransa'ya olan bakışı Târîh-i Âsım esas alınarak incelenmiş ve Âsım Efendi'nin tarih düşüncesi temel alınarak onun Osmanlı-Fransa ilişkilerine tarihi hadiseler ışığında nasıl baktığı değerlendirilmiştir. Anahtar Sözcükler: Mütercim Ahmed Âsım Efendi, Fransa, Napoleon, Abdurrahim Muhib Efendi, Fransız İhtilali, Mısır'ın İşgali.

BiyografiFransaMütercim Asım Efendi+1
Abubekir Duran
İstanbul 29 MayIs University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kanuni Sultan Süleyman'ın Veziri Mustafa Paşa hayatı ve Mısır Beylerbeyliği

16. yüzyılda Doğu- Batı ekseninde şekillenen Osmanlı politikalarında aktif rol alarak Doğu'yu ve Batı'yı kendi siyasi karakteri üzerinde birleştiren ikinci vezir Mustafa Paşa'nın Mısır Beylerbeyliği sürecinde yapmış olduğu faaliyetler bu tezin ana konusunu oluşturmaktadır. Hayır Bey'in vefatı ile merkezden tayin edilen ilk beylerbeyi olması Osmanlı yönetimi açısından Mısır için bir "geçiş süreci" idi. 16. yüzyıl Osmanlı siyasi gerçekliği içinde Anadolu ve Rumeli Beylerbeyi, Rodos Serdarı, ikinci vezir ve Mısır Beylerbeyi olarak boy göstermiş olan Mustafa Paşa'ya dair Osmanlı kaynaklarının bir çoğu dilsizdir. Nitekim döneminin çağdaş kronik yazarlarının eserleri incelendiğinde özellikle Mustafa Paşa'nın Mısır Beylerbeyliği'ne dair yüzeysel ve birbirini tekrar eden bilgilerin yer aldığı görülmektedir. Bu kaynakların çoğunun onun beylerbeyliği süresi ve Mısır'da gerçekleştirmiş olduğu faaliyetlere yönelik eksik veya yanlış bilgiler vermesi, literatürde Mustafa Paşa'ya dair var olan çalışmaların da sıhhatinin sorgulanmasına sebep olur. Mevcut kaynaklar arasında ünlü Memlük Tarihçisi İbn İyas'ın "Bedâyi'ü'z-zühûr fî- Vekâyi'i'd-duhûr" adlı eserinin, son cildinin son bölümünde Mustafa Paşa'nın Mısır Beylerbeyliği'nin ilk iki ayına dair detayların varlığı dönemin karanlık yüzüne ışık tutar niteliktedir. Kendi dönemindeki tüm kaynaklar incelendiğinde Mustafa Paşa'nın Mısır'daki 9 aydan 1 gün eksik beylerbeyliği sürecinde askeri, siyasi ve hukuki faaliyetlerine dair gün gün detay veren eser, Dimyat Kadısı Abdussamed b. Seyyid Ali b.Davut Diyarbekrî'nin Mısır tarihi üzerine hazırlamış olduğu "Tercümetü'l-nüzhe es-seniyye fi-zikr el- hulefâ ve'l-mülük el-Mısriyye" adlı eseridir. Daha önce bu konuya dair yapılmış çalışmalarda kullanılmayan "Tercümetü'l-nüzhe es-seniyye fi-zikr el- hulefâ ve'l-mülük el-Mısriyye" isimli eserin "Nevâdirü't-Tevârih" başlıklı İstanbul nüshası baz alınarak literatürde var olan mevcut bilgiler ile çarpmaz okuma eşliğinde hazırlan bu tez, Mustafa Paşa'nın Mısır Beylerbeyliği'ne dair birtakım kanaatlere yeni açılımlar getirmektedir. Anahtar Kelimeler: Mustafa Paşa, Mısır, Mısır Beylerbeyi, Vezir, Diyarbekrî, Nevâdirü't-Tevârih, İbn İyas, Bedâyi'ü'z-zühûr fî-Vekâyi'i'd-duhûr

16. yüzyılBiyografiKanuni Sultan Süleyman+6
Büşra Gür
İstanbul 29 MayIs University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
DoktoraAçık ErişimTR

XVIII. yüzyıl Osmanlı siyasi ve sosyal örgüsünde bir devlet adamı biyografisi: Hekimoğlu Ali Paşa (1689-1758)

Bu tez XVIII. yüzyıl Osmanlı tarihinin önemli simalarından, iki padişaha toplamda üç defa sadrazamlık yapmış Hekimoğlu Ali Paşa'nın siyasî kariyerine, çevresine ve kurduğu paşa kapısına odaklanan bir tarihsel biyografi çalışmasıdır. Devlet, toplum, siyaset ve iktisat ve kültürün şekillendirici unsuru haline gelen, geniş kapı sahibi, bürokratik ve askerî kurumların içinden çıkıp bağımsız olarak kariyerini oluşturmuş, geniş maddi kaynaklara sahip, XVIII. yüzyıla has sadrazamların kapsamlı biyografilerinin yazılması bu yüzyılın Osmanlı tarihinin çerçevesini çizmek için gereklidir. Bu temelde, Hekimoğlu Ali Paşa'nın hayat hikayesiyle, onun toplumsal rolü, saray, bürokrasi, ulema ve askerîye ile olan ilişkisi ve uyguladığı siyasetler konu edilmiş, devrin bu önde gelen simasının gözünden birçok tarihsel mesele teşrih edilmiştir. Aynı zamanda kaynakların mahiyeti itibarıyla erişilmesi güç olan, Paşa'nın şahsiyetine dair bilgi ve çıkarımlar da çalışma boyunca sunulmuştur. Muteber bir aile kökenine sahip olmanın bu yüzyılda siyasî başarı için önemli olduğu vurgulanmış, bu bağlamda Ali Paşa'nın babası, Hekimbaşı Nuh Efendi'nin sıra dışı kariyeri, kimliği ve oğullarına bıraktığı itibar serveti konu edilmiştir. Enderun'da silahşor olarak başlayan bu yetmiş yıllık hayat, konar-göçerlerin tahriri bağlamında Anadolu coğrafyasını, 1722-1746 İran Savaşları bağlamında ise imparatorluğun Şark cephesinde yürütülen siyaseti ve cephenin gidişatı hakkında kıymetli veriler sunar. Ali Paşa'nın sadaret, seraskerlik ve valilik dönemlerinde idarî, siyasî ve askerî tasarrufları, muarız ve rakipleri ile mücadelesi, bir kere kaybettiği sadaret mührünü iki kere daha geri alabilmesi, adem-i merkeziyetçiliğin öne çıktığı bir dönemde, merkeziyetçi bir idare tavrını tatbik edebilmesi bu biyografik anlatının ana hatlarını teşkil eder. Hem sadaret dönemlerinde hem de bilhassa Bosna, Mısır ve Trabzon valiliklerinde Paşa'nın icraatları XVIII. yüzyılın tamamına sirayet eden etkiler bırakmıştır. Hayattayken Şeyhülvüzerâ, Nizamülmülk gibi sıfatlarla anılan Ali Paşa siyasî iktidarını destekleyen geniş bir maddî varlığa, bizzat içinde bulunarak genişlettiği bir kültürel çevreye sahip, Osmanlı XVIII. yüzyılını anlamak ve anlamlandırmak için en önemli şahsiyetlerden biri olarak kabul edilmelidir. Ali Paşa'nın biyografisi, mizacına halel geldiği düşünülen devlete şifa getirecek sadrazamların arandığı, Osmanlı siyasetini muktedir paşaların şekillendirdiği, muktedir paşalar çağının tarihsel bir tanımıdır.

18. yüzyılBiyografiHekimoğlu Ali Paşa+2
Mehmet Yılmaz Akbulut
İstanbul 29 MayIs University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
DoktoraAçık ErişimTR

Ahmed Cevdet Paşa'nın hayatı ve siyasî faaliyetleri (1823-1895)

Bu tez, tarihçi, hukukçu ve âlim kimliğiyle tanınan Ahmed Cevdet Paşa'nın mülkî görevleri ve siyasî kariyerine odaklanan bir biyografi çalışmasıdır. Aynı zamanda, Paşa'nın kendi hayatı, siyasî çevresi ve olaylar hakkında yazdıklarının çoğunlukla eleştirilmeden doğru kabul edilmesine karşı çıkma çabasıdır. Paşa'nın merkez ve taşra bürokrasisinde yaptıkları, kendi yazdıkları ile arşiv belgelerini, süreli yayınları, hatıratları ve literatürü mukayese eden eleştirel bir yöntemle ortaya konulmuş ve yaklaşık yarım asırlık devlet memuriyetinin Paşa'yı nasıl şekillendirdiği sorusuna da cevap aranmıştır. Genellikle muhafazakar-reformist bir Sünnî Müslüman kimliğiyle öne çıkarılan Paşa'nın, devletin çıkarları için mekân ve zaman bağlamlarında seküler araçları kullanabildiği, kavramları amaçlarına yönelik olarak çarpıtabildiği, değişen kişisel ilişkilerine göre olayları teleolojik şekilde kurgulayabildiği ve otobiyografisinde kendisini soyutlamaya çalıştığı meselelerin tam da ortasında bulunabildiği somut örneklerle tespit edilmiştir. Bu bağlamda tartışılmaz bir otorite olarak görülen Paşa'nın özellikle Tezâkir ve Ma'rûzât'ta anlattıklarının kaynak değerinin sorgulanması ve ihtiyatla kullanılması gerektiği sonucuna varılmıştır.

Ahmed Cevdet PaşaBiyografiOsmanlı Devleti+4
Kübra Fettahoğlu
İstanbul 29 MayIs University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Manastırlı İsmâil Hakkı'nın nübüvvet görüşü

Bu çalışma, ilk elden kaynaklara istinâden, Meclis-i A'yân âzâlığı görevini üstlenen son dönem Osmanlı kelâm âlimlerinden Manastırlı İsmâil Hakkı Efendi'nin hayatını, ilmî şahsiyeti ile eserlerini; onun telifâtında merkezî bir konum işgal eden, eserlerinde dağınık şekilde yer verilmesiyle de bütüncül hâlde gözlemlenemeyen nübüvvete dâir fikirlerini; küllîlik/tümellik ifâde etmesiyle peygamberlik müessesesinin genel mânâda gerekliliği ve cüz'î/tikel boyutuyla da Hz. Peygamber'in risâletinin delilleri meselesinde takip ettiği metodolojisiyle günümüz insanının yaşantısında sosyolojik bir vak'aya dönüşen deizme mukâbil sunabileceği çözümleri; modernite-klasik düşünce ekseninde, benimsediği nübüvvete ilişkin görüşüyle İslâm entelektüel geleneği içerisinde edindiği mevkii; kümülatif ilerleyişiyle ulaştığı nokta itibâriyle beşeriyetin ihtiyaçlarını karşılayacak tarzda kelâm ilminin güncellenmesi gerektiğine yönelik "üstü kapalı" tenkîdlerini, bu kanaatinin kendi fiiliyatındaki izdüşümlerini ve nesnellikle örtüşüp-örtüşmemesi çerçevesinde karşı karşıya kaldığı eleştirileri ortaya koymaktadır.

BiyografiHz. MuhammedKelam+4
Fatih Çifci
İstanbul 29 MayIs University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bir aile işletmesi olarak Gelibolu Peksimethanesi Bulgaroğulları ailesi (1710-1861)

18. yüzyılın ilk yarısı Osmanlı coğrafyasında iktisadi refahın yaşandığı bir dönem olmuştur. Bulgaroğulları da Gelibolu'da böyle bir zaman diliminde 1710 yılına ilk izlerine rastlanılan bir Rum ailesidir. Diğer gayrı müslim esnaf gibi devlet donanması için peksimet üretimi yaparken zamanla diğer esnaftan ayrılarak belli bir itibar kazanmış ve Gelibolu peksimethanesini kendi tekellerine almışlardır. 19. yüzyıla gelindiğinde ise ailenin elinde yüksek miktarda bir sermaye birikiminin olduğu görülmektedir. En azından 1861 yılında işi kaybedişlerine kadar ellerindeki kapital hacmini genişlettikleri anlaşılan aile bu yıldan sonra farklı alanlara yatırım yapmıştır. Bu tez kapsamında iktisat tarihi ve mikro tarihin kesiştiği bir alanda, Bulgaroğulları örneğinden hareketle Osmanlılarda sermaye birikimi meselesi ele alınmıştır. Sermaye-devlet ilişkisinin karakterine dair bazı çıkarımlar yapılmış ve nihayetinde bunun niteliğini tanımlamak için ileri sürülen "Osmanlı tipi sermaye birimi" kavramı desteklenmiştir. Ailenin üretimleri incelenirken kaynakların el verdiği ölçüde bir aile tarihi çalışması da yapılmıştır. Bunun haricinde Osmanlılardaki peksimetçilik mesleğine dair bazı çıkarımlarda bulunulmuştur.

18. yüzyılAile araştırmalarıAile işletmeleri+7
Hasan Saybir
İstanbul 29 MayIs University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İsmâil el-Konevî'nin Beyzâvî Hâşiyesi ve hâşiyenin özgünlük değeri: Lafzatullah tefsiri örneğinde bir inceleme

Beyzâvî'nin (ö. 691/1291) Envârû't-tenzîl isimli tefsiri Osmanlı medrese müfredatında asırlaca takip edilen temel eserlerdendir. Envâr üzerine yapılan şerh, hâşiye ve ta'lik çalışmaları bir yorum geleneği oluşturmuştur. Bu tezde Envâr yorum geleneğinin önemli halkalarından biri olan İsmâil el-Konevî'nin (ö. 1194/1781) Envâr hâşiyesi konu edilmiştir. Çalışmanın temel amacı Konevî hâşiyesinin muhteva ve üslup özelliklerini kaynaklarıyla ilişkisini de açığa çıkaracak şekilde ortaya koymak ve eserin özgünlük değerini tespit etmektir. Bunun için çalışmada besmeledeki "Allah" lafzı örneklem olarak seçilmiş ve bu lafzın tefsiri kronolojik ve mukayeseli olarak tefsir literatüründe incelenmiştir. Konevî'nin lafzın tefsirine dair izahları şerh-hâşiye literatürüyle mukayese edilerek eserin kaynakları ve katkıları tespit edilmiştir.

BeyzaviBiyografiHaşiye+6
Sümeyra Hatice Sandıkçı
İstanbul 29 MayIs University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Abdürrezzak Bâhir Paşa'nın hayatı ve siyasi faaliyetleri (1730?-1781)

Bu tez, XVIII. yüzyılın sonlarında ilki 1772-1774, ikincisi 1779'da olmak üzere iki kez Reisülküttaplık yapmış olan Abdürrezzak Bâhir Efendi/Paşa'nın (1730?-1781) siyasî kariyeri üzerine bina edilmiştir. Dönemindeki olaylara müdahil olmuş önemli bir şahsiyet olmasına karşın birincil kaynaklar ve arşiv vesikalarında kaybolmuş olan Bâhir Paşa'nın üzerindeki gölgeyi kaldırma teşebbüsü olan bu çalışma, aynı zamanda XVIII. yüzyılı sona erdiren çalkantılı yılları, bu döneme bizzat şahitlik etmiş bir tarihsel şahsiyetin merceğinden okuma girişimidir. Muhtemelen 1730 yılında kalemiye sınıfına mensup bir bürokratın oğlu olarak İstanbul'da dünyaya gelen Abdürrezzak, babasının kariyer yolunu takip ederek kalemiye sınıfına dahil olacak ve yine babası gibi iki kez reisülküttaplık görevine yükselecektir. Yarım asırlık hayatının önemli bir kısmında (1739-1768) savaşı tecrübe etmemiş olduğu için 1768-1774 Osmanlı-Rus Savaşı hayatının bir dönüm noktasını teşkil edecektir. Savaşla tanışacak, cepheye giderek savaş alanında farklı zamanlarda düşman ile hem savaşacak hem de müzakere masasına oturacaktır. Padişahın huzurunda padişahın kararını sorgulayacak kadar pervasız, ancak padişaha yakın isimlerden çekinen ve bazen korkan, cephede müzakere masasında ve savaş sonrası İstanbul'unda üçlü ittifak teşebbüsü ile padişahtan habersiz iş çevirecek kadar aktif bir şahsiyet portresi çizecektir. Bâhir Paşa, bir yönüyle tipik diğer yönüyle ise alışılagelmişin dışındaki kariyeri ile Osmanlı diplomasisinde yaşanan dönüşümü de simgeleyen bir isim olarak karşımıza çıkacaktır.

18. yüzyılAbdürrezzak BahirBiyografi+3
Abdullah Burak Çelikten
İstanbul 29 MayIs University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sultan Abdülmecid'in kızı Behice Sultan'ın hayatı (1848-1876)

Bu çalışmada 19. yüzyılın ortalarında kısa bir süre yaşamış Sultan Abdülmecid'in kızı Behice Sultan'ın biyografisi dönemiyle irtibatlı bir şekilde ele alınmıştır. Bu bağlamda dönemin saray teşrifatı, gelenekleri, Osmanlı modernleşmesinin ve ekonomik krizin elit kesimin hayatına etkileri, saraylıların sosyo-kültürel yaşantıları, moda, tüketim alışkanlıkları ve borçları gibi konular Behice Sultan'ın hayat hikayesi üzerinden işlenmiştir. Bunlar arasında önemli bir tarihsel olay sayılabilecek olan Sultan Abdülmecid dönemi saraylıların aşırı harcamaları ve hazineyi tehlikeye atacak boyuta varan borçları meselesi üzerinde ayrıca durulmuştur. O yıllarda çocuk yaşta olan Behice Sultan'ın söz konusu olaylara dahil olup olmadığı ve bundan sonra nasıl bir tüketim alışkanlığına sahip olduğu incelenmiştir. Neticede hem bu olay özelinde hem de hayatının genelinde sultanın zamanının genel haline uyum sağlayıp sağlamadığı ortaya konulmuştur.

19. yüzyılBehice SultanBiyografi+3
Havva Kılıç Çelikten
İstanbul 29 MayIs University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
DoktoraAçık ErişimTR

Mehmed Esad Safvet Paşa'nın hayatı ve faaliyetleri (1815-1883)

1815-1883 yılları arasında yaşamış olan Mehmed Esad Safvet Paşa'nın biyografisi ihmal edilen araştırma konularından biridir. Tanzimat döneminde kritik görevler üstlenen Paşa'nın hayatı ve faaliyetlerini bir bütün halinde inceleyen çok az yazı kaleme alınmıştır. Bu tez bu bakımdan Safvet Paşa'nın kendisine ve ailesine ait olan evrak-ı metrukesinin izini sürerek yerli ve yabancı kaynaklarla mukayeseli bir biçimde söz konusu boşluğu doldurmayı amaçlamıştır. Tez, analitik bir yöntemle Safvet Paşa'nın yaşamını ve kamu görevlerini tarihsel bağlamda inşa etmekte ve bu konu hakkında yapılan tartışmalara dâhil olarak Paşa'nın içerisinde yaşadığı muhiti kendisini ilgilen-dirdiği kadarıyla açıklığa kavuşturmayı hedeflemektedir. 1831 yılında devlet hizmetine girip süratle yükselerek II. Abdülhamid devrinde sadrazam olan Safvet Paşa'nın hayatı ve faaliyetlerinin araştırılması Tanzimat devrine ait bazı ezberlerin bozulması ve dönem olaylarının daha iyi anlaşılabilmesi için elzemdir. Bu nedenle bu tez Safvet Paşa'nın evrak-ı metrukesini sistematik bir eleştiri süzgecinden geçirdikten sonra söz konusu faaliyetlerin çözümlenmesine odaklanmıştır.

Abdülhamid IIAhmed Cevdet PaşaAyastefanos Antlaşması+6
Hasan Ali Çakmak
İstanbul 29 MayIs University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
DoktoraAçık ErişimTR

Bir Osmanlı aydın ve bürokratı: Azmzade Sadık el-Müeyyed Paşa'nın hayatı ve faaliyetleri (1860-1910)

Bu tez, II. Abdülhamid'in yaverlerinden Azmzade Sadık el-Müeyyed Paşa'nın hayatı, devlet adamlığı ve meslekî kariyerini mercek altına alan bir biyografik araştırmadır. Döneminin önemli simalarından biri olmakla birlikte günümüze kadar meşâhir-i meçhûleden olan Sadık el-Müeyyed, Doğu ve Batı kültürüne aşina, iyi eğitimli, eli kalem tutar, dil bilir bir Osmanlı aydınıdır. Yarım asırlık ömrünün yarısında, imparatorluğun dört bir köşesiyle Afrika, Avrupa ve Rusya gibi farklı coğrafyalarda yerine getirdiği idarî, mülkî ve diplomatik görevleri ile teftişler, bu tarihî biyografi çalışmasının ana omurgasını oluşturur. Tezde, bazı karinelerden hareketle paşanın fikir dünyası, şahsiyeti ve sosyal arkaplanı hakkında da birtakım sonuçlara varılmış, ayrıca bu dönemde başarılı olma ve yükselmede aile bağlarının yanı sıra bilgi ve eğitimin de etkili olduğu vurgusu yapılmıştır. II. Abdülhamid'in saltanat dönemi, Osmanlı tarihçiliğinin en popüler çalışma alanlarından biri olma özelliğini sürdürse de bu dönemde yaşamış devlet adamı, sanatkâr, saraylı ve entelektüellerin kapsamlı biyografilerinin aynı nispette ortaya konulduğu söylenemez. Oysa bu tür çalışmalar, tarihî dönem ve meselelerin karanlıkta kalan yönlerine bir hayat üzerinden ışık tutabilme potansiyeli olması bakımından önemlidir. Bu çerçevede, Sadık'ın eserlerinin yanı sıra arşiv belgeleri, yerli ve yabancı basın, hâtıratlar, salnameler ve mevcut literatür eleştirel bir bakış açısıyla değerlendirilerek kaleme alınan biyografisi, müstakbel çalışmalar için II. Abdülhamid idaresinin işleyiş biçiminin, krizlerle başa çıkma yöntem ve becerisinin, mahallî ve beynelmilel aktörlerle ilişkilerinin ve sömürge çağının meydan okumasına karşı üretilen imparatorluk politikalarının bazı karanlık noktalarının aydınlatılması hususunda birtakım örnekler sunabilir. Bu tez, yaverliğe seçilişinin hayat hikâyesindeki en belirleyici unsur olduğu iddiasından hareketle, söz konusu teşkilâtın Osmanlı siyaset ve bürokrasisindeki ağırlığının gittikçe arttığını vurgular ve bu dönemde geçirdiği dönüşüm ile II. Abdülhamid'in oluşturduğu saray merkezli yeni idarî yapılanmada hayatî bir role sahip olduğunu öne sürer.

19. yüzyıl20. yüzyılBiyografi+7
Ömer Faruk Can
İstanbul 29 MayIs University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Mühendishane-i Berri-i Hümayun Nazırı Ahmed Sırrı Paşa'nın "hatıratı", hayatı ve faaliyetleri (1826/1827-1895)

Bu çalışma ile Mühendishane-i Berri-i Hümayun Nazırlarından Ahmed Sırrı Paşa'nın hatıratının yayımlanması hedeflenmiştir. Paşa'nın hatıratı hayatına dair renkli bir anlatıma sahip olmasının yanı sıra Mühendishane-i Berri-i Hümayun'a ve Paşa'nın nezareti dönemindeki faaliyetlerine dair bilgiler barındırması bakımından hayli önemlidir. Osmanlı modernleşme döneminin önemli bir müessesesi olan Mühendishane-i Berri-i Hümayunda yetişen Ahmed Sırrı Paşa, İstanbul, Bursa, Rodos ve Rumeli'nin çeşitli yerlerinde devlet adına birçok önemli mühendislik işini gerçekleştirmiş ve zamanla öğrencilikten hocalığa ardından Mühendishane-i Berri-i Hümayun Nazırlığı'na atanmıştır. Çalışmada bizzat kendisinin kaleme aldığı Sergüzeşti ile Yenişehr-i Fener Seyahati'nden hareketle ve arşiv kaynaklarından yararlanılarak hayatı ve faaliyetleri de kısaca ele alındı.

Askeri faaliyetlerBiyografiHatırat+4
Onur Çonoğlu
İstanbul 29 MayIs University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
DoktoraAçık ErişimTR

Nişabur tefsir çevresinde muhakkik bir müfessir: Ebü'l-Hasen el-Vâhidî

Bu tez, Nişaburlu dilci ve müfessir Ebü'l-Hasen el-Vâhidî'yi (ö. 468/1076) Nişabur Tefsir Çevresi (NTÇ) ve daha genelde ilk beş asır tefsir literatürü çerçevesinde konu edinmektedir. Tezde birincil olarak Vâhidî'nin tefsirciliğinin ve tefsir literatüründeki yerinin farklı boyutlarıyla açığa çıkarılması, ikincil olarak Vâhidî üzerinden ilk beş asır tefsir faaliyetlerindeki tarihî seyrin izlenmesi amaçlanmaktadır. Bunu gerçekleştirmek için, seçilen örneklemler Vâhidî'nin üç tefsir eseri dikkate alınarak ve ilk beş asırda öne çıkan yirmi kadar müfessirle mukayeseli şekilde incelenmektedir. Vâhidî'nin tefsir anlayışını kendi iç bütünlüğü ve tarihî ilişki ağlarıyla ortaya koyma yönüyle bu tez, tarihsel derinlik, analitik yaklaşım ve bütüncül bakıştan yoksun müfessir-eser merkezli çalışmalardan farklılaşmaktadır. İki bölümden oluşan tezin ilk bölümünde NTÇ ve onun bir temsilcisi olarak Vâhidî'nin entelektüel biyografisi ve tefsir kariyerine yoğunlaşılırken, ikinci bölümde Vâhidî'nin tefsirciliği ve tefsir literatüründeki yeri açığa çıkarılmaktadır. Tezde, Nişabur Tefsir Çevresinin klasik tefsirin gelişimindeki kurucu rolü vurgulanmış, bu çevrenin önde gelen temsilcisi Vâhidî'nin dil ilimleri ile tefsir arasındaki ilişkiyi nazarî ve tatbikî düzeyde kurup kendisine kadarki tefsir geleneğini eleştirel bir okumaya tabi tuttuğu, böylece "tefsirde tahkik tavrı" denebilecek bir yaklaşımla literatürde özgün bir yer edindiği sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca tezdeki örneklem incelemeleri, ilk beş asır tefsir literatürünün durağan, çizgisel ve tek boyutlu değil dinamik, dairesel ve çok boyutlu olarak geliştiğini göstermiştir.

BiyografiEl-VahidiEsbab-ı nüzul+4
Ahmet Aytep
İstanbul 29 MayIs University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Tilimsânî ve Miftâhu'l-Vüsûl ilâ Binâi'l-Fürû Ale'l-Usûl adlı eserinin tahlili

İlimler tarihinde herhangi bir ilim teşekkül edip temel metinleri ortaya konulduktan sonra o ilmin öğrenimini veya öğretimini kolaylaştıracak alt disiplinler ortaya çıkmaya başlar. Tahrîcü'l-fürû ale'l-usûl edebiyatı da böyle bir ihtiyaca binaen fıkıh ilminin alt bir disiplini olarak ortaya çıkmıştır. Özellikle günümüzde fıkıh ilminin işlevine dair tartışmalar bu disiplinin son dönemlerde daha fazla gündeme gelmesine sebebiyet vermiştir. Bu tezde ise tahrîcü'l-fürû edebiyatı içerisinde Mâlikî mezhebi çerçevesinde kaleme alınmış tek eser olan Tilimsânî'nin Miftâhu'l-vüsûl ilâ binâi'l-fürû ale'l-usûl adlı eseri incelenecektir. Eser, tahrîcü'l-fürû edebiyatındaki yeri ve öne çıkan özellikleri açısından incelemeye tabi tutulmuştur. Böylece hem edebiyat etrafında şekillenen iddialar hem de edebiyata yüklenen işlevler tartışılacaktır. Ayrıca hakkında çok fazla çalışma yapılmamış olan Tilimsânî'nin hayatı ve İslam ilim geleneğine olan katkısı ele alınacaktır.

BiyografiEş-Şerif et-TilimsaniMiftâhu'l-Vüsul+2
Mustafa Karapınar
Ibn Haldun University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2020
00

İlgili konular