Ordu
Bu konu başlığı altında 56 tez
Kış turizminin yerel kalkınmaya etkisi: Ordu ili örneği
Küreselleşme olgusunun hız kazanması ile birlikte rekabet artmış ekonomik, sosyal ve teknolojik değişimler yaşanmıştır. Bu değişimlere paralel olarak sürdürülebilir kalkınma modeli ülkelerin sürdürülebilir ekonomi adına birinci stratejisi konumuna gelmiştir. Özellikle az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde büyüme ve kalkınmanın bir arada gerçekleşmesi toplumdaki tüm paydaşların (yerel yönetimler, özel sektör, yerel halk) bir araya gelmesiyle mümkündür. Bölgesel dengesizliklerin azaltılması ve planlı bir kalkınma sürecinin başlaması şüphesiz bu durum ile doğrudan ilişkilidir. Bu süreçte ekonomik değer yaratacak ve kalkınmada etkin olarak kullanabilecek kaynakları kısıtlı olan ve turistik değerlere sahip bölgelerde turizm hizmetleri yerel kalkınma için lokomotif rolü üstlenmektedir. Nitekim günümüzde birçok destinasyon sahip olduğu turistik değerleri yerel kalkınmada etkin olarak kullanma yoluna gitmektedir. Kış turizmi de bunlardan bir tanesidir. Ordu ili turizm açısından birçok önemli değere sahip olmakla birlikte gelişmişlik açısından diğer bölgelere göre henüz istenilen seviyeye ulaşamamıştır. Öte yandan, Ordu ilinin yerel kalkınma sürecinde kış turizmi faaliyetlerinin kilit bir rol oynayacağı öngörülmektedir. Bu bağlamda, bu çalışmanın amacı Ordu ilindeki kış turizmi faaliyetlerinin yerel kalkınmaya yapmış olduğu etkileri belirlemektir. Araştırma çerçevesinde nitel araştırma yöntemlerinden mülakat tekniği ile Mart 2020 döneminde Ordu ilinde 24 katılımcı ile yarı yapılandırılmış mülakat gerçekleştirilmiştir. Elde edilen sonuçlar Ordu ilinde kış turizminin önemli bir potansiyele sahip olduğu ve yerel kalkınma sürecini hızlandırıp, önemli katkılar yapabileceğini, ayrıca yatırımların artması, ulaşım sorununun çözüme kavuşturulması, sosyo-kültürel aktivitelerin çeşitlendirilmesi ve tanıtım faaliyetlerine daha çok önem verilmesi gerektiğini ortaya koymuştur.
188 numaralı Ordu Mühimmesi Defteri'nin transkripsiyonu ve değerlendirmesi (H. 1203/m. 1788-1789; sayfa 1-75)
Osmanlı Devleti'nin karar alma ve uygulama mekanizmasının ana organı Dîvân-ı Hümâyun'dur. Dîvân-ı Hümâyun'da, devletin; siyasi, askeri, mali ve sosyal konuları görüşülüp karara bağlanmaktadır. Dîvân-ı Hümâyun kararları padişah onayına sunulur ve onaydan sonra Mühimme Defterlerine kaydedilirdi. Mühimme Defterleri de konularına göre çeşitlilik arz etmektedir. Bunlar; Ordu Mühimmesi, Rikab Mühimmesi, Kaymakamlık Mühimmesi ve padişahın sarayda bulunduğu sırada sadrazam başkanlığında toplanan divan toplantılarında tutulan Mühimme defterleridir. Mühimme defterlerinin yazım işlerinden Reisülküttap sorumlu olup hükümler emrindeki Beylikçi kalemi kâtipleri tarafından yazılırdı. Mühimme defterleri dönemine ait bilgiler içermesi sebebiyle devletin ve toplumun her açıdan detaylarını aydınlatacak iyi bir kaynaktır. 188 Numaralı Ordu Mühimme Defteri'nin konularını ihtiva eden yıllar (1788-89), I.Abdülhamid'in saltanatının sonu ve III. Selim'in saltanatının başlangıcına rastlamaktadır. Defterin ait olduğu yıllarda Osmanlı Devleti, Avusturya ve Rusya ile savaş halindedir. Bu sebeple defterde bu iki devlet ile Osmanlı Devletinin askeri, idari ve siyasi ilişkilerine ait bir hayli bilgiye defterde rastlamak mümkündür. Defterde devletin, çeşitli idari birimlerinin ordunun asker ihtiyacını temin için yaptığı yazışmalar, bölge ileri gelenlerinin, ayanların ve voyvodaların orduya vereceği asker miktarları, levazımat ve zahire ihtiyaç bilgileri, Akdeniz'de bulunan donanmadan ihtiyaç dâhilinde Karadeniz'e sevk yapılması, Hacıların yol güvenliği ile ihtiyacının sağlanması gibi konular hakkında bilgiler yer almaktadır.
Ordu türküleri üzerine bir inceleme
Yapısı gereği topluma dair her şeyi içinde barındıran kültür olgusunun en önemli unsurlarından biri türkülerdir. Halk edebiyatının sözlü ürünlerinden olan türküler, belli ezgilere sahiptir ve kuşaklar arası bir köprü vazifesi görür. Toplumu derinden etkileyen olaylar karşısında söylenen türküler, yaşayan bir gelenek olarak varlığını sürdürmektedir. Tezimizin ilk amacı, Ordu türkülerinin metinlerini bir kaynakta toplamak ve bu sayede Türk folklor araştırmalarına katkıda bulunmak, bu anlamda bilimsel bir kaynak ortaya koymaktır. Çalışmamızda TRT Türk Halk Müziği repertuvarından ve Ordu türkülerinin bulunduğu mevcut kaynaklardan yaralanılmış, dördü uzun hava yüz elli ikisi kırık hava olmak üzere yüz elli yedi türkü tespit edilmiştir. Bu türküler edebî ve müzikal açıdan incelenerek şekil, konu, ezgi ve kullanıldıkları alanlar açısından tasnif edilmiştir. Çalışmamız altı bölümden oluşmaktadır. Ordu'nun tarihi, coğrafi özellikleri ve kültürel durumu gibi araştırma alanı hakkında bilgiler giriş bölümünde verilmiş, böylelikle incelemenin daha anlaşılır olması sağlanmıştır. Birinci bölümde türkü kavramı ve türkünün tarihçesi üzerinde durulmuş, Ordu türkülerinin genel özelliklerine yer verilmiştir. Türküler, ikinci bölümde şekil özellikleri bakımından, üçüncü bölümde konuları bakımından, dördüncü bölümde ise kullanıldıkları alanlar bakımından tasnif edilmiştir. Beşinci bölümde Ordu türkülerinin müzikal özelliklerine verilirken altıncı ve son bölümde şekil özelliklerine göre sıralanmış türkü metinlerine yer verilmiştir. İncelemenin son kısmında yöreye ait kelimeler sözlük çalışmasıyla verilmiş, incelemede bulunan bütün türkü isimleri alfabetik olarak sıralanmış ve dizin çalışmasıyla sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Ordu, Ordu Türküleri, Ordu Halk Müziği, Salih Turhan, Taner Can.
Beden eğitimi öğretmenlerinin tükenmişlik düzeyleri: Ordu ili uygulaması
Bu çalışma, beden eğitimi öğretmenlerinin mesleki tükenmişlik düzeylerini incelemek amacı ile yapılmıştır. Araştırmanın evrenini 2012?2013 eğitim-öğretim yılında Ordu ili (merkez) ve ilçelerinde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı orta ve lise okullarında görev yapan 275 beden eğitimi öğretmenleri oluşturmaktadır. Örneklemini ise, Ordu ili (merkez) ve ilçelerinde görev yapan rastgele yöntemle seçilen toplam 163 beden eğitimi öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak, Kişisel Bilgi Formu ve Maslach Tükenmişlik Envanteri-Eğitimci Formu kullanılmıştır. Verilerin analizinde, yapılan normallik sınamasına göre ikili küme karşılaştırmaları için bağımsız grup t testi, üç veya daha fazla küme karşılaştırmaları için tek yönlü varyans analizi; tek yönlü varyans analiz sonucu anlamlı bulunan farklılıkların kaynağını belirlemek üzere, varyansların homojen olmasından dolayı post hoc testlerinden, Scheffe ve LSD çoklu karşılaştırma testleri kullanılmıştır.Büyüklüğü 15?den küçük olan verilerin normal dağılım gösterip göstermediği Kolmogorov-Smirnov testi ile incelenmiştir. Araştırmada anlamlılık düzeyi 0.05 olarak kabul edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, beden eğitimi öğretmenlerinin cinsiyetlerinin tükenmişlik düzeylerinde bir farklılık oluşturmadığı belirlenmiştir. ?Kişisel başarı? 40 ve üstü yaş grubunda yüksektir. ?Duygusal tükenme? ve ?duyarsızlaşma? öğretmenlerin yaşlarından etkilenmemektedir. Meslek gelirlerinin yeterliliği değişkeninde ?duygusal tükenme? yaşadıkları belirlenmiştir. ?Kişisel başarı? ve ?duygusal tükenme? beden eğitimi öğretmenlerinin mobbinge maruz kalma durumundan etkilenmezken, ?duyarsızlaşma? düzeyi yüksek bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Beden eğitimi öğretmeni, tükenmişlik, mobbing.
Orta Karadeniz bölgesinde yer alan Ordu, Samsun Tokat Müzelerindeki kese örneklerinin değerlendirilmesi
Bu araştırmada, müzelerdeki sergilenen tüm örnekler, müze müdürlüğünün izni dâhilinde, Ordu Paşaoğlu Konağı ve Etnografya Müze?sinde 20 ürün, Samsun Arkeoloji ve Etnografya Müze?sinde 16 ürün, Tokat Arkeoloji Müze?sinde 9 ürün araştırma kapsamına alınıştır. Yapılan araştırmada, Orta Karadeniz Bölgesinde yer alan Ordu, Samsun, Tokat Müzelerindeki tığ örücülüğü ile yapılmış kese örneklerine ulaşılmış ve bu kese örnekleri sınıflandırılarak; teknik, araç-gereç, renk, kullanım yeri, kompozisyon, bezeme konuları açısından incelenerek desen çizimleri yapılıp belgelenerek incelenmiştir. Araştırmanın evrenini Ordu Paşaoğlu Konağı ve Etnografya Müzesi, Samsun Arkeoloji ve Etnografya Müzesi ve Tokat Arkeoloji Müzesinde yer alan tığ örgüsü ile yapılmış kese ürünler oluşturmaktadır. Yapılan araştırmada Ordu, Samsun, Tokat illerinde yer alan müzelerde en çok para kesesine rastlanılmıştır. Müzelerde incelenen kese örneklerinde keselerin sağlam olmasının yanı sıra sim ipliklerin yıprandığı, renklerinin bozulduğu görülmüştür. Madensel ve bitkisel ipliklerin bir arada kullanıldığı ve en sık uygulanılan teknik ise sık iğne olduğu keselerin ağız temizliğinde de trabzan ve piko tekniklerinin uygulandığı belirlenmiştir. Keselerin zemininde, deseninde ve ağız temizliğinde sarı sim kullanılmıştır. Ürünlerin tamamında çoğunlukla bitkisel ve geometrik bezeme, en çok da düzgün sıralamalarla düzenlenmiş kompozisyonlar uygulandığı belirlenmiştir.
28 Şubat postmodern darbe süreci ve medyanın rolü
Türk siyasi tarihine bakıldığında geçmişte askeri darbelerle demokrasi süreci birçok kez sekteye uğradığı görülmektedir. Bu tez çalışmasında Türkiye'de yaşanan darbe süreçlerine değinerek 28 Şubat Postmoden Darbesi incelenmiş ve medya olgusunun bu darbe sürecindeki rolü değerlendirilmiştir. 1990'lı yıllardan sonra gelişen teknolojik imkanlar ile darbe süreçleri de değişmiş artık mevcut hükümet silah zoruyla değil kamuoyunda oluşturulan psikolojik baskı ile istifaya zorlanmıştır. Siyasi tarihte yaşanan darbe süreçleri harmanlanarak 28 Şubat sürecinde yaşanan olaya kafa yoran siyaset bilimciler daha sonra bu süreci "Postmodern Darbe" terimi ile adlandırmışlardır. 28 Şubat sürecinde arka plandaki aktör askeriye olsa da ön planda medya olmuş ve bu süreci askeriye medya eliyle yürütmüştür. Bu süreçte medya bazı kesimler tarafından alkışlanıyor olsa da bazı kesimler tarafından da eleştirilmiştir.
Tarihi süreç içinde tımar sistemi: Ordu yöresi (1455-1839)
Osmanlı Devleti'nin üç kıtada yüzyıllar süren hâkimiyetini ve farklı coğrafyalardaki varlığını sürdürebilmesi, kurumlarını etkin bir biçimde kullanabilmesiyle olmuştur. Bu temel kurumlardan biri tımar sistemidir. Bu çalışmada da, Ordu Yöresi kapsamında 1455 ile 1839 tarihleri arasında tımar sisteminin işleyişi, uygulanışı; yaşanan değişim ve dönüşüm Osmanlı ve dünya konjonktürü bağlamında ele alınmaya çalışılmıştır.Çalışmamızda ana eksende, sistemin işleyişinde etkin olan ?küçük aktörler? olarak adlandırdığımız ?tımarlı sipahilere? odaklanılmıştır. Bu şekilde, sistemin girift ve çok katmanlı yapısını ortaya çıkarmak mümkün olacağı düşünülmüştür. Tahrirler döneminden başlamak üzere, Ruznamçeler ve Yoklamalar döneminde timarlı sipahiler ve bunlar arasındaki geçişler üzerinde bilhassa durulmuştur. Özellikle tımarın intikali ve tevcihatı meselesi ana mevzulardan biri olmuştur. Bu hususta tımar, bir sistem dâhilinde ele alınmaya çalışılmış ve sistem analizi yaklaşımı benimsenmiştir.Kuruluşundan beri, Osmanlı Devleti tarihinde büyük bir rol oynamış olan tımar sisteminin incelenmesi bakımından İcmal Tahrir Defterleri, Tımar ve Zeamet Ruznamçe Defterleri ve Cebe-Yoklama Defterleri çalışmamıza kaynaklık etmektedir.
Sağlık çalışanlarında iş doyumu ve benlik saygısının incelenmesi: Ordu ili örneği
Bu araştırma Ordu ili örnekleminde sağlık çalışanlarının iş doyumu ve benlik saygısı ilişkisi ile bunları etkileyen sosyo-demografik değişkenleri belirlemek amacıyla, karşılaştırmalı, ilişki arayıcı ve tanımlayıcı olarak planlanmıştır. Araştırma Ordu ilinde yer alan; Fatsa Devlet Hastanesi, Ünye Devlet Hastanesi ve Korgan Devlet Hastaneleri bünyesinde 229 sağlık çalışanı üzerinden gerçekleştirilmiştir. Veriler, Kişisel Bilgi Formu, Minnesota Doyum Ölçeği, Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği ile elde edilmiştir. Verilerin değerlendirmesi, istatistiki yöntemler kullanılarak yüzdelik, ortalama, Mann Whitney U Testi, Kruskal-Wallis Testi, Spearman Korelasyon Testi uygulanmıştır. Araştırma sonucunda benlik saygısı ve iş doyumu arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. İş doyumu ile yaş ve hizmet yılı değişkenleri arasında istatistiksel açıdan anlamlı farklılaşma tespit edilmiş olup cinsiyet, medeni durum, eşlerin çalışma durumu, çocuk sahibi olma durumu, çocukların bakım şekli, meslek, eğitim seviyesi, maddi gelir, çalışılan yer ve memleketinde çalışma durumları ile iş doyumu arasında istatistiksel açıdan anlamlı farklılaşmalar tespit edilememiştir. Benlik saygısı ile meslek ve çalışılan yer değişkenleri arasında anlamlı farklılaşma tespit edilmişken cinsiyet, yaş, medeni durum, eşin çalışma durumu, çocuk sahibi olma durumu, çocukların bakım şekli, eğitim seviyesi, maddi gelir düzeyi, hizmet yılı ve memleketinde çalışma durumuna göre anlamlı farklılaşmalar tespit edilememiştir.
Ordu ili, Aziziye Mahallesi Harun Furtun Evi restorasyon önerisi
Bu çalışma Ordu ili Merkez'de yer alan sivil mimari örneklerden Furtun Evi'ni konu etmektedir. Çalışmanın amacı yapının rölövesinin hazırlanarak, mevcut durumunun belgelenmesi, restitüsyon çalışmasının yapılarak özgün durumununbelirlenmesi ve geçirdigi değişikliklerin tespit edilmesi, ortaya çıkan restitüsyon projesinin ışığında, yeniden konut işleviyle restorasyon projesinin yapılmasıdır. Çalışma kapsamında önce Ordu ili kentsel sit alanı, Furtun Evi'nin yakın çevresi ve bugünkü durumu incelenmekte, karşılaştırmalı çalışma ve tarihi araştırmalar ile yapının özgün durumu araştırılmaktadır. Böylece yapı, restorasyon projesine göre onarımı yapılarak, yeniden işlevlendirildikten sonra, ev sahipleri tarafından tekrar kullanılmaya başlanabilecek ve bu kültür varlığımız gelecek nesillere sağlıklı olarak bırakılabilecektir.
Osmanlı ordu teşkilatında akıncı ocağı
Akıncılık, Osmanlı Devletinin ilk zamanlarında kurulan ve " bu devletin kullandığı, bir çeşit hafif süvarilere verilen bir isimdir. Akmalara, hareket ve manevra kabiliyeti çok yüksek olduğu için bu ad verilmiştir. Akıncılar genellikle sınırlara yakın bölgelerde bulunur, yapılacak savaştan önce devletin isteğiyle düşman topraklarına hücum ederek bol miktarda ganimet ve esir elde ederlerdi. Düşmanlara âit yol, köprü, araziler ve onların askerî güçleri gibi hususlarda devlet için lazım olan bilgileri toplayıp devlete haber vererek istihbarat görevi yaparlardı. Böylece akıncılar, öncü birlikler olup, savaşta asıl ordudan dört beş gün önde giderek keşif hizmeti de görürlerdi. Akıncı dediğimiz bu Osmanlı süvarileri, Osman Gazinin yakın silah arkadaşları olan ünlü kumandanların neslinden devam etmiştir. Akıncılık, babadan oğula geçen bir meslek olduğu için bu ocağa akıncı sülalesinden olmayan kimseler belirli şartlara göre dahil edilirdi. Akıncılar sınır boylarında ve stratejik açıdan önem taşıyan belirli noktalardaki şehirlerde bulunurlardı. Her bir akıncı beyinin karargâhı önemli şehirler olmuştur. Akıncıların sayılan zaman azman ihtiyaca göre değişmiştir. Önceleri yüz bin kadar mevcudu bulunan akıncılar, 1595 yılında uğramış oldukları talihsiz bir yenilgi üzerine tamamen erimişler ve bundan sonra eski önemlerini kaybederek yerlerim sınır bölgelerindeki serhat kulu askerlerine terk etmişlerdir. Bu tarihten sonra ise akın hizmetleri Kırım Tatarlarına verilmiştir. Gün geçtikçe sayılan azalan akıncılar ismen bir süre daha devam etmiştir. Bir müddet devam eden Akıncı Teşkilatı, 1826 senesine gelindiğinde tamamen kapatılmıştır.
Şehir coğrafyası yönünden Ordu
Ordu şehri Karadeniz Bölgesi Orta Karadeniz Bölümünde, Karadeniz Kıyı'sında, Boztepe'nin Kuzey ve Doğu yamaçlarından itibaren doğuya doğru kıyı ovası üzerinde kurulup gelişen zengin doğal güzelliklere sahip bir şehrimizdir. Karadeniz Bölgesinin önemli, büyük şehirlerinden biridir. Batıda Akçaova, Doğuda Turnasuyu dereleri arasında Bülbül, Civil dereleri ve Melet Çayı'nın oluşturduğu, alüvyal kıyı ovası üzerinde yer alır. Güneye doğru akarsu vadileri arasında aşınım yüzeyleri yer alır. İnceleme alanında üst kretase ve kuvaterner yaşlı birimler yüzeylenme gösterir. Şehir III. Derece deprem bölgesi içinde yer alır. Ordu şehrinde her mevsimi yağışlı, kışlar ılık, yazlar sıcak Karadeniz iklimi görülür. Bol yağışlar zengin bir bitki örtüsü oluşturmuştur. Kırmızı ve kahve rengi topraklar, alüvyal topraklar yoğundur. Ordu Şehri son 200 yılda kurulup gelişen Türk dönemi Şehri'dir. Şehrin ilk kuruluş alanları Kirazlimanı, Taşbaşı ve Bucak Mahalleleridir. Bu gün Ordu şehri 22 mahalleye sahiptir. Ordu 1869'da kaza merkezi ve belediye, 1923 yılında vilayet merkezi olmuştur. Şehrin kuruluş ve gelişme döneminde en önemli olaylar, 1883'te yaşanan yangın olayı, Ordu-Sivas karayolunun açılması, milli mücadele sırasında yaşanan Rüsumat 4 No Gemisi olayı, Atatürk'ün Ordu'ya gelişi, Nazif Bey suyunun şehre getirilişi, 1939 yılı depremi, kıyıda Samsun, Ordu ve Trabzon karayolunun açılması, şehrin hızla büyüyerek nüfusunun 100 bini geçmesi, her alanda büyük gelişmeler sağlanması gibi olaylardır. Şehrin nüfusu 1990'da 102.107, nüfus artış hızı yüzde 4.7, nüfus yoğunluğu Ha'da 5209'dur. 1990'da nüfusun %53.4'dü erkek, %81.7'si okur-yazardır. Aktif nüfusun %7.7'si tarım, %20.2'si sanayi ve %71.1'i hizmetler kesiminde çalışır. Şehirde konutlar ilk kuruluş yerinden doğuya doğru kıyı ovası düzlüğünde hızla çoğalırken şehrin büyümesinide sağlıyor. Modern binalar hızla çoğalmıştır. İdari binalar daha çok sahil kuşağı yakınında ve Akyazı Mahallesi'nde yoğunluk gösterir. 1995-96 öğretim yılında toplam 40 okul, 4 özel dershane, 52 ayrı kursta 31.002 öğrenci çeşitli okullarda eğitim öğretime devam etmektedir. Buda şehir nüfusunun neredeyse 1/3'dür. Şehirde Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren kültürel etkinlikler, özellikle spor, tiyatro çalışmaları dikkat çeker. Şehirde gelişmiş bir sosyal yaşantı görülür. Halkın yaşamında fındık, balık, kara lahananın özel bir yeri vardır. Ordu şehrinde 4 hastane, 5 sağlık ocağı ve diğer sağlık kuruluşlarında 85 uzman doktorun yanısıra 145 eczacı ve toplam 1.105 sağlık personeli görev yapmaktadır.XII Şehrin ekonomik hayatı üzerinde tarımsal üretimin, özellikle fındığın rolü çok büyüktür. Ordu'da sanayi özellikle 1980'li yıllardan sonra gelişme göstermiştir. 1997'de 79 sanayi kuruluşu şehir ve yakın çevresinde yer almaktadır. Artan nüfus ve gelişen sanayi şehrin dinamizmini artırmıştır. Buda hareketli bir ticari hayatın ortaya çıkmasına neden olmuştur. Ordu şehri ulaşım yönünden Türkiye'nin her yanıyla bağlantılı olup kara ulaşımı diğer ulaşım türlerine göre çok gelişmiştir. Otogardan Türkiye'nin çeşitli yerlerine 41 şirket tarafından 126 sefer yapılmaktadır. Şehir içi ulaşımda ilginç uygulamalar dikkat çeker. Haberleşme alanında hızlı bir gelişme gözlenmektedir. Ordu'da varolan potansiyele rağmen turizm fazla gelişememiştir. Şehirde güvenliği Emniyet Müdürlüğüne bağlı 3 karakol sağlamaya çalışıyor. Suç oranı düşüktür. Ordu'da 9 çeşit mahkeme görev sürdürmektedir. Şehirde 15 mahallede 33 cami yer alır. 4 kapalı spor salonu, 1 stadyum, 5 saha ve bazı ilginç spor alanları yer alır. Ordu'da halen kişi başına 1m2'lik yeşil alan düşer. Park ve bahçeler yetersizdir. Ordu Belediyesi şehrin alt yapı ihtiyaçlarını karşılamak için yoğun şekilde çalışmaktadır. Şehirde çevre sorunları içinde en önemli unsurlar katı atıklar ve deniz, akarsu kirlilikleridir. Şehirler, ülkelerin uygarlık yapılarını oluşturan temel taşlarından biridir. Yaşayan canlı organizmalara benzerler. Büyüyüp gelişirken sorunları da giderek artar. Şehir coğrafyası; şehir yerleşmelerini, şehrin fonksiyonel alanlarını, bunların dağılışını ve doğal ortam koşullarıyla karşılıklı ilişkilerini inceler. Şehir alanındaki bütün faaliyetlerle ilgilenir. Şehirler ve şehir hayatı coğrafya biliminin en yoğun inceleme konularından biridir. Bu alandaki araştırmalar sürekli artmaktadır. İnsanlar yaşadıkları doğal ortamı tanıdıkça daha çok yararlanacak, daha çok sevecek ve orayı geliştirmek için çaba göstereceklerdir. Bu çabalar doğal ortamı insan yararına olumlu yönde değiştirme çabalarıdır. Bu araştırma Ordu Şehri'ni tanıma ve tanıtmayı amaçlamaktadır.
Periferik intravenöz kateter ile ilişkili flebit bakımında ılık yaş uygulamanın etkisi
Bu çalışma, periferik intravenöz kateter ilişkili flebit gelişen hastalarda ılık yaş uygulamanın etkisini belirlemek amacıyla ön-son testli randomize kontrollü deneysel şekilde yapılmıştır. Çalışmaya Ordu Eğitim Araştırma Hastanesi'nde palyatif servisinde yatan ve flebit gelişen 70 hasta dahil edilmiştir. Hastalar randomizasyon yöntemi ile 35 kontrol ve 35 deney olmak üzere iki gruba ayrılmıştır. Çalışmaya başlamadan önce etik kurul ve kurum izni, hastalardan ise bilgilendirilmiş onam imzası alınmıştır. Veriler hasta bilgi ve flebit izlem formu ile toplanmıştır. Kontrol ve deney grubundaki hastaların flebit bölgesi üç gün süre ile takip edilmiştir. Kontrol grubundaki hastalara rutin uygulama olan ekstremite elevasyonu yapılırken, deney grubundaki hastalara elevasyonun yanı sıra üç gün boyunca günde üç kez 15 dakikalık süre ile 28 ºC sıcaklıkta ılık uygulama yapılmıştır. Verilerin analizinde yüzdelik, ortalama, standart sapma, ortanca, birinci ve üçüncü çeyreklik değerler, Pearson Ki Kare, Mann-Whitney U, Wilcoxon, McNemar, Friedman, Fisher's Exact testi ve Spearman Korelasyon Analizi kullanılmıştır. Bu çalışmaya dahil edilen hastaların %64.3'ü kadın ve yaş ortalaması 78.23±13.60'tır. Kontrol ve deney grupları arasında ilk ve son flebit derecelerinde azalma olduğu ancak bu farkın istatistiksel açıdan anlamlı olmadığı belirlenmiştir (p=0.957, p=0.078). Kontrol ve deney grupları arasında flebit bölgesinin son değerlendirmesinde kızarıklık, ödem genişliği ve ağrı şiddetinde istatistiksel açıdan anlamlı bir şekilde azalma olduğu belirlenmiştir (p˂0.001, p=0.006, p˂0.001). Sonuç olarak, hastalarda flebit semptomları görüldüğünde günde üç defa 15 dakika süre ile 28 ºC de ılık yaş kompres uygulanmasının flebit semptomlarını azalttığı, bu nedenle hemşireler tarafından kullanılabilecek basit, maliyeti etkin, noninvaziv ve etkili bir hemşirelik uygulaması olarak kullanılabileceği önerilmektedir.
Ordu geleneksel evleri üzerine bir araştırma
Yapılan çalışma ile bugüne değin yalnızca tarihi hakkında çalışma yapılabilmiş olan Ordu İli'ndeki geleneksel konut dokusunun, Türk Evi içerisindeki yeri ve öneminin vurgulanmasının yanı sıra, geleneksel Ordu evlerinin önemli tipolojik özelliklerinin analizinden oluşmaktadır.Çalışma dört bölümden oluşmaktadır.Çalışmanın birinci bölümünde, Ordu İli'nin fiziksek ve tarihi özellikleri, geleneksel mimari kavramı, Geleneksel Doğu Karadeniz Evleri genel özellikleri ve Geleneksel Ordu Evlerinin genel özellikleri tanıtılmıştır.Çalışmanın ikinci bölümünde yapılan çalışmalar kısmında, çalışma alanı ve ev örneklerinin seçimi, kullanılan yöntem ve teknikler, tipolojik çalışma ve amacı, evlere ait saptama çalışması ve evlere ait özelliklerin analizi ve tabloların oluşturulması yer almaktadır.Üçüncü bölüm bulgular ve irdeleme kısmında, evlerin yerleşim özellikleri, plan özellikleri, tipleri ve elemanları, cephe oluşumunu etkileyen elemanlar, yapım tekniği ve malzeme kullanımı altında yapılmıştır.Son kısımda ise sonuçlar yer almaktadır.
1932-1951 yıllarında Ordu Halkevi'nde yapılan halkbilim çalışmaları
Bu çalışmada İstiklâl Savaşı'nın kazanılmasıyla kurulan Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nde Kemalist ideolojiyi ve buna bağlı olarak parti prensiplerini yaymak ve inkılâpları halka benimsetmek amacıyla kurulan halkevlerinin 1932-1951 yılları arasında yapmış olduğu etkinlikler ve Ordu Halkevinin halkbilimine katkıları incelenmiştir. Halkevlerinin yaptığı halkbilim çalışmaları millî kültür bilincinin yeniden canlandırılması açısından oldukça önemlidir. Bu nedenle, Batı kültürünün yoğun baskısıyla karşı karşıya kalan millî kıymetlerimiz olan âdet ve geleneklerimiz; inançlarımız, halk edebiyatı ürünlerimiz (masallar, türküler, efsaneler, fıkralar, mâniler, bilmeceler, atasözlerimiz...) kısacası maddî ve manevî kültür varlıklarımız araştırılmaya, tespit edilmeye çalışılmıştır. Araştırmamızın birinci bölümünde halkevlerinin kuruluşu hakkında bilgi verilmiştir. Burada halk eğitiminin niçin gerekli olduğu, Türk Ocaklarının bu konudaki çalışmaları ve bunların yerini alan halkevlerinin kurulmasında kimlerin öncülük ettiği ve ne tür çalışmalar yapıldığı açıklanarak, halkevlerinin amaçlan, ilkeleri, parti ile bağları, kuruluş esasları ve 1932-1951 yıllan arasında faaliyet gösteren dokuz şubesinin çalışmaları anlatılmışta, ikinci bölümde halkevlerinin kapatılma nedenleri üzerinde durulmuştur. Üçüncü bölümde Ordu Halkevinin çıkardığı dergilerden yaralanılarak bu halkevinin faaliyetleri anlatılmış, dördüncü bölümde ise araştırmanın asıl amacı olan Ordu Halkevinin 1932-1951 yıllan arasında halkbilimi açısından yaptığı çalışmalar incelenmiştir. Bu çalışmalar içerisinde yöresel halk şairlerinin şiirlerine, türkülere, ağıtlara, mânilere, bilmecelere, atasözlerine, fıkralara ve efsanelere; ayrıca gelenek, görenek ve inanmalarla ilgili yapılan derleme çalışmalarına yer verilmiştir. Son bölümde ise Ordu Halkevinin yaptığı dilbilim çalışmalarıyla diğer edebî çalışmalar ele alınmışta. xn
Ordu-Melet Irmağı Havzasındaki orman ekosistemlerinde yükselti ve bakı etmenlerine göre bitki örtüsü ve bazı toprak özelliklerinin değişimi
ÖZET Bu çalışmada Melet Irmağı Havzasındaki orman ekosistemlerinde yükselti ve bakı etmenlerine göre bitki örtüsü ve bazı toprak özelliklerinin değişimi ve ilişkisi araştırılmıştır. Araştırma alanı Türkiye`nin Doğu Karadeniz Bölgesi'nde, Ordu üt sınırları içindeki Melet Irmağı Havzasındadır. Bu amaçla elde edilen toprak ve bitki örnekleri, Sarıçam (Pinııs sylvestris L.), Doğu Ladini (Picea orientalis (L.) Link.), Göknar (Abies nordmanniana Spach.) ve Meşe (Quercus petrae (Mat.) Lieb.ymn saf ve karışık büklerinden seçilen 61 adet deneme ala-nmdan alınmıştır. Toprak örnekleri 0-30 cm, 30 - 60 cm ve 60 - 90 cm derinlik kade-melerini kapsamaktadır. Diğer derinlik kademelerinde yeterli sayıda örnek olmadığından, istatistik inceleme 0 - 30 cm derinlik kademesi örneklerine göre yapılmıştır. Bitki örtüsüne ilişkin her bir deneme alanındaki bitki türleri ve bunların örtme dereceleri, bitki türlerinin yükselti kuşaklarındaki güneşli ve gölgeli bakılara göre ortalama örtme dereceleri, deneme alanındaki tür sayılan, bük kapalılığı ve tekerrür (yinelenme) gibi özellikler belirlenmiştir. Toprak örneklerinin; toprak reaksiyonu (tepkimesi), tekstür (tanelilik), organik madde ve iskelet içeriği özellikleri belirlenmiştir. Bulgular varyans ve korelasyon analizi yöntemleri yardımıyla irdelenerek, farklılıklar ve ilişkiler araştırılmıştır. Elde edilen bulgulardan çıkarılan bazı özet sonuçlar şöyledir: i- Yükselti kuşaklarına göre; otsu bitkilerin ortalama örtme derecesi, bük kapalılığı, deneme alanındaki tür sayısı, toprağın % kum, % kil, % toz, % organik madde, % iskelet içeriği değerleri ve toprak reaksiyonu, 0.05 varolma olasılığa ile önemli farklılık göstermektedir. ii-. Gölgeli ve güneşli bakılar arasında sadece iskelet içerği bakmandan 0.05 ya-nılma olasılığı ile önemli farklılık bulunmuştur. Odunsu ve olsu türlerin ortalama örtme derecesi, toprağı % kum, % kil, % toz, % organik madde değerleri ve toprak reaksiyo-nunun güneşli ve gölgeli bakılara göre gösterdiği farklılık 0.05 yanılma olasılığı ile önemli bulunmamıştır. iii - Euro-Siberian (Avrupa - Sibirya) Flora Bölgesinin Kolşik kesiminin batı sınırının Melet Irmağı değilde, Melet Havzasının batı su ayırım hattı olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimden Bitki Örtüsü, Yükselti, Bakı, Toprak V
Ordu yöresindeki bazı liken ve karayosunu örneklerinde Cs-134 ve Cs-137 düzeyleri
Nükleer denemeler, kozmik etkileşmeler ve nükleer kazalar sonucu atmosfere kansan radyonüklidler yeryüzüne yağarak kirliliğe neden olurlar. Bu yağışların ölçülmesi gerek çevredeki radyoaktif kirliliğin izlenmesi ve gerekse canlıların radyasyon dozunu hesaplamak bakımından önemlidir. Çernobil nükleer santralinde meydana gelen kaza yurdumuzu da etkilemiş, radyo aktif bulutlar meteorolojik şartlara göre Trakya ve Karadeniz kıyılarını etkileyerek yeryüzeyini ve bitki örtüsünü kirletmiştir. Bu çalışma, Ordu ilinin farklı yerlerinden alınan radyoaktif çekirdekleri bünyelerinde uzun süre barındırma özelliğine sahip karayosunları ve likenler üzerinde yapılmış tır. Numunelerin gama aktifliği, HpGe dedektörüne bağlı 8192 kanallı çok kanallı analizör ve bilgisayar programıyla (Personal Computer Analyzer) incelendi. Bu çalışmada, Çernobil kazasından kaynaklanan radyoaktif serpintinin içerdiği radyonüklidlerin, Doğu Karadeniz Bölgesi'nin Ordu ilinde liken ve karayosunu numunelerinde oluşturduğu toplam radyoaktivite değerleri esas alınarak, bölgedeki radyoaktif kirlenmenin coğrafik dağılımı ortaya konulmuştur. Elde edilen bulgulara göre, en yüksek aktiflik 4487 Bq/kg olarak Kurşunçal (Fatsa)' da, en düşük aktiflik ise 136 Bq/kg olarak Karlıtepe (İkizce)' de tespit edilmiştir. Sonuç olarak, Ordu ilinde en fazla aktiflik Fatsa-Ünye arasındaki bölgede tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Analizör, Dedektör, Gama Aktifliği, Radyoaktivite, Radyonüklid, Radyasyon Dozu, Bekerel, Liken, Karayosunu.
Orman sınırları dışına çıkarma uygulamasının yasal boyutu ve sosyo-ekonomik nedenleri üzerine bir araştırma (Ordu İli örneği)
ÖZET Ülkemiz ormancılığının en önemli sorunu, ormansızlaşma olayıdır. Orman varlığının azalmasında, orman kadastro çalışmalarının bitirilememiş olması ve yapılan kadastronun yaşatılamaması önemli etkenler arasındadır. Kırsal fakirlik, koruma önlemlerinin yetersizliği, ormanın değerinin yeterince anlaşılamamış olması, nüfus hareketlerinin kontrol edilememesi gibi nedenlerle de, Ülkemizde orman tahripleri sürmektedir. 1970'li yıllardan itibaren yapılan yasa değişiklikleriyle, orman azalmasına yeni bir boyut eklenmiştir. Orman örtüsü yok edilen araziler, orman niteliğini kaybettiği gerekçesine dayanılarak, ormancılık dışı amaçlarla kullanılmak üzere orman sınırı dışına çıkarılmaktadır. Bu yolla, 1974-1997 yıllan arasında 415 567 hektar alan, orman sınırlan dışına çıkarılmış ve uygulama halen devam etmektedir. Yapılan bu çalışmayla, orman sınırlan dışına çıkarma uygulamasının yasal boyutunun ortaya konulması ve söz konusu uygulamanın nedenlerini araştırarak sorunun çözümüne ilişkin öneriler geliştirilmesi amaçlanmıştır. Orman rejimi dışına çıkarmanın yasal dayanağı; fakir orman köylülerinin kalkındırılmasına katkıda bulunmak, orman-halk ilişkilerinin daha iyi hale kavuşturmak gerekçelerine dayandırılmaktadır. Bu araştırmada Ülke genelinde, ormancılık örgütü çalışanlarına ve Ordu İli bazında orman dışına arazi çıkarılan 24 yerleşim birimine yönelik anketler uygulanarak, olayın sosyal ve ekonomik boyutu irdelenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre; araştırmaya konu 24 yerleşim biriminde, 823 hektar alan orman sınırları dışına çıkarılmıştır. Uygulanan istatistik yöntemlerin sonuçlarına göre, orman sınırlan dışına çıkarma ile, gelir, nüfus, sahip olunan tarım alanı ve hayvan sayısı arasında pozitif yönde, rakım ile negatif yönde anlamlı ilişki bulunmuştur. Orman sınırlan dışına çıkarılan alanlar çoğunlukla arazi değeri yüksek olan sahil kesimlerinde yoğunlaşmakta ve tahribat genelde ormana bitişik tarım alanlarının sınırlan genişletilmek suretiyle gerçekleştirilmektedir. Orman köylüleri arasında geliri daha yüksek olan aileler bu fırsattan daha fazla faydalanmakta, dolayısıyla gelir dağılımı olumsuz yönde etkilenmektedir. Uygulamayla, yasa dışı eylemlere dayalı hak tesis edildiğinden, orman tahribatları özendirilmekte, orman-halk ilişkilerinin daha da bozulmasına neden olunmaktadır. Orman rejimi dışına çıkarma işlemlerini yapan orman kadastro komisyonları ve örgüt çalışanlarının çoğunluğunun, uygulamanın mevcut haliyle orman azalmasına neden olduğu ve kaldırılması gerektiği kanaatinde oldukları belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Ormancılık Hukuku, Orman Sınırları Dışına Çıkarma, Orman Azalması, Orman Kadastrosu, Orman-Halk İlişkileri
Cumhuriyet Senatosunda Ordu ili senatörleri ve faaliyetleri
Türk siyasi tarihinin ilk parlamentosu olan Meclis-i Umumi 23 Aralık 1876 tarihli Kanun-i Esasiyle Türk siyasi hayatında ilk çift meclisli sistemin örneği olmuştur. Bu çift meclisli parlamento Meclis-i Mebusan ve Meclis-i Ayan olmak üzere iki ayrı kanattan oluşmuştur. Cumhuriyet'in ilanından sonra 1924 Anayasası'nda çift meclis sistemi yer bulamamış ve tek meclisli sisteme geri dönülmüştür. Cumhuriyet Tarihi'nde zaman zaman çift meclisli yapıya geri dönülmesine dair görüşler ortaya çıksa da tek meclisli sistem 27 Mayıs 1960 Askeri müdahalesine kadar devam etmiştir. Türkiye 1945 yılına kadar tek parti iktidarı tarafından yönetilmiştir. 1946 seçimleriyle ilk kez çok partili bir seçim gerçekleştirilmiştir ve 1950 yılında Demokrat Parti(DP) iktidar olunca Cumhuriyet Halk Patisi'nin (CHP) iktidarı sona ermiştir. Demokrat Parti'nin 1950- 1960 yılları arasında iç ve dış siyasette uygulamış olduğu yanlış politikalar DP iktidarının sonunu getirirken ikinci meclis fikrinin yeniden doğmasına sebep olmuştur. 27 Mayıs 1960 Askeri Müdahalesi sonrası 1961 Anayasası ile çift meclis sistemi Türk siyasi hayatına tekrar girmiştir. TBMM 1961 Anayasası'na göre Millet Meclisi ve Cumhuriyet Senatosu'ndan oluşan iki farklı meclisle kurulmuştur. Türk siyasi hayatına 1961 Anayasası ile giren Cumhuriyet Senatosu parlamentoda ikinci meclis olarak 19 yıl görev yapmıştır. Millet Meclisi ile birlikte yasama görevini paylaşarak alınan kararlarda bir denetim mekanizması olmak, yasama işlemlerinin verimliliğini sağlamak, çoğunluğu azınlığa ezdirmemek, yasama ve yürütme işlerinde bir fren mekanizması ve denge unsuru olmak Cumhuriyet Senatosu'nun amaçlarından olmuştur. Cumhuriyet Senatosu 1961 Anayasası'na göre 150 üye ile kurulmuştur. Ordu ili 19 yıl içinde Cumhuriyet Senatosu'na genel seçimle görevlendirilen sekiz senatör tarafından temsil edilmiştir. Bunlar; Eşref Ayhan, Şevket Köksal, Zeki Kumrulu, Bekir Sıtkı Baykal, Ata Bodur, Selahattin Acar, İdris Gürsoy ve Orhan Vural' dır. Ordu İli senatörleri senatoda görev aldıkları dönem içerisinde ülkenin genel durumu ve Ordu ilinin sorunları ile ilgili çözüm yollarını ve görüşlerini paylaşmışlardır. Ordu İli'ni temsil eden senato üyeleri ülke için hazırlanan kanun tasarılarında tavsiyelerde bulunarak yasama faaliyetlerinde etkili olmaya çalışmışlardır. Yüksek Lisans Tezi olarak hazırlanan bu çalışma da kaynak taraması yapılmış olup Ordu İli Senatörleri'nin özlük bilgileri için TBMM Arşivi'nden hal tercümeleri ve mazbatalarına ulaşılmıştır. Parlamento Tarihi ile ilgili kitaplar ve makaleler kullanılmıştır. Senatörlerin senato faaliyetleri için başta Cumhuriyet Senatosu Tutanak Dergisi ve Ordu ilinin yerel gazeteleri taranmıştır. Anahtar Kelimeler: Ordu, Cumhuriyet Senatosu, Anayasa, Senatör, Parlamento.
Profesyonel ordu sistemi hakında görüşlerin tespiti
ABSTRACT PROFESSIONAL ARMY SYSTEM: A DIAGNOSIS OF PERCEPTIONS Işıkçı, Erol M.B.A., Department of Management Supervisor: Prof. Dr. Kamil Kozan July 2002 This study analyzes the perceptions about the concept of professional army. It aimed to find out the ideas and attitudes of the management people in defence sector toward being an army with totally professional soldiers. Recently, the effectiveness of the Army's personnel was questioned for being totally professional, and efforts to modernize it or set up a completely new system. This large-scale organizational change has been discussed on the framework of open- system theory. Although there may be various reasons for their perceptions, the reasons behind those perceptions are not investigated. The thesis will enable some information for further studies by picturing the present condition and finding the individual perceptions of respondents at all levels (upper, middle and lower levels) before the professional army established so that it gives a way for understanding how the social perception will change when the transformation is underway. Key Words: Professional Army, military systems, change, perception, transformation 11
Türkiye ve Cezayir`de ordu-demokrasi ilişkisi: AB`nin Akdeniz politikasının başarı ya da başarısızlığı
ABSTRACT MILITARY AND DEMOCRACY IN TURKEY AND ALGERIA: THE SUCCESS OR FAILURE OF THE EU'S MEDITERRANEAN POLICY Ayşe Aslıhan Çelenk M. A., Department of Political Science and Public Administration Supervisor: Dr. Aylin Güney September 2003 This thesis analyzes the relationship between the militaries and democratization in Algeria and Turkey within the context of the Euro-Mediterranean Partnership. Turkey and Algeria are the two countries which have a history of military's involvement in politics and whose armies are in an important position in terms of their political influence. In the thesis, the military-democracy relationship in Turkey and Algeria is incorporated into the framework of Euro-Mediterranean Partnership and the impacts of the Mediterranean policy of the EU over this relationship are analyzed by dealing with its basic premises, strengths and weaknesses in terms of promoting the establishment of democratic control over the militaries in the region. Key Words: Military, Democracy, Democratic control of the armed forces, Turkey, Algeria, EU, EUROMED. Ill
6360 sayılı Kanun'un mülki idare mesleği üzerindeki etkisi, Ordu ili örneği
Türkiye'de mülki idare sistemi köklü bir geçmişe sahiptir. Değişen dünya koşullarına göre mülki idare sistemimiz de değişim yaşamıştır. Son yıllarda devlette yerelleşme yönünde bir eğilim olduğu ortadadır. Bu yerelleşme eğilimi neticesinde Türkiye'de uygulamaya konulan 6360 sayılı Kanun, mülki idare amirliği mesleği üzerinde önemli etkiler yaratmıştır. Yaklaşık 150 yıldır uygulanan mülki idare amirliği mesleği artık bazı görev alanlarını terk etmiştir. Bu durum halkın gözünde mülki idare amiri algısını da değiştirmiştir. Bu bağlamda tez, 6360 sayılı Kanun sonrasında mülki idare amirliği mesleği üzerinde yaşanan algı değişimi, mesleğin geleceği, sunulan hizmetlerden memnuniyeti Ordu ili özelinde bir anket ile hem vatandaşlar hem de mülki idare amirleri gözünden incelemek amacıyla hazırlanmıştır.
1997 sonrasi Türkiye'de seküler hegemonyanın ve öznenin yeniden inşa siyaseti
This study aims to analyze the interrelation between hegemony and the subject within the case of the February 28 process, which refers to the military?s long-term project to reshape the Turkish social and political system which had brought the Islamist Refah Partisi (RP - Welfare Party) to the office after the 1995 general elections. It sets out to analyze through what mechanisms the military attempted to re-institute secularism and how the religious groups responded to this process.Taking the Gramscian approach to power at its theoretical background, this dissertation argues that studies on hegemony should go beyond the dichotomies such as domination versus resistance, or cooptation versus subversion. Instead, it offers multiple responses the subaltern subject may give. These ?strategies of survival? include exit, submission, liminal resistance, and violence.Framing Turkey?s ?postmodern coup? as a hegemonic project, this dissertation examines the coercive and consensual means employed by the military to refashion Turkey?s political, economic, and social texture. The responses of the religious subaltern are analyzed within the three case studies, which are the National Vision movement, the Islamic capital with special reference to the Islamic finance, and the Islamist music in the political, economic, and socio-cultural fields, respectively.The February 28 process became a milestone in Turkish politics that defined the political alignments in the subsequent decades. This dissertation argues that globalization and the adoption of Western norms have become a strategy of survival for the religious subaltern. While the post-Islamists adopted a pro-Western liberal approach, the secularists moved towards a more state-centered communitarian conception of politics.
Ordu örneğinde dindarlık-suç ilişkisi: Kuramsal ve ampirik bir deneme
Bu tez Ordu ili örneğinde dindarlık-suç ilişkisi üzerine ampirik bir çalışmadır. Tezin giriş kısmında araştırmanın varsayımları, kapsam ve örneklem ile ilgili bilgi verilmiştir. Araştırmamızın temel varsayımı suç işlemiş ve hüküm giymiş bireylerin dindarlık düzeyleri ile suça bulaşmamış bireylerin dindarlık düzeyi arasında anlamlı bir fark olacağıdır. Buna ek olarak suçun tekrarı ve çeşitliliği ile dindarlık düzeyi arasında ters bir orantı olduğu; suç işlemiş bireylerin çocukluk ve ilk gençlik yıllarında yeterli ve sağlıklı din eğitimi almadıkları düşüncesi de varsayımlarımız arasında yer almıştır. Kuramsal ve uygulama şeklinde iki ana kısımdan oluşan çalışmanın ilk bölümünde din, dindarlık ve suç kavramları ele alınmıştır. İkinci bölümde örneklem ve kontrol grubu hakkında bilgi verilmiş kullanılan dindarlık ölçeği ve mülakat soruları açıklanmış, akabinde bulgular ifade edilerek bu bulguların değerlendirmelerine yer verilmiştir. Sonuç kısmında çalışmanın kuramsal kısmı ile ilgili genel bir özet verildikten sonra uygulamada elde edilen veriler yorumlanmıştır. Sonuç itibariyle uygulama yaptığımız örnek özelinde çalışmanın başındaki varsayımlarımız önemli ölçüde doğrulanmıştır. Anahtar Kelimeler: Din, Dindarlık, Dindarlık-Suç İlişkisi.
Destekleme ve yetiştirme kurslarında görevli öğretmenlerin kurslara yönelik öz algı düzeylerinin incelenmesi (Ordu ili örneği)
Bu çalışmada, 2016-2017 eğitim öğretim yılında Ordu İli merkez ve ilçelerinde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı resmi okullarda çalışan destekleme ve yetiştirme kurslarında görevli öğretmenlerin kurslara yönelik öz algı düzeylerinin ölçeğin alt boyutları (sosyal olumsuzluk, akademik katkı, olumsuz öğrenci algısı, bireysel katkı) ile cinsiyet, yaş, hizmet süresi, okul türü ve okulun bulunduğu yere göre (yerleşim birimi) farklılaşıp farklılaşmadığı incelenmiştir. Araştırmada nicel araştırma yaklaşımlarından betimsel tarama yöntemi kullanılmıştır. Veriler, Uğurlu ve Aylar (2017) tarafından geliştirmiş olan "Destekleme ve Yetiştirme Kurslarına Dönük Öğretmen Öz Algı Ölçeği"nin evrenden küme örneklem seçimi yöntemiyle belirlenen 416 öğretmene uygulanmasıyla elde edilmiştir. Söz konusu ölçek 36 madde ve 4 alt boyuttan oluşmaktadır. Araştırmanın alt problemlerini, destekleme ve yetiştirme kurslarında görevli öğretmenlerin kurslara yönelik öz algı düzeylerinin ölçeğin alt boyutları ile öğretmenlerin yaşlarına, cinsiyetlerine, meslekî kıdemlerine, görev yaptıkları okul türlerine, okulun bulunduğu yere göre anlamlı bir farklılık gösterip göstermediği oluşturmaktadır. Veriler bilgisayar paket programlarından SPSS kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmada öğretmenlerin destekleme ve yetiştirme kurslarına ilişkin öz algılarının "Katılıyorum" düzeyinde olduğu belirlenmiştir. Öğretmenlerin öz algı düzeylerinin en yüksek olduğu boyut akademik katkı, en düşük olduğu boyut ise sosyal olumsuzluk olduğu görülmüştür. Cinsiyet değişkenine göre kadın öğretmenlerin erkek öğretmenlere göre daha yüksek öz algı düzeylerine sahip olduğu tespit edilmiştir. Genel olarak öğretmenlerin destekleme ve yetiştirme kurslarına dönük öz algı düzeylerinde cinsiyet değişkenine göre anlamlı bir farklılaşma tespit edilmemiştir. Meslekî kıdem değişkenine göre öz algı düzeyleri en yüksek olan grubun 1-5 yıl arası kıdeme sahip olan öğretmenler, en düşük grubun ise 21 yıl ve üzeri kıdeme sahip öğretmenler olduğu belirlenmiştir. Bununla birlikte araştırmaya katılan öğretmenlerin destekleme ve yetiştirme kurslarına dönük öz algı düzeylerinin meslekî kıdem değişkenine göre anlamlı bir farklılık göstermediği tespit edilmiştir. Aynı şekilde yaş değişkenine göre de anlamlı bir farklılık göstermediği belirlenmiştir. Araştırmaya katılan öğretmenlerin görev yaptıkları okul türü ile destekleme ve yetiştirme kurslarına dönük öz algı düzeyleri arasında akademik katkı ve bireysel katkı boyutlarında anlamlı bir farklılaşma tespit edilmemiştir. Ancak sosyal olumsuzluk boyutunda ortaokul değişkeni lehine, olumsuz öğrenci algısı boyutunda ise lise değişkeni lehine anlamlı bir farklılık oluştuğu görülmüştür. Öğretmenlerin görev yaptıkları yerleşim birimlerine göre akademik katkı, olumsuz öğrenci algısı ve bireysel katkı boyutlarında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık tespit edilmemiştir. Ancak sosyal olumsuzluk boyutunda ilçeler lehine anlamlı bir farklılık görülmüştür. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre bazı öneriler getirilmiştir.