Painters

68 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Yıldız Porselen Fabrikası ressamlarının dönemin sanat ortamındaki yerleri

19. yüzyıl, Osmanlı Devleti için "modernleşme" adımlarının atılmaya başlandığı ve bu doğrultuda birçok yeni kurumun açılmaya başladığı bir yüzyıl olmuştur. Padişah II. Abdülhamid Dönemi ile hız kazanan modernleşme adımları kültür ve sanat alanında da yansımasını bulmuştur. Sanayi-i Nefise Mektebi'nin açıldığı, arkeolojik çalışmaların ve uluslararası sergilere katılımın arttığı bu dönemde, devletin fabrikalaşma faaliyetlerinde de büyük bir artış görülmüştür. Modernleşen sanayi teknolojilerinin uygulanmaya çalışıldığı bu fabrikalardan biri de "Yıldız Porselen Fabrikası/ Çini Fabrika-i Hümayunu" olmuştur. Üretime başladığı yıldan itibaren pek çok sanatçının çalışmalar yaptığı bu atölye, sarayın prestijini yansıtması bakımından önem kazanmıştır. Ancak bu zamana kadar, Yıldız Porselen Fabrikası resim atölyesinde çalışan ressamlar ile dönemin sanat ortamındaki yerleri arasında bir bağlantı kurulmamış, fabrika resimhanesi ve sanatçılar ayrı ayrı değerlendirilmiştir. "Yıldız Porselen Fabrikası Ressamlarının Dönemin Sanat Ortamındaki Yerleri" isimli bu yüksek lisans tezinde ise, resimhanede çalışan ressamlar ile sanat ürettikleri dönem arasındaki bağlantıyı incelemek amaçlanmıştır. Söz konusu incelemede resim atölyesine dair arşiv belgesi kayıtları ile hatıratlar, ressamların dönemlerindeki yerlerine ışık tutmaları bakımından araştırmanın odak noktasına alınmıştır. Bu doğrultuda, ressamların fabrika resim atölyesi görevleri incelenmiş, arşiv belgeleri yardımı ile resimhanenin dönemin sanat ortamını belirleyici bir rol üstlenip üstlenmediğine dair araştırmalar yapılmıştır. Resim atölyesinde çalıştığı tespit edilen ressamların, aynı dönemde sanat çevresindeki konumları tartışılmıştır.

19. yüzyılAbdülhamid IIAsker ressamlar+7
Miray İnce Koç
Hacettepe University
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Türk çağdaş sanatında sanat nesnesi olarak beden kullanımı

Türk çağdaş sanatında sanat nesnesi olarak beden kullanımı" başlıklı bu çalışmada, Antik Yunan'dan başlayan bir tarih çizgisi boyunca sanatçının kendi bedeniyle ilişkisinin izi sürülmüş; öncü sanatçılar, akımlar ve sanat eserleri incelenmiştir. Oluşturulan bu temelin ardından, çağdaş Türk sanatında performans ve performatif eserler üreten sanatçılar ve işleri incelenerek detaylı bir okumaya tabî tutulmuştur. Tezin nihai amacı, Türk çağdaş sanatında, sanatçının bedeniyle ilişkisini keşfetmeye çalışarak, bu alanda bir kaynak yaratmaktır.

BedenBeden imajıModern sanat+4
Özge Yılmaz
Feyziye Schools Foundation Işık University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Osmanlı estetiğinde klasik romantik bireşimi Süleyman Seyyid

Osmanlı'da Batı tarzı resmin benimsenmesinde orduyu modernleştirme çabalarısonucunda kurulan askeri okulların etkisi büyüktür. 1773 yılında kurulanMühendishane-i Bahrî Hümayun, 1795 yılında kurulan Mühendishane-i Berrî-iHümayun ve 1834 yılında kurulan Mekteb-i Harbiye gibi okullarda resim dersleriverilmeye başlanır.Bu okullardaki resim dersleri, teknik anlamda Batılılaşmakisteyen Osmanlı Devleti'ne denk düşen bir öğretim programına sahiptir. Bunaparalel olarak, eğitim amacıyla yurt dışına öğrenciler yollanır.Yurt dışına gönderilen ilk ressamlar arasında, Ferik İbrahim Paşa, Hüsnü YusufBey gibi isimler yer alır. İkinci dönem Fransa'ya resim eğitimine giden sanatçılarOsman Hamdi, Şeker Ahmed Paşa ve Süleyman Seyyid'dir.19. yüzyıl Osmanlı resim sanatında natürmortları ile ün kazanmış bir ressam olanSüleyman Seyyid, doğal olanı doğallıktan çık artmamaya özen göstermiştir.Kompozisyonlarının geneline hakim olan sadelik doğayı severek gözlemlediğiningöstergesidir. Yalın şeylerin saf güzelliğini keşfeden bir göze sahiptir. SüleymanSeyyid'in kuvvetli gözlemi, onu düşsel görüntüler yerine görüneni betimlemeyesevk eder. Kullandığı parlak ışık ve yumuşak tonlar ile sanatçı gözlemlediğigerçeğe duygusallık katmıştır.

Osmanlı DevletiOsmanlı DönemiOsmanlı sanatı+4
Bilge Baş
Feyziye Schools Foundation Işık University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Türk ve batı resminde müziksel imge çözümlemesi

Bu çalışma Batı ve Türk resim sanatında müzikle bağı bulunan sanatçıların müziksel duyarlılıklarının sanatlarına nasıl yansıdığının incelenmesine yöneliktir. Sanatçıların sanat anlayışları üzerinden müziksel çözümlemeler yapılmaya çalışılmış; İmgede varolan müzik, sanatçılar ve eserleri üzerinden değerlendirilmiştir.19.yüzyılla beraber sanat, hem resim hem de müzik alanında köklü değişimleri de beraberinde getirir. İki sanat arasındaki etkileşimin tarihsel sürecini ve birbirlerinden ne denli etkilendiklerini ilk bölümde ele alınmıştır. İkinci bölümle beraber bir çok gelişmenin ışığında bilimsel yöntemler de dahil edilerek sesten renge incelenmiştir. Resim ile müzik arasındaki bağ ve ressamların görsel yaratı süreçlerinde müziğe olan ilgisi 20.yüzyılda soyut sanatla beraber oldukça güçlenir. Sanatçılar, müzikte duyumsadıkları güçlü etkiden resimde de yaralanmaya giderler. Soyut bir yapıya sahip olan müzik, sanat dalları içinde güçlü etkisini her daim göstermiştir. Soyut sanatla beraber ressamlar müzikten daha verimli bir şekilde yararlanma olanağı bulur. Böylelikle resim sanatındaki soyut anlayış müziği imgede aramada büyük kolaylık sağlar. Müziğe duyarlı ressamların sanat anlayışları içerisinde müziği konumlandırışları büyük farklılıklar taşır. Bu soyut olguyu resim yüzeyine aktarışları her sanatçının kendi sanat anlayışıyla şekillenir. Türk resminde de müziksel anlayış benzerlik göstermekle beraber süreç 1950 sonrasına tekabül eder. Türk sanatçıların resimsel sorunsallarına aradıkları müziksel cevaplar batılı sanatçılar gibi batı müziğinde yoğunlaşır. Buna karşın köklü Türk müziği kültüründen herhangi bir yararlanma görülmemektedir. Türk müziğine, sanat içerisindeki yerine, batı müziğiyle karşılaştırılmasına ve ressamların tutumlarına üçüncü bölümde yer verilmiştir.Sanatçıların müziği sanatlarına ne şekilde dahil ettikleri çalışmamızın dördüncü bölümünde dört ana kategori altında çözümlenmeye çalışılmıştır. Son kategori (müzik nesnesi ele alma) müzikle direk bir bağ kurmamakla beraber, tezin bütünündeki müzik çözümlemesine yardımcı işlevinden dolayı dahil edilmesi çalışmaya büyük fayda sağlamıştır. Diğer üç bölüm ise müziğin görselleştirilmesi ve müziğin etki gücünden resimsel yönde yararlanmaya yönelik çalışmaları içerir. Her sanatçı kendi kategorisinde resim yüzeyinde ya da derinlerde duyumsanan müziğiyle ele alınmıştır. Sonuç bölümüyle beraber ayrı ayrı ele alınan sanatçılara genel bir bakış yapılmış, bununla beraber benliğe işleyen müziğin ve yüzeysel etkili müziğin resimdeki rolüne açıklık getirilmiştir.

Batı resim sanatıMüzikMüzik sanatı+5
Berrak Aktan
Feyziye Schools Foundation Işık University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Çağdaş Türk resmindeki soyut eğilimler ekseninde Sabri Berkel

"Çağdaş Türk Resmindeki Soyut Eğilimler Ekseninde Sabri Berkel" adlı araştırmada Sabri Berkel'in yaşamı, sanatçı kimliği, eğitimci yönleri ve eserleri incelenmiştir. Araştırma bulguları literatür taramasından elde elde edilmiştir. Giriş bölümünden sonra ikinci bölümde klasik sanattan başlayarak, kübist resimler yapan Sabri Berkel'in soyuta yönelimlerini tanımlayabilmek için kübizim, analitik ve sentetik kübizmin tanımlarına yer verilmiştir. "Sabri Berkel" adlı üçüncü bölümde ''Sabri Fettah Berkel'in Yaşamı" alt başlığında; Sabri Berkel'in almış olduğu eğitim ve öğrenim gördüğü okulların sanatına olan yansımaları; 1927 yılında Belgrad Güzel Sanatlar Okulunda (Umetnicka Skola) ile başlayan İtalya'da 1929- 1935 yılları arasında Floransa Güzel Sanatlar Akademisi'nde, (Regia Accademia di Belle Arti) Fellice Carena'nın atölyesinde devam eden ve İstanbul Güzel Sanatlar akademisindeki sanatçı ve eğitimci kişiliğine dek uzanan süreç araştırılmıştır. Üçüncü bölümün diğer bir alt başlığında ise Sabri Fettah Berkel'in sanatı, resim anlayışı, sanat görüşleri, kullandığı teknikler eserleri üzerinden kronolojik bir sırayla verilmiştir. Araştırmanın dördüncü bölümünde, soyut denemeleri ve yeni biçem arayışlarına devam etmek için Avrupaya giden, Türk resminde soyut anlayışın önemli temsilcileri olan; Nurullah Berk, Cemal Tollu, Elif Naci, Fahrelnissa Zeid gibi ressamlar, ''Sabri Fettah Berkel'in Yaşadığı Dönemdeki Ressamlar" başlığı altında incelenmişlerdir. Türk resim sanatında önemli bir yere sahip olan Sabri Berkel, döneminin sanatını ve sanatçısını inceleyen araştıran yapısıyla, sanatıyla bir kimlik oluşturmuştur. Sanatçının derdinin eser üretmek olmadığı çalışmalarına bakar bakmaz anlaşılmaktadır. Resmin biçeminin içerikle birleştiği ve altında sorgulayan bir felsefenin yattığı görülmektedir. Her ne kadar Türk sanatı içinde Sabri Berkel'in soyut eserleri, batıya özgü eğilimler gösterse de sanatındaki kaligrafi, ebru sanatı, leke, geometrik soyutlamalarındaki doğulu izler, onu bu coğrafyanın önemli sanatçılarından biri yapmaktadır. Anahtar Kelimeler: Türk resmi, Sentetik Kübizm, Analitik Kübizm, Sabri Berkel.

Berkel, SabriKübizmModern resim sanatı+6
Ayşe Derya Tatari
Feyziye Schools Foundation Işık University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Deniz Bilgin sanatının ikonografik çözümlemesi

Bu tezin temel amacı, Batı ve Türk sanatında ortaya konmuş öyküleştirilen illüstrasyonların incelenmesinin akabinde ressam Deniz Bilgin'in öyküleştirilen illüstratif resimlerinin ikonografik çözümlemesinin yapılmasıdır. İlk bölümde İllüstrasyon ve ikonografi kavramları açıklanmış, sonraki bölümde Batı ve Türk sanatındaki öyküleştirilen illüstrasyon örnekleri incelenmiştir. Son bölümde ise Deniz Bilgin'in 2004 yılında gerçekleşen sergisinde yer alan resimleri öyküleştirme kavramından yola çıkılarak ikonografik incelemeye alınmıştır. Anahtar kelimeler: Sanat, resim, illüstrasyon, ikonografi, Deniz Bilgin

Bilgin, DenizResim sanatıResimler+3
Melis Coşkun
Feyziye Schools Foundation Işık University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Semiha Berksoy'un figürlerinde kimlik arayışı

Semiha Berksoy neredeyse bir asır dolu dolu geçen sanat yaşamıyla modern ve çağdaş Türk sanatının en önemli isimlerinden birisidir. Türkiye'nin ilk kadın opera sanatçısı olmasının yanı sıra tiyatro, edebiyat, sinema ve görsel sanat gibi farklı disiplinlerde de pek çok işe imza atmıştır. Tüm disiplinleri birbirine bağlayan gesamkunstwerk (tümel sanat) felsefesiyle sanat yapmıştır. Görsel sanatlarda hiçbir sanat topluluğuna ve akıma ait olmadan kendi yörüngesinde, üslup sorunu çekmeden, sanatın merkezine kendini alarak özgün bir üretim dili geliştirmiştir. Buradan hareketle tematik ve kategorik bir incelemenin yolunu açacak ortak imgeler kullanmıştır. Semiha Berksoy'un resimlerindeki imgelerin kaynağını anlamak ve bunların kullanımını değerlendirmek için eserlerin dışına çıkmak, anlam dünyasına girmek gerekmektedir. Zira kendi kişisel hayatından taşan imgelerin kaynağı anlaşıldığında portre ve otoportelerindeki anlamlar bulunmuş olur. Bu çalışmada resimlerin incelemesi yapılırken yanlış veya öznel saptamalara gidilmemesi ve imgelerin doğru kaynağına ulaşmak adına sanatçının biyografisi referans alınarak "sanatçıya dönük eleştiri" metodundan yararlanılmıştır. Sanatçının ailesine, yaşadığı yerlere, yakın çevresine ve onu besleyen tüm yaşam detaylarına dair detaylı bir okuma yapılarak bu kaynaklar çeşitlendirilmiştir. Ressam kimliğini bilimsel bir biçimde ortaya koymak adına sanatçının hayatı ve diğer sanat dallarındaki kariyeri de farklı başlıklar altında incelenmiştir.

Berksoy, SemihaFigürFigüratif resim+4
Hamra Aydın Koyuncu
Feyziye Schools Foundation Işık University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Resim sanatında mekân olgusu( Türk resim sanatında mekân açısından D grubu ressamları)

Resim sanatının tarihi gelişimi incelendiğinde, mekân olgusu her dönemde karşımıza çıkmaktadır. Resim sanatında mekânın gelişiminin dönemlere göre farklı biçimlerde yorumlanmış olduğunu görmekteyiz. M.Ö. 4500'e kadar uzana Mısır medeniyetinde inanç ağırlıklı olan sanat yapıtlarındaki mekan olgusu Yunan sanatında farklı bir boyut alırken, Ortaçağda farklı bir boyuta kavuşmuştur. Rönesans sanatında mekân bilimselliğe doğru yol alırken Modern dönem sanatında ise mekân olgusu parlaklığını yitirmeye başlamıştır. Resimde mekân olgusu, resmin biçimsel anlamda ele alınabilecek bir özelliği olduğu kadar, belli düşünce ve bakış açıları ile ilişkisi bakımından da bir inceleme konusu olduğunu görmekteyiz. Sanat alnında önemli olduğunu düşündüğümüz "Mekân" olgusunu araştırmak ve bunu Türk resim sanatına Batı sanatının güncel akımlarını getiren D grubu ile ilişkilendirmenin önemli olacağı düşüncesinden hareketle gerçekleştirdiğimiz "Resim Sanatında Mekân Olgusu (Türk Resim Sanatında Mekân Açısından D grubu Ressamları)" adlı bu araştırma literatür taraması şeklinde yapılmıştır. Araştırma için görsel ve yazılı kaynaklardan elde edilen veriler kullanılmıştır. Araştırmanın temel hareket noktası sanatsal, sosyal, teknik, düşünsel v.b. etkenler paralelinde konuya yaklaşmak ve Türk Resim Sanatında D grubu ressamların eserlerini analiz ederek mekân yönünde değerlendirmektir. Bu araştırmayı gerçekleştirirken, tezin giriş bölümünde, problemin tanımı yapılmış, çalışmanın amacı, önemi, kapsamı ve yöntemi açıklanmıştır. İkinci bölümde, kavramsal çerçeve bulunmaktadır. Burada Birnci alt başlık olarak olarak sanat ve mekân kavramaları ele alınmış olup mekân olgusunun resim sanatındaki varoluş çabası incelenmiştir. İkinci alt başlıkta resim sanatında mekân kavramını etkileyen sanat elemanları ele alınıp resim sanatında mekân oluşumuna katkılarından söz edilmiştir. Üçüncü alt başlık oılarak resim sanatında mekân kavramını etkileyen sanat ilkelerinin açıklamaları yapılmıştır. Dördüncü alt başlıkta çalışmada resim sanatında mekân olgusunun tarihsel gelişimine genel olarak bakılmış olup dönemler itibariyle mekân olgunun oluşum çabaları incelenmiştir. Beşinci alt başlıkta batılılaşma döneminde Türk resim sanatında mekân olgusu irdelenerek kavramsal çerçeve dahilinde dünyada ve ülkemizde gelişen ekonomik, sosyo–kültürel ve endüstriyel gelişmeler doğrultusunda resim sanatında mekân olgusunun oluşumunda hazırlayıcı faktörler ele alınmıştır. Altıncı alt başlıkta çalışmanın ana problemi olan Türk Resim Sanatında kırılma noktası sayılan batılılaşma dönemi faaiyetleri sonucu kurulan sanat hareketlerinden D grubu ressamlarının mekân açısından eserleri incelenerek ele alınmıştır. Araştırmanın yedinci alt başlığında ise çalıştığımız tez konusunda benzer ilgili araştırmalara yer verilmiştir. Tezin üçüncü bölümde ise tezin bütün bölümlerin incelenmesi doğrultusunda genel değerlendirmesi yapılarak sonuç ve önerilere yer verilmiştir. Yaptığımız araştırmada sonuç olarak, sanat tarihinin her döneminde sanatta mekân olgusu gündemde olmuştur. Türk resim sanatında batılılaşma hareketleri doğrultusunda kurulan D grubu, kendisini gerçekleştirme çabalarını devam ettirirken resim sanatında mekân olgusunu Kübist ve Konstrüktivist akımlarda aramışlardır. Soyutlamaya doğru yol alan bu akımların Rönesansta ortaya konan mekân olgusundan olabildiğince kaçtıkları ve resimde satıhlaşmaya yöneldikleri görülmektedir. Aynı yolda ilerlemeye çalışan D grubu ressamalrı da Rönesansın baştacı ettiği bilimsel perspektifi ikinci plana iterek soyut uygulamalarda mekan oluşturmaya ve iki boyutun eğemen olduğu kompozisyonlara yönelmiştir. D grubu iki boyutlu kompozisyonlara yönelirken esin kaynağı sadece Batı olmamıştır. Türk geleneksel sanatları iki boyutlu yönüyle D grubuna esin kaynağı olmuştur. Anahtar Sözcükler Mekân, Resim Sanatında Mekân, D grubu.

D grubuMekanMekan temsilleri+4
Cengiz Ayşin
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

19. yüzyılda İngiliz kadın ressamların gözünden Osmanlı dünyası: VAM Searight koleksiyonu

Bu çalışma, çeşitli nedenlerle Doğu coğrafyasında bulunan İngiliz kadınların, Victoria & Albert Müzesi (VAM) Searight Koleksiyonu'nda yer alan Doğu konulu resimleri üzerinden, kadınların Oryantalizmini, Doğu'ya ve Doğulu hemcinsine olan yaklaşımını ele almaktadır. Çalışmanın amacı, Searight Koleksiyonu öncelikli olmak üzere, kadın gezginlerin Doğu serüveninin izlerini sürmek, yerli halk ve kültürlerle olan ilişkisini belirlemek, bunların kadın belleğinin yazılı ve görsel kayıtları üzerindeki yansımalarına ışık tutmak, bunları veriler üzerinden belgelemek ve değerlendirmektir. Sanayileşme atılımlarıyla dünyanın en güçlü İmparatorluğu haline gelen 19. yüzyıl İngiltere'sine damgasını vuran romantizm ve Oryantalizm akımlarının etkisi, Doğu-Batı ilişkilerinin ve iki kültür arasındaki yakın temasın giderek artmasını ve bunları karşılamak üzere eserler üreten bir sanatçı grubunun oluşmasını beraberinde getirmiştir. Bir akım olmaktan çok, Doğu konulu olması bakımından ayrı bir kategoride yer alan ve zaman içinde kendine has özellikleriyle gelişim gösteren Oryantalist eserler, kimi zaman sanatçıların Doğu seyahati deneyimi olmaksızın hayali tasvirler üzerinden üretilen, belirli imgeler aracılığıyla yerel toplulukları hedef alan bir ötekileştirmenin ve ayrımcılığının hissedildiği örnekler olmuştur. Batılı hegemonyanın kurguladığı tasvirlerde durağan, bakımsız, sefil, vahşi, egzotik ve erotik imgeleriyle sunulan Doğu sahneleri, eril gözün bir yansıması olarak çeşitli biçimlerde varlığını göstermiştir. Doğu kadını da bu yerleşik anlayıştan payını alarak odalık figürlerinde, hamam sahnelerinde, köle pazarlarında, cariyelerin günlük yaşam sahnelerinde Batılı erkin bakış açısı üzerinden temsil edilen bir özellik kazanmış, 20. yüzyıla uzanan tarihi süreçte yerleşik bir imge haline gelmiştir. Çalışmada, geçmişten beri Batılı erkek gezginlerin egemenlik alanı olan Doğu kentlerinde, 19. yüzyılın ortalarından itibaren kendine yer bulmaya başlayan Batı kadınının, bu Oryantalist geleneğe olan tavrı ve Doğulu hemcinsiyle olan ilişkisinin eserler üzerindeki yansımalarının belirlenmesine çalışılmıştır. Bu amaçla VAM'da eserleri olduğu tespit edilen kadın sanatçıların biyografileri, eğitimleri, seyahat metinlerinde neleri kayıt altına aldıkları, Doğu topraklarına geliş nedenleri ve eserlerine ilişkin detayları, dönemin siyasi ve kültürel koşulları göz önüne alınarak aydınlatılmaya çalışılmıştır. Anahtar Sözcükler: 19. Yüzyıl, Doğu-Batı İlişkileri, Oryantalizm, Kadın Seyyahlar, İngiliz Kadın Ressamlar

19. yüzyılDoğu-Batı ilişkileriKadın ressamlar+6
Zekiye Reyhan Aslan
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Michael Astrapas ve atölyesi

Michael Astrapas ve atölyesi on dördüncü yüzyılda Makedonya ve Sırbistan'da bulunan anıtlarda çalışmıştır. Çoğunlukla anonim kalan Bizans ressamları, dönemin değişen siyasi, ekonomik, sosyal ve kültürel durumları nedeniyle imzalarını anıtlara bırakarak kendilerini göstermeye başlamışlardır. Kiliselerde korunmuş imzalar, yazıtlar ve yazılı kaynaklar birçok ressamın kimliği, profili, eğitimi ve atölyelerin organizasyonuna dair bilgi vermektedir. Michael Astrapas ve atölyesi yaklaşık yirmi beş yıllık süre boyunca bir dizi kilisenin freskolarını yapmıştır. Söz konusu eserlerden yola çıkarak ressamların ikonografi ve üslup açısından yaklaşımları Geç Bizans kültürü ve resmi genel çerçevesi içinde ele alınmaktadır.

AnıtlarAstrapas, MichaelBizans Dönemi+6
Gülşah Uslu
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Çallı kuşağı resminde mimarinin kullanımı

ÖZET Çallı Kuşağı sanatçıları çalışmalarında, çeşitli mimari yapı ve öğeleri bazen resimlerinin ana konusu olarak bazen de konuyu güçlendirici, destekleyici bir unsur olarak sıklıkla kullanmışlardır. Yurt içi ve yurt dışında resmettikleri eserleri incelendiğinde; neredeyse aynı yer ve aynı açıdan birden fazla defa aynı mimari yapı ve ya öğeyi çalıştıkları görülmektedir. Türk Resim Sanatı'nda 1914 Kuşağı, Çallı Kuşağı, Meşrutiyet Kuşağı, Türk İzlenimcileri – Türk Empresyonistleri gibi isimlerle anılan Kuşak ressamlarının sanatsal çizgilerinde tek bir akımın etkisi görülmemekle birlikte ortak bir üsluptan bahsetmek de zordur. Eserlerinde, Akademizm'in çizgi, perspektif ve konturlarına, Oryantalizm'in İslam mimarisi ve geleneksel giysili figürler içeren görünümlerine, Gerçekçilik akımının nesneleri idealize etmeden tüm aksak, kırık, dökük yönleriyle aktaran toplumsal gerçekçi duruşuna, Barbizon Okulu ve İzlenimciliğin doğadan çalışma prensibine, Romantizmin insani duyguları ön plana çıkaran anlatımına, İdealizmin hayal ürünü, fantastik motiflerine, Simgeciliğin, soyut anlatım diline, Fovizm'in nesneden bağımsız, konturları belirgin, canlı renklerine, Dışavurumculuğun çarpıtma ve abartı içeren resim diline, Geç-İzlenimci Cezanne'ın kare, silindir gibi geometrik formlara ayrılmış, yoğun renklerine rastlamak mümkündür. Çallı Kuşağı ressamlarının mimari konulu eserleri incelendiğinde, Paris eğitimleri sırasında ya da yurtdışı seyahatlerinde gezip gördükleri sergi ve müzelerde etkilendikleri Avrupalı sanatçıların resimleriyle konu seçimi, kompozisyon ve üslup anlamında oldukça benzer hatta bazen aynı denilebilecek yakınlıkta oldukları görülmektedir. Bu eserlerde, Avrupalı ressamların çalışmalarında görülen, göge uzanan kulelerin yerini minarelerin, kiliselerin yerini camilerin, botların yerini ise kayıkların aldığı görülmektedir. Bu durum, Kuşak ressamlarının eğitim gördükleri Paris Güzel Sanatlar Akademisi ve Julien Akademisi'nin öğretisinin temelinde yer alan Neo-Klasik ressam Ingres'nin sanatsal yönlendirmesi kapsamında değerlendirilebilir.

MeşrutiyetMimariMimari yapı+7
Cemre Aslan Özdemir
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessEN

The sand silts up your colour - box: The art of nineteenth - century women travelers and the imagining of the Ottoman Empire

Throughout the nineteenth century, hundreds of women travelers from Western Europe and North America sketched in Ottoman lands. For many, sketching was not only a tool for active observation, but a means of interaction. Drawing on the artworks and written accounts of these "traveler-sketchers", this thesis discusses the cultural phenomenon of women's travel art of the Ottoman Empire, situating it in the context of nineteenth-century orientalism, art, travel and society. Beginning with an overview of the origins and sociology of women's travel sketching, it evaluates the impact of sketching on perception. It examines the role of gender and professionalism in women's travel art of Ottoman lands, and the contiguities between women traveler-sketchers, and nineteenth-century female professional scientific illustrators. Finally, it evaluates women's travel art as the record of lived experience. The act of sketching often caused artists to become the observed objects of their intended subjects. "Picturesque" Ottoman locals frequently stepped out of the frame and spoke back: critiquing images, suggesting subjects, running away, posing, laughing, becoming angry, demanding payment, offering ink, or even taking up the pen to annotate their own portraits. This thesis surveys and evaluates a variety of these documented responses, and considers how drawing often served as a social bridge across linguistic and cultural barriers. Evaluating the experiential, gendered dimension of travel art enables this thesis to examine both Orientalist art and orientalism in a new light.

19. centuryWomen paintersOttoman State+2
August Sıena Cohn Thomas
Boğaziçi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Resimde aile kavramının duygusal ifade biçimleri

Bu çalışma, "Resimde Aile Kavramının Duygusal İfade Biçimleri" başlığı altında, aile ve evlilik kavramlarının tanımlarını derinlemesine ele alarak kapsamlı bir inceleme sunmaktadır. Araştırmanın odak noktası; sanatçıların geçmiş yaşantılarından, deneyimlerinden veya o anki gündelik durumlarından yola çıkarak aile kavramını tablolarına nasıl yansıttıkları ve bu eserlerdeki aile ile duygu kavramlarının izleyicide hangi duygusal tepkilere yol açtığını anlamaya yöneliktir. Çalışma; aile temalı sanat eserlerinin çeşitli duygusal ifadelerini ve bu ifadelerin izleyici üzerindeki etkilerini araştırarak sanatçının aile kavramını nasıl ifade ettiğini ve bu ifadelerin toplumsal, bireysel düzeyde hangi duygusal yankıları uyandırdığını analiz etmeyi amaçlamıştır. Tezin tanımlar kısmında, çalışma kapsamında kullanılan ana kavramlar detaylı bir şekilde açıklanmıştır. İlgili alan yazın bölümünde, sosyoloji disiplini çerçevesinde aile, evlilik ve duyguların tanımları kapsamlı bir şekilde ele alınmıştır. Duygu ve aile kavramlarının birbirleriyle olan ilişkisi detaylı bir şekilde incelenmiş ve bu kavramlar üzerinde sanat eserlerine işleyen ressamların çalışmaları analiz edilmiştir. Rönesans Dönemi'nden günümüze kadar sanatçıların tablolarını oluştururken geçmişte yaşadıkları belirli olayları yaşamış olup olmadıkları araştırılmış, bu bağlamda sanat eserlerinin duygusal ve tematik arka planları ele alınmıştır. Bulgular ve yorumlar bölümünde, "Tabloya Dökülen Duygular" başlığı altında, kendi çalışmalarım üzerinden elde edilen verilerle desteklenen analizler sunulmuştur. Bu analizler, sanatçıların eserlerinde ifade ettikleri duygusal temaların aile kavramıyla nasıl ilişkilendirildiğini ve bu temaların sanatsal temsilindeki etkilerini kapsamlı bir biçimde değerlendirmeyi amaçlamaktadır.

AileRessamlar
Öznur Gündüz
Balıkesir University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Oryantalist resimlerde yer alan Anadolu halılarının incelenmesi ve geleneksel tekstil teknikleriyle yeni uygulama yorumları

Oryantalizm, Napolyon'un 1798 Mısır Seferi ile başladığı kabul edilen ve Doğu Bilimi (Şarkiyatçılık) anlamı taşıyan bir kavramdır. Batı dünyasının Doğu'yu algılayış şekli olarak da tanımlanabilen Oryantalizm, 18. yüzyılın sonlarında başlayıp 20. yüzyılın başlarına değin bilim ve sanat alanlarında Batı coğrafyasını etkisi altına almıştır. Batılı ressam, tüccar ve gezginler ülkelerinden siyasi nitelikler taşıyan görevler alarak Doğu'ya seyahat etmişler, bu seyahatler sonucunda ise görsel belge niteliği taşıyan Oryantalist resimlerin yer aldığı kitap ve kataloglar ortaya çıkmıştır. Bu resimlerin etkisiyle Batı'dan Doğu'ya ticaret, turizm gibi alanlarda gelişmeler meydana gelmiştir. Oryantalist resim bir akım değil, konular bütünüdür. Oryantalist ressam olarak nitelendirilen sanatçılar, yaşadıkları dönem içerisinde ilgi gören Doğu topraklarını ve oradaki yaşantıyı benimsedikleri akımlar ile resmederek, her biri Doğu'yu kendi bakış açılarıyla yansıtmıştır. Doğu topraklarını ziyaret ederek resmeden ressamlar olduğu gibi, ziyaret etmeden, sadece hayal gücünü kullanarak resim yapan sanatçılar da ortaya çıkmıştır. Bu ressamlar tablolarında, edebi yapıtlar ve seyyahların notlarından ilham almışlar, kendi hayal dünyaları ile dönemin popüler kültürünü sentezleyerek resimlerini meydana getirmişlerdir. Doğu mimarisinin tüm detaylarıyla resmedilmeye çalışıldığı Oryantalist resimlerde kullanılan halılar, en çok dikkat çeken eşyalardan olduğu için çoğu ressam tarafından önemli bir detay olarak kullanılmıştır. Oryantalizm ve Oryantalist resim; ülkemiz için önem taşıyan bir konudur. Batının Anadolu'ya ve Türk kültürüne ilgisi nedeniyle oluşan oryantalist resimler ve bu resimlerde yer alan Anadolu halıları, kültürümüz hakkında belge niteliği taşımakta ve büyük önem arz etmektedir. Bu çalışma ile öncelikle Oryantalist resmin estetiği incelenmiş, Oryantalist estetik anlayışıyla yapılan bu resimlerdeki Anadolu halılarının öne çıkarılması hedeflenmiş ve resmedilen halılardan yararlanılarak yeni tasarım ve uygulamalar oluşturulmuştur. Anahtar kelimeler: Anadolu, Geleneksel, Halı, Oryantalizm, Oryantalist, Resim, Tekstil.

Duvar halı sanatıGeleneksel Türk sanatıHalılar+5
Özgecan Bülbül
Mimar Sinan Fine Arts University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de Cumhuriyet öncesi-sonrası kadın'ın konumu ve baskıresim alanındaki varlıkları hakkında bir analiz

19. yüzyılın ortalarına kadar Avrupa‟da ve Cumhuriyet Öncesi Türkiye‟sinde ataerkil bir yapı egemendi. Bu yapıya göre erkek, üst bir değer taşırken kadın, özel alana ait olarak görülüp hukuki ve sosyal hiçbir hakka sahip olmadan neslin devam etmesi için yaşayan bir varlık olarak konumlanmıştır. Osmanlı Devleti‟nde ise II. Meşrutiyet‟le beraber kadın haklarında birtakım düzenlemelere gidilmişse de kadının özgürleşmesi Cumhuriyet Rejimi ile mümkün olmuştur. İncelenen toplumlarda kadınlar, bilim, edebiyat ve diğer dallarda olduğu gibi sanat alanından da uzunca bir süre uzak tutulmuşlardır. Cumhuriyet Öncesi Türkiye‟sinde kadınlar için sanat eğitimi, Mihri Müşfik Hanım‟ın çabaları sonucunda İnas Sanayi-i Nefise Mektebi açılana kadar çoğunluğu azınlık ve Levanten olan ailelerin kızlarına aldırdıkları özel derslerle sınırlı kalmıştır. Tuval sanatı, asıl olarak Cumhuriyet Dönemi‟yle gelişmeye başlamış, baskıresim ise askeriyeye hizmet etmek amacıyla kullanılan bir teknik olarak kalmıştır. Serbest sanat çalışmaları ise ilk defa Cumhuriyet Dönemi‟nde uygulanmaya başlamıştır. Ancak resim sanatı gibi hızlı bir gelişme sağlayamamıştır. Çünkü baskıresim sanatının uygulanabilmesi dönemin olanaklarına göre zordu. Ancak bazı sanatçıların özel çabaları sayesinde uygulanmaya başlandı ve olanakların artmasıyla da hem baskıresim sanatı önem kazandı hem de Türk kadın baskıresim sanatçıları sayıca artarak Türk baskıresim sanatında azımsanamayacak bir yere sahip oldular. Ancak literatürlerde Türk kadın baskıresim sanatçılarının birçoğunun adı bile geçmemektedir. Algılanan bu durum ise araştırmanın amacını oluşturmaktadır.

Baskı resimKadınlarResim sanatı+3
Nesli Sisli
Anadolu University · Institute of Fine Arts
2015
10
Master'sOpen AccessTR

Türk kaligrafi tarihi özelinde Etem Çalışkan

Yazı topluluklar halinde yaşamanın sonucu olarak, ihtiyaçlar doğrultusunda ortaya çıkmıştır. Tarihi boyunca, neredeyse bütün medeniyetler tarafından kabul edilmiş, kullanılmış ya da değişime uğratılmış olan yazı, zamanla iletişim amacının yanı sıra sanatsal yaklaşımların da en temel malzemelerinden biri halini almıştır. Osmanlı Döneminde Arap "elifbası" (alfabesi) olarak kullanılan ve 28 harften oluşan alfabe ile dönemin koşulları nedeniyle tasfir yapamayan halk, yazıya, sanatsal değerler yüklemiş ve hat sanatı'na (hüsn-i hatta) ulaşmıştır. Cumhuriyet'in ilanından sonra harf inkılabının kabulü ile latin harfleri kullanılarak, batı kültürlerinde var olan kaligrafi sanatına ulaşılmıştır. "Yazıya değer verme ve güzelleştirme" temelinde hat sanatı ile buluşan kaligrafi sanatı, hat sanatından etkilenmiş fakat disiplin bakımından farklılık göstermiştir. Doğumu harf inkılabı ile aynı yıla denk gelen ve ömrünü yazı sanatına adayan Etem Çalışkan, yüksek öğrenim yıllarından bugüne kadar üreten ve üretmeye devam eden usta bir isimdir. Cumhuriyet'in ilk yıllarında, güzel sanatlar alanında yazı eğitimini Türkiye'ye taşıyan ve Türk alfabesi ile kaligrafik eserler ortaya çıkaran Emin Barın'ın atölye öğrencisi ve asistanı olmuştur. "Geçmişten günümüze bütün önemli isimler, kayıplarının ardından değer bulmuştur." görüşünden yola çıkılarak, kaligrafi sanatını tüm ustalığı ile yaşatan Etem Çalışkan'ı tarihe olan tanıklığı ve bu süreçteki deneyimleri ile bir bütün olarak ele almak ve ölümsüzleştirmek gerekliliği, bu çalışmanın temelini oluşturmaktadır. Anahtar Kelimeler Yazı, Kaligrafi, Hat Sanatı, Tipografi, Elifba (Alfabe)

BiyografiEl sanatlarıRessamlar+3
Emel Koru
Anadolu University · Institute of Fine Arts
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Çağdaş Türk resim sanatında Yüksel Arslan ve eserlerinin incelenmesi

Bu araştırma "Çağdaş Türk Resim Sanatında Yüksel Arslan ve Eserlerinin İncelenmesi" konusunu içermektedir. Araştırma Yüksel Arslan'ın yaşadığı yıllar ile sınırlandırılarak, Türk resim sanatının tarihsel gelişimi içerisinde Yüksel Arslan'ın yaşamı, sanat anlayışı, eserleri çağdaşları ekseninde yorumlanarak ele alınmıştır. Yüksel Arslan'ın kişisel hayatı ve sanatı ile ilgili yazılmış olan kitaplar, dergiler, makaleler ve tezler literatür tarama yöntemi ile incelenmiştir. Araştırmanın amacı; sanatçının yaşadığı dönemde Türkiye'deki sanat hareketlerini incelemek, sanatsal ve sosyo-politik gelişmeler çerçevesinde, Arslan'ın yaşamını, eğitimini, sanat anlayışını çağdaşlarıyla arasındaki farkı ve eserlerini incelemektedir. Yüksel Arslan, Türk resim sanatında özgün sürrealist eserleri ile öne çıkmış bir sanatçıdır. Güzel Sanatlar Akademisi'ne gitmek yerine Sanat Tarihi Bölümü'nde okumayı tercih eden sanatçının okuduğu bölüm, çocukluğunu geçirdiği çevre ve okuduğu kitaplar, dışavurumcu esintiler taşıyan eserlerini oluşturmasında önemli rol oynamıştır. Sanatçı, Anadolu uygarlıklarını ve geleneksel halk sanatlarını araştırarak kendi tekniğini geliştirmiştir. 1961'den itibaren Paris'te yaşamaya başlayan sanatçı, dönemin sanat eleştirmenleri tarafından beğenilmiş, tasvir ve nakış geleneğine bağlı özellikleri, minyatür sanatından da etkilenerek fallik semboller ile geleneksel sanatta olmayan cinselliği işlemiştir. Araştırmada, yapmış olduğu figürleri stilize ederek kendine has üslup geliştiren sanatçının, okuduğu kitaplardan esinlenerek, insanlığın psikolojik, entelektüel varoluşu ve dünya siyasetiyle ilgili başka bir dil oluşturduğu ve çağdaş Türk resim sanatında benzeri görülmeyen özgün eserler ürettiği tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Çağdaş Türk Resim Sanatı, Yüksel Arslan

Arslan, YükselModern resimModern resim sanatı+3
Hilal Gürensoy Şener
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türk resim sanatında biçim kavramı ve Mübin Orhon'un resimlerinde soyutlama anlayışı

Resim sanatının ilerleme sürecinde 19. yüzyılda meydana gelen toplumsal ve psikolojik sorunlar, sanatçılarda yeni bir biçim dili oluşturmaya yönelmiştir. Avrupa Resim Sanatı'nda 1910'lardan sonra soyut anlatımda, Kübizm'in önderliğinde, Geometrik soyutlama, Dadaizm, De Stijl, Süprematizm gibi çeşitli akım başlıkları altında toplanabilen soyut yaklaşımlar gelişmiştir. Avrupa'nın yanı sıra Türkiye'de Türk Resim Sanatı'ndaki ilerleme süreci Cumhuriyet Dönemi ile belirginleşen Batı resim anlayışının etkileri oldukça görülmekle birlikte soyutlama alanında gelişmeler 1940'lı yıllardan sonra ortaya çıkmıştır. Çağdaş Türk Resmi'nde yer alan soyutlama sınıflandırılması; Geometrik Soyutlamacılar, Geometrik Non–Figüratifler, Lirik Soyutlamacılar, Lirik Non- Figüratifler'dir. Biçimci anlayış kapsamında eserler üreten Türk ressamlar arasında Adnan Çoker, Ferruh Başağa, Zeki Faik İzer, Devrim Erbil, Abidin Dino, Bedri Rahmi Eyüboğlu ve Mübin Orhon olarak bilinmektedir. Türk Resim Sanatına soyut kavramını çok iyi bir şekilde aktaran sanatçılardan biri olan Mübin Orhon'un gerek Paris sanat ortamında yaşadığı tecrübeler gerekse ruhsal ve psikolojik resim analizleri Çağdaş Türk Resmini önemli bir yere getirmiştir. Lirik non-figüratif soyutlama anlayışı bağlamında Mübin Orhon'un ve sanat hayatı içerisinde bulunduğu eserlerinde retrospektif açıdan dönemleri; Geometrik Soyut Dönem, Lekesel Soyut Dönem, Şiirsel Soyut Dönem ve Monokrom Dönem olarak sıralanabilir. Sanatçı resimlerinde, tema olarak kullandığı yalınlık ve genellikle iki karşıt lekenin değerlerinden oluşan resimler üretmiştir. Orhon'un sanatının en belirgin dönemi olan Monokrom Dönemi'nde sadece renk ve ışığın ön planda olduğu aynı zamanda Mevlana'ya uzanan mistik bir içerik arayışında biçimsel değerleri derin bir duyuş özüne kavuşturması günümüz sanatında yeni bir ifade biçimi olarak ilham kaynağı niteliğindedir. Anahtar Kelimeler: Biçim, Türk Resim Sanatı, Soyut Sanat, Mübin Orhon

BiçimOrhon, MübinResim sanatı+5
Günay Bakırcılar
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sanal müze arayüz tasarımı: Ressam Ahmet Yakupoğlu Sanal Müze uygulaması

İnternet hem kişisel hem de kurumsal olarak çağımızın gereksinimlerinden biri haline gelmiş bulunmaktadır. Bundan dolayı her birey veya kurum, teknolojik olarak sanal ortamın sağladığı imkanlar ölçüsünde işlemlerini gerçekleştirmektedir. Bu gelişmeler sayesinde her alanın kendisini internet ortamına entegre etmesi gerekmektedir.İnternet teknolojisi içerisinde her bir tasarımın görünen yüzü olan arayüz tasarımlarının, bilgiye ve görsellere ulaşımı kolaylaştırması gibi işlevel özelliği yanında, grafik tasarım ve estetik açıdan da bir örnek olması bakımından önemi büyüktür. Her bir arayüz tasarımı, kullanıcıya en kolay bir şekilde ziyaretçiyi bilgiye ulaştırma görevini yüklenmiştir. Bu anlamda sanal müzeler, ziyaretçiyi veya araştırmacıyı müzelerdeki kültürel, tarihi, sanatsal veya bilimsel bilgiye anında ulaştırabilmektedir. Bu sayede hem ulusal hem de evrensel anlamda o milletin kültür-sanatının paylaşımını kolaylaştırabilmektedir.Ahmet Yakupoğlu, Türkiye'nin ender sanatçılarından biridir. Onun sanat anlayışının kavranması, eserlerine kolay erişilebilmesi için çağın teknolojik imkanlarından yararlanılarak Grafik Tasarım ilkelerine göre sanal müze oluşturulması, tüm ziyaretçilerin izlenimine sunulması, bu alandaki bir boşluğu doldurması açısından son derece önemlidir. Bu yüzden grafik tasarım açısından gelecekte internet kullanımının ve sanal müze uygulamalarının artacağı dikkate alınarak, Ressam Ahmet Yakupoğlu Sanal Müze Arayüz tasarımı bu araştırmanın gerekçesini oluşturmuştur.Araştırmada nitel yöntemlerden yararlanılmıştır. Bu kapsamda döküman incelemesi, fotoğraf ve video çekimleri yapılmıştır. Sanal müze arayüz tasarımı oluşturulmadan once hem dünya hem de Türkiye'deki sanal müzeler incelenmiş, avantaj ve sınırlılıkları saptanmıştır. Daha sonra grafik tasarım ilkelerine göre tasarımlar yapılmış, bu tasarımlar uzman kanılarına göre revize edilmiş ve uygulanmıştır.

ASPArayüz tasarımıKoleksiyon+8
Ömer Zahid Kubat
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Çağdaş sanat akımları ressamlarının psikolojik durumlarının eserlerine yansıması

20. yüzyıldan itibaren sanat dünyasında hakimiyetini sağlamış olan çağdaş sanat akımları, ortaya çıktığı andan itibaren resim sanatı da dahil olmak üzere bütün sanat dallarını kökten etkilemiştir. Bu akımlar içerisinde yer alan temel akımlar olarak nitelendirebileceğimiz empresyonizm, kübizm, fütürizm, dadaizm, sürrealizm ve konstrüktivizm akımları ve bu akımların ressamların eserleri üzerindeki etkileri, bu çalışmada ressamların yaşamsal ve zihinsel dünyalarının bahsi geçen sanat akımları üzerindeki etkisi de dikkate alınarak iki yönlü olarak incelenecektir. Burada cevabı aranan sorulardan biri de ressamlar özelinde, onların hayatları içerisinde karşılaştıkları zorluklar ve geçirdikleri mücadele dönemlerinin, doğuştan ya da sonradan oluşan bazı zihinsel ya da duygusal durumlarının eserlerine yansıyıp yansımadığı, eğer yansıdıysa da bunun izlerinin eserlerinde nasıl ortaya konulduğunun tespitidir. Anahtar Kelimeler: Ressam, Psikolojik Profil, Çağdaş Sanat Akımları, Sanat, Duygu.

EtkileşimModern sanatModern sanat akımları+6
Nilüfer Şasev Özbek
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessEN

A selection of 20th century Turkish paintresses

Turkish paintresses had a unique place of their own within the 150 years of Turkish painting history. This had started with Müfide Kadri and Mihri Müşfik, continued with School of fine arts for women (Inas Sanayi Nefise Mektebi). The lives of these pioneer women have inspired various novels, movies, theaters, etc. This thesis has been prepared to give a perspective for these paintresses. School of Fine Arts for Women founded by the leadership of Mihri Müşfik had been a field for Turkish paintresses to flourish and to produce their paintings. They further improved their knowledge and experience through education abroad which they cascaded to the new generation following their return either at the school of fine arts or outside the school. Turkish paintresses followed by early pioneers have gained special space within the history of Turkish painting with their unique standpoint, attitudes and creativity. This thesis offers a selection of paintresses from our history of painting.

20. centuryWomen paintersPainters+1
Cüneyt Yıldırım
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Dışavurumcu figuratif ifadenin çağdaş Tük resmine yansıması

'Dışavurumcu Figüratif Anlayışın Çağdaş Türk Resmine Yansıması' adı altında yapılan bu araştırmada öncelikle dışavurumcu anlayışa ilişkin parametrelere yer verilmiştir. Dışavurumu besleyen ve oluşmasında etkili olan bu anlayışa ilişkin kavramlar ile birlikte biçimsel bağlantılar açıklanmıştır. Bu doğrultuda dışavurumcu sanat akımının tanımı ve oluşumunu etkileyen sanatsal olaylardan bahsedilmiştir. Akabinde gelişim süreci ve etkili olduğu yerler aktarılarak İkinci Dünya Savaşı sonrası ne şekilde devam ettiği açıklanmıştır. Dışavurum akımı içinde eserler üreten sanatçılardan birer eserleri ile birlikte örnekler sunulmuştur. 20. Yüzyılın başında temelini Fransa'da Fovizm akımı ile atan dışavurumculuk devamında Almanya'da etkili olarak Köprü ve Mavi Atlı grupları ile etkisini sürdürmüştür. 1960'lı yıllar ile birlikte Avrupa ve Amerika'da da etkili olan dışavurum akımı ne gibi değişikliklere uğradığı veya neleri hedef alarak eserler üretildiği sanatçı örnekleri ile sunulmuştur. Tüm bu sanatsal gelişmelerin Türk resmine nasıl yansıdığı bahsedilerek Türk sanatçılara örnek verilerek eserleri incelenmiştir. Özellikle 1960 sonrası Türk sanatında dışavurumcu figüratif anlayış doğrultusunda eserler üreten ve yaşayan sanatçılardan yedi isim seçilerek atölyelerinde röportaj yapılmıştır. Bu yedi sanatçının her biri akademi yılından günümüze kadar ki süreç içinde kendi sanat serüvenini anlatmış, izinleri doğrultusunda alınan ses kayıtları yazılmıştır. Röportaj dışında her sanatçı hakkında araştırma yapılarak kısaca sanatı ve üslubu hakkında bilgi verilerek 3 eseri de bu kapsamda yorumlanmıştır. Anahtar Kelimeler; Dışavurumculuk, Figüratif Anlayış, Türk Resmi, Röportaj

EkspresyonizmFigüratif resimResim sanatı+5
Merve Kezik
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Türk resim sanatında Çanakkale Savaşları

19 Şubat 1915 ile 9 Ocak 1916 tarihleri arasında yaşanan Çanakkale Deniz ve Kara Savaşları, Birinci Dünya Savaşı'nın önemli cephelerinden biridir. Çanakkale, bu cephede savaşmış milletler tarafından derin bir saygıyla anılmaktadır. Ulusal tarihimizde önemli bir yere sahip olan Çanakkale Savaşları, resim sanatımızda pek çok ressama esin kaynağı olmuştur.Çanakkale Savaşları konu alan ilk ressamlar, Birinci Dünya Savaşı sırasında Çanakkale cephesinde görevlendirilen, Mehmet Ali Laga ve Hayri Çizel'dir. Konuyla ilgili resim çalışmalarına, savaşın ardından, 1917'de kurulan Şişli Atölyesi'nde devam edilmiştir. Şişli Atölyesi'nde yapılan eserler, önce 1917'de Galatasaray Yurdu Sergisi'nde ardından Mayıs 1918 tarihinde Viyana Üniversitesi Salonlarında sergilenir. 21 sanatçının yer aldığı Viyana Sergisi'nde 142 parça eser yer alır. Sergide savaşı konu edinen 48 yapıttan 17 tanesi Çanakkale Savaşları'nı konu almaktadır. Müttefik ülkelerden gelecek savaş yardımlarını arttırmak amacıyla bir propaganda faaliyeti olarak hazırlanan Viyana Sergi'nin sorumlusu ve propaganda faaliyetinin yürütücülerinden Celal Esad Arseven, serginin Viyana'dan sonra Berlin'de açılmasını planlamıştır ancak Birinci Dünya Savaşı'nın sona ermesi nedeniyle Berlin sergisi iptal edilir.Cumhuriyet'in ilk yıllarında ressamlar, Kurtuluş Savaşı'nı ve milli mücadeleyi resmetmeyi tercih ederler. 1950'li yıllardan itibaren azalan Çanakkale Savaşları konulu resim çalışmaları, savaşın 100. Yıldönümüne yaklaştığımız bu günlerde, tekrar önem kazanmıştır.

Gelibolu YarımadasıLaga, Mehmet AliResim sanatı+7
Mert Yavaşca
Çanakkale Onsekiz Mart University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2010
00
Master'sOpen AccessTR

1883'ten 2003'e Türk azınlık ressamları ve yapıtları

Azınlık; bir ülkenin içinde, baskın halka mensup olmayan, ancak kendine ait bir kültürü, bütünlüğü olan topluluk demektir. İlk defa ortaçağda kullanılan ?azınlık? kavramı, günümüzde de kullanılmaktadır. Osmanlı İmparatorluğu'nda azınlık halklar ticari, siyasi, ekonomik, ve sanatsal alanlarda etkin rol oynamıştır. Etkin oldukları sanat alanlarından biri de resim sanatıdır. Araştırmanın amacı Türkiye'deki azınlık ressamlarının 1883'ten 2003'e kadar geçen sürede resim sanatına yapmış oldukları katkıları, yaşantılarının Türk Resim Sanatı'na yansımaları ve yabancı ülkelerde Türk Resim Sanatı'nı temsil etme durumlarını irdelemektir. Ayrıca Sanayi Nefise'den günümüze doğru bu sanatçıların eserlerinin yanında Türk Toplumu ve Devleti'nin azınlık sanatçılarına bakışını da incelemektir. Konuya paralel olarak 20. Yüzyıla doğru Osmanlı İmparatorluğu ve Avrupa'da sosyo-ekonomik durum da incelenmiştir.Araştırmada 1883 yılından 2003 yılına kadar Osmanlı İmparatorluğu ve Türkiye Cumhuriyetinde yaşamış olan azınlık ressamları hakkında genel bilgiler verilmiş ve bu ressamların Türk Resim Sanatına olan katkıları incelenmeye çalışılmıştır. Araştırma bu açıdan önemlidir. Araştırma tarama modelinde desenlenmiştir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılmıştır. Araştırmada öncelikli olarak 1883'ten itibaren Türk Sanatının gelişimi, batılılaşma süreci ve azınlık sanatçıları hakkında alan yazın taraması yapılmıştır.Araştırmada Osmanlı İmparatorluğu'nda 18. Yüzyıldan günümüze kadar eğitim ve sanat alanında yenileşme hareketleri, devletin ve toplumun azınlık sanatçı ve toplumuna bakışı incelenmiş, toplumsal olayların azınlık sanatçılarına etkileri araştırılmıştır. Türkiye de azınlık sanatçılar her türlü sanatsal faaliyetlerini, özgürce ifade etmekte yurtdışında ülkemizi temsil edip, Türk Milleti adına ödüller kazanmaktadır. Türk sanatçılarla beraber aynı atölyelerde çalışmakta, beraber sergiler açıp etkileşim içinde çalışmalarını sürdürmektedirler.

RealizmReformResimler+7
Rifat Sarıoğlu
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2008
00

Related subjects