Self-efficacy belief

404 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi öğretmenlerinin genel öz yeterlilik algıları ile iş doyumu düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Çalışmasının amacı, okul öncesi öğretmenlerinin genel öz yeterlilik algılarının iş doyumları düzeyleri ile ilişkisinin olup olmadığını ortaya koymaktır. Çalışmada aynı zamanda öğretmenlerin genel öz yeterlilik algılarının ve iş doyumu düzeylerinin mezun olunan program türü, çalıştığı kurum, mezun olunan lise türü, mesleki kıdem ve aylık gelir değişkenlerine göre incelenmesi de amaçlanmıştır. İlişkisel tarama modeline göre yapılan çalışmanın araştırma grubunu Tekirdağ ili Süleymanpaşa İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı devlet okullarında ve özel okullarda görev yapan 169 kadın okul öncesi öğretmeni oluşturmuştur. Çalışmada veri toplama aracı olarak, Minnesota İş Doyum Ölçeği, Fatma Yıldırım ve İnci Özgür İlhan tarafından geliştirilen Genel Öz Yeterlilik Ölçeği ve Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. Çalışmada elde edilen verilerin analizinde SPSS 23 paket programı kullanılmıştır. Verilerin normal dağılım gösterip göstermediğini tespit etmek için One-sample Kolmogorov Smirnov testi yapılmıştır. Ayrıca verilerin yüzde frekans değerlerini gösteren betimsel istatistik, bağımsız grup t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve Pearson moment korelasyon analizi uygulanmıştır. İş doyum ölçeği ile araştırma grubunun mezun olunan program türü, çalıştığı kurum, mezun olunan lise türü ve aylık gelir düzeyi değişkenleri arasında anlamlı farklılık olduğu fakat mesleki kıdem değişkeninde ise anlamlı farklılık olmadığı bulunmuştur. Genel öz yeterlilik ölçeği ile araştırma grubunun çalıştığı kurum ve mezun olunan lise türü değişkenleri ile anlamlı farklılıklar olduğu fakat mezun olunan program türü, mesleki kıdem ve aylık gelir düzeyi değişkenlerine göre ise anlamlı farklılıklar olmadığı sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, okul öncesi öğretmenlerinin genel öz yeterlilik algıları ile iş doyumu düzeyleri arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur.

Okul öncesi öğretmenlerÖlçeklerÖz yeterlilik algısı+3
Zuhal Göksu
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinin Wattpad uygulaması kullanımı ile okuma ve yazma öz yeterlikleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmada ortaokul öğrencilerinin dijital okuma ve yazma sitesi Wattpad'i kullanma alışkanlıkları ile Wattpad'in ortaokul öğrencilerinin okuma ve yazma öz yeterliklerine etkisi incelenmeye çalışılmıştır. Araştırmada belirlenen amaca ulaşmak için nitel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama yöntemi kullanılmıştır. İlişkisel tarama modeli iki veya daha fazla değişken arasında birlikte değişim varlığını, derecesini tespit etmeyi hedeflemektedir. Araştırma, MEB'e bağlı Bitlis il merkezinde bulunan ve Wattpad'in yaygın olarak kullanıldığı tespit edilen "100. Yıl Atatürk Ortaokulu, "Selahaddin Eyyübi Ortaokulu" ve "Şehit Mahir Ayabak Ortaokulu"nda 2016-2017 eğitim-öğretim yılının ikinci döneminde gerçekleştirilmiştir. Araştırmada öncelikle Wattpad kullandığı tespit edilen 60 ortaokul öğrencisine "Kişisel Bilgi Formu" uygulanmış. "Kişisel Bilgi Formu"ndan elde edilen veriler incelenerek Türkçe ders notu ortalaması, cinsiyet ve sınıf seviyesi denk tutulmaya çalışılarak Wattpad kullanmayan 60 ortaokul öğrencisi belirlenmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak "Kişisel Bilgi Formu", "Okur Öz Yeterlik Ölçeği" ve "Yazma Öz Yeterlik Ölçek" inden yararlanılmıştır. Araştırmada verilerin analizinde SPSS 24 for Mac kullanılmıştır. Çalışma verileri değerlendirilirken tanımlayıcı istatistiksel metodları (Ortalama, Standart sapma, frekans) kullanılmıştır. Cinsiyet ve Wattpad kullanım durumunun bağımsız değişken olduğu karşılaştırmalarda iki yönlü ANOVA ve iki yönlü MANOVA, farkın hangi gruplardan kaynaklandığının tespitinde Post-Hoc test olarak Bonferroni testi, niteliksel verilerin karşılaştırılmasında Ki-Kare testi, nitel ve nicel ilişkilerin değerlendirilmesinde normal dağılım gösteren verilerde Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon Katsayısı ve normal dağılmayan verilerin karşılaştırılmasında ise Sperarman's rho kullanılmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre Wattpad'den kitap okuyan ve yazan ortaokul öğrencilerinin bu siteyi kullanım alışkanlıklarına yönelik olarak Wattpad'i kullanan kız öğrencilerin sayısının erkek öğrencilerden fazla olduğu, Wattpad'i okuma ve yazma amacıyla kullanan ortaokul öğrencilerinin büyük bir bölümünün bu siteyi arkadaşı vasıtasıyla tanıdığı, bu sitede günlük bir saat geçirdiği, bu siteye erişimi en çok cep telefonuyla sağladığı, mekân olarak genellikle evde bu siteyi kullandığı, Wattpad katılımcıların tamamının bu siteyi kitap okuma amacıyla kullandığı, bir bölümünün de hem okuma hem de yazma amacıyla kullandığı, öğrencilerin en çok macera türündeki kitapları okumayı tercih ettikleri, genç kurgu türünde kitap okuyan kız katılımcıların oranının erkek katılımcılardan yüksek olduğu tespit edilmiştir. Öğrencilerin Wattpad'de geçirdikleri vakit ile okur öz yeterlikleri ve yazma öz yeterlikleri arasında bir ilişki bulunmadığı, Wattpad sitesini kullanan ortaokul öğrencileri ile kullanmayan ortaokul öğrencilerinin okur ve yazma öz yeterliklerinin karşılaştırılması sonucunda iki grup arasında ve cinsiyetler arasında bir ilişki bulunmadığı, her iki grubun da okuma ve yazma öz yeterlik sonuçlarının iyi düzeyde ve birbirine yakın çıktığı, Wattpad'den kitap okuyan ortaokul öğrencilerinin anne-baba eğitim düzeyi dijital ortamdan kitap okumayan ortaokul öğrencilerinin anne-baba eğitim düzeyinden anlamlı derece yüksek çıktığı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Wattpad, dijital okuma, dijital yazma, öz yeterlik

Bilgisayar destekli dil eğitimiBilgisayar destekli eğitimElektronik öğrenme+7
Cihan Cayhan
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

8. sınıf öğrencilerinin matematik öz yeterlik algıları ile motivasyon ve kaygı düzeyleri arasındaki ilişkilerin incelenmesi

Bu araştırmada, 8. sınıf öğrencilerinin matematik öz yeterlik algıları ile motivasyon ve kaygı düzeyleri arasındaki ilişkilerin incelenmesi amaçlanmıştır. Ayrıca öğrencilerin matematik öz yeterlik, motivasyon ve kaygı düzeyleri cinsiyet, anne-baba eğitim düzeyi, aile gelir düzeyi, okuldaki matematik kursuna katılım durumu ve önceki dönem matematik karne notu değişkenlerine göre incelenmiştir. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini 2020-2021 eğitim-öğretim yılında Batman ilinde bulunan 64 devlet okulunun 8. sınıfında öğrenim gören 9811 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise 9811 öğrenci arasından random yöntemiyle seçilen 10 ortaokuldaki 550 öğrenci oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgi Formu, Matematik Öz Yeterlik Ölçeği, Matematik Dersine Yönelik Motivasyon Ölçeği ve Matematik Kaygı Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde ilişkisiz örneklemler t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), pearson momentler çarpımı korelasyon analizi kullanılmıştır. Matematik öz yeterlik algısı, matematik dersine yönelik motivasyon ve matematik kaygısı arasındaki ilişki path analizi ile hesaplanmıştır. Araştırma sonucunda öğrencilerin matematik öz yeterlik algıları ile matematik dersine yönelik motivasyonları arasında pozitif yönde ve orta düzeyde anlamlı ilişki bulunmuştur. Matematik öz yeterlik algıları ile matematik kaygıları arasında negatif yönde ve orta düzeyde anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Matematik dersine yönelik motivasyonları ve matematik kaygıları arasında negatif yönde ve orta düzeyde anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Ayrıca öğrencilerin matematik öz yeterlik algıları ve matematik kaygıları cinsiyet, okuldaki matematik kursuna katılım durumu ve bir önceki dönem matematik karne notu değişkenlerine göre anlamlı farklılık göstermiştir. Fakat öğrencilerin matematik öz yeterlik algıları ve matematik kaygıları anne-baba eğitim düzeyi ve aile gelir düzeyi değişkenlerine göre anlamlı farklılık göstermemiştir. Öğrencilerin matematik dersine yönelik motivasyonları anne eğitim düzeyi, okuldaki matematik kursuna katılım durumu ve bir önceki dönem matematik karne notu değişkenlerine göre anlamlı farklılık gösterirken cinsiyet, baba eğitim düzeyi ve aile gelir düzeyi değişkenlerine göre anlamlı farklılık göstermemiştir. Path analizi sonucuna göre, 8. sınıf öğrencilerinin matematik öz yeterlik algıları arttıkça öğrencilerin matematik dersine yönelik motivasyonu artmakta, matematik kaygı düzeyleri ise azalmaktadır. Anahtar Kelimeler: Matematik dersine yönelik motivasyon, Matematik öz yeterlik algısı, Matematik kaygısı, Ortaokul öğrencileri.

KaygıKaygı düzeyiMatematik dersi+7
Şeyma Nur Özdemir
Siirt University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Gerçekçi matematik eğitimi yaklaşımının 8. sınıf ortaokul öğrencilerinin görsel matematik okuryazarlıklarına, matematik öz-yeterlik algılarına ve akademik başarılarına etkisi

Bu çalışmanın amacı Gerçekçi Matematik Eğitimi yaklaşımının, Görsel Matematik Okuryazarlığına, Matematik Öz-Yeterlik Algısına ve akademik başarıya olan etkisini inceleyip bu yaklaşıma yönelik öğrenci görüşlerini almaktır. Diyarbakır ilinin Hani ilçesine bağlı bir devlet okulunda gerçekleştirilen bu araştırmada nicel ve nitel araştırma yöntemleri aynı anda kullanıldığından karma desenli bir araştırmadır. Araştırmanın nicel kısmında ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Ölçme aracı olarak Olasılık Başarı Testi, Görsel Matematik Okuryazarlığı Ölçeği ve Matematik Öz-Yeterlik Ölçeği kullanılmıştır. Söz konusu testlerden elde edilen veriler; normallik analizleri, ilişkili ve ilişkisiz örneklemler t-testi yapılarak analiz edilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunda 27'si deney grubunda, 25'i kontrol grubunda olmak üzere toplam 52 öğrenci yer almaktadır. Araştırma sonucunda; akademik başarı değişkenini açısından deney grubu lehine anlamlı bir fark bulunurken, Görsel Matematik Okuryazarlığı ve Matematik Öz-Yeterlik algısı değişkenleri açısından anlamlı bir fark bulunmamıştır. Çalışmanın nitel kısmında ise içerik analizi kullanılmış, yarı yapılandırılmış Öğrenci Görüşme Formu aracılığıyla öğrencilerin Gerçekçi Matematik Eğitimi yaklaşımına yönelik görüşleri alınmıştır. Elde edilen bulgulara göre öğrenciler Gerçekçi Matematik Eğitimi yaklaşımıyla ilgili: "Günlük hayatta kolaylık sağladığı", "Soyut durumların somut hale getirilmesine yardımcı olduğu", "Matematiği eğlenceli bir hale getirdiği" ve "Öğrenme kalıcılığını sağladığını" gibi ifadelerde bulunmuşlardır. Sayıları az da olsa bazı öğrenciler kendileri dışındaki grupların gürültü yaptıklarını bu nedenle bazen "Odaklanamama" sorunu yaşadıklarını belirtmişlerdir. Öğrencilerin çoğu, matematik dersinin kazanımlarında Gerçekçi Matematik Eğitimi yaklaşımının kullanılması gerektiğini, bazı öğrenciler ise her konunun öğretiminde bu yaklaşımın kullanılmaması gerektiğini ifade etmişlerdir. Öğrencilerin çoğunluğunun Gerçekçi Matematik Eğitimi yaklaşımına yönelik olumlu görüşlere sahip oldukları görülmüştür.

Akademik başarıGerçekçi matematik eğitimiGörsel okuryazarlık+7
Mehmet Emin Sefa Karakılçık
Siirt University
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Fen bilgisi öğretmen adaylarının ölçme değerlendirme okuryazarlıkları, tutum ve özyeterlik algıları arasındaki ilişki

Bu araştırmada fen bilgisi öğretmen adaylarının ölçme değerlendirme okuryazarlık düzeyleri, tutum ve özyeterlik algıları arasındaki ilişkilerin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu bağlamda çalışma iki veya ikiden fazla değişkenin birbiriyle ilişkili olup olmadığını belirlemeyi ve değişkenlerin sebep-sonuçları üzerindeki etkisini araştırmayı hedefleyen korelasyonel araştırma türündedir. Bu amaçla veriler ölçme değerlendirmeye ilişkin özyeterlik algı ölçeği, tutum ölçeği ve ölçme değerlendirme okuryazarlık envanteri aracılığıyla toplanmıştır. Toplanan veriler kaydedilip gerekli analizler yapıldıktan sonra yarı yapılandırılmış görüşme formu ile katılımcıların ölçme değerlendirmeye ilişkin görüş ve önerileri alınmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2021-2022 akademik yılında Fen Bilgisi Eğitimi Ana Bilim Dalı üçüncü ve dördüncü sınıfında eğitim alan 194 öğretmen adayı oluşturmuştur. Araştırmada veriler istatistiksel analiz yöntemleriyle, görüşme formundan elde edilen veriler içerik analizi yöntemi ile analiz edilmiştir. Araştırma bulguları öğretmen adaylarının ölçme değerlendirmeye ilişkin tutum ve özyeterlik algılarının birlikte ölçme değerlendirme okuryazarlık düzeylerini yordamadığını göstermiştir. Sınıf düzeyleri açısından ölçme değerlendirme okuryazarlık düzeyleri, tutum ve özyeterlik algıları anlamlı farklılık göstermezken ölçme değerlendirme dersi akademik başarı durumları yüksek olan katılımcılar lehine farklılıklar tespit edilmiştir. Yarı yapılandırılmış görüşme sonuçlarında ise lisans programlarında verilen ölçme ve değerlendirme dersinin yetersiz bulunduğu ifade edilmiştir.

Aday öğretmenlerDeğerlendirme okuryazarlığıFen bilgisi eğitimi+6
Şeyma Betül Damarseçkin
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Eğitsel veri okuryazarlığı yeterlik algısı ölçeği: Bir ölçek geliştirme çalışması

Gelişimin hızının yüksek olduğu erken çocukluk döneminde çocuklarla ilgili verilecek kararlar, uygulanacak etkinlikler veya alınacak önlemler onların çocukluk ve ileriki dönemlerini daha sağlıklı bir şekilde geçirmelerini sağlayacaktır. Veriye dayalı karar verme, öğretmenlerin, çocukların güçlü ve geliştirilmesi gereken yönlerini belirlemek için değerlendirme verilerini inceledikleri ve elde ettikleri sonuçları uygulamalarında kullandıkları süreci ifade eder. Veriye dayalı karar vermenin bir parçası olan veri okuryazarlığı ise, verileri kullanarak soruları formüle aktarma ve bu soruları cevaplama becerisini içerir. Bu bağlamda, eğitsel veri okuryazarlığı, sınıfta veya okulda öğrenme ve öğretimi sürekli olarak geliştirmek amacıyla farklı türdeki verileri doğru bir şekilde elde etme, analiz etme ve bunlara yanıt verme yeteneği olarak tanımlanmaktadır. Bu araştırmada okul öncesi öğretmenlerinin eğitsel veri okuryazarlığına yönelik bir yeterlik algısı ölçeği geliştirmek amaçlanmıştır. Bu amaçla eğitsel veri okuryazarlığı için gerekli kaynaklar, yapılar, süreçler incelenmiş̧ ve eğitsel veri okuryazarlığını etkileyen etmenler ile geliştirmeye yönelik çıkarımlar araştırılmıştır. Araştırmada, nicel araştırma yöntemlerinden tarama yöntemi kullanılmıştır. Çalışmaya 2022-2023 eğitim öğretim yılında Türkiye'de 81 ildeki MEB'e bağlı okul öncesi eğitim kurumlarında çalışan 579 okul öncesi öğretmeni katılmıştır. Araştırma, rastgele atama yöntemi ile çevrimiçi bir link üzerinden uygulanmıştır. Araştırmanın veri analizi, SPSS veri analizi programı kullanılarak yapılmıştır. Verilerin analizinde ilk olarak, açıklayıcı faktör analizi ve güvenirlik analizleri için IBM SPPS 22.0, doğrulayıcı faktör analizi için ise IBM AMOS 24.0 paket programları kullanılmıştır. "Eğitsel Veri Okuryazarlığı Yeterlik Algısı Ölçeği", okul öncesi öğretmenlerinin eğitsel veri okuryazarlığı yeterlik algılarını belirlemeye yönelik sorular yer almıştır. Çalışmanın sonucunda geliştirilen Eğitsel Veri Okuryazarlığı Yeterlik Algısı Ölçeğinin geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğu görülmüştür.

Karar verme süreciOkul öncesi eğitimOkul öncesi öğretmenler+7
Fadime Biçici
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'de yaşayan Suriyeli gençlerin sosyal işlevsellik, yaşam kalitesi, özyeterlik algısı ve psikolojik iyi oluş halinin incelenmesi

Mevcut araştırmada Suriye İç Savaşı nedeniyle Türkiye'ye göç eden 15-24 yaş aralığındaki Suriyeli gençlerin sosyokültürel yapılarının betimlenmesi ve çeşitli sosyokültürel değişkenler ekseninde sosyal işlevsellik, yaşam kalitesi, algılanan özyeterlik ve psikolojik iyi oluş halinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda karma metodolojiye uygun olarak tasarlanan araştırma sürecinin nicel bölümünde Suriyeli gençlerin sosyokültürel değişkenlere göre ilgili bağımlı değişkenlerin ne derece farklılaştığı incelenmiştir. Nitel bölümde ise Suriyeli gençlerin Türkiye'ye göç sonrası sosyokültürel yapılarında meydana gelen değişimleri nasıl algıladıkları ayrıntılandırılmış, ayrıca nicel bölümden elde edilen bulguların detaylandırılması sağlanmıştır. Bu kapsamda araştırmanın nicel bölümü için 368 Suriyeli gençle görüşülmüş, sosyodemografik ve sosyokültürel değişkenleri içeren anket formu, sosyal işlevsellik anketi, Dünya Sağlık Örgütü Yaşam Kalitesi Ölçeği, Dünya Sağlık Örgütü İyilik Hali İndeksi ve Genel Özyeterlik Ölçeği aracılığıyla veriler toplanmıştır. Nitel bölümde ise 28 Suriyeli gençle yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak bireysel görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonucunda Suriyeli gençlerin genel olarak düşük yaşam kalitesine sahip olduğu, kadınların ise erkeklerden daha düşük sosyal işlevselliğe, yaşam kalitesine, psikolojik iyi oluş düzeyine ve özyeterlik algısına sahip olduğu keşfedilmiştir. Suriyeli gençlerin büyük oranda kayıtdışı olarak çalışmaları, hane gelirinin düşmesine ve yaşam kalitelerinin olumsuz etkilenmesine yol açmaktadır. Öte yandan geçici koruma statüsü ile herhangi bir statüsü olmayan gençlerin, Türk vatandaşı olan Suriyeli gençlere oranla Türkiye'deki hizmetlere daha az erişebildikleri, Türklerle daha az etkileşim kurabildikleri, daha fazla ayrımcı uygulamalara maruz kaldıkları ve daha olumsuz koşullarda yaşadıkları sonucuna ulaşılmıştır. Savaşta yakınlarını kaybeden Suriyeli gençlerin de hâlihazırda psikososyal desteğe ihtiyaç duydukları araştırma sürecinde elde edilen sonuçlar arasında yer almaktadır. Suriyeli gençlerin Türk okullarındaki dil eğitiminden fazlaca yakındığı görülmüştür. Bu çerçevede okullarda verilen dil eğitimlerine verilen önemin artırılması, Suriyeli çocuk ve gençler için de ilk ve ortaöğretimin zorunlu olması, okullarda öğretmenlere yönelik bilinç artırıcı uygulamaların gerçekleştirilmesi önerilmiştir. Ayrıca araştırmaya katılan gençlerin önemli bir kısmının Suriye'ye dönmek istediğini ifade etmesi nedeniyle Türkiye ile Suriye arasındaki ilişkinin güçlendirilmesi önerilmiştir.

GençlerPsikolojik iyi oluşSuriyeliler+6
Süleyman Soyhanoğlu
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Mesleki ve teknik okulların elektrik-elektronik teknolojisi alanı öğrencilerinin bilgisayar kullanma öz-yeterlik algılarının incelenmesi

Bu araştırmada Endüstri Meslek Lisesi, Teknik Lise ve Anadolu Teknik Lisesi'nin Elektrik-Elektronik Teknolojileri Alanı'nda öğrenim gören öğrencilerin bilgisayar kullanma becerilerine ilişkin algı düzeyleri saptanmaya çalışılmıştır. Araştırmanın verileri İstanbul İli Anadolu Yakası'nda yer alan Mesleki ve Teknik okullardan toplanmış ve araştırmada küme örnekleme modeli uygulanmıştır. Araştırmaya sekiz okuldan 497 öğrenci katılmıştır. Bu çalışmada veriler tanımlayıcı bilgileri içeren öğrenci anketi ve Torkzadeh ve Koufteros (2003)'un geliştirdiği "bilgisayar kullanma öz-yeterlik algısı ölçeği" ile toplanmıştır. Anket ve ölçekler öğrencilerin sınıflarına gidilerek birebir uygulanmış, kişisel bilgi formunda ve bilgisayar kullanım öz-yeterlik algı ölçeğinde öğrenciler tarafından anlaşılmayan kısımlarda gereken açıklama yapılmıştır. Araştırma sonucunda çıkan verilere göre, İstanbul Anadolu Yakası'nda mesleki ve teknik eğitim veren eğitim kurumlarının elektrik-elektronik teknolojisi alanında okuyan erkek öğrencilerin kız öğrencilere oranı oldukça fazladır. Ayrıca kız öğrencilerin başlangıç düzeyi bilgisayar becerileri ve bilgisayar ağında çalışma becerileri açısından bilgisayar kullanma öz-yeterlik algılarının erkek öğrencilerinden yüksek olduğu görülmektedir. İleri düzey bilgisayar becerilerinde anlamlı bir farklılık görülmemiştir. Araştırmada internet bağlantınsa sahip olan öğrencilerin bilgisayar kullanma öz-yeterlik algılarının internet bağlantısına sahip olmayan öğrencilere göre daha yüksek olduğu saptanmıştır. Bunun dışında dikkat çeken bir başka noktada öğrencilerin bilgisayarı ve interneti en çok sohbet etmek için kullandıkları sonucudur. Anahtar kelimeler: eğitim teknolojisi, mesleki ve teknik eğitim, elektrik-elektronik teknolojisi, bilgisayar kullanımı, öz-yeterlik algısı

Bilgisayar kullanımıEğitim teknolojisiMeslek ve teknik lise öğrencileri+6
Levent Bostan
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin kişiler arası öz yeterlikleri ile kendilerine saygı arasındaki ilişkinin incelenmesi

Yapılan bu araştırmada öğretmenlerin kişiler arası öz-yeterlikleri ile kendilerine saygı arasındaki ilişki incelenmiştir. Bunun için İstanbul İli / Maltepe İlçesinde ortaöğretim kurumlarında çalışan 285 öğretmene Kişisel Bilgi Formu, Kişiler Arası Öz Yeterlik Ölçeği (KÖYÖ) ile Kendine Saygı Ölçeği (KSÖ) uygulanmıştır. Araştırmanın analiz çalışmasında dağılımların normalliğine bakılarak normal dağılım için İlişkisiz grup "t" testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) testi, normal olmayan dağılım için non -parametric Mann Whitney-U testi, non -parametricKruskal Wallis –H testi ile iki ölçek arasındaki karşılaştırma için Pearson Çarpım Moment Korelasyon Analizi kullanılmıştır. Anlamlılık ,05 düzeyinde denenmiştir. Diğer düzeyler ilgili çizelgelerde belirtilmiştir. Bu çalışmanın sonuçlarına göre; Öğretmenlerin kişiler-arası öz yeterlik inançları ve öğretmenlerin Kendilerine Saygılarının yüksek olduğu görülmüştür. Öğretmenlerin Kendilerine Saygıları arttıkça öğretmenlerin kişiler-arası öz yeterlik inançlarının arttığı görülmüştür. Kadın öğretmenlerin erkek öğretmenlere nazaran meslektaşlardan elde edilen desteğe ilişkin öz yeterlik inançlarının daha yüksek olduğu ve kadın öğretmenlerin kendilerine saygılarının erkek öğretmenlere göre daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Sağlık Meslek Lisesinde çalışan öğretmenlerin, Anadolu Lisesinde ve İmam Hatip Lisesinde çalışan öğretmenlere göre Meslek Lisesinde çalışan öğretmenlerin de İmam Hatip Liselerinde çalışan öğretmenlere göre sınıf yönetiminde algılanan öz yeterliklerinin daha yüksek olduğu görülmüştür. Ayrıca Meslek Lisesinde çalışan öğretmenlerin Çok Programlı Lise ve İmam Hatip Liselerinde çalışan öğretmenlere göre idarecilerden elde edilen desteğe ilişkin algılanan öz yeterlik inançlarının daha yüksek olduğu söylenebilir. Anahtar Kelimeler: kişiler–arası öz yeterlik, kendine saygı, öz yeterlik inancı

Benlik saygısıBenlik saygısıSaygı+3
Fuzuli Özcan
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmenlerinin öz yeterlilik inançları ve sınıf yönetimi beceri algıları arasındaki ilişki

Öğrencinin gelişimi amacıyla öğretmenin, sınıf yönetimi becerilerinin etkili olmasını araştıran, problem çözen, sorgulayan biri olmasıyla görev ve sorumluluklarını yerine getirebileceğine olan öz yeterlilik inancının da farkında olması gerekir. Araştırmanın amacı; Sınıf öğretmenlerinin öz yeterlik inançları ile sınıf yönetimi beceri algılarını belirlemeyi ve bu öz yeterlik inancı ile sınıf yönetimi beceri algısı arasındaki ilişkiyi ortaya koymayı amaçlamaktadır. Araştırmanın evreni; 2014-2015 Eğitim- öğretim yılında İstanbul ili Başakşehir ilçesinde görevli sınıf öğretmenleri, araştırmanın örneklemi ise gönüllülük esasına dayalı, rastgele seçilen 281 öğretmeni kapsamaktadır. Araştırmada sınıf öğretmenlerinin sınıf yönetimi becerileri ile öz yeterlilik inançları arasındaki ilişkiyi ölçmek için 'Sınıf Yönetimi Becerileri Ölçeği' ile 'Öğretmen Görüşleri Ölçeği' kullanılmıştır. Toplanan veriler SPSS programında analiz edilmiştir. T-testi ve tek yönlü varyans (ANOVA), Pearson analizi ile ölçek verileri değerlendirilmiştir. Analizlere baktığımızda yaş ve hizmet süresi değişkenlerinde, öğretmenlerin sınıf yönetimi ölçeklerinde anlamlı farklılık görülmüştür. Sınıf mevcudu değişkeninde öğretmenlerin öz yeterlik inançlarında anlamlı farklılık görülmüştür. Yaş değişkenine baktığımızda ise 26-30 yaş aralığındaki öğretmenler ile 35 ve üzeri yaş aralığı öğretmenleri arasında anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür. 31-35 yaş aralığındaki öğretmenler ile 35 ve üzeri yaş aralığı öğretmenleri arasında anlamlı bir farklılık görülmektedir. Hizmet süresi değişkenine baktığımızda 1-5 yıl meslekteki kıdem grubu öğretmenleri ile 20 yıl ve üzeri meslekteki kıdem grubu öğretmenleri arasında anlamlı bir farklılık görülmektedir. Öğretmenlerin sınıf yönetimi becerileri ölçeğinden aldıkları puanlarla öz yeterlilik ölçeğinden aldıkları puanlar arasında pozitif yönde, düşük düzeyde anlamlı ilişki bulunmuştur. Anahtar Sözcükler : Sınıf öğretmeni, sınıf yönetimi becerileri, öz yeterlilik inancı

Eğitim yönetimiSınıf yönetimiSınıf yönetimi+6
Yasemin Bozbaş
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Üstün / özel yetenekli öğrencilere yönelik destek eğitim odası uygulaması: Sınıf öğretmenlerinin öz yeterlikleri ve görüşleri

Bu çalışmanın amacı, özel eğitime ihtiyaç duyan öğrenciler için destek eğitim odaları uygulamasına dahil olan İstanbul İli Bahçelievler İlçesi ilkokul sınıf öğretmenlerinin; Okullardaki destek eğitim odası uygulamaları hakkında görüş ve önerilerini ve destek eğitim odalarında çalışan sınıf öğretmenlerinin üstün yetenekliler eğitimine ilişkin öz yeterlik düzeylerini belirlemektir. Çalışma, İstanbul İli, Bahçelievler İlçesindeki ilkokullarda görev yapan ve destek eğitim odası eğitimi almış 23 sınıf öğretmeni ile gerçekleştirilmiştir. Karma (Mixed) model araştırma yönteminin kullanıldığı çalışmada, veriler 13 açık uçlu sorudan oluşan "Özel Yetenekliler İçin Destek Eğitim Odaları Görüşler Formu" ve "Üstün Yeteneklilerin Eğitimine İlişkin Öz yeterlik Ölçeği" ile elde edilmiştir. Nitel veriler, içerik analizi yöntemi ile nicel veriler ise SPSS programı ile analiz edilmiş olup güvenirlik ve geçerlik araştırmacı ve uzmanlar tarafından sağlanmıştır. Araştırma sonucunda destek eğitim odası eğitimi almış ve bu odalarda çalışan sınıf öğretmenlerinin büyük çoğunluğu verilen hizmet içi eğitimin yetersiz olduğunu belirtmiş, bu eğitimlerin öğretmenlerin üstün yetenekli öğrencilerin eğitimlerine yönelik farklılaştırılmış öğretim tasarımı hazırlayabilme yeterliliklerini yetiştirecek şekilde olmasını beklediklerini ifade etmişlerdir. Ayrıca yine fiziki ortamın iyileştirilmesi gerektiği, öğrencilerin potansiyellerini artırabilmeleri ve becerilerinin ortaya koyabilmeleri için gerekli donanım ve eğitim materyallerinin teknolojik gelişmelere uygun karşılandığı bir destek eğitimi odası beklentisi içerisinde oldukları belirlenmiştir.

Destek eğitim odasıDestek eğitim programlarıSınıf öğretmenliği+6
Batuhan Nar
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Fen bilgisi öğretmen adaylarının teknolojik pedagojik alan bilgisi (TPAB) öz yeterlik inanç düzeyleri ile web 2.0 uygulamaları kullanım durumları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu çalışmanın temel amacı, fen bilgisi öğretmen adaylarının Teknolojik Pedagojik Alan Bilgisi (TPAB) öz yeterlik inanç düzeyleri ile Web 2.0 uygulamalarını kullanım durumlarının belirlenmesi ve aralarındaki ilişkinin incelenmesidir. Çalışmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Bu araştırmanın çalışma grubunu, 2017-2018 eğitim öğretim yılında Türkiye' nin altı farklı devlet üniversitesinin son sınıfında öğrenim gören 344 fen bilgisi öğretmen adayı oluşturmaktadır. Çalışmada veri toplama aracı olarak "Kişisel Bilgi Formu" ile "Web 2.0 Uygulamaları Kullanım Durumları Anketi" ve Canbazoğlu Bilici (2012) tarafından geliştirilen "TPAB Öz Yeterlik İnanç Ölçeği" kullanılmıştır. Altı üniversitede öğrenim gören fen bilgisi öğretmen adaylarından elde edilen veriler SPSS Statistics 23 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Verilerin analizinde yüzde ve frekans değerleri hesaplanmış, T-Testi, tek yönlü varyans ANOVA testi, Pearson Korelasyon Analizi ve Tamhane testi kullanılmıştır. Çalışmanın sonuçlarına göre; fen bilgisi öğretmen adaylarının Web 2.0 uygulamalarını kullanma sıklığı, ortalama zaman ayırma, günlük hayatta ne zamandan beri kullanıdığı, eğitim amaçlı ne zamandan beri kullandığı, en sık nereden erişim sağladığı, kullanım türü ile TPAB öz yeterlik inanç durumları arasında anlamlı bir ilişki bulunmuş ancak en sık hangi ortamda kullanıldığı ile TPAB öz yeterlik inanç durumu arasında anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. TPAB öz yeterlik inancı ile Web 2.0 kullanma amacı arasında yeterli bir ilişkiye rastlanmazken, popüler ve yaygın kullanılan Web 2.0 uygulamalarını kullanma arasında düşük pozitif yönlü anlamlı bir ilişki görülmüş, Web 2.0 uygulamaları kullanım algıları arasında pozitif yönlü anlamlı bir ilişki saptanmıştır. Fen bilgisi öğretmen adaylarının Web 2.0 uygulamalarını en çok tüketici olarak, en az ise üretici olarak kullandıkları sonucuna ulaşılmıştır. Tüketim olarak da en çok iletişim amacıyla kullandıkları ortaya çıkmıştır. Popüler ve yaygın kullanılan Web 2.0 uygulamalarından en çok kullanılan uygulamanın arama motoru en az kullanılan uygulamanın ise blog olduğu tespit edilmiştir. Web 2.0 uygulamalarını kullanım algıları sonuçları yüksek düzeydedir ve Web 2.0 uygulamalarını kullanma açısından en yüksek algının "Web 2.0 uygulamaları eğitim kaynakları bulmama ve paylaşmama imkan tanıyor", en düşük algının ise "Web 2.0 uygulamaları kullanıcı (tüketici) olmaktan öte, içerik üreticisi olmama imkan tanıyor" olarak tespit edilmiştir. Öğrenme öğretmede yararlanılan Web 2.0 uygulamalarından en çok kullanılanların sırayla Google drive, prezi ve yandex disk olduğu, hiç kullanılmayanların ise tellagami ve edublogs olduğu tespit edilmiştir. Fen bilgisi öğretmen adaylarının TPAB öz yeterlik inançlarının yüksek düzeyde olduğu; ölçeğin alt boyutlarında en yüksek ortalamaya sahip boyutun "pedagojik bilgi" olduğu, en düşük ortalamaya sahip boyutun ise "teknolojik bilgi" boyutunun olduğu görülmüştür. TPAB öz yeterlik inancı ile cinsiyet, kişisel bilgisayar ve internet bağlantısı sahipliği, bilgisayar kullanma düzeyi, haftada ortalama internet kullanım süresi arasında anlamlı bir ilişki görülürken mezun olunan okul ve haftalık ortalama bilgisayar kullanımı arasında anlamlı bir ilişkiye rastlanmamıştır. Fen bilgisi öğretmen adaylarının Web2.0 uygulamalarını kullanma durumlarının iyileştirilmesi ile TPAB öz yeterlik inançlarının artmasına katkı sağlanacağı düşünülmektedir.

Aday öğretmenlerFen bilgisiFen bilgisi eğitimi+6
Belgin Wrıght
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
DoctorateOpen AccessEN

Testing the effect of cognitive behavioral group psychotherapy on the relapse tendency in individuals who have received substance abuse treatment

The aim of this study is to examine the effects of cognitive behavioral group therapy and irrational beliefs that are believed to be related to relapses, psychological resilience, emotion regulation and the effects in self-efficacy variables of individuals in the substance use tendencies (substance use desires and substance use probabilities) who have been treated with substance dependence.It is an experimental study based on research, experiment and control group and pre-test, post-test model. Cognitive Behavioral model based group therapy was applied in the study to reduce the relapse tendency levels of the substance-treated young people through psychological endurance, self-efficacy, irrational beliefs and emotional regulation variables. 24 participants aged 18-24 years who had used and treated substance within the scope of supervised release by the Ministry of Justice, 12 were experimental and 12 were randomly assigned to the control group. Variables in the study were measured by self-assessment scales; Relapse prediction scale, Difficulties in Emotion regulation scales (DERS), Resistance Scale, General self-efficacy scale and irrational beliefs scale. These five scales were given as pre-tests for the experimental and control group. For the experimental group, cognitive behavioral group therapy sessions were conducted by the researcher for 13 weeks as a weekly session. For the control group, no studies were conducted on drug addiction and relapse, and in some weeks information was provided on topics other than research topics. The final test was given to the experimental and control group after the end of the experiment group process. Findings obtained at the end of the experimental process were examined with "Anova for Mixed Measurements" and "t test for Relative Measurements". Analyzes revealed that there was no significant change in the control group, while the participants in the substance-dependence treatment group showed a significant decrease in the likelihood of substance use and substance use after cognitive behavioral group therapy. When the variables considered to be related to relapses were examined, it was seen that in the experimental group there was a significant decrease in the irrational beliefs and emotions regulation strength scores after cognitive behavioral group therapy and a significant increase in the scores of the psychological resilience scores. In the control group, no significant change was found between pre-test and post-test. There was no significant difference in self-efficacy between study and control groups before and after the study. The results were interpreted by considering the relativistic effect of cognitive behavioral theory and therapy, the relativity of the variables used in the study, and the relation with cognitive behavioral approach.

Cognitive behaviour therapyDrug addictionRecurrence+4
Ezel Avcı
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin değer yönelimlerinin öz-yeterlik algıları üzerine etkisi

Bu araştırmanın amacı; öğretmenlerinin öz-yeterlik algılarını tespit etmek ve öğretmenlerin değer yönelimlerinin, öz-yeterlik algıları üzerine etkisini belirlemektir. Araştırma ilişkisel tarama desende tasarlanmıştır. Araştırma evrenini, 2014-2015 eğitim öğretim yılında Sarıyer ilçesinde görev yapan ortaokul ve ilkokul öğretmenleri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi, basit tesadüfi örnekleme yöntemi kullanılarak belirlenen 64 okulda görev yapan 493 öğretmenden oluşmaktadır. Verilerin toplanmasında, Brouwers ve Tomic (2002) tarafından geliştirilen, Çapri ve Kan (2006) tarafından Türkçeye uyarlanan "Öğretmen Kişilerarası Öz-Yeterlik Ölçeği"; Schwartz ve arkadaşları (2001) tarafından geliştirilen, Demirutku (2007) tarafından Türkçeye uyarlanan "Portre Değerler Ölçeği" ile araştırmacı tarafından hazırlanan "Kişisel Bilgi Formu" kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin analizinde, bağımsız grup t-testi, tek yönlü varyans analizi (Anova), Kruskal-Wallis H testi, Mann-Whitney U testi, Spearman korelasyon analizi, Pearson Ki Kare testi, Linear regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırma sonunda, öğretmenlerin öz-yeterlik algıları üzerine, evrenselcilik, güvenlik ve özyönelim değerlerinin etkisi olduğu bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Değer, Değer Yönelimi, Öz-Yeterlik, Öğretmen Öz-Yeterliği

Değer orientasyonuEğitim psikolojisiMesleki yeterlilik+3
Seda Türkan
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Aktif olarak danışan gören ruh sağlığı çalışanlarının psikolojik iyi oluşlarının yordayıcıları olarak duyguları ifade etme ve psikolojik danışma öz yeterliği

Bu araştırmanın amacı, aktif olarak danışan gören ruh sağlığı çalışanlarının duygularını ifade etmelerinin ve psikolojik danışma öz yeterliklerinin, psikolojik iyi oluşlarına etkisini araştırmaktır. Araştırmanın katılımcılarını aktif olarak danışan gören 234 kadın 68 erkek ruh sağlığı çalışanı erkek olmak üzere toplam 302 kişi oluşturmaktadır. Katılımcılara veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgi Formu, Psikolojik İyi Oluş Ölçeği, Duyguları İfade Ölçeği ve Psikolojik Danışma Öz Yeterlik Ölçeği uygulanmıştır. Yordayıcı etkileri analiz etmek amacıyla hiyerarşik regresyon analizi yapılmıştır. Bunun yanı sıra psikolojik iyi oluş ile belirlenen sosyodemografik değişkenler arasında anlamlı farklılık olup olmadığını belirlemek amacıyla Mann Whitney U ve Kruskal Wallis H testleri uygulanmıştır. Araştırmanın bağımlı değişkeni olan psikolojik iyi oluş ve bağımsız değişkenleri olan duyguları ifade etme ve psikolojik danışma öz yeterlik değişkenleri arasındaki ilişkinin incelenmesi için Spearman Sıra Korelasyon analizi yapılmıştır ve betimsel istatistik tekniklerinden de faydalanılmıştır. Araştırma sonucunda psikolojik danışma öz yeterlik ve duyguları ifade etme değişkenlerinin psikolojik iyi oluşun anlamlı yordayıcıları olduğu bulunmuştur. Duyguları ifade etme ve psikolojik danışma öz yeterlik değişkenlerinin birlikte toplam varyansın %31'ini açıkladığı görülmüştür. Yaş, çalışma süresi, aylık gelir, medeni durum değişkenlerine göre psikolojik iyi oluş puan ortalamalarının anlamlı olarak farklılaştığı fakat eğitim durumu ve cinsiyet değişkenlerine göre ise anlamlı şekilde farklılaşmadığı bulunmuştur. Araştırma sonuçları, ilgili literatür paralelinde tartışılmış ve yapılacak olan araştırmalara önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Psikolojik iyi oluş, duyguları ifade etme, psikolojik danışma öz yeterliği

Duyguları ifade etmeMesleki yeterlilikPsikologlar+7
Özgün Özgönül
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Özel okulda okuyan liseli öğrencilerin öz yeterlilik algısı ve anksiyete seviyeleri: Duygu düzenlemenin aracı rolü

Araştırma da amaç, lisede okuyan öğrencilerin öz yeterliliklerinin ve kaygı seviyelerinin, duygu düzenleme ile ilişkisini ortaya çıkarmaktır. Yaşamımız boyunca geçirdiğimiz gelişimsel dönemlerden biri olan ergenliği kısaca yetişkinliğe doğru giden yol olarak tanımlayabiliriz. Bireyin bu dönemde yaşadığı bocalamada yüksek öz yeterlilik duygusu zorlu durumlarla baş etmesini kolaylaştıracak ve yaşam görevlerini daha sağlıklı atlatmasını sağlayacaktır. Eğer birey duygu, davranış ve bedenini yeteri kadar kontrol edemiyorsa tehlike hissi artacak ve bu da bireyi kaygıya yönlendirecektir. Özel okulda öğretim gören lise kademesindeki 250 öğrencinin öz yeterlilik algısına ve anksiyete seviyesine ayrı ayrı bakılarak daha sonra bu iki değişken karşılaştırılıp birbirleri ile ilişkisi ortaya konulacaktır. Daha sonra bu iki değişkenin ayrı ayrı duygu düzenleme ile ilişkisi ortaya konulacaktır. Duygu düzenlemenin, öz yeterlilik ve anksiyetede yerinin ne olduğunu anlamak, aralarında anlamlı bir fark olup olmadığına bakmak amaçlanmaktadır. Bu sonuçlardan yola çıkarak lise kademesinde rehberlik servisi anlamında ne çalışmalar yapılabileceği öneri kısmında yer alacaktır.

AnksiyeteDuygu düzenlemeEğitim psikolojisi+4
Ceren Akdeniz
İstanbul Arel University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Ergenlerde öz-yeterlik, motivasyon, azim ve psikolojik dayanıklılığın iyi oluş ile ilişkisi: Bir model sınaması

Pozitif psikoloji yaklaşımının ortaya çıkmasıyla birlikte bireylerin iyi oluş ve mutluluk düzeyleriyle ilişkili değişkenlerin ortaya konulması ve iyi oluşu arttırıcı porgramların geliştirilip uygulanması yaygınlık kazanmaya başlamıştır. Pozitif psikoloji yaklaşımının bakış açısı zaman içinde eğitim alanında da kabul görmeye başlamış ve pozitif gençlik gelişimi çerçvesinde öğrencilerin iyi oluş düzeylerinin arttırılması önem kazanmaya başlamıştır. Bundan dolayı da iyi oluş ile ilgili durumun ve iyi oluşu etkileyen değişkenlerin ortaya konulması önem kazanmaya başlamıştır. Bu çerçevede bu araştırmanın amacı; akademik öz yeterlik, içsel motivasyon, azim ve psikolojik dayanıklılık değişkenlerinin iyi oluş ile ilişkisini ortaya koymak ve bu değişkenlerin iyi oluşu etkileme mekanizmasını açıklamaya yönelik olarak alanyazın temelli geliştirilen bir model önerisini test etmektir. Araştırmanın çalışma grubu, Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı Van ilindeki liselerde öğrenim görmekte olan 300 kız, 300 erkek olmak üzere toplam 600 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırmaya farklı sınıf düzeylerinden (9,10,11 ve 12. sınıf) ve bölüm türlerinden (sayısal, eşit ağırlık, sözel, yabancı dil) öğrenciler katılmıştır. Araştırma verilerini toplamak için Çocuklar İçin Öz-yeterlik Ölçeği, Ergenler İçin Ders Çalışmaya Motive Olma Ölçeği, Ergen Psikolojik Dayanıklılık Ölçeği (EPDÖ), Kısa Azim Ölçeği ve Ergenler İçin Beş Boyutlu İyi Oluş Modeli: EPOCH ölçekleri kullanılmıştır. Araştırma ilişkisel tarama modeli ile gerçekleştirilmiş ve veri analizi için Pearson Momentler Çarpımı korelasyon Katsayısı ve Yapısal Eşitlik Modellemesinden yararlanılmıştır. Araştırma sonucunda öz-yeterlik, motivasyon, azim, psikolojik dayanılılık ve iyi oluş değişkenleri arasında anlamlı pozitif ilişkilerin olduğu ortaya konulmuştur. Değişkenlerin cinsiyete göre farklılaşmasına yönelik bulgular; katılımcıların iyi oluş, psikolojik dayanıklılık, öz yeterlik ve motivasyon düzeylerinin cinsiyete göre anlamlı şekilde farklılaştığını, kız öğrencilerin psikolojik dayanıklılık ve içsel motivasyon düzeylerinin erkeklere göre yüksek olduğunu, erkeklerin ise iyi oluş ve öz-yeterlik puanlarının kız öğrencilere göre daha yüksek olduğunu ortaya koymuştur. Hipotetik modelin analizine yönelik bulgular önerilen hipoetik modelin mükemmel uyum gösterdiğini, akademik öz-yeterlik ve içsel motivasyonun azim ve psikolojik dayanıklılık düzeyini arttırdığını, bu iki değişkenin de bireylerin iyi oluş düzeylerini arttırdığını ortaya koymuştur. Ortaya konulan bulgular çerçevesinde okullarda ve ruh sağlığı alanında çalışan araştırmacı ve uygulayıcılara çeşitli öneriler sunulmuştur.

AzimErgenlerMotivasyon+5
Fatma Nur Yıldız
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Instagram kullanan ergenlerde beden algısı ve özyeterliliğin incelenmesi

Bu araştırmada, "Instagram kullanan ve kullanmayan ergenlerin beden algıları ve öz yeterlik inançları arasında anlamlı bir farklılık var mıdır?" sorusuna cevap aranmıştır. Araştırmada üç bölümden oluşan anket formu kullanılmıştır. Anket formunun ilk bölümünde katılımcıların cinsiyet, yaş, kardeş sayısı, anne ve baba öğrenim düzeyi, anne ve baba mesleği, ekonomik durum, ders başarısı algısı, Facebook ve Instagram kullanım durumları bilgilerinden oluşan demografik bilgi formu yer almaktadır. Anket formunun ikinci bölümünde Secord ve Jourard (1953) tarafından geliştirilen ve Hovardaoğlu (1993) tarafından Türkçe'ye uyarlanıp güvenirlik-geçerlik çalışmaları yapılan Beden Algısı Ölçeği yer almaktadır. Anket formunun üçüncü bölümünde Sherer vd. (1982) tarafından hazırlanıp Sherer ve Adams (1983) tarafından güncellenen ve Yıldırım ve İlhan (2010) tarafından Türkçe'ye uyarlanıp güvenirlik-geçerlik çalışmaları yapılan Genel Öz Yeterlik Ölçeği yer almaktadır. Araştırmadaki ölçeklerin güvenirlik ve geçerlik çalışmaları kapsamında açımlayıcı faktör analizi, doğrulayıcı faktör analizi, madde toplam korelasyonu ve Cronbach Alpha kullanılmıştır. Elde edilen bulgulara göre Genel Öz Yeterlik Ölçeği, 17 madde ve 3 boyutlu yapısı ile güvenilir ve geçerli bir ölçektir. Beden Algısı Ölçeği, 40 madde ve tek boyutlu yapısı ile güvenilir ve geçerli bir ölçektir. Araştırmaya Ağrı İli Doğubayazıt İlçesinde bulunan ortaöğretim kurumlarından 790 öğrenci katılmıştır. Bu katılımcıların %63,7'si kadın, %36,3'ü erkektir. Ergenlerin beden algılarının ve genel öz yeterlik inançlarının Instagram kullanma durumuna göre anlamlı farklılık gösterip göstermediğini belirlemek amacıyla bağımsız örneklemler t testi kullanılmıştır. Elde edilen bulgulara göre; genel öz yeterlik ve alt boyut puanlarının Instagram kullanıcısı olma durumuna göre anlamlı farklılık göstermediği tespit edilmiştir. Beden algısı puanlarının Instagram kullanıcısı olma durumuna göre anlamlı farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Instagram kullanıcısı ergenlerin beden algısı puanı, Instagram kullanıcısı olmayan ergenlerin beden algısı puanına göre anlamlı düzeyde daha yüksektir. Buna ek olarak beden algısı puanının cinsiyete göre; hem beden algısı puanının hem de genel özyeterlik alt boyut puanlarının Facebook kullanma durumuna göre anlamlı farklılıklar gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmanın sonunda elde edilen bulgular, alanyazın eşliğinde tartışılmış ayrıca araştırmacılara, öğretmenlere ve bu alanlarda çalışmak isteyen psikolojik danışmanlara önerilerde bulunulmuştur.

BedenBeden imajıErgenler+4
Abdullah Dalkıç
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ters yüz sınıf modelinin ortaöğretim düzeyinde uygulanabilirliğinin öğretmen algılarına göre incelenmesi

Ters yüz sınıf modeli günümüz eğitim sisteminde önem kazanan yapılandırmacı yaklaşımla farklı öğretim stratejilerinin geliştirilmesinde önemli bir hale gelmiştir. Ters yüz edilmiş sınıfların eğitimde kullanımının avantaj ve dezavantajlarının araştırıldığı, ters yüz öğrenme uygulamalarını içeren örneklerin sunulduğu çalışmalara alanyazında rastlamak mümkündür. Ayrıca öğrenci ters yüz öğrenme hazırbulunuşluk düzeyinin belirlenmesine yönelik ölçek uyarlama çalışması örneği de Türkçe alanyazında yer almaktadır. Fakat ters yüz öğrenme modelinin farklı öğretim kademelerinde ne derece uygulanabilir olduğunu belirlemeye yönelik çalışmaya rastlanmamıştır. Bu tez çalışmasında ters yüz öğrenme modelinin ortaöğretimde uygulanabilirliğinin öğretmenlerin yaş, cinsiyet, branş, teknoloji okuryazarlığı düzeyleri, teknoloji kullanabilme yeterlilikleri, hitap ettiği hedef kitlenin özelikleri, öğretmenlerin çalıştıkları okulun özellikleri gibi değişkenlere göre incelenmiştir. Betimsel tarama modelinde yürütülmüş olan bu çalışma araştırmanın çalışma grubunu Van İli İpekyolu, Edremit ve Tuşba ilçelerindeki MEB ortaöğretim kurumlarında çalışan öğretmenler oluşturmuştur. Araştırmacı tarafından geliştirilen dört adet ölçek formu ile nicel veriler toplanmıştır. Yapılan alanyazın taramasında çalışmanın amacına uygun ölçme ve değerlendirme aracına rastlanmadığından ölçeklerin geliştirilmesinde ölçek geliştirme süreci uygulanmıştır. Hazırlanan bu ölçekler çalışma grubundaki öğretmenlere uygulanmıştır. Nicel verilerin analiz işlemleri SPSS programında gerçekleştirilmiştir. Bulguların sunulması ve sonuçların değerlendirilmesi araştırma problemleri doğrultusunda ölçek özellikleri dikkate alınarak yapılmıştır.

Eğitim sistemiMesleki yeterlilikOrtaöğretim kurumları+6
Eren Erensayın
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İngilizce öğretmen adaylarının meslekteki ilk yıllarına yönelik olası benlikleri ile özel alan yeterlikleri arasındaki ilişki

Bu araştırma, İngilizce öğretmeni adaylarının meslekteki ilk yıllarına yönelik olası benlikleri ile özel alan yeterliklerinin düzeyini belirlemek ve söz konusu iki değişken arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla yapılmıştır. Nicel araştırma yaklaşımının benimsendiği bu çalışma bir ilişkisel tarama modeli örneğidir. Çalışmanın örneklemini 2017-2018 eğitim öğretim yılında Türkiye'de bulunan devlet üniversitelerinin İngilizce öğretmenliği bölümünün son sınıflarında öğrenim gören toplam 357 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Çalışmanın verileri "İngilizce Öğretmeni Özel Alan Yeterlikleri Değerlendirme Ölçeği" ve Türkçeye uyarlanan "Öğretmen Adayları Olası Benlikler Ölçeği" yardımıyla toplanmıştır. Verilerin çözümlenmesinde betimsel ve kestirimsel istatistikî yöntemler kullanılmıştır. Çalışma sonucunda İngilizce öğretmen adaylarının özel alan yeterlikleri ve olası benlikleri arasındaki ilişki ile ilgili olarak aşağıdaki sonuçlar elde etmiştir: • Öğretmen adaylarının özel alan yeterliklerinin oldukça yüksek düzeyde olduğu tespit edilmiştir. • Öğretmen adaylarının özel alan yeterliklerinin cinsiyetlerine ve öğrenim gördükleri üniversitelerin düzeyine göre istatistiksel olarak farklılık göstermediği tespit edilmiştir. Bununla birlikte, akademik olarak başarı düzeyi yüksek olan öğretmen adaylarının özel alan yeterliklerinin anlamlı olarak daha yüksek olduğu ortaya çıkmıştır. • Öğretmen adaylarının toplam beklenen olası benliklerinin yüksek düzeyde, korkulan olası beliklerini ise düşük düzeyde olduğu görülmüştür. Öğretmen adaylarının beklenen olası benliklerinin cinsiyetlerine, akademik başarı düzeylerine ve öğrenim gördükleri üniversitelere göre farklılık göstermediği tespit edilmiştir. • Öğretmen adaylarının korkulan olası benliklerinin akademik başarı düzeyine göre farklılık göstermediği, cinsiyete ve öğrenim gördükleri üniversitelere göre ise farklılık gösterdiği belirlenmiştir. • Öğretmen adaylarının özel alan yeterlikleri ile beklenen olası benlikleri arasında orta düzeyde ve pozitif yönde anlamlı bir ilişkinin olduğu tespit edilmiştir. Öğretmen adaylarının korkulan olası benlikleri puanları ile özel alan yeterlik puanları arasında ise orta düzeyde negatif bir ilişkinin olduğu belirlenmiştir. Öğretmen adaylarının beklenen ve korkulan olası benliklerinin açıklanmasında özel alan yeterliklerinin önemli ve anlamlı bir yordayıcı olduğu ortaya çıkmıştır.

Aday öğretmenlerMesleki benlik algısıMesleki yeterlilik+7
Kerem Aktaş
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Müzik öğretmeni adaylarının bireysel ses eğitimi dersindeki özyeterlik algılarının incelenmesi.

Bu araştırmada, müzik öğretmeni adaylarının bireysel ses eğitimi dersine yönelik öz yeterlik algılarının farklı değişkenler açısından incelenerek tespit edilmesi ve bu tespit doğrultusunda eğitim öğretime katkı sağlanması amaçlanmıştır. Bu araştırma nicel araştırma yöntemlerinden betimsel türde tarama modelindedir. Araştırmanın çalışma grubunu; Adnan Menderes Üniversitesi, Atatürk Üniversitesi, Balıkesir Üniversitesi, Dokuz Eylül Üniversitesi, Gazi Üniversitesi, Harran Üniversitesi, İnönü Üniversitesi, Marmara Üniversitesi, Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi ve Trabzon Üniversitesi Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü Müzik Eğitimi Ana Bilim dalı üçüncü ve dördüncü sınıflarında öğrenim görmekte olan 157 erkek, 238 kız olmak üzere toplam 395 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak "Bireysel Ses Eğitimi Dersi Öz Yeterlik Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen verilere bakıldığında; müzik öğretmeni adaylarının bireysel ses eğitimi dersine yönelik öz yeterlik algılarının orta düzeyde olduğu, cinsiyet ve okul değişkenine göre bakıldığında öz yeterlik algıları arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir fark olmadığı fakat madde bazında farklılıklar olduğu, sınıf değişkenine göre bakıldığında ise 4. Sınıf öğrencilerinin 3. Sınıf öğrencilerine göre öz yeterlik algılarının daha yüksek olduğu bulgularına ulaşılmıştır. Ayrıca araştırmadaki katılımcıların bireysel ses eğitimi dersine yönelik genel kaygı ve öz yeterlik algıları arasında orta büyüklükte ve ters yönde bir etki ve ilişkinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Aday öğretmenlerMüzik dersiMüzik eğitimi+4
Cansu Koçer
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Educational Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Okulların örgütsel narsizm düzeyi ile öğretmenlerin öz yeterlilik algıları arasındaki ilişki

Bu araştırma öğretmen görüşlerine göre okulların örgütsel narsizm düzeyi ile öğretmenlerin özyeterlilik algıları arasındaki ilişkiyi saptamayı amaçlamaktadır. Araştırma toplamda beş bölümden oluşmaktadır. Araştırmada birinci bölümde, problem durumu, problem cümlesi, alt problemler, Araştırmanın amacı, araştırmanın önemi, sınırlılıklar ve tanımlar yer almaktadır. İkinci bölüm ise kuramsal çerçeve ve ilgili araştırmalardan oluşmaktadır. Üçüncü bölümde araştırmanın modeli, evren ve örneklem, ölçme aracı, verilerin toplanması ve analiz edilmesinden söz edilmiştir. Dördüncü bölümde elde edilen verilerin tablolara aktarılması sonucu oluşturulan bulgular ve yorumlar bulunmaktadır. Son kısım olan beşinci bölümde ise tartışma, sonuç ve önerilere yer verilmiştir. Tarama modelindeki araştırmanın evrenini 2014 – 2015 öğretim yılında Uşak ilinde çalışan 3660 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini 344 ortaokul öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada kolay ulaşılabilir öenekleme yoluna gidilmiştir. Araştırmada veriler "Örgütsel Narsizm Ölçeği" ve "Genel Özyeterlilik Ölçeği" ile toplanmıştır. Araştırmada ölçek boyutlarının örnekleme uygunluğunu test etmek için doğrulayıcı faktör analizi kullanılmış ve elde edilen verilerle ölçekler doğrulanmıştır. Verilerin analizinde aritmetik ortalama, tek yönlü varyans analizi ve Pearson Momentler Çarpımı Katsayısı kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre; Öğretmenler okullarının örgütsel narsizm düzeyini orta düzey olarak algılamaktadırlar. Öğretmenlerin okullarının örgütsel narsizm düzeyine yönelik görüşleri cinsiyetlerine ve aynı okulda çalışma süresine göre anlamlı farklılık göstermez iken, mesleki kıdemlerine ve çalıştıkları okuldaki öğretmen sayısına göre bazı boyutlarda farklılaşmamaktır. Bunun yanında öğretmenlerin özyeterlilik algısı yüksek düzeydedir. Öğretmen özyeterlilik algıları cinsiyetlerine göre özyeterliliğin başlama boyutunda farklılaşırken, mesleki kıdem, çalıştıkları okuldaki öğretmen sayısı ve aynı okulda çalışma sürelerine göre farklılaşmamaktadır. Okulların örgütsel narsizm düzeyine yönelik öğretmen görüşleri ile öğretmenlerin özyeterlilik algıları arasında ise anlamlı pozitif ve negatif ilişkiler bulunmaktadır. Anahtar Kelimeler: Narsizm, Örgütsel Narsizm, Özyeterlilik

Eğitim kurumlarıNarsisizmOkullar+7
Ahmet Yurdakul
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmenlerinin fen öğretimine yönelik tutumları ile özyeterlik düzeyleri arasındaki ilişkilerin incelenmesi (Uşak ili örneği)

Bu araştırmanın amacı Uşak İli Örneğinde Sınıf Öğretmenlerinin Fen Bilimlerine ve Öğretimine Yönelik Tutumlarıyla Özyeterlilik İnançları arasındaki ilişkiyi incelemektir. Bunun yanında bazı bağımsız değişkenlere gore (yaş, cinsiyet, vb) tutumlar ve özyeterlilik inançlarına bakılmıştır. Ayrıca tutumlar ve özyeterlik arasında anlamlı bir ilişkinin olup olmadığı gözden geçirilmiştir. Araştımanın amacı doğrultusunda Türkmen (1999) tarafından Türkçeye uyarlanan Fen Öğrenimi ve Fen Öğretimi Tutum Ölçeği ve Özkan, Tekkaya ve Çakıroğlu (2002) tarafından Türkçeye uyarlanmış olan Fen Öğretimi Özyeterlik Ölçeği'nden oluşan anket formu; Uşak il merkezinde görev yapan gönüllü 331 sınıf öğretmenine uygulanmıştır. Araştırmadan ulaşılan sonuçlar istatistiksel paket programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda; sınıf öğretmenlerinin fen öğretimine yönelik olumlu tutumlar içerisinde oldukları ve fen öğretimi özyeterlik düzeylerinin ortalamanın üzerinde olumlu olduğu belirlenmiştir. Araştırmada sınıf öğretmenlerinin cinsiyetlerine, yaşlarına, hizmet sürelerine ve eğitim durumlarına göre fen öğrenimi ve öğretimine yönelik tutumlarında anlamlı farklılıkların olmadığı belirlenmiştir. Fen öğretimine yönelik özyeterlik inanç düzeylerinin ise yaşlarına ve hizmet sürelerine göre farklılık göstermediği, eğitim durumlarına göre ise anlamlı farklılık gösterdiği saptanmıştır. Araştırmada sınıf öğretmenlerinin fen bilimleri öğrenimine yönelik tutumları ile fen öğretimi özyeterlik inançları arasında istatistiksel açıdan negatif yönlü %19(r=0.19) düzeyinde düşük anlamlı bir ilişki saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Fen Bilimi, Fen Bilimi Öğretimi, Tutum ve Özyeterlilik.

Fen bilgisiFen bilgisi dersiFen bilgisi eğitimi+6
Deniz Akkaya Semiz
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

MTAL öğrencilerinin kesirlerle ilgili işlemsel ve kavramsal bilgisinin tutum, öz yeterlik kaynakları ve kaygı ile ilişkisi

Bu araştırmanın amacı, MTAL öğrencilerinin kesirlerle ilgili işlemsel, kavramsal bilgisini ve bu bilgilerin tutum, cinsiyet, öz-yeterlik ve kaygı ile ilişkisini incelemektir. Bu araştırma, ilişkisel tarama modellerinden korelasyon türü ilişki kullanılarak yürütülmüştür. Araştırmanın örneklemini; 2017-2018 eğitim-öğretim yılında Uşak ili Merkez ve Eşme ilçesindeki iki MTAL'de öğrenim gören 106 dokuzuncu ve 132 onuncu sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Toplam 238 öğrencinin 127'si erkek, 111'i kızdır. Araştırmada veri toplama aracı olarak; araştırmacının kendisi tarafından hazırlanan ''Demografik Bilgi Formu'', Aşkar (1986) tarafından geliştirilen ''Matematik Tutum Ölçeği'', Yurt ve Sünbül (2014) tarafından Türkçe'ye uyarlanan ''Matematik Öz-Yeterlik Kaynakları Ölçeği'', Duru (2016) tarafından geliştirilen ''Matematik Kaygı Ölçeği'' ile La Joy (2013) tarafından uygulanan ve araştırmacı tarafından Türkçe'ye çevrilen ''Kesir Başarı Testi'' kullanılmıştır. ''Kesir Başarı Testi''nin yapılan KR-20 güvenirlik testi 0,78 bulunmuştur. Araştırma sonucunda, öğrencilerin işlemsel bilgilerinin, kavramsal bilgilerinden daha iyi olduğu görülmüştür. Ancak her iki bilgi türünde de performansların yeterli olmadığı söylenebilir. Bulgular incelendiğinde işlemsel ve kavramsal bilgi bakımından cinsiyetin anlamlı bir fark oluşturmadığı, buna karşın işlemsel bilgide onuncu sınıf öğrencilerinin daha başarılı oldukları, kavramsal bilgide ise anlamlı bir farkın olmadığı görülmüştür. Ayrıca işlemsel bilgi ile matematik öz-yeterlik, kaygı ve tutum arasında, kavramsal bilgi ile matematik öz-yeterlik arasında anlamlı bir ilişki vardır. Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre yapılan hatalı çözümler cinsiyet ve sınıf düzeyinde değerlendirildiğinde, aynı hataların yapıldığı ve ilk olarak öğrencilerin yanlış öğrenmelerinin giderilmesi gerektiği görülmüştür. Ayrıca bu araştırma gelecekte MTAL 11. ve 12. sınıflar, diğer liselerin bütün sınıf seviyelerinde kullanılabilir.

Anadolu liseleriKavramsal bilgiKavramsal öğrenme+6
Muhammed Aras
Uşak University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00

Related subjects