Peygamberler

Bu konu başlığı altında 54 tez

Yüksek LisansAçık ErişimTR

Peygamber kıssalarının klasik Türk şiirine yansımaları

Divan şairleri, mensup oldukları toplumsal yapının bir parçası olarak İslam dini ve kültürüyle yetişmiş ve eserlerini bu kültürel birikimden faydalanarak meydana getirmişlerdir. Bu kültürel birikimin bir parçası olarak, kaynakları Kur'an'a ve hadis kitaplarına dayanan peygamberler ve kıssalarının söz konusu edebî faaliyet içinde sıklıkla kullanıldığını, çeşitli benzetmeler ve telmihler yoluyla eserlerde işlendiğini görmekteyiz. Buna bağlı olarak bu çalışmanın amacı; gazel ve kaside nazım biçimiyle yazılmış şiirlerde peygamberler ve kıssalarının hangi yönleriyle nasıl işlendiklerini, en çok hangi peygamberlerin hangi kıssalarıyla ele alındıklarını ortaya koymak ve irdelemektir.

Eski Türk edebiyatıKlasik Türk edebiyatıPeygamberler
İshak Taşdelen
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2008
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kitab-ı Mukaddes'te peygamber görümleri

Dinler tarihinde kutsalı tecrübe eden kişilerin yaşadığı vizyonlar (görümler) önemli bir yer tutar. İnsanlık tarihi kadar eski denilebilecek bu kutsalı tecrübe anı günümüze kadar önemini korumuştur. İnsanlar bazen tanrıların doğrudan konuşmadığını sembollerle ve olağanüstü tasavvurlarla insanlara mesaj verdiğini düşünmüşlerdir. Eski Yunan'da 'orakller' Sümer medeniyetinde zigguratlarda görev yapan kahin sınıfı, Orta Asya'da esrime geçiren kam ve şamanlar, kutsalı tecrübe ettikleri anlarda tanrı yahut tanrılarla konuşmalarını çoğunlukla semboller ve simgelerle anlatmışlardır. Kutsal Kitap'ta da pek çok peygamber ya da tanrı adamı olarak isimlendirilen kişiler söz konusu anları yaşamış ve 'Rabb'in' kendisine gösterdiği olağanüstülükleri insanlara, krallara anlatmışlardır. Görümler (Vizyon, görü, müşahede) insanların bilinçleri açıkken diğer bir ifadeyle rüyada değilken kutsalı tecrübe anlarıdır. İnsanlar ve peygamberler görümleri oldukça sık bir şekilde müşahede etmiş ve uluslarına bu görümler vasıtasıyla müjdeler yahut uyarılar getirmişlerdir. Görümler genellikle tabiatları itibariyle olağanüstü semboller ve mecazlarla vuku bulmuştur. Bu görümleri defalarca tecrübe eden peygamberler bile görümlerin anlamlarını her zaman açık seçik anlamlandıramamışlardır. Biz de bu çalışmamızda söz konusu görümlerin dinler tarihindeki yerini tespit etmeye ve görümlerin insanların hayatlarında hangi anlamlara geldiğini bulmaya çalıştık.

Dinler tarihiHristiyanlıkKehanet+6
Oğuzhan Karahanlı
Gaziantep University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Hz. Peygamber'le ilgili bazı halk inanışlarının El-Hasaisü`l-Kübra'daki dayanakları

rv ÖZET HZ. PEYGAMBER'LE İLGİLİ BAZI HALK İNANIŞLARININ EL-HASÂİSÜ'L- KÜBRÂ'DAKt DAYANAKLARI Recep TUZCU Yüksek Lisans Tezi: Temel İslâm Bilimleri Ana Bilim Dalı Danışman: Prof. Dr. Ali Osman ATEŞ Haziran 2002, 251 Say fe Bu çalışmanın konusu, es-Suyûtfnin el-Hasâisül-Kübrâ adlı eserinde yer alan ve halk arasında Hz. Peygamber hakkında yaygın yanlış kanaatler oluşmasına sebep olan bazı rivayetlerdir. Amacımız, Kur'ân, sahih hadisler ve tarihi gerçeklerle uyuşmayan bu rivayetleri, akim ve ilmin prensiplerini esas alarak, hadis metodolojisi çerçevesinde incelemektir. Araştırmamız bir giriş ve üç bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde, Peygamber kavramı, Hz. Peygambert konu edinen bilim dallan, hasâis kelimesinin tanımı, hasâis ve deîâil türü eserlerin benzer ve farklı yönleri, araştırmaya konu olan eseri tanıtıcı bilgiler üzerinde durulmuştur. Birinci bölümde, Hz. Peygamberin doğumundan önceki ve peygamberlik dönemine kadar geçen süreç hakkındaki rivayetler incelenmiştir. Bu rivayetlerin çoğunun asılsız olduğunu, bunların Kur'ân'ın Hz. Peygamberi bir beşer olarak tanıtan açıklamalarına, sahih hadislere, tarihi gerçeklere uygun olmadıkları ortaya konmaya çalışılmıştır. Bu tür rivayetlerin, Hz. Peygamber'i, diğer peygamberlerle kıyaslarken onu övmekte aşırılığa, kaçarak, onun gerçek kîmliğînin kaybolmasına kendisinin insanüstü bir varlık gibi algılanmasına sebep oldukları sonucuna ulaşılmıştır. İkinci bölümde, Hz. Muhammed'in peygamberliği döneminde cereyan eden olaylarla ilgili rivayetler araştırılmıştır. Burada daha çok Hz. Peygamber'in mucizeleriyle ilgili rivayetler incelenmiştir. Bunların da, Hz. Peygamber'in diğer peygamberlerden daha çok mucize gösterdiğini vurgulamak amacıyla uydurulmuş olduğunu gördük. îlgili rivayetlerin Ehl-i Kitaptan müslüman olanlar veya Hz. Peygamber'in de Kur'an'da bahsedilen diğer peygamberler gibi mu'cizeler göstermiş olmasını arzu eden bazı kişilerce uyduruldukları kanısına vardık. Bunların bir çoğunun mevzuat kitaplarında yer aldığım da îesbî t ettik.Üçüncü bölümde ise; Hz. Peygamberin geleceğe dair haberleri araştırma konusu yapılmıştır. Bu rivayetlerin, ilk asırda ortaya çıkan siyâsi guruplar arasındaki çekişmeler sebebiyle uydurulmuş olduğunu ve bazı hadis âlimlerinin bunların büyük bir çoğunluğunu mevzu kabul ettiklerim görülmektedir. Anahtar Kelimeler: Peygamber, Rivayet, Sahih, Uydurma, Hasâis, Delâil.

El-Hasaisül-KübraHalk inançlarıHz. Muhammed+3
Recep Tuzcu
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2002
00
Yüksek LisansAçık ErişimAR

Kur'an-ı Kerim'de peygamberlerin kavimlerine çağrıları

Bu tez, peygamberlerin kavimlerine olan çağrılarının incelenmesi ve tahlilini içermektedir ve Kur'an-ı Kerimde nida ifadelerinden "yâ" ifadesinin geçtiği ayetlerle sınırlandırılmıştır. Bu çalışmanın konusu, Kur'an öğretimiyle birebir bağlantılı olmasından dolayı çok önemlidir. Bilindiği üzere bütün davetler, davet ediciyle irtibatlandırılır ve bu tezde, insanların en şereflisi ve en yüce ahlaklılarından olan söz konusu davetçiler Allah'ın nebileri ve resulleridir ki Hâlık (yaratan) onları kendi varlığına işaret etsinler diye göndermiştir. Hz Nuh'tan Hz İsa'ya kadar olan bütün peygamberlerin bahsedildiği otuz dokuz ayetle sınırlandırılan bu çalışma mukaddime, giriş, üç bölüm ve sonuçtan oluşmaktadır. Giriş kısmında kavramların sözlük anlamları verilip ıstılahi tanımları yapılmıştır. Birinci bölümde sadece Hz. Nuh, Hut, Lût ve Salih; ikinci bölümde Hz. İbrahim, İsmail, Yakup, Yusuf ve Şuayb; üçüncü bölümde Hz. Musa, Harun, Süleyman ve İsa peygamberin kavimlerine daveti incelenmiştir. Bu çalışma, ayetlerin, belagat ve nahvi yönüne olduğu kadar onların okuyuş şekillerinin ayetlerin anlamına etkisini zikretmeye de önem vermiş ve nebinin, müşrik olan kavmiyle üslubundaki eğitsel unsurların önemini tespit etmiştir. Tüm bu zikredilenlerde, tanımlayıcı analitik yönteme tabi olunmuştur. Sonuç olarak, peygamberlerin kavimlerine nidalarını içeren ayetlerden; inancı ruhlara aşılamak, kafirlerin sapkınlıklarını reddedip onların hatalı tasavvurlarını düzeltmek ve davetlerinin yumuşak söz, şefkat ve merhamet üzerine kurulu olduğu anlaşılmıştır. Ayrıca Kur'an'ın farklı okuyuşlarının; davet ayetlerinin yorum çeşitliliği üzerindeki etkisine de dikkat çekilmiştir. Yine ayetler ile onlardan öncekiler arasındaki ilişkide icaz şekilleri ve anlam birliğini ortaya çıkmıştır. Kur'an anlamı, enbiyaların kavimlerine hitaplarında bazen farklı surelerde tek bir anlam olarak bulunabilmektedir. Ayrıca Kur'an ayetlerinin tekrarı işiteni sıkmamakta aksine dinleyenin ruhunda yeni anlamlar doğurmaktadır ki bu durum Kur'an'ın belagatından kaynaklanmaktadır. Anahtar kelimeler: Tefsir, Çağrı, Peygamberler, Nebilerin Kavimleri, Davet.

Ruaa Layth Abdulhamid Alabdullah
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kur'an-ı Kerim'de ebeveyn evlat ilişkisi ve pedagojik açıdan değerlendirmesi

Hayat rehberimiz olan Kur'an- ı Kerim ebeveynlik yolculuğunda da en büyük dayanağımızdır. Anne- baba rolü insana oldukça ağır mesuliyetler yüklemekte ve zahmeti bol olan bu zaman dilimini rahmete döndürmek belirli ölçülerde biz ebeveynlerin elinde olmaktadır. Kur' an- ı Kerim' in peygamberler ve evlatları ile ilgili barındırdığı tutum ve davranışlar bu yolculukta bizlere ana kaynak teşkil etmektedir. Peygamber (s.a.v)' nin uygulamaları ve ayetler bağlamında ilerleme kaydedildiği müddetçe daha nezih bir gençlik ve örnek bir nesil yetiştirmek mümkün olacaktır. Tezimizin ana temasını oluşturan ebeveyn evlat ilişkisi öncelikle aileyi oluşturan temel kavramlar çerçevesinde tanımlanmış, sonrasında peygamberler ve çocukları bağlamında ele alınmış ve pedagojik açıdan tanımlamaları ile birlikte değerlendirilerek nihayete erdirilmiştir.

AileAile içi ilişkilerEbeveyn-çocuk ilişkisi+5
Hadicetül Kübra Gülderen
Yozgat Bozok University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yahudi ve İslam kaynaklarına göre İlyâs Peygamber

Bu çalışma, Kitâb-ı Mukaddes'te zikredilen büyük peygamberlerden biri olan İlyâs'ın Yahudi ve İslam literatüründe nasıl ele alındığını içermektedir. Çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm olan giriş kısmında çalışmanın konusu, amacı, önemi, yöntem ve kaynakları ele alınmıştır. İkinci bölümde Yahudi kaynaklarına göre İlyâs peygamberin adı, şeceresi, fiziksel görünümü, tarihsel dönemi, Musa ve Hızır ile ilişkisi, Ba'l inancı ve mucizeleri gibi konulara değinilmiştir. Üçüncü bölümde ise İslami kaynaklara göre İlyâs peygamberin adı, şeceresi, şemaili, tarihsel dönemi, Hz. Peygamber ve Hızır ile ilişkisi gibi konulara değinilmiştir. Sonuç kısmında ise İsa ve Musa'ya nisbet edilen bazı nitelik ve mucizelerin İlyâs peygambere de nisbet edildiğine ulaşılmıştır. Ayrıca yapılan kıyaslamalar ile İlyâs'ın Elyesa ve Hızır şahsiyetleri ile aynı olup olmadığı tartışmaları açıklığa kavuşturulmuştur.

Bilgi kaynaklarıHz. HızırHz. İlyas+4
Sacide Ünsal Ölmez
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Nübüvvet, Kur'an-ı Kerim'de nübüvvete dair kavramlar ve peygamberlerin beşeri yönü

Bu araştırma, İslam inanç esaslarının temel ilkelerinden biri olan nübüvveti konu etmektedir. İslam inanç sisteminde, nübüvvet vahyin ilk muhatabını ve hayata yansıyan yüzünü temsil eder. Elçiler, Allah tarafından seçilmiş ve görevlendirilmiş beşer şahsiyetlerdir. İslam âlimleri, nübüvvet hakkında farklı yorumlarda ve değer-lendirmelerde bulunmuşlardır. Kur'an-ı Kerim'de nübüvvete dair çok sayıda kavram geçmektedir. Bu kavramlar nübüvvette elçilerin sorumluluk, görev ve niteliklerini ifade etmektedir. Kur'an-ı Kerim, elçilerin beşerî özelliklerine özel vurgu yapmıştır. Bu bağlamda Kur'an, elçilerin farklı beşerî özelliklerine yer vermiştir. Elçilerin insan-lar içinden seçilmesi ve insanlara gönderilmesi vahyin anlaşılması ve hayata geçirilme-si açısından önemlidir. Bu yönleri ile elçiler insanlar için model şahsiyetlerdir.

Beşeri özelliklerElçilikKur'an-ı Kerim+3
Cihan Kuzu
Düzce University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Mâtürîdî'nin Kur'an'da nübüvvete dair kavramlar hakkındaki görüşleri

İslam inanç ilkelerinden biri de nübüvvettir. Nübüvvet, vahyin anlaşılması, yorumlanması ve hayata yansıtılması hususunda merkezi bir konumdadır. İmam Mâtürîdî, İslam düşünce tarihinin önemli şahsiyetlerinden birisi olan, kullandığı yöntemi, görüşleri ve eserleri ile Ehl-i Sünnet düşüncesinin önemli kolunu oluşturur. Mâtürîdî, İslam düşüncesinde akıl ve nas bağlamında özgün görüşler ortaya koymuş ve Mâtürîdî ekolüne öncülük etmiştir. Kendisinden sonra gelen pek çok âlimi bu hususlarda etkilemiştir. Bu yüzden Mâtürîdî ve ona tabi olan âlimler üzerinde önemli çalışmalar yapılmış, eserleri, görüşleri ve metodolojileri ortaya konmaya çalışılmıştır. Mâtürîdî'nin nübüvvete dair görüşlerinin Mâtürîdî akaidi ve Ehl-i Sünnet düşüncesi içinde önemli bir yeri vardır. Mâtürîdî'nin nübüvvet hakkındaki görüşlerini derinlemesine ve etraflıca ortaya koymak bu açıdan önemlidir. Mâtürîdî'nin, Kur'an-ı Kerim'de nübüvvete dair geçen kavramlara yüklediği anlam ve görüşlerinin yapacağımız çalışmamıza daha etraflıca ve derinlemesine ortaya konmasına yardımcı olacağını umarız.

BiyografiKavramlarKur'an-ı Kerim+4
Yüksel Mutlu
Düzce University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ya'kûb bin Abdüllatîf'in kelamî görüşleri

Kelâm ilmi Hicri I. asrın sonlarında ortaya çıkmaya başlayarak günümüze kadar kesintisiz bir şekilde devam etmiştir. Kelam ilmi alanında yetişen ilim adamları her dönemde söz sahibi oldular. Her asırda onlarca kelam âlimi yetişti. Osmanlı devletinin zirveyi yaşadığı dönem olan XVI. asırda da bazı kelam âlimleri yetişmiştir. İşte bu dönemde kelam ve mezhepler tarihi alanında eser ortaya koyan Osmanlı âlimlerinden biri de Ya'kûb b. Abdüllatîf'tir. Bu eseri önemli kılan bir husus Kelâm ve İslam mezhepleri alanın da Osmanlı Türkçesi ile telif edilen ilk eser olma olasılığının yüksek olmasıdır. Bugün kütüphanelerimizin tozlu raflarından bulunan onlarca Osmanlıca Türkçesi yazma eser gün yüzüne çıkarılmayı beklemektedir. İşte henüz yeni gün yüzüne çıkarılan Ya'kûb b. Abdüllatîf'in "İslam Mezhepleri ve Kelamı" (İslam da Fırkalar) adlı yazma eseri de bunlardan biriydi. Ya'kûb b. Abdüllatîf'in kelami görüşlerini ele alacağımız bu çalışmamız üç bölümden oluşmaktadır. Girişte amaç, yöntem ve kaynaklar hakkında bilgi verip Ya'kûb b. Abdüllatîf'in hayatı, eserleri ve yaşadığı dönemi inceleyeceğiz. Birinci, İkinci ve üçüncü bölümlerde ise Ya'kûb b. Abdüllatîf'in Allah'ın varlığı, birliği, fiilleri, ahiret ahvali, peygamberlikle alakalı meseleler ve imamet hususundaki teolojik görüşlerini ele alacağız.

AhiretAllah'ın varlığıKelam+6
Nihat Bozkuş
Fırat University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yahya (Rızâ) Efendi'nin Gülzâr-ı Aşk-ı İlahi adlı eseri ve şiirlerinde Allah ve Peygamber tasavvuru

Bu çalışma, 20. yüzyılda yaşayan ve 21. yüzyılın başlarında vefat eden Yahya Efendi'nin "Gülzâr-ı Aşk-ı İlahi" adlı eseri üzerine yapılmıştır. Yahya Efendi'nin elimizde bulunan bu eseri orijinalinin nüshalarından biridir. Yahya Efendi tarikat içerisinde yetişerek birçok mutasavvıf şairden etkilenmiş, bu etkileşimi kendi şiir potasında eriterek oldukça orijinal şiirler ortaya çıkarmıştır. Yahya Efendi tasavvuf geleneğine bağlı kalmıştır. Yunus Emre ve Niyâzî-i Mısrî gibi Hak âşıklarının yolundan gitmiştir. Çalışmamızda; Yahya Efendi'nin hayatı, hocaları, eserleri ve divanının tanıtılması amaçlanmıştır. Divanında Allah ve peygamber aşkını anlatan bazı şiirlerine öncelik verilip Allah Teâlâ'yı ve Hz. Peygamber'i nasıl anlattığı ve bunlara dair nasıl bir tasavvura sahip olduğu tespit edilmeye çalışılmıştır. Ayrıca bu çalışmada ilahi divanının tamamına yer verilmiştir. Yapılan bu tez ile hakkında pek fazla bilgi bulunmayan Yahya Efendi'yi daha yakından tanıma ve tanıtma imkânına kavuşulmuş, üstelik divanını incelemenin ileride yapılacak olan akademik çalışmalara da katkı sağlayacağı beklentisi hâsıl olmuştur.

AllahDivanlarMutasavvıf+4
Nurcan İlgin
Fırat University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
DoktoraAçık ErişimTR

Eskiçağ tarihi perspektifinden peygamberler ve eski kavimler(Hz. Âdem'den Hz. İbrahim'e kadar)

Evren ve ilk insanın varoluşu konusu hakkındaki merak, insanlık tarihiyle başlamış ve halen de devam etmektedir. Peygamberler ve eski kavimler de kâinat ve insanın yaratılışı kadar olmasa da hayli dikkat çekmiş ve önemine binaen çok sayıda peygamber kıssaları yazılmıştır. Bu öneminden dolayı "Peygamberler ve Eski Kavimler" konusu seçilmiştir. Konu çok geniş olduğundan dolayı, Hz. Âdem'den Hz. İbrahim'e kadar olan peygamberler ve kavimleri ele alınmıştır. Bu çalışmada hem kutsal kitaplardaki bilgilerden, hem tarih kaynaklarından ve hem de arkeolojik kazılarda elde edilen bilgi ve belgelerden istifadeye çalışılmıştır. Böylece, arkeolojik bulgulara dayalı yapılan çalışmalarla, kutsal metinlerdeki bilgilere dayalı çalışmaların bir noktada buluşturulması amaçlanmıştır. Konuyla ilgili elde yeterli bilgi, belge bulunmamasına rağmen, en azından doğruya yakın veya yaklaşık bilgilere ulaşılabilmiştir. Gerek bu konuda ve gerekse diğer peygamberler ve eski kavimler konularında çalışmaların yapılmasının gerektiği kanaatindeyiz. Aynı zamanda bu tür çalışmaların, İlkçağ tarihinin sevilmesine de katkı sağlayacağı düşüncesindeyiz. Anahtar Kelimeler: Kâinat, Peygamber, Kutsal kitap, Âdem, Tevhit, Kavim.

Dinler tarihiEski ÇağEski Çağ tarihi+4
Resul Şahin
Fırat University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Hz. Peygamber'in yönetim anlayışı bağlamında siyaset ahlakı

İnsanlık tarihine baktığımızda devlet ve siyaset vazgeçilmez bir müessese olarak karşımıza çıkmaktadır. Kur'an'ı Kerim'de ve sünnette bir devletin gerekliliği ile ilgili birçok na'sla karşılaşırız.Hz. Peygamber İslam ile tanıştıktan sonra, genelde kabileciliğin hâkim olduğu Arap Yarımadasında siyasi anlamda hızlı bir teşkilatlanmaya gitmiştir. Onun siyasi liderliğinde toplum yeni bir yapılanmaya adım adım yaklaşmaktadır. Akabe biatleri, müminleri birbirleri ile kardeşleştirme ve Medine Anayasası bu teşkilatlanmanın ilk adımlarıdır.İslam Devleti'nin esasları kuvvetin kanunda toplanması, müşavere, liyakat, sosyal dayanışmayı sağlayan müesseseler ve yargının bağımsız olmasıdır. İlk İslam devletindeki müesseseler ise; biat, askeriye, maliye, yargı, devlet başkanı, eğitim-öğretim, tayin, önceden kabul ve divanlardır.Devlet başkanında aranması gereken ahlaki özellikler, zalim olmaması, biate sadakat göstermesi ve halkı emanet bilmesidir. Halkı emanet bilmesinden maksat; adalet dağıtımı, eğitim ve ticari faaliyetlerde eşit davranması; yaşama hakkını temin ve aile hakkına riayet etmesi, fikir ve inanç hürriyetini sağlaması, devletin mali gelirlerini eşit toplaması ve devlet bütçesini israf etmemesi, görevlendirmelerde liyakate önem vermesi ve mülkiyet hakkını korumasıdır. Devletler ve topluluklar arası ilişkiler bakımından, antlaşmalar yapmak, antlaşmalara sadakat göstermek, diğer devlet veya topluluklara karşı vatandaşını savunmak ve himaye etmek, harp ahlakına uymaktır.Anahtar Kelimeler: Hz. Peygamber, siyaset ahlakı, yönetim

Hz. MuhammedKamu yönetimiPeygamberler+3
Ayşe Gül Demirli
Fırat University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kur'an'a göre peygamberlere itaraz sebepleri

Allah insanı yarattığı andan itibaren onlara doğru gösterecek, ibadetlerini öğretecek peygamberler yollamıştır. Allah bu peygamberleri pek çok ortak sıfat ile de vasıflandırmıştır. Peygamberlerin görevleri sadece Allah'tan aldıkları vahiyleri insanlara bildirmek ve onlara güzel örnek olmaktır. Bu uğurda peygamberler pek çok sıkıntıya katlanmışlardır.Allah'ın gönderdiği bu peygamberlere inananlar olduğu gibi inanmayanlar da olmuştur. İnanmayan bu insanlar peygamberlere itiraz etmişlerdir. İtiraz sebepleri her çağda aynı olmakla beraber kavimlerin kendi özel durumlarına göre farklılık göstermiştir. Mesela her kavim peygamberlerini akılsızlıkla delilikle suçlamışlardır. Yine kendilerine gelen peygamberleri beğenmemiş peygamber olarak insan değil de insanüstü bir varlık beklemişlerdir. Bunun yanında Nuh peygamberin kavmi putlara tapmaktan kurtulamamış, Ad kavmi itibarlarına ve güçlerine çok güvenmiş, Semud kavmi hadlerini aşmış, Lut kavmi sapıklıkta çok ileri gitmiş, Medyen ve Eyke halkları ölçü ve tartıda haksızlık yapmışlar, Musa peygamberin kavmi de nankörlükleriyle hadlerini aşmışlar ve ilahi cezaya çarptırılmışlardır.Anahtar Kelimeler: Allah, Peygamber, Ku'ran, Kavim, İtiraz, Sebepler

Kur'an-ı KerimPeygamberlerİslamiyet+1
Seda Şen
Fırat University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2011
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kur'an'da adı geçen ancak Peygamber olup olmadığı ihtilaflı olan kişiler

Ill TÜRKÇE ÖZET ilk insan ve ilk peygamber olan Hz. Adem (a. s.) ile son peygamber Hz. Muhammed (s.a.v.) arasında bir çok peygamber gelip geçmiştir. Bu peygamberlerin tamamt Kur'an'da zikredilmemiştir. Nitekim Kur'an'da: "Biz senden önce de birçok resul gönderdik. Onlardan bazısını sana anlattık, bazısını ise anlatmadık..."1 buyrulmaktadır. Bu da bize peygamberlerin sadece Kur'an'da anlatılanlar ile sınırlı olmadığını göstermektedir. Kur'an'da isimleri ve tebliğleri bildirilen peygamberlerin sayısı yirmi sekiz'dir. Ancak bunlardan Hızır, Zülkarneyn ve Lokman'ın peygamber olup olmadıkları hakkında islâm bilginlerince tam bir görüş birliği sağlanamamıştır. İslam dini, peygamberlere imanı inanç esasları içinde zikretmiştir. Nitekim Kur'an'da: "Peygamber, Rabbi tarafından kendisine ne indirildi ise ona iman etti, mü'minler de. Onlardan her biri Allah'a, meleklerine, kitaplarına ve resullerine iman etti. "O'nun resullerinden hiçbirini diğerinden ayırt etmeyiz" dediler."2 Bu nedenledir ki, Kur'an'da zikredilen peygamberlerden birini inkar etmek, onun hakkında kötü sözler söylemek insanı dinden çıkarır. Ancak peygamberlikleri ihtilaflı olan kimselerin peygamber olmadıklarını söylemek ise insanın imanına zarar vermez. Çünkü bu konuda kesinlik yoktur. Peygamberlikleri sabit olanlar hakkında Kur'an'ın çeşitli yerlerinde bilgiler verilmiştir. Ancak Hızır, Zülkarneyn ve Lokman hakkında ise Kehf ve Lokman surelerinin dışında herhangi bir bilgiye rastlanılmamaktadır. Bunların kimliklerinin tespiti noktasında da herhangi sahih bir hadis bulunmamaktadır. Biz bu çalışmamızda Hz. Hızır ve Hz. Zülkarneyn'in peygamber, Hz. Lokman'ın da salih bir kul olabileceği yönünde bir sonuca ulaştık. Ancak ulaştığımız bu sonuç kesin böyledir şeklinde de bir düşünce içinde değiliz. 1 Mü'min, 40/78. 2 Bakara, 2/285.

Hz. HızırHz. LokmanHz. Zülkarneyn+4
Esra Akça
Fırat University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2003
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Nübüvvet'in ispatında mucizenin rolü

II ÖZET Yüksek Lisans Tezi NÜBÜVVETİN İSPATINDA MUCİZENİN ROLÜ Mustafa GENÇ Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Temci İslam Bilimleri Ana Bilim Dalı Kelam Bilim Dalı 2004, Sayfa: IX+89 Mucize, Allah tarafından, elçisine verilmiş olan olağanüstü bir olaydır. Peygamberin Allah'ın elçisi oluşu ancak bir mucizeyle mümkündür. Bu konuda Ehli Sünnet alimleri de mucizeyi nübüvvetin en büyük delili olarak görmüş ve peygamberin kendi sözüyle peygamberliğinin geçerli olamayacağını ancak "Bu benim mucizemdir" diye söyler ve muhatapları ondan aciz kalırsa, iddiasının doğru olacağını ifade etmişlerdir. Nübüvvet ile mucize arasındaki ilişki ise Allah, peygamberini bir şeye güçlü kılması diğer insanları bunu yapmaktan men etmesidir. Mucizenin peygamberin ismetiyle faziletiyle ve kemâliyle bir alakası yoktur. Mucizenin ispat değeri vardır, o da peygamberlik iddiasında bulunan kişinin Allah'ın peygamberi olduğunun kanıtıdır. Mucize, yalancı ile doğruyu birbirinden ayıran olağanüstü bir olaydır. Allah'u Teala yalancının elinde mucizeyi gerçekleştirmez, bilakis Allah'u Teala o mucize iddiasını tam tersine çevirir. Böylece, mucize sadece peygambere has kılınmış ve sadece onun elinde gerçekleştirilmiş olur. Anahtar Kelimeler: Mucize, Nübüvvet, Tabiat kanunları.

MucizelerPeygamberlerPeygamberlik+1
Mustafa Genç
Fırat University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2004
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kur'ân'da adı geçen peygamberlerin aileleriyle imtihanı

İnsanları bu dünyaya imtihan etmek amacıyla gönderen Yüce Allah, insanların doğru yolu bulmaları ve bu imtihanlarında başarılı olmaları için peygamberler göndermiştir. Bu peygamberler de diğer insanlar gibi hayatın farklı kademelerinde imtihan edilmiştir. Kur'ân-ı Kerîm, imtihan olan peygamberlerin kıssalarından bahsederek, insanların bu kıssalardan örnek almalarını amaçlamıştır. Tezimizin konusunu oluşturan Kur'ân'da ailesiyle imtihan olan Peygamberlerin, ailesi ve kavmiyle yaşadığı olaylar karşısındaki tutumları örnek alınması gereken mesajlar içermektedir. Bu çalışmamızda, Kur'ân-ı Kerîm'de bahsedilen peygamberlerden ailesiyle imtihan olan peygamberleri araştırarak yaşanan olayları inceledik. Çalışmamızın giriş bölümünde kıssa, peygamber ve imtihan kelimeleri üzerinde kısa bir anlatım yaptık. Birinci bölümünde çalışmamızın konusunu oluşturan ailesiyle imtihan olan peygamberlerden Hz. Âdem, Hz. Nûh, Hz. Lût, Hz. İbrâhim, Hz. İsmâil, Hz. Yakûb ve Hz. Yûsuf'un hayatlarını birçok tarihi kitaplardan ve tefsirlerden araştırdık. İkinci bölümde ise bu peygamberlerin imtihan olduğu olayları ve kişileri âyetlerden yola çıkarak anlattık. Hz. Adem'in oğullarıyla imtihanı, Hz. Nûh'un kavmiyle mücadelesi ile inanmayan oğlu ve eşiyle imtihanı, Hz. Lût'un eşi ve ahlaksız davranışlarda bulunan kavmiyle mücadelesi, Hz. İbrâhim'in putperest babası ve kavmiyle mücadelesi ile oğlu İsmâil'i kurban etme teşebbüsüyle imtihanı, Hz. Yakûb'un oğlu Yûsuf'tan ayrı düşmesi, Hz. Yûsuf'un kardeşleri arasındaki kıskançlığı sebebiyle yaşadıklarını bu çalışmamızda inceledik. Anahtar Kelimeler Kıssa, Aile, İmtihan, Âdem, Nûh, İbrâhim, Lût, Yakûb, Yûsuf, Muhammed.

AileHz. MuhammedHz. Nuh+7
Ayşe Büyükbayram
Dicle University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Rüyada Hz. Peygamber'in görülmesi ile ilgili hadislerin değerlendirilmesi

Hz. Peygamber'in (s.a.v.) rüyada görülmesi ve bunun ne derece bağlayıcı olacağı, tarih boyunca insanların ilgisini çekmiş ve özellikle ilim adamları arasında tartışılmış bir konudur. Rüya ile ilgili, hadis alanında değişik yönlerden bazı akademik çalışmalar yapılmakla birlikte, Hz. Peygamber'in (s.a.v.) rüyada görülmesi hususunda rivâyet edilen hadisler hakkında müstakil bir çalışma yapılmamıştır. Böyle bir boşluğun ifa edilmesi gerektiği düşüncesiyle "Hz. Peygamber'in Rüyada Görülmesi ile İlgili Hadislerin Değerlendirilmesi" isimli çalışmayı tez konusu olarak seçtik. Tezi, giriş ve iki bölüm şeklinde tasarladık. Giriş bölümünde, rüyanın insanlık tarihindeki yeri, İslâmi ilimler ve çağdaş psikolojide rüya ile ilgili değerlendirmeleri konu edindik. Birinci bölümde, konu ile ilgili hadisleri temel hadis kaynaklarından tespit edip senet yönüyle inceleyerek sıhhat durumlarını ortaya koymaya çalıştık. İkinci bölümde ise ilgili hadisleri, metin tenkidi kriterleri çerçevesinde ele alarak değerlendirmeye çalıştık. Sonuç olarak Hz. Peygamber'in rüyada görülmesi ile ilgili hadislerin bir bölümünün sened yönüyle sahih olduğu tespit edilmekle beraber, metin tenkidi çerçevesinde yaptığımız değerlendirmeler sonucunda bu türden rivayetlerin sahih olamayacağı kanaatine vardık. Anahtar Sözcükler: Din, Peygamber, Hadis, Rüya, Güvenilir.

GüvenilirlikHadisHz. Muhammed+6
Hüsamettin Akçay
Dicle University
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kur'ân'da tahâret kavramı

"Kur'ân'da Tahâret Kavramı" adlı çalışma, bir giriş ile üç bölümden oluşmaktadır. Girişte genel olarak taharet kavramının tahlili, araştırmanın konusu ve önemi, Allah'ın kuddüs sıfatının taharetle alakası, Hz. Peygamber (sav)'in taharete verdiği önem ile araştırma metodu gibi konular ele alındı. Birinci bölümde, ibadete hazırlık yönüyle necasetler ve necasetlerden temizlenme yolları, hadesten taharet denilen hükmi kirlilik hallerini ortadan kaldıran abdest ve gusül ve bir de suların hükümleri gibi konular ayrıntılı bir şekilde ele alındı. İkinci bölümde maddi taharet yönüyle beden ve elbise temizliği, yiyecek ve içecek temizliği ile çevre temizliği konularına yer verildi. Son bölümde ise; Akıl ve kalbi, manevi kirlilik hali olan inançsızlık, şirk, nifak, kötü huy ve günahlardan temizleme ile kalp temizliği için kalbe Allah'a inancı, marifeti, zikri, tefekkürü ve güzel ahlakı yerleştirme gibi hususlara yer verdik. Ayrıca kalp temizliğini muhafaza etmek için ibadet, nefis terbiyesi ve salih amellerle meşguliyetin önemi gibi konular üzerinde durularak tez çalışmamız tamamlanmış oldu. Anahtar Sözcükler: Allah, Kuddüs, Kur'ân, Peygamber, Hades, Necaset, Tahâret, Temizlik.

AllahKirlilikKur'an-ı Kerim+4
Fahri Baysal
Dicle University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yunus Emre'nin şahıslar dünyası

PeygamberlerYunus Emre
Sultan Bozkuş
Dicle University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
1997
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kur'an kıssalarında Peygamberlere karşı tutumların Elmalılı Tefsiri'nde ele alınışı

Tarih boyunca toplumların ıslahı ve hak dinin tebliğ edilmesi için Allah tarafından birçok peygamber gönderilmiştir. Kur'an perspektifinden bakıldığında bu peygamberlerin tebliğinde yer alan ilk mesaj, hak yoldan sapan toplumlara şirkin batıl olduğunun hatırlatılması ve bütün ilâhi dinlerin özü olan tevhidin vurgulanmasıdır. Kavimler, peygamberlerin getirdiği bu ilk tevhid mesajı da dâhil olmak üzere hepsini inkâr etmişlerdir. Aynı inkâr tavırları hem Kur'an'da kıssası anlatılan geçmiş kavimlerde hem de Hz. Peygamber'in (sav) toplumunda görülmüştür. Kur'an Kıssalarında Peygamberlere Karşı Tutumların Elmalılı Tefsiri'nde Ele Alınışı başlığı altında hazırlanan bu çalışma, bir giriş ve iki bölümden oluşmaktadır: Giriş bölümünde; tezin problematiği, amacı, hangi metotlarla yazıldığı, konunun hem içerik hem de kaynaklar bazında sınırlandırılması ve konuyla ilgili daha önceden yapılmış olan çalışmaların bu tezden farklılıkları izah edilmiştir. Birinci bölümde; Kur'an kıssaları, amaçları ve nitelikleri açısından ele alınmış ve Elmalılı'nın kıssalara dair tefsirinde yaptığı tespitler başlıklar halinde işlenmiştir. İkinci bölümde; geçmiş kavimlerin peygamberlere gösterdikleri tavırların benzerlikleri açıklanmış ve aynı tutumların Mekke müşrikleri tarafından son Peygamber Hz. Muhammed'e (sav) de gösterildiği belirtilmiştir. Bu toplumların benzer tutumlar sergilemelerinin nedenlerinin de genelde aynı olduğu ifade edilmiştir. Ayrıca günümüz toplumlarının dine, Kur'an'a ve sünnete bakış açıları ayetler ve sahih hadisler ışığında değerlendirilmiştir. Kıssalarla ilgili ayetler, bu konular çerçevesinde Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır'ın "Hak Dini Kur'an Dili" adlı tefsirindeki yaklaşım ve yorumları esas alınarak incelenmiştir.

Elmalı tefsiriKur'an-ı KerimKıssalar+3
Havva Yılmaz
Akdeniz University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
10
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Deistik din eleştirisi ve Thomas Paine

Bu çalışmanın amacı on sekizinci yüzyıl Amerikan düşünürlerinden olan Thomas Paine'in Hristiyanlıkla ilgili düşüncelerini ele almak ve deizm temellendirmesini ortaya koymaktır. Çalışmada deizmin tanımına, tarihi gelişimine ve diğer inanç biçimleri arasındaki konumuna değinilmiştir. Thomas Paine'in Hristiyan öğretilerinde akla aykırı bularak reddettiği ögelere dair açıklamalara ayrıntılı olarak yer verilmiştir. Paine'e göre gerçek din konumundaki deizmin esasları ve onu oluşturan unsurlar incelenmiştir. Teistik bir bakışla deizmin imkânı, bu düşünce sisteminin tutarlılığı değerlendirilmiştir.

AkılDeizmDin felsefesi+7
Hayriye Karabudak
İstanbul University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlâhi kitapların âidiyeti ve mâhiyeti açısından Kur'ân'da kitap-peygamber ilişkisi: Tevrat Hz. Mûsâ örneği

Kur'an-ı Kerim, Yüce Allah tarafından indirilmiş olan ilâhi kitaplardan bahsetmektedir. Tevrat, Zebûr, İncil, Suhuf, Elvah, Furkan, Kitap ve Kur'ân gibi kavramlarla ifade edilen bu kitaplardan bazıları hakkında kimi yönden kapalı noktalar bulunmaktadır. Bu ilâhi kitaplardan birisi olan Tevrat kavramının Kur'ân'da açıkça ilâhi bir kitap olduğu bildirilmektedir. Bu ilâhi Kitab'ın gönderildiği ve kendisiyle mükellef tutulmuş olduğu muhatap çevre de Kur'ân tarafından açıkça beyan edilmektedir. Ancak Tevrat'ın ilâhi bir Kitap ve peygamber ilişkisi açısından kime gönderildiği sarih değildir. Bu durumda Tevrat'ın hangi peygambere vahyedildiği tam olarak bilinememektedir. Bu yüzden gerek Dinler Tarihi Disiplini gerekse Tefsir Disiplini alanlarında birbiriyle uyuşmayan muhtelif Tevrat tanımlamaları yapılmıştır. Diğer taraftan Tevrat'ın muhtevasının neleri kapsadığı Kur'ân tarafından kısmen bildirilmiş olsa da tam olarak bilinememektedir. Bu çalışmada Tevrat'ın âidiyetini ve mâhiyetini belirleyebilmemiz açısından öncelikle Tevrat kavramının lâfzen zikredildiği âyetler ele alınmış, daha sonra bu âyetlerin bağlamlarından yola çıkılarak konunun İsrâiloğulları ve Hz. Mûsâ temeline dayandığı tespit edilmiştir. İsrâiloğullarının başta Hz. Mûsâ olmak üzere, Hz. Mûsâ'ya verilen ilâhi kitapla, Hz. Îsâ'yla, Tevrat'la ve Hz. Muhammed dönemindeki muhatap topluluklardan ikisi olan Ehl-i kitap ve Yahudilerle olan münâsebetinin incelenmesiyle Tevrat'ın Hz. Mûsâ'ya verilen ilâhi kitaba karşılık geldiği görülmüştür. Diğer taraftan Tevrat'ın mâhiyeti de yine bu âyetler bağlamında ele alınmış olup Kur'ân'ın Tevrat ile nasıl bir kitabı kastettiği ortaya konulmaya çalışılmıştır. Tezimizde ulaşılan sonuca göre, Hz. Muhammed dönemindeki Ehl-i kitap ve Yahudi topluluklarının ellerinde bulunan ve kendisiyle mükellef tutuldukları ilâhi kitap olan Tevrat, Hz. Mûsâ'ya vahyedilen kitaptır.

AidiyetHz. MusaKitaplar+7
Hasan Halil
İstanbul University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
DoktoraAçık ErişimTR

Klasik tefsir kaynaklarında Cebrail

İnsanlığın Allah'ı tanıyıp hidâyet yolunda ilerleyerek doğru ve güzel işlerle saadet yurdunda sonsuz mutluluğu elde etmesine vesile olacak mesajların Cebrail vasıtasıyla ulaştırıldığı bilinen bir hakikattir. Cebrail peygamberlerin görevlerini ifa etmelerinde, zorluklara göğüs germelerinde ve düşmanların tehditlerinden kurtulup selamete ulaşmalarında rehber olmuş son derece etkin, seçkin ve değerli bir melektir. Bir melek olarak Cebrail diğer melekler gibi latif, nurani, hava gibi hafif, gözle görülmeyen, yeme, içme, evlenme, üreme gibi özellikler taşımayan, adeta tesbih ve ibadetle gıdalanan, sadece emredileni yerine getiren ve emre hazır bekleyen bir melektir. Cebrail kerîm bir resûl, her yönüyle kuvvet ve metanet sahibi, Arş'ın sahibinin katında kıymet ve itibar taşıyan, işaretiyle meleklerin hareket ettiği, güzel ve kusursuz bir görünüşe sahip olan son derece güvenilir bir melektir. Cebrail aynı zamanda bir ruh ve Rûhulkudüs'tür. Hz. Meryem'e insan suretinde bir ruh olarak temessül etmiş, Kadir gecesinde meleklerle yeryüzüne bir ruh olarak nüzûl etmiştir. Cebrail, Îsâ'yı (a.s) Rûhulkudüs sıfatıyla teyit etmiş ve Kur'ân'ı Hz. Peygamber'in (s.a.v) kalbine Rûhulemîn olarak inzal eylemiştir. Yahudiler Cebrail'in Allah katındaki yüce konumunu bilmelerine rağmen Kur'ân ve Hz. Peygamber'e (s.a.v) düşmanlıklarına onu bahane etmişlerdir. Cebrail'in Yûsuf'u (a.s) peygamberlik ismetine yakışmayan bir halden dolayı uyarması ya da boğulmak üzere olan firavunun iman etmesini ifade eden sözüne öfkelenip ağzını toprakla doldurması gibi Cebrail'in yaratılışına ve masumiyetine yakışmayan haberler ileri gelen müfessirlerce naklî ve aklî delillerle çürütülmüştür. Hz. Peygamber'e (s.a.v) Cebrail iki kez aslî suretiyle, diğer zamanlarda genellikle Dihyetü'l-Kelbî yahut farklı insan tipleriyle tezahür etmiştir. Vahyi en güzel usulde iletmiş, Kur'ân'ın okunma, ezberlenme ve anlaşılmasına vesile olmuştur. Hz. Peygamber'e (s.a.v) miraçta kılavuz, öteler âlemini seyretmesinde refik olmuştur. Cebrail Hz. Peygamber'e (s.a.v) aile hayatında, dini hizmetler için uygun kişi seçiminde ve görevlerin ehil olana tevdi edilmesi gibi hususlarda da kılavuz olmuştur. Hulasa bu çalışma, meleklerin genel özelliklerini, Cebrail'e ait sıfatları, onun peygamberler ve dinî şahsiyeti olan bazı kişilerle irtibatının klasik tefsir kaynaklarına aksediş şeklini ve yorumlanma usulünü inceleme gayretinin bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır.

CebrailKur'an-ı KerimMelek+4
Hasan Alkan
Akdeniz University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Mesnevî-i Şerîf'te Hz. Peygamber (S.A.V.)

Bu çalışmada Mesnevî-i Şerîf'te Hz. Peygamber (s.a.v.) konusu temsîlî / sembolik anlatımı bakımından ele alınmıştır. Mesnevî'de Hz. Peygamber hakkında kullanılan teşbihler, tâbirler, temsil ve remizler ve diğer bazı husûsiyetleri tesbit edilmeye çalışılmıştır. Tasavvufta Hz. Peygamber ile ilgili Hakîkat-i Muhammediyye ve nûr-ı Muhammedî gibi mefhûmlara delâlet eden beyitler A. Avni Konuk'un Mesnevî-i Şerîf Şerhi çerçevesinde ele alınmıştır. Hakîkat-i Muhammediyye ve Rûh-ı küllî-i Muhammedî mefhûmlarına karşılık gelen bazı remizler tesbit edilmiştir. Hz. Peygamber'in mûcizelerine temas eden bazı beyitleri ve Mevlânâ Celâleddîn Rûmî'nin Hz. Peygamber'e sevgisini ve hürmetini bildiren bazı beyitler de bu bağlamda değerlendirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Mevlânâ Celâleddîn Rûmî ve Peygamber, Mesnevî-i Şerîf'te Peygamber, Hz. Peygamber, Mesnevî.

Hz. MeryemHz. Muhammed DönemiKur'an-ı Kerim+5
Gülcan Ünlü
İstanbul University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00

İlgili konular