Mobil öğrenme
54 theses under this subject heading
Mobil öğrenme: Meslek yüksekokullarında bilginin yeniden yapılandırılması üzerine bir durum çalışması
Bu araştırmada meslek yüksekokullarında mobil öğrenmenin uygulanabilirliği araştırılmıştır. Bu amaçla, araştırmacı tarafından bir mobil öğrenme ortamı tasarlanmıştır. İç Anadolu bölgesinde ilçe merkezinde yer alan bir meslek yüksekokulunda yürütülen araştırma, öğrenenlerin başarmakta zorlandığı gözlenen "Algoritma ve Programlamaya Giriş" dersi kapsamında yapılmış ve araştırma verileri 2015-2016 öğretim yılı güz döneminde toplanmıştır. Bu çalışma, 36 kişilik öğrenci grubuyla başlamış ve araştırmanın derinlemesine yapılabilmesi için amaçlı örneklem seçimi yöntemiyle 6 kişilik katılımcı grubuyla sürdürülmüş nitel bir durum çalışmasıdır. Ayrıca, katılımcılar bizzat araştırmacı tarafından 14 hafta boyunca gözlenmiş ve durum çalışmasının veri tabanını oluşturan araştırmacı günlüğü, bireysel görüşmeler nitel veri analizi ile değerlendirilmiştir. Buna ek olarak; çalışmada, anket sonuçları ve mobil öğrenme ortamının kullanımına ilişkin veriler de sunulmuştur. Sonuç olarak, geliştirilen mobil öğrenme ortamının öğrenenlerde derse yönelik olumlu tutum geliştirmeye katkı sağlamada, derse katılım motivasyonunu arttırmada ve öğrenen-öğrenen, öğrenen-öğreten iletişimini kolaylaştırma bağlamında olumlu sonuçlar ortaya çıkarmıştır. Ancak, olumsuz etkiler de gözlenmiştir, bunlar; aktif katılımın zamanla düşmesi, geliştirilen ortamın sınava yönelik bir çalışma ve sohbet ortamı haline gelmesi, öğrenme amacından sapma ve teknik problemler gibi olumsuz etkilere rastlanmıştır. Benzer şekilde, öğrenenlerin mobil öğrenme ortamını faydalı ve motive edici bulduğu buna rağmen ders başarılarına etki etmediği de gözlenmiştir. Anahtar Sözcükler: mobil öğrenme, meslek yüksekokulları, durum çalışması
Açık ve uzaktan öğrenenlerin mobil öğrenme okuryazarlık becerilerinin incelenmesi
Bu araştırma, Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Sistemi'ne kayıtlı açık ve uzaktan öğrenenlerin mobil öğrenme okuryazarlık becerilerinin, demografik özellikleri, teknolojiye erişim olanakları ve tercihleri ile olan ilişkisini tespit etmeyi ve bu bağlamdaki gereksinimleri belirlemeyi amaçlamaktadır. Bu amaç doğrultusunda yapılan alanyazın taraması ile oluşturulan mobil öğrenme okuryazarlığı anketi seçilen örnekleme uygulanmış, sonuçlar, temel bileşenler analizi, bağımsız örneklemler t-testi, ANOVA gibi istatistik yöntemleri kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma bulguları, mobil öğrenme okuryazarlığı becerilerinin üç alt boyut (teknik, bilişsel ve sosyal) çerçevesinde incelenebileceğini ve farklı öğrenen grupları arasında anlamlı farklar olduğunu göstermiştir. Mobil teknolojileri kullanarak Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Sistemi'nin sunduğu e-öğrenme hizmetlerinden faydalanan öğrenenlerin, mobil öğrenme okuryazarlığı becerilerine ilişkin ortalamalarının, bu hizmetlerden faydalanmayan öğrenenlerin ortalamalarından yüksek olduğu görülmüştür. Öğrenenlerin mobil olmayan teknolojilere sahip olma durumları ile mobil öğrenme okuryazarlığı becerileri arasında ise anlamlı bir ilişkiye rastlanamamıştır. Bu çalışma kapsamında geliştirilen ve uygulanan anket aracının, gelecekte gerçekleştirilecek mobil öğrenme okuryazarlığı ölçeği çalışmalarına da ışık tutacağı düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Açık ve Uzaktan Öğrenme, Mobil Öğrenme, Bilgi Okuryazarlığı, Mobil Öğrenme Okuryazarlığı, Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Sistemi
T.C. inkılap tarihi ve Atatürkçülük dersinde mobil öğrenme kullanımıyla ilgili deneysel çalışma: Adıyaman ili örneği
Öğretme ve öğrenme faaliyetlerinde mobil öğrenmenin kullanım alanı giderek artış göstermektedir. Bu araştırmada, 8. Sınıf T.C. İnkılâp Tarihi ve Atatürkçülük dersi "Milli Uyanış: Bağımsızlığa Doğru Atılan Adımlar" ve "Bir Milli Destan: Ya Kurtuluş Ya Ölüm" ünitelerinin kazanımlarının öğrencilere kazandırılmasında mobil öğrenmenin etkisi incelenmiştir. Araştırmada öntest-sontest kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmanın katılımcılarını Güneydoğu Anadolu Bölgesinde yer alan bir ilin devlet ortaokulunda öğrenim gören 28'i deney, 28'i kontrol grubu olmak üzere 56 öğrenci oluşturmuştur. Veri toplama aracı olarak başarı testi ve tutum ölçeği uygulanmıştır. Verilerin Analizi SPSS 21.00 programı kullanılarak doğrulayıcı faktör analizi, bağımlı örneklem t-testi, bağımsız örneklem t-testi hesaplanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre başarı puanları arasında deney ve kontrol grupları arasında deney grubu lehine anlamlı farklılık bulunmuştur. Ayrıca öğrencilerin mobil destekli öğrenmeye yönelik tutumlarında her iki grupta anlamlı farklılığa rastlanmamıştır. Araştırma sonuçlarına dayanarak mobil öğrenmenin T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersinde kullanımının artırılmasına yönelik birtakım öneriler geliştirilmiştir. Anahtar Kelimeler: T.C. İnkılâp Tarihi ve Atatürkçülük, mobil öğrenme, mobil eğitim.
Matematiksel problem çözmede mobil uygulamalarla yapı iskelesi ve ipucu kullanımının ilkokul üçüncü sınıf öğrencilerinin akademik başarılarına ve bilişsel yüklerine etkisi
Bu araştırma kapsamında ilkokul üçüncü sınıf öğrencilerinin matematiksel problem çözmede karşılaştıkları zorlukları ve yaptıkları hataları en az seviyeye indirmek ve öğrencilere öğretmen ve akran desteği olmadan mobil teknolojinin yapı iskelesi ve ipucu kullanılarak sağlayacağı destek için Problem Çözme Eğitsel Yazılımı (ProÇEY) geliştirilmiştir. Eğitsel yazılımın kullanılması ile öğrencilerin akademik başarılarına ve bilişsel yüklerine etkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın amacı doğrultusunda 2019 – 2020 eğitim- öğretim yılı güz döneminde ilkokul üçüncü sınıfta öğrenim gören 130 katılımcıyla uygulama gerçekleştirilmiştir. Araştırma nicel araştırma yöntemlerinden deneysel model esas alınarak desenlenmiştir. Araştırmanın amacı kapsamında ProÇEY iki deney bir kontrol grubu ile yürütülmüştür. Her bir grup için seçkisiz örnekleme yöntemlerinden, basit seçkisiz örnekleme (simple random sampling) ile atama yapılmıştır. Eğitsel yazılımda, Pólya'nın problem çözme basamakları dikkate alınarak tam çözümlü, yarı çözümlü ve çözülmemiş örnekler işe koşulmuştur. Araştırmanın Deney 1 grubunda, tam çözümlü, yarı çözümlü ve çözülmemiş örnekler yapı iskelesi ile hazırlanan yazılımla; Deney 2 grubunda tam çözümlü ve çözülmemiş örnekler ipucu desteğiyle hazırlanan yazılımla sunulmuştur. Araştırmanın Kontrol grubunda ise tam çözümlü ve çözülmemiş örnekler desteksiz ortamda sunulmuştur. Veri toplama aracı olarak yüz kaygısı ölçeği (face anxiety scale), zihinsel çaba ölçeği (mental effort scale), görevi tamamlama hızı (speed task) ve akademik başarı testi kullanılmıştır. Verilerin analizinde 3x2 Karma ANOVA (Two-Way Mixed ANOVA) ve Bağımlı Örneklem t Testi işe koşulmuştur. Elde edilen veriler SPSS 25 programında analiz edilmiştir. Araştırmada akademik başarı testinden elde edilen verilere göre grupların ön test puanlarından son test puanlarına doğru artışın birlikte etkileşiminin anlamlı düzeyde bir farklılık oluşturduğu görülmüştür. Gruplar arasında ise anlamlı bir farklılık olmadığı görülmüştür. Bu bulguya göre Deney 1 grubunda yönlendirici olan desteğin akademik başarı üzerinde etkili olduğu ve ön testten son teste doğru bir artış gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmada yüz kaygı ölçeğinden elde edilen nicel bulgulara göre grupların çoklu etkileşimleri arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır. Bulgular doğrultusunda yazılımda kullanılan yapı iskelesi ve ipucu desteğiyle, katılımcıların kaygı durumlarının her sorunun yapısına göre değişmesine neden olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmada bilişsel yüklerin ölçülmesinde zihinsel çaba ölçeğinden elde edilen bulgular doğrultusunda Deney 1 grubundaki katılımcıların ProÇEY'de kullanılan yapı iskelesinin ölçümlerin hemen hemen hepsinde Deney 2 ve kontrol grubuna göre daha fazla zihinsel çaba harcadığı sonucuna ulaşılmıştır. Çözümlü ve yarı çözümlü sorularda zihinsel çabanın fazla olduğu, çözümsüz sorularda ise zihinsel çabanın az olduğu görülmüştür. Görevi tamamlama hızlarından elde edilen bulgular doğrultusunda çözümsüz örneklerde Deney 1 grubu daha az zaman harcarken kontrol grubu daha fazla zaman harcamaktadır. Bu bulgudan yola çıkarak; ProÇEY'de kullanılan yapı iskelesinin katılımcıların mobil ortamda harcadıkları zamanı çözümlü örneklerde artırdığı, desteğin azalmasıyla birlikte çözümsüz örneklerde katılımcıların örnek üzerinde geçirdiği zamanı azalttığı söylenebilir. Dolayısıyla Deney 1 grubunun çözümlü ve yarı çözümlü sorular üzerinde daha fazla zihinsel çaba ve zaman harcaması durumunda bilişsel yüklerinin artmasının, çözümsüz sorularda ise bilişsel yüklerinin azalmasının bir sonucu olarak akademik başarılarında bir artış olduğu söylenebilir. Anahtar Kelimeler: İlkokul, Problem Çözme, Mobil Uygulama, Yapı iskelesi, İpucu, Bilişsel Yük, Akademik Başarı.
Ortaokul öğretmenlerinin ve öğrencilerinin eğitim bilişim ağı (EBA) platformu hakkındaki görüşleri: Hatay ili örneği
Bu araştırmanın amacı, Fırsatları Arttırma İyileştirme Hareketi (FATİH) Projesi ana bileşenlerinden olan eğitsel e-içerik sağlanması ve yönetilmesi amacıyla Yenilik Eğitim Teknolojileri Müdürlüğü (YEĞİTEK) tarafından geliştirilen öğretmen ve öğrencilerin ücretsiz kullanımına sunulan Eğitim Bilişim Ağı (EBA) eğitim platformunun yenilenen ve zenginleştirilen içeriğiyle ilgili öğretmen ve öğrenci görüşlerini tespit etmektir. Araştırmanın evrenini; 2017-2018 eğitim-öğretim yılında Hatay'da Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı ortaokullarda görev yapan öğretmenler ve öğrenim gören öğrenciler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise Fatih Projesi altyapısı yer alan okullarda çalışan 180 öğretmen ve 1219 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak anket formu kullanılmıştır. EBA'yı kullanım amaçları ve EBA hakkındaki görüşlerini belirlemek için "Öğretmenlerin Eğitim Bilişim Ağı'nı (EBA) Kullanım Amacı ve EBA Hakkındaki Görüşleri Anketi"; öğrencilerin EBA'yı kullanım amaçları ve EBA hakkındaki görüşlerini belirlemek için ise "Öğrencilerin Eğitim Bilişim Ağı'nı (EBA) Kullanım Amacı ve EBA Hakkındaki Görüşleri Anketi" kullanılmıştır. Araştırmaya katılan öğretmen ve öğrencilerden, hazırlanan anketler yoluyla elde edilen verilerin tümü SPSS 20 for Windows paket programı ile analize tabi tutulmuştur. Betimsel istatistiklerde frekans, yüzde ve farklı değişkenlerin birbiriyle ilişkilerini göstermek için çapraz tablo kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına genel olarak bakıldığında, öğretmenlerin EBA'yı sık kullanmadığı, EBA'da içerik üretme, paylaşmadan ziyade var olan içeriği kullandığı, EBA'yı bilgisayar, akıllı tahtada en çok kullandığı, EBA kullanım süresi, eğitim türü, cinsiyetin EBA kullanımını pek etkilemediği, özellikle ders içeriği olan branşların EBA'yı kullandığı, EBA'da içerik, ders, kurs bölümlerinin en sık kullanıldığı EBA'nın yararlı, gerekli ancak yetersiz olduğu belirlenmiştir. Öğrencilerin EBA'yı bilgisayarda daha çok kullandığı, EBA Ders, İçerik, E-Kurs bölümlerinin en sık kullanıldığı, sınıflar arasında kullanımda belirgin fark varken, cinsiyetler arasında farkın olmadığı tespit edilmiştir. Eğitsel oyun, çizgi film gibi değişik uygulamaların artması gerektiğini, konu anlatım videolarının sıkıcı olduğunu, EBA duvarım ve mobil uygulamanın geliştirilmesi gerektiğini belirtmişlerdir. Öğrenciler ve öğretmenler yeni versiyon EBA'nın eskiye nazaran daha iyi olduğunu ancak yeni geliştirilen uygulamaların istenen düzeyde olmadığını belirtmişlerdir. EBA'da e-sınav, not değerlendirme, e-devlet gibi EBA'nın e-okul, mebbis vb. eğitimle ilgili uygulama yazılımlarının EBA'ya entegre edilmesi, kişilerin EBA'da dijital kimlik gibi resmi okul e-posta hesaplarının olması, EBA'nın öğrenciler ve öğretmenlerin erişmesi için internet bağlantısı gerektirmemesi EBA kullanımını arttırabileceği konusunda tavsiyelerde bulunulmuştur.
Algoritma eğitimi için bir mobil uygulama tasarımı ve gerçekleştirilmesi
Teknolojik gelişmeler sayesinde mobil cihaz kullanımı yaygınlaştı. Bu kullanım oranlarının artmasıyla ortaya çıkan mobil öğrenme, kullanıcıların internetteki kaynaklara, zaman ve mekândan bağımsız olarak mobil internet veya kablosuz bağlantılar aracılığıyla erişmelerine olanak tanımaktadır. Algoritma kelimesi yaygın olarak, bilgisayar mühendisliği bilim dalı içerisinde bulunan programlama dilleri ile bir yazılım yapmanın aşamalarını tanımlamak için kullanılmaktadır. Ancak, belirli bir problemin bir plan dahilinde çözüm yolunun belirlenmesi işlemine de algoritma ismi verilebilir. Bu bakış açısıyla aslında tüm mühendislik dalları içerisinde de geçmektedir. Bu nedenle algoritma eğitimi gerek bilgisayar mühendisliği gerekse de diğer mühendislik dalları için temel ve çok önemli bir konudur. Algoritma mantığını tam olarak oturtamayan bir mühendisin, meslek hayatı içerisinde bir problemin çözüm aşamalarını sağlıklı bir şekilde planlayıp gerçekleştirmesi ve sonuca ulaştırması çok zor olmaktadır. Algoritmanın önemi ve birçok kullanıcının, mobil cihazlarının her yerde yanlarında olması nedeniyle, IOS platformu için algoritma eğitimini desteklemek amacıyla bir uygulama geliştirme fikri ortaya çıkmıştır. Bu çalışma ile temel algoritma eğitiminde kullanılmak üzere IOS ile çalışan mobil cihaz kullanan kişilere yönelik bir uygulama geliştirilmesi amaçlanmıştır. Uygulama yerel platform kullanılarak geliştirilmiştir. Uygulamada temel algoritma konularının anlatıldığı ve soruların bulunduğu iki ana menü bulunmaktadır. Sorular ise çoktan seçmeli, doğru/yanlış ve akış diyagramı oluşturma olmak üzere üç tipte tasarlanmıştır. Kullanıcıların bu uygulama sayesinde bir akış diyagramını baştan sona oluşturabilmesi sağlanmıştır. Bu diyagramları, sürükle-bırak yöntemi ile oluşturabilmektedirler. Veritabanı içerisinde tanımlı soru ve cevaplara göre kendi yaptığı çözümleri kontrol ederek doğru ve yanlışlarını görebilme imkânları da bulunmaktadır. Bilgisayar mühendisliği lisans öğrencilerine kullandırılan uygulamanın, öğrencilerin başarısına olumlu etki yaptığı görülmüştür.
Web 2.0 uygulamalarına göre tasarlanmış fen bilimleri dersinin etkililiğinin incelenmesi
Teknolojideki gelişmelerin günümüzde eğitim ortamlarını etkilediği görülmektedir. Eğitim alanında kullanılan teknolojiler eğitimi daha etkili ve verimli hale getirmeye çalışmaktadır. Bu çalışmanın amacı web 2.0 uygulamaları kullanılarak geliştirilen Fen Bilimleri dersinin öğrencilerin iletişim ve etkileşim becerileri, Fen Bilimleri dersi ve teknolojiye karşı tutumları üzerindeki etkisini incelemektir. Bu çalışma, geleneksel sınıf ortamı ile web 2.0 uygulamaları ile tasarlanan eğitim ortamının öğrencilerin gözlenen sınıf içi etkileşim düzeylerinin, ders ve teknolojiye karşı tutumlarının karşılaştırılması açısından eğitimcilere ve eğitim materyali geliştiricilere yol gösterici niteliktedir. Tek gruplu ön test ve son test deneysel desenin kullanıldığı çalışmada web 2.0 uygulamalarına göre tasarlanmış dersler altıncı sınıf düzeyinde 39 öğrenciye dokuz haftalık süre boyunca uygulanmış ve derslerle ilgili belirli zamanlarda video kayıtları alınmıştır. Ayrıca uygulama öncesinde dersler araştırmacı tarafından gözlenmiş iki hafta boyunca video kaydına alınmıştır. Böylece, önceki geleneksel ortamda işlenen derslerdeki sınıf içi etkileşimin, web 2.0 uygulamaları gerçekleştirilen sınıf ortamındaki etkileşimin kıyaslanması sağlanmıştır. Web 2.0 araçları olmadan iki hafta boyunca kayıt altına alınarak işlenen dersler ön izleme olarak tanımlanmış, web 2.0 araçları kullanılarak işlenen derslerden 8 ve 9. haftalarından elde edilen kayıtlar da son izleme olarak isimlendirilmiştir. Verilerin analizinde sınıf içi etkileşimin içeriğinin analizi için Ober Etkileşim Analizi yöntemi, Fen Bilimleri dersine yönelik tutumu ölçmek için Fen ve Teknoloji Tutum Ölçeği, teknolojiye yönelik tutumu ölçmek için Teknoloji Tutum Ölçeği kullanılmıştır. Sınıf içi etkileşimin analiz sonuçlarına göre, son izlemede öğretmenin pekiştireç verme davranışında artış olduğu, öğretmenin açığa çıkarma miktarının arttığı ancak öğrencilerin ve öğretmenin cevap verme oranının azaldığı gözlenmiştir. Bu durum kullanılan yöntem gereği öğrencilerin merak ettikleri soruların cevaplarını, interneti kullanarak araştırma yapması olarak açıklanabilir. Ayrıca etkileşim kategorilerinden öğretmenin sunum yapması kategorisinde artış gözlenmiştir. Videoların ayrıntılı incelenmesiyle bu artışın sebebinin, öğretmenin teknolojik araçlar üzerinden yapılan sunumlar ile ders işlemesi olduğu tespit edilmiştir. Son izlemede öğrencilerin konuyu sunması kategorisinde düşüş gözlenmektedir. Bu durumun nedeni olarak da öğrencilerin sunumlarının e-portfolyo haline getirilmesidir. Öğretmen kategorilerinden öğretmenin yöneltme ve düzeltme davranışlarında artış gözlenmiştir. Bu durumu web 2.0 araçlarla işlenen Fen Bilimleri dersiyle ilk kez karşılaşan öğrencilerin, yapılması istenen görevlerin ve uyulması beklenen kuralların artması olarak açıklayabiliriz. Uygulamaların açılması ve işlemlerin sıralı bir şekilde yapılması öğretmen tarafından verilen komutlarla yönlendirilmiş ve düzeltilmiştir. Son izlemede sessizlik ve gürültü kategorilerinde artış gözlenmiştir. Sessizlik ve gürültü kategorisi ayrıntılı analiz edildiğinde öğrencilerin aktif halde oldukları verilen performans etkinliklerini tamamlamaya çalıştıkları, öğrencilerin kendi öğrenme sorumluluğunu aldığı, daha etkin iş birlikçi çalıştığı gözlenmiştir. Sonuç olarak web 2.0 uygulamalarına göre tasarlanmış Fen Bilimleri dersinde öğrencilerin etkinlikleri tamamlamakta hevesli olduğu ve öğretmenin her öğrenci ile ilgilenmesinin sonucunda birebir dönüt verme düzeltme davranışında artış olduğu gözlenmiştir. Bu uygulama ile öğrenciler ve öğretmen daha aktif hale gelmiş, öğrencilerin sorumluluk alma ve işbirliği yapma davranışlarında artış olduğu gözlenmiştir. Sınıf içi etkileşim analizi bulguları doğrultusunda elde edilen verilerin Fen Bilimleri Tutum Ölçeği ve Teknoloji Tutum Ölçeğinden elde edilen sonuçlarla desteklendiği ve hem derse hem de teknolojiye yönelik tutumun olumlu yönde değiştiği gözlenmiştir.
Deyim öğretiminde kavram karikatürü kullanımının öğrencilerin akademik başarı ve tutumlarına etkisi (Toondoo uygulaması örneği)
Yapılandırmacı yaklaşıma uygun olarak günümüz öğrencilerinin derse karşı ilgilerini artıracak, ders dışındaki sosyal hayatta da kendilerini geliştirmelerine yardımcı olacak öğrenme ortamlarıyla tanıştırılması gerekmektedir. Bu öğrenme ortamlarından biri olan mobil öğrenme ortamı, öğrencilere öğretmenleri ve arkadaşlarıyla derse ve konuya yönelik iletişim kurma olanağı sağlanması, öğrencilerin farklı bir ortamda öğrenmenin hazzını keşfetmelerine imkân tanıması, görsel bir materyal olarak kavram karikatürleriyle deyim öğrenimini/öğretimini mümkün kılması açısından önem arz etmektedir. Mobil öğrenme ortamında kavram karikatürleriyle Türkçe deyimleri öğrenmenin 6.sınıf öğrencilerinin başarılarına ve derse karşı tutumlarına etkisiyle yüz yüze öğretimle Türkçe deyimleri öğrenmenin 6. sınıf öğrencilerinin başarılarına ve derse karşı tutumlarına etkisini incelemek amacıyla yapılan çalışmada, karma araştırma yöntemlerinden açıklayıcı ardışık desen kullanılmıştır. Güvenirlik analizi için 2018- 2019 eğitim öğretim yılında Düzce/Merkez Mustafa Kemal Ortaokulundaki 228 6. sınıf öğrencisine 25 maddelik test uygulanmıştır. Uygulama sonucunda, testin güvenirliğine ilişkin Cronbach Alfa iç tutarlılık katsayısı 0,723 olarak hesaplanmıştır. Bu değer, hazırlanan testin güvenilir olduğunu göstermektedir. Araştırmanın nicel verilerini elde etmek için hazırlanan Türkçe Deyim Öğrenme Başarı Testi (TDÖBT) ile Türkçe Dersine Yönelik Tutum Ölçeği (TDYTÖ) DG ve KG'deki öğrencilere ön test ve son test olarak uygulanmıştır. Ön test sonrası DG'deki öğrenciler, akıllı telefonlarıyla katıldıkları WhatsApp gruplarında kavram karikatürleriyle deyim öğrenme sürecini devam ettirirken KG'deki öğrenciler, yüz yüze öğretimle ve geleneksel yöntemle sınıf ortamında eğitim sürecini tamamlamışlardır. Araştırmanın son aşamasında DG öğrencilerinin uygulamaya yönelik görüşleri alınarak nitel veriler toplanmış, çalışmanın etkililiği ortaya koyulmaya çalışılmıştır. Araştırmanın sonuçlarına bakarak kavram karikatürleriyle deyim öğretimi yapılan öğrencilerin Türkçe Deyimleri Öğrenme Başarı Testi puanlarının çok yüksek olduğu, kavram karikatürleri kullanılan öğretim yönteminin geleneksel öğretim yöntemine göre daha başarılı olduğu, kavram karikatürleriyle deyim öğretiminin Türkçe dersine yönelik tutumlarda etkili olduğu gibi sonuçlara ulaşılmıştır. Anahtar Sözcükler: Kavram Karikatürü, Deyim Öğretimi, Toondoo, Mobil Öğrenme, Görsel Okuma
Mobil öğrenme araştırmaları ve uygulamalarına ilişkin bir meta analiz çalışması
Günümüzde hızlı bir şekilde gelişen mobil cihazlar yaşam şeklimizi etkilediği gibi öğrenme biçimlerimizi de etkilemektedir. Mobil öğrenme, bu yüzyılın ve geleceğin öğrenme ihtiyaçlarını karşılayacak öğrenme biçimi olarak karşımıza çıkmaktadır. Günümüzde bilgi çok hızlı bir şekilde üretilmekte ve bilgiye çok hızlı bir şekilde erişim sağlanabilmektedir. Bu da mobil cihazlar ve öğrenme arasındaki etkileşimi kaçınılmaz hale getirmektedir. Günümüzde karşılaştığımız yoğun teknolojiler eğitim alanını da etkileyerek mobil öğrenmeyi bir zorunluluk olarak karşımıza çıkarmıştır. Ayrıca eğitimin süreklilik arz eden yapısı hayat boyu öğrenme kavramının önemini her geçen gün arttırmaktadır. Bu noktada mobil öğrenme de hayat boyu öğrenme sürecinde bireylere büyük destek sağlamaktadır. Mobil öğrenme, bireyler için yer-zaman sınırlılığını ortadan kaldırarak bireysel ihtiyaçlara cevap veren, iletişim imkânı sağlayan, iş verimini arttıran ve mobil cihazlar aracılığıyla gerçekleşen öğrenme ortamıdır. Mobil öğrenme, hem öğrencinin akademik anlamda başarısını arttırmayı hem de gelişen teknoloji becerilerini geliştirmeyi hedeflemektedir. Bu durumlar göz önüne alındığında gelişen dünyaya uyum sağlayabilmek için "teknolojiyi nasıl daha etkili/verimli kullanabiliriz?" sorusunun cevabını yanıtlamamız gerekmektedir. Bu çalışmada mobil öğrenme araştırmaları ve uygulamalarına ilişkin bir meta analiz çalışması yapılarak mobil öğrenme ile ilgili yapılmış birbirinden bağımsız, çalışmaların sonuçları birleştirilerek elde edilen sonuçların istatiksel analizinin yapılması amaçlanmıştır. 2008-2018 yılları arasında mobil öğrenme ile ilgili yayınlanmış çalışmalar ERIC, Science Direct, Yök Tez Merkezi ve Google Akademik veri tabanlarından "mobil öğrenme", "m-öğrenme", "eğitim teknolojisi", "mobil öğrenme ve uzaktan eğitim", "eğitimde teknoloji kullanımı" , "meta analiz" gibi anahtar kelimeler kullanılarak yapılmıştır. Son yıllarda ortaya çıkan teknolojik gelişmelere bağlı olarak son on yılda konu ile ilgili yapılan çalışmaların fazla olması dikkat çekmiştir. Bu nedenle 2008-2018 yılları arasındaki çalışmalarda akademik başarı ve tutum değişkenleri ele alınarak araştırmaya dâhil edilmiştir. Araştırmaya toplam 30 çalışma dâhil edilmiş olup bunların 16'sı akademik başarı değişkeni açısından, 14'ü ise tutum değişkeni açısından incelenmiştir. İncelenen çalışmaların örneklem büyüklüğü, ortalama ve standart sapma değerleri ele alınarak etki büyüklük değerleri elde edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda akademik başarıya yönelik sabit etki büyüklüğü 0,581, rastgele etki büyüklüğü 0,607 ve tutuma yönelik sabit etki büyüklüğü 0,346, rastgele etki büyüklüğü ise 0,529 olarak bulunmuştur. Elde edilen değerler incelendiğinde mobil öğrenmenin akademik başarı ve tutum üzerinde olumlu yönde büyük ölçüde etkisi olduğu gözlemlenmiştir.
Yabancı dil öğreniminde karekod destekli mobil öğrenme ortamının aktif sözcük öğrenimine etkisi ve öğrenci görüşleri: Mobil Sözlük örneği
Bu çalışmanın amacı, cep telefonu ve karekod kullanılarak sunulan mobil çevrimiçi bir sözlük yazılımının, öğrencilerin aktif sözcük öğrenmeleri üzerindeki etkisi ve görüşlerinin belirlenmesidir. Bu çalışmada hem yabancı dil eğitiminde mobil araçların hem de karekodun örnek bir kullanımı sunulmuş, tasarlanan öğrenme ortamının öğrenenlerin aktif sözcük öğrenimlerine etkisi nicel ve nitel yöntemlerle belirlenmeye çalışılmıştır.Araştırma, nitel ve nicel verilerin birlikte toplanarak analiz edildiği karışık yöntem kullanılarak yürütülmüştür. Araştırmaya, 2010?2011 akademik yılı bahar döneminde Gazi Üniversitesi Yabancı Diller Yüksekokulu Modern Yabancı Diller Birimi Orta Seviye sınıfta öğrenim gören birinci grupta 25 ve ikinci grupta 25 olmak üzere toplam 50 öğrenci katılmıştır. Çalışmaya katılan her iki gruptaki öğrenciler, toplam 22 ders saati süresince ders kitabındaki sözcükleri Mobil Sözlük isimli çevrimiçi sözlük programı kullanarak öğrenmişlerdir.Araştırmanın nicel verileri, geçerlik ve güvenirlik çalışmaları yapılmış olan `aktif sözcük bilgisi akademik başarı testiyle' elde edilmiştir. Nicel verilerin analizinde bağımlı örneklemler için t-testi kullanılmıştır. Araştırmanın nitel verileri ise öğrenci görüşleri veri toplama formu ile yarı-yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak toplanmıştır. Araştırma bulguları araştırmanın alt amaçları doğrultusunda ele alınarak, açık uçlu soruların frekans ve yüzde değerleri tablolar halinde açıklanmış ve alanyazın bulgularıyla ilişkilendirilerek yorumlanmıştır. Görüşmelerden elde edilen veriler, nitel verilerin geçerliğini arttırmak amacıyla kullanılmıştır. Ayrıca nitel verilerinin analizinde kategorilendirme yönteminden yararlanılmıştır.Öğrenenlerin mobil ortama ilişkin ayrıntılı görüş ve düşüncelerini barındıran nitel verilerden elde edilen sonuçlara göre; Mobil Sözlük öğrenme materyali yabancı dil öğrenen hazırlık sınıfı öğrencilerinin aktif sözcük bilgi seviyelerini arttırmada verimli ve etkili biçimde kullanılabilir. Mobil Sözlük içeriğinde sözcüğe ait farklı yönler bir arada sunulduğu için öğrenenler, sözcüğün farklı yönlerini aramakla vakit kaybetmemişler ve sınıf içindeki sözcük öğrenmeye ayırdıkları süreç kısalmıştır. İçerisindeki bilgileri yerinde ve yeterli bulan katılımcılara göre Mobil Sözlüğe erişimde mobil araçların kullanılması bireysel öğrenme hızının artmasına katkı sağlayarak istedikleri anda öğretmene bağımlı kalmadan sözcük öğrenebilmeyi sağlamıştır. Fakat mobil araçlarda yaşanan teknik aksaklıklardan ötürü zaman zaman katılımcıların olumsuz etkilendiği dikkat çekmektedir. Öğretim ortamında kullanılan karekod, öğrencilerin derse yönelik motivasyonlarını arttırırken, mobil araçların tuş takımı problemlerini ortadan kaldırarak sözcük açıklamalarına cep telefonu üzerinden daha pratik ve doğrudan ulaşım sağlamıştır. Ayrıca araştırmada kullanılan karekod, basılı ders kitabı ve çevrimiçi öğrenme materyali (Mobil Sözlük) arasındaki uzamsal uzaklığı azaltarak mobil araçların ders içi aktivitelerde daha verimli bir şekilde kullanılmasını sağlamıştır. Öğrenenler farklı derslerde de, karekod destekli öğrenme ortamlarını kullanmak istediklerini belirtmişlerdir.Araştırma bulgularına dayalı olarak, mobil destekli yabancı dil öğrenme ortamında eğitim alan her iki gruptaki öğrencilerin öntest ve sontest erişi ortalamaları arasında sontest lehine istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmuştur. Ders içi aktivitelerde kullanılan mobil destekli yabancı dil öğrenme ortamının, öğrenenlerin aktif sözcük bilgisi düzeylerinde artış sağladığı saptanmıştır. Öğrenci görüşleri de bu sonucu destekler niteliktedir.Anahtar Kelimeler: Aktif sözcük öğrenme, mobil öğrenme, Mobil Destekli Dil Öğrenme (MDDÖ), karekod
Mobil cihazlar için ders paketi hazırlama
Bu çalışmada mobil öğrenme ile içerik paketleme konusu ele alınmış, mobil cihazlar için Mobil içerik ders paket düzenleyicisi ve bu ders içeriğinin sunulduğu yazılım geliştirilmiştir. Mobil ders paket yazılımı ortaöğretim okullarında dokuzuncu sınıfta okuyan 114 öğrenci tarafından kullanılarak, kendilerine mobil öğrenme ile ilgili tutum ölçeği ve memnuniyet testi uygulanmıştır. Mobil içerik ders paket düzenleyicisi ise ortaöğretim kurumlarında görev yapan 15 öğretmen tarafından kullanılmıştır. Öğretmenlerden kendilerine verilen senaryolar doğrultusunda ders paketleri oluşturmaları istenmiştir. Yazılımın kullanılması ile ilgili olarak kendileriyle görüşme yapılarak görüşme formları doldurulmuştur. Yapılan analizler sonucunda öğretmenlerin yazılımın kullanımını kolay ve pratik bulduğu, işlemleri kolayca yaptığı ve yazılımın kullanışlı, faydalı ve daha çok sözel dersler için uygun olduğunu düşündükleri sonucuna varılmıştır. Öğrenciler ise mobil ders paket yazılımının kullanışlı olduğunu ve tasarımını beğendiklerini ifade etmişlerdir. Öğrencilere uygulanan mobil öğrenme tutum ölçeği sonuçlarına göre ise öğrenciler ortaöğretimde mobil öğrenmeye geçilmesi gerektiğini ve mobil öğrenmenin önümüzdeki yıllarda kaçınılmaz olacağını düşünmektedirler. Sonuç olarak geliştirilen yazılımların mobil öğrenmeye katkı sağlamak amacıyla öğretmenler ve öğrenciler tarafından kolaylıkla kullanılabileceği ve tabletler için de tekrar tasarlanarak kullanım alanının genişletilebileceği görülmüştür.
Mobil öğrenme ile ilgili araştırmaların eğilimleri: Bir içerik analizi
Teknolojinin hızlı gelişimi ve dünyanın değişimi hayatın her alanını olduğu gibi eğitim ortamlarını da etkilemiştir. Her teknolojik araç yenilikleriyle birlikte "Eğitim ortamlarında yararlanılabilir mi?" sorusunu da gündeme getirmiştir. Giderek küçülen cihazlar ve insanların yanlarından ayırmadığı teknolojik araçlar bugün mobil bir çağın yaşandığının göstergelerindendir. Hemen hemen her alanı etkisi altına alan mobil teknolojilerden eğitim ortamları da payını almıştır. Eğitimde mobil cihazların kullanımına ve etkililiğine yönelik çalışmalar bu bağlamda çeşitlenmiş ve gelişmiştir. Mobil öğrenme ile ilgili yapılan araştırmaların artmasıyla birlikte bu araştırmaları inceleyen çalışmaların yapılması ihtiyacı çerçevesinde şekillenen bu çalışma ile mobil öğrenme araştırmalarının yöntemsel boyutlarını, tanımlayıcı özelliklerini ve genel eğilimlerini tespit etmek amaçlanmıştır. Toplamda 47 yüksek lisans ve doktora tezi ile 180 makalenin içerik analizi yöntemiyle incelendiği bu çalışmanın mevcut durumun genel hatlarıyla ortaya konulması sayesinde yapılacak yeni araştırmalara yol gösterici bir rehber olması hedeflenmiştir. Elde edilen bulgular neticesinde bu alanda yazılan tez ve makalelerin konu dağılımlarının, künye bilgilerinin, kullanılan metodolojik araçların eğilimlerinin ve geliştirilen önerilerin resmedilmesi sağlanmıştır. Araştırma sonucunda yıllara göre yapılan akademik çalışmaların artış gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır. Konu dağılımı olarak bakıldığında mobil oyunlaştırma ve tutum, algı ve görüş odaklı mobil öğrenme çalışmalarının diğer çalışmalara oranla daha ön planda olduğu söylenebilir. Alan bazlı değerlendirildiğinde ise dil eğitiminde ve tıp eğitiminde diğer alanlara oranla fazla çalışma üretildiği bulgusuna ulaşılmıştır. Araştırmaların yürütüldüğü ülkeler bağlamında Amerika ve İngiltere'nin diğer ülkelere oranla daha çok mobil öğrenme alanında akademik çalışma yaptığı sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma yöntemi eğilimleri düşünüldüğünde nicel araştırmaların karma ve nitel araştırmalara oranla daha çok tercih edildiği bilgisine ulaşılmıştır. Araştırılan örneklem açısından elde edilen bulgular küçük örneklem gruplu araştırmaların daha çok yapıldığı ve en fazla incelenen grubun lisans öğrencileri olduğu bilgisini vermektedir. Eğilimlerin istatistiki boyutu bağlamında betimsel analizlerin daha fazla tercih edildiği, parametrik analizlerden t-testi'nin en çok kullanılan istatistiki analiz olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Geliştirilen önerilerin incelenmesiyle çalışmaların farklı boyutlarına odaklanarak çeşitlendirilmesine yönelik öneriler ile uygulama iyileştirme ve içerik iyileştirme önerilerinin en fazla sunulan öneriler olduğu görülmektedir. Sonuç olarak; mobil öğrenme alanında çalışma yapmak isteyen araştırmacılara öneriler geliştirilmiştir.
Ölçme ve değerlendirme dersinde mobil destekli öğretim durumları modelinin öğretmen adaylarının akademik başarılarına ve tutumlarına etkisi
Bu çalışmanın amacı, öğretim durumları modeli ilkelerine uygun olarak hazırlanmış mobil destekli bir öğrenme sürecinin öğrencilerin akademik başarılarına ve tutumlarına etkisini incelemektir. Mobil cihazlar ile desteklenen öğrenme ortamı ile yapılandırılan Gagné'nin öğretim ilkeleri göz önünde bulundurularak eğitimde ölçme ve değerlendirme dersinde uygulanmıştır. Araştırmada nicel araştırma yaklaşımı kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu öğrenim gören 113 pedagojik formasyon öğrencisi oluşturmuştur. Buna göre deney grubu 58 ve kontrol grubu 55 öğrenciden oluşmuştur. Araştırmada çoktan seçmeli akademik başarı testi, ölçme değerlendirme dersine, m-öğrenmeye ve öğretmenlik mesleğine karşı tutum ölçekleri öntest-sontest olarak uygulanmıştır. Verilerin analizinde aritmetik ortalama, standart sapma, yüzde, frekans, bağımsız gruplar t-testi, bağımlı gruplar t-testi, iki faktörlü kovaryans analizi (ANCOVA) ve iki faktörlü varyans analizi (ANOVA) kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre, mobil destekli öğretim durumları modeli akademik başarı puanları, derse yönelik tutumları ve m-öğrenmeye yönelik tutumları arasında anlamlı bir fark oluşturmamıştır. Gagné'nin öğretim etkinlikleri modeline dayalı mobil destekli öğrenme ortamlarında deney grubunda öğretmenlik mesleğine yönelik tutum açısından anlamlı bir artış görülmektedir. Araştırmada; akıllı sınıflarda kullanılan mobil destekli öğretim durumları modelinin öğrencilerin akademik başarılarına, derse ve m-öğrenmeye yönelik tutumlarına etkisi bulunmamış olup öğretmenlik mesleğine yönelik tutumlarına etki ettiği görülmüştür.
İlkokul ikinci sınıf öğrencilerinin yabancı dil öğreniminde mobil uygulama kullanımlarının incelenmesi
Yabancı dil öğretimi birçok ülkenin eğitim politikası içinde önemle üzerinde durulan ve küçük yaştan itibaren eğitim programlarına dâhil edilmesi gereken bir alan olarak görülmektedir. Bu çalışmanın amacı, yabancı dil öğreniminde erken yaşta kullanılan mobil uygulamaların öğrencilerin İngilizce dersindeki akademik başarılarına ve tutumlarına etkisini incelemektir. Bu çalışmada nicel araştırma yöntemine dayalı olarak yarı deneysel çalışma deseni ve nitel araştırma yöntemlerinden içerik analizi kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, Malatya ilinde yer alan bir özel okulun ikinci sınıflarında öğrenim gören toplam 87 öğrenci oluşturmaktadır. Çalışma grubu seçilirken kolay ulaşılabilir/uygun örnekleme yöntemi esas alınmıştır. Çalışma kapsamında öğrenciler, Deney-1, Deney-2 ve Kontrol gruplarına ayrılmıştır. Buna göre, Deney-1 grubundaki öğrencilere yüz-yüze sınıf ortamında İngilizce dersleri anlatılmış ve ebeveynlerin gözetimi altında "Duolingo" mobil uygulaması; Deney-2 grubundakilere ise yüz-yüze sınıf ortamında İngilizce dersleri anlatılmış ve ebeveynlerin gözetimi altında "Memrise" mobil uygulaması kullandırılmıştır. Kontrol grubuna ise hiçbir müdahale yapılmaksızın İngilizce dersleri olağan şekilde işlenmiştir. Ayrıca çalışma sonunda kullanılan mobil uygulamalar ile ilgili Deney-1 ve Deney-2 grubunun öğrencilerinin ve velilerin görüşleri alınmıştır. Çalışmada her üç gruba Akademik Başarı Testi (ABT), öntest ve sontest olarak ayrı ayrı uygulanmıştır. Daha sonra her üç gruba da sontest olarak İlköğretim İngilizce Dersine Yönelik Tutum Ölçeği (İDYTÖ) ayrı ayrı uygulanmıştır. Araştırma sonunda elde edilen veriler düzenli olarak elektronik ortama aktarılmıştır. Yapılan analizler sonucunda, Deney-1 ve Deney-2 grupları için hazırlanmış içeriklerin Kontrol grubuna göre öğrencilerin İngilizce başarısı ve tutum düzeyini arttığı tespit edilmiştir. Grupların birbirlerine göre kıyaslanması sonucu ortaya çıkan sonuçlar doğrultusunda Deney-2 grubunun Deney-1 ve Kontrol gruplarına göre dersin akademik başarısında, Deney-1 grubunun ise Deney-2 ve Kontrol gruplarına göre öğrencilerin tutumlarında daha yüksek puana sahip oldukların sonucuna varılmıştır. Özetle, hem test sonuçlarına hem de görüşme sonuçlarına göre "Memrise" mobil uygulamasının dört beceriyi de (dinleme, konuşma, okuma ve yazma) geliştirecek şekilde tasarlanmış yapısı ile akademik becerileri geliştirmede daha başarılı olduğu, "Duolingo" mobil uygulamasının ise ödüllendirme, kazandırma özellikleri sayesinde öğrencilerde olumlu tutum geliştirmede etkili olduğu ancak bu farkın öğrenci başarısına yeterince yansımadığı görülmüştür. Araştırma genel olarak mobil uygulamaların kullanılması ile erken yaşta yabancı dil öğreniminin daha verimli hale getireceğini ortaya koymuştur. Ayrıca yabancı dil öğreniminde mobil uygulama geliştiricileri için, erken yaşta yabancı dil öğrenecekler için bu çalışmanın önemli olduğu düşünülmektedir.
Mobil öğrenme yönetim sisteminin öğrenenlerin akademik başarısı ve tutumları üzerindeki etkisi
Bu araştırmada, "Bilgisayar-I" ders içeriğinin Moodle öğrenme yönetim sisteminin mobil arayüzü üzerinden öğrencilere sunulması ve öğrencilerin akademik başarısı ve tutumları üzerindeki etkililik düzeyinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu kapsamda Moodle tabanlı bir Mobil Öğrenme Yönetim Sistemi (MOYS) sayfası tasarlanmıştır. Bu çalışmayla mevcut öğrenme ortamlarına alternatif bir öğrenme ortamı geliştirilmemiş, aksine bu ortamlara destek olmak için bu ortamlardaki öğrenmenin etkililiğinin artırılması hedeflenmiştir. Hazırlanan MOYS sayfasının öğrencilerin akademik başarısı ve tutumları üzerindeki etkisini ölçmek amacıyla Siirt Üniversitesi Eğitim Fakültesi öğrencileriyle 9 haftalık bir uygulama çalışması gerçekleştirilmiştir. Araştırma için deneysel araştırma modelinde, öntest-sontest kontrol gruplu desen kullanılmıştır. Çalışmaya, deney ve kontrol gruplarının eşit sayıda tutulduğu toplam 90 öğrenci katılmıştır. Veri toplama aracı olarak akademik başarı testi ve mobil öğrenme tutum ölçeği kullanılmıştır. Araştırma analizleri sonucunda elde edilen akademik başarı öntest değerlerinde deney ve kontrol grupları arasında anlamlı bir fark görülmezken, sontest değerlerinde ise anlamlı farklılık görülmüştür. Sadece deney grubuna uygulanan mobil öğrenme tutum ölçeğinde ise öntest ve sontest sonuçlarında olumlu yönde tutum belirmiştir. Anahtar Kelimeler: Öğrenme Yönetim Sistemi, Mobil Öğrenme, Moodle
Mobil portfolyo (m - portfolyo) destekli tam öğrenme modelinin öğrenci başarısı ve internet kullanımına yönelik tutumlarına etkisi
Bu araştırmanın amacı mobil portfolyo ile desteklenmiş tam öğrenme modelinin öğrencilerin akademik başarıları ile internet kullanımına yönelik tutumlara etkisini belirlemektir. Araştırma 2014-2015 öğretim yılında Siirt Üniversitesi Eğitim Fakültesi'nde Sınıf Öğretmenliği ve Sosyal Bilgiler Öğretmenliği bölümünde Bilgisayar 1 dersini alan öğrencilerle gerçekleştirilmiştir. Sınıflar başarı testi ön test puanlarına, internet kullanımına yönelik tutum ölçeği ön uygulama puanları ile mobil cihazlara sahip olma durumlarına göre deney ve kontrol gruplarına ayrılmıştır. Elde edilen sonuçların deney ve kontrol gruplarına göre, cinsiyete göre ve bölümlere göre farklılık gösterip göstermediğini belirlemek için veri analizleri yapılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre; mobil portfolyo destekli tam öğrenme modelinin öğrencilerin akademik başarılarına etkisinin olumlu olduğu görülmüştür. Mobil destekli tam öğrenme modelinin uygulandığı deney grubunun akademik başarı testin aldıkları son puanlar ile kontrol grubunun akademik başarı testi son uygulamasından aldıkları puanlar kıyaslandığında ortaya anlamlı bir farklılığın ortaya çıktığı görülmektedir. Bununla birlikte araştırmada; mobil portfolyo kullanımının öğrencilerin internet kullanımına yönelik etkisi de araştırılmış, veri analizleri sonucunda anlamlı bir farklılığın ortaya çıkmadığı gözlemlenmiştir. Elde edilen bulgular doğrultusunda öneriler geliştirilmiştir. Anahtar kelimeler: mobil, portfolyo, m-portfolyo, başarı, tutum
Yabancı dil eğitiminde eğitsel oyunlar aracılığıyla mobil öğrenme
Mobil cihazların kullanımı her geçen gün yaygınlaşmakta ve bu cihazları kullanan bireylerin yaş aralıkları da genişlemektedir. İlköğretim öğrencilerinin kendi mobil cihazlarının olduğu bilinmekte ya da ebeveynlerinin mobil cihazlarıyla sürekli vakit geçirdikleri gözlenmektedir. Araştırmada ilgili alanyazın incelendiğinde, yabancı dil eğitiminin önemi ve bunun yanında zorlukları görülmektedir. Teknoloji sayesinde yabancı dil eğitiminde her geçen gün farklı teknikler ve uygulamalar geliştirildiği ve bu öğrenme zorluklarına çözümler getirdiği gözlenmektedir. Eğitimde oyunun önemi yadsınamaz derecede büyüktür. Bilgisayar çağından sonra dijital oyun tabanlı öğrenmenin oyun tabanlı eğitimde büyük bir yer aldığı da açıktır. Mobil cihazlarla beraber cep telefonlarına yerleşen dijital oyunlar ile istenilen zaman ve mekânda eğlence sağlanmaktadır. Bu eğlencenin eğitici eğlenceye dönüştürülmesi için çeşitli eğitsel uygulamaların geliştirildiği gözlenmektedir. Bu araştırmanın amacı eğitsel bilgisayar oyunlarına kıyasla zaman ve mekândan bağımsız, öğrenme açısından daha esnek olan eğitsel mobil oyunların, ilköğretim öğrencilerinin başarı durumları üzerindeki etkilerini ölçmek ve değerlendirmektir. Bu çalışma, Elazığ ilinde Şeker İlköğretim Okulu, Özel Mustafa Sabuncu İlköğretim Okulu ve Yunus Emre İlköğretim Okulunda 5. Sınıfta bulunan toplamda 82 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Çalışma için geliştirilen anket ile öğrenci görüşlerialınarak ve öğrenci özellikleri göz önünde bulundurularak ?Sünger Bunny ile İngilizce Öğreniyorum? isminde Flash Lite tabanlı bir eğitsel mobil oyun tasarlanmıştır. Çalışmada yabancı dil eğitimi üzerinde durulmuş ve öğretilmesi hedeflenen yabancı dil İngilizce olarak belirlenmiştir. Uygulama yapılacak okulların İngilizce öğretmenlerinden müfredata da uygun olan İngilizce kelimeler belirlemeleri istenmiştir. Öğrencilerin İngilizceyi mobil oyun vasıtasıyla dinleyerek ve okuyarak ne derece kavrayabildiklerini değerlendirmek amacıyla tasarlanan mobil oyunu uygulamadan önce öğrencilere ön test uygulanmış ve sonrasında öğrencilere 1 haftalık uygulama süresi verilmiştir. Son test ile de uygulama tamamlanmıştır. Toplanan veriler istatistik programında Ortalama, Standart Sapma, t-Testi, Varyans Çözümlemesi Ki-kare testi, İki Faktörlü Anova Çözümlemesi, KMO ve Bartlett Testi, Tukey HSD, Frekans ve Yüzde tekniklerinden yararlanılarak çözümlenmiştir. Eğitsel mobil uygulamaların İngilizce eğitiminde öğrencilerin başarı düzeylerini artırdığı gözlemektedir. Mobil cihazlarına yüklenecek eğitsel oyunların öğrencilerin ders motivasyonlarını ve başarılarını artacağı ve bu oyunların faydalı bir öğretim materyali olarak kullanılabileceği söylenebilir.
English instructors' attitudes toward mobile assisted language learning: A descriptive study
The purpose of the study is to reveal instructor attitudes toward Mobile Assisted Language Learning (MALL) in the School of Foreign Languages at a state university in Turkey. Another aim of the study was to discover students' perceptions toward MALL from instructors' perspective. In attempt to find answers to research questions, a descriptive research design was used. 15 English instructors who work in the School of Foreign Languages at Harran University participated in the study. As data collection instrument, a survey designed by Christensen and Knezek (1998) was administered and a semi-structured interview was conducted. The survey had 5 sub-sections apart from the demographic information part; enthusiasm, anxiety, productivity improvement, avoidance, and mobile phone use for classroom learning. Semi-structured interview was designed to shed light on instructors' attitudes toward MALL, and their perception of what their students thought of the use of MALL. Use of mobile technology in language classrooms is inevitable in the future, and teachers must be trained in order to keep up with the developments. The results reveal that though they have concerns regarding how to control mobile phone use in the language classroom, instructors have rather a positive attitude toward the use of MALL. Findings also assert that students have a positive attitude toward mobile assisted language learning thanks to the fact that they are already familiar with mobile phones through their everyday experience. Keywords: Mobile Assisted Language Learning (MALL); Teacher Attitudes;Technology
Mobil sağlık uygulamalarında makine öğrenmesi temelli model geliştirme ve modelin cihaz-bulut dağıtımı
Sağlık uygulamalarının taşınır olmasına ve cep telefonu kullanıcılarının o alanda geliştirilmiş sağlık çözümüne anında ulaşmasına imkan tanıyan çalışma alanına Mobil Sağlık (mSağlık) denir. Son yıllarda, makine öğrenimi ile geliştirilen modeller, sağlık alanında çeşitli hastalıkların teşhisinde ve takibinde önemli bir rol oynamaktadır. mSağlık için geliştirilen, özellikle görüntü işlemeye dayalı ve derin öğrenme tabanlı makine öğrenimi modellerinin mobil cihazlara entegrasyonu ve çalıştırılması, cihazın sınırlı bilgi işleme kaynaklarına ve sınırlı depolama kapasitesine sahip olması sebebi ile zor olabilir. Bu tezde, mSağlık için görüntü işlemeye dayalı ve derin öğrenme tabanlı bir makine öğrenmesi modelinin adım adım geliştirilmesi ve bu modelin mobil cihaza ve bulut ortamına entegre edilmesi süreçleri anlatılmıştır. Uygulanabilirliği ve kullanılabilirliği göz önünde bulundurularak, deri hastalığına yönelik tahminler yapabilen bir modelin geliştirilmesi üzerinde durulmuştur. Bir mobil uygulamaya uygun olacak şekilde az yer kaplayan MobileNet mimarisi kullanılmış, modelin performansını arttırmak için transfer öğrenme, veri artırımı ve farklı loss fonksiyonları kullanımları dikkate alınmıştır. Geliştirilmiş örnek mSağlık modeli, hem cihaza hem buluta entegre edilmiş, sürece ait teknik bilgiler verilmiş, ve bir modelin cihaz-bulut entegrasyonu karşılaştırılması yapılmıştır.
Bankacılık sektöründe çalışanların mobil öğrenmeye yönelik tutumlarının ve hazırbulunuşluklarının incelenmesi
Mobil cihazların kullanım oranlarının arttığı günümüz dünyasında, bu cihazları birer öğrenme nesnesi haline dönüştürebilmek önemli konularından biri olmuştur. Bunun yanı sıra öğrenenin mobil öğrenmeye yönelik tutumlarını ortaya çıkarmak da mobil öğrenme ortamları için öğrenme nesnelerini tasarlarken geliştiricilere yol göstermede önemli bir rol oynamaktadır. Bu perspektifle hazırlanmış olan çalışma, bankacılık sektöründeki çalışanların mobil öğrenmeye yönelik tutumları ve hazırbulunuşluklarının çeşitli değişkenlere göre incelenmesiyle gerçekleşmiştir. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Çalışmaya özel bir bankanın uygun örneklem yoluyla ulaşılan 229 çalışanı katılmıştır. Veri toplamak amacı ile, Demir ve Akpınar'ın geliştirdiği "Mobil Öğrenmeye Yönelik Tutum" ve Gökçearslan ve diğerlerinin Türkçe'ye uyarladığı "Mobil Öğrenmeye Yönelik Hazırbulunuşluk" ölçekleri kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, bankacılık çalışanlarının tutumlarının yüksek seviyede olduğu; cinsiyet, günlük internet kullanım süreleri, mobil öğrenme ortamlarında bir ders veya eğitim alma durumlarına göre farklılaşmadığı; yaş ve bankacılık tecrübelerine göre ise farklılaştığı tespit edilmiştir. Mobil öğrenme hazırbulunuşluklarının ise orta seviyede olduğu ve çalışma kapsamında belirlenen bağımsız değişkenlerden hiçbirine bağlı olarak farklılaşmadığı ortaya çıkmıştır. Ayrıca bankacılık çalışanlarının mobil öğrenmeye yönelik tutumları ile hazırbulunuşlukları arasında anlamlı bir ilişki olmadığı tespit edilmiştir. ANAHTAR KELİMELER: Mobil Öğrenme, Mobil Öğrenmeye Yönelik Tutum, Mobil Öğrenmeye Yönelik Hazırbulunuşluk, Bankacılık Sektörü
Web tabanlı hemşirelik tanıları mobil öğrenme sistemi
Amaç: Hemşirelik tanıları, hastaya yapılacak girişimlerin seçiminde yol gösterdiği için hemşirelik sürecinde kritik bir rol oynamaktadır. Yapılan çalışmalarda hemşirelik öğrecilerinin tanı koymada zorluk yaşadıkları görülmüş, bu sorunun çözümünde mobil öğrenme eğitimsel bir girişim olarak seçilmiştir. Çalışmanın amacı, mobil ortamda erişilebilecek web tabanlı eğitim materyalleri ile sistemin öğrencilerin tanı koyma başarısına etkisini, mobil öğrenme uygulamasının etkililiğine yönelik görüşlerini ve tutumlarını değerlendirmektir. Yöntem: Çalışma üç aşamadan oluşmaktadır. İlk aşamada öğrencilerin mobil öğrenme ortamlarına hazır bulunuşlukları, bu ortamlara ilişkin tercih ve tutumları belirlenmiştir. İkinci aşamada bu sonuçlar dikkate alınarak "nandacepte.org" web tabanlı mobil öğrenme sistemi geliştirilmiştir. Son aşamada ise ön test-son test ile sistemin tanı koymadaki başarıya etkisi, çevirim içi anket ile sistemle ilgili görüş ve tutumları değerlendirilmiş, odak grup görüşmeleri ile öğrencilerin mobil kullanım davranışları, sistemle ilgili görüş ve önerileri derinlemesine incelenmiştir. Bulgular: Öğrencilerin %67'si mobil öğrenmeye hazır olduğunu belirtmiştir. İçerisinde 30 adet hemşirelik tanısına ait sunumların, kavram haritalarının, bilgi testlerinin, senaryoların ve videoların yer aldığı sistemin üç ay boyunca kullanımı sağlanmıştır. Sistem en sık akıllı telefon ile kullanılmıştır. Sistemi kullanan ve kullanmayan öğrencilerin ön testteki tüm başarı puanları arasında fark bulunmazken, son testte sistemi kullanan öğrencilerin ortalama genel başarı puanlarında artış görülmüştür (X̄1=%40,36; X̄2=%53,62; p<0,001). Sistem kullanma sıklığı (r=0,379; p<0,001) ve sistemi kullanan öğrencilerin akıllı telefon kullanma sıklığı arttıkça (r=0,393; p=0,013) genel başarı puanındaki fark da artmaktadır. Öğrencilerin içerikle ilgili memnniyetleri genel olarak yüksek bulunmuştur. Kullanılan cihazların avantaj ve dezavantajları belirlenmiştir. Sistemle ilgili en önemli öneriler, sistemin mobil uygulamasının geliştirilmesi ve forum gibi kullanıcılar arası etkileşimi sağlayan unsurların artırılması yönündedir. Sonuç: Mobil öğrenme, hemşirelik tanıları eğitimine katkı sağlamıştır. Çalışmadan elde edilen önerilerle mobil öğrenme projelerinin başarısı artırılabilir. Anahtar Kelimeler: mobil öğrenme, hemşirelik tanıları eğitimi, mobil teknolojiler, görüş ve tutum
Mobil öğrenmeye yönelik lisansüstü öğrencilerinin ve öğretim elemanlarının farkındalık düzeylerinin araştırılması
Bu araştırma, Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi (BÖTE) bölümü lisansüstü öğrencilerinin ve öğretim elemanlarının mobil öğrenmeye yönelik farkındalık düzeylerinin ortaya konulması amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın yöntemi nitel olarak desenlenmiştir. Veri toplama işlemi görüşme yöntemiyle gerçekleştirilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak 31 sorudan oluşan yarı-yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Görüşme soruları genel olarak katılımcıların mobil öğrenmeye yönelik farkındalıklarını ortaya çıkarmaya yönelik olarak hazırlanmıştır. Örneklem seçiminde amaçlı örnekleme yöntemlerinden olan maksimum çeşitlilik örneklemesi kullanılmıştır. Çeşitliliği sağlamak amacıyla örneklem grubu, mobil öğrenmeye yönelik çalışması olan ve olmayan BÖTE bölümü lisansüstü öğrencileri ve öğretim elemanlarından seçilmiştir. Bu amaçla profesör, doçent, yardımcı doçent, öğretim görevlisi, araştırma görevlisi ve lisansüstü öğrencilerinden oluşan 20 katılımcı ile görüşme yapılmıştır. Görüşmeler sonunda elde edilen veriler yazıya aktarılmıştır. Daha sonra bu veriler NVivo programı ile betimsel analize ve içerik analizine tabii tutulmuştur. Elde edilen sonuçlara göre katılımcıların mobil öğrenmeye yönelik kuramsal farkındalık düzeylerinin yüksek olduğu belirlenmiştir. Mobil öğrenme uygulamalarına yönelik farkındalık durumuna bakıldığında ise mobil öğrenmeye yönelik çalışması bulunan katılımcılar tarafından alan yazındaki birçok uygulamanın dile getirildiği görülmüştür. Mobil öğrenmeye yönelik çalışması bulunmayan katılımcıların mobil öğrenme uygulamalarına ilişkin farkındalıklarının teorik düzeyde olduğu ve varsayımlar şeklinde ifade edildiği görülmüştür. Bu bulguya dayanarak BÖTE bölümü lisansüstü öğrencilerinin ve öğretim elemanlarının mobil öğrenmeye yönelik kuramsal farkındalık düzeylerinin yüksek olduğu; mobil öğrenmeye yönelik çalışma yapma durumunun ise uygulama farkındalığını artıran bir faktör olabileceği söylenebilir.Anahtar Kelimeler: Mobil öğrenme, mobil öğrenme farkındalığı, mobil teknolojiler.
Fen bilimleri dersinde mobil artırılmış gerçeklik uygulamalarının öğrencilerin akademik başarısına ve derse yönelik tutumuna etkisi
Bu araştırmada, ilkokul 4. sınıf Fen Bilimleri dersinde kullanılan MAG uygulamalarının öğrencilerin Fen Bilimleri dersine karşı akademik başarılarına ve tutumlarına etkisini belirlemek amaçlanmıştır. Araştırmanın uygulama süreci 2021-2022 eğitim-öğretim yılında Afyonkarahisar ili Çay ilçesinde bulunan bir devlet okulunda öğrenim gören 4. sınıf öğrencileri ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden biri olan ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini, 2021-2022 eğitim-öğretim yılında Afyonkarahisar ili Çay ilçesinde bir devlet okulunda öğrenim gören 4. sınıftaki 49 öğrenci oluşturmuştur. Kontrol grubundaki öğrencilere Fen Bilimleri dersi öğretim programında yer alan etkinlikler uygulanarak dersler işlenirken deney grubundaki öğrencilere MAG uygulamaları ile dersler işlenmiştir. Deney grubundaki öğrencilere uygulanan uygulamalar Quiver, Unite AR, Uzay 4D, Arloopa ve araştırmacı tarafından Unity AR -Vuforia programı üzerinde hazırlanan MAG uygulamalarıdır. Araştırma haftalık 3 ders saatinden toplamda 5 hafta sürmüştür. Deney ve kontrol gruplarına araştırmacı tarafından hazırlanan başarı testi ve Nuhoğlu (2008) tarafından geliştirilen "Fen Bilimleri Dersine Yönelik Tutum Ölçeği" ön test ve son test olarak uygulanmıştır. Verilerin analizinde SPSS 22 istatistik paket programı kullanılmıştır. Araştırmada "Dünyamızın Hareketleri" konusunda MAG uygulamalarının Fen Bilimleri dersinde öğrencilerin akademik başarısına ve Fen Bilimleri dersine yönelik tutumuna etkisinin incelenmesi amacıyla örneklemin tamamına ait ön test ile son test başarı testi puanı ortalamaları incelenmiştir. Yapılan incelemeler sonucunda MAG uygulamalarının kullanılmasının öğrencilerin akademik başarılarını ve Fen Bilimleri dersine karşı tutumlarını arttırmada etkili olduğu görülmüştür.
Ortaöğretim öğrencilerinin mobil uygulamaları eğitsel amaçlı kullanma durumlarının incelenmesi: Sakarya Kaynarca örneği
Bu araştırmanın amacı; ortaöğretim öğrencilerinin mobil uygulamaları eğitsel amaçlı kullanma durumlarını belirlemek ve çeşitli değişkenlerle aralarındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırmanın örneklemi, Sakarya'nın Kaynarca ilçesinde üç farklı okul türünde, 2018-2019 eğitim-öğretim yılında öğrenim gören 647 öğrenciden oluşmaktadır. Çalışmada olasılığa dayalı olmayan örnekleme yöntemlerinden uygun örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından oluşturulmuş 8 maddeden oluşan "Öğrenci Bilgi Formu" ve Çam ve Uysal (2017) tarafından geliştirilmiş 39 maddeden oluşan "Mobil Uygulamaların Eğitsel Amaçlı Kullanımı Ölçeği" kullanılmıştır. EBA üzerinden googleform aracılığıyla online bir şekilde toplanan veriler nicel yöntemler kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmada elde edilen analizlerde aritmetik ortalama, standart sapma, frekans analizi, betimsel istatistik verileri, tek yönlü varyans analizi ve bağımsız örneklemler t-testi teknikleri kullanılmıştır. Araştırma sonucuna göre ortaöğretim öğrencilerinin mobil uygulamaları eğitsel amaçlı kullanma durumları; sürekli internet bağlantısına sahip olma durumu, lise türü, kullanılan mobil işletim sistemi, günlük ortalama mobil uygulama kullanım süresi değişkenlerine göre anlamlı derecede farklılaşırken, cinsiyet, sınıf düzeyi, ailenin ekonomik gelir düzeyi ve ev-okul arasında yaklaşık olarak geçen süre değişkenlerine göre anlamlı derecede farklılaşmadığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Mobil öğrenme, Mobil uygulamalar, Eğitimde mobil uygulamalar, Mobil teknolojiler