Purchasing behavior
Bu konu başlığı altında 479 tez
Y kuşağı e-ticaret kullanıcılarının elektronik ağızdan ağıza iletişimin satın alma davranışları üzerine etkisi
Ağızdan ağıza iletişim (WOM), tüketicilerin ürünler hakkında deneyimlerini, görüşlerini, önerilerini paylaştığı ve bu şekilde diğer tüketicileri etkilediği iletişim türünü ifade etmektedir. Elektronik ağızdan ağıza iletişim (e-WOM) ise bu iletişimin çevrimiçi platformlarda yorumlar, puanlamalar, değerlendirmeler yoluyla gerçekleştirilen dijital versiyonudur. Çevrimiçi platformlarda yapılan yorumlar ve değerlendirmeler, tüketicilerin satın alma kararlarını etkileyen önemli faktörlerden biri olarak kabul edilmektedir. Özellikle doğum yılları 1980 ile 1999 arasında bulunan ve dijital teknolojilerle büyümüş bir nesil olan Y kuşağının, diğer tüketicilerin deneyimlerini ve aktardıkları bilgileri önemsediği, bunları göz önünde bulundurarak satın alma kararları verme eğiliminde olduğu kabul edilmektedir. Bu çalışmada Y kuşağı tüketicilerin çevrimiçi alışverişlerinde e-WOM yönelimlerine odaklanılmış; bu kapsamda çevrimiçi bilgiye duyarlılık eğilimi, yorumların güvenilirliği, yorumların sayısı, elektronik ağızdan ağıza iletişim tutumu ve satın alma niyeti arasındaki ilişkilerin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışma, çevrimiçi alışveriş yapan Y kuşağı tüketicilerini kapsayan bir örnekleme dayanmaktadır. Nicel araştırma yöntemi kullanılarak ve çevrimiçi anket yöntemine dayalı olarak 348 katılımcıdan veri elde edilmiştir. Veriler SPSS programında çözümlenmiş, çeşitli istatistiki analizler gerçekleştirilmiştir. Çalışmada elde edilen bulgular, bilgiye duyarlılık ile yorumların güvenilirliği, yorumların sayısı ve e-WOM tutumu arasında pozitif ve anlamlı ilişkiler olduğunu göstermiştir. Bilgiye duyarlılık arttıkça, tüketicilerin yorumları daha güvenilir bulma ve daha fazla yorum yapma eğilimleri artmaktadır. Güvenilir yorumlar, e-WOM tutumunu etkileyen önemli bir faktör olarak ortaya çıkmıştır. Ayrıca, daha fazla yorum yapıldıkça e-WOM tutumu ve satın alma niyeti de artmaktadır. Bu bulgular, Y kuşağı tüketicilerin satın alma kararları üzerinde ürün değerlendirmelerinin etkili olduğunu ve bu değerlendirmelere dayalı e-WOM tutumunun satın alma niyetlerini belirlediğini ortaya koymuştur.
Online alışverişte hedonik motivasyon, satış promosyonları, web sitesi kalitesi ve durumsal faktörlerin anlık satın alma davranışına etkisi
Teknolojik gelişmeler ve e-ticaret sektörünün gelişmesi nedeniyle, online anlık satın alma, yaygın bir fenomen haline gelmiştir. Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa'nın tüketici toplumlarını ele geçiren online alışveriş tüm dünyayı etkisi altına almıştır. Online pazarlama, sınırsız ürün seçeneği, hızlandırılmış satın alma ve ürün teslimi süreci avantajlarından yararlanarak milyonlarca tüketici için yeni bir alışveriş hedefi olarak ortaya çıkmıştır. Online mağazaların sunduğu alışveriş deneyimi, geleneksel perakendecilikteki satış asistanlarından veya diğer alışveriş yapanlardan gelen sosyal baskı, sınırlı hizmet saatleri, uygun olmayan mağaza konumları ve ürünleri taşıma ihtiyacı gibi bazı sınırlamaları kaldırmıştır. Online perakendeciler, promosyonlar ve teklifler kullanarak, canlı ve çekici web sitesi tasarımı geliştirerek, ertesi gün teslimat sunarak anlık alışveriş eğiliminden yararlanmaya ve tüketicilere alışverişten haz almalarını sağlamaya çalışırlar. Bu çalışmada Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi ile Missouri Science and Technology Üniversitesi (ABD) öğrencilerinden elde edilen toplam 818 anket sonucu incelenmiştir. Bu bağlamda Türkiye'de ve Amerika'da öğrenim gören öğrencilerden elde edilen verilerle satış promosyonları, web sitesi kalitesi, hedonik motivasyon ve durumsal faktörlerin online alışverişte anlık satın alma davranışı üzerindeki etkisi tespit edilmiştir. Bu amaçla çalışmanın değişkenleri arasındaki ilişkiyi incelemek için ise korelasyon ve regresyon analizleri yapılmış elde edilen bulgular doğrultusunda online perakendecilere öneriler sunulmuştur. Ayrıca toplanan verilerin demografik özelliklere göre fark analizi yapılmıştır. Verilerin analizinde, normal dağılım görülen örneklemlerde gruplar arasındaki farkı test etmek için t-testi ve ANOVA, normal dağılım görülmeyen örneklemlerde Kruskal-Wallis testi kullanılmıştır.
Gelişimsel yetersizliği olan öğrencilere para kullanarak ürün satın alma becerisinin öğretiminde sonraki lira stratejisinin etkililiği
Bu çalışmanın amacı; gelişimsel yetersizliği olan öğrencilere para kullanarak ürün satın alma becerisinin öğretiminde sonraki lira stratejisinin etkililiğini araştırmaktır. Bu amacın yanı sıra, eşzamanlı ipucuyla öğretimin ortam, araç-gereçler ve kişiler arası genelleme etkisi, öğretim sona erdikten bir ve üç hafta sonraki izleme etkisi ve sosyal geçerliği incelenmiştir. Çalışma, sekiz-on üç yaş aralığında, gelişimsel yetersizliği olan dört öğrenciyle gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmada, tek denekli araştırma modellerinden yoklama evreli denekler arası çoklu yoklama modeli kullanılmıştır. Çalışmanın bağımlı değişkeni, çocukların çalışmada öğretimi gerçekleştirilen ürünü satın alma becerilerine ilişkin doğru tepki düzeyleridir. Bağımsız değişkeni ise satın alma becerilerinin öğretiminde sonraki lira stratejisiyle sunulan eşzamanlı ipucu ile öğretimdir. Çalışma; başlama düzeyi, öğretim, günlük yoklama, toplu yoklama, izleme ve genelleme oturumlarından oluşmaktadır. Çalışmanın tüm oturumları her bir öğrenci ile birebir gerçekleştirilmiştir. Çalışmada hem gözlemciler arası güvenirliğe hem de uygulama güvenirliğine ilişkin veri toplanmıştır. Sonraki lira stratejisi ile sunulan eşzamanlı ipucuyla öğretimin etkililiği grafiksel analiz kullanılarak belirlenmiştir. Çalışmanın sonucunda, sonraki lira stratejisiyle sunulan eşzamanlı ipucuyla öğretimin, gelişimsel yetersizliği olan tüm öğrencilerde para kullanarak ürün satın alma becerilerinin öğretiminde etkili olduğu görülmüştür. Çalışmada öğrencilerin öğretimi tamamlandıktan sonra bir ve üç hafta sonra becerilerin kalıcılığını korudukları, öğrendikleri becerileri farklı ortam, farklı kişi ve farklı araç gereçler arasında genelleyebildikleri görülmüştür. Ayrıca, özel eğitim öğretmenleri satın alma becerilerinin öğretiminde sonraki stratejiyle sunulan eşzamanlı ipucuyla öğretimin gelişimsel yetersizliği olan öğrencilere kolaylıkla kullanılabileceğini belirtmişlerdir. nahtar Sözcükler: Sonraki lira stratejisi, eĢzamanlı ipucuyla öğretim, geliĢimsel yetersizliği olan öğrenciler, para kullanma becerileri, ürün satın alma becerisi.
Planlı davranış teorisi kapsamında tüketicilerin yeşil tüketim davranışlarını açıklamaya yönelik bir model önerisi
Sürdürülebilir tüketim ve yeşil tüketici davranışları literatürde gün geçtikçe daha fazla tartışılan bir konu haline gelmiştir. Sürdürülebilir (yeşil) tüketim kavramı ile beraber yeşil tüketici kavramı da meydana gelmiştir. Tüketici davranışlarının tanımlanması ve sınıflandırılması kapsamlı ve zor bir süreçtir. Tüketiciyi tanımlamaya çalışan çalışmalar tüketicilerin çok yönlü yapısı nedeniyle ortak bir paydada buluşmakta zorlanmaktadır. Yeşil tüketiciler en temel tanımı ile satınalma güçlerini doğayı korumak üzere kullanan tüketiciler olarak açıklanmaktadır. Yeşil tüketici davranışlarını açıklamak ve tahmin etmek amacı ile kullanılan modellerden birisi de Ajzen'in Planlı Davranış Teorisi'dir. Bu çalışmada Ajzen'in Planlı Davranış Teorisi temel alınarak tüketicilerin yeşil satınalma davranışına etki eden faktörler incelenmiştir. Sonuç olarak modele eklenen çevresel kaygı, çevresel bilgi ve algılanan tüketici etkililiği değişkenlerinin yeşil tüketici tutumları ve satınalma davranışı üzerinde önemli ve anlamlı etkilerinin olduğu bulgularına ulaşılmıştır.
Bireylerin banka tercihini etkileyen faktörler: Amasya ili örneği
Bu çalışma bireylerin banka tercihi yaparken davranışlarında etken olan faktörlerin neler olduğunu belirlemek amacını taşımaktadır. Bu amaçla yapılan çalışma üç bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde banka ve bankacılık sisteminden, bankacılığın dönüşümünden bahsedilmektedir. Bankacılığın gelişimi dünyada ve Türkiye özelinde tarihsel olarak ele alınmaktadır. Çalışmanın ikinci bölümünde tüketici davranışları kavramı ekseninde bankacılık ve bankacılıkta pazarlama stratejileri değerlendirilmektedir. Bu bölümde ayrıca tüketici davranışlarındaki dönemsel değişimler analiz edilmekte, günümüzde bireylerin satın alma davranışlarına yön veren ölçütler ayrı ayrı ele alınırken, tüketici ihtiyaçlarındaki gerçekleştirilen birincil veri toplama işlemi gerçekleştirilmiştir. Anket ile edinilen bilgiler SPSS 15.00 for Windows Evaluation programı ile Frequencies, Crosstabs, Ki kare Test ve ANOVA analizleri yapılarak elde edinilen bulgular yorumlanmıştır. Ayrıca çalışmanın geçerlilik ve güvenilirlik testleri için Cronbach ile KMO ve Bartlett's Testleri uygulanmıştır. Verilerin istatistiksel değerlendirilmesi sonucunda banka müşterilerinin banka tercihi yaparken; bankanın sunduğu hizmetler için aldığı ücretlerin az olması, bankaların sunduğu hizmetlerin çeşitliliği ve bankaların düzenlediği kamu yararına faaliyetlerin çokluğu en yüksek etki derecesine sahip faktörler olarak ortaya çıkmıştır. Banka tercihi ölçeği soruları ayrıca bağımsız değişkenler olarak nitelendirilebilecek demografik özelliklere göre de karşılaştırılmış, sonuçlar yine bu bölümde yorumlanmıştır. Çalışma araştırma sonucunda elde edilen bilgilerin genel olarak değerlendirildiği sonuç ve öneri bölümü ile neticelendirilmiştir.
Tüketicilerin online itkisel satın alma niyetlerinin davranışsal ekonomi yaklaşımları kapsamında incelenmesine dair bir saha araştırması
Geleneksel ekonomi yaklaşımları bireylerin rasyonel olduğunu savunurken, davranışsal ekonomi yaklaşımları belirsizlik ve riskli durumlarda bireylerin karar mercilerinin irrasyonel olduğunu savunmuştur. Çalışmacılar, yapmış oldukları ampirik çalışmalar ile bunu kanıtlamıştır. Bu noktada çalışmada tüketicilerin kararlarına etki eden etmenlerden olan davranışsal ekonomi yaklaşımları ve kişilik yapıları ile online itkisel satın alma niyetleri arasındaki ilişki incelenmiştir. İrrasyonellik ise çalışmada incelenen kavramların ortak paydasını oluşturmuştur. Bu Çalışmada pazarlama stratejilerinde en çok tercih edilen davranışsal ekonomi yaklaşımlarından çerçeveleme etkisi, zihinsel muhasebe ve batık maliyet yanılgısı kullanılmıştır. Davranışsal ekonomi yaklaşımlarının açıklanmasında kullanılan senaryoda, günümüzde hala sürmekte olan Covid-19 pandemisi ile uyarlanmış ve hayali kurgulamanın yerine gerçek şartlar altında sorgulama yapılmış, böylece tüketicilerin online itkisel satın alma niyetilerinin gerçek risk altında değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Çalışmanın amacı, tüketicilerin online itkisel satın alma niyetlerinin davranışsal ekonomi yaklaşımları kapsamında açıklanmasıdır. Devamında da tüketicilerin online itkisel satın alma niyetlerinin kişilik tiplerine göre farklılık gösterip göstermediği incelenmiştir. Amaç perspektifinde çalışmada deney ve kontrol grubu kullanılarak oluşturulan çalışmanın kavramsal modelinde tüketicilerin kararlarını etkileyen faktörlerden davranışsal yaklaşımlar, kişilik tipleri ve bunların online itkisel satın alma niyeti ile farklılık ölçümlemeleri yapılmıştır. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistiklerden yüzde ve frekans, Ki-Kare Testi, Bağımsız Örneklem T-Testi, ANOVA analizlerinden yararlanılmıştır. Çalışmanın amacı ışığında ilgili kavramlar açıklanmış ve ilgili literatür taramasına yer verilmiştir. Çalışma verileri yüz yüze ve çevrimiçi anket tekniği ile elde edilmiştir. Verilerin analizi SPSS istatistik paket programı kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Çalışmadan elde edilen bulgular; tüketicilerin kazanç ve kayıp durumlarında kararlarının farklılaştığı, online itkisel satın alma niyetinde eklemeli/çıkarmalı seçenek çerçevelemesi ile batık maliyet yanılgısında çekilişle elde etmede farlılık oluştuğu, kişilik tipleri söz konusu olduğunda zihinsel muhasebe ve batık maliyet yanılgısında farklılık meydana geldiği, kişilik tipleri ile online itkisel satın alma niyetleri arasında farklılık oluşmadığı ve son olarak da demografik özelliklerden medeni durum değişkenine göre online itkisel satın alma niyetlerinin farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Sonuç olarak verilen cevaplarda Covid-19'un makro etkisinin olduğu ifade edilebilir.
Dijital pazarlama: Influencer etkisinde satın alma davranışına dair bir saha araştırması
İnternet kullanımının yaygınlaşması ve sosyal medya platformlarının tüketiciler tarafından çokça kullanılması işletmeleri sosyal medyada var olmaya zorlamıştır. İşletmeler, sosyal medya platformlarında markaları adına oluşturdukları hesaplarla tüketicilere daha kolay ve daha az maliyetle ulaşarak ürünlerini tanıtma fırsatı yakalamışlardır. Tüketiciler istedikleri zaman istedikleri yerde sosyal medya platformlarından işletmelere ulaşarak ürün hakkında sorular sorma ve kısa sürede geri dönüş alma fırsatı yakalamışlardır. Bu durum sonrası Sosyal Medya Pazarlaması kavramı ortaya çıkarmıştır. Kısa sürede büyük kitlelere çok düşük maliyetlerle ulaşıyor olmak işletmelere büyük avantaj sağlamıştır. Sosyal medya ortamlarında yüksek takipçili ve insanları etkileyebilen kişiler "Influencer" olarak adlandırılmıştır. Sosyal medyada vakit geçiren tüketicilere, işletmeler ile yaptıkları iş birliği sonucu içerik üreterek ürün tanıtımı yapan "Influencer"ler, yeni bir pazarlama stratejisi olan Influencer Pazarlama kavramını ortaya çıkarmışlardır. Satın alacakları ürün hakkında detaylı bilgi sahibi olmak isteyen tüketiciler Influencerların ürettikleri içerikler aracılığı ile ve Influencerlara sordukları sorular ile elde ettikleri bilgiler doğrultusunda satın alma davranışlarını gerçekleştirebilmişlerdir. Bu çalışmada, Influencerların tüketici satın alma davranışlarını nasıl etkiledikleri araştırılmaktadır. Çalışmada Dijital Pazarlama, Sosyal Medya Pazarlaması, Influencer Pazarlama ve Influencer kavramları incelenmiştir. Çalışmada 23 soruluk 4 boyuttan oluşan ölçek kullanılmıştır. Çalışma verileri online anket yöntemi ile elde edilmiştir. Elde edilen veriler SPSS 26.0 paket programında analiz edilmiştir. Anket 18 yaş ve üzeri 578 katılımcıya uygulanmıştır. Tüketicilerin satın alma niyetini ölçmek amacı ile T-testi ve Tek Yönlü Anova (One-Way Anowa) analizinden yararlanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda demografik özelliklere ve en çok kullanılan sosyal medya uygulamalarına göre Fiziksel Çekicilik, Algılanan Güvenilirlik, Uzmanlık Düzeyi ve Pozitif İletişim alt faktörlerinde farklılıklar tespit edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda katılımcıların en çok vakit geçirdikleri sosyal medya uygulamasının Instagram olduğu belirlenmiştir. Elde edilen bulgular neticesinde çalışmanın amacına uygun olarak geliştirilen 32 hipotezden H2.1, H2.3, H3.3, H4.1, H.7, H8, H.10 ve H.11 hipotezleri kabul edilmiştir.
Etnosentrik eğilim ve e-ticaret: tüketicilerin online satın alma davranışları üzerinde etkili olan faktörlerin belirlenmesine dair bir saha araştırması
Globalleşmenin yayılmasıyla ve uluslararası pazarlamanın gelişmesiyle günümüz tüketicileri dünyanın bir ucunda üretilen ürüne, dünyanın diğer ucundaki ülkesinden kolayca ulaşabilmektedir. Uluslararası düzeyde ürünlerin giriş çıkışları kolaylıkla sağlanabilmesiyle birlikte işletmeler bazı sorunlarla karşılaşabilmektedir. Bu engellerden biri olan tüketici etnosentrizmi; ırk merkezcilik anlamına gelmektedir. Tüketici etnosentrizmine göre bireyler bulundukları ülkeyi dünyanın merkezi olarak görmekte, kültürel olarak kendilerine benzeyenleri kabullenirken kendilerine benzemeyen kültüre mensup kişileri reddetmektedir. Bu görüşe göre bireyler kendi kültürlerine ait sembol ve değerlerini yüceltirken, başka kültüre ait olan sembol ve değerleri küçümsemektedirler. Bu çalışmada etnosentrizm kavramı, tüketici davranışı bakış açısıyla incelenmiştir. İnternet kullanımının giderek yaygınlaşmasıyla tüketicilerin sosyal medya üzerinden farklı ülkelerde gerçekleşen olaylara, üretilen mal ve hizmetlere karşı ilgileri oluşmaya başlamış ve keşfetme istekleri doğmuştur. Tüketiciler, sosyal medya sayesinde yabancı menşeli ürünleri kullananları izlemekte ve böylece yabancı menşeli ürünlere karşı satın alma eğiliminde bulunabilmektedirler. Bu durumun farkına varan firmalar interneti mevcut ve potansiyel tüketicileriyle etkileşim kurma aracı olarak kullanmaktadırlar.Çalışmanın amacı; tüketicilerin yerli ve yabancı menşeli ürünlere olan eğilimlerinin incelenmesidir. Bu kapsamda tüketicilerin elektronik ticaret davranışlarının belirlenmesine yönelik bir saha araştırması gerçekleştirilmiştir Araştırmanın ana kütlesi Bursa ili merkez ilçesinde ikamet eden 18-55 yaş ve üzeri, internet kullanan ve online alışveriş yapan tüketicilerden oluşmaktadır. Araştırmanın örnek hacmi oranlar yoluyla örnekleme yöntemi kullanılarak hesaplanmıştır. Online anketler 450 kişiye uygulanmış olup hatalı anketler çalışma dışı bırakıldığında 420 kişinin cevapları çalışmaya dâhil edilmiştir. Araştırma verilerinin analizinde SPSS 26.0 programı kullanılmıştır. Tanımlayıcı istatistiklerden yüzde ve frekans yöntemlerinden yararlanılmıştır. Soruların yüzde ve frekans dağılımı yapılmıştır. İki bağımsız gruptan elde edilen ortalamaların arasındaki farkın anlamlı olup olmadığını test etmek amacıyla Bağımsız Örneklem T Testi (Independent Sample T-Test) kullanılmıştır. İkiden fazla bağımsız grubun ortalamaları arasındaki farkın anlamlı olup olmadığını test etmek amacıyla Tek Yönlü Varyans Analizi (One-way ANOVA Testi) kullanılmıştır. Elde edilen veriler % 95 güven aralığında ve p<0,05 anlamlılık düzeyinde değerlendirilmiştir.
Tüketicilerin çevrimiçi uygulamalar kullanarak ikinci el satın alma davranışının incelenmesi
Günümüzde ikinci el alışveriş tüketiciler tarafından yaygın ve hızlı bir şekilde benimsenmiştir. Çevrimiçi ikinci el alışveriş sitelerinin artmasıyla alışveriş hacminin yükseleceği tahmin edilmektedir. İkinci el çevrimiçi pazarın büyümesinde önemli bir etken olan tüketici davranışlarının incelenmesi gerekmektedir. Bu çalışma, tüketicilerin çevrimiçi uygulamalar kullanarak satın alma davranışlarını açıklamaya çalışmaktadır. Çalışmanın amacı, ikinci el ürün satın alma motivasyonu ve İkinci el ürün satan internet sitelerinden satın alma düzeyi arasında ilişkinin ortaya konması amaçlanmıştır. Çalışmanın temel varsayımı, tüketicilerin demografik özelliklerine göre ikinci el ürün satınalma motivasyonlarının ve İkinci el ürün satan internet sitelerini kullanma düzeylerinin faklılık gösterdiğidir. Çalışma da anket yöntemi kullanılarak elde edilen veriler IBM SPSS Version 26 ile değerlendirilmiştir. Anket verilerinin analizinde frekans ve yüzde değerleri kullanılmıştır. Çalışma modeline uygun olarak geliştirilen Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) ve Bağımsız Örneklem T Testi ile test edilmiştir.
Tüketicilerin satın alma niyetinde sosyal medya pazarlmasının etkisi ve facebook üzerinde bir uygulama
Sosyal medya, günümüzde teknolojinin sürekli değişmesi ile orantılı olarak yeni iletişim mecralarının güncellenmesi sonucunda internetin yeni bir hal almasını sağlamıştır. Artan rekabet koşulları ve farklılaşan tüketici tercihleri karşısında hedef kitleye çabuk ve doğru bir biçimde ulaşmak isteyen firmalar için fırsat yaratan sosyal medya, firmaların pazarlama iletişimi unsurlarından biri haline gelmiştir. Sosyal medya araçları sayesinde paylaşılan her türlü içerik, tüketici davranışını ve sosyal medya pazarlamasını şekillendirmektedir. Sosyal medyadaki kullanıcı veya firma tarafından oluşturulmuş içeriklerin, kişilerin satın alma kararlarında büyük etkisi bulunmaktadır. Bu çalışma, sosyal medya pazarlamasının tüketicilerin satın alma davranışı üzerindeki etkisini ve tüketicilerin demografik özellikleri ile olan ilişkisini ortaya çıkarmayı hedeflemektedir. Çalışmanın literatür bölümünde; sosyal medya pazarlaması ve tüketici davranışları ile ilgili literatür taraması yapılmıştır. Araştırma bölümünde ise; sosyal medya pazarlamasının tüketici davranışlarına olan etkisini tespit etmek amacıyla bir anket hazırlanmış ve bu anket sosyal medya kullanıcıları tarafından cevaplandırılmıştır. 283 sosyal medya kullanıcısının verdiği cevaplar sonucunda ortaya çıkan veriler SPSS paket programı yardımıyla analiz edilmiştir. Sonuç olarak, ulaşılan bulgular sosyal medya pazarlamasının tüketici davranışları üzerinde etkili ve bazı demografik değişkenler bakımından farklılıklar olduğunu göstermektedir. ANAHTAR KELİMELER: Sosyal Medya, Tüketici Davranışları, Sosyal Medya Pazarlaması
Tüketicilerin yeşil ürün satınalma eğilimlerinin belirlenmesi Dumlupınar Üniversitesinde bir araştırma
Doğal çevrenin korunması ve yeşil pazarlama hakkındaki gelişmelerin incelenmesi ve tüketicilerin çevreci bilgi, endişe, algılanan tüketici etkinliği ve çevre bilinçli tüketici davranışları ile yeşil ürün satın alma davranışları arasındaki ilişkilerin varlığının sorgulanması bu araştırmanın amacını oluşturmaktadır. Çalışmada öncelikle çevrecilik ve yeşil pazarlama incelenmekte daha sonra ise bu iki olgunun etkilerinin görüldüğü tüketicilerin çevreci tutumları ve satınalma davranışları arasındaki ilişkiler incelenmektedir. Çalışmanın son bölümünde ise tüketicilerin çevreci satınalma davranışlarının araştırma sonuçlarına yer verilmektedir.
Kompulsif satın alma, beş faktör kişilik özellikleri, kredi kartı kullanımı ve kredi kartına yönelik tutum arasındaki ilişki: Dumlupınar Üniversitesi örneği
Kredi kartları, kart sahiplerinin her türlü mal ve hizmeti nakit para taşımaksızın satın alabildiği ödeme araçlarıdır. Kredi kartları, bu kartları çıkartan kuruluşlar tarafından kart sahiplerine kullandırılan kısa vadeli bir kredi niteliği taşımaktadır. Tıpkı nakit para gibi kredi kartı da elinde bulundurana bir alım gücü sağlamakta, bu nedenle kişilerin harcamalarını etkilemektedir. Kredi kartlarının bireylerin alım gücünde yarattığı bu artış, ekonomide pek çok değişkene etki edebilmektedir. Örneğin; kredi kartlarının anlık satın alma davranışlarında kolay ulaşılabilir bir finansman aracı olarak ya da kişisel tatmin ve prestij unsuru olarak kullanılması durumlarında, kompulsif satın alma davranışı gibi rasyonel olmayan tüketim kararları verilebilmektedir. Çalışma dört bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın birinci bölümünde kredi kartının tarihçesi, türleri, kullanım amaçları, hukuki nitelikleri, teknolojik gelişmelerle birlikte yaşadığı değişim ve kullanım şekilleri, ikinci bölümünde ise tüketim toplumlarındaki ve elektronik ödeme sistemlerindeki yeri, elektronik ticaret ile ilişkisi incelenerek geniş kapsamlı bir bakış açısı oluşturulmaya çalışılmıştır. Çalışmanın üçüncü bölümünde çalışmanın temelini oluşturan kişilik yapısı, kompulsif satın alma, kredi kartına yönelik tutum ve kredi kartı kullanım alışkanlıkları ile ilgili bilgi verilerek, bu yapıları ölçmek için kullanılan ölçekler tartışılmıştır. Çalışmanın dördüncü bölümünde ise anket yöntemi kullanılarak bireylerin sahip olduğu kişilik özelliklerinin kredi kartı kullanımı ve kompulsif satın alma davranışı üzerindeki etkisi ile kredi kartı kullanımının kompulsif satın alma üzerindeki etkisi analiz edilmiştir.
Tüketicilerin satın alma davranışları üzerinde elektronik ağızdan ağıza iletişimin etkisi: Kütahya Dumlupınar Üniversitesi öğrencileri üzerine bir araştırma
İnternetin gelişimine bağlı olarak ortaya çıkan Web 2.0 teknolojileri, sunduğu olanaklarla yeni bir çağı başlatmış, tüketicilerin bilgi ihtiyacını karşılamak için başvurdukları kaynakları dönüşüme uğratmıştır. Tüketicilerin içerik üretip paylaşabildikleri Web 2.0 platformlarının kurulmasıyla, ürünler ve hizmetlerle ilgili görüş ve deneyimler de bu platformlarda paylaşılmaya başlanmış, böylece ağızdan ağıza iletişim de dönüşerek elektronik ağızdan ağıza iletişim şeklini almıştır. Bu çalışmanın amacı, tüketicilerin satın alma davranışları üzerinde, elektronik ağızdan ağıza iletişimin etkisini belirlemektir. Bu amaçla Kütahya Dumlupınar Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'nin farklı bölümlerinde öğrenim gören öğrenciler üzerinde bir anket çalışması gerçekleştirilmiş ve tüketicilerin satın alma davranışları üzerinde, elektronik ağızdan ağıza iletişimin etkisini belirleyen faktörler araştırılmıştır. İlgili yazından elde edilen bilgiler doğrultusunda, bu etkinin belirleyicileri olarak yorum sayısı, yorum yapana duyulan güven, yorum kalitesi ve yoruma duyulan güven faktörlerinin bağımsız değişken olarak ele alındığı bir araştırma modeli oluşturulmuş ve modelin geçerliliği regresyon analiziyle incelenmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen bulgular, tüketicilerin satın alma davranışları üzerinde, yorum sayısının, yorum yapana duyulan güvenin, yorum kalitesinin ve yoruma duyulan güvenin pozitif ve anlamlı bir etkiye sahip olduğunu ortaya koymuştur.
Sosyal medya ve tüketici satın alma karar sürecine etkileri: Nitel bir uygulama
Teknolojinin gelişimi ve iletişim kanallarının çeşitlenmesiyle birlikte, değişen tüketici profillerine uyum sağlamak, çeşitli yeni uygulamalara kapı aralamayı gerekli kılmaktadır.Sosyal medya uygulamalarının artan önemi ve sosyal medya mecralarının kullanıcı sayılarının giderek artış göstermesi, bu uygulamaları kullanan kişilerin tüketim davranışlarının ele alınmasını gerekli kılmaktadır.Araştırmanın amacı bu kapsamda sosyal medya yapısının incelenmesi ve tüketici satın alma karar süreci açısından değerlendirilmesidir.Yeni pazarlama iletişim kanalı olarak sunulan sosyal medya, günden güne daha çok dikkat çeken online uygulamaları ifade etmektedir. Sosyal medya, pazarlama iletişimi unsurlarından her birini destekleyen, tamamında kullanılabilecek, hedef kitle ile birebir etkileşimli iletişim kurulabilen etkin bir kanal olarak değerlendirilebilir.Tüketici davranışları açısından sosyal medya, bilgi toplamak, ürün ve hizmetleren hızlı ve kolay ulaşamak ve müşteri ilişkileri yönetimi için etkin olarak kullanılabilecek uygulamaları ifade etmektedir.
Türkiye'de ve Azerbaycan'da tüketicilerin satın alma davranışlarına etki eden faktörlerin incelenmesi: Otomotiv sektöründe bir uygulama
Günümüz tüketicisi sınırsız mal ve hizmet karşısında ve bilinçli bir haliyle pazarlayıcıların temel odağı haline gelmiştir. Önceleri sınırlı teklif karşısında bağımlı karar verme koşulları altında ürün seçmeye mecbur kalan tüketiciler günümüzde özgür kara verebilme yetisiyle sınırsız işletmelerin temel hedefleri haline gelmişlerdir. Tüketicileri bu olanağı sağlayan onları satın alma davranışı esnasında yönlendiren faktörlerdir. Söz konusu faktörler pazarlama literatüründe teorik olarak sosyo-kültürel faktörler, kişisel faktörler, psikolojik faktörler ve pazarlama faktörleri grupları altında yer almaktadır.Sosyo-kültürel faktörler kültür, sosyal sınıflar, referans grupları ve aile gibi içinde bulundukları ve satın alma kararı esnasında başvurdukları temel çevresel etmenlerdir. Kişisel faktörler yaş, cinsiyet, meslek, eğitim düzeyi gibi kişinin sahip olduğu demografik unsurlardan oluşmaktadır. Bir diğer faktör olan psikolojik faktörler bireyin gereksinimler, algılama, öğrenme ve inanç ve tutumlar gibi psikolojik olarak etkileri altında bulunduğu etmenlerdir. Son olarak ise hem tüketicilerin ihtiyaç oluşturma ve geliştirmesinde etkili olan, hem de söz konusu olguyu etkileyen pazarlama faktörleri ürün, fiyatlandırma, dağıtım ve tutundurma gibi alt faaliyetlerden oluşmaktadır.Türkiye ve Azerbaycan otomobil kullanıcıları da söz konusu faktörlerin değişik ve benzer etkileri altında satın alma kararları vermektedirler. Aynı etnik köke sahip olmalarına rağmen oluşan söz konusu farklı etkiler tarihi süreç içerisinde iki toplumun da farklı kültürlerin etkileri altında kalmaları ve iki ülke ekonomik ve siyasi koşulları arasındaki farktan kaynaklanmaktadır.Bu araştırma söz konusu toplumlar arasındaki otomobil kullanıcılarının satın alma davranışlarında etkili olan faktörlerin araştırılmasını amaçlamaktadır. İlk iki bölümde tüketicilerin satın alma davranışlarına etki eden faktörlerin ve Türkiye ve Azerbaycan otomotiv sahiplerinin analizine teorik olarak değinilmiştir. Araştırmanın üçüncü bölümünde ise her iki ülkenin otomobil kullanıcılarının otomobil satın alımına etki eden faktörlerin belirlenmesi ve karşılaştırılması yapılarak literatüre katkı sağlanmasına çalışılacaktır.
Kadınların kozmetik ürünlerde plansız satın alma davranışları üzerine bir alan araştırması
Günümüzde küresel rekabetin giderek artmasıyla birlikte, işletmeler etkin pazarlama stratejileri geliştirebilmek için tüketicilerin satın alma davranışları hakkında ayrıntılı bilgiye ihtiyaç duymaktadırlar. Bu çalışmanın amacı, kadın tüketicilerin kozmetik ürünler kategorisindeki plansız satın alma davranışlarını ortaya koymaktır. Ayrıca; yaş, gelir durumu ve eğitim düzeyi gibi temel demografik unsurların plansız satın alma davranışları üzerindeki etkilerini de ortaya koymak amaçlanmıştır.Araştırmanın birinci bölümünde tüketici satın alma davranışlarının genel yapısı, ikinci bölümünde kozmetik ürünlerde plansız satın alma davranışları incelenmiştir. Son olarak üçüncü bölümde ise araştırmanın kapsam ve amacı doğrultusunda bir anket formu oluşturulmuş ve bu anket 407 kişilik bir örnek üzerinde uygulanmıştır.Anahtar Kelimeler: Tüketici, Tüketici Davranışları, Plansız Satın Alma, Kozmetik Sektörü.
Marka kişiliği, markaya duyulan güven ve etnosentrik eğilimlerin marka sadakatine etkisi, soğuk çay markaları üzerinde bir uygulama ve Didi örneği
ÖZET MARKA KİŞİLİĞİ, MARKAYA DUYULAN GÜVEN VE ETNOSENTRİK EĞİLİMLERİN MARKA SADAKATİNE ETKİSİ, SOĞUK ÇAY MARKALARI ÜZERİNDE BİR UYGULAMA VE DİDİ ÖRNEĞİ KOCABAY, Fatih Yüksek Lisans Tezi, İşletme Ana Bilim Dalı Tez Danışmanı: Yrd. Doç. Dr. Hakan KİRACI Temmuz, 2014, 128 sayfa Tüketicilerin satın alma davranışları her geçen gün değişmektedir. Bunun en önemli sebeplerinden biri piyasaya çok sayıda alternatif ürünün girmesidir. Tüketiciler bu alternatifler arasında bazı değişkenleri baz alarak seçim yapmaktadırlar. Kimi ürünün kalitesini ön planda tutarken kimi de fiyat farklılıklarından dolayı alternatif ürünleri seçmektedir. Tüm bu değişimler marka sadakati, markaya duyulan güven, marka memnuniyeti gibi kavramların daha belirgin ve önemli bir hale gelmesine neden olmuştur. Ülkemizde üretim yapan çok sayıda yerli ve yabancı menşeli fabrika bulunmaktadır. Tüketicilerin etnosentrik eğilim düzeyleri de markaya karşı tutum ve davranışları etkileyen önemli bir unsurdur. Bu bağlamda marka sadakatine etki eden faktörlerin sayısı da git gide artmaktadır. İşletmeler bunu göz önünde bulundurarak müşterilerine daha iyi mal ve hizmet sunmak isterler. Çalışmada genel olarak marka sadakatine etki eden faktörlerin belirlenmesine çalışılmıştır. Bunun yanında her bir değişkenin kendi içinde birbiriyle ilişkisine bakılmıştır. Son olarak piyasada yeni bir ürün olan Çaykur firmasının üretmiş olduğu "Didi" adlı soğuk çay markasının marka kişiliği belirlenmiş ve bunların da diğer değişkenleri ne ölçüde etkilediği araştırılmıştır. Anahtar Kelimeler: Marka Sadakati, Marka Tatmini, Marka Kişiliği, Etnosentrizm
Kütahya il merkezinde yaşayan bireylerin etnosentrik eğilimlerinin beyaz eşya tercihi üzerindeki etkisini belirlemeye yönelik bir araştırma
ÖZET KÜTAHYA İL MERKEZİNDE YAŞAYAN BİREYLERİN ETNOSENTRİK EĞİLİMLERİNİN BEYAZ EŞYA TERCİHİ ÜZERİNDEKİ ETKİSİNİ BELİRLEMEYE YÖNELİK BİR ARAŞTIRMA ZENGİN, İlkay Yüksek Lisans Tazi, İşletme Anabilim Dalı Tez Danışmanı: Yrd.Doç. Dr. Müberra YURDAKUL Haziran, 2014, 145 sayfa Bu çalışmanın amacı, tüketicilerin satın alma davranışlarında, tüketici etnosentrizminin rolünü belirlemektir. Tüketici taleplerinin anlaşılabilmesi, satın alma davranışlarına etki eden bir faktör olarak, etnosentrik eğilimlerin bilinmesi ve ne oranda yerli malı satın alma davranışlarına etki ettiğinin öğrenilmesi rekabet açısından oldukça önemlidir. Bu yüzden tüketicilerin etnosentrik eğilimlerinin belirlenmesi, menşe ülke etkisinin değerlendirilmesi ve tüketicilerin etnosentrik eğilimlerinin yerli malı satın alma niyetine etkisinin ölçülmesi için beyaz eşya sektöründe bir uygulama yapılmak istenmiştir. Çalışmanın ilk bölümünde tüketici satın alma kararlarına etki eden faktörler incelenmiş; tüketici etnosentrizmi kavramı ve menşe ülke etkisi ele alınmıştır. İkinci bölümünde ise beyaz eşya sektörü ve bu sektördeki tüketici davranışları incelenmiştir. Çalışmanın üçüncü bölümünde ise, beyaz eşya tüketicileri üzerinde yapılan bir uygulamanın sonuçları sunulmuştur. Buna göre, Türk tüketicilerin etnosentrik eğilimleri orta düzeyde bulunmuştur. Tüketicilerin etnosentrik eğilimleri ile sosyo-psikolojik ve demografik değişkenler arasındaki ilişkiye dayanan modelin geçerliliği ve 17 önermeden oluşan tüketici etnosentrizmini ölçen Cetscale ölçeğinin uygulanabilirliği görülmüştür. Ayrıca, düşük gelirli ve düşük eğitim seviyesine sahip tüketicilerin daha etnosentrik eğilimler gösterdikleri tespit edilmiştir. Sonuçlar, genel anlamda yazındaki genel beklentileri desteklemekle birlikte, beklenmeyen bazı bulgularla da karşılaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Tüketici Etnosentrizmi, Satın Alma Niyeti
Tüketicilerin satın alma davranışları üzerinde reklam araçlarının etkileri ve İskenderun Deniz Üs Komutanlığı`nda uygulama
ÖZET Reklam, pazar ile gerekli iletişimi ve bilgi akışını sağlayabilmek, kişilerin satın alma kararlarını-- etkileyebilmek ve onları, kendi ürünlerini satın almaya ikna edebilmek için işletmelerin yaygın olarak başvurdukları en önemli tutundurma araçlarından biridir. İşletmeler, reklam mesajını reklam araçları ile tüketicilere ulaştırmakta ve bu sayede tüketici tercihini etkileyerek, tüketici talebini arttırmaya çalışmaktadırlar. Tüketicilerin satın alma davranışları ve reklam araçları arasındaki ilişki zinciri açısından bakıldığında, iletişim kurma yönünün ağır bastığı görülmektedir. Buna göre tüketici, gerek malın niteliklerine gerekse markaya ilişkin bilgileri, başta reklam araçları olmak üzere çeşitli bilgi kaynaklarından edinmektedir. Reklam araçlarının her birinin özelliklerinin farklı olması, tüketicilerin reklam araçlarından farklı şekillerde etkilenmelerine neden olmaktadır. Dikkat çekme, ilgi uyandırma ve istek yaratma, satın alma davranışını gerçekleştirme bakımından reklam araçlarının her biri tüketiciler üzerinde farklı etkiye sahiptir. Yapılan araştırma sonucunda malı satın alma yönünde tüketicileri en çok etkileyen reklam aracının televizyon olduğu, tüketiciyi ikna ederek malı satın alma davranışına yönelten en etkili reklam aracının ise satış yeri reklamları olduğu ortaya çıkmıştır. Bunun yanında tüketicilerin güvenilir olduğuna inandıkları reklam aracından etkilenerek ikna oldukları ve satın alma davranışını gerçekleştirdikleri saptanmıştır. ¦t Tüketicilerin algılamaları, öğrenmeleri, güdülenmeleri, tutumları ve kişilikleri üzerinde etkili olabilecek; malın sat ın alınmasını destekleyecek reklam araçları tercih edilmelidir.
E-ticaret işletmelerinin kullandıkları kişiselleştirme uygulamalarının müşteri memnuniyeti üzerindeki etkileri: Online müşteriler üzerinde bir araştırma
Bu tez çalışmasının amacı, bilgi kişiselleştirmesi, sunum kişiselleştirmesi ve yönlendirme kişiselleştirmesinin, algılanan kullanım kolaylığı, algılanan kullanışlılık ve hedonik unsur üzerindeki etkisini, daha sonra da algılanan kullanım kolaylığı, algılanan kullanışlılık ve hedonik unsurun tatmin ve tatminin de tekrar satın alma niyeti ve sadakat boyutları üzerindeki etkisini ortaya koymaktır. Bu çalışma ile elde edilen sonuçlar, e-ticaret işletmeleri için kişiselleştirme uygulamalarının rekabet avantajı sağlamadaki önemini belirterek, e-ticaret işletmelerinin karlarını yükseltmeleri açısından katkı sağlayıcı nitelikte olacaktır. Bu çalışmada oluşturulan araştırma modeli kapsamında, online anket yöntemi ile veriler toplanmıştır. Toplanan veriler Yapısal Eşitlik Modellemesiyle (YEM) analiz edilmiştir. Çalışma kapsamında uygulanan Yapısal Eşitlik Modeli (YEM) analizi sonuçlarına göre bilgi, sunum ve yönlendirme kişiselleştirme uygulamalarının algılanan kullanım kolaylığı, algılanan kullanışlılık ve hedonik unsur boyutları üzerinde anlamlı ve olumlu etkileri olduğu bulunmuştur. Algılanan kullanım kolaylığı ile kullanıcı tatmini arasında anlamlı ve olumlu bir bağ bulunurken, algılanan kullanışlılık ve hedonik unsur ile kullanıcı tatmini arasında anlamlı bir bağ bulunmamıştır. Kullanıcı tatmininin, tekrar satın alma niyeti ve sadakat boyutları üzerinde anlamlı ve olumlu etkileri olduğu sonucuna varılmıştır. Bulunan sonuçlar ile araştırmacılara, gelecekte yapılacak çalışmalara ve e-ticaret işletme yöneticilerine öneriler sunulmuştur.
Türkiye'de yaşayan yabancı uyruklu tüketicilerin satın alma niyetleri üzerine etnik kimlik ve tüketici etnosentrizminin etkisi
Bu çalışmanın amacı Türkiye'de yaşayan Suriyeli tüketicilerin ürün/hizmet değerlendirmesi ve satın alma niyetleri üzerine etnik kimlik ve tüketici etnosentrizminin etkisi olup olmadığının incelenmesidir. Bu çalışmadaki ankete katılan suriyeliler türkiyede çeşitli statülerde bulunmaktadır (geçici koruma statüsü, turist vizesi, uluslararası koruma vs.) Bundan kaynaklı olarak çalışmanın başlık kısmında suriyeliler yerine yabancı uyruklu ifadesinin kullanılması daha doğru olduğu öngörülmektedir. Bu amaç doğrultusunda Gaziantep'te yaşayan ve farklı statülere sahip olan 384 Suriyeli kişi ile anket uygulaması yapılmıştır. Hazırlanan anket formu sosyodemografik değişkenler, "Tüketici Etnosentrizmi", "Etnik Kimlik", "Ürün/Hizmet Değerlendirmesi" ve "Satın Alma Niyeti" ölçeklerinden oluşmaktadır. Yapılan araştırma sonucunda katılımcıların tüketici etnosentrizmi, etnik kimlik, ürün/hizmet değerlendirmesi ve satın alma niyeti puanlarının genel olarak yüksek olduğu görülmüştür. Tüketici etnosentrizmi puanları artan katılımcıların Olabi Coffee (etnik) ürün/hizmet değerlendirmesi, Kahve Dünyası (yerel) satın alma niyeti ve Olabi Coffee (etnik) satın alma niyeti puanlarının artacağı sonucuna ulaşılmıştır. Etnik kimlik puanları artan katılımcıların ise Olabi Coffee (etnik) ürün/hizmet değerlendirmesi ve Olabi Coffee (etnik) satın alma niyeti puanlarının artacağı, Starbucks (küresel) satın alma niyeti puanlarının azalacağı tespit edilmiştir. Analiz sonucunda yaş ve etnosentrik eğilim arasında bir bağlantı tespit edilmiştir. Buna göre X kuşağı Z kuşağına göre daha etnosentrik eğilime sahiptir. Tüketicilerin eğitim seviyeleri arttıkça etnosentrik eğilimleri değişmekte, yerel etnosentrizm alt boyutunda eğitim seviyesi arttıkça etnosentrik eğiliminde azalma görülmektedir.
Belirsizliğe tahammülsüzlüğün kompulsif satın alma davranışına etkisi ve COVİD-19 korkusunun düzenleyici rolü
Her geçen gün değişen dünya düzeni sistemi karşı koyulamaz bir çarkın içine sokmuş, yıkıcı neticeleri olan bazı olaylar toplumların ve bireylerin yaşantılarının majör bir şekilde değişmesine sebebiyet vermiştir. Bunlardan biri olan Covid-19 pandemisi hastalığın bilinmezliği yönüyle bireyler üzerinde karşı koyulamaz bir kaygı, endişe ve korku durumu yaratmıştır. Bazı bireyler bu tramvatik süreçlerle başa çıkmak için kompulsif satın alma davranışı gibi mekanizmalara yönelme eğilimindedirler. Covid-19 pandemi süreci gibi yüksek bir belirsizlik durumunun yaşandığı anlarda bu mekanizmaya adapte olmak kısa bir süre için bireye psikolojik bir rahatlama sağlasa da uzun vadede yıkıcı ve geri dönülemez sonuçlar yaratabilmektedir. Pandemi süresi boyunca bireylerin sergiledikleri tutumlar pazarlama ve psikoloji perspektifinden tahlil edilmeye çalışılmaktadır. Bu araştırmada da belirsizliğe tahammülsüzlüğün kompulsif satın alma davranışına etkisi ve Covid-19 korkusunun düzenleyici rolünün olup olmadığını tespit etmek amaçlanmıştır. Bu çalışmada Türkiye genelindeki 18 yaş üzeri tüketicilerden elde edilen veriler doğrultusunda analiz gerçekleştirilmiştir. Elde edilen veriler Yapısal Eşitlik Modeli (YEM) kurularak analiz edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda belirsizliğe tahammülsüzlüğün ilk boyutu olan ileriye dönük kaygının kompulsif satın alma davranışına pozitif yönde etki ettiği görülmüştür. Belirsizliğe tahammülsüzlüğün bir diğer boyutu olan engelleyici kaygınında kompulsif satın alma davranışına pozitif yönde etkisinin olduğu gözlemlenmiştir. Ayrıca ileriye dönük kaygının kompulsif satın alma davranışına etkisinde Covid-19 korkusunun düzenleyici rolü olduğu tespit edilmiştir. Engelleyici kaygının kompulsif satın alma davranışına etkisinde ise Covid-19 korkusunun düzenleyici rolü olmadığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Belirsizliğe tahammülsüzlük, tüketici davranışı, kompulsif satın alma davranışı, Covid-19 korkusu
Geri dönüşümlü ürünlere yönelik risk algısının satın alma davranışına etkisi
Bu çalışmada geri dönüşümlü ürünlere yönelik risk algısının satın alma davranışına etkisi incelenmiştir. Bu çerçevede Gaziantep Üniversitesi'nde öğrenim gören farklı bölümlerdeki öğrencilerle yüz yüze ve online anket tekniği kullanılarak elde edilen veriler, Yapısal Eşitlik Modeli (SEM) ile analiz edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda; risk algısı ile geri dönüşümlü ürünler arasında ilişki tespit edilmiştir. Bu bağlamda sosyal risk algısının geri dönüşümlü ürünleri satın alma üzerinde ters yönlü bir etkisinin olduğu görülmüştür. Fakat risk alt değişkenlerinden finansal, fiziksel, psikolojik ve fonksiyonel risk algısının ise bu araştırma kapsamında satın alma davranışına etkisinin olmadığı tespit edilmiştir.
Özel tüketim vergilerinin mükellefler üzerindeki etkisi (2011-2021)
Vergi, devlet sisteminin kamusal fonksiyonlarını yerine getirmek için kurulan eski ve köklü bir uygulamadır. Günümüze kadar birtakım değişime uğramış olsa dahi hep devlet tarafından karşılıksız tahsil edilmiştir. Vergi borçlusu konumunda olan vergi mükellefleri açısından verginin etkisi yadsınamaz. Özel tüketim vergisi gibi ödeme gücüne bakılmadan alınan vergilerin karşılıksız olması, mükelleflerin vergiye olan bakış açısını olumlu ya da olumsuz olarak şekillenmesine neden olur. Vergilendirmeden istenen amaçlara ulaşmak için mükellefin vergiye uyum sağlaması gerekmektedir. Bu çalışma mükelleflerin kişilik özelliklerinin, devlete olan bağlılığının, gelir durumunun, aile yapısının ve vergi sisteminden kaynaklanan faktörlerinin mükelleflerin vergiye ilişkin tutumunu nasıl etkilediğini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Bu amaç doğrultusunda bazı ürünler seçilip 2011-2021 yılları arasındaki veriler dikkate alınarak mükelleflerin seçili ürünlerin kullanma durumu ile özel tüketim vergi gelirleri arasında ilişkisi incelenmiştir. Elde edilen bulgular sonucunda, özel tüketim vergi gelirlerinin söz konusu yıllar arasında giderek arttığı, mükelleflerin bazı ürünleri diğerlerine göre tercih ettiği, alkol ve alkol ürünlerinin kullanma oranının düştüğü gözlemlenmiştir. Ayrıca, bazı ürünlerin kullanımının daha arttığı göze çarpmaktadır.