Reel döviz kuru

Bu konu başlığı altında 58 tez

DoktoraAçık ErişimTR

İmalat sanayi sektöründe Türkiye'nin AB'ye ihracatının teknoloji yoğunluğuna göre analizi: Panel veri yöntemi

Dünya ekonomisinde yaşanan hızlı değişim, uluslararası düzeyde yaşanan rekabeti daha yoğun hissedilir hale getirmiştir. Bu durum, sektörlerin ve ülkelerin hem rekabet güçlerini analiz etmelerine hem de uluslararası pazarda başarılı olmak için daha fazla yeni strateji geliştirme çabalarına girişmelerine yol açmıştır. Bu çalışmanın ana amacı, ülkelerin rekabet gücünü etkileyen faktörlerin belirlenmesi, bu faktörlerin etki düzeylerinin tespit edilmesi ve rekabetin etkilerini ülke lehine artırmak için etkin bir rekabet politikasının gerekliliklerinin ortaya konmasıdır. Bu tez çalışmasında bu kapsamda, Türkiye'nin sektörel ihracat payını etkileyen faktörlere ve imalat sanayinin alt sektörlerinin ihracat rekabet yapısına odaklanılmış; sektörlerin rekabet gücü göstergelerine dayalı bir sektörel pazar payı analizi yapılmıştır. Bu amaçla Türkiye'nin uluslararası rekabet gücü düzeyi, Türkiye'nin en önemli dış ticaret ortağı olan ve ticaretinin önemli bir oranını kapsayan Avrupa Birliği (AB) pazarındaki payı üzerinden sektörel düzeyde ortaya konmuştur. Türkiye'nin imalat sanayi sektörü mevcut uluslararası teknoloji sınıflandırmasına bağlı olarak gruplandırılmış ve her gruptaki sektörlerin ihracat performanslarının belirleyicileri 2007Q1-2021Q4 dönemi için üç model üzerinden panel veri analizi kullanılarak tespit edilmiştir. 23 alt sektörün pazar paylarının bağımlı değişken olarak belirlendiği bu üç modelde pazar payının önemli belirleyicileri olarak maliyet-verimlilik, arz ve karşı ülkenin talebi gruplandırılarak çalışmaya dahil edilmiştir. Çalışmadan elde edilen bulgular, sektörel rekabet gücü belirleyicilerinin sektörler arasında farklılık gösterdiğini ve ayrıca sektörlerin özellikle düşük teknoloji grubunun rekabet gücünün fiyat rekabetçiliğine dayandığını, bu sebeple fiyat-maliyet avantajının korunmasının önemli olduğunu ima etmektedir.

Avrupa BirliğiPanel veri modelleriPanel yöntemi+6
Emine Tuğbanur Ciğeroğlu
Pamukkale University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Döviz kuru ile sorunlu krediler ilişkisi: Türkiye örneği

Küresel konjonktürde, sorunlu krediler, banka bilançolarının aktif kalitesinin bir göstergesi olarak ifade edilmektedir. Özellikle, Türkiye gibi, bankacılığın finansal sistemdeki yerinin oldukça önemli olduğu ülkelerde, banka aktiflerinin kalitesinde bozulma meydana gelmesi, finansal piyasaların yanı sıra tüm ekonomiyi etkilemektedir. Bu çalışmanın amacı, Türkiye'de son yıllarda kur şoklarıyla yeniden gündeme gelen döviz kurları ile sorunlu krediler ilişkisinin 2005:Q4-2017:Q4 dönemi için ARDL analiz yöntemiyle araştırılmasıdır. Çalışmada, öncelikle kredi ve sorunlu krediler ele alınmış olup, sorunlu kredilerin Türk bankacılık sektöründeki durumu incelenmiştir. İkinci bölümde döviz kuruyla ilgili temel kavramlar, döviz kuru rejimleri ve döviz kurunu etkileyen faktörler üzerinde durulmuştur. Üçüncü bölümde, döviz kuru ile sorunlu krediler ilişkisine yönelik teori ve literatür araştırmasına yer verilmiştir. Yapılan literatür araştırmasında, döviz kuru ile sorunlu krediler arasında güçlü bir ilişkinin olduğu anlaşılmıştır. Son bölümde ise çalışmaya ait ampirik bulgulara yer verilmiş olup, ele alınan değişkenler arasındaki ilişki ekonometrik olarak incelenmiştir. Çalışmada analiz yöntemi olarak ARDL sınır testi yaklaşımı kullanılmıştır. ARDL yöntemiyle, değişkenler farklı düzeylerde durağan hale gelseler dahi eşbütünleşme ilişkisi tespit edilebilmektedir. Aynı zamanda, ARDL analizi kapsamında kurulan hata düzeltme modeli, hem kısa dönem hem de uzun dönem için değişkenlerle ilgili bilgi vermektedir. ARDL analiz yönteminin diğer bir özelliği ise az sayıda gözlem içeren serilerle çalışıldığında bile sapmasız ve tutarlı sonuçlar vermesidir. Çalışmanın analiz kısmında, ARDL eş bütünleşme testi kapsamında, öncelikle sınır testi uygulanmış ve çalışmada ele alınan değişkenler arasında eş bütünleşme ilişkisi olduğu belirlenmiştir. Eş bütünleşme ilişkisi tespit edildikten sonra ARDL modeli kurulmuş ve değişkenler arasındaki ilişki uzun ve kısa dönem için analiz edilmiştir. Elde edilen bulgulara göre, hem uzun hem de kısa dönemde, reel efektif döviz kuru artınca, sorunlu kredilerin de arttığı sonucuna ulaşılmıştır.

Bankacılık sektörüBankalarDöviz kuru+5
Gizem Baş
Hatay Mustafa Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Döviz kuru ile doğrudan yabancı yatırımlar ilişkisi: Türkiye örneği

Küreselleşen dünya ekonomisinde doğrudan yabancı yatırımlar, az gelişmiş ülkeler için önemli bir hale gelmiştir. Çünkü doğrudan yabancı yatırımlarla birlikte ülkeye istihdam, büyüme, kalkınma, döviz, girişimcilik ve teknoloji de gelmektedir. Az gelişmiş ülkelerin önemli eksikleri olan bu faktörleri ülkeye çekmek için birbiriyle rekabet içindedirler. Doğrudan yabancı yatırımlar ev sahibi parası cinsinden yatırım yaparlar. Bu çalışma, doğrudan yabancı yatırım gerçekleştiren ulus ötesi şirketler için önemli bir belirleyici olarak düşündüğümüz döviz kurunun etkisi araştırılmıştır. Çalışmanın ekonometrik bölümünde 1984-2019 dönemini kapsayan yıllık verileriyle reel efektif döviz kurunun, dışa açıklık oranının ve piyasa büyüklüğünün doğrudan yabancı yatırımlara olan etkisi analiz edilmiştir. Değişkenlere birim kök testleri yapılmış hepsinin aynı mertebeden durağan olduğu tespit edilmiş, Johansen eşbütünleşme testi uygulanmış ve uzun dönem iliklisinin varlığı tespit edilmiştir. Eşbütünleşme testinden elde edilen sonuçlarına göre doğrudan yabacı yatırımlar ile reel efektif döviz kuru ve piyasa büyüklüğü arasında pozitif, dışa açıklık oranı ile negatif bir ilişki tespit edilmiştir.

Doğrudan yabancı sermaye yatırımlarıDöviz kuruEkonomik zaman serisi+3
Selim Gök
Hatay Mustafa Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'de döviz kurları ile dış ticaret dengesi arasındaki ilişki

Küreselleşen dünyada, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerin kritik düzeyde bir ekonomik sorunu olan dış ticaret açığı ve bu açığa yol açan etmenler çalışmalara konu olmuş ve olmaya devam etmektedir. Bu çalışmanın amacı, reel efektif döviz kuru ile dış ticaret dengesi arasındaki ilişkinin araştırılmasıdır. Bu çalışma dört bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın birinci bölümünde dış ticaret ile ilgili genel çerçeve ortaya konmaktadır. İkinci bölümde, reel efektif döviz kuru kavramı, teoriler ve etkileri değerlendirilmiştir. Üçüncü bölümde, literatür araştırmasına yer verilmiştir. Dördüncü bölümü ise çalışmanın temel amacı olan ekonometrik uygulama bölümü oluşturmaktadır. Türkiye'de 2003:Q1-2018:Q3 dönemi ele alınmış, durağanlık analizleri yapılmış, kısa ve uzun dönem analizleri için ARDL yönteminden faydalanılmıştır. TÜFE bazlı (2003=100) reel efektif döviz kuru: RDK, ekonomik büyüme: GSYH ve mal dengesi: DA değişkenleri ARDL analiz yöntemine dâhil edilmiştir. Bu analiz sonucuna göre, değişkenler arasında eşbütünleşme ilişkisi olduğu saptanmıştır ve ARDL modeli kurulmuştur, modelin açıklama gücü 0.91 gibi yüksek bir değer çıkmış ve anlamlı bulunmuştur. Uzun dönemde RDK serisi ile DA bağımlı değişkeni arasında anlamlı bir ilişki olsa da kısa dönemde bu ilişki anlamlı bulunamamıştır. DA değişkeni uzun dönemde RDK'den etkilense de kısa dönemde etkilenmemektedir. Ayrıca son olarak modelin kararlılığına bakmak için de CUSUM ve CUSUMSQ grafikleri incelenmiş ve değişkenlere yönelik herhangi bir kırılmanın olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

Döviz kuruDış ticaret dengesiReel döviz kuru+2
Hazar Keskin
Hatay Mustafa Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
DoktoraAçık ErişimTR

Döviz kuru ve sektörel reel döviz kuru volatilitesinin dış ticaret hacmi üzerine etkileri

1973 yılında Bretton Woods sisteminin çöküşünün ardından, dalgalı döviz kuru rejimi döviz kuru dalgalanmalarının dış ticarete olası negatif etkileri nedeniyle eleştirilere hedef olmuştur. Döviz kuru volatilitesinin dış ticaret üzerine etkilerini belirlemeye yönelik çok sayıda teorik ve ampirik çalışma yapılmasına rağmen, döviz kuru volatilitesinin dış ticareti etkileyip etkilemediğine, eğer etkiliyorsa bu etkinin hangi yönde olduğuna ilişkin bir görüş birliği bulunmamaktadır. Bu tezde, döviz kuru volatilitesinin Türkiye dış ticaret hacmine etkisi ISIC Rev. 3 sınıflandırmasına göre 22 imalat sanayi sektörü özelinde incelenmiştir. Bu amaçla, ele alınan 22 imalat sanayi için sektörel reel döviz kuru hesaplanmış ve ekonometrik analiz sürecine bu kurlar üzerinden dört farklı yöntem kullanılarak elde edilen reel döviz kuru volatilitesi serileri dahil edilmiştir. 2005:Q1-2012:Q2 dönemi verileriyle panel veri analizi kullanılarak yürütülen ekonometrik analiz sonuçlarına göre, sektörel reel döviz kuru volatilitesinin sektörel ihracat hacmi üzerine etkisi pozitif ve anlamlı iken; sektörel ithalat hacmine anlamlı bir etkisi bulunmamaktadır. Dolayısıyla, sektörel reel döviz kuru volatilitesinin sektörel ticaret hacmi üzerindeki net etkisi dış ticareti arttırıcı yönde olmaktadır. Anahtar Kelimeler: Sektörel reel döviz kuru, volatilite, sektörel dış ticaret

Reel döviz kuruSektörel dış ticaret
Esin Kılıç
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2013
00
DoktoraAçık ErişimTR

Uzun dönem reel döviz kurlarının belirlenmesi ve reel döviz kurlarının yanlış dengelenmesi: Türkiye örneği

Reel döviz kurlarının yanlış seviyede dengelenmesinin, refah üzerinde olumsuz etkiler yarattığı konusunda bir görüş birliği vardır. Kalıcı yanlış dengelenmeler ekonomik birimlere yanlış sinyaller göndererek ekonomik istikrarın bozulmasına neden olmaktadır. Özellikle yerli para biriminin reel manada aşırı değerlenmesi, uluslararası rekabet gücünü ve cari hesap dengesinin sürdürülebilirliğini olumsuz etkilemekte ve ekonomiyi spekülatif ataklara açık hale getirmektedir. Dolayısıyla reel döviz kurlarının yanlış dengelenmesi meydana gelen finansal krizlerin nedenlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Bu nedenle ekonomik istikrarsızlıkların önüne geçilmesi açısından yanlış dengelenmenin ölçülmesi büyük önem arz etmektedir. Çalışmada Türkiye için reel döviz kurlarının yanlış dengelenmesi, satın alma gücü paritesi, davranışsal denge döviz kuru ve doğal denge döviz kuru olmak üzere üç farklı denge reel döviz kuru modeli ile belirlenmiştir. Analizde denge reel döviz kurunun elde edilmesi amacıyla eşbütünleşme teknikleri uygulanmıştır. Elde edilen sonuçlar, Türkiye'de reel döviz kurlarının sabit döviz kuru rejiminin uygulandığı 90'lı yıllar ve 2000'li yılların başında denge seviyesinden ciddi ölçüde sapma gösterdiğini, esnek döviz kuru rejimine geçilmesinin ardından ise denge seviyesine yakınsadığını ortaya koymaktadır. Analizden elde edilen bir diğer önemli bulgu ise Türkiye ekonomisinde meydana gelen krizlerin, Türk lirasının aşırı değerlendiği dönemlerin ardından gerçekleştiği yönündedir. Anahtar Kelimeler: Reel döviz Kuru, Denge Reel Döviz Kuru, Yanlış Dengelenme

Döviz kuruDöviz kuru riskiReel döviz kuru
Mustafa Karabacak
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

The effect of foreign exchange and real exchange rate on foreign trade in Liberia

This study adopted an ARDL model framework in estimating the effect of foreign exchange intervention and exchange rates on foreign trade in Liberia in three separate models namely export, import and trade balance using yearly data from 1980-2015. The results indicate a statistically significant positive effect of nominal exchange rate on export, but not necessarily for real exchange rate. Nominal exchange rate was confirmed to be inversely related to import while real exchange rate was positively related to import. The trade balance model results show a statistically significant negative effect of nominal exchange rate on trade balance while real exchange rate was seen to be positively related to trade balance. The exchange rate regime change and monetary intervention by the central bank seems ineffective particularly due to the dual currency and high dollarization. At the same time, the depreciation in the Liberian dollar tend to worsen the trade balance. Keywords: Nominal Exchange Rate, Real Exchange Rate, Foreign Trade, ARDL model,Dual currency

Autoregressive Distributed Lag Bounds TestForeign exchangeExchange rate+7
Emmanuel Dweh Togba
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
DoktoraAçık ErişimTR

OECD ve G-20 ülkelerinde sermaye hareketleriyle seçilmiş iktisadi değişkenler arasındaki ilişkilerin panel veri analizi

Bu tezin amacı, sermaye hareketlerinin, OECD ve G-20 ülklerinde ekonomik büyüme ve Reel Effektif Döviz Kuru (REER) üzeindeki etkilerini incelemektir. Birinci bölümde farklı sermaye hareketleri ödemeler dengesi temel alınarak tanımlanmış ve sermaye hareketlerinin nedenleri ve ekonomik etkileri açıklanmıştır. İkinci bölümde, OECD ülkeleri ve OECD'nin kilit ortağı olan ülkelerde 2002-2014 yılları arasında, doğrudan yabancı yatırımlar, portföy yatırımları ve işçi dövizi girişlerinin REER üzerindeki etkileri rassal etkiler modeli ile incelenmiştir. OECD ve kilit ortak ülkeler gelişmiş ve gelişme yolunda olan ülkeler olmak üzere iki grubu ayrıldığında sermaye girişlerinin REER üzerinde herhangi anlamlı bir etkisi olmazken gelişme yolunda olan ülkelerde sermaye girişlerinin REER'in değerini artırdığı sonucuna ulaşılmıştır. Üçüncü bölümde G-20 ülkelerinde 1985-2014 yılları arasında beşer yıllık gözlemlerle net sermaye akımlarının (NKF) kişi başına düşen GSYİH'daki yıllık büyüme oranı üzerindeki etkileri Neo-klasik ve içsel büyüme modelleri çerçevesinde kişi başına düşen GSYİH (doğal logaritma), kamu harcamalarının GSYİH'daki payı, gayri safi yurtiçi yatırımların GSYİH'daki payı, dışa açıklık, ortalama okullaşma oranı ve finansal gelişmişliğin bir göstergesi olarak özel kredilerin GSYİH'daki payı, kukla değişken olarak 2008 küresel krizi ve finansal gelişmişlik düzeyinin NKF'lerin ekonomiler üzerindeki etkilerini gösteren etkileşimli değişken de modele dahil edilerek GMM tahmincisi ile incelenmiştir. Analizde G-20 ülkelerinin ekonomik büyüklük ve ekonomik yapıları açısından farklı oldukları dikkate alınarak farklı gruplandırmalar yapıldığında G-7 ülkeleri ve G-20 içerisinde cari fazla veren ülkelerde NKF'nin ekonomik büyümeyi negatif; G-7 dışında kalan G-20 ülkeleri ve cari açık veren G-20 ülkelerinde ise ekonomik büyümeyi pozitif etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Bu çalışmalardan elde edilen sonuçlar, sermaye hareketlerini esas alarak büyümeye çalışan ülkeler için önemli çıkarımlar içermektedir. Anahtar Sözcükler: Sermaye Hareketleri, Reel Döviz Kuru, Net Sermaye Akımı,Panel Veri Analizi, GMM Tahmincisi

Döviz kuruEkonomik büyümeG-20 ülkeleri+4
Havva Nesrin Tiryaki
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Balassa - Samuelson Hipotezi: Türkiye ve dış ticaret ortakları uygulaması

Bu çalışma Türkiye ve Türkiye'nin en büyük ticaret ortağı olan 10 Avrupa Birliği Ülkesi (Almanya, Fransa, İngiltere, İtalya, Hollanda, ispanya, Belçika, Yunanistan, Polonya, Romanya) ve NAFTA ülkeleri (Kanada, Meksika, Amerika Birleşik Devletleri) için 1991-2013 yıllık verileri kullanarak "Balassa-Samuelson Hipotezi"nin geçerliliğini test etmeyi amaçlamaktadır. Hipotez ülkeler arasında, dış ticarete konu olan ve dış ticarete konu olmayan sektörler arasındaki verimlilik farklarının reel döviz kurlarını belirleyeceğini iddia etmektedir. Çalışmada "Balassa-Samuelson Hipotezi"nin geçerliliğini araştırmak için öncelikle kurulan modeldeki değişkenlerin (reel efektif döviz kuru endeksi ve göreceli verimlilik endeksi) durağanlık analizleri Levin Lin Chu; Hadri; Breitung; Im Pesaran Shin; Fisher ADF; Fisher PP birim kök testleriyle yapılmış, ardından değişkenler arasındaki uzun dönemli ilişkilerin varlığı Pedroni Panel koentegrasyon testi ve Kao Panel koentegrasyon testiyle araştırılmış ve son olarak değişkenler arasındaki uzun dönemli katsayılar Tam Düzeltilmiş En Küçük Kareler Yöntemi (FMOLS) ve Dinamik En Küçük Kareler Yöntemiyle (DOLS) tahmin edilmiştir. Uygulanan testler sonucunda elde edilen bulgular şunlardır: a) Değişkenlere uygulanan tüm birim kök testleri sonucunda değişkenlerin düzey değerlerde durağan olmadıkları, birinci farkları alındığında ise %1 önem seviyesinde durağanlaştıkları bulgusuna ulaşılmıştır. Bu bulgu aynı zamanda söz konusu dönemde ve söz konusu ülkeler için "Satınalma Gücü Paritesinin" geçerli olmadığını ispatlamaktadır; b) Pedroni Panel koentegrasyon ve Kao Panel koentegrasyon test sonuçlarına göre değişkenler arasında %5 önem seviyesinde uzun dönemli koentegre ilişki tespit edilmiştir; c) FMOLS ve DOLS yöntemi "Balassa-Samuelson Hipotezi"nin geçerliliğini hem panel bazında hem de tüm ülkeler için %1 önem seviyesinde ispatlamaktadır. FMOLS ve DOLS yöntemine göre göreceli verimlilik endeksinde meydana gelen 1 birimliklik bir artış, uzun dönemde, reel efektif döviz kurunda yaklaşık olarak 0.96 birimlik bir artış meydana getirmektedir. Anahtar Kelimeler: Balassa-Samuelson Hipotezi, Reel Döviz Kuru, Dış Ticarete Konu Olan ve Olmayan Sektör Verimlilikleri, Tam Düzeltilmiş En Küçük Kareler Yöntemi (FMOLS), Dinamik En Küçük Kareler Yöntemi (DOLS)

Balassa-Samuelson HipoteziEn küçük kareler yöntemiReel döviz kuru+2
İsmail Çifçi
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Reel efektif döviz kuru ile petrol fiyatları arasındaki ilişkinin analizi ve bir uygulama denemesi

Bu çalışmanın amacı, Reel Efektif Döviz Kuru, Reel Faiz Farkı, Verimlilik Farkı ve Petrol Fiyatı (Brent Petrol) değişkenleri arasındaki uzun dönemli ilişki olup olmadığını belirlemektir. Bu tez çalışmasında 2009Q01-2021Q03 dönemini kapsayan üç aylık veriler kullanılmıştır. Bu çalışmada reel efektif döviz kurunu belirleme yaklaşımları incelenmiştir. İncelenen yaklaşımlardan Kapsanmamış Faiz Oranı ve Balassa Samuelson Etkisi yaklaşımları benimsenmiştir. Değişkenler arasındaki uzun dönem ilişki olup olmama durumunu belirlemek amacıyla Johansen Eşbütünleşme Analizi yapılmıştır.Değişkenler arasında eşbütünleşme ilişkisi olduğu ve uzun dönemde birbirini etkiledikeri tespit edilmiştir. Etki – Tepki (Impulse – Response) Fonksiyon grafiği ile değişkenlere 1 standart sapmalık şok verildiğinde reel efektif döviz kurunun nasıl tepki vereceği incelenmiştir. Balassa – Samuelson Etkisi anlamlı bir şekilde işlediği sonucuna varılmıştır. Reel Faiz Farkı, Verimlilik Farkı ve Petrol Fiyatı (Brent Petrol) değişkenlerinin Reel Efektif Döviz Kurunun Granger nedeni olduğunu belirlemek amacıyla Granger nedensellik analizi yapılmıştır ve üç değişkeninde Reel Efektif Kurunun Granger nedeni olduğu tespit edilmiştir.

Döviz kuruDöviz kuru oynaklığıEtkileşim+4
Gizem Boğacı
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Reel döviz kurundaki değişimlerin sektörel ihracat üzerindeki etkisi Türkiye örneği

Çalışmamızın amacı reel döviz kuru değişimlerinin ihracat üzerindeki etkisinin araştırılmasıdır. Bu doğrultuda Türkiye ekonomisinde ihracat yapan 100 üretici firmanın döviz kuruna karşı tepkisi ölçülmek istenmiştir. 2004-2018 dönemi için firmalara ait yıllık ihracat verileri kullanılmıştır. Panel GMM yönteminin kullanıldığı modelde bağımsız değişken olarak reel efektif döviz kuru yanında firma büyüklüğü göstergesi olarak toplam satışlar ve dış talep göstergesi olarak kabul edilen en çok ihracat yapılan ülkelerin büyüme rakamları kullanılmıştır. Ekonometrik analizden elde edilen bulgular reel efektif döviz kuru, satış rakamları ve ekonomik büyüme değişkenlerinde meydana gelen artışın ihracatı artırdığını göstermektedir. Çalışmada daha sonra 100 firma faaliyet gösterdiği sektöre göre en çok ihracat yapılan 6 farklı sektör şeklinde sınıflandırılarak reel efektif döviz kurunun sektörel bazlı ihracat etkisi test edilmiştir. Sektör bazlı analizden elde edilen bulgular neticesinde ulusal paranın değer kazanması, teorik olarak beklentiyle uyumlu olarak otomotiv ve demir çelik sektörü ihracatında azalışa neden olurken, gıda ve elektrik ve makine sektörleri ihracatında artışa neden olmaktadır. Tekstil ve kimyasal madde ve mamulleri sektörlerinde ise katsayı istatistiksel olarak anlamsız çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: Reel Döviz Kuru, Firma İhracatı, Panel GMM

Döviz kuruDöviz kuru oynaklığıGenelleştirilmiş momentler yöntemi+3
Esra Marangoz
Gaziantep University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Dış ticaret, döviz kuru ve ekonomik büyüme ilişkisi Türkiye örneği 2003-2019

Ülkelerin bir önceki dönemlerine göre üretim kapasitelerinde ortaya çıkan artışlar o ülkelerin ekonomik büyümelerinin hızlarını göstermektedir. Ekonomik büyümeyi tetikleyen bir mekanizma olarak savunulan dış ticaret, genel anlamda mal veya hizmet ticaretini kapsamaktadır. Dış ticarette nihai hedef ihracatı arttırmak, ithalatı azaltmak ve ekonomik büyümeye katkı sağlamaktır. Ülkeler arasında meydana gelen söz konusu mal veya hizmet alım satımında kullanılan temel araç ise döviz kurlarıdır. Bu anlamda gerek dış ticaret gerekse de iktisadi büyüme gibi hususlar döviz kurlarından bağımsız şekilde düşünülemez. Dolayısıyla bir ülke ekonomisinin yapısı hakkında bilgi elde etmek ayrıca gelecekle ilgili tahminlerde bulunabilmek için dış ticaret, döviz ve ekonomik büyüme konusunun araştırılması önem arz etmektedir. Bu çalışmanın amacı; dış ticaret, döviz kuru ve ekonomik büyüme arasındaki ilişkiyi araştırmaktadır. Bu amaç doğrultusunda 2003-2019 yılları arasında gsyh, enflasyon, reel efektif döviz kuru, ihracat ve ithalat değişkenlerine ait üçer aylık aylık verilerle ekonometrik analiz yapılmıştır. ADF (Genişletilmiş Dickey-Fuller) Ve PP (Phillips-Peron) birim kök testleri ile birinci dereceden farkları alınarak durağan hale getirilmişlerdir. Uzun dönemli bir ilişkinin varlığını araştırmak amacıyla Johansen eşbütünleşme testi uygulanmıştır. Yine VAR modeli kapsamında etki-tepki fonksiyonları incelenmiş devamında Granger nedensellik testi uygulanmıştır. Analiz sonucunda değişkenler arasında uzun dönemli bir ilişki mevcuttur. Ayrıca enflasyon ve ihracat milli geliri pozitif etkilerken, reel efektif döviz kuru ve ithalatın negatif etkilediği sonucuna varılmıştır.

Döviz kuruDöviz kuru politikalarıEkonomik büyüme+5
Mehmet Kuşci
Gaziantep University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Döviz kurundaki değişimlerin yabancı konut talebine etkileri: Türkiye örneği

Çalışmamızın amacı reel döviz kurundaki değişimlerin yabancı konut talebi üzerindeki etkisinin araştırılmasıdır. Bu amaçla yabancılara yapılan konut satışlarına döviz kurunun etkisi incelenmek istenmiştir. Bu çalışmada ülke uyruklarına göre yabancılara yapılan konut satış rakamları 2015 yılı itibariyle yayınlandığı için 2015-2021 dönemini kapsayan ülke uyruklarına ait aylık yabancılara yapılan konut satış verileri kullanılmıştır. Bu doğrultuda yapısal kırılmalı birim kök ve eşbütünleşme testleri kullanılmıştır. Zaman serisi analizinin kullanıldığı modelde bağımsız değişken yabancılara konut satışı olup bağımlı değişkenler olarak reel efektif döviz kuru ve konut fiyat endeksi rakamları kullanılmıştır. Gregory-Hansen eşbütünleşme testi sonuçlarına göre yabancılara konut satışı ile reel efektif döviz kuru ve konut fiyat endeksi arasında uzun dönemli eşbütünleşme ilişkisinin varlığı görülmektedir. Eşbütünleşme ilişkisi bulunan değişkenler arasında uzun dönemli ilişkinin analizi yapısal kırılmaların kukla değişken olarak analize dahil edildiği FMOLS katsayı yöntemi ile araştırılmış ve reel efektif döviz kurundaki %1'lik azalış (TL'nin değer kaybetmesi) yabancı konut satışını %3.429731 arttırdığı sonucu elde edilmiştir. Konut fiyat endeksi değişkeninin katsayısı ise istatistiksel olarak anlamsız çıkmıştır.

Fiyat hareketiKonutKonut piyasası+2
Canan Şeyma Demir
Gaziantep University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Faiz oranı, enflasyon, döviz kuru ve borsa ilişkisi: Türkiye örneği

Bu çalışmada, faiz oranı, enflasyon, döviz kuru ve borsa arasındaki ilişkilerin Türkiye örneğinde incelenmesi amaçlamıştır. Bu kapsamda, Türkiye'deki ekonomik gelişmişlik düzeyine işaret eden önemli makro ekonomik göstergeler arasında bulunan; Reel Faiz Oranı, Aylık Enflasyon, Döviz Kuru ve BIST (Borsa İstanbul) verileri arasındaki ilişkiler ekonometrik analiz yöntemleri ile analiz edilmiştir. Çalışma verileri, değişkenlerin 01 Ocak 2005- 31 Mayıs 2023tarihleri arasındaki aylık değerlerini gösteren veri setini içermektedir. Araştırma verilerinin istatistiksel analizleri sonucunda; LBIST, LDK, LENF ve LFO değişkenlerinin ekonometrik analizler için gereken şartları taşıdıkları, değişkenler arasındaki regresyon ilişkilerinin incelenmesine yönelik olarak 'sabitli ve trendli' regresyon modelinin uygun olduğu, modellerde otokorelasyon sorunları bulunmadığı, ancak, değişen varyans sorunu olabileceği belirlenmiştir. Yapılan analizler sonucunda, borsa ve döviz kuru, faiz oranı ve döviz kuru ile döviz kuru ve enflasyonunuzun dönemde birlikte hareket ettikleri, borsa ve enflasyon, borsa ve faiz oranı ile faiz oranı ve enflasyonun uzun dönemde dengeye gelmedikleri ve birlikte hareket edemedikleri tespit edilmiştir. Ayrıca, uzun dönemde, borsanın döviz kuru ve faiz oranı, döviz kurunun ise borsa ve enflasyon üzerinde belirleyici etkilerinin olduğu, yine, borsa ve enflasyonun faiz oranını etkiledikleri, döviz kuru ve faiz oranı arasında ise herhangi etkileşim olmadığı tespit edilmiştir. 12 dönemlik etki-tepki ve varyans ayrıştırma analizleri sonucunda ise, değişkenlerin birbirleri üzerinde kısa ve uzun süreli anlamlı etkilerinin olduğu ve bir değişkenin açıklanmasında diğer değişkenlerin belirli oranlarda katkılarının bulunduğu belirlenmiştir.

Politika faiz oranıReel döviz kuruSerbest döviz kuru
Çağlar Gürbüz
Gaziantep University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Döviz kuru ve enflasyon ilişkisi: Türkiye örneği

Bu çalışmada, Türkiye ekonomisinde döviz kuru değişimlerinin yurt içi enflasyon üzerindeki etkisi incelenmiştir. Analizler, 2013-2021 döneminin aylık verilerini kapsamaktadır. İncelemelerde, 2013-2021 yılları arasında en çok ithalat yapılan 10 ülke verileri baz alınarak çalışılmıştır. Bu 10 ülke için döviz türlerine göre ithalat oranlarının ağırlıkları hesaplanmış ve bunun sonucunda ağırlıklandırılmış döviz kuru olarak Dolar ve Euro baz alınmıştır. Enflasyonu ölçmek için genel Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ve TÜFE'nin alt grupları kullanılmıştır. Gagnon ve Ihrig (2004) çalışmasından yola çıkılarak regresyon analizleri yapılmıştır. Regresyon için kullanılan modelde hem tüketici fiyat endeksi hem de kur dalgalanmalarının yerel piyasaya etkisini gözlemlemek amaçlanmıştır. Analizlerde R programlama dili kullanılmıştır. Literatür araştırmaları sonucu görüldüğü üzere, döviz kuru geçişkenliği özellikle yüksek ve belirsiz enflasyon dönemlerinde önem kazanmaktadır. Analiz sonuçlarında da, döviz kuru geçişkenliğinin ele alınan dönemde genel tüketici fiyatlarına etki ettiği görülmüştür. Kısa dönem ve uzun dönem geçişkenliğin sonuçlarından da bahsedilmektedir.

Lineer regresyon modelleriReel döviz kuruSerbest döviz kuru+1
Özlem Simay Celkan
Çankaya University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2023
10
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İktisat teorisinde Balassa-Samuelson Hipotezi ve Türkiye ekonomisi için sınaması

Balassa ve Samuelson (B-S) hipotezi satın alma gücü paritesinden sapmaların nedenini, ticarete konu olan ve ticarete konu olmayan sektörler arasındaki verimlilik farklılığına dayandırmaktadır. B-S hipotezine göre, ticarete konu olan sektörlerde verimlilik artış hızı ticarete konu olmayan sektörlere göre daha hızlı olduğundan bu sektörlerde reel ücret artışları meydana gelmektedir. Ticarete konu olan malların fiyatı uluslararası piyasalarda belirlendiği için bu malların fiyatında bir artış olmayacaktır. İşgücünün ülke içerisinde tam hareketli olduğu varsayımıyla, ticarete konu olan sektörlerdeki ücret artışı ticarete konu olmayan sektörlere de yansıyacaktır. Ancak, ticarete konu olmayan sektörlerdeki ücret artışlarına, verimlilik artışı eşlik etmediğinden bu sektörlerdeki malların fiyatları artar. Bu durum genel fiyat seviyesinin artışına neden olarak reel döviz kurunda değerlenmeye yol açacaktır. Bu bağlamda B-S hipotezi ülkede ticarete konu olan ve olmayan sektörler arasındaki verimlilik farklılıklarının reel döviz kuru üzerindeki etkisini göstermek açısından önemlidir.Türkiye Ekonomisi için bu etkinin önemi son yıllarda Merkez Bankası tarafından da vurgulanmaktadır (Enflasyon Görünümü II, 2006 Raporu). Bu çalışmanın amacı Merkez Bankasının bu vurgusu ile güncelliği göreli olarak artan B-S hipotezini Türkiye ve başlıca ticaret ortaklarının çoğunu içeren EU-27 bölgesi arasında finansal liberalizasyon sonrası dönem için zaman serisi metotları kullanılarak sınamaktır. Analizde kullanılan veri seti ve ekonometrik yöntemler B-S hipotezini doğrular sonuçlar ortaya koymamaktadır.

Akademik yetkinlikBalassa-Samuelson HipoteziEkonomi teorileri+3
Almıla Burgaç
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Doğu Asya ülkelerinin döviz kuru politikaları ve ihracat üzerine etkileri

Her ülkenin kendi ekonomik koşulları ve gelişmişlik düzeyine göre politika yapıcılar farklı döviz kuru politikaları arasından en etkili kur politikasını seçmek isterler. Çünkü kur politikaları ekonominin önemli göstergelerinden biri olan dış ticaretin özellikle de ihracatın en önemli belirleyicilerindendir. Genel ekonomi üzerinde büyük bir etkisi olan ihracat günümüzde birçok gelişmekte olan ülkenin benimsediği ekonomik büyüme stratejilerinden biri haline gelmiştir. İhracata dayalı büyüme stratejisinin, doğru seçilmiş bir döviz kuru politikasına bağlı olarak ekonomik büyümeye daha çok katkıda bulunduğu da ampirik çalışmalar sonucunda görülmektedir. Bu çalışmada da, ihracata dayalı büyüme stratejisi benimseyen ve buna bağlı olarak da ekonomileri son yıllarda hızla büyüyen Doğu Asya ülkelerinin reel ihracatı üzerinde reel döviz kurunun ve ortalama GSYİH'nın etkisi araştırılmıştır. Panel veri analiz yönteminde tahmin edilen değişkenlere ait veri seti Çin, Endonezya, Güney Kore, Malezya, Filipinler ve Tayland ülkelerinin 2001-2012 dönemlerini kapsamaktadır. Sabit etkiler modeli ile tahmin edilen reel ihracat fonksiyonuna göre, reel döviz kuru ile reel ihracat ve ortalama GSYİH arasında anlamlı ve pozitif bir ilişki vardır. Yani reel döviz kurunda ya da ortalama GSYİH da meydana gelen bir artış, reel ihracatın da artmasına neden olmaktadır. Rassal etkiler modeli ile yapılan tahmin sonucunda ise reel ihracat ve ortalama GSYİH arasında anlamlı ve pozitif bir ilişki olduğu tespit edilmiş ancak, reel ihracat ve reel döviz kuru arasında anlamlı bir ilişkiye rastlanamamıştır.

Asya ülkeleriDoğu AsyaDöviz kuru+4
Emine Aktunç Demirbaş
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sermaye kontrollerinin etkinliği: Yükselen piyasalar deneyimi

Bu çalışma sermaye kontrollerinin etkinliğini sınamak amacıyla yapılmıştır. Çalışmada sermaye kontrollerinin etkinliği olay inceleme yaklaşımı ile analiz edilmektedir. Olay inceleme yaklaşımında, sermaye kontrolleri etkinliğinin belirlenen değişkenler açısından analizi; olay öncesi ve olay sonrası olmak üzere iki tanımlanmış döneme ait verilerin ortalamalarının karşılaştırılmasına dayanmaktadır. Bu bağlamda çift örnekli ortalama testi ile olay öncesini ve olay sonrasını kapsayan ikişer yıllık çeyrek dönemlik veriler kullanılarak belirtilen dönemler arasında ortalamalar açısından istatistiksel olarak anlamlı bir değişimin olup olmadığı analiz edilmektedir. Çalışma kapsamında yükselen piyasalardan Brezilya, Kolombiya, Rusya, Tayland, Filipinler ve Endonezya'nın 2006Q1-2012Q4 periyodunda uyguladıkları sermaye kontrollerinin etkinliği; net sermaye girişleri, reel efektif döviz kuru ve cari işlemler dengesi değişkenleri açısından test edilmektedir. Olay inceleme yaklaşımı ile elde edilen bulgular, sermaye kontrollerinin; net sermaye girişlerini bütün durumlarda azaltamadığını, reel efektif döviz kuru üzerindeki baskıyı çoğu durumda azaltamadığı, cari işlemler dengesinin ortalamasını ise birkaç durumda etkilediğini göstermektedir. Çalışmadan elde edilen genel sonuçlar, araştırılan ülkeler için sermaye kontrolleriyle istenen amaçlara tam olarak ulaşılamadığı göstermektedir. Son olarak, etkin bir sermaye kontrolleri politikası için, küresel piyasa ajanlarının sermaye kontrollerine olan tepkilerinin doğru tahmin edilmesi ve bu temelde sermaye kontrollerinin iyi tasarlanması ve dikkatlice uygulanması gerekmektedir. Anahtar kelimeler: Sermaye akımları, sermaye kontrolleri, olay inceleme yaklaşımı.

DenetimGelişmekte olan piyasalarReel döviz kuru+3
Ömer Demir
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
DoktoraAçık ErişimTR

Türkiye'de döviz kurunun yansıma etkisi

Bretton Woods sisteminin çökmesinin ardından pek çok ülke sabit döviz kuru uygulamasını terk ederek, dalgalı döviz kuru sistemini uygulamaya başlamıştır. Bu durum döviz kurunun fiyatlara yansıma etkisinin literatürde önemli bir araştırma konusu haline gelmesini sağlamıştır. Döviz kurunda meydana gelen değişmelerin yurtiçi fiyatlar üzerinde etkisi yansıma veya geçiş etkisi olarak tanımlanmaktadır. Döviz kurundaki değişmelerin, yurtiçi fiyatlara yansıma derecesi Türkiye gibi fiyat istikrarını hedefleyen gelişmekte olan ülke ekonomileri açısından son derece önemlidir. Bu nedenle çalışmanın temel amaçlarından birisi, Türkiye'de döviz kurlarının yurtiçi fiyatlar (ithalat fiyatları ve tüketici fiyatları) üzerindeki etkisini kıyaslamalı olarak incelemektir. Bir diğeri ise, Türkiye'de döviz kurlarının yurtiçi fiyatlara yansıma etkisi ve enflasyon arasında bir ilişki olup olmadığının test edilmesidir. Bu çalışmada Türkiye ekonomisinde döviz kuru değişimlerinin yurt içi fiyatlar üzerindeki etkisi 'Yapısal VAR (SVAR) modeli' kullanılarak analiz edilmiştir. Yansıma etkisi üç ayrı modelde ele alınmıştır. Her üç model için analizler 1994:02-2001:12, 2002:01-2013:09 ve 1994:2-2013:09 dönemlerini kapsamaktadır. Araştırmada üç farklı dönemin kullanılmasındaki amaç, dalgalı döviz kuru sistemine geçilmesiyle yansıma etkisindeki değişimleri incelemektir. Yapısal VAR modelinin yorumlanması için etki-tepki analizi ve varyans ayrıştırması modellerinden yararlanılmıştır. Elde edilen bulgular, Türkiye'de döviz kurunun yansıma etkisinin düşük olduğunu ve serbest dalgalanan döviz kuru sistemine geçilmesiyle birlikte döviz kurunun fiyatlara yansıma etkisinin azaldığını göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Döviz kuru, yansıma etkisi, yapısal VAR modeli, etki-tepki analizi, varyans ayrıştırması.

Döviz kuruDöviz kuru politikalarıDöviz kuru sistemleri+5
Filiz Yetiz
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'de döviz kuru politikalarının olası etkileri

Son otuz yılda sermaye hareketlerindeki serbestleşme ile birlikte, sabit döviz kurunun terk edilmesi, bilgi teknolojilerinde yaşanan devrim ve işlem hacminin çok büyük oranlarda genişlemesi finansal gelişmeyi arttırarak, ülkelerin uluslararası piyasalardan borçlanabilmesini kolaylaştırmış ve böylece cari açık veren ülke sayısı artarak, cari açıklar kronik hale gelmiştir. İktisadi kararların ve beklentilerin oluşumunda belirleyici bir role sahip olan ve ülkelerin ekonomik krizler karşısında kırılganlığını arttıran cari açık, ülke ekonomileri için oldukça önemli bir konuma getirmekle birlikte, cari açığın en fazla dış ticaret açıklarından beslendiği görülmektedir. Türkiye'nin dış ticaret hacmi son yıllarda önemli gelişmeler kaydetmekle birlikte ticaret açığına da önemli artışlar yaşanmakta ve bu durumda cari açık da hızla artmaktadır. Ülkenin ticaret hacmindeki hızlı artış, dış ticaretin döviz kurlarından etkilenip etkilenmediği sorusunu da gündeme getirmektedir. Bu nedenle, çalışmanın amacı; 1980 sonrası Türkiye ekonomisi için cari işlemler açığının en önemli nedenlerinden biri olan dış ticaret dengesi ile döviz kuru politikarı arasındaki ilişkinin zaman serisi yöntemi kullanılarak tespiti ve varsa bu ilişkinin yönünün ortaya konmasıdır. Bu nedenle 1995 -2015 yılları arası dış ticaret açığı, reel döviz kuru, Türkiye'nin ve OECD ülkelerin yurt içi gayri safi hasılası değişkenlerine ait çeyrek dönemli veriler ile zaman serisi yöntemlerinden yararlanılmış ve uzun dönemli ilişkinin varlığı ARDL yaklaşımı ile analiz edilmiştir. Elde edilen analiz sonuçları göstermektedir ki; dış ticaret dengesi ile reel döviz kuru, Türkiye ve OECD ülkelerin GSYİH arasında uzun dönemli bir ilişki söz konusu olmakla birlikte, reel döviz kurunun katsayı istatistiksel olarak anlamsız bulunmuştur. Türkiye'nin ve OECD ülkelerin GSYİH kaysayıları ise, istatistiksel olarak anlamlı ve iktisadi olarak ilişkinin yönü anlamlı bulunmuştur. Sonuçlardan Türkiye'de yaşanan uzun devalüasyon dönemlerine karşın, dış ticaret açığının artma eğilimi gösterdiği ve döviz kuru politikasının olumlu bir dış ticaret dengesi kuramadığı söylenebilir. Dış ticaret hacimlerinin döviz kurlarındaki değişimlere cevap veremediği de görülmektedir. Türkiye'nin ithalatındaki hızlı artış iç piyasadaki talebin yüksek seyretmesi ile ilişkili olmasına karşın, ihracattaki artış dış pazar sayısındaki artış ve bu pazarlardaki ekonomik büyümelerle ilişkilendirilebilir.

ARDL Sınır TestiARDL Sınır TestiDöviz+4
Süreyya Yılmaz
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
DoktoraAçık ErişimTR

Gelişen piyasa ekonomilerinde uluslararası parite sistemleri ve piyasa etkinliği

Bu çalışmada uluslararası parite koşullarının geçerliliği, on beş gelişen piyasa ekonomisi için reel döviz kuru, satınalma gücü paritesi, faiz oranı paritesi ve piyasa etkinliği hipotezlerini kapsayan dört farklı model doğrultusunda test edilmektedir. 2003Q1-2015Q4 çeyreklik dönemler ile 2003-2015 yıllık dönemlerin ele alındığı çalışmada, reel döviz kuru modeli için geleneksel ve yapısal kırılmalı birim kök testlerine, satınalma gücü paritesi ve faiz oranı paritesi modelleri için zaman serisi ile panel veri analizlerine, son olarak etkin piyasa hipotezi modeli için ise zaman serisi analizlerine yer verilmektedir. Çalışmadan elde edilen bulgular genel olarak uluslararası parite koşullarının on beş gelişen piyasa ekonomisi için geçerli olmadığına yöneliktir. Fiyatlar ve döviz kuru ilişkisini gösteren ve mal piyasası koşullarını yansıtan satınalma gücü paritesinin tamamen etkinsizliği ön plandadır. Bununla birlikte faiz oranları ve döviz kuru ilişkisini gösteren ve varlık piyasası koşullarını yansıtan faiz paritesinin ise diğer üç modele göre, daha tutarlı sonuçlar verdiği gözlemlenmektedir. Bu durum yurtiçi piyasalarda yer alan fiyatlar ile faiz oranı düzeylerinin, döviz kurunun gelecekteki değerini yansıtması anlamında yeteri kadar etkili olmadığını ortaya koymaktadır. Özellikle küresel finans piyasalarında yaşanan olumsuzlukların gelişen piyasa ekonomilerinin makroekonomik politikalarında meydana getirdiği değişiklikler, döviz kurlarının öngörülebilirliğinin azalmasındaki en önemli neden olarak karşımıza çıkmaktadır.

Döviz kuruDöviz kuru sistemleriEkonometri+7
Faruk Mike
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
DoktoraAçık ErişimEN

Real exchange rate misalignment and macroeconomic performance in open economies: Analysis on selected emerging market economies

Traditional view acknowledges the detrimental impact of Real Exchange Rate (RER) misalignment on the macroeconomic performance of open economies from the long-term perspective. Findings of the earlier studies on the impact of RER misalignment on macroeconomic performance could be misleading as they typically rely on panel data methods in deriving misalignment series which is highly criticized for its strong homogeneity assumption. Moreover, they mostly investigate the growth performance of open economies in response to RER misalignment while dynamics in fundamentals like trade balance, the aggregate level of domestic consumption and domestic investment are also important to draw more inclusive decision. The study first estimates the equilibrium RER and RER misalignment of selected emerging market economies (EMEs) distinctly adopting single equation approach to confirm the heterogeneity of RER behavior in the long-run through 1980-2016 and then examines its impact on macroeconomic performance of the EMEs together with the respective impact of undervaluation and overvaluation employing Blundell & Bond's (1998) System Generalized Method of Moments (SGMM) estimation approach. Results suggest that RER misalignment and its two opposing components- undervaluation and overvaluation hurt the growth of EMEs. Again, the anti-growth effect of undervaluation is later supported by consumption regression as it finds that undervaluation dries up aggregate consumption. The impacts of undervaluation and overvaluation on the trade balance and domestic investment are in line with theoretical claims- undervaluation stimulates trade surplus and domestic investment while overvaluation erodes them. However, RER misalignment helps recover trade imbalances and promotes aggregate domestic investment. Considering the implications of RER misalignment on economic activity, avoiding distortion in RER from its long term equilibrium level is a crucial policy concern for emerging economies. Keywords: Real Exchange Rate Misalignment, Single Equation Approach, SGMM, Emerging Market Economies.

Open economyExchange rateExchange rate policies+7
Abdulla Hıl Mamun
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Döviz kuru, ihracat ve ekonomik büyüme arasındaki ilişki: Afganistan örneği

Döviz kuru, ihracat ve kamu harcamaları, ülkelerin ekonomik büyümesi üzerinde önemli etkiler yaratan temel makroekonomik değişkenlerdir. Bu araştırma, Afganistan ekonomisinin özel koşulları göz önünde bulundurularak, döviz kuru, ihracat, kamu harcamaları ve ekonomik büyüme arasındaki kısa ve uzun vadeli ilişkileri incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırmada, 1980-2021 yılları arasındaki veriler kullanılarak ekonometrik yöntemlerle analizler yapılmıştır. Araştırma için kullanılan yöntemler arasında ADF ve PP birim kök testleri, VAR modeli, Johansen eşbütünleşme testi, VECM ve FMOLS modelleri ile Granger nedensellik testi yer almaktadır. Sonuçlar, döviz kuru, ihracat ve kamu harcamasının kısa vadede ekonomik büyüme üzerinde negatif ve anlamlı etkilerini ortaya koymaktadır. Uzun vadede ise, döviz kurunun ekonomik büyüme üzerinde negatif, ihracatın ise pozitif etkisi olduğu belirlenmiştir. Ayrıca, kamu harcamalarının uzun vadede ekonomik büyümeyi teşvik edici bir rol oynadığı görülmüştür. Bu bulgular, politikaların ihracatı teşvik etmeye, döviz kuru dalgalanmalarını kontrol altına almaya ve kamu harcamalarının verimli alanlarda yönlendirilmesine odaklanması gerektiğini göstermektedir.

Reel döviz kuru
Abdul Hamid Rastami
Manisa Celal Bayar University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Döviz kuru artışlarının fiyatlara geçiş etkisi: Türkiye örneği

Bu çalışmada döviz kuru artışlarının fiyatlar üzerindeki geçiş etkisi 2003:Q1-2020:Q1 yılları arasında incelenmiştir. Türkiye'nin 2003:Q1-2020:Q1 yılları arasındaki döviz kurunun fiyatlara geçiş etkisi, Engle-Granger Eş Bütünleşme ve Granger Nedensellik analizleri ile test edilmiştir. Türkiye'de 2003:Q1-2020:Q1 yılları arasındaki reel efektif döviz kuru ve yurtiçi fiyat değişimleri grafik yardımıyla hem ayrı ayrı hem de her iki değişken birlikte ele alınarak incelenmiştir. Uygulanan ekonometrik modellerden Granger testi sonucunda döviz kurundan fiyatlara doğru tek yönlü bir nedensellik bulunmuştur. Engle-Granger testinde ise söz konusu değişkenlerin aralarında güçlü bir ilişki olduğu ve uzun dönemde birlikte hareket ettikleri tespit edilmiştir.

Döviz kuruDöviz kuru oynaklığıDış açık+7
Ceren Altun
Aydın Adnan Menderes University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00

İlgili konular