Sport competitions
60 theses under this subject heading
Elitaltı basketbolcularda turnuva döneminde müsabaka öncesi ve sonrası hematolojik değerlerin değişiminin incelenmesi
KESKİN, İ.C. Elitaltı Basketbolcularda Turnuva Döneminde Müsabaka Öncesi ve Sonrası Hematolojik Değerlerin Değişiminin İncelenmesi. Dumlupınar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Beden Eğitimi ve Spor Anabilim Dalı Programı Yüksek Lisans Tezi, Kütahya. 2017. Bu çalışmada "Elitaltı Basketbolcularda Turnuva Döneminde Müsabaka Öncesi ve Sonrası Hematolojik Değerlerin Değişiminin İncelenmesi" amaçlanmıştır. Çalışmaya 2016-2017 Sezonu Türkiye Basketbol Federasyonu Erkekler Bölgesel Basketbol Ligi'nde mücadele eden 12 (deney) ile 11 (sedanter; kontrol) erkek basketbolcu katılmıştır. Deney grubu (n=12) yaş:23,58 ±1,37 yıl, boy:189,66 ± 9,46 cm, vücut ağırlığı:91,83± 12,14 kg) ve kontrol grubu (n=11) (yaş:22,54 ±1,96 yıl , boy: 189,9 ± 6,75 cm , vücut ağırlığı :90,08± 9,27 kg ) oluşturuldu. Kan parametrelerinden ise Eritrosit (RBC), Lökositler (WBC),Trombositler (PLT),Hemoglobin (HGB),Hematokrit (HTC), Ortalama Eritosit Volümü (MCV), Ortalama Hemoglobin (MCH), Eritrosit Hemoglobin Yoğunluğu (MCHC), lenfosit (LYM) vemonosit (MON) kan değerleri için turnuva döneminde dört gün üst üste olmak üzere müsabaka öncesi ve sonrası toplamda sekiz kez kan alındı. Çalışma sonucunda meydana gelen değişimleri belirlemek için, α=0.05 anlamlılık düzeyinde iki grup arasındaki karşılaştırmalar SPSS 23 paket programında katılımcıların ölçüm değerlerinin normal bir dağılıma sahip olup olmadığını belirlemek için SPSS'te İki örnek K-S normallik testi uygulandı ve verilerin normal dağılıma sahip olduğu tespit edildi (p<0.05). Deney ve kontrol grubunun turnuva süresince kan parametrelerindeki değişim α=0.05 anlamlılık düzeyinde tekrarlı ölçümlerde Varyans Analizi (Two way repeated ANOVA) kullanıldı. Çalışma sonunda maç öncesi ve sonrası HTC; Hematokrit ve HGB; Hemoglobin, maç öncesi MCH; Ortalama Hemoglobin, maç sonu MON ;vemonosit), WBC ;Lökositler) değerlerinde deney ve kontrol grubunda istatiksel olarak anlamlı değişim gösterdi(p<0,05). Anahtar Kelimeler: Basketbol, Hematolojik kan parametresi
Bandırma ilçesi'nde okullararası müsabakalarda (ilköğretim ve lise)takım sporlarında dereceye giren kız ve erkek sporcuların psikomotor ve fiziksel özellikleinin araştırılması
Bu çalışmanın amacı, Bandırma İlçesinde yapılan okullar arası müsabakalarda basketbol, voleybol ve atletizm müsabakalarında orta ve lise kategorilerinde dereceye girmiş olan takımlarda mücadele eden sporcuların; fiziksel uygunluk ölçümlerinden, uzunluk, genişlik ve çevre ölçümleri, fiziksel performans seviye belirleme ölçümlerinden, 30m sprint, dikey sıçrama, bacak kuvveti, durarak uzun atlama, şınav, mekik ve esneklik ölçümlerinde elde ettikleri dereceler bakımından farklılıklar ve benzerlikler araştırıldı.Bu çalışma, 2005-2006 eğitim-öğretim yılı Balıkesir ili okullararası basketbol, voleybol ve atletizm müsabakaları erkek sporcular, basketbol birincisi Şehit Mehmet Gönenç Lisesi, Orta Okullar Birincisi Kültür Eğitim Vakfı İlköğretim Okulu, voleybol birincisi Şehit Mehmet Gönenç Lisesi, Orta Okullar Şehit Süleyman Bey ilköğretim okulu, atletizm birincisi Şehit Mehmet Gönenç Lisesi, Orta Okullar Etibor Holding ilköğretim okulu, kızlarda; basketbol birincisi Şehit Mehmet Gönenç Lisesi, Orta Okullar Birincisi Marmara İlköğretim Okulu, voleybol birincisi Şehit Mehmet Gönenç Lisesi, orta okullar Kültür Eğitim Vakfı İlköğretim Okulu, atletizm birincisi Şehit Mehmet Gönenç Lisesi, orta okullar Yaman Egeli İlköğretim Okulu olmak üzere her takımdan tesadüfi olarak seçilen 12'şer, toplam 79 denek üzerinde yapıldı.Verilerin düzenlenmesinde ve grafiklerin çizilmesinde MS Excel tablolama paket programı kullanıldı, İstatistik analizler ve tabloların düzenlenmesinde SPSS istatistik paket programı kullanıldı. Dereceye giren kız ve erkek sporcuların; fiziksel, fizyolojik ve psikomotor özellikleri bakımından önemli farklılıklar olup olmadığını araştırmak için a= 0.05 önemlilik düzeyinde bağımsız iki grup için t-testi uygulandı.Dereceye giren kız ve erkek sporcularda basketbol, voleybol ve atletizm branşlarında, fiziksel (P<0.05) ve motor özellikler, (P<0.05) uzunluk (P<0.05), genişlik (P<0.05), çevre (P<0.05) ve yağ ölçümleri (P<0.05) bakımından önemli farklılıklar olduğunu gösterdi.
Kütahya ilinde salon sporlarında müsabakalara katılan ilköğretim I. kademe 10 yaş grubu öğrencilerinin TGMD-II testine göre motor gelişme düzeylerinin araştırılması
Bu çalışmanın amacı; Kütahya ilinde ilköğretim 1. Kademe de öğrenim gören on yaşgrubu çocukların TGMD- 2 testine göre motor gelişim düzeylerinin araştırılmasıdır.Araştırmaya Kütahya İli, İlköğretim I. Kademe 10 yaş grubu öğrencilerinden (20 basketbolerkek-20 basketbol kız-20 hentbol erkek-20 hentbol kız-20 voleybol erkek-20voleybol kız)toplam 120 sporcu denek olarak katılmıştır. Deney grubunda bulunan çocuklar TGMD-II testinegöre lokomotor ve obje kontrol testlerinden geçirilmiştir.Ölçümler sırasında; temel lokomotor beceriler (koşu, galop, sek sek, sıçrama, durarak uzunatlama, kayma,), obje kontrol becerileri, (durarak top sürme, sopayla vurma, yakalama, topa ayaklavurma, bel seviyesi üzerinde atış, bel seviyesi altından atış) çocukların hepsine ikişer tekrar halindeuygulatılarak yapılan puanlama sonucu başarılı olduğu ve olmadığı beceriler belirlenmiştir.Kriterlerine göre başarılı oldukları becerilere 1, başarısız olduklarına ise 0 puan verilerek toplamdakipuanı ile o beceriye ait başarı durumu belirlenmiştir.Verilerin çözümlenmesinde SPSS istatistik paket programı kullanılmıştır. Gruplararasındaki farklılıkları bulmak amacı ile çok yönlü annova ve tukey testleri uygulanmıştır(p<0,05). Çalışma sonuçları, uygulanan TGMD II testine göre cinsiyete, spor dalına, spor dalınave cinsiyete bağlı olarak deneklerin temel lokomotor, obje kontrol ve TGMD Toplam Puandüzeyleri arasındaki farkların önemli olduğunu göstermiştir (p<0,05). Bu araştırma sonuçları iletemel hareketler dönemini tamamlayıp sportif hareketler dönemine geçiş evresinde bulunançocukların temel motorik özelliklerinin cinsiyete ve spor branşlarına göre belirlenmesi ve hembranşlar arası hem de cinsiyetler arası farklılıkların saptanması amaçlanmıştır. TGMD II testiuygulanarak sporcu çocuklar arasında cinsiyete ve branşlara bağlı olarak temel motoriközelliklerin gelişmesi gözlenmiştir.
Gaziantep ilinde okullararası sportif müsabakalara katılan 6. 7. ve 8. sınıf ilköğretim okulu öğrencilerinin ders başarı durumlarının incelenmesi
Bu çalışmanın amacını, Gaziantep ilinde okullararası sportif müsabakalara katılan 6. 7. ve 8. sınıf ilköğretim okulu öğrencilerinin ders başarı durumlarının incelenmesi oluşturmaktadır. Çalışma evrenini ve araştırma grubunu ise, Gaziantep ili Merkez Şahinbey ve Şehitkâmil ilçelerindeki birbirinden farklı semtlerden rastgele seçilen 24 ilköğretim okulu ve bu okullarda öğrenim gören ve ders dışı sportif faaliyetlere katılan 444 öğrenci oluşturmaktadır. Bu öğrencilerin 276'sı erkek, 168'i kız öğrencidir.Ders dışı sportif faaliyetlere katılan bu öğrencilerin okulları, cinsiyetleri, sınıfları ve katıldıkları ders dışı sportif etkinlik branşları SPSS 15.0 programında analiz edilerek tanımlayıcı özelliklerin yüzdelik frekansları belirlenmiştir. Ders dışı sportif faaliyetlere katılan bu öğrencilerin 1 yıl öncesi (2007?2008) ve 1 yıl sonrası (2008?2009) ders başarı durumlarından elde edilen notların normal dağılım gösterip göstermediğini belirlemek amacıyla tek örneklem Kolmogorov-Smirnov testi uygulanmıştır. Ders dışı sportif faaliyetlere katılan bu öğrencilerin son iki yılda almış oldukları sayısal, sözel, yetenek ve genel ders başarı not ortalamalarına 7 faktöre (sınıf, cinsiyet, sınıf*cinsiyet, ölçüm, ölçüm*sınıf, ölçüm*cinsiyet ve ölçüm*sınıf*cinsiyet) göre SPSS 15.0 programında ?=0.05 anlamlılık düzeyinde Tekrarlı Ölçümler Varyans Analizi (Repeated Measures Analysis of Variance) ve faktörler arasındaki anlamlılığı belirlemek için de ikinci seviye testi olarak Tukey (HSD) uygulanmıştır.Test sonuçlarına göre; sınıf, cinsiyet, sınıf*cinsiyet, ölçüm ve ölçüm*sınıf faktörlerine göre sayısal derslerdeki başarı durumları arasında anlamlı bir fark vardır (P<0.05). Ancak, ölçüm*cinsiyet ve ölçüm*sınıf*cinsiyet faktörlerine göre sayısal derslerdeki başarı durumları arasında anlamlı bir fark yoktur (P>0.05).Sınıf, cinsiyet, sınıf*cinsiyet, ölçüm ve ölçüm*sınıf faktörlerine göre sözel derslerdeki başarı durumları arasında anlamlı bir fark vardır (P<0.05). Ancak, ölçüm*cinsiyet ve ölçüm*sınıf*cinsiyet faktörlerine göre sözel derslerdeki başarı durumları arasında anlamlı bir fark yoktur (P>0.05).Sınıf, cinsiyet ve ölçüm faktörlerine göre yetenek derslerindeki başarı durumları arasında anlamlı bir fark vardır (P<0.05). Ancak, sınıf*cinsiyet, ölçüm*sınıf, ölçüm*cinsiyet ve ölçüm*sınıf*cinsiyet faktörlerine göre yetenek derslerindeki başarı durumları arasında anlamlı bir fark yoktur (P>0.05).Sınıf, cinsiyet, sınıf*cinsiyet ve ölçüm*sınıf faktörlerine göre sayısal derslerdeki başarı durumları arasında anlamlı bir fark vardır (P<0.05). Ancak, ölçüm, ölçüm*cinsiyet ve ölçüm*sınıf*cinsiyet faktörlerine göre sayısal derslerdeki başarı durumları arasında anlamlı bir fark yoktur (P>0.05).Anahtar kelimeler: Müsabaka, Sayısal, Sözel, Yetenek, Başarı.
Uluslararası spor organizasyonlarının ev sahibi şehre etkileri (2023 UEFA şampiyonlar Ligi Finali İstanbul örneği)
Bu araştırmanın amacı İstanbul ilinde düzenlenecek olan 2023 UEFA Şampiyonlar Ligi Final müsabakasının şehre etkilerini ve ardından bırakacağı mirasın neler olduğunu ortaya çıkarmaktır. Bu çok yönlü etkileri derinlemesine incelemek için araştırmada yöntem olarak nitel araştırma yöntemi, yaklaşım olarak durum çalışması (case study) seçilmiştir. Bu çalışmada veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış sorulardan oluşan görüşme formu kullanılmıştır. Araştırma grubunu amaçsal örneklem kullanılarak seçilmiştir. Bu grup spor ve futbola ilgi duyan ve konu kapsamında belli bir birikim sahibi olan taraftarlar, spor yazarları, antrenörler, beden eğitimi ve spor öğretmenleri, akademisyenler, spor yöneticileri ve spor adamlarının içinden çalışmaya katkı sağlayacağı düşünülen 16 kişiden oluşmaktadır. Bu 16 kişiyle yapılan mülakatlar sonucunda araştırma verileri ortaya çıkmıştır. Bu veriler tümevarımsal bir yol izlenerek önce kodlanmış, kodlardan kategorilere, kategorilerden temalara ulaşılmıştır. Bu analizler sonucunda şampiyonlar ligi finalinin ev sahibi şehir İstanbul'a etkileri beş ana tema ve bu temalara bağlı on beş alt tema ortaya çıkmıştır. Bu ana temalar; tanınırlık ve prestij bakımından etkiler, siyaset ve lobi faaliyetleri bakımından etkiler, ekonomik ve turizm bakımından etkiler, sosyo-kültürel ve sportif miras bakımından etkiler ve ev sahipliği beraberinde gelen muhtemel riskler ve beklenmedik durumlar şeklindedir.
Güreşçilerde müsabaka öncesi imgeleme düzeyinin durumluk kaygıya etkisi
Bu araştırmanın amacı, güreşçilerde müsabaka öncesi imgeleme düzeyinin durumluk kaygıya etkisinin incelenmesidir. Çalışma grubunu, Ankara, Şanlıurfa, Elazığ, Kayseri illerinde, yapılan greko –romen güreş grup ve Türkiye şampiyonası müsabakalarına katılan 11-18 yaş arası 300 erkek güreşçi oluşturmuştur. Katılımcılara yaş, eğitim durumu, kaç yıldır güreş yaptığı, milli sporcu olma durumu, anne baba eğitim düzeyi gibi sorulara cevap arayan demografik bilgi formu, durumluk kaygı ölçeği ve sporda imgeleme envanteri uygulanmıştır. Envanterden çıkan veriler SPSS.22 paket programına işlenerek analiz işlemleri yapılmıştır. Demografik bilgilere yönelik aritmetik ortalama, standart sapma, frekans ve yüzde dağılımları içeren açıklayıcı istatistikler sunulmuştur. Durumluk kaygı ve sporda imgeleme ölçekleri alt boyutlarının bazı demografik değişkenlerle ilişkisini belirlemek amacıyla ilk etapta çarpıklık ve basıklık (SkewnessandKurtosis) testlerine bakılmış olup, testin neticesine göre Bağımsız Örneklem T (İndependentSample T) ve Tek Yönlü Varyans Analizi (OneWayAnova) testleri yapılmıştır. Değişkenler arasında farklılıklar bulunması durumunda ise bu farklılıkların hangi grup veya gruplardan kaynaklandığını belirlemek amacı ile ise Post-Hoc testlerinden homojen dağılım sonuçlarına göre Tukey HSD ve Dunnet T3 testleri kullanılmıştır. Ayrıca değişkenler arasındaki etki seviyesini belirlemek için regresyon analizinden yararlanılmıştır. Sonuçlar %95 güven aralığında, anlamlılık p<0.05 düzeyinde değerlendirilmiştir. Yapılan regresyon analizi neticesinde, güreşçilerin müsabaka öncesi imgeleme dereceleri ile durumluk kaygı dereceleri arasında istatistikî olarak olumlu yönde anlamlı ilişki tespit edilmiştir. Genel olarak araştırma sonuçlarına bakıldığında; imgeleme düzeyinde yaş, spor yılı, milli sporcu olma durumu, ailede güreş yapan kişi, baba eğitim düzeyi ve yaşanılan yer değişkenlerinin etkili olduğu, imgeleme düzeyinin artmasının durumluk kaygı düzeyinde düşüşe sebep olduğu tespit edilmiştir.
UEFA Avrupa Liginde müsabakalardan galip ve mağlup ayrılan takımların bazı parametreler açısından karşılaştırmalı analizi
Bu çalışmanın amacı 2018-2019 UEFA Avrupa Ligi maçlarından galibiyet ve mağlubiyetle ayrılan takımları bazı parametreler açısından karşılaştırmalı analiz etmektir. Turnuvaya 48 takım katılmış ve turnuvada toplam 205 müsabaka oynanmıştır. Galibiyetle ve mağlubiyetle sonuçlanan 157 müsabaka değerlendirmeye alınmıştır. Bunun yanı sıra beraberlikle biten 48 müsabaka değerlendirmeye alınmamıştır. Turnuvada herhangi bir takım galip veya mağlup grupta yer almış olup, her bir müsabaka birbirinden bağımsız olarak analiz edilmiştir. 157 müsabaka sonucunda galip gelen takımlar A, mağlup olan takımlar B olmak üzere bağımsız 2 gruba ayrılarak bu grupların teknik ve taktik parametrelere göre karşılaştırılması yapılmıştır. Araştırma verileri UEFA (www.uefa.com) resmi sitesinden alınmıştır. Elde edilen veriler SPSS 22 paket programında kaydedilip, verilerin dağılımlarını görebilmek ve ortaya koymak için Shapiro - Wilk testi uygulanmış ve verilerin dağılımlarının normal olmadığı tespit edilmiştir. Mann Whitney U testi uygulanarak ise bağımsız iki grup arasındaki farklılık tespit edilmiş, standart sapma değerleri ve ortalama değerleri hesaplanmıştır. Anlamlılık değeri p<0,05 olarak kabul edilmiştir. Son olarak turnuvada başarı kriterlerini ortaya çıkarabilmek için ele aldığımız parametrelere göre gruplar karşılaştırılarak sonuçlar ortaya çıkarılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre iki grup arasında atılan ilk yarı, ikinci yarı ve toplam atılan toplam gol sayıları, isabetli pas sayıları, isabetli pas yüzdeleri, toplam şut sayıları ve isabetli şut sayıları, isabetli orta sayıları, topla oynama yüzdeleri ve korner sayıları açısından istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmuştur (p<0.05). İki grup arasında toplam orta sayısı, ikili mücadele kazanma yüzdeleri, sarı kart ve kırmızı kart sayıları, ofsayt ve faul sayıları açısından istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunamamıştır (p>0.05).
Sporcularda belirsizliğe tahammmülsüzlüğün yordanmasında mükemmeliyetçilik ve zihinsel dayanıklılığın rolü
Bu araştırmanın amacı; sporcularda belirsizliğe tahammülsüzlüğün yordanmasında mükemmeliyetçilik ve zihinsel dayanıklılığın rolünü cinsiyet, yaş, eğitim düzeyi, yaşanılan çevre, spor tecrübe yılı ve spor branş türü gibi çeşitli değişkenler ile karşılaştırmaktır. Araştırmanın evrenini Türkiye'de yaşayan sporcular oluştururken, örneklem grubunu 204 kadın ve 182 erkek olmak üzere toplamda 386 gönüllü sporcu oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından oluşturulan''Kişisel Bilgiler Formu'' Freeston Rhéaume, Letarte Dugas and Ladouceur (1994) tarafından geliştirilen, Türkçeye uyarlama çalışması Sarı ve Dağ (2009) tarafından yapılan Belirsizliğe Tahammülsüzlük Ölçeği, Spor ortamındaki zihinsel dayanıklılık seviyesini belirlemek amacıyla Sheard, Golby ve Wersch (2009) tarafından geliştirilen, Türkçe'ye uyarlaması Altıntaş ve Koruç (2016) tarafından yapılan Sporda Zihinsel Dayanıklılık Ölçeği, Dunn, Causgrove-Dunn ve Syrotuik (2002) tarafından geliştirilen, Türk sporcular için geçerlik ve güvenirlik çalışması Çepikkurt (2011) tarafından yapılan Spora Özgü Çok Boyutlu Mükemmeliyetçilik Ölçeği kullanılmıştır. Elde edilen verilen SPSS 25,0 programına yüklenmiştir. Yapılan analizler sonucunda; verilerin normal dağılım sergilediği belirlenmiş ve istatistiki analizlerde parametrik testler kullanılmıştır. ANOVA ve t-testi yapılarak incelenen cinsiyet, yaş, eğitim durumu, yaşanılan çevre, spor tecrübe yılı ve spor branş türü değişkenlerinde tespit edilen farklar için Posthoc LSD analizleri yapılmıştır. Yapılan analizler sonucunda; eğitim düzeyi arttıkça zihinsel dayanıklılığın arttığı, kadın katılımcıların zihinsel dayanıklılık düzeylerinin erkek katılımcılara göre daha düşük olduğu ve spor tecrübesinin artmasıyla katılımcıların zihinsel dayanıklılık düzeylerinin arttığı tespit edilmiştir.
Türkiye görme engelliler goalball sporcularının fiziksel uygunluk ve antropometrik özelliklerinin müsabaka başarıları ile karşılaştırılması
Bu çalışmada, görme engelli erkek sporcuların fiziksel uygunluk parametreleri ve antropometrik ölçümlerin, müsabaka başarıları ile arasındaki ilişkilerin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu çalışmaya, Türkiye Görme Engelliler ilköğretim Okulları Arası Goalball Şampiyonası'na katılan değişik görme keskinliğine sahip ( B1, B2, B3) 59 erkek sporcu katılmıştır. Katılımcıların ortalama yaşı 14,95±1,28yıl, vücut ağırlığı 52,06±8,89 kg, boy 163,58±10,39 cm, spor yaşı 02,39±1,50 yıl olarak belirlenmiştir. Katılımcıların, fiziksel uygunluk parametrelerinden; vücut yağ yüzdeleri (holtain marka skinfold aleti), el kavrama (takei marka dinamometre) ve omurga hareketliliği (inklinometre aleti) ölçümleri alınmıştır. Antropometrik ölçümlerden üst extremite uzunlukları (kol, ön kol, el) ve alt extremite uzunlukları (bacak ve ayak) alınmıştır. Ayrıca, araştırmacı tarafından Sporcunun İsabetli Atış Performansı hesaplanmıştır. Çalışmada gerçekleştirilen tüm istatistiksel analizler SPSS 15.0 paket programı aracılığıyla yapılmıştır. Verilerin normal dağılış gösterip göstermediğini test etmek için Shapiro-Wilk testi sonucuna bakılmıştır. Analiz sonucunda p=,106 çıktığından verilerimiz normal dağılım göstermektedir. Bu nedenle üçlü karşılaştırmalarda One Way Anova, ikili karşılaştırmalarda ise Independent Sample t-test kullanılmıştır. Ayrıca tüm parametrelerin isabetli atış performansı ile ilişkisine bakmak için Pearson korelasyon analizi kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda, ilk sekiz takım sporcularının görme keskinliği grubu değerlerine göre, isabetli atış performansları arasında az görenler lehine anlamlı bir fark olduğu tespit edilmiştir (p=,025). Ayrıca ilk sekiz takım sporcularının antropometrik ve fiziksel uygunluk değerleri ile isabetli atış performansları istatistiksel olarak incelendiğinde; sağ el kavrama kuvveti ile isabetli atış performansı arasında pozitif yönlü bir ilişki olduğu görülmüştür (pearson r =,374, p=,029). Ancak, diğer parametreler arasında anlamlı bir farklılık tespit edilmemiştir. Sonuç olarak; görme keskinliğinin ve üst ekstremite kas kuvvetinin goalball sporunda büyük önem taşıdığı görülmektedir. Antrenmanlarda özellikle isabetli şut atımı için kas kuvvetine yönelik çalışmaların daha sık yapılması önerilebilir. Anahtar Kelimeler: Goalball, Görme engelliler, Antropometrik ölçümler, Fiziksel uygunluk.
Dünyada ve Türkiye'de otistik sporcular kapsamlı ulusal ve uluslararası organizasyonların incelenmesi
Araştırmanın amacı, Dünyada ve Türkiye' de otistik sporcular kapsamlı düzenlenen ulusal ve uluslararası spor organizasyonlarının incelenmesidir. Araştırmada 2010 ve 2018 yıllarında otistik sporcuların katılım gösterdiği Ulusal ve Uluslararası organizasyonlar cinsiyet, sporcu sayısı, yaş aralığı, spor branşlarındaki çeşitlilik, organizasyonun sürekliliği ve program içeriği ile Türkiye'yi temsil eden sporcuların başarı durumu ele alınmıştır. Çalışmada nitel bir yaklaşım olan doküman analiz yöntemi kullanılmıştır. Bu araştırma doküman analizinin çeşitli bilgi ve belgelerine dayandırılarak yapılmıştır. Veri toplama, kaynaklarından yazı temelli kaynaklar, görüntü temelli kaynaklar ve yayımlanan tezler, makaleler, gazeteler, dergi ve arşiv bilgileri kullanılmıştır. Dünya organizasyonlarına bakıldığında sürekliliği göz önünde tutulduğunda otistik sporcular kapsamlı yapılan organizasyonların beş ana başlık altında toplandığı görülmüştür. Bunlar; IPC, INAS organizasyonları, Özel olimpiyatlar, Popüler sporlar ve Gösteri sporlarıdır. Dünya organizasyonlarının mevsimsel olarak çeşitliliğin yaşandığı yerlerde spor branşlarının da çeşitlilik gösterdiği görülmüştür. Olimpiyata katılan otistik sporcuların azlığı ve bu bağlamda kazanılan madalya sayısının da azlığı dikkat çekmektedir. Türkiye'de yapılan otistik sporcular kapsamlı organizasyonlara bakıldığında ise, dört organizasyon sürekliliği açısından göze çarpmaktadır. Bunlar; Özel olimpiyatlar, TÖSSED organizasyonları, Bölgesel oyunlar ve Ulusal oyunlardır. Yapılan bu organizasyonlarda otizmli sporcuların mental engel gruplarından ayrılmadığı görülmüş ve özel sporcu adı altında yarışıldığı tespit edilmiştir. Bu nedenle, otizimli sporcuların performanslarının olumsuz etkilediği ve haksız rekabete yol açtığı tespit edilmiştir. Ulusal ve uluslararası organizasyonlarda otizmin diğer mental bozukluk gruplarından ayrıştırılarak kendi özelinde müsabakalarda katılabileceği organizasyonların düzenlenmesi önerilmektedir. Anahtar kelimeler: Otizm, Otistik sporcu, Ulusal ve Uluslararası organiza
Uluslararası spor organizasyonlarında gönüllü motivasyonu ile serbest zaman doyum düzeyi arasındaki ilişkinin incelenmesi
Son yıllarda, ülkemizde ve dünyada önemi giderek artmakta olan spor etkinlikleri, bireylerin serbest zamanlarında, etkinliklerin bir parçası olabilmesi açısından fırsatlar sunmaktadır. Bununla birlikte uluslararası spor organizasyonları açısından bu durum, bireylerin gönüllü katılımcı olarak destekleri ile ev sahibi şehir ve ülkeler için önemli bir insan kaynağı oluşturmaktadır. Son yıllarda yapılan bazı çalışmalarda Öz-Belirleme Kuramı ile ilişkilendirilen ve Ciddi Serbest Zaman Perspektifi içerisinde de birçok boyutuyla incelenen gönüllülük kavramının, uluslararası spor organizasyonlarının da vazgeçilmez parçalarından biri olduğunu göstermektedir. Spor gönüllülerinin organizasyonlara ve organizasyonların da spor gönüllülerine katkılarının karşılıklı olduğu düşünülmektedir. Bu çalışmanın amacı; uluslararası spor organizasyonlarında görev alan gönüllülerin motivasyon faktörleri ile serbest zaman doyum düzeyleri arasındaki ilişkinin karşılaştırılması ve farklı demografik değişkenlere göre incelenmesidir. Bu amaç doğrultusunda, uluslararası spor organizasyonlarının sergilenmesinde büyük önem arz eden gönüllü katılımının motivasyon ve serbest zaman doyum düzeyleri açısından geliştirilmesine katkıda bulunulması hedeflenmiştir. Çalışmada nicel araştırma yöntemlerinden "betimsel ve ilişkisel tarama modeli" kullanılmıştır. Veri toplama araçları olarak araştırmacı tarafından hazırlanan "kişisel bilgi formu" ile birlikte, 25 maddeden oluşan "Uluslararası Spor Organizasyonları İçin Gönüllü Motivasyonları Ölçeği" ve 24 maddeden oluşan "Serbest Zaman Doyum Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmanın örneklem grubunu ise, ülkemizde gerçekleştirilen 25. Balkan Salon Atletizm Şampiyonası, Vodafone 41. İstanbul Maratonu, UEFA Süper Kupa 2019 Finali ve Samsung 31. Boğaziçi Kıtalararası Yüzme Yarışı uluslararası spor organizasyonlarına katılan ve amaçlı örneklem yoluyla belirlenen; 24,00 (±7,299) yaş ortalamasına sahip, 99 kadın 168 erkek olmak üzere, toplam 267 spor gönüllüsü bireyden oluşmaktadır. Elde edilen bulgular, uluslararası spor organizasyonlarında gönüllülük faaliyetlerine katılım gösteren bireylerin en önemli motivasyon faktörlerinin değerlerin ifadesi ve spor sevgisi faktörleri olduğunu gösterirken; bunun yanı sıra vatanseverlik, kişilerarası ilişkiler ve kariyer yönlendirme faktörlerinin de önemli derecede motive edici faktörler olduğu görülmektedir. Gönüllü katılımcıların serbest zaman doyum düzeyleri açısından ise en önemli faktörlerin fiziksel ve eğitimsel boyutları olduğu görülürken; bu faktörleri takiben sosyal ve psikolojik faktörlerinin de gönüllü katılımcıların serbest zaman doyum düzeyleri açısından önem arz eden boyutlar olduğu söylenebilir. Bununla birlikte katılımcıların genel motivasyon ve genel doyum düzeylerinin de oldukça yüksek olduğu tespit edilmiştir. Yapılan t-testi sonuçları incelendiğinde cinsiyet değişkeni ve motivasyon faktörleri açısından değerlerin ifadesi alt boyutunda anlamlı bir fark tespit edilmiştir. Bununla birlikte gönüllü katılımcıların cinsiyet değişkeni açısından serbest zaman doyum düzeylerinde herhangi bir anlamlı farklılık tespit edilmemiştir. MANOVA testi sonuçları incelendiğinde ise, sporla ilgilenim değişkeninin, gönüllü katılımcıların motivasyon ve serbest zaman doyum düzeylerine etkisi olduğu söylenebilir. Korelasyon testi sonuçları uluslararası spor organizasyonlarında gönüllülük faaliyetlerine katılan bireylerin motivasyon faktörleri ile serbest zaman doyum düzeyleri arasında önemli bir ilişki olduğunu göstermektedir. Yine regresyon testi analiz sonuçları incelendiğinde, kişiler arası ilişkiler ve dışsal ödüller değişkenlerinin serbest zaman doyumu üzerinde anlamlı bir yordayıcı olduğu görülmektedir. Çalışma sonuçları ve literatür ile birlikte, motivasyon ve serbest zaman yaklaşımları da göz önüne alındığında; uluslararası spor organizasyonlarında görev alan gönüllülerin serbest zaman doyumu ve motivasyon faktörleri arasında güçlü bir bağ olduğu düşünülmektedir. Uluslararası spor organizasyonlarında görev alan gönüllülerin motivasyon faktörleri ile serbest zaman doyum düzeylerinin incelenmesi amacıyla yapılan bu çalışmanın literatüre önemli katkıları olacağı düşünülmektedir.
Teknik direktörlerin müsabaka öncesi ve devre arası maç konuşmalarının profesyonel futbolcuların performanslarına etkisi (profesyonel futbolcu görüşleri üzerine nitel bir araştırma)
Araştırmanın amacı, teknik direktörlerin müsabaka öncesi ve devre arası maç konuşmalarının profesyonel futbolcuların performanslarına etkisini profesyonel futbolcu görüşlerine göre incelemektir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden olgubilim deseni kullanılmıştır. Araştırma gurubunu, amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme yöntemi kullanılarak belirlenen, Türkiye profesyonel futbol liglerinden; süper ligden 4 profesyonel futbolcu, 1. ligden 4 profesyonel futbolcu, 2. ligden 4 profesyonel futbolcu ve 3. ligden 4 profesyonel futbolcu olmak üzere toplamda 16 profesyonel futbolcu oluşturmuştur. Araştırmada verileri toplamak için araştırmacı tarafından uzmanlar eşliğinde hazırlanan yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Görüşmeler kulüp binalarının toplantı salonlarında yapılmıştır. Görüşmeler ses kayıt cihazıyla kayıt altına alınmıştır. Bunun yanında araştırmacı tarafından görüşmeler anında notlar da tutulmuştur. Araştırmada, elde edilen verilerin analizinde içerik analizi kullanılmıştır. Görüşme kayıtları yazılı metne çevrilmiştir. Elde edilen veriler kodlanmış, temalar bulunmuş, temalar üzerinden bulguların tartışma ve yorumlaması yapılmıştır. Araştırmada; "güven-inanç, sorumluluk, övgü, bireysel farklılıklar, analiz, bireysel ve toplu konuşmalar, teknik direktörün duygusal ve fiziksel durumu, süre, tecrübe/kariyer, teknik direktörün kişiliği, iletişim/ilişki, yapıcı ve yıkıcı konuşmalar" temaları bulunmuştur.
İşitme engelli öğrencilerden sportif müsabakalarda mücadele edenler ile etmeyenlerin sosyal beceri düzeylerinin karşılaştırılması
Bu araştırma, işitme engelli öğrencilerden sportif müsabakalarda mücadele edenler ile etmeyenlerin sosyal beceri düzeylerinin farklılaşıp farklılaşmadığını karşılaştırarak incelemektedir.Araştırmanın evrenini, 2011-2012 eğitim öğretim yılı içinde devlet bünyesinde eğitim gören işitme engelli öğrenciler oluştururken, örneklemi Giresun ili Eynesil ilçesinde ki ve Ordu ilinde ki 101 öğrenciden oluşmaktadır.Araştırmada, 15 soruluk kişisel bilgi formu ve Matson Çocuklarda Sosyal Becerileri Değerlendirme Ölçeği olan 23'ü olumsuz sosyal davranışlar, 24'ü olumlu sosyal davranışları ölçmek amaçlı 47 sorudan yararlanılmıştır.İkili karşılaştırmalarda bağımsız örneklerde t-testi uygulanmıştır. Çoklu karşılaştırmalar ise tek yönlü varyans analizi (anova) ile yapılmıştır. İstatistiki analizler, SPSS 19.0 paket programı ile yapılmıştır.Araştırmanın sonucuna göre, işitme engelli öğrencilerden sportif müsabakalarda mücadele edenler ile etmeyenler arasındaki sosyal beceri düzeylerinde farklılıkların ortaya çıktığı ve cinsiyet, eğitim durumuna göre değişkenlik göstermekte olduğu bulunmuştur.Anahtar Kelimeler: Beden Eğitimi, Spor, İşitme Engelliler.
Sporcuların kazanmaya yönelik algılarının incelenmesi
Bu araştırmanın amacı; sporcuların kazanmaya yönelik algılarını belirlemek, bu algıların sporcuların kişisel bilgilerinden elde edilen bağımsız değişkenlere göre farklılaşıp farklılaşmadığını karşılaştırarak, ortaya koymaktır.Çalışmaya, Ankara Gazi Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu ve Tokat Gazi Osman Paşa Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu öğrencilerinden, tesadüfî (random) yöntemi kullanılarak seçilen 266 sporcu katılmıştır. Araştırmada veri toplama araçları olarak; ``Kişisel Bilgi Formu'' ve ``Kazanma Algısı Ölçeği (KAÖ)'' kullanılmıştır.Araştırma sonucunda, sporcuların, kazanma algısı ölçeğinden aldıkları puanların, bireylerin; sporculuk yaşı, millîlik durumları, spordaki statülerine göre farklılaştığı tespit edilmiştir.Anahtar Kelimeler: Sporcu, algı, kazanmak.
Orta öğretimde okullar arası spor müsabakalarına katılan öğrencilerin güdülenmişlik düzeyleri
Bu çalışma, orta öğretimde okullar arası spor müsabakalarına katılan öğrencilerin güdülenmişlik düzeylerinin, sporda güdülenme ölçeği alt boyutları ile cinsiyet, yaş, baba eğitim durumu, anne eğitim durumu ve kaç yıldır spor yaptığı değişkenleri arasında anlamlı bir fark olup olmadığını incelemek amacıyla yapılmıştır.Araştırma gurubunu, Kastamonu İlinde Orta Öğretim Kurumlarında okuyan ve okullar arası spor müsabakalarına katılan, Kastamonu Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nden alınan resmi rakam olan 650 sporcu öğrenci arasından tesadüfî örnekleme yöntemi ile seçilen 150 kız ve 250 erkek sporcu öğrenci olmak üzere toplam 400 sporcu öğrenci oluşturmaktadır. Eksik ve yanlış doldurulan 35 anket değerlendirmeye alınmamıştır.Veri toplama aracı olarak, araştırmacı tarafından geliştirilen kişisel bilgi formu ve Pelleteir ve arkadaşları tarafından geliştirilen Sporda Güdülenme Ölçeği (SGÖ) kullanılmıştır. Yapılan normallik araştırmasına göre verilerin analizi için X2 (Chi-Shquare) testi uygulanmıştır.Araştırma sonucunda orta öğretimde spor müsabakalarına katılan öğrencilerin güdülenmişlik düzeyleri ile ilgili; cinsiyet, yaş, kaç yıldır spor yaptığı, anne eğitim durumu ve baba eğitim durumu değişkenleri ile sporda güdülenme ölçeği alt boyut sorularına verilen cevaplar sonucunda aralarında 0.01 seviyesinde anlamlı bir fark olduğu görülmüştür.
9-12 yaş erkek masa tenisi sporcularının branşa özgü yetenek düzeyleri ve fiziksel profillerinin araştırılması
Bu çalışma, masa tenisine ait yetenek modeli çerçevesinde farklı kategorilerde seçilmiş masa tenisçilerin vücut kompozisyonları, somatotip değerleri, antropometrik değerleri motorsal yetenekleri, görme ve branşa özgü becerilerini belirlemek ve ilk 12 sırada yer alanlarla karşılaştırmak amacıyla yapılmıştır. Bu amaç doğrultusunda çalışmaya 9-12 yaş arasında 112 üst düzey erkek masa tenisi sporcusu katılmıştır. Araştırma kapsamında İran'da yapılan İran Ulusal masa tenisi müsabakaları sonucunda elemeyle farklı kategorilerde yer alan (ilk aşamada elenen 53 sporcu C grubu, ikinci aşamaya geçen 47 sporcu B grubu ve ilk 12 sırayı alan sporcu A grubu), toplam 112 erkek masa tenisçi yer almıştır. Sporcuların, motorsal yetenek, görme yeteneği, branşa özgü beceri ve antropometrik özellikleri ölçümüdür. Verilerin analizinde ve yorumlanmasında, Regresyon Analizi, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) Testi, gruplar arası farkı belirleyebilmek için Tukey testi kullanılmıştır. Istatistiksel analizler SPSS 16.0 for windows programında yapılmıştır.Çalışma sonucunda; Motorik özellikler (çeviklik, sürat, uzun atlama, mekik ve dikey sıçrama), ile görme yeteneği (yakın sakkadik) değerleri incelendiğinde gruplar arasında farklılıkların anlamlı olduğu ortaya çıkmıştır (p<0.05). Ancak vücut kompozisyonu, somatotip değerleri, antropometrik değerleri ve branşa özgü becerilerinde anlamlı fark çıkmamıştır (p>0.05). Somatokart üzerinde somatotip değerleri 112 sporcu için mezomorf-endomorf ve ilk 12 sırayı alanlar için dengeli ektomorf çıkmıştır.Somatokart üzerinde her üç düzeyin somatotiplerini değerlendirdiğimizde sporcuların seviyeleri ve performansı yükseldikçe mezomorf-endomorf komponenti azalırken, mezomorf-ektomorf ve dengeli ektomorfta artış saptanmıştır. Vücut kompozisyonunu masa tenisinde ne kadar etkili olduğu açıklığa kavuşmamıştır. Ancak görüldüğü gibi mezomorf-ektomorf bileşeni bir çok sporda önemli olduğu kabul edilmektedir. Analiz sonuçlarına göre çeviklik, denge, sürat, uzun atlama, mekik, dikey sıçrama ve yakın sakkadik masa tenisinde performansı olumu yönde etkilemektedir. Bu araştırmada ilk 12 sırayı alanlarda dengeli ektomorf baskın çıkmıştır ayrıca alt sıralamalarda yer alanların VYY ilk 12 sırayı alanlardan daha fazla çıkmiştir. VYY yüksek olması performansı olumsuz yönde etkilemektedir. Bunun nedeni normal gelişim sonucu olabilir. Sonuç olarak doğru eğitim ve beslenme alışkanlığı vücut kompozisyonunu açısından önemlidir.Anahtar Kelimeler: Masa Tenisi, Antropometrik, Somatotip, Motorik Özellikler, Sakkadik
Ortaöğretim öğrencilerinin karar verme stratejilerinin bazı değişkenler açısından incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, ortaöğretim öğrencilerinin karar verme stratejilerini bazı değişkenler açısından incelemektir. Araştırmanın evrenini, Trabzon Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı ve farklı statülerde öğretim veren Spor Lisesi, Meslek Lisesi, İmam Hatip Lisesi, Anadolu Lisesi ve Fen Lisesi'nde okuyan öğrenciler, örneklemini ise, araştırma kapsamına alınan 473 ortaöğretim ikinci kademe öğrencisi oluşturmaktadır. Öğrencilerin demografik bilgileri ile karar verme stratejileri arasındaki ilişkileri belirlemeye yönelik araştırmacı tarafından geliştirilen 16 soruluk kişisel bilgi formunun yanında, Mann ve Diğ. (1998), tarafından geliştirilen (Melbourne Decision Making Questionary) Deniz (2004), tarafından Türkçe' ye uyarlanan 28 maddelik Karar Verme Ölçeği kullanılmıştır. Ölçeklerden elde edilen verilerin yüzde ve frekans dağılımları alınmış, bazı demografik özellikler ile karar verme stratejileri arasındaki farklar için t test ve varyans analizi yapılmış istatistikî anlamda P<0.05 anlamlılık düzeyi belirlenmiştir. Verilerin değerlendirilmesinde SPSS 18,0 istatistik programı kullanılmıştır. Araştırmada; karar vermede özsaygı ve karar verme stilleri açısından öğrencilerin cinsiyet, yaş, okul müsabakalarına katılma durumu, okul türü, yaşamlarının çoğunu geçirdiği yerleşim merkezi, aile gelir düzeyi, anne ve baba eğitim düzeyleri değişkenleri arasında; istatistiksel olarak anlamlı farklılaşmalar olduğu tespit edilmiştir (p<0.05). Sonuç olarak, erkek öğrencilerin karar vermede özsaygı düzeyleri, kadın öğrencilerin karar vermede özsaygı düzeylerine göre daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Okul spor müsabakalarına katılmayan öğrencilerin okul müsabakalarına katılan öğrencilere göre öz saygı ve kaçıngan karar verme düzeyleri daha yüksek olduğu gözlenmiştir. Öğrencilerin karar vermede özsaygı ve karar verme stratejilerine göre özerk olma davranışıyla ve öz güvenleriyle, düşüncelerini açıkça söyleyebilme, yaptığı veya yapmak istemediği şeyi kendi iradesiyle sonuçlandırabilme, karar verirken başkalarından bağımsız olma açısından önemli olduğu bulgularına varılmıştır.
Okul spor yarışmalarına aktif olarak katılan ve katılmayan bireylerin öfke düzeylerinin değerlendirilmesi
Araştırma betimsel tarama modelinde olup amacı, okul spor yarışmalarına aktif olarak katılan ve katılmayan bireylerin öfke düzeylerini değerlendirerek, aktif spora katılımın öfke düzeyleri üzerinde etkisinin olup olmadığını ortaya koymaktır. Araştırmanın evrenini 2017-2018 eğitim ve öğretim yılında Antalya il merkezi, merkez ilçelerinden ulaşılabilirlik ve ilçelerini temsil ettiği düşünülen 5 ortaokul, örneklem grubu ise bu ortaokullarda öğrenim gören 500 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırmada verilere Smith Furlong ve Bates (2000) tarafından geliştirilen Çok Boyutlu Okul Öfke Ölçeği ile ulaşılmıştır. Ölçeğin cronboach alfa güvenirlilik katsayısı bu çalışma için 0.83 olarak hesaplanmıştır. Bu değerde araştırmacılara göre oldukça yüksek bir değerdir. Ölçek örneklem grubuna tesadüfi yöntemle konu hakkında bilgi verilerek doldurtulmuştur. Ölçeğe toplam 500 katılımcı cevap vermiştir. Katılımcılardan 198'i erkek, 302 kişi ise kadındır. Elde edilen veriler değerlendirmek üzere bilgisayar ortamına aktarılarak uygun istatistiki programla analizleri yapılmıştır. İstatistik işlemi olarak crosstabs, chi-square ve frekans (%) teknikleri kullanılmıştır. Farklılıkların tespiti için 0,05 güven aralığı kabul edilmiştir. Her bir soru önermesine verilen cevap dağılımlarına da göre de yorumlar yapılmıştır. Elde edilen veriler soncunda okul spor yarışmalarına katılan bireylerin öfke düzeylerinin, okul spor yarışmalarına katılmayan bireylere oranla daha olumlu etkilenip, öfke düzeylerinin daha düşük olduğu söylenebilir.
Üniversiteler arası spor müsabakalarına katılan öğrencilerin doping kullanımına yönelik tutumlarının incelenmesi
Bu çalışmanın amacı üniversiteler arası spor müsabakalarına katılan öğrencilerin doping kullanımına yönelik tutumlarını incelemektir. Araştırmaya 2010 yılında düzenlenen üniversiteler arası spor müsabakalarına katılan 6 farklı branşta 134 bayan ve 247 erkek toplam 381 sporcu öğrenci katılmıştır. Sporcu öğrencilerin branşlara göre dağılımı şu şekildedir: Atıcılık 57, Eskirim 81, Oryantiring 92, Hentbol 49, Masa Tenisi 55 ve Triatlon 74 sporcudur. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen ?Kişisel Bilgi Formu? ve ?Doping Kullanımına Yönelik Tutum Ölçeği? kullanılmıştır. Tutum ölçeğinin Cronbach Alfa değeri 0,904; Spearman Brown iki yarı test korelasyon katsayısı da 0,879 olarak bulunmuştur.Araştırma sonucuna göre, sporcu öğrencilerin doping kullanımına yönelik tutumları ile yaş, cinsiyet, sınıf, spor kulüplerinde spor yapma durumu ve milli olma durumu arasında anlamlı bir farklılık olmadığı, akademik başarı durumu, gelir durumu, spor yaşı, doping kontrolünden geçme durumu ve branşlar arasında anlamlı bir farklılık olduğu tespit edilmiştir.Bu çalışma sonucunda, üniversitelerarası spor müsabakalarına katılan sporcu öğrencilerin; etik açıdan doping kullanımının uygun olmadığı fakat sportif performans için etkili olduğu düşüncesine sahip oldukları söylenebilmektedir.Anahtar Kelimeler: Doping, Spor, Tutum, Sporcu Öğrenciler
Türkiye turizminin tanıtımına Formula 1 Türkiye Grand Prixinin etkileri İstanbul Park pistine Formula 1 Türkiye Grand Prixini izlemeye gelen yabancı turistler üzerine bir araştırma
Motor sporları, dünya ve Türkiye geneline baktığımızda, dünyada uzun yıllardan beri aşırı rağbet gören ve Türkiye'de henüz son yıllarda ilgi duyulan bir alandır. Motor Sporları sadece seyirci toplayan bir organizasyon değildir. Bu sporlara bizzat katılan kişiler de bulunmaktadır. Zira bu sebeple yapılan çeşitli yarışmalar vardır ve insanlar gruplar halinde veya bireysel olarak bu organizasyonlara katılmaktadır. Motor yarışlarından en çok ilgi gören Formula 1 yarışlarıdır. Türkiye'de 2005 yılından itibaren düzenlenen Formula 1 yarışlarının Türkiye turizmine ve Türkiye'nin tanıtımına büyük katkılar getirdiği bilinmektedir. Bu noktadan hareketle Formula 1 Türkiye Grand Prix'nin Türkiye turizminin tanıtımına etkilerinin neler olduğunu ve bu etkileri Formula 1 organizasyonun gerçekleştirildiği İstanbul pistine gelen yabancı ziyaretçilere yapılacak anketlerle ortaya koymak araştırmanın amacını oluşturmaktadır.Araştırma evrenini, 2008 Formula 1 Türkiye Grand Prix'ni izlemeye gelen yabancı turistler oluşturmaktadır. 2008 Türkiye GP'sini izlemek için gelen seyircilerin çoğunluğunun yabancı turistlerden oluştuğu göz önünde bulundurularak araştırmaya konu olan evren sayısı 30.000 alınmıştır. Ryan'ın geliştirdiği örneklem formülü kullanılarak örneklem sayısı 382 olarak bulunmuştur. Toplam 412 ziyaretçiye ulaşılarak örneklem sayısının üzerinde bir sayı elde edilmiştir. Araştırma sonuçları SPSS 11.5 programı kullanılarak analiz edilmiştir.Araştırma sonucunda, yabancı turistlere uygulanan anket verilerine göre Formula 1 yarışlarının Türkiye turizm tanıtımına olumlu etkilerde bulunduğu gözlenmiş ve tanıtımın daha etkili yapılabilmesine ilişkin önerilere yer verilmiştir.
Okul spor müsabakalarına katılan lise öğrencilerinin kaygı, özgüven ve güdülenmeleri arasındaki ilişkilerin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, ortaöğretim öğrencilerinin durumluk, sürekli kaygıları ile özgüven ve güdülenme düzeyleri arasındaki ilişkilerin incelenmesidir. Bu çalışmanın diğer amacı ise; durumluk, sürekli kaygıları ile özgüven ve güdülenme düzeyleri ile çeşitli demografik değişkenler (cinsiyet, lise türü, spor yaşı, spor branşı ve spor kategorisi) arasındaki ilişkileri incelemektir. Araştırmada, betimsel araştırma yöntemi içerisinde sıklıkla kullanılan nicel araştırma desenlerinden tarama (survey) modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini 2015-2016 eğitim öğretim yılında Adıyaman ili merkezinde bulunan liselerde okuyan ve liselerarası spor müsabakalarına katılan öğrenciler, örneklemini ise araştırmaya dâhil edilen % 39'u kız (334), % 61'i erkek (522) olmak üzere toplam 856 sporcu öğrenci oluşturmaktadır. Araştırma verilerinin toplanmasında, kişisel bilgi formu, Spielberger ve arkadaşları (1970) tarafından geliştirilen ve Le Compte ve Necla Öner (1983) tarafından Türkçeye uyarlanan "Sürekli ve Durumluk kaygı Envanteri" Pelletier ve arkadaşları(1995) tarafından geliştirilen, Kazak (2004) tarafından Türkçe'ye uyarlanan "Sporda Güdülenme Ölçeği" ve Akın (2007)' de tarafından geliştirilen Özgüven Ölçeği kullanılmıştır. Araştırma verilerinin analizinde SPSS 21.00 paket programı kullanılmıştır. Araştırmanın nicel aşamasındaki anket verilerinin çözümlenmesinde istatistiksel yöntem olarak, Çoklu Regresyon analizi, Pearson momentler çarpımı korelasyon katsayısı tekniği, bağımsız t testi ve tek yönlü varyans analizi yapılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre durumluk, sürekli kaygı ile özgüven ve güdülenme düzeyleri arasında negatif yönde anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Sürekli kaygı düzeyi ile özgüven düzeyinin iç özgüven boyutunda cinsiyet değişkeni arasında anlamlı farklılık görülürken, lise türü ve spor branşı, bağımsız değişkenlerinin özgüven (iç özgüven, dış özgüven) alt boyutları arasında, lise türü ve spor branşı bağımsız değişkenlerinin ise güdülenme (içsel güdülenme, dışsal güdülenme ve güdülenmeme) alt boyutları arasında da anlamlı farklılıkların olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca ortaöğretim öğrencilerinin özgüven ve güdülenme düzeylerinin durumluk, sürekli kaygılarını anlamlı düzeyde yordadığı belirlenmiştir. Bu sonuçlardan hareketle, ortaöğretim öğrencilerinin özgüven, güdülenme ve durumluk, sürekli kaygılarının olumlu yönde etkili olabilecek bazı unsurlara sahip olabilmeleri açısından, spor müsabakalarına katılmaları önerilir.
1948 Londra Olimpiyatları'nın Türk basınına yansımaları
MÖ. 1200'lü yıllarda önce Sümerlerde ortaya çıkmış olan olimpiyatlar, zamanla Yunanistan'a geçerek farklı bir boyut kazanmıştır. 1892 yılından itibaren ise hayatı, çalışmaları ve eserleri hakkında kısaca bilgi sahibi olduğumuz Pierre'de Coubertin, olimpiyat oyunlarının yeniden oynanması üzerine fikri çalışmalar yapmıştır. Coubertin, yapmış olduğu çalışmaların neticesinde Eski Yunan Olimpiyatlarına hakim olan düşünceyi modern çağa uydurarak tüm insanlığa armağan etmiştir. Osmanlı Devleti'nde de İkinci Meşrutiyet ilan edildikten sonra olimpiyatlarla ilgili dernek açılmasına izin verilmiştir. Bunun üzerine Olimpiyat Komitesinin Türkiye temsilcisi Selim Sırrı Tarcan 1908'de Osmanlı Olimpiyat Cemiyetini kurmuştur. 1908'de Londra'da düzenlenmiş olan olimpiyatlara Osmanlı vatandaşlarından iki genç kendi imkanları ile katılmışlardır. Kurtuluş Savaşı'ndan sonra yeni kurulan Cumhuriyet döneminde ise ilk kez 1924 Paris Olimpiyatlarına katılınmıştır. İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra oluşan yaraları sarmak, sporun toplumları yaklaştıran, barıştıran özelliğinden istifade için 1948'de Londra Olimpiyatları tertip edilmiştir. Bu müsabakalara Türkiye yedi dalda elli yedi kişilik bir kafile ile katılmıştır. Müsabakalar sonunda Türkiye 64 puan toplayarak 6 altın, 4 gümüş ve 2 bronz madalya kazanarak olimpiyatlarda on ikinci olarak büyük bir başarı elde etmiştir. Bu başarılar neticesinde Türkiye, olimpiyatlar tarihinin en başarılı performansını sergilemiştir.
Spor müsabakalarının yayın hakları
Spor müsabakalarının yayın hakları, 20. Yüzyılın sonlarında, kamu yayıncılığından özel yayıncılığa geçişle birlikte, yeni tüketim kalıpları ve anlayışları neticesinde sporun medyayla karşılıklı etkileşimiyle birlikte büyük ekonomik boyutlara ulaşmıştır.Spor müsabakalarının yayın hakkına kimin sahip olduğu onun hukukî niteliğinin ortaya konmasına bağlıdır. Spor müsabakaları, onu meydana getirenlerin hususiyetini taşıyan fikir ve sanat eserleri arasında sınıflandırılabilir. Böyle bir durumda, karşılaşma şeklinde tezahür eden, müsabakanın ayrılmaz bir bütün teşkil ettiği hallerde veya müsabakayı meydana getirenlerin bir hizmet sözleşmesi çerçevesinde bir spor kulübüne bağlı çalışmaları durumunda yayın hakkı sahibi, onları biraraya getiren veya çalıştıran spor kulüpleridir.Fikir ve sanat eserleri hukukunun koruma sağlamadığı durumlarda, yedek olarak, eşya hukukunda spor müsabakasının yapıldığı alana malik veya dolaysız zilyet olmaktan veya haksız rekabetten doğan savunma yetkileri, spor müsabakasını düzenleyenlere hukukî koruma sağlayabilir.Spor müsabakalarının yayın haklarının merkezî olarak ve münhasırlık esasına göre pazarlanması, gerek medya ve haber alma özgürlüğü, gerekse rekabet hukuku bağlamında önemli sorunları da beraberinde getirmektedir. Yayın haklarının münhasır olarak tek bir alıcıya satılması, kamuoyunun haber alma özgürlüğünü ve medyanın haber verme özgürlüğünü ciddi anlamda tehdit etmektedir. Bu çerçevede, Avrupa ve Türk hukukunda kısa gösterim hakkı ve önemli spor olaylarına erişim düzenlenmiştir. Keza yayın haklarının merkezî olarak ve münhasırlık esasına göre pazarlanması, rekabeti yatay ve dikey kısıtlayıcı etkilere sahiptir. Spor örgütlerinin kendi spor dalında yayın hakları hususunda fiili veya kanuni tekel oluşturması da, hâkim durumun kötüye kullanılması yasağı bağlamında önemli sorunlar oluşturmaktadır.
Futbol hakemlerinin müsabaka sırasında ortaya koydukları iş yükünün lig düzeyine göre incelenmesi
Bu çalışmanın amacı futbol hakemlerinin müsabaka sırasında ortaya koydukları iş yükünün lig düzeyine göre belirlenmesidir. Bu amaçla çalışmaya Ankara ilinde aktif olarak hakemlik yapan toplam 31 erkek futbol hakemi (yaş: 25,34,4 yıl; boy: 183,94,5 cm; vücut ağırlığı: 79,66,9 kg) gönüllü olarak katılmıştır. Çalışmada futbol hakemlerinin 2. Amatör küme ve 2. U19 Amatör Liginde yönettikleri müsabakalara ilişkin kalp atım hızı (KAH) ve algılanan zorluk derecesi (AZD) verileri toplanmıştır. Maksimum kalp atım hızının (KAHmaks) belirlenebilmesi için hakemlere Yo-Yo Testi uygulanmış, müsabakalardan elde edilen KAH değerleri %KAHmaks olarak hesaplanarak analizlerde kullanılmıştır. Hakemlerin Yo-Yo testinden elde edilen koşu mesafesi 1125,2415,9 m; maksimum oksijen tüketimi değerleri 40,65,8 ml/kg/dk olarak bulunmuştur. 2. Amatör Küme müsabakalarının 1 ve 2. devrelerine ait %KAHmaks değerleri sırasıyla %80,55,1 ve %79,96,2; AZD değerlerinin ortalaması ise sırasıyla 11,42,8 ve 11,33,4 olarak bulunmuştur. 2.U19 Amatör Ligi müsabakalarının 1 ve 2. devrelerine ait %KAHmaks değerleri sırasıyla %80,07,2 ve %79,37,4; AZD değerlerinin ortalaması ise sırasıyla 11,32,8 ve 11,63,1 olarak bulunmuştur. Hakemlerin 2. Amatör Küme ve 2. U19 Amatör Liginde yönettikleri müsabakalara ait ortalama %KAHmaks değerleri sırasıyla %80,25,4 ve %79,77,1; ortalama AZD değerleri ise sırasıyla 11,32,7 ve 11,52,3 olarak bulunmuştur. Yapılan istatistiksel analizlerde ise %KAHmaks ve AZD değerleri hem maçların devrelerine ait karşılaştırmada hem de liglere göre yapılan karşılaştırmada birbirine benzer bulunmuştur (p>0.05). Sonuç olarak; futbol hakemlerinin, yönettikleri müsabakaların lig düzeyleri farklı olsa da ortaya koydukları iş yükünün (KAH ve AZD) anlamlı bir şekilde farklılaşmadığı tespit edilmiştir. Anahtar kelimeler: Futbol, Futbol Hakemi, Algılanan Zorluk Derecesi, Kalp Atım Hızı