Guidance teacher
66 theses under this subject heading
Rehberlik öğretmenlerinin mobbinge maruz kalma düzeyleri ile örgütsel sinizm algıları arasındaki ilişki (Bitlis ili örneği)
Bu araştırma, Bitlis ilinde çalışan rehberlik öğretmenlerinin mobbinge maruz kalma düzeyleri ile örgütsel sinizm algıları arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla ilişkisel tarama modelinde yapılandırılmış bir araştırmadır. Araştırmanın evrenini, 2019-2020 eğitim öğretim yılında Bitlis ilinde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı kamu eğitim kurumlarında görev yapan 179 rehberlik öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplamak amacıyla, Cemaloğlu (2007) tarafından Türkçe'ye uyarlanan Olumsuz Davranışlar Ölçeği, Kalağan (2009) tarafından Türkçe'ye uyarlanan Örgütsel Sinizm Ölçeği kullanılmıştır. Araştırma kapsamında toplanan verilerin analizinde istatistik paket programından yararlanılmıştır. Fark testleri ve korelasyon testleriyle veriler çözümlenmiştir. Araştırmada, rehberlik öğretmenlerinin mobbinge maruz kalma düzeyi; görev ve sosyal ilişkiler alt boyutunda ve olumsuz davranışlar toplam puanında çok düşük düzeyde çıkmıştır. Rehberlik öğretmenlerinin örgütsel sinizm ve duyuşsal sinizm algılarının düşük düzeyde, bilişsel ve davranışsal sinizm algılarının ise orta düzeyde olduğu saptanmıştır. Öğretmenlerin mobbinge maruz kalma düzeyleri ile örgütsel sinizm algıları arasında anlamlı, orta ve yüksek düzeyde pozitif yönlü ilişkilerin olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Mobbing, Örgütsel Sinizm, Rehberlik Öğretmeni
Ortaokullarda görev yapan öğretmenler ve yöneticilerin rehber öğretmen/psikolojik danışman hakkındaki görüşleri
Bu araştırmanın temel amacı, ortaokulda görev yapan öğretmen ve yöneticilerin rehber öğretmen/psikolojik danışman hakkındaki görüşlerini incelemektir. Araştırma 2020-2021 eğitim öğretim yılında gerçekleştirilmiştir. Olgubilim deseninin kullanıldığı çalışma grubunu 40 öğretmen ve 25 yönetici olmak üzere toplamda 65 katılımcı oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu uygulanmıştır. Veri toplama aracından elde edilen veriler içerik analizine tabi tutulmuştur. Analizler sonucunda öğretmen ve yöneticilerin genel olarak; rehber öğretmen/psikolojik danışman kavramına ilişkin olumlu bir görüşe sahip olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bunun yanı sıra olumsuz görüşlerin olduğu da görülmüştür. Öğretmenler "rehber öğretmen/psikolojik danışmanı" destekleyen, yol gösteren, kolay iletişim kurulan, problem çözen kişi olarak tanımlamaktadır. Yöneticiler ise benzer şekilde kolay iletişim kurulan, psikolojik destek veren, yol gösteren, destekleyen ve problem çözen kişi olarak tanımladıkları sonucuna ulaşılmıştır. Genel olarak hem öğretmen hem de yöneticilerin rehber öğretmen/psikolojik danışmana ilişkin görüşlerine bakıldığında, çalışma koşullarının farklı olmasına, okula katkı sağlamamasına ve bu öğretmenlerin okul içinde görev ve sorumluluklarının azlığına vurgu yaptıkları görülmüştür.
Okul yöneticilerinin kapsayıcı liderlik davranışları ile rehber öğretmen/psikolojik danışmanların örgütsel mutluluk düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırmada, Siirt ve Batman illerindeki devlet okullarında görevli rehber öğretmen/psikolojik danışman algılarına göre okul yöneticilerinin kapsayıcı liderlik davranışları ile rehber öğretmen/psikolojik danışmanların örgütsel mutluluk düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır.Araştırmanın evrenini, 2021-2022 eğitim öğretim yılında Siirt (220) ve Batman (446) illerinde görev yapan toplam 666 rehber öğretmen/psikolojik danışmanoluşturmaktadır. Örneklemi ise basit seçkisiz random yöntemiyle seçilen Siirt ve Batmanil ve ilçelerinde bulunan 33 okul öncesi, 90 ilkokul, 146 ortaokul ve 153 lise eğitim kurumlarında görev yapan 422 rehber öğretmen/psikolojik danışmandan meydana gelmektedir.Araştırmada veri toplama aracı olarak "Kişisel Bilgi Formu", "Kapsayıcı Liderlik Ölçeği" ve "Örgütsel Mutluluk Ölçeği" kullanılmıştır.Araştırmanın analizlerinde SPSS 22 paket programı kullanılmıştır. Araştırmada betimsel istatistik, bağımsız örneklem t-testi, ANOVA testi, Tukey testi, Pearson korelâsyon analizi ve regresyon analizi teknikleri kullanılmıştır.Rehber öğretmen/psikolojik danışmanların algılarına göre okul yöneticilerinin kapsayıcı liderlik davranışlarının "sıklıkla" düzeyde olduğu saptanmıştır. Araştırma sonucunda, rehber öğretmen/psikolojik danışmanların örgütsel mutluluk algılarının ise benzer şekilde "yüksek düzeyde'' olduğu tespit edilmiştir. Araştırma bulguları, okul yöneticilerinkapsayıcı liderlik davranışları ile rehber öğretmen/psikolojik danışmanların örgütsel mutluluk algıları arasında pozitif yönde ve yüksek düzeyde anlamlı bir ilişki olduğunu ortaya koymaktadır. Yapılan regresyon analizi sonucunda ise okul yöneticilerinkapsayıcı liderlik davranışlarının rehber öğretmen/psikolojik danışmanların örgütsel mutluluğunu yordadığı görülmüştür. Genel olarak okul yöneticilerinin kapsayıcı liderlik davranışları öğretmenlerin örgütsel mutluluk düzeylerine ait varyansın %37'sini açıkladığı sonucuna ulaşılmıştır.
E-rehberlik modülünün rehberlik hizmetlerine katkısına dair okul psikolojik danışmanları ve rehber öğretmenlerinin görüşleri
Bu araştırmada, Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı eğitim kurumlarında uygulanmakta olan e-Rehberlik modülünün Psikolojik Danışma ve Rehberlik hizmetlerine katkısına dair okul psikolojik danışmanları ve rehber öğretmenlerinin görüşlerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden olgubilim deseni kullanılmıştır. Amaçlı örnekleme yöntemlerinden maksimum çeşitlilik örnekleme yöntemiyle belirlenen araştırmanın çalışma grubunu 2022-2023 eğitim öğretim yılında Batman ili merkezinde devlet okullarında görev yapan 24 okul psikolojik danışmanı/rehber öğretmeni oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Elde edilen veriler MAXQDA 2020 paket programı aracılığıyla içerik analiz yöntemi ile analiz edilmiştir. Kodlama sürecinde hem uzman görüşüne başvurulmuş hem de veri setinden seçilen örnekler üzerinden iki ayrı kodlayıcının kodlamaları karşılaştırılarak kodlayıcılar arası uzlaşmanın % 93,75 olduğu tespit edilmiştir. Araştırma verilerinin analizi sonucunda elde edilen bulgular; modülün PDR hizmetlerine katkısı, modülün eksiklikleri, modülün geliştirilmesi gereken yönleri, eklenebilecek yeni hizmetler şeklinde 4 alt temada sunulmuştur. e-Rehberlik modülünün; kanıta dayalı, paydaş katılımı esaslı, ihtiyaca dönük, esnek, işlevsel PDR programları geliştirme ve değerlendirmeye, işleyişin dijitalleştirilmesine, veri arşivi oluşturarak etkili öğrenci takibi sağlanmasına, hizmetlerin görünürlülüğünü artırmaya, standartlaşmaya ve çalışanların iş disiplinini geliştirmelerine katkı sağladığı tespit edilmiştir. e-Rehberlik modülünün eksikliklerinin ise; ihtiyaç analizi araçlarının yetersiz olması, genel hedef ve yerel hedeflerin tüm kademeler için kapsayıcı olmaması, verilerin işlenmesi için tanınan sürenin kısıtlı olması, verilere dair raporlama kısmının yetersizliği, sınıf rehberliğinin göz ardı edilmesi, yazılımsal yetersizlikler olduğu tespit edilmiştir. e-Rehberlik modülünün sadece veri işlenen bir yazılım olmanın ötesine geçmesi gerektiği, hizmetlerin sunulduğu ve PDR alanı için daha çok paydaşın aktif olarak kullanabildiği EBA gibi ayrı bir platforma dönüşmesi gerektiği düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: e-Rehberlik modülü, psikolojik danışma ve rehberlik hizmetleri, psikolojik danışman, rehber öğretmen
Rehber öğretmen adaylarının özel eğitime ilişkin öz yetkinlik algıları ve kaynaştırmaya ilişkin görüşlerinin incelenmesi
Rehber öğretmenler, okullarda psikolojik danışmanlık görevini üstlenmektedir. Bu nedenle rehber öğretmenlerin öğrencilere yönelik yaklaşımları ve gözlemleri son derece önemlidir. Rehber öğretmen adaylarının öz yetkinlik algıları ve kaynaştırmaya ilişkin düşüncelerinin belirlenmesi bu çalışmanın temel amacını oluşturmaktadır. Çalışmada, rehber öğretmen adaylarının düşüncelerini tespit etmek için Veysel Aksoy ve İbrahim H. Diken (2009) tarafından geliştirilen "Rehber Öğretmenlerin Özel Eğitime İlişkin Öz yetkinlik Ölçeği" ve Kırcaali-İftar (1996) tarafından Türkçe'ye uyarlaması yapılan "Kaynaştırmaya İlişkin Görüşler Ölçeği" kullanılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre; rehber öğretmen adaylarının öz yetkinlik algıları ve kaynaştırmaya ilişkin düşüncelerinin cinsiyete göre farklılaşmadığı görülmektedir. Ölçeklerin uygulandığı Akdeniz, Biruni, Kültür ve Hasan Kalyoncu Üniversiteleri'nde öğrenim gören rehber öğretmen adayları arasında öz yetkinlik algıları ve kaynaştırmaya ilişkin düşünceleri arasındaki farkın anlamlı olduğu gözlenmiştir. Araştırmada ayrıca, engelli yakını olan rehber öğretmen adaylarının kaynaştırmaya ilişkin görüşleri yüksek düzeydeyken engelli yakını olmayan rehber öğretmen adaylarının orta düzeyde kaynaştırma eğilimi olduğu belirlenmiştir. Araştırmaya katılan rehber öğretmen adaylarının verdiği yanıtlar aracılığıyla bu sonuçların elde edilmesi, çalışmanın sınırlılıklarını meydana getirmektedir. Anahtar Kelimeler: Öz yetkinlik, Kaynaştırma, Rehber öğretmen adayları.
Özel eğitim değerlendirme kurulunda görevli rehber öğretmenlerin eğitsel değerlendirme ve tanılama sürecine ilişkin görüşleri
31.05.2006 tarihli ve 26184 sayılı Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği özel eğitime ihtiyacı olan bireylerin eğitim görme haklarından yararlanabilmelerine yönelik usul ve esasları düzenlemektir. Yönetmeliğe göre engellilerin özel eğitim ve destek eğitim hizmetlerinden yararlanabilmesi için eğitsel değerlendirme ve tanılama sonucunda özel eğitim değerlendirme kurul raporu alınmalıdır. Eğitsel tanılama sürecine ait aksaklıklar, yanlış bilgilenme veya mesleki yetersizlikler maalesef engelli bireyleri ve ailelerini ciddi mağdur etmektedir. Bu sürecin iyileştirilmesinin engelli bireyler ve ailelerini eğitim hizmeti alma konusunda daha istekli hale getireceği umulmaktadır. Bu nedenle araştırma konusunu eğitsel değerlendirme ve tanılama sürecinde iyileştirilebilecek alanlar olarak belirledik. Araştırmada özel eğitim değerlendirme kurulunda görev yapan rehber öğretmenlerin eğitsel değerlendirme ve tanılama sürecine ilişkin görüşleri belirlenmeye çalışılmıştır. Bu çalışmanın amacı özel eğitim hizmetlerinde görevli rehber öğretmenlerin eğitsel değerlendirme ve tanılama sürecine ait görüşlerini saptayarak eğitsel değerlendirme ve tanılama sürecine ait iyileştirilebilecek alanlar hakkında öneriler sunabilmektir. Araştırma nitel yöntemlerle gerçekleştirilmiştir. Veriler, uzman görüşleri doğrultusunda son hali verilen standartlaştırılmış açık uçlu görüşme formu kullanılarak yapılan görüşmeler ile toplanmıştır. Veriler üzerinde yapılan içerik analizi sonucunda eğitsel tanılama ve değerlendirme sürecine ait iyileştirilebilecek alanlar hakkında öneriler geliştirilmiştir. Araştırma Uşak Üniversitesi Bilimsel Araştırmalar Birimi (BAP) tarafından 2011/ TP007 sayı ile desteklenmiştir.Anahtar Sözcükler : Özel Eğitim, Rehabilitasyon, Eğitsel Değerlendirme ve Tanılama, Rehberlik ve Araştırma Merkezi (RAM), Rehber Öğretmen
Düzenli spor yapan rehber öğretmenlerin spor yapma düzeylerine göre psikolojik iyi hal düzeylerinin bazı demografik özellikler açısından incelenmesi
daha sonra doldurulacaktır
Okul psikolojik danışmanlarının ve öğretim elemanlarının mesleğe ilişkin bazı konulardaki algılarının incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, okul psikolojik danışmanları ile öğretim elemanlarının mesleğe ilişkin bazı konulardaki algılarını incelemektir.Araştırmanın örneklemi Ankara, Eskişehir, Giresun, Samsun, Erzurum, Konya, İstanbul, Denizli, İzmir, Malatya, Hatay illerinde çalışan 12 öğretim elemanı ve 12 psikolojik danışmandan oluşmaktadır.Araştırma için gerekli olan veriler nitel araştırma yöntemlerinden görüşme tekniği kullanılarak toplanmıştır. Görüşme araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Toplanan veriler, içerik analizi tekniği ile analiz edilmiştir. Buna göre veriler, önceden belirlenen kategorilere göre incelenmiş, kodlanmış ve sonra frekans ve yüzdelik değerlere dönüştürülmüştür. Psikolojik danışman ve öğretim elemanlarına sorulan sorular doğrultusunda sonuçlar yorumlanmıştır.Verilerin içerik analizi ile çözümlenmesi sonucunda; PDR lisans eğitiminin uygulama boyutunda sıkıntılar olduğu, mesleki kimlikte sıkıntıların devam ettiği, öğretim elemanı göre öğrenci sayısının fazla olduğu, psikolojik danışmanların donanımlı yetiştirilmediği, psikolojik danışma boyutunda yetersizliklerin olduğu saptanmıştır.PDR Lisans eğitiminde alınan özellikle uygulama dersleri başta olmak üzere bütün derslerin danışmanların işlerini kolaylaştırdığı saptanmıştır.Psikolojik danışmanlar ve öğretim elemanlarına dört yıllık lisans eğitiminin psikolojik danışman olabilmek için yeterli olmadığını, yüksek lisans dercesine veya en az beş yıllık eğitime ihtiyaç oluğu tespit edilmiştir.Psikolojik danışmanlar ve öğretim elemanlarının, psikolojik danışmanlardan beklentilerin çok yüksek olduğu algısına sahip oldukları belirlenmiştir.Psikolojik danışmanlar ve öğretim elemanlarına, psikolojik danışmandan mesleğin gerektirdiği ilkelere göre davranma, psikolojik danışma becerilerini iyi biliyor olma, yönetmelikte belirlenmiş görevler, iyi kişilik özelliklerine sahip olma, iletişim becerilerine sahip olma gibi özelliklerin beklenmesi gerektiği algısına sahip oldukları belirlenmiştir.Öğretim elemanlarının ve psikolojik danışmanların daha çok mesleki yeterlilik ve psikolojik danışmanlık rollerinden doyum elde ettikleri belirlenmiştir.Öğretim elemanlarına ve psikolojik danışmanların hizmetiçi eğitimlerini hem nitel hem de nicel anlamda yetersiz buldukları belirlenmiştir.Öğretim elemanları ve psikolojik danışmanların lisansta verilen eğitimin çalışma alanına uygun olmadığı algısına sahip oldukları belirlenmiştir.Öğretim elemanlarına ve psikolojik danışmanların; psikolojik danışma hizmetlerinin veli ve öğrenciler tarafından kabul edilmediğini ancak bunun eskiye oranla daha iyi bir düzeyde olduğu algısına sahip oldukları belirlenmiştir.Öğretim elemanları ve psikolojik danışmanlar; psikolojik danışmanların lisanstan mezun olduktan sonra üst eğitim kurumlarıyla bağlantılarının olmadığı algısına sahip oldukları belirlenmiştir.Öğretim elemanları ve psikolojik danışmanların; psikolojik danışmanların süpervizyon desteği alabilecekleri çeşitli sevk kaynakları olduğu algısına sahip oldukları belirlenmiştir.Öğretim elemanları ve psikolojik danışmanların, öğretim elemanlarının alandaki uygulamalardan haberdar olmadıkları algısına sahip oldukları belirlenmiştir.Öğretim elemanları ve psikolojik danışmanların, milli eğitime bağlı okullarda uygulanan PDR programlarının ön hazırlık yapılmadan, yeteri kadar uzman yetiştirilmeden hayata geçirilmiş olması, esnek olmaması, kaynaştırma öğrencilerinin göz ardı edilmesi, etkinliklerin hepsinin öğrenci seviyesinde olmaması, uygulanabilirliliği ilgili sorunları olduğu algısına sahip oldukları belirlenmiştir.Okullarda uygulanan rehberlik hizmetlerinin hem nitelik hem de nicelik açısından istenilen seviyeye ulaşmadığı belirlenmiştir.Öğretim elemanları ve psikolojik danışmanların; süpervizyon eğitiminin yetersiz olduğu algısına sahip oldukları belirlenmiştir.Öğretim elemanları ve psikolojik danışmanların; mesleki etik konusunda herhangi bir problem yaşamadıkları gözlenmiştir.
A descriptive study on the styles of supervisors in pre-observation conferences
The universality and importance of the practicum where student teachers have thechance to practice teaching in school settings cannot be underestimated. Supervisors are one ofthe key figures in the development of student teachers in this process. The interactions ofsupervisors and student teachers have always been a concern for researchers. This study aims atdetecting the styles of a novice and an experienced supervisor in pre-observation conferences,finding similarities and differences between their styles, the effect of styles on lesson plans andsupervisors? perceptions of their styles.The data were collected by audio-recording of pre-observation conferences of twosupervisors (each supervising 6 student teachers), by collecting lesson plans of student teachersand by carrying out a structured interview.Having analyzed the data, it was found that the novice and the experienced supervisormostly used behaviors such as clarifying, reflecting and directing. It was seen that the mostlyapplied styles were Directive Informational, Directive Control and Collaborative styles. Thedifferences included the length of the conferences, the variety of behaviors applied, thenumber of behaviors and the use of certain behaviors more than the other categories. Thelesson plans of student teachers revealed that the behavior that caused the change wasdirecting. The interview session showed that the perceptions of the supervisors on theirsupervisory behaviors were different from their actual behaviors in the conferences. Anumber of implications were drawn from the study for pre-service teacher education,teaching practicum and the training of supervisors in the final chapter.
Eskişehir ilinde kaynaştırmanın yürütüldüğü ilköğretim okullarındaki rehber öğretmenlerin kaynaştırmaya ilişkin görüşleri
Bu araştırmanın amacı, kaynaştırma uygulamalarının yürütüldüğü ilköğretim okullarında görev yapan rehber öğretmenlerin, okullarında yürütülen kaynaştırma uygulamalarına ilişkin görüş ve önerilerinin belirlenmesidir. Bu amaçla, Eskişehir merkez ilçede kaynaştırma uygulamalarının yürütüldüğü ilköğretim okullarında çalışan ve araştırmaya katılmayı gönüllü olarak kabul eden 10 rehber öğretmenle yarı-yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Elde edilen veriler, tümevarım analiziyle analiz edilmiştir. Veri analizi sonunda 10 ana başlık altında 30 temaya ve alt-temalara ulaşılmış ve bu veriler araştırmanın bulgularını oluşturmuştur. Araştırmadan elde edilen bulgular, son yasal düzenlemelerle kaynaştırma uygulamalarında görev ve sorumlulukları artan rehber öğretmenlerin, yürüttükleri çalışmalara ilişkin çeşitli sorunlarla karşılaştıklarını, bu sorunlar karşısında kendilerini yetersiz hissettiklerini ve yardıma gereksinimleri olduğunu göstermiştir. Araştırma bulgularında ayrıca, kaynaştırma kararı olmayan ve yetersizlik gösterdiği düşünülen öğrencilerle ilgili de ciddi sorunlar yaşandığı ve bu öğrencilerle ilgili çalışmaların kişisel çabalarla yürüdüğü ortaya konmuştur.
Psikolojik Danışma ve Rehberlik hizmetlerinin uygulanmasında karşılaşılan güçlüklere ilişkin rehber öğretmen algıları
Psikolojik danışma ve rehberlik (PDR), bireyin kendisini, güçlü ve üstün yönleri ile zayıf ve yetersiz taraflarıyla fark ederek anlaması, potansiyelini ortaya çıkarabilmesi, etkin karar alma ve problem çözebilme becerileri geliştirebilmesi ve nihayetinde kendini gerçekleştirebilmesi amacıyla bireye sunulan psikolojik destek sürecidir. Okullardaki ruh sağlığı hizmetleri içerisinde yer alan PDR Servisleri, çocuk ve gençlerin gelişimsel ve psikolojik ihtiyaçlarının karşılanması açısından büyük önem arz etmektedir. Psikolojik danışmanlar tarafından yürütülen bu çalışmalarda karşılaşılan sorunların ve uygulamaların etkililiğinin de uygulayıcılarca değerlendirilmesi, bu hizmetlerin geliştirilmesi açısından önem ifade etmektedir. Bu çalışmanın amacı, Çorum ilinde ortaöğretimde görev yapan psikolojik danışman ve rehberlik öğretmenlerinin, PDR hizmetlerinin uygulanmasında karşılaştıkları güçlükleri inceleyerek, söz konusu hizmetlerle ilgili sorun alanlarının tespit edilmesidir. Böylelikle Türk eğitim sisteminde ve toplumsal yapısında önemli bir yer tutan PDR hizmetlerinin, ortaöğretim düzeyi uygulamalarında görülen zorluklar incelenmiştir. Araştırma verileri nitel araştırma yöntemlerinden görüşme tekniği kullanılarak, psikolojik danışman ve rehber öğretmenlerle yapılan yüz yüze görüşme sonucu elde edilmiştir. Araştırmanın çalışma grubu, amaçlı örnekleme yolu ile belirlenen, araştırmanın sorunsalı kapsamındaki kritere uygun katılımcılardan oluşmaktadır. Çorum ilinde ortaöğretim kurumlarında görev yapan okul psikolojik danışmanları ve rehberlik öğretmenleri arasından ifade edilen yöntem ile belirlenen 12 kadın ve 8 erkek psikolojik danışman ve rehberlik öğretmeni araştırmanın örneklemini oluşturmaktadır. Görüşme formunda, okul rehberlik hizmetleri kapsamında yürütülen faaliyetler, bu faaliyetlerin uygulanması esnasında karşılaşılan sorunlar, gerçekleştirilmek istenilen ancak gerçekleştirilemeyen uygulamalar, iş birliği yapılan kurumlar, rehberlik hizmetlerinin uygulanmasında güçleştirici ve yardımcı faktörler, öneriler ve mesleki gelişime dair 9 açık uçlu soru bulunmaktadır. Veriler nitel araştırma veri analiz tekniklerinden içerik analizi tekniği ile analiz edilmiştir. Bu analiz tekniği ile farklı temalar ve bu temaların altında alt temalar ve kodlar oluşturularak veriler istatistiksel hale getirilmiştir. Okullarda 50 yılı aşkın bir süredir uygulamada olan PDR hizmetlerinin aradan geçen zaman içerisinde oldukça olumlu bir yol aldığını ancak bazı sorunların bugün dahi devam ettiği araştırma sonucunda ulaşılan bir bulgu olarak ortaya çıkmaktadır. Anahtar Kelimeler: Psikolojik Danışmanlık, Psikolojik Danışman, Rehberlik Öğretmeni, Okul Ruh Sağlığı Hizmetleri
Okullarda rehberlik hizmetlerinin yürütülmesi sürecinde karşılaşılan sorunlar ve okul yöneticilerinin rehberlik hizmetlerinin yürütülmesindeki rolü hakkında rehber öğretmenlerinin görüşleri
Bu araştırmanın amacı, okullarda rehberlik hizmetlerinin yürütülmesi sürecinde karşılaşılan sorunlar ve okul yöneticilerinin rehberlik hizmetlerinin yürütülmesindeki rolü hakkında rehber öğretmenlerinin görüşlerini ortaya koymaktır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden olgu bilim deseni uygulanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, 2021-2022 eğitim ve öğretim yılında Kütahya ili merkez ilçesinde yer alan okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan rehber öğretmenler oluşturmuştur. Çalışma grubundan görüşme formu çerçevesinde alınan görüşlerle ilgili içerik analizi yapılmıştır. Araştırmanın bulgularına göre rehberlik faaliyetlerine; okul örgütü oluşturan paydaşlardan olan sınıf/branş öğretmenleri, öğrenci, veli, okul yöneticileri ve okul çalışanlarına göre faaliyetlere katılımın ve ilginin değişkenlik gösterdiği, branş ve sınıf öğretmenleri ile faaliyetlerinin yürütülmesinde iş birliğinin kuvvetli olduğu ancak veliler ile iş birliğinin yetersiz olduğu, okul yönetimin rehberlik faaliyetlerini desteklediği ancak yürütülen faaliyetlere liderlik etmediği görülmektedir.
Milli Eğitim Bakanlığına bağlı devlet okullarında çalışan psikolojik danışman ve rehber öğretmenlerin hizmetiçi eğitime ilişkin görüşlerinin değerlendirilmesi (İstanbul ili örneği)
Bu araştırmada, ?Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Devlet Okullarında Çalışan Psikolojik Danışman ve Rehber Öğretmenlerin Katıldıkları Hizmetiçi Eğitim Etkinliklerinin Etkililiğine İlişkin Görüşleri? incelenmiştir. Araştırma; giriş ve problem durumu, psikolojik danışma ve rehberlik, hizmet içi eğitim kavramı, hizmet içi eğitim türleri, ilgili araştırmalar, yöntem, bulgular ve yorum, sonuç tartışma ve öneriler bölümleri olmak üzere yedi bölümden meydana gelmiştir. Yapılan araştırmada devlet okullarında meslek hayatında en az bir defa hizmetiçi eğitim dairesi başkanlığının düzenlemiş olduğu hizmetiçi eğitim kursuna katılan psikolojik danışman ve rehber öğretmenlerin düzenlenen kursların süre açısından, kapsam açısından, yöntem ve teknikler açısından, uygulayıcıların yeterlilikleri açısından, uygulandığı ortam açısından, uygulamaya katkısı açısından görüşleri araştırılmıştır. Araştırmda beşli Likert tipi tutum ölçeği kullanılmıştır. Tutum ölçeği sonucu elde edilen veriler frekans (f), yüzde (%), aritmetik ortalama(x), ve t tetsi kullanılarak analiz edilmiştir. Beklenen ortalamadan farkı ?=0,01 düzeyinde manidar (anlamlı) olup olmadığına göre manalandırılmıştır. Kişisel özellikler bakımından hangi gruplar arasında farklılıklar olduğunun belirlenmesinde ise Scheffe testi uygulanmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen bulgular şu şekildedir; hizmet içi eğitim etkinliklerinin süresiyle ilgili olarak psikolojik danışman ve rehber öğretmenlerin görüşleri olumsuzdur ve süre genelde yetersiz olmuştur. Psikolojik danışman ve rehber öğretmenlerin uygulanan hizmet içi eğitim etkinliklerinin kapsamıyla ilgili görüşleri genelde olumsuz olduğu görülmüştür. Psikolojik danışman ve rehber öğretmenler, hizmet içi eğitim etkinliklerinin uygulanmasında kullanılan yöntem ve tekniklerle ilgili ne olumlu, ne de olumsuz bir görüşe sahip olup, kararsızlıklarını belirtmişlerdir. Psikolojik danışman ve rehber öğretmenler, hizmet içi eğitim etkinliklerinin uygulanmasında görevli uygulayıcıların yeterlikleri konusunda kararsız olup, ne olumlu ne de olumsuz görüşe sahiptirler. Hizmetiçi eğitim etkinliklerinin uygulandığı ortamla ilgili psikolojik danışman ve rehber öğretmen görüşleri alt düzeydedir ve ortam özelliklerinin yetersiz olduğu görülmüştür. Hizmet içi eğitim etkinliklerinin uygulamaya katkısıyla ilgili olarak psikolojik danışman ve rehber öğretmen görüşleri genelde olumsuz olduğu görülmüştür. Hizmet içi eğitim etkinliklerinin uygulamaya katkısının düşük olduğu saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: psikolojik danışman ve rehber öğretmen, hizmetiçi eğitim
Rehber öğretmenlerin görevlerine ilişkin öğretmenlerin beklentileri ve algıları
lkögretim okullarında görev yapan ögretmenlerin okullarında görevli olan rehber ögretmenlerin görevleri hakkında ne düzeyde bilinçli olduklarını ölçmeye yönelik analizlerini içeren bu arastırma ile Yalova ilindeki ilkögretim okullarında görevli ögretmenlerin, rehberlik hizmetlerinden sorumlu rehber ögretmenin görevleri konusunda halihazırdaki beklenti ve algı düzeylerini saptamak amaçlanmıstır. Bu çalısmada Milli Egitim Bakanlıgı rehberlik ve psikolojik danısma hizmetleri yönetmeliginin rehber ögretmene yükledigi görevler dikkate alınarak hazırlanan anket ögretmenlere uygulanmıs, elde edilen veriler frekans ve yüzdeler, aritmetik ortalama ve standart sapmalar halinde Çizelgelestirilmis ayrıca bagımsız grup t-testi, tek yönlü varyans analizi (anova) gibi istatistiksel analizlere tâbi tutulmustur. Tarama modelinin kullanıldıgı arastırmada veri toplama aracı olarak; arastırmacı tarafından yeniden düzenlenen ve rehber ögretmenin görevleri hakkında ögretmenlerin bilinç düzeylerini ölçmeyi hedefleyen toplam 40 soruyu, kisisel bilgileri saptamak amacıyla toplam 5 soruyu içeren ?rehber ögretmenin görevleri? anketi uygulanmıstır. Ankette likert tipi 5'li derecelendirme ölçegi kullanılmıstır. Bu kapsamda Yalova ilindeki ilkögretim okullarında görevli toplam 170 ögretmen arastırma grubunu teskil etmektedir. Arastırma sonucunda, ögretmenlerin rehber ögretmenlerin asli görevleri konusunda yeterli bilinç düzeyine sahip oldukları gözlenirken, rehber ögretmenlerin kesinlikle yapmaması gereken görevleri de onlardan bekledikleri tespit edilmistir. Ayrıca deneklerin verdikleri cevaplarla cinsiyet, yas, kıdem, bulundukları okulda çalısma süresi ve brans degiskenleri arasında 0. 5 düzeyinde anlamlı bir farklılıga rastlanmamıstır.
Rehber öğretmenlerin yönetici ve öğretmenlerden mesleki beklentileri
Rehberlik hizmetleri, öğrencilerin belli akademik ve bilişsel bilgi ve becerileri kazanmalarının dışında öğrencinin tüm gelişim alanlarında desteklenmesine ve kendilerini gerçekleştirmelerine yardımcı olmaktadır. Bu hizmetin öğrenciye ulaştırılabilmesinde rehber öğretmenler kadar öğretmenler ve okul yöneticileri de önemlidir. Bu nedenle rehberliğin öneminin bilincine varılması ve yönetmelikte belirlenen görevlerin eksiksiz yerine getirilmesi öğrencilerin gelişimine çok olumlu katkılar sağlayacaktır.Bu araştırmada, İlköğretim Okullarında görevli rehber öğretmenlerin okul yönetici ve öğretmenlerinden mesleki beklentileri incelenerek, rehberliğin okullarda etkisinin arttırılmasına ve rehberlik amaçlarına uygun gerçekleştirilmesine yönelik öneriler sunulmuştur. Bu araştırmada ele alınan rehber öğretmenlerin mesleki beklentisi, Milli Eğitim Bakanlığı Rehberlik Hizmetleri Yönetmeliği'ne göre tanımlanmış görevleridir.Araştırma için Milli Eğitim Bakanlığına bağlı İlköğretim okullarında görev yapan rehber öğretmenlerin okul yönetici ve öğretmenlerinden mesleki beklentileri ile ilgili yazılı kaynaklar taranmıştır. Diğer taraftan, İlköğretim Okullarında görev yapan rehber öğretmenlerin yönetici ve öğretmenlerden mesleki beklentileri için anket formu hazırlanmıştır. Bu anket formu İstanbul İli Ümraniye ve Üsküdar İlçesi ilköğretim okullarında görev yapan 177 rehber öğretmene uygulanmıştır.Uygulanan anketlerin SPSS programında istatistikleri çıkarılmıştır. Rehber öğretmenlerin beklentileri cinsiyet, görev yaptığı kurum, kıdem yılı ve görev yaptığı okuldaki öğrenci mevcudu değişkenine göre değerlendirilmiştir. Rehber öğretmenlerin beklentileri ile cinsiyet, görev yaptığı kurum, kıdem yılı ve görev yaptığı okuldaki öğrenci mevcudu değişkenleri arasında anlamlılık bulunmuştur.Anahtar Kelimeler: Yönetici ve Öğretmenler, Rehber Öğretmen, Mesleki Beklenti
İlkokul öğretmenlerinin rehberlik hizmetlerine yönelik tutumları ile okul iklimi algıları arasındaki ilişki incelenmesi
Gerçekleştirilen bu çalışmada ilkokul öğretmenlerinin rehberlik hizmetlerine yönelik tutumları ile okul iklimi algıları arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. İlişkisel tarama deseni kullanılarak gerçekleştirilen bu çalışmada Kocaeli ili Gölcük ilçesinde görev yapan 299 ilkokul öğretmeninin görüşüne başvurulmuştur. Verilerin toplanması amacıyla "Rehberlik Hizmetlerine Yönelik Tutum Ölçeği" ve "Okul İklimi Ölçeği" kullanmıştır. Araştırmada veriler Kruskall Wallis testi, Mann Whitney U testi, T testi, ANOVA ve Pearson Momentler Korelasyon katsayıları kullanılarak çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre, rehberlik hizmetlerinin geliştirici etkileri ile ilgili algılar açısından 25 – 29 yaş grubu lehine anlamlı farklılık olduğu görülmüştür, 40-44 yaş aralığındaki ilkokul öğretmenlerinin yakından kontrol davranışlarına yönelik algılarının diğer yaş gruplardaki öğretmenlere göre yüksek olduğu gözlenmiştir. Meslekteki deneyimi 1-5 yıl arasında olan öğretmenlerin yüksekten bakma davranışlarının kendilerinden tecrübeli öğretmenlere göre daha fazla olduğu bulunmuştur. Elde edilen bir diğer bulgu sonucunda rehberlik etkinliklerine katılım açısından kadın öğretmenlerin daha olumlu görüş belirttikleri belirlenmiştir. Elde edilen bir diğer bulguya göre kadın öğretmenlerin erkek öğretmenlere göre davranışları engelleme ve işe dönüklük konularında daha fazla ön planda oldukları sonucuna varılmıştır. Ayrıca. Rehberlik hizmetlerine yönelik tutum ile okul iklimi algılarının alt boyutlar açısından genel olarak ilişkili olduğu belirlenmiştir. Bu bulgular ilgili alan yazın ışığında tartışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Rehber öğretmen, rehberlik hizmetleri, okul iklimi, sınıf öğretmeni, sınıf rehber öğretmeni.
İlk ve ortaokullarda sınıf rehber öğretmenlerinin rehberlik faaliyetlerinde karşılaştığı zorluklar
Bu araştırmanın amacı ilk ve ortaokullarda görev yapan sınıf rehber öğretmenlerinin rehberlik faaliyetleri sırasında karşılaştıkları güçlükleri belirlemektir. Araştırma; giriş, ilgili literatür, yöntem, bulgular ve sonuçlar, tartışma ve öneriler olmak üzere beş bölümden oluşmaktadır. Tarama modeli ile yapılan bu araştırmanın evrenini 2012-2013 eğitim-öğretim yılında İstanbul ili Bağcılar ilçesindeki ilk ve ortaokullarda görev yapan sınıf rehber öğretmenliği görevi bulunan öğretmenler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise, İstanbul ili Bağcılar ilçesinde bulunan resmi ilk ve ortaokullarda görev yapan basit tesadüfi örnekleme yöntemi ile seçilmiş 202 sınıf rehber öğretmenliği görevi bulunan öğretmenler oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak anket kullanılmıştır. Anket üç bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde öğretmenlerin demografik bilgilerini içeren 6 adet soru bulunmaktadır. İkinci bölümde rehberlik faaliyetlerinde karşılaşılan güçlükleri belirlemek amacıyla yöneltilmiş 39 soru bulunmaktadır. Üçüncü bölümde ise öğretmenlerden konuyla alakalı belirtmek istedikleri görüşleri varsa yazmaları istenmiştir. Araştırmada ilk ve ortaokulda görev yapan sınıf rehber öğretmenlerinin rehberlik faaliyetlerinde karşılaştıkları zorlukların; cinsiyet, mesleki kıdem, görev yaptığı kurum, öğrenim düzeyi, mezun olduğu eğitim kurumu, ve hizmet içi eğitim alma durumu değişkenlerine göre farklılıkları incelenmiştir. Anket verileri frekans, %(yüzde), t-testi, Anova (Tekyönlü varyans analizi) ve araştırmalarda gruplar arası farkın belirlenmesine yönelik çoklu karşılaştırma (post-hoc) testi yapılarak yorumlanmıştır.
Psikolojik danışman ve rehberlik öğretmenlerinin iş doyumu ve tükenmişlik düzeylerinin ilişkisi
Eğitim bireye ve toplumlara yön veren bir hizmet olarak çok kapsamlı bir süreçtir. Eğitim ve öğretim öğrencinin tam anlamıyla olumlu gelişmesini amaçlar. Bu amaçlardan en önemlileri zihinsel ve ruhsal gelişimdir. Bu doğrultuda eğitimi destekleyici ve geliştirici hizmet olarak geliştirilen Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Hizmetleri 1950'li yıllardan bu yana eğitimin önemli bir boyutudur. Bu idealde çalışan psikolojik danışman ve rehberlik öğretmenlerinin tükenmişlik ve iş doyum düzeylerini inceleyen bu tez çalışmasında konu detaylı olarak açıklanmaya çalışılmıştır. Araştırmada psikolojik danışman ve rehberlik öğretmenleriyle ilgili tespit edilen mesleki doyum ve tükenmişlik puanlarının belirlenen değişkenlere göre anlamlı farklılık gösterip göstermediği ve mesleki doyum ile tükenmişliğin ilişkisel durumu belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre iş doyumu cinsiyet, medeni durum, aylık gelir, yaşadıkları yerden memnuniyet, eğitim durumu, katıldıkları eğitim, seminer ve kongreler, alınan izin sayısı, meslek değiştirme isteği, okula ulaşım ve sigara kullanma değişkenleri ile anlamlı farklılıklar göstermektedir. Tükenmişlik ise cinsiyet, evlilik süresi, aylık gelir, yaşadıkları yerden memnuniyet, eğitim durumu, mezun olunan bölüm, çalışılan kurum, alınan izin sayısı, katıldıkları eğitim, seminer ve kongreler, meslek değiştirme isteği, okula ulaşım şekli değişkenleri ile anlamlı farklılıklar göstermektedir. Araştırma sonuçları ücret doyumu, sosyal haklar doyumu, ödül doyumu ve iletişim doyumunun toplam iş doyumu ile pozitif yüksek düzeyde ilişkisi olduğunu, duygusal tükenme ve duyarsızlaşmanın toplam tükenmişlik ile pozitif yüksek düzeyde ilişkisi olduğunu ve iş doyumu alt boyutları ile tükenmişlik alt boyutlarının orta düzeyde pozitif ve negatif anlamlı ilişkileri olduğunu göstermektedir. Anahtar Kelimeler: İş doyumu, tükenmişlik, psikolojik danışmanlık ve rehberlik öğretmeni
Anadolu liselerinde çalışan sınıf rehber öğretmenlerinin yönetmelikteki görevlerini kabul durumlarının bazı değişkenlere göre incelenmesi (Afyon ili örneği)
Bu araştırma, Anadolu liselerinde çalışan sınıf rehber öğretmenlerinin yönetmelikteki görevlerini kabul durumlarının bazı değişkenlere göre incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Bu araştırmanın evrenini 2013–2014 eğitim öğretim yılında Afyon ilinde bulunan Anadolu Liselerinde çalışan 204 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırma ile ilgili veriler "Kişisel Bilgi Formu" "Görev Durum Kabul Ölçeği (Sınıf öğretmeni formu, Gür, 2010)" kullanılarak toplanmıştır. İki bölümden oluşan ölçeğin birinci bölümünde kişisel bilgilere, ikinci bölümde, sınıf öğretmenliği görev kabul durumlarını ölçen 11 tutum ifadesine yer verilmiştir. Ölçek 3 alt ölçekten oluşmaktadır. "Psikolojik Danışmanla İşbirliği" , "Planlama ve Uygulama" , "Eğitsel ve Mesleki Rehberlik" . Ölçeklerden elde edilen veriler kodlanarak bilgisayar ortamında SPSS paket programı yardımıyla çözümlenmiştir. Ölçeğin birinci bölümüyle ilgili verilere ilişkin frekans ve yüzde dağılımı alınmış, öğretmenlerin tutumlarının ve algılamalarının belirlenmesine yönelik olarak aritmetik ortalama ve standart sapma, tutumlar arasında farklılığı ortaya koyabilmek için ikili karşılaştırmalarda "t" testi, Mann Whitney-U testi ikiden fazla değişken gruplarının karşılaştırılmasında ise tek yönlü varyans (ANOVA) ve Kruskal Wallis-H testi kullanılmıştır. Görüşler arasında anlamlı bir farklılık olup olmadığı α = 0.05 anlamlılık düzeyinde test edilmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgular şunlardır; 1. Öğretmenlerin sınıf rehber öğretmenliği görev kabul ölçeği puanlarının cinsiyet, branş alanı ve kıdem değişkenlerine göre grupların aritmetik ortalamaları arasındaki farklılık toplam ölçek ile hiçbir alt boyutta anlamlı bulunmamıştır. 2. Öğretmenlerin sınıf rehber öğretmenliği görev kabul ölçeği puanlarının rehberlik ve psikolojik danışmanlıkla ilgili hizmet içi eğitim alma durumuna göre grupların aritmetik ortalamaları arasındaki farklılık toplam ölçek ile tüm alt boyutlarda anlamlı bulunmuştur. Anlamlı farklılığın rehberlikle ilgili hizmetiçi eğitim alanlar lehine olduğu, hizmetiçi eğitim alan öğretmenlerin almayan öğretmenlere göre daha olumlu düşündükleri görülmüştür. Aynı şekilde farklılaşmanın olduğu diğer durumlar öğretmenlik eğitimi süresince rehberlikle ilgili ders alanlar lehine olduğu, ders alan öğretmenlerin almayan öğretmenlere göre daha olumlu düşündükleri, rehberlik hizmetlerini öğrenciler için yararlı bir hizmet olarak görenler lehine olduğu ve yararlı görenlerin daha olumlu düşündükleri görülmüştür. Anahtar Sözcükler: Rehberlik, Sınıf Rehber Öğretmenliği, Öğrenci Kişilik Hizmetleri Rehberlik Hizmetleri
Rehber öğretmenlerin eş zamanlı görevlendirme uygulamasına ilişkin görüşleri
Bu araştırma Bursa'daki rehber öğretmenlerin eş zamanlı görevlendirilme uygulamasına ilişkin görüşlerini incelemek amacıyla yapılmıştır.Araştırmanın evrenini Bursa'da görev yapan 134 rehber öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada örneklem alınmadan, araştırma evreninin kendisi üzerinde yürütülmüştür.Araştırma ile ilgili veriler geliştirilen ?Eş Zamanlı Görevlendirme Ölçeği? ile toplanmıştır. İki bölümden oluşan ölçeğin birinci bölümünde kişisel bilgilere, ikinci bölümde ise uygulamaya ilişkin görüşleri incelemek amacıyla ?Eş Zamanlı Görevlendirilen Okul ile İletişim?, ?Gidilen Okul, Personel, Veli ve Öğrenci?, ?Rehber Öğretmen?, ?Çekilen Zorluklar? alt faktörlerine ait toplam 21 madde yer almaktadır.Ölçekten elde edilen veriler kodlanarak bilgisayar ortamında SPSS paket programı ile çözümlenmiştir. Ölçek yorumlamasında frekans, tek yönlü varyans analizi ve yüzde hesaplamaları kullanılmıştır. İkinci bölüm içinse iki aşamalı faktör analizi yapılmıştır. Görüşler arasında anlamlı bir farklılık olup olmadığı ?= 0,05 anlamlılık düzeyinde tespit edilmiştir.Araştırmadan elde edilen bulgulara göre rehber öğretmenlerin eş zamanlı görevlendirme uygulamasına ilişkin düşünceleri olumlu değildir.Anahtar Sözcükler: Rehber ÖğretmenÖğrenci Kişilik HizmetleriEş Zamanlı Görevlendirme
İlköğretim sınıf rehberlik programının yapılandırmacı yaklaşım bağlamında sınıf rehber öğretmen görüşlerine göre değerlendirilmesi
Bu araştırma; İlköğretim kurumlarında görev yapıp sınıf rehberlik görevi olan öğretmenlerin, sınıf rehberlik uygulamalarının tespit edilmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırma İstanbul ili Avrupa yakası Şişli ilçesinde bulunan devlet ve özel ilköğretim okullarında görev yapan 302 öğretmen üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırma için toplanan veriler SPSS paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Bu araştırmada, sınıf rehber öğretmenliği yapan öğretmenlerin sınıf rehberlik programının yapılandırmacı yaklaşıma göre değerlendirmelerini belirlemek amacıyla; okulda çalışan öğretmenlerin; cinsiyet, medeni durum ve çalışılan kurum gibi değişkenlere göre rehberlik görevi olan öğretmenlerin görüşleri incelenmiştir.Bu araştırmadaki veriler ?Sınıf Rehberlik Programını Değerlendirme Anketi? ve ?Öğretmen Kişisel Bilgi Formu? ile toplanmıştır. Öğretmenler okullarında birebir ziyaret edilerek anketler uygulanmış ve gereken yerlerde açıklamalar yapılmıştır. Anket 60 sorudan oluşmaktadır. Örneklem grubunu oluşturan sınıf rehber öğretmenlerinin demografik özelliklerinin belirlenmesi amacıyla frekans ve yüzde gibi betimsel istatistik ve Çapraz tablolar kullanılmıştır.Araştırma sonucunda cinsiyet değişkenine göre kadın rehber öğretmenlerin genel olarakYapılandırmacı yaklaşımın kazanım boyutunda, araç ? gereç eksiliği ile programdaki kazanımlara ulaşmada güçlük yaşadığı, etkinlik boyutunda ise öğrencileri güdüleme isteğine daha fazla ihtiyaç duydukları ve yapılan etkinliklerde velilerle sorun yaşamadıkları, ölçme ve değerlendirme boyutunda ise öğrencilerin kendi bilgi yapılarını, anlamlarını değerlendirebildiklerini düşündükleri tespit edilmiştir. Medeni durum değişkenine göre evli rehber öğretmenlerin bekâr olan öğretmenlere göre; yapılandırmacı yaklaşımın öğrenme ? öğretme sürecinde programla öğrencilerini, öğrenmeye istekli olmaya teşvik edebildiği, öğrenme ? öğretme ortamı sürecinde sınıf mevcudunun programın getirdiği yeni anlayışa göre derslerin işlenebilmesi için uygun olduğu düşünülmektedir. Etkinlik boyutunda ise güdülenme eksikliği nedeniyle etkinlik ve çalışmalarda öğrenci katılımı yetersiz kalmadığını düşündükleri görülmüştür.Okul değişkenine göre yapılan incelemede; resmi okullarda çalışan öğretmenlerin özel okullarda çalışan öğretmenlere göre, yapılandırmacı yaklaşımın kazanım boyutunda programdaki kazanımlara ulaşmak için zamanın yeterli olduğunu ve araç ? gereç eksikliğinin programdaki kazanımlara ulaşılmasını güçleştirdiğini düşündüğü tespit edilmiştir. Ayrıca okulun konumunun, öğrenci ve velilerin sosyo-ekonomik yapısının kazanımlara ulaşılabilmesi için uygun olmadığını, etkinlik boyutunda ise yapılan etkinlik ve çalışmalar konusunda veliler ile sorun yaşandığını düşündükleri tespit edilmiştir.
Beş faktör kişilik özelliklerinin akıl hocalığı (Mentorluk) eğilimi üzerine etkisi (Psikolojik danışman ve rehber öğretmenler üzerinde bir araştırma)
Bilim insanları kişilik özelliklerinin tespiti konusunda genel olarak bir uzlaşma sağlamış ve büyük beşli ya da beş faktör kişilik özellikleri olarak adlandırabileceğimiz; nevrotiklik, dışa dönüklük, gelişime açıklık, uyumluluk ve öz-disiplin özelliklerinin insanlarda ortak kişilik özellikleri olduğu sonucuna varılmışlardır. Bireysel ya da kurumsal bilgi, tecrübe ve uygulama biçimlerinin yeni kuşaklara aktarılması konusunda yaşanan güçlükler uygulanmaya yönelik bilgi aktarımına olan ihtiyacı artırmıştır. Türkçeye akıl hocalığı olarak çevrilen mentorluk kavramı bu boşluğu doldurmak üzere kavramsallaştırılmış ve günümüzde birçok alanda uygulamaya konulmuştur. Beş faktör kişilik özelliklerinin akıl hocalığı eğilimi üzerine etkisini incelemeyi amaçlayan bu çalışmada evren, Türkiye'de mentorluk potansiyeline sahip meslek gruplarının başında gelen 3910 psikolojik danışman ve rehber öğretmenden oluşmaktadır. 6 farklı ilde 692 personele kolayda örnekleme yöntemi ile ulaşılmış ve anketler yüz yüze görüşülerek gerçekleştirilmiştir. Yapılan analizler, beş faktör kişilik özellikleri ile akıl hocalığı eğilimi alt boyutları arasında ilişki olduğunu göstermektedir. Akıl hocalığının kariyer geliştirme desteği ile psikolojik destek alt boyutlarının her ikisine de beş faktör kişilik özellikleri alt boyutlarından öz-disipilin, dışa dönüklük ve gelişime açıklık boyutlarının etkisinin olduğu, nevrotiktik ve uyumluluğun ise etkisinin olmadığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Beş Faktör Kişilik Özellikleri, Mentorluk, Akıl Hocalığı, Psikolojik Danışman ve Rehber Öğretmen.
Danışmanlık ve eğitim tedbiri görevi olan rehber öğretmenlerin bu hizmetlere yönelik görüşleri: Sultanbeyli örneği
Bu araştırmanın amacı, danışmanlık ve eğitim tedbirlerine yönelik rehber öğretmenlerin görüşlerinin incelenmesidir. Araştırmaya 2017-2018 eğitim öğretim yılında İstanbul ilinin Sultanbeyli ilçesindeki devlet okullarında görev yapan 22 rehber öğretmen katılmıştır. Çalışma, rehber öğretmenlerin danışmanlık ve eğitim tedbirleri ile ilgili ne kadar bilgi sahibi olduğunu, ilgili kanun ve yönetmeliklerdeki uygulama usul ve esasları nasıl uyguladıklarını, süreçte karşılaştıkları sorunların neler olduğunu, uygulamaya yönelik görüş ve önerilerini detaylı olarak belirlemek amacıyla nitel araştırma modelinde yapılmıştır. Araştırmada veri toplama araçlarından yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılmıştır. Yapılan görüşmelerde ayrıntılı olarak not tutulup bilgisayar ortamına aktarma yapıldıktan sonra MAXQDA programının deneme sürümüne veri girişi sağlanmıştır. Verilerin çözümlenmesi için içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına bakıldığında, rehber öğretmenlerin danışmanlık ve eğitim tedbirleri tanımları bağlamında, bilgi düzeylerinin çok yeterli olmadığı anlaşılmıştır. Katılımcıların ifadelerine göre eğitim tedbirine yönelik görevlerin müdür yardımcısı ve sınıf öğretmenlerine veya okulda oluşturulacak bir komisyona verilebileceği sonucu ortaya koyulmuştur. Rehber öğretmenler, tedbirleri uygulama sürecinde plan hazırladıklarını, fakat çeşitli sebeplerden dolayı plana pek sadık kalamadıklarını belirtmişlerdir. Ayrıca uygulama sonrasında hazırladıkları üç aylık raporları aksatmadan mahkemeye göndermelerine rağmen, genelde mahkemeden dönüt alamadıklarını söylemişlerdir. Rehber öğretmenlerin tedbir uygulamaları esnasında birçok kurumla işbirliği yaptıkları, bazı durumlarda ise diğer kurum ve kişilerden pek destek alamadıkları tespit edilmiştir. Tüm bu süreçlerde rehber öğretmenlerin çok çeşitli problemlerle karşılaştıkları görülmüştür. Aile ile irtibat problemi, ailenin isteksizliği ve görüşmelere gelmemesi, rehber öğretmenlerin sayısının azlığı ve görevlendirmeler ile iş yüklerinin artması gibi güçlükler ilk sırada yer almıştır. Bu ve diğer güçlüklerin aşılabilmesi için tedbirlerle ilgili görev ve sorumlulukların paylaşılması, eğitim faaliyetlerinin arttırılması, ailenin bilgilendirilmesi ve gönüllülüğün esas alınması, kurumlar arası iş birliğinin arttırılması, uygulama için özel bir ekip ya da kurum oluşturulması ve rehber öğretmenlere sınırlı sayıda tedbir kararı olan öğrenci verilmesi gibi çeşitli çözüm önerileri ortaya koyulmuştur.
Okullarda yürütülen psikolojik danışma ve rehberlik uygulamalarının belirlenmesi ve bazı değişkenler açısından incelenmesi
Bu araştırmada ilköğretim ve ortaöğretim okullarında rehber öğretmen kadrosunda çalışan ve okul psikolojik danışmanlığı görevini üstlenen psikolojik danışmanların çalıştıkları okullarda yürüttükleri PDR uygulamalarının, diğer bir değişle pratik becerilerinin nasıl olduğu incelenmiştir. Çalışmada ayrıca psikolojik danışmanların çalışma yaşamına ilişkin özellikleri (kıdemleri, öğrenim durumu, okul düzeyi), çalışılan okulun fiziki koşulları (okul mevcudu) ve lisans eğitimleri sırasında aldıkları uygulamalı ders (bireysel psikolojik danışma uygulama dersi, grupla psikolojik danışma uygulama dersi ve okul psikolojik danışmanlığıyla ilgili uygulama dersi) sayıları açısından psikolojik danışmanların çalıştıkları okullarda yürüttükleri PDR uygulamalarının farklı olup olmadığı araştırılmıştır.Araştırma, Türkiye'de toplam 46 ilde 2009-2010 yılları arasında ilköğretim ve ortaöğretim okullarında rehber öğretmen kadrosunda çalışan 221'i bayan, 223'ü erkek olmak üzere toplam 445 psikolojik danışman üzerinde yapılmıştır. Araştırmada psikolojik danışmanların yürüttükleri PDR uygulamalarını belirlemek amacıyla ?Okullarda Yapılan PDR Uygulamaları Anketi? ve psikolojik danışmanların özellikleri ile ilgili bilgileri de saptamak amacıyla ?Kişisel Bilgi Formu? kullanılmıştır. Analizlerde, Tek Yönlü Varyans Analizi, Kay-Kare, Mann Whitney U Testi ve Kruskall Wallis Testi uygulanmıştır.Araştırma sonucunda, ilköğretimde çalışan psikolojik danışmanların bireysel rehberlik uygulamasında öncelikli sırada kişisel-sosyal gelişim alanına; küçük grup rehberliği, büyük grup rehberliği, sınıf rehberliği ve konferans uygulamalarında ise hem ilköğretim hem de ortaöğretim okullarında çalışan psikolojik danışmanların ilk sırada eğitsel gelişim alanına yönelik çalışmalara öncelik verdikleri görülmüştür. İlköğretim ve ortaöğretim okullarında çalışan psikolojik danışmanlar psikolojik danışma uygulamalarından sırasıyla en fazla bireysel psikolojik danışma, acil krize yönelik psikolojik danışma ve grupla psikolojik danışma uygulamaları yürüttüklerini belirtmişlerdir. Program geliştirme uygulamalarını; ilköğretimde ve ortaöğretimde çalışan psikolojik danışmanların yarıdan fazlasının (ilk: %75, orta: %65) yaptığı saptanmıştır. Program değerlendirme uygulamalarında ise; ilköğretim ve ortaöğretimde çalışan psikolojik danışmanların yarısının (ilk: %50, orta: %54), yürüttükleri PDR programını değerlendirmeye yönelik uygulama yaptıkları görülmüştür. Bireyi tanıma tekniklerinden test dışı teknikleri ilköğretim ve ortaöğretimde çalışan psikolojik danışmanların tamamına yakınının (ilk. %95, orta: %97) uyguladığı belirlenmiştir. En fazla yapılan test dışı tekniklerin ise problem tarama listesi, başarısızlık nedenleri anketi ve otobiyografi olduğu saptanmıştır. Psikolojik test tekniklerini, ilköğretim ve ortaöğretimde çalışan psikolojik danışmanların yarıdan fazlasının (ilk: %65, orta: %72) yaptığı ve yapılan bu testlerin ağırlıklı olarak ilgi envanterleri olduğu görülmüştür. Konsültasyon, veli görüşmesi ve öğretmenlerle görüşme yapma ile ilgili uygulamaları, hem ilköğretim hem de ortaöğretimde çalışan psikolojik danışmanların tamamına yakınının gerçekleştirdiği saptanmıştır. İlköğretimde ve ortaöğretimde çalışan psikolojik danışmanların okullarda yürütülen diğer uygulamalardan en fazla oryantasyon hizmetlerine en az ise akran yardımcılığı çalışmalarına yer verdikleri belirlenmiştir.Kıdemlerine göre psikolojik danışmanların okullarda yürüttükleri bazı PDR uygulamalarında farklılıkların olduğu görülmüştür. Rehberlik uygulamalarından bireysel rehberlik, küçük grup rehberliği ve konferans uygulamalarında, bireysel psikolojik danışma yapılan danışan sayısında, bazı PDR programı değerlendirme alt uygulamaları, bireyi tanıma teknikleri alt uygulamaları ve psikolojik test teknikleri alt uygulamalarında ve oryantasyon (duruma alıştırma) uygulamalarında 11 yıl ve üstü kıdeme sahip olan psikolojik danışmanlar lehine anlamlı farklılıklar olduğu saptanmıştır. Mezuniyet düzeylerine göre psikolojik danışmanların okullarda yürüttükleri PDR uygulamalarından sadece program geliştirme alt uygulamalarından; bir grup rehberliği paket programı geliştirme ve uygulama, program geliştirme çalışmaları sonucundan sonra program değerlendirme uygulamaları yapma, program değerlendirme uygulamaları yaparken uygulamaları değerlendirmek amacıyla anket gibi ölçme araçları geliştirme, program değerlendirme çalışmaları sırasında çeşitli istatistiksel işlemlerden yararlanma gibi uygulamalarda lisansüstü eğitim alan psikolojik danışmanlar lehine anlamlı fark olduğu bulunmuştur. Çalıştıkları okul düzeyine göre sadece PDR programı geliştirme uygulamalarında bulunan psikolojik danışmanlardan ilköğretimde çalışanlar lehine, veli toplantılarına katılma ve oryantasyon uygulamalarında bulunan psikolojik danışmanlardan ise ortaöğretimde çalışanlar lehine anlamlı bir farklılık olduğu görülmüştür. Çalışılan okulun mevcuduna göre psikolojik danışmanların yürüttükleri bazı PDR uygulamalarında farklılıkların olduğu belirlenmiştir. Örneğin, bireysel psikolojik danışma yapılan danışan sayısı, bireysel psikolojik danışma toplam oturum sayısı ve yönetilen grupla psikolojik danışma sayısı 1501 ve üstü okul mevcuduna sahip okullarda çalışan psikolojik danışmanlar lehine anlamlı düzeyde farklılık göstermiştir. Lisans eğitimi sırasında alınan bireysel psikolojik danışma, grupla psikolojik danışma ve okul psikolojik danışmanlığı uygulamalarına yönelik dersler ile çalışılan okulda yürütülen PDR uygulamalarından bazıları arasında lisans eğitimi sırasında bireysel psikolojik danışma uygulaması dersini, grupla psikolojik danışma uygulama dersini ve okul psikolojik danışmanlığı uygulama dersini iki dönemde alan psikolojik danışmanlar lehine farklılıklar olduğu saptanmıştır.Anahtar Kelimeler: Okullarda yapılan PDR uygulamaları, Okul PDR programı, Psikolojik danışman