Cyber attack
55 theses under this subject heading
Siber ağlarda anomali tespiti için topolojik veri analizi
Siber ağlar, global yapısı oldukça düzensiz olan, birbirine bağlı birçok birimden oluşan karmaşık sistemlerdir. Netflow verileri ile temsil edilen siber ağların graf gösterimleri ve graf algoritmaları ile elde edilen sonuçlar bu ağların güvenliği için oldukça önemlidir. Tez çalışmamız, bir siber ağda anomali tespiti için graf teorisi yardımı ile kurulan simpleks kompleksler üzerinden topolojik veri analizi yöntemi sunmaktadır. Bu yöntem, siber ağın kalıcı homolojilerini hesaplayarak, elde edilen barkodlar arasında bir benzerlik ölçümünün kullanılmasına dayanmaktadır. Bu ölçüm ile ağda anomali durumları tespit edilecek ve mevcut saldırı durumu için gerekli önlemler alınabilecektir. Ayrıca, veri analizi için bir temel olacak bu yöntem farklı disiplinlerce de kullanılabilir.
Değişen paradigmalar doğrultusunda siber tehditlerin savunma planlamalarındaki dönüşüme etkilerinin incelenmesi
Günümüzün güvenlik ortamı, özellikle küresel boyutta bir dönüm noktası olarak kabul edilen Soğuk Savaş dönemi ile birlikte geleneksel tanımlamalarının ve çerçevesinin oldukça dışına çıkmış, farklı nitelikler kazanmıştır. Değişikliğe neden olan tehdit olguları da tamamen boyut değiştirmiş; amaçları, izlenen stratejisi, re,aksiyonları, planlama usulleri, uygulama yöntemleri, aktörleri, teknolojinin kullanımı ve coğrafi çerçevesi gibi geçmiştekilerden çok daha farklı şekillerde karşılaşılır olmuş, simetrik düzlemden çıkarak asimetrik boyutlara ulaşmıştır. Bu bağlamda; günümüzün ve geleceğe yönelik yapılacak savunma planlamalarının temelinde "belirsizlik" kavramından bahsetmek mümkündür. Uluslararası düzende yaşanan bu hızlı değişim ve dönüşüm süreci; sahip olunması gereken imkan ve kabiliyetleri başta olmak üzere barıştan itibaren sürecin tamamını etkilemeye başlamıştır. Farklı ve süratli düşünmeyi, ani ve beklenmedik durumlara, yeni tehdit türlerine süratle uyumlu olabilecek yetenekler geliştirmeyi gerektiren alışılagelenin dışındaki savunma anlayışlarıyla birlikte, paradigma değişimlerinin kaçınılmaz olmuştur. Teknolojinin ve bilişim dünyasının süratli akışı içerisinde yaşanan değişim ve gelişmeler, paradigma değişimlerine esas teşkil eden asimetrik tehdit türlerine yeni bir boyut daha eklemiştir: Siber Tehditler. Siber uzaya olan bağımlılık gün geçtikçe artmaktadır, bu yüzden siber tehditlerin çok geniş bir alanda faaliyet göstermesi ve klasik saldırılarda ne daha yıkıcı etkilere ulaşabilmesi nedeniyle, savunma planlamalarında öncelik verilmesi gerekmektedir. Belirtilen hususlar dahilinde çalışmanın amacı; savunma planlamalarındaki tarihsel süreç içerisinde meydana gelen paradigma değişimine sebep olan dönüm noktalarını ele almak suretiyle söz konusu değişikliklerin temelinde yatan ihtiyaçları açıklamak ve değişimlere ihtiyaç teşkil eden asimetrik tehdit türlerinden siber tehditleri, örnekleri ve etkileri üzerinden ele alarak, savunma planlamalarındaki yerlerini ortaya koyabilmektir. Ayrıca gerek Türkiye'nin gerekse ulaşılabilen veriler doğrultusunda örneklem olarak ele alınan diğer ülkelerin siber tehditlere yönelik; stratejilerini, planlamaya yönelik görev ve sorumluluklarını, teşkilatlanmaları çerçevesinde siber tehditlerin savunma planlama anlayışlarındaki dönüşüme etkilerine yönelik durum tespiti yapılmaya çalışılmıştır.
Siber savaşların etkileri ile devletlerin güvenlik stratejileri
Yaşamış olduğunuz çağda bilgisayar ve telekomünikasyon alanında yaşanan değişim teknolojiye olan bağlılığı artırmıştır. Dijital teknolojiler internetin ortaya çıkması ile hızla bir gelişim göstermiştir. İnternet hayatı kolaylaştıran faydalarının yanında birtakım sorunları da beraberinde getirmiş, yeni bir saldırı ortamı oluşturmuştur. İletişimin merkezi olan internetin kötü amaçlı olarak kullanılması da engellenemez hale gelmiştir Bu alanda dünyamızda ulusal ve uluslararası boyutta siber saldırı, siber savaş ve siber güvenlik gibi kavramlar ortaya çıkmıştır. Yapılan saldırılar sonrası ülkelerin güvenlik otoriterileri bu alandan gelen saldırılara ilişkin savunma stratejileri geliştirmeye başlamıştır. Hazırlamış olduğum bu tez çalışmasında ülkeler ve uluslararası örgütler ile ulusal ölçekte siber savaş boyutunda yaşanan saldırılara örnekler verilmiş sonrasında ise ekonomik, siyasi, toplumsal ve medya boyutları incelenerek siber savaşın bu alanlara etkisi araştırılmıştır. Daha sonra ise ülkelerin ayrı ayrı savunma stratejilerine değinilmiştir.
Uluslararası ilişkiler bağlamında siber güvenliğin İnsansız Hava Aracı (İHA) ve Silahlı İnsansız Hava Araçları (SİHA) üzerinden değerlendirilmesi
Uluslararası ilişkilerde var olan güç mücadelesi, 21 yy. ile fiziksel sınırları aşarak siber boyuta taşınmıştır. Siber uzayda bu alanlardan biridir. Fiziksel bir sınırın olmadığı küresel bir alandır. Siber alanda amaçlar doğrultusunda farklı aktörler bulunmaktadır. Aktörler tek başlarına bile siber alanda kendilerine yer edinebilirken, devlet ve devlet dışı aktörler tarafından da kullanılmaktadır. Kişi, kurum ve kuruluşlar gibi birçok aktör bulunmaktadır. Bu alanda aktör fazlalığının çok olması güvensizlik ortamını arttırmış ve etki alanını genişletmiştir. Devletler bu yüzden ulusal güvenliğin sağlanması konusunda ciddi önlemler almalıdır. Siber alan ile oluşan evrensel tehdit algısı artık devlet sınırlarının ötesindedir. Bu tehditi devletler ancak iş birliği yaparak çözebilir. Çünkü, uluslararası ilişkilerde tek bir güç olabileceği fikri gerçekliğe aykırıdır. Bilişim sistemlerinin gelişmesiyle birlikte siber alan aktif kullanılmaya başlanmıştır. Aktif kullanılmasından dolayı siber alanda devletler güvenliklerini sağlamak için kendini tehdit unsurlarına karşı güçlendirmişlerdir. Devletler güvenlikleri için kendi yerli ağ bağlantılarını güvence altına almış, siber alan konusunda uzmanlaşmış kişiler veya kurumları ile iş birliği içerisinde olmuştur. Tehdit unsurlarının teknolojinin gelişmesiyle zaman içinde farklılaşmış ve artışlar olmuştur. Bu tehdit unsurların farklılaşmasına karşı yenilikleri ve teknolojiyi yakından takip eden devletler diğer devletlere karşı yarış içerisinde olmayı başarabilmişlerdir. Özellikle; Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Kanada, İsrail, İran, Çin, Japonya, Birleşik Krallık, Rusya, Hindistan gibi ülkelerde bu alanda çalışmalar yapmaktadırlar. Bu siber saldırılara karşı Kuzey Atlantik Antlaşması Teşkilatı (NATO), Avrupa Birliği (AB), Birleşmiş Milletler (BM), Avrupa Konseyi gibi kuruluşlarda siber alan ve tehditler konusunda gelişme içerisindedirler. Uluslararası ilişkilerde devletlerin barış algısını etkileyen siber saldırlar, güvenlik açısından istenmeyen ve dönüşü olmayan sorunlar yaratmaktadır. Çünkü devletler siber alanda kendilerine güç katarken, teknolojide yeniliği benimsemeyen, kendilerini siber alanda geliştirmeyen devletler siyasi ve askeri alanda güç kaybedilmesine neden olacaktır. İnsansız hava araçları (İHA) ve silahlı insansız hava araçları (SİHA) gibi teknolojilerin önemi dijitalleşme ile birlikte devletler için artmıştır. Burada kullanılan teknolojiler ile düşman birliklerin izlenebilmesi, anlık müdahale gibi süreçlerin yapılabilmesi, günümüz savaş sistemlerin eskiye göre artık daha otonom olduğunun göstergesidir. İHA ve SİHA teknolojileri ise bu alanda son zamanların en dikkat çekici teknolojik gelişmeleri arasındadır. Bu gelişmeler sayesinde siber alanda yaşanılacak herhangi bir durumda İHA ve SİHA gibi araçlara sahip devletler, saldırının türüne göre bu araçların kullanılmasını sağlayabileceklerdir. Bu tez çalışmasında, uluslararası ilişkiler bağlamında siber alan, siber güvenlik ve tehdit unsurlarının kavramsal anlatımlarının yanı sıra yeni nesil bilişim teknolojilerden, İHA ve SİHA' nın devletler için anlam ve önemini anlatılmaya çalışılmıştır. Bu gibi yeni nesil savunma sistemlerinin uluslararası alandaki dönüşümüne ve gelecekteki katkısına değinilmiştir.
Cyber war and cyber attack legal analysis United Nations-Turkey
The fact that access and broadcasting is almost entirely technological nowadays, almost everyone should ignore the fact that in some way attack the act of cyber attack. If we have not directly dealt with an act of cyberattack, either you have seen it, but it is not owned, or it is your previous segment that did not. As a priority against cyber attack penalties on the basis of individuals and institutions; It will be beneficial to pay attention to the formation of situational wings against cyber attack groups, strong defense against attacks, and to do what is safe in the high position where digital operations will be carried out. With the inventions of technology, cyber defense commands were added to the land, naval and air forces commands, and armies began to produce scenarios on concepts such as cyber attack and cyber warfare. Within the scope of conceptual differences, we now know that wars are not only fought by known war methods between countries. The United Nations (UN) is at the forefront of the important global intergovernmental organizations where national and international cyber security discussions are carried out. Conceptually, changes, new features, and non-clear, UN and employment-enforced legal provisions. In the field of cyber attack and cyber warfare, the international legal characteristics remain at a sufficient level, and problems arise in the extension of the sanctions. Again, when exposed to a cyber attack, the problem of not being imputed to the attack also poses a problem. The main issue that needs to be done is to determine the legal international norms and to ensure that these norms are maintained independently. In particular, panoramic evaluations will review this evaluation with the increase in the importance of cyberspace with each passing day, the developments in the phenomenon of war and the emergence of the cyber attack crime.
Enerji ve kritik altyapı güvenliğinin siber boyutu: Stuxnet saldırısı
Siber ortam her geçen gün genişlemekte ve siber saldırılar uluslararası alana yayılmaktadır. Bu sayede savaşın değişen boyutu ile modern savaşın unsurları arasında yer alan siber ortam, kritik enerji altyapılarının güvenliğini etkilemekte, ulusal ve uluslararası krizlere neden olabilmektedir. Bu çalışma, enerji güvenliğinin siber boyutuna ilişkin olarak kritik altyapılara yönelik siber saldırıların ulusal ve uluslararası güvenlik üzerindeki etkilerine odaklanmaktadır. Bu bağlamda çalışma, Stuxnet vakasından yola çıkarak enerji sektörünün siber uzayda karşılaştığı saldırıları, güvenlik teorileri çerçevesinde, dış politikanın bir aracı haline gelerek incelemektedir. Siber saldırılardaki artış ve bu saldırıların sonuçları, kritik altyapıların siber güvenliğinin önemine işaret etmektedir. Çalışmada enerji sektöründeki siber tehditler ve siber güvenlik yöntemleri, sektörde kullanılan bilgi güvenliği zafiyetleri ve bu zafiyetlerin yol açtığı tehlikeler ele alınmaktadır. İran'ın yaptırımlarla kontrol altına alınmaya çalışılmasına rağmen, ABD ve İsrail'in ortak operasyonuyla İran'ın nükleer tesislerine gerçekleştirilen (henüz resmi olarak üstlenilmeyen) Stuxnet siber saldırısının nedenleri, İran'ın saldırıyı önleyememesinin nedenleri, Soğuk Savaş'ın nükleer tehdidinin hala devam edip etmediği ve İran'ın nükleer kapasite arttırma ihtiyacının nedenleri çalışmanın araştırma sorularını oluşturuyor. Stuxnet saldırısının ülkemizde yeterince çalışılmamış olması, siber-uzay, güvenlik ve enerji alanlarındaki gelişmelerin dinamizmi tez konusunun seçilme nedenlerini ifade etmektedir. Yerel çalışmalardaki yetersizlik ve multidisipliner özelliği çalışmanın özgün bir niteliğe sahip olduğunu göstermektedir.
E-ticarette tüketici siber güvenliği
İnternetin yaygınlaşması, elektronik ticaret gibi yeni bir ticaret modelinin doğmasına yol açmıştır. Şirketler, müşterilerine yönelik kişisel hizmetleri sunmak ve ürünlerini hedef kitlelerine daha etkin bir şekilde pazarlamak amacıyla internet araçlarını kullanmaktadır. E-ticaret, mal ve hizmetlerin elektronik olarak satın alındığı ve satıldığı bir ticaret modelidir. İnternet üzerinden yapılan alışverişlerin artmasıyla birlikte, e-ticaret hızla büyüyen bir sektör haline geldi. E-ticaret, tüketicilere kolay ve hızlı bir alışveriş deneyimi sunarken, işletmeler için daha düşük işletme maliyetleri ve daha geniş bir müşteri tabanı sağlamaktadır. Öte yandan e-ticaretin yaygınlaşması, siber güvenlik konusunda yeni risklerin ortaya çıkmasına neden olmaktadır. E-ticaret işletmeleri, müşterilerin kişisel ve finansal bilgilerini tutarken, bu bilgilerin siber suçlular tarafından ele geçirilmesi gibi birçok tehditle karşı karşıya kalmaktadır. Bu nedenle, tüketicilerin siber güvenliği, e-ticaret işletmeleri için kritik öneme sahiptir. Tüketiciler, online ortamda alışveriş yaparken kimlik avı veya diğer adıyla oltalama, üçüncü taraf ihlali, istenmeyen spam e-posta, kötü amaçlı yazılımlar, veri hırsızlığı veya bunun gibi çeşitli siber saldırılara maruz kalmaktadır. Bu siber güvenlik tehditleri, hem tüketiciler hem de işletmeler için ciddi sonuçlar ortaya çıkarmaktadır. Tüketicilerin kişisel ve finansal bilgilerinin çalınması, maddi zararlar ve güven kaybı yaratmaktadır. Öte yandan e-ticaret işletmelerinin itibarını kaybetmesi de müşteri kaybı ve buna bağlı yaşanabilecek maddi zararlar meydana getirmektedir. Bu nedenle, e-ticaret işletmeleri, siber güvenlik önlemleri almak ve müşterilerinin verilerini korumak için güvenlik protokolleri, şifreleme teknolojileri ve diğer siber güvenlik araçları kullanmalıdır. E-ticaret işletmeleri ve tüketiciler, siber güvenlik ve bilgi güvenliği konusunda gerekli tedbirleri almalıdır. E-ticaret işletmeleri, güvenli bir alışveriş deneyimi sunmak için siber güvenlik teknolojileri ve araçları kullanmalıdır. Bunun yanı sıra, tüketicilerin bilgi güvenliğinin sağlanması açısından çıkarılan yasalar; gizliliğinin sağlanması, siber suçluların bu bilgilere erişiminin engellenmesi ve kötü amaçlar için kullanılmasının önlenmesi açısından önem arz etmektedir. Bu faktörler, tüketicinin e-ticaret ortamında güvende hissetmesi açısından önemlidir. Çünkü güven duygusu, satın alma niyetini etkilemektedir. Sonuç olarak, siber tehditlerin arttığı günümüzde tüketicilerin e-ticaret üzerindeki endişesini ortadan kaldırarak güvenli bir alışveriş ortamı yaratmak için siber güvenliğin etkin önlemler alınarak sağlanması gerekmektedir. Bu çalışma kapsamında; gizlilik (kişisel verilerin başka amaçlarla kullanılması, kişisel verilerin gizliliği, ziyaret edilen web sitelerinin diğer siteleri bilmesi / takip etmesi ve kişisel bilgilerin diğer taraflarla paylaşılması), güvenlik (e-ticaret sitelerinin müşterilerini koruması için güvenlik önlemleri alması, kimlik doğrulama yeteneği ve bilgilerin işlem sırasında değiştirilmesine veya çalınmasına karşı koruma sağlaması), finansal (kişisel verilerin online ortamda paylaşılmasıyla paranın başkaları tarafından çalınması korkusu, banka hesap numarasının online alışveriş yapmak için kullanılması xv korkusu, kredi kartının online alışveriş yapmak için kullanılması korkusu, benim adıma online alışveriş yapılabileceği korkusu, kişisel verileri kullanarak online alışveriş yapabilecek birisi konusundaki endişe, online alışveriş yapmak için kredi kartı numarası verilmesi gerektiğinde kötüye kullanılabileceği korkusu, online alışveriş yapmak için banka hesap numarası verilmesi gerektiğinde kötüye kullanılabileceği korkusu ve online alışverişte bir yabancının kişisel verilere erişebileceği korkusu), teknik (e-ticaret web sitelerinin online alışveriş yapanlara dijital imza özelliği sunması, e-ticaret web sitelerinin tüketici verilerinin yetkisiz olarak değiştirilmesini önleyecek mekanizmalara sahip olması ve e-ticaret web sitelerinin taraflar arasındaki mesajların yetkili olmayan taraflarca izlenmesini önlemesi) riskleri ve yasal koruma (Türkiye'deki mevcut yasaların tüketicilerin online gizliliğini korumak için yeterli olması, online alışverişte bireylerin kişisel bilgilerini korumak için bağlayıcı yasaların varlığı ve tüketicilerin online gizlilik ihlallerine karşı yeterince korunması) değişkenlerinin tüketici güvenini ve buna bağlı olarak satın alma niyetini ne ölçüde etkilediği araştırılmıştır. Araştırmanın verileri çalışmanın kapsam ve konusuyla da uyumlu olacak şekilde internet ortamında anket yolu ile toplanmıştır. Bu çalışmada 348 kişi ankete katılmıştır. Ancak bunların 31'i (%8,9) gönüllü katılım formunu onaylamadığı için ankete katılım sağlayamamıştır. Bu neticede, analizlerde kullanılmak üzere 317 geçerli anket sayısına ulaşılmıştır. Katılımcılardan elde veriler ile tanımlayıcı istatistikler, güvenilirlik analizi, faktör analizi ve yapısal eşitlik modeli oluşturularak sonuçlar raporlanmıştır. Elde edilen sonuçlara göre, tüketicilere sunulan gizlilik politikalarının tüketici güvenini sağlama konusunda yetersiz olduğu, algılanan finansal risklerin tüketici güvenini olumsuz yönde etkilediği, e-ticaret sitelerinin güvenlik ve teknik risklere karşı uyguladığı önlemlerin tüketici güvenini olumlu yönde etkilediği, tüketicilerin siber risklere ilişkin yasal çerçeve hakkında bilgi sahibi ve haberdar olmasının güveni olumlu yönde etkilediği, bunların sonucunda tüketicide oluşan güvenin satın alma niyetini olumlu yönde etkilediği sonucuna varılmıştır. Buna göre, çalışmada e-ticarette tüketici siber güvenliğinin sağlanmasına yönelik çeşitli öneriler belirtilmiştir. Çalışma kapsamında, e-ticaret işletmelerinin tüketici gizliliğini ve güvenliğini sağlamasına ilişkin önemli faydaları olacağı düşünülmektedir.
Bilişim suçları ve Adana ilinde 2006-2009 yılları arasında meydana gelen bilişim suçlarının değerlendirilmesi
Bilişim Suçları ve Adana İlinde 2006-2009 Yılları Arasında Meydana Gelen Bilişim Suçlarının DeğerlendirilmesiTeknolojinin gelişmesiyle birlikte hayatımızın her alanına giren bilgisayar ve bilgisayar sistemleri, bu yolla oluşabilecek suçları da beraberinde getirmiş ve karşımıza ulaşılması ve takibi zor olan bilişim suçlarını çıkarmıştır.Bu çalışmada bilişim suçlarının nasıl işlendiği ve soruşturmada kullanılan teknik cihazlar araştırılmıştır.Çalışmada Adana İl Emniyet Müdürlüğü kayıtlarına yansıyan 648 olay ve 1872 şüpheli incelenmiştir. İnternet üzerinden işlenen suçların ilk sırasında dolandırıcılık olduğu, suç işlemede en çok zararlı yazılım yönteminin kullanıldığı, şüphelilerin %89'unun erkek ve 21-30 yaş aralığında olduğu saptanmıştır.Bilim ve teknolojideki gelişmeler aynı zamanda suçluların kullandıkları teknik ve yöntemlerin de gelişmesine neden olmaktadır. Bu yüzden tüm Adli Bilim uzmanları gibi Bilişim Suçu uzmanları da kendi alanlarındaki yenilikleri takip ederek gelişmelere uyum sağlamak zorundadırlar.
Uluslararası ilişkilerde siber güvenlik algısı ve ulus devletin değişen stratejisi
Bilginin güce eşit olduğu çağımızda bilginin saniyeler içerisinde tek bir tuşla paylaşıldığı siber uzay, ulusal ve uluslararası güvenlik algısında radikal değişimlere yol açmıştır. Bu yüksek lisans tez çalışması siber uzayın yarattığı algı değişiminin devletlerin ulusal güvenlik stratejilerini nasıl etkilediğini araştırmaktadır. Çalışmada siber uzayla ilgili kavramsal ve kuramsal çerçevenin incelenmesinin ardından, siber uzayda ulus devletlerin birbirleriyle ve devlet dışı aktörlerle ilişkileri tepkisel, stratejik ve diplomatik olarak gruplandırılmıştır. Buna ek olarak, siber güvenliğin sağlanmasındaki kısıtlı uluslararası işbirliği çabaları, Rusya-Ukrayna Krizi'nde Siber Berkut'un eylemleri ile sosyal medyada siber korsan ve terör gruplarının meydan okumaları incelenmiştir. Ayrıca, Türkiye'nin ulusal güvenlik stratejisi siber yeterlilikleri gelişmiş olan devletlerle kıyaslanmış ve Türkiye için bir siber güvenlik modeli ortaya konulmuştur. 'Beşinci Boyut' olarak adlandırılan siber uzayın güvenlik algısında yarattığı değişimler, ulus devletin kara, hava, deniz ve uzayın yanı sıra siber alanda da tavizsiz güç yarışını sürdüreceğini göstermektedir. Bununla birlikte, devletlerin siber diplomasiyi yabancı devletlerin halklarını etkilemede etkin bir araç olarak kullandıkları, siber istihbarat faaliyetlerine önem verdikleri ve siber ordular kurdukları görülmektedir. Siber güvenlik stratejilerinde devletlerin ulusal yazılımlarını geliştirmeye öncelik vermeleri ulusal güvenlik kaygılarının uluslararası işbirliğinin önüne geçebileceğine işaret etmektedir. Çalışmada uluslararası siber güvenliğin sağlanması için siber terör gruplarıyla olan mücadelede uluslararası işbirliğinin sağlanması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar kelimeler: Siber uzay, ulusal ve uluslararası güvenlik algısı, ulusal siber güvenlik stratejisi, siber diplomasi, siber istihbarat.
Bilgisayar saldırıları için tahmin, tespit ve karşı koyma yöntemleri
daha sonra doldurulacaktır
Gaziantep'te faaliyet gösteren orta ve büyük ölçekli işletmelerin siber güvenlik yönetim yaklaşımlarının analizi
Bilgi ve İletişim Teknolojilerinin (BİT), hayatımızın her alanına girdiği bir zamanda yaşamaktayız. BİT hemen hemen herkes tarafından sosyalleşmede, bilgiye erişimde, ticarette üretimde, devlet kurumlarında ve gündelik iş hayatında yaygın olarak kullanılmaktadır. Teknoloji iyi yönetildiği zaman işletmelere büyük fırsatlar sunmaktadır. Fakat kötü yönetildiği zaman bir tehdit unsuruna dönüşmektedir. Teknoloji aynı zamanda kötülere şeytanca fikirlerini uygulama fırsatı verdiği için her türlü bilgi hırsızlığına, casusluğa ve çeşitli siber suçlara da yol açmaktadır. Bu kapsamda teknoloji yönetimi, özelde de siber güvenlik yönetimi işletmeler için hayati bir konudur. Bu çalışmada; genel olarak Gaziantep'teki orta ve büyük ölçekli firmaların genel olarak siber güvenliğe yaklaşımları sevilerini tespiti ve firmaların demografik özelliklerine göre firmaların siber güvenlik yaklaşımlarında farlılıklar olup olmadığının belirlememesi amaçlanmıştır. Bu kapsamda çalışmada anket tekniği kullanılarak 128 firmadan elde edilen verilerin analizi sonucunda, araştırma kapsamındaki firmaların siber güvenlik yaklaşımlarının genel olarak düşük düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Araştırma kapsamındaki firmaların siber güvenliğe kurumsal yaklaşım, yazılım geliştirme ve destek aşamalarında bilgi sistemleri erişim kontrolü güvenlik tedbirleri, siber güvenlik ihlalleri ve iş sürekliliği yönetimi ile genel siber güvenlik yaklaşımlarının düşük düzeyde olduğu; fiziksel ve çevresel güvenlik tedbirleri ile bilişim sistemleri ve iletişim ağlarının işletim ve bakım kontrolleri düzeyinin orta düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca bu çalışmada firmaların özelliklerine göre siber güvenlik yaklaşımlarının farklılıklar gösterdiği tespit edilmiştir. Örneğin; çalışan sayısı ve sermaye yapısı daha büyük olan firmalar, bilişim sistemlerine bağımlılığı daha yüksek olmanın yanında söz konusu firmaların siber güvenliğe kurumsal yaklaşım düzeyleri daha yüksektir. Anahtar Kelimeler: Siber güvenlik, siber güvenliğe kurumsal yaklaşım.
Siber riskler karşısında KOBİ'lerin bilgi güvenliği farkındalıklarını ölçen bir ölçek geliştirme: Gaziantep örneklemi
Globalleşen dünya ve İnternet teknolojisinin sağladığı avantajlardan sonra KOBİ'ler bölgesel şirketler olmaktan çıkıp global firmalar haline geldiler. İnternetin ve globalleşmenin sağladığı bu avantajlar aynı zaman da KOBİ'ler için yeni tehditlerin oluşmasına neden oldu. Bu nedenle, bu çalışma KOBİ'lerin bilgi güvenliği farkındalıklarını ölçmek için bir ölçek geliştirilmesi amacıyla yürütülmüştür. Bu ölçeğin İçerik/Kapsam geçerliği, Ölçüt-Bağımlı Geçerliliği ve Yapı Geçerliliği ispatlanmıştır. İç tutarlık Güvenirliği için Cronbach alfa katsayısı kullanılmıştır. Keşfedici ve Doğrulayıcı Faktör analizi yapılmıştır. Çalışmanın önemi KOBİ'lerin bilgi güvenliği farkındalıklarının algılanmasını ölçmeye yönelik yeni, geçerli ve güvenirliği olan bir ölçek olmasıdır.
Türkiye'nin siber güvenlik politikaları ve siber saldırıların uluslararası etkileri
Siber güvenlik, her geçen gün daha büyük bir soruna dönüşen, yakın sayılabilecek bir geçmişe sahip bir olgudur. Teknolojik gelişmelerin geldiği nokta ve teknoloji kullanımının yaygınlaşması ile birlikte hem bireysel hem de ulusal bir önem taşımaya başlayan siber güvenlik olgusuna yönelik uluslararası arenada birçok çalışma gerçekleştirilmektedir. Çalışma kapsamında da siber saldırılardan etkilenen ülkeler olmak üzere önde gelen ülkelerin siber güvenlik politikaları ele alınacaktır. Bu amaçla ilk olarak güvenlik, ulusal güvenlik ve siber güvenlik olgularına yer verilecek alt başlıkları ile birlikte bu olgular ele alınacaktır. Bu başlıkların yanı sıra siber saldırı türleri, Türkiye'nin siber güvenlik politikalarına ve uluslararası siber güvenlik yaklaşımları ele alınarak yakın geçmişte yaşanmış saldırılar ve önde gelen ülkelerin siber güvenlik çalışmalarına yer verilecektir. Son olarak sonuç ve öneriler ile birlikte de çalışma tamamlanacaktır.
Siber saldırıların loglar üzerinden tespit edilmesi ve önlenmesi
Teknoloji kullanımı giderek yaygınlaşmakta, insan hayatının vazgeçilmezleri arasında yer almaktadır. Teknolojinin tüm alanlarda yaygın olarak kullanılması bilgisayar sistemleri üzerinde güvenlik açıklarının oluşmasına neden olmaktadır. Sistemlere yapılan saldırıların nereden ne zaman kim tarafından yapılacağı bilinmemektedir. Bu bağlamda sistemler üzerinde gerçekleşen işlemlerin internet izlerinin tutulması, log kayıtlarının alınması, yaşanan birçok siber saldırıyı çözme konusunda uzmanlara fayda sağlamaktadır. Sistemler üzerindeki zafiyetlerin hackerlar tarafından fark edilmesiyle beraberinde çeşitli siber saldırılar ortaya çıkarmıştır. Tespit edilen bu zafiyetler üzerinden network sistemi üzerinde hakimiyet kurmaları, maddi kazanç elde etmeleri ve itibari sebepler yer alabilmektedir. Bu durum sistemlerin bilgi bütünlüğünü bozmaktadır. Bu çalışma kapsamında log kayıtları üzerinden siber saldırıların tespit edilebileceği ve siber saldırıların engellenebileceği araştırılmıştır. Bu çalışma loglar üzerinden siber saldırıların tespit edilmesi ve engellenmesi, siber saldırılara karşı çözümlerin üretilmesi bakış açısıyla literatüre katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
Siber güvenlik ve terörizmin evrilişi: Türkiye üzerine etkileri
Günümüzde siber ortamda yapılan eylem ve saldırılar sonucunda ortaya çıkan büyük zararlar, siber güvenliğin önemini artırmaktadır. Siber alanda sadece terör örgütleri değil, devletlerde bu alanda faaliyet yürütmektedirler. Siber ortamda devletlerin önemli kritik altyapılarına yapılan saldırılar ile büyük maddi kayıplar ve toplumsal alanda huzursuzluk ve korku yayarak çöküntüler hedef alınmaktadır. Bu faktörler, önümüzdeki dönemde devletler arasında yaşanacak savaşlar ve mücadelelerin siber ortamda oluşmasına neden olacaktır. Klasik Uluslararası İlişkiler, reel dünyayı ve bu dünyadaki ilişkileri incelemekte olup, siber alan ve bu alandaki uluslararası ilişkiler genel olarak gözardı edilmektedir. Bu maksatla, bu çalışmada temel olarak siber alan ve bu alandaki faaliyetlerin önemi anlatılmaktadır. Siber alandaki gelişmeler uluslararası ilişkilere farklı bir yönden bakılmasını sağlayacaktır. Bu çalışmanın ilk bölümünde, güvenlik kavramı ve dönüşümü, siber alan, siber terörizm ve siber savaş ile ilgili kavramsal bilgiler anlatıldıktan sonra, ikinci bölümde siber terörizm ve güvenlik unsurları, üçüncü bölümde siber alanda kullanılan siber silah türleri örneklerle açıklanmakta olup, dördüncü bölümde ise siber terörizmle mücadele ve alınacak tedbirler ile Türkiye'nin siber güvenlik politikaları değerlendirilmektedir. Anahtar Sözcükler: Siber Alan, Siber Güvenlik, Siber Terörizm, Siber Saldırı, Siber Savaş, Küreselleşme.
Siber saldırı türlerinin simüle edilmesi ve YARA ile tespiti
Bilişim sistemlerinin oldukça hızlı gelişimi, kurum ve kuruluşların tüm iş süreçlerini bilişim sistemleri üzerine taşımasını ve tüm süreçlerin bu sistemler üzerinde yürütülmesini ortaya çıkarmıştır. Bununla birlikte sistemler üzerinde bulunan şirket verilerinin ve kişisel verilerin güvenliğini sağlamak da bir sektör haline gelmiştir. Aynı zamanda kuruluşların bilişim sistemlerindeki verilerini hedef alan kötü niyetli kişi veya gruplar tarafından verilerin güvenliği tehlikeye atılmaktadır. Kuruluşların bu saldırgan kişi veya gruplar tarafından hedef alınması her geçen gün daha da artmaktadır. Dolayısıyla kuruluşlar kendi sistemlerini korumak amacıyla siber güvenlik için çeşitli çözümler kullanmaya başlamışlardır. Ancak bu çözümler sürdürülebilir bir siber güvenlik alt yapısı ve fiziksel ekibi olmayan kuruluşlar için yeterli değildir ve bu kuruluşlar saldırganların hedefi olmaktan kaçınamazlar. Saldırganların hedefi olmuş bir kurum veya kuruluşta oluşacak hasarın en aza indirgenmesi, oluşan hasarın onarılması ve yetkisiz erişimlerin kaldırılması için Adli Bilişim ve Olay Müdahalesi süreçleri işletilir. Adli bilişim ve olay müdahalesi süreçlerinde inceleme yapılan kurum alt yapısındaki tüm uç noktaların hızlı bir şekilde analiz edilmesi ve tüm tehdit unsurlarının tespit edilip ortadan kaldırılması kurum faaliyetlerinin devam etmesi açısından önem arz etmektedir. Bu tez çalışmasında siber dünyada aktif olarak sıkça kullanılan saldırı türlerinin analizi yapılmaktadır. Aynı zamanda bu saldırı türleri simüle edilmektedir. Adli Bilişim ve Olay Müdahale süreçlerinde Windows ve Linux sistemlerin bulunduğu bir sanal ortam oluşturularak bu ortamda sık kullanılan siber saldırı yöntemlerinin uygulanması ve bu yöntemlere karşı savunma mekanizmalarının geliştirilmesi, olay örgüsünün çözülerek kök sebebin ortaya çıkarılmasına katkı sağlamak hedeflenmiştir. Bu çalışmanın motivasyonu tüm kurum ve kuruluşların karşı karşıya olduğu siber tehditlerle baş edebilmektir. Tez çalışmasında yapılan uygulamada Windows sistemlerde sıkça karşılaşılan zararlı yazılım türevlerinin manuel tekniklerle ve açık kaynak çözümlerden olan YARA ile tespitinin nasıl yapıldığı açıklanmıştır.
Web shell saldırı türünün windows forensic teknikleriyle analiz edilmesi
Günümüzde iletişim teknolojilerinin hızla yaygınlaşması ve internet kullanımının artması ile siber saldırılar gün geçtikçe artmaktadır. Meydana gelen siber saldırılar sonucunda; kurumlar maddi ve itibar kaybı gibi büyük kayıplar yaşamaktadırlar. Siber saldırıların geç tespiti, analistlerin yetkinliği ve verilerin ayrıştırılma sürecinde yaşanan aksaklıklar saldırıların zarar boyutunu arttırmaktadır. Bu yüzden meydana gelen saldırıların erken tespiti önem arz etmektedir. Özellikle sistemlere erişim sağladıktan sonra uzun süre sistem içerisinde yıllarca fark edilmeden kalabilen gruplar bulunmaktadır. Bu gruplar APT (Advanced Persistent Threat: Gelişmiş Kalıcı Tehdit) grupları olarak adlandırılıp web shell saldırı türünü sık olarak kullanmaktadırlar. Saldırganların hedef sisteme birden fazla Shell yükleme yöntemi ile erişme olanağı bulunmaktadır. Shell dosya kodu yüklenen sistemlerde saldırganlar erişim yetkisine sahip olarak sistemler üzerinde kötücül aktiviteler gerçekleştirebilmektedir. Bu tezin amacı siber güvenlik dünyasında bulunan ve bu alanda ilgili olan kişilerin bir web Shell saldırısı ile karşılaştıklarında ilk olarak hangi işlemleri yaparak sistemleri kontrol edebileceği ve alınabilecek önlemleri içermektedir. Bu tez çalışmasında bir sistem üzerine web shell yüklemesi yapıldıktan sonra Windows sistemler üzerinde nasıl analiz edilerek tespit edildiği açıklanmış ve adli bilişim açısından analizinin nasıl gerçekleştirilmesi gerektiği ortaya konulmuştur. Tez çalışmasının uygulama bölümünde, saldırı sonrası içerisine file upload yöntemi ile shell yüklemesi yapılmış ve imajı alınmış sistemin analizi gerçekleştirilmiştir. Çalışma sırasında kullanılan analiz yöntemlerinin hepsi açık kaynak kodlu ve ücretsiz yazılımlardır.
Detection of web attacks via PART classifier
With the vast and continuous growth in both computers and communications fields, despite its facilitation of work at all levels, there are a number of new challenges society is facing. The most important of which is the security of sensitive data. With so many hackers wanting to steal sensitive information and exploit it for their own unethical purposes, new protection techniques have to be found. In recent years, Intrusion Detection System (IDS) technology has emerged as an effective option for protecting information within the network. This technology can distinguish between normal traffic and intrusion within the network. In this study, the PART-machine learning classifier algorithm was used to detect web attack attempts based on one of the most recent datasets CICIDS2017. The classifier achieved more than 99% accuracy. RandomForest, NaiveBayes, and BayesNet algorithms are also tested for comparison purposes.
Detection and analysis of cyber-attacks on IoT network devices
One of the most pressing concerns in network forensics is the detection of cyber-attacks in the IoT networks and their devices. Traditional intrusion detection systems based on signature rules are unable to detect current attack types. Hence, the need to urgently develop advanced methods for classifying IoT network traffic that can swiftly detect cyber-attacks becomes inevitable. This research aims to develop machine learning algorithms for cyber-attack detection in IoT-based networks, by analyzing the traffic data composed from the network itself. An ideal IoT network was implemented solely for the attack scenarios and generation of a dataset. The self-generated dataset from the IoT network was utilized for the comparison of machine learning algorithms suitable for the classification of attack-to-normal network traffic data. The algorithms are expected to classify the multi-class data into nine classes (normal traffic inclusive).
Siber tehdit istihbaratıyla özgün tehdit aktörleri veri kümesi oluşturma ve sınıflandırma
Siber uzayda bilgi işleyen teknoloji ve veri varlığının artışıyla birlikte gelişmiş sürekli tehdit aktörü olarak tanımlanan gruplar ortaya çıkarak endüstriyel casusluk, sabotaj ve hırsızlık suçlarını işlemektedirler. Kuruluşlar veri varlığını korumak için siber güvenlik süreçlerini iyileştirme amacıyla siber savunma faaliyetleri ve bu faaliyetlerin yerine getirilmesi için gerekli savunma teknolojilerine yatırım yapmaktadırlar. Siber tehdit istihbaratı ise bu savunma faaliyetleri içerisinde daha bilinçli izleme, tespit ve müdahale adımlarını güçlendirmek amacıyla faydalandıkları bir alandır. Bu çalışmada kurum ve kuruluşların savunma faaliyetleri kapsamında tespit ve önleme kabiliyetlerini arttırılması amacıyla tehdit istihbaratından elde edilen zararlı göstergelerle tehdit aktörlerine ait veri kümesi oluşturulması ve sınıflandırılması hedeflenmiştir. İnternet üzerinden tehdit aktörlerine ve siber saldırılara ait zararlı göstergelerin toplanarak oluşturulacak olan veri kümesi ile daha önceki benzer siber saldırı aktivitelerinin çıkarılması hedeflenmektedir. Olay müdahale süreçlerinde elde edilen zararlı göstergeler veri kümesinde yer alan özniteliklerle karşılaştırılarak tehdit aktörü veya bir siber saldırıya ait tehdit istihbaratı ilişkisi çıkarabilir. Çalışma sonucunda zararlı gösterge ile ilişkili siber saldırı veya tehdit aktörünün daha önceki saldırılarda kullandığı zararlı göstergelerin çıkarımı sağlanacaktır. Oluşturulan veri kümesi ile tespit edilen bulgunun tehdit aktörü ilişkisi konusunda çıkarım yapılmasını sağlayacaktır. Örneğin, Olay müdahale çalışması ile tespit edilen IP adresi hakkında servis sağlayıcı ve IP bloğu bilgisi ile oluşturulan veri kümesi içerisinde yer alan IP adresi benzerlik ilişkisine bakılarak ilişki kurulan bir siber saldırı veya tehdit aktörü hakkında bilgi edinilebilir.
Türkiye'de basketbol klasman hakemlerinin siber mağduriyetleri ve farkındalıklarının incelenmesi
Hakemler, spor müsabakalarının yarışma kurallarına uygun ve tarafsız olarak yönetilmesi sorumluluğunu üstlenen kişilerdir. Günümüzde bilişim teknolojilerindeki değişim ve gelişmeler her kesimden insanı sanal âlemin içerisine çekmekte ve çoğu zaman eleştiri sınırlarını aşan yorumlar siber taciz ve siber zorbalığa dönüşebilmektedir. Özellikle müsabaka öncesi ve sonrasında yaşanan bu durum, hakemlerin sergileyebilecekleri performansı da doğrudan etkileyebilecek bir husustur. Bu çalışma; Türkiye'de basketbol klasman hakemlerinin siber mağduriyetleri ve farkındalıklarının incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Bu çalışmaya Türkiye Basketbol Liglerinde A, B ve C Klasmanlarında görev yapan toplam 207 basketbol hakemi katıldı. Basketbol hakemlerine; Arıcak ve ark. tarafından geliştirilen 14 maddelik Siber Duyarlılık Ölçeği ile 24 maddelik Siber Mağduriyet Ölçeği uygulandı. Elde edilen veriler istatistik paket programında değerlendirildi, ikili karşılaştırmalarda parametrik testlerden T Testi ile çoklu karşılaştırmalarda Tukey uygulandı. Araştırma sonucunda; basketbol hakemlerinin siber zorbalığa karşı yüksek düzeyde duyarlılık ( = 36.29) gösterdikleri, erkek hakemlerin ise daha duyarlı oldukları görüldü. B klasman hakemlerinin diğer klasman hakemlerinden daha az duyarlılık sergiledikleri istatistiksel olarak anlamlı bulundu. Yaş, medeni durum, eğitim durumu, meslek, hakemlik tecrübesi, internette ilk girilen web adresi, günlük internet kullanım süresi, internete ulaşım mekânları ve internete ulaşım araçlarının siber zorbalığa karşı duyarlılığı etkilemediği tespit edildi. Diğer taraftan basketbol hakemlerinin yüksek düzeyde siber mağduriyet ( =43.55) yaşadıkları, B klasman hakemlerinin diğer klasman hakemlerinden daha çok siber saldırıya uğradıkları ve günlük 9-12 saat internet kullananların daha az siber saldırılara maruz kalmaları istatistiksel olarak anlamlı bulundu. Cinsiyet, yaş, medeni durum, eğitim durumu, meslek, hakemlik tecrübesi, internette ilk girilen web adresi, internete ulaşım mekânları ve internete ulaşım araçlarının siber mağduriyete karşı duyarlılığı etkilemediği tespit edildi. Sonuç olarak, basketbol hakemlerinin siber zorbalığa duyarlılık göstermelerine rağmen siber mağduriyete maruz kaldıkları, ancak günlük internet kullanım süresinin mağduriyet ile ilişkili olmadığı söylenebilir.
Siber güvenlik kavramının gelişimi ve Türkiye özelinde bir değerlendirme
Günümüzde ülkeler, teknolojik imkân ve kabiliyetlerini geliştirerek siber uzayda hak sahibi olabilmek ve bu alanda nüfuzlarını artırmak istemektedirler. Teknolojiye ve internete daha çok bağımlı hale gelen ülkeler, siber saldırıların vazgeçilmez bir unsuru olan internet üzerinden, çok daha rahat bir şekilde siber saldırılara maruz kalabilmektedir. Bu siber saldırıların, genellikle ülkeler için hayati öneme haiz olan ulaşım, enerji, su, finans ve haberleşme gibi kritik altyapı sektörlerine yapıldığını düşünürsek, sonuçları itibariyle, çok büyük maddi zararlar, can ve mal kayıpları yaşanabilecek ve bu sektörlerden bir süre hizmet alınamaz hale gelinebilecektir. Bu sebeplerle devletler, kendi savunma mekanizmalarını oluşturarak, belirsizliklerle dolu siber uzayı, yeni huzursuzluklar doğurmadan, kontrol altına alabilecek siber güvenlik çalışmaları ve politikalarını belirlemek zorundadırlar. Sonuç olarak, siber güvenlik kavramının bileşenlerini çok iyi bir şekilde idrak etmek, yaşanmış siber saldırı örneklerinden ders çıkararak yeterli seviyede bilinç ve farkındalık seviyesine ulaşmak, uluslararası örgütler ve devletler nezdinde yürütülen siber güvenlik çalışmaları ve politikalarını çok iyi anlayarak ulusal siber güvenlik politika ve eylem planlarını oluşturmak, devletlerin siber güvenlik ile ilgili yürütmek zorunda olduğu asıl amaçları arasında olmalıdır.
Siber teknolojilere dayalı yeni uluslararası güvenlik konsepti bağlamında Türkiye'nin siber güvenlik stratejisi
Siber uzay ekonomiden ticarete, eğlenceden sağlığa, iletişimden ulaşıma, siyasetten savunmaya, bireysel işlemlerden küresel işlemlere, işletmelere ait süreçlerden devlete düzeyindeki hizmetlere kadar her alanı baştan başa etkileyen bir hal almıştır. Nerdeyse tüm işlem ve süreçlerin transfer edildiği bir alan halini alan bu uzayın ve bu uzayın siber teknolojilerinin güvenliğinin sağlanması elzemdir. Son zamanlarda siber silahların gelişiminde yaşanan artışlar ve bu silahların bireylerden devletlere kadar oldukça geniş bir yelpazeye karşı kullanılması, siber uzayın güvenliğinin bireyler ve devletler düzeyinde sağlanması gerekliliğini dayatmaktadır. Siber saldırıların bıraktığı tahribatlar hem birey hem de devlet düzeyinde önemli problemlere neden olmaktadır. Buna istinaden siber güvenliğin en zayıf halkası olan bireyin farkındalığının arttırılması, siber güvenliğe devletler düzeyinde önem verilmesi ve siber uzayın devletler tarafından savunulması gereken bir alan olması durumları öne çıkmıştır. Dünya genelinde devletler kendi politikalarına siber güvenliğin önemini, kendi siber uzaylarını savunma tedbirlerini ve siber güvenlik strateji belgelerini dâhil etmeye başlamışlardır. Önümüzdeki yıllarda teknolojik gelişmelere bağlı olarak siber saldırıların ve siber savaşların daha da artacağı göz önüne alınacak olursa, her devletin kendisini savunabilecek gerekli bilgi ve donanıma sahip siber savunma birimlerini, siber güvenlik strateji belgelerini ve yeterli insan farkındalığını oluşturmasının önemi net bir şekilde görülmektedir. Bu bağlamda, küreselleşme ve teknolojinin bu döneminde yeni bir alan olarak ortaya çıkan, Siber Uzay, Siber Saldırılar, Siber Çatışmalar, Dünyada Siber Güvenlik Sorunu ve Siber Güvenlik Stratejileri ve son olarak da Türkiye'nin Ulusal Siber Güvenlik Stratejileri/Politikaları çalışmanın önemli ve kilit noktasını teşkil edecektir. Anahtar Sözcükler Siber Güvenlik, Siber Uzay, Siber Saldırı, Siber Savaş, Ulusal Siber Güvenlik, Siber Strateji, Bilgi Güvenliği, Eylem Planı.
Ulusal güvenlik için blokzinciri tabanlısiber güvenlik modeli
Günümüzde İnternete bağlı bilgisayarlar; kolumuzdaki saatten fabrika otomasyon sistemlerine (SCADA) kadar hayatımızın her alanına girmiş durumdadır. İnternetin bu derece genişlemesi, siber saldırıları kişisel ve ulusal güvenliğimizin karşısındaki en büyük tehdit unsuru haline getirmektedir. Devletlerin kritik altyapılarına nüfus edebilecek kadar kabiliyet kazanan siber saldırılar, 2017 yılı içerisinde dünya çapında toplam 600 milyar dolar maddi zarara sebebiyet vermişlerdir. Bulut bilişim ve nesnelerin interneti gibi internet ortamını kullanan teknolojilerdeki gelişmeler, siber ortamdaki riskin yönetimini her geçen gün daha da zorlaştırmaktadır. Son yıllarda suçun tespitinde yaşanan zorluklar ve adli bilişim süreçlerinde öne çıkan diğer bir siber güvenlik unsuru ise inkâr edilemezliğin ve denetlenebilirliğin sağlanmasıdır. Blokzinciri, dağıtık mimarisi ve gerçekleşen işlemlerin tutulduğu silinemez kayıt defteri sayesinde bizlere, tüm bu güvenlik problemlerini giderebilecek yeni nesil bir teknoloji vaat etmektedir. Bu çalışmada blokzinciri sisteminin işleyişi ele alınmış, bu konudaki çalışmaların güvenlik konusunda ortaya koyduğu yeni yaklaşımlar ve bu yaklaşımlarla siber güvenlik için ne tür çözümler geliştirilebileceği incelenmiştir. Blokzincirinin kullanılarak, ulusal kritik altyapılarda bilgi güvenliğinin sağlanmasına örnek teşkil edebilecek bir model oluşturulmuş ve Hyperledger-Fabric'te kodlanarak gerçeklenmiştir. Bu kapsamda blokzincirinin ulusal güvenlik amaçlı kullanımına yönelik çıkarımlarda bulunulmuştur.