Ceremonies

68 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Performans, taziye ve seyirci

Bu çalışmada, "Performans Teorisi" ışığında İran taziyesinin önemi ortaya konurken, bu teori ile taziye ritüelinin ilişkisinin belirtilmesi amaçlanmış ve ritüelin tarihî, siyasi ve kültürel yönleri incelenmiştir. Ayrıca bu ritüelin performans ve tiyatro yönü, yeni bir bakış açısıyla gösterilmiştir. Bu tezdeki üç kavram, yani performans, ritüel ve tiyatro, tezin konusuna paralel olarak açıklandıktan sonra, taziye terimi detaylı bir şekilde anlatılmıştır. Ayrıca taziye ritüelindeki seyirci ve oyuncu ilişkisi incelenmiştir. Çalışmada, taziye seyircilerinin izledikleri oyunla ilgili katılımları ile inanç konusu değerlendirilmiş ve bu törensel gösterinin kimliği, Amerikalı yönetmen Richard Schechner'in Performans Teorisi çerçevesinde incelenmiştir. Ayrıca taziye konusunu içeren ritüel ve performans kavramları analiz edilerek seyirci ve oyuncu arasındaki enerjinin hem zihinsel hem bedensel eylem olarak nasıl bir alışveriş içinde olduğu ortaya konmuştur. Bu alışverişin hem bireysel hem toplumsal olarak sebep olduğu dönüşümden bahsedilmiştir.

Dini törenKültürPerformans+6
Golnaz Asldını
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Bizans'tan Osmanlı'ya şenlikler, törenler ve Cihat Burak resmine yansıması

Tez kapsamında yaşadığımız coğrafyanın, antik ritüellerden iktidarı toplumun benimsemesine uzanan sürecinde, şenlikler ve törenlerin, Cihat Burak'ın resminde sanata yansıması ele alınmıştır. Tezin ilk bölümünde şenlik ve tören kavramları açıklanmış,Antik Yunan toplumunda Dionysos adına düzenlenen eğlence ve dansın bir araya geldiği ritüel ele alınmıştır.Yeniden doğuşu simgeleyen Dionysos şenliklerinden, Yunan tragedyasına ve komedyalara uzanarak, kendinden sonraki uygarlıklara iktidarın meşruiyetinde temsiliyet olgusu miras bırakan tarihsel sürece değinilmiştir. Bizans ve Osmanlı imparatorluklarının kültürel zenginlikleriyle harmanlanmış İstanbul ve şenlikleri tezin ikinci bölümünde ele alınmıştır. Yaşadığımız toprakların, Bizantion adlı küçük yerleşimden, bir Doğu Roma kenti olan Konstantinopolis'e ve Osmanlı'nın İstanbul'una uzanan yolculuğu ona büyük bir simgesel olgular hazinesi aktarmaktadır.Bu çalışmada, ilk önce hipodrom/atmeydanı olarak adlandırılan alanda yapılan şenlik ve törensel etkinlikler,iktidarın ve halkın buluştuğu bir arena olarak, toplumsal yaşamdaki iktidar olgusunun bir yansıması olarak ele alınmıştır. Bizans ve Osmanlı şenliklerinde görülen ortak simgeselliklere değinilmiş, Osmanlı şenliklerinin kaydedildiği sûrnâmeler ve bu gelenekte yer alan minyatürlerin belgesel niteliği taşıyan bakış açısıyla, şenlik ve törenler üzerinden geleneksel sanatlara bir pencere açılmıştır. Şenlik ve tören olgularının günümüze uzanan tarihsel yolculuğunda,Modern Cumhuriyet'in temsiliyet törenleri niteliğine bürünen Cumhuriyet Bayramlarınadeğinilmiş, iktidar, güç, otorite kavramlarının yeniden değerlendirildiği günümüz toplumuna uzanılmıştır. Bütün bu tartışmaların toplandığı ve birleştiği tezin son bölümünde; Osmanlı'da doğan, tarih bilincine sahip, geleneksel sanatlara duyarlı bir Cumhuriyet sanatçısı olarak Cihat Burak ve Onun resimlerindeki şenlikli anlatı incelenmiştir. Bu çalışmada incelenen yönüyle sanatçı, geçmiş kültürlere gönderme yaptığı imgelerinin yarattığı kendi şenlik alanında, iktidarın söylemek isteyip de söyleyemediklerinin gizlendiği, bir sergi alanı yaratmaktadır.Cihat Burak'ın eserlerinde, mizahçı kişiliğiyle figür ressamlığı arasında denge kurabilen anlatısına bir yolculuk yapılmış,sanatçının seçilen eserlerinde,şenlik ve törenler üzerinden iktidar olgusuna ve toplumsal hayattaki yansımasına yer verilmeye çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler:Şenlik, Tören, Bayram, Kent meydanı, İktidar, Eleştiri

BayramlarBurak, CihatKent meydanı+5
Hatice Işıl Şapçı
Feyziye Schools Foundation Işık University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Nusayrîlikte mezhebe kabul töreninin tarihi ve sosyolojik tahlili

Nusayrîlerde sırrın verileceği kişilerle ilgili ciddi şartların ve süreçlerin olduğu bilinmektedir. Dine giriş törenleri gerek inancın devamlılığının sürmesi, gerekse mensubiyetin getirdiği toplumsal bağların sağlanması noktasında oldukça önemlidir. Burada öne çıkan kavram din amcalığıdır. Din amcalığı kurumu bireyin dine girişinde olgunluğunu ve sırrı muhafaza edip edemeyeceğini ölçen, kişiye Nusayrî öğretilerini ve kültürünü kazandıran kurumdur. Dine girecek bireyler ile biyolojik olarak bir bağları olmayan din amcaları, dini kültürün kazandırılmasını sağlarlar. Mezhebin genel yapısına hâkim olan gizlilik ve takîyye anlayışı, bireyi kendi etnik grubu içerisinde hayata hazırlarken, kendilerinin dışındaki grup ve topluluklara karşı da asosyal ve toplumun genelinden uzak kişiler haline getirebilmektedir. Dolayısıyla karmaşık ve toplumun genelinden kopuk, çift kişilikli bireyler ortaya çıkmaktadır. Burada araştırmaya ihtiyaç olan konu Nusayrilik'te mezhebe kabul şartlarının neler olduğu, bu şartların değişik dönemlerde nasıl uygulandığı, ne gibi değişimler ve esnemeler yaşadığıdır. Bu merasimlerin dini ve tarihsel süreç içerisinde nasıl şekillendiği ve nasıl uygulandığı konumuzun temelini oluşturmaktadır. Ayrıca mezhep içerisinde karşılaşılan farklı uygulamalar ve temellendirmelere de çalışmamızda yer verilmeye gayret edilmiştir. Genel olarak üç merhalede gerçekleşen bu merasimi bizatihi yaşamış olan, daha sonra Sünnî İslam'a geçmiş veya hala mezhep içerisinde kalarak şeyh konumuna kadar yükselen, hatta din amcalığı yapmış kişilere ulaşarak görüşmeler yapılmış, birinci ağızlardan öğrendiğimiz bilgiler de çalışmada yer bulmuştur. Bütün bunların sonunda Nusayrîler'de mezhebe kabul törenleri, amcalık kurumu, sosyal ağlar, sivil örgütlenme, sosyal hareketler ve kültürel nitelikleriyle sosyolojik bir değerlendirmede bulunulmuştur.

Din sosyolojisiMezheplerMezhepler tarihi+5
Yasin Sertkaya
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Çağdaş yorumlarla Hitit gaga ağızlı testiler

Bu çalışmada, Hitit Uygarlığı döneminde günlük kullanım eşyası, dinsel tören(libasyon) kabı, mezar hediyesi ve sunum kabı olarak kullanılan gaga ağızlı testilerden etkilenilerek günümüz seramik sanatında, Çağdaş sanat eserleri ortaya çıkartmak hedeflenmiştir. Konuyla ilgili olarak Hitit sanatı ve eserleri incelenmiş, dönemin seramik çalışmaları örnek görseller ile açıklanmıştır. Ağırlıklı olarak Hitit gaga ağızlı seramik testilerinin nasıl ve ne amaçla yapıldığı incelenmiş, gaga ağızlı yeni formlar ile dönemin en önemli uygulamaları; farkındalık yaratacak şekilde sanatsal formlara dönüştürülmüştür. Ana bölümde Hitit seramik sanatı, mimari yapıların oluşum ve yerleşim şekli, bu yerleşik yapıların neye göre oluşturulduğu ve Tanrılar için yapılmış tapınaklardan bahsedilmiştir. Hitit sanatından görseller paylaşılarak bu görsellerle ilgili bilgi verilmiştir. Hitit seramik sanatının oluşum süreci, seramiklerin türleri, yapım aşamaları ve bu seramiklerin kullanım amaçları örnek görseller verilerek açıklanmıştır. Anadolu'da güçlü izler bırakan Hitit uygarlığı böylelikle kendine özgü özellikleriyle geleceğe yeni eserlerin esin kaynağı olarak izler bırakmaya devam edecektir.

Hitit DönemiHitit sanatıHitit seramiği+5
Melek Tuncel
Hacettepe University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

M.Ö. 1. Binde Anadolu'da ölüm ritüelleri ve kadın

Ölüm, insanın kendine özgü niteliği olan kültürü ile birlikte, zaman içinde farklı bir şekilde değerlendirilen ve tepki verilen bir olay haline gelmiştir. Kültürü oluşturan, elbette ki çevre koşulları aracılığıyla uyum sağlanan doğa ve insandır. Ancak içinde kültürün şekillendiği toplumu oluşturan bugünün insanıyken, kültürü oluşturan tarafın her zaman önceki nesiller olduğu da unutulmamalıdır. Dolayısıyla yemek, giyim, ya da ölü gömme olsun, herhangi bir kültürün oluşumu sırasında devreye giren faktörlerin ortaya çıkarılması için, bugünün değil, geçmişin insanlarının davranışlarının neden ve sonuçları anlaşılmalıdır. Bu nedenle bu çalışmada, arkeolojik çalışmaların yapıldığı yerleşimlerde yaşayan toplumun genelinde, özel olarak kadının ölüm olgusu içinde nasıl bir yerde durduğunun araştırılması yoluyla, Anadolu'daki kadının yaşadığı süreç, ölü gömme gelenekleri üzerinden anlaşılmaya çalışılmıştır. Bu amaçla ölüm olgusunun M.Ö. 1. bin yıl içinde kadının üzerinden değerlendirilmesi sürecinde ikonografik, etnografik, antropolojik, epigrafik, mitolojik ve arkeolojik veriler kullanılmıştır. Kültürün oluşum serüveni içinde uzun bir süre rol almış yerlerden biri olan ve dünyada doğrudan doğu ve batı kültürleri arasındaki birleştirici konumuyla kimlik kazanmış Anadolu'da, kadına ilişkin yapılmış bilimsel araştırmaların azlığı, dikkat çekicidir. Yunanistan ile Mezopotamya olarak da değerlendirilen Yakın Doğu kültürleri içinde kadına yönelik yapılmış olan araştırmaların çeşitliliği, Anadolu'daki kadınlara ilişkin çalışmaların yetersizliği ile büyük bir tezat oluşturmaktadır. Anadolu'nun da bir parçası olduğu coğrafyanın bir bütün olarak algılanmasında büyük bir boşluk yaratan bir eksikliğin doldurulmaya çalışılması amacıyla bu tez oluşturulmuştur. Çalışmanın Giriş bölümünde öncelikle takip edilen yol aktarılmış; Arkeoloji biliminde takip edilen geleneksel yöntemlere yöneltilen temel eleştirel yaklaşımlara değinilmiş; bu eleştirel yorumlar üzerinden, çalışmanın yordamınca konunun işleyişine katkısı olacağı düşünülen yaklaşımlar paylaşılmıştır. Bu konu irdelenirken, 1980'lerde gelişmeye başlayan Yeni Arkeoloji akımının izlediği yolun, eldeki mevcut çalışmanın izleyeceği yolu en kapsamlı şekilde açıkladığı görülmüş, bu akımın aydınlatmayı amaçladığı konuları ele alış tarzı, bu araştırmanın yazarı tarafından da takip edilmiştir. Sonraki bölümde ise ölüm kavramı ve insanlardaki ölüm algısı üzerinde durulmuştur. Gömülerde yaş, cinsiyet ve sosyal kimliğe dair ipuçlarının birlikte değerlendirildiği demografik özelliklerle mezara ilişkin maddi ölçütler dikkate alınmıştır.

ArkeolojiArkeolojik yerleşimKadınlar+3
Özge Yıldız Aydoğan
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kıbrıs Doğu Mesarya Bölgesi (Mesarga Ovası)kına gecesi geleneğinde müzik

Bu tez, Doğu Mesarya Bölgesi içerisindeki kına gecelerinde yer alan pratiklerin edimsel ve söylemsel olarak kültürel zeminde irdelenmesine odaklanır. Kıbrıs adasında 1974 yılında, Türkiye Cumhuriyeti'nin garantörlüğünde kurulan "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin" bir devlet olarak uluslararası tanınırlığının olmaması, adanın Kuzey kısmındaki Türkler için kimlik ekseninde özellikle siyasal zeminde ciddi sıkıntıları beraberinde getirir. Bu siyasal sıkıntılar adanın bu kısmına yönelik akademik ve kültürel çalışmalara da yansır. Bu çalışma, Kıbrıs'taki güncel durumun yani iki devletli ve iki uluslu yapının tanımlanması üzerine inşa edilmiş ve mümkün olduğunca siyasal ve kültürel bir polemik üretmekten uzak durulmaya çalışılmış, yalnızca müzikbilimi açısından veriler toplanıp, kuramsal bir çerçevede değerlendirilmiştir. Günümüzde kültürün homojen olmadığına hatta aynı soydan gelen toplulukların bile kimi davranışlarıyla birbirlerinden ayrıştığına ilişkin genel kabule destek veren bir etnografik çalışma olarak bu tez, Kıbrıs adasındaki Türklerin bahsedilen siyasal konjonktür çerçevesinde müzik özelinde nasıl bir kimliksel alan yarattıklarına yönelir. Kıbrıs'taki Türkler, zaman içindeki kendi içlerinde farklılaşmalarına ve Türkiyeli Türklerin de Kıbrıs'a göç etmeleri sonucunda kültürel temas yoluyla yeni bir melez kültür ürettiğine de şahitlik eder. Dolayısıyla bu tezde kına gecesi ve müzik özelinde Kıbrıs'taki kültürel pratik sahipleri, Türklük ekseninde iki farklı kültürel grup olarak kategorize edilmiş ve Kıbrıslı yerleşik olarak yaşayan (yerliler) "Kıbrıslı Türkler"; Türkiye'den özellikle 1974 sonrası göç edenler ise (göçmenler) "Türkiyeli Türkler" olarak tanımlanmıştır. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti çatısı altında yaşamlarını sürdüren bu heterojen toplumun kına geceleri içerisinde uygulamış oldukları edimler irdelenerek, edimler arasında farklılığı üreten dinamikler çerçevesinde, özellikle müziksel eksende kültürel kimliklerini nasıl biçimlendirdikleri ortaya konmaya çalışılacaktır. Anahtar Kelimeler: Kıbrıs, Mesarya Ovası, Müzik, Kına, Kültürel Kimlik

EvlilikGeleneklerHalk bilimi+7
Neriman Sunisioğluları
Ege University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Geleneksel kültürden tüketim kültürüne geçişte evlilik törenlerinde kullanılan kıyafet ve nesnelere yüklenen anlamlar

Bu tezin amacı, kültürün bir öğesi olan evlilik olgusunun bir boyutu olarak gerçekleştirilen tüketimin çeşitlenmesi bağlamında evlilik töreni kıyafetleri ve nesnelerinin satın alma tercihlerini hangi faktörlerin yönlendirdiğini araştırmaktır. Bu amaca yönelik olarak bir anket çalışması yapılmıştır. Alan araştırması sonucunda; gelinlik satın alma tercihlerini etkileyen faktörlerde tüketici değerleri, tüketici-ürün anlam ilişkisi, satın alma güdüleri ve materyal değerler ile tüketici karakteristiklerine ait değişkenlerin farklı boyutlarda etkileri olduğu belirlenmiştir. Tez kapsamında, tüketicilerin satın alma tercihlerinde rol oynayan etkiler değerlendirilmeye çalışılmıştır.

EvlilikGeleneksel değerlerGiysiler+7
Özge Dikkaya Göknur
Ege University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Hatay ili Defne ilçesi Arap alevilerinde (Nusayri) düğün (Ferah) müzik kültürü

"Hatay İli Defne İlçesi Arap Alevilerinde (Nusayri) Düğün (Ferah) Müzik Kültürü" çalışmamızda Hatay ilinin çok kültürlülük yapısının bir parçası olan Arap Aleviliği (Nusayrilik) evlenme geleneğinin düğün müzikleri incelenmiştir. Bu çalışma giriş ve sonuç bölümleri dışında üç bölümden oluşur. Birinci bölümde, Hatay ilinin ve Defne ilçesinin; coğrafik konumu, tarihsel geçmişi ve demografik yapısı gibi başlıklar ele alınmıştır. İkinci bölümde Arap Aleviliği (Nusayrilik) ile ilgili etimolojik inceleme, Arap Aleviliği tarihsel süreçleri, ayrıca Arap Alevilerinin kültürel kimlikleri; Arap Aleviliğine kabul edilme, ana dil olan Arapçanın günlük hayattaki ve düğün ritüelindeki yeri, ayrıca evlenme geleneğinde yer alan "kız isteme, nişan, çeyiz çıkarma, kına, gelin çıkarma" gibi olaylar da incelenmiştir. Üçüncü bölümde; Arap Alevilerinin müzik kültürü (mavval, 'ataaba, mijana) ve düğün ritüellerinde yer verilen müzikler incelenmiştir. Ayrıca bu bölümde, yaptığımız çalışmanın daha iyi anlaşılması için takip etmiş olduğumuz bir düğün ritüelinin betimlemesine de yer verilmiştir. Bu üç bölümden sonra ekler bölümünde Arap Alevi düğünlerinde gelenekselleşmiş/karakteristik eserlerin notalarına yer verilmiştir.

AlevilerAlevilikAraplar+7
Şeniz Çiçekçioğlu
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Mersin ili Mut ilçesi halk kültürü araştırması

"Mersin ili Mut İlçesi Halk Kültürü Araştırması" isimli bu çalışma, Mersin'in Mut ilçesi ve çevresindeki köylerdeki yaşam döngüsünün temel bileşenlerine odaklanmaktadır. Bu bileşenler arasında doğum, sünnet, askerlik, evlenme, hac, ölüm gibi geçiş dönemleri ritüelleri, bu dönemlere bağlı inançlar ve uygulamalar, bayramlar, törenler, kutlamalar, halk inançları, geleneksel mutfağın özellikleri, halk bilgisi, oyunlar, eğlenceler, spor etkinlikleri, halk edebiyatı ürünleri ve canlı-cansız varlık adları bulunmaktadır. Çalışma dokuz bölümden oluşmaktadır. İlk bölüm, Mut ilçesinin tarihi ve coğrafi özelliklerine odaklanarak çalışmanın amacını, yöntemini ve kapsamını açıklar. İkinci bölümde, doğum, sünnet, askerlik, evlenme, hac ve ölüm gibi yaşam döngüsü ritüelleri ile bunlara ilişkin inançlar ve uygulamalar ele alınmıştır. Üçüncü bölüm, dini bayramlar, milli bayramlar, kutsal aylar, günlere ve bereket törenlerine odaklanmaktadır. Dördüncü bölümde, halk inançları alt başlıklar halinde ele alınarak incelenmiştir. Beşinci bölümde, yiyecek türleri ve hazırlanma yöntemleri ele alınmıştır. Altıncı bölümde, halk bilgisi konusu işlenmiştir. Yedinci bölüm, oyunlar, eğlenceler ve spor etkinliklerine ayrılmıştır. Sekizinci bölüm, anonim halk edebiyatı, manzum ve mensur örnekleri ile âşık edebiyatına ayrılmıştır. Dokuzuncu bölüm ise çalışmanın son bölümünü "adlar" oluşturmaktadır. Yazılı ve sözlü kaynaklardan gelen bilgilerin sınıflandırılmasını ve düzenlenmesini içermektedir. Bu bilgiler üzerinde detaylı bir inceleme yapılmış, geleneksel adet ve inançların eski Türk inanç sistemleriyle ilişkilendirilme çabası gösterilmiştir. Çalışmanın sonunda, yöreye özgü kelimeleri içeren bir sözlük, fotoğraflar ve ilçenin haritası da yer almaktadır. Ayrıca, Mut ilçesi ve çevresindeki uygulamaların tarih içindeki değişimi ve günümüzdeki durumu da değerlendirilmiştir.

BayramlarGeçiş dönemiHalk bilimi+7
Nazife Sandal
Mersin University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Kazakistan'da toy, tören ve kutlamalar

Türk milletinin farklı kolları, çeşitli coğrafyalarda ve zor şartlar altında yaşamalarına rağmen gelenek, görenek, örf ve âdetlerini korumayı başarmıştır. Yüzyıllar boyunca nesilden nesile aktarılan bu gelenekler, Türk kültürünün çatısını oluşturmuş ve Türkleri diğer milletlerden farklı kılmıştır. Bu çerçevede gelenek, göreneklerin yaşatıldığı toy, tören ve kutlamalar Türk toplumunun temel değerlerindendir. Dolayısıyla çalışmada Kazakların toy, tören ve kutlamaları ele alınmıştır. Çalışmanın amacı Kazak toy, tören ve kutlamalarıyla ilgili uygulamaların tespitini yapmak, başından sonuna kadar sırasıyla açıklamak, toylarda yapılan uygulamalar ile gelenek ve görenekleri gözlemleyerek bilim dünyasına kazandırmak, Kazak toy, tören ve kutlamalarının bölgelere göre farklılıklarını ortaya koymaktır. Kazak kültürünün en canlı ve önemli bir bölümünü oluşturan toy, tören ve kutlamaların incelenmesi amacıyla hazırlanan bu çalışmada ayrıca toyların işlevleri hakkında da bilgi sunulmuştur.

Halk bilimiKazakistanKutlamalar+3
Yerzhan Zhumabekov
Niğde Ömer Halisdemir Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessEN

Reading modernity in India: the practice of widow - burning in the light of nineteenth and twentieth century debates

This study examines the practice of burning-wives in colonial India during the nineteenth century, when the debate over abolishing it was at its peak. Based on secondary sources, it tries to understand how the British rule perceived this cultural crime and developed strategies for dealing with it. Putting forward that British authorities paid less attention to common forms of gender violence such as 'rape' and 'prostitution', the study attempts to show how they focused instead on culturally specific crimes, such as 'burning-wives', 'female infanticide' and 'dowry death'. Here, one should call attention to the process of codification of these issues in India. On the one hand, witness narratives show how the colonial power uses 'law' in order to constitute a 'rule of difference'. On the other, however, once the colonial and 'post-colonial' cases of suttee are compared, one clearly sees that the colonial approach to the issue of suttee is part of a grand discourse, which contemporary suttee debates must take into account. Based on historical documentation and a contemporary suttee case called Roop Kanwar, the study aims at showing how examining debates over women's body can be useful in understanding the experience of modernity in India. An interpretation of colonial and post-colonial suttee debates clearly reveals how modernity shaped colonial practices in India.

19. century20. centuryTraditions+7
Burcu Özkaçar
Boğaziçi University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Master'sOpen AccessEN

State power as performance: Royal wedding festivities and the Ottoman spectacular state during the Period of Mahmud II

This thesis examines two imperial wedding festivals organized during the reign of Mahmud II (r. 1808-1839): the festival of 1834, which was organized for the wedding of Saliha Sultan (d. 1843), and the festival of 1836, which was organized for the wedding of Mihrimah Sultan (d. 1838). By utilizing the methods and theories of performance studies, this thesis explores the ways in which celebratory patterns of the Ottoman state changed during the period of Mahmud II. In this analysis, how the state during the period of Mahmud II made use of its performativity, and how these performative patterns through royal wedding festivities constitute the major focal point. This transition is examined through changes in the ceremonial practices, festival spaces, and dramatic performances as well as changes in documenting the practices of these festivals. By considering the historicity of the state's performativity, how imperial festivities were used to re-invent and re-define the representation of state power is problematized within the broader social, cultural and political context of the nineteenth century.

19. centuryWeddingRepresentation+5
Yeliz Çavuş
Boğaziçi University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Osmaniye/Bahçe halk kültürü üzerine bir araştırma

Bu çalışmada Osmaniye ili Bahçe ilçesi geçiş dönemleri olan doğum, evlenme ve ölüm âdetleri ve bunlara bağlı inanışlar, bayram tören ve kutlamalar, halk inanışları, halk mutfağı, halk zanaatları, sözlü tarih ve çocuk oyunları, anonim halk edebiyatı ve âşık edebiyatı üzerinde durulmuştur. Birinci bölümde halk kültürü ile ilgili ele alınan konularda yazılı kaynaklardan yararlanılmış ve sonrasında ise yörede yapılmış olan derlemelerle elde edilen bilgiler doğrultusunda yöre kültürünün eski Türk gelenek ve âdetleri ile ilgili ilişkileri tespit edilmeye çalışılmıştır. Çalışmanın ikinci bölümünde ise manzum, manzum-mensur ve mensur anonim halk edebiyatı ürünlerine yer verilmiştir. Her bölüm sonunda da verilen ürünle ilgili biçim ve içerik değerlendirmesi yapılmıştır. Üçüncü bölüm ise âşık edebiyatından oluşmaktadır. Bu bölümde günümüzde yörede yaşayan âşıkların kısaca hayatı anlatılmış ve işledikleri konulara göre şiirlerinden örnekler verilmiştir. Aynı zamanda verilen şiirlerin biçim ve içerik değerlendirilmesi yapılmıştır. Çalışmanın son kısmında ise yerel kelimeler sözlüğü oluşturulmuştur. Bu çalışmanın sonucunda Bahçe halk kültüründe, hem eski Türk inançlarının hem de Anadolu'daki inanç ve kültür yapısının varlığı ve canlılığı tespit edilmiştir. İslam dininin tesiriyle Bahçe halk kültürü bugünkü şeklini almıştır. Anahtar Sözcükler: Bahçe, Halk Kültürü, Geçiş Dönemleri, İnanışlar, Anonim Halk Edebiyatı, Âşık Edebiyatı.

Aşık edebiyatıAşıklar(Aşıklık geleneği)Halk inançları+7
Uğur Bilgici
Osmaniye Korkut Ata University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Hatay/Kırıkhan yörüklerinde halk bilimi unsurları

Konargöçerlik, temeli hayvancılığa dayanan Türklerle özdeşleşen Anadolu'yu vatan haline getirdikten sonra da uzun yıllar sürdürülen bir yaşam biçimidir. Tarihi süreç içerisinde bu yaşam biçimi merkezinde kendine özgü bir kültür oluşmuştur. Hatay, Antep, Maraş, Kayseri ve Adana bölgeleri tarih boyunca konargöçer yaşam biçiminin sürdürüldüğü daha çok kışlak olarak kullanılan ardından yerleşik hayata geçilen bir coğrafya olmuştur. Söz konusu yaşam biçimi günümüzde, geçmişteki kadar canlılığını korumamakla birlikte, bölgede yaşamaya devam etmektedir. Bu çalışma Hatay bölgesinde konargöçerliği geçmişte yaşamış ve halen yaşamaya devam eden Yörük ve Türkmenleri konu edinmektedir. Bu çalışmada binlerce yıllık, göçebe Türk kültürünün son temsilcisi olan Yörüklerin yaşam biçimini, kültürel hayatımıza katkılarını, binlerce yıllık Türk tarihindeki oynadıkları rolleri ele alınmıştır. Türk toplumunun içerisindeki bazı gruplar yerleşik hayata geçip, şehirler kurup, tarım yaparak yaşamış olsalar da Türklerle ve Türk kültürü ile özdeşleşen yaşam biçimi konargöçerlik olmuştur. Yine çalışmamızda Yörüklerin nereden geldiği ve Yörük- Türkmen kavramlarının açıklanması ve Yörük soy ağacından bahsedilmiştir. Kırıkhan Yörüklerinde geçiş dönemleri olan doğum, evlilik ve ölüm konuları ile birlikte işlevlerinden ve uygulamalarından dinî-millî bayramlar ve törenlerin nasıl yapıldığı ve mevsimlik uygulamaların nasıl olduğundan bahsedilmiştir. Yörüklerde hayvancılık hakkında bilgi verilmiş Yörüklerde deve ve deve ile ilgili terimler, devenin ekonomik katkılarından; koyun ve koyun ile ilgili ekonomik faaliyetler ve koyun ile ilgili terimlerden keçi, keçi adları ve hayvanlardan yapılan süt ve et ürünleri ile alakalı bilgiler verilmiştir. Hayvan hastalıkları ve tedavi yöntemlerinden bahsedilmiştir. Sosyokültürel yapı çerçevesinde, Yörüklerde kültürel yapı, yardımlaşma dayanışma, eğitim öğretim, teknolojik araçlar, göçebelik ve göç ve yaşam tarzları hakkındaki konulardan ve yaşam tarzları ile kıl çadırın yapılışı ile ilgili çalışmalara yer verilmiştir. Halk kültürü ve buna bağlı meslekler ile birlikte halk hekimliği ve halk hekimliğine bağlı olarak kullanılan şifalı bitkiler ve uygulamaları hakkında bilgi verilmiştir. Yörüklerde lakaplar ve kullandıkları öz Türkçe sözcükler ve anlamlarından bahsedilmiştir. Yörüklerde çocuk oyunları, köy seyirlik oyunları ve giyim kuşam bahsedilmiştir. Yörüklerde anonim ve ferdi halk anlatımlarından bunların içerisinde yer alan atasözü, deyim, ağıt, masal, hikâye, şiir, fıkra anlatıları hakkında bilgi verilerek örnekler verilmiştir. Bu çalışmayla Kırıkhan bölgesindeki konargöçer halk kültürünü tespit etmek, tarihi süreç içinde söz konusu kültürde yaşanan değişim ve dönüşümü ortaya koymak, konargöçerlerin oluşturdukları ve konargöçerliği konu edinen halk bilimi ürünlerini kayıt altına almak, benzer çalışmalara katkı sağlamak amaçlanmıştır.

Geçiş dönemiGiysilerHalk bilimi+7
Mustafa Deveci
Hatay Mustafa Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Cem törenleri ile tiyatro sanatının yapısal özelliklerinin karşılaştırılması ve yeni bir yaklaşım önerisi

Bu çalışmada Alevi ibadeti olan Cem törenlerinin tiyatral özellikleri araştırıldı. Bunun için ilk bölümde Alevi toplumunun oluşumu, tarihi ve yapısı ele alındı. Ardından Cem törenlerinin kaynakları, düzenleniş amaçları, konuları, tarihsel gelişimi, felsefi temeli, dinsel anlamı, kültürel yansımaları, sosyal-hukuksal-eğitsel işlevleri araştırıldı. Bununla birlikte törenlerin içerdiği öğelerin Alevi–Bektaşi belleğindeki soyut ve somut anlamları da açıklandı. Bu sayede, çok eski çağalara uzanan bir inanç ve kültür birikiminin çözümlenmesine katkı sağlanmaya çalışıldı. İkinci bölümde ise dramatik sanatların kaynağı olan dinsel ritüeller ile Cem törenleri arasındaki benzerlikler ortaya kondu. Sonrasında, Cem törenlerinin dramatik özellikleri detaylı ve somut bir biçimde tiyatral açıdan incelendi. Bu sayede dini bir ibadet biçimi olan Cem törenlerinin eylem, metin, seyirci, mekân, oyuncu, yönetmen, kişileştirme, dans, müzik, kostüm, aksesuar gibi ögelerle yapısal özellikleri tiyatral bir yaklaşım ile değerlendirildi. Tiyatromuzun Cem törenlerinden yararlanabilmesi için törenlerin yapısal özellikleri incelendi ve tiyatral bir dille tanımlanmaya çalışıldı. Bu tanımlama sonrasında, tiyatromuzun Cem törenlerinin yapısal özelliklerinden faydalanarak, özgünleşmesi yolunda öneriler sunuldu. Cem törenlerinin sosyolojik bir bütünlük içinde incelenebilmesi için nitel araştırma yöntemi kullanıldı. Geniş ve kapsamlı bir kaynak taraması, incelemesi ve karşılaştırmalar sonrası hazırlanan çalışma konu üzerine Türk tiyatrosu araştırmaları alanına önemli katkı sağlamaktadır. Anahtar Kelimeler: Alevilik, Cem törenleri, Ritüeller, Sahne sanatları, Tiyatro.

AlevilerCemDini tören+7
Esen Poyraz
Anadolu University · Institute of Fine Arts
2017
00
DoctorateOpen AccessEN

An ethnographic study on the notion of martyrdom in Turkey reflected on the commemorations of the Gallipoli campaign, WWI

This research suggests to analyze the concept of martyrdom in case of the Gallipoli Campaign and its contemporary commemorations within the unique context of Turkish cultural history constructed and reshaped in the historical, religious, political and cultural processes that the Turkish society has been going through. Having such strong cultural, political and religious connotations in Turkish society, the Gallipoli Campaign and commemorations are vulnerable to interventions and manipulations of various power groups. Growing its roots in the scripts of Qur'an and hadiths, the concept of martyrdom is located at the sacred space of the modern state of Turkey. This study also tries to explore how an element of religious concept prevails in contemporary national discourses and unite millions of people coming from different national, religious, professional and cultural backgrounds and bring them to this open-air cemetery to cry and pray together. The land was discussed as a site of remembrance, the battle as a rite of passage, the visitors as the actors of remembrance, the notion of martyrdom as the unifying cement and the commemorations as ritual of reaffirming contesting identities in the holistic perspective of Cultural Anthropology with its data gathering methods of direct observation and in-depth interviews with 27 participants who were selected among the families whose family members fought at Gallipoli and having visited the peninsula. It is found that the notion of martyrdom is a multi-layered phenomenon and commemorations will continue to be a simulation platform for the power groups to sanctify their authority. Key words: Gallipoli, Dardanelles, commemorations, martyrdom, Turkey, memorial, ethnography, collective memory, WWI.

EthnographyCeremoniesÇanakkale War+2
Sibel Baykut
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Master'sOpen AccessEN

Concepts of liminality and communitas among Ashtanga Yoga practitioners

The term yoga has been used to define various practices of asceticism and philosophical doctrines that emerged within the civilizations of the Indus Valley. From Vedic to Modern eras of yoga history, all yoga practices have shared ritualistic elements and have been shaped by many factors such as religion, politics, geography, society, literature, and culture. All of these factors helped create what is known today as "modern yoga". This thesis focuses on the Modern Postural Yoga (MPY) school, "Ashtanga Yoga", founded by Shri K. Pattabhi Jois in Mysore, India, and practised widely and daily by thousands of people all around the world. It is known as a school of yoga that incorporates discipline, authority and devotion; compared to its contemporaries, it is a rather strenuous and transformational yoga practice. Despite being called a "modern" practice, it embodies the paraṃparā tradition and tapas practices dating back to the Upaniṣadic era. Tapas is the inner heat that is the source of transformation; achieving it requires discipline. Paraṃparā is the direct transmission of knowledge from the teacher to student (guru-śiṣya) that requires trust, obedience, and devotion. Authority of the teacher, obedience of the student, and devotion to the practice is necessary in order to experience the essence of this seemingly physical practice. Paraṃparā aspect and the strict physical practice of Ashtanga Yoga is analyzed through Van Gennep's "rites of passage", placing Victor Turner's concepts of "liminality and communitas" at the centre of its anthropological approach, and investigating the practice as a "secular healing ritual", as seen by Elizabeth De Michelis. The analysis shows that Ashtangis share the same symbolic language and values without any discrimination of gender or status; they form communitas, experiencing similar effects and benefits of their practice every day with other Ashtangis. This research is the first attempt in Turkey to discuss a widely practised MPY school in terms of its history, practice, and its relevance to the concepts of liminality and communitas. Keywords: Communitas, Liminality, Rites of Passage, Ashtanga Yoga, Yoga, Modern Postural Yoga, Paraṃparā, Ashtangi, tradition, modernity, community, devotion, authority, discipline, obedience.

Ashtanga yogaEqualityLiminality+4
Gülnihal Özdener
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Hititçe askerî ritüel metinleri

Başrahip ve başkomutan unvanlarına sahip Büyük Kral tarafından yönetilen Hitit toplumu başlarına gelen kötülükleri, kirlilikleri, uğursuzlukları hatta hastalıkları tanrıların öfkesine bağlar ve bu öfkeyi tersine çevirebilmek amacıyla da davet ettikleri tanrılara çeşitli ikramlar ve kurbanlar sunardı. Hitit inancı gereği tanrılar bu ikramları yerler, içerler ve ar-dından Hitit Ülkesi'ne iyilikle bakarlardı. Rahipler ve kâhinler gibi dini görevliler ritüel ey-lemlerine dönüştürdükleri bu karşılıklı ilahi ilişkiyi yazıcılar vasıtasıyla kil tabletlere aktar-mışlar ve yeri geldiğinde bu kutsal metinler rehberliğinde ritüeller icra etmişlerdir. Nesiller boyunca kullanılabilmesi için de bu kutsal belgeleri, modern ismiyle Boğazkale olarak bili-nen Hitit başkenti Hattuša merkezli kraliyet arşivlerinde saklamışlardır. Özenli koruma sayesinde günümüze kadar ulaşabilen bu ritüel pratikleri arasında, Anadolu içinde ve dışında düşmanca tutum sergileyen krallıklara karşı ordunun, Hitit dev-letini koruma görevini yerine getirirken karşılaştığı olumsuz durumlarla başa çıkabilmek amacıyla başvurduğu askerî konular da önemli bir yer tutmaktadır. Bu askerî konular kap-samında ortaya koyduğumuz çalışmamızın amacı, Hitit dini ritüelleri arasında geçen askerî konuların araştırılması, tespit edilen askerî konulu ritüellerin tek tek analiz edilmesi ve elde edilen bilgilerin ortaya konmasıdır. Bu amaç doğrultusunda ulaşabildiğimiz Hitit askerî ri-tüelleri, disiplin ve beden terbiyesi yanında arınma ve düşmana beddua amacıyla da gerçekleştirilen askerî ritüeller, savaştan önce gerçekleştirilen askerî ritüeller, savaştan sonra gerçekleştirilen askerî ritüeller ve salgın hastalıklara karşı gerçekleştirilen askerî ritüeller olmak üzere dört ana konu başlığı altında değerlendirilmiştir. Bu konu başlıkları altında incelediğimiz her askerî ritüelin öncelikle transkripsiyon ve tercümesi verilmiştir. Ardından her ritüelin kapsamlı bir şekilde analiz edilebilmesi için ritüel metnin bibliyografik bilgisi, zamansal ve mekânsal içeriği, katılımcıları ve en önemlisi de amacı ortaya konulmuştur. Daha sonra ritüelde kullanılan objeler ve majik işlemler tespit edilmiştir. Her dini ritüelin yapısında mutlaka bulunan büyü metodları ve son olarak ritüelde öne çıkan terimler tartışılmıştır. Anahtar Kelimeler: 1. Hitit Ordusu 2. Büyü 3. Ritüel

Askeri hayatAskeri teşkilatEski Çağ+6
Sinan Öztürk
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Osmanlı döneminde okula yeni başlayan çocuklar için düzenlenen törenlerin pedagojik açıdan değerlendirilmesi

Okula başlayan çocuklar için düzenlenen Âmin Alayı törenleri, tarihimizde önemli bir işlevi üstlenmiştir. Günümüz eğitim-öğretim camiasında da böyle bir kutlama törenine ihtiyaç duyulmaktadır. Çalışmamızda nitel yöntem kullanılmıştır. Doküman incelemesi tekniğinden istifade edilmiştir. Son bölümde ise teori kurma tekniği ile Âmin Alay Modeli ortaya konmuştur. Eğitim Tarihi açısından içerik analizi yapılması Âmin Alayları hakkında toplu bir veri elde etmemizi sağlamıştır. Birinci bölümde Osmanlı döneminde çocuk eğitimi ana hatlarıyla incelenmiştir. Bu bağlamda Sıbyan mektepleri ve özelliklerine yer verilmiştir. İkinci bölümde Âmin Alayının tarihsel süreci ele alınmıştır. Saraylarda ve halk arasında yapılan Âmin Alayları ile ilgili hatıralar, görseller ve ilahiler incelenmiştir. Üçüncü bölümde ise, günümüz pedagojisine Âmin Alaylarının aktarımı ele alınarak, yapılmış olan uygulamalar sıralanmıştır. Bu bölümde, Pedagojik açıdan faydaları belirtilerek günümüzde uygulanabilecek Âmin Alayı tören modeli ortaya konmuştur. Böylece tarihimizde yapılan geleneksel Âmin Alaylarının yeni bir format ile günümüz dünyasına aktarımının sağlanabileceği sonucuna varılmıştır.

Okula uyumOsmanlı DönemiOsmanlı tarihi+7
Sevde Göleç
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

II. Meşrutiyet dönemi resmi kutlama ve törenlerin Osmanlı basınına yansımaları

İbrâhim Müteferrika'nın Osmanlı'ya matbaayı taşımasıyla ortaya çıkan Osmanlı basını, başlangıcından bu yana kadar birçok olaya şahitlik etmiştir. Gazete ve dergilerle birlikte halkın bilinçlenmesi arttırmayı amaçlayan basın çoğu zaman propagandaların merkezi haline gelmiştir. Tanzimat döneminde belirginleşen propagandalara karşı devlet çeşitli nizamnameler yayınlayarak ya da yasalar çıkartarak kontrol altına almaya çalışmıştır. Özellikle II. Meşrutiyet döneminde Osmanlı basını İttihatçıların elinde şekillenmiştir. Bu dönemde gazetecilerin öldürülmesi, sürgün edilmesi, gazetelerin ve dergilerin kapatılması basını kısıtlayan çeşitli olaylar da yaşanmıştır. Türkler, eski dönemlerden bu yana kadar yıldönümü, zafer, dini bayramlar, özel günler gibi birçok konuda çeşitli kutlamalar ve törenler yapmışlardır. Osmanlılar da bu kutlama ve törenleri devam ettirmiştir. Osmanlı kutlama ve törenleri, halk ile devletin birbirine yakınlaşmasına neden olmuştur. Aynı zamanda kutlama ve törenlerle birlikte çeşitli kavramlar da ortaya çıkmıştır. Kutlama ve törenlerle ile birlikte kutlama ve törenlerde kimlerin yer aldığı, kutlama ve törenlerde neler yapıldığı, hangi uygulamaların yer aldığı gibi birçok konu açığa çıkmıştır. II. Meşrutiyet döneminde devletin yeni bir sistemi benimsemesiyle beraber, resmi olarak birçok gün ortaya çıkmıştır. Halk arasında İttihat, Türkçülük, Meşrutiyet gibi yeni kavramlar açığa çıkmıştır. Osmanlı basını diğer birçok konuda olduğu gibi yapılan birçok kutlamayı gazetelerine taşımıştır. Tezimizin temelinde Osmanlı basını bulunmaktadır. Aynı zamanda konuyla alakalı olan kitap, makale gibi kaynaklarda incelenmiştir. Bu çalışmada birinci bölümde Osmanlı kutlama kültürü hakkında bilgi verilecektir. Tezin son, asıl ve ikinci bölümünde yer alan II. Meşrutiyet dönemi resmi kutlama ve törenleri Osmanlı basını ile birlikte incelenecektir.

BasınBayramlarEğlenceler+7
Tuğba Dağlı
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Amasya yöresi geçiş dönemi, takvim ve bereket ritüelleri

Bu araştırmada, Amasya yöresindeki geçiş, takvim ve bereket ritüellerinin süreç ve anlam yapısı incelenmiştir. Çalışma, öncelikle toplumsal ve bireysel yaşamın her aşamasında önemli işlevlere sahip geçiş, takvim ve bereket ritüellerini, Amasya merkez ve altı ilçesini kapsayacak şekilde, sahadan derleme yöntemleriyle tespit etmeyi, ikinci aşama olarak verileri, ritüellerin ardışık zincirleme akışını takip ederek yapısal bir bütünlük oluşturmayı amaçlayan ritüel süreç yöntemiyle tasnif edip aktarmayı; son olarak da ritüellerin yapısını oluşturan kurucu unsurlarını ayrıştırmak suretiyle inceleyen "elemental analiz" yöntemiyle; ritüellerin, sembolik dilini, kodlarını ve derin anlam yapısını çözümlemeyi amaçlamıştır. Çalışma, beş ana bölümden oluşmaktadır. Birinci Bölüm'ün ilk basamağında ritüel kavramı ayrıntılı olarak ele alınmıştır. Bu kapsamda ritüel tanımlarına, ritüelin temel özelliklerine, ritüel ile ilişkili kavramlara, tasnif çalışmalarına yer verilmiştir. Bu bölümün ikinci basamağında, batı merkezli ritüel kuram ve teorik yaklaşımlar ele alınmış, aynı zamanda ritüel çalışmaları tarihi özetlenmiştir. "Ritüelin Yapısı ve Yapıyı Oluşturan Unsurlar" başlığını taşıyan Birinci Bölüm'ün üçüncü basamağında inceleme yöntemimiz olan elemental analiz yöntemi hakkında bilgi verilmiştir. Birinci Bölüm'ün son basamağında, çalışmanın örneklem sahası olan Amasya yöresi, tarihî ve coğrafî açılardan tanıtılmıştır. Çalışmanın İkinci Bölümü'nde; doğum, evlenme ve ölüm ritüellerinden oluşan geçiş dönemi uygulamaları ele alınmıştır. Ardışık bir dizilimle verilen ritüellerin aşamaları geçişlerin evrelerine göre yapılandırılmıştır. Buna göre, pre-liminal, liminal ve post-liminal şeklinde bir süreç izleği takip edilmiştir. Üçüncü Bölümde takvim ritüellerine yer verilmiştir. Takvim ritüelleri mevsimsel döngüye dayalı ve anma esasına dayanan ritüeller olmak üzere iki ana kategoriye ayrılmış, her bir kategoriye ait ritüel türleri alt başlıklar hâlinde incelenmiştir. Bu kategoride yer alan ritüeller de belirli bir süreç izleği takip edilmek suretiyle evrelere ayrılarak verilmiştir. Dördüncü Bölümü bereket ritüelleri oluşturmuştur. Bereket ritüelleri; birincisi tarımsal, ikincisi hayvansal bereket ritüelleri olmak üzere iki ana başlık altında incelenmiştir. Tarımsal bereket ritüeli olarak Yağmur Yağdırma ritüelleri; hayvansal berekete dayalı olarak da Koç Katımı, Saya Gezme ritüelleri ele alınmıştır. "Ritüellerin Yapısal Unsurları" adını taşıyan Beşinci Bölümü'nde zaman, mekân, ritüel kişileri ve rolleri, ritüel nesneleri gibi ritüel unsurları birer gösterge olarak ele alınarak ritüelin işleyişine ve genel olarak anlamın oluşumuna yaptıkları katkılar merkeze alınarak analiz edilmiştir. Sonuç olarak birinci adımda ritüellerin bir süreç izleğine, bir sisteme sahip olduğu ortaya konulmuştur. İkinci adımda ise ritüellerin çoklu anlam ve yoğunlaştırılmış mesajları incelediğimiz kurucu unsurları üzerinden aktardıkları görülmüştür.

AmasyaDini törenGelenekler+3
Rahime Deveci
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Hıristiyanlıkta haftalık dinî gün üzerine bir araştırma

Hıristiyanların haftalık ibadet günü Pazar'dır. Yahudi geleneğinde yetişen ilk Hıristiyanlar, zaman içerisinde Şabat'ı terk ederek, Hz. İsa'nın ölümden dirildiğine inandıkları gün olan Pazar'ı inançlarının merkezine koymuşlardır. Bu gün için başlangıçta "Rabbin Günü" ifadesi kullanılsa da, günümüzde "Pazar" ifadesi daha yaygın bir kullanım haline gelmiştir. Pazar gününün nasıl kutlanması gerektiği konusu, yıllar içerisinde şekillenen bir süreç izlemiş ve çağın gerekleri neticesinde, dinî ritüeller gölgede kalmış ve "tatil günü" kimliği ön plana çıkmıştır. Yine de bu gün, Hıristiyanlığın temel taşlarından olan Paskalya ruhunu sene boyunca canlı tutar ve özel olarak isimlendirilen pazar günleri içerisinde Paskalya Pazarı dinî senenin zirve noktasını oluşturur.

Dini hayatDini törenDini yapı+6
Tûba Semiz
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Halep Türkmenlerinde ölümle ilgili gelenekler ve inanışlar

Ölüm, insan hayatının en önemli geçiş dönemlerinden üçüncüsü ve sonuncusudur. Gerek günümüz gerekse ilkel topluluklar için hiçbir zaman yok oluş olarak sayılmamıştır. Bir dönemi tamamlayıp başka bir döneme geçiş olarak kabul edilmiştir. Bu ani ve kaçınılmaz an insanlar için korku ve gizem kaynağı olmuştur. Bilinçaltında yatan bu korku ve çaresizlik insanları tedirgin etmektedir. Çoğu kez etrafında olan bitenleri, eşyaların duruşlarını, hayvanların alelade davranışlarını ölümün ön belirtisi olarak saymıştır. Bu tedirginlik ve ölüm korkusu insanları ölümden kaçmaya, uzaklaşmaya hatta düşünmemek için bile bir takım adetlere ve uygulamalar uymaya zorlamıştır. Dolayısıyla ölümün çerçevesinde yüzlerce adet, inanç, gelenek, görenek, dinsel ve büyüsel uygulamalar oluşturmuştur. Bu çalışmamızda geçmiş dönemlerde Anadolu'dan gelip Halep ve çevresine yerleşen Halep Türkmenlerinin bu konuya kaynak olabilecek ölüm ve etrafında kümelenen uygulamaları ve inanışları araştırılarak belirlenmeye çalışılacaktır. Anahtar kelimeler: Tören, Ölüm, geçiş dönemleri, Halep Türkmenleri, İnanış

GeleneklerHalk bilimiSuriye-Halep+4
Adnan Alabdullah
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Eski Türklerde sosyal hayata dair uygulamalar ve gelenekler (İslami devirlere kadar)

Bu tez çalışmasında, Türk topluluklarının henüz İslamla tanışmadığı dönemlerde sosyal hayatlarında ne gibi gelenek ve ritüellere sahip olduğunu araştırmak ve bunların Türk sosyal yaşamındaki yerini tespit etmek amaçlanmıştır. Çalışmanın hazırlanması sürecinde dönemin mevcut sözlü ve yazılı yerli kaynakları, duvar resimleri ve heykeller üzerine yapılmış çalışmalar ve yabancı kaynakların çevirilerinden faydalanılmıştır. Çalışmada içerik analizi yöntemi ile kaynaklardan hareketle tespit edilen bilgiler tutarlılık bakımından incelenerek bir araya getirilmiş ve farklı başlıklar altında değerlendirilerek içerik meydana getirilmiştir. İlk olarak birincil kaynakların kullanımı tercih edilmiş olup farklı bakış açısı ve değerlendirmelerin tespiti için de ikincil kaynaklar kullanılmıştır. Çalışmanın neticesinde tüm Türk topluluklarında ortak gelenek ve ritüeller olduğu gibi coğrafya değişiminden kaynaklı ya da başka kültürlerle etkileşim neticesinde meydana gelmiş farklı uygulamaların da varlığı dikkat çekmektedir. Çok eski devirler itibariyle varlığı tarihi kaynaklarca tespit edilmiş geleneklerin büyük kısmının günümüzde de kimi Türk toplulukları arasında yaşaması, Türk toplulukları için geleneğin oldukça kuvvetli olduğunun bir göstergesidir. Aynı zamanda eski Türklerin sosyal hayatının bir parçası olan gelenek ve uygulamaların büyük kısmının Türk hakanları tarafından da tatbik edilmesi, bu geleneklere hem halkın hem de yönetim kesiminin oldukça bağlı olduğunun göstergesidir.

Eski TürklerGeleneklerHalk bilimi+4
Tuğba Memiş
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00

Related subjects