Social justice

66 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessAR

The responsibility of the state to achieve social justice in Islamic (fiqh) jurisprudence

Achieving social justice is a great legal purpose that State has a role in. Islamic Fiqh has shown this role, so this role and this Fiqh should be highlighted to control the path, correct the performance and contribute to achieving dreams of the peoples. In the provisions of Islamic Shari'a, is there anything which achieves social justice? Does State have a role shown and framed by the Islamic Fiqh? Can these provisions represent a comprehensive applicable theory? The importance of the research is reflected in meeting the urgent needs of peoples through Islamic provisions which we worship Allah by applying them. It is also reflected in showing that Islam is able to provide solutions to this dilemma which has puzzled mankind in every time and place. 1- To reflect the means of achieving social justice in Islamic Shari'a. 2- To show the role of State regulated by Islamic Fiqh in achieving social justice. 3- To contribute to providing legal solutions to one of the big social problems. The researcher will follow more than one method such as inductive method which aims at investigating the streams of social justiceand the roles of State in achieving it.Besides, the researcher willalso follow deduction and analysis to come up with an integrated theory in this regard.This research is divided into three chapters other than the introduction, preface and conclusion. The first chapter discusses the role of State in Zakat and taxes and Awqaf. The second highlights the role of State in controlling and protecting markets. The third discusses equity and the role of Muslim State Treasury (Baitul Mal). 1-Islamic States should seek to achieve social justice through its streams in Islamic Fiqh as much as possible. 2-Peoples' dream in establishing social justice cannot come properly true except through Islamic Shari'a. 3-Zakat is one of the greatest streams of social justice and balance of economy is related to markets which have to be reformed. This is a kind of Fiqh which maintains the origin of social justice.

Ahmad Alhussein
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Akademik başarıya etki eden öğrenci ve okul düzeyli faktörlerin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, lise öğrencilerinin akademik performansı ile öğrenci ve okul düzeyli faktörler arasındaki ilişkiyi incelemektir. Nicel korelasyonel araştırma deseninde tasarlanan bu araştırmada Ankara ilindeki Anadolu Liselerinde öğrenim gören öğrencilerin kültürel sermaye, akademik isteklilik ile sosyal adalet liderliği, öğretmen sınıf liderliği algıları ve akademik başarıları arasındaki ilişkiler incelenmiştir. Çalışmanın hedef evrenini, 2020-2021 eğitim öğretim yılında Ankara ilindeki Anadolu Liselerinde öğrenim gören öğrenciler oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplamak amacıyla Avcı ve Yaşar (2014) tarafından geliştirilen "Kültürel Sermaye Ölçeği", Arastaman ve Özdemir (2019) tarafından uyarlaması yapılan "Akademik İsteklilik Ölçeği", Özdemir ve Kütküt (2015) tarafından geliştirilen "Sosyal Adalet Liderliği Ölçeği" ve araştırmacı tarafından geliştirilen "Öğretmen Sınıf Liderliği Ölçeği" kullanılmıştır. Öğrencilerin değişkenlere ilişkin görüşleri ortalama ve standart sapma hesaplamaları olarak sunulmuş ve çeşitli değişkenlere göre anlamlı bir farklılık olması durumu bağımsız gruplar için t-testi ve tek yönlü ANOVA ile çözümlenmiştir. Araştırmada, değişkenler arası ilişki korelasyon analiziyle, yordayıcılık ise hiyerarşik regresyon analizi ile incelenmiştir. Araştırma bulgularına göre öğrencilerin tüm değişkenlere yönelik algılarının yüksek düzeyde olduğu görülmüştür. Ayrıca değişkenler arasında düşük ya da orta düzeyde pozitif yönlü anlamlı ilişkiler tespit edilmiştir. Ek olarak sadece kültürel sermaye değişkeninin akademik başarıyı anlamlı şekilde yordadığı belirlenmiştir.

Akademik başarıAkademik isteklilikKültürel sermaye+6
Gülşah İmamoğlu Akman
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Sosyal adalet liderliği, okul yaşam kalitesi ve okula aidiyet duygusu ilişkisi

Bu araştırmada, sosyal adalet liderliği, okul yaşam kalitesi ve okula aidiyet duygusu arasındaki ilişkinin öğrenci görüşlerine göre incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma, ilişkisel tarama modelinde tasarlanmıştır. Araştırmaya 2017-2018 eğitim ve öğretim yılında Ankara'nın dokuz ilçesinde bulunan toplam 52 resmi lisedeki 2553 öğrenci katılmıştır. Araştırmada "Sosyal Adalet Liderliği Ölçeği", "Okul Yaşam Kalitesi Ölçeği" ve "Okula Aidiyet Duygusu Ölçeği" kullanılmıştır. Öğrencilerin değişkenlere ilişkin görüşleri ortalama ve standart sapma hesaplamaları olarak sunulmuş ve çeşitli değişkenlere göre anlamlı bir farklılık olması durumu t-testi ve tek yönlü ANOVA ile çözümlenmiştir. Ayrıca, değişkenler arasındaki ilişkilerin incelenmesinde Pearson momentler çarpımı korelasyon katsayıları kullanılmıştır. Araştırmada, bağımlı ve bağımsız değişkenler arasındaki ilişkilerin belirlenmesinde hiyerarşik lineer modelleme (HLM) tekniğinden faydalanılmıştır. Araştırma bulguları şu şekilde özetlenebilir; öğrencilerin okul müdürlerinin sosyal adalet liderliği, okul yaşam kalitesi ve okula aidiyet duygusuna ilişkin algıları orta düzeyinde bulunmuştur. Alt boyutlar kapsamında, en yüksek ortalamanın fırsat ve başarı boyutunda, en düşük ortalamanın ise katılım boyutunda olduğu gözlenmiştir. Araştırma kapsamındaki değişkenlere ilişkin öğrenci görüşleri çeşitli değişkenlere göre incelendiğinde, cinsiyet, aile aylık gelir durumu, okulun bulunduğu bölgenin gelişmişlik düzeyi, okul türü ve okulun büyüklüğüne göre manidar şekilde farklılaştığı saptanmıştır. Bir başka bulguya göre öğrencilerin sosyal adalet liderliği, okul yaşam kalitesi ve okula aidiyet duygusuna ilişkin algıları arasında orta ve yüksek düzeyde pozitif yönlü manidar ilişkiler bulunmuştur. Öğrencilerin okula aidiyet duygusu üzerinde etkili olan okul ve öğrenci düzeyi değişkenler incelendiğinde okul düzeyinde katılım; öğrenci düzeyinde ise eğitim beklentisi, sosyal bütünleşme, genel doyum ve öğretmen değişkenlerinin manidar etkisi olduğu görülmüştür.

LiderlikLise öğrencileriOkul bağlılığı+4
Safiye Çiğdem Gören
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Okullarda sosyal adalet liderliği ve örgüt kültürü arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırma, öğretmen algılarına göre okullarda sosyal adalet liderliği ve örgüt kültürü arasındaki ilişkiyi açıklamayı amaçlamaktadır. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırma evreni 2021-2022 eğitim öğretim yılında Manisa ili Kula ilçesindeki okulöncesi, ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan 584 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise Manisa ili Kula ilçesinde görev yapan 380 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada kolay ulaşılabilir örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada öğretmenlerin algılarından yola çıkarak okullardaki sosyal adalet liderliğini belirlemek amacıyla Özdemir ve Kütküt (2015) tarafından geliştirilen "Sosyal Adalet Liderliği Ölçeği" ve örgüt kültürünü belirlemek amacıyla Terzi (2005) tarafından geliştirilen "Örgüt Kültürü Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmanın verilerinin analizinde yüzde, aritmetik ortalama, standart sapma değerleri hesaplanmış, t-Testi, Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon Analizi ve Anova kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, öğretmenlerin algılarına göre örgüt kültürünün genel olarak yüksek seviyede olduğu görülmektedir. Örgüt kültürü alt boyutlarından "görev kültürü" boyutunun en yüksek, "bürokratik kültür" boyutunun ise diğer alt boyutlara oranla en düşük seviyede olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmanın diğer değişkeni olan okullarda sosyal adalet liderliğine ilişkin öğretmen algılarının yüksek bir seviyede olduğu görülmektedir. Sosyal adalet liderliği alt boyutlarından olan "eleştirel bilinç" alt boyutunun diğer boyutlara oranla daha yüksek olduğu ortaya konmuştur. Araştırmanın öğretmenlerin okullarda sosyal adalet liderliği ve örgüt kültürü arasındaki ilişkinin belirlenmesine yönelik sonuçlara bakıldığında ise, örgüt kültürünün alt boyutlarından destek kültürü ve başarı kültürü ile sosyal adalet liderliği arasında anlamlı, pozitif ve orta düzeyde bir ilişki bulunmuştur. Örgüt kültürünün alt boyutu olan bürokratik kültür ile sosyal adalet liderliğinin toplamı arasında anlamlı, pozitif ve düşük düzeyde bir ilişki bulunurken; örgüt kültürünün alt boyutu görev kültürü ile sosyal adalet liderliğinin toplamı arasında anlamlı, pozitif ve orta düzeyde bir ilişki bulunmuştur. Araştırmada öğretmenlerin örgüt kültürü algılarının sosyal adalet liderliği algılarını yordayıp yordamadığına ilişkin sonuçlara bakıldığında; örgüt kültürü boyutlarından başarı ve destek kültürünün sosyal adalet liderliğini anlamlı ve pozitif düzeyde yordadığı sonucuna ulaşılırken bürokratik ve görev kültürünün sosyal adalet liderliği üzerinde yordayıcı bir etkisi bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Örgüt Kültürü, Sosyal Adalet Liderliği, Sosyal Adalet, Okul Kültürü

LiderlikOkul kültürüOkullar+5
Kübra Kaya
Uşak University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal adalet liderliğinin öğrenci okul motivasyonu üzerindeki rolü

Öğrenci okul motivasyonu, öğrenci başarısı için gerekli olan önemli bir rol oynamaktadır. Öğrencilerin motivasyonunu ve devamını sağlayabilmek için ihtiyaç duyulan en önemli faktörlerden biri öğrenim gördüğü eğitim örgütünün adalet anlayışıdır. Eğitim örgütlerinde adalet anlayışının temelini atacak en önemli paydaşların başında okul müdürü gelmektedir. Dolayısıyla okul müdürünün sergilediği sosyal adalet liderliği, öğrenci okul motivasyonunu etkilediği düşünülmektedir. Bu nedenle çalışmada okul müdürlerinin algılanan sosyal adalet liderliğinin öğrenci okul motivasyonu üzerindeki rolünün tespit edilmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda ortaokullarda öğrenim gören öğrencilerin görüşlerine göre okul müdürlerinin sosyal adalet liderliğinin öğrenci motivasyonu ile ilişkisi var mı? Sorusuna cevap aranmıştır. Değişkenlerin birbiriyle olan ilişkisini temel alan bu çalışmanın evrenini Afyonkarahisar İli Merkez ilçesinde ortaokullarda öğrenim gören 18486 öğrenci oluşturmaktadır. Örneklem belirlenirken tabakalı örnekleme yöntemi kullanılarak 408 öğrenci çalışmaya dahil edilmiştir. Okul müdürlerinin algılanan sosyal adalet liderliğini belirlemek amacıyla, Özdemir ve Kütküt (2015) tarafından geliştirilen Sosyal Adalet Liderliği Ölçeği, öğrencilerin okul motivasyonunu belirlemek amacıyla Kaynak, Özhan ve Kan (2017) tarafından geliştirilen Ortaokul Öğrencileri İçin Okul Motivasyonu Ölçeği kullanılmıştır. Elde edilen verilerin istatistiksel analizi için aritmetik ortalama, standart sapma gibi tamamlayıcı istatistiklerden sonra, doğrulayıcı faktör analizi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), bağımsız örnekle t-Testi, pearson momentler çarpımı ve basit doğrusal regresyon analizi kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda okul müdürlerinin sosyal adalet liderliği ile öğrenci okul motivasyonu arasında güçlü ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Özellikle sosyal adalet liderliğinin destek ve eleştirel bilinç alt boyutları öğrenci okul motivasyonu üzerinde önemli bir rol oynamaktadır.

LiderlikMotivasyonOrtaokul öğrencileri+5
İbrahim Volkan Sarıkan
Uşak University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Mevdûdî'nin İslâm ekonomisine dair görüşleri

Ebu'l A'lâ Mevdûdî, İslâm düşünürleri denilince akla ilk gelen isimdendir. Yaşadığı çağda Müslümanların birçok sorusuna cevap, sorununa çözüm aramaya çalışmıştır. Birçok farklı konuda eser yazan Mevdûdî'nin, Müslümanların günümüzdeki en ehemmiyetli konularının ve sorunlarının başına yer alan İslâm ekonomisi alanında herhangi bir söz söylememiş olması düşünülemezdi. Mevdûdî, birçok alanda olduğu gibi İslâm ekonomisi alanında da birçok çalışmaya imza atmış bir düşünürdür. Mevdûdî gerek yazılı olarak; gerek telif ettiği kitap ve makaleleriyle, gerek konferans ve radyo programlarındaki demeçleriyle, İslâm ekonomisi alanında önde gelen isimlerden biri olmuştur. İş bu araştırmada, Ebu'l A'lâ Mevdûdî'nin günümüz ekonomik sistemini şekillendiren ideolojiler ve bu ideolojilerin ortaya çıkardığı küresel sorunlara dair değerlendirmeleri, İslâm ekonomisi alanındaki düşünceleri, bakış açısı, ne anladığı ve ne anlattığı, kullandığı kavramlar ve çözüme yönelik tespitleri tetkik edilmeye çalışılmıştır.

MevdudiSosyal adaletİslam ekonomisi
Musab Yiğit
Şırnak University
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal adalet liderliği ve okul iklimi arasındaki ilişkiye yönelik öğrenci görüşleri

Bu araştırmada, okul müdürlerinin sosyal adalet liderliği davranışları ve okul iklimi arasındaki ilişkiye yönelik öğrenci görüşleri incelenmiştir. Araştırmada 2021-2022 eğitim öğretim yılında Ankara ilinde dokuz metropoliten ilçede Anadolu Liseleri, Anadolu İmam Hatip Liseleri ve Mesleki ve Teknik Liselerde eğitim gören 9. Sınıf öğrencilerinin görüşlerine başvurulmuştur. Bu kapsamda toplam 396 öğrenciye "Sosyal Adalet Liderliği Ölçeği" ve "Okul İklimi Ölçeği" olmak üzere iki ölçek uygulanmıştır. Ölçekler öğrencilere dağıtılmadan önce cinsiyet, okulun bulunduğu ilçe, okul türü ve ailenin aylık geliri olmak üzere dört kişisel soru eklenmiştir. Araştırmanın bağımsız değişkeni sosyal adalet liderliği ve bağımlı değişkeni ise okul iklimi olarak belirlenmiştir. Bu değişkenlerle kişisel bilgiler arasındaki ilişkiler t- testi ve tek yönlü ANOVA kullanılarak çözümlenmiştir. Öğrencilerin değişkenlere ilişkin görüşleri ortalama ve standart sapma teknikleriyle çözümlenmiştir. Değişkenler arasındaki ilişkiler ise Pearson momentler çarpımı korelasyon katsayıları ile hesaplanmıştır. Sosyal adalet liderliğinin okul iklimini yordama düzeyi ise Çoklu Doğrusal Regresyon analizi yapılarak hesaplanmıştır. Bu tekniklerden elde edilen sonuçlar, öğrencilerin müdürlerin sosyal adalet liderliği ve okul iklimi algılarının orta seviyede olduğunu göstermiştir. Sosyal adalet liderliği ve okul iklimi arasında pozitif, istatistiksel olarak anlamlı ve yüksek düzeyde bir ilişki görülmüştür. Ayrıca diğer önemli bir sonuca göre, sosyal adalet liderliği okul ikliminin %56'sını açıklamakta olan anlamlı bir yordayıcısıdır.

LiderlikOkul iklimiRegresyon analizi+3
Zehra Münüsoğlu
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessEN

Family grief in case of unexpected loss due to work accident: A qualitative study

The present study aims to explore grief in families one of whose members died due to work accident. Particularly, this study aims to explore the relation of the bereaved families with the social justice system. The grounded theory method and a qualitative research design were used. Semi-structured interviews were conducted with ten families who have suffered the loss of a family member due to work accident. Three themes emerged: (1) factors potentially complicating the grief process, (2) family grief dynamics: A shift in family structure and organization, and (3) the family within and as an active agent of the social justice system. For the families who lost a member due to a work accident, grief is often complicated with the tasks of seeking acknowledgement of the loss and justice. Individual or family level grief counseling seems insufficient for those cases. Results were discussed in the light of existing literature by stressing the importance of the contextual factors in grief process.

Social justiceMourningBereavement+2
İsmail İnan
TED University · Lisansüstü Programlar Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal adalet liderliği ve etik iklim arasındaki ilişkiye yönelik öğretmen görüşleri

Bu araştırmada ortaokullarda görevli öğretmenlerin görüşlerine göre sosyal adalet liderliği ve etik iklim arasındaki ilişkinin ortaya koyulması amaçlanmıştır. Nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama desenine göre yürütülmüş olan bu araştırmada Ankara ili hedef evren olarak belirlenmiştir. Araştırmanın örneklemi tabakalı örnekleme yöntemi ile belirlenmiş olup araştırmada 764 öğretmenden Özdemir ve Pektaş (2017a) tarafından geliştirilen Sosyal Adalet Liderliği – Öğretmen Formu ve Özen ve Durkan (2016) tarafından uyarlanan Örgütsel Etik İklim Ölçeği aracılığıyla veri toplanmıştır. Toplanan veriler IBM SPSS 22.0 Paket Yazılımı ile analize tabi tutulmuştur. Araştırmadan elden edilen verilerin analizinde frekans, aritmetik ortalama, standart sapma ve yüzde değerleri gibi betimsel istatistikler kullanılmıştır. Araştırmanın alt problemleri doğrultusunda değişkenler arasında farklılık olup olmadığının belirlenmesinde iki alt grubu bulunan değişkenler için bağımsız örneklemler t-testi ve üç veya daha çok alt grubu bulunan değişkenler için ise tek yönlü varyans analizi testi kullanılmıştır. ANOVA testi ile elde edilen istatistiksel olarak anlamlı farkların hangi gruplar arasında olduğunu bulmak için Scheffe ve Tamhane's T2 testleri kullanılmıştır. Sosyal adalet liderliği ile örgütsel etik iklim puanları arasındaki ilişkiyi tespit edebilmek için Pearson Korelasyon Katsayısı hesaplanmış ve sosyal adalet liderliğinin örgütsel etik iklimi yordama düzeyini belirlemek için Çoklu Doğrusal Regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, yöneticilerin sosyal adalet liderliği ve okullardaki örgütsel etik iklimi yüksektir. Algılanan sosyal adalet liderliği davranışı ve etik iklim bazı demografik değişkenlere göre farklılık göstermiştir. Araştırmanın önemli bir sonucu ise sosyal adalet liderliği ile etik iklim arasında pozitif yönlü, istatistiksel olarak anlamlı ve yüksek düzeyde bir ilişki bulunmasıdır. Ayrıca sosyal adalet liderliği okullardaki etik iklimin anlamlı bir yordayıcısıdır.

Etik iklimLiderlikOkul iklimi+2
Aynur Arslan
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessEN

Türk İslamcılığında sosyal adalet söyleminin evrimi ve anti-kapitalist Müslümanlar

The thesis examines social justice discourse of Turkish Islamism and emergence of an anti-capitalist Muslim politics in Turkey. It looks at discourses of the Islamist parties and Islamist leaders in Turkey from 1970s to today. The research was primarily based on books of Islamist thinkers and politicians, speakings of Islamist leaders and interviews of some anti-capitalist Muslims. Additionally, articles about Islamist movement and newspaper reports were used. The conclusions reached were that the rising inequality among Muslims and AKP?s power which is neo-Islamist made an anti-capitalist Muslim politics become possible in Turkey and an Islamic liberation theology which is based on social justice discourse in Islam emerged.

Adalet ve Kalkınma PartyAnti capitalismNeo-liberalism+3
İlknur Karanfil
Boğaziçi University · Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü
2013
00
Master'sOpen AccessEN

A quest for social justice: A critique of Hayek's social philosophy

For Hayek, the rule of law and principles of social justice strictly exclude each other. According to laissez-faire philosophers the concept of the rule of law excludes all substantive equality, positive liberty, affirmative action, sanctions for discrimination; namely all the aims of social justice are excluded from the concept of 'justice'. Irreconcilability of the rule of law and social justice is one of the main arguments of Hayek's thought. Formal justice is the only kind of justice and equality before the law is the only kind of equality. The concept of the rule of law is radicalized by laissez-faire philosophers in the twentieth century. This extreme attitude is based on an assumption: formal justice and capitalism are strictly related to each other. Thus, this attitude is in contrast with social justice. According to libertarians, any positive sanction towards substantive justice (for particular people and classes) will destroy the rule of law, namely the law of liberty. However, in this thesis, I will try to undermine Hayek's irreconcilability thesis and offer an idea which makes the rule of law compatible with social justice. I will use the capability approach to reconcile these two concepts. My theory of social justice makes this reconciliation necessary. It refutes the Hayekian premises.

Hayek, FriedrichSocial justiceCommunity philosophy
Nihat Muğurtay
Boğaziçi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Eğitimde sosyal adalet liderliğine ilişkin okul yöneticilerinin görüşleri: Karma yöntem araştırması

Bu araştırmanın amacı, Denizli ilindeki okul yöneticilerinin sosyal adalet liderliğine ilişkin görüş, uygulama ve çözümlerini incelenmektir. Bu araştırmada, nicel ve nitel verilerin birlikte kullanıldığı karma yöntem açımlayıcı sıralı desen benimsenmiştir. Çalışmanın nicel boyutunda Denizli ili Merkezefendi ve Pamukkale ilçesindeki devlet okullarında görev yapmakta olan 245 okul yöneticisi, çalışmanın nitel boyutuna ise 11 okul yöneticisi dahil edilmiştir. Çalışmanın nicel verileri Türkçeye uyarlanan "Sosyal Adalet Liderliği" ölçeği ile nitel verileri ise yarı yapılandırılmış görüşme formu ile toplanmıştır. Araştırma bulgularındaki nicel veriler incelendiğinde okul yöneticilerinin sosyal adalet liderliğine ilişkin düzeylerinin orta düzeyde olduğu saptanmıştır. Okul yöneticilerinin sosyal adalet liderliği boyutları okul liderliği bağlamında yüksek, okul bağlamında düşük, toplum ve politik bağlamlarda orta düzeyde oldukları saptanmıştır. Araştırmanın nitel boyutunda elde edilen verilere göre, okul yöneticilerinin sosyal adaleti hayata geçirirken sosyal adalet liderliği davranışları gösterdikleri gözlemlenmiştir. Sonuç olarak araştırmaya katılan okul yöneticilerinin bireysel olarak sosyal adalet yönelimlerinin olduğu, ancak bu yönelimi hayata geçirmek için strateji geliştirme kısmında maddi kaynak kısıtlılığı, bölgeler arası farklar, uygulanan politikalar ve sosyal adalet liderliği yaklaşımı ile ilgili yeterli bilgi ve donanıma sahip olmayışları gibi sorunlarla karşılaştıkları gözlemlenmektedir.

Eğitim yönetimiLiderlikOkul yöneticileri+2
Bahriye Yeşim Demir
Pamukkale University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

İslamda sosyal politika uygulamaları: İslam ülkeleri ve Türkiye

İslâmda sosyal politika uygulamaları sosyal adaletin ve eşitliğin sağlanması temeline dayanmaktadır. İslâm, kişilere ve devletlere toplumun refahına yönelik birtakım sorumluluklar yüklemektedir. Bu anlamda İslâm'da sosyal devlet esastır. Devlet, bireylerin temel ihtiyaçlarını karşılamakla ve yaşam koşullarını iyileştirmekle yükümlüdür. Yükümlülüklerini yerine getirirken de toplumun her kesimine adaletli olması gerekmektedir. İslâm'da eşitsizlikleri azaltıcı ve refah ortamını iyileştirici etkiye sahip olan en önemli araç zekâttır. Zekât yoksulluğun azaltılmasına, gelir dağılımı adaletsizliklerinin giderilmesine ve istihdam artışına katkı sağlamaktadır. Bunun yanı sıra faiz yasağı ekonomik kalkınma ve sosyal refahın artışına, toplumun her kesimine hitap etmesi ve sürdürülebilir olması bakımından katkı sağlamaktadır. Bazı çalışmalar göstermektedir ki, İslâm ülkeleri gerek ekonomik gerekse sosyal refahı artırmaya yönelik uygulamalarında İslâmi bir bakış açısı geliştirememişlerdir Dolayısıyla İslâm ülkelerinde refah politikaları oluştururken, mevcut politikaların toplumsal koşul ve ihtiyaçlara ne kadar uyum sağladığı göz önünde bulundurulmalıdır. Bu tez çalışmasında, İslâm'da sosyal politika uygulamaları ve 57 İslâm ülkesinin sosyal politika uygulamaları incelenmiştir. Ayrıca İslâmi sosyal politika araçlarının İslâm ülkelerinde ne kadar yer edindiği araştırılmıştır. İslâm ülkelerinin sosyal politika uygulamalarına bakıldığında İslâmi uygulamaları tam anlamıyla benimsemedikleri görülmüştür. Bazı ülkeler İslâmi prensiplere göre belirlenen sosyal politikaları devlet aracılığıyla uygulamış olsa da, gerekli kurumsal altyapı oluşturulamadığı için sorunlar yaşanmaktadır ve sosyal politika uygulamaları merkezi hale getirilememektedir. Diğer bir husus ise, İslâm ülkelerinin politika geliştirmeye yönelik işbirliklerinde zayıf kaldıklarıdır. İslâm ülkeleri arasında siyasi ve ekonomik işbirliklerinin artması, ortak platformlar kurularak sosyoekonomik düzeyi oldukça kötü olan ülkeleri kalkındırmada bir araya gelmeleri gerekmektedir. Böyle bir yaklaşım ulusal kalkınma ve uluslararası işbirliklerinin dini ve kültürel temeller geçekleşmesine katkı sağlayacaktır.

DinRefah ekonomisiSosyal adalet+6
Ülkü İstiklal Ortakaya
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessEN

Restorative justice: In pursuit of social justice

In 2020, there were 1.8 million incarcerated people in the United States. This means that the United States has the highest prisoner rate in the world. This is a civil rights issue. Wicked individuals with ill intentions are not responsible for this phenomenon. In the first part of my thesis, the reasons behind the mentioned high incarceration rates will be explained, and it will be argued that these people, especially people of color, are being imprisoned as a result of a highly unjust process. To understand the reasons behind the high incarceration rates in the United States is important to find ways of lowering these rates. In the second part of the thesis, restorative justice programs, which is one possible way of lowering these rates, will be defined, it will be argued that restorative justice programs will fail unless other significant structural changes take place and that restorative justice programs can be beneficial to victims, offenders, and communities only if it is applied together with other structural changes in the case of United States. In the last part of my thesis, it will be argued that imprisoning poor people of color plays two important functions, for the neoliberal governments of the United States, legitimizing their political power and relocating those poor people, who do not have a place in modern, liquid societies, to outside of the society and that important structural changes cannot be applied without understanding this relationship between neoliberalism and current high incarceration rates.

United States of AmericaPhilosophyRestorative justice+1
Erhan Efe Arıcan
Boğaziçi University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessEN

Exploring social justice implications of mitigation policies: Positions of climate action advocates in Turkey

Studies show that in the absence of corrective complementary social policies, environmental mitigation policies are very likely to fail to provide overall positive societal results. Although the challenges should be addressed to ensure a sustainable and equitable transition, so far scant attention has been directed to rebuilding the economy in a low-carbon and at the same time in a just manner, especially in the context of developing countries. Based on 21 in-depth interviews conducted with climate advocates in Turkey, the ways they address the impacts of mitigation policies on affordability, employment, equality, and social cohesion, as well as social policies they suggest offsetting the potentially-detrimental effects of mitigation policies are investigated. After reviewing briefly utilitarian, distributive, participatory, and capabilities approaches to environmental justice in the context of mitigation policies, the study proposes an analytical tool—by proposing a quadrant of justice—to map the corresponding justice approaches of various social measures recommended by climate advocates. The results of the study are as follows: a) Climate advocates consider the social impacts of low-carbon investments as relatively positive, while assessing the social risks of the policies that will impose sanctions on carbon-intensive industries as high; b) for the complementary social policies, climate advocates challenge the existing socio-economic structure when it comes to adopting a combination of different justice typologies; c) although the academic research on the social impacts of mitigation policies have increased quantitatively and qualitatively recently, the issue is not by and large on the agenda of climate advocates in Turkey.

Mitigation policiesSocial Risk Mitigation ProjectSocial justice+6
Gökçe Yeniev
Boğaziçi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Küreselleşmenin sosyal adalete etkisi

Doktora tez çalışmasında "Küreselleşmenin Sosyal Adalet Üzerine Etkisi" konusu ele alınmıştır. Konunun analizi için, Bertelsmann Stiftung Vakfı'nın Thorsten Hellman, Pia Schmidt ve Sascha Matthias Heller tarafından hazırlanan "Avrupa Birliği ve OECD Ülkelerinde Sosyal Adalet" raporunda yer alan "sosyal adalet endeksi" ve KOF İsviçre Ekonomi Enstitüsü tarafından hazırlanan "küreselleşme endeksi" kullanılmıştır. Bununla beraber, seçili ülkelerin yıllık kişi başına GSYİH artışları, seçili ülkelerin yıllık nüfus artışı, genel nihai kamu harcamalarının GSYİH içindeki payı ve ülke gruplarından oluşan toplam 12 kontrol değişkeni kullanılmıştır. Veri birleştirme dâhil tüm analizler STATA 15 ekonometri programı ile yürütülerek, 41 ülke ve 2014-2019 yıllarını kapsayan veri setleri kullanılarak Arellano ve Bond İki Aşamalı Genişletilmiş Moment Tahmincisi ile küreselleşme ve sosyal adalet ilişkisi sınanmıştır. Sosyal adalet endeksi ve alt endeksleri ile küreselleşme endeksi ve alt endeksleri kullanılarak 28 model oluşturulmuştur. AB üyesi olmayı, Eski Doğu Bloku ülkesi olmayı, İskandinav Hukuki Kökenine sahip olmayı, Fransız hukuki kökenine sahip olmayı, Alman hukuki kökenine sahip olmayı ve Anglo-Sakson hukuki kökenine sahip olmayı temsil eden kukla değişkenleri kukla değişkenleri kullanılarak küreselleşmenin bu ülke grupları özelinde sosyal adalet ile ilişkisinin tahmini hedeflenmiştir. Küreselleşmeden etkilenen tüm hukuki köken ülke gruplarının sosyal adaleti sağlamakta küreselleşmeden etkilenmeyen ülke gruplarına göre sosyal adaleti sağlamakta daha başarısız olduğu tespit edilmiştir. Fransız ve İskandinav hukuki kökene sahip ülkeler iktisadi küreselleşmeden etkilendiğinde de aynı olumsuz sonucu vermektedir. Genel olarak küreselleşme, özelde iktisadi küreselleşme ve sosyal küreselleşme ile sosyal adalet arasındaki ilişkiyi incelenen modellerde küreselleşme, iktisadi küreselleşme ve sosyal küreselleşmenin sosyal adalet üzerinde olumsuz etkisi olduğu tespit edilmiştir. Genel olarak küreselleşme, iktisadi küreselleşme ve sosyal küreselleşmenin yoksullukla mücadele ile de negatif yönlü ilişkisi olduğu görülmüştür. Eğitim eşitliği ile küreselleşme ve alt endeksleri arasında bir korelasyon tespit edilememiştir. Ancak yıllık genel nihai kamu harcamalarının GSYİH'ya oranındaki artış eğitim eşitliği endeksinde artışa neden olduğu tespit edilmiştir. Küreselleşme ile işgücü piyasasına erişim arasında bir ilişki tespit edilemezken iktisadi küreselleşme ile iş gücü piyasasına erişim arasında negatif korelasyon olduğu görülmüştür. Yıllık genel nihai kamu harcamalarının GSYİH'ya oranı ile işgücü piyasasına erişim arasında ise pozitif korelasyon bulunmaktadır. Yıllık nüfus artışındaki artış işgücü piyasasına erişimi azalttığı tespit edilmiştir. İlgili modellerin analizi sonucu genel olarak küreselleşme, iktisadi küreselleşme, sosyal küreselleşme ve politik küreselleşeme ile toplumsal kapsayıcılık ve ayrımcılık yapmama arasında bir ilişki tespit edilememiştir. Model analizlerinde küreselleşme, iktisadi küreselleşme, sosyal küreselleşme ve politik küreselleşme ile nesiller arası adalet endeksi arasında bir ilişki tespit edilememiştir. Model analizi sonuçlarına ülke grupları açısından baktığımızda Fransız ve İskandinav hukuki kökene sahip ülkelerin Alman Hukuki kökenine göre sosyal adaleti sağlamada daha başarılı olduğunu görmekteyiz. Ayrıca İskandinav hukuki kökenine sahip ülkeler, Alman hukuki kökenine sahip ülkelere göre yoksullukla mücadelede, eğitim eşitliğini sağlamakta, toplumsal kapsayıcılık ve ayrımcılık yapmama ile nesiller arası adaleti sağlamada daha başarılı olduğu görülürmüştür. Bununla birlikte Eski doğu bloku üyesi olmanın eski doğu bloku üyesi olmamaya göre işgücü piyasasına erişim endeksinde azalışa neden olduğu tespit edilmiştir. Avrupa Birliği ülkeleri Avrupa Birliği ülkesi olmayanlara göre toplumsal kapsayıcılık yapmada ve ayrımcılık yapmamada, eğitim eşitliğini sağlamada ve yoksullukla mücadelede daha başarısız olduğu tespit edilmiştir. ANAHTAR SÖZCÜKLER: Sosyal Adalet, Küreselleşme

EğitimKapsayıcılıkKüreselleşme+3
Öznur Uçar
Aydın Adnan Menderes University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal bilgiler öğretmenlerinin sosyal adalet algı ve deneyimleri

Yirmibirinci yüzyıl, dünya genelinde yaşanan toplumsal, ekonomik ve kültürel değişimlerin en hızlı gerçekleştiği dönem olarak kabul edilmektedir. Gerçekleşen bu değişimler eğitim anlayışını doğrudan etkilemektedir. Eğitimin amaçlarından biri vatandaş yetiştirmektir. Küresel değişimler ile birlikte farklılıklara saygı duyma, hoşgörülü olma gibi birçok yeni özellik vatandaşlardan beklenir hale gelmiştir. Bu özelliklerden biri sosyal adalet bilincidir. Sosyal adalet, toplumsal hayat içerisinde her bireyin kendini güven ortamı içerisinde hissederek, ilgi ve ihtiyaçlarını en üst seviyede karşılayıp potansiyelini ortaya koymasını amaçlamaktadır. Bunun yanı sıra toplumsal yaşam içerisinde var olan ekonomik, sosyal ve politik ayrımcılıkların giderilmesini de amaçlamaktadır. Bu nedenle sosyal adalet farkındalığı küresel vatandaşların sahip olması gereken nitelikler arasında görülmektedir. Türkiye'de ortaokul düzeyinde sosyal bilgiler dersi doğrudan vatandaş yetiştirme amacını taşıyan bir ders olarak dikkat çekmektedir. Bu nedenle, sosyal bilgiler dersinde küresel vatandaş yetiştirme amacıyla sosyal adalet eğitimine de yer verilmesi beklenmektedir. Bu araştırmanın amacı, sosyal bilgiler öğretmenlerinin sosyal adalet algı ve deneyimlerine yönelik bilgi edinilmesidir. Araştırma, nitel araştırma yöntemlerinden olgubilim desenine göre gerçekleştirilmiştir. Öğretmenler belirlenirken amaçlı örnekleme yöntemlerinden biri olan maksimum çeşitlilik örneklemesinden yararlanılmıştır. İlk aşamada maksimum çeşitlilik örneklemesi ile belirlenen 10 öğretmen ile yarı-yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. İkinci aşamada, bu görüşmelerden elde edilen veriler doğrultusunda öğretmenlerin hayata bakış açısı, mesleki deneyimleri, bulundukları okulun sosyo-ekonomik düzeyi, sosyal adalet konusundaki farkındalıkları, sosyal adalet eğitimine sınıf içerisinde yer verme düzeyleri gözetilerek görüşme yapılan 10 öğretmen arasından dört öğretmen belirlenmiştir. Belirlenen dört öğretmenin sınıfında sosyal adalet eğitimine ilişkin deneyimleri yaklaşık beş ay süresince katılımcı gözlem ile gözlenmiştir. Katılımcı gözlem sürecinin ardından tüm öğretmenlerle son görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Görüşmeler ve gözlemlerden elde edilen veriler Nvivo 10 nitel veri analizi programı kullanılarak çözümlenmiştir. Araştırmada öğretmenlerin çoğunun sosyal adalet kavramını, eşitlik ve adalet olarak değerlendirdikleri görülmüştür. Öğretmenlerin çoğu, sosyal adalet algılarının gelişiminde ailelerinin ve aldıkları eğitimlerin önemli olduğunu belirtmişlerdir. Öğretmenlerin çoğu sosyal adalet eğitimini fırsat eşitliği yaratmak, sosyal adaleti kavram olarak öğretmek ve öğrencilere sosyal adaletle ilgili değerleri kazandırmak olarak değerlendirmişler ve sosyal adalet eğitiminde öğretmenlerin, öğrencilerine olumlu model olması, farklı düşünce ve kimliklere saygı göstermesi gerektiğini dile getirmişlerdir. Öğretmenlerin çoğu, sosyal bilgilerin vatandaş yetiştirme, bireyleri yaşama hazırlama ve sosyal bilimleri öğretme gibi temel amaçlarının var olduğunu belirterek sosyal adaletin, sosyal bilgiler dersi içerisinde önemli bir yeri olduğunu ifade etmişlerdir. Ancak sosyal bilgiler öğretim programı ve ders kitaplarında sosyal adaletin doğrudan yer almadığını söylemişlerdir. Ders içerisinde öğretmenlerin, öğrencilerde sosyal adalet bilincini geliştirmek adına yaptıkları etkinlikler sınırlı kalmaktadır. Öğretmenlerin çoğu, öğrencileri arasında ayrım yapmadıkları ve öğrencilerine karşı olumlu tutumlarda bulundukları görülmesine karşın ders içerisinde sosyal adaletin insan hakları, demokrasi ve çevre koruma boyutlarına kısmen değinmişlerdir. Sonuç olarak öğretmenlerin çoğunun sosyal adalet kavramını sınırlı bir şekilde algıladıkları ve bu doğrultuda ders içi deneyimlerinin de sınırlı kaldığı görülmektedir. Araştırmada, sosyal bilgiler programı ve ders kitaplarında sosyal adalete doğrudan yer verilmesi, öğretmenlerin farkındalıklarının artırılması adına MEB ile üniversitelerin işbirliği içerisinde sosyal adalet konusunda çalışmalar yapmaları ve araştırmacılara, STK'larla işbirliği içerisinde yapılabilecek eylem araştırmaları önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Sosyal bilgiler, sosyal adalet, sosyal bilgiler eğitimi, sosyal adalet eğitimi.

AdaletAdalet algısıMesleki deneyim+5
Sercan Bursa
Anadolu University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Lise öğretmenlerinin etik liderlik ve sosyal adalet algıları arasındaki ilişki (İstanbul Avrupa Yakası örneği)

Araştırmada lise öğretmenlerinin etik liderlik ile sosyal adalet algıları arasındaki ilişki incelendi. İlişkisel tarama modellerinden ?karşılaştırma? türünde bir çalışmadır. Bu amaçla 84 maddeden oluşan Turhan (2007)tarafından geliştirilen ?Etik Liderlik Davranışları ve Sosyal Adalet Algısı ölçeği? kullanılmıştır.İstanbul'un Avrupa yakasındaki 30 lisede 250 öğretmenden anket yoluyla veri toplandı. Araştırmada yüzde, frekans, aritmetik ortalama, t testi, ANOVA , post-hoc Scheffe (anlamlı farklar) testi ve Pearsons' korelasyon analizi kullanıldı. Tüm istatistiksel hesaplamalarda anlamlılık düzeyi 05 olarak kabul edilmiştir.Araştırma sonuçlarına göre; öğretmenlerin, genel olarak etik liderlik algıları olumlu yöndedir. Demografik özelliklerinde istatistiksel olarak anlamlı farklılaşmalar bulunmuştur. Etik liderliğin tüm alt boyutları ile sosyal adaletin algılanması arasında anlamlı ve pozitif bir ilişki olduğu saptanmıştır. Sosyal adalet algısını en çok etkileyen davranış yöneticilerin sosyal sorumluluk davranış biçimidir. Sosyal adalet algısını en az etkileyen davranış ise yöneticilerin etik okul kültürü ve iklimi oluşturma davranışıdır. Ancak genel olarak etik liderliğe ilişkin 7 davranış biçiminin de, öğretmenlerin okullarında sosyal adaleti algılama düzeylerine güçlü bir şekilde etki ettiği söylenebilir.Anahtar Kelimeler: Etik Liderlik, Sosyal Adalet.

Adalet algısıEtikEtik liderlik+6
Muharrem Özdemir
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de sosyal politikanın anayasal gelişimi

Toplumların iktisadi, siyasi ve sosyal seyrine bağlı olarak gelişen sosyal politika, toplumsal talep ve hareketlenmelerin etkisiyle anayasal düzenlemelere konu olmaktadır. Ana-yasal düzenlemelerin sosyal politikanın hukuksal bir yapıya bürünmesinde başat rol oynaması aynı zamanda Türkiye'nin sosyal politika tarihine de etki etmiştir. Sosyal politika, temelde sermaye-emek ilişkisi ekseninde filizlenerek sosyal sorunlara dönüşen hareket ve mücadeleler karşısında devlet ve hukuk düzeni eksenli çalışmaları konu edinen bir disiplindir. Sosyal politikanın, en üst düzenleyici norm olan anayasa ile sabit bir normatif gerçekliğe sahip olması, kurumsallaşması anlamında önemli bir atılımdır. Bu bağlamda, sosyal politikanın kavramsal çerçevesinin çizilmesinde referans noktası olan, ana-yasal düzenlemelerin nasıl ortaya konduğu hususunda olası problemlerin varlığı bu çalışmanın odak noktasını oluşturmaktadır. Bu çalışmanın amacı, Türk anayasa tarihi içerisindeki anayasal gelişmeler ve düzenlemeler dikkate alınarak sosyal politikanın tarihsel sürecinin gelişimini ve boyutlarını ortaya koymaktır. Çalışmanın araştırma tekniği nitel araştırma yöntemidir. Çalışma konusuna dönük olarak sosyal politika tarihi, anayasa tarihi, sosyal haklar, sosyal adâlet ve sosyal hukuk devleti eksenli kitap, makale, tez ve diğer yayınlar taranmıştır. Bu tarama sonucunda özellikle ulusal literatürde, sosyal politika ile anayasa ilişkisi üzerine yeterli araştırmanın bulunmaması önemli bir eksiklik olarak karşımıza çıkmıştır. Bu nedenle çalışmanın sosyal politika-anayasa ilişkisine dair literatürdeki bu önemli boşluğa katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Çalışmanın evrenini; Osmanlı son dönemi anayasal gelişmeler dahil olmak üzere 1921, 1924, 1961 ve 1982 anayasalarında sosyal politikanın; sosyal adâlet, sosyal hukuk devleti, sosyal haklar kavramları ile diğer ilgili hükümler üzerinden ele alınışı oluşturmaktadır. Çalışmayla Osmanlı-Türk anayasal gelişmelerinde, sosyal politikanın anayasalar üzerindeki boyutu ve etkisi, 1961 Anayasası ile en etkin bir konuma sahipken 1982 Anayasası'nda bu etkinin dönemin sosyoekonomik koşullarıyla gerilediği anlaşılmıştır. Türkiye'de olduğu gibi dünyanın birçok ülkesinde ana-yasal olarak tanınan sosyal politika, insanlığın sosyal adalet arayışına hizmet ederek her geçen gün anayasal bakımdan daha önemli bir hâle gelmiştir. Anahtar Kelimeler: anayasa, sosyal adalet, sosyal devlet, sosyal haklar, sosyal politika

AnayasaSosyal adaletSosyal devlet+3
Mehmet Yalın
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de kayıt dışı ekonominin iktisat sosyolojisi açısından analizi: Yaş sebze ve meyve toptancı hal uygulamaları

Kayıt dışı ekonomi, özellikle gelişmekte veya az gelişmiş ülkelerin en önemli problemlerinden biridir. Kayıt dışı ekonominin düzeyi, ülkelerin ekonomik olarak kalkınmışlık seviyelerine göre farklılıklar arz etmektedir. Kayıt dışı faaliyette bulunan kişiler devlete ve yasalara olan yükümlülüklerinden kaçınarak vergi sistemine dâhil olmadan kayıt dışı ekonominin artarak devam etmesini sağlamaktadırlar. Kayıt dışı ekonominin var oluşu sosyolojik olarak toplumsal adalet ve gelir dağılımda eşitsizlik tartışmalarını da beraberinden getirmektedir. Bir taraftan iktisadi faaliyetlerini yasalar çerçevesinden gerçekleştiren, devlete olan vergi yükümlülüklerini yerine getiren, diğer yandan ise iktisadi faaliyetlerini yasal çerçevede gerçekleştirmeyen bireyler düşünüldüğü zaman hem devlet iktisadi anlamda zarar görmekte hem de haksız kazanç meşru hâle gelmektedir. Ayrıca devletin bireylere sağladığı kamu hizmetleri, vergilerin alınamaması veya denetimin sağlanamamış olması durumunda aksamaktadır. Bunun nihai olarak olumsuz sonuçları da topluma ve bireylere yansımaktadır. Ayrıca, iktisat sosyoloji bağlamında toplumsal adalet ve eşitlik, kayıt dışı iktisadi faaliyetlerle zarar görmektedir. Ülkemiz topraklarında yetişen ürünlerin %30'u ancak hâllerde işlem görmekte, %70'e yakını ise kayıt dışı yollarla pazarlanmaktadır. Aynı zamanda Hâl Bildirim Sistemine dâhil olmadan piyasalara gayri resmi yollardan ulaşan ürünler hem gıda sağlığı ve hijyen açısından denetlenememekte hem de piyasalarda fiyat dalgalanmalarına sebep olarak üreticinin ve tüketicinin zarar görmesine sebep olmaktadır. Ülke ekonomisi açısından ise tarımsal pazarlama alanında kayıt dışı satışlar gün geçtikçe artarak devam etmektedir. Bu çalışmada toptancı hâllerindeki uygulamalardan, denetim eksikliklerinden ve gerekse pazarlama sisteminden kaynaklanan sorunlar, kayıt dışı ekonomi bağlamında ortaya konulmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: İktisat Sosyolojisi, Kayıt Dışı Ekonomi, Toptancı Halleri, SosyalAdalet, Eşitsizlik.

Ekonomi sosyolojisiEşitsizlikKayıt dışı ekonomi+2
Kerim Bayram
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal politika aracı olarak fırsat eşitliği ve bunun sağlanmasında eğitimin rolü

Bu araştırmada amaçlanan konu fırsat eşitliğinin sağlanmasında eğitimin rolünü incelemektir. Eşitlik kavramının fırsat eşitliği boyutu incelenerek, toplumda fırsat eşitliğini sağlamada eğitimin etkinliğini ve yeterliliğini araştırmaktır. Araştırmada literatür tarama yöntemi seçilmiştir. Konunun daha iyi anlaşılması için TÜİK, OECD ve PISA sayısal verilerinden yararlanılarak tablolar halinde açıklanmıştır. Araştırmanın sonucunda, eğitimin fırsat eşitliğini sağlamada etkili olduğu ve fırsat eşitliğinin bireylerin toplumsal konumlarını etkilediği, fırsat eşitliğinin sadece bireyler üzerinde değil nesiller boyu etkilediği belirlenmiştir. Benimsenen ideolojilerin hem eğitim üzerinde hem fırsat eşitliği üzerinde toplumsal hayata ve bireylere etkileri olduğu ortaya konmuş ve ailelerin ekonomik durumlarının çocukların eğitimi üzerinde büyük bir etkiye sahip olduğu saptanmıştır. Eğitim üzerinde ekonominin ve ideolojilerin etkisi ortadan kaldırılırsa eşitsizliklerin azaltılması yönünde büyük gelişme kaydedilmektedir. Bölgeler ve eğitim kurumları arasındaki kalite ile nitelik farkının ortadan kaldırılması gerekmektedir. Eğitimin ailelerin ya da diğer dış etkenlerin etkisi altından kurtarılması ve şartların mümkün mertebe aynı seviyeye getirilmesi halinde eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanması ve fırsat eşitliğinin sağlanmasında da eğitimin rolünün büyük olacağı bilinmektedir. Anahtar Kelimeler: Eşitlik, Fırsat Eşitliği, Sosyal Adalet, Eğitim Politikaları, Eğitim Finansmanı

EğitimEğitim politikalarıEşitlik+3
Betül Sağlam
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Ücretlerin vergilendirilmesinde uluslararası karşılaştırmalı bir analiz: Asgari ücret üzerine bir değerlendirme

Üretim faktörü olan emeğin elde ettiği gelir olan ücret, gelir vergisi açısından vergilendirilecek bir unsurdur. Ayırma ilkesi gereği ücretin vergilendirilmesinin diğer gelir unsurlarından farklılaştırılması, çeşitli avantajlar sağlanması gerekir. Asgari ücret yasal bakımdan emek faktörüne ödenebilecek ve onun geçimini sağlamaya yetecek en düşük ücret olduğu için özellikle onun üzerindeki vergi yükünün azaltılması, koruyucu tedbirler alınması önemlidir. Bu çalışmanın amacı ücretlerin özellikle de asgari ücrettin vergilendirilmesini incelemek, çeşitli ülkelerdeki durumu karşılaştırmak, ücretin vergilendirilmesinde yaşanan sorunları tespit etmek ve çözüm önerilerinde bulunmaktır. Bu sebeple çalışma üç ana bölüm altında ele alınmıştır. Birinci bölümde ücret, ücretin vergilendirme sebepleri, Türkiye'de ve çeşitli ülkelerde ücretin vergilendirilmesi, muafiyet, istisna ve indirimler ve vergi yükü ele alınmıştır. İkinci bölümde asgari ücret, amacı, gelişimi, çeşitli ülkelerde asgari ücretin durumu ve vergilendirilmesi incelenmiştir. Son bölümde ise Türkiye'de ücret ve asgari ücretin vergilendirilmesinde yaşanan sorunlar tespit edilmiş ve çözümüne yönelik öneriler sunulmuştur. Çalışmada ücret gelirinin vergilendirmesinde ödeme gücünün yeterince dikkate alınmadığı, ücretlilerin vergi yükünün ağır olduğu, ücretliler arasında yatay eşitliğin bozulduğu ve asgari ücretlilerin vergi yükünün yüksek olduğu görülmüştür. Bu nedenle ücretlilerin vergi yükünü azaltmaya yönelik tedbirlerin alınması, özellikle stopaj yönteminin nihai vergileme olmaktan çıkarılarak beyanname yöntemine geçilmesi, yersiz muafiyet ve istisnalara son verilerek bazı istisnaların günün şartlarına uygun hale getirilmesi, damga vergisi kesintisine son verilmesi ve asgari ücretin vergi dışı bırakılmasının daha uygun olacağı sonucuna varılmıştır.

Asgari ücretGelir vergisiSosyal adalet+4
Ali Beştaş
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessEN

A comparative evaluation on the concept of property in Islamic economic thought and modern economic thought

The concept of property has been influential on many areas ranging from the organization of production, distribution and consumption to social structure and the role and organization of the state in different periods of human history. Property is not only a legal right, but also a social and economic institution. It can be argued that the concept of property is decisive on a number of economic and social dynamics from the organization of production to the forms of social stratification through the hierarchy that determines the dominance of control over the means of production. This study describes the modern capitalist understanding of property based on the changes that have occurred in the concept of property in different periods of human history. The Islamic understanding of property has been delineated based on the primary resources of the Islamic economic thought, and a comparative analysis has been conducted based on the differences with the modern capital understanding of property as well as social, legal and economic effects created by these differences.

Distributive justiceReligion-economy relationshipEconomic thought+7
Yunus Emre Aydınbaş
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kamu kurum ve kuruluşları ile sivil toplum kuruluşlarında çalışan sosyal hizmet uzmanlarının sosyal adalet savunuculuğu düzeylerinin karşılaştırılması

Bu araştırmanın amacı kamu kurum ve kuruluşları ile sivil toplum kuruluşlarında çalışan sosyal hizmet uzmanlarının sosyal adalet savunuculuğu düzeylerini ortaya koymak ve sosyal adalet savunuculuğunun kamu kurum ve kuruluşunda ve sivil toplum kuruluşunda çalışma durumuna göre anlamlı bir şekilde farklılaşma durumunu belirlemektir. Bununla birlikte sosyal adalet savunuculuğu düzeyini tanıtıcı bilgiler ve mesleki faaliyetlere ilişkin bilgileri dikkate alarak değerlendirmektir. Nicel araştırma yöntemleri kullanılan araştırmada Sosyal Adalet Savunuculuğu Ölçeği ve Anket Formu aracılığıyla veriler 100 sosyal hizmet uzmanından elde edilmiştir. Verilerin analizinde t-testi, korelasyon ve ANOVA analizleri kullanılmıştır. Araştırmaya göre sosyal hizmet uzmanlarının sosyal adalet savunuculuğu, işbirlikçi hareket, müracaatçının güçlendirilmesi ve müracaatçı/toplum savunuculuğu düzeyleri yüksek sosyal/politik savunuculuk düzeyleri orta düzeydedir. Araştırmada Sosyal Adalet Savunuculuğu Ölçeği ve alt ölçekleri ile anket formundan elde edilen veriler arasında anlamlı farklılık ve ilişkiye bakılmıştır. Buna göre sosyal hizmet uzmanlarının sosyal adalet savunuculuğu ve işbirlikçi hareket düzeyleri kamu kurum ve kuruluşunda ve sivil toplum kuruluşunda çalışma durumuna göre anlamlı bir şekilde farklılaşmaktadır. Ayrıca sosyal adalet savunuculuğu ve alt ölçekleri cinsiyete, bir STK'ya üye olma ve üniversite dışında bir savunuculuk eğitimi alma durumuna göre anlamlı bir şekilde farklılaşmaktadır. Bununla birlikte sosyal adalet savunuculuğu ve alt ölçekleri ile kamuda çalışma süresi ve sivil toplumda çalışma süresi arasında anlamlı bir ilişki bulunmaktadır. Araştırmadan elde edilen bulgular ışığında sonuç ve öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Kamuda sosyal hizmet, savunuculuk, sivil toplumda sosyal hizmet, sosyal adalet

Grup odaklı sosyal hizmetKamu kuruluşlarıSavunuculuk+3
Rumeysa Bozdemir
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2020
00

Related subjects