Team sports
66 theses under this subject heading
Spor bilimleri fakültesi öğrencilerinin duygusal zeka düzeyleri ile etkili iletişim becerilerinin bazı değişkenlere göre incelenmesi
SPOR BİLİMLERİ FAKÜLTESİ ÖĞRENCİLERİNİN DUYGUSAL ZEKA DÜZEYLERİ İLE ETKİLİ İLETİŞİM BECERİLERİNİN BAZI DEĞİŞKENLERE GÖRE İNCELENMESİ Yılmaz S. Aydın Adnan Menderes Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Beden Eğitimi ve Spor Eğitimi Programı, Yüksek Lisans Tezi, Aydın, 2024. Amaç: Bu çalışma kapsamında spor bilimleri fakültesi öğrencilerinin duygusal zekâ düzeyleri ile etkili iletişim kurma becerilerinin bazı değişkenlere göre incelenmesi yapılmıştır. Materyal ve Method: Araştırmada nicel araştırma yaklaşımlarından biri olan ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Çalışmanın örneklemi, evreni Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesinde olan 339 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemi Seçkisiz Örnekleme Yöntemlerinden Basit Seçkisiz Örnekleme Yöntemi ile belirlenmiştir. Veriler kişisel bilgi formu, Schutte duygusal zekâ ölçeği ve etkili iletişim becerileri ölçeği ile elde edilen verilerin analizinde uygun olan programdan faydalanılmıştır. Bulgular: Duygusal zekâ ve etkili iletişim becerileri arasında; yaşa, sınıfa, cinsiyete ve gelir durumuna göre anlamlı farklılıklar olduğu tespit edilmiştir. Schutte duygusal zekâ ölçeğinin, iyimserlik/ruh halinin düzenlenmesi ve duyguların değerlendirilmesi alt boyutları ile etkili iletişim becerileri ölçeğinin; egoyu geliştirici dil, etkin dinleme, kendini tanıma/açma, empati ve ben dilini kullanma alt boyutları arasında pozitif yönde anlamlı ilişki olduğu tespit edilmiştir. Duygusal zekânın; etkin dinleme, kendini tanıma/açma ve ben dilini kullanmada pozitif yönde anlamlı ilişki olduğu görülmüştür. Duyguların kullanımı ile etkin dinleme, kendini tanıma/açma ve ben dilini kullanma arasında pozitif yönde anlamlı ilişki olduğu görülmüştür. Sonuç: Spor faaliyetleri kapsamında sporcuların duygusal zekâ seviyeleri ile etkili iletişim becerilerinin ilişki düzeyleri; spor fakültesi öğrencilerinin akademik çalışmalarında, sosyal becerilerinde ve aynı zamanda katılacağı sporsal organizasyonlarda başarılı olmalarına büyük katkı sağlayacaktır. Yapılan pek çok çalışmada bahsi geçmekte olan iki niteliğin bireylerin başarısını pek çok açıdan etkilediği gözlemlenmektedir. Anahtar Kelimeler: Başarı, Duygusal Zekâ, Empati, Etkili İletişim, Spor.
Genç sporcularda takım sargınlığı ve kolektif yeterlik inançlarının incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, genç sporcularda takım sargınlığı ve kolektif yeterlik inançlarının incelenmesidir. Araştırmaya takım sporları (basketbol, voleybol ve futbol) altyapı liglerinde mücadele eden 180 erkek (yaş: 15.41±1.15) ve 70 kadın (yaş: 14.70±1.09) sporcu olmak üzere toplam 250 sporcu (yaş: 15.10±1.16) katılmıştır. Sporcuların kolektif yeterlik inançlarını değerlendirmek üzere Kolektif Yeterlik Ölçeği kullanılırken, takım sargınlığı algıları için ise Genç Spor Çevre Envanteri kullanılmıştır. Envanter, iki boyutta yer alan 16 madde ve geçersiz yanıtları tespit etmek amacıyla yer verilmiş 2 olumsuz madde olmak üzere toplam 18 maddeden oluşmaktadır. Genç Spor Çevre Envanteri araştırmacı tarafından Türkçe'ye uyarlanarak geçerlik ve güvenirlik çalışmaları yapılmıştır. Genç Spor Çevre Envanterinin iç tutarlığına ilişkin Cronbach Alpha güvenirlik katsayıları, envanterin tümü için .89 olarak, görev ve sosyal sargınlık boyutları için .87 olarak; Kolektif Yeterlik Ölçeğinin iç tutarlığına ilişkin Cronbach Alpha güvenirlik katsayısı ise .72 olarak hesaplanmıştır. Araştırma verilerinin analizinde tanımlayıcı istatistikler, doğrulayıcı faktör analizi, madde toplam korelâsyonu analizi, T-testi, tek faktörlü MANOVA, tek yönlü ANOVA ve korelâsyon analizlerinden yararlanılmıştır. Sonuçlar değerlendirildiğinde, takım sargınlığının görev ve sosyal boyutlarında cinsiyete göre anlamlı bir farklılık olduğu (p<.05), ancak kolektif yeterlik inançlarının farklılaşmadığı gözlemlenmiş (p>.05), sporcuların takımda bulunma sürelerine göre takım sargınlığı ve kolektif yeterlik inançlarının farklılaşmadığı görülmüştür (p>.05). Son olarak, araştırmaya katılan sporcuların takım sargınlığı ve kolektif yeterlik inançları arasında negatif bir ilişkinin varlığı tespit edilmiştir. Buna göre, genç sporcularda yüksek düzeyde takım sargınlığı algısı, sporcuların kolektif yeterlik inançlarının zayıflamasına neden olabilmektedir. Bu bağlamda takım sargınlığı ve kolektif yeterlik arasındaki negatif ilişkiyi etkilediği düşünülen faktörler tartışılmıştır.
Takım sporları ve doğa sporları yapan erkek sporcuların liderlik özelliklerinin incelenmesi
Bu araştırma, takım sporları ve doğa sporları yapan erkek sporcuların liderlik özellikleri arasındaki ilişkiyi çeşitli değişkenler açısından incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın evreni Elazığ ve Malatya illerinde aktif olarak takım sporu ve doğa sporu yapan 51 erkek adaydan oluşmaktadır. Ayrıca liderlik ölçeğinin geliştirme sürecinde takım sporuyla uğraşan 99 kişiye ölçek taslağı uygulanmıştır. Veri analizlerinde non-parametrik testler tercih edilmiş, ikili karşılaştırmalar için Mann Whitney U testi ve çoklu karşılaştırmalar için Kruskal Wallis H testi uygulanmıştır (?=0.05). Araştırmada liderlik davranış özelliklerini belirlemek için doğa sporu ile uğraşan erkek katılımcılara 40 sorudan oluşan Doğa Sporları Liderlik Ölçeği ve takım sporları ile uğraşan erkek katılımcılara 16 sorudan oluşan Takım Liderliği Özellikleri Ölçeği uygulanmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre takım sporları ile uğraşan erkek sporcuların kaptanlık yapma ve spor yapma yıllarına, gelir düzeylerine, eğitim durumlarına, yaşlarına, spor yaptıkları illere ve spor branşlarına göre anlamlı bir fark bulunamamasına rağmen doğa sporları ile uğraşan erkek sporcuların yaş grupları arasında Öğretici Davranış, Model Olma ve Risk Alma değişkenleri içerisinde anlamlı bir fark olduğu, medeni durumlarına göre liderlik davranış puanları arasında Model Olma değişkeninin farklılaştığını ve yaşadıkları illere göre liderlik davranışı puanlarında Demokratik Karar Verme değişkeninde fark olduğu bulunmuş, spor yapma yıllarına, gelir düzeylerine ve eğitim durumlarına göre anlamlı bir fark bulunamamıştır. Sonuç olarak, takım sporları ile uğraşan erkek sporcularda araştırılan değişkenlere göre liderlik davranış özellikleri arasında hiçbir fark olmadığı, doğa sporları ile uğraşan erkek sporcularda ise Demokratik Karar Verme, Model Olma, Öğretici Davranış ve Risk Alma değişkenlerine göre liderlik davranış özellikleri arasında fark olduğu bulunmuştur.
Bireysel ve takım sporlarıyla uğraşan sporcuların çeşitli değişkenlere göre yalnızlık düzeylerinin incelenmesi.
Bu çalışmanın amacı bireysel ve takım sporlarıyla uğraşan sporcuların çeşitli değişkenlere göre yalnızlık düzeylerinin incelenmesidir. Araştırmaya 2016 – 2017 sezonunda aktif olarak voleybol, basketbol, hentbol, badminton, masa tenisi ve taekwando branşıyla uğraşan, uygun örnekleme yöntemiyle seçilen ve çalışmada gönüllü olarak yer alan 600 sporcu katılmıştır. Veri toplama aracı olara araştırmacı tarafından oluşturulan kişisel bilgi formu ile 1978 yılında Russel, Peplau ve Ferguson tarafından geliştirilmiş olan ve Türkiye'de geçerlilik ve güvenirlik çalışması Demir (1989) tarafından yapılarak Türkçeye uyarlanmış olan UCLA Yalnızlık ölçeği kullanılmıştır. Katılımcıların kişisel bilgilerinin dağılımlarının belirlenmesi için yüzde (%) ve frekans yöntemleri; verilerin normal dağılıma sahip olup olmadığının belirlenmesi için Kolmogorov-Smirnov normallik testi uygulanmış ve bunun neticesinde verilerin non-parametrik test koşullarına uygun olduğunun anlaşılmasından sonra anlamlı farklılıkların belirlenmesi için Mann-Whitney U ve Kruskall Wallis testleri uygulanmıştır. Analiz sonuçlarına göre cinsiyet, yaş, refah düzeyi ve boş zaman sürelerinini yeterliğine göre katılımcıların yalnızlık düzeylerinde anlamlı bir farklılık ortaya çıkmazken (p>0.05), katılımcıların boş zamanlarını değerlendirme güçlüğü çekme durumları, spor branşları ve branşlarının takım sporu ya da bireysel spor olmasına göre ise anlamlı farklılık olduğu belirlenmiştir (p<0.05). Sonuç olarak, aktif sporla uğraşan bireylerde boş zaman değerlendirme güçlüğü çekmenin, uğraşılan spor branşının ve uğraşılan spor branşının takım ya da bireysel spor branşı olmasının yalnızlık düzeyini etkileyen değişkenler olduğu fakat cinsiyet, yaş, refah düzeyi ve boş zaman sürelerinin yeterliklerinin aktif sporcularda yalnızlık düzeylerini etkileyen değişkenler olmadığı belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Yalnızlık, Spor, Bireysel Sporlar, Takım Sporları
İstanbul amatör kümede görev yapan antrenörlerde stres belirtileri ve kullandıkları başa çıkma yöntemleri
Bu araştırmanın amacı, İstanbul amatör kümede görev yapan antrenörlerin yaşanılan strese karşı nasıl stres belirtisi gösterdiği ve kullanılan başa çıkma yöntemlerinin belirlenmesidir. Araştırmanın evrenini İstanbul amatör spor kulüplerinde görev yapan antrenörler oluşturmaktadır. Araştırma için uygun örnekleme yöntemiyle 120 antrenör araştırmaya dahil edilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak algılanan stres düzeyi ölçeği ve stresle başa çıkma tarzları ölçeği kullanılmıştır. Araştırmada toplanan veriler SPSS 16.0 paket programında değerlendirmeye alınmış ve verilerin analizi için, tanımlayıcı istatistikler yapılmış, ortalama ve standart sapma değerleri hesaplanmış, değişkenlerin parametrik olup olmadıklarını öğrenmek için Kolmogrov-Smirnov testi uygulanmış, çalışmada yer alan hipotezlerin testinde anlamlılık düzeyi 0.05 olarak alınmıştır. Gruplar arasındaki farklılığın belirlenmesi için bağımsız t-testi, one way anova ve tek yönlü varyans analizi yapılmıştır. Araştırmanın sonucunda antrenörlerin stres belirtileri arttıkça stresle başa çıkma yöntemlerinin arttığı, yaş ve cinsiyetin stres kaynakları konusunda etkili olduğu, stresle başa çıkma yönteminin, üniversite mezunlarının daha yüksek stres belirtilerine sahip olduğu belirlenmiştir. Araştırma sonuçlarımız göstermektedir ki antrenörlerin algıladıkları stres düzeyi yükseldikçe stresle baş etme de kullandıkları sağlıklı başa çıkma stillerini kullanımları da artmaktadır.
Bireysel, ikili ve takım sporlarında müsabakalara katılan 10 yaş grubu sporcuların tgmd-ıı testine göre temel motor özelliklerinin araştırılması
. Bu çalışmada, bireysel, ikili ve takım sporlarında müsabakalara katılan 10 yaş grubu sporcuların TGMD-II Testine göre temel motor özelliklerinin araştırılması amaçlanmıştır.2010 Nisan ayında ölçüm yapılacak spor dalları ve bu dallarda yeterli sayıda on yaş grubu erkek çocuk olup olmadığını belirlemek için Bursa Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü, Spor Uzmanları ile ön çalışma yapıldı. Buradan alınan bilgiler değerlendirilerek çalışma için yeterli sayılabilecek sayıda sporcu çocuğun düzenli olarak çalışma ve yarışmalara katıldığı; Hentbol, Futbol, Masa Tenisi, Tenis, Taekwondo ve Yüzme dalları tespit edildi. Tespit edilen dallardan; Taekwondo ve Yüzme Bireysel Sporlar, Masa Tenisi ve Tenis İkili Sporları, Futbol ve Hentbol ise Takım sporları olarak kabul edildi. Ölçüm yöntemi olarak temel motor özellikleri ölçmede yaygın olarak kullanılan TGMD-II Testi uygulandı. Ölçüm yapılması için belirlenen sporcu ve öğrencilerin kulüplerine gidilerek aile ve antrenörlerinden izin alındıktan sonra 2010 yılı Mayıs-Haziran ayları arasında ölçümler alındı. İstatistik yöntem olarak öncelikle verilerin normal bir dağılıma sahip olup olmadığını belirlemek için Kolmogorov-Simirnov ve Spapiro-Wilk normallik testleri uygulandı. Gruplar arasında önemli bir fark olup olmadığını belirlemek için ?=0.05 anlamlılık düzeyinde tek yönlü varyans analizi testi uygulandı (Oneway ANOVA). Önemli bulunan farklılıklar için ikinci seviye testi olarak Tukey's HSD testi uygulandı.Çalışma sonuçları; Bireysel, İkili ve Takim Sporlarında spor yapan çocukların TGMD-II lokomotor alt test puanları arasındaki farkın önemli olmadığını (F2,119; 1.479; P>0.246), Bireysel, İkili ve Takim Sporlarında spor yapan çocukların TGMD-II obje kontrol alt test puanları arasındaki farkın önemli olduğunu (F2,119; 7.935; P<0.001). Bireysel, İkili ve Takim Sporlarında spor yapan çocukların toplam TGMD-II puanları arasındaki farkın önemli olduğunu (F2,119; 7.141; P<0.001), Spor Dalına göre çocukların TGMD-II lokomotor alt test puanları arasındaki farkın önemli olduğunu (F5,119; 8.058; P<0.001), Spor Dalına göre çocukların TGMD-II obje kontrol alt test puanları arasındaki farkın önemli olduğunu (F5,119; 7.037; P<0.001) ve Spor Dalına göre çocukların toplam TGMD-II puanları arasındaki farkın önemli olduğunu (F5,119; 9.722; P<0.001) gösterdi.Bu çalışmadan elde edilen sonuçlar önceki çalışmaları destekler niteliktedir. TGMD-II lokomotor alt test, obje kontrol alt test ve toplam TGMD-II puanları arasında görülen önemli farklılıklar; çocukların bireysel, ikili ve takım sporlarına yönelmelerinden kaynaklanabilir. Bunun yanında spor dalı etkisi kadar diğer bir etkininde çocukların ergenlik dönemi içinde olmalarından kaynaklanabilir. Ergenlik ve gelişme farklılığını kontrol altına almada farklı yaş gruplarında değişik spor dallarında benzer çalışmaların yapılması yararlı olabilir.Anahtar Kelimeler: Çocuk, Spor, Motor Testler, Fiziksel Ölçümler.
Amatör futbolcularda hamstring gerginliği ile lomber lordoz ilişkisinin değerlendirilmesi
Futbol, yön değiştirme, sprint, sıçrama ve ani duruş gibi tekrarlayıcı alt ekstremite hareketlerini içeren, yüksek fiziksel talepli bir spordur. Bu yoğun yüklenmeler, özellikle hamstring kasları, lomber lordoz ve sagittal pelvik dizilim gibi postür ve hareket kontrolünde rol oynayan yapılarda fonksiyonel adaptasyonlara yol açabilir. Futbolun kas-iskelet sistemi üzerindeki etkilerini omurga, pelvis ve kas dokusu düzeyinde eş zamanlı ve çok yönlü değerlendiren, radyolojik, elastografik ve klinik verileri bir araya getiren bütüncül çalışmalar literatürde sınırlıdır. Bu çalışmanın amacı, aktif lisanslı amatör erkek futbolcularda lomber lordoz, sagittal pelvik dizilim ve hamstring kas özelliklerini incelemek ve bu parametreleri sporla aktif lisanslı olarak ilgilenmeyen sağlıklı erkek bireylerle karşılaştırarak, futbolun bu anatomik yapılar üzerindeki olası etkilerini ortaya koymaktır. Bu çalışma, 2024–2025 sezonunda Kahramanmaraş ili amatör futbol liglerinde aktif olarak forma giyen, 18–30 yaş aralığındaki 50 lisanslı erkek amatör futbolcu (A Grubu) ile aynı yaş aralığında, aktif olarak lisanslı spor yapmayan 50 sağlıklı erkek bireyden (B Grubu) oluşan iki ayrı grup üzerinde yürütülmüştür. Katılımcıların yaş, boy, kilo, vücut kitle indeksi (VKİ), dominant bacak yönü ve futbolcularda ayrıca lisans yılı bilgisi kaydedilmiştir. Kas-iskelet sistemi veya nörolojik hastalık, alt ekstremite ya da lomber bölge cerrahisi, son altı ayda hamstring yaralanması, son bir yılda klinik olarak anlamlı bel ağrısı öyküsü, VKİ ≥30 ve sistemik kronik hastalıklar dışlama kriteri olarak belirlenmiştir. Çalışmada dört ana veri seti oluşturulmuştur: (1) Radyografik ölçümler (lomber lordoz ve sagittal pelvik parametreler), (2) Shear-Wave Elastografi (SWE) ile elde edilen hamstring kas elastisite değerleri, (3) Demografik veriler (yaş, boy, kilo, VKİ, lisans yılı ve dominant bacak), (4) Klinik esneklik test sonuçları (Aktif Diz Ekstansiyonu, Düz Bacak Kaldırma, Otur-Uzan). Tüm ölçümler aynı uygulayıcılar tarafından, standardize protokoller doğrultusunda gerçekleştirilmiştir. Veri setlerinin alt değişkenleri A ve B grupları arasında bağımsız örneklem t-testi veya Mann-Whitney U testi ile karşılaştırılmış; gruplar içinde ise aynı veya farklı veri setleri arasındaki ilişkiler Pearson ya da Spearman korelasyon analizleriyle değerlendirilmiştir. Dominant ve non-dominant bacak karşılaştırmaları Wilcoxon testiyle yapılmış, tüm testlerde p < 0.05 istatistiksel anlamlılık sınırı olarak kabul edilmiştir. A Grubu'nda hamstring SWE değerleri ve klinik muayene testleri genel olarak anlamlı derecede yüksek saptanırken (p < 0.001), B Grubu'nda yaş (p < 0.05), vücut ağırlığı (p < 0.05) ve VKİ değerleri (p < 0.01) anlamlı olarak daha yüksekti. Lomber lordoz ve sagittal pelvik parametreler açısından ise iki grup arasında anlamlı bir fark saptanmadı. Lomber lordoz ve sagittal pelvik parametrelerin her iki grupta da genel olarak anlamlı korelasyon gösterdiği, SWE değerlerinin ise A Grubu'nda, B Grubu'na kıyasla daha belirgin korelasyonlar gösterdiği, her iki grupta da yaş-vücut ağırlığı (p < 0.05), vücut ağırlığı-boy uzunluğu (p < 0.001) ve vücut ağırlığı-VKİ (p < 0.001) arasında anlamlı korelasyonların bulunduğu; ayrıca, her iki grupta tüm klinik testlerin birbiriyle korelasyon gösterdiği saptandı (p < 0.001). Her iki grupta da lomber lordoz ve sagittal pelvik parametreler ile SWE değerleri arasında anlamlı korelasyon saptanmazken, lomber lordoz ile yaş, vücut ağırlığı ve VKİ; pelvik insidans ile vücut ağırlığı ve boy uzunluğu arasında pozitif korelasyonlar izlendi. Lomber lordoz ile esneklik testleri arasında yalnızca B grubunda ADET ve DBKT ile anlamlı negatif korelasyon saptandı (p < 0.01). SWE değerleri, her iki grupta da demografik veriler ve esneklik testleri ile ilişkili bulunmadı. A grubunda boy uzunluğu ile Otur-Uzan testi arasında pozitif (p < 0.001), VKİ ile negatif korelasyon saptanırken (p < 0.05); B grubunda yaş, vücut ağırlığı ve VKİ ile klinik testler arasında anlamlı negatif korelasyonlar gözlendi. A Grubu'nda sağ bacağı dominant bireylerde Semimembranosus, sol bacağı dominant bireylerde Semitendinosus kasının SWE değeri dominant bacakta anlamlı yüksek bulunurken (p < 0.05); diğer kaslar ve testlerde fark saptanmadı. B Grubu'nda sağ bacağı dominant bireylerde Semimembranosus kası dominant bacakta (p < 0.01), Semitendinosus ve Biceps Femoris kasları ise non-dominant bacakta anlamlı olarak daha yüksek bulunurken (sırasıyla p < 0.05 ve p < 0.01), bu bireylerde yapılan esneklik testleri de dominant taraf lehine anlamlı fark gösterdi (p < 0.05) ve sol dominant bireylerde ise yalnızca DBKT testinde non-dominant taraf lehine anlamlı fark saptandı (p < 0.01). Futbolcularda, sağlıklı bireylere kıyasla lomber lordoz ve sagittal pelvik parametreler açısından anlamlı bir farklılık gözlenmezken; hem hamstring kas sertliğinin hem de esnekliğin belirgin olarak yüksek bulunması, bu kas grubunda spora özgü fonksiyonel adaptasyonların geliştiğini göstermektedir. Bacak dominansı açısından futbolcularda esneklik asimetrisi saptanmamış olması, futbolun her iki bacakta dengeli bir fonksiyonel adaptasyon sağladığını ortaya koyarken; sağlıklı bireylerde bu asimetrinin mevcut olması, hamstring kas grubunun kompleks işlevsel doğasına işaret etmektedir. Spinopelvik parametrelerle hamstring esnekliği arasında anlamlı bir ilişki saptanmamış olması, bu anatomik yapıların birbirinden farklı biyomekanik mekanizmalarla etkilendiğini düşündürmektedir. Bulgularımız, hipotezimizin 'futbolculardaki hamstring kas sertliğinin sağlıklı bireylere kıyasla daha yüksek olacağı' kısmını doğrularken spinopelvik parametrelerdeki beklenen farklılıkları desteklememiş, bu da futbolun lomber-pelvik yapılardan ziyade hamstring kas dokusunda adaptif değişikliklere yol açabileceğini göstermiştir. İleri çalışmalarla, bu adaptasyonların uzun dönem etkileri ve sporcu performansıyla ilişkisinin multidisipliner yöntemlerle araştırılmasına ihtiyaç vardır.
Bireysel ve takım sporları ile uğraşan sporcularda aktif ve pasif ısınmanın anaerobik güç üzerine etkisi
Bu çalışma, bireysel ve takım sporları ile uğraşan sporcularda aktif ve pasif ısınmanın anaerobik güç üzerine etkisini incelemek amacıyla yapılmıştır. Çalışmamıza, bireysel ve takım sporları ile uğraşan 24 erkek sporcu gönüllü olarak katılmıştır. Gönüllerin yaş, boy, kilo ve alt ve üst ekstremite anaerobik güç ölçümleri alınmıştır. Sporculara ısınmasız (kontrol), aktif ısınmalı ve masaj ile pasif ısınmalı 3 farklı protokol uygulanmıştır. Uygulamalar arasında 24 saat dinlenme verilmiştir. Her uygulanmanın ardından alt ve üst ekstremite için anaerobik güç testi Wingate protokolü ile uygulanmıştır. Alt ekstremite için Monark 894E, üst ekstremite için Monark 891E kefeli bisiklet ergometreleri kullanılmıştır. Isınma uygulamaları arasındaki farkın analizi için tekrarlı ölçümlerde tek yönlü varyans analizi ve farklılığın hangi grup uygulamasında olduğunun belirlenmesi için Post-Hoc LSD düzeltme testi kullanıldı. Elde ettiğimiz veriler doğrultusunda, sporcuların kontrol, pasif ve aktif ısınma uygulamalarında ölçülen alt ve üst ekstremite anaerobik güç testinde anaerobik güç, rölatif anaerobik güç, anaerobik kapasite ve relatif anaerobik kapasite değerlerinde aktif ısınma uygulaması ile kontrol uygulaması arasında aktif ısınma uygulaması lehine anlamlı farklılık saptanmıştır (p<0.05). Sonuç olarak üç farklı ısınma protokolünün alt ve üst ekstremite anaerobik güç parametrelerine etkisi incelendiğinde; hiç ısınma yapılmayan ve pasif ısınma yapılan uygulamalara göre aktif ısınmanın yer aldığı ısınma protokolünün anaerobik gücü olumlu yönde etkilediği söylenebilir.
Takım sporları ile ilgilenen sporcuların hedef ve sportmenlik yönelimleri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, takım sporcularının sahip oldukları hedef ve sportmenlik yönelimler arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Araştırmanın amacı doğrultusunda çalışmamızın evrenini 16 yaş ve üstü takım sporları yapan sporcular oluşturmaktadır. Çalışmanın örneklem grubu ise hentbol, futbol, voleybol ve basketbol branşlarında mücadele eden 202' si kadın 218'i erkek toplamda 420 lisanlı sporcu oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak, Vallerand ve arkadaşları (1997) tarafından oluşturulan, Türkçeye uyarlaması Balçıkanlı (2009) tarafından gerçekleştirilen Çok Boyutlu Sportmenlik Yönelimi Ölçeği ve Duda ve Nicholss (1992) tarafından geliştirilen Türkçeye uyarlanması Toros (2001) tarafından gerçekleştirilen Sporda Görev ve Ego Yönelimi Ölçeği ve bunula birlikte araştıramaya katılan sporcuların yaş, cinsiyet, spor branşı gibi demografik bilgilerini ölçmek adına araştırmacı tarafından oluşturulan Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizinde ölçeklerin Kolmogrov-Simirnov testine göre normal dağılım göstermediği tespit edilmiştir (p<0.05). Buna göre ölçeklerin değerlendirilmesinde nonparametrik testler kullanılmıştır. Normal dağılıma sahip olmayan ölçekler de niceliksel verilerin karşılaştırılmasında Mann Whitney U testi, ikiden fazla bağımsız grup karşılaştırmalarında ise Kruskal Wallis analizi uygulanmıştır.. Araştırmada kullanılan kişisel bilgi formu hazırlandıktan sonra Çok Boyutlu Sportmenlik Yönelimi ve Sporda Görev ve Ego Yönelimi ölçekleri kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, Çok boyutlu sportmenlik yönelimi ölçeği ile sporda görev ve ego yönelimi ölçeği arasında (r=0.356, p<0.05) istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif yönlü bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Cinsiyet bazında değerlendirmelerde kadın sporcuların erkek sporculara oranla sportmenlik yönelimlerinin fazla olduğu tespit edilmiştir. Branşlar üzerindeki değerlendirmelerde, hentbol ve basketbol sporcularının futbol ve voleybol sporcularından daha çok sportmenlik yönelimine sahip oldukları tespit edilmiştir.
Kadın futbolcularda sportif masajın fiziksel ve psikolojik etkileri
Bu çalışma, kadın futbolcularda sportif masajın fiziksel ve psikolojik etkilerinin ne düzeyde olduğunu belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiş olup, çalışmada fiziksel özelliklerde üst ve alt ekstremite anaerobik güç, statik sağ, sol ve çift ayak denge, dinamik sağ ve sol ayak denge, esneklik, 20 m ve 30 m sürat, psikolojik özelliklerden de sportif güdülenme ve durumluk kaygı özellikleri ele alınmıştır. Çalışmada kullanılan denek gurubu, Gaziantep ilinde 18-25 yaşları arasında, çeşitli kulüplerde aktif olarak futbol oynayan sağlıklı kadın sporcular arasından gönüllü olanlardan randomize olarak seçilen toplam 19 sporcudan oluşmaktadır. Ölçümler 2015-2016 futbol sezonu bitiminde antrenmanların ve müsabakaların sona erdiği dönemde 3'er gün arayla yapıldı. Sporculara herhangi bir antrenman veya diyet program uygulanmadı. Psikolojik özellikler için Sporda Güdülenme Ölçeği ile Durumluk Kaygı Envanteri kullanılmıştır. İstatistik analizler için SPSS 22.00 bilgisayar programından yararlanılmıştır. Çalışmanın sonucunda, egzersiz öncesi yapılan ısınma programlarına masaj uygulanmasının da eklenmesi ile anaerobik güç, denge, sürat ve esneklik değerlerini olumlu yönde etkilediği, psikolojik açıdan da uyaran yaşamaya yönelik güdülenme düzeyini arttırdığı ve durumluk kaygı düzeyini de olumlu yönde etkilediği sonuçlarına ulaşılmıştır. Sonuç olarak, kadın futbolcularda masaj+ısınma uygulamasının, diğer uygulamalara nazaran fizyolojik, fiziksel ve psikolojik performansları olumlu yönde etkilediği ve bu alanda yapılacak olan çalışmalara katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
Bireysel spor ve takım sporu yapan sporcuların çoklu zekâ ve kinestetik zekâ türünün incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, bireysel spor ve takım sporu ile ilgilenen sporcularda, uğraştıkları spor dallarının çoklu zekâ kuramlarından olan kinestetik zekâları üzerindeki etkisini ve aralarındaki farkını araştırmaktır. Araştırmada yer alan sporcular kız bireysel, kız takım, erkek bireysel ve erkek takım sporcusu olmak üzere 4 gruptur. Yaş aralıkları 10 ile 20 yaş arasındadır. Yozgat Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü tarafından kayıt ve lisans altına alınmış sporculardır. Araştırma grubunu oluşturan sporcular; Basketbol, Futbol, Hentbol, Voleybol, Atletizm, Badminton, Okçuluk, Cimnastik, Judo, Güreş, Taekwondo, Yüzme branşlarıyla uğraşmaktadır. 300 bireysel, 283 takım sporcusu olmak üzere 583 kişidir. Katılımcılardan, cinsiyet, yaş, doğum yeri, kiminle ikamet ettiği, branş, sportif başarı derecesi, milli sporculuk durumu, anne-baba eğitim düzeyi, ailenin sportif geçmişi bilgilerini elde etmek amacıyla sosyo-demografik bilgi formunu ve 80 sorudan oluşan "Çoklu Zekâ Alanlarını Değerlendirme Ölçeği" ni doldurmaları istenmiştir ve 8 zekâ alanına göre sonuçlar belirlenmiştir. Bulunan sonuçlarda bireysel spor yapan ve takım sporu yapan sporcuların çoklu zekâ alanları arasında anlamlı farklılık olup olmadığına bakılmıştır. Ayrıca bireysel spor yapan sporcuların ve takım sporu yapan sporcuların kendi içlerinde cinsiyetlerine göre ve milli sporculuk durumlarına göre aralarında anlamlı fark olup olmadığına bakılmıştır. Elde edilen veriler, SPSS 24.0 paket programına işlenerek analiz işlemleri bu program aracılığı ile işlenmiştir. Normallik durumunun belirlenmesi için normal dağılım eğrilerine, Kolmogorov-Smirnov testi sonuçlarına bakılmıştır. Çalışmadan ortaya çıkan sonuca göre; sporcuların çoklu zekâ alanları arasında ilgilendikleri spor dallarına (takım sporu, bireysel spor) ve cinsiyetlerine göre istatistiksel açıdan anlamlı farklılıklar vardır. Buradan yola çıkarak; bu çalışmada elde edilen sonuçlar ile ileriki zamanlarda yapılacak daha kapsamlı çalışmalardan elde edilecek sonuçların benzer çıkması durumunda "çoklu zekâ alanları" olgusu çocukları spor branşlarına yönlendirmede ya da sporda yetenek seçimi yaparken kullanılabilecek kriterlerden birisi haline gelebilir. Anahtar Kelimeler: Spor, Çoklu Zekâ Alanları, Bireysel Spor, Takım Sporu.
3×3 basketbol elit takımlarında performans göstergelerinin ve sistemsel verilerinin başarı üzerindeki etkisi
FIBA 3x3 Dünya Turu 2023 Final Turnuvası'na katılan elit basketbol takımları ve oyuncuları üzerinde gerçekleştirilen çalışmanın amacı, video analiz yöntemi ile oyun sistemlerinin belirlenmesi ve elde edilen sistemsel verilerin takımların başarı düzeyleriyle olan olası ilişkisinin incelenmesidir. Çalışmada final turuna katılan toplam 12 basketbol takımının ve 20-41 yaş aralığındaki 56 erkek sporcunun analizi yapılmıştır. Bu video analizi sırasında takımların her maç top sürme, pas verme, elden ele pas, perdeleme, topsuz perdeleme, toplu perdeleme ve perdeleme toplam sayılarını içeren 1691 hücum fazı kayıt altına alınmıştır. Bunun yanı sıra çalışmada takımların hücum oyununda farklı perdeleme stratejilerinin etkileri incelenmiştir. Çalışmada, çok perdeleme yapan oyuncular ile az perdeleme yapan oyuncular iki gruba ayrıldı. Bu grupların analizinde Man Whitney U kullanılmıştır. 12 takımın belirlenen parametreler açısından karşılaştırılması için Kruskal Wallis H analizi uygulanmıştır. Takımların ikili karşılaştırılması post hoc testlerden Dunn Bonferroni'den yararlanılmıştır. Sonuçlar, 0,05 anlamlılık düzeyine göre yorumlanmıştır. Elde edilen sonuçlar incelendiğinde az perdeleme yapan oyuncular genellikle oyunu yönlendiren ve skor yükünü üstlenen anahtar oyuncular olarak belirlenirken, çok perdeleme yapan oyuncular ise destekleyici rol üstlenerek oyun akışına ve diğer oyunculara katkı sağladığı belirlenmiştir. Bireysel performans açısından, perdeleme içeren takım organizasyonları, oyuncuları oyuna dahil ederek takımın hücum verimliliğini artırdı. Öte yandan, az perdeleme yapılan hücumlar top kaybı riskini artırırken, bireysel yeteneklere daha fazla bağımlılık yarattı. Bireysel becerilerin öne çıktığı hücumlar, genellikle oyun ritmini yakalamada etkili olabilir, ancak bu durum hücum verimliliğini olumsuz yönde etkileyebilir. Bu nedenle, çok perdeleme içeren oyun stratejilerinin, takım başarısını artırmada daha etkili olabileceği ve gelecekteki araştırmalara önemli bir referans oluşturabileceği düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: 3x3 basketbol, top sektirme, perdeleme, ribaunt, elden ele pas, top kaybı. 2024, 55 sayfa
Takım ve bireysel sporla uğraşan antrenörlerin kendi duygularını yönetme beceri düzeylerinin değerlendirilmesi
Bu araştırmanın amacı; takım ve bireysel spor antrenörlerinin, kendi duygularını yönetme beceri düzeylerinin belirlenmesi ve aralarında istatistiksel açıdan anlamlı bir farklılık olup olmadığının karşılaştırılmasıdır. Bu tez çalışmasında `Tarama Modeli` kullanılmıştır. Çalışmanın örneklemini Adana, Gaziantep, Hatay, Mersin, Osmaniye'deki 70 takım sporu antrenörü ve 87 bireysel spor antrenörü olmak üzere toplam 157 antrenör oluşturmaktadır. Çalışmada yer alan antrenörlerin 103'ü erkek, 54'ü kadındır. Araştırmada veri toplamak amacı ile "Duyguları Yönetme Becerileri Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırma kapsamında elde edilen veriler SPSS 25 istatistik paket programı ile analiz edilmiştir. Yapılan normallik testi sonucunda, araştırma sorularına ait değişkenlerin analizinde non-parametrik testlerden Mann Whitney U ve Kruskal Wallis testleri uygulanmıştır. Bu çalışmadan elde edilen sonuçlar; bireysel branş antrenörlerinin cinsiyet değişkeninde Başa Çıkma alt boyutunda (p=0,03<0,05) ve sosyo-ekonomik durum değişkeninde Duyguları Sözel Olarak İfade Etme alt boyutunda (p=0,04<0,05), takım branş antrenörlerinde ise yaş değişkeninde Başa Çıkma alt boyutunda (p=0,05=0,05), branş değişkeninde Öfke Yönetimi alt boyutunda (p=0,01<0,05) ve sosyo-ekonomik durum değişkeninde Başa Çıkma alt boyutunda (p=0,02<0,05) istatistiksel açıdan anlamlı farklılık bulunmuştur. Bu çalışmadan elde edilen diğer sonuçlar; takım spor branşı antrenörlerinin duyguları yönetme becerisine ait ortalamasının, bireysel spor branşı antrenörlerinden yüksek olduğu, antrenörlerin genelinde ve bireysel branş antrenörlerinin yaş ile duyguları yönetme beceri düzeylerinin paralel bir şekilde artmakta olduğu, antrenörlerin genelinde evli olmanın, duygu yönetiminde daha becerikli olmayı sağladığı, antrenörlerin sosyo-ekonomik seviyesinin artması ile duyguları yönetme becerilerinin de arttığı sonuçları ortaya çıkmıştır. Anahtar Sözcükler: Antrenör, Duygu Yönetimi, Takım ve Bireysel Spor Branşları. .
Takım sporu ve bireysel spor yapan sporcuların batıl inanç düzeylerinin başarı motivasyonuna olan etkisinin incelenmesi
Amaç:Bu araştırmada takım sporu ve bireysel spor yapan sporcuların batıl inanç düzeylerinin başarı motivasyonuna etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır.Gereç ve Yöntem: Araştırmanın evreni Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerini kapsamaktadır. Maliyet ve ulaşılabilirlik unsurları da göz önüne alınarak araştırmanın örneklemini Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerinden oluşturulmuştur. Çalışmada kullanılan ölçme aracının katılımcılara uygulanması için en uygun zamanlar belirlenerek katılımcılara Google Drive üzerinden ulaşılmış ve katılımda gönüllülük esas alınmıştır. Toplamda (n=223) kişiye ulaşılmış olup 223 form değerlendirmeye alınmıştır. Araştırmada ilgili verilerin toplanması için kullanılmış olan anket üç bölümden oluşmuştur. Birinci bölümde araştırmacı tarafından oluşturulan kişisel bilgiler formu, ikinci bölümde Sporda Batıl İnanç ve Davranış Envanteri, üçüncü bölümde Spora Özgü Başarı Motivasyon Ölçeği (Sports-Specific Motive Scale) oluşturulmuştur. Elde edilen veriler SPSS 25.0 paket programı kullanılarak istatistiksel analiz yapılmıştır.Bulgular: Sporda Batıl İnanç ve Davranışları ile Spora Özgü Başarı Motivasyon düzeyleri arasında anlamlı ve pozitif yönde bir ilişki olduğu görülmektedir sonucuna ulaşılmıştır. Sporda Batıl İnanç Davranışı Ölçeği ile katılımcıların; branş ve spor geçmişi değişkenleri arasında yapılan Manova analizi sonucu istatistiksel olarak anlamlı farklılık görülmüştür (p<0.05). Serbest Spora Özgü Başarı Motivasyon Ölçeği ile katılımcıların boy uzunluğu (cm), branş, spor geçmişi değişkenleri arasında yapılan Manova analizi sonucu istatistiksel olarak anlamlı farklılık görülmektedir (p<0.05). Katılımcıların Sporda Batıl İnanç ve Davranış düzeyleri dua etme boyutu dışında ölçek toplamı ve tüm alt boyutlarda düşük düzeyde olduğu görülürken, dua etme alt boyutunun orta düzeyde olduğu görülmektedir. Spora Özgü Başarı Motivasyon düzeyleri ise ölçek toplamı ve Güç Gösterme Güdüsü alt boyutunda yüksek düzeydeyken, Başarıya Yaklaşma Güdüsü ve Başarısızlıktan Kaçınma Güdüsü alt boyutlarında orta düzeyde olduğu görülmektedir.Sonuç: Yapmış olduğumuz bu çalışma sonucunda Sporda Batıl İnanç ve Davranışları ile Spora Özgü Başarı Motivasyonun düzeyleri arasında anlamlı ve pozitif yönde bir ilişki olduğu görülmüştür. Sporda Batıl İnanç Davranışı ile Branş değişkeni Uğurlu Sayılan Nesneler alt boyutunda istatistiksel olarak anlamlı farklılık görülmektedir. Sporda Batıl İnanç Davranışı ile Spor Geçmişi değişkeni arasında yapılan analizi sonucu Ölçek toplamı Giyim ve Görünüş, Uğurlu Sayılan Nesneler, Takım Davranımları ve Dua Etme alt boyutlarında istatistiksel olarak anlamlı farklılık görülmektedir. Spora Özgü Başarı Motivasyonu ile branş değişkeni arasında yapılan analizi sonucu sadece Güç Gösterme Güdüsü alt boyutunda istatistiksel olarak anlamlı farklılık olduğu görülmektedir. Spora Özgü Başarı Motivasyonu ile Spor Geçmişi değişkeni arasında yapılan analizi sonucu sadece Başarısızlıktan Kaçınma alt boyutunda istatistiksel olarak anlamlı farklılık olduğu görülmektedir.
Liderlik boyutlarının yaşam tatmini üzerindeki etkisi: Spor yöneticileri üzerine bir alan araştırması
Bu araştırmada Adıyaman ilinde bulunan spor yöneticilerinin görevci, ilişkici ve statükocu liderlik özelliklerinin yaşam tatmin düzeyleri ve bazı demografik değişkenlerin ilişkisi belirlenmiştir.İlişkisel tarama modeli ve kolay örnekleme yöntemi ile yapılan bu araştırmadaLiderlik Görüş Ölçeği ve Yaşam Tatmini Ölçeği'nden elde edilen veriler istatistiksel analizler değerlendirilmiştir.Yapılan değerlendirmelerde spor yöneticilerinin yaşına ve toplam çalışma süresine göre liderliğin tümalt boyutlarında; cinsiyet, medeni durum, eğitim durumu, kurumda ve yönetimde çalışma süresine göre ilişkici vestatükocu liderlik boyutlarında anlamlılık saptanmıştır. Katılımcıların yaşam tatmini ile cinsiyet, yaş, kurumda, yönetimde ve toplam çalışma süresinde, kurs/seminerlere katılma durumu arasında anlamlı farklılıklar bulunduğu;yaşam tatmini ile sadecegörevci ve ilişkici liderlik arasında pozitif yönde orta düzeyde bir anlamlılık olduğu belirlenmiştir. Sonuç olarak spor yöneticilerinin yaşam tatmin düzeylerinin görevci, ilişkici ve statükocu liderlik boyutlarını pozitif yönde orta düzeyde anlamlı bir şekilde yordadığısaptanmıştır.
12-13 yaş çocuk futbolcularda sanal gerçeklik antrenmanının kafa vuruşu becerisine etkisi
Amaç: Bu çalışmanın amacı; 12-13 yaş çocuk futbolcularda sanal gerçeklik antrenmanının kafa vuruşu becerisini etkililiğinin değerlendirilmesidir. Gereç Yöntem: Araştırmaya 12-13 yaş arasında, Türkiye futbol federasyonu tarafından amatör sporcu lisansına sahip 24 çocuk futbolcu katılmıştır. 24 katılımcı, sadece sanal gerçeklik teknolojisi yöntemi ile futbol kafa vuruşu becerisini uygulayan SG grubu, sanal gerçeklik ve geleneksel yöntemlerin karma bir şekilde kullanıldığı SG ve Geleneksel Yöntem grubu ve sadece geleneksel yöntemlerle antrenman yapan Kontrol grubu olarak, 3 ayrı gruba 8'er kişi olarak ayrılarak 8 haftalık antrenman sürecine katılmışlardır. Araştırmada karma araştırmak teknikleri uygulanmıştır. Araştırma tasarımı; Kalkan (2020) tarafından geliştirilen birleştirilmiş karma desendir. Araştırmanın performans testi ön-test, ara-test ve son test olmak üzere gerçekleştirilmiştir. Bulgular: Performans testleri isabet puanları sonucu sanal gerçeklik teknolojisi ve geleneksel yöntem ile çalışan SG ve Geleneksel Yöntem grubu, diğer gruplara istinaden isabet oranını en çok arttıran grup olmuştur. Fakat Kontrol grubuna kıyasla SG grubu ile SG ve Geleneksel Yöntem grubu arasında anlamlı bir fark bulunamamıştır. Sonuçlar: Bulgulardan elde edilen sonuçlara istinaden; futbolda kafa vuruşu becerisinin gelişiminde sanal gerçeklik teknolojisinin etkin bir antrenman metodu olarak kullanılabileceği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Futbol, Antrenman, Sanal Gerçeklik, Teknik, Beceri
Takım ve bireysel spor yapan lisanslı sporcuların mükemmeliyetçilik ile zihinsel dayanıklılıklarının karşılaştırılması: Adana ili örneği
Bu çalışma, takım ve bireysel spor yapan lisanslı sporcuların zihinsel dayanıklılık ve mükemmeliyetçilik durumlarını karşılaştırmak amacıyla yapılmıştır. Çalışmanın evrenini, Adana ilinde bulunan takım ve bireysel spor kulüplerindeki lisanslı sporcular oluşturmaktadır. Çalışmaya gönüllü olarak takım sporları ve bireysel spor yapan 207 kadın 399 erkek toplam 606 sporcu katılmıştır. Katılımcıların futbol (n=167), basketbol (n=163), tenis (n=136) ve atletizm (n=140) spor branşlarında olduğu saptanmıştır. Çalışmada katılımcıların zihinsel dayanıklılık durumunun tespiti için Madrigal, Hamill ve Gill (2013) 'in oluşturduğu ve Erdoğan (2016) tarafından Türkçeye uyarlanan "Zihinsel Dayanıklılık Ölçeği (ZDÖ)", Frost, Marten, & Lahart (1990) tarafından geliştirilen, Özbay ve Mısırlı Taşdemir (2003) tarafından Türkçeye uyarlanan "Çok Boyutlu Mükemmeliyetçilik Ölçeği'' ve araştırmacı tarafından hazırlanan kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Çalışmada elde edilen verilerin normallik dağılımını belirlemek amacıyla Kolmogorov-Smirnov testi uygulanmıştır. Çalışmada verilerin çözümlenmesinde cinsiyet ve medeni durum değişkenine göre Mann-Whitney U; yaş, eğitim durumu, spor branşı ve spor yapma yılı değişkenlerine göre, Kruskal-Wallis testi kullanılmıştır. Elde edinilen verilere göre mükemmeliyetçiliğin cinsiyete göre anlamlı olarak farklılaşma, zihinsel dayanıklılık da ise anlamlı bir farklılık olmadığı bulunmuştur. Zihinsel dayanıklılığın yaş değişkenine göre sadece 18-21 yaşları ve 34 yaş ve üstü yaşlar arasında anlamlı bir farklılık olduğu görülürken, mükemmeliyetçiliğin yaş değişkenine göre incelenmesinde ise aralarında anlamlı farklılık olduğu görülmüştür. Sonuç olarak takım ve bireysel spor yapan sporcuların bireysel özellikleri mükemmeliyetçi düzeylerini ve zihinsel dayanıklılık durumlarını belirlemede rol oynadığı düşünülmektedir. Anahtar kelimeler: Takım Sporları, Bireysel Sporlar, Mükemmeliyetçilik, Zihinsel Dayanıklılık
Takım ve ferdi sporcuların güdülenme düzeylerinin incelenmesi
Bu araştırma, takım ve bireysel sporlar ile uğraşan sporcuların güdülenme düzeylerinin incelenmesi amacı ile tasarlanan tanımlayıcı bir çalışmadır. Bu amaç doğrultusunda sporcuların güdülenmelerinde cinsiyet, spor ile profesyonel olarak geçirilen süre, yaş, eğitim durumu, gelir düzeyi, branş statüsü gibi değişkenlerin etkilerine de bakılmıştır. Araştırma evreni Gaziantep ilindeki spor hayatı aktif şekilde devam eden profesyonel sporcular arasından rastgele seçilen 512 sporcu ile oluşturulmuştur. Erdem tarafından 2008 yılında Türkçe'ye uyarlaması yapılan Sporda Güdülenme Ölçeği kullanılmıştır. Araştırma verilerinin istatistiksel analizleri için SPSS 22 istatistik paket programı kullanılmıştır. Öncelikle verilerin normal dağılıma uygunluğu değerlendirilmiş olup veriler normal dağılım (Skewness-Kurtosis değerleri -2, +2 aralığında) gösterdiği için parametrik testler uygulanmıştır. Çoklu grupların karşılaştırılmasında tek yönlü ANOVA analizi, ikili grupların karşılaştırılmasında bağımsız değişkenlerde t testi uygulanmıştır. Anlamlılık düzeyi olarak p<0.05 alınmıştır. Yapılan analiz sonucunda; ferdi ve takım sporcularının genel olarak güdülenme düzeylerinin yüksek olduğu, uyaran yaşamaya yönelik iç güdülenme durumları açısından takım sporcularının daha yüksek bir güdülenmeye sahip oldukları, erkeklerin dışsal güdülenme faktörlerine daha fazla ilgi duydukları ve uğraştıkları spor dalı ile daha fazla özdeşleştikleri, evli sporcuların bekârlardan daha fazla güdülendikleri, yaş ve spor yılı açısından ise üst grupların daha yüksek güdülenmeye sahip oldukları, gelir durumu düşük olanların güdülenme düzeylerinin daha yüksek olduğu, yine aynı şekilde milli sporcuların daha yüksek güdülenmeye sahip oldukları sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Takım Sporları, Ferdi Sporlar, Güdülenme
Ferdi ve takım sporlarıyla uğraşan bireylerin strese karşı koyabilme düzeylerinin karşılaştırması
Bu çalışma, sporcu performansında etkileri olduğu düşünülen stres düzeylerinin ferdi ve takım sporcularında farklılık gösterip göstermediğini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Ayrıca çalışmada branş kategorisine göre yaş ve cinsiyet değişkenleri açısındanda farklılıklara bakılmıştır. Araştırmada belirlenen amaçlara ulaşabilmek için konu ile ilgili literatür taraması yapılmış, sporcuların ayırt edici özelliklerini belirlemek için bilgi toplama formu ve stresle başa çıkma düzeylerini tespit etmek amacıyla da ?Stresle Başa çıkma Stratejileri Ölçeği? kullanılmıştır. Çalışmanın materyalini, 2010-2011 sezonu içerisinde, Gaziantep ilindeki spor kulüplerinde bireysel ve takım sporlarında faaliyet gösteren toplam 360 sporcu oluşturmuştur. Verilerin analizinde SPSS 16.0 programı kullanılmış, İndependent t-testi ve One-Way Anova testi yapılmıştır. Değerlerin yorumlanması 0.05 anlamlılık seviyesine göre yapılmıştır. Çalışma sonucunda; takım sporlarıyla uğraşan bireylerin iyimser yaklaşım ve sosyal destek arama yaklaşımında ferdi sporculara oranla daha yüksek puanlar elde ettikleri, ferdi sporlarla uğraşan bireylerin kendine güvensiz yaklaşım ve boyun eğici/çaresiz yaklaşım alt boyutunda takım sporcularından daha yüksek puanlar elde ettikleri tespit edilmiştir. Çalışma grubundaki tüm sporcuların kendine güvenli yaklaşım alt boyutunda yüksek puanlar aldıkları görülmüştür. Cinsiyet değişkeni açısından, erkeklerin kadınlara göre olaylara yaklaşım ve iyimser bakma, sorunları daha sakin ve gerçekçi bir biçimde değerlendirme eğilimi gösterdikleri, problemin önemi ve çözüm seçeneklerini değerlendirme, aktif ve mantıklı çaba gösterdikleri, strese karşı koyabilme stratejileri ve yaş değişkeni arasında bir ilişki görülmediği sonucuna ulaşılmıştır.Anahtar sözcükler: Stres, Takım sporu, Ferdi spor.
Türk üniversite takımlarında yer alan badmintoncuların bazı fiziksel parametrelerinin ve fizyolojik özelliklerinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı; Üniversiteler Türkiye Badminton Süper Lig Şampiyonasına katılan erkek badminton oyuncularının bazı fiziksel ve performans parametrelerinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Deneklerin somatotip, vücut kompozisyonu ve bazı performans parametreleri (esneklik, dikey sıçrama, el-sırt-bacak kuvvetleri) alan ve laboratuar testleri ile tespit edilmiştir. Bu çalışmada denek grubunu yaşları 22,03±1,96 yıl, boyları 177±6,53 cm, vücut ağırlıkları 78,46±12,41 kg olan toplam 34 gönüllü sporcu oluşturmuştur. Verilerin analizinde aritmetik ortalama, standart sapma, minimum ve maksimum değerler kullanılmıştır. Araştırmaya katılan badmintoncuların sol pençe kuvveti 44,87±7,56kg, sağ pençe kuvveti 49,44±8,95kg, sırt kuvveti 128±25,81kg, bacak kuvveti 176±58,29kg olarak bulunmuştur. Araştırmaya katılan badmintoncuların esneklik değerleri 25,11±8,52 cm. olarak, badmintoncuların dikey sıçrama değerleri ise 47,91±9,90 cm olarak tespit edilmiştir. Badmintoncuların endomorf değerleri 3,19±1,02, mezomorf değerleri 5,11±1,34, ektomorf değerleri 2,04±1,16, olarak bulunmuştur. Araştırma sonuçlarına göre badminton oyuncularını mezomorfik endomorfik özellikleri daha baskın çıkmaktadır. Sonuç olarak elde edilen bulgulara göre, literatür ile karşılaştırıldığında, pençe - bacak kuvveti ve dikey sıçrama parametreleri üniversite takımlarında oynayan badmintoncularda yüksek bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Badminton, Kuvvet, Esneklik, Somatotip
Bireysel ve takım sporcularının tepkisellik ve sportmenlik davranışlarının incelenmesi (Elazığ ili örneği)
Bu araştırmada bireysel ve Takım Sporcularının Tepkisellik ve Sportmenlik Davranışlarının İncelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmanın evrenini 2018–2019 sezonu Elazığ İlinde yer alan bireysel ve takım sporları ile ilgilenen sporcular yer alırken örneklemini ise bireysel ve takım sporları ile ilgilenen lisanslı sporcular arasından tesadüfi yöntemle seçilmiş 381 sporcu birey oluşturmuştur. Araştırmada bireysel ve takım sporcularının empati düzeyleri Davis tarafından geliştirilen ve Türkçeye uyarlaması Engeler tarafından yapılan Kişilerarası Tepkisellik İndeksi ve Fair Play anlayışları ise Vallerand ve ark.tarafından geliştirilen ve Türkçeye uyarlaması Balçıkanlı tarafından yapılan Çok Boyutlu Sportmenlik Yönelimi Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde ve hesaplanmış değerlerin bulunmasında SPSS 24 paket programı kullanılıp elde edilen verilerin yorumlanmasında demografik bilgiler için frekans ve yüzde, normallik analizi sonuçlarına göre parametrik olan testlerden, ikili karşılaştırmalar için t-testi ve çoklu karşılaştırmalar için ise anova testi uygulanmıştır. Çalışmaya katılan bireylerin % 52.2 sinin erkek, % 74.5 inin lisans düzeyinde bir eğitim seviyesine sahip olduğu, % 45.4 ünün 18-22 yaş aralığında, % 48.0 inin 1-5 yıllık bir spor geçmişinde ve % 52.0 sinin ise takım sporlarıyla uğraştığı görülmüştür. Sonuç olarak çalışmaya katılan bireylerin cinsiyet değişkenine göre bayanların sosyal normlara uyum noktasında daha baskın oldukları, bireysel sporlar ile uğraşan bireylerin daha çok empati yaptıkları, yüksek lisans eğitim seviyesine sahip sporcuların rakibe saygı noktasında daha dikkatli oldukları tespit edilmiştir. Anahtar kelimeler: Bireysel Sporlar, Takım Sporları, Empati, Sportmenlik
Bireysel ve takım sporları yapan öğrencilerin güdüsel yönelimlerinin kaygı düzeylerine etkilerinin araştırılması
Karizmatik antrenör algısının futbolcularda antrenör sporcu ilişkisi, sporcu doyumu, takım birlikteliği ve takım bağlılığına etkileri
Bu çalışma, karizmatik antrenör davranışlarının sporcular üzerindeki etkilerini belirleme amacını taşımaktadır. Araştırma, karizmatik liderlik algısı ile antrenör sporcu ilişkisi, sporcu doyumu, takım birlikteliği ve takım bağlılğını arasındaki nedensel ilişkileri sınamak için bir hipotez modeli test etmeyi ve kurulan ilişkilerin değişkenler üzerindeki oluşturduğu etkileri ve farklılıkları anlamaya çalışmıştır.Araştırmada Türkiye Süper Lig'de ve diğer liglerde (Bank-Asya ve 2-B) mücadele eden 343 sporcudan veri toplanmış ve değerlendirilmiştir. Veri toplamada Sporcuların Karizmatik Lider Algısı, LMX 7, Sporcu Doyumu, Takım Birlikteliği ve Bağlılığı Ölçekleri Kullanılmıştır. Ölçek geliştirme çalışmalarında betimleyici ve doğrulayıcı faktör analizi kullanılmıştır. Karizmatik antrenörlüğün; antrenör sporcu ilişkisi, sporcu doyumu, takım birlikteliği ve bağlılığı üzerindeki etkileri path analizi yapılarak incelenmiştir.Yapılan path analiz sonucunda, sporcuların karizmatik lider algılarında ve üzerlerinde oluşan etkilerde farklılıklar olduğunu göstermiştir. Karizmatik etkinin değişkenler üzerinde doğrudan güçlü etkileri olduğunu, takım birlikteliği ve takım bağlılığı sağlanmasında, antrenör sporcu ilişkisinin aracı (mediatör) rolü vasıtasıyla dolaylı etkisinin olmadığı, sporcuların antrenörle çok yakın değil, derin saygı içeren bir ilişki tercih ettikleri ve görüşlerinin lig düzeyine göre değişmediği bulguları elde edilmiştir.Sonuç olarak, araştırma bulguları karizmatik antrenör algısının, sporcu doyumu, antrenör sporcu ilişkisi, takım birlikteliğini ve takım bağlılığını artırdığını göstermiştir.
Bireysel,takım ve raket sporları yapan lise öğrencilerinin saldırganlık düzeylerinin belirlenmesi
Bu araştırmanın amacı, Trabzon'un Ortahisar ilçesinde olan liselerde öğrenim görmekte olan ve okullarının bireysel, takım ve raket spor faaliyetlerine katılan lise öğrencilerinin saldırganlık düzeylerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, 2014-2015 eğitim-öğretim yılında Trabzon ili Ortahisar ilçesine bağlı belirlenen 17 farklı lisede öğrenim gören ve okulun spor faaliyetlerine katılan 284'ü kız, 414'ü erkek olmak üzere toplam 698 öğrenci oluşturmaktadır. Bu sporculardan 288'i erkek, 156'sı kız olmak üzere 444'ü takım sporları, 76'sı erkek, 48'i kız olmak üzere 124'ü bireysel sporlar ve 50'si erkek, 80'i kız olmak üzere 130'u raket sporları yapmaktadır. Bu araştırmada, veri toplama aracı olarak İpek İlter Kiper tarafından geliştirilen "Saldırganlık Envanteri" ve araştırmacı tarafından geliştirilen kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Verileri bilgisayar ortamına aktarmada ve grafikleri çizmede Windows için Microsoft Excel 2007, istatistiki analizde SPSS 22.0 paket programı ve tezin yazımında ise Windows için Microsoft 2007 Ofis paket programı kullanılmıştır. Elde edilen verilere öncelikli olarak Saphiro-Wilk normallik testi uygulandı. Test sonucunda normal dağılıma sahip veriler için α= 0.05 önemlilik düzeyinde bağımsız iki grup için t-test (independent sample t-test) uygulandı, normal bir dağılıma sahip olmayan veriler için ise eş değer non parametrik testler olarak Mann Whitney U testi ve Kruskal-Wallis testleri uygulanmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre, lise öğrencilerinin cinsiyete göre yıkıcı ve edilgen saldırganlık alt boyutları (p<0.05), lise öğrencilerinin lise türüne göre atılganlık alt boyutu (p<0.05), lise öğrencilerinin spor yapma yılına göre yıkıcı ve edilgen saldırganlık alt boyutları (p<0.05), lise öğrencilerinin anne eğitim düzeyine göre yıkıcı saldırganlık alt boyutunda anlamlı bir farklılık vardır (p<0.05). Lise öğrencilerinin yaşa, spor türüne, baba eğitim düzeyine ve aile gelir düzeyine göre tüm alt boyutları arasında (p>0.05), lise öğrencilerinin cinsiyete göre atılganlık alt boyutunda (p>0.05), lise öğrencilerinin lise türüne göre yıkıcı ve edilgen saldırganlık alt boyutlarında (p>0.05), lise öğrencilerinin spor yapma yılına göre atılganlık alt boyutunda (p>0.05), lise öğrencilerinin anne eğitim düzeyine göre edilgen saldırganlık ve atılganlık alt boyutlarında anlamlı bir farklılık yoktur (p>0.05). Anahtar Kelimeler: Spor, Saldırganlık, Atılganlık, Lise öğrencisi