Tax revenues

65 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de 2000 yılından günümüze çıkarılan vergi afları ve bu afların Trakya Bölgesindeki vergi tahsilatlarında ortaya çıkardığı değişmeler

Vergi afları günümüzde hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerde sıklıkla kullanılan bir araç haline gelmiştir. Bu durumun nedeni, affın kısa vadeli bütçe açıklarını kapatmak ve hazinenin nakit ihtiyaçlarını karşılamak, yargıdaki iş yükünü hafifletmek ve diğer sosyal, teknik ve idari olumlu etkilerle açıklanmaktadır. Vergi afları; tahsilatları arttırması, vergi sisteminin ortaya çıkardığı sorunları gidermesi, kayıt dışı faaliyet gösteren mükelleflerin kayıt altına alınması, vergi yargı mercilerinde ve vergi dairelerinde biriken dosyaların tasfiyesini sağlaması, insancıl bir müessese olması dolayısıyla savunulmuştur. Vergi afları; vergi adaletine zarar vermesi, mükelleflerin vergiye uyumunu güçleştirmesi, dürüst mükelleflerin vergi ödeme heveslerini ortadan kaldırması, hükümetlerin siyasi hedefleri doğrultusunda vergi affını kullanmaları gibi birçok olumsuz yönüyle eleştirilmiştir. Bu çalışmada; verginin tarihinden bahsedilmiş, vergi ile ilgili temel kavramlar tanıtılmış, vergi affı hakkında bilgiler verilmiş ve Türkiye Cumhuriyeti'nde 2000-2018 yılları arasında uygulamaya konulan vergi aflarının Trakya Bölgesi vergi tahsilatlarını nasıl etkilediği araştırılmıştır.

AfTahsilatTrakya bölgesi+3
Semih Uyguralp
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'nin iktisadi dönüşümü kapsamında vergi affı kararları

1923 yılından günümüze kadar en sonuncusu henüz tamamladığımız 2021 yılı olmak üzere, 37 adet vergi affı uygulaması Türkiye tarihinde yerini almıştır. Gelişen ve değişen bu süreç içerisinde vergi aflarının, Türkiye'nin iktisadi dönüşüm süreci ile bağlantısı, çıkarılmalarının altında yatan nedenler gayet önemlidir. Her bir vergi affı uygulamasının kendi dönemi içerisinde değerlendirilmesi, af uygulamalarının nedensellik bağını ortaya koyabilmeyi sağlayacaktır. Cumhuriyetin ilanından günümüze yani 2021 yılına gelinene kadar Türkiye Cumhuriyeti iktisadi anlamda birçok farklı aşamadan geçmiştir. Yaşanan iktisadi süreçler her zaman düz bir yol olmamıştır. Hatta çoğu kez bu süreçler, büyük sıkıntıların yaşandığı meşakkatli durumları da beraberinde getirmiştir. Türkiye'de de yaşanan krizler, afetler, coğrafi riskler ve diğer olağanüstü durumlar ile küresel problemlerin etkisini önlemek yahut en aza indirmek için iktisadi süreçler kapsamında zaman zaman vergi aflarına başvurulmuştur. Bu çalışmamızda Türkiye'nin iktisadi dönüşüm süreci; 1923-1950 arası Tek Partili dönem, 1950-1980 arası dönem, 1980-2000 arası dönem ve 2000 sonrası dönem olmak üzere 4 bölüme ayrılmıştır. Bu dönemlerde kendi şartları ve uygulanan iktisat politikaları bağlamında değerlendirilerek, her dönem içerisinde uygulanan vergi afları ayrı ayrı detaylandırılmıştır. Bazı durumlarda sorunun çözümü daha evvel bulunmuş veya en azından test edilmiş olabilir. Bu bağlamda geçmişin tecrübelerinin gelecekte karşılaşılabilecek benzer durumlara yol gösterici olabilmesi de ayrıca bu çalışmanın amaçları arasında yer almaktadır. Bu husus çoğu zaman sonuca varışı hızlandıran yahut zaman kaybının önüne geçen bir çözüm kanalı olabilmektedir. Vergi aflarının siyasi, ekonomik, mali, sosyal, psikolojik, idari ve teknik nedenleri bulunmaktadır. Bu araştırma vergi affı kararları ile iktisadi süreç arasında bir ilişki olup olmadığına odaklanmaktadır. Bu amaçla da Türkiye'deki vergi afları, Türkiye için iktisadi farklılık gösteren dönemler bakımından gruplanmaktadır. Böylece mevcut afların nitelikleri ile bu dönemin iktisadi politikaları arasında paralellik olup olmadığı anlaşılmaya çalışmaktadır.

DönüşümTürk ekonomisiVergi affı+5
Ufuk Bal
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Doğrudan yabancı sermaye yatırımları girişlerinin vergi gelirleri üzerindeki etkisi: OECD ülkeleri örneği

Küreselleşme süreci, özellikle 1980'li yılların ortalarından itibaren dünyada doğrudan yabancı sermaye akışlarında önemli miktarda artışa yol açmıştır. Doğrudan yabancı sermaye girişleri, yatırım alan ülkede ekonomik büyüme, sermaye birikimi, beşeri sermaye, rekabet gücü, finansal sektörün gelişimi ile teknolojik gelişmeyi etkileme potansiyeline sahiptir. Bununla birlikte doğrudan yabancı sermaye girişleri ekonomik faaliyet üzerinden kamu sektörü gelirlerinin önemli bir bileşeni olan toplam vergi gelirlerini dolaylı yoldan etkileme potansiyeline sahiptir. Buna karşın birçok ülkenin doğrudan yabancı sermaye çekmek için kurumlar vergisinde indirimler yapması veya belli bir süre vergi muafiyeti tanıması ve çok uluslu şirketlere kar transferinde yasal ayrıcalıklar tanıması vergi gelirlerini olumsuz etkilemektedir. Bu çalışmada, Westerlund-Durbin-Hausmann (2008) eşbütünleşme testi ile Dumitrescu ve Hurlin (2012) nedensellik testi kullanılarak 1995-2014 döneminde 33 OECD ülkesinde doğrudan yabancı sermaye girişleri, ekonomik büyüme ve toplam vergi gelirleri arasındaki ilişki analiz edilmiştir. Çalışma sonucunda, doğrudan yabancı sermaye girişleri, ekonomik büyüme ve vergi gelirleri arasında uzun dönemli ilişki olduğu belirlenmiştir. Ayrıca doğrudan yabancı sermaye girişlerinden toplam vergi gelirlerine doğru tek yönlü, ekonomik büyüme ile doğrudan yabancı sermaye girişleri arasında iki yönlü nedensellik olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Doğrudan Yabancı Sermaye Yatırımı Girişleri, Vergi Gelirleri, Panel Veri Analizi

Doğrudan yabancı sermaye yatırımlarıOECD ülkeleriPanel yöntemi+4
Ömer Faruk Öztürk
Uşak University
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Yolsuzluğun vergi gelirleri üzerindeki etkisi: Avrupa Birliği geçiş ekonomileri örneği

Geçmişten günümüze devletlerin kamu ihtiyaçlarını karşılamada önemli bir finansman kaynağı olan vergiler sosyal, siyasal ve ekonomik bir olgu olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu sosyal, siyasal ve ekonomik olgular vergi gelirlerinin belirlenmesinde önemli rol oynayarak vergiler üzerinde doğrudan veya dolaylı olarak belirleyici olmaktadır. Finansal gelişme, büyüme, kalkınma, ekonomik özgürlük, vergi oranı ve yolsuzluk gibi birçok ekonomik faktör vergi gelirleri üzerinde etki meydana getirmektedir. Vergi gelirlerinin belirlenmesinde önemli bir role sahip olan yolsuzluk, küreselleşen dünyanın ortak sorunu haline gelmiştir. Kavramsal olarak kamu gücünün ya da kaynaklarının özel çıkarlar amacıyla kötüye kullanılması olarak tanımlanan yolsuzluğun birçok ekonomik etkileri bulunmaktadır. Bu çalışmada, Westerlund ve Edgerton (2007) eşbütünleşme testi ile Emirmahmutoğlu ve Köse (2011) nedensellik testi kullanılarak 2003-2015 döneminde 11 AB geçiş ekonomileri ülkesinde yolsuzluk ve vergi gelirleri arasındaki ilişki analiz edilmiştir. Çalışma sonucunda, yolsuzluk ve vergi gelirleri arasında uzun dönemli negatif bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Ayrıca yolsuzluk ile vergi gelirleri arasında anlamlı ve çift yönlü nedensellik ilişkisi tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Yolsuzluk, Vergi Gelirleri, Panel Veri Analizi

Avrupa BirliğiEkonomik büyümeEkonomik etki+5
Ceyda Tunç
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Vergi politikası aracı olarak obezite vergisi: OECD ülke örnekleri

Küreselleşen dünya ile birlikte obezite olgusu anlam farklılığı kazanmıştır. Gelişen ekonomiler, gıda çeşitliliklerinin artması, gelir düzeylerinde artışlar, gıdalara kolay ulaşım, fiziksel hareketsizlikler obezitenin artışına zemin hazırlamışlardır. Obezitenin artması ülkelerin dolaylı ve doğrudan ekonomik maliyetlerinin de artmasına neden olmaktadır. Obeziteye karşı müdahale araçlarının içerisinde en fazla öneme sahip olan obezite vergisi uygulamaları ortaya çıkmıştır. Obezite vergisi, obeziteye neden olan sağlıksız gıdalar üzerinde uygulanmaktadır. Yağ vergisi, soda vergisi, abur cubur vergisi ve şeker vergisi obezite vergisinin çeşitleri sayılabilmektedir. Obezite vergisi genellikle gelişmiş ülkelerde uygulanmış olsa da son dönemlerde gelişmekte olan ülkelerde de uygulanmaya başlanmıştır. Çalışmanın amacı vergi politikası aracı olarak obezite vergisine ve OECD ülkelerinde uygulanma şekillerini incelemektir. OECD ülkelerinde uygulanan obezite vergileri sağlıksız gıdaların tüketimlerinin azalmasında etkili olmaktadır. Vergilerin etkili olabilmesinde halkın ve endüstrilerin kabul edilebilirliği de önem taşımaktadır. Türkiye'nin OECD raporlarındaki oranları yıllar geçtikçe artış göstermektedir. Ayrıca Türkiye'de henüz obezite vergisi adı altında uygulanmasa da yapılan çalışmalar sonucu desteklendiği görülmüştür. Çalışmanın sonucunda obezite vergilerinin obeziteyi azaltmada etkili olduğuna ancak yeterli olmadığı, diğer politika araçlarıyla desteklenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Obezite, Obezite vergisi, Vergi politikası, OECD

OECD ülkeleriObeziteVergi gelirleri+3
Zeliha Çabuk
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessEN

The effect of revenue diversification on the general budget in Iraq for the period (1980 -2022)

The Iraqi economy is characterized by major structural imbalances, including the imbalance of the state's general budget due to unilateral sources of income, as the revenue side of the budget was based almost entirely on one resource in financing the state's general budget, which is crude oil, and they neglected other sources, especially taxes and fees. As the abundance of revenues from the oil sector neglected the importance and role of other revenues, and thus the estimate of the state's general budget became dependent mainly on expected oil, which makes the economy vulnerable to external fluctuations resulting from fluctuations in the oil market as well as internal changes represented in the conditions and quantity of domestic production of crude oil. The research aimed to measure and analyze the impact of the diversity of public revenues (oil revenues, tax income, tariff revenues) on the efficiency of the work of the public budget in Iraq for the period (1980-2022) using the ARDL model. The study concluded that there is a positive and significant impact of oil revenues, on the general budget in the long run. Also the study concluded that there is a positive but not significant impact of tax income and tariff revenues on the general budget in the long run in the long run, and that there is a significant and positive impact of the oil revenues , tax income ,and tariff revenues on the general budget in the short term

BudgetBudgetary revenuesIncome sources+7
Asmaa Hameed Lateef
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Vergi oranları ve vergi geliri ilişkisi açısından vergi uyumu: Panel eşik regresyon analizi

Dünya ekonomilerine bakıldığında, devletlerin başlıca mali amaçlarından birinin optimal düzeyde kamu geliri elde edebilmek olduğu görülmektedir. Genel olarak tüm dünyada kamu gelirlerinin büyük çoğunluğunu vergiler oluşturmaktadır. Vergilerin, başarılı ve sistemli bir şekilde toplanmasını sağlamak her zaman kolay değildir. Bundan dolayı vergi kavramı otoriteler için önemli bir kavram olmanın yanı sıra sorun olarak da görülebilmektedir. Dolayısıyla başarılı bir vergi sistemi tasarlamak ve optimal vergi gelirini elde edebilmek devletler için çok önemlidir. Vergilerin muhatabının nihai olarak bireyler olduğu düşünüldüğünde başarılı vergi sistemini oluşturmanın temelinde birey bulunmaktadır. Başarılı bir vergi sistemini oluşturmak ve vergi gelirlerini en optimal düzeyde elde edebilmek için bireyin vergiye karşı tutumunun olumlu olması sağlanmalıdır. Bireyin vergiye karşı olumlu tutumu, literatürde vergi uyumu olarak bilinen kavramla açıklanmaktadır. Vergi uyumu düzeyine bağlı olarak vergi gelirlerini toplamada bir artış gözleneceği düşünülmektedir. Bunun nedeni ise yüksek vergi uyumunun vergiye karşı olumsuz tepkileri azaltacak ve kayıt dışı faaliyetleri düşürecek olmasıdır. Bu çalışmada, vergi uyumu etkileyen birtakım ekonomik ve sosyal faktörlerin vergi gelirleri ile olan ilişkisi, 35 Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) üyesi ülkenin 2000-2015 yıllarına ait verileri kullanılarak, panel veri analizi yöntemleriyle incelenmektedir. Çalışmanın ilk bölümünde vergi uyumuna ilişkin kavramlar açıklanmakta, ikinci bölümünde vergi uyumunu etkileyen faktörler ve vergi uyumunun kayıt dışılıkla ve vergi gelirleri ile olan ilişkisi incelenmektedir. Üçüncü ve son bölümünde ise vergi gelirlerini ve vergi uyumunu etkileyecek bazı ekonomik ve sosyal faktörlerin reel vergi gelirleri ile olan ilişkisi sabit etkiler panel veri analizi ve eşik değer panel veri analizi yöntemleriyle incelenmektedir. Analizler sonucunda; gelir düzeyi ve insani gelişmişliği yüksek, kayıt dışılık düzeyi ve tarıma dayalı istihdamı düşük ülkelerde vergi oranlarını artırmanın tersi durumdaki ülkelere kıyasla reel vergi gelirlerini daha az azalttığı ortaya konulmuştur. Kişi başına düşen gayri safi yurtiçi hasıla ile reel vergi gelirleri arasında pozitif, enflasyon oranı ve Gastil Endeksi ile reel vergi gelirleri arasında negatif bir ilişki görülmektedir. Bu durum da ekonomik gelişmişlik ve reel vergi gelirleri arasındaki ilişkinin ve yine siyasi özgürlük ile reel vergi gelirleri arasındaki ilişkinin pozitif, ekonomik istikrarsızlık ile reel vergi gelirleri arasındaki ilişkinin ise negatif olduğunu göstermektedir.

Kayıt dışı ekonomiOECD ülkeleriPanel veri modelleri+5
Sevinç Daşdemir
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Vergi gelirleri ve ekonomik büyüme ilişkisi: Seçilmiş OECD ülkeleri üzerine bir analiz

İnsanlık tarihi kadar eski bir geçmişi bulunan vergilerin fonksiyonları sürekli tartışılagelmiştir. Tartışmalar tarafsız vergileme ve müdahaleci vergileme arasında yoğunlaşmaktadır. Maliye politikası araçları arasında gösterilen vergiler aracılığıyla devletin ekonomik fonksiyonları gerçekleştirilmeye çalışılır. Bu bağlamda büyümenin sağlanması devletin ekonomik fonksiyonları arasında kabul edilmektedir. Büyümenin sağlanmasında vergiler önemli bir işleve sahiptir. Büyümenin sağlanması için vergilerin önemli olduğunu belirten çalışmaların yanı sıra tersi düşünceyi savunan çalışmalar da bulunmaktadır. İkisi arasında herhangi bir ilişkinin olmadığını ortaya koyan çalışmalara rastlamak da mümkündür. Bu çalışmada vergiler ile büyüme arasında nasıl bir ilişki olduğu ekonometrik yöntemler ile ortaya konulmuştur. Çalışma ile devletin ekonomik fonksiyonlarını gerçekleştirmede vergilerin rolü ortaya konulacağından bu bakımdan politika yapıcılara yol gösterici öneriler sunulması amaçlanmaktadır. Seçilmiş 20 OECD ülkesinin 1980-2020 yılları arasındaki dönem için toplam vergi, dolaysız vergi ve dolaylı vergilerin ekonomik büyüme üzerindeki etkisi panel veri analizi ile incelenmiştir. İki modelin kurulduğu çalışmada öncelikle toplam verginin ekonomik büyüme üzerindeki etkisi, ikinci modelde ise doğrudan ve dolaylı vergilerin ekonomik büyüme üzerindeki etkisi Westerlund (2007) eş-bütünleşme analizi ile incelenmiştir. Her iki modelde de değişkenler arasında eş- bütünleşme ilişkisi tespit edilmiştir. Son olarak, hem panel hem birimler düzeyinde eş- bütünleşme katsayıları CCE (Common Correlated Effects Mean Group estimator) modeliyle tahmin edilmiştir. Hem panel hem de tüm birimler için toplam verginin ekonomik büyüme üzerinde pozitif ve istatistiki olarak anlamlı etkisi olduğu tespit edilmiştir. Doğrudan ve dolaylı vergilerin de ekonomik büyüme üzerinde pozitif ve istatistiki olarak anlamlı olduğu panel düzeyinde tespit edilmiştir. Ancak dolaylı vergi serisinin katsayısı doğrudan vergi serisinin katsayısından daha büyük çıktığından dolaylı vergilerinin ekonomik büyüme üzerindeki etkisinin nispi olarak daha fazla olduğu söylenebilir. Çalışma ile literatüre katkı sunulacağı düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Vergi, Büyüme, Panel veri

Dolaylı vergilerDolaysız vergilerEkonomik büyüme+5
Fırat Acıbuca
Mardin Artuklu University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

İllerin vergi performansının mekansal analiz yöntemiyle ölçülmesi

Klasik OLS tahmincilerinin modellemeye komşuluk ilişkilerini dahil etmemesi sınırların kalktığı Dünya'da doğru analizler yapmamıza engel olabilmektedir. Ülkelerin, bölgelerin hatta şehirlerin bile birbirinden etkilendiği ve bu etkilerin modellere dahil edildiği mekânsal ekonometri 20. yüzyılın ikinci yarısında ortaya çıkmış olmasına rağmen son yıllardaki teknolojik gelişmelerin sayesinde sosyal bilimlerde daha sık karşımıza çıkmaktadır. Bu tez çalışmasında, tarih boyunca devletlerin en önemli gelir kaynağı olan vergilerin, teknolojinin yardımıyla ve coğrafi olarak uygulanan farklı politikalarla arttırılması için mekânsal bir analiz yapılmıştır. Yapılan testler sonucunda verilere en uygun model olan mekânsal Durbin Modeli (SDM) seçilmiştir ve analiz sonucunda bağımsız değişkenlerden dışa açıklık ve kişi başı gelir vergi gelirlerini pozitif yönde etkiliyorken, tarımın GSYH'ye oranı negatif yönde etkilemektedir.

Mekansal analizMekansal ekonometri yaklaşımıVergi gelirleri+3
Erhan Haluk Ergül
Pamukkale University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Vergi türlerinin gelir dağılımı üzerindeki etkisi

Maliye politikasının en önemli araçlarından olan vergilerin gelir, servet ve mal ve hizmetler üzerinden alınmasının çeşitli etkileri vardır. Makroekonomik hedefler için vergilendirmenin gelir dağılımı üzerinde belirleyici etkileri bulunmaktadır. Bu çalışma vergi türlerinin gelir dağılımına nasıl etki ettiğini analiz etmeyi amaçlamaktadır. Bu doğrultuda 38 ülkeden oluşan seçilmiş ülke grubu ile 2003-2019 yıllarını kapsayan panel veri analizi yapılmış, ülkelerin gelir, servet ve harcamalar üzerinden alınan vergilerin gelir dağılımına etkisi ölçülmüştür. Sonuç olarak seçilen ülkelerde harcamalar üzerinden alınan vergilerin gelir dağılımını bozduğu, gelir ve servet üzerinden alınan vergilerin gelir dağılımını iyileştirdiğine ulaşılmıştır. Türkiye için 2014-2020 yıllarını kapsayan analiz İBBS 1. Düzey ve 2. Düzey olmak üzere iki aşamadan oluşmaktadır. 1. Düzeyde anlamlı sonuçlar bulunamamıştır. 2. Düzeyde ise teoriyle uyumlu olarak seçili ülke grubuyla oluşturulan model ile benzer sonuçlar bulunmuştur. Harcamalar üzerinden alınan vergiler gelir dağılımını bozarken, gelir ve servet üzerinden alınan vergilerin gelir dağılımını düzelttiği görülmüştür.

Gelir dağılımıKamu maliyesiMaliye politikaları+2
Elif Yalçın
Pamukkale University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

1319 Sayılı Emlak Vergisi Kanunu kapsamında vergi kayıp kaçaklarının tespiti ve önleme yolları: İzmir - Karabağlar Belediyesi örneği

Toplumun ihtiyaçları ve bu ihtiyaçların karşılanmasına yönelik hizmetler, mevcut ekonomik, siyasi ve mali koşullardan sürekli etkilenmektedir. Hükümetler, bu ihtiyaçları karşılamak için sürekli kamu hizmeti sunmaktadır. Yerel düzeyde ise ilgili hizmetlerin sunumu belediyeler aracılığıyla yapılmaktadır. Bu noktada kaynakların etkin kullanılması, elde edilen gelirlerin artırılması, kamu zararının en aza indirilmesi, tahakkuk tahsilat oranının arttırılması, tahakkuk ve tahsilat aşamasında vergi ziyanının önlenmesi önem arz etmektedir. Bu doğrultuda kamu hizmetlerinin yerel düzeyde sunumunda en önemli unsur olan belediyelerin gelirlerinde 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu kapsamında toplanan vergiler çok büyük bir yer tutmaktadır. Bu çalışmada, yerel yönetimlerin yapısı, yerel yönetimler içerisinde belediyelerin yapısı, gelirleri ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu'nun detaylarıyla ilgili bilgiler paylaşıldıktan sonra 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu kapsamında tahakkuk ve tahsil edilmesi gereken vergilerde yaşanan kayıp ve kaçaklar analiz edilerek, bu kayıp kaçakların engellenmesi ile ilgili alınabilecek tedbirler ve bu tedbirlerin Karabağlar Belediyesi gelirleri üzerindeki etkisi incelenmiştir. Bu inceleme sonucunda vergi kayıp ve kaçaklarının önlenmesine yönelik alınan tedbirlerin belediye gelirlerinde artışa sebep olduğu anlaşılmıştır.

Servet vergileriVergi gelirleri
Aytül Mersinli
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de belediye vergi gelir ve borçlarının belediye gelirleri kanunu kapsamında incelenmesi

Türkiye'de yer alan en önemli yerel yönetim birimlerinden birisi belediyelerdir. Belediyelerin yükümlü olduğu görevi icra etmek amacıyla yaptıkları her türlü harcamada finansman kaynakları her zaman ön planda tutulmuştur. Belediyeler, yerel sakinlerin gereksinimlerini yerine getirme sorumluluğuna sahiptir ve zamanla idare alanları artmaktadır. Öte yandan, merkezi otorite belediyelerin sınırlarını köylere karşı kalıcı olarak genişletmektedir. Artan sorumluluk alanları belediyenin yükümlülüklerini ve yabancı kredilere başvurma oranlarını artırmaktadır. Bu çalışmada, belediyelerin gelirleri ve kredileri 5393 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu kapsamında ele alınmıştır.İlgili kanunlar, belediyelerin vatandaşlara düzgün bir şekilde hizmet vermeleri için bir dizi yükümlülüğe sahiptir. Bu nedenle ilgili kanunlar çerçevesinde yapılan detaylı incelemeler ve literatür araştırmaları ile sonuca ulaşılmıştır. Çalışma sonucunda belediyenin borçlarının sürekli arttığı tespit edilmiş ve artışın bazı nedenleri olduğu görülmüştür. Bunların; belediyenin kendi öz gelir kaynaklarının sınırlı olması, ilgili kanunda belediyenin gelirleri ile ilgili kalemlerin güncellenmemesi, belediyenin vergi oranlarını belirleyememesi ve nihayetinde veri toplama yöntemlerinin modernleşmemesi gibi sebepler olduğu saptanmıştır. Ayrıca belediye gelir ve giderleri arasında bazı tezatlıklar tespit edilmiştir. Belediye giderlerinin her geçen gün arttığı görülmüş ve engellenmesi için bir takım çözüm önerileri getirilmiştir.

Kamu maliyesiVergi gelirleri
Ömer Güney
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Osmanlı Devleti'nin gelirlerinde vergilerin yeri

Yıllardır devletlerin en önemli gelir kaynağı olan vergi, kamu hizmetlerinin düzenli bir şekilde devamlılığının sağlanması için düşünülmüş ve geliştirilmiş bir yöntemdir. Bu yüzden vergi, ekonomik ve sosyal hayatın düzenlenmesinde geçmişten günümüze önemli bir yere sahip olmaktadır. Diğer devletlerde olduğu gibi, asırlarca üç kıtaya hükmetmiş Osmanlı Devleti de vergi toplamakla yükümlüydü. Devletin diğer gelirlerinin yanı sıra vergi, devletin sürekliliği için önemli ve zorunlu bir yere sahipti. Osmanlı İmparatorluğu, Anadolu toprakları dâhilinde kurulmuş olan ve hızlıca büyüyerek yüzyıllar boyunca geniş topraklar üzerinde hâkimiyet kurmuş çok güçlü bir devletti. Bu kadar uzun yıllar boyunca ayakta kalmasında vergi sisteminin de önemi büyüktü. Halkının farklı din, örf ve adetlerini göz önüne alarak esnek ve herkesi memnun ederek kapsaya bir sistem geliştirmişti. Devletin fethettiği topraklardaki hoşgörülü politikası, adil bir hukuksal düzen kurması ve bunlara göre bir ekonomik sistem geliştirmesi de yüzyıllar boyunca varlığını sürdürmesinde etkili olmuştur. Vergi devletin milletten, millete geri hizmet olarak ve millet için harcamak amacıyla topladığı paradır. Tüm devletlerde olduğu gibi Osmanlı İmparatorluğu'nda vergi, devletin gelirleri içerisinde en büyük yere sahipti. Bu çalışmada, Osmanlı İmparatorluğu'nda uygulanmış olan şeri ve örfi gibi vergi sistemleri, bu sistemleri oluşturan ve etkileyen faktörler değerlendirilmiştir. Ayrıca, Osmanlı Devleti'nin idari ve mali yapısının yanı sıra ekonomik ve toplumsal yapısı ve bunların ilişkisi doğrultusunda bünyesinde barındırdığı çeşitli halktan insanlardan nasıl vergi topladığı ve kendi halkını da nasıl vergilendirdiğini hukuki acıdan incelemek amacıyla bu tez yazılmıştır. Anahtar Kelimeler: Osmanlı Devleti, Osmanlı Maliyesi, Örfi Vergiler, Şeri Vergiler, Osmanlı Ekonomisi, Vergi Sistemi, Vergi, Gelir Kaynakları

Bütçe gelirleriEkonomi tarihiGelirler+7
Özgenur Demir
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Olağan ve olağanüstü gelirler olarak Türkiye'de vergi gelirleri ve borçlanma

Kamu gelirleri, ülkelerin kalkınmaları için önemli bir araçtır. Devlet kalkınmayı sağlamak için kamu harcamaları ve kamu gelirleri arasındaki ekonomik dengeyi sağlamalıdır. Kamu gelirleri içerisinde en fazla vergiler gelir sağlar. Ekonomik dengenin sağlanamadığı durumlarda borçlanma tercih edilir. Borçlanma kamu gelirleri içerisinde olağanüstü bir gelir olarak bilinir fakat günümüzde olağan hale gelmiştir. Vergilerin ve borçların arasındaki en bilinen fark, vergilerin mecburi, borçlanmanın ise gönüllü olarak alınmasıdır. Günümüz itibariyle borçlanma, vergilere benzemeye başlamış ve sadece olağanüstü durumlarda değil ekonomik dengenin sağlanması amacıyla da alınmaktadır. Bu çalışmada vergi gelirleri ve borçlanma ele alınarak 2000-2021 yılları arası verileri ile o dönemde yaşanan sıkıntılar doğrultusunda azalma ve artış eğilimleri incelenmiş ve çalışmanın son kısmında vergi gelirleri ve borçlanma gelirleri arasında eşbütünleşme testi yapılarak karşılaştırılmıştır. Yapılan eşbütünleşme testi sonucunda vergi gelirleri ile borçlanma arasında doğru orantılı bir ilişki bulunduğu tespit edilmiştir. Daha sonra vergi gelirleri ve dış borçlanma, vergi gelirleri ve iç borçlanma analizleri yapılmıştır. Sonuç olarak vergi gelirleri ile iç borçlanma arasında bir eşbütünleşme bulunamamış fakat bağımlı değişken olan dış borçlanma ile vergi gelirleri arasında bir ilişki tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Dış Borçlanma, Dolaylı Vergiler, Dolaysız Vergiler, Eşbütünleşme, İç Borçlanma, Kamu Borçlanması, Türk Vergi Sistemi

BorçlanmaDolaylı vergilerDolaysız vergiler+7
Ayça Saygı Beyazit
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Arnavutluk vergi sistemi: Sorunları ve çözüm önerileri

Balkan ülkeleri arasında önemli bir yere ve konuma sahip olan Arnavutluk Cumhuriyeti istikrarlı bir ekonomik performansa ulaşma yolunda önemli dönemeçlerden geçmiş ve kamu ekonomisi amaçlarını gerçekleştirmede vergiler en temel politika araçları arasında yer almıştır. Ayrıca 1976 Anayasası'nın kabulü ile özel mülkiyet ortadan kaldırılmış olup, devlet kurduğu sistemle Arnavutluk'un, dünyada vergisiz tek ülke olduğunu vurgulamıştır. O yıllardan günümüze birçok yapısal değişiklik ve düzenlemeler yapılmış olup gelinen son durum bu çerçevede değerlendirilmiştir. Arnavutluk'ta bütçe gelirlerinin yaklaşık %71,5'i vergilerden elde edilirken, %21,7'si sosyal katkılardan oluşmaktadır. Dolaylı vergi gelirleri, vergi gelirlerinin yaklaşık %45'ini oluşturmaktadır. Bu tezde Arnavutluk için ekonomik büyümenin sağlanmasında vergilerin rolü ve etkisi ortaya konularak, vergi sistemi ekonomik olarak analiz edilmiş ve doğrudan yabancı yatırımlarının ülke ekonomisi için önemli olduğu ön plana çıkartılmıştır.

ArnavutlukDoğrudan yabancı sermaye yatırımlarıEkonomik etki+3
Kevin Hoxha
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessEN

The tax effort in jordan: Does foreign aid reduce tax revenue

The primary objectives of any tax system is to fund public spending programs, redistribute income, and to improve the allocation of economic resources. Relative to advanced economies, it is known that most developing countries have low tax effort (total tax revenue to GDP ratio). It is also reported that many of these countries (developing) are aid-dependent. This is why, the literature has paid a lot attention to the impact of foreign aid on tax effort. Within this context, it is also argued that trust in the government is a significant determinant factor of tax compliance, and hence tax effort. This dissertation examines the issue of fiscal mobilization in Jordan. In more specific terms, the major aim of the dissertation is to empirically examine the impact of aid (and other factors) on tax revenue in Jordan. This interest is due to the fact that the tax effort in Jordan remains relatively low (around 15 percent of the GDP), and the economy, for so long, has been receiving huge amounts of foreign and Arab aid. In addition, this dissertation examines the determinants of trust in the Jordanian government. Based on the time period 1983-2016, and using some relevant time-series econometric techniques, the results indicate that the impact of aid on tax revenue is negative. Jordan suffers from what is called the 'curse of aid'. In addition, the empirical analysis (logit estimation) shows that satisfaction with public schools and public health service increases the probability of a person trusting the government. Based on these results, it is argued that the Jordanian government, together with the donors, must agree on conditioning grants as a way to avoid the curse of aid. Keywords: Tax effort; budget deficit; aid; trust in government; public goods and services.

External aidsTax revenuesTaxes+1
Farah Ghassan Mohd Khaır Omet
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de kayıt dışı istihdamın gelir vergisi hasılatı üzerindeki etkisi

Kayıt dışı istihdam kavramı, çalışan bireylerin çalışmalarının ilgili kamu kurum ve kuruluşlarına bildirilmemesi veya eksik bildirilmesi ile ortaya çıkan ve ülkelerin gelişmişlik seviyelerine bakılmaksızın tüm dünya ülkelerinde görülen bir sorundur. Ancak bu sorun gelişmekte olan ülkelerde yapısal bir soruna dönüşmüştür. Kayıt dışı istihdam sigortasız işçilerden onların ailelerine kadar bütün toplumu iktisadi, sosyal ve daha pek çok yönden olumsuz etkileyen bir olgudur. Aynı zamanda bildirilmeyen çalışmalar devletin sigorta primi ve vergi geliri kaybına uğramasına yol açmaktadır. Kayıt dışı ekonomi içerisinde önemli bir yere sahip olan kayıt dışı istihdam, hükümetlerin uygulamaya koyduğu politikalarla kamu idareleri tarafından azaltılmaya çalışılmaktadır. Kayıtlılığı teşvik etmeye yönelik politikaların kararlılıkla ve etkin bir şekilde yürütülmesi kayıt dışı çalışmayı azaltacaktır. Kayıt dışı istihdamın azalması beraberinde; devletin vergi geliri kaybını azaltacak, kamu harcamalarını artıracak, vergilendirmede adaleti sağlayacak, çalışanların hak kayıplarını önleyerek pek çok toplumsal sorunun çözümüne de olumlu katkıda bulunacaktır. Bu çalışmada Türkiye'de kayıt dışı istihdamın gelir vergisi hasılatı üzerindeki etkisi, 2006:M1-2017:M2 dönemi için analiz edilmiştir. Çalışmada serilerin durağanlığı ADF, PP ve KPSS birim kök testiyle analiz edilmiş, seriler arasındaki nedensellik ilişkisi Granger nedensellik testiyle incelenmiş ve modeldeki eşbütünleşme ilişkisi Engle-Granger testiyle kontrol edilmiştir. Uzun ve kısa dönem analizleri DOLS yöntemiyle gerçekleştirilmiş ve uzun dönem katsayıları tespit edilmiştir. ANAHTAR SÖZCÜKLER: Gelir Vergisi, Kayıt Dışı Ekonomi, Kayıt Dışı İstihdam, Sigorta Primi, Vergi Hasılatı

Gelir vergisiKayıt dışı ekonomiKayıt dışı istihdam+3
Fatma Merve Yandık
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de dışa açıklık ile kamu gelir ve harcamaları arasındaki ilişki

Küreselleşme süreci ile birlikte ekonomilerini dışa açan ülkelerin karşılaştığı durumlar birçok çalışmada ele alınmış ve dışa açıklığın farklı kriterler kullanılarak büyüme, enflasyon gibi makroekonomik göstergelerle olan ilişkileri sıklıkla incelenmiştir. Buna rağmen dışa açıklık ile kamu gelir veya giderleri arasındaki ilişkinin mevcudiyetine dair yapılan çalışmalarda değişkenler arasındaki ilişkiyi kapsamlı bir şekilde analiz eden çalışma bulunmamaktadır. Çalışmanın amacı Türkiye için bu değişkenler arasındaki ilişkinin mevcudiyetini araştırmaktır. Bu çalışmanın hazırlanması esnasında kavramsal olan ilk iki bölüm için literatür taraması yoluna gidilmiş, son bölümde de Türkiye'nin 1980-2010 yılları arasındaki dışa açıklık oranı ile vergi gelirleri, reel harcamalar ve transfer harcamaları olarak ikili bir sınıflandırmaya tabi tutulan kamu harcamaları arasındaki ilişkinin mevcudiyeti en küçük kareler yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. Çalışmanın sonucunda teoride sunulanlara paralel olarak Türkiye'de ilgili yıllar itibariyle dışa açıklık oranı ile vergi gelirleri, reel harcamalar ve transfer harcamaları arasında bir ilişkinin söz konusu olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Dışa açıklıkEn küçük kareler yöntemiKamu gelirleri+2
Elçin Bayraktar
Çanakkale Onsekiz Mart University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Avrupa Birliği Hibe Fonlarının vergi gelirleri üzerindeki etkisi, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu hibeleri örneğinde bir değerlendirme

Avrupa Birliği hibeleri ile günümüzde birçok yatırım yapılmaktadır. 2007-2013 yıllarında Avrupa Birliği Fonlarından ülkemiz faydalanmıştır. Ayrıca Avrupa Birliği fonlarından ülkemize 2014-2020 yılları için 4.4 Milyar Avro hibe verilecektir. Avrupa Birliği ilk kez 1957 yılında Avrupa Ekonomik Topluluğu ismi altında kurulmasından sonra Türkiye 31 Temmuz 1959 yılında Topluluğa ortaklık başvurusunda bulunmuştur. Sonrasında uzun süreç devam etmiştir. Türkiye Cumhuriyeti ile Avrupa Topluluğu arasında imzalanan ve Türkiye Cumhuriyeti'nin Topluluk programlarına katılımı ile ilgili genel prensipleri düzenleyen 26 Şubat 2002 tarihli Çerçeve Antlaşması'nda öngörülen şartlara uygun olarak Mutabakat zaptını imzalamıştır. Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu ise Avrupa Birliğine Katılım öncesi Mali Yardım Aracı Kırsal Kalkınma Fonu(IPARD) Programını uygulamak üzere kurulmuştur. Bu çalışmada; Avrupa Birliği hibe fonları, Avrupa Birliği Hibe fonları hakkında bilgiler verilmiştir. Sonrasında özel olarak Avrupa Birliği Hibeleri Kırsal Kalkınma Hibe hakkında bilgiler verilerek örnek bir proje üzerinde durulmuştur. Hazine'nin verdiği hibelerin Hazine'ye geri döndüğü tezi savunulmuştur. Avrupa Birliği Hibeleri vergiden muaf olduğu için yatırım sonucunda oluşturulan katma değer ile vazgeçilen vergi açısından hibe fonlarını değerlendirilmiştir. IPARD Kapsamında Hibe verilen bir işletme seçilerek oluşturduğu katma değer incelenmiş ve vergi muafiyeti ülkemiz vergi sistemi açısından da değerlendirilmiştir. Sonuçta Hazine tarafından verilen hibe ile vergi arasındaki ilişki araştırılarak yapılan yatırım ile Hazine gelirleri açısından olumlu bir ilişkisi olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Avrupa Birliği Hibe Fonları, Hibe Fonları, Hazine, IPARD, TKDK, Hibe,Fonlar, Vergi Muafiyeti,

Avrupa BirliğiFonlarHibe destek kredileri+4
İhsan Kaymak
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Master'sOpen AccessTR

İç göçlerin vergi gelirleri üzerindeki etkisi: Türkiye örneği

Bu çalışmanın amacı Türkiye'de iç göç ile vergi gelirleri arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktır. Çalışmada 2008-2014 dönemi için 81 il düzeyinde panel regresyon analizi uygulanmıştır. Kurulan modelde bağımlı değişken olarak her ilde tahakkuk eden gelir vergisinin gayri safi yurtiçi hasılaya oranı, bağımsız değişken olarak da her ilin net göç hızı oranı kullanılmıştır. Ayrıca kontrol değişkeni olarak her ilin kişi başına düşen milli geliri modele dâhil edilmiştir. İç göçün temel olarak bir emek faktörü hareketliliği olması nedeniyle vergi türü olarak gelir vergisi seçilmiştir. Temel panel regresyon analizinin sonuçlarına göre net göç hızında meydana gelecek olan %1'lik bir değişim tahakkuk eden vergi/gayri safi yurtiçi hasıla oranında %0.026738'lik bir pozitif değişime neden olmaktadır. Kişi başına düşen milli gelirde meydana gelecek %1'lik bir değişim tahakkuk eden gelir vergisinin gayri safi yurtiçi hasılaya oranında %0.743096'lık bir pozitif değişime neden olmaktadır. Türkiye'de 2008-2014 dönemi için iç göç neticesinde oluşan net göç hızı tahakkuk eden gelir vergisinin gayri safi yurtiçi hasılaya oranı üzerinde pozitif bir etkiye sahip olduğunu sonucuna ulaşılmıştır.

Gayri safi milli hasılaGöçlerTürk vergi sistemi+2
Sinan Uyan
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Vergilerin ekonomik büyüme üzerindeki etkisinde devlet kapasitesinin rolü

Vergilerin en eski ve temel amacı kamu harcamalarına finansman sağlamaktır. Ayrıca vergiler; tüketim, tasarruf ve yatırım kararları üzerinde etki yarattıkları için, makroekonomik hedeflere ulaşmak amacıyla, maliye politikası aracı olarak da kullanılmaktadır. Bu makroekonomik hedeflerden biri de ekonomik büyümenin sağlanmasıdır. Bununla birlikte vergilerin ekonomik büyüme üzerindeki etkisinin olumlu mu yoksa olumsuz mu olduğu konusunda bir fikir birliği bulunmamaktadır. Bu etkinin yönünü belirleyen faktörlerden biri devlet kapasitesidir. Bu çalışmanın amacı, gelişmekte olan ülkelerde vergilerin ekonomik büyüme üzerindeki etkisinde devlet kapasitesinin rolünü incelemektir. Vergilerin ekonomik büyüme üzerindeki etkisinde devlet kapasitesinin rolünü ampirik olarak incelemek için, verilerine ulaşılabilen 51 düşük ve orta gelirli ülkeye ait 2012-2019 dönemini kapsayan yıllık veriler kullanılarak, dinamik panel veri analizi yapılmıştır. Sistem genelleştirilmiş momentler metoduyla yapılan tahminlerden elde edilen bulgulara göre; gelişmekte olan ülkelerde vergi gelirlerinde ve devlet kapasitesindeki artışın ekonomik büyümeyi olumlu etkilediği, ancak devlet kapasitesi arttıkça vergilerin ekonomik büyüme üzerindeki olumlu etkisinin azaldığı sonucuna ulaşılmıştır.

DevletDinamik panel teknikleriEkonomik büyüme+3
Çağlayan Tabar
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'de kamu yatırım harcamalarında verimliliğin bölgesel bazda toplam vergi hasılatı ile karşılaştırmalı analizi

Kamu harcamaları ekonomik sınıflandırmaya göre cari, yatırım ve transfer harcamaları olarak üç gruba ayrılır. Yapılan ulusal ve uluslararası çalışmaların çoğu, bu harcamalar içinde yatırım harcamalarının üretim ve hizmet potansiyelini daha fazla arttırdığını göstermektedir. Yatırımlar sonucu üretim ve hizmet kapasitesinin artması milli gelirin ve istihdam oranlarının yükselmesine sebep olur. Kamu yatırımlarının ekonomik ve sosyal açıdan sunduğu bu olumlu etkileri, devletin vergi hasılatına ve bütçe dengesine de olumlu bir şekilde yansır. Kamu yatırımlarının ekonomik ve sosyal açıdan olumlu etkilerini incelerken, sadece bu harcamaların miktarı üzerinden değerlendirme yapılması yeterli olmayacaktır. Yatırım harcamalarının ekonomik ve sosyal geri dönüşü bakımından etkili ve verimli alanlarda kullanılması kritik öneme sahiptir. Bu alanda daha önce yapılan çalışmalar genellikle yatırım harcamalarının ekonomik etkinliğini ve ekonomik büyüme üzerindeki etkisini bölgelere veya ülkeler genelinde ölçmeye yönelik yapılmaktadır. Ancak kamu yatırımlarının vergi tahsilatına etkisi hakkında doğrudan yerli ve yabancı literatürde yeterli çalışma bulunmamaktadır. Çalışmanın amacı; Türkiye'de kamu yatırım harcamalarının vergi hasılatına katkısını çeşitli bölgeler itibariyle ampirik olarak tespit etmek ve kamu yatırımlarının etkinliğinin bu alanlarda yüksek olduğu bölgelerde, hangi sektörlere daha ağırlıklı kamu yatırım yapıldığını ortaya çıkarmaktır. Vergi tahsilatını artırıcı özelliği olan sektörler tespit edilerek yatırımlar bu alanlara yönlendirecektir. Böylece kamunun kaynaklarını daha verimli, etkin kullanılması sağlanabilecektir. Belirtilen amacı gerçekleştirmek için çalışmada panel veri yöntemi kullanılmıştır.

Kamu yatırımlarıKarşılaştırmalı analizPanel veri modelleri+3
Özgür Mustafa Ömür
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Vergi gelirlerini belirleyen faktörlerin bölgesel analizi: Türkiye örneği

Devletin asli ve diğer görevlerini yerini getirebilmek amacıyla ihtiyaç duyduğu finansman kaynaklarının başında vergiler gelmektedir. Vergiler sadece bir kamu geliri olmayıp aynı zamanda siyasi, mali, sosyal ve iktisadi açıdan etki yaratan önemli bir araçtır. Bu açıdan devletin hem gelirlerinin önemli bir kısmını oluşturan hem de ekonomik ve diğer sahalarda etkili bir role sahip olan vergi gelirlerinin hangi faktörlerden etkilendikleri ve belirlendikleri ülkeler açısından büyük önem arz etmektedir. Nitekim bir çok ekonomik olgu ya da olayın nedeni veya sonucu olan aynı zamanda devletin en önemli finansman aracı olan vergi gelirlerini Türkiye temelinde incelemek ve analiz etmek bu çalışmanın temel çıkış noktasını oluşturmuştur. Bu çalışmanın amacı Türkiye'de vergi gelirlerini belirleyen faktörleri belirleyerek bu faktörlerin vergi gelirleri üzerindeki etkilerini analiz etmektir. Bu kapsamda çalışmada Türkiye'de vergi gelirleri ve vergi gelirlerini etkileyen temel faktörler coğrafi görselleştirmeler ile incelendikten sonra panel veri yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. Analiz Türkiye'de veri kısıtı nedeniyle, 1990-2001 yılları arasında iller bazı temelinde, 2004-2011 yılları arasında ise 26 Kalkınma Bölgesi temelinde kategorize edilmiştir. Analiz sonuçlarına göre, Türkiye'de kişibaşına milli gelir düzeyi, sanayi sektörünün milli gelir içerisindeki payı, hizmetler sektörünün milli gelir içerisindeki payı ve ticari dışa açıklık derecesi vergi gelirlerini olumlu yönde etkilemektedir. Tam tersine Türkiye'de tarım sektörünün bölgesel açıdan verimli olarak vergilendirilmediği ve vergi gelirlerini negatif yönde etkilediği tespit edilmiştir. Benzer şekilde kamu harcamaları da bölgesel açıdan vergi gelirlerini negatif etkilemektedir. Çalışmada ayrıca dağılım haritaları ve değerlendirmeler sonucunda, vergi gelirleri ve vergi gelirlerini belirleyen faktörlerin Türkiye'de bölgesel açıdan ciddi bir şekilde farklılaştıkları görülmektedir. Bunun yanında, dağılım haritalarındaki değerlendirmeler sonucunda kişi başına milli gelir düzeyi, sanayi ve hizmetler sektörünün milli gelir içerisindeki payı, ticari dışa açıklık derecesi, şehirleşme oranı, eğitim seviyesi ve demokrasi seviyesinin vergi gelirlerini pozitif yönde etkiledikleri, tam aksine tarım sektörünün milli gelir içerisindeki payı, enflasyon oranı, kamu harcamaları, nüfus yoğunluğu ve terörün ise vergi gelirlerini negatif yönde etkilediklerine dair önemli işaretler olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Vergi Gelirleri, Vergi Gelirlerinin Belirleyen Faktörler, Vergileme, Panel Veri Analizi, Bölgesel Vergi Analizi, Türkiye

Bölgesel faktörlerBölgesel özellikGelir vergisi+4
Ersin Nail Sağdıç
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Marka şehirlerin ülke turizmine ve vergi gelirlerine etkisi

Bu çalışmanın amacı kent markalaşmasının, ülke turizmini ve vergi gelirleri üzerinde oluşturduğu etkilerin değerlendirilmesidir. Ulusal ve uluslararası örnek ve verilerle küresel turizm rekabetinin ortaya çıkarmış olduğu 'marka şehir' kavramının, ülkemizde ve dünyada turizm ekonomisi üzerinde oluşturduğu neticeler değerlendirilmeye çalışılmıştır. Marka şehir kavramının daha iyi anlaşılması adına kentlerin markalaşmasına yön veren faktörlerin derlendiği ilk bölümde, ağırlıklı olarak literatür taramasına yer verilmiştir. Konu üzerine, çoğu uluslararası olan, çeşitli kaynak ve ampirik çalışmalardan faydalanarak, kent markalaşması algısı ve içeriği ifade edilmiştir. 2. bölümde, Türkiye Turizm Stratejisi 2023 eylem planı dahilinde oluşturulan marka şehirlerin sahip oldukları zenginlik ve değerlere yer verilmiş, her şehir ayrı ayrı incelenmiştir. Projenin amaç ve hedeflerinin de yer aldığı bu bölümde, ağırlıklı olarak şehirlerin turizmini geliştirmek adına sağlanan kamu yatırım ve teşviklerine yer verilmiştir. Son bölüm olan 3. bölüm de ise kent markalaşmasının ülke turizmine ve spefisik olarak vergi gelirlerine nasıl etki ettiğini değerlendirebilmek için turizm ekonomisine değinilmiştir. Turizmin; gelir, istihdam ve ödemeler dengesi üzerindeki etkileri incelenmiş, vergiler üzerindeki etkisinin değerlendirilmesine ağırlık verilmiştir. Bölüme; ülkemiz ve dünyadan, farklı şehirlerin vergi performansları, çeşitli güncel turizm bilgileri, bazı öneri ve değerlendirmelerle son verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Marka Şehir, Vergi Gelirleri, Turizm Ekonomisi, 2023 Turizm Stratejisi.

Gelir vergisiMarkaTurizm+5
Arzu Güler
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00

Related subjects