Turkish novel

575 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

1980 dönemi Türk romanında yenilik arayışları

1980-1990 arası yıllar edebiyatımızda roman türünün gelişimi açısından önemli bir kırılma ve yenilenme dönemidir. İlgili dönemin romanlarına yönelik eleştirilerde, dönem romanlarının genellikle 12 Eylül 1980 askerî darbesi ile ilişkilendirildiği görülür. Bu tespit yanlış olmamakla birlikte, büyük eksiklikleri de barındırır. Dolayısıyla 1980'li yıllarda yaşanan kültürel ve toplumsal gelişmeler, yeni edebî anlayışlar üzerine daha derin bir okuma yapılmasını gerektirir. Yeni yeni görülmeye başlayan postmodernizm, büyülü gerçekçilik, varoluşçuluk, Erich Fromm okumaları, fantastik ve masalsı anlatımlar, çoklu bakış açılarının öne çıkması ve yeni bir eleştiri anlayışının devreye girmesi dönem romanını anlamak için oldukça önemlidir. Bütün bunların yanı sıra, yazma sürecinin romanın mevzusu hâline getirilmesi de dönem romanlarının öne çıkan göstergeleri arasında yer alır. Söz konusu felsefi ve edebî anlayışlar, dönem insanının gerçekliği farklı farklı algılamasına sebep olurken, gerçeğin bireye göre çeşitlenmesi sanatçıları yeni arayışlara sevk eder. Bu tür yenilikler romanlarda, anlatıcı ve bakış açısı tekniklerinde de kendini gösterir. Dolayısıyla dönem zihniyetinde ortaya çıkan bu dönüşümün romanlara yansıması, anlatıcı ve bakış açısı merkezli bir okuma ile ortaya konmaya çalışılmıştır. Çalışmada dönemin edebiyat ortamı, sanat ve edebiyat yıllıkları, öne çıkan ödüller, ayrıca yeni eleştiri tutumları bir arada incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: 1980 Romanı, Yenilik, Arayış, Anlatıcı, Bakış Açısı

1980 sonrasıAnlatıcıBakış açısı+4
Yaren Ezgi Şen
TOBB Economics and Technology University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Talip Apaydın'ın romanlarında halk bilimi unsurları

16. yy'da başlayan yerlileşme hareketiyle halk duyuşu yazılı edebiyatımızda yer almaya başlamıştır. Sonrasında Tanzimat ve Milli Edebiyat dönemleriyle halk kültürünün etkisi iyice hissedilmiştir. 1950 sonrası halk ve köylü kavramlarına odaklanılarak, köyün sorunları ve yoksulluğuna değinildiği köy romanları niteliğinde eserler kaleme alınmıştır. Çağdaş romancılığımızda Talip Apaydın, köy enstitülü bir yazar olarak köy romanı türünde, halk bilimi açısından zengin eserler vermiştir. Çalışmada, Talip Apaydın'ın halk bilimi unsurlarından ne oranda ve nasıl yararlandığının tespit edilmesi amaçlanmıştır. Yazarın Define, Emmioğlu, Ferhat İle Şirin, Kente İndi İdris, Köylüler, Ortakçılar, Sarı Traktör, Toz Duman İçinde, Tütün Yorgunu, Vatan Dediler, Yoz Davar, Yarbükü adlı romanları değerlendirilerek yazarın romancılığı ve halk bilimi arasında ilişki kurulmuştur. Çalışma dört ana bölümden meydana gelmiştir. Birinci bölümde yazarın hayatı, eserleri, edebi kişiliği aktarılmıştır. Ayrıca halk biliminin tanımı ve tarihi ayrıntılı olarak ele alınmıştır. İkinci bölümde, efsane, masal, halk hikâyesi, kıssa – meddah hikâyesi, ninni, fıkra, türkü, cenkname, ağıt ve halk şairliği konu edinilmiştir. Çalışmanın en hacimli bölümü olan üçüncü bölümde eşyalar, inanışlar, sosyal normlar, geçiş dönemiyle ilgili gelenek ve görenekler, formel sayılar, kalıp sözler, dil ve anlatım, halk defineciliği, halk hekimliği, halk takvimi, halk matematiği, halk meteorolojisi, halk kozmogonisi, halk botaniği, halk zoolojisi, halk mimarisi, halk ekonomisi, halk mutfağı, halk eğlenceleri, halk taşıtları, sosyal dayanışma ve yardımlaşma kurumları, meslek ve zanaatlar ve son olarak hediyeleşme, misafirlik, saygı yer almıştır. Dördüncü bölümde ise eser özetleri ve tablolalara yer verilmiştir. İnceleme ve değerlendirmeler sonucunda romanlarında halk bilimi unsurlarına yoğun olarak yer verdiği tespit edilen yazarın, halk kültürüne yer verdiği derecede romancılığının zenginlik kazandığı görülmüştür. Halk bilimi unsurları, eserlerin okuyucu tarafından daha iyi anlaşılması, esere gerçeklik kazandırmak ve okuyucuyu esere çekmek işlevlerini sağlamıştır. Yazar, eğitimci yönüne bağlı olarak zaman zaman halk inançları özelinde geleneksel unsurlara eleştirel bir açıdan yaklaşmıştır. Çalışma sonucunda elde edilen veriler bütüncül bir bakış açısı kazanmak adına tablolaştırılmış, sayısal değerlerle ifade edilmiştir.

Apaydın, TalipHalk bilimiKültür+3
Erdem Akın
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Kemalettin Tuğcu'nun romanlarında erdemler ve rol model karakterler

Çocuklara yönelik hikâye edici metinlerin çocukların kişisel gelişimi ve eğitimi üzerinde önemli katkıları vardır. Türk edebiyatında bu anlamda değerlendirilebilecek çok sayıda hikâye edici metin bulunmaktadır. Kemalettin Tuğcu'nun romanları bu metinler arasında değerlendirilebilecek niteliktedir. Çalışmada Kemalettin Tuğcu'nun çocuk romanlarındaki rol model karakterler, Türkçe Öğretim Programı'nda (2019) yer alan "Erdemler" teması bağlamında incelenmiştir. Yapılan çalışmanın amacı, incelenen romanlardaki karakterlerin rol model olma yönlerini erdemli davranışlar ilişkisiyle ortaya çıkarmaktır. Çalışma toplam beş bölümden oluşmaktadır. Giriş kısmında araştırmanın amacı ve önemi, problem durumu, kapsam ve sınırlılıklar belirtilmiştir. Birinci bölüm, çalışmanın kavramsal çerçevesini içermektedir. İkinci bölümde araştırmanın yöntem ve metodu belirtilmiştir. Üçüncü bölümün ilk kısmı, çalışmanın temel bölümünden oluşan bulgu ve yorumlardan ibarettir. Bu bölümde sınıflandırmaya esas alınan erdemli davranışlar hakkında genel bilgiler yer almaktadır. Romanlardaki rol modellerin karakter özellikleri verilerek erdemli davranışlar sıralanmıştır. Erdemlerin sonunda rol model karakterlerin başlıklara dağılımını gösteren bulgular tabloya dökülmüştür. Üçüncü bölümün ikinci kısmında ise incelenen romanlardaki rol model karakterler, çocuk ve yetişkin olmak üzere özelliklerine göre iki tabloda gösterilmiştir. Son olarak, tezin dördüncü bölümünde sonuç ve öneriler sunularak incelenen romanlar; Türkçe eğitimi, çocuk edebiyatı, karakter eğitimi ve karakterlerin rol model olmaları yönünden değerlendirilmiştir. Çalışmanın sonucunda incelenen romanların çocukların rol model alabilecekleri karakterler üzerinde kurgulandığı tespit edilmiştir. Bu tespite göre Kemalettin Tuğcu'nun romanları Türkçe eğitiminde bir materyal olarak kullanılabilecek niteliktedir.

ErdemKarakterKarakter eğitimi+7
Kübra Çelik
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Orhan Pamuk'un Kırmızı Saçlı Kadın adlı romanının metin dil bilimsel çözümlemesi

Yazılı veya sözlü iletişimin insanlar için önemi, dilin de önemini ortaya koyar. Bu yüzden dil adına eski tarihlerden bu yana çalışmalar yapılmıştır. Bu çalışmalardan biri de metin çalışmalarıdır. Metin çalışmalarının serüveni retorikle başlar, üslupbilimle devam eder ve nihayet metindilbilim olarak bugünkü halini alır. Bugüne kadar dil için yapılmış en isabetli tanımlardan biri de dil bir dizgedir (Saussure) tanımıdır. Dilin düzenli dizgesi ve sistematik yapısı, metnin yüzey yapısındaki küçük ölçekli yapı olarak adlandırılan bağlaşıklık kavramını oluşturur. Bağlaşıklık, metnin yüzey yapısındaki uyumun ve bütüncül yapısındaki birleşim kurallarının ana kavramlarından biridir. Cümlelerin bir araya gelerek anlamlı bir yapıyı açığa çıkarması, yüzey yapıda bulunan dilbilgisel kurallar sayesinde gerçekleşir. Yüzey yapıya ait olan küçük ölçekli yapı ve metnin genel anlamını açığa çıkaran büyük yapı ölçütleri ile anlama ulaşılır. Küçük ölçekli yapı ve büyük ölçekli yapıdan sonra üst yapı incelemesi başlar. Üst yapı, metnin genel yapısı ile ilgili olan, küçük ölçekli ve büyük ölçekli yapıdan beslenen, daha çok metnin ait olduğu türe yönelik bir çalışmadır. Metnin ait olduğu türe yönelik olan üst yapı aşaması, metin çözümlemesinin de genel anlamda son aşamasıdır. Sade, başarılı ve anlaşılır bir üslupla kaleme alınan Kırmızı Saçlı Kadın çalışmamızın veri tabanını oluşturmaktadır. Söz konusu roman üzerinde, ilk olarak küçük ölçekli yapı çalışması ardından da büyük ölçekli yapı çalışması gerçekleştirilmiştir. Son olarak da üst yapı çalışması olarak metnin ait olduğu tür belirlenmiştir

BağdaşıklıkBağdaşımcılıkKırmızı Saçlı Kadın+4
Rabia Tükenmez
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Elif Şafak'ın 'Pinhan' adlı romanının metindilbilimsel incelenmesi

Gelenekselleşen metin çözme tekniklerinin özellikle son yıllarda yapılan çalışmalarda genel olarak terk edildiği gözlemlenmiştir. Bu bağlamda son yıllarda yapılan ve sonrasında devam eden çalışmaların çok önemli bir kısmının metindilbilim incelemeleri ve araştırmaları olduğu belirlenmiştir. Metindilbilim, anlamsal çağrışımları içinde barındıran, ilk okumada çözülemeyen, dilsel zenginliklere sahip metinlerin, metin çözücüler tarafından daha nitelikli çözümlemeler yapmasını sağlamaktadır. Metindilbilim; sözcüklerden, tümcelerden oluşan bir yapının metin olup olmadığını içinde barındırdığı temel ölçütlerle ortaya koymaya çalışır. Bu temel ölçütler tutarlılık, bağdaşıklık, kabul edilebilirlik, amaçlılık, durumsallık, bilgesellik ve metinlerarası ilişki şeklinde sıralanabilir. Elif Şafak'ın birçok romanı daha önce çalışma konusu olmuştur. Bunların bir kısmının sözcük grupları ve söz varlığı gibi çalışmalar olduğu tespit edilmiştir. Modern Türk edebiyatının en önemli yazarlarından biri olarak kabul edilen Elif Şafak'ın bir romanı ilk defa metindilbilimsel bir yöntemle incelenmiştir. Bu çalışmada, Elif Şafak'ın ilk romanı olan Pinhan, dilbilimin alt dalı olan metindilim ölçütlerinden bağdaşıklık ve tutarlılık bağlamında incelenmiştir. Birinci bölümde bağdaşıklık hakkında bilgiler verilmiş ve metin bağdaşıklık açısından ele alınarak çözümlenmiştir. Bağdaşıklık içinde yer alan gönderim, eksiltili yapılar, değiştirim, bağlama unsurları ve sözlüksel bağdaşıklık incelenmenin içeriğini oluşturmaktadır. Bu bağlamda metinde bağdaşıklık bu beş alt başlıkta incelenmiştir. Bu alt başlıkların hepsi metinle ilgili dilsel yapılar hakkında bilgiler vermektedir. İkinci bölümde ise metin, tutarlılık başlığı altında incelenmiştir. Bu bölümünde eserdeki dönüşümler, sebep – sonuç ilişkileri, eserin dili ve üslubu, zaman, mekân ve olayların eserdeki uygunluğu açısından inceleme yapılmıştır. Daha sonra ise romanın tutarlılık durumu hakkında genel değerlendirmelerde bulunulmuştur. Elif Şafak'ın Pinhan adlı romanıyla ilgili yapılan bu metindilbilimsel çözümlemeyle bağdaşıklık ögelerini ortaya koymak, metni tutarlılık bağlamında incelemek ve bu doğrultuda yapılan çalışmalara katkıda bulunmak amaçlanmıştır. Anahtar Sözcükler: Elif Şafak, Pinhan, Metindilbilim, Bağdaşıklık, Tutarlılık.

BağdaşıklıkMetin dil bilimRoman+3
Garip Teymur
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Gülten Dayıoğlu ödüllü romanların yapı, izlek ve metinlerarasılık bağlamında değerlendirilmesi

Çocukların ilgi ve ihtiyaçları göz önünde bulundurularak konu, karakter, dil ve anlatım bakımından eserler hazırlanmaktadır. Çocuk edebiyatının gelişmesi bakımından nitelikli eserlerin artmasını teşvik etmek amacıyla her yıl değişik dallarda ödül törenleri düzenlenmektedir. Gülten Dayıoğlu Çocuk ve Gençlik Edebiyatı Vakfı da çocuk edebiyatı alanında ödül veren kuruluşlardan biridir. Araştırmada söz konusu vakfın ödül verdiği kitaplar ile Gülten Dayıoğlu eserleri arasındaki yapı-izlek ve metinlerarasılık durumunun değerlendirilmesi amaçlanmıştır. 2007 yılından beri "roman" kategorisinde ödül alan kitaplardan dokuz çocuk romanı araştırma materyalini oluşturmaktadır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi kullanılmıştır. Belirlenen araştırma soruları kapsamında incelenen kitaplardan elde edilen veriler betimsel analiz yöntemiyle çözümlenmiştir. Bilimsel analiz yöntemine uygun şekilde belirlenen temalar ve kategoriler incelemelerde temel alınmıştır. İncelemeler sonucunda ödüllü eserlerle Gülten Dayıoğlu'na ait eserler arasında bazı benzerlikler ve ayrılıklar olduğu tespit edilmiştir. Yapısal ve içerik özelliklerin birbirine benzediği, eserlerde metinlerarası ilişkilerin sınırlı düzeyde bulunduğu, roman karakterlerinin ortak özellikler taşıdığı, yer verilen kök değerlerde ortak unsurların bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca ödüllü romanların yapı unsurları bakımından çocuğa görelik ilkesine uygun olduğu ve Türkçe derslerinde materyal olarak kullanılabileceği görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Gülten Dayıoğlu, GDÇGEV, Yapı - İzlek, Metinlerarasılık, Ödüllü Çocuk Romanı.

Dayıoğlu, GültenMetinlerarasılıkRoman+6
Başak Tay
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Oğuz Atay'ın roman ve öykülerinde eşya-insan ilişkisi

Modern Türk edebiyatının önde gelen yazarlarından Oğuz Atay, eserlerinde genel olarak kentlerde yaşayan, yalnız, hayata tutunamayan, aydın kişileri anlatmıştır. Atay, roman ve öykülerinde insanın kendisiyle ve çevresiyle olan ilişkilerini işlerken eşya-insan ilişkisine de sık sık değinir. Bu metinlerde genel olarak olumlu anlam taşımayan eşyalar karakteri sıkıntıya sokar, bunaltır ve karakterin kendini gerçekleştirmesini engeller. Bundan dolayı karakterler eşyaya yabancılaşır ve onunla hesaplaşır. Üç ana bölümden oluşan tezin birinci bölümünde Oğuz Atay'ın hayatı, edebî kişiliği ve eserleri verilmiştir. İkinci bölümde eşya-insan-kurmaca metin bağlamında kuramsal çerçeve ele alınmıştır. Üçüncü bölümde ise Atay'ın Tutunamayanlar, Tehlikeli Oyunlar, Bir Bilim Adamının Romanı: Mustafa İnan, Eylembilim romanları ile Korkuyu Beklerken adlı öykü kitabında eşya-insan ilişkisi incelenmiştir. İnceleme sonucunda Atay'ın eserlerinde karakterlerin eşya ile ilişkisini farklı işlevlerde ve rollerde ortaya koyduğu tespit edilmiştir. Bu eserlerde eşya; kurgu belirleme, psikolojik, atmosfer/karakter oluşturma ve tarihsel/sosyokültürel işlevlerde kullanılmıştır. Anahtar Kelimeler: Oğuz Atay, roman, öykü, eşya, insan.

Atay, OğuzEşyalarHikaye+5
Yusuf Bulut
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Sadık Yalsızuçanlar'ın monografisi

Monografi ünlü bir kimsenin, sanatçının veya yazarın yaşamını ve yapıtlarını bilimsel açıdan derinlemesine ele alan ve onu özgün bir şekilde anlatan edebi türdür. Bir konu hakkında görüş yazılabileceği gibi derinlemesine de yazılabilir. Ele alınacak konu bilimsel gerçekliğe dayanarak spesifik bir şekilde ele alınır. Bizim bu çalışmada ele aldığımız monografi Türk Edebiyatının son dönem yazarlarından olan Sadık Yalsızuçanlar'ın monografisidir. 1980'lerden itibaren eser veren Yalsızuçanlar, yüzden fazla eser üretmiştir. Sadık Yalsızuçanlar'ın monografisi isimli tez çalışması üç bölüm, sonuç, kaynakça ve eklerden oluşur. Birinci bölümde Sadık Yalsızuçanlar'ın hayatı (doğumu ve aile çevresi, eğitim hayatı, çalışma hayatı, askerlik dönemi ve mizacı), ikinci bölümde edebi kişiliği, romancılığı, öykücülüğü, masalcılığı ve bu alanların dışında kalan eserleri hakkında bilgi verilmiştir. Tezin kapsamlı ve son bölümü olan üçüncü bölümün birinci başlığında Sadık Yalsızuçanlar'ın farklı zamanlarda hazırladığı romanlarından seçilen Yakaza, Cam ve Elmas, Hayyam, Vefa Apartmanı, Diyamandi isimli romanları; eserin künyesi, ana çizgileriyle vak'a, kişiler, mekân, zaman ve değerlendirme şeklinde klasik roman tahlil metoduna göre eser bazında çözümlenmiştir. Üçüncü bölümün ikinci başlığında ise Sadık Yalsızuçanlar'ın öykü kitaplarından seçilen Şehirleri Süsleyen Yolcu, Ayan Beyan, Garip, Halvet Der Encümen ve Ters Lale isimli eserlerinde bulunan hikâyelerin tanıtımı yapılmış ve öykünün başında genel bir değerlendirme yapılmıştır. Sonuç bölümünde yapılan inceleme sonucunda elde edilen bulgular verilmiştir.

DenemeHikayeHikaye kitapları+5
Bekir Çelik
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Muzaffer İzgü'nün "Ökkeş" adlı roman serisinin çocuk edebiyatının temel ilkeleri açısından incelenmesi

Bu araştırmada Muzaffer İzgü'nün çocuklar için yazmış olduğu "Ökkeş" serisinin çocuk edebiyatının temel ilkelerine göre incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden olan doküman incelemesi yöntemi kullanılmıştır. Muzaffer İzgü'nün "Ökkeş" serisinde yer alan on eser bu yöntemle çözümlenmiştir. Eserler çocuğa görelik ilkesi göz önünde bulundurularak tasarım ve resim, konu-kurgu, izlek, dil ve anlatım, kahramanlar, çevre, ileti, eğitsel ve yazınsal ilkeler başlıklarına göre incelenmiştir. Muzaffer İzgü'nün Ökkeş serisi incelenip elde edilen sonuçlar ışığında kitapların tasarım ve resim özelliklerinin içeriğinde yer alan görseller çocukların seviyelerine uygun olan görsellerdir. Dil ve anlatım özellikleri açısından bakıldığında yöresel ağza sıklıkla yer verilmiştir. Kitap içerisinde dizgi hataları pek çok yerde bulunmaktadır. Kitapta yer alan söz varlıkları okuyucunun yaş seviyesi dikkate alınarak verilmiştir. Yapıtlar eğitsel bakımdan incelendiğinde ise evrensel insan hakları ve toplumun ahlaki normları göz önünde bulundurularak okura sunulmuştur. Bütün bu bulgular neticesinde, incelenen eserlerin çocuk edebiyatı ve çocuk edebiyatının temel ilkelerine uygun olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

RomanTürk romanıÇocuk edebiyatı+2
Halime Şahin
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Behçet Çelik'in Belleğin Girdapları adlı romanının metindilbilimsel çözümlemesi

Dil, insan türünün gelişimine ön ayak olmuş bir mihenktir. Dil yetisiyle insan, kolektif hareket kabiliyetini destekleyen bildirişimini sağlamış; arzusunu, meramını, duygu durumunu ve anlatısını konuşma suretiyle öteki olana aktarabilmiştir. Yazının iletişim araçları içerisinde tercih edilmedeki artan oranı giderek standardize oluşunu sağlamış ve üzerine çalışılması gereken bir alan yaratmıştır. Bu alan içerisinde ekseriyetle dillerin sistematiğine yönelik çalışmalar ivme kazanmış ve yazı ile dilin iç içe geçerek sürekli geliştiği bir işleyiş peyda olmuştur. Bu işleyiş birikip doruk noktasına ulaştığı 20. yy'da dilin yapısını ve dinamiğini ortaya koymaya çalışan dilbilim alanını ve son kertede metindilbilim sahasını yaratmıştır. Metindilbilim, kurduğu yapı sistemi ile bir metnin en küçük biçim biriminden anlaşılması en güç arka planına kadar barındırdığı tüm parametreleri bulup çıkarmaya yönelik nesnel bir çalışma alanıdır. Metindilbilimin örgütsel yapı şemasında beliren üç bileşen vardır. Bu bileşenlerden üst yapı, çatı görevi görürken küçük ölçekli yapı ve büyük ölçekli yapı ise iki ayrı taşıyıcıdır. Küçük ölçekli yapı sistemiyle metnin yüzeyini teşkil eden gramatikal yapıya odaklanıp kelimelerin ve kelime gruplarının arasındaki bağıntı ortaya çıkarılır. Büyük ölçekli yapı sistemiyle de derindeki semantik ağ tespit edilerek küçük ölçekli yapıyla olan uyumu irdelenir. Üst yapı sistemiyle metnin türü belirlenerek küçük ve büyük yapı sistemleriyle tutarlılığı ölçülür. Anlatısal türler içerisinde anlaşılması daha güç bulunan metinlere yönelik dilbilgisel, sözcüksel ve anlamsal incelenmelerin yapılması söz konusu metinlerin idrak edilmesini kolaylaştırır. Buradan hareketle betimleyici sunuş tarzını içselleştirmiş yazınsal metinlerden biri olan roman anlatısına yönelik bu çalışma sahasının oldukça etkin olduğu söylenebilir. Çalışmaya konu olan eser de Behçet Çelik tarafından kaleme alınmış bir roman metnidir. Toplamda 266 sayfa olup 2019'da İletişim yayınlarından çıkan bu eser, ilk olarak küçük ölçekli yapı sistemindeki yineleme, eşdizimsel örüntüleme, dilbilgisel bağlaşıklık, gönderim, eksilti,değiştirim, bağıntı öğeleri, benzerlik/koşutluk, zaman uyumu ve görünüş ölçütleriyle incelenmiştir. İkinci aşamada büyük ölçekli yapı sistemindeki dönüşüm sıralaması, işlev, başlık, konu, anahtar sözcükler, içerik şeması, ana düşünce cümlesi, üslup, anlatıcı bakış açısı, özet, sonuç cümlesi ve örge/izlek ölçütleriyle anlamsal ilişki ortaya koyulmuştur. Son olarak üst yapı sistemiyle metnin türü belirlenmiştir.

RomanTürk romanıÇelik, Behçet+1
Ergün Gezici
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

XIX. yüzyıl Türk romanında mimari kültür

Bu çalışmada 1851-1900 tarihleri arasında yayımlanmış ve basılmış Osmanlı-Türk telif romanlarında mimari kültür incelenmiştir. Bu bağlamda XIX. yüzyılda Akabi Hikâyesi'nden başlayıp Aşk-ı Memnu'ya kadar yazılmış esrler değerlendirilmiş, tercüme ve tefrika romanlar ise çalışmanın dışında tutulmuş fakat ilk başta tefrika edilen daha sonra tamamı basılan romanlar çalışma kapsamına alınmıştır. Bu doğrultuda Ahmet Mithat Efendi, Namık Kemal, Recaizade Mahmut Ekrem, Fatma Aliye Hanım, Emine Semiyye Hanım, Abdullah Zühtü, Ahmet Rasim, Mehmet Celal, Mustafa Reşit, Vecihî, Nabizade Nazım, Samipaşazade Sezai, Halit Ziya Uşaklıgil, Mehmet Rauf, Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın eserleri başta olmak üzere yüz on üç roman incelenmiştir. Çalışmaya bir zemin oluşturmak amacıyla girişte genel mimari tanımları, edebiyat-mimari ilişkisi ve geçmişten günümüze Osmanlı mimarisinin tipolojisine değinilmiştir. Tezde, mimari kültür beş ana bölüm çerçevesinde değerlendirilmiştir. Birinci bölümde konut mimarisi ele alınmış, bu bağlamda üzerinde durulan mimari türler: konak, kasır/köşk, yalı, hane/ev, apartman ve kulübe olmuştur. Çalışmanın en geniş bölümünü meydana getiren bu birinci kısımda özellikle konak, bir yapı türü olarak eserlerde yoğun bir şekilde karşımıza çıkmaktadır. Çalışmanın ikinci bölümü kamu binalarının incelenmesiyle oluşturulmuştur. Bu çerçevede başta eğitim yapıları, devlet daireleri, ibadet yerleri, matbaalar gibi yapı türleri ele alınıp, bölüm on alt başlıkla irdelenmiştir. Bu bölümde konut mimarisinden farklı bir tablo olarak genel itibariyle kamu binalarının iç ve dış mimari özelliklerine çok fazla değinilmeyip ismen ya da fonksiyonel olarak eserlerde yer aldığı görülmüştür. Üçüncü bölümde kamusal alanlarda mimari görünüm üzerinde durulmuştur. Bu kısım mahalle, meydan, mesire yerleri gibi altı alt başlıkla incelenmiştir. Özellikle on dokuzuncu yüzyılda popüler olan bahçeler ve mesire yerleri eserlerde mimari özelliklerinden ziyade kadın ve erkeğin görüşüp tanışmasına imkân veren mekânlar olarak fonksiyonel yönleriyle ele alınmıştır. Dördüncü bölümde mimari değişimler değerlendirilmiştir. Bu bölüm iki alt bölüme ayrılmıştır: Osmanlı mimarisinde kentleşme ile yangınlar, depremler gibi afetlerle oluşan kentsel yıkımlar bu aşamada ele alınmıştır. Özellikle mahalleleri yok eden büyük yangınlar neticesinde alınan önlemler ve gidilen mimari değişiklikler kentsel görünümün değişip dönüşmesinde çok etkili olmuştur. Çalışmamızın son bölümünde başka kentlerin mimari algılanışı üzerinde durulmuştur. Bu ana bölüm İstanbul dışındaki Osmanlı kentleri, Avrupa kentleri ve Arap kentleri olarak üç alt bölümde değerlendirilmiştir. Özellikle Avrupa kentleri Ahmet Mithat Efendi gibi yazarların eserlerinde detaylı bir şekilde anlatılmış ve oralara gidip görme şansı olmayan okurlara, o şehirler hakkında bilgi vermek amaçlanmıştır.

19. yüzyılGeleneksel konut mimarisiKent mimarisi+3
Sezgi Balcı
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

2000 sonrası Türk gençlik edebiyatında ergenlik temsilleri

"2000 Sonrası Türk Gençlik Edebiyatında Ergenlik Temsilleri" ismini taşıyan bu tezde 2000 yılından sonra kaleme alınmış karakterlerin ergenlik süreçlerinin izleyebildiğimiz eserlerde yer alan karakterlerin ergenlik temsilleri üzerinde durulmuştur. Çalışmamızda gençlik edebiyatının önemli isimlerinin kaleme aldığı ve bir ergen karakterin ergenlik süreçlerini izleyebileceğimiz 21 eser incelenmiştir. Ergenlik dönemiyle birlikte bireyler oldukça önemli değişimler geçirmektedirler. İnsan hayatının en hızlı gelişimsel süreçlerinden olan ergenlik dönemi bütün karmaşık yapısın rağmen gençlik edebiyatı açısından her zaman önemli bir yaş aralığı olmuştur. Bu durum gençlik edebiyatında tipik ergen özellikleri gösteren karakterlerin yer almasına olanak sağlamıştır. Çalışmamız iki ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde ergenlik döneminde bireylerin yaşadığı değişim ve dönüşümleri iyi analiz edebilmek adına gelişim psikolojisi kuramları ele alınmıştır. Burada ergenlerin fiziksel, bilişsel, ahlak ve kişilik gelişimleri Jean Piaget, Lev Vygotsky, Sigmund Freud, Erik Erikson, Lawrence Kohlberg gibi önemli gelişim kuramcılarının çalışmaları ekseninde incelenmiştir. İkinci bölümde ise tespit ettiğimiz 21 romanda yer alan ana ve yan ergen karakterlerin ilk bölümde ele aldığımız değişimler bağlamında fiziksel, bilişsel, sosyal ve ahlaki gelişimleri ışığında değişen davranışları ve psikososyal durumları tasnif edilmiştir. Eserlerde yer alan karakterlerin kendilerine, başkalarına, çevreye, olaylara olan tutumları üzerinden temsil ettikleri ergenlik hâlleri ele alınmıştır. Bu ergenlik temsilleri üç ana başlık etrafında şekillenmiştir. Bunlar; ergenlerin kendilerine yaklaşımları, ikili ilişkilerindeki yaklaşımları ve toplumsal durumlar karşısındaki yaklaşımlarıdır. Belirlediğimiz bu ilişki ağları etrafında bir karakter olarak eserlerde yer alan ergenlerin temsil ettiği hâlleri de alt başlıklar ekseninde tasnif ettik. Ergenlerin tutum ve davranışlarının okura nasıl yansıtıldığı, ergenlik döneminin kendine has olan gelişimsel değişim süreçlerinin eserlere nasıl etki ettiği gibi konular üzerinde durularak ergenlik döneminde görülebilecek olan ergenlik temsilleri tespit edilmiştir. Ergenlik döneminin bütün karmaşık yapısıyla birlikte gençlik edebiyatının önemli bir kısmını oluşturduğu görülmektedir.

Ergen psikolojisiErgenlikGençlik edebiyatı+1
İlknur Koyuncu
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Türk edebiyatında yeraltı romanlarına mekân bağlamında bir bakış

İnsanların dünya üzerinde yaşadığı değişim ve dönüşümler, sanatsal faaliyetlere belirli bir birikime ulaştıktan sonra yansımaktadır. Teknolojinin ve ulaşımın önemli düzeyde gelişmesi dünyanın bir ucunda yaşanan bir hareketliliğin benzer bir şekilde başka bir nokta da karşılığını bulabilmesinde etkili olmaktadır. Bu durumun örneklerinden biri, üst kültüre yönelik bir karşı hareket olan yeraltı anlayışında da görülmektedir. Bireylere etki eden dışsal faktörler, düşünce dünyalarında değişime neden olmuş ve bunun sonucunda dünyadaki farklı bölgelerde aykırı bir tavır olarak nitelendirebileceğimiz yeraltı anlayışı ölçüsünde yazılan ve bir tür olarak değerlendirilebilecek birikime ulaşan bir anlayış doğmaya başlamıştır. Bu anlayışın doğmasında dünyada 1950'lerden itibaren etkili olmaya başlayan Rock müziğin tetikleyici bir unsur olarak değerlendirilebileceği görülmektedir. Etkiler sınırlı bir alanda kalmamıştır. Beat kuşağı, bu etkilerin edebiyata yansıması olarak değerlendirebilecek bir anlayışı imlemektedir. Türkiye'de ise dünyada daha önceden etkili olmuş bu hareketlilik, 1980'lerin siyasal, ekonomik, kültürel ortamının etkisi ile kendine yer açmıştır. Bu etkiler müzik yayınlarının artışının yanı sıra fanzinlerle birlikte edebiyatın farklı bir çizgiden, başka bir ifade ile üst kültürün dışında kalan bir dil ile kendine yer bulmasına sebep olmuştur. Türk yeraltı romanının seksenlerden itibaren gelişmeye başladığı görülmektedir. Kültürle kuvvetli bir ilişkisi olan mekânın alt-kültürleri, karşı kültürleri ön plana alarak yazılan yeraltı romanlarında görünümlerini ele almak sosyo-kültürel ve psikolojik çıkarımlar yapmamıza olanak sağlamaktadır. 1990- 2020 arasında yazılmış seçilen romanlarda hem mekân çeşitliliğinin ne ölçüde olduğu ve çeşitliliğin hangi mekânlarda ağırlık kazandığı sorgulanmış hem de edebi esere mekânın hangi bağlamlarda derinlik kazandırdığı ortaya konulmaya çalışılmıştır.

AltkültürKarşı kültürKentsel mekan+7
Büşra İlayda Çevik
Hacettepe University
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Türk romanında kronotop kavramı (1870-1928)

Bu çalışmada Türk romanı kronotop kavramı odağa alınarak ele alınmaktadır. Çalışmaya 1937-1938 yılları arasında Mikhail Bakhtin tarafından yazılan "Romanda Zaman ve Kronotop Biçimleri-Tarihsel Bir Poetikaya Yönelik Notlar" başlıklı makale referans çerçevesi olarak hizmet etmektedir. Bakhtin'in öldüğü yıl olan 1975'te yayımlanan bu makale ancak 1981'de İngilizceye çevrilerek yazıldığından neredeyse yarım yüzyıl sonra akademik çalışmalarda hak ettiği ilgiyi görmüştür. Aradaki zaman kaybı göz önüne alındığında sanat ve edebiyat çalışmalarında zaman-uzam üzerine yapılan araştırmaların yeni başladığı söylenebilir. Kronotop kavramı kesin, eksiksiz bir tanımlama olarak görülmemekle birlikte anlatılarda yer alan zaman-mekân birliğini ayrılmaz bir bütünlük içerisinde değerlendirmenin önemini anlamaya yardımcı bir argüman olarak değerlendirilmektedir. Tarihsel bir kronotopun parçası olan yazar, kurgusal dünya ve karakterlerin hayatları zaman-uzamların kaynaştığı eksende birleşerek anlatı çok katmanlı bir hâle gelmektedir. Türk romanında yer alan kronotopların yazarların dış dünyayla kurduğu ilişki ve kurgusal dünyanın kendi içindeki etkileşimini içeren bir dizi özelliğin somut imgesel birimlerle bütünleştirilerek ele alınması tarihsel özgüllüğe sahip farklı kronotopik düzenlemeleri ortaya çıkaracaktır. Bu çalışma 1870-1928 yılları arasında yayımlanan romanlarda yer alan kronotoplar ile bunlar arasındaki etkileşimi ortaya çıkararak belirli bir eser ya da yazara ait yapılan çalışmalardan farklı olarak Türk romanının belli bir dönemine özgü kronotopları bütünsel olarak irdelemektedir.

Bakhtin, MikhailKronotopRoman+3
Gülben Sevgi
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Türk romanında ensest (1990-2010)

"Türk Romanında Ensest (1990-2010)" başlıklı bu tezin amacı bir cinsel istismar türü olarak ensestin başlangıçtan bugüne Türk romanına aksedişini göstermek ve farklı romanlar üzerinden ensestin ele alınış şekillerini ortaya koymaktır. Girişte cinsel istismar, ensest, endogami ve egzogami kavramlarının sosyolojik ve antropolojik yönleriyle tanımlamaları yapılmıştır. Birinci bölümde bu kavramlardan hareketle ensest çeşitleri, ensest ve cinsel istismarda risk faktörleri, ensestin ortaya çıkmama nedenleri ve son olarak ensest ve cinsel istismarın etkileri ortaya konularak kuramsal bir çerçeve oluşturulmuştur. İkinci bölümde ensestin Türk romanındaki görünümüne otuz dört roman incelenerek yer verilmiştir. Türk romanının başlangıcından bugününe kadar olan süreçte ensest ve cinsel istismar olgusunu eserlerinde işleyen yazarların konuya yaklaşımları aydınlatılmaya çalışılmıştır. Üçüncü bölümde Türk romanında ensest ve cinsel istismarı işleyen romanlara bir örnek olarak Turgut Özakman'ın Korkma İnsancık Korkma adlı romanı yenge-yeğen ensesti bağlamında incelenmiştir. Dördüncü bölüm İnci Aral'ın kaleme aldığı Yeşil adlı romanın amca/yeğen ve aynı zamanda üvey-baba kız ensesti çerçevesinde değerlendirilmesini içermektedir. Beşinci bölüm Ayşe Özmen'in kaleme aldığı Sen Gülerken'de görülen çoklu ensest olgusunun incelenmesinden oluşmaktadır. Altıncı bölüm Şebnem İşigüzel'in Kirpiklerimin Gölgesi adlı romanında işlenen ağabey-kardeş ensesti ve cinsel istismarın farklı biçimlerinin değerlendirilmesini kapsamaktadır. 1990 ve 2010 yılları arasında yayımlanan dört roman, olay örgülerinden hareketle ensestin yaşanmasına zemin hazırlayan risk faktörleri, ensestin ortaya çıkmama nedenleri, anne-kız ilişkileri, ensestin etkileri, ensest ve cinsel istismarın diğer görünümleri ve toplumsal eleştiriler başlıkları altında incelenmiştir.

Cinsel istismarEnsestTürk romanı
Serenay Coşkun
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessFR

Analyse de la traduction Française du roman de Leylâ Erbil "Une Drôle de Femme" et construction de la féminité dans le contexte de la traduction féministe

L'écriture féminine joue un grand rôle dans la formation de la conscience féministe et de la sous-culture féminine. Selon la théorie féministe, le langage masculin est transformé par le discours féminin. Leylâ Erbil est l'un des noms qui ont remarquablement contribué à l'écriture féminine turque. Le discours féminin occupe une place importante dans les romans, car elle utilise souvent des personnages féminins et raconte ses histoires en utilisant une perspective féminine en suivant de l'idéologie qu'elle adopte. De plus, Erbil inclut délibérément dans ses romans diverses constructions de la féminité, en dehors des constructions traditionnelles. Pour cette raison, il est important de préserver la voix féminine et la construction de la féminité pendant la traduction. Avec cette étude, on examinera tout d'abord l'idéologie de Leylâ Erbil imprégné sur sa vie littéraire, et on définira le processus de lecture orienté vers la traduction de l'écriture féminine, qui a un contexte intertextuel par rapport à la théorie féministe. À la lumière des données relevés, le roman de Leylâ Erbil « Tuhaf Bir Kadın » et la traduction française du roman « Une Drôle de Femme : Trajectoire d'une féministe dans la Turquie des années 60 » seront examinés de manière comparative. L'objectif de cette étude est de révéler à quel point la traduction française est marquée par le discours féministe et la construction de la féminité, qui a été délibérément utilisée en turc au niveau du contenu, du style et de la forme, et de voir à quel point la voix féminine est saisie dans la traduction. Mots Clés Traduction féministe, écriture féminine, discours féminine, traduction descriptive, théorie féministe

Beyza Başer
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

19. yüzyıl Türk romanında gençlik

19. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu'nda yaşanan değişimlerin yeniliğe en açık yaş grubu olan gençler üzerinde etkili olduğu bilinmektedir. Belirtilen değişimler, kaleme alınan romanlarda canlı bir şekilde yansıtılmıştır. Türk romanının başlangıç evresinde gençliğe yüklenen ahlaki boyut, Klasik edebiyattaki anlayışla benzerlik gösterse de Tanzimat ile birlikte dönüşüm gösterdiği tespit edilmiştir. Çalışmada gençlik algısında yaşanan bu dönüşüm 19. yüzyılda kaleme alınan Türk romanlarından hareketle ortaya koyulmaya çalışılmıştır. Devrin romancılarından Ahmet Mithat Efendi, Şemsettin Sami, Namık Kemal, Halit Ziya Uşaklıgil, Hüseyin Rahmi Gürpınar, Samipaşazade Sezai, Ömer Ali Bey, Ahmet Rasim, Fatma Aliye Hanım, Mizancı Murat, Ahmet İhsan Tokgöz, Mehmet Celal, Mehmet Vecihi, Behice Ziya Kollar, Nabizade Nazım, Fatma Fahrünnisa gibi eserlerinde genç roman kahramanlarına yer veren yazarlardan seçme yapılarak otuz sekiz roman incelenmiştir. Kendinden sonraki dönemler için de temel hazırlayan bu başlangıç evresinde edebi metinler üzerinden gençlik tarihine paralel olarak modern bir gençlik algısının şekillendiği görülmüştür. Toplumun kurtarıcısı olarak gençlere yüklenen işlevler edebi metinler üzerinden belirlenerek geleneksel anlayıştan ayrılan ve dönüşüme uğrayan gençlik algısı ortaya koyulmuştur.

19. yüzyılGençlerGençlik+4
Mehmet Emir Kaleli
Hacettepe University
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Türk edebiyatında konusunu Türk tarihinden alan romanlar (2004)

Bu çalışmada 2004 yılında yayımlanan ve konusunu Türk tarihinden alan tarihî romanları inceledik. Çalışmamıza konu olan dokuz romanın "zaman", "mekân", "kahramanlar" ve "bakış açısı" unsurlarını tahlil ettik. Zaman bölümünde, vak'a zamanını tespit edip sosyal ve kozmik zaman unsurlarının vak'a seyrine etkisini ortaya çıkarmaya çalıştık. Mekân bölümünde, romanlarda bahsi geçen mekânları sınıflandırdık. Bu mekânların romanlardaki önemini tespit etmeye çalıştık. Kahramanlar bölümünde karakterleri, yaratma şahsiyetler, tarihî şahsiyetler diye ayırıp cinsiyetlerine, eğitim durumlarına, mesleklerine, milliyetlerine ve sosyal durumlarına göre sınıflandırdık. Bakış açısı bölümünde romancının hangi bakış açısı ile romanı kaleme aldığını belirlemeye çalıştık. Anahtar Kelimeler: Tarihi roman, Türk tarihi, Roman.

RomanTarihi romanTürk edebiyatı+2
Muhammed Ensar Erensayın
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Orhan Pamuk'un Beyaz Kale romanında diyalojik ilişkiler

20. Yüzyılın en önemli roman teorisyenlerinden olan Mihail Bahtin, Dostoyevski'nin romanlarından yola çıkarak modern romanda yapının ne şekilde değiştiğine dair önemli fikirler yürütmüştür. Bahtin'in karnaval anlatılarından yola çıkarak, romanın çoklu yapısına göndermede bulunduğu fikri, 19.yüzyıl romanından başlayarak günümüze değin etkili olan bir görüştür. Bahtin romanların tıpkı karnavallar gibi çok yapı ve söylemden oluştuğunu ve metni zenginleştirerek, geleneksel anlatılardan koptuğunu söyler. Onun romana getirdiği en önemli katkı "diyaloji" fikridir. Diyalog kelimesinden türetilerek ortaya çıkan diyaloji, romanda birbiri ile ilişkili hikâyelerin gelişimini ifade etmektedir. Orhan Pamuk'un "Beyaz Kale" romanın gelenek ile modernlik, doğu ile batı ve birçok meseleyi ele alması, romanın çoklu yapısında diyalojik ilişkilerin varlığını göstermektedir. Çalışmada Orhan Pamuk'un "Beyaz Kale" romanı incelenecek ve romanda diyalojik ilişkiler tespit edilerek romanın zenginliğine ne şekilde katkıda bulunduğu gösterilecektir. Anahtar Kelimeler: Mihail Bahtin, Beyaz Kale, diyaloji, Orhan Pamuk.

Bahtin, MihailBeyaz KaleDiyaloji+3
Meliha İleri
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Kemal Bilbaşar'ın romanlarındaki kalıplaşmış ifadeler üzerine bir inceleme

Bu çalışmada Kemal Bilbaşar'ın Denizin Çağırışı, Ay Tutulduğu Gece, Cemo, Memo, Yeşil Gölge, Yonca Kız, Başka Olur Ağaların Düğünü, Kölelik Dönemeci, Bedoş ve Zühre Ninem adlı romanları incelenmiştir. Araştırmanın temel amacı; bu romanlarda geçen atasözü, deyim, ölçülü sözler, yeminler, alkışlar (dua), dilekler, kargışlar (beddua), argo ve küfürler gibi kalıplaşmış ifadelerin bulunması ve tasnifidir. İlk başta, bu konuyla ilgili yapılan çalışmalara bakıldı ve konu hakkında Türkologların yaptıkları tanımlara ve bu konular hakkında öne sürdükleri düşüncelere yer verildi. İncelenen romanlarda bu tanım ve düşüncelere uyan kalıplaşmış ifadeler ve başlıklar belirtilerek bunların içinden TDK'nin Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü'nde olmayan ifadeler ayrı bir başlık halinde belirtilmiştir. Bu çalışmayla "kalıplaşmış ifadeler" başlığı altında incelenen türler tanım ve örneklerle birbirinden ayrılmıştır. Anahtar Sözcükler: Kemal Bilbaşar, Kalıplaşmış İfadeler, Deyim ve Atasözleri, Cemo, Memo, Ay Tutulduğu Gece, Yeşil Gece, Denizin Çağırışı, Zühre Ninem.

AtasözleriBilbaşar, KemalDeyimler+3
Filiz Kurğa Örmek
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Zülfü Livaneli romanlarındaki ki yapısının sözdizimi bakımından incelenmesi

Türkiye Türkçesinin sözdizimi özelliği yüklem ve yükleme bağlı yapıların birliği ile oluşur. Bu yapı oluşturulurken ortaya konan söz birlikleri çeşitlidir ve sözdiziminde pek çok işlevde görülmektedirler.Bu çalışmada çeşitli dil birliklerini birbirine bağlayan ki bağlacı ve kalıplaşarak oluşturduğu cümle başı edatların sözdizimi çerçevesinde çözümlemesine yer verilmiştir. Bu çözümlemede Zülfü Livaneli'nin romanlarındaki cümle yapılarından yararlanılmıştır. Araştırmamızın konusunu ki'li cümle yapılarından hareketle Zülfü Livaneli romanlarında bu yapıların dikkate değer yeri, kullanımı, görev ve anlam ilgileri oluşturmaktadır. Bu bağlamda ki'li cümlelerin tasnifi, tarihsel gelişim çizgisi incelenerek, Modern Türk Dilbilgisindeki yeri açıklanmaya çalışılmış; Zülfü Livaneli romanlarında yer alan tüm ki'li yapılar incelenerek, bu cümlelerde ki'nin işlevi anlatılmaya çalışılarak bu cümleler ile, ilgili alt başlıklarda tasnif edilmiştir.

Cümle yapısıDilbilgisiLivaneli, Zülfü+4
Ezgi İnal
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Ahmet Hamdi Tanpınar'ın 'Sahnenin Dışındakiler' adlı romanında cümle tipleri

Yüksek lisans tezi olarak hazırlanan bu çalışma, Ahmet Hamdi Tanpınar'ın Sahnenin Dışındakiler adlı eserinden yararlanılarak hazırlanmıştır. Çalışma; Giriş, Ahmet Hamdi Tanpınar, Cümle, Cümle Çeşitleri ve Sahnenin Dışındakiler Cümle Tipleri, Sahnenin Dışındakiler'de Cümle Başı Edatlarıyla Oluşan Cümleler ve Sahnenin Dışındakiler'de Yapısına Göre Gruplanmış Cümleler bölümlerinden oluşmaktadır. Giriş bölümünde çalışma süresince yapılanlar, çalışmanın konu, kapsam, amaç ve yöntemi belirtilmiştir. Ardından Tanpınar tanıtılmış; edebi kişiliği ve romanları hakkında bilgi verilmiştir. Yazarın eserleri türlerine göre sıralanmış, eser hakkında kısa bir açıklamaya yer verilmiştir. Sonrasında inceleme yapılmıştır. Birinci bölümde cümle kavramına geniş olarak yer verilmiş; tanımı, unsurları, unsur dizilişleri, cümle tasniflerine değinilmiştir. İkinci bölümde Muharrem Ergin ve Leyla Karahan başta olmak üzere diğer dil bilimcilerimizin de görüşlerinden faydalanarak cümle tipleri açıklanmış, her birinin altında alt başlık olarak Tanpınar'ın Sahnenin Dışındakiler'den on cümle örnek olarak verilmiştir. Ayrıca cümle başı edatlarla başlayan cümlelerden bahsedilmiş ve yine incelenen eserden örnekler paylaşılmıştır. Üçüncü ve son bölümünde ise inceleme metni olan Sahnenin Dışındakiler'de cümleler çeşidine göre işaretlenmiş, bağlaçlar ve cümle başı edatları büyük harflerle belirtilmiş şekilde numaralanmış olarak verilmiştir. Çalışmanın Sonuç bölümünde inceleme metnindeki cümle tipleri ile ilgili tespitler yapılıp sayısal verilerden yararlanarak desteklenmiştir. Kaynakça kısmında ise yararlanılan kaynaklara yer verilip ardından tez çalışmasının sonunda öz geçmiş paylaşılmıştır. Anahtar kelimeler: Cümle, Cümle Çeşitleri, Sahnenin Dışındakiler, Cümle Tiple

CümleCümle yapısıRoman+2
Cansu Can
İstanbul Arel University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Orhan Pamuk'un romanlarında aile ilişkileri

Toplumun temelini oluşturan aile kavramı birçok alanda olduğu gibi edebiyatın da konusu olmuştur. Aile kavramı roman, tiyatro ve hikâye olmak üzere birçok edebî türde işlenmiştir. İşlenen eserlerde aile kavramı aileler çeşitli yönleriyle ele alınmıştır. Bu tezde Orhan Pamuk'un tüm romanları incelenmiştir. Romanlar, geleneksel aile ve modern aile bağlamında değerlendirilmiştir. Ailenin değişimi ve dönüşümü ile aile bireyleri arasındaki ilişkilerle ilgili bilgiler verilmiştir. İkinci bölümde "geleneksel aile" hayatına ilişkin incelemeler yer alırken üçüncü bölümde ise "modern aile" kavramı açıklanarak ailenin değişimine dair örnekler incelenmiştir. Modern ve geleneksel ailenin alt başlıklarında ise roman kişileri arasındaki ilişkiler, parçalanan aile örnekleri, geleneksel aile yapısının modern dönemde nasıl değişime uğradığı, aile modelleri, aile bireylerinin sosyal ve ekonomik durumları ile eğitim düzeyleri detaylı bir şekilde ele alınarak incelenmiştir. Bu bağlamda tezde; romanlardaki aile türleri, aile bireylerini oluşturan roman kişileri arasındaki ilişkiler, ailenin toplumla olan etkileşimi belirlenmeye çalışılmıştır. Romanlarında; evlilik öncesi ve sonrasına, eşler ve çocuklar arasındaki ilişkilere de değinen Orhan Pamuk, bu ilişkileri işlerken tanışma aşaması, birliktelik, boşanma, ihanet, mutsuzluk, kıskançlık gibi durumlara, aile içi kavga ve tartışmalara yer verdiği için bu konular da incelemenin kapsamına alınmıştır. Tezin amacı, Orhan Pamuk'un romanlarındaki aile ilişkilerini ve aile kavramını sosyolojiden yararlanarak inceleyip romanlarda yer alan aile modellerini belirlemek, yazarın geleneksel aile ile modern aile hayatını nasıl yansıttığını değerlendirmektir. Anahtar kelimeler: Orhan Pamuk, roman, Türk edebiyatı, aile hayatı, geleneksel aile, modern aile, anne, baba, kardeş.

AileAile hayatıAile içi ilişkiler+4
Buket Korkmaz
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

İbrahim Yıldırım'ın romanlarında delilik

Bu çalışmada İbrahim Yıldırım'ın romanları delilik bağlamında incelenmiştir. Romanların en öne çıkan konusu olan delilik ele alınmıştır. Yazarın deliliği konu edinme şekli açıklanırken psikoloji biliminden yararlanılmıştır. Çalışmanın girişinde yazarın hayatından ve sanatından kısaca söz edilmiş, yararlanılan kaynaklar verilmiştir. İki bölümden meydana gelen tezin ilk bölümünde "Delilik nedir?" "Edebiyatta delilik nasıl ele alınmıştır?", "Türk edebiyatında deliliği konu alan eserler nelerdir?" sorularına cevap aranmıştır. İkinci bölümde ise "İbrahim Yıldırım'ın Romanlarında Deliliğin İncelenmesi" ana başlığı altında "Delilik ve Yaratıcılık", "Delilik ve Ölüm", "Delilik ve Aşk" başlıkları yer almıştır ve deliliğin aşkla, ölümle, yaratıcılıkla ilişkisi incelenmiştir. Sonuçta da İbrahim Yıldırım'ın romanlarında deliliğin işlenişiyle ilgili değerlendirmeler yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Türk edebiyatı, roman, İbrahim Yıldırım, delilik, saplantı, aşk, yaratıcılık, ölüm, intihar, cinayet.

AşkCinayetDelilik+7
Gül Nihal Kaya
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies
2021
00

Related subjects