Local electiond
65 theses under this subject heading
Yerel yönetimlerde demokratik katılım açısında kent konseyinin önemi ve Küçükçekmece örneği
Yerel yönetimler halkın katılımını sağlamak konusunda çok önemli bir görev üstlenmektedir. Halkın katılımının artırılması için yerel yönetimlere daha fazla önem verilmesi gerekir. Devletler, giderek yerel yönetimlere önem vermeye başlamış ve bu konuda gerekli çalışmalar içine girmişlerdir.Demokratik yerel yönetimlerin mekanizmasının işler hale gelmesi için yerelde halkın katılımını sağlayabileceği ve söz sahibi olabileceği ortamların oluşması için çaba harcamaya başlamıştır.?Yerel Gündem 21'' projesi ve onun alt başlığı, oluşturulan kent konseyleri, halkın yönetime katılmasına ön ayak olacak, yerel halkın ihtiyaçlarına karşılık, halk daha da etkin hale gelecektir.
Türkiye'de genel ve yerel seçimler arasındaki ilişki (2002-2015 dönemi)
Bu çalışmada ilk olarak Türkiye'deki idari teşkilatın nasıl örgütlendiği üzerinde durulmuş sonrasında, merkezi ve yerel idare yapıları kısaca açıklanmaya çalışılmış ve bu idari yapıların seçimle oluşturulan organları, tarihsel bir süreç izlenerek anlatılmıştır. Ayrıca bu idari teşkilat içinde kamu hizmetini sunacak kişilerin ve yönetim organlarının belirlenmesinde son derece etkili olan seçimlerin dünyadaki ve ülkemizdeki, tarihi arka planına değinilmiş ve seçimlerin demokrasi ile olan ilişkisi açıklanmaya çalışılmıştır. Türkiye'de 2002-2015 yılları arasında yapılan genel ve yerel seçimler, siyasal partilerin propaganda faaliyetleri, 2002, 2007, 2011, 2015 milletvekili genel seçimleri ile 2004, 2009, 2014 yerel seçimleri incelenerek araştırılmıştır. Bu araştırmada 2002-2015 döneminde yaşanan gelişmeler özetlenmiş; ve bu dönemde yapılan genel ve yerel seçimler, sırasıyla seçim öncesi ve sonrası siyasal durum, partilerin kampanya dönemlerinde yapılan propaganda çalışmaları ve seçim sonuçları incelenerek ele alınmıştır. Ayrıca çalışmada genel ve yerel seçimler arasındaki etkileşim, seçmenin oy tercihi üzerinden belirlenmeye çalışılmıştır. Anahtar kelimeler: Genel Seçimler, Yerel Seçimler, Seçmenler, Siyasal Partiler
Popülist söylem aracı olarak sosyal medya: 2019 Yerel Seçimlerinde belediye başkan adaylarının twitter kullanımları
21.yüzyılda yükselişe geçen popülizm kelime manası olarak halkçılık anlamına gelse de, toplumu iki zıt kutba ayırarak biz-onlar sınıflandırması temelinde karşımıza çıkan bir olgudur. Popülizmde biz, iyi olanla; onlar, kötü olanla özdeş hale getirilmektedir. Toplumun bu şekilde kutuplara bölünmesi ve bir grubun ötekileştirilmesi birçok demokratik ülkede olduğu gibi Türkiye için de potansiyel bir durum teşkil etmektedir. Bu bağlamda, elinizdeki çalışma popülizmin söylem biçimlerinin gözlemlenebildiği bir ülke olan Türkiye'de, yerel seçimler bağlamında popülist unsurların tespit edilmesi amaçlanmış; bu çerçevede adayların sosyal medya gönderileri üzerinden bir değerlendirme yapılmıştır. Çalışma yapılırken nitel araştırma yöntemi tercih edilmiş ve söylem analizi tekniğinden faydalanılmış; Şen & Altın (2020) ve Engesser ve arkadaşlarının (2017) kullandığı yöntemden faydalanılmıştır. Sosyal medyadan metinsel olarak elde edilen bulgular, popülist unsurların Türkiye siyasetinde aktif bir şekilde var olduğunu göstermektedir. Sadece bu bulgulardan yola çıkarak siyasilerin popülist olarak tanımlanması güç olsa da söylemlerinde tespit edilen popülist unsurların varlığı popülizme olan meyili ortaya çıkartmaktadır.
2019 yerel seçimlerinde İstanbul adaylarının sosyal medya kullanımının analizi: Ekrem İmamoğlu ve Binali Yıldırım'ın Twitter paylaşımlarının karşılaştırılması
Günümüze kadar gelen ve hala devam etmekte olan teknolojik gelişmeler hayatımızın her alanına etki etmekte ve bizi bir değişim içine sokmaktadır. Bu değişimin etkileri ve dönüşüm süreci çalışmanın ilk bölümünde pazarlama açısından ele alınmaktadır. Pazarlamanın dijitalleşmesi ile tüketicilere ulaşım ve iletişim de evrimleşmektedir. Bu evrimleşme dijital platformların kullanılmasına ve sosyal medyanın da ön plana çıkmasına yol açmaktadır. Günümüzde hem reklamlar daha kolay yapılabilmekte hem de tüketicilerin geri dönüşleri daha hızlı alınıp iletişim kurulabilmektedir. Teknolojik gelişmelerin etkisiyle siyasal iletişim çalışmalarında da farklılıklar yaşanmaktadır. Çalışmanın ikinci bölümünde siyasal pazarlama ve siyasal iletişim sürecinin nasıl işlediğini, teknolojiden nasıl etkilendiği ele alınmaktadır. Teknolojinin gelişmesi siyasal liderlerin de bu teknolojiden yararlandığı bir süreci hazırlamaktadır. Önceleri kitle iletişim araçlarının kullanılmasıyla ulaşılabilirliği arttıran teknoloji şimdilerde sosyal medya platformlarının kullanılmasına olanak sağlamaktadır. Bu sayede siyasal liderler sosyal medyadan seçim çalışmalarını yürüterek karşılıklı etkileşimden yararlanarak daha etkili iletişim kurabilmektedir. Özellikle Twitter gibi düşüncelerini direkt ifade edebildikleri platform günümüzde yürütülen siyasal faaliyetlerin sunumu ve liderlerin kendini ifade edebilmeleri açısından büyük önem taşımaktadır. Çalışmanın üçüncü bölümünde araştırmanın ana konusu da olan 2019 yerel seçimlerinde, İstanbul adaylarının sosyal medyayı seçim sürecinde nasıl kullandıkları ve seçime olan etkisi incelenmektedir. İstanbul adaylarından yalnızca Binali Yıldırım ve Ekrem İmamoğlu'nun Twitter hesapları dikkate alınmaktadır. Adayların sosyal medya kanallarından yalnızca Twitter platformu incelemeye alınmaktadır. Adayların 2019 yılında hem 31 Mart yerel seçim için hem de seçimin yeniden tekrar etmesiyle 23 Haziran'daki yerel seçim için Twitter üzerinden yürüttükleri seçim çalışmaları ele alınmaktadır. Adaylar iki seçim dönemi için de Twitter hesaplarından seçmene vaatlerini sunmakta, programlarını duyurmakta, gündem oluşturan hashtagleri kullanarak daha çok kitleye hitap etmektedir. Bunun yanı sıra paylaşımlarına gelen beğeni, yorum ve hesaplar tarafından yeniden paylaşımla (retweet) seçmen üzerinde ne kadar etkili oldukları ve ne kadar kişiye ulaştıkları gözlemlenmektedir. Anahtar Kelimeler: Pazarlama, Yerel Seçim, Siyasal İletişim, Siyasal Pazarlama, Sosyal Medya, Twitter
Serbest Cumhuriyet Fırkası Akdeniz teşkilatlanması ve faaliyetleri
1929 Dünya Ekonomik Bunalımı 'nın yıkıcı ekonomik ve toplumsal sonuçları Türkiye'nin kendine has ekonomik, toplumsal ve iç güvenlik sorunlarını bir derece daha ağırlaştırmıştır. Buna karşın İsmet Paşa iktidarı artan huzursuzluklara karşı ekonomik ve sosyal politikalar geliştiremediği için halk tarafından içten içe eleştiriliyordu. Ülkenin; boğucu gündeminden sıyrılması, ekonomik ve sosyal buhranın aşılması için farklı bir bakış açısı gerekliliği ortaya çıkarmıştır. Modern Türkiye yolunda hükûmete muhalefet edebilecek bir partinin gerekliliğini arzusu içinde olan Mustafa Kemal; 1930 yılında artan toplumsal ve ekonomik huzursuzlukları bertaraf etmek amacıyla yakın arkadaşı Ali Fethi Bey'i (Okyar), Paris Büyükelçiliğinden istifa ettirerek Cumhuriyet tarihimizin ikinci muhalefet partisi olan Serbest Cumhuriyet Fırkasını kurdurmuştur. Fethi Bey'in(Okyar) liderliğinde kurulan Serbest Cumhuriyet Fırkası, Mustafa Kemal'in önerisi ile kurucu kadrolarını tamamlayarak 1930 Belediye Seçimlerinden kısa bir süre öncesinde yurdun çeşitli bölgelerinde teşkilatlanma çalışmalarına başlamış ve teşkilatlanma yapabildiği yerlerde 1930 Belediye Seçimlerine katılmıştır. Bu kapsamda Serbest Cumhuriyet Fırkası Akdeniz Bölgesinin 1930 yılında dört önemli kenti olan Adana, Antalya, İçel (Silifke) ve Mersin'de de teşkilatlanarak belediye seçimlerine katılmıştır. Öte yandan çok partili yeni siyasi düzen karşısında iktidarı elinde bulunduran CHF'nin yeni partiye bakış açısı ve rekabetçi ortama karşı tutumu da merak konusu olmuştur. Yapılan bu çalışmanın amacı; Serbest Cumhuriyet Fırkası'nın Akdeniz teşkilatlanması ve faaliyetleri sırasında, Adana, Antalya, İçel (Silifke) ve Mersin'de yaşayan halkın yeni partiye karşı sergilediği yaklaşımı ortaya koymak olduğu gibi, 1930 Belediye Seçimlerinin yapıldığı dönemde tek parti olarak iktidarı elinde bulunduran CHF'nin merkez ve yerel teşkilatlarının, Akdeniz'de Serbest Cumhuriyet Fırkası'nın teşkilatlanma ve faaliyetleri karşısında geliştirdiği yaklaşımı ortaya koyarak, CHF'ye karşı muhalefet görevini üstlenen Serbest Cumhuriyet Fırkası'nın söylem ve eylemlerini, dönemin arşiv belgelerini, siyasi nutuklarını, meclis konuşmalarını ve gazetelerini tarayarak Türkiye Cumhuriyeti'nin kısa sürecek çoğulcu demokrasiye geçiş denemesi yolunda yaşadığı sancılı sürece ışık tutmaktır.
Siyasal pazarlamada adayların marka kişiliği: 2019 Yerel Seçimleri Uşak ili örneği
Tüketim ve marka süreçlerini belirli kılan ürün ve hizmet kavramları hızla artan rekabet ile birlikte, markanın önemini günbegün arttırmaktadır. Bu sebeple, gereksinimlerimizin hızla değiştiği ve arttığı küreselleşen dünyada, marka olgusu toplumsal hayatın her alanında varlığını ve önemini hissettirmektedir. Pazarlamadan aktif bir şekilde yararlanan siyaset kavramı etki altına alma ve tercih edilme noktasında bu disiplinin birçok alanına dahil olmaya başlamıştır. Bu bağlamda ortaya çıkan siyasal pazarlama kavramı siyasi yaşamın parçası olanlar için önemli bir unsur olarak karşımıza çıkmaktadır. Siyasal süreç propaganda ile başlamış iletişim ve profesyonelleşme ile gücünün daha da pekiştirmiştir. Siyasal pazarlama uygulamaları gün geçtikçe önemini arttırırken marka kavramı da siyasal pazarlama alanında yer edinmeye başlamıştır. Siyasi hayattaki figürlerin birer marka olarak kabul edilmesiyle birlikte marka kişilikleri incelenmiş, marka kişiliği değerleri siyasal marka sürecinde yer almaya başlamıştır. Tezin amacı, 2019 yerel seçimlerinde adaylıkları bulunan dört partinin her adayının marka kişiliklerini incelemek ve seçmenin algı ve tutumunu araştırmaktır. Bu amaç doğrultusunda, 18 yaş ve üzeri Uşak il merkezinde yaşayan ve kararsız olan seçmenlere yüz yüze anket uygulanmıştır. Sonuçlar, SPSS 23.0 ve AMOS 23 istatistik programları ile analiz edilmiştir. Elde edilen veriler ışığında, hem marka kişilik ölçeğine göre belediye başkan adaylarına yönelik algı ve tutumlar arasında hem de seçmen açısından adaylara yönelik algı ve tutumlar arasında anlamlı bir etki olduğu belirlenmiştir.
Sosyal medyanın seçim dönemlerinde algı yönetimi aracı olarak kullanılması: 31 Mart 2019 Yerel Seçimlerinin twitter üzerinden analizi
Yeni iletişim teknolojilerindeki gelişmeler kişilerarası ve kitlesel iletişim ortamlarını farklılaştırmıştır. Sosyal medyanın ortaya çıkışıyla gündelik hayatın her alanında dönüşümler yaşanırken siyasal alanda da kampanyaların sürdürüldüğü geleneksel ortamlara yeni bir alternatif gelmiştir. Bu alternatif medya ortamları ise günümüzde, seçim dönemlerinde fazlasıyla kullanılan platformlar olarak karşımıza çıkmaktadır. Siyasal iletişimde, seçmen kitleyi ikna etmek, istenilen yönde harekete geçirmek ve sonucunda oy verme davranışa yöneltmek gibi amaçlarla siyasal partiler ya da adaylar tarafından kampanyalar yürütülmektedir. Bu kampanyaların hedeflenen başarıya ulaşması için ise partilerin ya da adayların kendilerine yönelik algıları yönetmeleri gerekmektedir. Bu kapsamda algı yönetimi, kamuoyu oluşturma çabaları şeklinde tanımlanabilmektedir. Algı yönetimi süreci, klasik iletişim sürecinde olduğu gibi kaynak, alıcı, mesaj, kanal, geri bildirim unsurlarından oluşmakta ve mesajların algı yönetimi kapsamında verildiği "kanal" büyük önem arz etmektedir. Günümüzde yeni iletişim teknolojilerinde yaşanan gelişmeler de göz önünde bulundurulduğunda, geniş kitlelere çok daha hızlı, az maliyetle ulaşabilme ve etkileşime imkân verme gibi özelliklerinden dolayı siyasal iletişim kampanyalarında seçmen kitleye ulaşma, etkileme ve yönlendirmede sosyal medyanın önemli bir kanal olarak kullanıldığı görülmektedir. Buradan hareketle sosyal medyanın seçim dönemlerinde algı yönetimi aracı olarak kullanımına yönelik olan bu çalışma gerçekleştirilmiştir. Çalışmada, 31 Mart 2019 tarihli yerel seçim sürecinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi Cumhur İttifakı adayı Binali Yıldırım ile Millet İttifakı adayı Ekrem İmamoğlu'nun 1-31 Mart tarihleri aralığındaki Twitter paylaşımları analiz edilmiş ve bu doğrultuda seçim dönemlerinde sosyal medyanın algı yönetimi aracı olarak kullanılıp kullanılmadığını, şayet kullanılıyor ise algı yönetimi unsurlarından hangilerine daha ağırlıklı olarak yer verildiğini ortaya koymak amaçlanmıştır. Çalışmanın sonucunda elde edilen bulgular kapsamında adayların her ikisinin de mesajlarında algı yönetimi unsurlarına yer verdiği ve bazı parametrelerin bu noktada ön plana çıktığı sonucuna ulaşılmıştır.
Türkiye'de siyasal reklamcılık uygulamaları: 31 Mart 2019 yerel seçimleri örneği
İletişim teknolojilerinde meydana gelen her yeni gelişim bir şekliyle toplumu ve onunla ilişkili olan bütün kurumları etkilemiştir. Siyaset, iletişim teknolojileri alanında yaşanan gelişmelerden en fazla etkilenen alanlardan birisi olmuştur. Özellikle geniş halk kitlelerinin oy kullanma hakkını elde etmesinden sonra iktidara talip olanlar daha fazla seçmeni etkilemek ve oylarını alabilmek adına iletişim araçlarından çeşitli şekilde faydalanmanın yollarını aramışlardır. Bu noktada ortaya çıkan siyasal reklamlar işlevsel bir rol üstlenmektedir. Tarihsel süreç içerisinde gazete, radyo ve televizyon, siyasal reklamların yayınlanmasında önemli kitle iletişim araçları olarak kullanılmışlardır. Günümüzde internet ve ona bağlı olarak gelişen dijital platformlar siyasi aktörler ile seçmeni buluşturan önemli araçlar olarak değerlendirilmektedir. 31 Mart 2019 yerel seçimleri örneğinde siyasi partilerin resmi Youtube kanallarında yayınladıkları ve arşivlerinde bulunan siyasal reklamları biçim ve içerik yönünden incelemek üzere hazırlanan bu çalışma ikisi teorik birisi uygulama olmak üzere üç bölümden oluşmaktadır. Teorik bölümlerde reklam ve siyasal reklama dair literatür geniş bir çerçevede ele alınmıştır. Üçüncü bölüm ise 31 Mart 2019 yerel seçimleri döneminde AK Parti ve CHP'nin resmi Youtube kanallarından yayınladıkları ve arşivlerinde bulunan siyasal reklamlara yönelik içerik analizi yöntemi kullanılarak tasarlanan araştırmadan oluşmaktadır. Araştırma dahilinde incelenen siyasal reklamların türlerine, sürelerine, yayınlandıkları dönemlere, kullanılan çekicilik unsurlarına, ele alınan konunun özelliğine, görüntü türlerine, izlenme oranlarına vb. birçok değişkene ilişkin karşılaştırmalı analizleri yapılmıştır. Yapılan bu analizler sonunda her iki siyasi partinin de ilgili seçim dönemine ilişkin resmi Youtube kanalı arşivlerinde bulunan siyasal reklamlarının büyük çoğunluğunun pozitif türde reklamlardan oluştuğu görülmektedir. Yine her iki siyasi parti de siyasal reklamlarında görüntü türü olarak en fazla animasyon kullanmayı tercih ederken, tüm reklam filmlerinde slogan ve logo kullanıldığı da tespit edilmiştir. Öte yandan yayınlanan reklam filmlerinde AK Parti'nin ulusal meseleler üzerine yoğunlaşırken CHP'nin yerel meselelere odaklandığı ve AK Parti'nin reklam filmlerinin CHP'ye kıyasla daha fazla izleyici sayısına ulaştığı saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Reklam, Siyasal Reklam, Siyasal İletişim, Yerel Seçimler, Youtube.
Yerel seçimlerde seçmenlerin oy verme davranışlarını etkileyen faktörlere ilişkin bir uygulama: Trabzon Büyükşehir Belediyesi örneği
Yapılan çalışmamızda sosyodemografik özelliklerin seçmenin oy kullanma davranışı üzerinde etkisinin ne yönde olduğu incelenecektir. Seçmenler oy verme davranışında bulunurken, bu davranışa etki eden, etnik ve demografik özelliklerle sosyoekonomik faktörlerin seçmene sağlayacağı getiriler veya götürülerin neler olduğunu düşünerek oyunu kullandığı görülmektedir. Buradan hareketle de Demografik yapının oy verme davranışı üzerinde etkisini bu etkininde seçmen beklentisini ne yönde etkilediğini belirleme amacı güdülmüştür. Bu etkiyi belirlemek amacıyla, Seçmen davranışına dayalı yapılan bilimsel çalışmalar, "sosyolojik yaklaşım", "Sosyopsikolojik yaklaşım" ve "Ekonomik yaklaşım" ile beraber olmak üzere üç temel başlık altında incelenmiştir ve açıklanmıştır. Bu çalışmanın sonucunda ise şu bulgulara ulaşılmıştır; 1- Seçmenlerin yapmış olduğu davranışlar sonucunda umdukları beklentileri büyük oranda gerçekleşmediği ve seçim sonrası beklenilen gerçekliğe ulaşılamadığı görülmüştür. 2- Seçmen davranışı üzerine önemli bir yere sahip olan ekonomik politikalar, seçmen davranışı ve beklentileri üzerinde önemli bir etkisinin olduğu görülmüştür. 3- Cinsiyet bazında ise kadın ve erkek seçmenlerin arasında beklentilerin farklılaştığı görülmüştür. 4- Yaş grupları arasında ise seçmen davranışlarından hareketle beklentilerin değişkenlik gösterdiği görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Seçmenlerin Beklentileri, Kültürel Faktörler, Ekonomik Faktörler, Seçmen Tercihleri, Seçmen Davranışı Modelleri.
Belediye ve yerel seçim çalışmalarında halkla ilişkiler ekseninde gerçekleştirilen sosyal sorumluluk faaliyetlerinin seçmen davranışına etkisi (Atakum ilçesi örneği)
Atakum İlçesi'nde belediyenin ve yerel seçimlerde halkla ilişkiler ekseninde gerçekleştirilen sosyal sorumluluk çalışmalarının seçmenin oy davranışına etkisinin incelenerek, seçmenin oy davranışında ; sosyal sorumluluk projelerinden mi, seçmenin lidere olan sempatisinden mi, ideolojik görüşlere göre mi, parti bilinci ile mi oy kullanmakta olduğunu tespit etmek, hangi projelerin halkın tercihini daha çok etkilediğini gözlemleyerek sorularla çözümü aranmaktadır. 30 Mart 2014 yerel seçimi, Atakum İlçesi örneği üzerinden seçmen davranışı ile sosyal sorumluluk çalışmalarının arasındaki ilişkilerin sosyolojik, sosyo-psikolojik ve ekonomik açıdan seçmen davranışına etkileri araştırılmıştır. Araştırmaya Atakum İlçesi'nde gerçekleştirilerek 420 kişi katılmıştır. Araştırma kapsamında anket uygulanmış ve anket sonuçları Statistical Packages for the Social Sciences (SPSS 16.0) programı kullanılarak istatistiksel olarak analiz edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Yerel Yönetim, Belediye, Yerel Seçim, Halkla İlişkiler,Sosyal Sorumluluk, Seçmen Davranışı
Türkiye'de yerel yönetimlerde seçmen davranışını etkileyen faktörler: Beşikdüzü Belediyesi örneği
Yerel yönetimlerde seçmen davranışı konusu çok boyutlu bir konudur. Bu konu ekonomik, kültürel, sosyal, psikolojik, dinsel gibi birçok unsura bağlı olarak değişmektedir. Başka bir ifadeyle seçmen davranışına etki eden, seçmeni karar alma sürecinde etkileyen ve onu yönlendiren pek çok faktör bulunmaktadır. Şimdiye kadar bu faktörlerin birçoğu çeşitli araştırmalarla incelenmiş ve yorumlanmıştır. Ancak bu faktörler arasında etnik, dinsel ve kültürel faktörler, adayların ifadeleri ve eylemleri, adayın kişisel ve fiziksel özellikleri ve nefret söylemleri olarak nitelendirilebilecek faktörler son zamanlarda daha yeni yeni çalışmalara konu olmaktadır. Bunların yanı sıra seçmeni sınırlı ya da görece olarak etkileyen de pek çok faktör bulunmaktadır. Bu faktörler de çalışmamızın içeriğinde, başlıklar altında yer almaktadır. Seçmen davranışı, bir ülkenin yönetim sisteminin belirlenmesinde ve yerel yönetim faaliyetlerinin sürekliliğinin sağlanmasında başat bir konudur. Seçmenin karar alma sürecinde yaşadığı birçok sorun bulunmaktadır. Konu ile alakalı birçok araştırma yapılmış ve yayınlar oluşturulmuştur. Ancak seçmen davranışı güncel bir konu olduğundan seçim süreci ve seçmeni etkileyecek olan faktörler ülkeden ülkeye, seçimden seçime ve ülkenin toplumsal yapısına göre değişmektedir. Bu nedenle, seçmeni etkiyen faktörle diğer çalışmalarda eksik kalmaktadır. Seçmenlerin karar verme sürecinde yaşadığı sorunlar, seçmenin oy verme davranışını etkileyen faktörler ve seçmenin davranışlarını sınırlı şekilde etkileyen faktörlerin temel alınarak hazırlanan bu çalışmanın teorik ve uygulama olmak üzere iki yönü bulunmaktadır. Çalışmanın teorik kısmında yerel yönetim kavramı, türleri, özellikleri, yerel yönetimlerin önemi ve işlevleri olarak kavramsal çerçevesine dikkat çekilmektedir. Sonrasında seçmen davranışını açıklayan kuramsal modeller ve yaklaşımlar ele alınmakta bu model ve yaklaşımların temel dinamikleri ve nitelikleri üzerine ayrıntılı bilgi verilmektedir. Bir sonraki bölümde Türkiye'deki seçmen davranışlarının dönemsel niteliklerini, dönüşümleri ve seçmenin etkilendiği faktörler ele alınmıştır. Çalışmanın uygulama kısmında ise seçmen davranışına etki eden faktörler, tutum ve algıları tespit edilmeye çalışılmış, istatistiksel analizler sonucunda elde edilen bilgi ve bulgular sonuçlarıyla birlikte yorumlanmış ve konuyla ilgili gerekli öneriler de bulunulmuştur.
Serbest Cumhuriyet Fırkası İstanbul Teşkilatı ve 1930 Belediye Seçimleri
Çalışmada Türk Demokrasi tarihine yeni bir sayfa açan Serbest Cumhuriyet Fırkasının kuruluş sürecine, seçimler, İstanbul'daki teşkilatlanma çalışmalarına ve 1930 yılında İstanbul belediye seçimlerinde oynadığı role değinilerek İstanbul özelinden Türk Demokrasisine olan kazanımları incelenmiştir. Mustafa Kemal (Atatürk) Paşa'nın isteğiyle Yalova'da kurulan Serbest Cumhuriyet Fırkası, ortaya koymuş olduğu program doğrultusunda halk tarafından yoğun bir ilgiyle karşılanarak İstanbul başta olmak üzere farklı vilayetlerde teşkilatlanma başarısı göstermişti. İstanbul'daki teşkilatlanma çalışmalarını başarılı bir şekilde tamamlayan Serbest Cumhuriyet Fırkası, İstanbullular tarafından ilgiyle karşılanmıştı. 1930 belediye seçimleriyle ilk kez siyaset içerisinde yer alacak kadınlar ve gayrimüslimler Serbest Fırka İstanbul İl Teşkilatına giderek üyelik müracaatında bulunmuşlardı. Ancak İstanbul İl Teşkilatına üyelik için gelenlerin arasında sarıklılarında görülmesi kamuoyu açısından irticai bir ayaklanma olarak yorumlanmış ve endişe ile karşılanmıştı. Bu durumun bir benzeri de İstanbul belediye seçimleri sırasında Kasımpaşa'da yaşanmıştı. Kasımpaşa'da Serbest Cumhuriyet Fırkası taraftarlarının açmış olduğu yeşil bayrak bazı istenmeyen olayların yaşanmasına sebebiyet vermişti. Serbest Cumhuriyet Fırkası İstanbul'da CHF karşısında seçimlere katılmıştı. Basının olayları açıklarken kendi bakış açısıyla değerlendirmesiyle bazı istenmeyen olayların seçim sırasında yaşanması ve Serbest Cumhuriyet Fırkasının kendi tabanını kontrol edememesinden dolayı CHF karşısında başarı elde edememişti. Fakat Serbest Cumhuriyet Fırkasının İstanbul belediye seçimlerinde toplumun farklı kesimlerini aday olarak göstermiş olması Türk siyasetine farklı bir bakış açısı kazandırmıştı.
Siyasi partilerin halkla ilişkiler ve kamuoyunu bilgilendirme çalışmaları: Türk Basınında 29 Mart 2009 Yerel Seçimleri
Günümüzde siyasi partiler, izlemekte oldukları politikaları halka sürekli olarak duyurmak ve bu politikalarla halkın yönetimden beklentilerini öğrenmek istemektedir. Özellikle seçim dönemlerinde halkla ilişkiler çalışmaları, daha çok önem kazanmaktadır. Bu dönemde, siyasi partilerin halkla ilişkiler ve kamuoyunu bilgilendirme çalışmalarının yoğunlaştığı görülmektedir.Bu araştırmada, siyasi partilerin 29 Mart 2009 Yerel Seçimleri'nde gazetelerde yer alan halkla ilişkiler ve kamuoyunu bilgilendirme çalışmaları ele alınmıştır. Bunun için siyasi partilerin Cumhuriyet, Hürriyet ve Zaman gazetelerinde konuyla ilgili yer alan çalışmaları, içerik çözümlemesi uygulanarak incelenmiştir. Elde edilen veriler doğrultusunda Türkiye'de 29 Mart 2009 Yerel Seçimleri'nde siyasi partilerin halkla ilişkiler ve kamuoyunu bilgilendirme çalışmalarının tarzı ve yöntemi ortaya konulmaya çalışılmıştır.
Local administration policies on the basis of Turkey's local elections (2014): A comparative study of ruling–main opposition parties
In countries such as Turkey, where political parties and electoral systems are observed to impact the national political programs, negative or positive influence on local politics is purported to be the probable consequence. It has been observed that localization, which is coming more into the forefront especially in line with the recent developments, increments the importance of local administration structures, where concepts such as accountability and improvement of service quality have become the homesite for democracy. As for the social requests emanating from daily needs, while result-oriented services carried out via the local governments have turned out to be more valuable because of the principle of affinity to the citizen, the existence of a ruling party and an opposition party that will inspect this ruling party, which in turn, will accelerate public administration through structural reforms is deemed among significant factors in determining local policies. Under these circumstances, the objective of this study is to determine the contributing causes in implementing or targeting to implement local administration policies from the ruling and main opposition parties' perspectives within the scope of the 2014 Local Elections, in addition to the historical development of the local administrations.
Is social media the new mainstream? / Rise of alternative media channels in the light of 2019 Turkish local elections
'Journalism as it is, is coming to an end' (Deuze, 2007:141). Turkish local elections on March 31st, 2019 and the repeated Istanbul mayoral elections on 23rd of June once more again have brought forward the role of traditional media on forming the public opinion. Traditional media whose format we have known for so long is at the end of its journey? Can't it work out its 'agenda setting' function anymore? It is not possible to claim that there is no radical transformation in the field of media and journalism especially in a world where technology is developing so rapidly and the social media ecosystem is expanding. Giant media organizations are putting an end to their printed publications one by one, while refining their investments in the digital and social media platforms. But these traditional media organizations have a chance to compete with the social networks, which currently constitute their own ecosystem, audience and broadcasting philosophy? So, what is the role of the media consumers and journalists in this ecosystem? While searching for answers to these questions in this research, we will also try to understand the new media order with the most up-to-date data of the today's digital world.
Digital sovereignty: Study of political parties' twitter account according to dialogical communication in 2014 local elections
Along with the developments on new communication technologies, the ways of communication also changed. This study aims to reveal the role of new communication technologies, basically social media, within the concept of political communication. As the democratization effect of media is laid on internet nowadays, the study discusses the role of internet on the improvement of deliberative democracy within the concepts of political communication and social media. Theories about information society, social media, political communication, deliberative democracy and dialogue concepts are main constituents of this thesis and the relation between internet and the evolution of dialogue with the sovereign power are surveyed. Some research claims that social media renew monologue to dialogue in political communication and thus it democratizes the communication process. This thesis' aim is to recognize if social media really establish deliberative democracy and if it is possible in this new technology for the citizen to build a real dialogue with the sovereign power. For this specific purpose, the study analyzes Twitter usage practices of Turkish political parties with a content analysis of tweets according to dialogical communication principles framework. Analysis shows that political parties are weak in terms of dialogue and uses the social media as conventional media to spread their ideology. Keywords: Information society, new communication technologies, social media, Twitter, political communication, democracy, dialogue, dialogical communication.
Çanakkale kenti yerel seçimlerinin mekânsal analizi: Mahalle ölçeğinde
Çanakkale Kenti Yerel Seçimlerinin Mekânsal Analizi adlı, bu Seçim Coğrafyası Araştırması, yerel seçimlerde zamana bağlı olarak Çanakkale'de ve Merkez İlçe Mahallelerinde meydana gelen değişimleri, mekânsal siyasi farklılaşmaları, bunun sebep ve sonuçlarını ortaya çıkarma çabasının bir ürünüdür. Araştırma, 1980 askeri darbesinden günümüze kadar Türkiye'de ve Çanakkale'de yapılan yerel seçim sonuçlarını kartografik yöntemlerle ele almıştır. İlde siyasi bakımdan benzer ve farklı alanlar ve partilerin bu alanlara dağılışları ortaya çıkmıştır. Çanakkale kent merkezinde her mahallenin sosyal ve ekonomik özellikleri incelenmiş ve bunların seçimlere yansıması değerlendirilmiştir. Seçmen davranışlarını etkileyen faktörler dikkate alınarak, kent merkezinde mahallelere yönelik toplam 220 kişi ile yüz yüze tesadüfî örneklem tekniği kullanılarak anket uygulanmıştır. Anket sonuçları bize, mahallelerin birbirine yakın çizgide seçmen tabanına sahip olduklarını göstermiş ve bu sonuçların nedenleri üzerinde durulmuştur. Kentte yaşayan seçmenlerin; adaylarda aradıkları özellikler, parti değiştirme sebepleri, kent için gördükleri öncelikli sorunlar, seçim dönemlerine göre değişen oylar ve partiler arası taban kaymaları gibideğerlendirmeler dikkate alınırsa; ileriki dönemlerde yapılacak seçimlerde, ilin seçmen kitlesini tanınması ve uygulanmak istenen seçim kampanyaları açısından ön bilgi niteliği taşıyacaktır.
Kişisel marka yönetimi: Yerel seçimlerde seçmenlerin kişisel marka algısı ile ilgili Adana ilinde bir uygulama
İşletme biliminin işlevlerinden olan pazarlama kavramı, yaşadığımız dünyada sadece ticari alan ile kısıtlı kalmamış; birçok alanda uygulanan bir kavram haline gelmiştir. Bu alanlardan bir tanesi de politika olmuştur. Günümüzde seçmenlerin oy verme eylemlerinde, adayların genel özelliklerinin (kişisel değerler, yönetim becerileri, iletişim becerisi, kişisel farkındalık, kişilik, kişisel imaj, hedefler, fiziksel görünüş, eğitim, geleceğe dair projeler, ideoloji, hemşericilik) etkili olduğu birçok yerde tartışma konusu olmaktadır. Bu çalışmanın amacı, vatandaşlara en yakın olan yerel yönetimlerin belirlenmesinde yani yerel seçimlerde, genel seçimlere göre aday kavramının daha ön planda olmasından kaynaklı olarak, adaya ait kişisel marka algısı ve kişisel marka yönetimi kavramlarının seçmen tercihine olan etkisini bağımlı ve bağımsız değişkenler kullanarak incelemektir. Araştırmanın sonucuna göre, seçmenlerin genel olarak adayın geçmişine, yaşam tarzına, yerel yönetim deneyimlerine, kişilik ve liderlik özelliklerine, aynı zamanda adayın imajını oluşturan unsurlara (fiziki görünüş, itibar, siyasi progaganda, sosyal medya kullanımı) daha fazla önem verdikleri, hemşerilik ya da mesleki başarı hususlarına daha az önem verdikleri görülmüştür. Ayrıca kişisel marka belirleyicilerine verilen önemin seçmenlerin demografik özelliklerine göre farklılık göstermediği ortaya çıkmıştır. Anahtar kelimeler: Marka, kişisel Marka, kişisel marka algısı, kişisel imaj, yerel seçim
Politik pazarlama uygulamalarının İstanbul Büyükşehir Belediye Seçimleri üzerindeki etkisi: 1994-2019 dönemi
Modern çağın getirdiği dinamizm, toplumlarda olduğu gibi siyasal yaşamı da etkilemekte ve bu dinamizmin sonucunda oluşan yenilikler, siyasete yön vermektedir. Siyasal yaşamda yer alan aktörlerin seçmenlere yönelik mesajlarını iletirken kullandıkları iletişim araçları ve seçmenlere verdikleri mesajların içerikleri, seçim başarısına etki eden unsurlar arasında sayılmaktadır. Dolayısıyla, liderler ve adayların konuşmalarında politik pazarlama uygulamalarına yönelmesi, siyasal yaşamda başarıya ulaşmanın bir yolu olarak görülmektedir. Siyasal yaşamda yeni kullanılan bir kavram olarak politik pazarlamada amaçlanan, politik tüketici davranışını yönlendirerek siyasal başarının kazanılması için politik pazarlama karması elemanlarının aktif olarak kullanılmasını sağlamaktır. Bu doğrultuda izlenmesi gereken yol, siyasal çalışmaların politik tüketici olarak tanımlanan seçmenlerin ihtiyaç, talep ve beklentilerini yansıtacak doğrultuda tasarlanmasıdır. Dolayısıyla politik tüketici davranışına yönelik yapılan politik pazar araştırmasından elde edilen sonuçların doğru bir şekilde analizinin yapılması ve uygulanacak olan bütün politik faaliyetlerin o yönde belirlenmesi gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Çalışmanın amacı, 1994 İBB Başkan Adayı Recep Tayyip Erdoğan ve 2019 İBB Başkan Adayı Ekrem İmamoğlu'nun adaylıklarının açıklandığı tarihten seçimlere kadar geçen süre içerisinde merkez medyada yer alan yazılı basında yaptıkları konuşma içeriklerinin içerik analizi yöntemiyle analiz edilerek politik pazarlama karması açısından değerlendirilmesi ve İBB Başkanlığı görevini kazanan iki adayın politik tüketici tercihini kazanırken seçmenlere verdikleri mesajların incelenmesidir. İBB Başkanlığı için göreve talip olan iki adayın adaylıklarının duyurulmasından itibaren seçimlere kadar yaptıkları konuşmalar, çalışmada içerik analizi yoluyla incelenmektedir. Anahtar Kelimeler: Ürün-Satış-Pazar Odaklı Politik Mamuller, Politik Pazarlama, Politik Pazarlama Karması, Politik Tüketici, Politik Tüketici Davranışı, Siyaset Tasarımı, İçerik Analizi, Politik Pazarlamada Lider, İstanbul Büyükşehir Belediyesi.
Türkiye'de yerel seçimler ve iletişim stratejileri: 2019 İstanbul seçimleri örneği
Sosyal bilim dallarından olan "siyaset" ve "iletişim" insanı ve onun toplumla olan ilişkilerini düzenleme ortak amacına sahiptir. İki ayrı disiplin olan siyaset ve iletişimin bir arada kullanımı şüphesiz ki bu amaca ulaşmada daha etkilidir. 1950'den günümüze kadar yapılan yerel seçimlerde kullanılan siyasal iletişim araçları partilerin halka ulaşmalarına yardım etmiş ve onları kendilerine bağlamıştır. Siyasal iletişimin Türk siyasetinde kullanımının boyutlarını ve etkilerini incelemek amaçlı yapılan bu çalışmada konunun literatürde ele alınış şekillerini görmek amaçlı literatür taraması yapılarak 2019 İstanbul Seçimlerinde siyasal iletişimin kullanımını irdelemek amaçlı nitel araştırma teknikleri ve veri karşılaştırma teknikleri kullanılmıştır. Cumhur İttifakı'nın İstanbul belediye başkan adayı Binali Yıldırım'ın ve Millet İttifakı İstanbul belediye başkan adayı Ekrem İmamoğlu'nun seçim kampanyalarının başından itibaren izledikleri seçim stratejileri ve siyasal iletişimi kullanma yöntemleri ve bunların etkileri incelenmiştir. Adayların resmi sosyal medya profilleri incelenmiş yaptıkları paylaşımlar ve bu paylaşımların aldığı etkileşimler değerlendirilmiştir. Türkiye'de Twitter platformu kullanıcılarının yaş ortalamaları dikkate alındığında daha çok genç nüfusun etkin bir şekilde bu platformu kullanıyor olması ve sosyal medya paylaşım platformları arasında sıklıkla kullanılan platformlar sırasında Twitter'ın üçüncü sırada yer alması nedeniyle adayların daha çok bu platform üzerindeki paylaşımları mercek altına alınmıştır. Yapılan araştırmada adaylar tarafından paylaşılan twitler ve bu twitlerin aldığı etkileşimler değerlendirilmiştir. Yapılan değerlendirmelerin sonucunda adayların siyasal iletişim aracı olarak sosyal medyayı kullanmalarının özellikle ilk defa oy kullanacak genç nüfus üzerinde etkili olduğu sonucuna varılmıştır.
Siyasal pazarlama bağlamında sosyal medyanın yerel seçimlerde kullanımı: İstanbul seçimleri örneği
Gelişen bilgi ve iletişim teknolojileri ile birlikte her alanda olduğu gibi siyaset ve pazarlama disiplinlerini aynı çatı altında birleştiren siyasal pazarlama alanında da bir değişim ve dönüşüm yaşanmış ve siyasal pazarlamanın önemi giderek artmaya başlamıştır. Partiler ve siyasi aktörler seçmene ulaşabilmek, seçmenle doğrudan iletişim kurabilmek ve seçim sonucunda başarı sağlayabilmek amacıyla çeşitli siyasal pazarlama faaliyetlerinde bulunmaktadırlar. Sosyal medya karşılıklı etkileşim, katılım, kitlesizleştirme ve eş zamansızlık, gibi temel özellikleri göz önünde bulundurulduğunda siyasal pazarlama bağlamında vazgeçilmez bir mecra olarak karşımıza çıkmaktadır. Dünyada ve ülkemizde internet ve sosyal medya kullanıcı sayısının giderek artması, bunun yanında kullanımının kolay olması ve maliyet gerektirmeyen yapısı nedeniyle bu mecraların özellikle seçim dönemlerinde siyasi aktörler tarafından sıklıkla kullanılmaya başlandığı görülmektedir. Bu bağlamda çalışmada; İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimleri sürecinde Cumhur İttifakı Adayı Binali Yıldırım ve Millet İttifakı Adayı Ekrem İmamoğlu'nun sosyal medya hesaplarından yaptığı paylaşımlar, sosyal medya kullanırken izledikleri stratejiler ile seçim sonuçlarında aldıkları oy oranları arasındaki bağlantının incelenmesi; bunun yanında literatürde bugüne kadar yapılan çalışmalardan farklı olarak seçimin iki aday arasında tekrarlanmasıyla adayların her iki seçim öncesi sosyal medya paylaşımları analiz edilerek konu dağılımına göre iki seçim arasında paylaşımda bulundukları konularda farklılık olup olmadığı, hangi seçimde hangi konulara daha fazla ağırlık verildiği, vurgulanan konularda ne gibi değişiklikler olduğunun tespiti amaçlanmıştır. Adayların; 31 Mart 2019 tarihli seçimde 03 Mart 2019 ile 30 Mart 2019 tarihleri arasındaki 27 gün, 23 Haziran 2019 tarihli tekrarlanan seçimde ise 07 Mayıs 2019 ile 22 Haziran 2019 tarihleri arasındaki 47 gün içerisinde, Twitter hesaplarından yapmış oldukları paylaşımları içerik analizi ile incelenerek değerlendirilmiştir. Çalışma; adayların Twitter, Facebook ve Instagram paylaşımlarının aynı olmasından dolayı tekrara düşmemek adına sadece etkin olarak kullandıkları Twitter paylaşımlarını kapsamaktadır. Adayların belirlenen tarihler arasındaki Twitter paylaşımları Nvivo nitel veri analiz programına, Ncapture ile aktarılmış ve 17 kategori altında kodlanmıştır. Çalışmada veriler, sayısal olarak frekans ve yüzde analiziyle, konuları açısından ise kategorisel analiz ile nicel ve nitel olarak incelenmiştir. Sonuç olarak adayların siyasal kampanyalarında sosyal medyayı aktif olarak kullandıkları fakat sosyal medyanın çift yönlü iletişim imkânlarından yeterince faydalanmadıkları, adayların sosyal medyayı genel olarak proje ve vaatlerini paylaşma, etkinliklerini duyurarak seçmeni yapılacak etkinlikler konusunda bilgilendirme, gerçekleştirdikleri etkinliklere ve bu etkinliklerden sonra, seçmeni harekete geçirecek paylaşımlarda bulunma amacıyla kullandıkları söylenebilir. Ayrıca adayların sosyal medya kullanım pratikleri, paylaşımlarının içerikleri ve seçim sonucunda alınan oy oranları arasında çok önemli farkların olmadığı görülmektedir. Çalışmadan çıkan sonuca göre; siyasal pazarlama aracı olarak sosyal medyanın başarılı bir şekilde kullanımının seçimi kazanmada tek başına yeterli olmadığı fakat olumlu yönde etkide bulunabileceği yorumu yapılabilir.
Demokrat Parti döneminde CHP'nin İzmir örgütlenmesi ve seçimler
Türk siyasi tarihinde önemli bir konuma sahip olan İzmir, 14 Mayıs 1950 milletvekili genel seçimleri ve 3 Eylül 1950 mahalli seçimleri neticesinde, genel ve yerel idaredeki temsiliyet hakkını on yıl süreyle Demokrat Parti'nin ellerine bırakmıştır. 14 Mayıs 1950 seçimleri sonrası CHP İzmir il örgütünde yaşanan yeniden yapılanma sürecinde ise, 27 Mayıs 1950 askeri müdahalesine dek uzanan yeni bir yönelim ortaya çıkmış ve bu süreçte yaşanan gelişmeler, Türk siyasi hayatında kayda değer izler bırakmıştır.Bu noktada, ?Demokrat Parti Döneminde CHP'nin İzmir örgütlenmesi ve Seçimler? isimli tez çalışması, Türk siyasi tarihi içerisinde yerel teşkilatlanmaların en yoğun faaliyet dönemi yaşadığı 14 Mayıs 1950 seçimlerini başlangıç temel alıp, iktidar koltuğunu muhalefete devreden tek parti iktidarının mahalli teşkilatlanma sahalarından biri olan İzmir örneğini incelemiştir.Çok partili siyasi hayata geçiş sürecine dek İzmir'in siyasi profilinin aktarıldığı giriş bölümünün ardından, CHP il örgütünün iktidardaki son faaliyetlerine değinilmiş, muhalefet sürecinde yaşanan gelişmeler; genel ve mahalli seçimler ile teşkilat kongreleriyle bağlantılı aktarılmış, 27 Mayıs 1960 askeri darbesine giden süreçte yaşananlar ve darbenin İzmir siyasi hayatına etkileri ile tez çalışması sonlandırılmıştır.
Siyasal pazarlamada sosyal medyanın rolü: 31 mart 2019 Ankara yerel seçimleri üzerine bir araştırma
Gelinen zaman diliminde iletişim araçları ve işlevlerinin gelişmesi ile farklı toplumsal kesitleri bir araya getiren yeni bilgi iletişim teknolojilerine yönelimler artmış olup, bu gelişmeler sosyalleşmede boyut ve kapsam değişikliğine yol açmıştır. Bu kapsam değişikliğinin getirdiği bir aygıt olarak sosyal medya, iletişim dünyasında toplum-devlet-birey-sivil toplum–doğa vd. ekseninde sosyal ilişkilere yön veren ya da etki eden bir olgu olarak karşımızdadır. Bu yönüyle, sosyal medya araçları da günlük yaşamın tüm gerçekliklerine yönelik belirleyici ve yönlendirici bir unsur olarak geniş çapta bir etki alanına sahiptir ve tüm sosyal yaşamı çepeçevre kuşatmıştır. Bu araştırmada, sosyal medya kavramı ile siyasal pazarlama alanında ilişki incelenmiş olup, tezin konusu Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinde Mansur Yavaş ve Mehmet Özhaseki'nin sosyal medya kullanımının adayların siyasal pazarlama faaliyetlerine etkisi üzerine içerik analizidir. Araştırmada siyasal pazarlama ve sosyal medyaya ilişkin kavramsal çerçeve çizildikten sonra 2019 Ankara Belediye Başkanlığı seçim sürecinde Millet İttifakı adayı Mansur Yavaş ve Cumhur İttifakı adayı Mehmet Özhaseki'nin olan 3-30 Mart 2019 tarihleri arasında resmi Twitter hesapları üzerinden yürüttükleri söylemlerinin içerik analizi yürütülmüştür. Bu yönüyle, tez, ana problem olarak, Türkiye'nin başkenti ve bir metropol kent olan Ankara ilindeki Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinin yarattığı sosyal ve siyasal etkiler çerçevesinde, adayların sosyal medya (Twitter) kullanımının, siyasal pazarlama faaliyetlerine etkisi oldu mu?" sorusuna cevap aramaktadır. Yakın dünya tarihi göz önüne alındığında kitle hareketine yol açma kabiliyeti ve siyasal pazarlamada etkin şekilde kullanılan sosyal medya araçlarından biri olması dolayısıyla adayların sadece Twitter söylemleri dikkate alınmıştır, tekrara düşüldüğü için adayların Facebook, Instagram, Youtube … gibi sosyal medya hesapları araştırmaya dahil edilmemiştir. Bulgular üzerinde nitel bir analiz türü olan içerik analizi yapılmıştır. Adayların bu tarihler arasındaki tweetleri (metin ve görsel öğeler dahil) Maxqda 2020 programı üzerinden incelenmiş, 20 ketagoride kodlama yapılmıştır. Sonuç olarak her iki adayın da sosyal medyanın imkanlarını kısıtlı olarak değerlendirdiği tek yönlü iletişim imkanlarını (içerik üretme) iyi değerlendirmekle beraber karşılıklı etkileşim bazlı mention, reply, alıntılama … gibi seçeneklere çok az başvurdukları tespit edilmiştir. Bununla beraber seçim başarısı elde eden adayın seçimde başarısız olan adaya göre sosyal medyayı daha az aktif kullandığı tespit edilmiş ve çalışma sonucunda sosyal medyanın seçim seyrine etkilerinin olduğu ancak tek başına sosyal medya kullanımının seçim başarısını elde etmede yetersiz olduğu ortaya konmuştur.
Yerel seçimlerde parti ittifakları, siyasal bilgi ve seçmen tercihi: Eskişehir örneği
16 Nisan 2017 Anayasa Değişikliği Referandumu sonrası yapılan hukuksal düzenlemelerle birlikte ittifak kavramı yeni bir anlayış tarzıyla seçmen karşısına çıkmıştır. Bu çerçevede ittifak kavramının yerel seçimlerde seçmenlerin siyasal tercihine olan etkilerini belirlemek amacıyla 31 Mart 2019 yerel seçimleri örnek olay incelemesi olarak ele alınmıştır. Çalışmada alan araştırması yöntemi esas alınarak, anket tekniğine dayalı bilimsel veri toplama araçları kullanılmıştır. Yapılan alan araştırması, 15 Mayıs-30 Haziran 2019 tarihleri arasında Eskişehir kent merkezinde gerçekleşmiştir. Anket uygulamasında seçmen vasfına sahip olan 900 kişilik bir örneklem grubuna ulaşılmıştır. Elde edilen anket verileri SPSS paket programı kullanılarak sistematik bir şekilde analiz edilmiştir. Araştırma kapsamında elde edilen bulgulara göre; Eskişehir seçmeninin, genel anlamda seçim ittifaklarına karşı bakış açısının olumlu olduğu; ancak hali hazırda bulunan ittifakların dışında yeni siyasi ittifak bloklarının kurulmasına sıcak bakmadığı tespit edilmiştir. Bunun yanında kent seçmeninin, yerel seçimlerde oy kullanırken, parti ve ittifak grubundan ziyade daha çok belediye başkan adaylarının kim olduğunu önemseyen bir yapıda olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Seçmen, Seçmen Tercihi, Seçim İttifakları, Yerel Seçimler, Eskişehir'de Seçmen Tercihi