2017-2018 yılları arasında Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine zehirlenme nedeniyle müracaat eden olguların özellikleri
2020
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Sema Demirçin
Abstract (TR)
Dünya Sağlık Örgütüne (DSÖ) göre; tüm dünyada morbidite ve mortalite artışının en sık sebeplerinden biri zehirlenmelerdir. Çalışmamızda zehirlenme öyküsüyle başvuran olguların sıklığını ve demografik özelliklerini belirlemek, zehirlenme olgularının başta hekimler olmak üzere tüm sağlık çalışanları için adli tıbbi açıdan değerlendirmesinde farkındalık yaratmak, zehirlenmelerin sıklığına ve ciddiyetine dikkat çekerek alınabilecek önlemleri hatırlatmak amaçlanmıştır. Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Klinik Araştırmalar Etik Kurulu'nun 16.01.2019 tarih 36 sayılı kararı ile çalışmamızda zehirlenmeler ile ilişkili olabilecek tüm ICD-10 kodları (A03-A09, F10-F19, J60-J70, L23-L25, T36-T65, T96-97, X40-X49, X60-X69, X85-X90, Y10-Y19, Y40-Y57, Y64-Y65, Y90-Y91 arası kodlar ve tüm subgrupları; J92, J95, K52, L27, P04, R78, R82, R83, T88, W36, W56, X09, X20, X22, X29, Z57, Z72, Z81, Z86 ve subgrupları) hastanemizde kullanılmakta olan Mia-Med Hastane Bilgi Yönetim Sistemine girilerek veri taraması yapılmıştır. 01 Ocak 2017-31 Aralık 2018 tarihleri arasında Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine zehirlenme öyküsü nedeni ile müracaat ettiği tespit edilen toplam 1972 olgu; demografik veriler, zehirlenme zamanı (mevsim, ay, gün, saat), zehirlenme etkeni, orijini, vücuda alım şekli, adli olgu bildirim durumları, tedavi şekilleri ve süreleri, sakatlık/ölüm sıklığı, maliyet gibi farklı açılardan ele alınmıştır. Ayrıca acil servis başvurularında adli olgu olarak değerlendirilen /değerlendirilmeyen tüm zehirlenme olguları mevcut hasta dosyalarındaki bilgiler ve yapılan tedaviler göz önüne alınarak TCK yaralanma kılavuzunda belirtilen parametrelere göre medikolegal açıdan değerlendirilmiştir. Zehirlenme nedeni ile başvuran olguların %54,4'ü erkek (n=1072), %45,6'sı (n=900) kadındır. Olguların en çok (n=635, %32,2) 20-29 yaş grubunda olduğu tespit edilmiştir. Zehirlenmelerin en sık yaz mevsiminde (n=562, %28,5), Ağustos ayında (n=209, %10,6), Salı günü (n=302, %15,3) ve 18:00-23:59 saat aralığında (n=656, %33,3) meydana geldiği saptanmıştır. Olguların büyük bir kısmının (n=920, %46,7) ilk 6 saatte hastaneye başvurduğu tespit edilmiştir. Orijinlerine göre, olguların %80,7'sinin (n=1592) kaza, %19,2'sinin (n=379) intihar, %0,1'inin (n=1) cinai (kasıtlı) olduğu tespit edilmiştir. Her iki cinsiyette (kadın n=645, %71,7; erkek n=947, %88,3) en fazla kaza orijinli zehirlenmeler saptanmıştır. İntihar orijinli zehirlenmelerin büyük bir bölümünün (n=255, %67,3) kadın olduğu, kaza orijinli zehirlenmelerin ise %59,5'inin (n=947) erkek olduğu saptanmıştır. İntihar ve kaza orijinli olguların (intihar n=134, %35,4; kaza n=501, %31,5) en fazla 20-29 yaş grubunda görüldüğü tespit edilmiştir. Olguların %85,9'unda (n=1693) zehirlenme etkeninin oral yolla, %9,3'ünde (n=184) inhalasyon yoluyla alındığı tespit edilmiştir. Olguların en fazla gıda (n=723, %36,7) zehirlenmesi nedeni ile başvurduğu saptanmıştır. Bunu ikinci sıklıkta ilaç (n=519, %26,3) alımları izlemektedir. Sadece ilaç alımı ile başvuranların %62,6'sının (n=285) kadınlarda, sadece etil alkol alımı ile başvuranların %79,8'inin (n=154) erkeklerde meydana geldiği saptanmıştır. Uyuşturucu-uyarıcı madde alımlarının (tekli-çoklu etkenler dahil) büyük çoğunluğunu (n=118, %86,1) erkeklerin oluşturduğu tespit edilmiştir. İlaç kaynaklı zehirlenmelerin %29,0'unun (n=132) 1-6 yaş grubunda olduğu tespit edilmiştir. İlaç dışı (ilaç ve gıda hariç) ve gıda zehirlenmeleri en sık (ilaç dışı n=188, %26,6; gıda n=309, %42,7) 20-29 yaş grubunda olduğu saptanmıştır. İlaç ile zehirlenen olguların %61,4'ünde (n=319) tekli ilaç alımı, %38,6'sında (n=200) çoklu ilaç alımı olduğu tespit edilmiştir. Tekli ilaç alımlarının ilk üç sırasında analjezik grubu ilaçların (NSAİİ n=35, %11,0; parasetamol n=29, %9,1), antidepresan grubu ilaçların (SSRI n=24, %7,5; TCA n=8, %2,5; diğer antidepresanlar n=16, %5,0) ve antiepileptiklerin (n=31, %9,7) bulunduğu tespit edilmiştir. İlaç kaynaklı zehirlenmelerde en sık (%61,5, n=280) intihar orijinin görüldüğü tespit edilmiştir. Gıda, koroziv madde ve karbonmonoksit zehirlenmesi olgularının tümünde orijinin kaza olduğu, uyuşturucu-uyarıcı madde, etil alkol ve pestisit zehirlenmelerinin de büyük çoğunluğunun (sırasıyla %98,2 [n=111], %94,3 [n=182], %59,0 [n=23]) orijinin kaza olduğu tespit edilmiştir. Etil alkol değerlerine göre, kadınlarda en fazla 100-150 mg/dL arası (n=12, %16,0), erkeklerde en fazla 200-250 mg/dL arası (n=28, %14,4) etil alkol değeri ölçülmüştür. Olguların %33,6'sında (n=46) eroin alımı, %26,3'ünde (n=36) esrar alımı öyküsü olduğu tespit edilmiştir. Pestisit alan olgularda %57,5 oranla en sık insektisitler (n=27) ve bu grubun içerisinde de en sık (n=14, %29,8) organofosfat ve karbamat zehirlenmeleri nedeni ile başvuru yapıldığı tespit edilmiştir. Pestisit zehirlenmesi olguların %59'unda (n=23) orijinin kaza olduğu saptanmıştır. Zehirlenme etkenlerinin %2,8'i (n=56) daha az görülen 'diğer etkenler' grubunda değerlendirilmiş olup, bu grubun %25,0'inin solventler (tiner), %17,7'sinin hidrokarbonlardan oluştuğu tespit edilmiştir. Olguların %6,9'unda (n=135) psikiyatrik hastalık öyküsü saptanmıştır. Psikiyatrik hastalık öyküsü bulunan olguların %60,0'ında (n=81) orijinin intihar, %40,0'ında (n=54) kaza olduğu saptanmış olup, ayrıca %57,8'inde (n=78) ilaç, %30,4'ünde ilaç-dışı etken (ilaç ve gıda hariç) kullanımı olduğu tespit edilmiştir. Gebe ve gebelik şüphesi bulunan (n=26) olguların %46,2'sinde (n=12) orijinin intihar olduğu tespit edilmiştir. Hastaneye başvuru anındaki Glasgow Koma Skorunun (GKS) olguların %97,4'ünde (n=1920) 13-15 arasında, %1,5'inde (n=30) 3-8 arasında, %1,1'inde (n=22) 9-12 arasında olduğu saptanmıştır. Olguların %21,3'ünün (n=420) zehir danışma merkezine danışıldığı tespit edilmiştir. Olguların %33,4'ünde (n=658) ilgili bölümlerden konsültasyon istendiği saptanmıştır. En fazla konsültasyon istenen bölümler sırasıyla; Psikiyatri (%57,2), Dahiliye (%51,7) ve Anestezi (%17,1) şeklinde tespit edilmiştir. Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları konsültasyonu istenen 18 yaş altı olgulardan orijini intihar olanların %86,2'sinin (n=25) kadın olduğu saptanmıştır. Ruh Sağlığı ve Hastalıkları konsültasyonu istenen 18 yaş üstü olgulardan orijini intihar olanların %66,4'ünün (n=211) kadın olduğu tespit edilmiştir. Her iki cinsiyette de psikiyatrik desteğin önem kazandığı intihar olgularında kadınlarda olduğu gibi erkeklerde de psikiyatri görüşü alınması uygun olacaktır. Olguların %76,0'sında (n=1503) semptomatik tedavi ve gözlem yapıldığı, 148 (%7,4) olguya Nazogastrik lavaj ve aktif kömür tedavisinin birlikte uygulandığı tespit edilmiştir. Hastanede yatarak tedavi gereken olguların oranı %18,1 (n=356) olarak tespit edilmiştir. Olguların %79,5'inin (n=1569) Acil Serviste, %7,7'sinin (n=157) Dahiliye servisinde tedavisinin yapıldığı tespit edilmiştir. Servis veya yoğun bakım ünitesine yatışı yapılan olguların hastanede ortalama 3,71 gün (minimum 1 gün, maksimum 36 gün) tedavi gördüğü tespit edilmiştir. Olgulardan 3'ünün (%0,2) eks olduğu, 1 (%0,1) olgunun ise hastanemize eks duhul olarak getirildiği saptanmıştır. Hastanemizde yatırılarak tedavi gören olguların %81,7'sinin (n=291) 2-7 gün, %7,9'unun (n=28) ise 8-15 gün arası yatarak tedavi gördüğü saptanmıştır. Olguların toplam tedavi giderinin 475109 TL, kişi başı ortalama tedavi giderinin ise 240,92 TL (minimum 15 TL, maksimum 25293 TL) olduğu hesaplanmıştır. Acil servise başvuran zehirlenme olgularının %52,7'sinin (n=1039) adli vaka olarak değerlendirildiği tespit edilmiştir. Olguların %87,2'sinde (n=1720) yaşamsal tehlikenin olmadığı, %12,8 (n=252) olguda mevcut zehirlenme tablosunun yaşamsal tehlike oluşturduğu tespit edilmiştir. Gıda zehirlenmesi olgularının tümünün (n=723) adli olgu olarak değerlendirilmediği tespit edilmiştir. Yaşamsal tehlikesi olmayan 343 ilaç zehirlenmesi olgusunun 326'sının (%95,0) adli olgu olarak değerlendirildiği, yaşamsal tehlikesi bulunan 112 ilaç zehirlenmesi olgusunun ise 102'sinin (%91,1) adli olgu olarak değerlendirildiği saptanmıştır. Yaşamsal tehlikesi olmayan 191 koroziv madde zehirlenmesi olgusunun 137'sinin (%71,7) adli olgu olarak değerlendirildiği, yaşamsal tehlikesi bulunan 4 koroziv madde zehirlenmesi olgusunun ise tümü (n=4; %100,0) kaza orijinli olup adli olgu olarak değerlendirildiği saptanmıştır. Yaşamsal tehlikesi olmayan 33 pestisit zehirlenmesi olgusunun 30'unun (%90,9) adli olgu olarak değerlendirildiği, yaşamsal tehlikesi bulunan 6 pestisit zehirlenmesi olgusunun ise tümünün (n=6; %100,0) adli olgu olarak değerlendirildiği saptanmıştır. Yaşamsal tehlikesi olmayan ve çoklu etken alımı nedeni ile başvuran 59 olgudan 56'sının (%95,0) adli olgu olarak değerlendirildiği, yaşamsal tehlikesi bulunan ve çoklu etken alımı nedeni ile başvuran 28 olgudan 27'sinin (%96,0) adli olgu olarak değerlendirildiği tespit edilmiştir. Hekimlerin yaşamsal tehlikesi olan ilaç, pestisit, koroziv madde alımı ve çoklu madde alımı ile başvuran olgulara daha fazla adli olgu bildirimi yapmaya eğilimli olduğu, diğerlerinde adli olgu bildirimi yapmaya meyilli olmadıkları anlaşılmaktadır. Olguların %85,4'ünde (n=1684) zehirlenme tablosunun basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olduğu tespit edilmiştir. BTM ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olan grupta bulunan 334 ilaç zehirlenmesi olgusunun 318'inin (%95,2) adli olgu olarak değerlendirildiği, BTM ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmayan grupta bulunan 121 ilaç zehirlenmesi olgusunun da 110'unun (%90,9) adli olgu olarak değerlendirildiği saptanmıştır. BTM ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olan grupta 186 koroziv madde zehirlenmesi olgusunun 132'sinin (%71,0) adli olgu olarak değerlendirildiği, BTM ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmayan grupta bulunan 9 koroziv madde zehirlenmesi olgusunun tümünün (n=9; %100) adli olgu olarak değerlendirildiği saptanmıştır. BTM ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olan grupta bulunan 31 pestisit zehirlenmesi olgusunun 28'inin (%90,3) adli olgu olarak değerlendirildiği, BTM ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmayan grupta bulunan 8 pestisit zehirlenmesi olgusunun tümünün (n=8; %100,0) adli olgu olarak değerlendirildiği saptanmıştır. Ayrıca, BTM ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olan grupta bulunan ve çoklu etken alımı nedeni ile başvuran 57 olgudan 54'ünün (%94,7) adli olgu olarak değerlendirildiği, BTM ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmayan grupta bulunan ve çoklu etken alımı nedeni ile başvuran 30 olgudan 29'unun (%96,7) adli olgu olarak değerlendirildiği tespit edilmiştir. Tüm olguların (n=46; % 2,3) gıda ve (n=408; %20,7) gıda dışı toplam % 23,0'ünün (n=454) 18 yaş altında olduğu ve 18 yaş altı tüm olguların %90,3'ünde (n=410) orijinin kaza olduğu göz önüne alındığında, bu yaş grubuna özgü özel önlemlerin alınması yerinde olacaktır. Zehirlenme olgularının en aza indirilmesi ve zehirlenme olgularında morbidite ve mortalite oranlarının azaltılması için; önlemlerin majör komponenti olan aile ve toplumun eğitilmesi, reçetesiz ilaç satılmaması, hiçbir ilacın karanlıkta içilmemesi/içirilmemesi, tarihi geçmiş tüm ilaçların uygun yollarla imha edilmesi, sadece çocuk-korumalı ilaçların satın alınması, tüm ilaç ve toksik maddelerin kilitli dolaplarda saklanması, tüm ev kimyasallarının gıdalardan uzak tutulması, ilaçların, temizlik maddelerinin, pestisidlerin ve diğer kimyasalların orijinal kutularında saklanması, mutfak dışında muhafaza edilmesi, bulundukları şişe/kapların kapaklarının uygun bir şekilde kapatıldıklarından emin olunması ve açıkta bırakılmaması, ev temizlik ürünlerinin çocukların rahatlıkla ulaşabilecekleri zeminde, lavaboların altında veya alçak tezgahlar üzerinde bırakılmaması, bilinçli gıda tüketimi, tüpgaz/doğal gaz/soba kullanılan yerlerde havalandırma sistemlerinin iyi kurgulanması ve gece yatmadan önce kontrol edilmesi, intihar eğilimi gösteren kişilerin derhal psikiyatrik destek almasının sağlanması ve özel dikkat gösterilmesi, kimyasal üretim yapan fabrikalarda hava kirliliğini önleyici önlemlerin alınması, tüm fabrikalarda çalışan işçilerin uygun bir şekilde eğitilmesi ve güvenli ekipmanlarının sağlanması, madde kullanımını denetleyici ve yasa dışı madde teminini önleyici sistemlerin geliştirilmesi, bağımlıların rehabilitasyonu gerekmektedir. Yazılı ve görsel yayın organları kullanılarak zehirlenmeler konusunda farkındalık yaratılması da faydalı olacaktır. Adli tıbbi açıdan ise, her türlü zehirlenme olgusunda adli bildirimin yapılması, hastaların hak kayıpları ve gereksiz mağduriyetlerini önlemek için hekimlerin ve diğer sağlık çalışanlarının zehirlenmelerle ilgili adli tıbbi konularda düzenli hizmet içi eğitim almaları, temel kanun ve yönetmeliklerde yapılan değişiklikleri yakından takip etmeleri faydalı olacaktır.
Author
Dr. Servet Kuzu
How to Cite
Servet Kuzu (Tıpta Uzmanlık Tezi). 2017-2018 yılları arasında Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine zehirlenme nedeniyle müracaat eden olguların özellikleri, 2020, Akdeniz University.
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Akdeniz University
- Spin-1 Blume-Capel ve karma spin (1/2, 1) Ising modellerinin termodinamik geometri çerçevesinde incelenmesi(2024)
- Hava kirliliği ve kentleşme ile COVID-19 ilişkisinin coğrafi bilgisistemleri kullanılarak belirlenmesi(2025)
- Orman yangını risk alanlarının tespiti ve haritalanması: Kaş, Antalya örneği(2025)
- Christopher Marlowe'un eserlerinde değerlerin analizi(2022)
- Andriake Granarium'u ve sosyo-ekonomik etkileri(2022)
- Migrenli hastalarda transkranial ultrasonografi yoluyla beyin dokusu değişikliklerinin incelenmesi ve depresyonla ilişkisi(2023)
