Anormal uterin kanama etiyolojisinde lösemi inhibitör faktör'ün yeri
2021
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Kemal Özerkan
Abstract (TR)
AMAÇ: Çalışmanın amacı anormal uterin kanama (AUK) yakınması ile başvuran hastaların; kanama etiyolojilerindeki Lösemi inhibitör Faktör (LIF) ekspresyon düzeylerinin saptanarak ve progesteron reseptörü (PR) ile ilişkilerinin belirlenmesi, premalign ve benign özelliklerine göre karşılaştırılmasıdır. GEREÇ-YÖNTEM: Bu prospektif çalışma, Temmuz 2019 / Temmuz 2020 tarihlerinde, Bursa Uludağ Üniversitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı, Histoloji ve Embriyoloji Anabilim Dalı ve Tıbbi Patoloji Anabilim Dalı ile birlikte yürütüldü. AUK yakınması ile başvuran; değerlendirme sonrasında endometrial örnekleme gereken hastalar çalışmaya dahil edildi. Elli iki hastanın, ikisinde belirtmedikleri hormon kullanımının olması 2 hasta ise PCR analizlerinde ekspresyonlarının olmaması sebebiyle hariç bırakıldı. Çalışmaya alınan malign, premalign ve malign potansiyeli olan hastalar Grup-1'e (AUK-M), benign özelliklere sahip hastalar Grup-2'e dahil edildi. Subgrup analizi için Grup-2'ye alınan hastalar ile AUK-Polip (AUK-P), AUK-Adenomyozis (AUK-A), AUK-Leiomyoma (AUK-L), AUK-Ovulatuar bozukluklar (AUK-O) ve AUK-Endometrial nedenler (AUK-E) olmak üzere 5 ayrı subgrup oluşturuldu. Grup-1'de 8, Grup-2'de 40 hasta mevcuttu. Alınan dokular örneklerinde LIF ve PR gen ekspresyonları real-time PCR ile değerlendirildi. Grupların gen ekspresyonları karşılaştırıldı. SONUÇLAR: Grup-1 ve Grup-2'nin LIF ve PR ekspresyonları arasında istatistiksel açıdan anlamlı fark yoktu. Subgruplar arasında LIF ve PR ekspresyon düzeyleri değerlendirildiğinde istatistiksel olarak anlamlı sonuç elde edilemedi. Gruplar, LIF ve PR ekspresyon düzeyleri ile E2, PRG, FSH ve LH düzeyleri açısından değerlendirildiğinde Grup-1'de (AUK-M), LIF ve PRG arasında ters yönde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki vardı. AUK-P'de LIF ve PRG arasında yine ters yönde anlamlı bir ilişki mevcuttu. AUK-A grubunda LIF ile serum E2 arasında aynı yönde, AUK-L grubunda ise LIF ve serum PRG arasında aynı yönde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki elde edildi. TARTIŞMA: Gen ekspresyon düzeyleri arasında anlamlı fark olmamasının nedeninin; hiperplazi ve premalign lezyonların aynı grupta değerlendirilmesi ve eşlik eden post-reseptör mekanizmalarının etkileri olduğu düşünüldü. Subgruplardaki, değişkenler arasındaki ilişkiler göz önüne alındığında LIF ve PR'nin etiyopatogenezde karmaşık bir role sahip olup ve mekanizmaların netleştirilmesinin benign hastaların takip ve tedavileri için önemli olabileceği kanısına varıldı.
Author
Ayşenur Kaya
How to Cite
Ayşenur Kaya (Tıpta Uzmanlık Tezi). Anormal uterin kanama etiyolojisinde lösemi inhibitör faktör'ün yeri, 2021, Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty.
Keywords
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty
- Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olan çocuk veergenlerde eşik altı bipolar semptomatolojisininnöropsikolojik profillere etkisi(2022)
- Cezaevı̇ edebı̇yatı bağlamında Eymen el-Utûm'un "Yâ Sâhı̇bey'ı̇s-Sı̇cn" adlı romanının yapı ve ı̇çerı̇k bakımından ı̇ncelenmesı̇(2022)
- Hanefi fakihlerin ceza hukuku alanındaki görüş ayrılıkları(2020)
- Beytül'l-Hikme ve tercümeler dönemindeki önemi(2020)
- 21. yüzyılda yeni bir güvenlik sorunu: İklim mültecileri(2020)
- Daniel Pennac'ın çocuk kitaplarının eğitsel değeri üzerine bir inceleme ve Fransızca öğretiminde kullanımı(2020)