La critique de la métaphysique de la présence chez Derrida
2012
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Prof. Dr. Melih Başaran
Özet (TR)
Bu çalışma Derrida'nın mevcudiyet metafiziğini eleştirisini aydınlatmayı ve çözümlemeyi amaçlıyor. Bunu, Derrida'nın en önemli ilk yayınlarından biri olan Ses ve Fenomen'e odaklanarak, Husserl fenomenolojisi aracılığıyla, yapmayı hedefliyor. Bu önemli eserde Derrida, Husserl'in önemli eseri Mantıksal Araştırmalar adını taşıyan kitabını merkeze almaktadır. Konumuzu incelerken, ilk kısımda, Derrida'nın Ses ve Fenomen'de bütün bir çalışmasını üzerine kurduğu Husserl'in Mantıksal Araştırmalar'ındaki görüşlerine değiniyoruz. İkinci kısmın ilk bölümünde ağırlıklı olarak Ses ve Fenomen'in ilk üç bölümüne odaklanıyoruz. Daha sonra, ikinci bölümde, 4. ve 5. bölümleri inceliyoruz. Çalışmamızın üçüncü bölümü ise Derrida'nın kitabının 6. ve 7. bölümlerine yoğunlaşmaktadır. Ve son olarak, dördüncü bölümde, Ses ve Fenomen'in sonuç sayfaları olarak görülebilecek son altı sayfasını göz önünde bulundurarak çalışmamızı sonlandırıyoruz. Mantıksal Araştırmalar'da, Husserl bir dizi önemli ayrım yapar. Bunlardan ilki dışavurumsal/ifadesel(expression) ve endikatif (indication, indice, Anzeichen)göstergeler arasında yaptığı ayrımdır. Her göstergenin bir şeyin göstergesi olduğunu söyler fakat her göstergenin o göstergenin ifade ettiği (dışavurum, expression) "bir anlamı" yoktur. İfadeler (dışavurum, expression) "anlamlı göstergeler" olarak farklılaşırlar. İfade ettikleri (expression) bir "anlamdır". Endikasyonlarda durum farklıdır. Her türlü şey endikatif göstergeler olarak görev alabilirler. Bilerek üretilmelerine rağmen, bu tür göstergeler kendiliğinden bir anlam içermezler. İlişkileri dışavurumdaki (expression) gibi değildir, daha çok bir şeyin başka bir şeyi temsil etmesi türünden bir ilişkidir. Bütün endikatif ilişkiler, bir şeyin varoluşundaki bir inancın başka bir şeydeki inancı harekete geçiren "ortak durum"u paylaşırlar. Birinden diğer şeye yönelen harekete geçirmenin temelinde "çağrışım"(association) vardır. Buna karşın, bir dışavurum ile ifade ettiği (dışavurum, expression) anlam arasındaki ilişki bir inanç meselesi değildir. Dışavurum kendisinin dışında olan anlamına işaret ediyor gibi görünmektedir. Fakat bu işaret etme bir endikasyon değildir. Burada işlevin iki türü arasında bir ayrım vardır. Aynı göstergenin hem endikatif hem de ifadesel (dışavurum, expressif) işlevi olabilir. İletişimsel konuşmada, bu çifte işlev kesinlikle bulunması gerekir. Husserl için, bu iki işlev türü her zaman birlikte bulunmak zorunda değildir. Göstergeler bir şeye endike (indiquer, indication) etmeksizin dışavurumsal (expressif) bir işleve sahip olabilirler. Bütün ifadelerin endikatif bir işlevi yoktur. Oysa iletişimsel konuşmada endikatif işlevleri vardır. aracılığıyla mevcuduz. Her ulaştığımızda, sözcükler aracılığıyla ses somutlaşır. Bunu tekrar tekrar yapmamız nedeniyle, sözcükler tekrar tekrar geri ya da yeniden döner. Derrida için, sesin orijinalitesini kuran, onu diğer signification elemanlarındanayıran onun zamansal (temporel) olan tözüdür (substance). Böyle bir zamansallık (temporalite) öz-etkilenimimizin (auto-affection) gerçek temeli gibi görünmektedir. Bunu tesis etmek üzere, Derrida zamansallık kuramını ortaya koyar. Yeni anların eklenmesi (addition) ve bunların sonraki tutulması, korunması (retention) olarak anlaşılan zamansallık mevcudiyetin öz-etkileniminin (self-affection) sonucudur. Bu yüzden altta yatan mevcudiyet Derrida'nın différance olarak adlandırdığıdır.Zaman, " 'bu öz-etkilenim 'hareketi' (mouvement)" olarak aslında " tuhaf farklılığın hareketidir (le movement d'étrange différence)". Tuhaf farklılık, "faklılaşmanın işlemi (l'operation de différer)" olarak anlaşılan différance'dır. Bu işlem (operation) yeni şimdinin ve aynı zamanda, yeni şimdinin yerini yer değiştirdiği şimdinin tutulmasının (trace retentionelle) " saf üretimine (productionpure) yol açar. Hem üretim (production) hem de tutulma (retention) yaşayan mevcudu (le présent vivant) karakterize eder. Différance ayrıca bu kendimevcudiyetin mevcudundan sorumludur. Yaşayan mevcudiyet kendine geri ya da tekrar dönmediği yani yeni ya da tutulmuş bir anda kendine-mevcudiyetiylekarşılaşmadığı sürece, kendine mevcut olamaz. Bu geri dönüş (retour) "farklılaşma işleminden (operation de différer)" doğar, yani şimdiye "saf" bir fark (différence) sunan eylem. Bu hem yeni bir hem de tutulmuş bir mevcudiyet ürettiği ölçüde, bu saf fark yaşayan-mevcudun kendimevcudiyetini oluşturur. "Saf fark" terimi öyleyse yaşayan mevcudun şimdiliğinin "kendiyle özdeş-olmayanı (non-identité à soi)" gösterir, ona kendini etkilemesine izin veren bir özdeş-olmayan. Bu öz-etkilenim (auto-affection) mevcudiyete bir geri dönüşe yol açtığı ölçüde, yaşayan mevcuda kendine-mevcut olma izni verir. Fark özdeşlikten önce gelir. Şimdi ile doldurulmuş her içeriğin doğasında varolan (inherent) "saf fark" kendisini etkiler (s'affecter). Bu öz-etkilenim gelecek-şimdiye yol açar. "Tutulan izler (traces retentionelles)" tarafından verilen geçmiş anlar için de geçerlidir. Onlar da "saf fark" (différence pure) sayesinde mevcuttur. Bu fark,yaşayan şimdiyi yeni bir esasi (primordiale) aktüalite, bir gelecek şimdi, yeni bir izlenimsel an (moment impressional) ile kendini etkilemesine neden olur. Derrida, esasi olanı (primodiale) azlederek, onu ardışıklığı (succession)açıklamak için kullanamaz. Onun orijini erteleme ya da gecikme olarak anlaşılan, yani sonraya bırakma anlamında, différance'tır. Differance hem farklılaşma (différer)hem de erteleme (delai) anlamına gelir. Farklılaşma işlemi mevcudiyeti hem ayırır veyarar hem de geciktirir; eş zamanlı olarak onu esasi bölmeye (division primordiale) ve erteleme ya da geciktirmeye tabii tutarak yapar bunu. 7. bölümde, Derrida orijinalin olmadığı iddiasında bulunur, bunun yerine devam eden yerine geçme (substitition) süreci vardır, bir şey gelecek olanın yerini alır (à la place de). Burada Derrida görüşlerini "ekleme" (supplémentation) kavramıile dile getiriyor. Eklenilen orijinalin eksikliğidir, orijinalin esasi (primordiale) mevcudiyetinin eksikliği. Onun kavramı her endikatif ilişkiye uygulanır. Bu yapıyı zamansallığa uygulamak yaşayan mevcudun (le présent vivant) orijinal olarakmevcut olmadığını varsaymaktır. Onun devam eden mevcudiyeti, "eklerin" (supplément) tekrar tekrar mevcudiyetin yerine konulduğu (à la place de) bir tekrar eden (repetitive) eklemenin (supplémentation) sonucudur. Bu halde, yaşayan şimdi mevcudiyetin tam-olmayanı (non-plenitude) az önce çıkılan anın yerinde (à la place de) bulunan tutulma (retention) tarafından eklenir. Burada Derrida'nın iddiası, şimdi, sadece tutulmaların (retention) silsilesi aracılığıyla ortaya çıkabilir. Silsile, ancak, yerine geçmelerin (substitution) bir silsilesidir, herbiri tuttuğunun (retenir) gayri-mevcudiyetin (non-presence) yerine geçer. Eğerorijinalin sadece silsile aracılığıyla ortaya çıkacağını varsayarsak, söylemeliyiz ki, fenemenolojik olarak, silsile ilktir ve orijinal ikincildir.Normal olarak orijinal olanın ilk olduğunu söylerdik. Aktüeldir. Tutulmalar (retentionlar) ikincildir, eğer orijinal varsa onlar da olanaklıdır, tutulmalar olarak eklendiği bir orijinal. Derrida bunu tersine döndürür: burada olanın " ekin tuhaf yapısı (structure étrange de la supplément)" olduğunu ileri sürer. Derrida için, ekleme (supplémentation) eylemi aslında différance eylemidir. Differance'ın kendisi hem farklılaşmayı hem de ertelemeyi, sonraya bırakmaanlamında, gerektirir. Bu, onun işlemi mevcudiyeti hem ayırır ve yarar hem de geciktirir. İlk anlam nedeniyle, mevcudiyet kendinden ayrılır. Gayrı-mevcudiyetigerektirir. İkinci anlam nedeniyle, bir ekleme anlamında, bu bir gecikme ya da erteleme gerektirir ve böylece ardışıktır. Derrida bu ardışık eklemenin orijinal'i, yani "apaçıklığın" (evidence) kaynağı olarak yaşayan mevcudu kurduğu iddiasında bulunur. Sonuç olarak, Derrida şunu göstermek ister: Ne zaman Husserl bir fenonemenolog olarak davransa, onun analizleri Derrida'nın konumunu teyit eder.
Yazar
Dr. Onur Doğanay
Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır
Onur Doğanay (Yüksek Lisans Tezi). La critique de la métaphysique de la présence chez Derrida, 2012, Galatasaray University.
Anahtar Kelimeler
Lisans
Tüm Hakları Saklıdır
Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.
Galatasaray University tezlerinden daha fazlası
- Devletin yeni uzay faaliyetlerinden doğan uluslararası sorumluluğu(2025)
- Sermaye şirketlerinde ortakların ve organların kamu borçlarından sorumluluğu(2022)
- Le supporterisme comme une identite contre culturelle : etude des modes de construction identitaire dans et autour des stades de football a istanbul(2014)
- Le nouveau roman: claude simon et william faulkner(2014)
- Yöneticilerin sorumluluk sigortası(2015)
- Langlands functoriality principle(2021)
