İki farklı implant yüzeyinin marjinal dokular üzerine etkilerinin klinik ve radyolojik olarak kıyaslanması
Bu tez size mi ait?
Bu kayıt toplu arşivden geldi. Sizinse profilinize bağlayın.
Özet (TR)
Diş eksikliklerin tedavisinde son yıllarda başarı oranı yüksek olan dental implantların, kullanımı oldukça artmıştır. Bu yüzden birçok implant yüzeyi geliştirilmiştir. Yüzey özellikleri ne kadar geliştirilse de dental implantların belli periyotlarda kontrollerinin yapılması gerekir. Olabilecek olumsuz durumu belirleyebilmek için de her türlü klinik ve radyolojik yöntemlerle hasta takibi yapılmalıdır. Dental implantlar ile tedavinin başarısı, osseointegrasyonun oluşması ile doğru orantılıdır. Osseointegrasyon; canlı kemik ve yükleri taşıyan implant yüzeyi arasında direkt yapısal ve fonksiyonel bağlantı olarak tanımlanmaktadır. Osseointegrasyonun sağlanmasında implantın yüzey özelliği büyük önem taşımaktadır. Dental implantları değerlendirmek için bazı parametreler kullanılmaktadır. Bunlar; kanama indeksi, sondalamada cep derinliği, implantın mobilitesi, enfeksiyon varlığı, ağrı ve parestezi gibi kriterlerdir. Bunların yanısıra, radyolojik olarak marjinal kemik kaybı da kriter olarak kullanılmaktadır. Hasta memnuniyeti ise birçok faktörden etkilenmektedir. Bazı semptomlar, farklı hastalar tarafından daha rahatsız edici bulunabilir ve bu da tedavi sonrası memnuniyet seviyesini düşürebilmektedir. Bu nedenle hastaya dayalı değerlendirme, ağız sağlığı ile ilgili yaşam kalitesi OHIP testi ile değerlendirilmesi son zamanlarda popüler bir hale gelmiştir. Son yıllarda dental implant uygulamalarındaki hasta memnuniyetini yakından ilgilendiren bir diğer konu ise, estetiktir. Tedavi sonucunda, estetik olarak hastaların tatmin olması gerekir. Bu yüzden Pembe Estetik Skor/Beyaz Estetik Skor (PES/BES, Pink Esthetic Score/White Esthetic Score, PES/WES) verileri son yıllarda daha sık kullanılmaya başlanılmıştır. Çalışma kapsamına dahil edilen nano laser excimer teknolojisine (Biohorizons®, Bone Level, ABD) ve mikro pürüzlendirilmiş yüzey özelliğine sahip (Zimmer®, Bone Level, Almanya) 2 farklı tipte 117 adet dental implant modeli 55 hastaya uygulandı. Hastalardan iki grup oluşturuldu. İlk grupta nano laser excimer teknolojisine sahip dental implantlar ile tedavi edilmiş hastalar, diğer grupta ise mikro pürüzlendirilmiş yüzeye sahip dental implantlar ile tedavi görmüş hastalar yer aldı. Bu çalışmada Dicle Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Ameliyathanesinde nano laser excimer teknolojisi ve mikro pürüzlendirilmiş yüzeye sahip dental implant tedavisi görmüş hastaların 0. ay, 3. ay, 6. ay ve 12. ayda plak indeksi (silness-löe), gingival indeks (löe-silness), sondlamada kanama indeksi, cep derinliği, OHIP-14 TR (Oral Health Impact Profile 14 Turkey (Ağız Sağlığı Etki Profili 14 Türkçe)) testi, Pembe Estetik Skor/Beyaz Estetik Skor (PES/BES, Pink Esthetic Score/ White Esthetic Score, PES/WES) verileri kayıt altına alınmıştır. Aynı dönemlerde marjinal dokularda meydana gelebilecek krestal kemik rezorbsiyonlarını beliryebilmek için Rinn Holder kullanılarak paralel teknikle, periapikal filmler alınmıştır. Klinik parametreler açısından; gingival indeks değerleri, plak indeks değerleri, kanama indeks değerleri bakımından tüm zamanlarda gruplar (nano laser excimer teknolojisi ve mikro pürüzlendirilmiş yüzey) arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunamazken; cep derinliği bakımından nano laser excimer teknolojisi yüzeyine sahip dental implant grubunun cep derinliği 3. ay değeri, mikro pürüzlendirilmiş yüzey grubuna göre anlamlı derecede daha düşük bulunmuştur. Radyolojik mezial-distal marjinal kemik kaybı değerleri bakımından tüm zamanlarda gruplar (nano laser excimer teknolojisi ve mikro pürüzlendirilmiş yüzey) arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar bulundu(p<0,05). Mikro pürüzlendirilmiş yüzey grubunun radyolojik mezial-distal marjinal kemik kaybı değeri, tüm zamanlarda nano laser excimer teknolojisi grubuna göre anlamlı derecede daha düşük olduğu görüldü. Tüm zamanlardaki (0. ay, 3. ay, 6. ay ve 12. ay) OHIP değerleri bakımından, mikro pürüzlendirilmiş yüzey ve nano laser excimer teknolojisi arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunamamıştır (p>0,05). Toplam PES ve BES değerleri, tüm zamanlardaki (0. ay, 3. ay, 6. ay ve 12. ay) değerleri bakımından mikro pürüzlendirilmiş yüzey ve nano laser excimer teknolojisi arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmamıştır (p>0,05). Diş eksikliklerinin rehabilitasyonunda kullanılan dental implantların yüzey özelliklerinin marjinal dokular üzerinde etkisi olabileceği saptandı. Dental implant işlemleri, hasta memnuniyeti ve estetik durum üzerinde rol oynayabilirler . Diş hekimlerinin, rutin olarak yapacağı kontroller dental implant sağlığını etkileyebilir. Anahtar kelimeler: Dental implant, Marjinal kemik kaybı, OHIP, PES, BES
Yazar
Muhammet Bahattin Bingül
Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır
Muhammet Bahattin Bingül (Diş Hekimliği Uzmanlık Tezi). İki farklı implant yüzeyinin marjinal dokular üzerine etkilerinin klinik ve radyolojik olarak kıyaslanması, 2018, Dicle University.
Lisans
Tüm Hakları Saklıdır
Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.
Dicle University tezlerinden daha fazlası
- Karayolları köprü ve menfez tasarım debilerinin coğrafi bilgi sistemleri ile belirlenmesi(2022)
- El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm adlı eserin tefsir usûlü açısından incelenmesi(2024)
- İslam hukukunda engellilerin durumu(2010)
- 6 şubat 2023 kahramanmaraş merkezli depremler sonucu Dicle Üniversitesi Tıp fakültesi hastanelerine başvuran depremzedelerin adli tıbbi incelenmesi(2024)
- İngilizlerin XIX. yüzyılda Kıbrıs'taki arkeolojik keşifleri(2024)
- Okul müdürlerinin hizmetkar liderlik davranışları ile algılanan örgütsel destek arasındaki ilişki(2024)
