Yüksek LisansAçık Erişim

İlk asrında (756\852) Endülüs Emevîleri

2024
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Prof. Dr. Taner Yıldırım

Özet (TR)

Şam Emevî Devleti, uyguladığı politikalarla devletin merkezi otoritesini kaybederek zayıflamasına sebep olmuştu. Bunun akabinde yönetimden memnun olmayan halk, Abbasoğulları etrafında birleşerek ayaklanma başlatmışlardı. Kısa süre içerisinde birçok kesim tarafından desteklenen Abbâsîler, Emevîlere karşı ihtilâl hareketi düzenleyerek kurumlarını tasfiye etmişlerdi. Yaşanan bu olaylar çeşitli siyasî gelişmelere sebep olmuştu. Abbâsî katliamından kaçarak hayatlarını kurtarmak isteyen Emevî hanedan üyeleri ve Emevî destekçileri Şam'dan kaçarak Kuzey Afrika ve çevresine yerleşmişlerdi. Böylece Abbâsîlere karşı muhalif bir tutum sergileyerek siyasî ve ideolojik hareketlere öncülük etmişlerdi. Bu minval üzerine Kuzey Afrika'da taraftar toplayan Abdurrahmân b. Muâviye, Endülüs'e geçerek Emevî Devleti'nin devamını teşkil edecek yeni siyasî oluşumunun temellerini atmıştı. VIII. yy ortalarında kurulan Endülüs Emevî Devleti, İslâm tarihine yeni bir yön veren siyasî aktörler arasındadır. 138 \ 756 yılında Abdurrahmân b. Muâviye tarafından kurulan bu devlet, Endülüs Yarımadası'nda hâkimiyet kurabilmek için iç ve dış kuvvetler (Franklar, İspanyol devletler) ile mücadele etmek zorunda kalmıştır. Başlangıçta Kuzey Afrika'da bulunan Berberî kabileleri birleştirerek güçlenen Abdurrahmân, Endülüs ile temas sağlaması akabinde yarımadaya geçiş yapmıştır. Toplumsal ayrışmalardan faydalanan Emîr, hâkimiyet kurarak Avrupa'da İslâm'ın temsilcisi olmuştur. Karşılaştığı tüm olumsuzluklara rağmen pes etmeyen Abdurrahmân, idarî ve ilmî sahalar başta olmak üzere çeşitli alanlarda gelişmeler göstermeye gayret etmişti. Onun ölümüyle başa geçen Hişâm b. Abdurrahmân, iç ve dış politikada babasının izinden gitmek için mücadele etmişti. Hişâm'ın en belirgin özelliği dindar olmasıdır. Bu nedenle yaşam tarzı Ömer b. Abdülaziz'e benzetilmiştir. Bu dönemde Mâlikîlik mezhebi Endülüs'te kendine yer bulmuştu. Endülüs Emevî Devleti'nin üçüncü emîri olan Hakem b. Hişâm dönemi diğer emîrlere nazaran farklı politikalar içeren bir dönem olarak karşımıza çıkmaktadır. Saltanat yıllarında âlimlerin devlet makamlarındaki yüksek konumlarından rahatsız olmuştu. Ayrıca iç politikada caydırıcı cezalar vererek sükûneti sağlamaya çalışan Hakem b. Hişâm, bu tutumları hasebiyle tahttan indirilmek istenmişti. Hakem, duruma müdahale ederek tahtını kurtarmıştı. Ele aldığımız son emîr Abdurrahmân b. Hakem dönemi dış ilişkilerin yoğun olduğu bir dönemdir. Dönem içerisinde Bizans Devleti ile diplomatik temaslar kurularak iş birliği ve antlaşma yapılmıştır. Bu dönemin dikkat çeken özellikleri arasında Norman saldırıları da bulunmaktadır. Bu saldırılar akabinde Endülüs'te donanmayı güçlendirmek için çalışmalar yapılmıştır. Tüm emîrler gaza ve cihat politikası doğrultusunda akın ve seferler düzenlemiş ve çeşitli ganimetler elde ederek bölgesel hâkimiyet sağlamışlardı. Özellikle X. ve XI. Yy'larda gücünün zirvesine ulaşan Endülüs Emevî Devleti, Akdeniz'de söz sahibi olmayı başarmıştı. Siyasî istikrarı sosyo-kültürel alanla da destekleyen yöneticiler, sekiz asır sürecek olan devleti sağlam temeller üzerine inşa etmişlerdi. Böylece "Endülüs Medeniyeti" adı verilen kozmopolit yapıyı siyasî, idarî, ilmî, mimarî sahalar başta olmak üzere çeşitli alanlarda yansıtmışlardı.

Yazar

Elifnur Özcan

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Elifnur Özcan (Yüksek Lisans Tezi). İlk asrında (756\852) Endülüs Emevîleri, 2024, Fırat University.

Anahtar Kelimeler

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

Fırat University tezlerinden daha fazlası