İnflamatuvar bağırsak hastalığı olanlarda tiroid fonksiyon testleri, ultrasonografi özellikleri ve idrar iyot düzeyleri
Bu tez size mi ait?
Bu kayıt toplu arşivden geldi. Sizinse profilinize bağlayın.
Özet (TR)
Amaç: İnflamatuvar bağırsak hastalıkları (İBH) sıklığı dünya çapında giderek artan, gastrointestinal traktta relaps ve remisyonlarla giden kronik inflamasyonun hakim olduğu ve ekstraintestinal tutulumları ile de sistemik bir hastalık grubudur. Başlıca ülseratif kolit (ÜK) ve Crohn hastalığından (CH) oluşmaktadır ve patogenezi net olmamakla birlikte otoimmün paterni olduğu düşünülmektedir. Otoimmün tiroid hastalıkları ve tiroid hormon bozuklukları ile İBH birlikteliği daha önce belirtilmiştir ancak arasındaki ilişki net olarak ortaya konmamıştır. Tiroid hormon sentezi için esansiyel olan iyot gıdalardan elde edilir ve diğer emilim bozukluğu oluşturan hastalıklar gibi İBH'da da iyot eksikliğinin normal popülasyona göre daha fazla izlendiği görülmüştür. Bu çalışmada İBH tanılı hastalarda tiroid fonksiyon testlerinin, tiroid antikorlarının ve idrar iyot atılımının değerlendirilmesi amaçlandı. Aynı zamanda bu hastalarda tiroid ultrasonografi ile morfolojik özellikler ve nodül varlığı araştırıldı. Materyal ve Yöntem: Bu çalışmada Mayıs 2019- Ekim 2019 tarihleri arasında Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Tıp Fakültesi, Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Gastroenteroloji kliniğine başvuran ÜK ve CH tanısıyla takip edilen hastalar ve kontrol grubu olarak Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları polikliniğine rutin kontrole başvuran sağlıklı erişkinler değerlendirmeye alındı. Gebeler, 18 yaş altı ve 65 yaş üstü hastalar, kronik hastalığı olan, bilinen tiroid hastalığı olup bu nedenle daha önce ilaç kullanan hastalar, son 6 ayda tiroid metabolizmasını etkileyecek ilaç kullanımı ve son 1 yılda iyotlu kontrast alımı olanlar çalışmaya dahil edilmedi. Her grup için hastaların demografik özellikleri klinik ve patolojik bilgileri, tiroid stimülan hormon (TSH), serbest triiyodotironin (sT3), serbest tiroksin (sT4), anti tiroid peroksidaz (anti-TPO), anti tiroglobulin (anti-Tg) ve idrar iyot atılımı ve tiroid ultrasonografisi değerlendirilerek kaydedildi. İBH tanılı gruplarda ayrıca C-reaktif protein (CRP), eritrosit sedimentasyon hızı, hemoglobin (Hb), ferritin değerlerine bakıldı ve fizik muayeneleriyle değerlendirilerek hastalık aktivite skorları hesaplandı. Bulgular: Araştırma popülasyonu 31 ÜK, 30 CH ve 31 sağlıklı kontrol grubundan oluştu. Gruplar arasında yaş ve cinsiyet dağılımları benzerdi. İBH tanılılarda hastalık aktiviteleri değerlendirildiğinde ÜK'da mayo skoruna göre ortanca hastalık aktivitesi 1 (min:0, max:7), Truelove Witts kriterine göre ise hastaların %77.4'ü hafif, %19.4'ü orta ve %3.2'si şiddetli aktivite olarak değerlendirildi. CH'da ise ortanca Crohn hastalık aktivite indeksi (CDAI) 88,5 (min:29, max:283) olarak belirlendi. İBH hastalarında sedimentasyon, CRP, Hb ve demir eksikliği anemisi varlığı açısından fark izlenmedi (p=0.384). Gruplar arasında TSH, sT3, sT4 düzeyleri benzer bulundu. ÜK grubunda 1 hastada hipotiroidi saptandı, CH ve kontrol grubunda ötiroidi mevcuttu ancak istatistiksel olarak anlamlı bulunmadı. Ortanca anti-TPO düzeyi ÜK ve CH grubunda kontrol grubundan yüksek bulundu (sırasıyla p=0.043ve p=0.001). Anti-TPO pozitifliği ise CH grubunda %16,7, ÜK grubunda % 3.2 idi ve kontrol grubunda anti-TPO pozitif olan birey yoktu. Buna göre anti-TPO pozitifliği CH'da kontrol grubundan anlamlı olarak yüksek izlendi (p=0,019). ÜK ve CH hastalarında ortanca anti-Tg düzeyi benzer olup kontrol grubuna kıyasla yüksek saptandı (sırasıyla p=0.022 ve p=0.004). Ortanca idrar iyot düzeyi ÜK grubunda 91.6 ug/L, CH grubunda 86 ug/L ve kontrol grubunda 89 ug/L idi ve gruplar arasında anlamlı fark yoktu (p=0.943). İyot eksikliği oranı her üç grupta da benzer şekilde %61 oranla düşük iyot alımı olarak bulundu (p=0.999). Hasta ve kontrol grubunda bakılan tiroid ultrasonografisinde gruplar arasında ortanca tiroid hacmi, ve color flow doppler patern dağılımları anlamlı farklılık göstermedi. Ancak parankim heterojenitesi açısından anlamlı fark izlendi (p=0.021). ÜK tanılı 7 (%22.6), CH tanılı 9 (%30) hastada parankim ileri derecede heterojen iken kontrol grubunda hiçbir hastada ileri derecede heterojenite yoktu. ÜK olan 12 (38.7%) hastada toplam 26, CH olan 14(46.7%) hastada toplam 32 ve kontrol grubunda 10 (%32.3) hastada toplam 14 adet nodül saptandı. Gruplar arasında nodül varlığı ve ortanca nodül sayısı ve nodüllerin bulundukları lob açısından fark saptanmadı (p=0.714). Nodül yapısı, ekojenite, kenar düzensizliği, sınır düzeni ve periferik halo varlığı açısından gruplar arasında fark yoktu (sırasıyla p=0.686, p=0.617, p=0.361, p=0.665, p=0.626 ve p=0.356). ÜK ve CH'da yaş, cinsiyet ve hastalık tutulum tipi ile hastalık aktiviteleri arasında anlamlı ilişki saptanmadı. ÜK ve CH'da ultrasonografik olarak tiroid hacmi, parankim heterojenitesi ve tiroid kanlanma paterni ile hastalık aktivitesi arasında anlamlı ilişki saptanmadı. CH'da nodül olanlarda olmayanlara kıyasla ortanca CDAI skoru daha düşük saptandı (65 ve 138.5; p=0.048), ve nodül sayısı ile CDAI skoru arasında negatif korelasyon saptandı (r =-0,408; p=0,042). Sonuç: İnflamatuvar bağırsak hastalıkları bağırsaklarda kronik inflamasyon ile seyreden, emilim bozukluğu ve ekstraintestinal tutulumlar ile seyreden sistemik bir hastalıktır. ÜK ve CH otoimmün hastalıklarla sıklıkla birliktelik göstermektedir, ancak tiroid hastalıkları kesin ekstraintestinal tutulum olarak henüz kabul edilmemiştir. Çalışmamızda hafif ve orta şiddetli hastalık aktivitesi olan İBH'lılarda tiroid fonksiyonlarında kontrole göre farklılık gözlenmediğini saptadık. Özellikle CH'da belirgin olmak üzere anti-TPO, anti-Tg gibi otoimmün tiroid hastalık belirteçlerini anlamlı yüksek saptadık. Bağırsak florasındaki bozulma, protein kaybettiren enteropatiye neden olması, yardımcı T lenfosit (Th1)/ sitotoksik T lenfosit (Th2) aracılıklı immünite hakimiyeti gibi sebepler nedeni ile İBH'da özellikle CH'da otoimmün tiroid hastalığının eşlik ettiği söylenebilir. İBH tanılı hastalarda özellikle CH'da tiroid otoimmünitesi eşlik edebileceğinden periyodik olarak tiroid fonksiyon testleri ve antikorları değerlendirilmeli, hastalarda iyot alımı sorgulanarak beslenme önerilerinde bulunulmalıdır. İBH ve tiroid hastalıkları arasındaki ilişkiyi detaylandırmak ve İBH hastalık aktivitesinin bu konudaki etkisinin değerlendirilmesi amacıyla, tiroid fonksiyon bozuklukları ve tiroid morfolojisi ile ilgili daha geniş popülasyonlarda daha kapsamlı çalışmalar yapılmalıdır. Anahtar Kelimeler: İnflamatuvar bağırsak hastalıkları, Otoimmün tiroid hastalıkları, idrarda iyot atılımı, tiroid ultrasonografi
Yazar
Aybüke Uyar
Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır
Aybüke Uyar (Tıpta Uzmanlık Tezi). İnflamatuvar bağırsak hastalığı olanlarda tiroid fonksiyon testleri, ultrasonografi özellikleri ve idrar iyot düzeyleri, 2020, Ankara Yıldırım Beyazıt University.
Anahtar Kelimeler
Lisans
Tüm Hakları Saklıdır
Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.
Ankara Yıldırım Beyazıt University tezlerinden daha fazlası
- Akran zorbalığı ile ergenlerin algıladıkları aile işlevselliğinin incelenmesi(2019)
- Musul sâlnâmelerine göre şehir hayatı (1308-1330/1891-1912)(2025)
- Yemen'de e-devlet gelişiminin önündeki engeller(2022)
- Çocuk acile başvuran epilepsi tanılı hastaların özellikleri(2022)
- Twitter gündem ağları: Twitter Türkiye gündemlerinin ağ toplumu kavramı üzerinden incelenmesi(2022)
- Arap Baharının MENA bölgesindeki çatışmalar üzerindeki etkisi: Sayım veri analizinden bulgular(2022)