İnflamatuvar bağırsak hastalıklarında anti-TNF kullanan hastaların retrospektif değerlendirilmesi
2025
0 views
0 downloads
Advisor: Dr. Öğr. Üyesi Tahir Buran
Abstract (TR)
Amaç: Bu retrospektif çalışmanın temel amacı; biyolojik tedavilerin inflamatuar barsak hastalıklarında (İBH) remisyonun sağlanmasındaki etkinliklerini, farklılıklarını, birbirlerine üstünlüklerini ve tedavi yanıtsızlığına etki edebilecek faktörleri değerlendirmektir. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız, Manisa Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi kliniğimizde 2014-2024 yılları arasında Ülseratif Kolit (ÜK) ya da Crohn Hastalığı (CH) tanısıyla takip edilen hastalardan oluşturulmuştur. Bu dönemde taranan 2037 hastadan en az bir anti-tnf ajan kullanmış ve dahil edilme kriterlerini sağlayan 100 hasta çalışmaya dahil edilmiştir. Hastaların demografik ve hastalık özellikleri, immunmodülatör kullanımı ve ekstraintestinal komplikasyonları incelenmiştir. Anti- tnf tedavilerin klinik ve laboratuvar yanıtları, tedavi sonrası kaydedilerek tedaviler arası karşılaştırma yapılmıştır. BULGULAR: Çalışmaya dahil edilen 100 hastanın %64'ü Crohn hastalığı (CH), %34'ü Ülseratif kolit (ÜK) tanısı almıştı. CH grubunun %54.79'u, ÜK grubunun ise %56.25'i erkekti. ÜK hastalarının ortalama yaşı (41.56 yıl), CH hastalarına göre (38.93 yıl) daha yüksekti ve tanı yaşı açısından gruplar arasında anlamlı fark saptandı (p=0.001). Klinik bulgular değerlendirildiğinde, perianal fistül yalnızca CH hastalarında (%26.03) görülürken, kanama ÜK hastalarında (%34.38) CH hastalarına kıyasla belirgin olarak daha yüksekti (%5.48). Karın ağrısı CH grubunda (%52.05) ÜK grubundan (%12.50) anlamlı derecede fazlaydı. Dışkılama bozukluğu her iki hastalıkta da en sık bildirilen semptomdu (CH %58.90; ÜK %50.00). Hastaların %78'i adalimumab, %22'si infliksimab kullanmaktaydı. Medyan tedavi süresi adalimumab grubunda 11 ay, infliksimab grubunda 9 ay olarak bulundu. Tedavi kesilme oranı infliksimabda %68.2, adalimumabda %44.9 olup anlamlı düzeyde daha yüksekti. Hasta isteğiyle tedaviyi bırakma oranı infliksimab grubunda (%22.7), adalimumab grubuna göre (%5.1) belirgin olarak yüksekti. En sık tedavi kesilme nedeni her iki grupta da etkisizlik/yanıt kaybıydı (adalimumab %16.7; infliksimab %22.7). Abse/fistül gelişimi nedeniyle kesilme infliksimab grubunda daha fazlaydı (%9.1 vs %5.1). Tedavi öncesi CRP değerleri infliksimab grubunda daha yüksek olup, tedavi sonrası her iki ilaçta da CRP'de anlamlı düşüş sağlandı. İnfliksimab mutlak CRP düşüşünde (≈12.7 mg/L), adalimumab ise nispi düşüş oranında (%59.0 vs %54.5) daha yüksek yanıt gösterdi. Eşlik eden hastalıkların (kardiyovasküler, endokrin/metabolik, solunum, nörolojik/psikiyatrik, romatolojik/otoimmün) anti-TNF tedavi grubuna göre dağılımında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık saptanmadı (p>0.05). SONUÇ: Bu retrospektif çalışmada, İnflamatuar Bağırsak Hastalığı (İBH) hastalarının demografik özellikleri ile adalimumab ve infliksimab tedavilerine verdikleri yanıtlar değerlendirilmiştir. Çalışmada Crohn hastalığının daha sık görüldüğü (%64) ve her iki İBH alt tipinde de erkek hastaların daha baskın olduğu bulunmuştur. Hastalıkların klinik farklılıklarına uygun olarak, Ülseratif Kolit'te (ÜK) mukozal kanama, Crohn hastalığında (CH) ise karın ağrısı ve perianal fistül daha belirgindir. Hastaların büyük çoğunluğu adalimumab kullanmıştır (%78). Bu grupta tedavi kalıcılığı infliksimab grubuna göre daha yüksektir (11 aya karşı 9 ay). İnfliksimab grubunda tedavi kesilme oranının (%68.2) ve özellikle hasta isteği ile kesilmenin dört kat daha yüksek olması, intravenöz uygulamanın hasta uyumu üzerindeki etkisini göstermektedir. Her iki ilaçta da en sık tedavi kesilme nedeni etkisizlik/yanıt kaybı iken, infliksimab grubunda abse/fistül gelişimine bağlı kesilme daha sık görülmüştür; bu durum infliksimabın başlangıçta daha ağır hastalık fenotiplerinde tercih edilmesiyle uyumludur. Her iki tedavi ile de anlamlı inflamasyon kontrolü sağlanmıştır. İnfliksimab daha yüksek mutlak CRP düşüşü sağlarken, adalimumab daha yüksek nispi düşüş oranı göstermiştir. Bu sonuçlar, her iki anti-TNF ajanının da etkin olduğunu; ancak tedavi kalıcılığı ve hasta uyumu açısından uygulama yolunun önemli rol oynadığını göstermektedir.
Author
Dr. Lala Salamzade
How to Cite
Lala Salamzade (Tıpta Uzmanlık Tezi). İnflamatuvar bağırsak hastalıklarında anti-TNF kullanan hastaların retrospektif değerlendirilmesi, 2025, Manisa Celal Bayar University.
Keywords
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Manisa Celal Bayar University
- Türk fikir hayatında milliyetçi muhafazakar kadın figürü: Ayşe Dergisi, Emine Işınsu ve Samiha Ayverdi(2025)
- Sivas bölgesi selestit cevherinin asit ve baz çözeltileri ile çözünme kinetiği ve SrCrO4 üretimi(2018)
- Behiştî Ramazan'ın Mevlid-i şerîfi(İnceleme- metin )(2019)
- 4. sınıf sosyal bilgiler dersinde tarih konularının aktif öğrenmeye dayalı etkinlik temelli öğretiminin tarihsel düşünme becerisinin gelişimine ve akademik başarıya etkisi(2019)
- İzmir Yahudilerinin kimlik algılamaları(2019)
- Foça ilçesi (İzmir) Tydeidae familyası akarlarının sistematik yönden incelenmesi(2019)
